Yazar: admin

  • Avrupa Parlamentosu’ndan Skandal Karar! | Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber

    Avrupa Parlamentosu’ndan Skandal Karar! | Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber

    Selim Bakal İle Kanal 3 Ana Haber | 10 Temmuz 2026

    Selim Bakal, Ana Haber Bülteni’nde günün öne çıkan gelişmelerini tarafsız, anlaşılır ve derinlemesine yorumlarla ekranlara taşıyor. Türkiye ve dünyadan en sıcak başlıklar, dikkat çeken yorumlar ve Selim Bakal’ın deneyimli sunumuyla güvenilir bir haber kaynağı sizleri bekliyor.

    Akşam haberlerini kaçırmayın, gündemi Kanal 3 farkıyla yakalayın!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Hangi elektrikli otomobil daha çok tercih ediliyor?

    Hangi elektrikli otomobil daha çok tercih ediliyor?

    Elektrikli otomobillere ilgi hız kesmiyor

    Türkiye’de elektrikli otomobil pazarı son yıllarda önemli bir büyüme kaydetti.

    Artan yakıt maliyetleri, gelişen batarya teknolojileri, çevre dostu ulaşım anlayışı ve genişleyen şarj altyapısı, sürücülerin elektrikli araçlara yönelmesinde etkili oldu.

    Yerli ve yabancı birçok marka yeni modellerini Türkiye pazarına sunarken, rekabet de her geçen gün artıyor.

    Elektrikli araç satın almayı planlayanların en çok merak ettiği konuların başında ise “Hangi model daha çok tercih ediliyor?” sorusu geliyor.

    Türkiye’de en çok tercih edilen elektrikli otomobiller

    Son dönemde satış performanslarıyla öne çıkan elektrikli otomobiller şu şekilde sıralanıyor:

    1. Togg T10X
    2. Tesla Model Y
    3. BYD Atto 3
    4. BYD Seal U
    5. Kia EV3
    6. MINI Countryman Electric
    7. KG Mobility Torres EVX
    8. Volvo EX30
    9. Hyundai Kona Electric
    10. BMW iX1

    Tercihleri hangi kriterler belirliyor?

    Elektrikli otomobil satın alacak kullanıcılar yalnızca fiyatı değil; menzil, batarya teknolojisi, hızlı şarj desteği, servis ağı, güvenlik donanımları ve ikinci el değerini de dikkate alıyor.

    Özellikle tek şarjla daha uzun mesafe sunan modeller tüketicilerden yoğun ilgi görüyor.

    Bunun yanı sıra şarj istasyonlarının yaygınlaşması ve yeni marka-model seçeneklerinin pazara girmesi de elektrikli otomobil satışlarını destekleyen önemli etkenler arasında yer alıyor.

    Yeni modellerin satışa sunulması, batarya teknolojilerindeki gelişmeler ve şarj altyapısına yapılan yatırımlar sayesinde elektrikli araçların Türkiye otomotiv pazarındaki payının artacağı öngörülüyor.

  • LGS tercih heyecanı başladı! En yüksek puanlı liseler açıklandı!

    LGS tercih heyecanı başladı! En yüksek puanlı liseler açıklandı!

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından açıklanan 2026 LGS takvimine göre lise tercih süreci 13 Temmuz’da başlayacak ve 24 Temmuz’da sona erecek.

    Öğrenciler, bu tarihler arasında tercih işlemlerini tamamlayarak istedikleri liselere yerleşebilmek için başvurularını gerçekleştirecek.

    Tercih döneminin başlamasıyla birlikte öğrenciler ve veliler, özellikle fen liseleri, proje okulları ve köklü Anadolu liselerinin taban puanlarını araştırmaya başladı.

    İstanbul’da en yüksek taban puanlı liseler

    İstanbul’da en yüksek taban puanla öğrenci alan okulların başında Galatasaray Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi geliyor.

    • Beyoğlu / Galatasaray Lisesi / Fransızca – 500
    • Beşiktaş / Kabataş Erkek Lisesi / Almanca – 500
    • Kadıköy / İstanbul Atatürk Fen Lisesi / Almanca – 493,9643
    • Fatih / Cağaloğlu Anadolu Lisesi / Almanca – 491,796
    • Üsküdar / Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi / İngilizce – 489,0189
    • Fatih / İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi / Arapça – 428,2734
    • Başakşehir / Akif İnan Anadolu İmam Hatip Lisesi / İngilizce – 426,8799
    • Arnavutköy / İstanbul Havalimanı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi / Almanca – 424,5483

    Ankara’da en yüksek taban puanlı liseler

    Başkentte en yüksek taban puanlı okul Ankara Fen Lisesi oldu.

    • Çankaya / Ankara Fen Lisesi / İngilizce – 494,5096
    • Pursaklar / Ankara Pursaklar Fen Lisesi / İngilizce – 489,0189
    • Yenimahalle / Atatürk Anadolu Lisesi / İngilizce – 481,7319
    • Elmadağ / Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi / İngilizce – 480,2425

    İzmir’de en yüksek taban puanlı liseler

    İzmir’de ise Fen Lisesi zirvede yer aldı.

    • Bornova / İzmir Fen Lisesi / İngilizce – 493,9643
    • Konak / Atatürk Lisesi / İngilizce – 484,6862
    • Bornova / Bornova Anadolu Lisesi / Almanca – 484,1567
    • Konak / İzmir Kız Lisesi / İngilizce – 468,1166
    • Karşıyaka / Karşıyaka 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi / İngilizce – 438,2429
    • Karabağlar / İzmir Anadolu Lisesi / Almanca – 435,1297

    LGS tercih sürecinde öğrencilerin puanlarının yanı sıra yüzdelik dilimlerini de dikkate alarak tercih listelerini oluşturmaları öneriliyor. Tercihler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği takvim doğrultusunda 24 Temmuz’a kadar tamamlanabilecek.

  • Araç muayenesi için yeni fırsat: Vergi borcu olanlar yararlanıyor mu?

    Araç muayenesi için yeni fırsat: Vergi borcu olanlar yararlanıyor mu?

    Vergi borcunu yapılandıranlar muayene yaptırabilecek

    TÜVTÜRK, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yürütülen vergi borcu yapılandırması kapsamında araç sahiplerine önemli bir hatırlatmada bulundu.

    Yapılandırmadan yararlanan araç sahipleri, araç muayenelerini yapılandırma süresi boyunca yaptırabilecek.

    Mevcut uygulamaya göre, motorlu taşıtlar vergisi (MTV), bu vergiye ilişkin gecikme faizi ve cezaları, trafik idari para cezaları ile kara yolları geçiş ücreti ve bunlara bağlı borçları bulunan araç sahipleri, bu yükümlülüklerini yerine getirmeden araç muayenesi yaptıramıyor.

    31 Ağustos’a kadar başvuru yapılabilecek

    Vergi borçlarını yapılandırarak taksitlendiren araç sahipleri ise yapılandırma devam ettiği sürece araç muayene işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

    Böylece hem yasal yükümlülüklerini yerine getiriyor hem de araçlarını trafiğe çıkarmaya devam edebiliyor.

    Vergi borcu yapılandırmasından yararlanmak isteyen araç sahiplerinin başvurularını 31 Ağustos tarihine kadar tamamlaması gerekiyor.

    Sürece ilişkin detaylı bilgilere Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

    “Araç muayenesini geciktirmeyin” çağrısı

    TÜVTÜRK Genel Müdürü Koray Özcan, araç muayenesinin trafik güvenliği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vergi borcunu yapılandıran araç sahiplerinin bu haktan yararlanabileceğini hatırlattı.

    Özcan, başvuru süresi devam ederken araç sahiplerinin işlemlerini zamanında tamamlamalarını ve araç muayenelerini geciktirmemelerini tavsiye etti.

  • Sandıklı’da yazlık patates hasadı başladı

    ​AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde yazlık patetes hasadı başladı.

    İlçenin önemli tarım ürünleri arasında yer alan yazlık patateste üreticiler, tarlalarında hasat yapıyor.

    Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, yaptığı açıklamada, tarımdaki başarının doğrudan ekonomiye yansıdığını belirtti.

    Patatesin ilçenin ekonomisine güç veren stratejik bir ürün olduğunu aktaran Öztaş, "Tohumun toprakla buluştuğu ilk günden hasat gününe kadar üreticilerimizin gösterdiği emek ve özveri her türlü takdiri hak ediyor. Güçlü bir tarım, güçlü bir ekonomi ve gelecek demektir." ifadesini kullandı.

    Öztaş, yazlık patates hasadına başlayan üreticilere bereketli bir sezon diledi.

  • LGS sınavında tam puan alan Musab Çınar, çeyrek altınla ödüllendirildi

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde yaşayan ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 13 Haziran'da yapılan merkezi sınavda 500 tam puan alan Musab Çınar Esiringü, çeyrek altınla ödüllendirildi.

    Alkasan Ortaokulu'ndan mezun olan Esiringü, LGS sınavında tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı.

    İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, sonuçların açıklanmasından sonra Esiringü ile ailesini ve okul müdürünü makamına davet etti.

    Keleş, Bolvadin'e gurur yaşatan Esiringü'yü, ailesini ve öğretmenlerini tebrik etti.

    Esiringü'ye başarılar dileyen Keleş, öğrenciyi çeyrek altınla ödüllendirdi.

    Öte yandan Afyonkarahisar il merkezindeki iki özel okulda 2 öğrencinin de LGS sınavında tam puan aldığı öğrenildi.

  • Sadece pilotlarının görebildiği muhteşem manzara…

    Sadece pilotlarının görebildiği muhteşem manzara…

    Sadece pilotlarının görebildiği muhteşem manzara…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • İnşaatta kazısında korkutan olay: Ekipler harekete geçti!

    İnşaatta kazısında korkutan olay: Ekipler harekete geçti!

    Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bir inşaatın temel kazısı sırasında insan kemikleri ve kafatası parçası bulundu.

    İhbar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri olay yerinde inceleme başlatırken, kemikler kimlik tespiti ve inceleme için muhafaza altına alındı.

    Temel kazısında kemiklere rastlandı

    Olay, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde meydana geldi.

    Edinilen bilgilere göre, bir inşaatın temel kazısı sırasında iş makinesiyle yürütülen çalışmalar esnasında insan kemikleri ile kafatası parçasına rastlandı.

    Bulgunun fark edilmesinin ardından inşaat çalışmaları durdurularak durum Hekimhan İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerine bildirildi.

    Jandarma bölgede inceleme yaptı

    İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak incelemelerde bulundu.

    Bulunan kemikler, kimlik tespiti ve olayın aydınlatılmasına yönelik yapılacak incelemeler için muhafaza altına alındı.

    Soruşturma başlatıldı

    İnsan kemiklerinin kime ait olduğu ve olayın geçmişine ilişkin yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanması beklenirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • “Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu”

    “Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu”

    Olay, 21 Haziran 2026 tarihinde Gazipaşa ilçesindeki Fidanlık mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşinden ayrılan bir çocuk annesi Özge Çelik (32), bir süre önce ayrıldığı eski erkek arkadaşı O.K. hakkında tehdit, hakaret ve darp iddialarıyla farklı tarihlerde şikâyetçi oldu. Çelik’in bu süreçte şüpheli hakkında art arda tedbir ve uzaklaştırma kararları aldırdığı öğrenildi.

    İddiaya göre başka bir suçtan Samsun’da cezaevinde bulunan O.K., izinli olarak cezaevinden çıktıktan sonra Gazipaşa’ya geldi. Olay günü iş arkadaşlarıyla birlikte Fidanlık mevkiine giden Çelik ile O.K. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine O.K.’nin yanında bulunan bıçakla Çelik’e saldırdığı ileri sürüldü. Başından, sırtından ve vücudunun çeşitli bölgelerinden çok sayıda darbe alan genç kadın, saldırı sırasında KADES uygulaması üzerinden yardım çağrısında bulundu. Bıçağın kadının sırtında kırıldığı, şüphelinin kırılan bıçağın kalan kısmıyla saldırmayı sürdürdüğü ve genç kadını saçlarından tutarak sürüklediği iddia edildi.

    Çevredeki vatandaşlar ve Çelik’in arkadaşları olaya müdahale ederken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Çelik’in bıçak darbeleri nedeniyle vücudunun çeşitli bölgelerinde yaralar oluştuğu, sol kolunda kas yırtılması ve güç kaybı bulunduğu öğrenildi. Olay sonrası şahıs emniyet güçleri tarafından yakalandı.

    "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu"

    “CEZAEVİNDEN ARAYIP TEHDİTLERİNİ SÜRDÜRDÜ”

    Eski erkek arkadaşından 19 Ocak’ta ayrıldığını belirten Özge Çelik, ilişki sürecinde yaşadıkları nedeniyle bu kararı aldığını söyledi. Ayrılık kararını açıkladığı gün darp edildiğini öne süren Çelik, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Kendisinden 19 Ocak’ta ayrıldım. İlişkimiz sırasında öfke kontrolü olmadığını ve suç dosyalarını gördükten sonra ilişkiyi bitirme kararı aldım. Bunu kendisine söylediğim 19 Ocak günü darp edildim ve şikâyetçi oldum. Devamında tehditler, hakaretler ve çevreme yönelik karalamalar sürdü. Onun yaptığı tüm hamlelere karşı ben yalnızca şikâyetçi oldum. Kendisi hakkında en az 5-6 şikâyetim vardır. Tedbir kararı aldım. 19 Ocak’tan itibaren hiç ara vermeden 6 kez, son olarak da 7’nci kez uzaklaştırma kararı aldırdım.”

    "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu"

    Şüpheli şahsın yakınlarına yönelik tehditlerde de bulunduğunu ileri süren Çelik, şüphelinin cezaevine girdikten sonra da kendisini ve çevresini aradığını iddia ederek, “Tüm çevreme ve aileme benimle ilgili ölüm tehditleri gönderiyordu. Mart ayında Samsun’da cezaevine girdi ancak cezaevine girdikten sonra da durmadı. Cezaevi numaralarından beni, iş yerimi ve arkadaşlarımı arayarak beni öldüreceğine yönelik tehditlerini sürdürdü” dedi.

    “ÇOCUĞUN DEDESİYLE OYNUYOR, SEN DE BALKONDASIN”

    Olaydan önce şüpheli şahsın izinli olarak Gazipaşa’ya geldiğini iş arkadaşından öğrendiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak tanıdığımız bir kişi, O.K.’nın izinli olarak cezaevinden çıktığını ve Gazipaşa’ya geldiğini söylemiş. Daha sonra O.K., iş arkadaşımı arayarak, ‘Şu anda Özge’nin kızı evin altında dedesiyle birlikte oynuyor, Özge de yukarıda. Kötü bir şey yapacak olsam çıkar yaparım. Kötü niyetim yok, sizinle konuşmak istiyorum’ diyerek iletişime geçmiş. İş yerimin çaprazına da geldi. Daha önce de çalıştığım yere defalarca gelerek olay çıkarmıştı.”

    "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu"

    “ŞANSLIYDIM Kİ BIÇAK KIRILMIŞTI VE DARBELER ORGANLARIMA GELMEDİ”

    Kendisini güvende hissetmediği için olay günü arkadaşlarından yanında olmalarını istediğini anlatan Çelik, olayın kısa sürede geliştiğini söyledi. O. K.’nin üzerine doğru geldiğini ve uzak durmasını söylediğini aktaran Çelik, saldırı anını şu sözlerle anlattı: “Olay günü kendimi güvende hissetmediğim için birilerini çağırmak zorunda kaldım. Yalnız değildik, yanımızda 3-4 kişi daha vardı. Her şey çok ani gelişti. Kendisi üzerime doğru geldi. Üzerime gelmemesini söyledim ve kaçmaya çalıştım. Önce karnıma yumruk darbesi aldım. Ardından saçlarımdan tuttu ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak üçüncü ya da dördüncü darbede sırtımda kırıldı.”

    Çevresindekilerin müdahalesiyle kaçmaya başladığını ve KADES’e bastığını belirten Çelik, şüphelinin kırılan bıçakla peşinden gelmeye devam ettiğini ileri sürdü. “Çevremdeki insanlar onu tutunca kaçtım ve KADES’e bastım. KADES’e basmaya devam ediyordum ancak o, kırılan bıçağın kalan küçük kısmıyla üzerime gelmeyi sürdürdü. Yaralı olduğum ve nefesim kesildiği için kaçamadım. Burada saçlarımdan sürükleyerek yaklaşık 15 dakika boyunca kafama ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak kırılmıştı ve darbeler organlarıma gelmedi.”

    “BIÇAK KIRILMASAYDI YAŞAMA ŞANSIM YOKTU”

    Çevredeki kişilerin müdahalesiyle şüphelinin kendisinden uzaklaştırıldığını söyleyen Çelik, ambulansla hastaneye kaldırıldığını belirtti. Çelik, tedavi sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Bıçak darbeleri nedeniyle kas yırtılması oluştu. Bu yüzden sol kolumu hâlâ tam olarak kullanamıyorum ve kolumda güç kaybı var. Fizik tedaviye başlayacağım. Yüzümde, sırtımda ve kafamda izler bulunuyor. Darbelerin hepsi kırılan bıçağın kalan kısmıyla gerçekleşti. O bıçak kırılmasaydı zaten yaşama şansım yoktu. Saldırı sırasında da sürekli, ‘Seni öldüreceğim, öleceksin’ diyordu” ifadelerini kullandı.

    "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu"

    “BİZİM AÇIMIZDAN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS”

    Özge Çelik’in Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına avukatlığını üstlenen Yağmur Burçin Sayın Kurt, olayın ‘kasten yaralama’ olarak soruşturulduğunu ancak eylemin öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğunu savundu. Kurt, “Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 21 Haziran günü kasten yaralama olarak değerlendirilen ancak bizim açımızdan öldürmeye teşebbüs niteliğinde olan, kadına yönelik bir şiddet eylemiyle karşı karşıyayız. Tarafların bir süre devam eden birlikteliğinin ardından şüpheli başka bir dosya kapsamında cezaevine giriyor. Müvekkilim bu şahıs hakkında 6 kez uzaklaştırma kararı aldırıyor. Çünkü kendisini sürekli çocuğuyla, hayatıyla ve ailesiyle tehdit ediyor. Şahıs cezaevinde olmasına rağmen müvekkilimin uzaklaştırma kararları devam ediyor” dedi.

    “BUGÜN BÜYÜK GÜN’ DEYİP TELEFONU KAPATTI”

    Şüphelinin 18 Haziran’da cezaevinden izinli olarak çıktığını öne süren avukat Kurt, müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti. Şüphelinin farklı bir numaradan arayarak “Bugün büyük gün” dediğini ve telefonu kapattığını ileri süren Kurt, “Müvekkilim normal şekilde iş yerine gidiyor ve durumu işverenleriyle paylaşıyor. Şüpheli, işverenlerini de arayarak çok pişman olduğunu ve müvekkilimin şikâyetinden vazgeçmesi gerektiğini söylüyor. İşverenleri de iyi niyetle müvekkilime bu yönde telkinde bulunuyor ancak müvekkilim şikâyetinden vazgeçmek istemiyor” diye konuştu.

    “YAKLAŞIK 30 BIÇAK DARBESİ VAR”

    Olay sırasında şüphelinin yanında bıçak bulunmasının eylemin önceden tasarlandığını gösterdiğini savunan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müvekkilim Fidanlık olarak bilinen alana gittiğinde bu şahsın yanında bıçak bulunuyor. Müvekkilimi bıçaklıyor ve bıçak sırtında kırılıyor. Bıçak kırıldıktan sonra da saldırı sona ermiyor, müvekkilim saçlarından sürükleniyor. Yaklaşık 30 bıçak darbesi söz konusu. Burada nasıl yalnızca bir yaralamadan söz edilebilir? Şahsın yanında bıçakla gelmesi, bizim açımızdan tasarlamanın ve öldürme kastının bulunduğunu gösteriyor. Ceza hukukunda failin hangi amaçla hareket ettiği, yani saiki önemlidir. Müvekkilim hayatını kaybetmediği için eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Biz bu suçun kesinlikle kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu düşünüyoruz.”

    “7’NCİ UZAKLAŞTIRMA KARARINI ALDI

    Özge Çelik’in olayın ardından 7’nci kez uzaklaştırma kararı aldırdığını belirten Kurt, müvekkilinin yaşadığı korkunun devam ettiğini söyledi. Kurt, “Şahıs cezaevinde bulunmasına rağmen müvekkilimin korkuları çok fazla. Kendisini hâlâ aramak istiyor ya da arıyor. Bunun üzerine müvekkilim yeniden uzaklaştırma kararı aldı. Müvekkilim, yaşadıklarının hayata bakışını ve yaşama isteğini olumsuz etkilediğini, çocuğuna karşı yeterince verimli olamadığını bizlere defalarca söyledi. Biz müvekkilimizin ve kadının yanındayız” dedi.

    “KORUMA KARARLARININ BİLDİRİLMESİ CAN GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ”

    6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir ve uzaklaştırma kararlarının eksiksiz uygulanmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Kurt, “Uzaklaştırma ve tedbir kararlarının uygulanması, ilgili adli mercilerin cezaevinden izinli çıkış gibi gelişmeleri tedbir kararı isteyen kişilere bizzat bildirmesi can güvenliği açısından çok önemlidir. Dosyamız şu anda soruşturma aşamasında. Kesin doktor raporu geldikten sonra olayın yaralama değil, öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi için dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız” diye konuştu. >>>İHA

    "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu"

  • Kansızlık altta yatan bir sorunun habercisi olabilir

    Kansızlık altta yatan bir sorunun habercisi olabilir

    Aneminin, kandaki hemoglobin düzeyinin normalin altına düşmesiyle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Sertaç Durusoy, hemoglobinin dokulara oksijen taşınmasından sorumlu temel yapı olduğunu söyledi. Medicana Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, “Hemoglobin düzeyi azaldığında dokular yeterli oksijen alamaz. Bunun sonucunda kişilerde halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, dikkat azalması ve günlük yaşam aktivitelerinde belirgin performans kaybı görülebilir. Ancak burada bilinmesi gereken en önemli nokta, aneminin bir tanı değil, altta yatan başka bir hastalığın veya eksikliğin sonucu olduğudur” dedi.

    Aneminin en yaygın nedeninin demir eksikliği olduğunu belirten Dr. Durusoy, özellikle doğurganlık çağındaki kadınların risk altında olduğuna dikkat çekti. Durusoy, “Yoğun adet kanamaları, gebelik, emzirme dönemi, yetersiz demir alımı ve mide-bağırsak sisteminden olan gizli kan kayıpları demir eksikliğine yol açabilir. Tedavi edilmeyen demir eksikliği yalnızca kan değerlerini düşürmez; kişinin yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkiler. Sürekli yorgunluk, saç dökülmesi, tırnak kırılması, dikkat dağınıklığı, iş ve okul performansında azalma, çarpıntı ve nefes darlığı bu nedenle gelişebilir” diye konuştu.

    Kansızlığın tek nedeninin demir eksikliği olmadığını vurgulayan Dr. Sertaç Durusoy, farklı hastalıkların da anemiye yol açabileceğini söyledi. Durusoy, “B12 vitamini ve folat eksiklikleri, kronik iltihabi hastalıklar, böbrek yetmezliği, tiroit hastalıkları, kemik iliği hastalıkları, genetik kan hastalıkları ve bazı ilaçlar da kansızlığa neden olabilir. Özellikle B12 eksikliğinde kansızlığa ek olarak el ve ayaklarda uyuşma, denge bozukluğu, unutkanlık, dilde yanma ve diğer nörolojik belirtiler görülebilir. Bu nedenle her hastaya otomatik olarak demir tedavisi başlanması doğru değildir” şeklinde konuştu.

    Aneminin bazı durumlarda altta yatan önemli hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini ifade eden Dr. Durusoy, özellikle belirli hasta gruplarında ayrıntılı inceleme yapılmasının önemine dikkat çekti. Durusoy şöyle devam etti:

    “Erkeklerde, menopoz sonrası kadınlarda, ileri yaş grubunda veya tekrarlayan demir eksikliği bulunan hastalarda mide ve bağırsak sisteminden gizli kan kaybı mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü mide ülserleri, bağırsak polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları ve bazı sindirim sistemi kanserleri ilk dönemde yalnızca kansızlıkla kendini gösterebilir. Bu nedenle ‘kanım düşükmüş, demir ilacı kullanırım geçer’ yaklaşımı tanının gecikmesine neden olabilir. Anemi tespit edildiğinde yalnızca hemoglobin değerine bakmanın yeterli olmaz. Teşhis sürecinin kapsamlı şekilde yürütülmesi gerekir. Tam kan sayımında hemoglobinin yanı sıra MCV, RDW, retikülosit sayısı, lökosit ve trombosit değerleri birlikte değerlendirilmelidir. Ardından ferritin, serum demiri, demir bağlama kapasitesi, transferrin satürasyonu, B12, folat, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroit fonksiyonları ve gerekli durumlarda hemoliz testleri planlanabilir. Bazı hastalarda periferik yayma, gaitada gizli kan testi, endoskopik incelemeler veya kemik iliği değerlendirmesi de gerekebilir.”

    Kansızlık tedavisinin kişiye ve nedene göre değiştiğini belirten Dr. Durusoy, şunları söyledi:

    “Demir eksikliği tespit edildiğinde yalnızca demiri yerine koymak yeterli değildir; demir kaybının nedeni mutlaka araştırılmalıdır. Bazı hastalarda ağızdan demir tedavisi yeterli olurken, emilim bozukluğu bulunan, ciddi eksikliği olan veya hızlı tedavi gerektiren kişilerde damar yoluyla demir tedavisi tercih edilebilir. B12 ve folat eksikliklerinde uygun vitamin tedavileri uygulanırken, kronik hastalıklar, böbrek yetmezliği veya kemik iliği hastalıklarına bağlı gelişen anemilerde ise tamamen farklı tedavi yaklaşımları gerekir.”

    Açıklamasının sonunda kansızlığın hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Sertaç Durusoy şu değerlendirmede bulundu:

    “Kansızlık uzun süredir devam ediyorsa, tedaviye rağmen düzelmiyorsa, sık tekrarlıyorsa, çok derinse veya lökosit ve trombosit gibi diğer kan hücrelerinde de bozukluklar eşlik ediyorsa mutlaka hematoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Anemide hedef yalnızca hemoglobin düzeyini yükseltmek değildir. Esas amaç, kansızlığa neden olan temel hastalığı doğru şekilde ortaya koymak ve uygun tedaviyi planlamaktır. Doğru tanı sayesinde hem hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artar hem de altta yatabilecek ciddi hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi mümkün olur.” >>>İHA

  • Türk lirasıyla dış ticaret 772,9 milyar liraya ulaştı

    Türk lirasıyla dış ticaret 772,9 milyar liraya ulaştı

    İlk 6 ayda dikkat çeken artış

    Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılının ocak-haziran döneminde Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artışla 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı.

    Haziran ayında ise ihracat yıllık bazda yüzde 21,9 artarak yaklaşık 25 milyar dolara yükseldi ve tüm zamanların en yüksek haziran ayı ihracat rakamı kaydedildi.

    Türk lirasıyla ihracat arttı

    Yılın ilk altı ayında Türk lirasıyla yapılan ihracat da yükseliş gösterdi.

    Ocak-haziran döneminde Türk lirasıyla ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 162 milyar 214 milyon liradan 181 milyar 864 milyon liraya çıktı.

    Aynı dönemde Türk lirasıyla ithalat ise yüzde 10,3 artarak 591 milyar 81 milyon liraya ulaştı.

    Dış ticaret hacmi 772,9 milyar lirayı aştı

    İhracat ve ithalattaki artışla birlikte Türk lirasıyla gerçekleştirilen dış ticaret hacmi de yükseldi.

    Yılın ilk yarısında Türk lirasıyla dış ticaret hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 artarak 772 milyar 945 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

    Haziranda ihracatta güçlü yükseliş

    Haziran ayında Türk lirasıyla ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,6 artışla 30 milyar 80 milyon liraya yükseldi.

    Aynı dönemde ithalat yüzde 16,1 artarak 114 milyar 383 milyon liraya çıkarken, haziran ayındaki toplam dış ticaret hacmi 144 milyar 463 milyon lira oldu.

    Veriler, yılın ilk yarısında Türk lirasıyla dış ticaretin büyümesini sürdürdüğünü ortaya koydu.

  • Bolvadin’in LGS şampiyonuna anlamlı ödül

    Bolvadin’in LGS şampiyonuna anlamlı ödül

    Bolvadin İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, Şube Müdürleri Turgut Karakuş ve Hasan Çağlar ile birlikte, LGS’de büyük bir başarıya imza atarak 500 tam puan alan Alkasan Ortaokulu öğrencisi Musab Çınar Esiringü’yü, ailesini ve okul müdürünü makamında kabul etti.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Keleş, Bolvadin’e bu büyük gururu yaşatan genç şampiyonu canıgönülden tebrik etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Keleş, “Öğrencimiz Musab Çınar, planlı ve azimli çalışmasının meyvesini Türkiye birincisi olarak almıştır. Bizlere bu büyük gururu ve mutluluğu yaşatan öğrencimizi, onun her zaman yanında olan kıymetli ailesini, emeği geçen fedakar öğretmenlerimizi ve okul idaremizi tebrik ediyorum. Eğitim camiası olarak evladımızın başarılarının katlanarak devam etmesini diliyorum” dedi.

    Ziyaretin sonunda Keleş, Türkiye şampiyonları arasına giren Esiringü’yü başarısından dolayı kutlayarak altınla ödüllendirdi. >>>İHA

    Bolvadin'in LGS şampiyonuna anlamlı ödül
    AFYONKARAHİSAR’IN BOLVADİN İLÇESİNDE, LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ (LGS) KAPSAMINDAKİ MERKEZİ SINAVDA TÜM SORULARI DOĞRU CEVAPLAYARAK 500 TAM PUAN ALARAK TÜRKİYE BİRİNCİLERİ ARASINA GİREN ALKASAN ORTAOKULU ÖĞRENCİSİ MUSAB ÇINAR ESİRİNGÜ ÇEYREK ALTINLA ÖDÜLLENDİRİLDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasına giren Alkasan Ortaokulu öğrencisi Musab Çınar Esiringü çeyrek altınla ödüllendirildi.
  • Emirdağ’da otomobil ve motosiklet kafa kafaya çarpıştı

    Emirdağ’da otomobil ve motosiklet kafa kafaya çarpıştı

    Kaza, Emirdağ ilçesine bağlı Davulga beldesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, R.U. (61) idaresindeki 03 HL 730 plakalı otomobil, seyir halindeyken karşı istikametten gelen İ.A. (21) yönetimindeki 03 AIY 606 plakalı motosikletle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü İ.A. ağır yaralandı. Kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın ardından jandarma tarafından inceleme başlatıldı. >>>İHA

  • Yiğitbaşı, Akademi’de öğrencilerle buluştu

    Yiğitbaşı, Akademi’de öğrencilerle buluştu

    1904 yılından bu yana subay ve astsubay yetiştirme geleneğini sürdüren, 2016 yılından itibaren ise Beytepe Yerleşkesi’nde eğitim faaliyetlerine devam eden Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ni ziyaret eden Yiğitbaşı, öğrencilerle mesleğe hazırlık süreçleri ve staj dönemleri üzerine sohbet etti. Ziyaret kapsamında akademinin spor kompleksini de inceleyen Yiğitbaşı, yenilenen olimpik yüzme havuzu ile spor salonlarını gezerek yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Genç personelin yalnızca mesleki bilgiyle değil, fiziksel yeterlilik açısından da en iyi şekilde yetiştirilmesinin önemine dikkat çeken Yiğitbaşı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla komutanlar ve akademisyenlerle iş birliği içinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Yiğitbaşı, köklü geçmişinden aldığı güçle eğitim faaliyetlerini sürdüren akademinin, ülkenin güvenliği için görev yapacak subay ve astsubayların yetiştirilmesinde önemli bir misyon üstlendiğini vurguladı. >>>Haber Merkezi

    Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu Yiğitbaşı, Akademi'de öğrencilerle buluştu

  • Sandıklı jeotermal seracılıkta Türkiye’ye örnek oluyor

    Sandıklı jeotermal seracılıkta Türkiye’ye örnek oluyor

    Geçen yıl kurulan derneğin kurucu üyeleri arasında yer alan Ahmet Aktürk, yeni dönemde dernek başkanlığına Nazım Bilgin’in seçildiğini açıkladı. Yönetim kurulunun büyük oranda mevcut ekiple yoluna devam ettiğini ifade eden Aktürk, Sandıklı’nın jeotermal teknolojik seracılık alanında Türkiye genelinde bir model teşkil ettiğini vurguladı.

    Derneğin gelecek dönem hedefleri ve projelerine değinen Aktürk, mevcut çalışmaların yanı sıra teknolojik tarımı daha ileri noktalara taşıyacak ve ihracatı artıracak yeni adımlar atacaklarını belirtti. Yatırımcılarla birlik içinde hareket edeceklerini dile getiren Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yıl inşallah basınımızla daha sık bir araya geleceğiz. Birlik ve beraberlik içerisinde, önce Sandıklı’daki ardından da ülkemizdeki tüm sera yatırımcılarıyla birlikte güzel işler başaracağımıza inanıyoruz.” >>>Şerafettin KAZAK

    Sandıklı jeotermal seracılıkta Türkiye’ye örnek oluyor

  • DSÖ, en büyük insani krizin Sudan’da yaşandığına işaret etti

    DSÖ, en büyük insani krizin Sudan’da yaşandığına işaret etti

    Sahbani, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.

    Sudan’da ilgili bilgileri aktarmak için 2 yıldan uzun süredir BM’nin basın toplantılarına katıldığını hatırlatan Sahbani, aralıksız insani yardım çabaları ile Sudan otoritelerinin ve sağlık çalışanlarının özverisine rağmen durumun kötüleşmeye devam ettiğini kaydetti.

    Sahbani, “Sudan, 33 milyondan fazla insanın yardıma ihtiyacı olduğu dünyanın en büyük insani krizi olmaya devam ediyor. Bunların 21 milyonu sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Son zamanlardaki geri dönüşlere rağmen yerinden edilme oranı yüksek kalmaya devam ediyor. Ülkede 13,4 milyon kişi yerinden edilmiş durumda. Yaklaşık 9 milyonu ülke içinde, 4,6 milyonu ise sınır ötesinde.” dedi.

    Dang humması, sıtma, kızamık, menenjit, hepatit E ve şimdi de kolera salgınlarının birçok eyaleti etkilediğine vurgu yapan Sahbani, bir önceki salgının sona ermesinden sadece iki ay sonra Batı Kordofan’da yeniden ortaya çıkmasının ardından 27 Haziran’da kolera salgınının ilan edildiğini belirtti.

    Sahbani, “Kolera, o zamandan bu yana Kuzey Kordofan, Orta Darfur ve Güney Darfur’a yayılarak 1330’dan fazla vakaya ve 114 ölüme neden oldu. Bu da yüzde 13,7’lik bir ölüm oranı anlamına geliyor ve DSÖ’nün yüzde 1’den az olan eşiğinin çok üzerinde.” diye konuştu.

    Yağmur mevsiminin durumu daha da kötüleştirmesinin beklendiğini kaydeden Sahbani, sel ve kirlenmiş su kaynaklarının, kolera gibi su kaynaklı hastalıkların yayılması için uygun koşullar oluşturduğunu vurguladı.

    Sahbani, kolera salgınının diğer eyaletlere de yayılmasından endişe duyduklarını vurgulayarak, “DSÖ gözetimi, vaka yönetimini, enfeksiyon önleme ve kontrolünü, topluluk katılımını ve malzeme dağıtımını güçlendirerek kolera müdahalesini koordine ediyor. Ayrıca müdahaleyi desteklemek için Sudan genelinde 64 metrik ton kolera kiti önceden konuşlandırdık.” dedi.

    Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi yaşamını yitirdi, milyonlarca kişi yerinden edildi.

    BM verilerine göre, ülkede milyonlarca kişi de açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.>>>AA

  • Pilot il Sakarya’da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    Pilot il Sakarya’da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi ile “Depozitosu Olan Ambalajlar” (DOA) logosu taşıyan pet, cam ve alüminyum içecek ambalajları, depozito iade makineleri aracılığıyla toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor.

    Atık oluşumunun azaltılması, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, geri kazanım oranının artırılması ve kaynağında ayrıştırılması hedeflenen ve Sakarya’nın pilot il olduğu proje, 1 Temmuz’dan itibaren 81 il ve 973 ilçede uygulanmaya başladı.

    Kullanıcılar, DOA logolu pet, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını telefonlara yüklenen DOA mobil uygulamasındaki kayıtlı iade noktalarına veya “Depozito İade Makineleri”ne teslim ederek, her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli kazanıyor.

    Teşvik bedeli, DOA mobil uygulamasındaki dijital cüzdanlara aktarılıyor. Tüketiciler biriken tutarları istedikleri zaman banka hesaplarına transfer edebiliyor, ATM’lerden nakit olarak çekebiliyor veya alışverişlerinde kullanılabiliyor.

    Pilot il Sakarya'da 9 milyona yakın içecek ambalajı geri dönüşüme kazandırıldı

    509 bin 780 kilogram hurda satışı gerçekleştirildi

    AA muhabirinin Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) verilerinden derlediği bilgiye göre, Şubat 2025-Haziran 2026 döneminde kentte 2 milyon 865 bin 283 cam, 5 milyon 695 bin 513 pet ve 413 bin 710 alüminyum olmak üzere 8 milyon 974 bin 506 içecek ambalajı toplandı. Bu süreçte tüketicilere 2 milyon 256 bin 24 lira ödeme yapıldı.

    Kentte 16 ilçede 50 noktada kurulan depozito iade makinelerinden, bakkallar ve büfeler ile otel, restoran ve kafe gibi işletmelerden toplanan içecek ambalajları saha görevlilerince Erenler ilçesinde geçen yıl martta faaliyete geçirilen DOA ÇEYAŞ (Çevre Yönetim Hizmetleri AŞ) Depolama ve Sayım Merkezi’ne getiriliyor.

    Ayrıca tüketiciler biriktirdikleri ambalajları toplu şekilde poşetlerle merkeze teslim edilebiliyor. Görevliler tarafından poşetlere tanımlanan klipsler okutularak sayma ve doğrulama hattında işlemden geçirilen içecek ambalajları için ödeme, tanesi 20 kuruştan hesaplanarak tüketicinin hesabına aktarılıyor.

    Sakarya DOA ÇEYAŞ Depolama ve Sayım Merkezi’nde Şubat 2025-Haziran 2026 döneminde cam, pet ve alüminyum içecek ambalajları preslenerek anlaşmalı geri dönüşüm şirketlerine 509 bin 780 kilogram hurda satışı gerçekleştirildi.

    “Geri dönüşüme daha çok katkı sağlanacak”

    Akyazı ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi tüketici Şule Arslan, AA muhabirine, projeyi faydalı bulduğunu, uygulamanın özellikle çocuklar için teşvik edici olduğunu belirterek, Sakarya’nın pilot il seçilmesinin kendilerini ayrıca memnun ettiğini söyledi.

    Çocukların hevesli olduğunu ve yollardaki pet şişeleri topladığını anlatan Arslan, karşılığının nakit paraya dönüşmesinin de kazanım olduğunu kaydetti.

    Arslan, teşvik bedelinin ambalaj başına 1 liraya çıkmasına değinerek, “Daha hevesli topluyoruz ve atık kutusuna atıyoruz. Proje çok fazla duyuldu. Çocuklar da bu konuda çok hevesli.” diye konuştu.

    Projenin daha bilinçli ve duyarlı nesillerin yetişmesine de katkı sağlayacağını düşündüğünü dile getiren Arslan, “Çocukların ve ailelerin daha da bilinçlenmesi sağlandı. Pet şişeler doğada asırlarca kalabiliyordu. Bu da gelecek için bizi korkutuyordu açıkçası çünkü çok fazla atık çıkıyordu. Çevre duyarlılığı bakımından çok daha iyi yerlere varacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Girit Adası’nda orman yangını çıktı

    Girit Adası’nda orman yangını çıktı

    Yunan basınındaki haberlere göre, Girit Adasın’daki Kandiye iline bağlı İni bölgesindeki tarımsal alanda çıkan yangın ormanlık alana da sıçradı.

    Yangına karadan 45 itfaiye aracı ve havadan bir yangın söndürme helikopteriyle müdahale başlatıldı.

    Yetkililer, bölgede rüzgarın şiddetinin 5 bofora kadar ulaşmasının söndürme çalışmalarını zorlaştırdığını aktardı.

    Yunanistan’da haziran ve temmuzda çok sayıda orman yangını çıkmış, 30 Haziran’da Yunanistan’ın Selanik iline yakın Derveni bölgesinde çıkan orman yangınında 2 kişi hayatını kaybetmiş, kalp krizi geçiren bir kişi ise tedavi olduğu hastanede yaşamını yitirmişti.>>>AA

  • Vücudunuz bu sinyalleri veriyorsa ihmal etmeyin! Sebebi bu hastalık olabilir

    Vücudunuz bu sinyalleri veriyorsa ihmal etmeyin! Sebebi bu hastalık olabilir

    Halsizlik ve kilo verme sorunlarının nedeni olabilir

    Birçok kişi yoğun tempo, stres veya düzensiz yaşam nedeniyle kendini yorgun hissedebiliyor. Ancak uzun süren halsizlik, kilo kontrolünde zorlanma ve vücutta meydana gelen bazı değişiklikler farklı bir sağlık sorununa işaret edebiliyor.

    Hashimoto hastalığı, özellikle tiroid bezinin çalışma düzenini etkileyerek vücudun enerji kullanımını değiştirebiliyor.

    Hashimoto hastalığı nedir?

    Hashimoto, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırması sonucu ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır.

    Tiroid bezinin yeterince hormon üretememesine neden olabilen bu durum, vücudun metabolizma hızından enerji seviyesine kadar birçok süreci etkileyebilir.

    Hashimoto belirtileri neler?

    Hashimoto hastalığında görülebilen yaygın belirtiler arasında şunlar bulunuyor:

    • Sürekli yorgunluk ve halsizlik
    • Kilo alma veya kilo vermekte zorlanma
    • Üşüme hissi
    • Saç dökülmesi
    • Cilt kuruluğu
    • Unutkanlık ve odaklanma sorunları
    • Kas ve eklem ağrıları
    • Kabızlık
    • Uyku hali

    Kadınlarda daha sık görülebiliyor

    Hashimoto hastalığı her yaşta ortaya çıkabilse de kadınlarda daha sık görülüyor. Ailede tiroid hastalığı öyküsü bulunması da risk faktörleri arasında değerlendiriliyor.

    Tanı nasıl konuluyor?

    Hashimoto tanısı genellikle kan testleri ve doktor değerlendirmesiyle belirleniyor.

    Tiroid hormon seviyeleri ile bağışıklık sisteminin oluşturduğu bazı antikorlar incelenerek hastalığın durumu değerlendiriliyor.

    Tedavi süreci nasıl ilerliyor?

    Hashimoto tamamen ortadan kaldırılan bir hastalık olmasa da uygun takip ve tedaviyle kontrol altında tutulabiliyor.

    Tedavi sürecinde tiroid hormon seviyelerinin düzenli olarak takip edilmesi ve doktor önerilerine uyulması önem taşıyor.

    Uzun süren yorgunluk, ani kilo değişimleri, saç dökülmesi veya sürekli üşüme gibi şikayetler yaşam kalitesini etkiliyorsa uzman değerlendirmesi almak önem taşıyor.

  • Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor

    Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor

    KDC Sağlık Bakanlığının yayımladığı son verilere göre, ülkede doğrulanmış vaka sayısı 1792, can kaybı 625 olarak kayıtlara girdi.

    Salgın kapsamında 764 hasta izolasyon veya hastanede tedavi altında bulunurken 295 kişi iyileşti.

    Salgın Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde etkisini sürdürüyor.

    KDC Sağlık Bakanı Roger Kamba, yaptığı açıklamada, Ebola salgınının halen “çok aktif” aşamada olduğunu belirterek vaka artışının ne zaman zirveye ulaşacağının henüz öngörülemediğini söyledi.

    Kamba, nüfus yoğunluğu, yoğun insan hareketliliği ve toplumun müdahale çalışmalarına katılımını zorlaştıran yerel koşulların, salgınla mücadeleyi güçleştirdiğini ifade etti.

    Mevcut salgının onaylanmış tedavisi ya da aşısı bulunmuyor

    KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs’ta ülkede salgın ilan edilmişti.

    DSÖ, 17 Mayıs’ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.

    Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan “Bundibugyo” virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.

    Ebola, Afrika’da binlerce kişinin ölümüne neden oldu

    Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976’da Sudan’ın Nzara ve KDC’nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.

    KDC’deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.>>>AA

  • AKÜ’de yapay zekâ ve prompt eğitimi

    AKÜ’de yapay zekâ ve prompt eğitimi

    İİBF Borsa İstanbul Bilgisayar Laboratuvarında (BistLab) gerçekleştirilen eğitimi, AKÜ Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Sezin Barın verdi. Programa İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hale Fulya Kaya ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Eğitim kapsamında katılımcılara; yapay zekânın temel çalışma prensipleri, üretken yapay zekâ araçlarının eğitim ve akademik çalışmalardaki kullanım alanları, etkili prompt hazırlama yöntemleri ile yapay zekâ destekli içerik geliştirme süreçleri hakkında uygulamalı bilgiler aktarıldı. Programda, doğru, açık ve hedef odaklı komutların oluşturulmasının, yapay zekâdan elde edilen çıktının kalitesini doğrudan etkilediği vurgulandı.

    UYGULAMALI EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Eğitim süresince katılımcılar, BistLab’daki bilgisayarlar aracılığıyla farklı eğitim ve araştırma senaryoları üzerinde yapay zekâ araçlarını uygulamalı olarak deneyimleme imkânı buldu. Çeşitli amaçlara yönelik geliştirilen yapay zekâ uygulamaları kullanılarak metin oluşturma, içerik geliştirme, akademik yazım süreçlerine destek sağlama ve örnek promptlar yardımıyla çıktı üretme çalışmaları gerçekleştirildi.

    ETKİLİ PROMPT OLUŞTURMA YÖNTEMLERİ ANLATILDI

    Programda prompt oluşturmanın temel ilkeleri üzerinde durularak katılımcılara etkili komut yazma teknikleri aktarıldı. Rol tanımlama, hedef kitle belirleme, çıktı formatını tanımlama, bağlam sunma, örneklerle yönlendirme ve geri bildirimlerden yararlanarak sonuçları geliştirme gibi yöntemler uygulamalı örneklerle ele alındı.

    ETİK VE SORUMLU YAPAY ZEKÂ KULLANIMI DEĞERLENDİRİLDİ

    Eğitimde, yapay zekânın akademik hayatta kullanımına ilişkin etik ilkeler de kapsamlı şekilde değerlendirildi. Veri güvenliği, mahremiyet, telif hakları, doğruluk kontrolü, olası önyargıların fark edilmesi ve yapay zekâ çıktılarının insan denetiminden geçirilmesi konularında katılımcılar bilgilendirildi. >>>Haber Merkezi

    AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi AKÜ'de yapay zekâ ve prompt eğitimi

  • ROKETSAN’dan 471 milyon dolarlık satın alma

    ROKETSAN’dan 471 milyon dolarlık satın alma

    Yiğit, ROKETSAN’ın, mühimmat, havan ve roket sistemleri gibi alanlarda üretim yapan ASSAN Group’un tüm savunma sanayisi varlıklarını satın almasına ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun açtığı ihale sonunda ROKETSAN’ın 471 milyon dolar bedelle ASSAN Group’un savunma sanayisi varlıklarının satın aldığını belirten Yiğit, “Böylece ülkemizin, devletimizin, ordumuzun yerli ve milli roket, füze ve mühimmat ihtiyacı güçlü çatı altında güvence altına alınmış oldu.” ifadesini kullandı.

    Satın alma sonrasında Gerede’deki faaliyetlerin artarak devam edeceğini dile geten Yiğit, ROKETSAN’ın tesise önemli yatırımlar gerçekleştireceğini söyledi.

    Yiğit, ROKETSAN’ın ilave yatırımlar yapacağından bahsederek, “Dolayısıyla bu yatırımlarla kapasite de artacak. Bundan sonraki süreçte hem Gerede hem Bolu, yerli ve milli mühimmat üretiminde ülkemizin yıldızı olarak parlayacak.” dedi.

    ROKETSAN'dan 471 milyon dolarlık satın alma

    Henüz yeni yapılanmanın tamamlanmadığını, çalışmaların geciktirilmeyeceğini belirten Yiğit, şöyle devam etti:

    “Farklı bir şirket olarak burada çalışmaları sürdüreceğiz. Hem Gerede’deki hem de Ankara’daki altyapılar ilave yatırımlarla desteklenerek kapasite artımı yapılacak. Bolu, global ölçekte roket, füze ve mühimmat alanında öncü şehir olacak.

    Özellikle Tayfun Füzesi harp başlığı ve güdümlü obüs mühimmatları noktasında yeni üretimler oraya getirileceği için bu noktada bazı yatırımların yapılması gerekecek.”

    Yiğit, Bolu’nun savunma sanayi ekosistemi açısından önemli merkez haline geleceğine işaret ederek, “Ülkemizin farklı coğrafyalarında farklı üretimler yapmaya çalışan bir grubuz. Bundan sonraki süreçte Bolu da bu çeşitliliği artıracak bir şehir olacak bizim için. Hem ROKETSAN’a hem de ülkemize ciddi katma değer katacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bu satın almanın, ticari kar arayışından öte devletin ve ordunun sürdürülebilir mühimmat ihtiyacını güvenceye alma sorumluluğu olduğuna değinen Yiğit, üniversite sanayi işbirliği açısından da ROKETSAN’ın Bolu’ya gelişinin önemli fırsatlar sunacağını kaydetti.

    Üniversite ile ROKETSAN arasındaki bağın daha da güçleneceğini dile getiren Yiğit, “Üniversiteler etraflarında sanayi yoksa belli atılımları yapamazlar. İhtiyacımız olan sanayi ekosisteminin oluşması noktasında ROKETSAN’ın bu hamlesinin üniversitemize, akademisyenlerimize ve öğrencilerimize çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.

    Üniversitede yürütülen çalışmalara da değinen Yiğit, “Bu şehirde ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı olarak değil, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü olarak anılmak isterim. Sadece teknolojik altyapılar noktasında hamle yapmıyoruz. Üniversitemizi bulunduğu konumdan daha iyi noktalara nasıl taşıyabileceğimiz konusunda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Hem üniversitemizin fiziki altyapısının güçlendirilmesi hem de Bolu’nun önemli ihtiyacı olan hastane kapasitesinin artırılması noktasında çok ciddi gayretlerimiz var. Bunların meyvelerini önümüzdeki yıl itibarıyla hep birlikte göreceğiz.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Ankara NATO Zirvesi: Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Yeni Güvenlik Mimarisine Etkisi

    Türkiye, 2004 İstanbul Zirvesi’nin ardından NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ikinci kez ev sahipliği yaparak, ittifak içindeki stratejik konumunu bir kez daha uluslararası gündemin merkezine taşıdı. Ancak Ankara Zirvesi’nin önemi, ev sahipliğinin ötesinde; NATO’nun değişen güvenlik anlayışı ile Türkiye’nin jeopolitik rolünün kesiştiği bir döneme denk gelmesinden kaynaklanıyor.


    Zirvenin ana gündemini, Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenliğine etkileri, Orta Doğu’da artan gerilim, savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayi iş birlikleri, siber güvenlik ve yapay zekâ destekli yeni nesil savunma teknolojileri oluşturdu. Bu başlıklar, NATO’nun yalnızca konvansiyonel tehditlere değil, çok boyutlu güvenlik risklerine karşı da yeni bir stratejik yaklaşım geliştirdiğini gösteriyor.


    Bu çerçevede Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle NATO’nun güney kanadındaki en kritik ülkelerden biri olmayı sürdürüyor. Karadeniz, Kafkasya, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında bulunan Türkiye, enerji güvenliği, düzensiz göç, terörle mücadele ve deniz ulaşım hatlarının korunması gibi birçok konuda ittifakın güvenlik politikalarında doğrudan rol oynuyor.
    Zirvede öne çıkan bir diğer başlık, savunma sanayi alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi oldu. NATO’nun üretim kapasitesini artırma ve ortak tedarik mekanizmalarını geliştirme yönündeki kararları, son yıllarda savunma teknolojilerinde önemli ilerleme kaydeden Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturabilir. Bununla birlikte, savunma sanayi alanındaki ihracat kısıtlamaları ve teknoloji transferine ilişkin engellerin azaltılması, Türkiye’nin öncelikli beklentileri arasında yer almaya devam ediyor.


    Ukrayna savaşı konusunda ise zirve, NATO’nun Kiev’e verdiği siyasi ve askerî desteğin süreceğini ortaya koyarken, Türkiye’nin izlediği denge politikası dikkat çekmeye devam etti. Türkiye, bir yandan NATO üyesi olarak ittifakın kararlarına katkı sunarken, diğer yandan Rusya ile diplomatik iletişim kanallarını açık tutabilen az sayıdaki ülkeden biri olma özelliğini koruyor. Bu yaklaşım, kriz yönetimi ve olası müzakere süreçleri açısından Türkiye’ye farklı bir diplomatik alan sağlıyor.


    Ankara Zirvesi’nin bir diğer önemli sonucu, NATO’nun güvenlik algısının giderek daha geniş bir çerçeveye taşındığını göstermesidir. Terörizm, hibrit tehditler, kritik altyapıların korunması, enerji arz güvenliği, siber saldırılar ve yapay zekâ destekli savunma sistemleri artık ittifakın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu durum, güvenlik kavramının yalnızca askerî kapasiteyle değil; teknoloji, ekonomi ve stratejik dayanıklılıkla birlikte değerlendirildiğini ortaya koyuyor.


    Sonuç olarak Ankara Zirvesi, Türkiye açısından diplomatik görünürlüğünü artıran önemli bir organizasyon olmanın yanı sıra, NATO’nun yeni güvenlik mimarisinin şekillendiği süreçte Türkiye’nin üstlenebileceği rolü de yeniden ortaya koydu. Bundan sonraki süreçte, bu diplomatik ve stratejik konumun savunma sanayi iş birlikleri, bölgesel güvenlik politikaları ve müttefiklerle ilişkiler açısından somut kazanımlara dönüştürülmesi, zirvenin uzun vadeli etkisini belirleyecek temel unsur olacaktır.

  • AB’den Facebook ve Instagram’a “bağımlılık yapan tasarım” suçlaması

    AB’den Facebook ve Instagram’a “bağımlılık yapan tasarım” suçlaması

    AB Komisyonu, Meta hakkında yürütülen soruşturmada Facebook ve Instagram’da bağımlılık yapıcı tasarımların Dijital Hizmetler Yasası’nı ihlal ettiğine dair ön bulgulara ulaşıldığını açıkladı.

    Açıklamada, Facebook ve Instagram’da kullanılan sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, anlık bildirimler ve yüksek düzeyde kişiselleştirilmiş öneri sistemlerinin kullanıcıların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde oluşturduğu risklerin yeterince değerlendirilmediğinin tespit edildiği bildirildi.

    Özellikle sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerilerinin kullanıcıların platformda daha uzun süre kalmasına yol açtığı kaydedilen açıklamada, bunların sağlıksız kullanım alışkanlıklarını ve zorlayıcı kullanım davranışlarını teşvik ettiği belirtildi.

    Açıklamada, Meta’nın çocukların gece saatlerinde Instagram veya Facebook’ta geçirdikleri süreye ilişkin mevcut bilgileri göz ardı ettiğine işaret edilerek, “Meta’nın mevcut risk azaltma önlemleri bağımlılık yapıcı tasarımından kaynaklanan risklerle etkili bir şekilde mücadele edilmediğini göstermektedir.” ifadesi kullanıldı.

    Meta’nın Facebook ve Instagram’ın tasarımında değişikliğe gitmesi gerektiği belirtilen açıklamada, söz konusu bulguların soruşturmanın nihai sonucunu oluşturmadığı ve Meta’nın savunmasını sunma hakkı bulunduğu anımsatıldı.

    Açıklamada, soruşturma sonunda Komisyonun ihlal kararı vermesi halinde Meta’ya küresel yıllık cirosunun yüzde 6’sına kadar idari para cezası uygulanabileceği hatırlatıldı.>>>AA