Belediyenin sosyal ve kültürel etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda, Türk sinemasının klasik filmleri arasında yer alan “Mavi Boncuk” vatandaşlarla birlikte açık havada izlendi. Etkinliğe her yaştan çok sayıda sinemasever katılırken, Yeşilçam’ın sevilen oyuncularını yeniden izleme fırsatı bulan vatandaşlar nostalji dolu bir akşam yaşadı.
Afyonkarahisar Belediyesi tarafından yapılan paylaşımda, “Açık Hava Sinema Akşamlarımızda nostalji devam ediyor. Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerinden Mavi Boncuk’u hemşehrilerimizle birlikte keyifle izledik.” ifadelerine yer verildi.
Yaz boyunca farklı etkinliklerle vatandaşları bir araya getirmeyi sürdüren belediye, Açık Hava Sinema Akşamları ile hem kültürel yaşama katkı sunmayı hem de ailelerin keyifli vakit geçirebileceği sosyal ortamlar oluşturmayı hedefliyor.
Yoğun ilgi gören etkinlikte vatandaşlar, açık havada sinema izlemenin ayrıcalığını yaşarken, Yeşilçam’ın unutulmaz eserlerinden Mavi Boncuk ile geçmişe yolculuk yaptı. Belediye yetkilileri, yaz etkinliklerinin önümüzdeki günlerde farklı film gösterimleri ve kültürel programlarla devam edeceğini belirtti.>>> Haber Merkezi
Bakan Tekin, NSosyal’den yaptığı açıklamada, öğretmenlerin mesleki gelişiminde dijital ve veri temelli yeni bir dönemi başlattıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi kapsamında, Öğrenme Kayıt Deposu ile Öğretmen Eğitimi İzleme ve Değerlendirme Sistemi’ni aynı çatı altında buluşturarak güçlü bir dijital altyapı oluşturduk. Dinamik Ders Dili Projemiz kapsamında geliştirilen teknoloji odaklı öğrenme senaryoları ile öğretmenlerimizin teknolojiyi öğrenme süreçlerinde etkili şekilde kullanmalarını destekliyoruz. Öğretmenlerimizi yenilikçi eğitim uygulamalarıyla buluşturuyor, mesleki gelişim süreçlerimizi veriye dayalı analitik yaklaşımlarla izliyor ve sürekli geliştiriyoruz.”
KKTC itfaiye yetkililerinden edinilen bilgilere göre, yerel saatle 15.30 sıralarında KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) ayıran sınırda bulunan Metehan Sınır Kapısı yakınlarında henüz tespit edilemeyen nedenle yangın çıktı.
Yangın nedeniyle bazı ev, iş yeri ve hayvan kümesleri zarar gördü.
Yangın, itfaiyenin müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı.
Yetkililer, yangın sırasında sınır geçişlerinin etkilenmediğini aktardı.
İtfaiyenin bölgedeki soğutma çalışmalarına devam ettiği ve yangının çıkış sebebine ilişkin inceleme başlatıldığı kaydedildi.
AFYONKARAHİSAR (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan timdeki Burkay Karatepe ile irtibatlı olduğu tespit edilen zanlı Ö.A. tutuklandı.
Şüpheli Ö.A'nın, terörist Karatepe'ye kendi SIM kartını verdiği, deprem konutları civarında da saklanmasına yardımcı olduğu bildirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ö.A. çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan timdeki Burkay Karatepe'nin yakalandığını duyurmuştu.
15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve Afyonkarahisar’da yakalanan FETÖ mensubu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe’ye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.
Şahıs geniş güvenlik önlemleri altında adliye sevk edildi
Yapılan teknik ve fiziki takiple birlikte Burkay Karatepe’nin sorgusunun ardından Ö.A. isimli bir şahıs da, zanlıya yardım ve yataklık iddiasıyla gözaltına alındı. Şahıs emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma kapsamında şüpheli Ö.A.’nın, Burkay Karatepe’ye kendi adına kayıtlı SIM kartı verdiği ve Deprem Konutları civarında saklanmasına yardımcı olduğu tespit edildi.
Kanal 3 ekranlarında yayınlanan Her Dalda Spor, spor gündemini tarafsız yorumlar, çarpıcı başlıklar ve izleyiciyi içine çeken değerlendirmelerle ele alıyor. Kaçıranlar ve yeniden izlemek isteyenler için programın tüm bölümleri YouTube’da!
Afyonkarahisar’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan Burkay Karatepe’ye sim kart temin ettiği ve saklanmasına yardımcı olduğu tespit edilen Ö.A. tutuklandı.
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele (TEM) Şube müdürlüklerince çalışma gerçekleştirildi. Çalışmalarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan Burkay Karatepe ile irtibatlı olduğu tespit edilen Ö.A. gözaltına alındı. Şüpheli Ö.A.’nın kendi sim kartını Karatepe’ye verdiği ve deprem konutları civarında saklanmasına yardımcı olduğu belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ö.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, Adapazarı-Bilecik kara yolunda seyir halinde olan tır, henüz belirlenemeyen bir nedenle aynı güzergahta ilerleyen traktöre çarptı. Çarpışmanın etkisiyle araçlarda maddi hasar meydana geldi.
İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede güvenlik önlemi alırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Kazada yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay, Arızlı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen bir nedenle iki aile arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek taş ve sopaların kullanıldığı kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri tarafları ayırarak olayın daha da büyümesini önledi.
Kavgada yaralanan P.M. ile babası S.M., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan S.M.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu ve sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Kavga sırasında hafif şekilde yaralanan C.V. ile babası S.V. ise tedavilerinin ardından jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Başağaç köyünde çıkan yangında bir ev kullanılamaz hale geldi.
Yangın, öğle saatlerinde Başağaç köyünde F.İ.’ye ait evde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden çevre sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yaklaşık bir saat süren çalışmanın ardından alevleri kontrol altına alarak söndürdü. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, evde büyük çapta maddi hasar oluştu ve yapı kullanılamaz hale geldi.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Düzlüce köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, U.B. (25) idaresindeki 06 ABS 941 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek devrildi.Çevredeki vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekiplerince otomobil sürücüsü ile araçta yolcu olarak bulunan babası T.B. (55), annesi G.B. (46) ve kardeşi Arda B. (18) kentteki hastanelere kaldırıldı.
Banaz Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Arda Babuz, burada doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kaza, Çobanlar-Bolvadin kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.U. idaresindeki 20 B 3455 plakalı otomobil, Bolvadin istikametine seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç, yol kenarında bulunan bir çiftliğin duvarına çarparak devrildi.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan sürücü A.U., Bolvadin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.Kazanın ardından jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Özel çalışma grubu kuruldu
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde Karatepe’nin yakalanması amacıyla özel çalışma grubu kurulduğu bildirildi. Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat Şube müdürlüklerince yürütülen analizler sonucunda firari FETÖ mensubunun izine ulaşıldığı kaydedildi.
Karatepe’nin sahte kimlik kullanabileceği ve kılık değiştirebileceği ihtimallerinin değerlendirildiği belirtilen açıklamada, şüphelinin Afyonkarahisar’da yerel bir firmada çalışabileceği bilgisi üzerine açık kaynak araştırmalarının derinleştirildiği ifade edildi.
Otel toplantısındaki görüntüsü tespit edildi
Çalışmalar kapsamında Nisan 2026’da Afyonkarahisar’daki bir otelde düzenlenen toplantının görüntülerinde şüpheli bir kişinin belirlendiği aktarıldı. Bereyle yüzünü gizleyen şüphelinin otele sahte isimle kayıt yaptırdığı tespit edildi.
Karatepe’nin sahte kimlikler ile başkalarına ait GSM hatlarını kullandığının belirlenmesinin ardından Afyonkarahisar il merkezinde aynı sokakta bulunan iki ayrı hücre evinin takibe alındığı bildirildi. Şüphelinin üçüncü bir adrese geçmesi üzerine operasyon kararı verildiği kaydedildi.
Hücre evinde yakalandı Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat şube müdürlükleri ile Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 1 Ağustos gecesi düzenlenen ortak operasyonda Karatepe, hücre evinde gözaltına alındı.
Elektrik ve suyu bulunmayan atıl durumdaki evde yapılan aramalarda yaklaşık 6 milyon 445 bin lira değerinde ziynet eşyası ve nakit para ele geçirildi. Aramalarda 98 Ata lira, 4 yarım altın, 23 çeyrek altın, 50 gram külçe altın, 33 bin 700 dolar, 2 bin 620 euro ve 13 bin 535 lira bulundu.
Evde ayrıca 1 dizüstü bilgisayar, 1 hard disk, 8 USB bellek, 3 cep telefonu, 4 sim kart, örgütsel dokümanlar, başkası adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, askeri parka, 2 bıçak ve 1,26 gram esrar ele geçirildi. Karatepe’nin sağlık kontrolünde 0,34 promil alkollü olduğu belirlendi.
Bakanlığın açıklamasında, “Hiçbir hain saklanamaz, hiçbir firar sonsuz değildir. Devletimizin çelikten iradesi son teröristi de karanlığından çekip alacak ve adalete teslim edecektir” ifadelerine yer verildi.
“İhaneti milletimiz de devletimiz de unutmaz”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, FETÖ’nün milletin dini duygularını istismar ettiğini belirterek, “İhaneti milletimiz de devletimiz de unutmaz. Yıllarca dinimizi perde, mukaddesatımızı maske, milletimizin temiz duygularını ise ihanetlerine araç yaptılar. Takiyeyi inanç, ihaneti hizmet, firarı kurtuluş sandılar. Ama bu devletin hafızası da adaleti de daima diridir” dedi.
Karatepe’nin Emniyet Teşkilatının hassas, sabırlı ve titiz çalışması sonucunda tespit edildiğini vurgulayan Çiftçi, “Adım adım takip edilen hainin kaçtığı yollar tükenmiş, sığındığı karanlık dağılmış, taktığı bütün maskeler düşmüştür” ifadelerini kullandı.
7 ayrı suçtan işlem başlatıldı
Çiftçi, Karatepe hakkında “Cumhurbaşkanına suikast”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme”, “Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet”, “Silahla, birden fazla kişiyle birlikte konutta geceleyin yağma”, “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” ve “Resmî belgede sahtecilik” suçlarından Muğla İl Emniyet Müdürlüğünde adli işlem başlatıldığını bildirdi.
Bakan Çiftçi, paylaşımını şu ifadelerle tamamladı:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen Türkiye Yüzyılı; vesayetin, darbenin ve ihanetten medet umanların değil, milletin iradesinin yüzyılıdır. Cumhurbaşkanımıza uzanan elin, devletimize çevrilen silahın, milletimize kurulan tuzağın hesabı mutlaka sorulacaktır. Yıllar geçse de isimler değişse de hainleri de ihanetlerini de unutmayacağız.”>>>İHA
Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde kontrolden çıkarak bir çiftliğin duvarına çarparak devrilen otomobil sürücüsü yaralandı.
Kaza, Çobanlar-Bolvadin kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.U. idaresindeki 20 B 3455 plakalı otomobil, Bolvadin istikametine seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç, yol kenarında bulunan bir çiftliğin duvarına çarparak devrildi.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan sürücü A.U., Bolvadin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazanın ardından jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Afyonkarahisar Belediyesi, kentte yürütülmesi planlanan kentsel dönüşüm çalışmalarına rehberlik edecek Kentsel Dönüşüm Ofisi’ni düzenlenecek törenle hizmete açıyor.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kentsel Dönüşüm Ofisi’nin 4 Ağustos Salı günü saat 17.00’de gerçekleştirilecek törenle vatandaşların hizmetine sunulacağını duyurdu.
Açılış töreni Afyon Lisesi Bahçesi’nde yapılacak. Hizmet verecek Kentsel Dönüşüm Ofisi ise Atatürk Kültür Merkezi’nin 2. katında faaliyet gösterecek.
Başkan Burcu Köksal, paylaşımında “Afyonkarahisarımızın geleceğini güvenle inşa ediyoruz.” ifadelerini kullanarak, ofisin kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşlara bilgilendirme ve rehberlik hizmeti sunacağını belirtti.
Belediyenin yeni hizmet biriminin, kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili süreçlerin daha etkin yürütülmesi ve vatandaşların doğru bilgiye kolay ulaşabilmesi amacıyla hizmet vereceği ifade edildi.>>>Haber Merkezi
Kentin tarihi koruları, Boğaz yamaçları ve doğal sit alanlarında yer alan asırlık ağaçlar, yalnızca görsel kontrollerle değil ayrıntılı bilimsel çalışmalarla da izleniyor.
Bu çalışmaların ilk basamağını oluşturan ağaç rölöve planı ve raporları, her ağacın adeta kimlik kartını oluşturuyor.
Rölöve çalışmaları kapsamında ağaçların türü, yaşı, çapı, boyu, tepe genişliği ve sağlık durumu tek tek kayıt altına alınıyor. Hastalık, mantar oluşumu, anıtsal değeri, estetik özellikleri ve korunma gereksinimi gibi bilgiler raporlara işlenirken, koordinatları da belirlenerek sayısal ortama aktarılıyor.
Böylece doğal sit alanlarında bulunan ağaçların tamamı haritalandırılarak, gelecekte yapılacak bakım ve koruma çalışmalarının altyapısı hazırlanıyor.
Hazırlanan rölöve raporları yalnızca envanter oluşturmak amacıyla kullanılmıyor. Ağacın budanması, mekanik destekle güçlendirilmesi, kuruyan dallarının temizlenmesi ya da gerektiğinde güvenlik nedeniyle kaldırılması gibi tüm bakım süreçleri de bu bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda planlanıyor.
Özellikle doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca yapılacak müdahalede uzman raporları ve ilgili kurumların onayı zorunlu tutuluyor.
Rölöve çalışmalarının ardından ikinci aşamada ise ağaçların dışarıdan görülemeyen iç yapıları inceleniyor. Bunun için kullanılan akustik tomografi yöntemi, “ağaç MR’ı” olarak da biliniyor.
Ağaca yerleştirilen sensörler aracılığıyla ses dalgalarının gövde içerisindeki hareketi ölçülerek üç boyutlu görüntüler elde ediliyor. Bu sayede ağacın içinde çürüme, boşluk veya yapısal zayıflık bulunup bulunmadığı tespit edilebiliyor. Ancak uzmanlar, yalnızca çürümenin varlığının yeterli olmadığını, ağacın türü, kök yapısı, boyu, eğimi ve bulunduğu bölgedeki rüzgar yükü gibi birçok verinin birlikte değerlendirilerek devrilme riskinin hesaplandığını belirtiyor.
Bu analizler sonucunda risk taşıyan ağaçlar için budama, mekanik destek sistemleri veya farklı koruma yöntemleri uygulanırken, sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebilecek ağaçların ise kesilmeden korunması hedefleniyor. Böylece hem kent güvenliği sağlanıyor hem de İstanbul’un yüzlerce yıllık doğal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.
“Çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor”
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Makineci, GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde, Türkiye’de de ikinci sırada olan Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde yer alan ağaçların rölöve planlarını çıkartıp, akustik tomografi çekimlerinin nasıl yapıldığını AA muhabirine gösterdi.
Doç. Dr. Serhun Sağlam, AA muhabirine, ağaç rölöve planı ve raporlarının yalnızca ağaçların envanterinin çıkarılmasını değil, sağlık durumlarının belirlenmesini, gelecekte uygulanacak bakım çalışmalarının bilimsel verilere göre planlanmasını ve korunmasını sağladığını söyledi.
Rölöve çalışmalarıyla ağaçların türü, yaşı, boyu, çapı, tepe çapı, sağlık durumu ve konum bilgilerinin kayıt altına alındığını belirten Sağlam, özellikle doğal sit alanlarında yeşil dokunun korunmasında bu çalışmaların önemli rol üstlendiğini ifade etti.
Sağlam, ağaç rölöve planının insanların kimlik kartı gibi ağaçların da kimliklendirildiği bir rapor olduğunu kaydederek, “Her ağaca bir numara veriliyor. Türü, çapı, boyu, tepe çapı ölçülüyor, yaş tespiti yapılıyor. Sağlık durumu inceleniyor, estetik değeri ya da anıt ağaç niteliği gibi tüm özel bilgiler kayıt altına alınıyor. Daha sonra bütün ağaçların koordinatları alınarak sayısal ortama aktarılıyor ve haritalandırılıyor. Böylece çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor.”
“Rölöve raporları, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor”
Doğal sit alanlarında ağaçlara yapılacak her türlü müdahalenin bilimsel raporlara dayandırıldığını belirten Sağlam, bu uygulamanın İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağladığını söyledi.
Sağlam, ağaçların kent yaşamı açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, “Ağaç rölöve planı ve raporu doğaya zarar vermemek için hazırlanıyor. Ağaçlar oksijen sağlıyor, havayı temizliyor, gürültüyü azaltıyor, iklimi yumuşatıyor, kuşlara yuva oluyor ve erozyonu önlüyor. Bu nedenle bir ağaca gerçekten müdahale gerekip gerekmediğine uzmanların karar vermesi gerekiyor.” diye konuştu.
Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında vatandaşların ya da kurumların kendi kararıyla ağaçlara müdahale edemeyeceğini vurgulayan Sağlam, uzman raporlarının ilgili kurullar tarafından onaylanmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Sağlam, “Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca kendiniz karar vererek müdahale edemezsiniz. Ağaç tamamen kurumuş gibi görünse bile önce uzman raporu hazırlanması gerekiyor. Hazırlanan raporlar ilgili komisyonlar tarafından incelenip onaylandıktan sonra budama, bakım, taşıma ya da kesim yapılabiliyor. İşte bu sistem rölöve raporları, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor. Yoksa bugün Boğaz’da çok daha az yeşil alanımız olurdu.” ifadelerini kullandı.
İzinsiz müdahale tespit edilebiliyor
Doğal sit alanlarında hazırlanan rölöve raporlarının koordinatlı kayıt sistemi sayesinde izinsiz müdahalelerin de tespit edilmesini sağladığını belirten Sağlam, “İstanbul’un önemli doğal sit alanları bu ağaç rölöve planı ve raporlarıyla korunuyor. Sit alanlarındaki bütün ağaçlar kayıt altında. Hava fotoğrafları ve koordinatlı veriler sayesinde izinsiz yapılan işlemler sonradan da tespit edilebiliyor. Bu nedenle yeşil dokuya raporsuz hiçbir şekilde müdahale edemeyiz.” diye konuştu.
Sağlam, rölöve çalışmalarının ardından özellikle büyük ve yaşlı ağaçlarda devrilme riskinin akustik tomografi yöntemiyle belirlendiğini anlattı.
Kentlerde yaşanan fırtınaların ardından meydana gelen ağaç devrilmelerinin can ve mal kayıplarına yol açabildiğini hatırlatan Sağlam, bu nedenle risk analizlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Sağlam, “Ağaç rölöve planı ve raporunda ağacın türü çok önemli. Dışarıdan çok sağlıklı görünen bir ağaç kolayca devrilebilirken, içi çürük bir ağaç ayakta kalabiliyor. Çünkü kök yapısı, fiziksel gelişimi ve bulunduğu alanın koşulları birbirinden farklı. Risk analizinde, rüzgar, kar yükü ve çevresel risklerin tamamı birlikte değerlendiriliyor.” dedi.
“Aynı insanların MR’ı çekilir gibi biz de ağacın MR’ını çekiyoruz”
Devrilme riskinin belirlenmesinde akustik tomografi yöntemini kullandıklarını belirten Sağlam, şöyle konuştu:
“Akustik tomografi yöntemiyle ağaçların içsel çürüklüğünü ölçüyoruz. Ağaca yerleştirilen sensörlerle ses dalgalarının hızı ölçülüyor. Aynı insanların MR’ı çekilir gibi biz de ağacın MR’ını çekiyoruz. Böylece ağacın içinde nerede çürüme ya da boşluk oluştuğunu görebiliyoruz. Eğer çürüklük tespit edersek farklı yüksekliklerden yeni ölçümler alıyor ve bunları üç boyutlu olarak modelliyoruz.”
Sağlam, akustik tomografi sonuçlarının tek başına karar vermek için yeterli olmadığını, elde edilen verilerin ağacın türü ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirildiğini söyledi.
Risk tespit edilen ağaçlarda önceliğin kesim olmadığını vurgulayan Sağlam, “En temel uygulamamız budama. Tepe çapını ve ağacın yükünü azaltarak devrilme riskini düşürüyoruz. Gerekirse mekanik destek sistemleri kullanıyoruz. Bunların büyük bölümü yaşlı ve anıt ağaçlar. Bizim amacımız bu ağaçları kesmek değil, hem onları yaşatmak hem de insanların güvenliğini sağlamak.” diye konuştu.
Sağlam, dışarıdan sağlıklı görünen bazı ağaçların iç kısmının tamamen çürümüş olabildiğine dikkati çekerek, akustik tomografinin bu riskleri erken aşamada ortaya çıkardığını söyledi.
İstanbul’da akustik tomografi çalışmalarının yaklaşık 16-17 yıldır uygulandığını ve ilk çalışmaların yoğun kullanılan korularda başladığını belirten Sağlam, şunları dile getirdi:
“İlk amaç İstanbul korularında insanların yoğun kullandığı alanlarda devrilme riski taşıyan ağaçları belirlemekti. Göğüs çapı 70 santimetrenin üzerindeki ağaçların tomografileri çekildi, risk analizleri yapıldı ve sonuçlar koru planlarına işlendi. Beykoz Korusu’nda yıllar önce yaşanan ve üç kişinin hayatını kaybettiği olay bu çalışmaların önemini ortaya koydu. Daha sonra yapılan analizlerle benzer olaylar önemli ölçüde azaltıldı.” ifadelerini kullandı.
Bu ölçümlerin belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini aktaran Sağlam, “Bugün büyük risk oluşturmayan bir çürüme birkaç yıl sonra ilerleyebilir. Bu nedenle ölçümlerin belli aralıklarla yenilenmesi ve gelişimin takip edilmesi gerekiyor. Şimdi de Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa kampüsünde ağaçların rölöve planını yapıyoruz ve riskli gördüğümüz bazı ağaçlarda devrilme riskini hesaplamak için bu yöntemi kullanıyoruz ” dedi.
Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki ağaçların tomografisi çekiliyor
Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Dilek İlhan Fındıkçıoğlu, üniversitede yürütülen ağaç rölöve ve akustik tomografi çalışmalarının sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sunduğunu söyledi.
Üniversitenin uluslararası GreenMetric sıralamasında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları arasında yer aldığını belirten Fındıkçıoğlu, çalışmaların yalnızca ağaçların kayıt altına alınmasını değil, uzun vadeli korunmasını da amaçladığını ifade etti.
Fındıkçıoğlu, “Üniversitemiz GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde yer alıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en sürdürülebilir ikinci üniversitesi olma özelliğini koruyor. Kampüsümüzde yürütülen ağaç tomografisi ve rölöve çalışmaları da sürdürülebilirlik faaliyetlerimize ciddi katkı sağlayacak. Burada amaç yalnızca ağaçları kayıt altına almak değil, onların yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve kampüsümüzdeki varlıklarına ne kadar değer verdiğimizi ortaya koymak.” diye konuştu.
Çalışmaların uzun vadeli bir planlamanın parçası olduğunu dile getiren Fındıkçıoğlu, kampüsteki ağaç envanterinin her geçen gün genişlediğini belirtti.
Fındıkçıoğlu, bilimsel yöntemlerle yürütülen çalışmaların yalnızca üniversiteye değil, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasına da katkı sunduğunu belirterek, “Bu kadar büyük bir yeşil alanı korumak ciddi emek gerektiriyor. Bilimsel çalışmalarla hem araştırma yürütüyor hem de ağaçların burada çok daha uzun yıllar varlığını sürdürmesine katkı sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalar üniversitemizin görünürlüğünü artırmanın ötesinde, kampüsümüzün doğal yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı.>>>AA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının “Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi” kapsamında Ankara’da bugüne kadar 7 bin 726 genç, faizsiz evlilik kredisi desteğinden yararlandı.
AA muhabirinin Bakanlık verilerinden derlediği bilgiye göre, aile kurumunun güçlendirilmesi ve gençlerin evliliğe teşvik edilmesi amacıyla çalışmaları sürüyor.
Bu kapsamda, 2024 yılında Aile ve Gençlik Fonu kapsamında hayata geçirilen ve ilk olarak deprem bölgesinde başlatılan proje, 2025’te Aile Yılı dolayısıyla 81 ilde yaygınlaştırıldı.
Krediden yararlanan 279 çiftin 283 çocuğu dünyaya geldi
Evlenecek gençlerin ekonomik, psikolojik ve sosyal açıdan desteklenerek evliliklerini daha sağlam temeller üzerine kurmalarının hedeflendiği projede başvurusu onaylanan gençlere 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz kredi desteği sağlanırken, evlilik öncesi ve sonrasında eğitim ile danışmanlık hizmetleri de sunuluyor.
Proje kapsamında Ankara’da bugüne kadar 14 bin 564 çift evlilik kredisi için başvuruda bulundu. Başvurusu uygun bulunan 7 bin 726 genç destekten yararlandı.
Kentte ayrıca 9 bin 884 kişi eğitim ve danışmanlık hizmeti alırken, krediden yararlanan 279 çiftin 283 çocuğu dünyaya geldi.
Öte yandan, proje kapsamında evlilik kredisi yararlanıcılarına yönelik eğitim programları da düzenleniyor. Programlarda katılımcılara evlilik öncesi eğitim kapsamında aile ve finans yönetimine ilişkin bilgi veriliyor.
Eğitimlerde sağlıklı ve güçlü aile yapısının oluşturulması, aile içi iletişim, evlilikte sorumluluklar ile evlilik öncesinde dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınıyor.
Projeden kimler yararlanabiliyor?
Projeden yararlanmak isteyen çiftlerin her ikisinin de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve Türkiye’de ikamet etmesi gerekiyor.
Başvuru sahiplerinin 18-29 yaş arasında bulunması, taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmaması, çiftlerin son 6 aylık ortalama gelirinin asgari ücretin 2,5 katını aşmaması ve başvuru tarihinde resmi nikahlarına en az 2, en fazla 6 ay kalmış olması şartı aranıyor.
Ayrıca, başvuru sahiplerinin Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ile danışmanlık hizmetlerine katılmayı taahhüt etmesi, proje kapsamında daha önce kredi kullanmamış olması ve belirlenen suçlardan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmaması gerekiyor.>>>AA
Üniversitede bu yıl ilk kez öğrenci kabul edecek programların da yer aldığı 15 yeni nesil program için toplam 990 kontenjan ayrıldı. Geleceğin meslekleri konusundaki eğitimler verilecek bölüm ve programlar için Anadolu Üniversitesi yeni öğrencilerini bekliyor.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yükseköğretimde yaşanan dijital dönüşüme uyum sağlamak amacıyla eğitim programlarını güncellediklerini ve geleceğin ihtiyaçlarına yönelik yeni bölümler açtıklarını söyledi.
Üniversitenin bu yıl yaklaşık 3 bin öğrenci kabul edeceğini belirten Adıgüzel, bunların yaklaşık üçte birinin yeni açılan programlarda eğitim göreceğini ifade etti.
Yeni programlar arasında Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulunda Ön Yüz Yazılım Geliştirme, Arka Yüz Yazılım Geliştirme ve Büyük Veri Analistliği programlarının yer aldığını dile getiren Adıgüzel, dijital oyun alanında da eğitim kapasitesini artırdıklarını belirtti.
Adıgüzel, Meslek Yüksekokulundaki Oyun Geliştirme Programı’nın yanı sıra Güzel Sanatlar Fakültesindeki Dijital Oyun Tasarımı Bölümü’nün de öğrenci kabulüne devam ettiğini söyledi.
Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesinde bu yıl yüzde 100 İngilizce eğitim verecek Veri Bilimi ve Analitiği programının ilk öğrencilerini alacağını belirten Adıgüzel, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesindeki Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nde de İngilizce eğitimin sürdüğünü kaydetti.
Açıköğretimde iki yeni program
Açıköğretim Fakültesinde de dijital dönüşüme yönelik iki yeni programın açıldığı bilgisini paylaşan Adıgüzel, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı programlarının bu yıl ilk kez öğrenci kabul edeceğini bildirdi.
Yapay zeka ve veri odaklı mesleklerin iş gücü piyasasında giderek önem kazandığını belirten Adıgüzel, yeni programların farklı disiplinlerden mezun olacak öğrencilerin de kariyerlerine katkı sağlayacağını vurguladı.
Açıköğretim programlarının yalnızca sınavla değil, ikinci üniversite kapsamında da tercih edilebildiğini hatırlatan Adıgüzel, örgün eğitim gören öğrencilerin bu programlardan yararlanmasını tavsiye etti.
“Geleceğin meslekleri konusunda eğitim almak isteyen herkes Anadolu Üniversitesini tercih etsin.” diyen Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesinin de örgün eğitimle aynı nitelikte içerik ve eğitim materyalleri sunduğunu belirtti.
Adıgüzel, öğrencilerinin önemli bölümünün ikinci üniversite kapsamında veya mezun olduktan sonra yeniden eğitim alan bireylerden oluştuğunu ifade ederek, Açıköğretim Fakültesinin yaşam boyu öğrenmenin önemli bir parçası haline geldiğini sözlerine ekledi.>>>AA
Akdeniz ekibi, yeni sezonun ikinci etap kamp çalışmaları için Erzurum’un Palandöken Dağı eteklerindeki Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
Teknik direktör Joao Pereira, yeni sezon hazırlıkları, takımın hedefleri ve transfer çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine açıklamada bulundu.
Kentteki kampta taktik ağırlıklı çalıştıklarını belirten Pereira, “İlk kampımızdaki odağımız fiziksel olarak hazırlanmaktı. İkinci kampla taktiğe giriş yaptık. Oyuncularımın sahada ne yapacaklarıyla ilgileniyoruz. Şimdiye kadar iyi şeyler çıkıyor. Hazırlık maçlarında sonuçlar çok iyi olmayabilir ancak kamp döneminde önemli olan bu değil. Gelişiyoruz ve ilk maçımız olan Gaziantep’e karşı hazırlanıyoruz.” dedi.
Pereira, takımın geçen sezondaki performansına değinerek “Geçen sene önceki seneden daha iyi bir yıldı. Bunu sıralama olarak söylüyorum. Bir önceki seneye bakınca çok iyi bir sıralamamız mı vardı, hayır ama en azından daha iyiydi. Alt sıralara yaklaşmadık ve sürekli takım olarak odaklıydık. Evet çok fazla beraberliğimiz var ama bunların çoğunda kazanmaya yakın taraf bizdik. Kazanmak için şanslarımız oldu ama gelişiyoruz. Daha fazla gol atmamız gerekiyor. Savunmamız zaten iyiydi. Savunmayı devam ettirerek hücum konusunda daha iyi olmamız gerekiyor.” diye konuştu.
“Büyük takımlarla aramızdaki makas çok fazla”
Büyük takımlara karşı dengeyi yakalamanın zor olduğunu dile getiren Pereira, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu, dünyanın her yerinde böyledir ve bu dengeyi yakalamak çok zor. Sadece ‘İngiltere’de bu denge var’ diyebiliriz. İngiltere’de üst lige yükselen bir takım 15 milyona (avro) transfer yapabiliyor, diğer liglerde böyle bir durum söz konusu değil. Büyük takımlarla normal takımlar arasındaki fark gerçekten çok büyük. Bu durum aslında benim hoşuma gitmiyor. Alanya’da çalıştığım için demiyorum, böyle düşündüğüm için söylüyorum. Tabii ki rekabet istiyoruz ve Avrupa’da başarı istiyorsak bence ligin içindeki rekabetin daha fazla olması gerekiyor ama şu an bu gerçekten çok zor. Büyük takımlarla aramızdaki makas çok fazla. Onlar 65-70 milyona (avro) transfer yapabiliyor bizim bütçemiz bunun belki yüzde 10’u bile değil o yüzden makas çok fazla. Dolayısıyla rekabet çok zor bir hal alıyor ama bu hoca için mücadele anlamına geliyor. Taktik ve mental olarak bütçe gücümüz olmadığı için mental ve taktik konusunda daha fazla gelişmemiz gerekiyor. Bu şekilde bu takımlara karşı mücadele edebilmeliyiz.”
“Ben hayal dünyasında yaşayan bir hoca değilim, objektif bir hocayım”
Yeni sezonda beklentilerinden de bahseden Pereira, şunları kaydetti:
“Hedefimiz çok net ve ben hayal dünyasında yaşayan bir hoca değilim, objektif bir hocayım. İki yıl önce ligi 12. sırada bitirmiştik geçen sene 11. sırada bitirdik. Bu sene de daha iyisini yapmak istiyoruz. Daha iyisi nedir: 10 ve yukarısı. Hedef olarak ilk hedefimiz bu. Kadromuzu ve performansımızı geliştirmemiz ve her maça bu şekilde çıkmamız gerekiyor ama bu lig zor bir lig. Takımlar iyi ve önemli isimler getiriyor. Tabii ki zor olacak ama ilk maçtan itibaren hazır ve iyi bir şekilde lige başlamamız gerekiyor. İkinci hedefimiz ise iyi futbol oynamak çünkü bu sevdiğimiz bir şey. İyi futbol oynayınca mutlu oluyoruz. Daha fazla taraftar izlemeye geliyor, televizyonda daha fazla seyirci bizi izliyor. ‘Alanya gerçekten iyi futbol oynuyor.’ dedikleri zaman biz de mutlu oluyoruz. Maç kazanmanın birçok yolu var ama şansla kazanmayı seven biri değilim. Sahada ne yaptığımız bilerek kazanmak istiyorum. Topla kaliteli oynayan, top bizde değilse agresif bir takım oluşturmak istiyorum.”
Pereira, transfer sürecini zekice geçirmek istediklerini ifade ederek şöyle konuştu:
“Kulüpteki herkes neye ihtiyacımız olduğunu, neyi istediğimizi çok iyi biliyor. Bizi geliştirecek, daha iyiye götürecek profil zaten çok net ama bütçe konusu var, diğer takımlar gibi çok yüksek bütçemiz yok. O maaşları ödeyemiyoruz, o yüzden zekice davranmamız gerekiyor. Hata yapacak lüksümüz yok. Alacağımız oyuncunun tam isabet olması ve takıma katkı sağlaması gerekiyor. Özellikle yabancı sınırını da düşündüğümüz zaman gerçekten bu konuda hata yapamayız.”>>>AA
Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 1 Ağustos’ta İstanbul Havalimanı’nın yolcu rekoru kırdığını belirtti.
Havalimanının dün 289 bin 260 yolcuya hizmet verdiğini kaydeden Uraloğlu, “İstanbul Havalimanı, Türkiye ve Avrupa’da tüm zamanların en yüksek günlük yolcu sayısına ulaştı. Elde edilen rakamla İstanbul Havalimanı’mız yeni bir rekora imza attı.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, söz konusu havalimanının, uluslararası havacılıkta stratejik önemini her geçen gün artırdığına işaret etti.
İstanbul Havalimanı’nın sahip olduğu kapasite, güçlü altyapısı ve sunduğu hizmet kalitesiyle dünyanın önde gelenleri arasında yer aldığına dikkati çeken Uraloğlu, “Kırılan bu yeni rekor, havalimanımızın küresel aktarma merkezi konumunu daha da güçlendirdiğini bir kez daha ortaya koydu.” değerlendirmesinde bulundu.>>>AA