Yazar: admin

  • Dünya Kupası’nda dev randevu yarın

    Dünya Kupası’nda dev randevu yarın

    ABD’nin New Jersey eyaletinde oynanacak ve TSİ 22.00’de başlayacak final mücadelesinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya gelecek.

    New York New Jersey Stadı’ndaki final mücadelesini Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. 46 yaşındaki Vincic’in yardımcılıklarını Tomaz Klancnik ve Andraz Kovacic yapacak.

    Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Ürdün Futbol Federasyonu’ndan Adham Makhadmeh olacak. >>>AA

  • Akaryakıta zam: Motorin fiyatları yeniden 70 TL sınırını aşarak rekora koştu!

    Akaryakıta zam: Motorin fiyatları yeniden 70 TL sınırını aşarak rekora koştu!

    Gece yarısından itibaren geçerli olan yeni tarifeyle birlikte, özellikle nakliye ve lojistik sektörünün ana girdisi olan motorin fiyatlarında çok ciddi bir artış yaşandı.

    İçinde bulunduğumuz 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü itibarıyla cepleri yakacak güncel akaryakıt pompa fiyatlarının detayları…

    Benzine ve Motorine Ne Kadar Zam Geldi?

    17 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tabelalara yansıyan zam oranları şu şekilde gerçekleşti:

    • Motorin (Mazot): Litre fiyatına 3,18 TL zam yapıldı.

    • Benzin: Litre fiyatına 1,20 TL zam yapıldı.

    Motorin Yeniden 70 TL’nin Üzerinde: İşte Güncel Fiyatlar

    Son zamla birlikte İstanbul Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 65,59 TL, motorinin litre fiyatı ise 73,11 TL oldu. Böylece motorin fiyatı yeniden 70 TL seviyesinin üzerine yükseldi.

    Jeopolitik Kriz Pompayı Vurdu

    Daha yakın bir tarihte ABD ile İran arasındaki mutabakat ve yumuşama sürecinin etkisiyle küresel petrol fiyatları gevşemiş; yurt içinde benzin 62 TL, motorin ise 64 TL seviyelerine kadar çekilerek piyasalara nefes aldırmıştı. Ancak Orta Doğu’da askeri hareketliliğin yeniden başlaması ve ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla birlikte uluslararası petrol piyasası yönünü tekrar yukarı çevirdi. Uzmanlar, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde akaryakıtta yeni zam dalgalarının tetiklenebileceği konusunda uyarıyor.

  • Dünya Kupası’nda tarihi katılım

    Dünya Kupası’nda tarihi katılım

    Giuliani, ABD Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mora Namdar ile New York’ta, 2026 FIFA Dünya Kupası final maçı öncesinde kentte ve çevresinde alınan güvenlik önlemlerine ilişkin düzenlenen basın toplantısında organizasyona ilişkin soruları yanıtladı.

    ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’ndaki seyirci katılımına ilişkin Giuliani, “Tarihin en yüksek seyirci katılımına ulaşan, en çok izlenen, en güvenli ve en başarılı Dünya Kupası’nı tamamlıyoruz. FIFA Dünya Kupası maçlarını 6,5 milyondan fazla kişi izledi. Bu sayı, önceki iki Dünya Kupası’nın toplamından bile fazla.” dedi.

    Giuliani, 1994’te yine ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’ndaki seyirci rekorunu ikiye katlama yolunda ilerlediklerini, stadyumlardaki doluluk oranının ise yüzde 90 ile 97 arasında değiştiğini belirtti.

    Organizasyona gösterilen ilginin büyüklüğüne işaret eden Giuliani, ülke genelinde yaklaşık 8 milyon futbolseverin de FIFA Taraftar Festivallerine katıldığını bildirdi.

    KUPA NEDENİYLE SATIŞLAR “NORMALİN 10 KATINA KADAR” YÜKSELDİ

    Giuliani, Dünya Kupası’nın ABD ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağladığını belirterek, takımların kamp yaptığı şehirlerdeki satışların normal günlere kıyasla 10 katına kadar çıktığını ifade etti.

    Organizasyonun güvenliği kapsamında yürütülen işbirliğine dikkati çeken Giuliani, “FBI, ev sahibi ülkeler Meksika ve Kanada dahil, Kuzey Amerika’daki 16 ev sahibi şehirden ve 414 kurumdan federal temsilciler ile kolluk kuvveti görevlilerini bir araya getiren Uluslararası Polis İş Birliği Merkezi’ne ev sahipliği yaptı.” dedi.

    Final maçı öncesinde New York ve çevresindeki eyaletlerde alınan güvenlik önlemlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Giuliani, maçların oynandığı stadyumlar ile çevresinde uçuşu yasaklanan insansız hava araçlarına (İHA) yönelik tedbirleri anlattı. Giuliani, “Federal hükümet, stadyumlar ve taraftar festivalleri çevresindeki kısıtlı hava sahasında uçan 700’den fazla İHA’ya el koydu. Daha doğrusu, son 36 günde 1600’den fazla İHA tespit edildi.” diye konuştu.

    New Jersey’de oynanacak final maçına ABD Başkanı Donald Trump’ın da geleceğini hatırlatan Giuliani, taraftarlara biletlerini önceden temin etmeleri ve maç günü stadyuma erken gitmeleri tavsiyesinde bulundu.

    DÜNYA KUPASI İÇİN VİZE İŞLEMLERİ HIZLANDIRILDI

    ABD Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Mora Namdar da 2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında dünya ülkelerinin yüzde 80’inden fazlasından vize başvurusu aldıklarını belirterek, sürecin hızlandırılması amacıyla ek personel görevlendirildiğini ve ilave bütçe ayrıldığını söyledi. Namdar, vize başvurularının 60 gün veya daha kısa sürede sonuçlandırıldığını ifade etti.

    Namdar, “Yoğun talep dönemindeki vize randevusu ihtiyacını karşılamak amacıyla dünya genelinde 680’den fazla ek konsolosluk personeli görevlendirdik. Bu sayede 2 milyondan fazla ilave vize randevusu açtık. Sadece bu Dünya Kupası’na değil, gelecekte düzenlenecek Kadınlar Dünya Kupası’na ve Olimpiyatlar gibi diğer büyük spor organizasyonlarına da ev sahipliği yapacak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz.” dedi.

    ABD’nin, 2026 FIFA Dünya Kupası süresince dünyanın dört bir yanından gelen çok sayıda taraftarı kısa sürede hem güvenli hem de misafirperver bir ortamda ağırlayabileceğini kanıtladığını belirten Namdar, organizasyonun gelecek uluslararası spor etkinlikleri için de önemli bir referans oluşturduğunu söyledi. >>>AA

  • 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne rekor katılım başvurusu

    77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne rekor katılım başvurusu

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından edinilen bilgiye göre kongre, 5-9 Ekim’de Antalya’da küresel uzay liderlerini, astronotları, bilim insanlarını ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek.

    Türkiye’nin uzay diplomasisindeki ve Milli Uzay Programı’ndaki vizyonunu küresel arenaya taşıyacak etkinlik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul ev sahipliğinde Antalya Nest Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

    Uzmanlar, araştırmacılar, öğrenci ve sektör temsilcileri dahil 10 bini aşkın kişinin katılması beklenen 77. IAC, uzay araştırmaları ve teknolojileri alanında yeni gelişmelerin tanıtılacağı, akademik sunumların yapılacağı, ticari işbirliklerinin kurulacağı ve Türkiye’nin uzay ekosisteminin uluslararası arenada görünürlük kazanacağı benzersiz bir platform sunacak.

    83 ÜLKEDEN REKOR KAYIT

    Bu kapsamda toplam 10 binden fazla uluslararası ziyaretçinin ağırlanması beklenen organizasyona küresel uzay ekosisteminin ilgisi de üst düzeyde oldu.

    Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı dünyanın en prestijli uzay organizasyonuna erken dönemde 3 binden fazla kesin kayıtla tüm zamanların rekoru kırıldı.

    Erken kayıtlara 83 ülkeden başvuru geldi. Organizasyona ev sahipliği yapan Türkiye 438 kayıtla ilk sırada yer alarak uzay çalışmalarına güçlü ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’yi İtalya, ABD, Almanya, Japonya, Çin ve Birleşik Krallık izledi.

    BİLDİRİ ÖZETİ BAŞVURULARINDA DA REKOR KIRILMIŞTI

    Daha önce de IAC 2026 kapsamında, bildiri özeti başvurularında 108 ülkeden 8 bin 330 başvuru alınarak tüm zamanların rekoru kırılmıştı.

    Türkiye, 674 kabul edilen bildiriyle ülke bazında ilk sıraya yerleşerek çifte rekorun sahibi olmuştu. >>>AA

  • Konut satışlarında haziranda yılın rekoru

    Konut satışlarında haziranda yılın rekoru

    Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) haziran ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerinden derlenen bilgiye göre, konut satışları haziranda yıllık bazda yüzde 16 artarak 129 bin 979 olarak gerçekleşti. İlk el konut satışları yüzde 23,1 artarak 43 bin 406 olurken, ikinci el konut satışları ise yüzde 12,5 yükselişle 86 bin 573’e ulaştı.

    Haziranda gerçekleşen toplam konut satış adedi yılın ilk yarısının en yüksek aylık verisi olarak kayıtlara geçti. Ayrıca son 4 yılın en yüksek haziran ayı satış adedi de görülmüş oldu.

    Öte yandan yılın ilk yarısındaki konut satışı 2025’in aynı dönemine göre yüzde 3,1 azalışla 699 bin 516’ya geriledi. Sektör temsilcileri, yılın ilk yarısına ilişkin verileri değerlendirdi.

    “KONUTA YÖNELİK TALEP CANLILIĞINI KORUYOR”

    Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, satış rakamlarına ilişkin, “Haziranda konut satışlarının yılın en yüksek seviyesine ve son 4 yılın en güçlü haziran performansına ulaşması konuta yönelik talebin canlılığını koruduğunu gösteriyor.” dedi.

    Mayıstaki Kurban Bayramı tatili nedeniyle ertelenen bir kısım satış işlemlerinin hazirana kaymasının da bu güçlü performansta etkili olduğunu dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen, özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artarak 43 bin 406 adede ulaşması ve toplam satışlar içindeki payının yüzde 33,4’e yükselmesi, yeni konutlara yönelik talebin güçlenmeye başladığını gösteren önemli bir gelişme. Ancak şunu gözden kaçırmamak gerekiyor ki birinci elde 2020’den bu yana yüzde 33’lü seviyelerdeyiz. 2015-2020 yılları arasında bu oranın yüzde 48’lerde olduğunu hatırlamamız gerekir.”

    Yılmaz, kredili satışlardaki artışın faizlerde henüz belirgin bir gerileme yaşanmamasına rağmen konut ihtiyacının ve ertelenmiş talebin güçlü olduğunu ortaya koyduğunun altını çizdi. Ocak-haziran döneminde konut satışlarının düşmesine değinen Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde finansmana erişimin kolaylaşması, konut kredi faizlerinin daha makul seviyelere gerilemesi ve yeni konut arzını destekleyecek politikaların hayata geçirilmesiyle özellikle ilk el konut satışlarındaki canlanmanın daha da güçleneceğine inanıyoruz.” diye konuştu.

    “İLK EL SATIŞLARDAKİ ARTIŞ SEKTÖR AÇISINDAN SON DERECE OLUMLU”

    Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin de “Haziranda gerçekleşen 129 bin 979 adetlik konut satışı yalnızca 2026 yılının en yüksek aylık satış rakamı olmakla kalmamış, son 4 yılın en güçlü haziran performansını ortaya koymuştur. Bu tablo, konut talebinin canlılığını koruduğunu ve ertelenmiş talebin kademeli olarak piyasaya döndüğünü göstermektedir.” dedi.

    İlk el konut satışlarındaki artışa işaret eden Şahin, “Özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artması sektör açısından son derece olumlu gelişmedir. İlk el satışlardaki artış; yeni projelere olan güvenin yeniden tesis edildiğini, üreticilerin satış kabiliyetinin güçlendiğini ve finansman koşullarındaki kısmi iyileşmenin piyasaya olumlu yansıdığını göstermektedir. Bu gelişme, inşaat sektörünün üretim, istihdam ve yan sanayileri açısından da önemli bir destek anlamına gelmektedir.” ifadelerini kullandı.

    Şahin, ikinci el konut satışlarında görülen yüzde 12,5’lik yükselişin ise piyasadaki hareketliliğin yalnızca yeni projelerle sınırlı olmadığını, mevcut konut stokunun da güçlü şekilde el değiştirdiğini ortaya koyduğunu söyledi.

    “YÜKSEK FAİZ VE FİNANSMANA ERİŞİMDEKİ ZORLUKLAR İLK YARI PERFORMANSINI AŞAĞI ÇEKTİ”

    GAPAS Başkanı Şahin, yılın ilk yarısındaki yüzde 3,1’lik düşüşün sektörün henüz tam anlamıyla kalıcı bir büyüme trendine giremediğini gösterdiğini kaydederek, “Yılın ilk aylarında yüksek faiz oranları ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, ilk yarı performansını aşağı çeken temel faktörler olmuştur.” dedi.

    Hazirandaki güçlü performansı piyasadaki normalleşmenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı: “Sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması ve konut üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik adımların devam etmesi, özellikle ilk kez ev sahibi olacak vatandaşları destekleyen yeni kredi modellerinin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu adımlar atıldığı takdirde yılın ikinci yarısında konut piyasasında çok daha güçlü bir hareketlilik görebiliriz.”

    “ALTERNATİF FİNANSMAN MODELLERİ PİYASAYI CANLI TUTUYOR”

    Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik ise geçen yıl haziranda yaşanan Kurban Bayramı döneminin bu sene mayısa denk geldiğini ve bu nedenle haziranda konut satışlarını çok daha güçlü bir noktaya taşıdığını söyledi.

    Haziranda ipotekli konut satışlarının yıllık bazda yüzde 72,1 artarak 25 bin 993 adet olarak gerçekleşmesinin bankacılık kanadındaki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini aktaran Şişik, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ancak ipotekli satışların toplam içindeki payının yüzde 20 olması asıl lokomotifin halen ‘diğer satışlar’ olarak adlandırılan alternatif modeller olduğunu hatırlatıyor. Krediye erişimin sınırlandırıldığı bu dönemde, inşaat firmalarımızın kendi bünyelerinde sunduğu vadeli ödeme planları, senetli satışlar ve esnek çözümler piyasayı canlı tutan en büyük güç oldu. Müteahhitlerimizin bu yapıcı ve kolaylaştırıcı duruşu, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız için çok değerli bir köprü görevi görüyor. İlk yarıda yüzde 3,1’lik bir azalış söz konusu olsa da eylül itibarıyla özellikle satışların artacağını ve geçen yılla aradaki açığın rahatlıkla kapanacağını düşünüyoruz.”

    “TOPARLANMA OLARAK GÖREBİLMEK İÇİN ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ AYIN VERİLERİ DE İZLENMELİ”

    Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de haziran verilerinin piyasada dipten dönüş sinyali verdiğini belirterek, “Ancak bunu kalıcı bir toparlanma olarak görebilmek için önümüzdeki birkaç ayın verilerini de izlemek gerekiyor.” dedi. Kredi faizlerinin düşmesi gerektiğine işaret eden Ekiz, “Eğer finansman koşulları iyileşirse, 2026’nın ikinci yarısında çok daha güçlü bir konut piyasası görebiliriz.” diye konuştu.

    “ŞİRKETLERİN FAİZSİZ TAKSİTLERLE KONUT SATIŞI TALEP GÖRÜYOR”

    Helmann Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün de konut kredilerinin bir süre önce tekrar yönünü yukarı çevirdiğini belirterek buna rağmen ipotekli satışlarda artış yaşanmasının konuta olan güçlü talebi ortaya koyduğunu söyledi.

    Konut alımında ideal faiz oranının en fazla yüzde 1 olması gerektiğini dile getiren Özgün, “Ancak mevcut rakamlar bu seviyenin çok üzerinde. Bu nedenle bazı üreticilerimiz vade farkı olmadan taksitle satış yapmaya başladı. Faizsiz taksitlerle yapılan konut satışları ciddi talep görüyor. Biz de şirket olarak vatandaşlarımızın ev sahibi olmasını kolaylaştırmak için sıfır faizle ve taksitle konut satışına başladık.” diye konuştu.

    “UYGUN FİYATLI VE DOĞRU LOKASYONDAKİ PROJELERE İLGİ SÜRÜYOR”

    Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş ise hazirandaki güçlü rakamların talebin tamamen ortadan kalkmadığını, uygun fiyatlı, doğru lokasyondaki ve güven veren projelere ilginin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Güneş, “Özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artması markalı projelerin yeniden ivme kazanmaya başladığına işaret ediyor. Bununla birlikte satışların ilk yarıda yüzde 3,1 gerilemesi sektörün hala finansmana erişim sorunundan etkilendiğini ortaya koyuyor. Konut ihtiyacı güçlü şekilde devam ediyor ancak bu talebin daha kalıcı bir canlanmaya dönüşebilmesi için krediye erişimin kolaylaşması, faizlerin daha öngörülebilir seviyelere gelmesi ve yeni konut üretimini destekleyecek politikaların sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. >>>AA

  • AB, tasarruf etme hedefiyle elektrifikasyonu hızlandırıyor

    AB, tasarruf etme hedefiyle elektrifikasyonu hızlandırıyor

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Elektrifikasyon Aksiyon Planı’nı açıkladı.

    ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası yaşanan enerji krizi AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığının yarattığı riskleri son 5 yılda ikinci kez gösterdi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2022’de başlamasının ardından Rus gazı tedarikinin kesilmesiyle ilk enerji şokunu yaşayan AB ekonomileri, petrol ve gaz fiyatlarındaki sert artışlar nedeniyle geniş çaplı olumsuz etkiler yaşamıştı.

    AB, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle artan fiyatlar nedeniyle fosil yakıt ithalatı için 50 milyar avrodan fazla ilave fatura ödedi. Yükselen enerji faturası, enflasyonist baskılar oluştururken, faiz artışlarına da yol açıyor.

    Birliğin enerji tüketiminin yaklaşık yarısı ithal edilen fosil yakıtlara bağımlı olduğundan, jeopolitik gerilimler “yapısal bir kırılganlık” oluşturuyor.

    Bu kapsamda AB, enerji güvenliğini artırmak, sert fiyat hareketlerine karşı ekonomileri korumak ve fosil yakıt bağımlılığını azaltmak amacıyla elektrifikasyonu artırıyor. Merkezinde elektrifikasyonun yer aldığı hızlandırılmış enerji dönüşümünün, 2040’a kadar AB’nin doğal gaz ithalatını yüzde 70’ten ve ham petrol ithalatını ise yüzde 40’tan fazla azaltabileceği öngörülüyor.

    AB’nin 2040’a kadar fosil yakıt faturasını yılda 260 milyar avro düşürebileceği hesaplanan plan kapsamında, elektrifikasyonun bu dönemde yüzde 46’ya çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, “yasal bağlayıcılığı olmayan bir hedef” olarak açıklandı.

    Ancak yüzde 46’lık elektrifikasyon, AB’deki mevcut elektrifikasyon seviyesinin iki katına karşılık geliyor. AB’deki yüzde 23’lük elektrifikasyon oranı yaklaşık 10 yıldır aynı seviyede seyrediyordu.

    AB’nin elektrifikasyonu hızlandırma hedefi, bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Türkiye’nin zirve başkanlığı kapsamında küresel çapta açıkladığı “elektrifikasyonu 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarma” hedefinin ardından geldi.

    AB, Elektrifikasyon Aksiyon Planı kapsamında, Avrupa’da temiz teknolojilerin üretimini ve kullanımını hızlandırmayı hedeflerken, daha hızlı bir elektrifikasyon Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünü artırma, arz güvenliğini sağlama ve enerji maliyetlerini düşürme açısından kilit olarak görülüyor.

    Söz konusu yüzde 46’lık elektrifikasyon hedefine ulaşılması için AB’de elektrikli araç sayısının mevcut 8 milyon seviyesinden 2040’a kadar 120 milyona çıkarılması ve 28 milyon seviyesindeki ısı pompası sayısının bu dönemde 100 milyona yükseltilmesine ihtiyaç duyuluyor. >>>AA

  • Azalan vergi desteği ve deflasyon etkileri satışları frenledi

    Azalan vergi desteği ve deflasyon etkileri satışları frenledi

    Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence’ın, haziran ayına ilişkin elektrikli araç satış verilerine göre, geçen ay dünyada 2 milyon elektrikli araç satıldı. Satışlar yıllık bazda yüzde 7 artarken, önceki aya göre yüzde 11 büyüdü. Küresel elektrikli araç satışları yılın ilk yarısında ise yıllık bazda yüzde 2 artışla 9,6 milyona ulaştı.

    Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı Çin’de satışlar haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11 düşüşle 1 milyon oldu. Satışlar yılın ilk yarısında 4,9 milyonla geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yüzde 14 altında kaldı. Öte yandan Çin’de deflasyon riskleri devam ediyor.

    Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle artan üretim maliyetleri, teknik olarak deflasyonist baskıların hafiflemesine katkı sağlasa da bu etkinin üretim ve iç talepteki güçlenmeden değil, maliyet artışlarından kaynaklanması nedeniyle sağlıklı bir ekonomik görünüm sunmadığı değerlendiriliyor.

    “ARAÇ ALIM VERGİSİNDEN MUAFİYET BU SENE YARIYA İNDİ”

    Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, Çin’de elektrikli araç satışlarındaki gerilemenin arkasında vergi teşviklerinin azaltılması ve deflasyonist baskıların etkili olduğunu belirtti.

    Çin’de geçen ay saf elektrikli ve şarj edilebilir araç satışlarının çift haneli düştüğünü aktaran Kaymaz, “Sene başından beri de genel bir zayıflık var, benzeri azalmaları sıkça gördük. Birkaç şey aynı anda etkili oluyor. Fakat en önemlisi devlet teşvikleri. 2024 ve 2025 yıllarında geçerli olan araç alım vergisinden muafiyet bu sene yarıya indi.” dedi.

    Kaymaz, teşviklerin tek cepheden de azalmadığını, “yenisiyle değiştir” veya takas teşviklerinin de yine benzer ölçülerde azaldığını kaydetti.

    Söz konusu değişikliklerin ufukta görünmesiyle birlikte tüketici talebinin geçen yılın özellikle ikinci yarısına çekildiğini belirten Kaymaz, geçen seneden kalma güçlü baz etkisine dikkati çekerek satış verilerinde bu iki etkenin gölgesi bulunduğunu söyledi.

    Kaymaz, genel tüketici güveninin de zayıf seyrettiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Çin halkı ev veya araba gibi büyük fiyat etiketli harcamalarda gönülsüz davranıyor. Perakende harcamalarda büyüme sıfırın biraz altında veya biraz üstünde seyretmeye başladı. Emlak piyasasındaki daralma, tersine servet etkisini araba alımlarında da gösteriyor. Yine iş güvencesinin makro ortam ve AI dalgasıyla aşınması, reel gelir artış hızının yavaşlaması gibi unsurlar da devrede. Ayrıca teknoloji hızla değişiyor ve fiyat savaşları var. İlginç, dikkat çekici bir davranışsal sonuç doğuruyor. İnsanlar sürekli yeni indirim veya daha gelişmiş model bekliyor. Bugün otomobil almak yerine biraz daha beklemeyi tercih ediyorlar. Deflasyon bağlantısı burada devreye giriyor. Sürekli indirim beklentisi alımları öne çekmek yerine erteliyor.”

    Kaymaz, bazı teknik detaylara işaret ederek, saf elektrikli araç satışlarının aslında büyümeye devam ettiğini, fakat şarj edilebilir hibrit satışlarındaki yüzde 27,3’lük düşüşün toplam satışları aşağı çektiğini belirtti.

    Düşüşün büyük kısmının hibrit araçlardan kaynaklandığını aktaran Kaymaz, “Menzil uzatıcılı modellerin satışları da yüzde 31,9 geriledi ve düşüşe katkıda bulundu ki, bu segmentin toplam payı yüzde 5 civarında. Anlaşılacağı üzere üreticiler için zorlu iç piyasa koşulları var ve bu yüzden ihracat çabaları da yoğunlaşmış durumda. Bu noktanın da özellikle altını çizmek isterim.” diye konuştu.

    “GİDİŞAT ÇOK YAVAŞLARSA PEKİN YÖNETİMİ SÜBVANSİYONLARI YENİDEN ARTIRABİLİR”

    ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman da Çin’deki elektrikli araç satışlarındaki düşüşün arkasında üç temel neden gördüğünü kaydederek, ilkinin geçen yıl haziran ayında elektrikli araç satışlarında çok güçlü bir artış yaşandığını ve bu durumun cari dönem için oldukça yüksek bir baz etkisi oluşturduğunu söyledi.

    Luman, ikinci olarak mali desteklerin azalmasına işaret ederek, Çin’de satış vergisi muafiyetinin yarı yarıya düşürüldüğünü belirtti.

    Pazar doygunluğu ve altyapı engellerine dikkati çeken Luman, “Elektrikli araçlara yönelik yıllardır süren güçlü destek ve teşvikler, birçok sürücüyü bu geçişi yapmaya cesaretlendirdi. Nitekim elektrikli araçların (şarj edilebilir hibritler dahil) pazar payı halihazırda pazarın yaklaşık üçte ikisine ulaşmış durumda. Teknolojiyi ilk benimseyen kitle (ilk alıcılar) geçişini çoktan tamamladı. Şehirlerde yaşayan insanların genellikle köşe başında kolayca erişebileceği şarj imkanlarının bulunmaması gibi nedenlerden ötürü artık daha fazla ilerleme kaydetmek zorlaşıyor.” diye konuştu.

    Luman, trendin devam ettiğini ancak elektrifikasyonun daha az destek ve daha yüksek pazar doygunluğu ile payını daha da büyütmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu süreç daha fazla zaman alacaktır. Fakat gidişat çok yavaşlarsa Pekin yönetimi sübvansiyonları yeniden artırabilir. Ayrıca, sektörde devam eden yoğun fiyat rekabeti elektrikli araç pazarını ileriye taşımaya yardımcı olan bir diğer unsurdur.” açıklamasında bulundu. >>>AA

  • Türkiye’nin yerli atomik saati uzaya fırlatıldı

    Türkiye’nin yerli atomik saati uzaya fırlatıldı

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Rubidyum Atomik Saat ve Türkiye’nin bu konudaki çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Atomik saatlerin, atomların ve elektronların enerji seviyeleri arasındaki sabit titreşim frekanslarını (rezonans) referans alarak, zamanı son derece yüksek hassasiyette ölçtüğünü belirten Kacır, rubidyum atomunun 1 saniyede farklı enerji seviyeleri arasında 6 milyar 834 milyon 682 bin 610 kez titreştiğini aktardı.

    Kacır, Türkiye’nin yerli atomik saatinin uzaya fırlatıldığına dikkati çekerek, “Milli Uzay Programı’mızın stratejik hedefleri arasında yer alan bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi için kritik öneme sahip Rubidyum Atomik Saati, SpaceX Transporter-17 görevi kapsamında başarıyla uzaya fırlatıldı. Uzay aracından ilk sinyal de başarıyla alındı.” ifadesini kullandı.

    “ATOMİK SAAT BİRÇOK KRİTİK TEKNOLOJİYE KATKI SAĞLAYACAK”

    Gelecekteki çalışmalar için kilometre taşı olan Rubidyum Atomik Saat’in, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) öncülüğünde, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstütisü (UME) ana yükleniciliğinde, TÜBİTAK Uzay ve İTÜNOVA işbirliğiyle yerli olarak geliştirildiğine değinen Kacır, saatin haberleşmeden navigasyona, bilimsel araştırmalardan uydu sistemlerine kadar birçok kritik teknolojiye katkı sağlayacağına işaret etti.

    Kacır, küp uydu üzerinde uzay ortamında doğrulanacak olan Rubidyum Atomik Saat’in, Türkiye’nin uzay tabanlı zamanlama ve frekans teknolojilerindeki yerli ve milli yetkinliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir basamak niteliği taşıdığının altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Elde edilecek verilerle, gelecekte uydu sistemleri, haberleşme altyapıları, navigasyon uygulamaları ve bilimsel uzay görevlerinde kullanılabilecek yüksek hassasiyetli atomik saat teknolojilerine yönelik değerli kazanımlar sağlanacak. Uzay ekosisteminde yerli ve milli teknolojiler geliştirme vizyonumuzun önemli bir göstergesi olan bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. SpaceX Transporter-17 görevinin başarıyla tamamlanmasıyla, Türkiye uzayda doğrulanmış atomik saat teknolojisine sahip ülkeler arasına katılacak. Böylece, bugüne kadar yurt dışından temin edilen bu kritik teknoloji milli imkanlarla geliştirilecek, uydu üreticileri için maliyet ve tedarik avantajı sağlanırken dışa bağımlılık azalacak. Proje kapsamında kazanılan mühendislik, test ve operasyon deneyimi ise Türkiye’nin gelecek nesil uydu sistemleri ve uzay teknolojileri geliştirme kapasitesini güçlendirecek.” >>>AA

  • Küresel çapta ilk insansı robot dövüşü Çin’de düzenlendi

    Küresel çapta ilk insansı robot dövüşü Çin’de düzenlendi

    Global Times’ın haberine göre, ilk küresel çapta insansı robot dövüş turnuvası, robot üreticisi Engine AI’ın ürettiği robotlar arasında Şenzen’de düzenlendi.

    Etkinliğin organizatörlerinin paylaştığı bilgilere göre, dünya genelinden 32 takım, Engine AI üretimi robotlarla etkinliğe katıldı.

    Robotlar ringde yumruklarını, tekmelerini ve kaçış manevralarını kullanarak kozlarını paylaşırken, seyirciler de heyecanlı anlar yaşadı.

    Maçın en dikkat çekici anlarından birisi ise insansı robot “Matador”un başının, rakibi “Beyaz Kartal”ın tekmesi sonucu koptuğu anlarda yaşandı. “Matador” başı kopmasına rağmen maça tam performans devam etti.

    Engine AI Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Zhao Tongyang, turnuvanın ardından yaptığı açıklamada, bu etkinliğin, araştırmaları ve ticarileşme süreçlerini hızlandırırken aynı zamanda küresel ölçekte etkili bir ticari insansı robot dövüşü markası oluşturmak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti. >>>AA

  • Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı’nın kadrosu açıklandı: Rakip Kanada!

    Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı’nın kadrosu açıklandı: Rakip Kanada!

    Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) tarafından duyurulan final kadrosu ve çeyrek final eşleşmesinin detayları…

    Çeyrek Final Maçı 23 Temmuz Perşembe Günü

    Milletler Ligi’nde şampiyonluk yolundaki ilk ciddi sınavını verecek olan Filenin Sultanları, çeyrek final müsabakasında 23 Temmuz Perşembe günü TSİ 11.00’de Kanada ile karşı karşıya gelecek. Tek maç eleme usulüne göre oynanacak karşılaşmayı kazanan takım yarı finale yükselecek.

    A Milli Kadın Voleybol Takımı VNL Final Kadrosu

    Başantrenör yönetimindeki milli takımımızın Makau’da mücadele edecek 15 kişilik turnuva kadrosunda şu isimler yer alıyor:

    • Pasörler: Cansu Özbay, Dilay Özdemir, Elif Şahin

    • Pasör Çaprazları: Defne Başyolcu, Melissa Vargas

    • Smaçörler: Hande Baladın, İlkin Aydın, Saliha Şahin, Yaprak Erkek

    • Orta Oyuncular: Berka Buse Özden, Deniz Uyanık, Sinead Jack Kısal, Zehra Güneş

    • Liberolar: Eylül Akarçeşme Yatgın, Gizem Örge

  • Aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele

    Aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele

    Basında çıkan haberlerde, ülkenin orta ve güney kesimlerinde etkili olan aşırı sıcak hava dalgası sebebiyle Sicilya ve Sardinya adalarında hava sıcaklıklarının 45 dereceye kadar ulaştığı belirtildi.

    Sağlık Bakanlığı da bugün Bologna, Brescia, Cagliari, Campobasso, Floransa, Frosinone, Cenova, Latina, Milano, Palermo, Perugia, Pescara, Rieti, Roma, Torino ve Viterbo’dan oluşan 16 kentte aşırı sıcaklara karşı halkı uyarmak için “kırmızı alarm” ilan ederken, yarın bu kentlerin arasına Ancona, Katanya ve Civitavecchia’nın da ekleneceğini ve “kırmızı alarm” kapsamına alınan şehir sayısının 19’a çıkacağını bildirdi.

    Bakanlığın “kırmızı” ile en yüksek alarm seviyesinde tuttuğu Milano kentinde aşırı sıcaklar bugün de etkisini sürdürdü.

    Kent merkezindeki Duomo Katedrali ve aynı isimli meydanı ziyaret eden turistler, bunaltıcı sıcaklar sebebiyle şemsiye, yelpaze ve minik elektronik vantilatörler taşırken görüldü.

    Kentte, çeşmelerin önünde de su şişelerini doldurmak isteyenlerin uzun kuyruklar oluşturduğu gözlendi.

    Ülkenin bir kısmı kavurucu sıcaklarla mücadele ederken, kuzeydeki bazı noktalar ise aniden bastıran sağanak ve fırtınalı hava koşullarının yol açtığı maddi hasarları telafi etmeye çalışıyor.

    Basında çıkan haberlerde, Gardone Riviera’da bir kule vinçin şiddetli rüzgar sebebiyle yıkılması sonucu bazı binaların çatılarının zarar gördüğü, Emilia-Romagna Bölgesi’nde de aşırı yağış dolayısıyla bazı tarım arazilerinin sular altında kaldığı, sert rüzgarların Cremona, Mantova, Reggio Emilia gibi birçok yerde ağaçların devrilmesine ve de bazı binaların çatılarının uçmasına dolayısıyla maddi hasara yol açtığı kaydedildi.

    Aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele

    FARKLI BÖLGELERDE ORMAN YANGINLARI SÜRÜYOR

    Ülkede hava şartları dışında Sardinya, Sicilya ve Umbria’daki orman yangınlarıyla da mücadele ediliyor.

    İtalyan basınındaki haberlerde, Sardinya Adası’nın güneyindeki Sulcis beldesinde makilik ve sazlık alanda çıkan yangının evlere ve karayoluna birkaç metre mesafede sürdüğü bu nedenle Gonnesa ve Carbonia arasındaki 126 numaralı devlet yolunun 20. kilometreden 26. kilometreye kadar olan bölümünün trafiğe kapatıldığı ifade edildi.

    Yangını kontrol altına almak için helikopterler ve yangın söndürme uçaklarıyla havadan, karadan da arazözlerle müdahalelerin sürdüğü aktarıldı.

    Ülkenin orta kesimindeki Umbria Bölgesi’nin “Nocera Umbra” ormanlarında 15 Temmuz’da başlayan yangınların sürdüğü ve söndürme çalışmalarına 3 helikopterin katıldığı kaydedildi.

    Yangının bazı noktalarda ormanın yakınından geçen karayolunu tehdit etmesi sebebiyle yolun kısmen tedbir amaçlı kapatıldığı belirtildi.

    Sicilya Adası’nın da batı ve güneyinde makilik alanlarda çıkan irili-ufaklı yangınları söndürme çalışmalarının sürdüğü aktarıldı. >>>AA

  • İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail’e ait “Quadcopter” tipi İHA, Zeytun Mahallesi’nde Devle Kavşağı yakınında toplanan Filistinlileri hedef aldı.

    Saldırıda 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Yaralılar Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’ne kaldırıldı.

    İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı Zehra Okulu kampına da İHA ile saldırdı; 1 Filistinli yaralandı.

    Yerel kaynaklar ayrıca, İsrail güçlerinin Deyr el-Belah’ın doğusunda “Sarı Hat” olarak bilinen bölge yakınında makineli tüfeklerle ateş açtığını, saldırının aralıklarla tekrarlandığını aktardı.

    İsrail’in, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sivilleri hedef alan saldırıları ve diğer ihlalleri sürüyor. >>>AA

  • 45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, 3 gün önce yasa dışı bahis suçuna yönelik operasyonda gözaltına alınan 236 şüphelinin Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

    Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı savcılıkça serbest bırakıldı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen diğer şüphelilerden 67’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 163’ü tutuklandı.

    Operasyon kapsamında başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan 8 şüpheli hakkında da bu soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi.

    Gaziantep merkezli 45 ilde 14 Temmuz’da, yurt dışı merkezli bir site üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve IBAN temin ederek organize şekilde faaliyet yürüttükleri belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonda 190 şüpheli gözaltına alınmış, devam eden çalışmalarda ise 46 şüpheli daha yakalanmıştı. >>>AA

  • Hasta eşe bakmamak boşanma sebebi

    Hasta eşe bakmamak boşanma sebebi

    Aile Mahkemesi’ne başvuran yaşlı adam, eşinin kendisini hor gördüğünü, aşağıladığını, hakaret ettiğini, evden kovduğunu, emekli maaş kartını vermeyerek ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını öne sürdü. Evden kovulduktan sonra uzun bir süre sokaklarda kaldığını, soğuktan korunmak için camiye sığındığını, geceleri camide kaldığını belirterek boşanma davası açtı. Tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Mahkemede ifade veren davalı kadın ise iddiaların asılsız olduğunu, davacının birlik görevlerini yerine getirmediğini, sağlık sorunları nedeni ile kocasına bakamayacağını, evden ayrılarak kızının yanına gitmesini istediğini dile getirdi. Şeker hastalığından dolayı gözleri görmemeye başlayınca eşinin destek olmadığını, hastane ve tedavi süreçlerinde erkek kardeşinin baktığını, kızı ve damadının destek olduğunu, davacının müvekkilinin hastalığını bir kusur olarak gördüğünü iddia etti. Kendisini aşağılayıp küçümsediğini, davacının dönem dönem camide işlettiği çay ocağında kalmasının hastalığından kaçmak istemesinden kaynaklandığını kaydetti. Davacının maddî ve manevî tazminatların reddine karar verilmesini talep etti.

    Aile Mahkemesi; ayrı yaşamanın boşanma davasında davalıya kusur olarak yüklenemeyeceğine dikkat çekti. Davalı tanıklarının beyanları incelendiğinde davacının davalıya bakmadığı, sağlık sorunları ile ilgilenmediğinin belirtildiği, bu durumunda kusurlu olan tarafın davacı olduğu, davalının kusurlarını da ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmetti. Davalı lehine hükmedilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verildi. İtirazı Bölge Adliye Mahkemesi’nden dönen koca kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hasta eşe bakmamayı boşanma sebebi sayıp Aile Mahkemesi hükmünü onayladı. >>>İHA

  • Polisten nefes kesen kovalamaca

    Polisten nefes kesen kovalamaca

    Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri ilçe genelinde yüksek sesli müzik yayını, abartı egzoz ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sürücülere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimler sırasında ekiplerin ‘dur’ ihtarına uymayan bir otomobil sürücüsü kaçmaya başladı. Polis ekipleri ile sürücü arasında yaşanan kovalamaca bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Kısa süre sonra yakalanan sürücüye, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında 200 bin lira idari para cezası uygulanırken, kullandığı araç 60 gün süreyle trafikten men edildi. Denetimlerde ayrıca çevreyi yüksek sesli müzikle rahatsız ettiği belirlenen sürücüler hakkında işlem yapılırken, abartı egzoz kullanan araçlar da tek tek tespit edildi. Gürültü kirliliğine neden olan araçlara 21 bin lira, abartı egzoz kullanan sürücülere ise ilgili mevzuat kapsamında 16 bin liraya varan idari para cezaları uygulandı. Bazı ihlallerde araç sahiplerine de ayrıca cezai işlem uygulandı. 7 araç trafikten men edilirken, sürücülere ve araç sahiplerine toplam 316 bin lira idari para cezası kesildi. >>>İHA

  • Meteoroloji’den hafta sonu uyarısı: Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkıyor!

    Meteoroloji’den hafta sonu uyarısı: Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkıyor!

    Cumartesi ve pazar gününü kapsayan hafta sonu hava durumu raporunun tüm detayları…

    Kars ve Ardahan’a “Kuvvetli Yağış” Uyarısı!

    Sıcak hava dalgası yurdun genelini kavururken, kuzey ve doğu kesimlerde sağanak geçişleri görülecek. Meteoroloji yetkilileri, özellikle ani sel ve su baskınlarına karşı şu bölgeleri uyardı:

    Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz genelinde yağış geçişleri bekleniyor. Doğu Anadolu’da ise Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

    Haftanın son gününde de yağışlı sistem etkisini sürdürecek. Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkili olması öngörülüyor.

    Üç Büyükşehirde Hafta Sonu Hava Nasıl Olacak?

    İstanbul, Ankara ve İzmir’de hafta sonu boyunca herhangi bir yağış beklentisi bulunmuyor. Az bulutlu ve açık bir gökyüzünün hakim olacağı üç büyük ilde, bunaltıcı sıcaklar etkisini hissettirecek.

    İşte metropollerdeki hafta sonu sıcaklık tahminleri:

    Hafta sonu İstanbul’da sıcaklıkların 31-32, Ankara’da 32-33, İzmir’de 36-37 derece olması bekleniyor.

    Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı olanların, yaşlıların ve çocukların güneş ışınlarının dik geldiği 11:00 ile 16:00 saatleri arasında açık alanlarda uzun süre kalmamaları gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

  • Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu

    Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu

    Başkan Derviş Aynacı, “Ben de sizler gibi tarlalarda çok çalıştım. Bu emeğin, bu alın terinin ne kadar kıymetli olduğunu çok iyi biliyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Memleketimizin simgesi olan haşhaşımız sizlerin emekleri sayesinde yaşamaya devam ediyor. Bu sıcak havada gösterdiğiniz gayret gerçekten takdire şayan. Biz Uzay Gözlemevi’ni planlarken de ilçemizin değerlerini yansıtmasını istedik. Bu nedenle yapımızın tasarımında simgemiz ve gururumuz olan haşhaştan esinlendik. Böylece hem geleceğe bakan bir eser ortaya koyduk hem de köklerimizi ve kültürel değerlerimizi yaşatmayı amaçladık. Rabbim yardımcınız olsun, emeğinizi bereketlendirsin.” ifadelerini kullandı.

    Başkan Aynacı, tarla sahibi Selim Koyuncu’ya misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, “Rabbim emeğini zayi etmesin, mahsulünü bol ve bereketli eylesin. İnşallah tüm üreticilerimiz için hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu olur.” dedi. >>>Haber Merkezi

    Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu Başkan Aynacı, haşhaş tarlasında emekçilerle buluştu

  • Afyonkarahisar’da kamyonet ile otomobilin çarpıştığı kazada 4 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde kamyonet ile otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.

    E.S. idaresindeki plakası henüz öğrenilemeyen kamyonet, Serban beldesi yakınlarında S.A'nın kullandığı 07 BAU 143 plakalı otomobille çarpıştı.

    Kazada, araçlarda bulunan 4 kişi yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Rodos | 4. Bölüm | Farklı Rotalar

    Rodos | 4. Bölüm | Farklı Rotalar

    Farklı Rotalar | 18 Temmuz 2026

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Üretim alanlarında maliyet analizleri çalışmaları sürüyor

    Üretim alanlarında maliyet analizleri çalışmaları sürüyor

    Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, tarımsal üretim süreçlerinin yerinde izlenmesi ve üretim verilerinin güncellenmesi amacıyla üretim alanlarında maliyet analizleri ile istatistiki saha çalışmalarını sürdürüyor.

    İl müdürlüğü teknik personelleri tarafından yürütülen çalışmalarda, üretim alanlarında incelemeler yapılarak maliyet analizleri ve istatistiki veriler titizlikle kayıt altına alınıyor. Çalışmalar kapsamında üretim süreçleri yerinde takip edilirken, elde edilen veriler doğrultusunda tarımsal üretime ilişkin değerlendirmeler gerçekleştiriliyor.

    Yetkililer, yürütülen saha çalışmalarının bitkisel üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı, üretim verilerinin güncel tutulmasını ve üretim planlamasına destek olmayı amaçladığını belirtti.

  • 24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    Olay, 18 Ocak tarihinde Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi Sütçüler Caddesi’ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Olaydan yaklaşık 3 ay önce dini nikâhlı olarak birlikte yaşamaya başlayan Helin Nama (24) ile İsmail K., Nama’nın ailesine yaptıkları ziyaretin ardından eve döndü. İkili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. İsmail K., tartışmanın ardından Helin Nama’nın yatak odasına girerek kapıyı kilitlediğini, konuşmak amacıyla kapıyı zorlayarak açtığında ise genç kadını silahı alnına dayamış halde gördüğünü öne sürdü. Nama’ya, “Ne yapıyorsun sen?” diyerek yaklaştığı sırada silahın ateş aldığını iddia eden İsmail K., yaralanan genç kadını kucağına alarak hastaneye götürdüğünü ifade etti. Başından ağır yaralanan Helin Nama, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    “KASTEN ÖLDÜRME” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI

    Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İsmail K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan İsmail K., ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail K.’nın, ‘kadına karşı kasten öldürme’ ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçlarından tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık İsmail K., maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

    “EŞİMİ ÖLDÜRMEM İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTU”

    Tanıkların da dinlendiği ilk duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Eşimi çok seviyordum. Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. 2025 yılının başında tanıştık, aynı yılın kasım ayında dini nikâh kıydık. Kendisine bir kez bile tokat atmadım, kötü söz söylemedim. Olaydan bir gün önce kayınvalidem, kayınpederim ve kayınbiraderimle birlikte oturup yemek yedik, sohbet ettik. Eve geldiğimde kayınvalidem bizdeydi. Kendisine kalkmamasını, zaten ertesi gün onları ziyaret edeceğimizi söyledim. Olay günü sabah saat 07.00’de uyandık. Eşim, kayınvalidemle birlikte onların evine gitti. Ben ise iş yerine gittim. Kayınpederimle aynı yerde çalışıyorduk. Saat 17.30’da işimiz bittiğinde kayınvalidemin evine gittik. Duş almam gerektiğini söyleyerek kendi evime geçtim. Duştan çıktıktan sonra eşim beni arayıp, ‘Nerede kaldın?’ diye sordu. Ben de ‘Geliyorum’ dedim ve yanlarına gittim. Saat 19.00 olmuştu” ifadelerini kullandı.

    Akşam saatlerinde kayınpederini evine bırakmak için çıktığını söyleyen İsmail K., savunmasını şöyle sürdürdü: “Akşam saat 21.00 sıralarında kayınpederimi evine bırakmak için çıktım. Onu bıraktığım sırada dayımın oğlu beni aradı. Kayınpederimi bıraktıktan sonra dayımın oğlunu alarak Şarampol’e gittim. Daha sonra eşim arayıp, ‘Ne yapıyorsun, neredesin? Gel beni al, eve gideceğiz’ dedi. Yolda dayımın oğlu Mustafa’yı evine bıraktım. Şarampol’den çıktığımız sırada kayınbiraderimin aracını gördük. Selektör yaptım ancak bizi fark etmedi. Alt geçide girerken göz göze geldik. Kendisini aradım ancak telefonu meşguldü. Daha sonra Emrah ağabey beni arayarak, yanımdaki kişinin Helin olduğunu düşündüğünü ve Helin’i aradığını söyledi. Ben de yanımdakinin Helin değil, dayımın oğlu olduğunu söyledim.”

    “KAPIYI AÇTIĞIMDA SİLAHI ALNINA DAYAMIŞTI”

    Daha sonra Helin Nama’yı ailesinin evinden aldığını anlatan İsmail K., eve döndüklerinde aralarında tartışma çıktığını öne sürerek, “Dayımın oğluyla buluşacağımı kendisine haber vermediğim için tepkili olduğunu düşündüm. Eve geldiğimizde yanıma gelerek, ‘Bana neden haber vermiyorsun?’ diye sordu. Ben de aradığında kendisine söylediğimi belirttim. Bunun üzerine, ‘Sen benden önce davranacak, bana haber vereceksin’ dedi. Ben de ‘Senden izin mi alacağım?’ diye karşılık verdim. Aramızda haber verme ve izin alma konusunda tartışma çıktı” dedi.

    Nama’nın tartışmanın ardından yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini ileri süren sanık, “Kapının kilitlenme sesini duydum ve yatak odasının kapısına gittim. Kapıyı zorlayarak açtığımda silahı alnına dayamış haldeydi. ‘Dur, ne yapıyorsun?’ diyerek yaklaştığım sırada tetiğe bastı. Altı aydır kendime sürekli ‘Neden?’ diye soruyorum. Silah üzerinde elimin izinin bulunması tamamen silaha temas etmemden kaynaklanmaktadır. Olaya müdahale ettiğim için ellerimde atış artığı bulunmuş olabilir” diye konuştu.

    Helin Nama’yı apartmandan indirerek hastaneye götürdüğünü söyleyen sanık, “Sağ elimle başından, sol elimle bacaklarından tutarak aşağıya indirmeye başladım. Merdivenlerden inerken komşulara, ‘Yardım edin’ diye bağırdım. Ardından eşimi Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Kayınvalidemin evinden ayrılarak saat 23.00 sıralarında eve gelmiştik. Olay, eve geldikten yaklaşık 10 dakika sonra meydana geldi” dedi.

    “STRESTEN YANLIŞLIKLA HELİN’İ ARADIM”

    Olayın ardından yaşanan telefon görüşmelerini de anlatan İsmail K., “Kayınpederimi aramak için telefonumu çıkardım ancak o an yaşadığım stresle yanlışlıkla iki kez Helin’i aradım. Bu sırada komşumuz geldi. Telefonumda kontör olmadığı için komşumuzun telefonundan kayınpederimi aradım ancak telefonu açmadı. Daha sonra kayınpederim komşumuzu geri aramış. Komşumuz bana, ‘Babası aradı, merdivenlerden düştüğünü söyledim’ dedi. Ben de babasını yeniden arayarak, ‘Baba, Helin kafasına sıktı. Kepez Devlet Hastanesi’ndeyiz, gelin’ dedim. Altı aydır eşimin acısını yaşayamadım. Onu hastaneye götürdüğüm halde cezaevindeyim. Eşime bir kez vurmadım, kırılmasın diye bir kez bile kötü söz söylemedim” dedi.

    Silahı evde bulundurma nedenini de anlatan sanık, “Silahı saklamamın nedeni evimize misafirlerin gelmesiydi. Gelen çocukların silahı oyuncak zannetmesinden korktuğum için silahı eşimin makyaj masasının arkasına itmiştim. Şarjörü ise yanımdaki komodinin üzerine koymuştum” diye konuştu.

    “SEZEN AKSU’DAN PARÇA AÇIP ‘BEN ÖLÜNCE BUNU DİNLE DERDİ’”

    Eşinin evlenmeden önce zaman zaman ölümle ilgili konuştuğunu öne süren İsmail K., “Biz evlenmeden önce Sezen Aksu’nun bir parçasını ya da başka bir şarkıyı açarak, ‘Ben ölünce bunu dinle’ derdi. Ben de ‘Hayatım, neden böyle yapıyorsun?’ diye sorardım. O da ‘Bir gün ölmeyecek miyiz? Ben senden önce öleceğim’ derdi. Cezaevinde bulunduğum süre boyunca hep bunları düşündüm. Lunaparka gittiğimizde de gondolun her zaman en ucuna binerdi” ifadelerini kullandı.

    Silahı evini korumak için bulundurduğunu savunan İsmail K., “Yeni evliydim ve evimde altınlar vardı. Silahı geçen yıl inşaatta tanıştığım bir kişiden satın aldım. Eşim benden ayrılmak isteseydi aracı neden benim üzerime yapsın? Allah’a şükür bugüne kadar hiç sokakta kalmadım. Herhangi bir sabıkam yok. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim. Kocasıyla mutsuz olan birisi her gün özçekim yapıp paylaşır mı? Müştekilerin ifadeleri doğru değil, söylediklerinin hepsi evde çalışılmış ifadeler” dedi.

    “ÇOK MUTSUZUM, PİŞMANIM DEDİ”

    Maktul Helin Nama’nın annesi ise, kızının intihar eğilimi bulunmadığını savunarak, çiftin nişanlılık döneminde zaman zaman sorun yaşadığını söyledi. Nama’nın annesi, “Yaklaşık 2 ay evli kaldılar. Nişanlılık döneminde aralarında zaman zaman sürtüşmeler yaşanıyordu ancak ne olduysa düğünden sonra oldu. İsmail, kızıma psikolojik baskı uyguluyordu. Kızım yüzümüze dahi bakamaz hale gelmişti. İsmail, ‘Kimlikler değişecek, biraz zaman tanıyalım, daha sonra resmi nikâh yaparız’ diyordu” ifadelerini kullandı.

    Olaydan bir gün önce kızının evinde kaldığını belirten anne, “Helin’e ‘Çok zayıflamışsın, neden?’ diye sordum. Bana, ‘Çok mutsuzum, pişmanım. Size dönsem beni kabul eder misiniz?’ dedi. Ben de ‘İyi bir çocuk, neden böyle söylüyorsun?’ diye sordum. Bunun üzerine, ‘Anne, sana davrandığı gibi bana davranmıyor. Bana çok baskı yapıyor. Beni babasından bile kıskanıyor. Senin bildiğin insanlardan değil’ dedi” diye konuştu.

    “SİLAHI SANIĞIN BABASI GETİRDİ” İDDİASI

    Olayda kullanılan silaha ilişkin de beyanda bulunan anne, silahı İsmail K.’nın babasının getirdiğini ileri sürerek, “Bizde bulundukları bir gün İsmail’i sitenin dışına çağırdı. Yanında el çantası vardı ve çantanın içinde silah bulunuyordu. Silahı daha nişanlı oldukları dönemde verdi. Ben, ‘Neden silah verdiler?’ diye sorduğumda İsmail, inşaatta çalışırken kendisini korumak amacıyla aldığını söyledi” dedi.

    Kızının son aylarda içine kapandığını anlatan anne, “Kedi ve köpek bile yavrusuna sahip çıkarken, ailesi ona sahip çıkmadı. Ben ona sahip çıktım, evime aldım, karnını doyurdum. Demek ki karşılığı buymuş. Helin son 1-2 aydır çok durgundu. O bizim için hem erkek evlat hem kız evlattı. Her işimizi görür, her şeyimizi idare ederdi. Ben onun kendisini öldürecek bir kız olduğuna inanmıyorum. Hayat dolu, neşe dolu bir kızdı” ifadelerini kullandı.

    “KIZIMIN İNTİHAR ETTİĞİNE İNANMIYORUM”

    Maktulün babası Feyat Nama da kızının intihar ettiğine inanmadığını belirterek, olayın ardından kendisine ilk olarak kızının merdivenden düştüğünün söylendiğini ifade etti. Feyat Nama, “Beni bir komşu arayarak, ‘Kızın merdivenden düşmüş’ dedi. Kızımın son zamanlarda psikolojisi çok bozulmuştu. Evlendikten sonra eski kızım değildi, adeta başka biri olmuştu. Ancak yaşadığı sorunları bana kimse anlatmadı. Kızımı istemeye İsmail’in babası değil, amcası geldi. Kızıma bu evliliği istemediğimi söylediğimde, ‘Onu seviyorum’ dedi. Amcası gelip kızımı istedi, biz de verdik. O dönemde cezaevindeydim. Cezaevinden çıktıktan yaklaşık 1 ay sonra düğün yapıldı” diye konuştu.

    Kızının intihar edecek biri olmadığını savunan Feyat Nama, “Evlenmeden önce İsmail’in sokakta kaldığını söylüyordu. Kızım bana, ‘Baba, sokakta kalmasın. Evlenelim, bir evimiz olsun’ diyordu. Genç yaşında her işe koşan, araç kullanan, hayatın içinde olan bir kız, durup dururken neden intihar etsin? Kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Ya İsmail kendisi yaptı ya da kızımı baskı altına alarak bu olaya zorladı. Kızım başörtülü olmadığı için İsmail’in babası istemeye dahi gelmedi” ifadelerini kullandı.

    “SON GÖRÜŞMEMİZDE GÜLDÜK VE SOHBET ETTİK”

    Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın ablası Elif K. ise Helin Nama’yı sevdiklerini belirterek, “Biz hayatımızda daha önce hiç mahkeme görmedik. Gelinimizi de çok seviyorduk. Olaydan 2 gün önce Helin ile telefonda görüştük. Otomobil aldıklarını ve evime geleceklerini söyledi. Olay tarihinde Diyarbakır’daydım. Helin ile yaptığımız son görüşmede güldük, eğlendik ve sohbet ettik” dedi.

    “KADINI OMZUNDA AŞAĞIYA İNDİRİYORDU”

    Olay sırasında apartmanda misafir olarak bulunduğunu belirten tanık Nasuh B., olayın hemen sonrasında yaşananları anlattı. Nasuh B., “Erkek şahıs kadına, ‘Sen ne yaptın?’ diyordu. Kadını omzunda aşağıya indiriyordu. Benden aracın kapısını açmamı istedi, ben de açtım. Herhangi bir tabanca sesi duymadım” ifadelerini kullandı.

    “HELİN’E YANIMDA BİR KIZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ, SENİ KIZ ZANNETMİŞ”

    Olay günü sanıkla birlikte olan dayısının oğlu Mustafa A. da gün içinde yaşananları anlatarak, “Olay günü İsmail ile birlikteydik. Kendisine berbere gideceğimi ve isterse benimle gelebileceğini söyledim. İsmail, önce kayınpederini bırakacağını belirtti. Daha sonra beni aldılar ve kayınpederini bıraktık. Berbere gittiğimizde yaklaşık 1 saat sonra bizi alabileceğini söyledi. Bunun üzerine yakındaki bir oyun kafeye doğru gidip geri döndük” dedi.

    Helin Nama’nın telefonla aramasının ardından yola çıktıklarını belirten Mustafa A., “İsmail’in eşi arayınca berbere gitmeden Helin’i almak için yola çıktık. Eve giderken İsmail, kayınbiraderiyle karşılaştı. Daha sonra telefonla konuştular. Görüşmenin ardından İsmail bana, ‘Helin’e yanımda bir kız olduğunu söylemiş, seni kız zannetmiş’ dedi. İsmail daha sonra beni evime bıraktı. Gece saat 23.30 sıralarında beni arayarak, ‘Helin kafasına sıktı’ dedi” şeklinde konuştu.

    “HER TARTIŞTIĞIMIZDA SİLAHI ELİNE ALIYOR DEDİ”

    Tanık olarak dinlenen maktulün ağabeyi Emrah N. ise, kardeşinin olay günü sanıkla birlikte aile evinde yemeğe geldiğini belirtti. Olaydan birkaç gün önce çiftin otomobil almak için Bursa’ya gittiğini söyleyen Emrah N., “Yolculuk sırasında Helin’in otomobili çok hızlı kullandığı gerekçesiyle tartışmışlar. İsmail, kardeşime ‘Seni döverim’ demiş. Ben de yemek sırasında İsmail’e tepki göstererek, ‘Anne ve babası ona dokunmadı, sen kimsin?’ dedim. Helin ise bana, ‘Çok üzerine gitme, her tartıştığımızda silahı eline alıyor’ dedi” ifadelerini kullandı.

    Kardeşine evden ayrılmamasını söylediğini anlatan Emrah N., “Bir işim olduğu için dışarı çıktım. Geri döndüğümde kardeşim evde yoktu. Daha sonra intihar ettiğini söylediler. Sanık saldırgan davranışlar sergileyen biriydi. Olaydan birkaç gün önce tartıştığı bir taksicinin ayağına şişe fırlatmıştı. Helin, olaydan 2 ay önce mesleğiyle ilgili sertifikalar alarak kendisini geliştirmeye çalışıyordu. İntihar etmeyi düşünen birisi bunları yapar mı?” dedi.

    Duruşmada Helin Nama’nın hareket halindeki bir aracın kaputunda bulunduğu ve boş arazide kurusıkı tabancayla ateş ettiği anlara ilişkin görüntüler mahkeme heyetine izletildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. >>>İHA

  • Otomobille kamyonetin çarpıştığı kazada 4 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da otomobil ile kamyonetin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı.

    Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Serban beldesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, S.A. idaresindeki 07 BAU 143 plakalı otomobil, E.S. yönetimindeki 35 BCT 885 plakalı kamyonetle çarpıştı.

    Kazada, araçlarda bulunan H.A., Ş.A., G.S. ve S.C. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

    Kazayla ilgili jandarma tarafından inceleme başlatıldı.

  • Silah arkadaşlarından Hasan Samur’a vefa

    Silah arkadaşlarından Hasan Samur’a vefa

    Afyonkarahisar Merkez Karakolu’nda görev yapan jandarma personeli, Sinanpaşa ilçesinde geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Uzman Çavuş Hasan Samur ve ailesini unutmadı. Silah arkadaşları tarafından Merkez Ördek Camii’nde düzenlenen mevlit sonrası çıkışta vatandaşlara lokma dağıtıldı. Cami avlusunda kurulan stantta dağıtılan lokmalardan alan vatandaşlar, genç yaşta hayata veda eden uzman çavuş, eşi ve minik bebekleri için dualar etti.

    Geçtiğimiz hafta sonu Sinanpaşa ilçesinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpan otomobilde, sürücü Uzman Çavuş Hasan Samur (27) ile eşi Zehra Samur (26) olay yerinde hayatını kaybetmişti. Kazada ağır yaralanan 8 aylık bebekleri de, hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. >>>İHA

    Silah arkadaşlarından Hasan Samur'a vefa
    HAYATINI KAYBEDEN UZMAN ÇAVUŞ HASAN SAMUR VE AİLESİNİ ANMAK İÇİN SİLAH ARKADAŞLARI TARAFINDAN MERKEZ ÖRDEK CAMİİ’NDE DÜZENLENEN MEVLİT SONRASI ÇIKIŞTA VATANDAŞLARA LOKMA DAĞITILDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında eşi ve kızı ile birlikte hayatını kaybeden Jandarma Uzman Çavuş Hasan Samur için mesai arkadaşları tarafından lokma dağıtıldı.
    Silah arkadaşlarından Hasan Samur'a vefa
    AFYONKARAHİSAR’DA MEYDANA GELEN FECİ TRAFİK KAZASINDA KARISI VE KIZI İLE HAYATINI KAYBEDEN JANDARMA UZMAN ÇAVUŞ HASAN SAMUR İÇİN MESAİ ARKADAŞLARI TARAFINDAN ANLAMLI BİR VEFA ÖRNEĞİ SERGİLENEREK LOKMA DAĞITILDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında eşi ve kızı ile birlikte hayatını kaybeden Jandarma Uzman Çavuş Hasan Samur için mesai arkadaşları tarafından lokma dağıtıldı.
  • Afyonkarahisar’da “Milletin Zaferinin 10. Yılında Tam Bağımsız Türkiye” konferansı düzenlendi

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da "Milletin Zaferinin 10. Yılında Tam Bağımsız Türkiye" konferansı gerçekleştirildi.

    Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Zafer Sağlık Külliyesi Merkezi Derslikler Konferans Salonu'nda düzenlenen konferans, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

    Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan konuşma yaptı.

    Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve gazi Turgut Aslan, 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını anlatarak o günün unutulmaması gerektiğini ifade etti.

    Konferansın ardından Aslan'a fetih bayrağı takdim edildi.

    Konferansa, Afyonkarahisar Vali Vekili Celil Ateşoğlu, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Murat Kaya, kurum müdürleri, akademisyenler, sağlık çalışanları ve davetliler katıldı.