Yazar: admin

  • Afyonkarahisar’da Dünya Çevre Günü etkinlikleri sürüyor

    Afyonkarahisar’da Dünya Çevre Günü etkinlikleri sürüyor

    Dünya Çevre Günü etkinlikleri çerçevesinde Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen programda öğrenciler tarafından çevre bilincini arttırmaya yönelik yapılan resimler büyük ilgi gördü.

    Afyonkarahisar’da 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde çevrenin korunması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık oluşturulması hedeflendi. Zafer Meydanı’nda gerçekleştirilen kutlama programı ve ödül törenine Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, il protokolü üyeleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda protokol konuşmalarının ardından öğrenciler tarafından hazırlanan halk oyunları gösterileri sahnelendi. Katılımcılar tarafından ilgiyle izlenen gösteriler, etkinliğe renk kattı ve izleyicilerden alkış aldı. Program çerçevesinde düzenlenen ’Atma Onar, Yenisini Alma, Paylaş’ temalı resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Ayrıca Atık Pil Toplama Kampanyası’nda başarılı performans gösteren kurum ve okullara sertifika verilerek çevre konusunda gösterdikleri duyarlılık nedeniyle teşekkür edildi.

  • Sultandağı’nda anlamlı dayanışma hayır çarşısı kapılarını açtı

    Sultandağı’nda anlamlı dayanışma hayır çarşısı kapılarını açtı

    Tarihi Selçuklu Kent Meydanı’nda kurulan çarşıda, gönüllülerin ve kursiyerlerin kendi elleriyle hazırladığı birbirinden lezzetli ev yapımı yiyecekler, yöresel tatlılar ve hazır giyim ürünleri vatandaşların beğenisine sunuldu. Stantları tek tek gezerek alışveriş yapan ilçe sakinleri, öğrencilere destek olabilmek için yoğun bir ilgi gösterdi.

    AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE YAZ KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN İHTİYAÇLARINA DESTEK SAĞLAMAK İÇİN HAYIR ÇARŞISI DÜZENLENDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde Yaz Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencilerin ihtiyaçlarına destek sağlamak için hayır çarşısı düzenlendi.
    AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE YAZ KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİN İHTİYAÇLARINA DESTEK SAĞLAMAK İÇİN HAYIR ÇARŞISI DÜZENLENDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde Yaz Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencilerin ihtiyaçlarına destek sağlamak için hayır çarşısı düzenlendi.

    Elde edilen tüm gelir Kur’an kursu öğrencilerine harcanacak

    Çarşıdan elde edilecek gelirin tamamının Kur’an kurslarına devam eden öğrencilerin çeşitli eğitim ve lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacağını ifade eden Sultandağı İlçe Müftüsü Saim Özbakır, organizasyonun amacına ulaştığını belirtti. Özbakır, “Çarşımıza katılarak bu iyilik hareketine ortak olan tüm vatandaşlarımıza, gönüllülerimize ve hayırseverlerimize canıgönülden teşekkür ediyorum” dedi.

    Geniş bir katılımla gerçekleştirilen hayır çarşısının açılış programına Sultandağı Kaymakamı Hacı Demirci, kamu kurumlarının daire amirleri, din görevlileri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katılarak destek verdi.>>>İHA

  • MÜSİAD’da haftalık toplantı ve rozet töreni

    MÜSİAD’da haftalık toplantı ve rozet töreni

    Toplantının ardından MÜSİAD Afyonkarahisar’a yeni katılan üye Ramazan Çetinkaya’ya üye kimlik kartı ve rozet takdimi yapıldı. Rozet ve üyelik kartı, Şube Başkanı Ercan İşlek tarafından teslim edildi. MÜSİAD Afyonkarahisar’dan yapılan açıklamada, Ramazan Çetinkaya’ya “hoş geldiniz” denilerek üyeliğinin hayırlı olması temennisinde bulunuldu. >>>Haber Merkezi

  • İl Jandarma Komutanı Kaya’dan ATB’ye ziyaret

    İl Jandarma Komutanı Kaya’dan ATB’ye ziyaret

    Afyonkarahisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler, Borsa üyesi Mehmet Kumartaşlı ve Genel Sekreter İsmail Öztürk, Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Kaya’yı makamında ağırladı. Ziyarette kurumlar arası iş birliği, güvenlik hizmetleri ve şehirde yürütülen çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. >>>Haber Merkezi

  • Başkan Kahveci’den, “Temiz toplum, temiz siyaset” vurgusu

    Başkan Kahveci’den, “Temiz toplum, temiz siyaset” vurgusu

    MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, KAÇEP üyeleriyle düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıya KAÇEP’ten Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av. Nesrin Çelikbilek ve yönetimi de katıldı. Görüşmede teşkilat çalışmaları, kadınların siyasi ve sosyal hayattaki rolü ile gelecek dönem hedefleri ele alındı.

    “DÜNYA GELECEK NESİLLERE EMANETTİR”

    MHP’nin çevreye duyarlı, insan odaklı ve toplumdan yana bir gelenekten geldiğini belirten Başkan Kahveci, kadınların çevre konusundaki duyarlılığına dikkat çekerek “Temiz toplum, temiz siyaset, temiz çevre” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Kahveci, “Bugün, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Çevre, sadece içinde yaşadığımız fiziksel alan değil; geleceğimizin, sağlığımızın, ekonomimizin ve yaşam kalitemizin temelidir. MHP çevreye duyarlı, insan odaklı toplumdan yana olan bir gelenekten geliyor. Çevre konusunda en duyarlı olan kadınlarımızla birlikte temiz toplum, temiz siyaset, temiz bir çevre diyoruz. Bizlere emanet edilen bu güzel dünya, sınırsız kaynaklara sahip değildir. Temiz hava, temiz su, verimli topraklar ve doğal zenginlikler, korunduğu sürece gelecek nesillere aktarılabilir. Ancak bilinçsiz tüketim, çevre kirliliği, ormansızlaşma ve iklim değişikliği gibi sorunlar, insanlığın ortak geleceğini tehdit etmektedir. Çevreyi korumak yalnızca devletlerin, belediyelerin veya sivil toplum kuruluşlarının görevi değildir. Her bireyin bu konuda sorumluluğu vardır. Bir ağacı korumak, suyu tasarruflu kullanmak, geri dönüşüme katkı sağlamak ve doğayı temiz tutmak küçük gibi görünse de büyük değişimlerin başlangıcıdır. Unutmamalıyız ki doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç alınmış bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak, gelecek nesillere karşı en önemli görevlerimizden biridir. Daha temiz bir çevre, daha sağlıklı bir toplum ve daha yaşanabilir bir dünya için hep birlikte çalışmalı; çevre bilincini hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirmeliyiz. Bu anlamlı günde, çevrenin korunmasına katkı sağlayan tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyor, gelecek nesillere daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir dünya bırakma temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Dünya Çevre Günümüz kutlu olsun” dedi. >>>Haber Merkezi

  • Vincenzo Italiano kimdir? İtalyan teknik adam bugün İstanbul’a geliyor

    Süper Lig’de geride bıraktığımız sezonu beklentilerin oldukça altında tamamlayan ve taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Beşiktaş, yeni sezon öncesi futbol yapılanmasında tarihi adımlar atmaya devam ediyor. Teknik direktör Sergen Yalçın ile yolların ayrılmasının ardından futbol direktörlüğü koltuğuna Önder Özen’i getirerek radikal bir değişime giden siyah-beyazlı yönetim, haftalardır merakla beklenen yeni teknik patronunu da İtalya’da buldu.

    Birçok yerli ve yabancı aday üzerinde titiz bir çalışma yürüten Beşiktaş transfer komitesi, son olarak Serie A ekiplerinden Bologna’yı çalıştıran dünyaca ünlü İtalyan teknik adam Vincenzo Italiano ile her konuda el sıkıştı.

    İşte İtalyan hocanın İstanbul’a geliş saati ve Beşiktaş’ın yeni dönemine dair dikkat çeken tüm detaylar…

    2 Yıllık Anlaşma Sağlandı: İmzalar Atılıyor

    Ünlü spor gazetecisi Yağız Sabuncuoğlu’nun aktardığı son dakika kulis bilgilerine göre; Beşiktaş yönetimi ile Vincenzo Italiano arasında yürütülen yoğun pazarlıklar olumlu sonuçlandı. Siyah-beyazlı kulüp, modern futbol felsefesi ve taktiksel dehasıyla tanınan 48 yaşındaki İtalyan çalıştırıcı ile 2 yıllık kesin anlaşmaya vardı. Yeni sezonda şampiyonluk hedefleyen Beşiktaş’ta Italiano’nun, futbol direktörü Önder Özen ile koordineli bir şekilde transfer raporunu hazırladığı öğrenildi.

    İstanbul’a Geliş Saati Belli Oldu: Gözler Havalimanında

    Beşiktaş Kulübü, taraftarlarını heyecana boğan resmi duyuruyu da geciktirmeden yaptı. Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, yeni teknik direktör Vincenzo Italiano ve teknik ekibini taşıyan özel uçağın 5 Haziran Cuma (bugün) saat 16.00 sularında İstanbul Havalimanı’na teker koyması bekleniyor.

    Siyah-beyazlı taraftarların İtalyan hocayı karşılamak üzere havalimanında büyük bir organizasyon hazırlığı içinde olduğu belirtilirken, İtalyan teknik adamın ayağının tozuyla kulüp binasına geçerek tesisleri gezeceği ve ardından resmi sözleşmeye imza atacağı gelen bilgiler arasında.

    Vincenzo Italiano’nun Başarı Dolu Bologna ve Fiorentina Kariyeri

    Avrupa futbolunun yükselen teknik direktörleri arasında gösterilen Vincenzo Italiano, özellikle Fiorentina’da oynattığı hücum futbolu ve takımı UEFA Konferans Ligi’nde üst üste finale taşımasıyla adından söz ettirmişti. Son olarak görev yaptığı Serie A ekibi Bologna ile de başarılı bir grafik çizen İtalyan hoca, taktiksel esnekliği, genç oyuncuları parlatma yeteneği ve yüksek disipliniyle Önder Özen’in listesindeki 1 numaralı aday konumundaydı.

    The post Vincenzo Italiano kimdir? İtalyan teknik adam bugün İstanbul’a geliyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • LaLiga’da sezonun golü Arda Güler’den

    LaLiga’da sezonun golü Arda Güler’den

    LaLiga’nın sosyal medya hesaplarından Arda Güler’in golünün videosu paylaşılarak, “Orta sahadan. Arda Güler, 2025-26 sezonunun en güzel golünü atıyor.” ifadeleri kullanıldı.

    Milli futbolcu, LaLiga’da sezonun golünü, 28. haftada Elche’yi 4-1 yendikleri maçın 89. dakikasında kalecinin öne çıktığını görerek kendi yarı sahasından rakip kaleye yaklaşık 70 metre uzaklıktan atmıştı. >>>AA

  • Afyonkarahisar’dan kısa kısa

    Afyonkarahisar’dan kısa kısa

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinliği gerçekleştirildi.

    Kent Meydanı'ndaki program, "Dünya Bize Emanet" temasıyla düzenlendi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Merih Karayol'un konuşmasının ardından, öğrenciler halk oyunu gösterilerisi sundu.

    Atık Pil Toplama Kampanyası ile "Atma, Onar, Yenisini Alma" temalı resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere sertifika ve ödülleri verildi.

    Programa, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

    – Çay'da İl Genel Meclisi toplantısı

    Çay ilçesinde İl Genel Meclisi toplantısı gerçekleştirildi.

    Çağlayan Park'taki toplantıda, ilgili gündem maddeleri görüşüldü.

    Toplantıya, Çay Kaymakamı Hasan Hüsnü Türker, Belediye Başkanı Yaşar Kemal Kantartopu, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper ve meclis üyeleri katıldı.

  • CHP kulisleri çalkalanıyor seçim rekoru kıran başkan istifa etti

    CHP kulisleri çalkalanıyor seçim rekoru kıran başkan istifa etti

    Gündeme bomba gibi düşen bu kararın ardından yerel yönetimde yeni bir dönem başlarken, Belediye Başkanı Hakan Bilecen görevine bundan sonraki süreçte bağımsız statüde devam edeceğini açıkladı. Kilis’te geçtiğimiz günlerde de CHP İl Başkanı Umut Mehmet Sapan görevinden istifa ettiğini duyurmuştu, Bilecen’in hamlesiyle şehirdeki parti yönetimi tamamen sarsıldı.

    Yerel seçimlerde en yakın rakibine tarihi fark atmıştı

    Kilis’te uzun yıllar sonra CHP adına büyük bir zafer kazanan Hakan Bilecen, yerel seçimlerde halkın yüzde 41.97’lik ezici bir desteğini alarak başkanlık koltuğuna oturmuştu. Bilecen’in en yakın rakibi olan AK Parti adayı Reşit Polat ise yüzde 27.27’de kalarak seçimi arka sırada tamamlamıştı.

    1987 Kilis doğumlu olan ve ceza hukuku alanındaki ihtisasıyla tanınan avukat Hakan Bilecen, geçmişte Kilis Barosu yönetim kurulu üyeliği ve CHP Kilis Merkez İlçe Başkanlığı gibi kritik görevlerde bulunmuştu. İstifanın ardından gözler Kilis belediye meclisindeki dengelere ve genel merkezin atacağı adımlara çevrildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Bekir Avlamaz, başkan değil, bir üyedir”

    “Bekir Avlamaz, başkan değil, bir üyedir”

    Bazı yerel medya organlarında yer alan, ‘Anahtar Parti Gençlik Kolları Başkanı ve beraberindeki gençler başka bir partiye katıldı’ şeklindeki haberler gerçeği yansıtmadığını ifade eden Başkan Akyol, “Öncelikle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına belirtmek isterim ki, Anahtar Parti Afyonkarahisar Gençlik Kolları Başkanlığı görevini halen şahsım olarak yürütmekteyim. Haberlere konu edilen Bekir Avlamaz ise partimizde herhangi bir yönetim görevi bulunmayan sıradan bir üyedir” dedi.

    “ANAHTAR PARTİ GENÇLİK KOLLARI’NI TEMSİL ETMEMEKTEDİR”

    Başkan Akyol açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kendi siyasi tercihleri doğrultusunda başka bir partiye geçiş yapmış olması tamamen şahsi tasarrufudur ve Anahtar Parti Gençlik Kolları’nı temsil etmemektedir. Siyasette parti değişiklikleri elbette yaşanabilir. Ancak birkaç kişinin bireysel tercihini, teşkilatın veya gençlik kollarının toplu bir kararı gibi sunmak kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı çalışmasından öteye gitmemektedir. Özellikle gençlerin iş, makam veya çeşitli vaatlerle siyasi tercihlerini değiştirmeye yönlendirilmesi de üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir etik sorundur. Anahtar Parti olarak gençleri siyasi menfaatlerin değil; fikirlerin, ilkelerin ve memleket sevdasının etrafında siyaset yapmaya davet ediyoruz. Gençlik Kolları Başkanlığımız ve teşkilatlarımız görevlerinin başındadır. Birkaç kişinin bireysel tercihleri üzerinden Anahtar Parti’nin teşkilat gücünü ve gençlik yapılanmasını tartışmaya açmaya çalışanlar bilmelidir ki; partimiz her geçen gün daha da büyümekte, gençlerimizin desteğiyle yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Basın kuruluşlarımızı, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu gereği haberlerini doğrulanmış bilgiler üzerinden yapmaya davet ediyor; gerçek dışı ve yanıltıcı haberlerle oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarının karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.” >>>Haber Merkezi

  • Son denemesinde hedefi şaşırdı!

    Son denemesinde hedefi şaşırdı!

    Son denemesinde hedefi şaşırdı!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target="_blank" rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Leyla Ilıcalı kimdir? Acun Ilıcalı’nın kızı Leyla Ilıcalı kaç yaşında, nereli?

    Türkiye’nin en ünlü televizyon yapımcılarından ve medya patronlarından biri olan Acun Ilıcalı’nın ailesi ve çocukları, magazin dünyası tarafından her dönem yakından takip ediliyor. Acun Ilıcalı’nın dört kızından biri olan Leyla Ilıcalı, son zamanlarda hem babasıyla katıldığı prestijli organizasyonlarla hem de sosyal medyadaki duru güzelliği ve paylaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Popüler bir ailenin üyesi olması nedeniyle internet arama motorlarında sık sık aratılan genç isim hakkında merak edilen pek çok detay bulunuyor.

    Peki, Leyla Ilıcalı kimdir? Acun Ilıcalı’nın kızı Leyla Ilıcalı kaç yaşında, nereli ve hangi okulda okuyor? İşte Leyla Ilıcalı’nın hayatı ve biyografisine dair tüm merak edilenler…

    Leyla Ilıcalı Kimdir, Annesi Kim?

    Leyla Ilıcalı, ünlü televizyoncu, Hull City ve Maribor kulüplerinin sahibi Acun Ilıcalı’nın ikinci kızıdır. Leyla Ilıcalı’nın annesi, Acun Ilıcalı’nın 2003-2016 yılları arasında evli kaldığı ünlü iç mimar Zeynep Yılmaz’dır. Leyla Ilıcalı, anne ve babasının evliliğinden dünyaya gelen iki kız kardeşten büyüğüdür; öz kız kardeşi ise Yasemin Ilıcalı’dır. Ayrıca babasının diğer evliliklerinden olan Banu Ilıcalı ve Melisa Ilıcalı adında iki kız kardeşi daha bulunmaktadır.

    Leyla Ilıcalı Kaç Yaşında ve Nereli?

    Magazin takipçilerinin en çok merak ettiği sorulardan biri de Leyla Ilıcalı’nın yaşı oldu.

    • Doğum Tarihi: Leyla Ilıcalı, 2004 yılında dünyaya gözlerini açmıştır.

    • Yaşı: 2026 yılı itibarıyla 22 yaşındadır.

    • Doğum Yeri / Memleketi: İstanbul’da doğup büyüyen Leyla Ilıcalı, aslen baba tarafından Erzurumludur. Eğitim ve sosyal yaşamının çok büyük bir bölümünü İstanbul’da geçirmiştir.

    Leyla Ilıcalı’nın Eğitim Hayatı ve Yaşamı

    Gözlerden uzak ama popüler bir çocukluk dönemi geçiren Leyla Ilıcalı, eğitim hayatıyla da adından söz ettiriyor. İstanbul’un seçkin okullarında temel eğitimini tamamlayan Leyla, lise mezuniyetinin ardından üniversite eğitimi için adımlarını atmıştır. Babası Acun Ilıcalı’nın geçtiğimiz yıllarda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda kızının üniversiteyi kazandığını gururla duyurması büyük beğeni toplamıştı.

    Sosyal medyada ablası Banu ve kardeşleri Yasemin ile Melisa ile sık sık bir araya gelerek “kız kardeşler” paylaşımları yapan Leyla Ilıcalı, sade ve şık giyim tarzıyla da Z kuşağının dikkat çeken yüzleri arasında yer alıyor.

    The post Leyla Ilıcalı kimdir? Acun Ilıcalı’nın kızı Leyla Ilıcalı kaç yaşında, nereli? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • AFSİAD, AKÜFEST’26 festivalinde

    AFSİAD, AKÜFEST’26 festivalinde

    AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, Başkan Yardımcıları Abdurrahman Alp, Nail Demirel, Genel Sekreter Tuncay Divrikli ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Tabak AKÜFEST’26 ana sponsoru olan AFSİAD Üyesi Murat Bilgici’yi ve AFSİAD standını ziyaret etti. >>>Haber Merkezi

  • Bolvadin yolunda feci kaza!

    Bolvadin yolunda feci kaza!

    Çarpışmanın şiddetiyle her iki araçta da büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, araçların içerisinde bulunan yolcular yaralandı. Kazayı gören diğer sürücülerin durumu hemen bildirmesi üzerine olay yerine hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    AFYONKARAHİSAR’DA İKİ ARACIN KARIŞTIĞI TRAFİK KAZASINDA 2 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da iki aracın karıştığı trafik kazasında 2 kişi yaralandı.

    Yaralılar Bolvadin Devlet Hastanesi’ne sevk edildi

    Feci kazada, 34  plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan E.N.B. ile 64  plakalı araçta yolcu olarak bulunan H.B. yaralandı. Yaralı yolcular, sağlık ekiplerinin olay yerinde gerçekleştirdiği ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Bolvadin Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Jandarma ekipleri kazanın meydana geldiği kavşakta ikinci bir kazanın yaşanmaması için güvenlik önlemleri alırken, kazayla ilgili geniş çaplı bir inceleme ve tahkikat başlatıldı.>>>İHA

  • LPG tankerlerinin bulunduğu depoda patlama

    LPG tankerlerinin bulunduğu depoda patlama

    Puebla Eyalet Valisi Alejandro Armenta, basına yaptığı açıklamada, Tepeaca kasabasındaki bir depoda bulunan 4 LPG tankerinin patladığını bildirdi.

    Patlamanın nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğünü belirten Armenta, yaralanan 3 kişinin hastanede tedavi altına alındığını ve olayda can kaybı yaşanmadığını ifade etti.

    Puebla Sivil Savunma Koordinatörü Albay Bernabe Lopez, olay yerine yerel ekiplerin yanı sıra eyalet itfaiyesi, emniyet güçleri, Meksika ordusu ve donanmasına bağlı birlikler ile başsavcılık yetkililerinin sevk edildiğini söyledi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, gaz tankerlerinin bulunduğu depoda meydana gelen şiddetli patlamanın ardından gökyüzüne yoğun alev ve dumanların yükseldiği görüldü.

    Patlamanın yaşandığı bölgedeki evler, iş yerleri ve araçlarda hasar meydana gelirken, tedbir amacıyla yakındaki bir hastane ile okullar tahliye edildi.

    Yerel basında yer alan haberlere göre, patlama nedeniyle 2 binden fazla kişi güvenli yerlere götürüldü. >>>AA

  • Afyon’da traktör ortadan ikiye bölündü!

    Afyon’da traktör ortadan ikiye bölündü!

    Çarpışmanın olağanüstü şiddeti nedeniyle devasa traktör adeta kağıt gibi yırtılarak ortadan ikiye bölündü. Ortalığın savaş alanına döndüğü feci kazada otomobil sürücüsü R.A. ile araçta yolcu konumunda bulunan A.A. ve H.A. çeşitli yerlerinden yaralandı.

    Feci çarpışmanın ardından jandarma ekipleri tahkikat başlattı

    Yoldan geçen diğer sürücülerin ve çevre sakinlerinin durumu anında bildirmesi üzerine kaza mahalline çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

    Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerinde gerçekleştirdiği ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla çevredeki en yakın hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri, traktörün ikiye bölündüğü feci kazanın ardından yol güvenliğini sağlayarak geniş çaplı bir inceleme başlattı. >>>İHA

  • Afyon Lisesi öğrencileri, TEKNOFEST’te finale yükseldi

    Afyon Lisesi öğrencileri, TEKNOFEST’te finale yükseldi

    Öğrenciler; TÜBİTAK 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması ve TÜBİTAK 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması’nda titiz jüri değerlendirme süreçlerini geride bırakarak finalist olmaya hak kazandı. Her iki alanda da finale kalmak, hem öğrencilerin bilimsel üretkenliğinin hem de okulun proje kültürünün bir göstergesi olarak büyük bir gurur kaynağı oldu.

    İKİ YARIŞMA, TEK HEDEF: GELECEĞE BİLİMLE ÇÖZÜM

    Her iki yarışma da TEKNOFEST bünyesinde, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından, kurumun 2204 Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmaları programı çatısı altında yürütülüyor. Yarışmalara Türkiye ile KKTC’de öğrenim gören tüm lise öğrencileri katılabiliyor Amacın gençleri yalnızca günümüzün küresel sorunlarını anlamaya değil, aynı zamanda bu sorunlara bilimsel temelli, özgün çözümler üretmeye teşvik etmek olduğu belirtildi. Değerlendirme süreçleri çok aşamalı olarak yürütülüyor, ön değerlendirmeyi geçen projeler final aşamasına davet edilerek alanında uzman akademisyenlerden oluşan jüriler tarafından değerlendiriliyor. Her iki yarışmada da her kategori için birincilik ödülü 90 bin TL, ikincilik ödülü 80 bin TL ve üçüncülük ödülü 70 bin TL olarak belirlendi.

    TÜBİTAK 2204-C LİSE ÖĞRENCİLERİ KUTUP ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI

    Kutup Araştırma Projeleri Yarışması, öğrencileri dünyanın en zorlu ve en az keşfedilmiş bölgeleri olan kutupları bilimsel olarak incelemeye davet ediyor. Projeler; Canlı Bilimleri, Fiziki Bilimler, Sosyal ve Beşeri Bilimler ve Yer Bilimleri olmak üzere dört ana alanda değerlendirilir. Buzulların erimesi, ekosistem değişimleri ve kutup bölgelerinin küresel iklim üzerindeki etkileri gibi stratejik konular, gençlerin yenilikçi bakış açısıyla yeniden ele alıyor. Yarışmanın temel hedefi, hem toplumda kutup bilimlerine yönelik farkındalık oluşturmak hem de Türkiye’nin bu alandaki bilimsel gücünü genç kuşaklarla pekiştirerek uluslararası bilim camiasında daha etkin bir konuma taşımak…

    TÜBİTAK 2204-D LİSE ÖĞRENCİLERİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI

    İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması ise lise öğrencilerinin iklim değişikliği konusundaki farkındalıklarını artırmayı, onları doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönlendirmeyi ve iklim krizinin olumsuz etkilerine karşı çözüm üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. Yarışma; Çevre, Ekonomik Sektörler, Hava ve İklim, Sürdürülebilirlik ve Refah, Su Araştırmaları ve Toplumsal Farkındalık olmak üzere 6 ana alan ve bu alanlara bağlı 22 alt alanda projelerin geliştirilmesine imkân tanıyor. Biyoçeşitlilik, enerji, tarım, sanayi, ulaşım, su yönetimi, hava kalitesi, atık yönetimi ve iklim direnci gibi kritik başlıklar; karbon salımının azaltılmasından şehirlerin iklim direncinin güçlendirilmesine kadar pek çok güncel problemi kapsıyor. Bu yönüyle yarışma, öğrencilere gerçek dünya problemlerine bilimsel bir yaklaşımla eğilme fırsatı sunuyor.

    EMEĞİN KARŞILIĞI

    Afyon Dumlupınar BİLSEM öğretmeni Yıldız Leblebicier danışmanlığında çalışan öğrenci Emre Hocaoğlu, TÜBİTAK 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması’nın Fiziki Bilimler alanında finale yükselerek okulu başarıyla temsil etti. Danışman öğretmen Öznur Gürsoy rehberliğinde hazırlanan projesiyle öğrenci Azra Betül Erol ise TÜBİTAK 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması’nın Sürdürülebilirlik ve Refah alanında finalist olmaya hak kazandı. Öğrenciler, danışman öğretmenlerinin rehberliğinde aylar süren özverili bir çalışmanın meyvesini topladı.

    “BAŞLI BAŞINA BÜYÜK BİR BİLİMSEL BAŞARI”

    Okul Müdürü Ramazan Balkan, elde edilen bu çifte başarı dolayısıyla finalist öğrenciler Emre Hocaoğlu ve Azra Betül Erol ile danışman öğretmenler Yıldız Leblebicier ve Öznur Gürsoy’u tebrik etti. Balkan, öğrencilerin ortaya koyduğu bilimsel merakın ve azmin Afyon Lisesi’nin köklü başarı geleneğinin bir yansıması olduğunu vurgulayarak, emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Türkiye genelinden binlerce projenin başvurduğu bu yarışmalarda final aşamasına kalmak, başlı başına büyük bir bilimsel başarıdır. Bu sonuç, Afyon Lisesi’nin bilime ve araştırmaya verdiği önemin somut bir kanıtı olup, öğrencilerimizin azmini ve emeğini en güzel şekilde taçlandırmıştır. Finalist öğrencilerimiz Emre Hocaoğlu ve Azra Betül Erol’u, değerli danışman öğretmenleri Yıldız Leblebicier ve Öznur Gürsoy’u yürekten kutlar; ülkemizin bilim ve teknoloji geleceğine katacakları değerli çalışmalarının devamını dileriz.” >>>Haber Merkezi

  • Geleceğin mühendislerine Afyonkarahisar’da yeşil yaka eğitimi

    Geleceğin mühendislerine Afyonkarahisar’da yeşil yaka eğitimi

    Geçtiğimiz yılın aralık ayında başlatılan ve OEDAŞ’ın hizmet ağındaki 5 ilde bulunan 6 üniversiteyi kapsayan proje, öğrencilerin yeşil yaka yetkinlikleri kazanmasını hedefliyor. AKÜ’deki programda akademisyenler ve sektör uzmanları, genç mühendis adaylarına küresel iklim politikaları ve sürdürülebilir endüstri uygulamaları hakkında kritik bilgiler sundu.

    Uluslararası regülasyonlar ve endüstriyel dönüşüm masaya yatırıldı

    ESO Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi (ESO SYS) Danışmanı Prof. Dr. Cengiz Türe eğitimde; AB Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi küresel ticaret kurallarını anlattı. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Sanayi Uzmanı Dr. Çağdaş Saz ise sanayideki karbon ölçümü, yeşil raporlama ve dönüşüm odaklı pratik örnekleri öğrencilerle paylaştı.

    Programda OEDAŞ Sistem İşletme Kıdemli Uzmanı Kadir Ertunç ve Kurumsal İletişim Kıdemli Uzmanı Gamze Çelik de söz alarak elektrik dağıtım sektöründeki dijital ve çevreci dönüşümü, şirketin sürdürülebilirlik hamlelerini ve kurumsal sosyal sorumluluk projelerini aktardı. Eskişehir, Bilecik ve Afyonkarahisar’da tamamlanan eğitim maratonu, 2026 yılı içinde Eskişehir Teknik, Kütahya Dumlupınar ve Uşak üniversitelerinde devam edecek. >>>İHA

  • El emeği göz nuru eserler Şuhut’ta görücüye çıktı

    El emeği göz nuru eserler Şuhut’ta görücüye çıktı

    Şuhut Halk Eğitimi Merkezi binasında gerçekleştirilen sergide; el sanatlarından nakışa, giyim üretiminden dekoratif ürünlere ve farklı sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazedeki ürünler yer aldı. Kursiyerlerin yeteneklerini gözler önüne seren el emeği göz nuru eserler, açılışa katılan davetliler tarafından büyük bir beğeni ve ilgiyle incelendi.

    Her yaşta eğitim vurgusu yapan sergiye protokol akın etti

    Geniş bir katılımla gerçekleştirilen açılış programına ilçe protokolü üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Sergi alanını tek tek gezen katılımcılar, usta öğretici ve kursiyerlerle sohbet ederek ortaya çıkarılan nadide çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aldı.

    Program kapsamında yapılan konuşmalarda, hayat boyu öğrenme kültürünün yaygınlaştırılmasının önemi üzerinde duruldu. Bireylerin yaş sınırı olmaksızın her dönemde eğitim ve üretim süreçlerine dahil olmasının, hem kişisel gelişim hem de toplumsal kalkınma açısından taşıdığı kritik değere dikkat çekildi. >>>İHA

  • Şuhut’un köylerindeki yatırımlar mercek altına alındı

    Şuhut’un köylerindeki yatırımlar mercek altına alındı

    İl Genel Meclisi Üyeleri Ali Diren, Mehmet Avcı ve Mahmut Akkaya’nın yoğun girişimleriyle hayata geçirilen projeler çerçevesinde, köyün hem sosyal hem de temel yaşam standartlarını artırmaya yönelik çok önemli çalışmalar başarıyla tamamlanarak vatandaşın kullanımına sunuldu.

    Sosyal tesis ve yeni su kuyusu köy halkına nefes aldırdı

    İncelemeler kapsamında, Karacaören köyünde yapımı tamamlanan çok amaçlı salonun kapıları vatandaşlara açıldı. Düğün, nişan, kına gecesi, mevlid, yemek organizasyonları, geniş katılımlı toplantılar ve çeşitli sosyal etkinliklerin rahatça gerçekleştirilebileceği bu modern salonun, köy halkının sosyal alan ihtiyacını büyük ölçüde karşıladığı belirtildi.

    Bunun yanı sıra köyde uzun yıllardır kronik bir problem haline gelen ve özellikle yaz aylarında baş gösteren su sıkıntısının kalıcı olarak çözülmesi amacıyla açılan yeni su kuyusu da devreye alındı. Yapılan sondaj ve şebeke çalışmasıyla köyün içme ve kullanma suyu kapasitesi artırılarak su yetersizliği sorunu tamamen ortadan kaldırıldı.>>>İHA

  • Şuhut halkından hayat kurtaran anlamlı kampanyaya tam destek

    Şuhut halkından hayat kurtaran anlamlı kampanyaya tam destek

    Gün boyu kesintisiz devam eden kampanyada Şuhutlu vatandaşların gösterdiği yüksek duyarlılık ve katılım, Kızılay yetkilileri ve sağlık çalışanları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Gönüllülerin oluşturduğu yoğunluk, ilçedeki toplumsal dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.

    AFYONKARAHİSAR’IN ŞUHUT İLÇESİNDE DÜZENLENEN KIZILAY TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN KAN BAĞIŞI KAMPANYASI VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde düzenlenen Kızılay tarafından gerçekleştirilen kan bağışı kampanyası vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

    Sağlık ekiplerinden süreklilik çağrısı ve teşekkür mesajı

    Kan ihtiyacının sadece acil durumlarda değil, hastanelerdeki tedavi süreçlerinde de süreklilik arz eden hayati bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan yetkililer, desteklerinden dolayı tüm Şuhut halkına teşekkür etti.

    Düzenli kan bağışının hastanelerde şifa bekleyen binlerce hasta için birer yaşam umudu olduğuna dikkat çeken sağlık ekipleri, genel sağlık durumu ve yaş kriterleri elveren tüm vatandaşları bu anlamlı dayanışmaya katkı sunmak adına düzenli olarak kan bağışında bulunmaya davet etti. >>>İHA

  • “Yapay zekâ araştırmacıları, felsefeyi çok iyi biliyor”

    “Yapay zekâ araştırmacıları, felsefeyi çok iyi biliyor”

    Atatürk Kongre Merkezinde gerçekleştirilen konferansa; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü Nedim Aslan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Koçak, İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan, akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.

    “KLASİK İNSAN TİPİ ORTADAN KALKTI”

    Prof. Dr. Ahmet Dağ, “Posthüman Gelecek ve Gençlik: İnsan Nereye Evriliyor?” başlıklı sunumunda teknolojinin insan doğası üzerindeki etkilerini değerlendirerek, insanlığın bugünkü noktaya ani olarak değil, tarihsel bir evrilme sürecinin sonucunda ulaştığını ifade etti. Klasik insan tipinin ortadan kalktığını söyleyen Dağ, “Şu an insanlar ilk uyandıklarında pencerelerini değil, telefon ekranlarını açıyorlar. Karşımızda duran teknolojik dünya sadece bize bilgi vermiyor; bizim davranışsal, duyusal ve düşünsel verilerimizi de elimizden alıyor. Artık arzularımızın bile algoritmalarla yönlendirildiği bir çağdayız” dedi. Yapay zekânın tarihsel gelişiminin Alan Turing’den ünlü satranç oyuncusu Kasparov’un yazılım Deep Blue’ya yenilmesine kadar uzandığını belirten Dağ, bu algoritmik yapının ise tehlikeli olduğunu kaydetti. Mevcut yapay zekâ sistemlerinin beş temel sorun barındırdığını ifade eden Dağ, “Yapay zekâya ait bu yapılar; beyaz adam eksenli (etnosantrik), Avrupa merkezli (eurosantrik), seküler/ateistik, kadın-erkek dualitesini reddeden cinsiyetsiz ve İslamofobik bir zihin koduyla inşa edildi” diye konuştu.

    “GENÇLERİN, DİSİPLİNLER ARASI OKUMA BİÇİMİ EDİNMESİ ŞART”

    Descartes, Leibniz ve Wittgenstein gibi dâhilerin hem matematikçi, hem fizikçi hem de filozof olduklarına dikkat çeken Dağ, “Biz pozitivizmi Fransızlardan bile daha katı uygulayarak akademide duvarlar ördük. Fizikçinin felsefeden, felsefecinin matematikten anlamadığı bir yapı kurduk. Uzmanlaşmayı ‘Ben sadece bunu bilirim, başka bir şeye karışmam’ şeklinde algıladık. Bu büyük bir hatadır. Gençlerimizin bu tekelci ve kısır döngüyü kırmak için disiplinler arası bir okuma biçimi edinmesi şarttır” ifadelerini kullandı. Akademi dünyasında “aşırı uzmanlaşma” hastalığının olduğunu ve bilim dallarının birbirinden koparıldığını ifade eden Dağ, yapay zekâ çalışmalarının sadece teknik bir alan olmadığını, felsefe, mantık, antropoloji ve teolojiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

    “YAPAY ZEKÂ ARAŞTIRMACILARI, FELSEFEYİ ÇOK İYİ BİLİYOR”

    Türkiye’deki mühendislik eğitiminde felsefe ve antropoloji bilimlerine gerektiği kadar önem verilmediğini ifade eden Dağ, Batıdaki kuantum ve yapay zekâ araştırmacılarının felsefeyi çok iyi bildiğini söyledi. Dağ, “Bizim mühendislerimiz felsefeyi, antropolojiyi lüzumsuz görüyor; ders listelerinden çıkarıyor. Hatta sadece kendine yetecek kadar matematik bilerek lisans eğitimini tamamlıyor. Bilimleri birbirinden koparıp kutuplaştırdığımız müddetçe, bilimin ve teknolojinin sadece ‘kullanıcısı’ oluruz; onun üzerine etik ve özgün bir değer inşa edemeyiz” dedi.

    “SİLİKON VADİSİ, 4-5 YIL ÖNCE BÜNYESİNE TEOLOGLAR DÂHİL ETTİ”

    Dağ, “Biz felsefeyi ya da ilahiyatı bu işlerden uzak görürken, Silikon Vadisi bundan 4-5 yıl önce bünyesine teologlar (ilahiyatçılar) dâhil etti. Max Tegmark gibi dünyaca ünlü bir fizik mühendisi, yazdığı kitaplarda teolojiyi, sosyolojiyi ve felsefeyi harmanlıyor” dedi. Bilimlerin birbirine düşman ya da kutup değil, akraba ve kardeş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Dağ, “Uzmanlaşmak ‘başka hiçbir şey bilmemek’ anlamına gelmiyor. Nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik, yapay zekâ ve psikofarmakoloji gibi yeni nesil alanlara yönelirken felsefi ve etik okumaları da bırakmamak gerekiyor” diye konuştu. Konferans, soru cevap bölümünün ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker’in Prof. Dr. Ahmet Dağ’a teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Ankara kulisi çalkalanıyor: Özgür Özel’in B planı sızdı!

    Türkiye siyaseti, ana muhalefet partisi koridorlarında yaşanan baş döndürücü gelişmelerle tarihi günlerinden birini yaşıyor. Yargıdan çıkan “Mutlak Butlan” kararı neticesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı koltuğundan ayrılmak durumunda kalan Özgür Özel ve ekibinin, siyasi geleceği şekillendirecek çok gizli bir hazırlık içinde olduğu iddiası Ankara kulislerine bomba gibi düştü.

    İlk etapta parti içi mücadeleyi sürdürerek olağanüstü kurultayı toplamak için tüm imkanları zorlayan Özel, tam 900 delegeden ıslak imza alarak resmi çağrı dilekçelerini hazırladı. Gözler yeniden Genel Başkanlık makamına oturan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 15 günlük yasal süre içinde kurultay kararı alıp almayacağına çevrilmişken; kapalı kapılar ardında yürütülen asıl büyük strateji deşifre oldu. Resmi kurultay süreci tıkanırsa devreye sokulacak yeni partinin ismi bile belli: İstiklal Partisi!

    İşte Sözcü Gazetesi’nin usta kalemi Saygı Öztürk’ün köşesine taşıdığı, Ekrem İmamoğlu’nun da destek verdiği iddia edilen yeni parti planının tüm perde arkası…

    İlk Adım Olağanüstü Kurultay: Süreç Mahkemeye Taşınabilir

    Özgür Özel önderliğindeki değişimci kanat, CHP içindeki meşruiyet mücadelesini öncelikli hedef olarak görüyor. 900 delegenin imzaladığı kurultay çağrı dilekçelerinin genel merkeze teslim edilmesinin ardından, Siyasi Partiler Kanunu gereğince yönetim kurulunun önünde 15 günlük bir değerlendirme süresi bulunuyor.

    Kulislerden sızan bilgilere göre, eğer Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi bu süre zarfında kurultay takvimini ilan etmezse, Özel ve kurmayları hakkını yargı yoluyla arayacak ve “Kurultay Çağrı Heyeti” atanması talebiyle doğrudan mahkeme kapısını çalacak.

    Sessiz Sedasız B Planı: İstiklal Partisi Çalışmaları Hızlandı

    Tüm bu hukuki ve siyasi restleşme kamuoyunun gözü önünde cereyan ederken, arka planda tamamen sessiz ve sedasız bir şekilde yeni bir siyasi oluşumun temellerinin atıldığı ortaya çıktı. Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk, bugünkü köşesinde Özel ve ekibinin olası bir yol ayrımı için başlattığı “yeni parti” kurma çalışmalarının detaylarını yazdı.

    Yeni bir parti kurmanın ve teşkilatlanmanın son derece meşakkatli bir süreç olduğunu hatırlatan Öztürk, yazısında şu kritik noktalara dikkat çekti:

    “Siyasette asıl zorlu işler İçişleri Bakanlığı’na kuruluş dilekçesini verdikten sonra başlıyor. Önemli olan tabelayı asmak değil, Siyasi Partiler Kanunu ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenen katı kuralları (41 ilde teşkilatlanma ve büyük kurultay tamamlama şartı) yerine getirerek yapılacak ilk genel seçimlere katılım hakkı elde edebilmek.”

    İddialara göre Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de sık sık bir araya gelerek süreçle ilgili fikir alışverişinde bulunuyor. Kurultay kanadının tamamen tıkanması ve mahkeme sürecinin uzaması ihtimaline karşı alternatif olarak masada tutulan partinin isminin ise cumhuriyetin köklerine atıfta bulunacak şekilde “İstiklal Partisi” olarak belirlendiği iddia edildi.

    Kurulursa Doğrudan “Ana Muhalefet” Konumuna Gelecek

    Ankara kulislerinde konuşulan en çarpıcı senaryolardan biri de meclis aritmetiğiyle ilgili. Eğer Özgür Özel kurultay delegelerinden ve mevcut milletvekillerinden aldığı güçlü destekle İstiklal Partisi’ni resmen kurarsa, CHP grubundan istifa edecek onlarca milletvekilinin bu yeni oluşuma katılması bekleniyor.

    Böyle bir durumda, kurulacak olan İstiklal Partisi, TBMM’de sandalye sayısı bakımından CHP’yi geride bırakarak doğrudan meclisin yeni ana muhalefet partisi konumuna yükselebilir.

    The post Ankara kulisi çalkalanıyor: Özgür Özel’in B planı sızdı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Su kaynaklarını verimli kullanıyoruz”

    “Su kaynaklarını verimli kullanıyoruz”

    Veysel Eroğlu, “Bütün vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Gününü ve Türkiye Çevre Haftasını gönülden tebrik ediyorum. Çevre mes’eleleri bütün insanlığın müşterek konusu olup çözümü uluslararası iş birliğini gerektirmektedir. Geleceğe bırakılan en güzel miras dengesi bozulmayan bir tabiattır, onu korumak da hepimizin mes’uliyetindedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 21 Mayıs 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün bulunduğu hafta ‘Türkiye Çevre Haftası’ olarak kabul edilmiştir. Türkiye Çevre Haftası; Sıfır Atık Vakfı tarafından da Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin destekleriyle toplumun bütün kesiminde çevre bilinci oluşması, iklim değişikliği ile mücadele edilmesi ve sürdürülebilir yaşama çevrelerinin oluşturulması maksadıyla Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Malum olduğu üzere küresel ısınma ve iklim değişikliği her geçen gün daha fazla etkisini göstermektedir. İklim değişikliği ile mücadele, sadece bir ülke veya sınırlı bir coğrafyanın konusu değil, bütün Dünya’nın beraber hareket etmesi gerektiği ortak bir mes’eledir. Biz de Türkiye olarak, mes’elenin ehemmiyetini gayet iyi biliyor ve bu şuurla taşın altına elimizi koyuyoruz. Türkiye, Akdeniz Havzasında yer alması sebebiyle küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birisidir. Türkiye olarak bütün Dünya’yı yakından ilgilendiren bu konu üzerinde, çalışmalarımızı büyük bir gayret içinde yürütüyoruz. Esasen Türkiye’nin sera gazlarının azaltılması hususunda tarihi bakımdan mes’uliyeti çok çok küçüktür. 1750-2019 yılları arasına baktığımızda Dünya’daki toplam sera gazı emisyonlarının sadece %0,6’sının ülkemizden kaynaklandığı görülmektedir” ifadelerini kullandı.

    “EN ÇEVRECİ HÜKÜMETİZ”

    Hükümetlerinin en çevreci hükümet olduğunu belirten Eroğlu, “ABD’de bu oran %24,8, AB-27’de %17,4, Çin’de %13,3, Rusya’da %6,9, İngiltere’de %4,7, Japonya’da %3,9 oranındadır. Ülkemizin küresel ölçekte mes’uliyeti çok az olsa da biz bu alanda her türlü tedbiri alıyor ve almaya devam edeceğiz. Hükümetimiz 22 yıldır çevre konularında muazzam reform ve yatırımları hayata geçirmiştir. AK Parti Hükümetleri olarak ‘En Çevreci Hükümet’ olduğumuzu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Türkiye özellikle iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon yani uyum çalışmalarına büyük ehemmiyet vermiştir. Özellikle; Ormancılık ve arazi kullanımı, Su kaynaklarının verimli kullanımı, yenilenebilir enerji, ulaştırma, atık bertarafı, ziraat, konularında büyük hamleler gerçekleştirmiştir” dedi.

    “TÜRKİYE ORMAN VARLIĞINI ARTTIRAN NADİR ÜLKELERDEN BİRİDİR”

    Türkiye’nin orman varlığını artırdığına dikkat çeken Eroğlu, şu ifadelere yer verdi: “Ormanlar, sera gazlarının absorbe edecek en önemli yutak alanlardır. Dolayısıyla iklim değişikliği ile mücadelede en önemli faktör ormanlardır. Ülkemizdeki ormanlar takriben 2 milyar ton karbon depolanmaktadır. Bu miktar 7 milyar ton CO2 eşdeğeridir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile başlatmış olduğu Ağaçlandırma Seferberliği ile son 22 yılda ormancılık alanında muazzam çalışmalar gerçekleştirmiştir. Dünya’da orman varlığı azalırken ülkemiz orman alanlarını arttıran nadir ülkelerden biri olmuştur. Son 22 yılda muazzam ağaçlandırma çalışmaları yaparak 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. 2003 yılında 20,8 milyon hektar olan orman alanımızı, 2,1 milyon hektar arttırarak 22,9 milyon hektara yükselttik. Orman alanında yaptığımız bu çalışmalar, Birleşmiş Milletlerin de dikkatini çekmiştir. Her yıl düzenli olarak New York’ta gerçekleştirilen Dünya Ormancılık Zirvesinin Onuncusu 08-19 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Erozyonla mücadelede gerçekleştirdiğimiz çalışmalar neticesinde, erozyonla kaybedilen toprak miktarını 500 milyon tondan 154 milyon tona düşürdük. Bu alanda da yaptığımız çalışmalar Birleşmiş Milletlerin takdirini kazanmıştır. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele 12.Taraflar Konferansı, 2015 yılında Ankara’da başarıyla gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz 2 yıl boyunca COP12’nin başkanlığını yürütmüştür. Sulak alanlarımızı tescil ederek koruduk. 8,1 milyon dekar alanda 67 sulak alanımızı gözümüz gibi koruduk.”

    “SU KAYNAKLARINI VERİMLİ KULLANIYORUZ”

    “İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri de su kaynakları üzerinde olmaktadır” diyen Eroğlu, şunları aktardı: “Ülkemiz özellikle son 22 yılda su kaynaklarımızın tek bir damlasını dahi israf etmeden sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde değerlendirmektedir. Son 22 yılda 9.695 adet tesisi DSI ve Bakanlıklar döneminde, 600 tesis de İSKİ döneminde olmak üzere 10.295 su ile alakalı tesisi aziz milletimizin hizmetine sunduk. Hizmete aldığımız tesislerin 716’sı baraj, 624’ü hidroelektrik enerji santralidir. Özellikle hazırladığımız ve uygulamaya koyduğumuz İçmesuyu Eylem Planları ile 81 ilimizin içme ve kullanma suyu mes’elesini kökünden çözdük. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep, Konya, Kars, Mardin gibi bütün şehirlerimizin uzun vadeli içmesuyu ihtiyacını karşıladık. Gıda üretim ve güvenliğinin daha da ehemmiyet kazandığı son yıllarda sulama projelerimizi arttırdık. Ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazimizin 6,85 milyon hektarını sulamaya açtık.”

    “YENİLENEBİLİR ENERJİDE REKOR KIRDIK”

    Yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük önem verdiklerini hatırlatan Eroğlu, “Ülkemizin halihazırda sahip olduğu 96.271 MW kurulu gücünün %52’sini yenilenebilir enerji kaynakları teşkil etmektedir. 2003 yılında 12.000 MW olan yenilenebilir enerji kurulu gücümüzü 50.000 MW’a yükselttik. Yenilenebilir enerji de özellikle hidroelektrik enerji üretimimizi çok arttırdık. Hâlihazırda 32.000 MW hidroelektrik kurulu gücüne ulaştık. 2004’de HES’lerden yılda 26 milyar kWh elektrik üretilirken şu anda bu değer 110 milyar kWh yükseltilmiştir. Hidroelektrik; toplam kurulu gücümüzüm %33’ünü, yenilenebilir enerjimizin de %64’ünü oluşturmaktadır. Rüzgâr enerji kurulu gücümüz 8.832 MW’a, güneş enerjisi kurulu gücümüz de 6.667 MW’a yükselmiştir. Türkiye, doğalgaz çevrim santralleri ve kömür santrallerinin toplam enerji üretimindeki payını azaltmaktadır. Termik santrallerin bacalarına filtre takmak suretiyle ve ileri teknoloji sanayi kuruluşlarımızla emisyon değerleri azaltılmıştır. Ayrıca 2003 yılından itibaren hanelerde kömür kullanımı çok büyük oranda azaltılarak doğalgaz kullanımı arttırılmıştır” şeklinde ifade etti.

    “ULAŞTIRMA FAALİYETLERİ İLE SERA GAZI EMİSYONLARININ AZALTILMAKTADIR”

    Prof. Dr. Eroğlu, “Sera gazlarının oluşumunda büyük pay sahibi olan ulaştırma sektöründe, özellikle inşa ettiğimiz bölünmüş yollarla emisyon değerlerini azalttık. 6.100 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 28.200 km’ye yükselttik. 1.213 km uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. 11.590 km demir yolu ağı, baştan sona yenilendi. Bu faaliyetlerle de sera gazı azaltımına büyük katkımız olmuştur. Yaptığımız hukuki düzenlemelerle yüksek emisyonlu yaşlı araçların trafikten çekilmesini sağladık” ifadelerini kullandı.

    “ATIK BERTARAF FAALİYETLERİNDE HAMLE YAPTIK”

    Yazılı açıklamasını sürdüren Eroğlu, şu konulara değindi: “Ülkemizin her noktasında hava kalitesini ölçüp, 352 noktadan online olarak takip edebiliyoruz. Katı atıkların geri kazanılması için tesis sayısını arttırdık. Başlatmış olduğumuz Sıfır Atık Projesi başarıyla sürdürülmektedir. Katı atık bertaraf tesisleri ile emisyon değerleri %7 oranında azaltılmıştır. 2017 yılından bu yana 24 milyon ton atığın geri kazanımı sağlandı. 3 milyon ton sera gazı salımı engellendi. Belediyelerin atıksu arıtımı konusunda büyük hamleler yaptık. 2002 yılında atıksu arıtma hizmeti alan belediye nüfusunun oranı %35 iken, bugün bu oranı %89’a yükselttik.

    “TÜRKİYE ULUSLARARASI ANLAŞMA VE KONFERANSLAR YAKINDAN TAKİP ETMEKTEDİR”

    Türkiye, iklim değişikliği ile alakalı uluslararası alanda bütün toplantı ve konferanslara düzenli olarak katılım sağlayarak küresel ölçekte mes’eleyi yakından takip etmektedir. Ülkemiz, 1992 yılında Rio’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine taraf olmuştur. Türkiye, müteakip yıllarda gerçekleştirilen taraflar konferanslarına katılm sağlamıştır. Ülkemiz 26 Ağustos 2009 tarihinde Kyoto Protokolüne resmen taraf olmuştur. Türkiye, özellikle Hükümetlerimiz döneminde çevre alnında yaptığı muazzam yatırımlar neticesinde 21 Aralık 2009 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen ‘Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda 27 No’lü Çevre Faslı’ müzakerelere resmen açılmıştır. Esasen Çevre Faslı, AB’ye üye olan ülkelerin dahi en son açabildiği fasıl olmasına rağmen, ülkemizin bu alandaki gayretli çalışmaları neticesinde Çevre Faslı, açtığımız önemli bir fasıl olmuştur. Türkiye’nin, 28 Kasım 2010 tarihinde Meksika’nın Cancun şehrinde gerçekleştirilen 16. Taraflar Konferansında özel şartları kabul edilmiştir. Ülkemiz, 2015 yılında Paris’te gerçekleştirilen 21. Taraflar Konferansı’na da katılmıştır. Türkiye, yeni iklim rejiminde finans ve teknoloji desteklerine erişim talebinin karşılanması kaydıyla, 2015 yılında Paris Anlaşması’nı kabul etmiş ve 22 Nisan 2016’da imzalamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan; 2021 yılının Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkemizin de Paris Anlaşması’na taraf olacağını açıklamış ve 6 Ekim 2021 tarihinde de Gazi Meclisimizde bütün milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmiştir.

    “TBMM’DE ÇATISI ALTINDA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMUŞTUR”

    Türkiye son 19 yılda iklim değişikliği ile mücadele hususunda muazzam çalışmalar yapmıştır. Ancak, konunun ehemmiyetine binaen TBMM’de bütün siyasi partilerin ortak kararı ile 23 Mart 2021 tarihinde ‘TBMM Küresel İklim Değişikliğinin Etkilerinin En Aza İndirilmesi, Kuraklıkla Mücadele ve Su Kaynaklarının Verimli Kullanılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu’ kurulmuştur. Komisyon, saha ziyaretlerinin yansıra ülkemizde iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konularında alanlarında uzman çok sayıda akademisyen ve ilgili kamu kurum ve kuruluş temsilcisinden bilgi almıştır. 4 aylık verimli bir çalışma döneminin ardından komisyon tarafından hazırlanan rapor, 01.02.2022 tarihinde TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kabul edilmiştir. Hazırlanan rapor, ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelede yol haritası niteliğinde çok önemli bilgileri ihtiva etmektedir. Araştırma Komisyonumuzun hazırladığı 842 sayfalık rapor, kuraklık, su kaynakları, tarım ve hayvancılık, ormancılık, atık sektör, enerji ve şehirleşme gibi pek çok alanda 96 ayrı tespit yapmıştır. Söz konusu bu tespitlerin çözümü için de 385 farklı teklif getirilmiştir. Araştırma Komisyonumuzun hazırlamış olduğu raporun netice ve tavsiyeler bölümünde yer alan tespit ve teklifler hakkında muhatap idarelerin yaptıkları ve yapmayı öngördükleri faaliyetler takip edilebilecektir. İklim değişikliğinin etkilerinin öngörülmesi ve bu etkilerin olabildiğince önlenebilmesi için uygun politikaların ve kanuni mevzuatın oluşturulması son derece önemlidir. Bu kapsamda söz konusu yasal mevzuatın ve politikaların oluşturulması için ilgili paydaşların yasama çatısı altında görüşlerini ifade etmesi sağlanarak ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelesinde en uygun politikaların oluşturulmasına katkı sağlanmış olacaktır.

    “TÜRKİYE’NİN SERA GAZI EMİSYON MİKTARIMIZ DÜŞÜYOR”

    Ülkemizde sera gazlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum konularında attığımız adımların neticesini almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yaptığımız iklim değişikliği ile mücadele faaliyetleri neticesinde Dünya’da sera gazı emisyonları artarken özellikle 2017 yılından itibaren ülkemizde azalma eğilimine geçmiştir. 2017 yılında 525 milyon ton CO2 eşdeğer olan sera gazı emisyonu, 2018 yılında 522,5 milyon ton CO2 eşdeğere, 2019 yılında da 506,1 milyon ton CO2 eşdeğere düşmüştür. Sadece 2020 yılında 523,9 milyon ton CO2 eşdeğer sera gazı emisyonu bir önceki yıla göre % 0,6 artış göstermiştir. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede gelişmiş ülkelerin diğer gelişmekte olan ülkelere destek vermesini çok önemsiyoruz. Küresel İklim Değişikliği, bütün Dünya’yı ilgilendiren ortak bir konudur. Bu sebeple çözümüne de bütün Dünya’nın ortak hareket ederek ulaşabileceği kanaatindeyim. Bu düşüncelerle bütün vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Gününü ve içinde bulunduğumuz Türkiye Çevre Haftası’nı tekrar gönülden kutluyor, daha yaşanabilir bir Dünya’yı gelecek nesillere bırakmak için herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum.” >>>Haber Merkezi