Yazar: admin

  • Gazzeli çocuklardan Ömer Halisdemir’e vefa

    Gazzeli çocuklardan Ömer Halisdemir’e vefa

    Genç ressamlar, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda İsrail saldırılarında yıkılan bir binanın duvarına Halisdemir’in resmini çizdi.

    Gazzeli çocuklar söz konusu duvarın üzerinde Türk ve Filistin bayraklarını dalgalandırdı.

    Duvarın etrafından toplanan çocuklar 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin fotoğraflar taşıdı.

    İsrail saldırılarında ağır hasar görmüş bölgede çadırlara sığınan yerinden edilmiş Filistinli çocuklar ve gençler, kahraman şehidi anmak ve Türk halkıyla dayanışma içinde olduklarını göstermek için şehit Ömer Halisdemir’in portresini ve Türk bayrağını çizdiklerini belirtti.>>>AA

  • Ünlü fenomenden korkutan haber: Ameliyata mı alındı?

    Ünlü fenomenden korkutan haber: Ameliyata mı alındı?

    Danla Biliç hakkında korkutan iddia

    Sosyal medya fenomeni Danla Biliç’in sağlık durumuna ilişkin ortaya atılan iddialar magazin gündemine oturdu.

    Sosyal medyada yayılan paylaşımlara göre, Biliç’in sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından sabah saatlerinde hastaneye kaldırıldığı ve acil olarak ameliyata alındığı öne sürüldü.

    Estetik operasyonları sonrası komplikasyon iddiaları

    İddialara göre Danla Biliç’in yıllar önce geçirdiği Aquafilling işlemi nedeniyle komplikasyonlar yaşadığı ve bu süreçte birden fazla operasyon geçirmek zorunda kaldığı belirtildi.

    Son dönemde sağlık sorunlarının yeniden arttığı ileri sürülen fenomen ismin, daha önce de aynı nedenle çeşitli ameliyatlar geçirdiği iddia edildi.

    Şehir dışından Doktor beklediği öne sürüldü

    Sosyal medyada yer alan iddialarda, Danla Biliç’in sağlık durumunun ağırlaşması üzerine şehir dışından gelecek bir doktor tarafından yeniden ameliyata alınacağı öne sürüldü.

    Ancak söz konusu iddialara ilişkin Danla Biliç veya yakın çevresinden henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

    Açıklama bekleniyor!

    Danla Biliç’in sağlık durumuna ilişkin sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken, şu ana kadar hastane ya da fenomenin ekibi tarafından iddiaları doğrulayan veya yalanlayan resmî bir açıklama gelmedi.

    Sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin yapılacak resmî açıklamalarla netlik kazanması bekleniyor.

  • Danla Biliç’ten kötü haber: Ameliyata mı alındı?

    Danla Biliç’ten kötü haber: Ameliyata mı alındı?

    Danla Biliç hakkında korkutan iddia

    Sosyal medya fenomeni Danla Biliç’in sağlık durumuna ilişkin ortaya atılan iddialar magazin gündemine oturdu.

    Sosyal medyada yayılan paylaşımlara göre, Biliç’in sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından sabah saatlerinde hastaneye kaldırıldığı ve acil olarak ameliyata alındığı öne sürüldü.

    Estetik operasyonları sonrası komplikasyon iddiaları

    İddialara göre Danla Biliç’in yıllar önce geçirdiği Aquafilling işlemi nedeniyle komplikasyonlar yaşadığı ve bu süreçte birden fazla operasyon geçirmek zorunda kaldığı belirtildi.

    Son dönemde sağlık sorunlarının yeniden arttığı ileri sürülen fenomen ismin, daha önce de aynı nedenle çeşitli ameliyatlar geçirdiği iddia edildi.

    Şehir dışından Doktor beklediği öne sürüldü

    Sosyal medyada yer alan iddialarda, Danla Biliç’in sağlık durumunun ağırlaşması üzerine şehir dışından gelecek bir doktor tarafından yeniden ameliyata alınacağı öne sürüldü.

    Ancak söz konusu iddialara ilişkin Danla Biliç veya yakın çevresinden henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

    Açıklama bekleniyor!

    Danla Biliç’in sağlık durumuna ilişkin sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken, şu ana kadar hastane ya da fenomenin ekibi tarafından iddiaları doğrulayan veya yalanlayan resmî bir açıklama gelmedi.

    Sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin yapılacak resmî açıklamalarla netlik kazanması bekleniyor.

  • Uluslararası sulardan İzmir’e getirilen orkinoslar Uzak Doğu sofralarına hazırlanıyor

    Uluslararası sulardan İzmir’e getirilen orkinoslar Uzak Doğu sofralarına hazırlanıyor

    Mavi yüzgeçli orkinoslar, Atlantik Ton Balıklarının Korunması Uluslararası Komisyonu’nca (ICCAT) belirlenen kota çerçevesinde avlanıyor.

    Bu yıl için belirlenen 48 bin 403 ton av kotasının Türkiye’ye ayrılan 3 bin 95 tonluk kısmı, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce gerekli şartları sağlayan gırgır teknelerine tahsis edildi.

    Mayıs ve haziranda Akdeniz açıklarında avlanan orkinoslar, denizde özel kafeslere canlı olarak alınıyor. Bu kafesler balıkçı gemileri tarafından saatte yaklaşık 2 kilometre hızla çekilerek İzmir’de orkinos yetiştiriciliği yapan 5 tesise ulaştırılıyor.

    Çiftliklere ulaşan ve hasat dönemine kadar beslenecekleri kafeslere aktarılan balıkların, bu süreçte su altı kamera sistemleriyle sayım ve boy ölçümleri yapılıyor.

    Yaklaşık 7 ay boyunca sardalya, hamsi, kolyoz ve uskumru gibi balıklarla beslenen orkinoslar, istenen kilo ve yağ oranına ulaştıktan sonra aralık ve ocak döneminde gerçekleştirilen hasadın ardından başta Japonya ve Güney Kore olmak üzere Uzak Doğu ülkelerine ihraç ediliyor.

    Uluslararası sulardan İzmir'e getirilen orkinoslar Uzak Doğu sofralarına hazırlanıyor

    Orkinosların nakli görüntülendi

    Akdeniz’de avlanan orkinosların bir kısmı, İzmir’in Karaburun ilçesi açıklarında yer alan Ildır-Gerence körfezlerindeki orkinos besiciliği yapan tesise ulaştı.

    Orkinosların beslenme alanları ve havuzlara nakledilmesi, su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi. Çekimlerin su altındaki arka plan kayıtları dalış eğitmeni Murat Kulakaç tarafından gerçekleştirildi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş da suya dalarak Ceylan ile bu anlara tanıklık etti.

    “Balıkçılık yönetimi ve ekonomi açısından önemli bir türümüz”

    Genel Müdür Yardımcısı Akbaş, AA muhabirine orkinosların Akdeniz’deki avlanma süreçlerinden kafeslere aktarımı ve hasadına kadar tüm aşamaların gözlem ve denetim görevini özenle yerine getirdiklerini söyledi.

    Orkinosun kıymetli bir tür olduğunu ifade eden Akbaş, şunları kaydetti:

    “Balıkçılık ve ekosistem açısından da çok önemli bir tür. Bunu kotayla yönetiyoruz. Ülkemize tahsis edilmiş kota geçtiğimiz yıl 2 bin 600 tonken bu seneki müzakerelerle 3 bin 95 tona çıktı. Ciddi bir emtia oluşturuyor. Bunun geçtiğimiz seneki ticareti yaklaşık 2,7 milyar lira. Yani balıkçılık açısından, balıkçılık yönetimi ve ekonomi açısından önemli bir türümüz.”

    Akbaş, amatör balıkçılarca avlanılan orkinosların il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine müracaat edilerek kayıt altına alınmasının gerektiğini, aksi takdirde balıkçıların idari yaptırımla karşılaşabileceklerini sözlerine ekledi.

    Tesisin genel müdürü Cenk Yurttaş ise orkinosların Malta’dan yaklaşık 25 günde çekici tekne vasıtasıyla tesise ulaştığını, beslenmesi yapılacak kafeslere aktarımının yapıldığını anlattı.

    Aktarımın detaylı bir iş olduğunu ifade eden Yurttaş, “Bir kafesten diğerine aktarılırken uluslararası bir gözlemci ve bakanlığın görevlileri nezaretinde çeşitli su altı kameralarıyla transferin görüntüsü alınıyor. Daha sonra bu balıklar sayılıyor, kiloları tespit ediliyor ve besleme dönemine geçiliyor. Çok yavaş çekildiği için bir kayıp yaşamıyoruz.” diye konuştu. >>>AA

  • Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    Doğu, 2014’te ithal edilen otomotiv yedek parçalarını Türkiye’de üretme hedefiyle başladığı üretim yolculuğunu, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 2 bin 500 kalıba sahip bir sanayi yatırımına dönüştürdü.

    Fabrikada, tampon, far, stop, sinyal, kapı cebi ve marşpiyel bageti gibi otomotiv yedek parçalarının yanı sıra dondurma makineleri için endüstriyel parçalar, çamaşır ve bulaşık makinelerinin motor yatakları, seralarda kullanılan tarım ekipmanları ve sprey tabancaları üretiliyor.

    Doğu, AA muhabirine, uzun yıllar otomotiv yedek parçası toptancılığı yaptıktan sonra, 2010’lu yıllarda ikinci kuşağın da şirkete katılmasıyla üretime yönelme kararı aldıklarını söyledi.

    Bir makineyle başladı, 243 kişilik üretim tesisine dönüştü

    “Bir kalıp ve bir makineyle başladık”

    Otomotiv yedek parçasında ithalatın yoğun olduğu dönemde, sattıkları ürünleri Türkiye’de üretme fikrinin kendilerini heyecanlandırdığını belirten Doğu, “Araba yedek parçasında ithalatımız çok fazlaydı. ‘Bunları üretebilir miyiz?’ diyerek yola çıktık. 2014 yılında bir makine, bir kalıp ve iki personelle üretime başladık. Bugün yaklaşık 47 bin metrekarede toplam 243 kişiyle araba yedek parçası ve diğer ürünleri üretiyoruz.” dedi.

    Antalya doğumlu olduğunu, ailesinin ve ticari ağlarının kentte bulunması nedeniyle üretimi burada sürdürdüklerini dile getiren Doğu, Anadolu pazarına yakınlık açısından avantajlı bir konumda bulunduklarını ifade etti.

    Girişimlerinde asıl amacın ithalatın önünü kesmek olduğuna dikkati çeken Doğu, şöyle konuştu:

    “Ne yaptığımızı, ne aldığımızı, Çin’de ve Avrupa’da fiyatların ne kadar olduğunu bildiğimiz için ‘Biz bunu üretsek nasıl olur?’ diyerek bir kalıp ve bir makineyle başladık. Şu an 2 bin 500 kalıp ve 243 kişiyle memnun olduğumuz bir iş yapıyoruz. Eğer bir ürün ithal ediliyorsa ve araba yedek parçasında tampon, aydınlatma gibi bir ürünse o zaten bizim radarımıza giriyor. Eğer fiyat performansı uygunsa biz o ürünü yapmak için gayret sarf ediyoruz.”

    Doğu, yerli üretimin hem toptancılar hem de son kullanıcılar için avantaj sağladığını aktararak, zamanında teslimat, doğru fiyat ve uygun vade imkanıyla pazara katkı sunduklarını kaydetti.

    “İthalatın önünü kesmek istiyoruz”

    Orijinale eş değer ve kaliteli ürün üretiminin maliyetlerin düşmesine katkı sağlayacağını belirten Doğu, “Bize en çok sorulan sorulardan biri ‘Ne kadar ihracat yapıyorsunuz?’ oluyor. Halbuki ‘Ne kadar ithalatın önünü kesiyorsunuz?’ diye sorsalar daha çok mutlu olurum. Çünkü ihracat yapmak tabii ki kıymetli, bizim de ihracatımız var. Ancak benim derdim, bir ürün ithal ediliyorsa bunu ülkemizde üretebilmek.” ifadelerini kullandı.

    14 milyon dolarlık yeni aydınlatma yatırımı

    Rasim Feyzan Doğu, firmayı en çok heyecanlandıran yeni projenin araç aydınlatması olduğunu dile getirdi.

    Eski nesil araç aydınlatma ürünlerini 14 aydır üretip sattıklarını, yeni nesil ürünler için de yaklaşık 14 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını bildiren Doğu, şunları kaydetti:

    “Yeni yaptığımız yatırım yaklaşık 14 milyon dolar değerinde. Altı ay içerisinde faaliyete geçip orada da ithal ürünün önünü keseceğimize inanıyoruz. LED’li, viraj dönen ve matrix farlar gibi teknoloji gerektiren yeni nesil ürünlerin Türkiye’de üretimi henüz yok. Biz bununla ilgili 4 senedir yatırım yapıyoruz. Yeni fabrikamız ile birlikte bunun da üretimine başlamış olacağız. Bu benzer üretim noktalarının yüzde 99’u Çin ve Tayvan’da. Dünyanın en büyük iki üreticisi Tayvan’da yer alıyor. Bunun karşısında biz Türkiye içerisinde güçlü bir rakip olacağımıza inanıyoruz.” Yatırım teşvik belgesini Ocak 2026’da aldıklarını, KOSGEB’den de dijitalleşme yatırımı desteği sağladıklarını belirten Doğu, kamu desteklerinden memnun olduklarını ifade etti. Dış ticarette rekabet koşullarının önemine de değinen Doğu, “Ticareti regüle ederken dışarıdan gelen ürünlerin bizimle aynı ligde, aynı kulvarda yarışmasını istiyoruz. Bu bizim için yeterli.” dedi.>>>AA

  • Türkiye, Irak ile yeni enerji anlaşması için masada

    Türkiye, Irak ile yeni enerji anlaşması için masada

    Bakan Alparslan Bayraktar, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı konusunda 2014-2018 dönemine ilişkin tahkim kararının uygulanmasına ilişkin tenfiz sürecinin ABD’nin başkenti Washington’da sürdüğünü belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

    “İlk karara Paris’teki mahkemeye itirazda bulunduk. Hukuki prosedür tamamlansın istedik ama şu anda baktığımız esas şey Washington’da devam eden tenfiz davası. Orada bir hesap kitap yapılacak. Faiz hesap edilecek ki bizim alacaklar çok geçmişten geliyor. Ona göre o dönem kapanmış olacak. 2018’den sonraki döneme ilişkin tahkim davası devam ediyor.”

    Bayraktar, söz konusu boru hattı anlaşmasının uzatılmayacağını vurgulayarak, “Biz bir sene önce bu anlaşmayı yenilemeyeceğimizi söyledik. 2010’da bu anlaşma akdedilmiş, 2014’te Irak bizi tahkime götürmüş. Sen arada anlaşmazlık çıkaran bir anlaşmayla devam etmek ister misin? Biz etmek istemiyoruz. Bu anlaşma yürümüyor demek ki. Bizi tahkimle baş başa bırakmış. Dolayısıyla yeni bir anlaşma olması lazım.” ifadelerini kullandı.

    Süreç üzerine yeni bir anlaşma yapılmasına karar verdiklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

    “Geçen yıl anlaşmayı yenilemeyeceğimizi söyledik ve yeni bir anlaşma taslağı da gönderdik onlara, fakat Irak’ta seçimler vardı, yeni kuruldu hükümet. Dolayısıyla şimdi onlarla bir müzakere yapıp temmuz ayının sonuna yetiştirmek neredeyse imkansız. 3 haftada olacak bir iş değil. Ara çözüm olarak onlara dedik ki BOTAŞ’la bir senelik petrol taşıma anlaşması yapalım. Yani BOTAŞ sizin petrolünüzü bir sene taşısın. O bir sene içerisinde de, 3 ayda varabilirsek 3 ayda, 6 ayda varabilirsek 6 ayda bir anlaşmaya varalım. Yeni ITP (Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması) diyelim, daha kapsamlı yeni boru hattı anlaşması. İçerisinde başka şeyler de olsun. Bizim hattı Basra’ya kadar götürme hedefimiz var. Dolayısıyla ona da biraz zaman bırakalım müzakere için, ama 27 Temmuz’da da akış durmasın. ‘BOTAŞ petrolünüzü şuradan şuraya taşısın’ dedik. Onlar da bize 750 bin varillik bir kapasiteye ihtiyaçları olacağını söyledi. Gerçi bugün akan 180-200 bin varil ama, tamam dedik, 750 bin varili biz size ayırırız. Bir sene içerisinde de biz yeni ve daha kapsamlı bir ITP’yi imzalamak istiyoruz.”

    Bayraktar, hattın Kerkük’ten Basra’ya kadar uzatılması ve kapasitesinin artırılmasına ilişkin, “Irak Başbakanı ile de görüştük. 2,5 milyon varile çıkaralım kapasiteyi dedik. Kuveyt istiyorsa Kuveyt bu boru hattına petrolünü koysun. Başka isteyenler olursa Körfez’den onlar koysun gibi kapsamlı şeyler söyledik. Doğal gaz boru hattı inşa edelim yanında hemen. Bir kere de kazalım. İki tane boru hattı koyalım. Katar gazı gelebilir, başka gaz kaynakları gelebilir gibi bir sürü şey konuştuk.” değerlendirmesinde bulundu.

    Tahkim süreçlerinin Irak’la yürütülen müzakerelerin başlıklarından biri olacağını belirten Bayraktar, BOTAŞ’ın bir yıl süreyle petrol taşımasına ilişkin öneri konusunda ise taraflar arasında henüz sonuçlandırılmamış birkaç husus bulunduğunu söyledi.

    Bayraktar, Türkiye’nin bu konuda hazır olduğunu ifade ederek, söz konusu hususların çözüme kavuşmasını beklediklerini kaydetti.>>>AA

  • 15 Temmuz’da bu yollar kapalı olacak: İşte listesi…

    15 Temmuz’da bu yollar kapalı olacak: İşte listesi…

    Peki, yarın hangi yollar ulaşıma kapatılacak? İşte kapalı yollar ve alternatif güzargahları hepsi haberimizde…

    15 Temmuz’da Yollar Saat Kaçta Kapanacak?

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, belirtilen güzergahlar 15 Temmuz Çarşamba günü saat 03.00 ile 15.00 arasında trafiğe kapatılacak. Sürücülerin mağduriyet yaşamaması için alternatif yolları kullanmaları önemle rica edildi.

    İşte Kapatılacak Yollar Listesi!

    Etkinlik programı kapsamında Beşiktaş, Üsküdar ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü civarında trafiğe kapatılacak yollar ilçelere göre şu şekildedir:

    Beşiktaş İlçesinde Kapanacak Yollar:

    • Barbaros Bulvarı Sait Çiftçi Köprü Katılımı

    • Sait Çiftçi Varyant Üstü Köprü Katılımı

    • Yıldız Posta Caddesi Gayrettepe D-100 Güney Katılımı

    • Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 Güney Katılımı

    • Barbaros Bulvarı’ndan Sarıyer İstikametine D-100 Kuzey Katılımı

    15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Çevresinde Kapanacak Yollar:

    • D-100 Güney Yol Beşiktaş – Sarıyer Ayrımları Mevkii

    • D-100 Kuzey Yol Ümraniye – Altunizade Ayrımları Mevkii

    Üsküdar İlçesinde Kapanacak Yollar:

    • Beylerbeyi Köprü Katılımı

    • Kısıklı Caddesi Altunizade Köprü Katılımı

    • Altunizade Kavşak

    • Tophaneli Caddesi Köprü Katılımı

    Alternatif Güzargahlar

    15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu boyunca trafiğe kapanacak olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve bağlantı yollarına alternatif olarak sürücülerin şu güzergahları kullanmaları öneriliyor:

    İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakası geçişleri için Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (FSM), Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli açık olacak ve alternatif güzergah olarak kullanılabilecektir. Şehir içi ulaşımlarda ise kapatılan arterlerin dışındaki bağlantı yolları tercih edilmelidir.

  • AKÜ’de 15 Temmuz konferansı düzenlendi

    AKÜ’de 15 Temmuz konferansı düzenlendi

    İçişleri Eski Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok’un konuşmacı olarak katıldığı programa Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Naci Aktaş, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, il protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Programın açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, 15 Temmuz darbe girişiminin önceki darbelerden farklı özellikler taşıdığını belirterek, girişimin emperyalist unsurlarla bağlantılı, dini görünümlü bir yapı tarafından gerçekleştirildiğini ve Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bir ihanet olduğunu ifade etti. Karakaş, darbe girişiminin en önemli yönlerinden birinin milletin gösterdiği güçlü direniş olduğunu vurgulayarak, 15 Temmuz gecesinde ortaya çıkan toplumsal dayanışmanın doğru okunması ve özellikle genç nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

    Konferansta konuşan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Naci Aktaş ise programın adının “17-25 Aralık’tan 15 Temmuz’a İhanetin Kronolojisi” olmasının sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Devletin FETÖ ile mücadelesinin 15 Temmuz’dan önce başladığını ifade eden Aktaş, yıllar içinde birçok şeyin değiştiğini ancak milletin iradesinin hiçbir zaman değişmediğini vurgulayarak, “Değişmeyen en büyük gücümüz milli irademizdir.” dedi.

    Konferansın ana konuşmacısı olan İçişleri Eski Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok ise FETÖ’nün yıllarca dini duyguları istismar ederek devlet kurumlarında örgütlendiğini söyledi. Örgütün sınav sorularının çalınması, kamu kurumlarında kadrolaşma, iftira, yasa dışı dinleme, şantaj ve tehdit gibi yöntemlerle güç kazanmaya çalıştığını öne süren Altınok, bu süreçlerin Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli kırılma noktalarından biri olduğunu ifade etti.

    28 Şubat sürecine de değinen Altınok, o dönemde inançlarını yaşamak isteyen vatandaşların çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, Türkiye’nin geçmişte farklı vesayet anlayışlarıyla mücadele ettiğini söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasının en önemli nedeninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara davet etmesi olduğunu ifade eden Altınok, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Milletin iradesinden başka bir irade tanımadım, tanımayacağım’ anlayışıyla milleti sokaklara davet etmesi sürecin kırılma noktası olmuştur.” dedi.

    Türk milletinin 15 Temmuz gecesi gösterdiği direnişin tarihe geçtiğini belirten Altınok, “Tankın önüne geçebilen böyle bir millet dünyada yok.” sözleriyle vatandaşların ortaya koyduğu kararlılığın darbe girişiminin engellenmesinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Konferans, konuşmaların ardından katılımcıların yoğun ilgisiyle sona erdi. >>>Berna TÜRKSOY

    AKÜ'de 15 Temmuz konferansı düzenlendi AKÜ'de 15 Temmuz konferansı düzenlendi AKÜ'de 15 Temmuz konferansı düzenlendi AKÜ'de 15 Temmuz konferansı düzenlendi

  • “Osman Bulaş kalbimizde yaşayacak”

    “Osman Bulaş kalbimizde yaşayacak”

    Uydukent Minibüs Durağı Başkan Vekili Kazım Adıbelli, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yaptığı açıklamada, Durak Başkanı Osman Bulaş’ın vefatının büyük üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti. Başkan Vekili Adıbelli, yaşanan acı kayıp nedeniyle bugün minibüslerin sefere çıkmadığını, ancak yarın itibarıyla ulaşım hizmetinin yeniden başlayacağını duyurdu.

    “BELEDİYE BAŞKANIMIZ İLE GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR”

    Açıklamada, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ile görüşmelerin devam ettiği belirtilerek, Belediye Başkanı’nın bugün taziye evini ziyaret edeceği bilgisinin kendilerine ulaştığı ifade edildi. Başkan Vekili, süreç boyunca sağduyu içerisinde hareket ettiklerini ve kamuoyunun anlayışına teşekkür ettiklerini kaydetti.

    “YARIN SEFERLER YENİDEN BAŞLIYOR”

    Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına gerekli planlamaların yapıldığını belirten Başkan Vekili Kazım Adıbelli, yarın itibarıyla Uydukent Minibüs Durağı’na bağlı araçların yeniden seferlerine başlayacağını açıkladı.

    “KALICI ÇÖZÜM İÇİN KURUMLARLA BİR ARAYA GELİNECEK”

    Perşembe günü başta Afyonkarahisar Valisi olmak üzere, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Emniyet Müdürü ve durak heyetiyle bir araya gelerek yaşanan sürece ilişkin kalıcı çözümler üzerinde değerlendirmelerde bulunacaklarını belirten Başkan Vekili Kazım Adıbelli, tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket edeceklerini vurguladı.

    “OSMAN BULAŞ KALBİMİZDE YAŞAYACAK”

    Açıklamanın sonunda merhum Durak Başkanı Osman Bulaş’ın yıllarca özveriyle görev yaptığını belirten Başkan Vekili Kazım Adıbelli şu ifadeleri kullandı: “Merhum Durak Başkanımız Osman Bulaş’ı hiçbir zaman unutmayacağız. Kendisi durak camiamıza önemli hizmetlerde bulunmuş, herkesin sevgi ve saygısını kazanmış değerli bir büyüğümüzdü. Hatırası daima kalbimizde yaşayacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm durak esnafımıza bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz.” >>>Haber Merkezi

    "Osman Bulaş kalbimizde yaşayacak"
    OSMAN BULAŞ AĞIR YARALI OLARAK KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ. (İHA/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da dün minibüs durağı başkanının öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınanların sayısı 18’e yükselirken, ilk ifadelere göre cinayetin yetki belgesiz şoför çalıştırma tartışması sonrası işlendiği öğrenildi.
    "Osman Bulaş kalbimizde yaşayacak"
    AFYONKARAHİSAR’DA BİR MİNİBÜS DURAĞINDA YAŞANAN SALDIRIDA SİLAHLI VURULAN DURAK BAŞKANI HAYATINI KAYBEDERKEN, 1 KİŞİ DE AĞIR YARALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da minibüs durağına düzenlenen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.

    "Osman Bulaş kalbimizde yaşayacak"

  • Dondurma yüklü kamyonet devrildi: 1 yaralı

    Afyonkarahisar’da Algida markasının dondurmalarını taşıyan kamyonetin devrilmesi sonucu bir kişi yaralanırken, olayda kamyonetin kasasında taşıdığı dondurmalar ise çevreye dağıldı.

    Olay, Emirdağ ilçesine bağlı Davulga beldesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.S., idaresindeki 45 FP 518 plakalı Algida firmasına ait dondurma yüklü kamyonet sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonrası kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Kazada sürücü yaralanırken kamyonetin kasasındaki dondurmalar ise çevreye dağıldı. Yaralanan sürücü çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    Devrilen kamyonet ise yaklaşık yarım saat süren müdahale sonrası devrildiği yerden kaldırılarak otoparka götürüldü.

  • Durak başkanı cinayetinde gözaltı sayısı 18’e yükseldi

    Afyonkarahisar’da dün minibüs durağı başkanının öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınanların sayısı 18’e yükselirken, ilk ifadelere göre cinayetin yetki belgesiz şoför çalıştırma tartışması sonrası işlendiği öğrenildi.

    Olay, dün Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile durak başkanı Osman Bulaş arasında yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Çıkan kavgada gruptakilerden Y.B.’nin ateşlediği silahla vurulan Osman Bulaş ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İ.Ç.’nin de çıkan arbede de N.K. tarafından bıçakladığı iddia edildi.

    Cinayet zanlısı olayda kullanılan silahla yakalandı

    Yaşanan olayın ardından harekete geçen polis ekipleri kamera incelemeleri ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkarak cinayet zanlısı ile birlikte olaya karıştıkları belirlenen 17 kişiyi gözaltına aldı. Şahısların emniyetteki işlemleri devam ederken ilk ifadeleri de ortaya çıktı. Cinayet zanlısı Y.B., olayda kullandığı silahla birlikte polisin başarılı takibi sonrası gizlendiği evde yakalandı.

    Cinayetin nedeni yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi

    Alınan ifadelerde, şahısların Uydukent-Çarşı hattında yeni bir dolmuş hattı aldıkları ve çalışan şoförün evraklarında eksiklik olduğu için Durak Başkanı Bulaş ile yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi yüzünden birkaç gündür tartıştıkları öğrenildi.

    Başkan Karataş’la ilgili iddia

    Olaydan yaklaşık yarım saat sonra olay yerine gelen Afyonkarahisar Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İ.K’nın, yaşananlardan kısmen bilgisi olmasına rağmen güvenlik güçlerine bilgi vermekten kaçındığı öne sürüldü. İ.K, kentte dolmuş şoförlerine yönelik polis tarafından geçtiğimiz aylarda yapılan denetimlere gösterdiği tuhaf tepki ile gündeme gelmişti.

    Göz altındaki şahısların emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilecekleri belirtildi.

  • 15-18 yaş arasına müebbet hapis!

    15-18 yaş arasına müebbet hapis!

    Suça sürüklenen çocuklara ilişkin kanun teklifi Meclis’e sunuldu. Yeni teklifle birlikte 15-18 yaş arasına müebbet hapis cezası verilebilecek.
    AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta (ortada), suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi. Usta, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut (sağ 3) ve bazı milletvekilleriyle TBMM’de basın açıklamasında bulundu. ( Muhammed Abdullah Kurtar – Anadolu Ajansı )

    AK Parti, suça sürüklenen çocuklara ilişkin kanun teklifini Meclis’e sundu. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bir basın toplantısı düzenleyerek teklifin ayrıntılarını açıkladı.

    Teklifle yedi farklı kanunda değişiklik ön görülüyor.

    Düzenlemede suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve infaz adaletinin sağlanması ile çocukların korunmasına yönelik yenilikler yer alıyor.

    MÜEBBET HAPİS CEZASI

    Düzenlemedeki en dikkat çekici bölüm çocuk yaştaki suçlulara yönelik yapılan müebbet hapis cezasına ilişkin.

    Usta, yeni düzenlemeyle birlikte kasten adam öldüren ve neticesi itibarıyla ağır yaralanmaya sebep olan 15-18 yaş arasına müebbet hapis cezası verilebileceğini söyledi. Kanun teklifinin Meclis tatile girmeden Genel Kurul’dan geçirilmesi hedefleniyor.

    İŞTE TEKLİFİN AYRINTILARI

    Son yıllarda çocukların karıştığı olaylara işaret eden Usta, çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesinin mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiğini söyleyen Usta, teklifteki ayrıntıları açıkladı:

    TCK’nın 31’inci maddesinde yapılan düzenleme ile hapis cezalarının alt ve üst sınırı artırıldı. Ayrıca kasta dayalı kusurun ağırlığı, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilme hususları göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralanma suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik düzenleme ön görülmektedir.

    Türk Ceza Kanunu’nda tekerrür hükümlerinin uygulanma yaş sınırı 18’den 15’e düşürülerek, özellikle suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanıyor.

    Teklifle çocuğun gelişimindeki temel rolü dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali” suçuna ilişkin cezaların alt ve üst sınırları artırılıyor.

    Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde bu madde gereğince ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

    Teklifle Çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılıyor.

    Teklif ile kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün, 2 gün olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilerek, 1 günün, 1 gün olarak dikkate alınması sağlanıyor.

    Teklif ile ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülüyor.

  • Akarçay temizliğine DSİ’den özel makine desteği geliyor

    Akarçay temizliğine DSİ’den özel makine desteği geliyor

    Veysel Eroğlu Akarçay’da incelemelerde bulundu

    Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar’da Akarçay’da yürütülen temizlik çalışmalarını yerinde inceledi. İncelemeler sırasında yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Eroğlu, Akarçay’ın daha etkin şekilde temizlenmesi amacıyla Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından özel bir iş makinesinin bölgeye gönderileceğini açıkladı. Temizlik çalışmalarına önemli katkı sağlayacak makinenin kısa süre içerisinde Afyonkarahisar’a ulaştırılacağını belirten Eroğlu, Akarçay’ın daha temiz ve sağlıklı bir görünüme kavuşması için gerekli desteğin verileceğini ifade etti. Yetkililer ise DSİ’den gelecek özel makinenin devreye girmesiyle birlikte temizlik çalışmalarının daha hızlı ve kapsamlı şekilde sürdürüleceğini belirtti. >>>Şerafettin KAZAK

    Akarçay temizliğine DSİ'den özel makine desteği geliyor Akarçay temizliğine DSİ'den özel makine desteği geliyor Akarçay temizliğine DSİ'den özel makine desteği geliyor Akarçay temizliğine DSİ'den özel makine desteği geliyor

  • Akaryakıt krizi Rus ekonomisindeki baskıyı artırıyor

    Akaryakıt krizi Rus ekonomisindeki baskıyı artırıyor

    Benzin ve dizel yakıt fiyatlarındaki hızlı yükseliş, üretim ve nakliye giderleri üzerinden diğer mal ve hizmetlere yansırken, Rusya Merkez Bankasını faiz indirimlerinde daha temkinli davranmaya zorluyor.

    Söz konusu tablo, savaşla birlikte iç talepte yaşanan yavaşlama nedeniyle satışları baskı altında kalan şirketleri daha da zorlarken, enerji ve lojistik maliyetlerinin artmasıyla işletme sermayesi ve yatırım finansmanına erişimin uzun süre yüksek maliyetli seyretmesi şirketler üzerindeki baskıyı artırıyor.

    Ülkenin 40’tan fazla bölgesinde akaryakıt satışına çeşitli kısıtlamalar getirilirken hükümet, iç piyasadaki arzı artırmak amacıyla benzin, motorin ve uçak yakıtı ihracatını durdurdu.

    Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, geçen hafta yaptığı açıklamada, yaşanan yakıt krizinin temel nedenleri arasında Ukrayna’nın insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle bazı rafinerilerin kısmen devre dışı kalmasını, yaz döneminde talebin artmasını ve teslimat güzergahlarındaki değişimi göstermişti.

    Dünyanın önde gelen petrol ve petrol ürünü tedarikçilerinden Rusya’nın ihracatı sınırlaması ise sorunu ülke içi piyasanın ötesine taşıyarak Avrupa ve Asya’daki enerji piyasalarının da gündemine yerleştirdi.

    Rusya Federal İstatistik Kurumu (Rosstat) verilerine göre, ülkedeki benzin fiyatları 30 Haziran-6 Temmuz haftasında yüzde 2,1, dizel yakıt fiyatları yüzde 3,4 artarken, aynı dönemde haftalık enflasyon ise yüzde 0,31 düzeyinde gerçekleşti.

    Benzin fiyatları 1 Ocak-6 Temmuz döneminde yüzde 13,9, dizel yakıt fiyatları ise yüzde 14,7 artarken, aynı dönemde tüketici fiyatları genel düzeyindeki artış yüzde 4,5’te kaldı. Böylece akaryakıttaki fiyat artışı genel enflasyonun üç katını aştı.

    Rusya Merkez Bankası uzun süreli etkiye dikkati çekti

    Rusya Merkez Bankasının 19 Haziran’daki faiz toplantısına ilişkin yayımladığı değerlendirmede, “Akaryakıt piyasasındaki durumun enflasyon üzerindeki etkisi geçmişe kıyasla daha uzun sürebilir.” ifadesi kullanılmıştı.

    Benzin ve motorinin tüketici sepetinde yer aldığına işaret edilen açıklamada, fiyatlardaki yükselişin enflasyonu doğrudan artırdığı, ayrıca nakliye ve üretim maliyetleri üzerinden diğer mal ve hizmetlerin fiyatlarına yansıdığı belirtilerek, “Akaryakıt fiyatlarındaki artış, maliyetler ve enflasyon beklentilerindeki güçlenme yoluyla geniş bir mal ve hizmet grubunda fiyat artış hızını yükseltebilir.” uyarısında bulunulmuştu.

    Banka, akaryakıt piyasasındaki gelişmeler ile ikincil etkilerin büyüklüğünü bundan sonraki para politikası kararlarında dikkate alacağını vurgulamıştı.

    Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ise “Haziran enflasyonunu akaryakıt fiyatlarında yaşanan sıçrama etkileyecek. Hükümet gerekli önlemleri alıyor ancak arzın yeniden tesis edilmesi zaman alabilir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    Akaryakıt, ekonominin geneline maliyet yükü getiriyor

    Rusya Merkez Bankasının haziranda yayımladığı rapor, şirketlerin artan maliyetleri fiyatlarına nasıl yansıttığına ilişkin de önemli veriler ortaya koyuyor. Rapora göre, şirketlerin toplam maliyetleri içerisinde akaryakıt, enerji ve su giderlerinin payı ortalama yüzde 7 düzeyinde bulunurken, söz konusu giderler 2025’te bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 11, şirketlerin lojistik, depolama ve teslimat giderleri de yüzde 13,8 arttı.

    Banka, talebin güçlü ve enflasyon beklentilerinin yüksek seyrettiği dönemlerde şirketlerin artan maliyetleri satış fiyatlarına daha hızlı yansıttığını belirtirken, gıda ve hafif sanayi gibi nihai tüketiciye yönelik sektörlerin maliyet değişimlerinin fiyatlara en hızlı aktarıldığı alanlar arasında yer aldığına işaret etti.

    Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, tarım, gıda, perakende, inşaat ve ulaştırma başta olmak üzere çok sayıda sektörün giderlerine eklenirken, tarımsal üretimin yoğunlaştığı yaz döneminde motorin arzında yaşanan sorunlar da üretim ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.

    Özel sektör yüksek faize daha uzun süre maruz kalıyor

    Rusya Merkez Bankası, 19 Haziran’da politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 14,25’e çekerken, akaryakıt piyasası ve bütçe harcamalarından kaynaklanan risklerin para politikasında gevşeme alanını daralttığını vurguladı.

    Rus ekonomisinin yılın ilk yarısında yaklaşık yüzde 0,5 büyüdüğünü tahmin eden ve üretim artışının büyük ölçüde devlet destekli sektörlerden kaynaklandığını belirten Banka, yüksek kamu talebinin devam etmesinin, ekonomide özel tüketim ve yatırımların daha ılımlı bir görünüm sergilemesini zorunlu kıldığı değerlendirmesinde bulundu.

    Ülkedeki özel sektör, iç talepteki yavaşlama, pahalı kredi ve artan girdi maliyetleriyle aynı anda karşı karşıya bulunurken, akaryakıt fiyatlarının enflasyonu yukarı çekmesi Rusya Merkez Bankasını faiz indirimlerinde daha temkinli davranmaya itiyor ve şirketlerin beklediği kredi maliyeti düşüşü de gecikiyor.

    Ekonominin soğuma sürecinde bulunduğu Rusya’da, yaşanan arz sorunları yatırımların ve üretim kapasitesinin genişletilmesinin üzerinde ilave baskı oluştururken, krizin uluslararası boyutu da ihracat yasaklarıyla önem kazanıyor.

    Uluslararası Enerji Ajansı, Rusya’nın motorin ve uçak yakıtı gibi ürünlerinin ihracatındaki önceki düşüşlerin küresel fiyat farklarını yükselttiğine işaret ederken, Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatların durduğu bir dönemde Rus ürünlerinin de uluslararası piyasada azalması, alternatif tedarik arayışını güçlendiriyor ve taşıma maliyetlerini yükseltiyor.

    Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, akaryakıt talebinin yılın ilk yarısında 2025’in aynı dönemine göre yaklaşık üçte bir arttığını, üretimdeki zorunlu düşüşün teslimat güzergahlarının değiştirilmesine yol açtığını belirtirken, hükümet, çalışan rafinerilerin kapasite kullanımını azami düzeye çıkardı. Rusya’nın mevcut yakıt stokları piyasaya yönlendirilirken, bazı tesislerin planlı bakımları ertelendi ve temmuzda ithal akaryakıt sevkiyatlarının başlaması için düzenlemeler yapıldı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin enerji sisteminin dayanıklılık payının “dünyadaki en yüksek seviyelerden birinde” bulunduğunu belirterek, “Yakıt konusunda yaşanan zorluklar geçici nitelikte.” ifadesini kullandı.

    Sektör yetkilileri, yakıt arzının normale dönüş hızının, Rusya Merkez Bankasının faiz indirimlerinin seyrinden özel sektörün finansman koşullarına ve ihracat yasaklarının süresine kadar birçok unsur üzerinde belirleyici olacağının altını çiziyor.>>>AA

  • Yavru maymuna kedi sahip çıktı!

    Yavru maymuna kedi sahip çıktı!

    Yavru maymuna kedi sahip çıktı!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Volkswagen 50 bin kişiyi daha işten çıkarmayı değerlendiriyor

    Volkswagen 50 bin kişiyi daha işten çıkarmayı değerlendiriyor

    Alman basınında yer alan habere göre, Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume çalışanlara şirket içi bir not gönderdi.

    Notta, şirketin idari, altyapı ve destek birimlerindeki maliyetlerinin benzer otomobil üreticilerinin ortalamasının yaklaşık yüzde 20 üzerinde seyrettiğine dikkat çekildi.

    İşgücü maliyetlerinde herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde bu farkın kapatılması için ilave istihdam azaltılması gerekeceği belirtilen notta, tüm markalar, şirketler ve bölgelerde hangi düzenlemelerin gerekli ve uygulanabilir olduğunun değerlendirildiği, nihai kararın henüz verilmediği kaydedildi.

    Notta, “Personel giderleri genel giderlerin yarısını oluşturduğundan, işgücü maliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını varsayan teorik bir hesaplama, dünya çapında yaklaşık 50 bin pozisyonun azaltılması anlamına gelir.” değerlendirmesi yapıldı.

    Volkswagen’in azalan talebe uyum sağlamak için Avrupa’daki üretim kapasitesini 500 bin araç düşürebileceği hatırlatılan notta, grubun Almanya’daki 4 fabrikada üretimi sonlandırabileceği ifade edildi.

    Notta, daha iyi ürünlere rağmen maliyet ve fiyat açısından Çin’den gelen modellerle rekabette sıkıntı yaşandığı anımsatıldı.

    Volkswagen Grubu daha önce 2030 yılına kadar Audi ve Porsche dahil çeşitli markalarında yaklaşık 50 bin kişilik istihdam azaltma planını açıklamıştı.

    Olası yeni küçülmenin hayata geçirilmesi halinde toplam işten çıkarma sayısı 100 bine ulaşacak.>>>AA

  • HAYATIN ÖĞRETİLERİ

    Başarı Nedir?

    Başarının tanımının göreceli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle herkese uyacak tek ve değişmez bir başarı tanımı yapmak oldukça zor.

    Uzun yıllar boyunca başarının yüksek zekâ, iyi eğitim ve teknik bilgiyle doğrudan ilişkili olduğu düşünüldü. Günümüzde yapılan araştırmalar ise başarıyı tek bir faktörün belirlemediğini gösteriyor. Akademik bilgi, teknik yeterlilik, bilişsel zekâ (IQ), duygusal zekâ (EQ), kişilik özellikleri, motivasyon, öz disiplin, iletişim becerileri ve çalışma ortamı gibi faktörler birlikte başarıyı şekillendiriyor.

    IQ, EQ, akademik bilgi, motivasyon…hangisi daha etkili?

    Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü başarı, kişinin bulunduğu alana göre farklı dinamiklerle ortaya çıkıyor. Akademik çalışmalar, mühendislik, matematik ve analitik düşüncenin yoğun olduğu mesleklerde bilişsel zekâ önemli bir avantaj sağlarken; liderlik, yöneticilik, medya, siyaset, eğitim, sağlık ve ekip çalışmasının ön planda olduğu alanlarda ise duygusal zekâ öne çıkıyor…

    Araştırmaların ortak sonucu, duygusal zekânın iş performansı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Ancak duygusal zekâ, IQ’nun alternatifi değil; tamamlayıcısı. Üstelik öz disiplin, sorumluluk duygusu, deneyim ve motivasyonu da bu denkleme eklediğinizde başarı çok daha güçlü bir zemine oturuyor.

    Bilimsel veriler ışığında bu bilgiler bir köşede dursun…

    Ve/fakat bildiğim bir şey var ki; zaman geçtikçe, yaş ilerledikçe ve yaşanmışlıklar çoğaldıkça yalnızca hayata bakışımız değil, başarıya yüklediğimiz anlam da değişiyor.

    Bugün bana göre başarı; insan ilişkilerini dengeli yürütebilmek, bütünü görebilmek, hayatın verdiği mesajları okuyabilmek, hedeflerine doğru ilerlerken iç huzurunu koruyabilmek ve yaşamı sevgiyle sürdürebilmektir.

    Deneyim… Belki de insanın hayattaki en değerli öğretmeni. Çünkü deneyim, yaptığımız hatalardan çıkardığımız derslerin toplamıdır.

    Çalışma hayatına ilk başladığım yıllarda, başarı için bilgime güvenmenin, dürüst olmanın ve çok çalışmanın yeterli olduğunu düşünüyordum. Elbette   bunlar önemliydi. Ancak zaman bana bunların tek başına yeterli olmadığını öğretti.

    Bu hayatta ilk yanılgım da değildi. Başarısızlığa değil ama her yanılgıya uğradığımda aklıma Faruk gelir.

    Üniversitede “Edebiyat Postası” adında bir grup kurmuştuk. Fakültede çeşitli etkinlikler düzenliyor, yazıyor, üretiyor ve hayaller kuruyorduk. Faruk da grubun yazarlarından biriydi…Rahmetli Ahmet Telli de etkinliklerimizin değişmez şairlerinden biriydi…

    O yıllarda yaptığım her işten büyük keyif alır, ürettiklerim beni mutlu ederdi. İnsanları kendim gibi görür, olumsuzu hiç düşünmezdim…

    Bir gün Faruk bana dönüp sordu:

    “Zeliş, sen herkesi sever misin?”

    Sorunun nedenini anlamaya çalışırken, safça “Evet” dedim.

    Faruk gülümsedi ve şu cümleyi kurdu:

    “Zeliş, herkes sevilmez.”

    O gün bu sözü anlamakta zorlanmıştım.

    İnsanları oldukları gibi kabul etmek ve sevmek bana göre dünyanın en doğal şeyiydi.

    Ama yıllar geçti…

    Hayat kendi derslerini verdi.

    İnsanlara çok şans tanıdım.

    Çok güvendim.

    Çok kırıldım.

    Ama çok şey öğrendim.

    Öğrendiklerimden bazıları şunlardı:

    Herkese hayatında yer vermeyeceksin.

    Güveni hak etmeyen insanlara sonsuz şans tanımayacaksın.

    İnsanları sözlerinden çok davranışlarıyla değerlendireceksin.

    En büyük mücadeleyi kendinle vereceksin.

    Hayatımda en çok, dost olarak gördüğüm insanlardan yara aldım.

    Sonra şunu fark ettim:

    Dostluk tek taraflı kurulmuyor.

    Bir insan sürekli dostluktan söz ediyor ama dostluğun gereğini yerine getirmiyorsa, orada durup düşünmek gerekiyor:

    Çünkü dostluk bir kelime değil, bir emektir.

    Karşılıklı güven, sadakat ve samimiyet olmadan dostluk da olmuyor.

    Bu nedenle artık dost aramıyorum.

    Hayatıma giren insanların kim olduğunu zamanın göstermesine izin veriyorum.

    Gerçek dostlar zaten kendilerini belli ediyor.

    Yılmaz Güney’in dizelerinde söylediği gibi:

    “Sevgi ve dostluğu,

    yeni doğmuş  tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim;

    onlarla birlikte büyüsün,

    bütün dünyayı sarsın diye…”

    Ne kadar güzel bir temenni…

    Çünkü insan ne yaşarsa yaşasın, sevgiden vazgeçemiyor.

    Ben de vazgeçmedim.

    Sadece sevginin de, güvenin de hak eden insanlarla paylaşıldığında değer kazandığını öğrendim.

    Hayatta başarı için onlarca, hatta yüzlerce madde sıralanabilir.

    Ama benim hayat yolculuğumda öğrendiğim en önemli gerçek şu oldu:

    Mutluluğunu başkalarının eline bırakmayacaksın.

    Kendi değerini bileceksin.

    Kendini tanıyacaksın.

    Ve her koşulda kendine güveneceksin.

    Bugün de mücadelem kendimle.

    Dün olduğum kişiden daha iyi olabilmek için…

    Hayatın bana verdiği mesaj bu.

    Kendimi seviyorum.

    Hayatı seviyorum.

    Ve bana kattığı tüm deneyimleri seviyorum.

    Peki siz hiç düşündünüz mü?

  • Yasa dışı bahis operasyonu: Turuncu Holding’e kayyum atandı!

    Yasa dışı bahis operasyonu: Turuncu Holding’e kayyum atandı!

    İstanbul merkezli 3 ilde operasyon

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis faaliyetlerinin önlenmesi ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi.

    Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenirken, 25 şüpheli hakkında işlem yapıldı.

    MASAK ve merkez bankası raporları incelendi

    Soruşturma kapsamında Türk Elektronik Para A.Ş. başta olmak üzere Turuncu Holding A.Ş. merkezli şirket yapılanması, bağlantılı şirketler ve şubeler mercek altına alındı.

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dış denetim ve inceleme raporları, Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) bildirimleri, açık kaynak araştırmaları ve şirket kayıtları detaylı şekilde incelendi.

    Yüksek hacimli şüpheli para hareketleri tespit edildi

    Yapılan incelemelerde yüksek hacimli çok sayıda finansal işlemin gerçekleştirildiği, bazı hesapların yasa dışı bahis ve dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı kişilere para transferi yaptığı belirlendi.

    Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin farklı hesaplara aktarılarak çeşitli finansal kanallar aracılığıyla kaynağından uzaklaştırıldığı yönünde tespitlere ulaşıldı.

    Turuncu holding ve 25 şirketine kayyum

    Soruşturma kapsamında Turuncu Holding A.Ş. ile holdinge bağlı 25 şirket ve şubeye kayyum atanmasına karar verildi.

    Operasyon sırasında çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konuldu.

    Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğünü ve elde edilecek yeni deliller doğrultusunda adli sürecin devam edeceğini bildirdi.

    Turuncu holding ne iş yapıyor?

    Turuncu Holding A.Ş., finansal teknoloji, elektronik para, ödeme sistemleri ve çeşitli ticari alanlarda faaliyet gösteren şirketlerden oluşan bir grup olarak biliniyor.

    Soruşturma kapsamında özellikle holding bünyesinde yer alan Türk Elektronik Para A.Ş. ile bağlantılı şirketler incelemeye alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, MASAK raporları ve diğer denetim sonuçları doğrultusunda Turuncu Holding A.Ş. ile bağlı 25 şirket ve şubesine kayyum atanmasına karar verildi.

    Bu soruşturmanın devam ettiği, şirketler hakkında nihai değerlendirmenin yargı süreci sonunda netleşeceği belirtildi.

  • O ekibin başında bir Afyonlu var: Mehteran Birlik Komutanı Albay Deniz Ergün

    O ekibin başında bir Afyonlu var: Mehteran Birlik Komutanı Albay Deniz Ergün

    Milletvekili Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, dünya liderlerinin katıldığı resepsiyonda Mehteran Birliği’nin sergilediği performansın büyük beğeni topladığını ifade etti.

    Arslan paylaşımında, “Dünyayı titreten o an ve büyük gururumuz. NATO Zirvesi resepsiyonunda dünya liderlerine pür dikkat Mehter dinleten ve hepimizin tüylerini diken diken eden o muhteşem ekibin başında Afyonkarahisar Çaylı hemşehrimiz, Mehteran Birlik Komutanı Albay Deniz Ergün vardı. Tüm dünyanın gözü önünde ecdadın ayak seslerini yankılandıran o dev ekibin başında bir hemşehrimizi görmek bizlere tarifsiz bir gurur yaşattı. Seninle onur duyduk, şeref duyduk komutanım. Bize bu eşsiz gururu yaşattığın için sonsuz teşekkürler.” ifadelerine yer verdi.

    Albay Deniz Ergün’ün uluslararası düzeyde Türkiye’yi temsil eden böylesine önemli bir organizasyonda Mehteran Birliği’nin başında görev alması, Afyonkarahisar’da da memnuniyet ve gururla karşılandı. >>>Ferhat YÜKSEL

    O ekibin başında bir Afyonlu var: Mehteran Birlik Komutanı Albay Deniz Ergün

  • Nihat Kahveci gözaltına alındı mı? Eşine şiddet iddiası! Nihat Kahveci kimdir?

    Nihat Kahveci gözaltına alındı mı? Eşine şiddet iddiası! Nihat Kahveci kimdir?

    Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden biri olan ve şimdilerde spor yorumculuğu yapan Nihat Kahveci, şok bir iddiayla gündeme bomba gibi düştü. Gazeteci İhsan Yalçın’ın ulaştığı bilgilere göre; ünlü eski futbolcu, eşine şiddet uyguladığı iddiasıyla emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.

    Olayın ardından taraflardan henüz resmi bir açıklama gelmezken, adliyeye sevk süreci ve iddiaların detayları kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yaşanan bu gelişme sosyal medyada ve spor camiasında geniş yankı uyandırdı.

    Nihat Kahveci Kimdir? Kaç Yaşında, Hangi Takımlarda Oynadı?

    İşte eski milli futbolcunun kariyeri ve hayatına dair merak edilenler…

    • Doğum Tarihi ve Yeri: 23 Kasım 1979, İstanbul

    • Altyapı Kariyeri: Beşiktaş

    • Mevkii: Forvet / Kanat

    Başarılarla Dolu Futbol Kariyeri

    Nihat Kahveci, Türk futbol tarihinin yurt dışında en başarılı olmuş temsilcilerinden biridir.

    Beşiktaş altyapısından yetişen Kahveci, 1997-2002 yılları arasında siyah-beyazlı formayla sergilediği performansla dikkat çekti. 2002 yılında İspanya’nın Real Sociedad takımına transfer oldu. Burada gösterdiği olağanüstü performansla takımını lig ikinciliğine taşıdı ve La Liga’da gol krallığı yarışında zirveye oynadı. Daha sonra bir diğer İspanyol devi Villarreal’de forma giydi.

    A Milli Futbol Takımı’nın 2002 Dünya Kupası üçüncülüğünde ve EURO 2008’deki tarihi yarı final başarısında attığı kritik gollerle başrol oynadı.

    Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük eğitimi alan Nihat Kahveci, uzun süredir çeşitli televizyon kanallarında ve dijital platformlarda popüler bir spor yorumcusu olarak görev yapmaktadır.

  • Hacıyev: Barışın anahtarı sorumlu gazeteciliktir

    Hacıyev: Barışın anahtarı sorumlu gazeteciliktir

    Hacıyev, 4. Şuşa Global Media Forumu’nun resmi açılışında konuşma yaptı.

    Foruma ev sahipliği yapan Şuşa’nın tarihi ve kültürel önemine dikkati çeken Hacıyev, kentin yüzyıllar boyunca edebiyat, müzik, gazetecilik ve toplumsal düşüncenin geliştiği, entelektüel ve kültürel tartışmaların önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti.

    Hacıyev, bilgi ekosisteminde yaşanan hızlı dönüşüme dikkati çekerek, yapay zekanın gazeteciliği yeniden şekillendirdiğini, sosyal medyanın iletişimi kolaylaştırırken dezenformasyon, manipülasyon ve toplumsal kutuplaşmayı da artırdığını dile getirdi.

    Barışın yalnızca diplomasiyle değil, sorumlu iletişimle de sağlanabileceğini vurgulayan Hacıyev, günümüzde çatışmaların yalnızca savaş alanlarında değil, bilgi alanında da sürdüğüne işaret etti.

    Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Hacıyev, barış anlaşması paraflanmasına rağmen Ermenistan’daki rövanşist çevreler ile bazı uluslararası medya kuruluşlarının çatışmacı söylemlerini sürdürdüğünün altını çizdi.

    Hacıyev: Barışın anahtarı sorumlu gazeteciliktir

    Hacıyev, “Ne yazık ki rövanşist güçler komşu ülkenin medyasında hala baskın durumda. Savaş ve çatışma bitti ama uluslararası medyada henüz bitmiş değil. Bazı uluslararası yayın organları bizi çatışmanın başladığı sıfır noktasına geri çekmeye çalışıyor. Bu da maalesef son derece üzücü bir durumdur.” ifadelerini kullandı.

    Azerbaycan’ın medya alanında kapsamlı reformlar yürüttüğünü belirten Hacıyev, bu çalışmaların profesyonel gazeteciliğin güçlendirilmesi, kurumsal kapasitenin artırılması, etik standartların geliştirilmesi, medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve sektörün teknolojik dönüşüme uyum sağlaması amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.

    Hacıyev, Azerbaycan’ın uluslararası dezenformasyon kampanyalarının hedefi olduğunu öne sürerek, “Azerbaycan’a karşı yürütülen son büyük bilgi ve dezenformasyon kampanyası CNN tarafından yapıldı. Biz bu iddiaları kontrol ettik ve doğrulanmış gerçeklerle yanıtımızı sunduk ancak bize hiçbir cevap hakkı tanınmadı. Ne düzgün bir iletişim ne de bir geri bildirim sağlandı. Bu da gösteriyor ki sorumlu ve makul gazetecilik yaptığını iddia eden devler ve kurumlar bile dezenformasyona ortak olmaktadır. Bu oldukça üzüntü verici bir durumdur.” dedi.

    Hükümetler, medya kuruluşları, teknoloji şirketleri, akademi ve sivil toplumun doğru, şeffaf ve hesap verebilir bir bilgi ortamı oluşturma konusunda ortak sorumluluk taşıdığını vurgulayan Hacıyev, bu alanda uluslararası işbirliğinin önemine işaret etti.

    “Barışın Teşvikinde Medyanın Misyonu: Gerçeğin Yeniden Tesis Edilmesi ve Güvenin Yeniden İnşası” başlıklı forumda 53 ülkeden yaklaşık 160 katılımcı yer alıyor.

    Foruma, 30’dan fazla haber ajansı, 10 uluslararası kuruluş ve yaklaşık 60 medya kuruluşu katılım sağlıyor.>>>AA

  • Trump, İran’a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden başladığını duyurdu

    Trump, İran’a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden başladığını duyurdu

    ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda İran’a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen tüm kargolar için yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıkladı.

    Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hürmüz Boğazı açıktır ve İran olsun ya da olmasın açık kalacaktır.” ifadesini kullandı.

    Sadece İran gemileri ile İran adına faaliyet gösteren müşterilerin boğaza giriş ve çıkışını engellediklerini vurgulayan Trump, bu uygulamanın “İran ablukası” adıyla yürürlüğe girdiğini kaydetti.

    Trump, diğer tüm ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı adil ve açık şekilde kullanabileceğini belirterek, “ABD, bundan böyle ‘Hürmüz Boğazı’nın Koruyucusu’ olarak bilinecektir.” ifadelerini kullandı.

    Bölgede güvenliğin sağlanmasının maliyetine dikkati çeken Trump, “Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde güvenlik ve emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında, boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacaktır.” dedi.

    Trump, uygulamanın derhal yürürlüğe gireceğini bildirdi.>>>AA

  • Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, “Mossad ilişkisine” dair iddiaları yalanladı

    Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, “Mossad ilişkisine” dair iddiaları yalanladı

    Baharnews haber sitesine göre, Ahmedinejad’ın basın ofisinden yapılan açıklamada, ABD merkezli New York Times gazetesinde yer alan iddiaların kamuoyunu yanıltma ve İran’a karşı psikolojik savaş yürütme amacı taşıdığı ifade edildi.

    İddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, New York Times gazetesinin “yalan ve sahte habercilik yapması”yla bilindiği savunularak aynı iddiaların daha önce de ortaya atıldığı kaydedildi.

    Ahmedinejad’ın “günlük işlerle meşgul ve İran halkının hizmetinde olduğu” dile getirildi.

    ABD merkezli New York Times gazetesi, İsrail’in gizli bir operasyon çerçevesinde temas kurduğu Mahmud Ahmedinejad’ı ülkenin yeni lideri olarak göreve getirmeye çalıştığını ancak bu girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını yazmıştı.>>>AA

  • ABD’de sınır dışı operasyonu ölümle sonuçlandı

    ABD’de sınır dışı operasyonu ölümle sonuçlandı

    ABD İç Güvenlik Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin yapılan açıklamada, ICE ekiplerinin, “ülkede yasa dışı bulunan ve sınır dışı edilmesi için hakkında karar çıkarılan bir kişiyi gözetlediği” belirtildi.

    Maine eyaletinin Biddeford kentinde yerel saatle dün sabah takip edilen kişinin aracının hareket ettiği, ICE ekiplerinin bu kişiyi durdurmaya çalıştığı kaydedilen açıklamada, “Araç, olay yerinden kaçmaya çalıştı ve kamu güvenliğinden duyulan endişe nedeniyle bir yetkili silahını ateşledi.” ifadesi kullanıldı.

    Açıklamada, araç sürücüsünün vurulduğu, acil durum ekiplerine haber verildiği ancak bu kişinin hayatını kaybettiği aktarılarak, Biddeford Polis Departmanı ile Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ekiplerinin olay yerine intikal ettiği, olaya ilişkin soruşturma başlatıldığı bilgisi paylaşıldı.

    The New York Times gazetesinin haberine göre, Kongre üyelerine konuya ilişkin yapılan açıklamada, araç sürücüsünün taşıtını “güvenlik güçlerine karşı silah olarak kullandığı” öne sürüldü.

    Maine Senatörü Angus King’in Sözcüsü Matthew Felling, hayatını kaybeden kişinin Joan Sebastian Guerrero olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

    ABD İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) açıklamasında ise hayatını kaybeden kişinin kimliği doğrulanmadı.

    ABD’nin Texas eyaletinin Houston kentinde 30 yılı aşkın süredir ülkede yaşayan Meksikalı Lorenzo Salgado Araujo, 7 Temmuz’da ICE polislerinin ateş açması sonucu hayatını kaybetmişti.>>>AA