Yazar: admin

  • Bologna’da Domenico Tedesco dönemi

    Bologna’da Domenico Tedesco dönemi

    Kulübün açıklamasına göre 40 yaşındaki İtalyan çalıştırıcıyla 2+1 yıllık sözleşme imzalandı. Geçen sezon Fenerbahçe’de görev yapan Tedesco; Schalke 04, Spartak Moskova, Leipzig ve Belçika Milli Takımı’nı da çalıştırdı. Sarı-lacivertlilerle Turkcell Süper Kupa zaferi yaşayan Tedesco, nisan ayında görevden alınmıştı. Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi’nde çeyrek final oynayan Vincenzo Italiano yönetimindeki Bologna, Serie A’da ise 56 puanla 8. sırayı elde etti. >>>AA

  • “Türkiye artık dünyanın güvenli limanı”

    “Türkiye artık dünyanın güvenli limanı”

    “TÜRKİYE TARİH YAZIYOR”

    Ortadoğu’da yaşanan savaşların sadece bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini belirten Çelik, Türkiye’nin bu süreçte izlediği dış politikayı “tarihi bir diplomasi başarısı” olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen diplomasi trafiğinin önemine dikkat çeken Çelik, Türkiye’nin bugün dünyanın her kesimiyle konuşabilen, sözü dinlenen ve güven duyulan bir ülke konumuna geldiğini söyledi. “Türkiye bugün savaşın taraflarıyla aynı anda görüşebilen, çözüm üretebilen ve önerileri dikkate alınan bir ülke haline gelmiştir” diyen Çelik, Ankara’nın krizleri derinleştiren değil, çözüm üreten bir merkez olduğunu vurguladı.

    “TÜRKİYE HERKESİN KONUŞABİLDİĞİ TEK GÜÇLERDEN BİRİ”

    Türkiye’nin hem Batı hem Doğu ile sağlıklı ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri olduğunu ifade eden Çelik, son dönemde yürütülen diplomatik girişimlerin uluslararası arenada büyük karşılık bulduğunu söyledi. Çelik, “Türkiye hiçbir zaman savaşın tarafı olmayı değil, sorunların çözümünün tarafı olmayı tercih etti. Bu yaklaşım bugün ülkemizi uluslararası müzakerelerin en güvenilir adreslerinden biri haline getirmiştir” dedi.

    SAVUNMA SANAYİSİNDE BÜYÜK DÖNÜŞÜM

    Son yıllarda savunma sanayisinde yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin diplomatik gücünü de artırdığını belirten Çelik, yerli ve milli teknolojilerin ülkenin uluslararası konumunu güçlendirdiğini söyledi. Dünyada savaş teknolojilerinin hızla değiştiğini ifade eden Çelik, Türkiye’nin bu dönüşümü yıllar öncesinden öngörerek önemli yatırımlar yaptığını kaydetti. “Bugün sahada güçlü olan ülkeler masada da güçlü oluyor. Türkiye savunma sanayisindeki yatırımlarının karşılığını hem güvenlik hem de diplomasi alanında almaktadır” diye konuştu.

    “AFRİKA, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR GELECEK ALANI”

    Somali Fahri Konsolosu sıfatıyla Afrika’daki gözlemlerini de paylaşan Çelik, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin sıradan diplomatik ilişkilerin çok ötesinde olduğunu söyledi. Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük büyükelçiliklerinden birinin Somali’de bulunduğunu hatırlatan Çelik, askeri eğitimden enerji yatırımlarına kadar birçok alanda güçlü iş birliklerinin sürdüğünü belirtti. Somali’de Türk milletine karşı büyük bir sevgi ve güven olduğunu ifade eden Çelik, Türk bayrağını taşıyan gemilerin Somali limanlarına girişinde halkın gösterdiği ilgiyi unutamadığını anlattı.

    “TÜRK BEKLENENDİR”

    Somali ziyaretlerinde Türk vatandaşlarına gösterilen ilgiden etkilendiğini belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı: “Türk olduğunuzu söylediğiniz anda insanların yüzünde bir tebessüm oluşuyor. Çünkü Türkiye’nin sömürmek için değil, birlikte kazanmak için geldiğine inanıyorlar. Türkiye’ye duyulan güven ve sevgi gerçekten çok büyük.”

    “AFRİKA’DA BÜYÜK FIRSATLAR VAR”

    Afrika’nın geleceğin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu ifade eden Çelik, Türk iş insanlarına da önemli çağrılarda bulundu. Somali başta olmak üzere Afrika’da inşaat, mermer, hayvancılık, enerji ve lojistik alanlarında ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu belirten Çelik, Türk yatırımcıların bölgeye daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin Afrika’daki varlığı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve diplomatik bir misyondur” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ SINIRLARININ ÖTESİNDE BAŞLIYOR”

    Türkiye’nin son yıllarda attığı dış politika adımlarının stratejik önemine dikkat çeken Çelik, Doğu Akdeniz’den Afrika Boynuzu’na kadar uzanan geniş coğrafyada yürütülen çalışmaların ülkenin geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı. Ticaret yolları, enerji koridorları ve küresel lojistik ağlarında söz sahibi olmanın önemine değinen Çelik, “Sahada olmayan masada olamaz. Masada olmayan ise menüde olur” sözleriyle Türkiye’nin bölgesel etkinliğinin neden gerekli olduğunu anlattı.

    “TÜRKİYE DAHA GÜÇLÜ BİR KÜRESEL AKTÖR OLACAK”

    Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan Onur Çelik, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde dış politikada güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu belirterek, ülkenin önümüzdeki dönemde uluslararası alanda daha etkili bir konuma ulaşacağını söyledi. Çelik, “Türkiye bugün ticarette, diplomaside ve uluslararası ilişkilerde güven veren bir ülke haline gelmiştir. Bu gücü daha da ileri taşımak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

  • Reha Muhtar’ın kariyer yolculuğu ve biyografisi

    Reha Muhtar’ın kariyer yolculuğu ve biyografisi

    Mesleki kariyeri ve çalıştığı kurumlar

    Reha Muhtar, kariyeri boyunca Türkiye’nin önde gelen pek çok medya kuruluşunda görev almıştır:

    • TRT Dönemi: 1985 yılında TRT’ye geçerek Atina muhabiri olarak tanınmış, 1991’de efsaneleşen “Ateş Hattı” programını hazırlamaya başlamıştır.

    • Show TV ve Ana Haber: 1996 yılında Show TV’ye geçerek ana haber sunucusu ve haber genel yayın yönetmeni olmuş, kendine has tarzıyla ana haber bültenlerini bir fenomen haline getirmiştir.

    • Diğer Kanallar: Kariyeri süresince Kanal D, Star TV, atv, FOX, CNN Türk ve Kanaltürk gibi kanallarda programlar yapmış; “PişşTi”, “Çapraz Ateş” ve “Son Kale” gibi yapımlarla izleyici karşısına çıkmıştır.

    • Yazılı Basın: Milliyet, Akşam, Star, Sabah ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yapmıştır.

    Reha Muhtar hayatını kaybetti
    Reha Muhtar hayatını kaybetti

    Özel hayatı ve çocukları

    Reha Muhtar’ın özel hayatı da kariyeri kadar kamuoyunun ilgisini çekmiştir:

    • Evliliği: 1983 yılında meslektaşı Selin Çağlayan ile evlenmiş, bu evlilik beş yıl sürmüştür.

    • İlişkileri: Sanatçı Nilüfer ve şarkıcı Gülşen ile yaşadığı birlikteliklerle magazin gündeminde geniş yer bulmuştur.

    • Çocukları: Oyuncu Deniz Uğur ile olan birlikteliğinden 2009 yılında Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları dünyaya gelmiştir. Ayrıca sanatçı Nilüfer’in kızı Ayşe Nazlı’nın manevi babasıdır.

    Vefatı ve hastalığı

    Usta gazeteci, 3 Haziran 2026 tarihinde 66 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle Bodrum’daki özel bir hastanede tedavi gören Muhtar’ın ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğu bildirilmiştir. Yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybeden Muhtar, Türk basınında kendine özgü sunumu ve “Acı var mı acı?” gibi hafızalara kazınan replikleriyle hatırlanacaktır. >>>ŞAHAN KARTAL

  • Nazlı Bulum’un eşi Doruk Kaya Kimdir? Kaç yaşında, nereli?

    Sadakatsiz dizisinde canlandırdığı Nil karakteriyle hafızalara kazınan ve son olarak Mahkum dizisinde rol alan başarılı oyuncu Nazlı Bulum, özel hayatında büyük bir adım atıyor. Yaklaşık 5 yıldır gözlerden uzak, mutlu bir birliktelik sürdürdüğü sevgilisi Doruk Kaya ile evlilik kararı alan ünlü oyuncu, magazin gündeminin üst sıralarına yerleşti.

    Evlilik haberlerinin yayılmasının ardından hayranları ve sosyal medya kullanıcıları, Nazlı Bulum’un müstakbel eşi hakkında internette yoğun bir arama grafiği oluşturdu. Peki, sanat dünyasının merak edilen isimlerinden biri haline gelen Doruk Kaya kimdir, ne iş yapıyor, kaç yaşında ve nereli? İşte detaylar…

    Doruk Kaya Kimdir ve Ne İş Yapıyor?

    Doruk Kaya, kamera arkası dünyasının ve Türk sinema-dizi sektörünün son dönemdeki en başarılı kurgu yönetmenlerinden (editor) biridir. Yönetmenlerin çektiği ham görüntüleri senaryoya, hikaye bütünlüğüne ve ritme uygun olarak bir araya getiren, sahnelerin akışını ve final kurgusunu şekillendiren Kaya, projelerin mutfağındaki en kritik isimler arasında yer almaktadır.

    Sektörde disiplini ve sanatsal bakış açısıyla tanınan usta kurgucu, bugüne kadar hem ulusal/uluslararası festivallerde yarışan kısa filmlere hem de dijital platformların dev bütçeli prodüksiyonlarına imza atmıştır.

    Doruk Kaya’nın Kurgusunu Üstlendiği Öne Çıkan Projeler:

    • Zeytin Ağacı (Netflix): Başrollerinde Tuba Büyüküstün, Seda Bakan ve Boncuk Yılmaz’ın yer aldığı, dünyada da büyük ses getiren dizinin kurgu ekibinde yer aldı.

    • Magarsus (BluTV): Adana’da geçen ve güçlü oyuncu kadrosuyla çok konuşulan ödüllü dijital dizinin kurgusuna imza attı.

    • Yarım Kalan Aşklar (BluTV): Sıra dışı hikayesiyle dikkat çeken yapımın kurgu sürecini yürüttü.

    • Ablam (Kısa Film – 2018): Burcu Aykar’ın yönettiği bu filmle 20. İzmir Kısa Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması kapsamında “En İyi Kurgu Ödülü”nün sahibi oldu.

    Doruk Kaya Kaç Yaşında ve Nereli?

    Magazin basınında ve internet ortamında Doruk Kaya’nın doğum tarihi, yaşı ve aslen nereli olduğuna dair resmi ve doğrulanmış net bir biyografi bilgisi henüz bulunmamaktadır. Kameranın arkasında kalmayı tercih eden ve gözlerden uzak bir yaşam süren başarılı kurgucunun, sevgilisi Nazlı Bulum (1992 doğumlu, 34 yaşında) ile akran olduğu tahmin edilmektedir. Hayatına dair kişisel detayları gizli tutan ünlü kurgucu hakkında resmi makamlarca onaylanmış bir memleket veya yaş açıklaması yapıldığında haberimiz güncellenecektir.

    Nazlı Bulum ve Doruk Kaya’nın Düğün Detayları

    Yaklaşık 5 yıllık istikrarlı ilişkilerini resmiyete dökmeye karar veren çift, evlilik hazırlıklarında son düzlüğe girdi. Gelen kulis bilgilerine göre ikili, 24 Haziran 2026 tarihinde aile üyelerinin katılacağı oldukça sade ve samimi bir törenle resmi nikahlarını kıyacak.

    Resmi nikahın hemen ardından, 27 Haziran 2026 tarihinde ise yakın dostlarının, oyuncu arkadaşlarının ve sanat camiasından davetlilerin katılacağı eğlenceli bir düğün töreni ve parti organizasyonu planlıyorlar. İstanbul Film Festivali dahil birçok sinema etkinliğinde yan yana görüntülenen ve mütevazı tarzlarıyla beğeni toplayan çiftin düğün kareleri şimdiden merakla bekleniyor.

    The post Nazlı Bulum’un eşi Doruk Kaya Kimdir? Kaç yaşında, nereli? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Marmara Denizi’nden dev hayalet ağ çıkarıldı

    Marmara Denizi’nden dev hayalet ağ çıkarıldı

    Deniz Yaşamını Koruma Derneğinin Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirdiği “Mavi Atlas” uygulaması kapsamında, Balıkesir’in Marmara Adası açıklarında 6 noktada yapılan operasyonda, yıllarca deniz canlıları için ölümcül tuzağa dönüşüp ekosistemi tehdit eden, Çamlıca Kulesi’ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı.

    Türkiye’nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma çalışmalarını güçlendirmeyi amaçlayan “Mavi Atlas” mobil uygulaması, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 10 ay önce hayata geçirildi.

    Mobil uygulama üzerinden vatandaşlar, deniz canlılarına ilişkin tür, derinlik ve konum bilgilerini sisteme yükleyerek Türkiye’nin denizel biyoçeşitlilik haritasının oluşturulmasına katkı sağlıyor.

    Deniz canlıları için büyük tehdit oluşturan hayalet ağlar da uygulama üzerinden ihbar edilerek, ekiplerin müdahalesine imkan tanınıyor.

    Uygulamanın devreye alınmasının ardından gelen ilk ihbarlardan biri Heybeliada açıklarından oldu. İhbar üzerine bölgeye dalış gerçekleştiren ekip, bir batığın üzerinde bulunan hayalet ağı çıkardı.

    Hayalet ağda aralarında pina yavrusunun da bulunduğu çok sayıda deniz canlısının öldüğü tespit edildi.

    HAYALET AĞLARIN BULUNDUĞU BÖLGEDE SU ALTI KAMERASIYLA KEŞİF ÇALIŞMASI YAPILDI

    “Mavi Atlas”a bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcıdan gelen ihbar üzerine ekip yeniden harekete geçti. Ada açıklarında geniş bir alana yayılan hayalet ağların bulunduğu bilgisi üzerine operasyon hazırlıkları başlatıldı.

    Ekipte yer alan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, hayalet ağ çıkarma teknesi kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece, ağların çıkarılması için gerekli kaldırma balonları, kesici ekipman, su altı görüntüleme sistemleri ve güvenlik malzemelerini teknelere yükledi.

    Ekip, sabahın ilk ışıklarında Marmara Adası’na ulaşmak üzere yelkenli ve hayalet ağ çıkarma teknesiyle yola çıktı.

    Yaklaşık 25 knotu bulan rüzgar ve yağış altında ilerleyen ekip, olumsuz hava koşullarında yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından gece adaya ulaştı. Hazırlık yaparak ihbar edilen koordinatlara açılan ekibe, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de eşlik etti.

    Hayalet ağların bulunduğu bölgede ilk olarak su altı kamerası kullanılarak keşif çalışması yapıldı. Deniz tabanına indirilen kamera ile ağların kayalık alanlara ve oyuklara sıkıştığı görüldü.

    Ağların bazı bölümlerde kayalara sıkıca dolandığı, bazı bölümlerde ise akıntıyla birlikte deniz tabanında sürüklenerek adeta görünmez bir tuzağa dönüştüğü gözlemlendi.

    AĞLARA TAKILMIŞ ÇOK SAYIDA DENİZ CANLISI BULUNDU

    AA ekibi tarafından görüntülenen operasyon sırasında, ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu. Su altında yapılan kontrollerde halen hayatta olan çok sayıda deniz canlısı, ağlardan dikkatlice kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.

    Bacağına yavrusu sıkıca tutunan dişi keşiş yengecinin kurtarıldığı anlar ise operasyonun en dikkati çeken görüntülerinden biri oldu.

    Bazı ağların içinde kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları, yengeçler ve çeşitli balık türleri bulundu. Çok sayıda canlının ise ağlarda uzun süre mahsur kaldığı için öldüğü belirlendi. Kontrollü şekilde yüzeye çıkarılan ağlar, daha sonra tekneye çekildi.

    Teknede yapılan kontroller sırasında da yaşam belirtisi gösteren canlılar tek tek ağlardan ayrılarak yeniden denize bırakıldı. Ağlardan çıkarılan canlıların bazıları ölçülüp kayıt altına alınırken, operasyon boyunca elde edilen veriler “Mavi Atlas” sistemine işlendi.

    15 BİN METREKARE BÜYÜKLÜĞÜNDE HAYALET AĞ KÖY MEYDANINA SERİLDİ

    4 gün 6 farklı noktada gerçekleştirilen 7 dalışta, yaklaşık 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilo kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı çıkarıldı.

    Böylece hem deniz canlılarının yaşam alanları temizlendi hem de ağların yıllarca sürebilecek avcılık etkisinin önüne geçildi.

    Topağaç köyü meydanına serilen yaklaşık 2 futbol sahasından büyük, Çamlıca Kulesi’ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükteki hayalet ağ, denizlerden ne kadar büyük bir tehlikenin bertaraf edildiğini ortaya koydu.

    Çıkarılan hayalet ağlar ham maddeye dönüştürülecek. Bu malzemelerden üretilecek güneş gözlüklerinin saplarına mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri ile ağların çıkarıldığı koordinat bilgileri işlenecek.

    “BURADA MİLYONLARCA DENİZ CANLISI YAŞIYOR”

    Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, AA muhabirine, hayalet ağların tüm dünyada sorun olduğunu, av araçlarının neredeyse yüzde 2’sinin denizde kaybolduğunu söyledi.

    Yaklaşık 10 yılda yaptıkları çalışmalarda 500 bin metrekareye yakın hayalet ağı deniz tabanından temizlediklerini belirten Narcı, denizlere terk edilen hayalet ağlarda milyonlarca deniz canlısının öldüğünü, o ağ çıkarılmadığı sürece ölümlerin sürdüğünü kaydetti.

    Narcı, “Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor. İçeriye giremedikleri için üreme yapamıyorlar ya da içeride kaldılarsa da beslenemedikleri için ölüyorlar. Ölenleri avlamaya gelen kuşlar dahil milyonlarca deniz canlısı, biz onu çıkarmadığımızda belki de 100 yıl boyunca devam edecek bir ölüme neden oluyor. Plastik bir ham maddesi olduğu için 100-150 yıl orada kalıyor. Düşünün ne kadar, milyonlarca deniz canlısını yok ettiğini.” dedi.

    “Mavi Atlas” uygulamasına hayalet ağlara ilişkin gelen her ihbarı deniz canlılarını korumak adına değerlendirdiklerini ifade eden Narcı, bazen asılsız bile olsa o bölgeye gidip kontrollerini yaptıklarını bildirdi.

    Narcı, bu kapsamda Heybeliada açıkları için gelen ihbar üzerine ekiple yaptıkları dalışta bir batık ve onun üzerinde buldukları hayalet ağı çıkardıklarını anlattı.

    İlk ihbarlardan olan Marmara Adası açıklarında düzenlenen ağ çıkarma operasyonuna ilişkin Narcı, şunları söyledi:

    “Oraya gittiğimizde teknemizde bulunan kamerayla ağın boyunu, derinliği, nasıl bir planlama yapacağımızı belirliyoruz. Akabinde dalışa hazırlanıyoruz. Balonlarla ve bazen de özel teknik malzemelerimizi kullanarak suyun altına iniyoruz. Her zaman ağlar düz bir zeminde olmuyor. Ağlar genelde taşlıklara takılı olduğu için bu taşlıkların içleri yuva dolu. Kameralarımız iniyor, ölçümler yapılıyor, sonra ekibimizle brifingimizi yapıyoruz ve sonra dalışa iniyoruz. Bazen ağlar çok hassas bir deniz ekosistemi içerisinde oluyor.”

    “DENİZ CANLILARINI AĞDAN KURTARIP TEKRAR DENİZE ULAŞTIRDIK”

    Asmalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Marmara Adalar Belediyesi destekleriyle çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Narcı, şöyle konuştu:

    “Son dalışımızda yuvaya sıkışmış büyük dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci vardı. O kadar büyük korku hali vardı ki kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu, su altında onları ağdan kurtardık. Belki de bir aileyi suyun altında ölümden kurtardığımız bir süreç oldu. O canlılara yardım ediyor olmak, özellikle insan eliyle kirletilmiş bir yeri, başka bir insan eliyle temizlemek ve doğaya iyi gelmek, restorasyonun bir parçası olmak bizim için zaten en büyük mutluluk. Bir ağda çok fazla kalamar yumurtaları vardı. Ağdan ayırabildiğimizi suyun altında ayırdık. Tekneye çıkardığımızda da bütün deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık.”

    Narcı, çıkardıkları ağların geri dönüşüme kazandırılıp güneş gözlüğüne dönüştürüleceğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Bu son dalışımızda ölçümlere bakarsak şu an için sanırım 15 bin metrekareden fazla bir ağ çıkarmış olduk. Bu oldukça yüksek bir ağ. Üzerindeki kurşunlarıyla beraber, onların hepsi şimdi geri dönüşüme gidecek. Bu bizim için aynı zamanda hem sıfır atık kapsamında hem de döngüsel ekonomi açısından da son derece önemli. Deniz koruma, sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi bir araya getiren bu örnek uygulama, Türkiye’nin COP31 yolculuğunda küresel çevre vizyonumuzu dünyaya göstermek adına da kıymetli bir adım.”

    “DAHA ÖNCE AŞAĞIDA GÖRDÜĞÜM CANLILARIN ORADA VAR OLMADIĞINI TESPİT ETTİM”

    “Mavi Atlas”a hayalet ağ ihbarında bulunan ada sakini dalıcı Ömer Altuncu ise 3-4 yıl önce yaptığı dalışta hayalet ağları gördüğünü ve tek başına olduğu için bir şey yapamadığını söyledi.

    Yakın zamanda yaptığı bir başka dalışta o ağların halen durduğunu fark etmesi üzerine “Mavi Atlas”a ihbarda bulunduğunu dile getiren Altuncu, “Zaman içinde aynı yere tekrar gitme ihtiyacı hissettim. Aşağı gittiğimde ağların hala orada durduğunu fakat bu sefer daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim. Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim. İhbarıma dönüş yapıp buraya geldiler, kendilerine eşlik ettim, çok güzel bir çalışma oldu.” dedi.

    Altuncu, denizin dibinde bırakılmaması gereken ciddi bir ağ çıkardıklarını belirterek, “Bunun yanı sıra trollerden kalma halatlar varmış, onları da çıkardık. Çıkarılan ağlarda deniz canlıları vardı, deniz yıldızları, deniz patlıcanı ve bir sürü canlı, en önemlisi kalamarların çok ciddi boyutta yumurta bıraktıklarını gördüm. Burada ağlar çok oluyor, aslında göz ardı edilmemesi gereken bir şey ama insanların biraz duyarsızlığı var bu konuda.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • Reha Muhtar kimdir? Reha Muhtar kaç yaşındaydı? Ünlü isimden acı haber!

    Reha Muhtar kimdir? Reha Muhtar kaç yaşındaydı? Ünlü isimden acı haber!

    Hastalığı neydi?

    Usta gazeteci, son dönemde kalp yetmezliği teşhisiyle mücadele etmekteydi. Rahatsızlanarak Bodrum’daki bir hastaneye başvuran Muhtar, sağlık durumunun ağırlaşması üzerine yoğun bakım ünitesine alınmış, ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştır.

    Reha Muhtar kaç yaşındaydı?

    Bir süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle Bodrum’da tedavi gören usta isim, 66 yaşında hayata gözlerini yummuştur. >>>ŞAHAN KARTAL

  • İTO mayısta fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı

    İTO mayısta fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO), mayıs ayında İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan ürünleri açıkladı.

    Mayısta bir önceki aya göre indekste yer alan 336 ana üründen 223’ünün fiyatı artarken 44’ünün fiyatı azaldı.

    Geçen ay fiyatı en çok artan ürün yüzde 86,49 ile erik olurken onu yüzde 85,64 ile günlük araba kiralama ücreti, yüzde 41,42 ile uçak bileti, yüzde 25,8 ile şehirlerarası otobüs bileti, yüzde 20,8 ile maydanoz, yüzde 18,48 ile bilgisayar ekipmanları, yüzde 17,15 ile deniz/havuz kıyafetleri, yüzde 13,95 ile kraker izledi.

    Fiyat artışı limonda yüzde 11,56, hazır ev yemeklerinde yüzde 10,89, suda yüzde 9,74, kaymakta yüzde 8,95, hazır sütlü tatlılarda yüzde 8,63, sucukta yüzde 8,41, makarnada yüzde 7,98, ekmekte yüzde 7,86 oldu.

    EN ÇOK SİVRİ VE ÇARLİSTON BİBERİN FİYATI DÜŞTÜ

    Mayısta bir önceki aya göre fiyatı en çok azalan ürünler arasında başı yüzde 60,72 ile sivri biber çekti. Onu yüzde 60,55 ile çarliston biber, yüzde 47,53 ile dolmalık biber, yüzde 35,83 patlıcan, yüzde 23,89 ile taze fasulye, yüzde 22,95 ile salatalık, yüzde 22,02 ile kabak, yüzde 18,76 ile kıvırcık, yüzde 17,52 ile kayısı, yüzde 15,43 ile domates izledi. Fiyat düşüşü pırasa ve karnabaharda yüzde 13,34, ütüde yüzde 10,87, akaryakıtta (dizel/motorin) yüzde 6,76, özel televizyon yayın hizmetlerinde yüzde 6,6, LPG’de yüzde 2,75 olarak gerçekleşti. >>>AA

  • Afyonkarahisar’da koruma altındaki “ayı gülü” çiçek açtı

    Afyonkarahisar’da koruma altındaki “ayı gülü” çiçek açtı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Kızılören ilçesinde "ayı gülü" ve "kızıl lale" diye bilinen koruma altındaki "Paeonia officinalis" çiçek açtı.

    Gülyazı köyündeki Kisra Vadisi'nde çiçek açan kırmızı şakayıklar, her yıl mayıs ayından haziran sonuna kadar bölgede doğaya renk katıyor.

    Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü ve köylüler tarafından korunan ve takip edilen çiçeği, kopararak biyokaçakçılıkta kullananlara 699 bin 425 lira ceza kesiliyor.

    Köy muhtarı Mesut Altınkaya, gazetecilere, bölgeye has olan şakayıkların korunması için yoğun mesai harcadıklarını söyledi.

    Bölgenin foto kapanlarla takip edildiğini anlatan Altınkaya, bitkiyi koparmanın cezası olduğunu dile getirdi.

    Sandıklı Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Asım Yıldız da ayı gülünün bölge için çok önemli ve ender bir endemik tür olduğunu ifade etti.

    Doğaseverler olarak bu zenginliği geleceğe taşımak istediklerini vurgulayan Yıldız, "Sloganımız her zaman 'Çiçek dalında güzeldir.' olmuştur. Bu tür özel bölgeleri korumamız gerekiyor. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz." diye konuştu.

  • Dünya Kupası tarihinin en gollü turnuvası İsviçre’de

    Dünya Kupası tarihinin en gollü turnuvası İsviçre’de

    İsviçre’de 1954 yılında gerçekleştirilen ve Türkiye’nin de katıldığı kupadaki 26 maçta 140 gol atıldı. Söz konusu kupa, maç başına 5,38’lik ortalamayla Dünya Kupası tarihinin en gollü turnuvası oldu.

    İtalya’daki 1990 Dünya Kupası’nda ise 52 maçta 115 gol atıldı. Maç başına 2,21’lik ortalama ile geride kalan 22 kupanın en az gollü turnuvası gerçekleştirildi.

    BREZİLYA, RUSYA VE KATAR’DA ORTALAMA YÜKSELDİ

    Brezilya 2014, Rusya 2018 ve Katar 2022’deki turnuvalarda, önceki üç organizasyona göre gol ortalamaları yükseldi.

    Katar 2022, son dönemin en gollü turnuvası oldu. 64 maçta 172 golün atıldığı Katar’da maç başına 2,69 gol ortalaması yakalandı. Brezilya 2014’te 2,67, Rusya 2018’de ise 2,64 gol ortalamasıyla oynandı. 2010’da 2,27, 2006’da 2,3, 2002’de ise 2,52 gol ortalaması tutturuldu.

    DÜNYA KUPALARI VE GOL ORTALAMALARI

    Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası organizasyonu, oynanan maç sayısı, atılan goller ve ortalamalar şöyle:

    >>>AA

  • UNESCO, derin endişe duyuyor

    UNESCO, derin endişe duyuyor

    UNESCO’dan yapılan yazılı açıklamada, kültürel mirası hedef alan yasa dışı saldırıların şiddetle kınandığı hatırlatılarak İsrail ordusunun Lübnan’da işgal ettiği tarihi Şakif Kalesi’ndeki durumdan endişe duyulduğu aktarıldı.

    Açıklamada, devletlerin “kültürel varlıkların daha fazla yıkım veya hasara maruz kalmasına neden olabilecek her türlü kullanımdan kaçınma yükümlülüğü” olduğu vurgulandı.

    Tarihi ve kültürel yapılardaki hasar tespit çalışmalarının yürütülmesi ve bu eserlerin korunması adına UNESCO’nun yetki alanı çerçevesindeki koruma tedbirlerinin devreye konulması için Lübnan makamlarıyla çalışmaların sürdüğü belirtildi.

    UNESCO’dan 29 Mayıs’ta yapılan bir diğer açıklamada, Şama ve Şakif kalelerinin, 1954 tarihli Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlıkların Korunması Sözleşmesi’nin genişletilmiş koruma listesinde olduğu hatırlatılmıştı.

    İSRAİL 26 YIL SONRA ŞAKİF KALESİ’Nİ YENİDEN İŞGAL ETTİ

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik kara saldırılarının ve işgalin genişletilmesi talimatını verdiğini duyurmuştu.

    Lübnan’ın güneyindeki işgalini Litani Nehri’nin ötesine taşıyan İsrail ordusu, tarihi Şakif Kalesi’nin bulunduğu stratejik öneme sahip tepelik alanı da işgal etmişti.

    Şakif Kalesi, bölgenin en önemli tarihi ve stratejik yapılarından biri kabul ediliyor.

    Deniz seviyesinden yaklaşık 700 metre yükseklikte, Litani Nehri vadisine hakim sarp bir tepe üzerinde bulunan kale, güney Lübnan’ın geniş bir bölümünü gözetleme imkanı sunuyor.

    Nebatiye, Mercayun ve Hasbaya bölgelerine uzanan yolları kontrol edebilen konumu itibarıyla tarih boyunca askeri açıdan büyük önem taşıyan kale, bölgedeki hareketliliğin izlenebildiği en kritik noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

    Kale, 1960’lı ve 1970’li yıllarda Filistinli grupların faaliyet gösterdiği bölgelerden biri olurken, 1982’deki İsrail işgalinin ardından yaklaşık 18 yıl boyunca İsrail kontrolünde kaldı. İsrail ordusu 2000 yılında güney Lübnan’dan çekilirken kaleden de ayrılmıştı.

    Kalenin Litani Nehri’nin kuzeyine uzanan bölgeyi kontrol edebilen stratejik konumu nedeniyle sahadaki askeri dengeler açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.

    Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamaya göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişi hayatını kaybetti. >>>AA

  • Ünlü gazeteci Reha Muhtar hayatını kaybetti

    Ünlü gazeteci Reha Muhtar hayatını kaybetti

    Televizyonculuk tarihine iz bıraktı

    21 Temmuz 1959’da İstanbul’da doğan Reha Muhtar, gazetecilik kariyerine 1980 yılında başladı. Milliyet gazetesi Ankara bürosunda muhabirlik yaptıktan sonra TRT’ye geçerek Atina muhabiri olarak geniş kitlelerce tanındı. Kariyeri boyunca pek çok önemli görev üstlenen Muhtar’ın hayatındaki dönüm noktaları şunlardır:

    • 1991 yılında “Ateş Hattı” programını hazırlamaya başladı.

    • 1996 yılında Show TV’de ana haber sunuculuğu ve haber genel yayın yönetmenliği görevlerini yürüttü.

    • Akşam, Sabah ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

    • “PişşTi”, “Çapraz Ateş” ve “Son Kale” gibi popüler programlarda sunuculuk ve yorumculuk yaptı.

    Özel yaşamı ve ailesi

    Aslen Kerküklü bir aileden gelen Muhtar, eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda tamamladı. Gazeteci Selin Çağlayan ile beş yıl süren bir evlilik yapan Muhtar’ın, oyuncu Deniz Uğur ile olan birlikteliğinden Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları dünyaya geldi. Ayrıca şarkıcı Nilüfer’in kızı Ayşe Nazlı’nın da manevi babasıydı.>>>ŞAHAN KARTAL

  • Dünya Kupası tarihinde mevkilerine göre en iyi 11’ler: Savunma

    Dünya Kupası tarihinde mevkilerine göre en iyi 11’ler: Savunma

    Oynadıkları bölge itibarıyla yeşil sahalarda hücumcuların korkulu rüyası haline gelen, defanstaki görevlerinin yanı sıra takımlarının başarılarında hücum anlamında da kilit role sahip savunma futbolcuları, Dünya Kupalarında da çoğu zaman belirleyici rol üstlendi.

    Batı Almanya’nın “İmparator” lakaplı savunmacısı Franz Beckenbauer ve İngiltere’nin unutulmaz kaptanlarından Bobby Moore, lider taraflarıyla ön plana çıkarken 4’er kez Dünya Kupası sahnesinde yer alan İtalya’nın kaptanları Paolo Maldini ve Fabio Cannavaro, istikrarlarıyla dikkati çekti.

    Dünya Kupası tarihinde aktif isimler dışında akıllarda yer eden savunma oyuncularından oluşan en iyi 11 şöyle:

    Nilton Santos (Brezilya):

    1954, 1958 ve 1962 Dünya Kupalarında Brezilya Milli Takımı’nın yıldızı Nilton Santos’un ismi, 1958’de “FIFA Dünya Kupası All-Star Takımı”nda ve 1998’de “20. Yüzyılın Dünya Takımı”nda yer aldı.

    1954 Dünya Kupası’nda Brezilya’nın sürpriz 4-2-4 dizilişinin avantajını kullanan sol bek, hızı ve futbol yeteneğiyle tanındı. Brezilya’nın ilk dünya şampiyonluğunu kazandığı 1958 yılında, Santos 33 yaşındaydı.

    Cafu (Brezilya):

    İstikrarlı performansıyla futbol dünyasında uzun yıllar boyunca adından söz ettiren Cafu, 2002 Güney Kore-Japonya’da kaptanlığını yaptığı Brezilya Milli Takımı ile Dünya Kupası zaferi yaşadı.

    Cafu, savunmadaki başarısının yanında hücum anlamında da sağ kanadı en iyi kullanan futbolcular arasında yer alıyor. 1994, 1998, 2002 ve 2006 yıllarında olmak üzere 4 defa Dünya Kupası’nda boy gösteren Cafu, turnuva tarihinde 20 ve üzerinde maça çıkan az sayıda futbolcu arasında bulunuyor.

    Giacinto Facchetti (İtalya):

    1966, 1970 ve 1974 Dünya Kupalarına katılan İtalyan futbolcu Giacinto Facchetti, özellikle 1960’larda İtalya liginin kilit oyuncularından biriydi.

    İtalya ile 1970 Dünya Kupası’nda takım kaptanlığına yükselen Facchetti, yüksek savunma yeteneğiyle dikkatleri her zaman üzerine çekti.

    Bobby Moore (İngiltere):

    1966 Dünya Kupası’nda şampiyon olan İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı Bobby Moore, zamanın yıldız futbolcularından Bobby Charlton tarafından “Tehlikenin geleceği yeri hisseder ve onu hemen bertaraf ederdi.” ifadeleriyle betimlenmişti.

    Takım arkadaşlarına esin kaynağı olması ve rakiplerini demoralize etmesiyle nam salan Moore, 108 kez milli formayı giydikten sonra 1973’te milli takıma veda etti.

    Moore, 1962, 1966 ve 1970 olmak üzere üç Dünya Kupası’nda mücadele etti.

    Franz Beckenbauer (Batı Almanya):

    O zamanki Batı Almanya takımıyla bir şampiyonluk, bir ikincilik, bir de yarı final gören, “İmparator (Der Kaiser)” lakaplı Franz Beckenbauer, fevkalade bir futbol yeteneğine sahip olmasa da büyük bir liderdi.

    Her şeyden önce futbolun “kazanmak” kısmıyla ilgilenen Beckenbauer, “başarmak için doğmuş” bir insan profili çizmişti.

    Beckenbauer, 1966, 1970 ve 1974’te Batı Almanya formasıyla üç defa Dünya Kupası’nda boy gösterdi.

    Roberto Carlos (Brezilya):

    Futbolculuk döneminde Türkiye’de Fenerbahçe forması giyen, ilk ciddi teknik adamlık kariyerine Sivasspor’da başlayan Brezilyalı Roberto Carlos, futbol dünyasında sol bek dendiğinde ilk akla gelen isim olma özelliğini taşıyor.

    Savunmadaki performansının yanı sıra hızı ve sert şutlarıyla hafızalarda yer eden Roberto Carlos, Güney Kore-Japonya ortaklığında düzenlenen 2002 yılındaki turnuvada Brezilya’nın şampiyonluğunun bir parçasıydı.

    1998, 2002 ve 2006 yıllarında üç kez Dünya Kupası deneyimi yaşayan başarılı futbolcu, 17 karşılaşmayla en fazla maça çıkan oyuncular sıralamasında da üst sıralarda bulunuyor.

    Daniel Passarella (Arjantin):

    Diğer büyük savunma oyuncuları gibi liderlik özelliği bulunan ve golcü kimliğiyle ön plana çıkan Daniel Passarella, ülkesi için çıktığı 70 maçta 22 gol kaydetti.

    Tıpkı Beckenbauer gibi “İmparator” lakabıyla anılan Passarella da bir libero oyuncusuydu. 1974’teki turnuvada forma giyen ve 1978’de kupayı kaldıran ilk Arjantin takımında yer alan futbolcu, “Kupayı elinize aldığınızda hiçbir şey hissetmiyorsunuz.” sözleriyle hafızalara kazınmıştı.

    Ancak Passarella, 1986 Dünya Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan takımda, hastalığının yanı sıra Diego Armando Maradona ve Carlos Bilardo ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle yer almamış, onun yerine Jose Luis Brown forma giymişti.

    Gaetano Scirea (İtalya):

    Maradona tarafından “centilmen ve büyük rakip” olarak tanımlanan İtalyan libero Scirea, 16 yıllık kariyeri boyunca tek bir sarı veya kırmızı kart görmedi.

    Yeteneğiyle ve nezaketiyle gönüllerde taht kuran Scirea, İtalya’nın 1982 Dünya Kupası’ndaki başarısının iskelet kadrosunu oluşturdu. 36 yaşında trafik kazasında hayatını kaybeden İtalyan futbolcu, 1978, 1982 ve 1986 yıllarında olmak üzere üç defa Dünya Kupası organizasyonlarında yer aldı.

    Franco Baresi (İtalya):

    Futbol tarihinin en büyük savunma oyuncularından Franco Baresi, kulüp bazında futbol kariyerinin tamamını Milan’da geçirdi.

    Kariyerinde 1990 ve 1994 Dünya Kupası’nda forma giyen Baresi, tekniği ve oyunu okuyabilme yeteneğiyle İtalya ve futbol dünyasının unutulmaz isimlerinden biri haline geldi.

    Paolo Maldini (İtalya):

    Milan’ın eski kaptanlarından Cesare Maldini’nin oğlu Paolo, tüm zamanların en iyilerinden biri kabul edildi.

    Manchester United’ın eski teknik direktörü Sir Alex Ferguson, 4 Dünya Kupası’nda forma giyen Paolo Maldini’yi Lionel Messi, Kaka ve Zinedine Zidane ile karşılaştırmış ve “Hiç şüphesiz, benim favorim Paolo Maldini. Rekabet ruhu ve sporculuğuyla dünyanın en iyi tekniğine sahip olmasa bile Milano takımlarını etkilemiştir.” ifadesini kullanmıştı.

    Maldini, 1990, 1994, 1998 ve 2002’de İtalya formasıyla Dünya Kupası’nda mücadele etti.

    Fabio Cannavaro (İtalya):

    FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilen tek savunma oyuncusu Fabio Cannavaro, 1998, 2002, 2006 ve 2010’da olmak üzere 4 kez Dünya Kupası’na katıldı.

    Bir stopere göre uzun olmamasına karşın etkileyici sıçrayışlarıyla bilinen Cannavaro, hava toplarındaki hakimiyetiyle dikkati çekti.

    Karl-Heinz Rummenigge, İtalya’nın şampiyon olduğu 2006 Dünya Kupası’ndan sonra takım kaptanı Cannavaro için “Dünya Kupası’nı hemen hemen kendi başına kazandı.” yorumunu yapmıştı. >>>AA

  • Meteoroloji saat vererek uyardı: Kuvvetli sağanak geliyor!

    Yurt genelinde yaz sıcaklıkları etkisini sürdürürken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden (MGM) ani hava değişimi ve kuvvetli yağış uyarısı geldi. Yapılan son değerlendirmelere göre, bugün Türkiye genelinde oldukça dinamik, değişken ve hareketli bir hava kütlesi hakim olacak.

    Güne parçalı bulutlu başlayan gökyüzü, öğle saatlerinden itibaren yerini yoğun bulutlara ve yerel gök gürültülü sağanak yağışlara bırakacak. Sıcaklıkların yüksek seyretmeye devam ettiği bu günlerde, yağış anında oluşabilecek olumsuzluklara karşı şemsiyeleri hazır tutmakta fayda var. İşte 3 Haziran 2026 Çarşamba günü bölge bölge ve il il detaylı hava durumu raporu…

    Bu İllerde Yaşayanlar Dikkat: Ani Sel ve Su Baskını Riski!

    Meteoroloji, özellikle öğle saatlerinden itibaren bazı bölgelerde yağışların şiddetini artıracağını vurgulayarak sarı kodlu uyarılarda bulundu.

    Kritik Uyarı Alan Bölgeler: Orta Karadeniz’in iç kesimleri, Kastamonu, Yozgat ve Sivas çevreleri.

    Bu bölgelerde yerel olarak kuvvetli sağanak yağış beklendiğinden; ani sel, lokal su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi risklere karşı vatandaşların ekstra temkinli ve tedbirli olması gerekiyor.

    Sıcaklıklar Mevsim Normallerinin Üzerinde

    Sağanak yağış geçişlerine rağmen hava sıcaklıklarında radikal bir düşüş yaşanmayacak. Yurdun kuzeybatı kesimlerinde (Marmara ve Kuzey Ege) sıcaklıklar mevsim normallerinin 6 ila 8 derece, diğer bölgelerde ise 2 ila 4 derece üzerinde hissettirmeye devam edecek. Rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, yağış alan yerlerde ise zaman zaman orta kuvvette esmesi tahmin ediliyor.

    3 Haziran 2026 Bölge Bölge Hava Durumu Tahminleri

    Marmara Bölgesi

    Parçalı, zamanla yer yer çok bulutlu. Öğleden sonra ve akşam saatlerinde Edirne ve Kırklareli çevrelerinde yerel sağanak geçişleri görülecek.

    • Ankara: 26°C (Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı)

    • İstanbul: 29°C (Parçalı bulutlu)

    • Sakarya: 29°C (Parçalı bulutlu)

    • Kırklareli: 28°C (Öğleden sonra yerel sağanak yağışlı)

    Person in a bright yellow raincoat walks on a rainy beach, holding a dark umbrella, seen through rain-speckled glass

    Ege Bölgesi

    İç kesimler hareketli. Öğle saatlerinden sonra Afyonkarahisar ve çevresinde gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak. Kıyı Ege ise az bulutlu ve sıcak.

    • Afyonkarahisar: 27°C (Öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı)

    • İzmir: 33°C (Parçalı bulutlu)

    • Denizli: 32°C (Parçalı bulutlu)

    İç Anadolu Bölgesi

    Bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, tamamında sağanak geçişleri izlenecek. Yağışların öğleden sonra Yozgat ve Sivas çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

    • Eskişehir: 28°C (Öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Konya: 28°C (Öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı)

    • Çankırı: 25°C (Sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı)

    Woman in a bright yellow coat walks outdoors with a pink umbrella, glancing at her phone.

    Karadeniz Bölgesi

    Batı Karadeniz’de Bolu, Karabük ve Kastamonu; Orta ve Doğu Karadeniz’in ise özellikle iç kesimleri sağanak yağışlı. Kastamonu ve Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde yağışlar yerel olarak çok kuvvetli düşecek.

    • Bolu: 26°C (Öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Kastamonu: 26°C (Öğleden sonra KUVVETLİ SAĞANAK YAĞIŞLI)

    • Amasya: 29°C (Öğleden sonra KUVVETLİ SAĞANAK YAĞIŞLI)

    • Samsun: 23°C (İç kesimleri öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Trabzon: 22°C (İç kesimleri öğleden sonra sağanak yağışlı)

    Akdeniz Bölgesi

    Sahil şeridinde nemli ve parçalı bulutlu bir hava görülürken, öğle saatlerinden sonra bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde yerel sağanak geçişleri etkili olacak.

    • Adana: 29°C (İç kesimleri öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Antalya: 25°C (Parçalı bulutlu)

    • Burdur: 27°C (Öğle saatlerinden sonra yerel sağanak yağışlı)

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri

    Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Güneydoğu Anadolu’da Adıyaman ve Diyarbakır çevreleri öğle saatlerinden sonra gök gürültülü sağanak yağışın etkisi altına giriyor.

    • Erzurum: 20°C (Öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Malatya: 28°C (Öğleden sonra sağanak yağışlı)

    • Diyarbakır: 30°C (Öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı)

    • Şanlıurfa: 33°C (Parçalı bulutlu)

    The post Meteoroloji saat vererek uyardı: Kuvvetli sağanak geliyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bayramda müze ve ören yerlerine büyük ilgi

    Bayramda müze ve ören yerlerine büyük ilgi

    Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, müze ve ören yerlerinde yoğun ziyaretçi hareketliliği yaşandı.

    Bayram tatilinde en fazla ziyaretçi ağırlayan kültür durağı 119 bin 143 ziyaretçiyle Efes Ören Yeri oldu. Efes’i 113 bin 34 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis (Pamukkale) ve 65 bin 446 ziyaretçiyle Şanlıurfa Göbeklitepe ören yerleri izledi.

    Göbeklitepe’nin ardından listenin üst sıralarında yer alan Nevşehir Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ve Zeugma Mozaik Müzesi ise 48 bin 843 ziyaretçiyi ağırladı.

    Göreme Ören Yeri 48 bin 291, Trabzon Sümela Manastırı 37 bin 562, Antalya Phaselis Ören Yeri 33 bin 919, Galata Kulesi 29 bin 587 ve Nevşehir Derinkuyu Yeraltı Şehri 27 bin 626 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi.

    Kurban Bayramı süresince müze ve ören yerlerinde ziyaretçi yoğunluğu tatilin her gününde yüksek seviyelerde seyretti.

    Müze ve ören yerlerinde arife gününde 163 bin 815 ziyaretçi ağırlandı, bu sayı bayramın birinci gününde 150 bin 86 olarak gerçekleşti.

    Bayramın ikinci gününde 208 bin 907, üçüncü gününde 252 bin 127, dördüncü gününde ise 219 bin 017 ziyaretçi müze ve ören yerlerini ziyaret etti.

    Bayram tatilinin ardından gelen pazar gününde de 118 bin 310 ziyaretçi kültür rotalarını tercih etti.

    “DÖRT BİR YANDAKİ KÜLTÜR ROTALARI ZİYARETÇİLERİMİZLE DOLDU”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin kültür rotalarının bayram tatilinde ziyaretçilerle dolduğunu belirtti.

    Müzelerde ve ören yerlerinde hayata geçirdikleri restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışlarının kültür rotalarına olan ilgiyi her geçen gün daha da arttırdığına işaret eden Ersoy, bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadıklarını kaydetti. Bakan Ersoy, şunları ifade etti:

    “Türkiye’nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız, Efes Ören Yeri 119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ziyaretçi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi 48 bin 843 ziyaretçi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum.” >>>AA

  • İstanbul Havalimanı’nda bir dilim baklavanın fiyatı şaşırttı

    İstanbul Havalimanı’nda bir dilim baklavanın fiyatı şaşırttı

    “Fiyat algımı tamamen yitirdim”

    Bir dilim baklavanın 8 Euro (yaklaşık 427 TL) olduğunu gören yolcu, karşılaştığı manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Fiyatlara tepki gösteren yolcu şu ifadeleri kullandı: Görülen bu fiyattan sonra başka herhangi bir ülkeye pahalı denilemeyeceği belirtildi. Yolcu, karşılaştığı tablo karşısında fiyat algısını tamamen yitirdiğini ifade etti. Bir dilim baklavanın 8 Euro’dan satışa sunulması sosyal medyada dikkat çekti. >>>HABER MERKEZİ 

  • 26. Afyonkarahisar Caz Festivali başladı

    26. Afyonkarahisar Caz Festivali başladı

    Kentteki termal bir otelde düzenlenen festivalin açılış konserinde, Kemal Günüç Orkestrası ile Çekyalı solist Karolina Krajnikova sahne aldı.

    Başkadem, açılışta yaptığı konuşmada, festivale destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği ve sponsorlara teşekkür etti.

    Konserde, orkestra eşliğinde solist Krajnikova, birbirinden güzel eserleri seslendirdi.

    Festivalin açılış konserine, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve sanatseverler katıldı.

    Okul söyleşilerinin de yer alacağı festival, 6 Haziran’da sona erecek. >>>AA

    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “26. Afyonkarahisar Caz Festivali” başladı. Başkadem, burada konuşma yaptı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “26. Afyonkarahisar Caz Festivali” başladı. Kentteki termal bir otelde düzenlenen festivalin açılış konserinde, Kemal Günüç Orkestrası ile Çekyalı solist Karolina Krajnikova sahne aldı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel sanat yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “26. Afyonkarahisar Caz Festivali” başladı. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
  • Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Samsun ve Şanlıurfa’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonlar yapıldı.

    Operasyonlarda, terör örgütü DEAŞ’a üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü DEAŞ’ın propagandasını yaptıkları tespit edilen 70 şüpheli yakalandı.

    Açıklamada, terör örgütü DEAŞ’ın faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgusu yapıldı. >>>AA

  • Reha Muhtar öldü mü? Neden öldü?

    Türk televizyon haberciliğinin duayen isimlerinden, kendine has sunum tarzı ve unutulmaz programlarıyla hafızalara kazınan ünlü televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, 3 Haziran 2026 sabahı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Son dönemde ciddi sağlık sorunları yaşayan ve hastanede yoğun bakım ile klinik tedavi süreçleri devam eden usta televizyoncunun vefat haberi, medya dünyasında ve sevenleri arasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. İşte Türk medyasında bir döneme damgasını vuran Reha Muhtar’ın ölümüne dair ilk detaylar ve kariyer yolculuğu…

    Reha Muhtar Neden Öldü?

    Uzun bir süredir çeşitli kronik rahatsızlıkları bulunan ve hastanede uzman doktorların gözetimi altında tedavi gören Reha Muhtar, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 3 Haziran 2026 sabahı hayata gözlerini yumdu. Ölüm nedenine ilişkin hastane yönetiminden ve aile yakınlarından henüz çok detaylı bir epikriz raporu paylaşılmamış olmakla birlikte, usta televizyoncunun bir süredir genel sağlık durumunun bozulması nedeniyle klinik tedavi altında olduğu biliniyordu. Cenaze programı ve defin işlemlerine dair detayların gün içinde ailesi tarafından duyurulması bekleniyor.

    Türk Televizyonculuğunda Bir Dönemin Sonu: Reha Muhtar Kimdir?

    21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğan Reha Muhtar, Türk medya tarihinin en özgün ve popüler figürlerinden biriydi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndan mezun olan Muhtar, habercilik kariyerine 1980 yılında Milliyet gazetesinde başladı.

    Kariyer basamaklarını hızla tırmanan usta isim, TRT’nin Atina muhabirliğini yaparak adını tüm Türkiye’ye duyurdu. Yunanistan’daki başarılı muhabirlik yıllarının ardından televizyon haberciliğinde yeni bir çağ başlattı:

    TRT ve ardından özel kanallarda hazırlayıp sunduğu “Ateş Hattı” programıyla siyaset ve toplum gündemini belirleyen en sert tartışmalara imza attı. 1990’lı yılların ortasından 2000’lerin başına kadar Show TV Ana Haber bültenini hem yönetti hem sundu. Haber bültenlerine getirdiği canlı bağlantılar, halkın içinden sorduğu sıra dışı sorular ve “Acı var mı acı?”, “Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa” gibi kült haline gelen replikleriyle Türk televizyonculuğunda çığır açtı. Akşam, Vatan ve Sabah gibi ana akım gazetelerde uzun yıllar köşe yazarlığı yapan Muhtar, farklı televizyon kanallarında da talk-show ve spor programları hazırladı.

    The post Reha Muhtar öldü mü? Neden öldü? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Enflasyon ne zaman açıklanacak? İşte Merkez Bankası’nın beklentisi

    Haziran ayının ilk haftasıyla birlikte ekonomi gündeminin en kritik maddesi Mayıs ayı enflasyon rakamları oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak olan yılın beşinci enflasyon verisi; memur ve emekli maaşlarına yapılacak 6 aylık zam oranının netleşmesine bir adım daha yaklaştırırken, aynı zamanda haziran ayı resmi konut ve iş yeri kira artış tavanını (TEFE-TÜFE 12 aylık ortalamasını) da belirleyecek.

    Resmi veriler öncesinde piyasanın nabzını tutan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 72 seçkin finansal ve reel sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirdiği Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi raporunu yayımladı. Ankette gerek aylık enflasyon gerekse yıl sonu dolar ve büyüme tahminlerinde yönün yukarı dönmesi dikkat çekti. Peki TÜİK mayıs ayı enflasyon oranlarını ne zaman ilan edecek? Piyasanın mayıs ayı enflasyon ve döviz beklentisi nedir? İşte dev anketten sızan tüm rakamlar…

    TÜİK Mayıs Ayı Enflasyon Oranlarını Ne Zaman Açıklayacak?

    Milyonların geleceğini doğrudan etkileyecek olan Mayıs 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, her ay olduğu gibi bu ay da önceden belirlenen takvime uygun olarak açıklanacak. TÜİK, mayıs ayı enflasyon rakamlarını 5 Haziran Çarşamba günü saat 10.00’da resmen ilan edecek. Verilerin sisteme girilmesiyle birlikte hem 5 aylık net zam enflasyon farkı hem de kontrat yenileyecek olanlar için yasal kira artış sınırı canlı olarak netleşecek.

    Merkez Bankası Anketinde Enflasyon Beklentisi Yükseldi

    TCMB’nin yayımladığı mayıs ayı anket verilerine göre, enflasyonda katılık ve tırmanış eğilimi piyasa profesyonellerinin tahminlerine de yansıdı:

    • Mayıs Ayı TÜFE Beklentisi: Bir önceki anket döneminde yüzde 1,82 olan mayıs ayı aylık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) artış beklentisi, bu dönemde yüzde 1,89’a yükseldi.

    • Cari Yıl Sonu TÜFE Beklentisi: Katılımcıların 2026 yıl sonu yıllık enflasyon tahmini yüzde 27,53 seviyesinden yüzde 28,94’e tırmandı.

    • Uzun Vadeli Enflasyon: 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 23,39’dan yüzde 23,82’ye; 24 ay sonrası için ise yüzde 18,02’den yüzde 18,43’e revize edildi.

    Piyasanın Yıl Sonu Dolar, Cari Açık ve Faiz Tahminleri

    Merkez Bankası’nın raporu sadece enflasyonla sınırlı kalmadı. Döviz kuru, faiz politikaları ve büyüme oranlarına yönelik de kritik revizyonlar yapıldı:

    • Dolar/TL Kuru Tahmini: Katılımcıların cari yıl sonu dolar kuru beklentisi 51,2285 TL’den 51,5711 TL’ye çıktı. 12 ay sonrası dolar kuru tahmini ise 53,6195 TL’den 54,6923 TL’ye yükseldi.

    • Cari İşlemler Açığı: Bir önceki dönemde 44,3 milyar dolar olan yıl sonu cari açık beklentisi, bu dönemde 47,8 milyar dolara ulaştı. 2027 yılı beklentisi ise 39,8 milyar dolardan 41,6 milyar dolara çıktı.

    • Ekonomik Büyüme (GSYH): Türkiye ekonomisinin cari yıl sonu büyüme (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla artış) beklentisi sıkı para politikasının etkisiyle yüzde 3,5’ten yüzde 3,3’e geriledi. Gelecek yıl büyüme tahmini ise yüzde 4,1’de sabit tutuldu.

    • Politika Faizi Tahminleri: Katılımcıların Merkez Bankası’nın önümüzdeki ilk ve ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarına dair politika faizi beklentisi yüzde 37 düzeyinde şekillenirken, üçüncü toplantı beklentisi yüzde 35,99 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi tahmini ise yüzde 30,22 olarak rapora geçti.

    The post Enflasyon ne zaman açıklanacak? İşte Merkez Bankası’nın beklentisi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ebola alarmı: Virüs tehdidi nedeniyle kırmızı koda geçti!

    Afrika kıtası, koronavirüs ve maymun çiçeği (mpox) salgınlarının ardından bu kez de dünyanın en ölümcül hastalıklarından biri olan Ebola virüsü tehdidiyle sarsılıyor. Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), komşu ve bölgesel ülkeler olan Uganda ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) hızla yayılan ölümcül “Bundibugyo” Ebola virüsü varyantı nedeniyle ülke genelinde acil durum ilan etti.

    Uluslararası seyahatler, göç yolları ve yoğun sınır ötesi hareketlilik sebebiyle virüsün her an ülkeye taşınabileceği uyarısında bulunan NCDC, 3 Haziran 2026 tarihi itibarıyla tam 10 eyaleti alarm durumuna geçirdi. Federal hükümet tüm yerel yönetimlere gözetim faaliyetlerini maksimum seviyeye çıkarma talimatı verdi. İşte küresel sağlık örgütlerini de harekete geçiren dev salgın tehdidinin perde arkası…

    10 Eyalet Risk Altında: İşte Kırmızı ve Turuncu Kod Verilen Bölgeler

    NCDC tarafından yapılan resmi risk analizinde, coğrafi konumları ve lojistik hareketlilikleri nedeniyle eyaletler risk gruplarına ayrıldı. Şu ana kadar Nijerya sınırları içinde doğrulanmış resmi bir vakaya rastlanmadığı vurgulanırken, önleyici tedbir kapsamında alarm verilen eyaletler şu şekilde paylaşıldı:

    Yüksek Riskli Eyaletler (Kırmızı Kod)

    Sınır geçişlerine yakınlığı ve nüfus yoğunluğu nedeniyle virüsün giriş yapma ihtimalinin en yüksek olduğu 6 eyalet belirlendi:

    • Enugu

    • Borno

    • Akwa Ibom

    • Cross River

    • Taraba

    • Adamawa

    Orta Riskli Eyaletler (Turuncu Kod)

    Lojistik hatlar üzerinde bulunan ve ikinci derece risk kuşağında yer alan 4 eyalet ise takibe alındı:

    • Kaduna

    • Katsina

    • Bauchi

    • Plateau

    NCDC, tüm bu eyalet yönetimlerinden acil durum eylem planlarını devreye sokmalarını ve 72 saat içinde hazırlık durum raporlarını federal merkeze sunmalarını talep etti. Sınır kapılarında ve havalimanlarında kurulan Acil Durum Operasyon Merkezleri ise 24 saat esasına göre aktif hale getirildi.

    Bilanço Ağır: 1000’den Fazla Şüpheli Vaka, 247 Ölüm!

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine de yansıyan güncel raporlara göre, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde patlak veren salgında durum giderek ciddileşiyor. Bölgede şimdiye kadar 1000’den fazla şüpheli vaka kayıtlara geçerken, virüs nedeniyle 247 kişi hayatını kaybetti. Veriler, ölümcül salgının özellikle bağışıklığı güçlü olan genç ve orta yaş grubundaki aktif nüfusu etkisi altına aldığını gösteriyor.

    Korkutan Gerçek: Bundibugyo Türüne Karşı Onaylı Aşı Yok!

    Ebola virüsünün “Bundibugyo” türü ilk kez 2007 yılında Uganda’nın Bundibugyo bölgesinde keşfedilmişti. Uzmanları ve tıp dünyasını en çok endişelendiren nokta ise, diğer yaygın Ebola türlerine geliştirilen aşıların bu varyant üzerinde etkili olmaması.

    • Aşı ve Tedavi Eksikliği: Bundibugyo Ebola türüne karşı tıp dünyasında henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik bir ilaç tedavisi bulunmuyor.

    • Tek Çözüm Erken Teşhis: Tedavisi olmadığı için salgının yayılmasını önlemenin tek yolu erken teşhis, çok sıkı temaslı takibi ve hastaların tamamen izole edilmesi olarak gösteriliyor.

    Person in full hazmat suit and respirator, head in hands, with a virus particle nearby and a warning sign in the background.

    Ebola Virüsü Nasıl Bulaşır? Hava Yoluyla Yayılır mı?

    NCDC, halk arasında paniğe yol açmamak adına virüsün bulaşma yollarına dair hayati bir bilgilendirme kılavuzu yayımladı. Buna göre:

    • Doğrudan Temas: Virüs, yalnızca enfekte olmuş kişilerin kan, tükürük, ter gibi vücut sıvılarıyla, bu sıvıların bulaştığı kontamine materyallerle (yatak, giysi, enjektör) veya virüsü taşıyan hayvanlarla (özellikle meyve yarasaları ve maymunlar) doğrudan temas yoluyla bulaşmaktadır.

    • Hava Yolu Riski Yok: Ebola virüsü, influenza (grip) veya koronavirüs gibi hava yoluyla (damlacık enfeksiyonu) kesinlikle yayılmamaktadır.

    The post Ebola alarmı: Virüs tehdidi nedeniyle kırmızı koda geçti! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ecem Özkaya kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor?

    Türk televizyon, sinema ve tiyatro dünyasının en çok dikkat çeken, hayat verdiği her karaktere kendine has bir dokunuş katmayı başaran oyuncularından biri olan Ecem Özkaya, başarılı oyunculuk performansı ve zarafetiyle adından söz ettirmeye devam ediyor.

    Özellikle komediden drama kadar geniş bir oyunculuk yelpazesine sahip olan başarılı aktris; Zengin Kız Fakir Oğlan, Hayat Şarkısı, Gönül Dağı ve ekranlarda fırtınalar estiren Bahar dizisindeki rolleriyle izleyicilerin hafızalarında yer edinmiştir. Peki, son dönemin en çok konuşulan isimleri arasında yer alan Ecem Özkaya kimdir, kaç yaşındadır ve hangi projelerde yer almıştır? İşte başarılı oyuncunun merak edilen hayat hikayesi ve kariyer basamakları…

    Ecem Özkaya’nın Hayatı: Yaşı, Eğitimi ve Özel Hayatı

    25 Haziran 1988 tarihinde İstanbul’da dünyaya gözlerini açan Ecem Özkaya, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sanata ve ekrana ilgi duymaya başladı. Eğitim hayatını da bu doğrultuda şekillendiren Özkaya, Maltepe Üniversitesi Radyo ve Televizyonculuk Bölümü’nden başarıyla mezun oldu. Kamera arkası eğitimini, güçlü oyunculuk yeteneğiyle birleştirerek sektöre hızlı bir giriş yaptı.

    Özel hayatıyla da bir dönem magazin gündeminde yer alan başarılı oyuncu, 2010 yılında kendisi gibi oyuncu olan Mustafa Üstündağ ile dünyaevine girdi. On yıl süren bu evlilikten Ahmet Kaan adında bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Sektörün örnek çiftleri arasında gösterilen ikili, 2020 yılında anlaşmalı olarak yollarını ayırma kararı aldı.

    Kariyerindeki Dönüm Noktaları ve Unutulmaz Rolleri

    Profesyonel oyunculuk kariyerine 2007 yılında adım atan Ecem Özkaya, geride bıraktığı yıllarda Türk televizyon tarihine damga vuran pek çok uzun soluklu ve reyting rekorları kıran projede ana kastta yer almayı başardı. İşte güzel oyuncunun kariyerindeki en keskin dönüm noktaları:

    Zengin Kız Fakir Oğlan (Biricik Yılmaz)

    Kariyerinin en büyük çıkışlarından birini bu kült romantik komedi dizisiyle yaptı. Zengin bir iş insanının saf, sevgi dolu ve aşkı için her şeyi göze alan kızı “Biricik” karakterine hayat vererek tüm Türkiye’nin sevgisini kazandı.

    Hayat Şarkısı (Melek Çamoğlu)

    Dram yeteneğini en net kanıtladığı projelerden biri oldu. Kanal D ekranlarında yayınlanan dizide, başrol karakteri Hülya’nın fedakar, hüzünlü ve sırlarla dolu ablası “Melek” karakteri ile izleyicilerden tam not aldı.

    Gönül Dağı (Zahide Kaya)

    TRT 1’in izlenme rekorları kıran sıcacık Anadolu hikayesinde, ailesine son derece düşkün, çocukları için dimdik ayakta duran fedakar bozkır kadını “Zahide” karakterini canlandırdı. Bu rol, onun halkla olan bağını daha da güçlendirdi.

    Bahar (Rengin Çevik)

    Show TV ekranlarında büyük bir izleyici kitlesine ulaşan ve adeta küllerinden doğan “Bahar” dizisinde, hırslı, başarılı, mesleğinde zirvede olan ancak geçmişin yüklerini taşıyan Kadın Doğum Profesörü “Rengin Çevik” karakterine hayat veriyor. Canlandırdığı bu gri ve zor karakterle oyunculuk çıtasını bir adım daha yukarı taşımış durumda.

    Ecem Özkaya’nın Rol Aldığı Tüm Projeler

    Başarılı aktris, televizyon dizilerinin yanı sıra sinema salonlarında ve tiyatro sahnelerinde de pek çok karakteri başarıyla canlandırdı. İşte Özkaya’nın filmografisi:

    • Televizyon Dizileri:

      • Kartallar Yüksek Uçar (2007)

      • Cümbür Cemaat Aile (2010)

      • İffet (2011-2012)

      • Zengin Kız Fakir Oğlan (2012-2015)

      • Hayat Şarkısı (2016-2017)

      • Can Kırıkları (2018)

      • Gönül Dağı (2020-2023)

      • Bahar (2024 – Günümüz)

    • Sinema Filmleri:

      • Sizi Seviyorum (2009)

      • 5 Dakkada Değişir Bütün İşler (2016)

    The post Ecem Özkaya kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Altın fiyatları: 3 Haziran gram ve çeyrek altın ne kadar oldu?

    Küresel piyasalardan gelen veriler ve iç piyasadaki talep dengesiyle birlikte altın fiyatları yeniden yükseliş trendine geçti. Bayram tatilinin ardından yatırımcıları şaşırtan yüzde 1,3’lük ani ve sert düşüş dalgası, yerini hızlı bir toparlanma sürecine bıraktı.

    3 Haziran 2026 Kapalıçarşı Canlı Altın Fiyatları

    Serbest piyasanın kalbi Kapalıçarşı’da ve toptan altın işlemlerinde yeni günün güncel alış-satış rakamları şu şekilde listeleniyor:

    Gram Altın Fiyatı

    • Alış: 6.612,98 TL

    • Satış: 6.613,84 TL

    Çeyrek Altın Fiyatı

    • Alış: 10.773,00 TL

    • Satış: 10.860,00 TL

    Yarım Altın Fiyatı

    • Alış: 21.560,00 TL

    • Satış: 21.701,00 TL

    Tam Altın Fiyatı

    • Alış: 42.617,34 TL

    • Satış: 43.465,42 TL

    Ata Altın Fiyatı

    • Alış: 43.949,14 TL

    • Satış: 45.065,38 TL

    22 Ayar Bilezik (Gram)

    • Alış: 6.208,39 TL

    • Satış: 6.082,43 TL

    Gümüş (Gram)

    • Alış: 110,512 TL

    • Satış: 110,615 TL

    The post Altın fiyatları: 3 Haziran gram ve çeyrek altın ne kadar oldu? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Tütün ürünlerinde yeni fiyat artışı: Sigaraya büyük bir zam daha kapıda!

    Sigara tüketicilerini yakından ilgilendiren ve cep yakacak yeni bir fiyat artışı dalgası resmi olarak duyuruldu. Son dönemde art arda gelen ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) düzenlemeleri ve maliyet artışları, tütün ürünleri fiyatlarını bir kez daha yukarı tırmandırıyor.

    Sektörün içindeki en yetkili isimlerden biri olan Tekel Bayileri Dayanışma Derneği (TBDD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son dakika açıklamasıyla sigara fiyatlarına yeni bir zammın çok yakın zamanda raflara yansıyacağını ilan etti. En son nisan ayında yapılan fiyat ayarlamalarının ardından sigara tiryakilerini üzecek bu yeni gelişme, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. İşte tütün sektöründeki zam beklentisinin tüm ayrıntıları…

    Erol Dündar: “Duman Değil, Resmen Maaş Yakılıyor”

    Tekel Bayileri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Dündar, X (eski adıyla Twitter) platformundaki resmi hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, yükselen vergi yüklerine ve maliyetlere ironik bir dille tepki gösterdi. Tütün ürünlerine gelecek yeni zammı tüketiciye duyuran Dündar, şu ifadeleri kullandı:

    “Sigara içenlere ‘müjde’ (!) Zam yine kapıda… Vergi üstüne vergi, zam üstüne zam… Duman değil, resmen maaş yakılıyor.”

    Başkan Dündar’ın bu açıklaması, haziran ayı içerisinde tüm sigara gruplarının (Philip Morris, JTI, BAT ve Imperial Tobacco) listelerini yukarı yönlü revize edeceğinin kesin kanıtı olarak yorumlandı.

    Nisan Ayında Parliament Grubu 115 TL’ye Yükselmişti

    Sigara fiyatlarında yaşanan bu hızlı artış grafiği, nisan ayında yapılan son düzenlemeleri akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere son olarak nisan ayında dev tütün şirketi Philip Morris grubunun en çok tercih edilen üç premium ürününe 5 liralık ani bir zam yansıtılmıştı.

    Yapılan o son zamla birlikte;

    • Parliament Night Blue

    • Parliament Aqua Blue

    • Parliament Reserve

    gibi paketlerin satış fiyatı 115 TL sınırına yükselerek rekor kırmıştı. Kapıda olduğu belirtilen yeni haziran zammının da paket başına en az 5 ila 8 TL arasında olacağı, böylelikle en üst segment sigaraların 120 TL barajını aşacağı tahmin ediliyor.

    Yeni Sigara Zammı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

    Tekel bayilerinden alınan kulis bilgilerine göre, sigara üreticisi firmaların yeni fiyat listelerini hazırladığı ve önümüzdeki günlerde kademeli olarak bayilere tebliğ edeceği öğrenildi. Resmi zamlı listelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, büfelerde ve tekel bayilerinde güncel fiyat etiketleri uygulanmaya başlanacak.

    The post Tütün ürünlerinde yeni fiyat artışı: Sigaraya büyük bir zam daha kapıda! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • LGS sınav giriş belgesi nasıl alınır? İşte MEB e-Okul sınav yerleri sorgulama ekranı

    Ortaokul eğitimini başarıyla tamamlayıp hayallerindeki liseye yerleşmek isteyen yüz binlerce 8. sınıf öğrencisi için en kritik dönemece girildi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yayımladığı güncel sınav takvimi doğrultusunda 3 Haziran 2026 Çarşamba günü itibarıyla LGS sınav giriş belgelerini ve öğrencilerin sınava katılacağı okul, salon ve sıra bilgilerini resmen erişime açtı.

    A Milli Takımımızın maç takvimiyle çakışmaması adına yapılan tarihi düzenlemeyle birlikte sınav tarihi güncellenmiş ve hazırlıklar hız kazanmıştı. Adaylar, dijital ortamda sınav yerlerini görebildikleri gibi, resmi belgelerini teslim almak için de okullarının yolunu tutmaya başladı. Sınav gününde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına MEB, operasyonel sürecin detaylarını paylaştı. Peki, LGS giriş belgesi nasıl temin edilir ve bu yıl sınav takvimi nasıl işleyecek? İşte adım adım tüm detaylar…

    LGS Sınav Giriş Belgesi Nasıl Alınır?

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan LGS başvuru ve uygulama kılavuzuna göre, sınav giriş belgelerinin temin edilmesi süreci e-Okul entegrasyonuyla tamamen okul yönetimleri üzerinden yürütülüyor. Süreç tam olarak şu adımlarla ilerleyecek:

    e-Okul Üzerinden Dijital Kontrol

    Öğrenciler ve veliler, öncelikle e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul.meb.gov.tr) üzerinden ya da bakanlığın resmi internet sitesi olan www.meb.gov.tr adresinden T.C. Kimlik Numarası ve okul numarası ile giriş yaparak sınav merkezi, bina, salon ve sıra numarası bilgilerini dijital olarak görüntüleyebilirler.

    Okul Müdürlüğünden Mühürlü Belge Teslimi

    Sınav giriş belgesi öğrenci tarafından evde internetten çıktı alınarak tek başına kullanılamaz. Fotoğraflı sınav giriş belgeleri, 3 Haziran 2026 tarihinden itibaren eğitim görülen okul müdürlükleri tarafından elektronik ortamda sistemden çekilecektir. Okul yönetimleri tarafından yazıcıdan çıkartılan fotoğraflı sınav giriş belgeleri, okul müdürlüğü tarafından mühürlenip onaylandıktan sonra doğrudan öğrencilere elden teslim edilecektir.

    2026 LGS Ne Zaman ve Saat Kaçta Başlayacak?

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın takvimde yaptığı son düzenlemeye göre, 2026 LGS merkezi sınavı 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecektir. Sınav hazırlıklarının eksiksiz yapılması adına 12 Haziran Cuma günü okullarda eğitime ara verilecektir. Sınav, her yıl olduğu gibi iki ayrı oturum halinde ve aynı gün içinde tamamlanacaktır. Oturumların başlangıç ve süre detayları şu şekildedir:

    1. Oturum (Sözel Bölüm)

    Saat 09:30’da başlayacaktır. 50 sorudan oluşan bu oturum için öğrencilere 75 dakika süre tanınacaktır. Sözel alanda; Türkçe (20), T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük (10), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (10) ve Yabancı Dil (10) soruları yer alacaktır.

    Oturum Arası Dinlenme

    Birinci oturumun bitişiyle birlikte öğrencilerin dinlenmesi ve ihtiyaçlarını gidermesi için 45 dakikalık bir ara verilecektir.

    2. Oturum (Sayısal Bölüm)

    Saat 11:30’da başlayacaktır. 40 sorudan oluşan bu oturum için öğrencilere 80 dakika süre verilecektir. Sayısal alanda öğrencilere Matematik (20) ve Fen Bilimleri (20) derslerinden sorular yöneltilecektir.

    LGS Sonuçları, Tercih ve Nakil Dönemi Takvimi

    Sınavın tamamlanmasının ardından hem öğrenciler hem de veliler için heyecanlı bir tercih ve yerleştirme maratonu başlayacak. MEB tarafından ilan edilen resmi 2026 LGS takvim sıralaması şu şekildedir:

    • 13 Haziran 2026: LGS Merkezi Sınavının Uygulanması

    • 10 Temmuz 2026: LGS Sınav Sonuçlarının İlanı (Sorgulamalar meb.gov.tr’den yapılacak, posta yoluyla belge gönderilmeyecektir.)

    • 10 Temmuz 2026: Tercihlere esas kontenjan tablolarının ve kılavuzunun yayımlanması

    • 13 – 24 Temmuz 2026: LGS Lise Tercih İşlemlerinin Yapılması

    • 5 Ağustos 2026: Yerleştirme Sonuçlarının ve Boş Kontenjanların İlan Edilmesi

    • 5 – 14 Ağustos 2026: Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvurularının alınması ve sonuçlarının açıklanması

    The post LGS sınav giriş belgesi nasıl alınır? İşte MEB e-Okul sınav yerleri sorgulama ekranı first appeared on Kanal 3 Tv.