Bir milletin gücünü anlamak için ordusuna, ekonomisine ya da şehirlerine bakmak yetmez.
Gerçek güç, o milletin kadınlarının taşıdığı iradede saklıdır.
Türk tarihine baktığımızda, kadın yalnızca hayatın içinde değil; devletin, toplumun ve mücadelenin merkezinde yer almıştır.
Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk devlet geleneğinde kadın; yalnızca aile içinde değil, yönetimde de söz sahibiydi. Hatunlar devlet meclislerinde yer alır, hükümdarlarla birlikte karar mekanizmalarında bulunurdu.
Türk kadını tarih boyunca yalnızca hayat kurmamış, gerektiğinde vatan için mücadele etmiştir.
Kurtuluş Savaşı bunun en büyük örneklerinden biridir.
Cephe gerisinde ordunun yükünü taşıyanlar, kağnılarla mühimmat götürenler, yaralı askerleri tedavi edenler Anadolu’nun fedakâr kadınlarıydı.
Şerife Bacı, kışın ortasında bebeğiyle birlikte cephane taşırken donarak şehit oldu ama vatanın yükünü yere bırakmadı.
Halide Edip Adıvar, meydanlarda millete cesaret veren konuşmalar yaptı ve cephede görev aldı.
Nene Hatun, vatan savunmasının sembol isimlerinden biri olarak tarihe geçti.
Bu isimler yalnızca birer kahraman değildir; Türk kadınının karakterini anlatan güçlü örneklerdir.
Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Türk kadını yalnızca mücadele eden değil, aynı zamanda toplumun geleceğini inşa eden bir güç haline gelmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri bu gerçeği çok net ifade eder:
“Dünyada her şey kadının eseridir.”
Cumhuriyet, Türk kadınına birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanıyarak kadının toplumdaki yerini güçlendirmiştir.
Bugün Türk kadını bilimde, ekonomide, sanatta, siyasette ve hayatın her alanında güçlü bir şekilde var olmaktadır.
Ama bu güç yeni değildir.
Bu güç, yüzyıllardır Türk tarihinin ruhunda vardır.
Türk kadını gerektiğinde cephede savaşan bir kahraman, gerektiğinde bir öğretmen, bir bilim insanı, bir lider ve bir annedir.
Kadın güçlü olduğunda toplum güçlenir.
Kadın üretimde olduğunda ülke büyür.
Kadın söz sahibi olduğunda adalet güçlenir.
Bu nedenle 8 Mart yalnızca bir kutlama günü değildir; Türk kadınının tarih boyunca ortaya koyduğu emeğin, cesaretin ve iradenin hatırlandığı bir gündür.
Başta vatan için mücadele eden kahraman kadınlarımız olmak üzere,
hayatı emeğiyle büyüten tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü saygıyla kutluyorum.
Çünkü Türk kadını yalnızca hayatın bir parçası değil,
bir milletin en güçlü teminatıdır.
The post Türk Kadını: Bir Milletin Gücü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü… first appeared on Kanal 3 Tv.
