Yazar: admin

  • Bu karı koca bakın ne çaldı! Görenler ”o kadar düştünüz mü” dedi!

    Bu karı koca bakın ne çaldı! Görenler ”o kadar düştünüz mü” dedi!

    Çantayı ağzına kadar doldurdular

    Görüntülerde, park ve bahçelerdeki rengarenk lalelerin tek tek söküldüğü ve büyük bir soğukkanlılıkla çantalara istiflendiği görüldü. Olayı kayda alan vatandaşın, “Bahçedeki laleleri söküyorlar, kadın da çantasına koyuyor. Çantayı tamamen doldurdular” sözleri, yaşanan yağmanın boyutunu gözler önüne serdi.

    Sosyal medyadan tepki yağdı: “Emeğe ve kamuya saygısızlık”

    Görüntülerin sosyal medyada hızla yayılmasının ardından çok sayıda kullanıcı tepkisini dile getirdi. Vatandaşlar, vergilerle finanse edilen ve şehrin estetiği için dikilen çiçeklerin evlere götürülmek üzere sökülmesini “kamu malına zarar verme” ve “saygısızlık” olarak nitelendirdi.

    Yetkililere çağrı

    Vatandaşlar, güvenlik kameraları ve paylaşılan görüntüler üzerinden sorumluların tespit edilmesini talep ediyor. Belediye ekiplerinin büyük emek harcayarak yetiştirdiği çiçeklerin bu şekilde talan edilmesine karşı caydırıcı önlemlerin alınması bekleniyor.>>>Şahan KARTAL 

  • Ali Çetinkaya’ya belediyeden büyük vefa

    Ali Çetinkaya’ya belediyeden büyük vefa

    Afyonkarahisar Belediye Meclisi, Meclis Başkan Vekili M. Kemal Demirkırkan başkanlığında toplandı. Meclis gündemine geçilmeden önce Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın selamlarını ileten Başkan Vekili Demirkırkan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırılarının yaşattığı üzüntüye değindi. Demirkırkan, “Meydana gelen bu menfur saldırı sonucunda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, aziz milletimize ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Saldırı sonucunda yaralı olanlara da Allah’tan şifalar diliyorum. Bu tür olayların bir daha olmaması ve son bulmasını Allah’tan diliyorum” dedi.

    “TÜRKİYE’Yİ DÜNYADA TEMSİL EDECEĞİZ, AVRUPA’DA OYNAYACAĞIZ”

    Afyon Belediye Yüntaş Kadın Voleybol Takımı’nın şampiyonluğunu yeniden kutlayan Başkan Vekili Demirkırkan, “Zaferin Sultanları önemli bir başarıya imza attı. Bu gurur, bu coşku Afyonkarahisar’ın. Önümüzdeki yıl Sultanlar Ligi’nde mücadele edeceğiz. Orada da kalıcı olacağız. Sonraki yıllarda da Afyonkarahisar Kadın Voleybol Takımı olarak Türkiye’yi uluslararası platformda dünyada temsil edeceğiz, Avrupa’da oynayacağız. Biz bunun hayalini kuruyoruz. Ben buradan bir kez daha, Afyonkarahisar Belediyesi Yüntaş Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “GÜÇLÜ BİR ULAŞIM ALTYAPISINA SAHİBİZ”

    Araç filosuna eklenen yeni araçları hatırlatan Demirkırkan, “Göreve geldiğimizde gördük ki, en son otobüs alımı 2018 yılında yapılmış. Biz bu tabloyu değiştirdik. Geçen sene filomuza kazandırdığımız araçlarla; satın aldığımız 5 adet yeni halk otobüsü ve hibe yoluyla kazandırdığımız 1 otobüsle birlikte toplamda 6 aracımızı halkımızın hizmetine sunmuştuk. 3 yeni otobüsümüzü daha ekleyerek toplam 9 adet otobüsümüzle birlikte artık çok daha güçlü bir ulaşım altyapısına sahibiz. Ulaşımı daha akıllı ve verimli hale getirmek için de önemli adımlar attık. Hayata geçirdiğimiz filo yönetim sistemi ile araçlarımızın anlık takibini yapabiliyor, hizmet kalitesini sürekli denetliyoruz. Karekod uygulamamızla vatandaşlarımızın bilgiye hızlı erişimini sağlıyoruz. Çünkü biz, sadece bugünü değil, geleceği de planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. İlimize hayırlı olsun” diye konuştu.

    ŞEKER HASTALARINA ÖLÇÜM CİHAZI YARDIMI YAPILACAK

    Mayıs Ayı Belediye Meclisi’nde alınan kararla birlikte, belediye sınırları ve mücavir alan içerisinde yaşayan, ödeme gücünden yoksun ihtiyaç sahibi (kadınlar, çocuklar, engelliler) sağlık raporu olan şeker hastalarına, şeker ölçüm cihazı yardımı yapılması hakkındaki teklif oy birliği ile kabul edildi.

    TİYATRO GELİRİ DMD KAS HASTASI BAŞTÜRK’E AKTARILDI

    Belediye Şehir Tiyatrosu’nun 27 Mart – 08 Mayıs 2026 tarihleri arasında sergilediği 13 oyun gösterimli “Resimli Osmanlı Tarihi” tiyatronun bilet gelirlerinin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda, SMA Tip1 hastası olan Gökçe Vedia bebeğin yardım kampanyasına aktarılması için karar alınmıştı. Söz konusu yardım kampanyasının sona ermesinden dolayı DMD Kas Hastası Zeki Baştürk’ün tedavisi için düzenlenen yardım kampanyasına aktarılması talebi oy birliği ile kabul edildi.

    BELEDİYE YENİ ARAÇLAR KAZANDIRACAK

    Belediye Gelirler Müdürlüğü Tahsilat Servisi tarafından saha çalışmalarında kullanılmak amacıyla; 2 adet, 2 kişilik 4 tekerlekli akülü araç, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün festivaller, fuarlar, konserler, anma programları, sergiler, sempozyumlar vb. etkinlikler ile UNESCO Yaratıcı Şehirler ağına da dahil olan ilimize gastronomi alanında kullanılmak üzere 1 adet kamyonet araç ve mezarlık alanlarında, özel gereksinimli bireyler ve yaşlı vatandaşların kabir ziyaretlerini daha rahat ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilmeleri amacıyla ulaşım konusunda çeşitli zorluklar yaşandığından, 6 kişilik 2 adet buggy elektrikli hizmet aracı alınması hakkındaki teklifler oy birliği ile kabul edildi.

    ALİ ÇETİNKAYA’NIN ADI PARK’TA YAŞATILACAK

    Selçuklu Mahallesi’nde bulunan parka, Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden biri olan büyük devlet adamı ve asker Ali Çetinkaya’nın isminin verilmesi Belediye Meclis Üyeleri tarafından oy birliği ile kabul edildi.

    AFYONLU BÜYÜK DEVLET ADAMI

    Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği önemli devlet adamlarından birisi olan Ali Çetinkaya’nın isminin tekrar yaşatılması için atılan bu adım sevinçle karşılandı. 1877 yılında Afyonkarahisar’da doğan Ali Çetinkaya, I. Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde görev aldı. Türk Kurtuluş Savaşı’nda “ilk kurşunu atan kişi” olarak bilinen Çetinkaya, milli mücadele döneminin önemli isimleri arasında yer aldı. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde de görev alan Çetinkaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Ulaştırma Bakanı olarak tarihe geçti. Alınan kararla birlikte Ali Çetinkaya’nın ismi, Selçuklu Mahallesi’ndeki parkta yaşatılacak.

    GELECEK OTURUMUN GÜNÜ BELİRLENDİ

    Haziran Ayı Meclis Toplantısı’nın 2 Haziran Salı günü, saat 18.00’de olması oy birliği ile kabul edildi. Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nın bitmesinin ardından Meclis Başkan Vekili Kemal Demirkırkan, 7 – 10 Mayıs 2026 tarihlerinde, şehirde düzenleyecekleri Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Çalıştayı ve Aşçılık Kampı’nın 7 Mayıs’ta gerçekleşecek açılış programına ve 8 – 20 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenleyecekleri Kitap Günleri’ne Belediye Meclis Üyelerini ve tüm vatandaşları davet etti. >>>Ferhat YÜKSEL

     

  • Togg’dan Mayıs ayı bombası: Sıfır faizli kredi ve ücretsiz şarj müjdesi!

    İşte Togg’un Mayıs ayı kampanyasına dair öne çıkan detaylar…

    Sıfır Faiz ve Finansman Desteği

    Kampanya kapsamında Togg T10X ve T10F modelleri için bireysel kullanıcılara özel cazip kredi seçenekleri sunuluyor. T10X V2 modeli için 750 bin TL krediye 12 ay vade ve %0 faiz imkanı tanınırken, aylık taksit tutarı 62 bin 500 TL olarak belirlendi. T10X’in üst segmenti olan 4More ve T10F modellerinde ise 1 milyon TL kredi, yine 12 ay vade ve %0 faizle aylık 83 bin 300 TL taksit ödemesiyle kullanılabiliyor. Daha uzun vade tercih edenler için 1,7 milyon TL’ye kadar 48 ay vadeli ve %2,85 faiz oranlı alternatif ödeme planları da mevcut.

    Ücretsiz Şarj ve Hızlı Teslimat Müjdesi

    Togg, kullanıcı deneyimini kolaylaştırmak amacıyla kampanyaya katılan herkese 6 ay boyunca geçerli toplam bin beş yüz kilovatsaat (1.500 kWh) değerinde ücretsiz hızlı şarj desteği hediye ediyor. Ayrıca Mayıs ayı içerisinde siparişini tamamlayan kullanıcıların araçları, Haziran ayındaki Kurban Bayramı tatiline yetişecek şekilde hızlıca teslim edilecek.

    Togg Güncel Fiyat Listesi

    Mayıs ayı itibarıyla T10X modelinin standart menzil başlangıç fiyatı 1 milyon 869 bin 48 TL olarak açıklandı. T10X V2 Uzun Menzil versiyonu 2 milyon 371 bin TL, en üst donanımlı 4More Obsidiyen versiyonu ise 3 milyon 218 bin 57 TL’den satışa sunuluyor. Ailenin yeni üyesi T10F modelinde ise fiyatlar, standart menzil için 1 milyon 884 bin 980 TL’den başlayıp donanım seviyesine göre 3 milyon 217 bin 857 TL’ye kadar yükseliyor.

    Kurumsal Müşteriler İçin Filo Avantajları

    Şirketler ve filo alımları için de özel çözümler geliştiren Togg, kurumsal müşterilere T10X ve T10F modellerinde 1 milyon TL’ye kadar 12 ay %0 faiz fırsatı sunuyor. Daha yüksek tutarlı kurumsal kredi taleplerinde ise 48 aya varan vade ve %3,14’ten başlayan faiz oranlarıyla finansman desteği sağlanıyor.

    The post Togg’dan Mayıs ayı bombası: Sıfır faizli kredi ve ücretsiz şarj müjdesi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Araç sahipleri dikkat: Sorgulamalarda yeni dönem başladı!

    Araç sahipleri dikkat: Sorgulamalarda yeni dönem başladı!

    Sorgulama başına 2 TL alınacak

    Yeni düzenlemeye göre, Araç Sicil ve Tescil Sistemi (ARTES) veri tabanındaki bilgilerin paylaşımı karşılığında, Türkiye Noterler Birliği tarafından sorgu veya dönen kayıt başına 2 TL işlem ücreti tahsil edilecek. Bu ücret, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenecek.

    İlk sorgu ücretsiz, bazı kurumlar muaf

    Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yönetmelikte bazı istisnalar da tanındı:

    • İlk Sorgu Bedava: Gerçek ve tüzel kişiler için takvim yılı içerisinde her bir araç için yapılacak ilk sorgulama ücretsiz olacak.

    • Muafiyetler: Kamu kurumları, genel bütçeli idareler ve belediyeler bu işlem ücretinden muaf tutulacak.

    “Hukuki Gerekçe” şartı getirildi

    Ücretlendirme kadar dikkat çeken bir diğer değişiklik ise veri gizliliği alanında oldu. Artık her isteyen araç bilgilerine kolayca erişemeyecek. Bilgi paylaşımı yapılabilmesi için:

    1. Talepte bulunanın hukuki bir gerekçesinin olması,

    2. Verinin, bir hakkın kurulması, kullanılması veya korunması için zorunlu olması şartı aranacak.

    Bu düzenleme ile araç verilerinin korunması ve gereksiz sorgulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor.>>>AA-HABER MERKEZİ 

  • Sanal kumar ve kara para trafiğine “Paymix-3” darbesi: 3 milyar dolarlık suç ağı çökertildi

    Sanal kumar ve kara para trafiğine “Paymix-3” darbesi: 3 milyar dolarlık suç ağı çökertildi

    Aylık 3 milyar dolarlık işlem hacmi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen operasyonda, suç ağının aylık yaklaşık 3 milyar dolar işlem hacmine ulaştığı tespit edildi. Kripto varlıklar ve paravan şirketler üzerinden yürütülen bu devasa trafiğin, yasa dışı bahis sitelerini finanse etmek amacıyla kullanıldığı belirlendi.

    ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK, SOSYAL MEDYA HESABINDAN YAPTIĞI AÇIKLAMADA, SANAL KUMAR VE KARA PARA TRAFİĞİNE YÖNELİK YÜRÜTÜLEN “PAYMİX-3” OPERASYONUYLA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİNE AĞIR DARBE İNDİRİLDİĞİNİ BİLDİRDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sanal kumar ve kara para trafiğine yönelik yürütülen “Paymix-3” operasyonuyla organize suç örgütlerine ağır darbe indirildiğini bildirdi.

    15 milyon kullanıcı verisi ve 49 bahis sitesi hedefte

    Operasyon kapsamında yasa dışı faaliyet gösteren 49 bahis sitesinin teknik altyapısı hedef alınarak sunucuları devre dışı bırakıldı. Ayrıca:

    • Sistemlerde yer alan 15 milyon kullanıcı verisi ele geçirildi.

    • Bin 200 internet uzantısına erişim engellendi.

    • Yurt içi ve yurt dışı bağlantılı toplam 38 şüpheli operasyonun odağına alındı.

    Şirketlere TMSF kayyımı atandı

    Bakan Gürlek, suç gelirleriyle finanse edildiği tespit edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atandığını açıkladı. Operasyonu gerçekleştiren ekipleri tebrik eden Gürlek, “Ülkemizin finansal güvenliğine kasteden hiçbir illegal yapıya geçit vermeyeceğiz” mesajını verdi.>>>İHA 

  • Tunceli Belediyesinden acil uyarı: Şebeke suyunu içmeyin ve yemeklerde kullanmayın!

    Tunceli’de son günlerde etkili olan yoğun yağışlar, kentin içme suyu kaynaklarını olumsuz etkiledi. Yağışların ardından içme suyunda meydana gelen bulanıklık nedeniyle Tunceli Belediyesi, vatandaşlara yönelik önemli bir güvenlik duyurusu yayınladı.

    Bulanıklık Analiz Sonuçlarına Kadar Sürüyor

    Tunceli Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, kentin bazı noktalarını besleyen su kaynaklarında aşırı yağışlar sebebiyle geçici bir bulanıklık oluştuğu bildirildi. Belediye, analizler tamamlanıp su kalitesi standart seviyeye gelene kadar tedbirlerin elden bırakılmamasını istedi.

    Hangi Mahalleler Etkilendi?

    Açıklamada, bulanıklıktan etkilenen ve dikkatli olunması gereken mahalleler şu şekilde sıralandı:

    • Atatürk Mahallesi

    • Cumhuriyet Mahallesi

    • İnönü Mahallesi

    • Harçik Mahallesi

    Belediyeden “Temizlik Amaçlı Kullanın” Önerisi

    Belediye, suyun tamamen berraklaşmasına kadar izlenmesi gereken adımları şu sözlerle duyurdu:

    “Tedbir amacıyla yapılacak kontroller ve analizler tamamlanıp su tamamen berrak hale gelinceye kadar şebeke suyunun içme ve yemek yapımında kullanılmaması önerilmektedir. Bu süreçte suyun temizlik ve hijyen amaçlı kullanılması uygundur.”

    Ekipler Teyakkuzda

    Tunceli Belediyesi ekiplerinin, su depoları ve şebeke hatlarında temizlik, bakım ve kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü ifade edildi. Analiz sonuçlarının ardından suların tekrar içilebilir hale geldiği bilgisi yine resmi kanallar aracılığıyla vatandaşlarla paylaşılacak.

    The post Tunceli Belediyesinden acil uyarı: Şebeke suyunu içmeyin ve yemeklerde kullanmayın! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Savaş etkiledi ama toparlanma süreci sürüyor

    Savaş etkiledi ama toparlanma süreci sürüyor

    Manavgat Side Turistik Otelciler Birliği (MASTOB) Başkanı Zafer Süral, gazetecilere yaptığı açıklamada, turizm sezonunun başlangıcında bölgesel gerilimlerin etkisiyle rezervasyonlarda ciddi düşüş yaşandığını ancak son dönemde toparlanma sürecine girildiğini söyledi.

    Şubat ayında başlayan İran-ABD-İsrail geriliminin sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Süral, savaşın ilk ayında rezervasyonlarda yüzde 70’e varan kayıplar yaşandığını ifade etti.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) yürüttüğü tanıtım ve algı yönetimi çalışmalarının bu havayı dağıttığını aktaran Süral, kaybın yüzde 20 seviyelerine kadar gerilediğini, sezonun geri kalanı için umutlu olduklarını bildirdi.

    “BAYRAM TATİLİNİN 9 GÜN OLMASI SEKTÖRÜ HAREKETLENDİRİR”

    Süral, mayıs ayı sonunda idrak edilecek Kurban Bayramı’nda resmi tatilin 9 güne çıkarılmasının sektöre önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Süral, “Bu gelişme özellikle iç pazarda çok büyük hareketlilik oluşturur.” dedi.

    İç turizmin canlılığını koruduğunu ifade eden Süral, Türk turistlerin tatil alışkanlıklarını sürdürdüğünü ve bunun sektöre destek sağladığını söyledi.

    Konaklama vergisinin yüzde 2’den yüzde 1’e düşürülmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Süral, artan maliyetler karşısında sektörün daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

    Döviz kurunun sabit kalmasına rağmen maliyetlerin yükseldiğine dikkati çeken Süral, “KDV desteği sağlanması ya da konaklama vergisinin tamamen kaldırılması sektör açısından önemli bir rahatlama sağlayabilir.” diye konuştu.

    KÜRESEL RİSKLER YAKINDAN İZLENİYOR

    Avrupa pazarının olumsuz algılardan en fazla etkilenen bölge olduğunu belirten Süral, özellikle Almanya ve İngiltere’de kulaktan kulağa yayılan olumsuz söylemlerin rezervasyonları etkilediğini söyledi.

    Rusya pazarında ise hareketliliğin başladığını ifade eden Süral, fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle istenilen doluluk seviyelerine henüz ulaşılamadığını kaydetti.

    Süral, küresel gelişmelerin de turizm sektörü açısından önem taşıdığını belirterek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olası aksamalar petrol fiyatlarını artırıyor. Bu durum da uçak yakıt maliyetleri üzerinden turizmi olumsuz etkileyebilir. Her şeye rağmen umutsuz değiliz. Türkiye, kriz ortamlarında turizm sektörünü iyi yönetiyor. Doğru önlemler alınır ve riskler iyi yönetilirse geçen yılki rakamları yakalayabilir, hatta üzerine çıkabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA

  • Korku dolu o anları anlattı

    Korku dolu o anları anlattı

    Reyhanlı Belediyesi sınırlarındaki Cüdeyde Mahallesi’nde 28 Nisan’da markete gitmek için evden çıkan İ.B. ve 13 yaşındaki kardeşi E.E.B. sahipsiz köpeklerin saldırısına uğradı.

    Köpeklerden kaçmak için koşan kız kardeşlerden İ.B, yokuştan aşağı yuvarlanması nedeniyle sağ ayağı ve kolundan yaralandı.

    İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekibince hastaneye götürülen çocuk, tedavisinin ardından taburcu edildi.

    “DÜŞTÜKTEN SONRA HAYVANLARDAN BİRİ ÜSTÜME ÇIKTI”

    İ.B, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, köpeklerin önce kardeşi sonra da kendisini kovaladığını söyledi. Kardeşini kurtarmaya çalıştığını dile getiren İ.B, şöyle konuştu: “Kaçtığım sırada kardeşimin hayvanlarla cebelleştiğini gördüm. Kardeşimi kurtarmak için geri döndüğümde hayvanlardan 5-6’sı onu bırakıp bana doğru koşmaya başladı. Kaçarken ayağım döndü ve yokuş aşağı yuvarlanarak düştüm. Düştükten sonra hayvanlardan biri üstüme çıktı. Kendimi korumaya çalışırken tasması ayağıma zarar verdi, sonrasında da beni bıraktı.”

    “HAYVANLARIN SOKAKTA BAŞIBOŞ DOLAŞMASINI İSTEMİYORUZ”

    İ.B, çevredekilerin yardımıyla köpeklerin bölgeden uzaklaştırıldığını belirtti. Ayağında çatlak oluştuğunu, kaburgalarında düşme kaynaklı ağrıların sürdüğünü anlatan İ.B, “Hayvan düşmanı değiliz ama hayvanların sokakta başıboş dolaşmasını da istemiyoruz. Sokak hayvanlarına sahip çıkılmasını istiyoruz.” dedi. >>>AA

  • İsrail, Gazze’de işgali genişletmeye devam ediyor

    İsrail, Gazze’de işgali genişletmeye devam ediyor

    İsrail ordusu, Gazze’deki sivil halkı güvenlik gerekçesiyle Sarı Hat’a yaklaştırmazken her geçen gün daha küçük bir alana sıkıştırmaya devam ediyor.

    Bu bağlamda İsrail ordusu, Ekim 2025’teki ateşkes kapsamında oluşturulan ve Gazze Şeridi’nin yüzde 53’lük bir bölümünü işgal eden Sarı Hat’tı güncelledi ve “Turuncu Hat” isimli yeni bir hayali sınır oluşturdu.

    İsrail, yardım kuruluşlarıyla paylaştığı haritadaki Turuncu Hat’la birlikte Filistinlilerin yaşadığı alan yüzde 47’den yüzde 36’ya düşmüş oldu.

    TURUNCU HAT, İSRAİL ORDUSUNUN AYLARDIR DEVAM EDEN ÇALIŞMALARININ SONUCU

    Söz konusu hat, akşamdan sabaha değil İsrail ordusunun aylardan bu yana sahadaki defacto uygulamalarının bir sonucu olarak gelişti.

    İsrail’in, ateşkesin ilk aşaması kapsamında Mavi Hat’tan Sarı Hat’ta, ileriki aşamada da Kırmızı Hat’ta çekilmesi ve sonra da Gazze’den tamamen çıkması gerekiyordu.

    Hayali bir çizgi olan Sarı Hat’a çekilen ordu, sokak aralarına yerleştirdiği sarı beton bloklarla bu çizgiyi fiilen çizmeye çalıştı ancak zamanla bu hattı batıya doğru genişletti.

    Devam eden bu ihlaller nedeniyle özellikle Han Yunus, Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi ve Cibaliya’daki onlarca Filistinli aile evlerini ve çadırlarını terk edip batıya doğru yer değiştirmek zorunda kaldı.

    Söz konusu bölgelerde yaşayan Filistinliler, sıkıştıkları bu dar alanda her gün İsrail ordusunun açtığı ateş ve insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırıların korkusuyla yaşar oldu.

    38 YILLIK İSRAİL İŞGAL TECRÜBESİ OLAN GAZZELİLER, YENİ BİR İŞGALDEN ENDİŞELİ

    İsrail’in haritalarla çizdiği bu renkli çizgiler, Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltırken, hayatlarını da şekillendiriyor.

    Üstelik bu uygulamalar, Altı Gün savaşıyla Gazze’yi ele geçiren, 38 yıl sonra eski Başbakan Ariel Şaron döneminde “Tek taraflı çekilme planı” ile Gazze’den çekilen İsrail’in niyeti konusunda olumlu sinyaller vermiyor.

    Filistinliler, İsrail’in işgal ettiği bu bölgelerden çekilmeyerek yeni bir siyasi ve güvenlik durumu dayatacağını düşünüyor.

    İsrailli siyasetçiler ile ordudaki üstü düzey isimlerin Sarı Hat’tın “yeni kalıcı sınır” olacağı şeklindeki açıklamaları da Filistinlilerin bu düşüncelerini haklı çıkarıyor.

    İsrail sahada bu “oldubittiyi” dayatmak için durmaksızın çalışırken ateşkesin tüm aşamalarıyla hayata geçirilmesi hedefiyle yürütülen siyasi çalışmaların sürekli sekteye uğraması da Tel Aviv yönetiminin işini kolaylaştırıyor. >>>AA

  • Yoğun bakımdaki yatak sayısı ne kadar?

    Yoğun bakımdaki yatak sayısı ne kadar?

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, yoğun bakım ünitelerinin hayati fonksiyonların yakından izlenmesi gereken kritik durumdaki hastaların takip ve tedavisinin gerçekleştirildiği, ileri teknolojiye sahip cihazlar ve alanında uzman sağlık ekipleriyle donatılmış özel birimler olduğu belirtildi.

    Yoğun bakım ünitelerinde hastaların kalp atışı, tansiyon, solunum ve oksijen düzeylerinin sürekli izlendiği ifade edilen açıklamada, e-Nabız uygulaması bünyesinde yer alan “Hasta ve Hasta Yakını Bilgilendirme” alanı ile yoğun bakımda tedavi gören hastaların sağlık durumlarına ilişkin bilgilerin hasta yakınları tarafından güvenli ve kolay şekilde takip edilebildiği aktarıldı.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Sağlık hizmetlerinin etkin ve erişilebilir sunulması amacıyla kamu hastanelerine bağlı sağlık tesisleri bünyesinde yoğun bakım hizmet kapasitesi güçlendirilmiştir. 2008 yılında 13 bin 965 olan toplam yoğun bakım yatak sayısı, 2026 yılı itibarıyla yüzde 242 artış göstererek 47 bin 809’a ulaştı. Yoğun bakım süreci, hastanın durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilen hassas bir süreçtir. Tüm uygulamalar hastanın yaşamını korumak ve iyileşmesini sağlamak amacıyla yürütülmektedir. Bu süreçte hasta ve hasta yakınlarının sağlık ekibi ile işbirliği yapması ve ihtiyaçları için ilgili sağlık personeliyle iletişim halinde olması gerekmektedir. Bu kapsamda yoğun bakım hizmetlerinin etkin, erişilebilir ve yüksek standartlarda sunulması sağlanarak vatandaşların sağlık hizmetlerine güvenli şekilde ulaşması hedeflenmektedir.” >>>AA

  • Üreticide elma ucuzladı, markette fiyatlar uçtu!

    Üreticide elma ucuzladı, markette fiyatlar uçtu!

    Üreticide 18, markette 92 lira

    Verilere göre, elmanın üreticiden çıkış fiyatı Nisan ayında %47,2 oranında bir gerileme ile 18 lira 75 kuruşa kadar düştü. Ancak bu sert düşüş tüketiciye yansımadı. Market raflarında elmanın ortalama satış fiyatı 92 lira 58 kuruş olarak kaydedilirken, üretici ve market arasındaki fiyat farkı %393,7 gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Bazı marketlerde elmanın kilogram fiyatının 150 lirayı bulması dikkat çekti.

    TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ (TZOB) VERİLERİNE GÖRE NİSAN AYINDA ÜRETİCİDE FİYATI EN ÇOK DÜŞEN ÜRÜNLERDEN BİRİ OLAN ELMA, MARKET VE PAZAR TEZGAHLARINDA YÜKSEK FİYATLARLA SATILMAYA DEVAM ETTİ. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, nisan ayında üreticide fiyatı en çok düşen ürünlerden biri olan elma, market ve pazar tezgahlarında yüksek fiyatlarla satılmaya devam etti.

    Elma “Lüks Ürün” haline geldi

    Üreticiden tüketiciye ulaşana kadar fiyatı yaklaşık 4,9 kat artan elma, bu alanda listenin ilk sırasına yerleşti. Elmayı şu ürünler takip etti:

    • Havuç: 4,3 kat

    • Yeşil Soğan ve Marul: 3,5 kat

    • Pırasa: 3,4 kat

    Talep azaldı ama fiyat düşmedi

    Yetkililer üretici fiyatlarındaki gerilemeyi “talep azalmasına” bağlasa da, pazar ve marketlerdeki sembolik %4’lük indirimler vatandaşın bütçesine ilaç olmadı. Mart ayında üreticiden 35,5 liraya çıkan elmanın yarı yarıya ucuzlamasına rağmen sofralara hala yüksek bedellerle ulaşması, aracı ve perakende zincirindeki fiyatlama sorununu bir kez daha gündeme getirdi.>>>İHA

  • Engelli hayvanların hayatını değiştiriyor!

    Engelli hayvanların hayatını değiştiriyor!

    Soğuk demire merhametle şekil veriyor

    Mesleki bilgi birikimini felçli ve ampute hayvanlar için kullanan 40 yaşındaki Çelik, kedi ve köpekten kuzu ve tavşana kadar birçok farklı türdeki hayvanın anatomisine uygun özel yürüteçler tasarlıyor. “Demiri merhametle şekillendirdiğinizde başka bir hayatın kolaylaştığını görüyorsunuz” diyen fedakar usta, 9 yıl önce bir kediye yürüteç yaparak başladığı bu yolculukta bugün devasa bir iyilik hareketine dönüştü.

    KOCAELİ’NİN DİLOVASI İLÇESİNDE YAŞAYAN HİDROLİK USTASI ABDÜLMENAF ÇELİK, 20 METREKARELİK DEPOSUNU ADETA BİR “YAŞAM ATÖLYESİNE” ÇEVİRDİ. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

    “İnsanlığınıza tekme atmayın”

    Hayvanlara yönelik şiddete ve duyarsızlığa karşı da sert bir duruş sergileyen Çelik, toplumsal bir mesaj vererek: “Bir apartmanın önündeki su kabına tekme attığınızda aslında o kaba değil, kendi insanlığınıza tekme atmış oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Bugüne kadar Türkiye’nin 50 şehrini gezen ve çocuklarla bir araya gelen Çelik, hayvan sevgisinin çocuk yaşta aşılanmasıyla toplumdaki şiddet olaylarının da azalacağına inanıyor.

    KOCAELİ’NİN DİLOVASI İLÇESİNDE YAŞAYAN HİDROLİK USTASI ABDÜLMENAF ÇELİK, 20 METREKARELİK DEPOSUNU ADETA BİR “YAŞAM ATÖLYESİNE” ÇEVİRDİ. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

    Yurt dışına uzanan iyilik eli

    Dilovası’ndaki atölyesinden sadece Türkiye’ye değil, sosyal medya üzerinden gelen taleplerle yurt dışına da yürüteç gönderen Abdülmenaf Çelik, hiçbir canlının bu cihazlara ihtiyaç duymamasını dilese de ihtiyaç duyulan her an atölyesinde nöbette olduğunu belirtiyor.>>>İHA 

    KENDİ İMKANLARI VE HAYVANSEVERLERİN DESTEĞİYLE FELÇLİ VE AMPUTE HAYVANLAR İÇİN YÜRÜTEÇ ÜRETEN ÇELİK, 9 YILDA KEDİ, KÖPEK, KUZU VE TAVŞAN GİBİ BİNE YAKIN CANLIYI YENİDEN HAYATA BAĞLADI. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

  • Aynı aileden 4 can kaybı!

    Aynı aileden 4 can kaybı!

    Bir aile yok oldu

    Kazaya karışan 43  plakalı cipte bulunanların, aynı aileden olduğu tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda; sürücü Mustafa Özlüer (37), eşi Tuğba Özlüer (35) ile çocukları 6 yaşındaki Nil ve henüz 1 yaşındaki Selin Özlüer’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz ailenin cansız bedenleri, otopsi yapılmak üzere Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

    7 araç birbirine girdi: 34 yaralı

    Aralarında bir yolcu otobüsü ve bir tırın da bulunduğu toplam 7 aracın karıştığı kaza sonrası devlet hastaneleri ve özel hastaneler alarma geçti. Olay yerine sevk edilen çok sayıda ambulans, kazada yaralanan 34 kişiyi çevre hastanelere yetiştirdi.

    Karayolunda ulaşım kontrollü sağlanıyor

    Kaza nedeniyle Uşak-İzmir karayolunda trafik akışı uzun süre aksadı. Bölgeye gelen polis ve jandarma ekipleri ikinci bir kaza riskine karşı geniş güvenlik önlemleri alırken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.>>>İHA 

  • Gençlere “yuva kurun” çağrısı

    Gençlere “yuva kurun” çağrısı

    Karabıyık, toplam 26 ilde yaklaşık 5 bin kişiyle yaptıkları evlilikle ilgili araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Kendilerini mutlu, huzurlu ve güvende hissedenlerin evli ve çocuklu çiftler, en fazla kaygı, baskı ve sıkıntı yaşayanların ise çoğunlukla bekarlar ve yüksek eğitimli kişiler olduğunu dile getiren Karabıyık, genç nesillerin evliliğe bakışını anlamak için 2025’te saha çalışması yaptıklarını anlattı.

    Toplam 26 ilde, yaklaşık 5 bin kişiyle, siyasi ve demografik kota uygulayıp, “Büyükşehirde aile olmak insanlar için ne anlam ifade ediyor? Büyükşehir ikliminde aile olmanın önündeki engeller neler? Gençlerin evlilik düşüncesiyle ilgili zihinlerinin arka planında neler yatıyor? Gençlerin evlilik düşüncesini etkileyen faktörler neler? Çocuk sahibi olma düşüncesini etkileyen faktörler neler?” şeklinde sorular sorduklarını dile getiren Karabıyık, “Araştırmamızın en çarpıcı bulgularından birisi, Türkiye’de kendini en mutlu, huzurlu ve güvende hissedenlerin evli ve çok çocuklu olanlar olmasıydı. Yani evlilik ve çok çocuk sahibi olmak insanı daha mutlu, huzurlu ve güvende hissettiriyor. Yine kendini baskı, sıkıntı, kaygı altında hissedenlerin kahir ekseriyeti bekarlar ve yüksek eğitimli kesimdi.” diye konuştu.

    Gençlerin evlilikle ilgili düşüncelerini etkileyen faktörlerin başında ekonomik sebeplerin geldiğine dikkati çeken Karabıyık, “Kendimi yalnız daha mutlu, huzurlu ve güvende hissediyorum.” diyen yaklaşık yüzde 10’luk bir kitlenin bulunduğunu anlattı.

    Karabıyık, araştırmada, “kariyer hedefi olduğunu” ifade eden erkeklerin yaklaşık yüzde 5’inin, kadınların ise yüzde 9’unun “aile kurmayı kariyeri açısından bir engel olarak gördüğünü” söylediğini aktardı.

    Vakfın, kuruluşunun ardından bu konuları titizlikle araştırdığını vurgulayan Üner Karabıyık, bunlara dikkati çekmek için “Küresel tehditler karşısında aile”, “Büyükşehirde aile olmak” ile “Sosyokültürel riskler ve aileye yönelik tehditler” konuları hakkında çalıştaylar düzenlediklerini anlattı.

    Karabıyık, aileye yönelen küresel tehditlerin varlığının altını çizerek, “Bugünkü küresel iklim aile kurmayı zorlaştırıyor. Bunun en somut verisini toplayabileceğimiz tablo, insani gelişmişlik endeksindeki ilk 50 ülkenin durumudur. Bu ülkelere baktığınızda neredeyse tamamında kadın başına doğum oranlarının 2,1’in altında olduğunu görüyoruz. Bu oran, bir toplumun nüfusunu yenileme oranıdır. 2,1’in altına düşen toplumlar demografik olarak çöker ve tarih sahnesinden silinirler.” değerlendirmesini yaptı.

    Araştırma sonuçlarında gençlerin önündeki en büyük engelin “ekonomik sorunlar” olarak öne çıktığını ancak maddi teşviklerin de çözümde yeterli olamadığını belirten Karabıyık, şöyle devam etti: “Güney Kore’de kadın başına doğum oranları 1,2’ye düşünce Güney Kore devleti, ‘Bu bir afettir, felakettir.’ diyerek ulusal acil durum ilan etti. Hemen maddi teşvik paketlerini devreye aldı. 15 yılda 200 milyar dolar teşvik uyguladı. 1,2 olan kadın başına doğum oranı 15 yılın sonunda 0,7’ye geldi. Demek ki maddi teşvikler problemi çözmede yeterli olmuyor. Maddi imkanlarınızı arttırdığınızda da beklentileriniz çok daha hızlı yükseliyor ve aradaki makası kapatamıyorsunuz. O zaman bizim aile kurmakla, çocuk sahibi olmakla ilgili psikososyal faktörlere, maneviyata bakmamız lazım. Genç kuşaklarımızın maneviyatını nasıl güçlendireceğiz? Bu noktada onları nasıl teşvik edeceğiz? Buraya yoğunlaşmamız gerekiyor. Sosyal medyanın etkisiyle şu anda evlilikle ilgili gençlerin beklentileri çok arttı. İhtiyaçları olmayan pek çok şeyi zaruri olarak görüyorlar ve evlilikle ilgili masraflarını, bütçelerini zorlayan bir durum var ortada. Burada en büyük sorumluluk da anne ve babalara düşüyor. Anne babaların evlilik sürecini kolaylaştırması, gençlerin evliliğini teşvik edecek yaklaşımı ortaya koyması lazım. Mesela evlilikle, nişan, düğün törenleri, mobilyalı evin tefrişiyle ilgili ortaya konan eşya listeleri gibi çok da zaruret olmayan, ihtiyaç olmayan fakat beklenti olarak ihtiyaçmış gibi konumlandırılan şeyleri gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Gençlerimizi bu noktada teşvik etmeye ihtiyacımız var.”

    Karabıyık, gençlerin evliliğinin bir zaruret olduğuna işaret ederek, bu iddialı cümleyi kurmasının sebebinin saha araştırmaları olduğunu belirtti.

    Daha mutlu, huzurlu ve güvende hisseden bir toplum isteniyorsa onun daha çok evli ve çok çocuklu ailelerden oluşması gerektiğini saha araştırmalarının kendilerine söylediğini dile getiren Karabıyık, “Evlilik mutluluğu, huzuru ve güven duygusunu temin eden bir kurumdur. Fakat bugünkü maalesef ekranlardan yansıtılan aile temsilleri aileyi sorun merkezi olarak gösterir. Oysa toplumumuza sorduğunuzda, gençlerin yüzde 94’ü ailenin ‘mutluluk, huzur ve güven kaynağı’ olduğunu söylüyor. Gençler gündüz kuşağı programlarına, dizilerdeki sorunlu aile temsillerine bakarak aileyi zihinlerinde öyle kodlamasınlar.” dedi.

    “OCAKLARIN TÜTMESİ SİZİN EVLİLİĞİNİZE BAĞLI”

    Üner Karabıyık, aile kurma ve çocuk sahibi olmanın bir ülke için beka meselesi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Hem bireysel faydanız hem toplumsal faydanız hem de insanlığın geleceği için gençlere çok net bir mesajımız var: Evlenin, çocuk sahibi olun. Zira biz İstiklal Marşı’mızda şunu söylüyoruz: ‘Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.’ Ocakların tütmesi sizin evliliğinize bağlı. O bayrağın göklerde kalması aile kurup çocuk sahibi olmanıza bağlı. Eğer çocuk yoksa devlete gerek yok. Eğer çocuk yoksa tapuya gerek yok. Eğer çocuk yoksa hiçbir şey yapmanın anlamı yok. Biz, çocuk sahibi olduğumuzda çocuklarımızla geleceği inşa edeceğiz. Eğer biz yarınlara güvenle yürümek istiyorsak, gençler evlenin, çocuk sahibi olun. Bu devleti, bu milleti ve insanlığı ayakta tutun.”  >>>AA

  • Akaryakıt fiyatları: Benzine ve motorine zam var mı?

    Araç sahipleri “Benzine ve motorine yeni bir zam gelecek mi?” sorusuna yanıt arıyor.

    İşte 5 Mayıs 2026 Salı günü itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’deki güncel akaryakıt fiyatları ve piyasadaki son durum…

    Akaryakıtta Zam veya İndirim Var mı?

    Geçtiğimiz hafta motorine yapılan 2,28 TL ve benzine gelen 95 kuruşluk zamların ardından, Brent petrolün varil fiyatındaki agresif yükseliş (110,64 dolar) piyasada yeni bir zam beklentisi yarattı. Ancak 5 Mayıs Salı günü itibarıyla sektör kaynaklarından henüz resmi bir zam veya indirim haberi gelmedi.

    Güncel Akaryakıt Fiyatları (5 Mayıs 2026)

    Akaryakıt fiyatları, iller ve bayiler arasında nakliye maliyetlerine bağlı olarak küçük değişiklikler gösterebilmektedir.

    İstanbul Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 63,94 TL (Avrupa) / 63,80 TL (Anadolu)

    • Motorin (Litre): 71,72 TL (Avrupa) / 71,58 TL (Anadolu)

    • LPG (Otogaz): 34,99 TL (Avrupa) / 34,39 TL (Anadolu)

    Ankara Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 64,91 TL

    • Motorin (Litre): 72,84 TL

    • LPG (Otogaz): 34,87 TL

    İzmir Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 65,34 TL

    • Motorin (Litre): 73,12 TL

    • LPG (Otogaz): 34,65 TL

    The post Akaryakıt fiyatları: Benzine ve motorine zam var mı? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Zuhal Böcek, ifadesinde ne dedi?

    Zuhal Böcek, ifadesinde ne dedi?

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek’e yönelik açılan “rüşvet” soruşturması kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek, kayınpederinin önceki belediye başkanlığı ile son dönemde para vererek aday olduğunu duyduğunu belirtti.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek, savcılık ifadesinde, eşi Gökhan Böcek’in ne iş yaptığını, gelir kaynaklarının neler olduğunu bilmediğini beyan etti.

    Eşinin varlıklı bir aileden geldiğini, babası ve annesinin borçlarını ödediğini, maddi destekte bulunduğunu anlatan Böcek, “Gökhan’ın eve para dolu çantayla da geldiğini görmedim. Uyuşturucu madde kullandığını bilmiyordum. Bir defasında cüzdanında beyaz toz kalıntılar gördüm. Gökhan’ın uyuşturucu madde kullandığından şüphelendim. Ondan sonra cüzdanını vesaire karıştırmaya başladım. Her ne kadar Adli Tıp raporunda uyuşturucu kullandığım belirtilmiş ise de hayatım boyunca uyuşturucu madde kullanmadım.” iddiasında bulundu.

    Zuhal Böcek, telefonunda daha önce yapılan incelemede tespit edilen, eşine yönelik “yüzde 10’la geçinen ezik” şeklindeki sözü dayılarıyla hissedar oldukları arsada yüzde 10’luk fark konusunda yaşadıkları anlaşmazlıklardan kaynaklı söylediğini, eşinin belediyede ihale süreçlerini takip edip etmediğini, belediyeye iş yapan müteahhitlerden yüzde 10 civarında pay alıp almadığını bilmediğini öne sürdü.

    Böcek’e, “25 Mayıs 2024’te dubleks daire satın aldığı, internette aynı mahallede satılan dairelerin ilanları incelendiğinde 1+1 dairelerin 5 milyon 300 bin lira, 2+1 dairelerin ise 7,5 milyon liranın üzerinde olduğu” bilgisi aktarılarak, aldığı 4+1 dairenin bulunduğu konum ve büyüklüğü itibarıyla gerçek değerinin 3,5 milyon lira olmasının olağanlık durumu da soruldu.

    Daireyi inşaattan aldığını, kendisine bitince en fazla 7 milyon lira yapacağının söylendiğini savunan Böcek, şöyle devam etti: “Parayı aracımı satarak ödedim. Kullandığım araç için eski aracımın satış bedelini verdim. Eşim Gökhan Böcek üzerini tamamladı. Bu aracı böyle satın aldım. Hesabımdan satıcı şirkete gönderdim. Satış kayıtları incelenebilir. Tanımadığım birisi ikametime geldi. Öncesinde Gökhan bu kişinin geleceğinden bahsetmişti. Bu kişi geldiğinde söylediklerini not aldım, daha sonra Antalya’da yürütülen soruşturma kapsamında şahsı teşhis ettim.”

    Böcek, bir kuyumcudan hesabına gönderilen paralara ilişkin, “Biriktirdiğim altınları Gökhan’a vermiştim. Gökhan da altınları burada bozdurmuş olabilir. Araç alım satımlarıyla eşim Gökhan Böcek ilgileniyordu. O.N, Gökhan’ın şoförlüğünü yapıyordu. O.N. tarafından gönderilen paraları Gökhan hesabıma göndertmiş olabilir.” beyanını verdi.

    Gökhan Böcek’le boşanma sürecine ilişkin protokol hazırladıklarını, bu süreçte zina durumunun olması halinde 4 milyon dolarlık senet imzalamasını ondan istediğini aktaran Zuhal Böcek, bu senetlere ait görüntülerin telefonunda çıktığını belirtti.

    Zuhal Böcek’e, eşiyle mesajlaşması sırasında kullandığı, “Z’ye akladığın 75 milyon açıkla. Her şeyin ekran görüntüsü var. Belediye arabalarıyla nasıl kokain taşıdığına kadar, bekle sen.” ifadesi de aktarıldı.

    Böcek buna ilişkin soruya, “Gökhan’ı korkutmak için bu mesajları attım. Uyuşturucu taşıdığını ya da kullandığını görmedim. F.S, Gökhan’ın yakın arkadaşıdır. Nikah şahidimizdir. Gökhan zaman zaman Furkan’ın kredi kartlarını kullanırdı. Operasyon olunca F.S’nin zarar görebileceğini düşündüğünden korkmuştu. Mesajlar buna ilişkindir. Gökhan’ın F.S’ye ne kadar borcu olduğunu bilmiyorum. Gökhan’dan bir şey istemedim. Korkuteli ve Söğüt’ten aldığını söylediği yerleri bilmiyorum. Gökhan sürekli yalan söylerdi. Bu nedenle de kendisine itibar etmezdim.” cevabını verdi.

    Şüpheli Zuhal Böcek, ifadesinde şunları kaydetti: “Muhittin Böcek’in adaylık süreciyle ilgili olarak ‘Antalya’da parayla aday olduğuna’ ilişkin söylentiler hep vardı. Önceki belediye başkanlığı döneminde de aday olmak için para verdiğini, son dönemde de para vererek aday olduğunu duydum. Ancak bunlara ilişkin somut bir bilgim ya da duyumum yoktur. Bu konuda Gökhan da bana bir şey söylemedi. Mesajlarım ortadadır. Gökhan’ın yaptığı şeyleri anlatacağımı mesajlarda da kendisine söyledim. Bu konuda bir bilgim olsaydı mesajlarda bunu da Gökhan’a söylerdim. Benim ve yakınlarımın üzerine kayıtlı araç ve taşınmazlarla ilgili samimi beyanda bulundum, kaynağını söyledim. Mal varlığı değerlerini aklama suçlamasını kabul etmiyorum.”

    SANIKLARIN YARGILANMASI ANTALYA’DA SÜRÜYOR

    Öte yandan, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek’in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.

    Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş katıldı.

    Belediyenin iştiraki ANSET’e yönelik soruşturmada tutuklanan Mehmet Okan Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Böcek’in gelini Zuhal Böcek ve Yasin Yellice duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dahil oldu.

    Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek ile Antalya eski İl Emniyet Müdürü tutuksuz sanık İlker Arslan duruşmaya katılmazken, tutuksuz sanıkların büyük bir kısmı ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

    Tutuksuz sanık Ç.G, Mustafa Gökhan Böcek’e verdiği tüm paranın borç olduğunu öne sürdü. Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin lira borç olarak para gönderdiğini iddia eden sanık, Muhittin Böcek’in makamına çağırarak, kendisine ait olan ama üzerine alamadığı 3 dükkanı üstüne almasını talep ettiğini söyledi.

    Talebi kabul ettiğini belirten Ç.G, “Daha sonra İsmail Bey’e yönlendirdi. Ben bu bedelin hepsini bir müteahhit hesabına şahsi hesabımdan yatırdım. Daha sonra benimle tekrardan iletişime geçtiler ve dükkanları ne kadar kiraya vereceğim söylendi. İstişare sonrası 50 bin liradan kiraya verebileceğim söylendi.” dedi.

    Polislikten ihraç edilen O.A.’nın Muhittin Böcek’e kendisiyle ilgili bilgi vermesi nedeniyle suçtan zarar gören mağdur sıfatıyla duruşmaya katılan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise “Şikayetçi değilim. Eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya da katılmak istemiyorum.” diye konuştu.

    “PATRONUN HABERİ VAR”

    Mağdur olarak duruşmada dinlenen Yusuf Yadoğlu da Mustafa Gökhan Böcek’in yerel seçim öncesi yanına gelerek, destek istediğini, buna istinaden 8,5 milyon lira para ödediğini dile getirdi.

    Mustafa Gökhan Böcek’in parayı isterken “Patronun haberi var” diyerek babasının haberi olduğunu söylediğini aktaran Yadoğlu, “Muhittin Böcek’le hak edişlerimi almam konusunda anlaşınca Anadolu Reklam üzerinden destek verdim. Sonra peyderpey benim ödemelerim yapıldı.” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra ofisine yine gelen Mustafa Gökhan Böcek’in kendisinden eski eşine ev almak için 30 milyon lira istediğini anlatan Yadoğlu, şöyle devam etti: “Neye istinaden 30 milyon vereceğimi sordum. Gökhan kendi dairesini satınca geri vereceğini söyledi. Ben de ödemeyi yaptım. Dairesinin nerede olduğunu ya da borcu nasıl vereceğini bilmiyordum. Birkaç kez daireyi satıp satmadığını sordum. Olumsuz yanıt aldım. Zaten kısa bir zaman sonra bu soruşturmalar başladı. Verdiğim 30 milyon lirayı belgelendirmedim. Ödeyeceğini taahhüt edince verdim. Ben belediye ile iş yapıyorum. İş yaptığım insanlarla karşı karşıya gelmek istemem. Belediye ile ters düşmek istemedim, alacaklarımın gecikmesini de istemem.”

    Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Sezgin Köysüren, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, Güneş Mahallesi’nde inşaat yaparken yapı ruhsatı alamadığını belirtti.

    Tutuksuz sanık S.T.’nin inşaatın altındaki 6 dükkandan 5’ini Muhittin Böcek, 1’ini de kendisine istediğini iddia eden Köysüren, “2024 yerel seçimi öncesi fatura üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin ise 500 bin lira ödeme yaptım. S.T. aradı, ‘Destek olmamız, yalnız bırakmamamız lazım.’ dedi, 475 bin lira verdim. Şikayetçiyim.” diye konuştu.

    “MUHİTTİN BEY’İN EŞİNE SAAT ALMANIZ GEREKİYOR. YOKSA PARANIZI ALAMAZSINIZ”

    Duruşmada suçtan zarar gören mağdur sıfatı ile ifade veren Berkan Genç, asfalt işi yaptıklarını ve plaj çalıştırdıklarını belirterek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı sanık S.T, ‘Muhittin Bey’in eşine saat almanız gerekiyor. Yoksa paranızı alamazsınız.’ dedi. Bizler hak ettiğimiz işlerimizi alamazsak zarar görürdük. O yüzden saat aldım modelini falan bilmiyordum. Rolex saati kendileri seçti, fatura bana kesildi. Ben sadece kartımı verdim. Ne alındı ne edildi bilmiyordum” dedi.

    Mağdur Ali Altun da Berkan Genç’in ifadesinin doğru olduğunu belirterek S.T.’nin kendilerinden para istediğini öne sürdü.

    Mehmet Akif Kiraz da Konyaaltı ilçesinde yaptıkları inşaat için kanunlar çerçevesinde iskan talebinde bulunduklarını, 7-8 ay alamadıklarını kaydederek, “4+1 bir daire talep edildi. Bu konuda Muhitin Böcek ile hiç görüşmedik. İ.E. kendisinin emanetçi olduğunu söylüyordu. T.S. olmadan ben Muhittin Böcek ile görüşmedim. Kendisi için bir menfaat söz konusu değildi. Bizim dosyamızı kendisi bekletti. Başkanın emir ve talimatı olduğunu söylediler.” ifadelerini kullandı.

    İddianamede, sanıkların zincirleme suç hükümleri kapsamında “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “nüfuz ticareti”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” suçlarından cezalandırılması istenmişti.

    İddianamede, Muhittin Böcek’in “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep edilmişti. >>>AA

  • Dolandırıcılık operasyonu: Şebekenin Afyonkarahisar ayağı da deşifre edildi

    Dolandırıcılık operasyonu: Şebekenin Afyonkarahisar ayağı da deşifre edildi

    “Cazip kampanya” yalanıyla hesapları boşalttılar

    Süleymanpaşa ilçesindeki bir güzellik merkezinin vatandaşları “uygun fiyatlı paketler” ve “cazip kampanyalar” vaadiyle iş yerine çektiği belirlendi. İçeri giren mağdurlara karmaşık sözleşmeler imzalatan şebekenin, asıl vurgunu işlem sırasında yaptığı tespit edildi. Şüphelilerin, mağdurların mobil bankacılık şifrelerini ele geçirerek hesaplarından kendi hesaplarına yüklü miktarda para transferi gerçekleştirdikleri saptandı.

    Afyonkarahisar ve 6 ilde organize faaliyet

    Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibi, şebekenin sadece Tekirdağ ile sınırlı kalmadığını gösterdi. Yapılan incelemelerde suç örgütünün; Afyonkarahisar, Elazığ, Çorum, Kırıkkale, İstanbul (Silivri) ve Niğde’deki şubeleri aracılığıyla da benzer yöntemlerle vatandaşları dolandırdığı anlaşıldı. MASAK raporları ve HTS kayıtlarıyla desteklenen soruşturmada, organizasyonun iller arası bir ağ kurduğu belgelendi.

    Çok sayıda dijital materyal ele geçirildi

    Tekirdağ, İstanbul ve Çorum’da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 14 şüphelinin ikamet ve iş yerlerinde aramalar yapıldı. Aramalarda suçta kullanılan 16 cep telefonu, çok sayıda sim kart, bilgisayarlar ve noter onaylı şirket evraklarına el konuldu. Emniyette sorgusu süren şüphelilerin, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.>>>İHA 

  • “Gazeteci ve medya çalışanlarının öldürülmesi soruşturulmalı”

    “Gazeteci ve medya çalışanlarının öldürülmesi soruşturulmalı”

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 2025’in dünya genelinde gazeteciler açısından en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesinin soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.

    Kallas, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

    Demokrasinin özgür bir basın olmadan var olamayacağının altını çizen Kallas, “Bağımsız medya, her demokratik toplumun temel taşlarından biridir. Medyaya erişim ve ifade özgürlüğü ‘olsa iyi olur’ türünden unsurlar değil, temel insan haklarıdır.” ifadelerini kullandı.

    Kallas, uluslararası hukukun çok açık olduğunu ve gazetecilerin her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak, “İşlerini özgürce, herhangi bir müdahale, şiddet korkusu, taciz, yıldırma, zulüm ya da sınır dışı edilme tehdidi olmadan yapabilmelidirler. Bu durum özellikle çatışma bölgelerinde kritik önemdedir. Zira gazeteciler, savaşın gerçeklerini, vahşetleri ve olası savaş suçlarını gün yüzüne çıkarır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dünya genelinde gazetecilerin öldürülmesi, yaralanması ve tehdit edilmesi, keyfi şekilde gözaltına alınmaları, sürgüne zorlanmaları ve susturulmalarının artık şok edici bir gerçeklik haline geldiğini aktaran Kallas, kadın gazetecilerin ise çevrim içi taciz ve istismar da dahil olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin hedefi olarak orantısız biçimde etkilendiğine işaret etti.

    Kallas, 2025 yılının dünya genelinde gazeteciler açısından şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesi, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlık savaşı ile Orta Doğu’daki mevcut çatışmalarda, son olarak Gazze ve Lübnan’da, ayrıca Afrika’da görüldüğü üzere, kapsamlı şekilde soruşturulmalı ve sorumlular hesap vermelidir.” >>>AA

  • Timsahın karnından iş insanının cesedi çıktı!

    Timsahın karnından iş insanının cesedi çıktı!

    Dronla yapılan takip vahşeti ortaya çıkardı

    Kayıp iş insanını bulmak için havadan tarama yapan polis ekipleri, nehirde bir timsahın şüpheli hareketler sergilediğini tespit etti. Vurularak etkisiz hale getirilen ve helikopter yardımıyla karaya taşınan dev sürüngenin karnı açıldığında, ekipler korkunç bir manzarayla karşılaştı. Batista’nın cesedi ve parmağındaki yüzüğü timsahın midesinden çıkarıldı.

    Diğer kurbanlara ait izler bulundu: 6 çift ayakkabı

    Olayın dehşet verici boyutu, timsahın midesinde yapılan detaylı incelemeyle daha da arttı. Ekipler, sindirilmiş halde olan ve iki ayrı kişiye ait olduğu değerlendirilen eşyaların yanı sıra tam 6 çift ayakkabı buldu. Polis, bu bulguların ardından timsahın daha önce başka insanları da avlamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

    Köprüden geçerken akıntıya kapılmıştı

    Talihsiz iş insanı Gabriel Batista’nın, sel sularıyla kaplanan bir köprüden geçerek oteline ulaşmaya çalıştığı sırada dengesini kaybederek akıntıya kapıldığı bildirilmişti. Yetkililer, bölgedeki vahşi hayvan tehlikesine ve sel sularının yarattığı risklere karşı vatandaşları bir kez daha uyardı.

  • Doğum izni için başvurular başladı

    Doğum izni için başvurular başladı

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvuruların bugün başladığı bildirildi.

    Doğum iznini tamamlamış ancak 24 haftalık süreyi doldurmamış annelerin 8 haftalık ilave izinden yararlanabildiği belirtilen açıklamada, ek düzenlemenin 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneleri kapsadığı vurgulandı.

    Açıklamada, “Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılabiliyor. 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvurular devam edecek. Anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor.” ifadelerine yer verildi. >>>AA

  • Change araç operasyonunda 16 şüpheli yakalandı

    Change araç operasyonunda 16 şüpheli yakalandı

    İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, yurt içinden ve dışından temin edilen otobüslere, kaza, yangın ve deprem gibi nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçların şasi ve motor bilgileri uyarlanarak “change” işlemi yapıldığını, bu araçların daha sonra üçüncü kişilere satıldığını ve haksız kazanç sağlandığını belirledi. Yapılan çalışmada, ele geçirilen 40 araçtan 28’nin motor ve şasi numaralarının değiştirildiği tespit edildi. Teknik ve fiziki takibin ardından kimlikleri belirlenen 17 şüphelinin yakalanması için İstanbul’un Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü ilçeleri ile Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı. Ekipler bir şüpheliyi daha yakalamak için çalışma yaparken, zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor. >>>AA

  • İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor

    İşte kahreden olayın tüm detayları…

    Mersin’in Bozyazı ilçesinde, aynı aileden dört kişinin aniden rahatsızlanmasıyla başlayan süreç büyük bir trajediyle sonuçlandı. Polis memuru bir baba ve hamile olan annenin hastanedeki tedavileri sürerken, 4 ve 7 yaşındaki iki kardeş hayata tutunamadı.

    Ziyaret İçin Geldikleri Baba Ocağında Kabusu Yaşadılar

    Karaman İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33) ve çocukları Azra (7) ile Ömer Selim (4), üç gün önce memleketleri Mersin’e aile ziyaretine gelmişti. Tekmen Mahallesi’nde bulunan aile evinde kalan aile, gece saatlerinde aniden rahatsızlandı.

    Mide Bulantısı ve Kusma Şikayetiyle Hastaneye Kaldırıldılar

    Şiddetli mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan aileden acı haberler art arda geldi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen önce küçük Ömer Selim, ardından ise ablası Azra hayatını kaybetti. Çocukların ölmeden kısa süre önce hastane odasında yan yana çekilen son fotoğrafları, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.

    Anne ve Babanın Durumu Kritik

    Hastanede tedavi altına alınan ve hamile olduğu öğrenilen anne Ebru Tülü ile baba Musa Tülü, durumlarının ağırlaşması üzerine Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çiftin yoğun bakımdaki tedavileri devam ediyor.

    Sır Ölüm: Ev Karantinaya Alındı

    Olayın ardından jandarma ekipleri ve uzmanlar ailenin konakladığı evde geniş çaplı inceleme başlattı.

    • İnceleme: Evden gıda ve su numuneleri alındığı, ayrıca karbonmonoksit sızıntısı ihtimaline karşı teknik inceleme yapıldığı öğrenildi.

    • Güvenlik: İncelemelerin ardından evin girişi güvenlik şeridiyle kapatıldı.

    • Otopsi: Çocukların yapılan ön otopsisinde kesin ölüm nedeni belirlenemedi. Net sonuçların Mersin Adli Tıp Kurumu’ndaki detaylı incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.

    Soruşturma Sürüyor

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, zehirlenme şüphesi üzerinde duruluyor. Tüm Türkiye’yi yasa boğan olayın kesin nedeni, adli tıp raporuyla netleşecek.

    The post İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar’ın genç yetenekleri Türkiye birinciliği için sahada!

    Afyonkarahisar’ın genç yetenekleri Türkiye birinciliği için sahada!

    Afyonkarahisarlı sporcular şampiyonluk yolunda

    Türkiye genelinden Ankara, Adana, Denizli ve Ordu gibi illerle birlikte şampiyonaya katılan Afyonkarahisar kafilesi, turnuvanın en dikkat çeken ekipleri arasında yer alıyor. Küçükler kategorisinde 7, yıldızlar kategorisinde ise 8 okul takımının yer aldığı organizasyonda, Afyonkarahisar’ın genç kızları yeteneklerini sergileyerek ilin spor potansiyelini ulusal düzeyde temsil ediyor.



    Gençlerin gelişimi için dev organizasyon

    Köşk Kaymakamı Hasan Taş ve Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler’in de katıldığı açılış seremonisiyle başlayan turnuva, sadece bir yarışma değil, aynı zamanda dostluk ve dayanışma platformu olarak görülüyor. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, bu tür kapsamlı organizasyonların gençlerin fiziksel ve sosyal gelişimine büyük katkı sağladığını vurgulayarak, tüm sporculara başarı dileklerini iletti.>>>İHA

  • Yeraltı dizisinin Bozkurt’unun maaşı dudak uçuklattı: İşte o rakam!

    Sosyal medyada yayılan iddialar, ünlü oyuncunun bölüm başı aldığı ücretin rekor seviyede olduğunu gösteriyor.

    İşte Uraz Kaygılaroğlu’nun çok konuşulan aylık kazancı ve geçmişine dair samimi açıklamaları…

    NOW TV ekranlarında reyting rekorları kıran “Yeraltı” dizisinde Deniz Can Aktaş ve Devrim Özkan ile başrolü paylaşan Uraz Kaygılaroğlu, kariyerinin en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Karizmatik tavırları ve başarılı oyunculuğuyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan yakışıklı oyuncunun, diziden aldığı ücretin ortaya çıkmasıyla sosyal medya adeta yıkıldı.

    Bölüm Başı…

    Sektörden sızan iddialara göre, Uraz Kaygılaroğlu diziden bölüm başına tam 1,5 milyon TL kazanıyor. Haftalık olarak yayınlanan dizinin aylık 4 bölümlük periyodu hesaplandığında, ünlü oyuncunun cebine giren aylık kazanç 6 milyon TL’yi buluyor. Bu rakam, Kaygılaroğlu’nu televizyon dünyasının en çok kazanan aktörleri listesinde zirveye taşıyor.

    140 Kilodan Bugünlere: “Mutsuzluğa Bağlı Yeme Bozukluğu Yaşadım”

    Kazancının yanı sıra geçtiğimiz günlerde eski haliyle de gündeme gelen başarılı oyuncu, bir dönem 140 kiloya kadar çıktığını hatırlatarak samimi itiraflarda bulunmuştu. Kilo verme sürecindeki motivasyonunu şu sözlerle anlatmıştı:

    “Kilolu olduğum dönemde de eli yüzü düzgün birisiydim, o konuda şanslıyım. Ancak mutsuzluğa bağlı bir yeme bozukluğu yaşadım ve bu işin böyle gitmeyeceğine karar verdim. Kilo verdikçe aynadaki görüntümden hoşnut olmaya başladım; giydiğimin yakışması ve beğenilmek motivasyonumu yükseltti.”

    Yeraltı Dizisi ve “Bozkurt” Karakteri

    Uraz Kaygılaroğlu’nun hayat verdiği “Bozkurt” karakteri, dizinin en kilit rollerinden biri olarak görülüyor. Aksiyon ve dramın iç içe geçtiği yapım, sadece Türkiye’de değil, yurt dışı satışlarıyla da dikkat çekiyor.

    The post Yeraltı dizisinin Bozkurt’unun maaşı dudak uçuklattı: İşte o rakam! first appeared on Kanal 3 Tv.