Yazar: admin

  • “19 Mayıs, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır”

    “19 Mayıs, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır”

    Örnekevler Mahallesi’nde bulunan Kocatepe Anıtı önünde düzenlenen program, İYİ Parti teşkilatı tarafından Atatürk ve bağımsızlık mücadelesinin aziz hatırasına çelenk sunulmasıyla başladı. Çelenk sunumunun ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizin aziz hatıraları için saygı duruşunda bulunuldu, ardından hep birlikte İstiklal Marşı okundu.

    Programın duygu yüklü anlarından biri ise Atatürk’ün kendi sesinden Türk gençliğine hitabının dinlenmesi oldu. Alanda bulunan partililer ve gençler, Atatürk’ün gençliğe bıraktığı tarihi emaneti büyük bir dikkat ve coşkuyla dinledi.

    Daha sonra İl Gençlik Teşkilat Başkanı İsa Karahan tarafından “Gençliğin Ata’ya Cevabı” okunarak Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık vurgusu yapıldı. Okunan metin, katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı.

    Programın devamında İYİ Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Eğreti, günün anlam ve önemine ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Eğreti konuşmasında, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir tarih olmadığını; Türk milletinin yeniden ayağa kalkışının, bağımsızlık iradesinin ve özgürlük mücadelesinin başlangıcı olduğunu ifade etti.

    “Bugün burada yalnızca bir bayramı kutlamıyoruz; bir milletin yeniden doğuşunu, bir inancın ve kararlılığın sembolünü anıyoruz” diyen Eğreti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençliğe armağan ederek Türk gençliğine duyduğu güveni tüm dünyaya ilan ettiğini belirtti.

    Konuşmasında günümüz gençlerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Eğreti, gençlerin işsizlik, gelecek kaygısı, adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği ile mücadele ettiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Üniversite mezunu gençler iş bulamıyor, çalışan gençler geçinemiyor, hayal kurmak isteyen gençler ise başka ülkelerde gelecek aramak zorunda kalıyor. Oysa gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder.”

    İYİ Parti’nin gençliği yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil; karar alma mekanizmalarında söz sahibi yapan bir siyaset anlayışını savunduğunu belirten Eğreti, gençlerin özgürce düşünebildiği, konuşabildiği ve üretebildiği bir Türkiye hedeflediklerini dile getirdi.

    Açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı: “Bizim mücadelemiz; umudunu kaybetmiş gençler için, geleceğini bavuluna sığdırmak zorunda kalan evlatlarımız için, Atatürk’ün emanetine sahip çıkan cesur Türk gençliği içindir. 19 Mayıs ruhu; teslim olmamak, vazgeçmemek ve mücadeleden geri durmamaktır.”

    Program, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, aziz şehitler ve kahraman gaziler için yapılan anma ivedilikle gençlik kolları üyelerinin toplu olarak andımızı söylemeleri sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “Sağlıklı beslenme sürdürülebilir bir yaşam düzenidir”

    “Sağlıklı beslenme sürdürülebilir bir yaşam düzenidir”

    “Herkes bayram sofralarını korkuyla değil, dengeyle yönetmeye çalışsın” diyen Turan, “Ne tamamen yasaklarla nede kontrolsüz şekilde bir bayram geçirelim. Keyif alarak, paylaşarak ve hareket ederek geçirilen bir bayram hem bedenimize hem ruhumuza çok daha iyi gelir. Çünkü sağlıklı beslenme aslında birkaç günlük değil, sürdürülebilir bir yaşam düzenidir” şeklinde değerlendirmede bulundu.

    “AMACIMIZ SAĞLIKLI BESLENMEYİ HAYATIMIZA ADAPTE EDEBİLMEK”

    Bayram sonrası birçok kişinin kendini daha şişkin, düzensiz veya motivasyonsuz hissettiğine değinen Turan, “Bu noktada yasaklar yerine sürdürülebilir bir düzene dönmek çok önemli. Amacımız insanların sadece kilo vermesi değil, sağlıklı beslenmeyi hayatına adapte edebilmesi” dedi.

    “YEMEK SONRASI YÜRÜYÜŞ, SİNDİRİMİ RAHATLATIYOR”

    Bayramda yemek sonrası en etkili aktivitenin yemek sonrası yürüyüş olduğunu kaydeden Turan, “Yemek sonrası yürüyüş, sindirimi rahatlatıyor. Şişkinliği azaltıyor. Kan şekerini dengelemeye yardımcı oluyor. Aslında günde 20-30 dakikalık yapılan tempolu yürüyüş bile çok kıymetlidir” dedi. >>>Haber Merkezi

  • Polis, bıçaklı saldırganı kıskıvrak yakaladı

    Polis, bıçaklı saldırganı kıskıvrak yakaladı

    Afyonkarahisar’da 3 kız çocuğu arasındaki kavgayı ayırmak isteyen yaşlı adama bıçakla saldırı girişiminde bulunan şahıs, polisin başarılı takibi sonrası olayda kullandığı bıçakla yakalanarak gözaltına aldı.

    Olay, kent merkezinde Yesilyol Caddesi üzerinde meydana geldi. Çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alınan olayda, 18 yaşın altındaki 3 kız, sokak ortasında kavgaya tutuştu. Bu sırada çevredeki 2 vatandaş, kızları ayırmak için müdahale etti. Vatandaşların müdahalesiyle taraflar ayrılınca, kavgayı izleyen bir genç ise olayı ayıran vatandaşlara öfkelenerek belinde taşıdığı bıçağı çıkarıp vatandaşların üzerine yürüdü. Vatandaşlardan yaşlı olan, üzerine bıçakla gelen genci sakinleştirmeye çalıştı. Çevredekilerin “polis geliyor” demesinin ardından kavga eden taraflar hızla bölgeden uzaklaştı.

    Polis önce gözaltına aldı sonra para cezası kesti

    İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri kaçan şahısları yakalamak için çalışma başlattı. Görgü tanıklarının ifadeleri ile birlikte bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye alan ekipler. Saldırı girişiminde bulunan şahsın kimliğinin R.A. (21) olduğunu tespit etti. Ardından şahsın peşine düşen ekipler şüpheliyi kent merkezinde olayda kullandığı bıçakla kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı.

    Şahsa ayrıca taşıdığı bıçaktan dolayı kabahatler kanunu gereği para cezası da kesildiği belirtildi. Şahsın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

  • AFAD deprem: Kahramanmaraş Türkoğlu’nda korkutan deprem! Sığ derinlik çevre illeri de salladı

    Öğleden sonra meydana gelen depremin merkez üssü, büyüklüğü ve derinlik bilgileri şu şekildedir…

    Depremin Detayları

    • Büyüklük: 3.5 (Ml)

    • Merkez Üssü: Türkoğlu (Kahramanmaraş)

    • Tarih: 19 Mayıs 2026 Salı

    • Saat: 14:41:51 (TSİ)

    • Derinlik: 4.01 kilometre

    Çevre İllerde Hissedildi

    Depremin yerin yalnızca 4.01 kilometre gibi oldukça sığ bir derinliğinde gerçekleşmesi, sarsıntının merkez üssü ve yakın çevresinde (Gaziantep dahil) daha belirgin ve net bir şekilde hissedilmesine yol açtı.

    Sarsıntı kısa süreli bir paniğe neden olurken, ilk belirlemelere göre bölgede herhangi bir can kaybı, yaralanma veya mal kaybı ihbarı yapılmadığı öğrenildi. Ekiplerin saha tarama çalışmaları tedbir amaçlı devam ediyor.

    The post AFAD deprem: Kahramanmaraş Türkoğlu’nda korkutan deprem! Sığ derinlik çevre illeri de salladı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Başmakçı, 19 Mayıs’ı yürüyüş ve etkinliklerle kutladı

    Başmakçı, 19 Mayıs’ı yürüyüş ve etkinliklerle kutladı

    İlçede düzenlenen programa Kaymakam Bilal Çelik, Belediye Başkanı Selçuk Gönüllü, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen “Gençlik Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Yürüyüşe protokol üyeleriyle birlikte gençler, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun katılım sağladı.

    ŞİİRLER, HALK OYUNLARI VE SPORTİF GÖSTERİLER

    Kutlama programı kapsamında öğrenciler tarafından şiirler okundu, halk oyunları gösterileri ve çeşitli sportif etkinlikler sergilendi. Renkli görüntülere sahne olan program ilgiyle takip edildi. Etkinliklerin sonunda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Ebola Salgını Yayılıyor: Can Kaybı 131’e Yükseldi! DSÖ’den Korkutan Aşı Açıklaması ve Uluslararası Acil Durum İlanı!

    Salgının kontrol altına alınması için sağlık ekipleri sahada yoğun bir mesai harcarken, virüsün farklı kentlere ve sınır ötesine sıçraması uluslararası düzeyde alarm verilmesine neden oldu.

    İşte KDC’deki ebola salgınına dair son gelişmeler ve hayati detaylar:

    Salgın Yeni Bölgelere Sıçrıyor

    KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya, Ebola virüsünün ilk ortaya çıktığı Ituri eyaletindeki odak noktalarının dışına çıkarak coğrafi olarak genişlediğini duyurdu. Virüs, Ituri’deki Nyankunde bölgesinin yanı sıra Kuzey-Kivu eyaletinde yer alan Butembo ve hayati bir geçiş noktası olan Goma kentine kadar ulaştı. Kuzey-Kivu’nun merkezi olan ve yoğun nüfusuyla bilinen Goma’da doğrulanmış vakaların kayıtlara geçmesi, salgının kontrolden çıkma riskini artırdığı için sağlık otoritelerini teyakkuza geçirdi.

    Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) “Uluslararası Acil Durum” İlanı

    Salgının ciddiyeti üzerine toplanan Dünya Sağlık Örgütü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve komşusu Uganda’da yayılan bu salgını “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” (PHEIC) ilan etti. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), mevcut salgına yol açan virüsün Ebola’nın nadir görülen “Bundibugyo” türü olduğunu doğruladı. Bu türün en büyük handikapı ise, geçmişteki büyük salgınlarda (Zaire türü) kullanılan mevcut Ebola aşılarının ve monoklonal antikor tedavilerinin bu türe karşı etkili olmaması. Bundibugyo türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik ilaç bulunmuyor. Virüsün Uganda’ya da sıçramasının ardından bölge ülkelerinde sınır önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Başta ABD olmak üzere bazı ülkeler, son 21 gün içinde KDC, Uganda veya Güney Sudan’da bulunmuş olan yabancı uyruklu kişilerin ülkeye girişine kısıtlama getirdi. Almanya ise vatandaşlarına bölge için seyahat uyarısında bulundu.

    Halka Tedbirlere Uyum Çağrısı

    Hükümet Sözcüsü Muyaya, özellikle koruyucu ekipman eksikliği ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle filyasyon (temaslı takibi) çalışmalarının güçlükle yürütüldüğünü belirtti. Sağlık Bakanlığı, salgından korunmak ve bulaş zincirini kırmak adına halka şu hayati önlemleri alma çağrısında bulundu:

    • Toplu alanlarda tıbbi maske kullanımı,

    • Ellerin düzenli olarak su ve sabunla yıkanması (hijyen kuralları),

    • Yüksek ateş ve kanama belirtisi gösteren kişilerle ya da şüpheli ölümlerle riskli temaslardan kesinlikle kaçınılması.

    Uzmanlar, bölgedeki maden hareketliliği ve göç koridorları nedeniyle gerçek vaka sayısının, resmi olarak açıklanan 513 şüpheli vakanın çok daha üzerinde (1000’i aşmış) olabileceğinden endişe ediyor.

    The post Ebola Salgını Yayılıyor: Can Kaybı 131’e Yükseldi! DSÖ’den Korkutan Aşı Açıklaması ve Uluslararası Acil Durum İlanı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • AK Parti teşkilatında toplantılar sürüyor

    AK Parti teşkilatında toplantılar sürüyor

    Toplantıda teşkilat çalışmaları ile şehrin gündem başlıkları ele alınarak istişarelerde bulunuldu. İl yönetimi, yürütülen çalışmaların ortak akıl ve koordinasyon içerisinde sürdürüldüğünü vurguladı. Toplantı sonunda alınan kararların hayırlı olması temennisinde bulunulurken, teşkilat çalışmalarının birlik ve beraberlik anlayışıyla devam edeceği ifade edildi.

    ORTAK AKIL, BİRLİK VE BERABERLİK ANLAYIŞI

    AK Parti Afyonkarahisar İl Kadın Kolları’ndan yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “İl Başkanımız Av. Turgay Şahin’in riyasetinde gerçekleştirilen haftalık İl Yürütme Kurulu Toplantısına, İl Kadın Kolları Başkanımız Hülya Kalaycı da katılım sağladı. Toplantımızda teşkilat çalışmalarımızı değerlendirerek şehrimize dair gündem başlıkları üzerine istişarelerde bulunduk. Ortak akıl, birlik ve beraberlik anlayışıyla Afyonkarahisar’ımız için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.”

    Haftalık olağan İl Yönetim Kurulu Toplantısı için ise şu bilgiler verildi: “Toplantımızda şehrimiz ve teşkilat çalışmalarımız üzerine değerlendirmelerde bulunarak istişarelerde bulunduk. Toplantımıza İl Kadın Kolları Başkanımız Hülya Kalaycı’da katılım sağladı. Alınan kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, çalışmalarımızı birlik ve beraberlik içerisinde sürdürüyoruz.” >>>Haber Merkezi

  • İscehisar’da bayram coşkusu! Meydanda başlayan o tören spor salonuna taştı!

    İscehisar’da bayram coşkusu! Meydanda başlayan o tören spor salonuna taştı!

    Protokol tam kadro salondaydı: İlçe yöneticileri gençlerin heyecanına ortak oldu!

    Kapalı spor salonunu hıncahınç dolduran kalabalığın arasında ilçenin en tepe yöneticileri de yerini aldı. İlçe Kaymakamı Enis Akdağoğlu, İscehisar Belediye Başkanı Seyhan Kılınçarslan ve Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Bal’ın da katıldığı organizasyon, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.



    Sır gibi saklanan tekvando gösterisi nefes kesti: Şampiyonlar ödüllerine kavuştu!

    Programın en çok alkış alan bölümleri ise öğrencilerin sahne performansları oldu. Haftalardır gizlilikle hazırlanan halk oyunları ve oratoryo gösterilerinin ardından sahneye çıkan tekvando takımının sergilediği şov salondakileri büyüledi. Etkinlik, ilçe genelindeki yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle son buldu.>>>Şahan KARTAL 

  • 2026 Dünya Kupası’nda yapay zeka dönemi! İşte futbolun geleceğini şekillendirecek yeni nesil teknolojiler

    Katar 2022’deki teknolojik altyapının üzerine inşa edilen ve dijitalleşmeyi zirveye taşıyacak olan 2026 Dünya Kupası teknolojilerinin detayları şu şekildedir:

    Saha İçi Teknolojiler: Yapay Zeka ve Akıllı Sensörler

    Maç yönetimini hızlandırmak, hata payını minimuma indirmek ve hakemlerin işini kolaylaştırmak adına sahada yapay zekâ başrolde olacak: İlk kez 2022’de uygulanan bu sistem, 2026’da yapay zeka desteğiyle evrim geçiriyor. Stadyumlardaki yüksek hızlı kameralar ve veri analitiği sayesinde, ofsayt pozisyonlarında karar süresi neredeyse “gerçek zamanlı” seviyeye düşecek ve doğruluk oranı maksimuma çıkarılacak. Maç toplarının içerisine yerleştirilen özel hareket sensörleri, topun konumunu ve oyuncuların topa temas anını milisaniyelik hassasiyetle merkeze iletecek. Ofsayt ve çizgi ihlali gibi kritik kararlar bu sensörler sayesinde hatasız verilecek. Futbolcuların saha içindeki anlık hızları, sprint mesafeleri, pozisyonel konumları ve fiziksel yüklenme değerleri dijital olarak analiz edilecek. Bu performans verilerinin bir kısmı, canlı yayınlar sırasında doğrudan ekranlara da yansıtılacak.

    Yayıncılık ve Seyirci Deneyiminde Devrim

    FIFA, teknolojinin nimetlerini sadece hakemler için değil, ekran başındaki ve tribündeki taraftarlar için de seferber ediyor:

    • Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Mobil Entegrasyon: NBA ve NFL yayınlarından ilham alan FIFA, taraftarlara akıllı telefonları üzerinden benzersiz bir deneyim sunacak. Mobil uygulamalar sayesinde canlı maç istatistikleri, oyuncu profilleri ve farklı kamera açıları arasında anlık geçişler yapılabilecek.

    • 5G Destekli Canlı Yayın Altyapısı: Turnuva boyunca 5G altyapısı aktif olarak kullanılacak. Bu sayede stadyumlardaki onlarca farklı kameradan gelen yüksek çözünürlüklü görüntüler, sıfıra yakın gecikmeyle yayın merkezlerine ve izleyicilere ulaştırılacak.

    Yeşil ve Akıllı Stadyum Dönemi

    Kuzey Amerika genelindeki dev stadyumlar, sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu odaklı teknolojilerle donatılıyor: Stadyum içi sıcaklıklar ve hava sirkülasyonu yapay zekâ kontrollü sistemlerle optimize edilecek. Yeni nesil LED aydınlatmalar ve gerçek zamanlı enerji takip altyapısı sayesinde turnuva genelinde karbon ayak izi ve enerji tüketimi minimumda tutulacak.

    Futbolu tamamen dijital bir şölene dönüştürecek olan 2026 Dünya Kupası, şimdiden spor dünyasında yeni bir çağın kapısını aralıyor.

    The post 2026 Dünya Kupası’nda yapay zeka dönemi! İşte futbolun geleceğini şekillendirecek yeni nesil teknolojiler first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İlçede bayram coşkusu tavan yaptı!

    İlçede bayram coşkusu tavan yaptı!

    Kaymakam ve belediye başkanı yan yana: Protokol tam kadro sahadaydı!

    İlçenin en tepe yöneticilerinin eksiksiz yer aldığı organizasyona, Bayat Kaymakamı Mücahit Çetin ve Bayat Belediye Başkanı Ali Erol bizzat önderlik etti. Protokol üyelerinin halkı ve tören alanını dolduran öğrencileri selamlamasıyla birlikte kutlama alanındaki coşku ve heyecan zirveye ulaştı.




    Öğrencilerin performansı nefes kesti: Gençlerin o gösterisi ayakta alkışlandı!

    Bayram ruhuna yakışır görüntülerin ortaya çıktığı törende, değerli öğrencilerin ve gençlerin uzun süredir hazırlığını yaptığı özel gösteriler sahneye taşındı. Şiirlerin okunduğu, marşların hep bir ağızdan gür bir sesle söylendiği etkinlikler, tüm katılımcılardan tam not alarak hafızalara kazındı.>>>Şahan KARTAL

  • “Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım”

    “Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım”

    Rektör Prof. Dr. Karakaş, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı. Karakaş mesajında Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile başlayan bağımsızlık hareketinin, Türkiye tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini teşkil ettiğini belirterek, 19 Mayıs’ın Türk milletinin kendi kaderinde ve ülke yönetiminde söz sahibi olmasının miladı olmasının yanı sıra, esaret zincirini kırmak adına Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde atılan büyük bir adım olduğunu kaydetti.

    Karakaş, mesajında şu ifadelere yer verdi: “19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in Türk milleti ile birlikte başlattığı bir istiklal mücadelesi yürüyüşüdür. Bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen başlatılan bu yürüyüş, milletimizin birlik ve beraberliğinden, aynı hedef ve idealler etrafında kenetlenmesinden güç almıştır. İşgal kuvvetleri karşısında vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı için bir millet ayağa kalkmış, dönemin çok ağır şartlarına rağmen tarihte eşine az rastlanır bir kurtuluş destanı yazılmıştır. 19 Mayıs 1919, her türlü zorluğu aşma iradesine sahip bir milletin, hürriyet ve istiklal meşalesini Samsun’da yaktığı tarih olmakla birlikte, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarak tarihin akışına yön veren bir sürecin başlangıcı ve Türk milletini Cumhuriyet’e ulaştıran bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal; 19 Mayıs 1919’da başlayan bu seferde Millî Mücadele’nin yol haritasını Amasya’da çizmiş, Erzurum ve Sivas’ta kutlu hedefine kilitlenmiş, Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla birlikte gücüne güç katmış ve 29 Ekim 1923’te Millî Mücadele’yi Cumhuriyet ile taçlandırmıştır. Bu duygu ve düşüncelerle; Millî Mücadele’yi başlatan tarihi sürecin 107. yıl dönümünde aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.” >>>Haber Merkezi

  • ATB ve ATSO’dan törene katılım

    ATB ve ATSO’dan törene katılım

    “TOBB 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB İkiz Kuleler’de yapıldı. Törende konuşan Hisarcıklıoğlu, iş ve yatırım ortamını iyileştiren birçok reform ve düzenlemenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla hayata geçtiğini, çözüm odaklı yaklaşımın iş dünyasına her zaman moral aşıladığını söyledi. Türkiye’nin bugün 1,6 trilyon doları aşan milli geliriyle İslam dünyasının en büyük ekonomisi haline geldiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin, İtalya ve Çin arasındaki coğrafyada en büyük sanayi ülkesi olduğunu, dünya ihracatından aldığı payla da tarihi zirvesine ulaştığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, tamamı oda ve borsalar üyelerinden oluşan ihracatçı sayısının 160 bini aştığını, bu kapsamda “Made in Türkiye” imzasının artık dünyada tanındığını anlattı.

    “TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİSİNDE HER GEÇEN GÜN YENİ BAŞARILARA İMZA ATIYOR”

    Hizmet sektöründe de önemli başarılar elde edildiğini, Türk müteahhitlerinin 138 ülkede başarılı işlere imza attığını aktaran Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin, küresel çapta büyük kırılmaların yaşandığı, güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde adeta bir istikrar adası olarak öne çıktığını söyledi.

    Hisarcıklıoğlu, ülkenin özellikle savunma sanayisinde her geçen gün yeni başarılara imza attığını, caydırıcı gücünü pekiştirdiğini dile getirerek, “Savunma sanayisi ihracatında ülkemiz, dünyada ilk 11 ülke arasına geldi. Bununla büyük gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

    Türkiye’nin bu yıl artan diplomatik gücüyle NATO, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine ev sahipliği yapacağını anımsatan Hisarcıklıoğlu, dünya ticaretinde yaşanan gelişmelere de dikkati çekti.

    Hisarcıklıoğlu, ABD’nin ilave gümrük vergileri getirdiğini, stratejik sektörleri koruma altına aldığını, Avrupa Birliği’nin (AB) ise “Made in Europe” ve karbon vergisi düzenlemeleriyle pazara girişi kısıtladığını anlattı.

    Çin’in teşvik ve sübvansiyonlarla kendi üreticisini koruduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, bazı ülkelerin devlet destekleriyle maliyetin altında satış yaparak ihracat pazarlarını genişlettiğini belirtti.

    Hisarcıklıoğlu, bu durumun rekabeti adil bir zeminden çıkardığına işaret ederek, “Biz Türk iş dünyası olarak asla enseyi asla karartmıyoruz. Geleceğe umutla bakmaya, üretmeye, yatırım yapmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz. Ülkemizin dayanıklı ve sağlam temellere sahip olduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.

    “REKABETİN ARTTIĞI İHRACAT PAZARLARIMIZ İÇİN YENİ ADIMLAR LAZIM”

    Türkiye’nin, Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile küresel riskleri büyük ölçüde bertaraf edebileceğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, çok taraflı ve kurallı ticareti kimsenin uygulamadığı bu dönemde, nihai ürün ithalatında daha sert önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

    Hisarcıklıoğlu, ara mamul ve ham madde ithalatında ise yerli üretimi özendirecek tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Aynı zamanda Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları gibi ticari diplomasi adımlarını hızlandırmalıyız. Benzer şekilde, rekabetin giderek arttığı ihracat pazarlarımız için yeni ve proaktif adımlar lazım.” ifadesini kullandı.

    İhracata ciddi destekler getirildiğini, reeskont kredilerinde büyük artışlar sağlandığını belirten Hisarcıklıoğlu, reeskont kredi hacminin 3 aylık ihracat miktarına, yani 70 milyar dolara çıkarılması gerektiğini söyledi.

    Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının halihazırdaki beklentilerini de dile getirerek, şunları kaydetti: “Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları, özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, ticaret yavaşlıyor, neticede büyüme ivme kaybediyor. Bu sıkıntıları aşmak için KOBİ’lerimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız, KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız. Böylelikle piyasada önemli rahatlama sağlayabiliriz. Artan girdi maliyetleri nedeniyle yurt dışı pazarlarımızı kaybediyoruz. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere tüm sektörlere ilave destekler verelim. Yapısal reformlarla, sektörlerimizin rekabet güçlerini koruyacağımıza ve ülkemizin güvenli liman konumunun güçleneceğine de inanıyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuşmasında TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi. Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”

    “ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”

    Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi. Halihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”

    “TOGG’UN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ YİNE SİZLER SAĞLADINIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkanları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti. Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.” Konuşmaların ardından oda ve borsalar bünyesinde en uzun süre hizmet eden isimlere hizmet şeref belgeleri ve plaketleri takdim edildi. >>>Haber Merkezi

  • O rapor, tecavüz vakalarının arttığını gösterdi

    O rapor, tecavüz vakalarının arttığını gösterdi

    Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail ordusunun, Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesine sunduğu raporda, orduda cinsel saldırı vakalarına ilişkin bildirimlerde önceki yıllara kıyasla ciddi artış yaşandığı ifade edildi.

    Rapora göre, 2025 yılında ordu içinde 2 bin 420 cinsel saldırı bildirimi alındı. Bu sayı, İsrail’in Ekim 2023’te bölgede çeşitli ülkelere başlattığı saldırılar öncesinde 2022 yılında 1744 olarak kayıtlara geçmişti.

    Raporda, İsrail ordusundaki tecavüz bildirimlerindeki artışın, “diğer faktörlerin yanı sıra askerlerin yeterli şekilde taranmadan geniş çaplı yedek kuvvetlerin seferber edilmesi ve askeri disiplinin zayıflamasıyla bağlantılı olabileceği” değerlendirmesine yer verildi.

    İsrail ordusu, Gazze’deki saldırıları sırasında sık sık hem Filistinlilere hem de kendi askerlerine yönelik cinsel şiddet haberleriyle gündeme geliyor.

    Bir çok uluslararası insan hakları kuruluşu ve sivil toplum örgütü, İsrail askerlerinin özellikle Filistinli esir ve mahkumlara yönelik işkence ve ağır hak ihlallerine ilişkin çok sayıda rapor yayımlamıştı.

    New York Times gazetesi de İsrail’de askerler, yerleşimciler ve yetkililer tarafından Filistinli erkek, kadın ve hatta çocuklara yönelik sistematik bir cinsel şiddet modelinin geliştiğini ortaya koyan bir haber yayımlamıştı.

    İSRAİL’İN GUANTANAMOSU: SDE TEİMAN ASKERİ ÜSSÜ

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistinlilere yönelik cinsel şiddetin “standart prosedür” haline geldiğini ortaya koyan 11 Mayıs tarihli araştırma haberi nedeniyle New York Times gazetesine dava açacaklarını bildirmişti. >>>AA

    İsrail’in Guantanamosu olarak adlandırılan güneydeki Negev Çölü’nde bulunan Sde Teiman Askeri Üssü, Gazze Şeridi’nden alıkonulan kişilere uygulanan cinsel istismar, işkence başta olmak üzere insanlık dışı suçlarla yeniden gündeme geldi. ( Efnan İpşir – Anadolu Ajansı )
  • İletişim Başkanı Duran’dan dijital terörizmle mücadele vurgusu

    İletişim Başkanı Duran’dan dijital terörizmle mücadele vurgusu

    Duran, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yürütülen kapsamlı dijital izleme ve analiz çalışmalarının aralıksız ve çok boyutlu şekilde devam ettiğini belirtti.

    “PSİKOLOJİK HAREKAT YÜRÜTEN 361 HESABA ERİŞİM ENGELİ UYGULANDI”

    Daha önce FETÖ ile iltisaklı 379 sosyal medya hesabının tespit edildiğini ve bu hesaplara yönelik erişim engeli tedbirlerinin derhal uygulandığını hatırlatan Duran, şunları kaydetti: “Sonrasında yürütülen ilave teknik analizler ve dijital ağ çözümlemeleri neticesinde 1352 FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabı hakkında daha erişim engeli kararı alınmıştır. Böylece FETÖ bağlantılı erişime engellenen hesap sayısı 1731’e yükselmiştir. Ayrıca, yapılan detaylı incelemeler sonucunda, terörizmi öven, teşvik eden ve ülkemize karşı psikolojik harekat yürüttüğü tespit edilen 361 sosyal medya hesabı hakkında da Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız başta olmak üzere kurumlarımızla tam bir eş güdüm ve koordinasyon içerisinde gerekli işlemler tesis edilmiş ve erişim engeli uygulanmıştır. Yapılan analizler; söz konusu dijital yapılanmaların sistematik dezenformasyon üretimi gerçekleştirdiğini, eş güdümlü propaganda faaliyetleri yürüttüğünü ve kamuoyunu manipüle etmeye yönelik organize hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.”

    “TERÖRLE MÜCADELE DİJİTAL MECRALARDA DA KARARLILIKLA SÜRMEKTE”

    “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini yalnızca fiziki sahada değil, dijital mecralarda da aynı kararlılık, hukuki meşruiyet ve koordinasyon anlayışıyla sürdürmektedir” ifadesini kullanan Duran, “Hiçbir terör örgütüne, hiçbir uzantısına ve milli güvenliğimizi hedef alan hiçbir dijital operasyona müsamaha gösterilmeyecektir. Türkiye, bütün kurumlarıyla dijital alandaki tehditlere karşı teyakkuz halindedir ve mücadelesini kesintisiz şekilde sürdürecektir.” açıklamasında bulundu. >>>AA

  • Özel öğrencilerden kalpleri ısıtan performans!

    Özel öğrencilerden kalpleri ısıtan performans!

    Yüz boyama alanında büyük yoğunluk: Sürpriz hediyeler sevinç çığlıklarıyla karşılandı!

    Şenlik alanında kurulan özel stantlarda çocuklar için gün boyu yüz boyama etkinlikleri gerçekleştirildi. Renkli figürlerle bayram ruhunu yansıtan miniklere, eğitim merkezi yönetimi tarafından hazırlanan çeşitli sürpriz hediyeler dağıtıldı. Armağanlarını alan özel öğrencilerin sevinç çığlıkları alanı doldurdu.



    Palyaçolar sahne aldı, gizemli dans koreografileri alkış topladı!

    Kutlama programının en heyecanlı anları ise özel öğrencilerin haftalardır hazırladığı ve adeta sır gibi sakladığı dans performanslarının sergilenmesiyle yaşandı. Müziğin ritmine kapılarak hep bir ağızdan şarkılar söyleyen çocuklara palyaçolar da eşlik edince eğlencenin dozu katlandı. Unutulmaz anlara sahne olan bayram coşkusu, çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.>>>Şerafettin KAZAK 

  • Travis Scott İstanbul konseri 2026! Tersane İstanbul Travis Scott konser biletleri satışa çıktı mı, fiyatı ne kadar?

    İstanbul’da düzenlenecek Travis Scott konserinin tarihi, yeri, bilet satış saatleri ve tüm detayları şu şekildedir:

    Travis Scott İstanbul Konseri Ne Zaman ve Nerede?

    • Konser Tarihi: 31 Mayıs 2026 Pazar

    • Konser Alanı: Tersane İstanbul Grand Factory

    • Konser Saatleri: Etkinlik kapılarını saat 16.00‘da açacak ve müzik şöleni gece saat 01.00‘e kadar kesintisiz devam edecek.

    Travis Scott Konser Biletleri Satışa Çıktı mı?

    • Bilet Satış Tarihi: Travis Scott İstanbul konserinin biletleri, 19 Mayıs 2026 Salı günü (bugün) saat 14.00 itibarıyla resmen satışa sunulmuştur.

    • Kritik Kontenjan Sınırı: Konser butik bir kulüp konseptinde gerçekleşeceği için yalnızca 2.500 kişi katılım sağlayabilecektir. Bilet sayısının son derece sınırlı olması nedeniyle, satışa çıktıktan çok kısa bir süre sonra tükenmesi beklenmektedir.

    Travis Scott İstanbul Konser Bilet Fiyatları Ne Kadar?

    Travis Scott’ın Tersane İstanbul’da vereceği bu özel konserin bilet fiyatları henüz resmi olarak ilan edilmemiştir. Fiyatların, biletlerin satışa açıldığı platformlar üzerinden netlik kazanması beklenmektedir.

    The post Travis Scott İstanbul konseri 2026! Tersane İstanbul Travis Scott konser biletleri satışa çıktı mı, fiyatı ne kadar? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kadınanalar Kültür Derneği’nden Başkanı Şahin’e ziyaret

    Kadınanalar Kültür Derneği’nden Başkanı Şahin’e ziyaret

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erkmen Belediye Başkanı Yücel Şahin, Erkmen’in son yıllarda modern yaşam alanları ve villa tipi konutlarla gelişen nezih bir yerleşim merkezi hâline geldiğini ifade etti. Beldenin yeşil dokusunu ve doğayla iç içe yapısını korumaya önem verdiklerini belirten Şahin, medeniyet ve irfan geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasında sivil toplum kuruluşlarının önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Başkan Şahin, “Erkmen’imiz doğayla bütünleşmiş özel bir bölge. Bu güzel coğrafyada medeniyetimizi ve irfan geleneğimizi yaşatacak çalışmalara her zaman destek vermeye hazırız. Kadınanalar Kültür Derneği’nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    “MEDENİYET ŞEHİRLER KURAR, İRFAN İSE İNSAN İNŞA EDER”

    Ziyarette derneğin kuruluş amacı ve yürütülen projeler hakkında bilgi veren Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak ise irfan medeniyetine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “İrfan medeniyeti; insanı yalnızca bilgiyle değil, hikmetle yoğuran bir gönül iklimidir. Bu medeniyetin temelinde güç değil ahlak, gösteriş değil tevazu vardır. Medeniyetler şehirler kurar; irfan ise insan inşa eder. Bir lokmayı paylaşmayı, bir gönlü incitmemeyi en büyük zenginlik sayar. Çünkü irfan medeniyeti, kalbi Allah’a, insanı insana yaklaştıran kadim bir merhamet yoludur.” Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Sandıklı’da stadyum ayakta alkışladı!

    Sandıklı’da stadyum ayakta alkışladı!

    Protokol tam kadro tribündeydi: En özel anları saniye saniye takip ettiler!

    İlçe halkının akın ettiği dev organizasyonda ilçenin üst düzey bürokratları protokolde yan yana yer aldı. Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, İlçe Kaymakamı Selçuk Yosunkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Köroğlu ve İlçe Garnizon Komutanı Ahmet Yürük’ün de aralarında bulunduğu geniş protokol heyeti, gençlerin bayram sevincini yerinde paylaştı.

    Aylardır gizlenen koreografiler sahnelendi: Başarılı isimler ödüllerine kavuştu!

    Öğrenciler tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ve sır gibi saklanan müzikli gösteriler ile renkli koreografiler sahneye taşındığı an tribünlerdeki coşku zirveye ulaştı. Şiirlerin okunduğu ve sportif performansların sergilendiği gecenin sonunda, ilçe genelindeki yarışmalarda büyük başarı gösteren öğrencilere ve sporculara ödülleri törenle takdim edildi.>>>Şahan KARTAL 

  • Afyonkarahisar’da kritik oylama tamamlandı! Birlik meclisindeki o seçimde sürpriz isim öne çıktı!

    Afyonkarahisar’da kritik oylama tamamlandı! Birlik meclisindeki o seçimde sürpriz isim öne çıktı!

    Oyların tamamını toplayarak yeniden seçildi: Mecliste tam mutabakat sağlandı!

    Toplantının en çok merak edilen gündem maddelerinden biri olan birlik başkanlığı seçimi, salonda büyük bir yankı uyandırdı. Fethibey Belediye Başkanı Mustafa Özdemir, meclis üyelerinin oylarının tamamını alarak firesiz bir şekilde yeniden Birlik Başkanlığı görevine seçilmeyi başardı.

    Sinanpaşa Belediye Başkanı da kritik göreve getirildi: Teşekkür mesajı paylaşıldı!

    Toplantı sonucunda Sinanpaşa Belediye Başkanı Tolga Yıldırım da kritik iki önemli göreve birden layık görüldü. Birlik Meclisi Katip Üyeliği ve encümen görevine seçilen Yıldırım, sosyal medya hesabından bir teşekkür mesajı yayınlayarak alınan kararların şehre ve tüm hemşehrilerine hayırlı olmasını temenni etti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Özgür Peker kimdir, kaç yaşında ve aslen nereli? Pekerler İnşaat Sahibi Özgür Peker’in Serveti Ne Kadar?

    İş insanı Özgür Peker’in hayatı, kariyeri, projeleri ve merak edilen servetine dair tüm detaylar şu şekildedir:

    Özgür Peker Kimdir? (Hayatı ve Kariyeri)

    1991 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Aslen Bitlisli olan iş insanı, şu anda 35 yaşındadır. Ailesinin 1991 yılında Ankara’ya taşınmasıyla birlikte eğitim hayatını Başkent’te sürdürmüştür. Lise eğitiminin ardından yurt dışında Newford Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olarak lisans eğitimini tamamlamıştır.

    2000’li yılların başından itibaren aile şirketi olan Pekerler İnşaat bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Şirketin farklı kademe ve departmanlarında uzun yıllar görev alarak mutfaktan yetişen Peker, 2017 yılında bayrağı babası Maşallah Peker’den devralarak Pekerler İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı olmuştur. Özgür Peker evli ve iki çocuk babasıdır.

    Pekerler İnşaat ve Öne Çıkan Projeleri

    Özgür Peker liderliğindeki Pekerler İnşaat, Türkiye genelinde çok sayıda büyük altyapı, üstyapı ve gayrimenkul projesine imza atmıştır. Son dönemde özellikle Ege Bölgesi’ne odaklanan iş insanı, İzmir Alsancak’ta hayata geçirilen 2,2 milyar TL değerindeki dev gayrimenkul yatırımı ve lüks konut projeleriyle adından söz ettirmektedir.

    Özgür Peker Zengin mi, Serveti Ne Kadar?

    Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik ve inşaat firmalarından birini yöneten Özgür Peker, iş dünyasının finansal gücü yüksek isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

    Ekonomi kulislerinde ve piyasa iddialarında, Özgür Peker’in ve aile şirketlerinin toplam net varlığının (servetinin) 3 milyar Türk Lirası’nın üzerinde olduğu belirtilmektedir. Kulüp yönetiminde aktif rol alması beklenen Peker’in, bu güçlü ekonomik altyapısı sayesinde sarı-lacivertli kulübün vizyon projelerine ve finansal sürdürülebilirliğine ciddi bir sponsorluk veya sıcak para desteği sağlayabileceği konuşulmaktadır.

    The post Özgür Peker kimdir, kaç yaşında ve aslen nereli? Pekerler İnşaat Sahibi Özgür Peker’in Serveti Ne Kadar? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ünlü modacıdan ezber bozan vasiyet! Canlı yayında o sözlerle meydan okudu!

    Ünlü modacıdan ezber bozan vasiyet! Canlı yayında o sözlerle meydan okudu!

    Canlı yayında fitili ateşledi: İnancı hakkındaki o gizemi ilk kez araladı!

    Gelen çığ gibi tepkilerin ardından sosyal medya hesabından acil kodlu bir canlı yayın açan ünlü modacı, kendisini eleştiren kitleye çok sert yanıtlar verdi. İnancı hakkında kimseye hesap vermek zorunda olmadığını belirten İpekçi, “Ben Kur’an’a göre hareket ediyorum” diyerek tüm eleştirileri tek kalemde sildi attı.

    “Nereye gömülecek?” sorusuna yanıt: Timsah gözyaşı döken o kişileri hedef aldı!

    Kendisine yönelik “Nereye gömülecek o zaman?” diyenlerin riyakar olduğunu savunan İpekçi, hayatını hiçbir zaman kullar için yaşamadığını söyledi. Cenazesinde yabancı bir elin kendisine dokunmasını istemediğini vurgulayan ünlü isim, gül yağları ile yıkanıp üzerine maşlah geçirilmesini isteyerek törende sadece gerçek sevgiyi barındıranların olmasını talep etti.>>>HABER MERKEZİ

  • Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Erdal Akar Konferans Salonunda düzenlenen ve moderatörlüğünü AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin’in üstlendiği panelde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin konuşmacı olarak yer aldı. Panelin açış konuşmasını yapan moderatör Prof. Dr. Gürsoy Şahin, “İstiklale Yolculuk” temasının Türk milletinin bağımsızlık destanının adı olduğunu belirterek, “Türk milletinin istiklale yolculuğu bir destana dönüşmüştür. Bu destanı, Türk İstiklal Harbi’nin, Millî Mücadele’nin ve kurtuluşun destanı olarak adlandırabiliriz” dedi.

    “SAMSUN HAZIRLIKLARI BİR YOL AYRIMI DÖNEMİNDE ŞEKİLLENDİ”

    Açış konuşmasının ardından Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin “Mayıs’ta 19 Gün: Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun Hazırlıkları” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Kurnaz Şahin, Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemin yalnızca devletler için değil, yöneticiler, bürokratlar ve aydınlar için de büyük bir “yol ayrımı” anlamı taşıdığını ifade etti. Yakın dönem tarihinin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu belirten Kurnaz Şahin, “Birinci Dünya Harbi’ni konuşmaya başladığımızda savaşın büyük bir meydan okumasıyla karşılaşıyoruz. Makro ya da mikro düzeyde incelendiğinde karşımıza çok sayıda anlatı, olay ve kırılma noktası çıkıyor” diye konuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkış sürecinin, Birinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen yeni dünya düzeni içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurnaz Şahin, “Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkış hikâyesi, aslında Birinci Dünya Harbi sonrası sürecin bir sonucudur. Bu dönem, hem dünya devletleri hem de Osmanlı Devleti için büyük bir yol ayrımıydı” ifadelerini kullandı.

    Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağıldığını, Almanya’nın Versay Antlaşması ile ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını ve Rusya’nın 1917 Devrimi sonrasında yeni bir döneme girdiğini hatırlatan Kurnaz Şahin, Osmanlı Devleti’nin de savaştan ciddi ölçüde güç kaybederek çıktığını belirtti. Bu dönemde yalnızca devletlerin değil, devlet adamlarının, askerlerin ve aydınların da kendi geleceklerine ilişkin tercihler yapmak zorunda kaldığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın da bu süreçte kendi mücadele yöntemini ve siyasi yaklaşımını şekillendirdiğini söyledi.

    Konuşmasında Suriye-Filistin Cephesi’ndeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, Osmanlı ordularının savaşın son yılında ağır şartlar altında mücadele verdiğini belirtti. Mustafa Kemal Paşa’nın Yıldırım Orduları Grubu’na bağlı 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptığını hatırlatan Kurnaz Şahin, Liman von Sanders komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin İngiliz General Allenby karşısında büyük kayıplar yaşadığını ifade etti. Cephedeki askerî şartların son derece ağır olduğunu belirten Kurnaz Şahin, askerlerin çoğu zaman ayaklarına paçavra sararak mücadele ettiğini, subayların dahi ciddi teçhizat eksikliği yaşadığını kaydetti.

    MONDROS SÜRECİ VE MUSTAFA KEMAL’İN YAKLAŞIMI

    Osmanlı Devleti’nin savaşın son döneminde insan gücü bakımından da büyük sıkıntılar yaşadığını dile getiren Kurnaz Şahin, 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa’nın yaveri Selahattin Yurtoğlu’nun hatıratına atıfta bulunarak, “Harbin sonlarına doğru Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. 45 kilo gelen herkes asker kabul ediliyordu” diye konuştu. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı süreçte Mustafa Kemal Paşa’nın kritik bir görev üstlendiğini kaydeden Şahin, Liman von Sanders’in 30 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevini Mustafa Kemal Paşa’ya devrettiğini ifade etti.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Mondros Mütarekesi öncesindeki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini ve İstanbul’daki hükümet değişikliği sürecinde aktif rol almak istediğini belirtti. Enver, Talat ve Cemal Paşaların istifalarının ardından yeni hükümet arayışlarının başladığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığını üstlenmek istediğini, böylece daha uygun şartlarda bir mütareke sağlanabileceğini düşündüğünü söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın Vahdettin’e gönderdiği telgrafta Rauf Bey, İsmail Canbulat ve Ali Fethi Okyar gibi isimlerle birlikte yeni hükümette görev almak istediğini aktardığını belirten Şahin, bu girişimin erken dönem direniş düşüncesinin önemli işaretlerinden biri olduğunu kaydetti. Mustafa Kemal Paşa’nın daha sonraki değerlendirmelerinde de Mondros Mütarekesi’nin ağır şartlarına dikkat çektiğini söyleyen Kurnaz Şahin,  “Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı olsaydı mütareke şartlarını daha sıkı hale getirebilir, muğlak alanların ortaya çıkmasına izin vermeyebilirdi. Ancak bu kesin bir sonuç olarak değil, tarihsel bir ihtimal olarak ele alınmalıdır” dedi.

    “MUSTAFA KEMAL’İN HARBİYE NAZIRLIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER VARSAYIMSAL BİR ALAN”

    Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın hükümette görev alıp almamasına ilişkin tartışmaların tarihçiler arasında farklı şekillerde yorumlandığını ifade etti. Ahmet İzzet Paşa hükümeti kurulurken, padişah Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’nın kabinede yer almasına ilişkin yaklaşımının Cumhuriyet dönemi tarihçileri tarafından farklı biçimlerde değerlendirildiğini belirten Şahin, tüm bu yorumların ortak noktasının Mustafa Kemal Paşa’nın dönemin önemli askerî ve siyasi figürlerinden biri olarak görülmesi olduğunu söyledi.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a giderek Harbiye Nazırı olması ya da doğrudan Anadolu’ya geçmesi ihtimallerinin tarihsel açıdan kesin sonuçlarla değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, bunun varsayımsal bir alan olduğunu belirtti. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın özellikle mütareke öncesindeki dönemi son derece kritik gördüğünü vurgulayan Kurnaz Şahin, onun önceliğinin makamdan ziyade sürecin yönetimi ve millet adına faydalı olabilmek olduğunu söyledi.

    “KİLİKYA’DA DAHA MONDROS ÖNCESİ FİİLÎ DİRENİŞ ALTYAPISI OLUŞTURULDU”

    İskenderun ve çevresindeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, İngilizlerin bölgedeki taleplerinin Osmanlı açısından ciddi bir stratejik tehdit oluşturduğunu ifade etti. Ahmet İzzet Paşa ile yapılan telgraf görüşmelerinde Mustafa Kemal Paşa’nın oldukça sert uyarılarda bulunduğunu belirten Kurnaz Şahin, M. Kemal Paşa’nın işgallerin genişleme ihtimalini önceden gördüğünü dile getirdi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın daha Mondros sonrası süreç başlamadan Kilikya bölgesinde fiilî direniş altyapısı oluşturmaya başladığını belirten Kurnaz Şahin, askerlerin jandarma birliklerine aktarılması, silah ve mühimmatın güvenli bölgelere taşınması ve stratejik hazırlıkların yapılmasının ileride başlayacak işgallere karşı önemli adımlar olduğunu ifade etti. İstanbul sürecinin ise yalnızca bir bekleme dönemi olmadığını vurgulayan Şahin, bu dönemin Millî Mücadele’nin kadro ve stratejisinin şekillendiği önemli bir hazırlık aşaması olduğunu söyledi.

    “19 MAYIS SONRASI SAMSUN’DA YAPILAN TESPİTLER GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU”

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ise “19 Mayıs 1919 Sonrası Anadolu’daki Gelişmeler” başlıklı sunumunda Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışının ardından bölgede yaptığı tespitlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altıntaş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ulaştığında bölgede anlatılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını gördüğünü belirterek, Hristiyan halkın katledildiği yönündeki iddiaların aksine Müslüman Türk halkının Rum çetelerinin baskı ve saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu tespit ettiğini söyledi. Bölgede Pontus Rum Devleti kurmaya yönelik girişimlerin bulunduğunu ifade eden Altıntaş, özellikle Trabzon ve çevresinde Mondros sonrasında oluşan otorite boşluğundan yararlanılmaya çalışıldığını kaydetti.

    Mustafa Kemal Paşa’nın bölgedeki durumu doğrudan sahada gözlemlediğini belirten Altıntaş, Batum üzerinden Trabzon ve Samsun hattına nüfus ve silah sevkiyatının yapıldığını ifade etti. Mondros Mütarekesi gereğince silah ve mühimmatın İtilaf Devletleri’ne teslim edilmesi gerekirken, Anadolu’da bu silahların yeniden ele geçirilmesi için çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Altıntaş, İpsiz Recep, Yahya Kaptan ve Topal Osman gibi isimlerin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

    Altıntaş, Samsun’daki İngiliz varlığı nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre içerisinde Havza’ya geçtiğini ifade ederek, Anadolu halkının uzun savaş yılları nedeniyle büyük bir yorgunluk içerisinde olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Paşa’nın bu süreçte halkın direniş ruhunu yeniden canlandırmaya çalıştığını belirten Altıntaş, Havza döneminin yalnızca yerel bir hareketlenme değil, aynı zamanda dış destek arayışlarının da başladığı bir süreç olduğunu dile getirdi.

    İzmir’in işgaline karşı Anadolu’nun birçok yerinde yeterli tepki oluşmadığını gören Mustafa Kemal Paşa’nın kamuoyu oluşturmak amacıyla geniş çaplı bir kamu diplomasisi süreci başlattığını ifade eden Altıntaş, protestolar ve mitinglerle işgallerin kabul edilmeyeceğinin tüm dünyaya duyurulmaya çalışıldığını söyledi. Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak ve Kuvâ-yi Milliye cemiyetlerinin Anadolu’nun farklı bölgelerinde hızla örgütlenmeye başladığını belirten Altıntaş, Afyonkarahisar başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen mitinglerin Millî Mücadele’nin toplumsal tabanını güçlendirdiğini ifade etti.

    “ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ MİLLİ İRADENİN GÜÇLENMESİNİ SAĞLADI”

    Amasya Genelgesi’nin Millî Mücadele açısından dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Altıntaş, genelgede “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışının temel alındığını belirtti. İstanbul Hükümeti’nin görevini yerine getiremediğinin açık biçimde ortaya konulduğunu ifade eden Altıntaş, milli irade anlayışının ilk kez güçlü biçimde vurgulandığını söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre sonra İstanbul Hükümeti tarafından geri çağrıldığını belirten Altıntaş, artan baskılar üzerine Paşa’nın 7-8 Temmuz 1919’da askerlik görevinden istifa ederek “sine-i millete” döndüğünü ifade etti. Bu süreçte Kazım Karabekir Paşa’nın tarihi bir tavır ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanmasına yönelik talebine rağmen Karabekir’in bu emri uygulamadığını söyledi.

    Erzurum Kongresi’nin Millî Mücadele’nin en kritik aşamalarından biri olduğunu belirten Altıntaş, burada milli irade anlayışının kurumsal bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Heyet-i Temsiliye’nin oluşturulmasıyla birlikte Anadolu’daki direniş hareketinin daha örgütlü hale geldiğini kaydeden Altıntaş, “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” anlayışının açık şekilde ortaya konulduğunu söyledi.

    Erzurum’dan Sivas’a geçiş sürecinin Milli Mücadele’nin en zorlu dönemlerinden biri olduğunu kaydeden Altıntaş,  “Mustafa Kemal ve beraberindeki heyetin yol boyunca tehditlerle karşı karşıya kaldı. Özellikle Tunceli bölgesinden geçiş sırasında saldırı ve suikast ihtimalleri sürekli gündemdeydi. Süreçte ciddi maddi imkânsızlıkların yaşandı. O dönemde para yoktu. Erzurumlu bir binbaşının kendi emekli ikramiyesini vererek Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sivas’a geçmesini sağladığını biliyoruz” dedi.

    “SİVAS KONGRESİ MİLLİ MÜCADELE’NİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ AŞAMADIR”

    Altıntaş, Sivas Kongresi’nin Milli Mücadele’nin yönünü belirleyen en önemli aşamalardan biri olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde alınan kararların Sivas’ta da kabul edildiğini belirten Altıntaş, burada özellikle manda ve himaye konusunun kesin bir şekilde netleştirildiğini ifade etti.

    Altıntaş, “Sivas Kongresi’nde tam istiklal anlayışı ön plana çıktı. Herhangi bir emperyal devletin desteğiyle bağımsızlık mücadelesi yürütülemeyeceği düşüncesi burada kesinlik kazandı” dedi. Sivas Kongresi’nin yalnızca bölgesel değil, tüm Anadolu’yu kapsayan bir yapı oluşturduğunu vurgulayan Altıntaş, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve İstanbul gibi birçok şehirden temsilcilerin kongreye katıldığını, buna karşılık bazı vilayetlerin temsilci göndermediğini söyledi. Altıntaş, bu durumun o dönemde Anadolu’da padişah yanlıları ile Kuvâ-yi Milliye yanlıları arasındaki ayrışmayı açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

    “SİLAHLI DİRENİŞ ZAMANLA SİYASİ YAPIYA DÖNÜŞTÜ”

    Millî Mücadele sürecinde Mustafa Kemal Paşa’nın en çok önem verdiği konulardan birinin meşruiyet olduğunu ifade eden Altıntaş, silahlı direnişin zamanla siyasi bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Misak-ı Milli kararlarının yalnızca sınırları değil, aynı zamanda bağımsızlık ve milli egemenlik anlayışını da ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, bu kararların Cumhuriyet’in siyasi temelini oluşturduğunu ifade etti.

    İtilaf Devletleri’nin Misak-ı Milli kararlarından büyük rahatsızlık duyduğunu belirten Altıntaş, 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edilmesiyle Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiğini söyledi. Bunun ardından Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da yeni bir meclis kurulması çağrısı yaptığını ifade eden Altıntaş, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla milli egemenliğe dayalı yeni bir dönemin başladığını kaydetti.

    Büyük Millet Meclisi’nin hem yasama hem yürütme görevini üstlendiğini belirten Altıntaş, Milli Mücadele sürecinin İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleriyle başarıya ulaştığını ifade etti. Sürecin 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu, 1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılması ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla tamamlandığını belirten Altıntaş, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle andı. Panel, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Afyonkarahisar’da 19 Mayıs coşkusu

    Afyonkarahisar’da 19 Mayıs coşkusu

    Afyonkarahisar’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gerçekleştirilen bir dizi etkinlikle coşku içerisinde kutlanırken, gençlerin sunduğu gösteriler ise katılımcılardan tam not aldı.

    Kutlama etkinlikleri protokol üyelerinin Kocatepe Parkı’nda ki Atatürk büstüne çelenk sunmalarıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, Prof. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu’nda devam etti. Törene, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, AK Parti Afyonkarahisar milletvekili İbrahim Yurdunuseven, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Kaya, il protokolü, kamu kurum ve kuruluşu yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Tören günün anlam ve önemine binaen yapılan konuşmaların ardından gençler tarafından hazırlanan gösterilerin sunumu ile devam etti. Gençlerin hazırladığı gösteriler katılımcılardan tam not alırken, gösterilerinin sonunda açılan Türk bayrakları ise herkesin göğsünü kabarttı. Program cimnastik, karate, halk oyunları, trambolin ve güreş gösterileri, şiir ve kompozisyonda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.

  • SGK uzmanı masadaki en düşük rakamı sızdırdı! Memur ve Emekli ne kadar alacak!

    SGK uzmanı masadaki en düşük rakamı sızdırdı! Memur ve Emekli ne kadar alacak!

    Asgari ücrette “Tek zam” kuralı yıkılıyor: Masaya gelen o sürpriz oran sızdı!

    Kamuoyunda uzun süredir “Bu yıl ara zam olmayacak” şeklinde bilinen asgari ücret politikasında, Ankara’dan gelen son kulis bilgileri tüm ezberleri bozdu. Canlı yayında çalışanları heyecanlandıran bir gelişmeyi paylaşan Elmen, ekonomi yönetiminin kapalı kapılar ardında asgari ücretliler için %10 ile %15 arasında bir ara iyileştirme formülünü yüksek sesle konuşmaya başladığını belirtti.

    Sadece maaşlar değil: Temmuzda o ödemelerin tamamı birden değişiyor!

    Canlı yayında açıklanan projeksiyona göre, bayram hareketliliği ve enflasyon verileriyle birlikte temmuz ayında maaşlara en az %20 oranında bir artışın yansıtılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Resmi enflasyon %18’de kalsa bile hükümetin refah payı dokunuşuyla bu oranı %20’ye tamamlayacağını belirten uzman, bu kritik hamleyle birlikte 65 yaş aylığından kıdem tazminatı tavanına kadar devletin tüm sosyal destek kalemlerinin de aynı oranda yukarı fırlayacağını duyurdu.>>>HABER MERKEZİ