Yazar: admin

  • Ünlü modacıdan ezber bozan vasiyet! Canlı yayında o sözlerle meydan okudu!

    Ünlü modacıdan ezber bozan vasiyet! Canlı yayında o sözlerle meydan okudu!

    Canlı yayında fitili ateşledi: İnancı hakkındaki o gizemi ilk kez araladı!

    Gelen çığ gibi tepkilerin ardından sosyal medya hesabından acil kodlu bir canlı yayın açan ünlü modacı, kendisini eleştiren kitleye çok sert yanıtlar verdi. İnancı hakkında kimseye hesap vermek zorunda olmadığını belirten İpekçi, “Ben Kur’an’a göre hareket ediyorum” diyerek tüm eleştirileri tek kalemde sildi attı.

    “Nereye gömülecek?” sorusuna yanıt: Timsah gözyaşı döken o kişileri hedef aldı!

    Kendisine yönelik “Nereye gömülecek o zaman?” diyenlerin riyakar olduğunu savunan İpekçi, hayatını hiçbir zaman kullar için yaşamadığını söyledi. Cenazesinde yabancı bir elin kendisine dokunmasını istemediğini vurgulayan ünlü isim, gül yağları ile yıkanıp üzerine maşlah geçirilmesini isteyerek törende sadece gerçek sevgiyi barındıranların olmasını talep etti.>>>HABER MERKEZİ

  • Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı

    Erdal Akar Konferans Salonunda düzenlenen ve moderatörlüğünü AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin’in üstlendiği panelde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin konuşmacı olarak yer aldı. Panelin açış konuşmasını yapan moderatör Prof. Dr. Gürsoy Şahin, “İstiklale Yolculuk” temasının Türk milletinin bağımsızlık destanının adı olduğunu belirterek, “Türk milletinin istiklale yolculuğu bir destana dönüşmüştür. Bu destanı, Türk İstiklal Harbi’nin, Millî Mücadele’nin ve kurtuluşun destanı olarak adlandırabiliriz” dedi.

    “SAMSUN HAZIRLIKLARI BİR YOL AYRIMI DÖNEMİNDE ŞEKİLLENDİ”

    Açış konuşmasının ardından Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin “Mayıs’ta 19 Gün: Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun Hazırlıkları” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Kurnaz Şahin, Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemin yalnızca devletler için değil, yöneticiler, bürokratlar ve aydınlar için de büyük bir “yol ayrımı” anlamı taşıdığını ifade etti. Yakın dönem tarihinin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu belirten Kurnaz Şahin, “Birinci Dünya Harbi’ni konuşmaya başladığımızda savaşın büyük bir meydan okumasıyla karşılaşıyoruz. Makro ya da mikro düzeyde incelendiğinde karşımıza çok sayıda anlatı, olay ve kırılma noktası çıkıyor” diye konuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkış sürecinin, Birinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen yeni dünya düzeni içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurnaz Şahin, “Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkış hikâyesi, aslında Birinci Dünya Harbi sonrası sürecin bir sonucudur. Bu dönem, hem dünya devletleri hem de Osmanlı Devleti için büyük bir yol ayrımıydı” ifadelerini kullandı.

    Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağıldığını, Almanya’nın Versay Antlaşması ile ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını ve Rusya’nın 1917 Devrimi sonrasında yeni bir döneme girdiğini hatırlatan Kurnaz Şahin, Osmanlı Devleti’nin de savaştan ciddi ölçüde güç kaybederek çıktığını belirtti. Bu dönemde yalnızca devletlerin değil, devlet adamlarının, askerlerin ve aydınların da kendi geleceklerine ilişkin tercihler yapmak zorunda kaldığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın da bu süreçte kendi mücadele yöntemini ve siyasi yaklaşımını şekillendirdiğini söyledi.

    Konuşmasında Suriye-Filistin Cephesi’ndeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, Osmanlı ordularının savaşın son yılında ağır şartlar altında mücadele verdiğini belirtti. Mustafa Kemal Paşa’nın Yıldırım Orduları Grubu’na bağlı 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptığını hatırlatan Kurnaz Şahin, Liman von Sanders komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin İngiliz General Allenby karşısında büyük kayıplar yaşadığını ifade etti. Cephedeki askerî şartların son derece ağır olduğunu belirten Kurnaz Şahin, askerlerin çoğu zaman ayaklarına paçavra sararak mücadele ettiğini, subayların dahi ciddi teçhizat eksikliği yaşadığını kaydetti.

    MONDROS SÜRECİ VE MUSTAFA KEMAL’İN YAKLAŞIMI

    Osmanlı Devleti’nin savaşın son döneminde insan gücü bakımından da büyük sıkıntılar yaşadığını dile getiren Kurnaz Şahin, 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa’nın yaveri Selahattin Yurtoğlu’nun hatıratına atıfta bulunarak, “Harbin sonlarına doğru Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. 45 kilo gelen herkes asker kabul ediliyordu” diye konuştu. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı süreçte Mustafa Kemal Paşa’nın kritik bir görev üstlendiğini kaydeden Şahin, Liman von Sanders’in 30 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevini Mustafa Kemal Paşa’ya devrettiğini ifade etti.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Mondros Mütarekesi öncesindeki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini ve İstanbul’daki hükümet değişikliği sürecinde aktif rol almak istediğini belirtti. Enver, Talat ve Cemal Paşaların istifalarının ardından yeni hükümet arayışlarının başladığını ifade eden Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nazırlığını üstlenmek istediğini, böylece daha uygun şartlarda bir mütareke sağlanabileceğini düşündüğünü söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın Vahdettin’e gönderdiği telgrafta Rauf Bey, İsmail Canbulat ve Ali Fethi Okyar gibi isimlerle birlikte yeni hükümette görev almak istediğini aktardığını belirten Şahin, bu girişimin erken dönem direniş düşüncesinin önemli işaretlerinden biri olduğunu kaydetti. Mustafa Kemal Paşa’nın daha sonraki değerlendirmelerinde de Mondros Mütarekesi’nin ağır şartlarına dikkat çektiğini söyleyen Kurnaz Şahin,  “Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı olsaydı mütareke şartlarını daha sıkı hale getirebilir, muğlak alanların ortaya çıkmasına izin vermeyebilirdi. Ancak bu kesin bir sonuç olarak değil, tarihsel bir ihtimal olarak ele alınmalıdır” dedi.

    “MUSTAFA KEMAL’İN HARBİYE NAZIRLIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER VARSAYIMSAL BİR ALAN”

    Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın hükümette görev alıp almamasına ilişkin tartışmaların tarihçiler arasında farklı şekillerde yorumlandığını ifade etti. Ahmet İzzet Paşa hükümeti kurulurken, padişah Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’nın kabinede yer almasına ilişkin yaklaşımının Cumhuriyet dönemi tarihçileri tarafından farklı biçimlerde değerlendirildiğini belirten Şahin, tüm bu yorumların ortak noktasının Mustafa Kemal Paşa’nın dönemin önemli askerî ve siyasi figürlerinden biri olarak görülmesi olduğunu söyledi.

    Kurnaz Şahin, Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a giderek Harbiye Nazırı olması ya da doğrudan Anadolu’ya geçmesi ihtimallerinin tarihsel açıdan kesin sonuçlarla değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, bunun varsayımsal bir alan olduğunu belirtti. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın özellikle mütareke öncesindeki dönemi son derece kritik gördüğünü vurgulayan Kurnaz Şahin, onun önceliğinin makamdan ziyade sürecin yönetimi ve millet adına faydalı olabilmek olduğunu söyledi.

    “KİLİKYA’DA DAHA MONDROS ÖNCESİ FİİLÎ DİRENİŞ ALTYAPISI OLUŞTURULDU”

    İskenderun ve çevresindeki gelişmelere de değinen Kurnaz Şahin, İngilizlerin bölgedeki taleplerinin Osmanlı açısından ciddi bir stratejik tehdit oluşturduğunu ifade etti. Ahmet İzzet Paşa ile yapılan telgraf görüşmelerinde Mustafa Kemal Paşa’nın oldukça sert uyarılarda bulunduğunu belirten Kurnaz Şahin, M. Kemal Paşa’nın işgallerin genişleme ihtimalini önceden gördüğünü dile getirdi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın daha Mondros sonrası süreç başlamadan Kilikya bölgesinde fiilî direniş altyapısı oluşturmaya başladığını belirten Kurnaz Şahin, askerlerin jandarma birliklerine aktarılması, silah ve mühimmatın güvenli bölgelere taşınması ve stratejik hazırlıkların yapılmasının ileride başlayacak işgallere karşı önemli adımlar olduğunu ifade etti. İstanbul sürecinin ise yalnızca bir bekleme dönemi olmadığını vurgulayan Şahin, bu dönemin Millî Mücadele’nin kadro ve stratejisinin şekillendiği önemli bir hazırlık aşaması olduğunu söyledi.

    “19 MAYIS SONRASI SAMSUN’DA YAPILAN TESPİTLER GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU”

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altıntaş ise “19 Mayıs 1919 Sonrası Anadolu’daki Gelişmeler” başlıklı sunumunda Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışının ardından bölgede yaptığı tespitlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altıntaş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ulaştığında bölgede anlatılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını gördüğünü belirterek, Hristiyan halkın katledildiği yönündeki iddiaların aksine Müslüman Türk halkının Rum çetelerinin baskı ve saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu tespit ettiğini söyledi. Bölgede Pontus Rum Devleti kurmaya yönelik girişimlerin bulunduğunu ifade eden Altıntaş, özellikle Trabzon ve çevresinde Mondros sonrasında oluşan otorite boşluğundan yararlanılmaya çalışıldığını kaydetti.

    Mustafa Kemal Paşa’nın bölgedeki durumu doğrudan sahada gözlemlediğini belirten Altıntaş, Batum üzerinden Trabzon ve Samsun hattına nüfus ve silah sevkiyatının yapıldığını ifade etti. Mondros Mütarekesi gereğince silah ve mühimmatın İtilaf Devletleri’ne teslim edilmesi gerekirken, Anadolu’da bu silahların yeniden ele geçirilmesi için çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Altıntaş, İpsiz Recep, Yahya Kaptan ve Topal Osman gibi isimlerin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

    Altıntaş, Samsun’daki İngiliz varlığı nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre içerisinde Havza’ya geçtiğini ifade ederek, Anadolu halkının uzun savaş yılları nedeniyle büyük bir yorgunluk içerisinde olduğunu söyledi. Mustafa Kemal Paşa’nın bu süreçte halkın direniş ruhunu yeniden canlandırmaya çalıştığını belirten Altıntaş, Havza döneminin yalnızca yerel bir hareketlenme değil, aynı zamanda dış destek arayışlarının da başladığı bir süreç olduğunu dile getirdi.

    İzmir’in işgaline karşı Anadolu’nun birçok yerinde yeterli tepki oluşmadığını gören Mustafa Kemal Paşa’nın kamuoyu oluşturmak amacıyla geniş çaplı bir kamu diplomasisi süreci başlattığını ifade eden Altıntaş, protestolar ve mitinglerle işgallerin kabul edilmeyeceğinin tüm dünyaya duyurulmaya çalışıldığını söyledi. Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak ve Kuvâ-yi Milliye cemiyetlerinin Anadolu’nun farklı bölgelerinde hızla örgütlenmeye başladığını belirten Altıntaş, Afyonkarahisar başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen mitinglerin Millî Mücadele’nin toplumsal tabanını güçlendirdiğini ifade etti.

    “ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ MİLLİ İRADENİN GÜÇLENMESİNİ SAĞLADI”

    Amasya Genelgesi’nin Millî Mücadele açısından dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Altıntaş, genelgede “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışının temel alındığını belirtti. İstanbul Hükümeti’nin görevini yerine getiremediğinin açık biçimde ortaya konulduğunu ifade eden Altıntaş, milli irade anlayışının ilk kez güçlü biçimde vurgulandığını söyledi.

    Mustafa Kemal Paşa’nın kısa süre sonra İstanbul Hükümeti tarafından geri çağrıldığını belirten Altıntaş, artan baskılar üzerine Paşa’nın 7-8 Temmuz 1919’da askerlik görevinden istifa ederek “sine-i millete” döndüğünü ifade etti. Bu süreçte Kazım Karabekir Paşa’nın tarihi bir tavır ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanmasına yönelik talebine rağmen Karabekir’in bu emri uygulamadığını söyledi.

    Erzurum Kongresi’nin Millî Mücadele’nin en kritik aşamalarından biri olduğunu belirten Altıntaş, burada milli irade anlayışının kurumsal bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Heyet-i Temsiliye’nin oluşturulmasıyla birlikte Anadolu’daki direniş hareketinin daha örgütlü hale geldiğini kaydeden Altıntaş, “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” anlayışının açık şekilde ortaya konulduğunu söyledi.

    Erzurum’dan Sivas’a geçiş sürecinin Milli Mücadele’nin en zorlu dönemlerinden biri olduğunu kaydeden Altıntaş,  “Mustafa Kemal ve beraberindeki heyetin yol boyunca tehditlerle karşı karşıya kaldı. Özellikle Tunceli bölgesinden geçiş sırasında saldırı ve suikast ihtimalleri sürekli gündemdeydi. Süreçte ciddi maddi imkânsızlıkların yaşandı. O dönemde para yoktu. Erzurumlu bir binbaşının kendi emekli ikramiyesini vererek Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sivas’a geçmesini sağladığını biliyoruz” dedi.

    “SİVAS KONGRESİ MİLLİ MÜCADELE’NİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ AŞAMADIR”

    Altıntaş, Sivas Kongresi’nin Milli Mücadele’nin yönünü belirleyen en önemli aşamalardan biri olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde alınan kararların Sivas’ta da kabul edildiğini belirten Altıntaş, burada özellikle manda ve himaye konusunun kesin bir şekilde netleştirildiğini ifade etti.

    Altıntaş, “Sivas Kongresi’nde tam istiklal anlayışı ön plana çıktı. Herhangi bir emperyal devletin desteğiyle bağımsızlık mücadelesi yürütülemeyeceği düşüncesi burada kesinlik kazandı” dedi. Sivas Kongresi’nin yalnızca bölgesel değil, tüm Anadolu’yu kapsayan bir yapı oluşturduğunu vurgulayan Altıntaş, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve İstanbul gibi birçok şehirden temsilcilerin kongreye katıldığını, buna karşılık bazı vilayetlerin temsilci göndermediğini söyledi. Altıntaş, bu durumun o dönemde Anadolu’da padişah yanlıları ile Kuvâ-yi Milliye yanlıları arasındaki ayrışmayı açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

    “SİLAHLI DİRENİŞ ZAMANLA SİYASİ YAPIYA DÖNÜŞTÜ”

    Millî Mücadele sürecinde Mustafa Kemal Paşa’nın en çok önem verdiği konulardan birinin meşruiyet olduğunu ifade eden Altıntaş, silahlı direnişin zamanla siyasi bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Misak-ı Milli kararlarının yalnızca sınırları değil, aynı zamanda bağımsızlık ve milli egemenlik anlayışını da ortaya koyduğunu belirten Altıntaş, bu kararların Cumhuriyet’in siyasi temelini oluşturduğunu ifade etti.

    İtilaf Devletleri’nin Misak-ı Milli kararlarından büyük rahatsızlık duyduğunu belirten Altıntaş, 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edilmesiyle Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiğini söyledi. Bunun ardından Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da yeni bir meclis kurulması çağrısı yaptığını ifade eden Altıntaş, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla milli egemenliğe dayalı yeni bir dönemin başladığını kaydetti.

    Büyük Millet Meclisi’nin hem yasama hem yürütme görevini üstlendiğini belirten Altıntaş, Milli Mücadele sürecinin İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleriyle başarıya ulaştığını ifade etti. Sürecin 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu, 1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılması ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla tamamlandığını belirten Altıntaş, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle andı. Panel, soru-cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Afyonkarahisar’da 19 Mayıs coşkusu

    Afyonkarahisar’da 19 Mayıs coşkusu

    Afyonkarahisar’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gerçekleştirilen bir dizi etkinlikle coşku içerisinde kutlanırken, gençlerin sunduğu gösteriler ise katılımcılardan tam not aldı.

    Kutlama etkinlikleri protokol üyelerinin Kocatepe Parkı’nda ki Atatürk büstüne çelenk sunmalarıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, Prof. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu’nda devam etti. Törene, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, AK Parti Afyonkarahisar milletvekili İbrahim Yurdunuseven, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Kaya, il protokolü, kamu kurum ve kuruluşu yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Tören günün anlam ve önemine binaen yapılan konuşmaların ardından gençler tarafından hazırlanan gösterilerin sunumu ile devam etti. Gençlerin hazırladığı gösteriler katılımcılardan tam not alırken, gösterilerinin sonunda açılan Türk bayrakları ise herkesin göğsünü kabarttı. Program cimnastik, karate, halk oyunları, trambolin ve güreş gösterileri, şiir ve kompozisyonda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.

  • SGK uzmanı masadaki en düşük rakamı sızdırdı! Memur ve Emekli ne kadar alacak!

    SGK uzmanı masadaki en düşük rakamı sızdırdı! Memur ve Emekli ne kadar alacak!

    Asgari ücrette “Tek zam” kuralı yıkılıyor: Masaya gelen o sürpriz oran sızdı!

    Kamuoyunda uzun süredir “Bu yıl ara zam olmayacak” şeklinde bilinen asgari ücret politikasında, Ankara’dan gelen son kulis bilgileri tüm ezberleri bozdu. Canlı yayında çalışanları heyecanlandıran bir gelişmeyi paylaşan Elmen, ekonomi yönetiminin kapalı kapılar ardında asgari ücretliler için %10 ile %15 arasında bir ara iyileştirme formülünü yüksek sesle konuşmaya başladığını belirtti.

    Sadece maaşlar değil: Temmuzda o ödemelerin tamamı birden değişiyor!

    Canlı yayında açıklanan projeksiyona göre, bayram hareketliliği ve enflasyon verileriyle birlikte temmuz ayında maaşlara en az %20 oranında bir artışın yansıtılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Resmi enflasyon %18’de kalsa bile hükümetin refah payı dokunuşuyla bu oranı %20’ye tamamlayacağını belirten uzman, bu kritik hamleyle birlikte 65 yaş aylığından kıdem tazminatı tavanına kadar devletin tüm sosyal destek kalemlerinin de aynı oranda yukarı fırlayacağını duyurdu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kitap ve Söyleşi Topluluğu’ndan başarılı toplumsal katkı projesi

    Kitap ve Söyleşi Topluluğu’ndan başarılı toplumsal katkı projesi

    Yaklaşık 1500 lise öğrencisi ve 200 öğretmenle yapılan söyleşilerde “Beyninizi kimsenin şekillendirmesine izin vermeyin!” ve “Tarlanızı kendiniz ekin!” temaları çerçevesinde; özellikle medyada bilinçaltına hitap eden içeriklerin seçici bir gözle süzülmesi gerektiği anlatıldı. Bilimsel veriler ve deneylerin yanı sıra hayatın içinden ve Doç. Dr. Camcı’nın kendi yaşamından aktardığı hikayelerle öğrencilerin zihinsel süreçlerini kendi iradeleriyle yönetmesi ve her türlü manipülatif etkiye karşı farkındalık ve dayanıklılık kazanması hedeflendi.

    Lise düzeyindeki öğrencilerin bilişsel süreçlerini etkileyen dışsal faktörlere karşı ilgi geliştirmeleri ve öğrencilerin okudukları eserlerin, dinledikleri müziklerin, izledikleri görsel yayınların ve dijital mecraların bilinçaltı üzerindeki derin etkilerini kavramalarını sağlamaları amacıyla yapılan söyleşilerde, ölçme ve değerlendirme de yapıldı. Söyleşilerden önce ve sonra uygulanan anket çalışmasının sonuçlarına göre katılımcı öğrenciler söyleşiden sonra zihnini dış etkilerden bağımsız yönetebildiğini, kitap, müzik, video gibi tüketilen içeriklerin karakter inşasındaki rolüne dair farkındalıklarının arttığını ve erteledikleri sorumluluklar konusunda eyleme geçme iradelerinin güçlendiğini ifade etti. Elde edilen veriler ve gözlemlenen davranış değişikliklerinden hareketle projenin toplumsal katkı hedeflerine ulaştığı görüldü. >>>Haber Merkezi

  • İlkokul öğrencilerinin sağlıklı gülüşlerine AFSÜ’den destek

    İlkokul öğrencilerinin sağlıklı gülüşlerine AFSÜ’den destek

    AFSÜ Diş Hekimliği Fakültesi (DHF) Pedodonti Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Özgür Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ünal ile DHF Araştırma Görevlisi Hekimleri, DHF 5. sınıf öğrencileri, AFSÜ Diş Hastanesi Müdürü Ercan Uğuz VE Hasta Hakları Birim Sorumlusu Havva Erkasap Koçak’tan oluşan ekip, Daimî dişlerin ağızda görülmeye başladığı kritik bir dönem olan ilkokul çağındaki öğrencilerle bir araya geldi.

    Etkinlikte, ağız ve diş modelleri üzerinde uygulamalı diş fırçalama teknikleri gösterilerek, hijyen alışkanlıklarının aile ortamına da taşınması hedeflendi. Çocuklara ağız ve diş sağlığının önemi, doğru beslenme alışkanlıkları ve öz bakım becerileri konularında farkındalık kazandırılması amaçlanan eğitim faaliyetleri ve ekibimizin özverili çalışmaları Sülümenli Belediye Başkanı Hüseyin Varol tarafından takdirle karşılandı. Program sonunda Belediye Başkanı Varol, akademisyenlere, öğrencilere ve personele teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu. >>>Haber Merkezi

  • Hukuk ve Usul çalıştayında neler konuşuldu?

    Hukuk ve Usul çalıştayında neler konuşuldu?

    Özgül Termal Toplantı Salonunda düzenlenen çalıştayın koordinatörlüğünü Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aykanat ile İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bahaddin Karakuş üstlendi. Etkinliğe; Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir ve İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan’ın yanı sıra farklı üniversitelerden çok sayıda öğretim üyesi katıldı.

    Çalıştayın açış konuşmasını yapan Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil, İlahiyat ve Hukuk fakültelerinin ortak bir paydada buluşmasının önemli olduğunu belirterek, “Uzun zamandır çok da duymadığımız türden bir çalışma. Hem Hukuk Fakültesi hem de İlahiyat Fakültesinin ortak bir çalıştay yapması gayet güzel. Bu çalıştayın İslam Hukuku ile birlikte değerlendirilmesi çok ümit verici” dedi. Türk Hukuk tarihinin ve köklerinin iyi bilinmesi gerektiğini söyleyen Demir, “Toplumda Medeni Kanun’un ilk kez 1926 yılında ortaya çıktığına dair yaygın bir algı var; oysa öncesinde çok sağlam temelleri olan 1851 tarihli Mecelle altyapımız mevcut. Bu çalıştayların, tarihimize ışık tutması ve yeni bakış açıları kazandırması açısından çok verimli olacağına inanıyorum” diye konuştu. Prof. Dr. Demir ayrıca, fakültelerinin oldukça genç olduğunu belirterek yakın zamanda bünyelerinde İslam Hukuku Ana Bilim Dalı’nı da aktif hale getireceklerinin müjdesini verdi.

    “BU ÇALIŞMA DÖNGÜYÜ KIRAN KIYMETLİ BİR ADIM”

    İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mebrure Doğan ise konuşmasında, akademik kurumlardaki iş birliklerinin genellikle teoride kaldığını, ancak düzenlenen çalıştayın uygulamaya dökülmüş çok önemli bir adım olduğunu belirtti. Doğan, “Bir ilahiyatçı olarak İslam Hukuku’nun, Hukuk Fakültesi ile iş birliği içerisinde böyle bir organizasyonla ele alınmasını son derece ufuk açıcı buluyorum. Kurumlar arası iş birlikleri maalesef genelde hep sözde kalıyor ve uygulamaya pek geçmiyor. Bu çalışmayı, bu döngüyü kıran kıymetli bir adım olarak görüyorum. Özellikle bizim kültürümüzde İslam Hukuku’nun hukuk eğitimi içerisindeki yeri büyük bir önem arz etmektedir. İlk adımlar her zaman zordur ancak bu çalıştayın gelenekselleşerek devam edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    ÇALIŞTAY, İKİ GÜN BOYUNCA GERÇEKLEŞTİRİLEN OTURUMLARLA DEVAM ETTİ

    Çalıştayın ilk gün düzenlenen ilk oturumunda; AKÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aykanat’ın, “Er-Risâle ve Hukuk Metodolojisi”, AKÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bahaddin Karakuş’un “Fıkıh Usulünün Mahiyeti ve Hukukta İşlevsel Olabilecek Kısımları”, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. Mehmet Ali Kılınç’ın “Fıkhın Bugünkü Meseleleri” sunumları gerçekleştirildi.

    Çalıştayın ikinci gününün ilk oturumunda ise NEÜ Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yasin Yılmaz, “Hukukta Büyük Birleşik Kuram Arayışı: Usûl Geleneği ve Disiplinlerarasılık”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melikşah Aydın, “Hukuk Eğitiminde Yeni Düzenleme İhtiyacı”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salih Korkmaz, “Hukuk Fakülteleri Müfredatında Metodoloji Problemi ve İslam Hukukunun İmkânları” konularını anlattı.

    Üçüncü oturumda ise Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Ülker, “Fıkıh Usulünde Hüküm Çıkarma ile Seküler Yasama Tekniklerinin Karşılaştırılması”, NEÜ İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. M. Fatih Ünlü ise “Hukuk Eğitimine Katkısı Bağlamında Kanun Tasarıları: Ali Haydar Efendi’nin Kitabü’t-Talâk Örneği” başlıklı sunumlarını yaptı. Çalıştay, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Güllü Proje TarımFest 2026’da ödül aldı

    Güllü Proje TarımFest 2026’da ödül aldı

    Bitkisel üretim teknolojileri alanında geliştirilen yenilikçi projelerin desteklenmesi, sürdürülebilir peyzaj uygulamalarına katkı sağlanması ve kuraklığa dayanıklı bitki genotiplerinin geliştirilmesine yönelik bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi amacıyla düzenlenen yarışmada Dr. Öğr. Üyesi Kırbay’ın araştırmacı olarak yer aldığı proje, toplam 201 proje başvurusu arasından “Bitkisel Üretim Teknolojileri ve Yenilikçi Yaklaşımlar” kategorisinde üçüncülük ödülü aldı.

    “Peyzaj Güllerinde Kuraklık Toleransının Yerli Genetik Kaynaklar Kullanılarak Melezleme Islahı Yoluyla Geliştirilmesi” başlıklı proje, yerli gül genetik kaynaklarından yararlanılarak kuraklık stresine dayanıklı ve yüksek peyzaj değerine sahip yeni gül genotiplerinin geliştirilmesini amaçlıyor.

    Kuraklık toleransı yüksek peyzaj güllerinin geliştirilmesini hedefleyen proje; sürdürülebilir peyzaj uygulamaları, su kaynaklarının verimli kullanımı ve yerli bitki genetik kaynaklarının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Projede araştırmacı olarak Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Doç. Dr. Tuğba Kılıç, Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Doç. Dr. Ezgi Doğan Meral ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Prof. Dr. Soner Kazaz yer aldı. >>>Haber Merkezi

  • Geleceğin yazılımcıları, deneyimli mezunlarla buluştu

    Geleceğin yazılımcıları, deneyimli mezunlarla buluştu

    Naime Abdullah Göker Konferans Salonunda Bilgisayar Teknolojileri Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Keskin’in moderatörlüğünde düzenlenen “Bilgisayar Programcılığı Mezunlar Buluşması” paneline; akademik personel ve öğrenciler katıldı. 2003 mezunu Artuk Aviation IT Sorumlusu Fatih Karşen ve 2010 mezunu Bolvadin Belediyesi IT Sorumlusu Necati Karatay konuşmacı olarak yer aldığı söyleşide, öğrencilere iş hayatının dinamikleri ve kariyer yolculuğunda dikkat edilmesi gereken noktaları anlatıldı. Teknik bilginin iş hayatındaki pratikle nasıl harmanlandığına dikkat çeken mezunlar, bilişim sektöründe sadece diplomaya sahip olmanın yeterli olmadığını; öğrencilik hayatı boyunca geliştirilen becerilerin ve ortaya koyulan projelerin de kişiyi öne çıkardığını belirttiler. Panel, soru cevap bölümünün ardından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “Çocuklarımız tarihini ve kimliğini kendi kavramlarıyla öğrenecek”

    “Çocuklarımız tarihini ve kimliğini kendi kavramlarıyla öğrenecek”

    Taytak açıklamasında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin şu sözlerini hatırlattı: “Milli eğitim ile temel hedefimiz, diploma sahibi fakat istikametsiz evlatlar değil; vatan bilen, yurt bilen, milletini seven, devletini sayan; fikri diri, ahlakı metin, iradesi sağlam nesiller yetiştirmektir.” “Vatanını sevecek nesil, önce vatanını doğru adıyla tanımak zorundadır.” diyen Taytak, Millî Eğitim Bakanlığı’nın müfredatta gerçekleştirdiği değişikliklerin bu temel gerçeğe dayandığını söyledi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in şu ifadelerini hatırlatan Taytak şöyle konuştu: “Lozan imzalandığında Ege Denizi yok. Niye Lozan’da Ege Denizi demiyorlar? Çünkü denizin adı Adalar Denizi. Ege Denizi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanistan’ın da biraz isteğiyle literatüre giren bir kavram.”

    Taytak, “Biz onlarca yıl boyunca ülkemizi işgale kalkışan Yunan’ın koyduğu ismi doğru zannederek okuttuk. Bu artık çok şükür son bulmuştur.” ifadelerini kullandı. “Orta Asya” ifadesinin de İkinci Dünya Savaşı sonrasında iki kutuplu dünyanın dayattığı bir kavramsallaştırma olduğunu belirten Taytak, bilimsel ve tarihsel karşılığının “Türkistan” olduğunu söyledi. Ataların ana yurdu olan toprakların çocuklara artık kendi adıyla ve kendi tarihinin gözüyle öğretilecek olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.

    “Haçlı Seferleri” ifadesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Taytak, şunları kaydetti: “Çocuklar, Anadolu’ya yapılan vahşi saldırıyı tarafsız bir kelimeyle, sanki bir gezi ya da keşif gibi öğrendi. Oysa burada söz konusu olan bir sefer değil, Anadolu’ya ve İslam dünyasına yönelik açık bir saldırıydı. Nesillerimizin bunu artık doğru kelimeyle öğrenecek olması sevindiricidir.”

    Taytak, “Bizans” yerine “Doğu Roma”, “Ermeni Meselesi” yerine “Asılsız Ermeni İddiaları”, “Tehcir Kanunu” yerine “Sevk ve İskan Kanunu” gibi değişikliklerin de Türkiye’nin uluslararası hukuk ve diplomasi alanında yıllardır savunduğu tezlerin sınıf tahtasına taşınması anlamına geldiğini söyledi.

    Açıklamasında çocuklar arasında nezaket kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara da değinen Taytak, Devlet Bahçeli’nin şu ifadelerini paylaştı: “Akranları arasında sistematik olarak alaya, linçlere, aşağılamalara, dışlamalara maruz kalan bir yavrumuzun tertemiz kalbinde kapanması zor yaralar açılmaktadır.”

    “Zorbalığı tarif ederek değil, nezaketi aşılayarak insan yetiştirilir.” diyen Taytak, TBMM Dilekçe Komisyonu üyeleri olarak geçtiğimiz yıl aldıkları kararla, çocuklar arasında nezaket kültürünü öne çıkarmanın daha faydalı olacağı düşüncesiyle “akran zorbalığı” ifadesi yerine “akran nezaketi” ifadesinin kullanılmasını önerdiklerini belirtti.

    Bu doğrultuda, TBMM Genel Kurulu kürsüsünden teklifini Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ilettiğini ifade eden Taytak, teklifin Bakan Tekin tarafından olumlu karşılandığını ve “akran nezaketi” kavramının yeni müfredatta yerini aldığını söyledi.

    Ramazan ayında gerçekleştirilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerine de değinen Taytak, çocukların manevi dünyalarına katkı sağlayan programlar dolayısıyla Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve bu dönüşüme katkı sağlayan bürokratları tebrik etti.

    Milletvekili Taytak açıklamasını, “Türk Milleti’ne ve çocuklarımızın geleceğine hayırlı olsun.” sözleriyle tamamladı. >>>Haber Merkezi

  • Bolvadin’de aranan hükümlü yakalandı

    Bolvadin’de aranan hükümlü yakalandı

    Yapılan titiz çalışmalar sonucunda, “yağma” suçundan hakkında 10 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan O.C.Y. isimli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Şahıs, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadele çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi. >>>Haber Merkezi

  • Reha Muhtar aylar sonra Bodrum’da ortaya çıktı! Sandalyede uyuyakalan Reha Muhtar’ın son hali görenleri şaşırttı!

    Özellikle son dönemde eski eşi Deniz Uğur ile yaşadığı velayet savaşı ve Türk Hava Yolları (THY) ile yaşadığı krizle gündemden düşmeyen Reha Muhtar’ın Bodrum’daki anları dikkat çekti.

    İşte ünlü televizyoncunun son durumu, Bodrum’da çekilen karesi ve geçmiş adli/idari süreçlerinin detayları:

    Bodrum’da Uyuyakaldığı Anlar Gündem Oldu

    Uzun süredir İstanbul’daki hareketli yaşamdan ve kameralardan uzak bir hayat tercih eden Reha Muhtar, Muğla’nın Bodrum ilçesinde ortaya çıktı.

    Patronlar Dünyası’nın aktardığı özel habere göre; Bodrum Türkbükü’ndeki bir mekanda dinlenen ünlü televizyoncu, oturduğu sandalyede uyuyakaldı. Oldukça yorgun ve bitkin olduğu gözlenen 66 yaşındaki Reha Muhtar’ın bu karesi kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Kullanıcılar, ünlü spikerin yıllar içindeki değişimine ve yorgun haline yönelik pek çok yorumda bulundu.

    Çalkantılı Özel Hayat: İkizlerin Velayetini Kaybetti

    Ekran mirasının yanı sıra Reha Muhtar, oyuncu Deniz Uğur ile yaşadığı sancılı adli süreçlerle de sık sık manşetlerde yer alıyordu. 2008-2010 yılları arasında birlikte olan çiftin, 2009 yılında Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları dünyaya gelmişti. Yıllardır karşılıklı ağır ithamlar ve iddialarla mahkeme salonlarına taşınan velayet davası, Kasım 2025’te kesin olarak sonuçlandı. Mahkeme, ikizlerin velayetini babaları Reha Muhtar’dan tamamen alarak anne Deniz Uğur’a devretti. Bu kayıp, Muhtar’ın inzivaya çekilmesindeki en büyük etkenlerden biri olarak gösteriliyor.

    Havalimanı Skandalı ve THY Kara Liste Şoku

    Reha Muhtar, geçtiğimiz aylarda sadece özel hayatıyla değil, karıştığı bir kamuoyu tartışmasıyla da hukuki ve idari yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı:

    • Güvenliklerle Sert Tartışma: 2 Kasım 2025 tarihinde havalimanındaki güvenlik kontrol noktasında görevli personellerle çok sert bir tartışma yaşayan Muhtar’ın o anları cep telefonu kameralarına yansımıştı.

    • Uçuş Yasağı Geldi: Yaşanan bu gerginliğin ardından Türk Hava Yolları (THY) hızlı bir idari karar alarak, yolcu güvenliği ve uçuş disiplini kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Reha Muhtar’ı “kara liste”ye (black list) aldı ve havayoluyla uçuşlarına kısıtlama getirdi.

    Hem çocuklarının velayetini kaybetmesi hem de üst üste yaşadığı bu krizlerin ardından Reha Muhtar’ın Bodrum’da sakin bir hayat sürerek moral depolamaya çalıştığı belirtiliyor.

    The post Reha Muhtar aylar sonra Bodrum’da ortaya çıktı! Sandalyede uyuyakalan Reha Muhtar’ın son hali görenleri şaşırttı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar protokolünden 19 Mayıs mesajları

    Afyonkarahisar protokolünden 19 Mayıs mesajları

    AFYONKARAHİSAR VALİSİ DR. NACİ AKTAŞ

    Türk milletinin esarete karşı şanlı direnişinin ve bağımsızlık iradesinin en güçlü sembolü olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da yaktığı istiklal meşalesi, milletimizin makûs talihini değiştiren, tarihin akışına yön veren kutlu bir yürüyüşün başlangıcı olmuştur. Samsun’da parlayan bu bağımsızlık ruhu; Amasya, Erzurum ve Sivas’tan geçerek dalga dalga tüm Anadolu’ya yayılmış, istiklal mücadelemizin kalbi olan Kocatepe’de büyük bir zaferle taçlanarak cumhuriyetimizin temellerini oluşturmuştur. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu aziz vatanı ve milli egemenliğimizi aynı bilinçle korumak, birlik ve beraberlik duygularını daima diri tutarak geleceğe taşımaktır. Sevgili Gençler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sizlere emanet etmiştir. Bu emanet, şanlı ecdadımızın sizlere duyduğu sonsuz güvenin en somut nişanesidir. Sizler, bu ülkenin sadece yarınları değil, umudu ve aydınlık yüzüsünüz. Sizin hayalleriniz, vizyonunuz ve azminiz; ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacak en büyük gücümüzdür. Devletimiz; bilimden teknolojiye, sanattan spora kadar her alanda kendinizi en iyi şekilde geliştirmeniz, yeni dünyanın imkânlarını yakalayabilmeniz için tüm imkânlarıyla daima yanınızdadır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum. Aziz hemşehrilerimizin ve geleceğimizin teminatı olan tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

    AK PARTİ AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ İBRAHİM YURDUNUSEVEN

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir açıklama yaparak 19 Mayıs’ın milletimizin bağımsızlık ruhunun sembolü olduğunu söyledi.  Milletvekili Yurdunuseven, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir tarih değil; milletimizin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan ettiği, kurtuluş mücadelesinin ilk adımının atıldığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı mücadelenin, aziz milletimizin sarsılmaz inancı, birlik ve beraberliğiyle zafere ulaştığını belirten Yurdunuseven, 19 Mayıs ruhunun bugün de aynı kararlılıkla yaşatıldığını söyledi. Yurdunuseven açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “19 Mayıs; milletimizin esareti kabul etmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiği, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı kutlu bir başlangıçtır. Ecdadımızın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu vatanı korumak, daha güçlü yarınlara taşımak ve gelecek nesillere en güzel şekilde teslim etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.” Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla ilerlediklerini belirten Yurdunuseven, gençlerin bu süreçte en büyük güç olduğunu ifade etti. Gençlerin eğitimden spora, bilimden teknolojiye kadar her alanda desteklenmeye devam edildiğini belirten Yurdunuseven, devletin gençlerin önünü açan yatırımları sürdürdüğünü kaydetti. Yurdunuseven, “Milli ve manevi değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, çalışkan, üretken ve donanımlı gençlerimiz ülkemizin yarınlarına yön verecektir. Bizler de gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebilecekleri güçlü bir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi. Yurdunuseven mesajının sonunda, başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, aziz şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla andığını belirterek, tüm vatandaşların ve gençlerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.

    İYİ PARTİ AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HAKAN ŞEREF OLGUN

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 19 Mayıs ruhunun bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı olduğunu ifade etti. Olgun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak yalnızca bir kurtuluş mücadelesi başlatmadığını, aynı zamanda Türk gençliğine duyduğu güveni ve inancı da tüm dünyaya ilan ettiğini belirtti. 19 Mayıs’ın; esareti reddeden, millet iradesini her şeyin üstünde tutan bir anlayışın sembolü olduğunu vurgulayan Olgun, “Aziz Türk milletinin kaderini değiştiren o kutlu yürüyüşün en büyük gücü, vatanını seven, milli ve manevi değerlerine bağlı Türk gençliği olmuştur” dedi. Atatürk’ün Cumhuriyeti ve geleceği gençlere emanet ettiğini hatırlatan Olgun, bugün gençlerin içinde bulunduğu şartların ise düşündürücü olduğunu ifade etti. Olgun açıklamasında, “Bugün ne yazık ki milyonlarca gencimiz umutsuzlukla mücadele etmektedir. Diplomalı işsizlerin arttığı, gençlerimizin geleceğe güvenle bakamadığı, ev kurmanın ve yuva sahibi olmanın hayal haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Eğitim alan gençlerimiz emeklerinin karşılığını alamamakta, birçok gencimiz ise hayattan ve üretimden koparılarak ‘ev genci’ haline dönüşmektedir” ifadelerini kullandı. Gençlerin umutsuzluğa mahkûm edilemeyeceğini belirten Olgun, İYİ Parti olarak gençlerin sesi olmaya ve onların hak ettiği Türkiye’yi inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Olgun, “İYİ Parti olarak; özgür düşünen, üreten, bilimde, sanatta, sporda ve teknolojide güçlü bir gençliğin Türkiye’nin en büyük teminatı olduğuna inanıyoruz. Gençlerimizin aydınlık yarınlara ulaşabilmesi için durmadan çalışacak, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını Türk gençliğiyle birlikte inşa edeceğiz. Atalarımızdan emanet aldığımız bu vatanı, yine gençlerimizle birlikte daha güçlü, daha adil ve daha müreffeh yarınlara taşıyacağımızın sözünü veriyoruz” dedi. Mesajının sonunda tüm gençlerin ve Afyonkarahisarlı vatandaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Olgun, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andığını ifade etti.

    AK PARTİ AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ ALİ ÖZKAYA

    Türk Milleti’nin onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasını sağlamak amacıyla başlattığı ulusal hareketin ilk adımı olan 19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık azmini tüm dünyaya ilan ettiği, umut ve diriliş meşalesinin yakıldığı kutlu bir tarihtir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Milli Mücadele ruhu; bugün de birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde geleceğimize yön vermeye devam etmektedir.  Bu minvalde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetlerimiz, gücünü Milli Mücadele ruhundan alan önemli hizmetleri hayata geçirmektedir. Gerek savunma sanayisi gerek diğer teknolojik gelişmeler ile devletimizin devamı ve Güçlü Türkiye idealimizin en büyük teminatı olan gençlerimizin; milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan ve üretken bireyler olarak yetişmesi için her türlü katkıyı sağlamaktadır.  Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyor; aziz milletimizin ve kıymetli gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum.

    MHP AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ MEHMET TAYTAK

    Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayımladı. Milletvekili Mehmet Taytak, mesajında 19 Mayıs tarihinin önemine vurgu yaparak,” 107’inci  yıldönümüne ulaştığımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yurdumuzun her köşesinde gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal işgal edilmiş vatanı kurtarma gayretleri içerisinde 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basmış, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Onun bütün dünyaya kafa tutan tavrı tam bir cesaret örneğidir. Samsun’dan yükselen bu nida Türk Milleti’nin bağrında yoğrulmuş, millî iradeye tercüman olmuş; yol göstermiştir. “Ya istiklâl, ya ölüm” sözü memleketin her karış toprağına taş taş yazılmış, vatan için kadınlı erkekli müdafaa edilmiştir. Tam 107yıl önce Samsun’dan; Milli Mücadele’nin ilk adımı atılmıştır. İşgal ve esarete karşı ilk hamle yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk harcı karılmıştır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyfendinin de söylediği gibi, ‘Gerekirse 107 yıl önceki adımı bir kez daha atarız, yeniden Kocatepe’ye karargah kurarız. Gerekirse Dumlupınar’a kadar aşkla koşar, namertlere kafa tutarız’  Bu düşüncelerle, Büyük Atatürk’ün, mukaddes vatanımızın bölünmez bütünlüğü yolunda, kurtuluş mücadelesini başlattığı bu anlamlı günün yıldönümünde, bütün vatandaşlarımızın ve gençlerimizin bayramını kutluyor, gazilerimizi ve şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle anıyorum” dedi.

    AFYONKARAHİSAR BELEDİYE BAŞKANI BURCU KÖKSAL

    19 Mayıs 1919; umudun, cesaretin ve bağımsızlık inancının yeniden yeşerdiği tarihtir. Aziz milletimiz, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde verdiği büyük mücadeleyle esareti reddetmiş, Cumhuriyetimizin temellerini kararlılıkla atmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, gençliğe duyduğu güvenin ve verdiği değerin en güçlü göstergesidir. Bizler de yerel yöneticiler olarak gençlerimizin eğitimde, sporda, kültürde ve sosyal yaşamda daha güçlü bireyler olarak yetişmeleri için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebildiği, özgürce yaşayabildiği bir Afyonkarahisar için üretmeye ve hizmet etmeye kararlıyız. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; geleceğimizin teminatı sevgili gençlerimizin ve milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutluyorum. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Kardashian tırında gizemli sevkiyat: Sınırda durdurulan araçtan çıkanlar polisi bile şoke etti!

    Kardashian tırında gizemli sevkiyat: Sınırda durdurulan araçtan çıkanlar polisi bile şoke etti!

    Tam 8 milyon 400 bin dolarlık paket: Dedektör köpeklerin tepkisiyle gizli bölme patlatıldı!

    Narkotik ekiplerinin tırda yaptığı detaylı arama sonucunda, tekstil ürünlerinin arasına kamufle edilmiş tam 8.400.000 dolar değerinde kokain ele geçirildi. Piyasa değeri dudak uçuklatan bu gizemli sevkiyatın ardından, tır sürücüsü ve lojistik firması hakkında jet hızıyla yasal işlem başlatılarak geniş çaplı bir soruşturma açıldı.

    Resmi makamlardan ilk açıklama geldi: Ünlü yıldızın isminin arkasındaki gerçek netleşti!

    Olayın sosyal medyada hızla yayılması ve dünya basınında “Kardashian tırında uyuşturucu” başlıklarıyla infial yaratması üzerine yetkililer harekete geçti. Operasyonu yürüten emniyet birimleri, yapılan ilk incelemelerin ardından Kim Kardashian’ın ve marka yönetiminin bu yasa dışı sevkiyatla hiçbir bağlantısının bulunmadığını net bir dille kamuoyuna duyurdu.>>>Şahan KARTAL 

  • Hoca Ahmet Yesevi’de minikler sahneye çıktı, salon buz kesti!

    Hoca Ahmet Yesevi’de minikler sahneye çıktı, salon buz kesti!

    Bir yıllık büyük sır çözüldü: Sahnedeki o uyum herkesi şaşırttı!

    Etkinliğin perde arkasında, öğrencilerin öğretmenleri rehberliğinde tam bir yıl boyunca kimseye duyurmadan yaptığı dev hazırlıkların olduğu öğrenildi. Müzik eşliğinde sahnelenen ve büyük bir gizlilikle hazırlanan özel koreografiler salonu dolduranlara duygu dolu anlar yaşatırken, miniklerin performansı parmak ısırttı.

    Veliler salonu hıncahınç doldurdu: Kameralar saniye saniye kaydetti!

    Okul salonunda iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık oluşturan veliler ve davetliler, çocuklarının bu sıra dışı heyecanına ortak oldu. Salonu dolduran yüzlerce kişi, sahnedeki nefes kesen anları kaçırmamak için cep telefonlarına sarılarak o anları saniye saniye kayıt altına aldı. Alkış tufanıyla sona eren etkinlik hafızalara kazındı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kocatepe Anıtında CHP zirvesi!

    Kocatepe Anıtında CHP zirvesi!

    Cumhuriyet Halk Parti’li kalabalık grup ellerinde Türk bayraklarıyla Kocatepe Anıtı’na doğru yürüyüşe geçti. Bayram coşkusunu zirveye taşıyan yürüyüşün ardından anıt önünde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı hep bir ağızdan gür bir sesle okundu.>>>HABER MERKEZİ 



  • Bolvadin’de tarihi kalabalık: O gösteri tribünleri ayağa kaldırdı!

    Bolvadin’de tarihi kalabalık: O gösteri tribünleri ayağa kaldırdı!

    Kaymakam ve başkan sahaya indi: Protokolün o hareketi alkış topladı!

    Kutlama alanında en dikkat çeken anlardan biri, Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan ile Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı’nın tribünleri dolduran binlerce kişinin bayramını tek tek kutladığı anlar oldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği selamlamanın ardından programda heyecan tavan yaptı.







    Aylardır gizlenen performanslar sergilendi: Kazananlar ödüllerine kavuştu!

    Stadyumu dolduran binlerce kişinin gözlerini kırpmadan izlediği kutlama etkinlikleri, öğrencilerin okuduğu şiirler, halk oyunları ve özel sportif gösterilerle devam etti. Gençlerin sahnelediği nefes kesen performansların ardından, ilçe genelindeki yarışmalarda büyük başarı yakalayan öğrenci ve okullara ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.>>>Şahan KARTAL 

  • Sultağın’da 19 Mayıs coşkuyla kutlandı

    Sultağın’da 19 Mayıs coşkuyla kutlandı

    Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Sedat Dündar, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmasında 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük yolunda yeniden şahlanışının başlangıcı olduğunu belirtti.

    Programda öğrenciler tarafından şiirlerin okunmasının ardından oratoryo gösterisi sahnelendi.

    Kutlamalar çerçevesinde halk oyunları ve çeşitli yarışmalar,gösteriler de yer aldı. Tören sonunda farklı alanlarda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi.

    Programa Sultandağı Kaymakamı Hacı Demirci,ilçe protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar.

  • Sultandağı sokakları inledi: İlçe halkı tören alanına bakın neden akın etti!

    Sultandağı sokakları inledi: İlçe halkı tören alanına bakın neden akın etti!

    Müdürün o konuşması duygulandırdı: Salondakiler gözyaşlarını tutamadı!

    Programın açılışında kürsüye çıkan Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Sedat Dündar, günün anlam ve önemine ilişkin çarpıcı bir konuşma yaptı. 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük yolunda yeniden şahlanışının başlangıcı olduğunu belirten Dündar’ın sözleri, törene katılan Sultandağı Kaymakamı Hacı Demirci ve diğer protokol üyeleri tarafından uzun süre alkışlandı.




    Öğrencilerden nefes kesen oratoryo: Kazananlar ödüllerini bakın kimden aldı!

    Kutlamaların en merak edilen anları ise gençlerin sahne performansları oldu. Öğrenciler tarafından okunan şiirlerin ardından sahnelenen gizemli oratoryo ve halk oyunları gösterileri izleyenleri büyüledi. Törenin sonunda ise ilçede düzenlenen çeşitli yarışmalarda büyük başarı göstererek dereceye giren öğrenciler, ödüllerini protokol üyelerinin elinden gururla teslim aldı.>>>İHA 

  • Bolvadin Sokakları Dalga Dalga Taştı!

    Bolvadin Sokakları Dalga Dalga Taştı!

    Protokolün En Tepe İsimleri En Ön Saftaydı: Adım Adım Stadı Hedeflediler!

    Bolvadin Kaymakamlığı önünde fitili ateşlenen büyük yürüyüşün en ön safında ilçenin kaderini belirleyen isimler yer aldı. Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan, Belediye Başkan Yardımcısı Sadri Bayram, Adalet Komisyonu Başkanı Semih Uygur, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Ciğerci’nin bizzat önderlik ettiği kortej, ellerindeki dev Türk bayraklarıyla caddeleri adeta kırmızı-beyaza boyadı.


    Yürüyüş Bitti Ama Heyecan Bitmedi: İlçe Stadyumunda Sergilenen Gösteriler Nefesleri Kesti!

    Sokakları inleterek ilçe stadyumuna kadar ulaşan dev kortej, burada kendileri için hazırlanan büyük bir sürprizle karşılaştı. Yürüyüşün sona ermesiyle birlikte, çeşitli okul ve kurumlar tarafından aylardır hazırlığı yapılan gizemli ve koreografik gösteriler ardı ardına sahneye taşındı. Tribünleri dolduran binlerce kişinin gözlerini kırpmadan izlediği ve milli duyguların tavan yaptığı o anlar, ilçenin unutulmazları arasındaki yerini aldı.>>>İHA 

  • Kanatlı hayvan işletmecilerine biyogüvenlik anlatıldı

    Kanatlı hayvan işletmecilerine biyogüvenlik anlatıldı

    Afyonkarahisar’da kanatlı hayvan işletme temsilcilerine yönelik biyogüvenlik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantı Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirildi. Toplantının ardından kurumdan yapılan yazılı açıklamada, “İlimizde faaliyet gösteren kanatlı işletme temsilcilerine, Ticari Etlik ve Yumurtacı Kanatlı İşletmelerin Biyogüvenlik Kurallarına Dair Tebliğ çerçevesinde bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Kanatlı hayvan sektöründe sürdürülebilir üretimin sağlanması, hayvan sağlığının korunması ve olası hastalık risklerinin en aza indirilmesi amacıyla biyogüvenlik uygulamalarının önemine dikkat çekildi.

    Toplantıda; işletmelerde uygulanması gereken biyogüvenlik tedbirleri, koruyucu uygulamalar ve işletme süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Ayrıca sektör temsilcileriyle karşılıklı görüş alışverişi yapılarak uygulamada karşılaşılan konular değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • O İlçede Herkes Salona Koştu: Protokol Tam Kadro Katıldı, Gençler Ortalığı Kasıp Kavurdu!

    O İlçede Herkes Salona Koştu: Protokol Tam Kadro Katıldı, Gençler Ortalığı Kasıp Kavurdu!

    Salondakiler Gözlerine İnanamadı: Alkışlar Dakikalarca Kesilmedi!

    Şuhut İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü koordinesinde sahneye çıkan öğrencilerin performansı adeta nefes kesti. Şiir dinletilerinden özel koreografili gösterilere kadar her detay titizlikle sergilenirken, gençlerin performansı salondaki izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.




    Kıran Kirana Mücadele: Kazananlar Ödüllerini Bakan O İsimlerin Elinden Aldı!

    Kutlamaların en heyecanlı anları ise spor müsabakalarında yaşandı. Tenis, voleybol ve bilek güreşi gibi branşlarda gençlerin ortaya koyduğu kazanma azmi izleyenlerden tam not aldı. Yarışmaların perde arkasında ise büyük bir sürpriz vardı; kıyasıya rekabetin ardından dereceye girmeyi başaran isimler, ödüllerini ilçenin en yetkili isimlerinin elinden gururla teslim aldı.>>İHA 

  • Gençlik Yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleştirildi

    Gençlik Yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleştirildi

    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Gençlik Yürüyüşü gerçekleştirildi.

    Bolvadin İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından organize edilen Gençlik Yürüyüşü, vatandaşların ve gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

    Bolvadin Kaymakamlığı önünden başlayan yürüyüşe; Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan, Belediye Başkan Yardımcısı Sadri Bayram, Adalet Komisyonu Başkanı Semih Uygur, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Keleş, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Ciğerci, protokol üyeleri ile çok sayıda öğrenci ve vatandaşlar katıldı. Ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen gençler, 19 Mayıs’ın anlam ve önemine yakışır görüntüler oluşturdu.

    İlçe stadyumunda sona eren yürüyüşün ardından çeşitli okul ve kurumlar tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi. Büyük beğeni toplayan etkinlikler, milli birlik ve beraberlik duygularının ön plana çıktığı anlamlı anlara sahne oldu.

  • Dinar’da ’Orman Benim Kampanyası’ etkinliği

    Dinar’da ’Orman Benim Kampanyası’ etkinliği

    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde ’Orman Benim Kampanyası’ çerçevesinde Pınarlı Tabiat Parkı’nda çöp toplama etkinliği düzenlendi.

    Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle dünyada olduğu gibi yurt genelinde de artış gösteren orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak, ormanların yangınlara karşı direncini artırmak ve toplumda temiz orman bilinci oluşturmak amacıyla Dinar Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Orman Benim Kampanyası’ çerçevesind çöp toplama etkinliği düzenlendi.

    Pınarlı Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen programa kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve öğrenciler yoğun katılım sağladı.

    Programa ayrıca Kaymakam Vekili Vali Yardımcısı Serdar Cantepe, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu, Dinar Cumhuriyet Başsavcısı Emre Vurmaz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ufuk Taşbaş ile protokol üyeleri katıldı.

    Etkinlikte Dinar Fen Lisesi, Dinar Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Dinar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden oluşan toplam 67 öğrencinin katılımıyla yaklaşık 600 kilogram çöp toplanarak çevre temizliği gerçekleştirildi.