Yazar: admin

  • Süper Lig’de fikstür heyecanı: Derbi haftaları belli oldu!

    Süper Lig’de fikstür heyecanı: Derbi haftaları belli oldu!

    Trendyol Süper Lig’de 2026-2027 sezonu öncesi fikstür heyecanı başladı.

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), yeni sezon fikstür çekiminin tarihini ve derbi haftalarıyla ilgili detayları açıkladı.

    TFF’ den yapılan açıklamaya göre, 2026-2027 Süper Lig fikstür çekimi 9 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00’te gerçekleştirilecek.

    Yeni sezon ise 14 Ağustos 2026 Cuma günü oynanacak açılış karşılaşmasıyla başlayacak.

    Ligin ilk yarısı 18-21 Aralık 2026 tarihlerinde oynanacak maçlarla tamamlanırken, ikinci yarı devre arasının ardından başlayacak.

    Sezonun son düdüğü ise 23 Mayıs 2027 tarihinde çalacak.

    Derbilerin oynanacağı haftalar belli oldu

    Süper Lig’de derbi karşılaşmalarının oynanacağı haftalar da açıklandı. Buna göre büyük maçlar;

    • 4. hafta
    • 6. hafta
    • 8. hafta
    • 9. hafta
    • 13. hafta
    • 15. hafta

    oynanacak.

    Hangi derbinin hangi haftada yapılacağı ise fikstür çekiminin ardından netleşecek.

    Büyük takımlara özel fikstür düzenlemesi

    TFF’nin belirlediği fikstür kriterlerine göre, hiçbir takım bir devrede Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor ile oynayacağı maçların üçünden fazlasını iç saha veya deplasmanda yapamayacak.

    Ayrıca hiçbir takımın bu dört büyük kulüple art arda haftalarda karşılaşmayacağı ve 7 hafta içinde bu takımlardan üçüyle mücadele etmeyeceği belirtildi.

    İkinci devre ilk yarının tersi olacak

    Fikstür anahtarının kulüplerin görüşleri doğrultusunda oluşturulduğu ve ikinci devrenin ilk devrenin tam tersi şeklinde oynanacağı açıklandı.

    TFF, sezon boyunca hiçbir takımın başka bir ekibi düzenli olarak takip etmeyeceğini, ilk 2 ve son 3 haftada ise kulüplerin üst üste iç saha veya deplasman maçları oynamayacağını bildirdi.

    Futbolseverlerin merakla beklediği 2026-2027 Süper Lig fikstürü, yapılacak çekimin ardından kesinlik kazanacak.

  • Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar

    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar

    Geçen yıl Konyalı bir firma ile anlaşarak 500 dönüm alanda sözleşmeli karpuz ektiğini hatırlatan Gezegen, ürünün bir bölümünün satın alındığını ancak piyasa fiyatlarının gerilemesi üzerine firmanın sözleşmeye aykırı davrandığını belirtti. Firmanın fiyat güncelleme talebini kabul etmelerine rağmen hasada gelmediğini ifade eden Gezegen, “3 bin 500 ton karpuzum yerde kaldı. Farklı bahaneler ileri sürdüler. ‘Bugün, yarın’ derken gelmediler ve 20 milyon liraya yakın zararım oldu. Karpuzdan çok soğudum, bir yıl oldu karpuz yemedim. Temmuz ayı geldi, karpuzu göresim bile yok” dedi.

    “PARANIZI ALMADAN TÜCCARI TARLAYA SOKMAYIN”

    Yaşanan sürecin ardından hukuki mücadele başlattıklarını kaydeden Gezegen, “2025’te yaşadığımız sorunlar mahkemeye taşındı, keşifler yapıldı, davalar açtık ve sürüyor. Adalete güveniyoruz. Haksız ithamlarla mağdur edildik. Mahkemeler biraz yavaş ilerliyor ama mağduriyetimizin er ya da geç giderileceğine inanıyorum” diye konuştu. Sözleşmeli üretim yapmasına rağmen mağduriyet yaşadığını vurgulayan Gezegen, “Karpuz tüccarlarına dikkat edin, paranızı almadan tarlanıza sokmayın. Anlaşmalarınızı yapın. Ben sözleşmeli ektiğim halde mağdur oldum, siz düşünün” ifadesini kullandı.

    “KARACABEY ÇİFTÇİSİ GİDEREK MISIRDAN VAZGEÇİYOR”

    Bu yıl umudunu domates, biber ve mısıra bağladığını ancak girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu dile getiren Gezegen, üretimdeki heyecanlarını kaybettiklerini söyledi. Gezegen, bölgedeki üretim değişikliklerine değinerek, “Mazot ve gübre maliyetleri yüksek. Önümüzdeki bir iki yıl içinde tarımda ne kadar üretiriz bilmiyorum. Mısır üretiyoruz, satıyoruz ama ortada gelir görünmüyor. Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor. Mısır azaldığı için çiftçi ürün seçeneği olarak domates ve bibere yöneldi. 2026’da neler yaşayacağız, fiyatlar nasıl olacak göreceğiz” dedi. >>>İHA

    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, BU YIL KARPUZ YERİNE DOMATES VE BİBER ÜRETTİĞİNİ İFADE ETTİ. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
    Sözleşmeli üretim çiftçiyi mağdur etti: 20 milyon liralık zarar
    SEÇİM GEZEGEN, GEÇEN YIL KARPUZ ÜRETMİŞTİ (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Bursa’nın Karacabey ilçesinde geçen yıl sözleşmeli üretim yapmasına rağmen alıcı firmanın ürünü tarlada bırakması nedeniyle yaklaşık 20 milyon lira zarar eden üretici Seçim Gezegen, bu yıl karpuz yerine domates ve biber ürettiğini ifade etti. Gezegen, üreticilere tüccarlar konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulundu.
  • Belçika Başbakanı De Wever, NATO Ankara Zirvesi’nin başarılı geçtiğini söyledi

    Belçika Başbakanı De Wever, NATO Ankara Zirvesi’nin başarılı geçtiğini söyledi

    Ulusal basında yer alan haberlere göre De Wever, Savunma Bakanı Theo Francken ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile zirvenin ardından yaptığı açıklamada, 32 NATO üyesi ülkenin liderlerini bir araya getiren toplantıda “yanlış nota” yaşanmadığını söyledi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve öncesinde Avrupa müttefiklerini İran’a karşı yeterince destek vermemekle eleştirdiğini, Grönland konusundaki söylemlerini yinelediğini ve ABD’nin İran’a düzenlediği saldırılar nedeniyle zirvenin gölgelendiğini dile getiren De Wever, buna karşın çalışma oturumlarının bu gelişmelerden olumsuz etkilenmediğini ifade etti.

    De Wever, zirvenin hem salondaki görüşmeler hem de kabul edilen sonuçlar açısından başarılı geçtiğini, Trump’ın da kapanış konuşmasında zirvenin sonuçlarından memnuniyet duyduğunu söylediğini aktardı.

    Belçika Başbakanı, NATO müttefiklerinin 2026 ve 2027 yıllarında Ukrayna’ya 70’er milyar avroluk yeni askeri destek paketi sağlanması konusunda geniş mutabakata vardığını anımsatarak, müttefikler arasında hedeflere ulaşma yöntemleri konusunda farklı görüşler bulunsa da genel strateji konusunda ortak anlayışın korunduğunu kaydetti.

    Zirvede yaptığı konuşmada iki kez “karşılıklı saygı” çağrısında bulunduğunu vurgulayan De Wever, savunma harcamalarının artırılmasına yönelik kamuoyu desteğinin ancak müttefiklerin birbirlerine baskı yapan taraflar olarak değil, gerçek ortaklar olarak hareket etmesiyle sağlanabileceğine dikkati çekti.

    De Wever, ABD’nin zirve sırasında İran’a düzenlediği saldırılar hakkında NATO müttefiklerine önceden bilgi verilmediğini belirterek, benzer şekilde ABD ve İsrail’in daha önce başlattığı operasyonlar öncesinde de müttefiklere danışılmadığını hatırlattı.

    Başbakan De Wever, Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi istenirken, önemli güvenlik kararlarının dışında bırakılmasının bazı müttefiklerde rahatsızlık yarattığını kaydetti.

    Buna rağmen zirvedeki görüş alışverişinin ölçülü ve yapıcı geçtiğinin altını çizen De Wever, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye güvendiğini söyledi.

    De Wever, Rutte’nin İttifak’ı zorlu bir dönemde bir arada tutma çabalarını takdir ettiğini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Afyonkarahisar’da kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi masaya yatırıldı

    İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, programları çerçevesinde geldiği Afyonkarahisar’da Vali Dr. Naci Aktaş’ı ziyaret ederek kentte yürütülen kamu hizmetleri, yatırımlar ve devam eden projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Valilik binasına gelişinde Vali Dr. Naci Aktaş tarafından karşılanan Çelik, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Ardından valilik makamında gerçekleştirilen görüşmede, Afyonkarahisar’da yürütülen kamu hizmetleri, devam eden yatırım ve projeler ile vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde sürdürülen çalışmalar ele alındı. Görüşmede ayrıca kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu.

    Vali Dr. Naci Aktaş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Çelik’e ziyareti ile Afyonkarahisar’a verdiği destek ve katkılar dolayısıyla teşekkür etti.

    Çelik ise Vali Aktaş’a misafirperverliği için teşekkür ederek Afyonkarahisar’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

    Ziyarette Vali Yardımcıları Yalçın Sezgin, İhsan Ayrancı ve Bedir Deveci’nin yanı sıra İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Murat Kaya da hazır bulundu.

  • Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Eresin, NATO Ankara Zirvesi’ni değerlendirdi

    Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Eresin, NATO Ankara Zirvesi’ni değerlendirdi

    Eresin, 7-8 Temmuz’da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin yazılı değerlendirmede bulundu.

    Zirvenin, Türkiye’nin uluslararası itibarı, turizm potansiyeli ve kongre turizmi açısından önemli kazanımlar sağladığını kaydeden Eresin, dünya liderlerini bir araya getiren organizasyonun yalnızca diplomatik açıdan değil, Türkiye’nin güçlü ve yüksek standartlarda hizmet sunabilen bir destinasyon olduğunu göstermesi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

    Eresin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere Ankara’daki otellerin, kongre merkezlerinin ve tüm hizmet sektörünün Türk misafirperverliğini en üst düzeyde sergilediğini belirtti.

    Toplantı kapsamında sunulan Türk kültürü, sanatı ve mutfağının yabancı konuklar tarafından büyük ilgi gördüğünü ifade eden Eresin, özellikle Türk mutfağının seçkin örneklerinin yer aldığı resmi davetlerin ülkenin gastronomi zenginliğini uluslararası alanda bir kez daha öne çıkardığını aktardı.

    Eresin, dünyanın en önemli güvenlik organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmanın, Türkiye’nin istikrarına duyulan uluslararası güvenin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Bu turizm sektörü açısından son derece değerli bir referans niteliği taşıyor. Zirve, Ankara’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu güçlendirdi. Başkentin gelişmiş altyapısı ve organizasyon kapasitesiyle büyük ölçekli uluslararası etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapabilecek bir merkez olduğu bir kez daha ortaya konuldu. Türkiye, bu toplantıyla yalnızca diplomatik gücünü değil, ev sahipliği kapasitesini ve turizmdeki uluslararası rekabet gücünü de bir kez daha göstermiştir.”>>>AA

  • Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, NATO Ankara Zirvesi için Türkçe teşekkür etti

    Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, NATO Ankara Zirvesi için Türkçe teşekkür etti

    Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, NATO Ankara Zirvesi’ne ilişkin mesaj paylaştı.

    Türkçe, “Çok teşekkür ederim.” ifadesini kullanan Prevot, olağanüstü sıcak karşılamadan memnuniyet duyduğunu vurguladı.

    Prevot, iki gün boyunca müttefiklerin birbirini dinlediğine ve birliği güçlendirmek için geç saatlere kadar çalıştığına işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Çünkü sonuçta bu İttifak’ı bir arada tutan şey budur, ordularımızın büyüklüğü veya bütçelerimizin ağırlığı değil, 32 ülkeyle tek vücut halinde durma irademiz.”

    Bakan Prevot, “Türkiye ve Belçika, yakın ortaklar ve sağlam müttefiklerdi. Birlikte geçirdiğimiz bu günler bu bağı daha da güçlendirdi.” ifadelerine yer verdi.

    Belçika’dan 10-14 Mayıs’ta Türkiye’ye Ekonomik Misyon ziyareti düzenlenmiş, Kraliçe Mathilde liderliğinde, aralarında Prevot’un da olduğu bakanlar eşliğinde çok sayıda işbirliği anlaşması imzalanmıştı.>>>AA

  • Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

    Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

    Marmara Denizi kıyısında yaklaşık 22 kilometre uzunluğundaki doğal sahil şeridiyle öne çıkan Karacabey sahili, Yeniköy, Malkara ve Kurşunlu kıyılarını kapsayan kesintisiz kumsalıyla dikkat çekiyor. Uzun yıllardır “Türkiye’nin tek parça halindeki en uzun sahillerinden biri” olarak tanıtılan bölge, yalnızca uzun sahiliyle değil, hemen arkasında yer alan longoz ormanları sayesinde deniz ve doğayı bir arada sunmasıyla da farklılaşıyor. Yaz aylarında özellikle Bursa, İstanbul, Balıkesir ve çevre illerden yoğun ziyaretçi ağırlayan Karacabey sahili; kamp, karavan ve günübirlik tatil yapmak isteyenlerin de gözde rotaları arasında yer alıyor.

    Bayram ve uzun tatil dönemlerinde on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bölge, Marmara’nın en önemli doğal turizm destinasyonlarından biri olarak gösteriliyor. Karacabey Belediyesi tarafından yürütülen çevre düzenlemeleri, mesire alanları, sahil düzenlemeleri ve altyapı çalışmalarıyla birlikte sahil bandı yeni sezona hazır hale getirildi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirterek şunları söyledi:

    “Yeniköy sahil şeridimizi yaza hazırladık. Ancak eksik görülen noktalarda, çalışmalarımız hâlâ devam ediyor. Sadece sahil şeridinde değil, bulunduğumuz mesire alanında da çalışmalarımızın sonuna geldik. Yeniköy yaza hazır ve tatil için plan yapanları burada ağırlayabiliriz. Yeniköy sahil şeridimiz çok uzun olduğu için bu süreç biraz zaman aldı. Ancak artık sahilimizi düzenledik, mesire alanlarımızı düzenledik. Tatilcilerimizin huzuru ve refahı için gerekli tüm çalışmalar yapıldı. İnşallah bundan sonra da tatilcilerimiz Yeniköy, Malkara ve Kurşunlu sahillerinde gönül rahatlığıyla tatillerini yapabilecekler. Burada vatandaşlarımız denizle buluşabilir, doğayla buluşabilir, longoz ekosistemini yakından görebilir. Hem denizi hem doğayı iç içe bulabilecekleri bir alan burası. Bu doğayı korurken aynı zamanda sahilimize yeni güzellikler de katıyoruz. Sahil bandında ve piknik alanlarında ziyaretçilerimiz birçok yenilikle karşılaşacak.”

    Sahil şeridindeki yapılaşma da hızla devam ettiğini ifade eden Başkan Karabatı, “Her geçen yıl turizm alanında büyüdüğünü görüyoruz. Özellikle konaklama konusunda yapımı süren yaklaşık 400-500 bağımsız yapı bulunuyor. Bu da bölgedeki nüfusun ve tatilci sayısının her geçen yıl arttığını gösteriyor. İstanbul’a, Balıkesir’e ve bölge illerine yakın konumda olması da önemli bir tercih sebebi oluyor. Hem kaliteli hem de uygun maliyetli bir tatil imkânı sunuyoruz. Doğa ile denizi birlikte yaşayabileceğiniz güzel bir ortam Yeniköy sahil şeridi. Özellikle kampçılar ve karavancılar için doğayla iç içe bir alan. Tatil yapmak isteyenler için de önemli bir destinasyon. Burası Türkiye’nin üçüncü büyük sahillerinden biri. Vatandaşlarımızın ve turizmcilerin buraya ilgisi her geçen gün artıyor. Bu güzelliği herkesin gelip yerinde görmesini tavsiye ediyorum” dedi. >>>İHA

    Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır Türkiye'nin tek parça halindeki en uzun sahili yaza hazır

  • Uluslararası basın Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’yi manşetlerine taşıdı

    Uluslararası basın Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye’yi manşetlerine taşıdı

    İngiliz haber ajansı Reuters, yayımladığı analizde, zirveyi ve Trump-Erdoğan temaslarını “Washington-Ankara ilişkilerindeki yeni dönem” olarak nitelendirdi.

    Reuters, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın salı günü Başkan Trump’ı havalimanında karşıladığına ve iki liderin kameralar önünde kol kola yürüyerek “yakın bir dostluk tablosu sergilediğine” dikkati çekti.

    Haberinde, Trump’ın S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan yaptırımları kaldırma sözü verdiği ve F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışı konusunda istekli olduğunu vurgulayan Reuters, iki lider arasındaki olumlu diyaloğun zirve sonuna kadar artarak devam ettiğini yazdı.

    Reuters, Trump’ın bu zirveye katılım motivasyonunu doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğine bağlamasını, “Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı ve fırsat” olarak nitelendirdi.

    The Wall Street Journal’dan, Trump’tan Erdoğan’a “güçlü destek” yorumu

    Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi de Trump’ın, Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırma ve F-35 savaş uçaklarını satma niyetini geniş bir analizle sayfalarına taşıdı.

    WSJ, Trump’ın Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında söylediği, “Türkiye, müttefiklik hukukuna bağlı kalacağını düşündüğümüz diğer birçok ülkeden çok daha fazla bu hukuka uydu. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz, yaptırımları kaldırma zamanı geldi.” şeklindeki Türkiye lehine olan güçlü açıklamalarını ön plana çıkardı.

    Financial Times’a göre Birleşik Krallık ve Türkiye ilişkileri derinleşecek

    Financial Times gazetesi ise gelişmeleri, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında siber tehditler, terörle mücadele ve savunma sanayisini içeren kapsamlı bir güvenlik paktı imzalandığını aktararak verdi ve bu ortaklığın halihazırdaki Eurofighter Typhoon savaş uçağı anlaşmasıyla pekişen güçlü ilişkileri daha da derinleştireceğini yazdı.

    Analizde, ABD’nin Avrupa güvenliğinden kademeli olarak çekilebileceği bir dönemde Londra’nın, bu stratejik boşluğu doldurabilecek en kritik aktör olarak Ankara’yı konumlandırdığı vurgulandı.

    Ayrıca gazete, Avrupalı liderlerin ABD Başkanı Donald Trump’ı kendi taraflarında tutmakta zorlandığı bir süreçte, Birleşik Krallık’ın Türkiye’yi Trump yönetimi ve ABD dış politikası üzerinde giderek artan bir nüfuza sahip kilit bir güç olarak gördüğünü belirtti.

    The Daily Star, “Trump’ın F-35 hamlesini Erdoğan’a yönelik ‘şimdiye kadarki en büyük jesti’” şeklinde gördü

    Uluslararası basının önemli organlarından The Daily Star gazetesi ise gelişmeyi, iki lider arasındaki artan kişisel yakınlığın ve Washington’ın Türkiye’nin milli projelerine verdiği somut askeri desteğin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

    Gazete, “Trump’ın F-35 hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik şimdiye kadarki en büyük jesti” olarak yorumladı.

    Bloomberg: Türkiye, Avrupa’nın güvenlik açıklarını gidermede avantajlı konumda

    Amerikan medya kuruluşu Bloomberg’in Ankara’daki NATO Zirvesi kulislerine dayandırdığı haberinde de Türkiye’nin büyüyen savunma sanayisinin ülkeyi “Avrupa’nın güvenlik açıklarını doldurmasına yardımcı olacak en avantajlı konuma” getirdiği ifade edildi.

    Haberde, ilk etapta 6 adet F-35 uçağının ABD’den teslim alınmasının, İsrail ve Yunanistan gibi diğer müttefikleri rahatsız etse de Cumhurbaşkanı Erdoğan için büyük bir jeopolitik kazanım olacağı belirtildi.

    İsrail basını, F-35 teslimatı kaynaklı endişeleri öne çıkardı

    İsrail merkezli yayın yapan The Jerusalem Post gazetesi ise Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Trump’ın yaptırımları kaldırma kararı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik övgü dolu sözleriyle F-35 teslimatında olumlu bir zemin yakalandığını aktardı.

    Türkiye kazanımlar ve taahhütler elde etti

    İsrail’in Haaretz gazetesi, Ankara’daki NATO Zirvesi’nden Türkiye’nin bazı kazanımlar ve taahhütler elde ettiğini belirtirken, ABD ile Avrupalı müttefikler arasındaki uçurumun derinleştiğini ileri sürdü.

    Haberde, Türkiye’nin ABD’den F-35 programına dönüşün sözünü aldığına ve Türkiye’nin jeopolitik kartlarını en iyi şekilde oynadığına işaret edildi.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine yakın Israel Hayom gazetesi, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin Türkiye ve özelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bir dönüm noktası olduğunu, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak konumunun giderek pekiştiğini kaydetti.

    Haberde, Türkiye’nin savunma sanayisinde “eşi benzeri görülmemiş bir askeri güçlenme ve silahlanma sürecinin ortasında olduğu” belirtilerek Ankara’daki NATO Zirvesi’nin, Türk silah şirketleri için satışlarını artırmak üzere eşi benzeri görülmemiş bir fırsat sunduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

    “Ülkesini iyi yönetmeyi bilen güçlü bir adam”

    Le Monde gazetesinin haberinde, Türkiye’deki NATO Zirvesi’nin ilk gününde “formda” olan ABD Başkanı Donald Trump’ın, zirveye ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki olumlu düşüncelerini “Ülkesini iyi yönetmeyi bilen güçlü bir adam” diyerek dile getirdiği aktarıldı.

    Haberde, zirvede Trump’ın İspanya’yı eleştirip Grönland üzerindeki hedeflerini hatırlattıktan sonra, İttifak’ın karşılıklı yardım maddesine olan bağlılığını ifade ettiği ve Ukrayna’ya Patriot füzeleri üretme izni verdiği belirtildi.

    İtalyan Il Messaggero gazetesi ise NATO’nun Ankara Zirvesi’nde Avrupa askeri bloğunun doğmasına vesile olduğunu ve “daha az ABD, daha fazla Avrupa” sonucunun ortaya çıktığını yazdı.

    Gazetenin haberinde, “Trump’ın çıkışlarıyla sarsılan Avrupa’nın Ankara Zirvesi’nden kenetlenerek çıktığı” belirtilirken, “Bu sert bir uyanış, Erdoğan’ın, Anadolu’nun kalbinde alevler içindeki Orta Doğu’nun sınırında bir araya getirdiği liderlerin toplantısında Avrupa için bir uyanış. Ve ‘yük kaydırma’ tanımı altında ortak güvenliğin ABD’den Avrupa bloğuna devredildiği bu zirve, Avrupa savunmasını takdis ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Gazetedeki analiz yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahibi olarak ve başarılı sonuç elde etmede oynadığı role dikkat çekilerek, “Erdoğan için bu NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmak kolay değildi. Çıkarlar farklı, gerilim yüksekti. Ancak Türk Cumhurbaşkanı zirveyi potansiyel bir felaketten, sonunda tüm liderleri tüm ittifakı bir araya getiren konuları görüşmek üzere tekrar bir araya getirmede faydalı olduğu kanıtlanan bir toplantıya dönüştürmeyi başardı.” değerlendirmesi yapıldı.

    NATO’nun kolektif savunma taahhüdü vurgusu

    Mısır resmi haber ajansı MENA ile El-Ahram, El-Yevm es-Sabi ve El-Mısr el-Yevm gazeteleri, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuçlarına geniş yer verdi.

    Gazeteler ve televizyon kanalları, zirvenin sonuç bildirgesinde NATO’nun kolektif savunma taahhüdünün yinelenmesi, Ukrayna’ya bu yıl 70 milyar avro destek sözü verilmesi ile İran’ın nükleer silah edinmemesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi yönündeki mesajları öne çıkardı.

    “Ankara’daki NATO Zirvesi: Türkiye’nin beklentileri ve ittifak içindeki dönüşüm”

    Katar resmi haber ajansı QNA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini ve İran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi çağrısı yapıldığını öne çıkardı. Katar’ın El-Arabi TV kanalı ise zirvenin, ittifakın birlik ve dayanışmasının korunacağı, kapsamlı caydırıcılık ve savunma yaklaşımının sürdürüleceğine ilişkin mesajlarını öne çıkardı.

    Al Jazeera kanalında ise “Ankara’daki NATO Zirvesi: Türkiye’nin beklentileri ve ittifak içindeki dönüşüm” şeklinde habere yer verildi.

    Suriye resmi haber ajansı SANA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma ilkesine bağlılıklarını yinelediklerini ve NATO üyelerinden birine yönelik saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağı yönündeki vurguyu öne çıkardı.

    Irak resmi haber ajansı INA, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde İran’ın nükleer silah edinmemesi gerektiğinin vurgulandığını ve Tahran’a Hürmüz Boğazı’nda uluslararası hukuk çerçevesinde seyrüsefer serbestisine saygı göstermesi çağrısı yapıldığını ifade etti.

    Sky News Arabia, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini, Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini ve savunma sanayisinde işbirliğinin artırılması yönündeki kararları vurguladı.

    Eş-Şark televizyonu, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma taahhüdünü yinelediğini öne çıkarırken, Şarku’l Avsat gazetesi zirvenin Ukrayna’ya yeni destek taahhütleri ve NATO’nun birlik mesajlarıyla tamamlandığını, Rusya tehdidi ile İran’daki gelişmelerin zirvenin gündeminde öne çıkan başlıklar arasında yer aldığını aktardı.

    Libya resmi haber ajansı LANA başta olmak üzere Libya basını, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde müttefiklerin kolektif savunma ilkesine bağlılıklarını yinelediklerini ve NATO üyelerinden birine yönelik saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılacağı yönündeki vurguyu öne çıkardı.

    “Son on yılın en kritik NATO toplantısı”

    Azerbaycan basını, Ankara’nın uluslararası konumu güçlendirdiğine dikkati çekti

    Azerbaycan basını, zirveyi, büyük ölçüde Türkiye’nin ittifak içindeki artan ağırlığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel krizlerde üstlendiği rol çerçevesinde değerlendirdi. Önde gelen haber siteleri, zirvenin yalnızca NATO açısından değil, Türkiye’nin uluslararası konumunun güçlenmesi bakımından da önemli sonuçlar doğurduğu yorumunu yaptı.

    Azerbaycan Devlet Haber Ajansının (AZERTAC), zirve öncesinde yayımladığı analizde, Ankara’daki toplantının Türkiye’nin ittifak içindeki artan diplomatik nüfuzunu, savunma sanayisindeki kapasitesini ve bölgesel krizlerin yönetimindeki rolünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.

    Modern.az, zirve öncesinde yayımladığı analizde Ankara Zirvesi’ni “son on yılın en kritik NATO toplantısı” olarak nitelendirdi. Ayrıca Ankara’nın NATO içinde artan diplomatik ağırlığının altı çizildi.

    Report Haber Ajansında yayımlanan analizde, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumu değerlendirilerek, Ankara’nın ittifakın güvenliği açısından vazgeçilmez bir aktör olduğu vurgulandı. Yazıda, Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi, jeopolitik konumu ve NATO operasyonlarına sağladığı katkılar nedeniyle ittifakın “güvenlik kalkanı” olarak nitelendirildiği belirtildi.

    Ankara’nın iki gün boyunca küresel diplomasinin merkezi haline geldiğini belirtilen analizde, zirvenin NATO’nun geleceğine ilişkin kararların yanı sıra Türkiye’nin dış politika gündemi açısından da kritik önem taşıdığı kaydedildi.

    Zirve, Türkiye’ye sevgi yaklaşımı ile geçti

    Yunanistan’da yayımlanan Ta Nea gazetesi, NATO’nun Ankara Zirvesi’nde ABD’nin stratejisinin ve tüm ülkelerin tavrının Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak nasıl kuvvetlendiğini gösterdiğini ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ın ABD Başkanlığı sürecini iyi değerlendirdiğini savunan gazete, “Türk Cumhurbaşkanı kendisinden şüphe duyan ve kendisine saldıran herkese, hem ülkesinin içinde hem de ülkesinin sınırları dışında güçlü bir mesaj göndermeyi başardı.” ifadesini kullandı.

    Kathimerini gazetesi ise zirvenin, Türkiye’ye sevgi yaklaşımıyla geçtiğini belirtti.

    ABD Başkanı Trump’ın Türkiye için yaptığı açıklamalara yer veren gazetede, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye hayranlığı ve sevgisine işaret edildi. Gazete, Rutte’nin zirveye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini tutarak geldiğine dikkati çekti.

    Başka ülke liderlerinin de benzer tavırlar içinde olduğunu belirten gazete, genel olarak zirvedeki atmosferin Türkiye’yi övücü nitelikte olduğunu kaydetti.

    İspanyol basını, NATO Ankara Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya ve bazı Avrupa ülkelerini hedef alan açıklamalarını öne çıkararak, NATO içinde ABD ve Avrupa arasındaki görüş farklılıklarının büyüdüğüne ancak siyasi bütünlüğün korunduğuna dikkati çekti.

    El Pais gazetesi başyazısında, Donald Trump’ın “kafa karıştıran, çelişkili mesajlar” verdiğini vurgulayarak, “Mevcut durum Avrupalıları, ‘Trumpvari’ kaosa ve İttifak’ın ilkelerini yıkmaya yönelik defalarca sergilediği niyete karşı kendilerini korumaya ve Washington’dan gerçek anlamda özerklik kazanma yönündeki çabalarını hızlandırmaya mecbur bırakıyor.” görüşünü savundu.

    La Vanguardia gazetesi ise “NATO, Ankara’daki kaotik bir zirvede Trump sınavını başarıyla atlattı” başlıklı başyazısında, “Trump NATO’yu altüst etti. Ancak şimdilik İttifak yeniden hayat bulmuş gibi görünüyor. 32 müttefikle yapılan tek bir kapalı oturum, Trump’ın mevkidaşlarından gelen o ‘sevgi’yi hissetmesi ve kışkırtıcı üslubunu yumuşatması için yeterli oldu.” değerlendirmesini yaptı.

    “Avrupa, Trump’a karşı zaman kazanıyor.” ifadesini başlığına çıkaran El Mundo gazetesi de baş makalesinde, “Ankara’daki NATO Zirvesi, olumsuzdan ziyade olumlu bir tabloyla sona erdi. İttifak, en azından şimdilik, siyasi bütünlüğünü korumayı başardı. Avrupa açısından en önemli kazanım, temel koruyucusunun kendisini varoluşsal bir tehdit oluşturan Rusya ile baş başa bırakması söz konusu olmaksızın, yeniden silahlanma sürecini sürdürmek için zaman kazanmış olmasıdır.” ifadelerine yer verdi.>>>AA

  • Yargıtay, adamı ağır kusurlu saydı

    Yargıtay, adamı ağır kusurlu saydı

    Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Tarafları dinleyen Mahkeme; tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmederek kadının maddi manevi tazminat taleplerini geri çevirdi. Kadın avukatı aracılığıyla kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, Aile Mahkemesi kararını yerinde buldu. Bunun üzerine kadın, kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Düzenli işi olmayan, iş dışındaki vakitlerde eve geç gelen, aldığı maaşı eve harcamayan kocanın, çocuklarının cebinden habersiz para almasının ağır kusur olduğuna hükmetti. Erkeğin, sürekli eşine hakaret edip şiddet uyguladığına vurgu yapıldı. Kocasının işyerine giderek, arkadaşlarının yanında eşini küçük düşüren kadının ise az kusurlu olduğuna vurgu yapıldı. Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı- karşı davalı erkeğin ağır, davalı- karşı davacı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulüne hükmedildi. 2. Hukuk Dairesi, kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat ödenmesi gerektiğine dikkat çekerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına hükmetti. >>>İHA

  • TMO Genel Müdürü Güldal Afyonkarahisar’da incelemelerde bulundu

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Afyonkarahisar'ın Çobanlar ve Çay ilçelerindeki alım noktalarında incelemelerde bulunarak üreticilerle bir araya geldi.

    Güldal, Çobanlar ve Çay ilçelerindeki TMO alım ofislerini ziyaret etti.

    Ziyaretlerde üreticilerle bir araya gelen Güldal, hasat dönemi ve alım süreçleriyle ilgili sohbet etti.

    Güldal'la ziyaretlerine, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Çobanlar Kaymakamı Nazmi Yücel, Çobanlar Belediye Başkanı Ali Altuntaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, Pazarağaç Belediye Başkanı Şevki Kara ve kurum yetkilileri katıldı.

  • Ailesi ilk adımlarını beklerken, bir anda oynamaya başladı…

    Ailesi ilk adımlarını beklerken, bir anda oynamaya başladı…

    Ailesi ilk adımlarını beklerken, bir anda oynamaya başladı…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Afyonkarahisar’da rehber öğretmenler toplantısı yapıldı

    Afyonkarahisar’da rehber öğretmenler toplantısı yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da görev yapan rehber öğretmenlere yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tercih sürecinde kentte görev yapan rehber öğretmenlere yönelik, Ahmet Ömer Kocaşaban İlkokulu Konferans Salonu'nda bilgilendirme toplantısı yapıldı.

    Toplantıda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, LGS tercih döneminin öğrencilerin gelecek eğitim hayatlarını şekillendiren en önemli aşamalardan biri olduğuna dikkat çekti.

    Tercih sürecinde yapılacak doğru yönlendirmenin büyük önem taşıdığını aktaran Sünnetci, "Öğrencilerimizin geleceklerini şekillendirecek bu önemli süreçte, rehber öğretmenlerimizle birlikte her bir öğrencimizin yanında olmaya ve doğru tercih, doğru gelecek anlayışıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."ifadesini kullandı.

    Toplantıya, Sünnetci, kurum çalışanları, Ahmet ve Ömer Kocaşaban Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Çoban ve rehber öğretmenler katıldı.

  • Okullarda yeni kural başladı! Öğrenci ve velileri ilgilendiren 10 maddelik liste

    Okullarda yeni kural başladı! Öğrenci ve velileri ilgilendiren 10 maddelik liste

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, öğretmen, veli ve personelin kişisel verilerinin korunmasına yönelik yeni tedbirleri açıkladı. Bakanlık, 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği yazıyla okullarda uygulanacak 10 maddelik yeni düzenlemeyi duyurdu.

    Yeni uygulamayla birlikte okul internet siteleri, sosyal medya hesapları ve çevrim içi platformlarda kişisel veri içeren içeriklerin kamuya açık şekilde paylaşılması yasaklandı.

    Öğrenci bilgileri artık paylaşılmayacak

    MEB’in yayımladığı talimat kapsamında okul ve kurumların internet siteleri ile sosyal medya hesaplarında;

    • Öğrenci sınıf listeleri,
    • Öğrenci numaraları,
    • T.C. kimlik numaraları,
    • Sınav listeleri,
    • Devamsızlık ve başarı bilgileri,
    • Sağlık ve disiplin kayıtları,
    • Veli bilgileri,
    • Personelin iletişim bilgileri,
    • Öğrenci ve personele ait fotoğraf, video gibi içerikler

    kamuya açık olarak yayımlanamayacak.

    Daha önce paylaşılmış olan kişisel veri içeren liste, belge, fotoğraf ve videolar da okul yönetimleri tarafından incelenecek ve gerekli görülen içerikler erişime kapatılacak.

    Fotoğraf ve video paylaşımlarına yeni kriter

    Bakanlık, eğitim faaliyetleri kapsamında çekilecek fotoğraf ve videolar için de yeni kurallar getirdi.

    Buna göre paylaşım yapılmadan önce;

    • Çekimin amacı,
    • Hangi platformda paylaşılacağı,
    • İçeriğin ne kadar süre saklanacağı,
    • Kimlerin erişebileceği

    belirlenecek.

    Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında kişisel veri güvenliğine öncelik verilecek.

    Öğretmenlere veri güvenliği eğitimi

    MEB, okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personelin farkındalığını artırmak amacıyla kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği eğitimlerine katılımı teşvik edecek.

    Öte yandan Bakanlık sistemlerine ait kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodlarının üçüncü kişilerle paylaşılması da yasaklandı.

    Yetkisiz yazılım kullananlara işlem yapılacak

    Yeni düzenleme kapsamında;

    • Yetkisiz üçüncü taraf yazılımlar,
    • Bot ve otomasyon araçları,
    • Tarayıcı eklentileri,
    • Yetkisiz entegrasyonlar,
    • Veri çekme ve aktarma uygulamaları

    Bakanlık sistemlerinde kullanılamayacak.

    İhlal tespit edilmesi halinde idari ve hukuki süreç başlatılacağı bildirildi.

    MEB’in yeni düzenlemeyle eğitim kurumlarında kişisel veri güvenliğini artırmayı ve öğrenciler ile çalışanların dijital ortamdaki bilgilerinin korunmasını hedeflediği belirtildi.

  • Hububat alımları hız kesmeden devam ediyor

    Hububat alımları hız kesmeden devam ediyor

    Ziyaretlere Çobanlar Kaymakamı Nazmi Yücel, Çobanlar Belediye Başkanı Ali Altuntaş, AK Parti Çobanlar İlçe Başkanı Murat Yeşil, İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, Pazarağaç Belediye Başkanı Şevki Kara ile ilgili kurum temsilcileri de katıldı.

    İlk olarak Çobanlar TMO Alım Noktası’nda incelemelerde bulunan heyet, hasat sezonunun işleyişi, hububat alımları ve üreticilerin talepleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Burada açıklamalarda bulunan Milletvekili Ali Özkaya, bu yıl Afyonkarahisar’da hububat rekoltesinde yaklaşık yüzde 50 artış yaşanmasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisinin regülasyon görevini başarıyla yerine getirdiğini belirterek, üreticilerin getirdiği ürünlerin tamamının teslim alınmasının ve ürün bedellerinin 21-26 gün içerisinde çiftçilerin hesaplarına aktarılmasının üreticiler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

    Hububat alımları hız kesmeden devam ediyor

    Özkaya, il genelinde halen 10 alım noktasında günlük yaklaşık 6 bin ton hububat alımı gerçekleştirildiğini, hasadın başlayacağı bölgelerde açılacak yeni alım noktalarıyla birlikte bu sayının 14’e, günlük alım kapasitesinin ise 10 bin tonun üzerine çıkacağını söyledi. Yakın zamanda Sultandağı, Şuhut ve İhsaniye ilçelerinde de alımların başlayacağını belirten Özkaya, daha fazla randevu oluşturulması ve ürün teslim süreçlerinin hızlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alındığını, alımların daha hızlı yürütülebilmesi için üreticilerin mümkün olduğunca damperli araçlarla ürün getirmelerinin önem taşıdığını vurguladı.

    Heyet daha sonra TMO Çay Ajans Amirliği’ni ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Ziyaret kapsamında üretici Mevlüt Sakızcı’nın ürün teslim sürecine eşlik edilerek alım belgesi kendisine takdim edildi. Üreticilerle hasat dönemi, verimlilik ve alım süreçleri üzerine sohbet eden heyet, TMO’nun sezon boyunca üreticilerin yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

    Hububat alımları hız kesmeden devam ediyor

    Milletvekili Ali Özkaya, ziyaretlerin ardından yaptığı değerlendirmede, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çiftçimizi destekleyen politikalarımız kararlılıkla sürmektedir. Başta Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı olmak üzere, TMO Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Güldal’a, İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Özkan Parlak’a ve hasat sezonu boyunca büyük bir fedakârlıkla görev yapan tüm TMO çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını zamanında alabilmesi ve ürünlerinin güven içerisinde teslim edilebilmesi için devletimiz tüm imkânlarıyla sahadadır. Hasat sezonunun tüm çiftçilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı olmasını diliyorum.” dedi. >>>Emre TAŞPUNAR

    Hububat alımları hız kesmeden devam ediyor

  • Konya savunma ve havacılık sanayisi ihracatını yılın ilk yarısında yüzde 13,5 artırdı

    Konya savunma ve havacılık sanayisi ihracatını yılın ilk yarısında yüzde 13,5 artırdı

    Mustafa Büyükeğen, yaptığı yazılı açıklamada, savunma sanayisinde Konya imzasının güçlendiğini belirtti.

    Konya’nın, savunma ve havacılık sanayisinde yakaladığı ihracat başarısıyla dikkati çektiğini ifade eden Büyükeğen, “Konya, savunma ve havacılık sanayisi ihracatını yılın ilk yarısında yüzde 13,5 artırarak 107 milyon doların üzerine çıkardı, Türk savunma sanayisinin stratejik üretim ve ihracat üslerinden biri haline geldi. Aynı dönemde Konya’nın toplam ihracatı ise ortalama yüzde 3,3 arttı. Böylece savu

    Büyükeğen, savunma sanayisinin Konya sanayisinin en güçlü lokomotiflerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, şehrin üretim kabiliyetiyle Türkiye’nin savunma gücüne önemli katkılar sunduğunu kaydetti.

    2025 yılında Konya’nın savunma ve havacılık sanayisi ihracatının yüzde 25 artışla, 206 milyon 805 bin dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Büyükeğen, Konya’nın Ankara, İstanbul ve Eskişehir’in ardından sektörün en fazla ihracat yapan dördüncü ili konumuna yükseldiğini bildirdi.

    Büyükeğen, “Sektörde kilogram başına 45 dolarlık ihracat değeriyle, yüksek katma değer üreten şehirler arasında yerimizi güçlendiriyoruz. İnşallah yıl sonunda sektörde yeni bir ihracat rekoruna ulaşacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Konya savunma ve havacılık sanayisi ihracatını yılın ilk yarısında yüzde 13,5 artırdı

    Savunma sanayisinin güçlü tedarik merkezi

    Konya’nın ihracatın yanı sıra milli üretim altyapısıyla da sektörün en önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkati çeken Büyükeğen, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Onaylı Tedarikçi Listesi’nde yer alan 62 firma ile Konya’nın, Ankara ve İstanbul’un ardından Türkiye üçüncüsü olduğunu vurguladı.

    Şehirde faaliyet gösteren 337 silah ve mühimmat üreticisinin Türkiye’deki üreticilerin yarısından fazlasını oluşturduğunu belirten Büyükeğen, “Askeri silah ve parça imalatında Türkiye üretiminin yüzde 53’ünü Konya’da gerçekleştiriyoruz. Bu güçlü üretim kapasitesi Konya’mızı savunma sanayisinin stratejik çözüm ortaklarından biri haline getirdi. Bu başarıda emeği geçen tüm sanayicilerimizi, çalışanlarını ve sektörün tüm paydaşlarını kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

    Oda olarak şehrin savunma sanayi ekosistemini geliştirmek için yoğun bir çaba sarf ettiklerini vurgulayan Büyükeğen, Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları’nın dokuzuncusunu 2027 yılında düzenleyeceklerini kaydetti.

    nma ve havacılık sanayisi, genel ihracat artışının dört katından fazla büyüme kaydetti.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Türk şeker ve çikolataları 198 ülkede “ağızları tatlandırıyor”

    Türk şeker ve çikolataları 198 ülkede “ağızları tatlandırıyor”

    AA muhabirinin Ticaret Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, Türk şekerleme ve çikolatalı ürünler sektörü, geleneksel tüketim kültürü ile gıda sanayinin en dinamik alt sektörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Lokum ve helva gibi geleneksel Türk şekerlemeleri yanında, değişen tüketici tercihleri ve modern üretim anlayışıyla, sektörün ürün çeşitliliği sürekli gelişiyor.

    Dini bayramlar, düğün törenleri ve kutlamalarda sıklıkla ikram edilen şekerlemeler, aile veya arkadaş ziyaretlerinde de yaygın bir hediye olarak sunuluyor. Gelenek halinde süren bu alışkanlık, Türkiye’de şekerlemenin diğer ülkelerden çok daha sık tercih edildiğini gösteriyor.

    Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarına uyum çalışmaları

    Ülkede genç nüfusunun çikolataya artan talebi ise gelişen dağıtım kanalları ve artan çok uluslu yatırımlar gibi faktörler sebebiyle çikolatalı şekerlemenin, Türkiye’nin dinamik ürünleri haline gelmesini sağlıyor.

    Şekerli mamul üreticileri, uluslararası kalite ve gıda güvenliği standartlarına uyum çalışmaları yürütürken, değişen küresel tüketici eğilimleri ve yüksek katma değerli ürünler geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

    Şekerlemelerin ana bileşenlerinden şekerde kendi ihtiyacını üretimiyle karşılayabilen Türkiye, dünya kuru meyve ve sert kabuklu yemiş üretimindeki hakimiyeti sayesinde avantajlı konumda yer alıyor.

    Şekerleme ihracatı 4,5 milyar doları aştı

    Türkiye’deki şekerleme üretim kapasitesi, iç pazar tüketimini rahatlıkla karşılayacak seviyede olup, iç talebin oldukça üzerine çıkıyor. Şekerleme sektöründeki bu yüksek kapasite ve ileri üretim teknolojileri, Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir ihracatçı konumuna taşıyor ve pazarın dış talebe yönelmesini sağlıyor. Bu doğrultuda, çoğu orta ve büyük ölçekli şirket ürünlerini ihraç ediyor ve net ihracatçı konumunda bulunuyor.

    Şekerleme sektörünün ihracatı 2021’de 2,9 milyar dolara yaklaşırken, bu tutar 2022’de 3,4 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin bu alandaki ihracatı 2023’te yaklaşık 3,7 milyar dolara, 2024’te de 3,9 milyar dolara çıkarken, geçen yıl yıllık bazda yüzde 16 artışla 4,5 milyar doları aştı ve rekor kırdı. Şekerleme sektörü, söz konusu yılda 1,2 milyon ton ürün ihracatı gerçekleştirdi.

    Bu yılın 5 aylık döneminde de şekerleme sektörünün ihracatı, 1,7 milyar doları aştı. Dış satışa konu olan ürünler arasında, çikolata, dondurma, reçel ve kek gibi ürünler dikkati çekti.

    En çok şekerleme ihracatı Irak’a

    Şekerleme sektörünün gerçekleştirdiği ihracat ülkelere göre incelendiğinde, geçen yıl ilk sırada 719,2 milyon dolarla Irak yer aldı. Bu ülkeyi 515,1 milyon dolarla ABD ve 271,2 milyon dolarla Almanya izledi.

    İngiltere’ye 2025’te 193,6 milyon dolarlık şekerli mamul ihracatı gerçekleştirilirken, beşinci sırada 152,8 milyon dolarla Rusya geldi.

    Ülke gıda sektörünün küresel büyüme ivmesine paralel olarak katma değerli ürünler ve yenilikçi atıştırmalıklar pazar payı giderek artarken, Türkiye bu doğrultuda yaklaşık 198 ülkeye çeşitli şekerleme ürünleri ihraç etti.>>>AA

  • Afyonkarahisar’dan Türkiye birincisi çıkacak

    Afyonkarahisar’dan Türkiye birincisi çıkacak

    Çalışmalar hakkında bilgi veren İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, “Doğru tercih, doğru gelecek” anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Sünnetci, her bir öğrencinin yanında yer alarak en isabetli kararları vermelerini sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.

    Açıklamalarında önemli bir müjdeye de yer veren İl Müdürü Sünnetci, bu yıl büyük sürprizlerinin olduğunu belirterek Afyonkarahisar’dan Türkiye birincisi çıkacağını açıkladı. Kentin eğitimdeki başarısına dikkat çeken Sünnetci, Afyonkarahisar’ın bu sene YKS alanında da adından ciddi anlamda söz ettireceğini dile getirdi. Ayrıca yarın bol bol şampiyonlarımızı göreceksiniz bilgisi ekledi. >>>Şerafettin KAZAK

    Afyonkarahisar’dan Türkiye birincisi çıkacak Afyonkarahisar’dan Türkiye birincisi çıkacak

  • NATO Ankara Zirvesi kapsamında Ankara havalimanlarında 145 uçuş gerçekleşti

    NATO Ankara Zirvesi kapsamında Ankara havalimanlarında 145 uçuş gerçekleşti

    Uraloğlu, AA muhabirine, Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ndeki hava trafiğine ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Zirve kapsamında Ankara semalarında yoğun hava trafiğinin başarıyla yönetildiğini belirten Uraloğlu, 6 Temmuz’da Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı’nda, 20 iniş 6 kalkış olmak üzere toplam 26 uçuş hareketi gerçekleştiğini söyledi.

    Uraloğlu, zirvenin ilk günü olan 7 Temmuz’da yoğun trafiğin devam ettiğine dikkati çekerek, iki havalimanından 52 iniş 5 kalkış olmak üzere toplam 57 uçuş hareketinin tamamlandığını ifade etti.

    Zirvenin son gününde havalimanlarından kalkışların yoğunlaştığı bilgisini veren Uraloğlu, şunları kaydetti:

    “8 Temmuz’da iki havalimanında, 11 iniş 51 kalkış olmak üzere toplam 62 uçuş hareketi gerçekleşti. Böylece NATO Ankara Zirvesi kapsamında 3 günlük dönemde, Ankara Esenboğa Havalimanı ve Ankara Havalimanı’nda 83 iniş 62 kalkış olmak üzere 145 uçuş yapıldı. Ankara Havalimanı’nda bu dönemde 44 iniş 38 kalkış olmak üzere toplam 82 uçuş, Esenboğa Havalimanı’nda 39 iniş 24 kalkış toplam 63 uçuş sorunsuz tamamlandı. Uluslararası standartlarda sunduğumuz hava trafik hizmetleri ve güçlü operasyonel koordinasyonumuzla NATO Ankara Zirvesi kapsamındaki uçuş operasyonlarını emniyetli ve kesintisiz şekilde sürdürdük.”

    Ankara Havalimanı’nda pist 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı

    Ankara Havalimanı, kapsamlı bir modernizasyon çalışmasının ardından ‘ANK’ koduyla hem ulusal hem de uluslararası operasyonlara hizmet vermesi amacıyla 15 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılmıştı.

    Çalışmalarla bu havalimanı sadece askeri bir meydan olmaktan çıkarak geniş gövdeli uçakların inebileceği ve küresel liderlerin ağırlanacağı uluslararası bir havacılık merkezine dönüştü.

    Kapsamlı dönüşüm süreci, yüksek koordinasyon ve yoğun çalışma temposuyla yalnızca 8 ayda tamamlandı.

    Havalimanındaki çalışmalar kapsamında 2 bin 450 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki pist, 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı. Böylece geniş gövdeli uçakların emniyetli şekilde iniş ve kalkış yapabileceği altyapı oluşturuldu.

    Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa edilirken toplam 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla yaklaşık 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasiteye ulaşıldı. Çalışmalar kapsamında 4 bin 800 metrekare kapalı alana sahip Devlet Konukevi ile 310 araçlık açık otopark da hizmete hazır hale getirildi.>>>AA

  • Türkiye’nin Afrika ihracatında ilk yarıda lider Fas olurken en güçlü artış Mısır’da

    Türkiye’nin Afrika ihracatında ilk yarıda lider Fas olurken en güçlü artış Mısır’da

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, haziran ayında Afrika bölgesine yapılan ihracat yıllık bazda yüzde 32 artarak 1,9 milyar dolar oldu. Söz konusu bölgeye ocak-haziran döneminde yapılan ihracata ise yüzde 12 artışla 11 milyar dolara ulaştı.

    Afrika bölgesine yapılan ihracatın ülkelere ve sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise Mısır ve Fas’a yapılan dış satım dikkati çekti. Değer bazında ihracatın en çok arttığı ülkenin 349,4 milyon dolar ile Mısır olduğu görüldü. Bu ülkeyi 345,6 milyon dolar artışla Fas, 151 milyon dolar artışla Nijerya izledi.

    Bu ülkeleri 109 milyon dolarla Güney Afrika Cumhuriyeti, 93,8 milyon dolarla Cibuti, 84 milyon dolar ile Mali, 71,5 milyon dolarla Etiyopya, 66 milyon dolar ile Liberya, 64,5 milyon dolarla Tunus ve 51,3 milyon dolar artış ile Somali takip etti.

    Yılın ilk yarısında, Türkiye’den en çok dış satım yapılan Afrika ülkesi Fas’a 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleşirken geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 19,1’lik artış kaydedildi. Bu ülkeyi 1,9 milyar dolarla Mısır, 1,3 milyar dolar ile Libya takip etti.

    “Hedefimiz Afrika’da yatırım yapmak ve kalıcı ortaklıklar kurmak”

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Osman Aksoy, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Afrika’ya ihracatındaki artışı tek bir ekonomik göstergeyle açıklamanın mümkün olmadığını belirterek, bu başarının arkasında son 20 yılda inşa edilen güçlü diplomatik zemin ile özel sektörün sahadaki dinamizminin birlikte yer aldığını söyledi.

    Son iki yılda bölgeyle diplomatik trafiğin son derece yoğun seyrettiğine dikkati çeken Aksoy, bölgeyle karşılıklı ziyaretlerin bölge ülkeleriyle karşılıklı ticaret hacminin artmasında önemli etken olduğunu dile getirdi.

    Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantıları, JETCO mekanizmaları ve Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu (TABEF) kapsamında kurulan temaslara da değinen Aksoy, bunların iş dünyasının önünü açan önemli platformlar olduğunu bildirdi.

    Aksoy, küresel sistemde yaşanan dönüşümün de Türkiye lehine yeni fırsatlar oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Afrika ülkeleri artık yalnızca finansman sağlayan değil, teknoloji paylaşan, üretime ortak olan ve insan kaynağını geliştiren partnerler arıyor. Türkiye’nin farkı tam da burada ortaya çıkıyor. Biz Afrika’ya şart koşan değil, birlikte üreten, kaynak alan değil değer oluşturan, kısa vadeli kazanç değil, uzun vadeli ortaklık hedefleyen bir anlayışla yaklaşıyoruz. Bu yaklaşım kıta genelinde ciddi bir güven oluşturmuş durumda. İkinci yarıda da bu ivmenin devam edeceğini düşünüyorum. Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı’nın (AfCFTA) giderek daha etkin hale gelmesi, Türk Hava Yolları’nın kıta genelindeki güçlü bağlantı ağı, Türk müteahhitlerinin Afrika’da bugüne kadar 100 milyar doları aşan proje tecrübesi ve karşılıklı üst düzey ziyaretlerin oluşturduğu siyasi irade, ihracatımızın önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine işaret ediyor. Artık hedefimiz yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil, Afrika’da daha fazla üretmek, yatırım yapmak ve kalıcı ekonomik ortaklıklar tesis etmek.”

    “Fas’ta düzenlenecek 2030 FIFA Dünya Kupası Türk iş dünyası için önemli fırsatlar oluşturuyor”

    Osman Aksoy, Türkiye’nin bölgede özellikle Fas ve Mısır ile olan yüksek ticaret hacmine dikkati çekerek, Mısır’da son dönemde yakalanan ihracat artışının arkasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire ziyaretiyle birlikte iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını dile getirdi.

    Aksoy, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi, siyasi diyaloğun güçlenmesi ve ekonomi diplomasisinin hız kazanmasıyla özel sektörün önünün açıldığını belirterek, “Bunun yanında Süveyş Kanalı’nın küresel ticaretteki kritik konumu, Mısır’ın yaklaşık 110 milyonluk iç pazarı, gelişen sanayi bölgeleri ve Afrika ile Körfez pazarlarına erişim sağlayan lojistik avantajı, Türk firmaları açısından önemli fırsatlar sunuyor. Bugün başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere enerji, petrokimya, makine, demir-çelik, beyaz eşya ve inşaat malzemeleri sektörlerinde Türk şirketlerinin Mısır’daki yatırımlarının ve ticaret hacminin istikrarlı şekilde arttığını görüyoruz.” diye konuştu.

    Fas’ın ise uzun yıllardır istikrarlı ekonomi politikaları, yatırım dostu reformları ve Avrupa ile Afrika arasında doğal bir lojistik köprü olması sayesinde Türk iş dünyasının en önemli ticaret ortaklarından biri haline geldiğini kaydeden Aksoy, özellikle Tanger Med Limanı’nın sağladığı lojistik üstünlük, otomotiv ve havacılık sanayisindeki gelişim, yenilenebilir enerji yatırımları ve serbest ticaret anlaşmalarının Fas’ı yalnızca bir ihracat pazarı değil, aynı zamanda Afrika’nın batısına ve Avrupa’ya açılan stratejik bir üretim ve dağıtım merkezi haline getirdiğini bildirdi.

    Aksoy, “Ayrıca 2030 FIFA Dünya Kupası kapsamında gerçekleştirilecek ulaşım, şehircilik ve altyapı yatırımlarının Türk müteahhitlik sektörü, yapı malzemeleri üreticileri ve hizmet sektörleri açısından önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz.” dedi.

    “Türkiye, Afrika’da güvenilir bir dost ve uzun vadeli bir yol arkadaşı olarak görülmekte”

    Aksoy, Afrika’daki hedeflerinin yalnızca ticaret hacmini artırmak olarak tanımlamadıklarını vurgulayarak, esas hedefin Türkiye-Afrika ekonomik münasebetlerini daha derin, daha nitelikli ve daha sürdürülebilir bir zemine taşımak olduğunu bildirdi.

    İhracatın elbette önemli olduğunu belirten Aksoy, “Bunun yanında karşılıklı yatırımların artırılması, ortak üretim kültürünün geliştirilmesi, teknoloji transferi, sanayi işbirlikleri ve beşeri sermayenin güçlendirilmesi önümüzdeki dönemin temel öncelikleri olacak.” şeklinde konuştu.

    Aksoy, Afrika’nın bugün dünyanın en genç nüfusuna, en hızlı şehirleşen ekonomilerine ve en büyük kalkınma potansiyeline sahip bölgelerinden biri olduğuna işaret ederek, AfCFTA’nın ile kıtanın yalnızca ülkelerden değil, 1,4 milyarı aşkın nüfusu kapsayan devasa bir ortak pazardan söz edilen yeni bir ekonomik mimariye dönüştüğünü söyledi.

    Türk iş dünyasının bu dönüşümü doğru okuması, kısa vadeli ticaret yerine uzun vadeli yatırım perspektifiyle hareket etmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:

    “Güçlü yönlerimizi daha fazla kurumsal kapasite, finansal enstrümanlar, dijital dönüşüm, yerel ortaklıklar ve uzun vadeli stratejik planlamayla tahkim etmemiz gerekiyor. Afrika’da başarılı olacak şirketler yalnızca ürün satanlar değil, üretim yapan, istihdam oluşturan, bilgi paylaşan ve yerel ekonomilerin kalkınmasına katkı sunan şirketler olacak. Türkiye’nin Afrika’ya bakışını diğer birçok küresel aktörden ayıran temel husus da budur. Bizim ilişkilerimiz tahakküm üzerine değil, teşrik-i mesai üzerine kuruludur, tek taraflı menfaat değil, müşterek kalkınma anlayışını esas alır. Tarih boyunca sömürgecilik tecrübesi yaşamamış bir ülke olarak Afrika ile kurduğumuz münasebetlerin merkezinde karşılıklı itimat, hürmet ve samimiyet bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye, Afrika’da yalnızca ekonomik bir ortak değil, aynı zamanda güvenilir bir dost ve uzun vadeli bir yol arkadaşı olarak görülmekte.”>>>AA

  • İhracat Beklentisi Yükseldi

    İhracat Beklentisi Yükseldi

    Bakanlık, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi’ni açıkladı.

    Buna göre, ihracat beklenti endeksi, bu dönemde bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan arttı. Yılın ikinci çeyreğinde 99,1 olan endeks, üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükseldi.

    Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre ise 4 puan azalış gösterdi.

    Söz konusu endeksi, bir önceki çeyreğe göre gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi, ihracat sipariş beklentisi ve son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyi artış yönünde, şu anda kayıtlı ihracat sipariş düzeyine ilişkin değerlendirmeler ise azalış yönünde etkiledi.

    İthalat beklenti endeksi

    Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksi de bir önceki çeyreğe göre 2,2 puan azalarak 102,7 seviyesinde gerçekleşti. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 12,1 puan azaldı.

    Endekse, bir önceki çeyreğe kıyasla gelecek 3 aya ilişkin birim fiyatı beklentisi ve şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi azalış, gelecek 3 aya ilişkin ithalat beklentisi ve son 3 aydaki ithalat sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler ise artış yönünde etki etti.

    Bakan Bolat anketi değerlendirdi

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yazılı açıklamasında, yılın üçüncü çeyreğine dair Dış Ticaret Beklenti Anketi’ni değerlendirdi.

    Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ihracat beklenti endeksinin, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5’e yükseldiğine işaret eden Bolat, “Endeksin 100’ün üzerinde olması ihracata yönelik beklentilerin artış yönünde olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki üç aylık dönemde ihracatçı firmaların ilk kez ihracat yapmayı planladıkları ülkeler arasında ABD ilk sırada yer alırken Avustralya ikinci sırada, Mısır ise üçüncü sırada yer almıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bolat, bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksinin bir önceki çeyreğe göre 2,2 puan azalarak 102,7 seviyesinde gerçekleştiğine dikkati çekerek, beklentilerdeki bu görünümün, dış ticaret performansındaki dayanıklı seyrin gelecek dönemde de süreceğine işaret ettiğini bildirdi.

    İhracatın haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolar olduğunu vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:

    “Haziranda tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracatı kaydedildi. Böylece ilk 6 aylık mal ihracat rakamı yüzde 3,6 artışla 136,06 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık ihracat ise 277 milyar 940 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekora imza atmıştır. Küresel ekonomide ağırlaşan rekabet koşulları, artan jeopolitik gerilimler ve korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelere rağmen ihracatımızın 278 milyar dolar eşiğine dayanması ihracatçılarımızın dinamizmini ve ülkemizin üretim kapasitesini yansıtmaktadır. Yıl sonu Orta Vadeli Program hedefimiz olan 282 milyar dolara ulaşmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Bu gelişmeler sonucunda, 2026 yılında cari işlemler açığının GSYH’ye oranının tarihsel ortalamaların altındaki seyrini sürdüreceği öngörülmektedir.”>>>AA

  • AJet’in Sivas-Köln uçak seferleri başladı

    AJet’in Sivas-Köln uçak seferleri başladı

    Sivas Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, AJet’in Almanya’nın Köln şehrinden gerçekleşen ilk uçuşunda 176 yolcu Sivas’a geldi.

    Nuri Demirağ Havalimanı’na inen uçakta bulunan yolcular ve uçak personeli, su takıyla Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu ve AK Parti İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi tarafından karanfillerle karşılandı. Sivas-Köln arasındaki ilk uçuşun bugün itibarıyla başladığını belirten Vali Şimşek, “Uçuşun düzenlenmesinde emeği geçen başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’e teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu uçuş, Almanya’da yaşayan hemşerilerimiz için sadece bir ulaşım kolaylığı sağlamayacak, aynı zamanda Sivas’ın ekonomisine, turizmine ve ticaretine büyük katkılar sağlayacaktır. Sivas’ın uluslararası görünürlüğünü artıracak ve şehre olan yabancı yatırım ilgisini de güçlendirecektir.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu ise yurt dışında yaşayan vatandaşların uzun zamandır beklediği bir seferin hayata geçirildiğini aktararak, “Almanya’da çok sayıda vatandaşımız yaşıyor. Bugün ilk kez Sivas-Almanya arasında karşılıklı seferler başladı. Hem ülkemize hem de şehrimize hayırlı olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

    Sivas-Köln arasındaki seferler, çarşamba günü Sivas’tan gidiş ve perşembe günü Köln’den dönüş şeklinde yapılacak.>>>AA

  • MSB duyurdu: Bedelli askerlik ücreti belli oldu!

    MSB duyurdu: Bedelli askerlik ücreti belli oldu!

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak bedelli askerlik ücretini açıkladı.

    Yeni bedelli askerlik tutarı 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendi.

    MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında bedelli askerlik ücretine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Aktürk, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi doğrultusunda 2026 yılının ikinci 6 ayı için bedelli askerlik tutarının 472.653,60 TL olduğunu bildirdi.

    Başvurular başladı!

    Bedelli askerlik müracaat işlemlerinin ise 7 Temmuz 2026 itibarıyla başladığı açıklandı.

    Yeni dönem bedelli askerlik ücretinin belirlenmesinde memur aylık katsayısındaki değişikliklerin etkili olduğu belirtildi.

    MSB tarafından yapılan açıklamayla birlikte, bedelli askerlik başvurusu yapmayı planlayan yükümlüler için yeni ödeme tutarı da netleşmiş oldu.

  • Küresel piyasalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisiyle karışık seyrediyor

    Küresel piyasalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisiyle karışık seyrediyor

    ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri hamleler Orta Doğu’da barış ikliminin kalıcılığının sorgulanmasına yol açarak piyasalarda jeopolitik risk algısının sürmesine neden oluyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin bittiğini belirterek, “Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.” ifadesini kullanmasıyla piyasalarda artan tedirginlikler, ABD güçlerinin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesiyle üst seviyeye taşındı.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefi vurarak “İran’a karşı ek bir saldırı turunu tamamladığını” duyurdu.

    Diğer yandan Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada İran’ın ABD ile bir anlaşma yapmayı “çok istediğini” belirtti. Söz konusu gelişme jeopolitik kaygıları bir nebze azalttı.

    Ancak jeopolitik risklerin tam anlamıyla ortadan kalkmamasının fiyatlamalar üzerindeki negatif etkileri belirginleşmeye devam ederken gerilimler sonucu petrol fiyatlarında hızlı yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı dün 22 Haziran’dan bu yana ilk kez 80 doları gördü.

    Dünya enerji piyasaları açısından petrol tedarikinin en kritik güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısındaki sert düşüş dikkati çekti. Önceki gün 14 tankerin geçiş yaptığı boğazdan dün yalnızca 7 tankerin geçmesi, bölgedeki artan jeopolitik risklerin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.

    Analistler, piyasalarda birkaç farklı platform üzerinden boğazdaki gemi hareketliliğinin takip edildiğini belirterek, bazı gemilerin sinyalizasyon sistemlerini kapatarak seyretmesi nedeniyle tanker geçiş verilerinin farklılık gösterebileceğini ifade etti.

    Öte yandan dün yayımlanan Fed tutanakları, banka yetkililerinin çoğunun, yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu’daki savaş veya tarife etkileri nedeniyle enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi halinde faiz artırılmasının gerekli olabileceğini belirttiğini gösterdi.

    Tutanaklarda, tüm yetkililerin son toplantıda politika faizinin mevcut aralığının korunmasını desteklediği bildirildi. Ayrıca tutanaklarda, bazı yetkililerin yapay zeka kaynaklı güçlü talebin enflasyonu yüksek tutabilecek etmenler arasında yer aldığı görüşünü savunduğu bildirildi.

    Bu arada Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. Fon küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1’den yüzde 3’e düşürdü. IMF Raporu’nda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği bildirildi.

    Altının onsu düşüşünü 3. işlem gününe taşıdı

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puan yükselişle yüzde 4,58’e çıkarken, yeni işlem gününde yatay seyrediyor.

    Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle merkez bankalarına yönelik şahin duruş beklentilerinin pekişmesi altının ons fiyatında baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Altının onsu dün yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 77 dolara indi ve gerilemesini 3. işlem gününe taşıdı. Altının onsu yeni işlem gününde de yüzde 0,3 değer kaybıyla 4 bin 67 dolardan alıcı buluyor.

    Dolar endeksi ise 100,9 seviyesinde yatay seyrederken Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 düşüşle 78,6 dolarda bulunuyor. Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,28 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,09 düştü. Nasdaq endeksi yüzde 0,2 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    Avrupa borsaları negatif seyretti

    Avrupa borsaları dün Orta Doğu’da gerilimlerin daha fazla tırmanabileceği endişeleriyle satıcılı seyretti.

    Trump’ın açıklamaları Avrupa borsalarında risk iştahını bozdu. Petrol fiyatlarındaki yükselişler enflasyon riskleriyle bölge piyasalarındaki düşüşlerde etkili oldu. Artan petrol fiyatları enerji şirketleri hisselerini destekledi.

    Öte yandan Trump’ın İspanya’ya yönelik “Artık herhangi bir ticari iş yapmak istemiyoruz.” açıklaması sonrası İspanya’da IBEX 35 endeksi düşüşlerde öncü oldu. Bölge tahvil faizlerinde artış görülürken, İngiltere Merkez Bankasını (BoE) yıl sonuna kadar 1 kez faiz artışı yapacağına yönelik beklentiler güçlendi.

    Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,66, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,18, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,23 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,22 düştü. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    Asya borsaları Japonya hariç negatif seyrediyor

    Asya tarafında Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlenirken yarı iletken sektöründeki toparlanma eğilimi dikkati çekiyor.

    Analistler, yapay zeka şirketi OpenAI’ın yeni modellerini kullanıma sunmaya hazırlanmasının, bu alandaki gelişmelerin hız kesmeden sürdüğünü gösterdiğini ve yatırımcı ilgisinin canlı kalmasına katkı sağladığını belirtti.

    Öte yandan bölgede bugün açıklanan verilere göre Çin’de enflasyon haziranda yıllık bazda yüzde 1 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 4,1 ile tahminlere paralel artış kaydetti.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 yükselirken Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,73, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,15 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,81 geriledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan zirveye ilişkin mesaj

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,12 değer kaybederek 14.189,96 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,33 yükseldi.

    Dolar/TL dünü 46,8450’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,8710’dan işlem görüyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, “Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.” dedi.

    Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 2. el konut satışları, Almanya’da dış ticaret dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.250 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    09.00 Japonya, haziran ayı Makine Siparişleri

    09.00 Almanya, mayıs ayı Ticaret Dengesi

    14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

    15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

    17.00 ABD, haziran ayı ikinci el konut satışları. >>>AA

  • Kırsaldaki üreticilere haziranda IPARD-III Programı kapsamında 315,7 milyon lira ödendi

    Kırsaldaki üreticilere haziranda IPARD-III Programı kapsamında 315,7 milyon lira ödendi

    Yumaklı, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, program kapsamında gerçekleştirilen ödemelere ilişkin bilgi verdi.

    Kırsala yatırım yaptıklarını, üretime tam destek verdiklerini vurgulayan Yumaklı, “Girişimcilerimizin gücüne güç katmak ve yerinde kalkınmayı hızlandırmak için IPARD-III Programı çerçevesinde haziran ayında 315,7 milyon lira hibe ödemesini hesaplara aktardık. Toprağına sahip çıkan, üreten ve memleketimize değer katan tüm üreticilerimizin daima yanındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Paylaşımda yer verilen bilgiye göre, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlara 176 milyon 55 bin lira, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirmeye 102 milyon 603 bin lira, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlara 21 milyon 693 bin lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması kapsamında 15 milyon 363 bin lira destek sağlandı.>>>AA