Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek’e yönelik açılan “rüşvet” soruşturması kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek, kayınpederinin önceki belediye başkanlığı ile son dönemde para vererek aday olduğunu duyduğunu belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Zuhal Böcek, savcılık ifadesinde, eşi Gökhan Böcek’in ne iş yaptığını, gelir kaynaklarının neler olduğunu bilmediğini beyan etti.
Eşinin varlıklı bir aileden geldiğini, babası ve annesinin borçlarını ödediğini, maddi destekte bulunduğunu anlatan Böcek, “Gökhan’ın eve para dolu çantayla da geldiğini görmedim. Uyuşturucu madde kullandığını bilmiyordum. Bir defasında cüzdanında beyaz toz kalıntılar gördüm. Gökhan’ın uyuşturucu madde kullandığından şüphelendim. Ondan sonra cüzdanını vesaire karıştırmaya başladım. Her ne kadar Adli Tıp raporunda uyuşturucu kullandığım belirtilmiş ise de hayatım boyunca uyuşturucu madde kullanmadım.” iddiasında bulundu.
Zuhal Böcek, telefonunda daha önce yapılan incelemede tespit edilen, eşine yönelik “yüzde 10’la geçinen ezik” şeklindeki sözü dayılarıyla hissedar oldukları arsada yüzde 10’luk fark konusunda yaşadıkları anlaşmazlıklardan kaynaklı söylediğini, eşinin belediyede ihale süreçlerini takip edip etmediğini, belediyeye iş yapan müteahhitlerden yüzde 10 civarında pay alıp almadığını bilmediğini öne sürdü.
Böcek’e, “25 Mayıs 2024’te dubleks daire satın aldığı, internette aynı mahallede satılan dairelerin ilanları incelendiğinde 1+1 dairelerin 5 milyon 300 bin lira, 2+1 dairelerin ise 7,5 milyon liranın üzerinde olduğu” bilgisi aktarılarak, aldığı 4+1 dairenin bulunduğu konum ve büyüklüğü itibarıyla gerçek değerinin 3,5 milyon lira olmasının olağanlık durumu da soruldu.
Daireyi inşaattan aldığını, kendisine bitince en fazla 7 milyon lira yapacağının söylendiğini savunan Böcek, şöyle devam etti: “Parayı aracımı satarak ödedim. Kullandığım araç için eski aracımın satış bedelini verdim. Eşim Gökhan Böcek üzerini tamamladı. Bu aracı böyle satın aldım. Hesabımdan satıcı şirkete gönderdim. Satış kayıtları incelenebilir. Tanımadığım birisi ikametime geldi. Öncesinde Gökhan bu kişinin geleceğinden bahsetmişti. Bu kişi geldiğinde söylediklerini not aldım, daha sonra Antalya’da yürütülen soruşturma kapsamında şahsı teşhis ettim.”
Böcek, bir kuyumcudan hesabına gönderilen paralara ilişkin, “Biriktirdiğim altınları Gökhan’a vermiştim. Gökhan da altınları burada bozdurmuş olabilir. Araç alım satımlarıyla eşim Gökhan Böcek ilgileniyordu. O.N, Gökhan’ın şoförlüğünü yapıyordu. O.N. tarafından gönderilen paraları Gökhan hesabıma göndertmiş olabilir.” beyanını verdi.
Gökhan Böcek’le boşanma sürecine ilişkin protokol hazırladıklarını, bu süreçte zina durumunun olması halinde 4 milyon dolarlık senet imzalamasını ondan istediğini aktaran Zuhal Böcek, bu senetlere ait görüntülerin telefonunda çıktığını belirtti.
Zuhal Böcek’e, eşiyle mesajlaşması sırasında kullandığı, “Z’ye akladığın 75 milyon açıkla. Her şeyin ekran görüntüsü var. Belediye arabalarıyla nasıl kokain taşıdığına kadar, bekle sen.” ifadesi de aktarıldı.
Böcek buna ilişkin soruya, “Gökhan’ı korkutmak için bu mesajları attım. Uyuşturucu taşıdığını ya da kullandığını görmedim. F.S, Gökhan’ın yakın arkadaşıdır. Nikah şahidimizdir. Gökhan zaman zaman Furkan’ın kredi kartlarını kullanırdı. Operasyon olunca F.S’nin zarar görebileceğini düşündüğünden korkmuştu. Mesajlar buna ilişkindir. Gökhan’ın F.S’ye ne kadar borcu olduğunu bilmiyorum. Gökhan’dan bir şey istemedim. Korkuteli ve Söğüt’ten aldığını söylediği yerleri bilmiyorum. Gökhan sürekli yalan söylerdi. Bu nedenle de kendisine itibar etmezdim.” cevabını verdi.
Şüpheli Zuhal Böcek, ifadesinde şunları kaydetti: “Muhittin Böcek’in adaylık süreciyle ilgili olarak ‘Antalya’da parayla aday olduğuna’ ilişkin söylentiler hep vardı. Önceki belediye başkanlığı döneminde de aday olmak için para verdiğini, son dönemde de para vererek aday olduğunu duydum. Ancak bunlara ilişkin somut bir bilgim ya da duyumum yoktur. Bu konuda Gökhan da bana bir şey söylemedi. Mesajlarım ortadadır. Gökhan’ın yaptığı şeyleri anlatacağımı mesajlarda da kendisine söyledim. Bu konuda bir bilgim olsaydı mesajlarda bunu da Gökhan’a söylerdim. Benim ve yakınlarımın üzerine kayıtlı araç ve taşınmazlarla ilgili samimi beyanda bulundum, kaynağını söyledim. Mal varlığı değerlerini aklama suçlamasını kabul etmiyorum.”
SANIKLARIN YARGILANMASI ANTALYA’DA SÜRÜYOR
Öte yandan, Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek’in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş katıldı.
Belediyenin iştiraki ANSET’e yönelik soruşturmada tutuklanan Mehmet Okan Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Böcek’in gelini Zuhal Böcek ve Yasin Yellice duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dahil oldu.
Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek ile Antalya eski İl Emniyet Müdürü tutuksuz sanık İlker Arslan duruşmaya katılmazken, tutuksuz sanıkların büyük bir kısmı ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
Tutuksuz sanık Ç.G, Mustafa Gökhan Böcek’e verdiği tüm paranın borç olduğunu öne sürdü. Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin lira borç olarak para gönderdiğini iddia eden sanık, Muhittin Böcek’in makamına çağırarak, kendisine ait olan ama üzerine alamadığı 3 dükkanı üstüne almasını talep ettiğini söyledi.
Talebi kabul ettiğini belirten Ç.G, “Daha sonra İsmail Bey’e yönlendirdi. Ben bu bedelin hepsini bir müteahhit hesabına şahsi hesabımdan yatırdım. Daha sonra benimle tekrardan iletişime geçtiler ve dükkanları ne kadar kiraya vereceğim söylendi. İstişare sonrası 50 bin liradan kiraya verebileceğim söylendi.” dedi.
Polislikten ihraç edilen O.A.’nın Muhittin Böcek’e kendisiyle ilgili bilgi vermesi nedeniyle suçtan zarar gören mağdur sıfatıyla duruşmaya katılan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise “Şikayetçi değilim. Eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya da katılmak istemiyorum.” diye konuştu.
“PATRONUN HABERİ VAR”
Mağdur olarak duruşmada dinlenen Yusuf Yadoğlu da Mustafa Gökhan Böcek’in yerel seçim öncesi yanına gelerek, destek istediğini, buna istinaden 8,5 milyon lira para ödediğini dile getirdi.
Mustafa Gökhan Böcek’in parayı isterken “Patronun haberi var” diyerek babasının haberi olduğunu söylediğini aktaran Yadoğlu, “Muhittin Böcek’le hak edişlerimi almam konusunda anlaşınca Anadolu Reklam üzerinden destek verdim. Sonra peyderpey benim ödemelerim yapıldı.” ifadelerini kullandı.
Daha sonra ofisine yine gelen Mustafa Gökhan Böcek’in kendisinden eski eşine ev almak için 30 milyon lira istediğini anlatan Yadoğlu, şöyle devam etti: “Neye istinaden 30 milyon vereceğimi sordum. Gökhan kendi dairesini satınca geri vereceğini söyledi. Ben de ödemeyi yaptım. Dairesinin nerede olduğunu ya da borcu nasıl vereceğini bilmiyordum. Birkaç kez daireyi satıp satmadığını sordum. Olumsuz yanıt aldım. Zaten kısa bir zaman sonra bu soruşturmalar başladı. Verdiğim 30 milyon lirayı belgelendirmedim. Ödeyeceğini taahhüt edince verdim. Ben belediye ile iş yapıyorum. İş yaptığım insanlarla karşı karşıya gelmek istemem. Belediye ile ters düşmek istemedim, alacaklarımın gecikmesini de istemem.”
Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Sezgin Köysüren, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, Güneş Mahallesi’nde inşaat yaparken yapı ruhsatı alamadığını belirtti.
Tutuksuz sanık S.T.’nin inşaatın altındaki 6 dükkandan 5’ini Muhittin Böcek, 1’ini de kendisine istediğini iddia eden Köysüren, “2024 yerel seçimi öncesi fatura üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin ise 500 bin lira ödeme yaptım. S.T. aradı, ‘Destek olmamız, yalnız bırakmamamız lazım.’ dedi, 475 bin lira verdim. Şikayetçiyim.” diye konuştu.
“MUHİTTİN BEY’İN EŞİNE SAAT ALMANIZ GEREKİYOR. YOKSA PARANIZI ALAMAZSINIZ”
Duruşmada suçtan zarar gören mağdur sıfatı ile ifade veren Berkan Genç, asfalt işi yaptıklarını ve plaj çalıştırdıklarını belirterek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı sanık S.T, ‘Muhittin Bey’in eşine saat almanız gerekiyor. Yoksa paranızı alamazsınız.’ dedi. Bizler hak ettiğimiz işlerimizi alamazsak zarar görürdük. O yüzden saat aldım modelini falan bilmiyordum. Rolex saati kendileri seçti, fatura bana kesildi. Ben sadece kartımı verdim. Ne alındı ne edildi bilmiyordum” dedi.
Mağdur Ali Altun da Berkan Genç’in ifadesinin doğru olduğunu belirterek S.T.’nin kendilerinden para istediğini öne sürdü.
Mehmet Akif Kiraz da Konyaaltı ilçesinde yaptıkları inşaat için kanunlar çerçevesinde iskan talebinde bulunduklarını, 7-8 ay alamadıklarını kaydederek, “4+1 bir daire talep edildi. Bu konuda Muhitin Böcek ile hiç görüşmedik. İ.E. kendisinin emanetçi olduğunu söylüyordu. T.S. olmadan ben Muhittin Böcek ile görüşmedim. Kendisi için bir menfaat söz konusu değildi. Bizim dosyamızı kendisi bekletti. Başkanın emir ve talimatı olduğunu söylediler.” ifadelerini kullandı.
İddianamede, sanıkların zincirleme suç hükümleri kapsamında “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “nüfuz ticareti”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “iftira” suçlarından cezalandırılması istenmişti.
İddianamede, Muhittin Böcek’in “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması” suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep edilmişti. >>>AA
