Yazar: admin

  • Hamile öğretmenine sandalye getirmek için koştu…

    Hamile öğretmenine sandalye getirmek için koştu…

    Hamile öğretmenine sandalye getirmek için koştu…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Vişne toplarken akrep sokan şahıs hastaneye kaldırıldı

    Vişne toplarken akrep sokan şahıs hastaneye kaldırıldı

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesine bağlı Karaadilli beldesinde vişne hasadı sırasında akrep sokan bir kişi hastaneye kaldırıldı.

    Olay, Karaadilli beldesindeki bir vişne bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, hasat çalışması yaptığı sırada M.G.’yi akrep soktu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.

    Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan M.G., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan şahsın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Afyonkarahisarlı güreşçiden Avrupa başarısı

    Afyonkarahisarlı güreşçiden Avrupa başarısı

    79 kilogram kategorisinde mindere çıkan milli sporcu, üçüncülük maçında İsrailli rakibini mağlup ederek Avrupa üçüncüsü olmayı başardı.

    Şampiyonayı bronz madalyayla tamamlayan Yasin Uzun, elde ettiği dereceyle hem Afyonkarahisar’a hem de Türk güreşine önemli bir başarı kazandırdı.

    Yasin Uzun’un başarısında emeği bulunan antrenörleri Mehmet Ali Daylak, Şakir Bozkurt, Mehmet Yüksel ve Cihan Urhan da tebrik edildi.>>>HABER MERKEZİ

  • Derneklere şeffaf mali yönetim çağrısı

    Derneklere şeffaf mali yönetim çağrısı

    Afyonkarahisar Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde, derneklerin mali işlemleri, yasal yükümlülükleri ve mevzuata uygun faaliyet yürütmeleri konusunda önemli bilgiler paylaşıldı.

    Seminerde konuşan Afyonkarahisar İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Abdurahman Özdilekler, dernek yöneticilerine mali işlemlerin şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özdilekler, derneklerin tüm gelir ve gider işlemlerinin banka hesapları üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, dernek hesaplarından kişisel nitelikte harcama yapılamayacağını ifade etti.

    Derneklere şeffaf mali yönetim çağrısı

    Yurt dışından dernek hesaplarına gönderilen bağış veya ödemelerin kullanılmadan önce İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne bildirilmesi gerektiğini hatırlatan Özdilekler, izinsiz harcama yapılmaması konusunda da uyarılarda bulundu. Dernek yöneticilerine sorumluluklarını hatırlatan Özdilekler, “Dernek sizin malınız değil. Önce kendinizi, sonra derneğinizi koruyun.” ifadelerini kullandı.

    Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.>>>HABER MERKEZİ

  • Yıllara meydan okuyan askerlik dostluğu

    Yıllara meydan okuyan askerlik dostluğu

    63/E-2 Muhabere Takımı Tertipleri Afyonkarahisar’da Hasret Giderdi

    Askerlik döneminde kurdukları dostluğu yıllar geçmesine rağmen sürdüren 63/E-2 Muhabere Takımı tertipleri, geleneksel buluşmalarının beşincisini Afyonkarahisar’da gerçekleştirdi.

    Her yıl Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenen buluşmaya bu yıl ev sahipliğini Afyonkarahisarlı tertiplerden Turgay Tuğçay üstlendi. İstanbul, Ankara, Bolu, Adapazarı ve çeşitli illerden gelen asker arkadaşları, eşleriyle birlikte Afyonkarahisar’da bir araya gelerek unutulmaz bir gün yaşadı.

    Eski Günleri Yad Ettiler

    Buluşmada askerlik anıları yeniden canlanırken, yıllar önce aynı birlikte görev yapan tertipler samimi sohbetler eşliğinde hasret giderdi. Geçmişte yaşadıkları anıları paylaşan ekip, dostluklarının ilk günkü gibi devam etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Afyonkarahisar’ın Lezzetlerine Tam Not Verdiler

    Program kapsamında Afyonkarahisar’ın tarihi ve turistik noktalarını gezen misafirler, kentin birbirinden özel yöresel lezzetlerini tatma imkânı da buldu. Özellikle gastronomisiyle ön plana çıkan Afyonkarahisar’ın ikramlarından büyük memnuniyet duyan asker arkadaşları, kente hayran kaldıklarını ifade etti.

    Katılımcılar, kendilerine gösterilen misafirperverlik dolayısıyla organizasyona öncülük eden Turgay Tuğçay başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Geleneksel Buluşmalar Devam Edecek

    Yıllardır dostluklarını aynı samimiyetle sürdüren 63/E-2 Muhabere Takımı tertipleri, geleneksel buluşmaların önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin farklı şehirlerinde devam edeceğini belirterek, bu anlamlı birlikteliğin yeni nesillere örnek olmasını temenni etti.>>>HABER MERKEZİ

  • MHP’de kongre heyecanı başladı

    MHP’de kongre heyecanı başladı

    “Bu dava makam değil, kutlu bir emanettir”
    Konuşmasına Çay ve Bolvadin teşkilatlarını selamlayarak başlayan Milletvekili Mehmet Taytak, kongrelerin anlamına dikkat çekerek,
    “Kongreler geleceğe karşı üstlenilen bir sorumluluk törenidir. Bizim için makamlar ve unvanlar bir hedef değildir. Omuzlarımıza yüklenmiş kutlu bir davanın mukaddes emanetidir. Bugün seçilecek ilçe başkanlarımız ve yönetimlerimiz bu davaya hizmet etmeye taliptir.” dedi.

    MHP’de kongre heyecanı başladı

    “57 yıldır hiçbir baskıya boyun eğmedik”
    Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk siyasetindeki yerini anlatan Taytak, “Milliyetçi Hareket Partisi bizim için bir manadır, bir şuurdur. Milli ve manevi olan her şeydir. Bu şuurun adı 57 yıldır aynıdır. Bu dava darbeler karşısında direnmiş, tanklara karşı durmuş, yasaklara boyun eğmemiş, ihanetlere rağmen yıkılmamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasetinin en köklü, en tutarlı ve en onurlu çınarıdır. Rabbime şükürler olsun ki MHP’liyiz, Ülkücüyüz.” ifadelerini kullandı.

    “Devlet Bahçeli Beyefendi en zor günlerde milletin yanında oldu”
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin genel başkanlığının 30. yılına da değinen Taytak,
    “Başbuğumuz Alparslan Türkeş’ten devraldığı kutlu emanetle Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi, bu milletin en karanlık gecelerinde fener tutmuş, en sert rüzgârlarda sarsılmamış, en büyük baskılar altında eğilmemiştir. Devlet Bahçeli demek güven veren duruş, sözünün arkasında duran irade demektir. Genel Başkanımız yıllarca iki büyük tehlikeye dikkat çekti. Bir okyanus ötesindeki FETÖ yapılanmasına, bir de Kandil’den yönetilen terör örgütüne işaret etti. Türkiye’yi defalarca uyardı. 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimi yaşandığında 241 şehit verdik. Ama milletimiz meydanlara indi, biz meydanlara indik. Sayın Genel Başkanımız da genel merkezde sabaha kadar devletimizin yanında dimdik durdu.” dedi.

    “Cumhur İttifakı devlet aklının eseridir”
    Cumhur İttifakı’nın kuruluş sürecini anlatan Taytak, “15 Temmuz’un ardından Yenikapı’da ortaya konulan milli irade, Cumhur İttifakı’nın temelini oluşturdu. Sayın Genel Başkanımız ile Sayın Cumhurbaşkanımız el ele vererek Türkiye’nin istikrarına sahip çıktı. Biz hiçbir zaman makam istemedik, koltuk istemedik. PKK ile mücadelede de FETÖ ile mücadelede de devletimizin yanında olduk. Milli meselelerde hiçbir zaman geri durmadık.” ifadelerini kullandı.

    “Terörsüz Türkiye tarihi bir beka hedefidir”
    Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” vizyonuna ayıran Taytak, “Terörsüz Türkiye hedefi; milletimizin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin, devletimizin bekasının ve aydınlık geleceğimizin en güçlü teminatıdır. İç cephemizi sağlam tutmadan güçlü Türkiye’yi inşa edemeyiz. Bu hedef, sınırlarımızın ötesini de kapsayan tarihi bir beka mücadelesidir. Bu irade Türkiye’nin yarınlarına vurulan mühürdür.” dedi.

    MHP’de kongre heyecanı başladı

    “Aynı bayrağın altında kardeşiz”
    Toplumsal birlik ve kardeşlik vurgusu yapan Taytak, “Biz aynı bayrağın altında yaşıyoruz. Aynı vatana sahibiz. Aynı Allah’a, aynı kitaba ve aynı peygambere inanıyoruz. Aramızda ayrılık değil kardeşlik vardır. Ülkemizin birliğini bozmak isteyenlerin dedikodularına kulak asmayacağız. Allah kardeşliğimizi daim etsin.” ifadelerini kullandı.

    “Teşkilatlar üç hilalin en büyük gücüdür”
    Çay ve Bolvadin teşkilatlarına teşekkür eden Taytak, “Görev yapan tüm ilçe başkanlarımıza ve yönetimlerimize teşekkür ediyorum. Üç hilali ilçelerimizde gururla dalgalandırdınız. Yolunuza devam edin, durmayın, yorulmayın. Sizin kararlı duruşunuz teşkilatlarımızın en büyük gücüdür.” dedi.

    “Sayın Genel Başkanım yolunuz yolumuzdur, davanız davamızdır”
    Konuşmasının sonunda merhum Başbuğ Alparslan Türkeş başta olmak üzere tüm şehitlere ve hayatını kaybeden ülkücülere rahmet dileyen Taytak, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Ay gökte kaldıkça, ulu kocaların ve ak sakallıların duası üzerinize olsun, Sayın Genel Başkanım.Kötülerle ve hainlerle verdiğimiz mücadelede Rabbim yar ve yardımcınız olsun, Sayın Genel Başkanım.Cenab-ı Allah sizleri iyiliklere anahtar, kötülüklere kilit kılsın, Sayın Genel Başkanım.Ömrünüz uzun ve bereketli; yolunuz ve bahtınız daima açık olsun, Sayın Genel Başkanım.”

    “Kongrelerimiz dava şuurunun yeniden tazelendiği günlerdir”

    Milliyetçi Hareket Partisi Çay ve Bolvadin İlçe Başkanlıklarının Olağan Kongrelerinde partililere hitap eden MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, kongrelerin Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkilat kültürünün en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek birlik, beraberlik ve dava vurgusu yaptı. Konuşmasına kongrelere katılan teşkilat mensuplarını selamlayarak başlayan Kahveci, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin kongreleri; kardeşliğimizin pekiştiği, birlik ruhumuzun güçlendiği ve davamıza olan bağlılığımızın yeniden perçinlendiği kutlu buluşmalardır. Bizler makam için değil, milletimize ve devletimize hizmet etmek için bu kutlu çatının altında siyaset yapıyoruz.” dedi.

    MHP’de kongre heyecanı başladı

    “En büyük gücümüz teşkilatlarımızdır”
    Milliyetçi Hareket Partisi’nin başarısının temelinde güçlü teşkilat yapısının bulunduğunu vurgulayan Kahveci, ilçe teşkilatlarının ortaya koyduğu özverili çalışmaların takdire şayan olduğunu söyledi. Kahveci, “Çay’da da Bolvadin’de de gördüğümüz coşku, davamıza gönül veren teşkilatlarımızın inancını ve kararlılığını göstermektedir. Bizim en büyük gücümüz; birlik içerisinde çalışan, milletiyle bütünleşen teşkilatlarımızdır. Allah’ın izniyle bu birlik ve beraberlik ruhunu daha da güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    “Liderimizin gösterdiği istikametten ayrılmayacağız”
    Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu milli duruşun kendileri için yol haritası olduğunu belirten Kahveci, teşkilatların bu anlayış doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini dile getirdi. Kahveci, “Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin gösterdiği istikamette, devletimizin bekasını, milletimizin huzurunu ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini esas alarak çalışmaya devam edeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de devletinin ve milletinin yanında dimdik durmaktadır.” diye konuştu.

    Başkanlar güven tazeledi
    Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimlerde her iki ilçede de tek listeyle sandığa gidildi. Çay İlçe Başkanlığı seçiminde mevcut İlçe Başkanı Ali Erol, delegelerin oylarıyla yeniden göreve seçilirken, Bolvadin İlçe Başkanlığı seçiminde ise mevcut İlçe Başkanı Mahmut Kızıltoprak yeniden ilçe başkanlığına seçilerek güven tazeledi.>>>HABER MERKEZİ

  • AFSÜ Hastanesi’nde her şey hastaların mutluluğu için

    AFSÜ Hastanesi’nde her şey hastaların mutluluğu için

    Bu kapsamda, servis sorumlusu hemşireler her ay Hastane Başhekimi Doç. Dr. Aydın Balcı başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantılarında bir araya geliyor. Toplantılarda, ayakta ve yatarak tedavi gören hastalara sunulan sağlık hizmetleri kapsamlı şekilde ele alınıyor.
    Hasta geri bildirimlerinin titizlikle değerlendirildiği toplantılarda, sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak uygulamalar masaya yatırılırken, tedavi süreçlerinde yaşanabilecek aksaklıkların giderilmesine yönelik çözüm önerileri de görüşülüyor.
    Hastaların sağlık hizmetlerinden memnuniyetle ayrılmalarını hedefleyen AFSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi yönetimi, düzenli olarak gerçekleştirilen bu değerlendirme toplantılarıyla hizmet kalitesini sürekli geliştirmeyi ve hasta odaklı sağlık hizmeti anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor.
    Başhekim Doç. Dr. Aydın Balcı’nın koordinasyonunda sürdürülen toplantılar, hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmanın yanı sıra hasta memnuniyetinin en üst düzeye çıkarılmasına da önemli katkı sağlıyor.>>>HABER MERKEZİ

  • Yurdunuseven, İlçelerde teşkilat ve vatandaşlarla buluşuyor

    Yurdunuseven, İlçelerde teşkilat ve vatandaşlarla buluşuyor

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, ilçe ziyaretleri kapsamında Çobanlar ve Bolvadin’de adeta çıkarma yaptı. İlçe teşkilatları, belediyeler, köyler ve üretim merkezlerini kapsayan ziyaretlerde birlik ve beraberlik mesajı ön plana çıktı.

    Çobanlar’da İlk Durak Belediye ve Esnaf Oldu
    Milletvekili Yurdunuseven’in Çobanlar ilçesindeki programı, Çobanlar Belediye Başkanı Ali Altuntaş, İlçe Başkanı Murat Yeşil ve İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe ile birlikte gerçekleştirilen belediye ziyaretiyle başladı. Ziyarette ilçede yürütülen projeler ve önümüzdeki döneme ait yatırımlar masaya yatırıldı.
    Belediye ziyaretinin ardından heyet, Çobanlar esnafını dükkanlarında ziyaret ederek hayırlı işler temennisinde bulundu. Esnafın taleplerini dinleyen Yurdunuseven, “Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim, kazançlarımızı bereketli eylesin” dedi.

    Yurdunuseven, İlçelerde teşkilat ve vatandaşlarla buluşuyor

    “İstişare Kültürümüzü Güçlendiriyoruz”
    Daha sonra AK Parti Çobanlar İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Yurdunuseven, teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda konuşan Milletvekili, istişare ve ortak akıl vurgusu yaparak şunları söyledi:

    “İstişare kültürümüzü güçlendiren, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren toplantımızda ilçemize yönelik çalışmalarımızı değerlendirdik. Her zaman ortak akıl anlayışıyla, milletimize hizmet yolunda aynı kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.”

    TMO Alım Merkezinde İnceleme
    Çobanlar programı kapsamında Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Hububat Alım Merkezi’ni de ziyaret eden Yurdunuseven, yetkililerden bilgi aldı. Bu yıl rekoltenin oldukça yüksek olduğunu belirten Yurdunuseven, çiftçilere bereketli bir hasat sezonu diledi.
    İlçe merkezinin ardından Kocaöz Beldesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Murat Zıbak ile belde projelerini değerlendiren milletvekili, ardından Akkoyunlu Köyü’ne geçti. Çevre köylerden gelen muhtarlar ve vatandaşlarla buluşan Yurdunuseven, köylerin ihtiyaç ve beklentilerini tek tek not alarak çözüm önerileri üzerinde durdu.

    Yurdunuseven, İlçelerde teşkilat ve vatandaşlarla buluşuyor

    Bolvadin’de Yoğun Katılımlı Danışma Meclisi
    Milletvekili İbrahim Yurdunuseven’in bir sonraki durağı Bolvadin ilçesi oldu. AK Parti Bolvadin İlçe Danışma Meclisi Toplantısı, İl Kadın Kolları Başkanı Hülya Kalaycı, İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe, İlçe Başkanı Yasin Nurbaş ve çok sayıda teşkilat mensubunun yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
    Bolvadin’in ihtiyaçlarının ve taleplerinin koordineli bir şekilde çözüleceğini belirten Yurdunuseven, “Birlik ve beraberlik içerisinde, ortak akıl ve istişare kültürüyle Bolvadin’imiz için çalışmaya, hemşehrilerimize hizmet üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Yurdunuseven, İlçelerde teşkilat ve vatandaşlarla buluşuyor

    Köylerin Taleplerini Yerinde Dinledi
    Bolvadin programını Dipevler Köyü ziyaretiyle sonlandıran Yurdunuseven, köy kahvehanesinde vatandaşlarla samimi bir sohbet gerçekleştirdi. İlimizin her köşesine ulaşmaya gayret ettiklerini belirten Milletvekili Yurdunuseven, köylerin altyapı ve hizmet ihtiyaçlarını yerinde inceleyerek taleplerin takipçisi olacağını vurguladı.>>>HABER MERKEZİ

  • Sıcaklardan bunalan anne kedi ve yavruları için soğutucuyu çalıştırdı…

    Sıcaklardan bunalan anne kedi ve yavruları için soğutucuyu çalıştırdı…

    Sıcaklardan bunalan anne kedi ve yavruları için soğutucuyu çalıştırdı…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Afyonkarahisar’da feci kaza: 2 ölü, 1 ağır yaralı

    Afyonkarahisar’da feci kaza: 2 ölü, 1 ağır yaralı

    Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında bariyerlere çarptıktan sonra takla atarak yaklaşık 50 metre sürüklenen otomobilde uzman çavuş koca ile karısı olay yerinde hayatını kaybederken, 8 aylık bebekleri ise ağır yaralandı.

    Afyonkarahisar'da feci kaza: 2 ölü, 1 ağır yaralı
    Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Balmahmut köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Uşak’ta aile ziyaretinden dönen ve Hasan Samur’un kullandığı otomobil, Balmahmut köyü yakınlarına geldiği esnada sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonrası kontrolden çıktı. Savrulan araç yol kenarındaki bariyerlere çarparak takla atıp yaklaşık 50 metre sürüklenerek durabildi. Kazanın ardından çevredekilerin haber vermesi ile bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler Hasan Samur (27) ve eşi Zehra Samur’un (26) olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlerken, çiftin 8 aylık bebekleri A.K.S.’nin ise yaralandığını belirledi. Yaralı bebek ambulansla hastaneye kaldırılırken durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

    Afyonkarahisar'da feci kaza: 2 ölü, 1 ağır yaralı
    Kazada ölen çiftin aile ziyaretinden döndükleri ortaya çıktı
    Kazada hayatını kaybeden Hasan Samur’un Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı emrinde uzman çavuş olduğu, eşi Zehra Samur’un ise Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde görevli memur olduğu ve çiftin Uşak’ta aile ziyaretinden dönerek evlerine geldiği öğrenildi.
    Otomobilin adeta kağıt gibi ezilmesi ise kazanın şiddetini gözler önüne sererken, jandarma tarafından olay yerinde detaylı inceleme yapıldı.
    Kazada hayatını kaybeden çiftin cansız bedenleri ise Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
    Olayla ilgili savcılık tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirildi.>>>İHA

  • Şehit Ömer Halisdemir Bisiklet Turu’na katılanlar Afyonkarahisar’a ulaştı

    Şehit Ömer Halisdemir Bisiklet Turu’na katılanlar Afyonkarahisar’a ulaştı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Arnavutköy Belediyesince 15 Temmuz şehitlerini anmak amacıyla düzenlenen "Şehit Ömer Halisdemir Bisiklet Turu" kapsamında İstanbul'dan yola çıkan sporcular, Afyonkarahisar'a geldi.

    Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde şehit düşenleri ve yaralananları anmak amacıyla bu yıl 10'uncusu yapılan bisiklet turu kapsamında Afyonkarahisar'a ulaşan bisikletliler, Anıtpark önünde karşılandı.

    Arnavutköy Belediyesi Spor Müdürü Mahmut Okur, burada Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Bedir Deveci'ye plaket takdim etti. Daha sonra Deveci de Okur ile sporculara, şehit Ömer Halisdemir'in kabrine ulaştırılmak üzere toprak verdi.

    Deveci, AA muhabirine, 15 Temmuz'un 10'uncu seneidevriyesinde bu ruhu yaşamak, unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak için bu organizasyonların önemli olduğunu söyledi.

    Başta Halisdemir olmak üzere bütün şehitlere Allah'tan rahmet dileyen Deveci, "Rabb'im, bir daha 15 Temmuz gibi bir darbe girişimini vatanımıza ve milletimize yaşatmasın. Organizasyonu düzenleyen Arnavutköy Belediyesine teşekkür ediyoruz." dedi.

    – "Bu darbe girişimini unutturmamak istiyoruz"

    Okur da bisiklet turunun 4'üncü gününde Afyonkarahisar'da güzel bir şekilde karşılandıklarını vurguladı.

    Unutturmak istemedikleri bu darbe girişiminin 10'uncu yılında düzenledikleri bisiklet turunda o geceyi hatırlamayan genç sporcularının da bulunduğunu aktaran Okur, "Hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Bu darbe girişimini unutturmamak istiyoruz. Ülkenin bir daha böyle duruma düşmemesi için sporla da bunun farkındalığını yaratmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

    Afyonkarahisar etabında Deveci, Gençlik ve Spor İl Müdürü Nedim Aslan ve Okur'un verdiği startın ardından bisikletliler, Konya ve Aksaray'ı geçerek 15 Temmuz'da Niğde'de olacak.

  • Bakan Fidan yarın Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katılacak

    Bakan Fidan yarın Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katılacak

    Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan yarın Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsil edecek.

    Fidan’ın, Paris’te düzenlenecek zirvede, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de katıldığı NATO Ankara Zirvesi’nde alınan kararların Ukrayna bakımından muhtemel sonuçlarını muhataplarıyla ele alması bekleniyor.

    Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği teyit etmesi öngörülen Fidan’ın, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında cephedeki son duruma ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalarda gelinen aşamaya ilişkin Türkiye’nin değerlendirmelerini paylaşması planlanıyor.

    Fidan’ın Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden müzakere masası etrafında bir araya getirmeye hazır olduğunun ve Karadeniz’de barış ve istikrarın korunmasının Türkiye açısından arz ettiği önemin altını çizerek, Türkiye’nin bu amaca yönelik çabaları desteklemeye hazır olduğunu ifade etmesi öngörülüyor.

    Bakan Fidan’ın ayrıca, Gönüllüler Koalisyonu bünyesinde gerçekleştirilecek faaliyetlere temel teşkil edecek hukuki ve siyasi çerçevenin netleştirilmesi sürecinde yakın eş güdümün sürdürülmesinin önemine dikkati çekmesi bekleniyor.

    Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu

    Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu, Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantileri temelinde Ukrayna’da kalıcı ve adil bir barış sağlanması amacıyla Mart 2025’te İngiltere ve Fransa’nın öncülüğünde hayata geçirilmişti. Çoğunluğunu Avrupa ülkelerinin oluşturduğu koalisyonun 30’dan fazla üyesi bulunuyor.

    Kuruluşundan bu yana koalisyonun faaliyetlerinde yer alan Türkiye’nin, ilerleyen dönemde gerekli hukuki ve siyasi çerçevenin hayata geçirilmesi halinde, deniz alanındaki faaliyetlere liderlik etmesi öngörülüyor.

    Paris’te 6 Ocak 2026’ta düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Fidan katılmıştı.

    Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yıl dönümü münasebetiyle 24 Şubat 2026’da çevrim içi gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’ne ise Erdoğan’ı temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılmıştı.>>>AA

  • LGS tercih süreci yarın başlıyor

    LGS tercih süreci yarın başlıyor

    Adaylar, “merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar”, “yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar” ve “pansiyonlu okullar” olmak üzere üç grupta tercih yapacak.

    Yarın başlayacak ve e-Okul sistemi üzerinden yapılacak lise tercih işlemleri, 27 Temmuz saat 17.00’ye kadar sürecek.

    Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Anadolu liselerine 60 bin 886, fen liselerine 38 bin 700, sosyal bilimler liselerine 9 bin 210, Anadolu imam hatip liselerine 43 bin 706, mesleki ve teknik Anadolu liselerine 46 bin 397 kontenjan ayrıldı.

    Merkezi sınav puanı ile yerleştirme, sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek.

    Merkezi sınavla öğrenci alan okulların belirlenen kontenjanlarına puan üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yerleştirme yapılacak.

    Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde yerleştirme, sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7. ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

    Yerel yerleştirme nasıl yapılacak?

    Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak.

    Değerlendirmede, eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7. ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek.

    Sınava giren ve merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerekiyor.

    Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak.

    Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak.

    İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

    Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek kaydıyla öğrenciler en fazla 5 okul tercih edebilecek.

    Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek.

    Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek.

    Yerel yerleştirme tercih ekranındaki yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu “Kayıt Alanında” yer alan okulları, mavi renk öğrencinin ikamet adresine göre “Komşu Kayıt Alanında” bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

    Nakiller iki dönem sürecek

    Geçen yıl olduğu gibi LGS yerleştirmelerine esas nakiller, bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek.

    Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak.

    Tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek.

    Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi’ne göre 13-27 Temmuz’da gerçekleşecek.

    Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak, öğrenciler tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

    “Rota Maarif” platformu

    Bakanlık, öğrenci ve velilere LGS tercih sürecinde destek olması amacıyla hayata geçirdiği “Rota Maarif” platformunu 10 Temmuz’da erişime açtı.

    Platformda, okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor.

    Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor.

    Sonuçlar, 5 Ağustos’ta açıklanacak

    Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar, 5 Ağustos’ta “meb.gov.tr” adresinden ilan edilecek.

    Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos’ta, tercih sonuçları 10 Ağustos’ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos’ta arasında alınacak ve 14 Ağustos’ta duyurulacak.

    Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos’ta yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos’ta tamamlayacak.

    Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül’de okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül’de ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.>>>AA

  • Trafik kazasında anne ve baba öldü, 8 aylık bebek ağır yaralandı

    Trafik kazasında anne ve baba öldü, 8 aylık bebek ağır yaralandı

    Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında bariyerlere çarptıktan sonra takla atarak yaklaşık 50 metre sürüklenen otomobilde uzman çavuş koca ile karısı olay yerinde hayatını kaybederken, 8 aylık bebekleri ise ağır yaralandı.

    Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Balmahmut köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Uşak’ta aile ziyaretinden dönen ve Hasan Samur’un kullandığı otomobil, Balmahmut köyü yakınlarına geldiği esnada sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonrası kontrolden çıktı. Savrulan araç yol kenarındaki bariyerlere çarparak takla atıp yaklaşık 50 metre sürüklenerek durabildi. Kazanın ardından çevredekilerin haber vermesi ile bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler Hasan Samur (27) ve eşi Zehra Samur’un (26) olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlerken, çiftin 8 aylık bebekleri A.K.S.’nin ise yaralandığını belirledi. Yaralı bebek ambulansla hastaneye kaldırılırken durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

    Kazada ölen çiftin aile ziyaretinden döndükleri ortaya çıktı

    Kazada hayatını kaybeden Hasan Samur’un Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı emrinde uzman çavuş olduğu, eşi Zehra Samur’un ise Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde görevli memur olduğu ve çiftin Uşak’ta aile ziyaretinden dönerek evlerine geldiği öğrenildi.

    Otomobilin adeta kağıt gibi ezilmesi ise kazanın şiddetini gözler önüne sererken, jandarma tarafından olay yerinde detaylı inceleme yapıldı.

    Kazada hayatını kaybeden çiftin cansız bedenleri ise Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili savcılık tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

  • Milli haltercilerden Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda 17 madalya

    Milli haltercilerden Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda 17 madalya

    Türkiye Halter Federasyonunun açıklamasına göre, Kolombiya’nın Cali kentinde düzenlenen Yıldızlar Dünya Halter Şampiyonası’nda ay-yıldızlı halterciler, elde ettikleri derecelerle Türk halterinin geleceği adına umut verdi.

    Şampiyonaya 5 kadın ve 3 erkek olmak üzere toplam 8 sporcuyla katılan milli takım, organizasyonu 4 altın, 9 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam 17 madalyayla tamamlayarak önemli bir başarı elde etti.

    Milli halterciler, mücadele ettikleri tüm sıkletlerde kürsüye çıkma başarısı gösterirken, ortaya koydukları performansla Türk halterinin yükselen gücünü bir kez daha ortaya koydu. Kadın milli halterciler ayrıca takım halinde beşinci oldu.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü, elde edilen başarının gurur verici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

    “Yıldız sporcularımızın Dünya Halter Şampiyonası’nda gösterdiği üstün performans, Türk halterinin geleceği adına bizleri son derece umutlandırmıştır. Madalya kazanan tüm sporcularımızı, Kolombiya’da ay-yıldızlı bayrağımızı başarıyla temsil eden milli takım antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum.”>>>AA

  • Afyonkarahisar’da bariyerlere çarpan otomobildeki çift öldü, bebekleri yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde bariyerlere çarpan otomobildeki çift hayatını kaybetti, 8 aylık bebekleri ağır yaralandı.

    Hasan Samur (27) idaresindeki 35 MSB 45 plakalı otomobil, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Balmahmut köyü yakınlarında bariyerlere çarparak devrildi.

    Kazada, sürücü ile eşi Zehra Özkan Samur (26) yaşamını yitirdi, 8 aylık bebekleri Aybars Kaan Samur ağır yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

    Yaralı bebek, ambulansla Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

    Otomobilde sıkışan çiftin cenazeleri, ekiplerin müdahalesiyle çıkarılarak Sinanpaşa Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

    Öte yandan Hasan Samur'un Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığında uzman çavuş, eşinin ise Afyon Kocatepe Üniversitesinde memur olarak görev yaptığı öğrenildi.

  • FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

    FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

    Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yürütülen kapsamlı dijital izleme, analiz ve koordinasyon faaliyetlerinin ilgili tüm kurumlarla tam bir eş güdüm içerisinde kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü belirtti.

    Dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekat girişimlerine karşı devletin bütün imkanlarıyla yürüttüğü mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:

    “Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuzun (BTK) ortak çalışmaları neticesinde, son bir ayda FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.

    Bunun yanı sıra, son iki ay içerisinde gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda, terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen 1652 sosyal medya hesabı hakkında da Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararları uygulanmıştır.”

    “Dijital alan, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır”

    Duran, yürütülen analizlerin, terör örgütlerinin yalnızca fiziki alanda değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik yöntemlerle propaganda faaliyetleri yürüttüğünü, manipülasyon, algı yönetimi ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliği ve kamu düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koyduğuna dikkati çekti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital mecralarda aynı kararlılık, aynı hukuki meşruiyet anlayışı ve aynı devlet ciddiyetiyle sürdürdüğünün altını çizen Duran, şöyle devam etti:

    “Dijital alan, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi sürekli takip etmeye, milli güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin almaya ve vatandaşlarımızı dezenformasyona karşı doğru bilgiyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, bu yıl, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü olduğunu anımsatarak, “Aziz milletimizin iradesine kasteden FETÖ, o gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, milletimizin destansı direnişi ve devletimizin kararlı mücadelesiyle hüsrana uğratılmıştır. Aradan geçen on yılda da devletimiz, FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti, milli birlik ve beraberliğine kasteden hiçbir yapıya, hiçbir terör örgütüne ve hiçbir dijital tehdide asla geçit vermeyecektir.” ifadelerine yer verdi.>>>AA

  • Yaşlı sahibinin temposuna uyum sağlayan köpek yürekleri ısıttı…

    Yaşlı sahibinin temposuna uyum sağlayan köpek yürekleri ısıttı…

    Yaşlı sahibinin temposuna uyum sağlayan köpek yürekleri ısıttı…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • 15 Temmuz şehidi ağabeyine verdiği sözü hafız olarak yerine getirdi

    15 Temmuz şehidi ağabeyine verdiği sözü hafız olarak yerine getirdi

    15 Temmuz gecesi hastaneye gideceğini söyleyerek evden çıkan Mehmet Ali Kılıç, darbecilere karşı koymak için gittiği o dönem ismi “Boğaziçi Köprüsü” olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde elinde Türk bayrağıyla en ön safta yer aldığı sırada açılan ateş sonucu şehit oldu.

    Sabaha karşı gelen şehadet haberiyle büyük bir yıkım yaşayan Kılıç ailesi, yıllar boyunca hem bu acıyla yaşamayı hem de şehitlerinin hayallerini yaşatmayı sürdürdü. O dönem henüz 14 yaşında olan şehidin kardeşi Merve Nur Kılıç da ağabeyinin kendisi için kurduğu en büyük hayallerinden biri olan hafızlığı tamamlayarak ona verdiği sözü tuttu.

    15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit düşen ağabeyine dair hatıralarını ve o gece yaşananları AA muhabirine anlatan Merve Nur Kılıç, 15 Temmuz gecesi ailecek evde olduklarını, ağabeyinin rahatsızlandığını ve hastaneye gitmek için evden çıktığını, bir daha da gelemediğini söyledi.

    Sabaha karşı şehit ağabeyinin haberini aldıklarını kaydeden Kılıç, şöyle konuştu:

    “Babam hastaydı, ameliyatlıydı. O yüzden o çıkamadı. Sabaha karşı ağabeyimin çok yakın bir arkadaşı aradı. Annem de sandı ki yorgun argın diye oraya gitti. Biz onun gelmesini beklerken ‘Mehmet Ali vuruldu, hastanede.’ diye haber geldi. Annemle babam gitti. Hafif bir yaralanma diye hiçbirimiz korkmadık, endişelenmedik. 2-3 saat sonra ağabeyimin şehit haberini aldık. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde, bayrakçı olarak orada seslenirlermiş. Elinde kocaman bir bayrak varmış. Uzun yıllar sonra bir gazinin telefonunda videosunu gördük, sesleniyor ona, ‘Mehmet Ali gel buraya.’ diyor. O da ‘Hayır ağabey gelemem şu an.’ diyor. Köprünün en önündeydi.”

    “Öyle bir yüz ifadesi vardı, sanki hepimize gülümsüyordu”

    Kılıç, 16 Temmuz sabahına ilişkin, “Sabah kalktık ve bizim için tamamen hayat bitmişti. Çok farklı bir duyguydu. O zamana kadar hiç böyle bir şey yaşamayıp da o yaşımızda darbenin ne olduğunu en büyük acıyla öğrenmek gerçekten hepimiz için çok zor bir şeydi. Umarım hiçbir zaman bu günleri yaşamayız.” ifadelerini kullandı.

    Darbe girişimine dair unutmadığı anlardan birinin F-16’ların sesleri olduğunu, hala uçak sesi duyduğunda o geceyi hatırladığını ve ürperdiğini dile getiren Kılıç, en zorlandığı anı ise şu sözlerle anlattı:

    “En zor an ağabeyimi şehit olduktan sonra morgda gördüğümüz andı. Asla ölü gibi değildi. Hepimizin onu gördükten sonra içi rahatladı. Öyle bir yüz ifadesi vardı, sanki hepimize gülümsüyordu. Babam çıktığında ‘Mehmet Ali sağ, ölmedi.’ demişti. Ağabeyimiz, hepimiz için çok bambaşkaydı. Ailemiz, mahallemiz, hepimizin ağabeyiydi. O gittikten sonra evimizin neşesi, hayatımız hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Mahallemiz için de öyle. Hepimiz bir ağabeyimizi kaybettik. Çok bambaşka biriydi.”

    “Hayatındaki en büyük hayali şehit olmaktı ve öyle de oldu”

    Kılıç, darbe girişiminin vatan ve bayrak adına verilen mücadelenin önemini gösterdiğini vurgulayarak, “Yine olsa yine hepimiz çıkarız. Kolay kazanılmadı, bu bayrak uğruna gerçekten çok canlar gitti. Herkesin buna gerçekten sahip çıkıp, bu uğurda yaşamasını ve buna dikkat edip öncelik göstermesini temenni ediyorum. Çünkü hepimiz çok zor zamanlar geçirdik, geçiriyoruz. Bu insanlar bir kere anılıp unutulsa da hayatımız boyunca, ölene kadar unutulmuyor. Çünkü hiçbir zaman bir aileden biri gitse eskisi gibi olmuyor. O yüzden herkesin bu bilinçte olmasını ve unutmamalarını gerçekten isterim.” diye konuştu.

    Aradan geçen yılların ardından gururlu olduğunu ama ailesinin bir daha hiçbir zaman tam olamayacağını bildiği için de bir yanında çok büyük eksiklik hissettiğini ifade eden Kılıç, “Herkesin onu tanımasını ve hayatını öğrenmesini çok isterim. Keşke bu yaşıma kadar onunla daha çok vakit geçirip büyüyebilseydim. Bizim için her zaman bir idoldü. Çocukları sever, yaşlılara yardım ederdi. Gerçekten mükemmel bir insandı. Hayatındaki en büyük hayali şehit olmaktı ve öyle de oldu.” dedi.

    Kılıç, ağabeyi şehit olduktan 3 yıl sonra da annesini kanserden kaybettiğini aktararak, “Üç senedir rahatım artık. O da orada yalnız değil, annesiyle beraber. Bir gün umuyorum hepimize onun şehitlik makamı nasip olur. Biz de oraya gittiğimizde hep beraber kavuşuruz. Vatan sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

    Evin en küçük kızı olduğunu ve el üstünde büyütüldüğünü dile getiren Kılıç, “Ağabeyim gerçekten bana bir ağabey, baba, arkadaş gibiydi. En büyük hayalimiz benim hafız olmamdı. O zaman da hafızlığa yeni başlamıştım. Çok şükür bitirdim, ona olan sözümü tuttum. Çok görmesini isterdim ama nasip olmadı. İnanıyorum o da oradan görüyor ve hissediyor.” şeklinde konuştu.>>>AA

  • Şehit polisin acılı eşi 15 Temmuz ruhunun nesillere aktarılmasını istiyor

    Şehit polisin acılı eşi 15 Temmuz ruhunun nesillere aktarılmasını istiyor

    Ülkenin çeşitli illerinde uzun yıllar görev yapan trafik polisi Tosun, o gece saat 23.30’da göreve çağrıldı.

    Aceleyle motosikletine binen Tosun, saat 01.00’de eşi ve kızıyla cep telefonu üzerinden mesajlaşarak onlara durumlarının iyi olduğunu iletti.

    Tosun, ardından Boğaziçi Köprüsü’nü tanklarla kapatan FETÖ’cülere müdahale etmek için harekete geçen Özel Harekat Şube Müdürü’ne eşlik etti.

    Köprü üzerindeki keskin nişancı tarafından vurulan Tosun, olay yerinde 49 yaşında şehit düştü.

    İki çocuk babası şehit polisin eşi Ayşe Zuhal Tosun, Kartal’daki Şehit Polis Kemal Tosun Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde AA muhabirine konuştu.

    Geçen 10 yılda hayatlarında çok şey değiştiğini, hayatın ise her şeye rağmen devam ettiğini ifade eden Tosun, “Şimdi oğlum 34, kızım 27 yaşında. Kızım Maltepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Oğlum matematik öğretmeni. İkisini de evlendirdim. Yeni düğünlerini yaptık. Öyle hayat maalesef akıp gidiyor. Damadımız da polis. Allah sağlık sıhhat versin inşallah. Tüm polislerimize, askerlerimize hayırlı ömürler versin.” ifadelerini kullandı.

    Tosun, eşinin çok hareketli, sevecen, herkese koşturan bir kişiliğe sahip olduğunu anlattı.

    Eşinin şark görevini tamamlamasının ardından İstanbul’a döndüklerini belirten Tosun, “Eşim, İstanbul’da devlet büyüklerinin eskortluğunu yapıyordu. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nde çalıştı. Cumhurbaşkanımız burada olmadığı zaman normal çalışmasını yapıyordu. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığa başladığından beri devamlı öncü motorcularındandı. Ondan sonra zaten Cumhurbaşkanlığına geçti. Motorize ekibinin başındaydı.” diye konuştu.

    “15 Temmuz gecesi eşime arkasından baktım”

    Acılı eş, 15 Temmuz gecesinde yaşananları şöyle anlattı:

    “O gece sabah çok normal uyanıldı. Ayın 15’in de maaşının alım günüydü. Çocuklara harçlığını verdi. Onlar dışarıya gezmeye çıktılar. Normal günlük işlerimizi yaptık. Ondan sonra camiye gitti. Akşam namazını kıldı ve geldi. Yemek yedik, yeniden camiye gitti. Cumhurbaşkanımız İstanbul’da olmadığı için istirahat zamanıydı. Saat 21.00 gibi eve çocuklar geldi. ‘Köprü kapanmış, terör saldırısı varmış.’ dediler. ‘Hayırdır.’ diyerek televizyonu açtım. Kemal de telefonunu da evde bırakmış gitmiş. Yatsı namazından sonra eve geldi. Hemen üstünü giyindi. Çıkması 5 dakika sürdü, sürmedi. Ondan sonra motosikletine bindi ve arkasından baktım. Normalde giderken öyle arkasından bakma gibi bir huyum yoktu. Bundan sonra hemen televizyonda haberleri seyretmeye koyulduk.”

    O gece hiç uyumadan televizyonda gelişmeleri izlediğini aktaran Tosun, “Gece 01.00 gibi kızım babasına mesaj attı. ‘Baba nasılsınız?’ diye. O zaten son görüşme oldu. O da ‘Biz iyiyiz. Merak etmeyin. Arkadaşlar da iyi’ dedi. Ondan sonra Boğaziçi Köprüsü’ne geçmiş. Özel Hareket Müdürü’nü köprüye motosikletiyle götürmüş. Zaten orada şehit düşüyor.” dedi.

    Tosun, eşinin şehit olmasının ardından geçen sürede acısının giderek derinleştiğini dile getirdi.

    Öyle bir geceyi Allah’ın bir daha kimseye yaşatmamasını temenni eden Tosun, “Ben olayların içinde değildim. Fakat hastanelerde ortam o kadar kötüydü ki önümüzdeki ambulansa bile ateş açıldı. Çok zor bir geceydi.” diye konuştu.

    Tosun, bir askerin kızı olduğunu anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

    “O insanın içinde olan bir şey. Allah göstermesin bir şey olacak tabii ki kanımızın son damlasına kadar aynı görevi bizler de yapacağız. 15 Temmuz gündemde. Tabii ki tutulması gerekiyor. Etkinliklere elimden gelince katılıyorum. Gençlere iletilmesi gereken mesajlar var. Ülke, vatan bölünmez. Kanımızın son damlasına kadar bayrağımızı temsil ederiz. Herkesin vatanı kendine. Ben vatanımdan başka bir yerde yaşayamam. Bayrak olmazsa zaten yaşamanın anlamı yok. Bir vatanın, bir yerin ve kökün olmazsa bence amaçsız bir yaşam olurdu.”

    Eşinin vatansever ve milliyetçi​​​​​​​ ruhunu her zaman içinde taşıdığını dile getiren Tosun, “Eşim yurt dışına görevli olarak 2-3 gün gitmişti. Gelince ‘Ya valla toprağı öpesim geldi. Kendi vatanım, kendi yemeğim hiçbir yerde yok. Vatanım için dünyaları veririm.’ demişti. Ölümünden 1-2 ay önceydi.” diye konuştu.

    Tosun, eşinin isminin okullarda, parklarda ve polis merkezlerinde yaşatıldığını belirtti.

    Kartal’daki okula eşinin isminin verildiğini kaydeden Tosun, “Niğde’de, Anadolu lisesinde ve Nevşehir’de parklarda ismi verildi. Adını her yerlerde yaşatıyoruz çok şükür devletimiz de buna imkan veriyor. Burada çocukların okuması, onlara bilgiler öğretilmesi güzel bir duygu. İnsanı gururlandırıyor.” şeklinde konuştu.>>>AA

  • 15 Temmuz şehidi Gülşah Güler’in ailesi evlerini kızlarının hatıralarıyla donattı

    15 Temmuz şehidi Gülşah Güler’in ailesi evlerini kızlarının hatıralarıyla donattı

    Güler’in ailesinin, Kırıkhan Reşatlı Mahallesi’ndeki evleri 6 Şubat 2023’teki depremlerde ağır hasar alarak yıkıldı.

    Yıkılan evlerinin yerine 2 katlı konut inşa eden Güler ailesi, ikinci katına şehit kızları Gülşah Güler’e ait eşyaları yerleştirdi.

    Ailenin “anı evi” olarak nitelendirdiği evde, Güler’in meslek hayatında kullandığı üniforması, kişisel eşyaları, çeşitli hatıraları ile Ankara’da yaşadığı evden getirilen eşyaları yer alıyor.

    Anne Emine ile baba Hüseyin Güler, günün büyük bir bölümünü kızlarının eşyalarıyla donattıkları evde geçiriyor.

    15 Temmuz şehidi Gülşah Güler'in ailesi evlerini kızlarının hatıralarıyla donattı

    “Gülşah, Türkiye’nin evladı oldu”

    Baba Hüseyin Güler, AA muhabirine, 10 yıl geçse de acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.

    Kızını çok özlediğini ve hasretinin her geçen gün katlandığını anlatan Güler, “İçimizdeki acı dinmiyor ama evladımızla gurur duyuyoruz. Allah bize şehit anne ve babası olmayı nasip etti. Gülşah’ımız artık sadece bizim değil, Türkiye’nin evladı oldu.” diye konuştu.

    Güler, oluşturdukları anı evinde kızlarının hatıralarını yaşatmaya devam edeceklerini belirtti.

    Kızına ait tüm eşyaların anı evinde yer aldığını anlatan Güler, şunları kaydetti:

    “Zaman zaman gelip burada oturuyor, kızımızı yanımızda hissediyoruz. Burası bize huzur veriyor. İnşallah bu anı evini ilelebet koruyacağız. Şehidimize yakışır bir ortam oluşturmaya çalıştık.” Anne Emine Güler de anı evini ilerleyen süreçte görmek isteyenler için ziyarete açacaklarını kaydetti.>>>AA

  • Dış gebelik tanısında yapay zeka dönemi

    Dış gebelik tanısında yapay zeka dönemi

    Medicana Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun ve beraberindeki ekip, kadın sağlığını ve hayatını tehdit eden dış gebelik hakkında çalışma yürüttü.

    Geliştirilen yapay zeka çalışmasının, dış gebelik vakalarını yüzde 99’a varan klinik doğrulukla tespit etmeyi başardığı ifade edildi.

    Modelin aynı zamanda sağlıklı gebeliklerin tanısını da yüzde 99,8 doğrulukla ortaya koyarak, olası hatalı tanı ihtimalini yüzde 1’in altına indirdiği belirtildi.

    Çalışmanın, uluslararası mühendislik ve teknoloji alanındaki bilimsel yayınlardan IEEE Access dergisinde yayımlanarak küresel ölçekte tescillendiği kaydedildi.

    “Çok daha erken evrede uyarı alabileceğiz”

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Op. Dr. Gültekin Koçun, dış gebelikte erken tanı kadar, doğru tanının da kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

    Koçun, erken teşhiste hastalara herhangi bir cerrahi müdahale uygulamadan, hücre büyümesini durduran ilaç tedavileriyle gebelik dokusunun vücut tarafından emilmesini sağlayabildiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Ameliyatsız tedavi, gelecekteki üreme sağlığının korunması açısından önemlidir. Geliştirdiğimiz bu yapay zeka desteği sayesinde hekimler olarak çok daha erken evrede uyarı alabileceğiz. Çoğu vakada ameliyat seçeneği gündeme bile gelmeden hastaya uygun tedavi uygulanabilecek.”>>>AA

  • Gemi ve yat sektöründe ihracat yılın ilk yarısında 1,5 milyar dolara ulaştı

    Gemi ve yat sektöründe ihracat yılın ilk yarısında 1,5 milyar dolara ulaştı

    Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Talha Pepe, gemi, yat ve hizmetleri sektörünün yılın ilk 6 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu yıl sonunda yeni bir rekor kırarak 2,5 ila 3 milyar dolar arasında ihracata ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

    Pepe, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ihracattaki artışta özellikle Kuzey Avrupa ülkelerine yapılan balıkçı gemileri, özel maksatlı gemiler ve römorkör teslimatlarının etkili olduğunu vurgulayarak, sektörün uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini söyledi.

    Yılın ilk 6 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını aktaran Pepe, “Bu yıl sonunda yeni bir rekor kırarak 2,5 ila 3 milyar dolar arasında ihracata ulaşmayı hedefliyoruz.” bilgisini paylaştı.

    Mustafa Talha Pepe, ilk 6 aylık performansın önemli bölümünün 2-3 yıl önce imzalanan sözleşmelerin teslimatlarından kaynaklandığını ifade ederek, Türk gemi inşa sanayisinin son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini dile getirdi.

    GYHİB Yönetim Kurulu Başkanı Pepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Öncelikle GYHİB olarak potansiyel gördüğümüz her pazarda önce ülkemizin bayrağını sonra birliğimizin bayrağını dalgalandırıyoruz ve bundan da gurur duyuyoruz. Mütemadiyen Avrupa’nın birçok ülkesinde hem gemi hem de yat için fuarlara katılıyoruz. Birebir etkinliklerde bulunuyoruz. Olabildiğince hem sektörü hem ülkemizi tanıtmaya gayret ediyoruz.

    Geçtiğimiz ay Yunanistan’daydık. Muhtemelen eylül ve ekim ayında Almanya ve Fransa’daki fuarlarda olacağız. Şunu söylemek isterim ki buralarda hem ülkemizi hem sektörü temsil etmeye çalışıyoruz. Fırsatın olduğu her yere gitmeye çalışıyoruz. Bizim için sınırlar önemli değil, mesafelerin hiçbir önemi yok. Yeter ki imkan olsun ve fırsat görelim.”

    Tersanelerin sipariş defterlerinde önceki yıllara kıyasla bir miktar gerileme yaşandığına işaret eden Pepe, sektörün potansiyelini daha da artırabilmesi için teşvik ve destek mekanizmalarının sürdürülmesinin önem taşıdığını vurguladı.

    “Sektörümüze yön verecek teşviklerin ve kolaylıkların devam etmesini bekliyoruz”

    Pepe, gemi inşa ve yat inşa sanayinin son derece yüksek katma değeri olan bir ihracat kalemi olduğuna dikkati çekerek, “Bizim ortalama kilogram başına 25 dolar gibi bir ihracat rakamımız var. Dolayısıyla sektörümüzün katma değeri en yüksek sektörlerden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin yekün ihracatındaki katma değerine değer kattığını düşünüyorum.” diye konuştu.

    Sektörde ihracattaki artışın istihdama, yan sanayine ve yerli üretime etkilerini değerlendiren Pepe, “Bunu çok olumlu değerlendiriyorum. Yan sanayiyi geçtiğimiz senelerde büyüttük katkısını gösterdi. İstihdamı büyüttük yine aynı şekilde sektöre katkısını gösterdi. Ondan dolayı yine önceki gibi sektörümüze yön verecek teşviklerin ve kolaylıkların devam etmesini bekliyoruz ve istiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Mustafa Talha Pepe, yerli üretim oranının yükselmesinin, sektörün ihracat başarısına etkisine değinerek, şunları kaydetti:

    “Yerli üretimin artması kesinlikle çok pozitif etkiliyor. Çünkü biliyorsunuz ki özellikle salgın döneminde bütün gemi sahipleri ve imalatçılar test etti ki birbirine bağlı tedarik zincirleri olası krizlerde çok çabuk kayıplar veriyor. Dolayısıyla aslında biz gemi inşa ve yat sanayisinde müşterilerimize biraz da şunu gösteriyoruz, yurt içinde mümkün olduğunca çok yan sanayi girdisiyle elde edilecek ürünü yurt dışından gelecek malzemeye daha az muhtaç ederek, kusursuz bir teslimat süreci hazırlamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla elbette ki yan sanayi ve yerli üretimin burada katkısı çok mühim. Her geçen gün de daha kıymetli hale geliyor. Son tüketicinin de kullanıcının da bu şekilde bir opsiyonla karşı karşıya kalması da son kullanıcının tercih ettiği ve memnun kaldığı bir hal alıyor.”

    Sürdürülebilir denizcilik alanındaki dönüşüme hızla uyum sağladıklarını belirten Pepe, bugün Türk tersanelerinde üretilen gemilerin yarısından fazlasının elektrikli veya LNG destekli çevreci teknolojilere sahip olduğunu aktardı.

    Pepe, özellikle Kuzey Avrupa pazarına yönelik yeşil gemi üretiminin arttığını dile getirerek, dünya denizcilik sektöründeki dönüşümü yakından takip ederek üretim süreçlerini bu doğrultuda şekillendirdiklerini anlattı.

    Gelecek dönemde en önemli önceliklerinin Avrupa’da yıllar içinde kazanılan pazar payını korumak olduğunu vurgulayan Pepe, balıkçı gemileri, feribotlar, römorkörler ve özel maksatlı gemilerde elde edilen güçlü konumun sürdürülebilmesi için sektörün desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.>>>AA

  • 15 Temmuz’un izleri hâlâ silinmedi

    15 Temmuz’un izleri hâlâ silinmedi

    Aradan geçen yıllara rağmen bazı gazilerin vücutlarına isabet eden kurşunlar, hayati risk oluşturduğu için çıkarılamıyor. Kritik bölgelerde kalan mermiler, kalıcı sağlık sorunlarına ve günlük yaşamı etkileyen çeşitli rahatsızlıklara yol açıyor.

    Fiziksel izlerin yanı sıra yaşanan olayların etkileri de yıllar geçmesine rağmen yaşamların bir parçası olmaya devam ediyor.

    15 Temmuz gecesinde Saraçhane’deki direnişte gözünü kaybeden İsmail Acur ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi’nin (AKOM) önünde darbeci askerler tarafından göğsünden vurulan Musa İlhan, hem tedavi süreçlerini hem de o geceye dair hafızalarında yer eden anıları AA muhabirine anlattı.

    Şehit sanılıp üzerine Türk bayrağı örtüldü

    Darbe girişimini engellemek için ilk olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğüne giden, ardından darbecilerin hedefindeki Saraçhane’deki İBB binasının olduğu bölgeye geçen 15 Temmuz gazisi İsmail Acur, işgal girişimine karşı direnen vatandaşlarla birlikte en ön saflarda yer aldı.

    Yaralananları güvenli bölgelere taşıdıktan sonra yeniden direniş saflarına dönen Acur, darbecilerin açtığı ateş sonucu ağır yaralandı.

    Sağ gözünü kaybeden Acur’un boynuna isabet eden kurşun ise şah damarı ile omuriliği arasına saplandı. Hayati risk taşıyan bölgede bulunan kurşun nedeniyle aradan geçen 10 yıla rağmen cerrahi müdahale yapılamıyor.

    Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen boynundaki kurşunla yaşamını sürdüren üç çocuk babası olan İsmail Acur, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

    15 Temmuz'un izleri hâlâ silinmedi

    Acur, 15 Temmuz’da memleketi Malatya’dan İstanbul’a dönüp uyuduğunu, dışarıdan gelen siren sesleri ve hareketliliği duyunca kalktığını söyledi.

    Televizyonu açtığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara davet eden çağrısını duyduğunu belirten Acur, vakit kaybetmeden Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğünün önüne gittiğini dile getirdi.

    Acur, bir süre burada bekledikten sonra Saraçhane’den gelen vatandaşlardan bölgede çok sayıda yaralı olduğu bilgisini aldığını, bunun üzerine vakit kaybetmeden Saraçhane’ye geçtiğini ifade etti.

    Saraçhane’de darbecilere karşı en ön saflarda yer aldığını, vurulan ve yaralanan vatandaşları güvenli bölgelere taşıyarak hastaneye ulaştırmaya çalıştığını anlatan Acur, o geceye ilişkin şunları kaydetti:

    “Yaralıları hastaneye ulaştırdıktan sonra yeniden döndük ve artık en ön saflardaydık. ‘Ya öleceğiz ya da onları etkisiz hale getireceğiz.’ diyorduk. Tam o sırada bir mermi geldi, ben sıyırdı sandım. Elimi attım gözüme doğru, gözüm elimin içine düştü. Kelimeişehadet getirdim. Bir iki adım daha attım ve düştüm. Sonradan, öldüğümü sanarak üzerimi Türk bayrağıyla örttüklerini öğrendim. Çok kan kaybetmiştim. Ambulans geldiğinde nabzımın attığını görmüşler, hemen hastaneye kaldırmışlar. Kurşun boynumda kalmış, gözümü kaybettim. Gözüm protez, görmüyorum. Vatanıma feda olsun, canımız da kanımız da vatanımıza feda olsun.”

    Acur, söz konusu vatan ve bayrak olduğunda yine aynı kararlılıkla sokağa çıkmaya hazır olduğunu vurgulayarak, “Her zaman tetikteyiz ve vatanımız için canımızı vermeye hazırız. Kurşun hala vücudumda. Bu yüzden zaman zaman baş dönmeleri yaşıyor, ağrı ve sızılar çekiyorum. Kurşun omuriliğime çok yakın olduğu için bazen elimi hissetmiyorum. Ağrı kesiciler ve iğneler de fayda etmiyor. Şiddetli ağrılar nedeniyle geceleri uyuyamıyorum.” diye konuştu.

    Acur, vücudunda kalan kurşun nedeniyle yaşadığı bir anısını da şöyle anlattı:

    “Bazen resmi kurumlara gittiğimde metal dedektörlerden geçerken boynumda kalan kurşun nedeniyle cihazlar alarm veriyor. Bir keresinde polise gazi olduğumu söyledim. Bana, ‘Silahın var mı?’ diye sordu. Ben de ‘Silahım yok ama boynumda mermim var.’ dedim. Bunun üzerine, ‘Mermiyi alayım, mermiyle içeri girmek yasak.’ dedi. Ben de şaka yaparak, ‘Ben alamıyorum, sen alabiliyorsan al.’ dedim. Bunun ardından polis memuru yanıma gelip bana sarıldı ve ‘Sizin sayenizde biz bugün buralardayız.’ diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.”

    Gazi Musa İlhan, kalbinin altına isabet eden kurşunla yaşamını sürdürüyor

    Mahallesinde arkadaşlarıyla otururken darbe girişimini öğrenen 49 yaşındaki Musa İlhan ise eve uğramaya bile fırsat bulamadan ayağındaki terlikleriyle AKOM’un önüne gitti.

    15 Temmuz'un izleri hâlâ silinmedi

    Vatandaşlarla darbecilere karşı direnirken darbeci yarbayın açtığı ateş sonucunda göğsünden vurulan İlhan, 10 yıldır kalbinin sadece 2 santimetre yakınında kalan kurşunla yaşıyor.

    İlhan, Hafıza 15 Temmuz Müzesi önünde yaptığı açıklamada, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın bir kalkışma olduğu açıklamasından sonra hiç tereddüt etmeden harekete geçtiğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı havalimanında karşılamak için yola çıktığını ancak Alibeyköy’deki İBB Lojistik Destek Merkezi önünde askerlerin hareketliliğini görünce olayların seyrinin değiştiğini söyleyen İlhan, darbeci askerleri orada görünce halkla birlikte merkeze girdiklerini, korkusuzca askerleri dışarı çıkardıklarını belirtti.

    15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne gitmek için yola devam ederken AKOM’daki darbeci askerleri görünce oraya yöneldiklerini aktaran İlhan, şöyle devam etti:

    “AKOM’a girer girmez askerler ateş açtı. Ayaklarımıza doğru mermiler yağıyordu. Önce korktuk, terliklerim ayağımdan çıktı. Oradan darbeci bir asker, ‘Yaklaşmayın vururum.’ diye bağırıyordu. Önce biraz korktuk. Ama sonra Cenabıallah’tan bir güç geldi. Üzerimdeki korkuyu içimizden aldı. Ben de ‘Geliyorum, vuracaksan vur.’ dedim. Şortumla, terliğimle yürüdüm. Sonrasında vurulmuşum. Vurulduğum anda yere yattım. O kadar vicdansızdılar ki yerde yatarken bile sağımdan solumdan mermiler geçiyordu. Gözlerimi kapatıp ‘Gözüme gelmesin.’ diye dua ediyordum. Bir arkadaşım göğsüme tampon yaparak beni korumaya çalışıyordu. Sonrasını hatırlamıyorum. Toplam 4 gün hastanede kaldım. Uyanır uyanmaz Cumhurbaşkanı’mızın durumunu sormuşum. Cumhurbaşkanı’mız ben vurulduktan sonra televizyon yayınına bağlanmış. Okmeydanı Şehir Hastanesi’ndeki hemşireler ‘Cumhurbaşkanı iyi, şu an televizyonda konuşma yapıyor.’ dediler.”

    Kendisini vuran darbeci yarbayla mahkemede yüzleşti

    15 Temmuz gazisi İlhan, “Kurşun kalbimin iki santim altında kaldı. 10 yıldır o kurşunla yaşıyorum. Tedavim 3 ay sürdü. Çünkü kurşunu çıkaramadıkları için ağır ameliyat geçirmedim. Yaranın pansumanlarla kapanmasını bekledik. Sonra evde tedavim devam etti.” ifadelerini kullandı.

    Hafıza 15 Temmuz Müzesi’nde şehitlerin eşyalarını görünce çok duygulandığını ve o günü hatırladığını dile getiren İlhan, şunları kaydetti:

    “Şehitlerimizin ayakkabıları, yaralılarımızın eşyası arasında benim terliğim ve kısa pantolonum da var. Her yıl geldiğimde o geceyi yeniden yaşıyorum. Mahkeme sürecinde beni vuran kişiyle yüzleştim. Bir yarbaydı. Dedi ki ‘Biz, DEAŞ saldırısına şüphelendiğimiz için orayı işgal ettik.’ Bunun üzerine hakim bey, beni niye vurduğunu sordu. O da ‘DEAŞ’lı zannettim.’ cevabını verdi. Ben de ‘Benim nerem DEAŞ’lıya benziyor? Ayağımda terlik, üstümde kısa pantolon var. Elimde hiçbir şey yok.’ dedim. Bunu söylediğinde ne kadar yalancı ve ruhlarını o örgütü teslim ettiklerini belli ettiler.”>>>AA