Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş başkanlığında, vali yardımcıları ve ilçe kaymakamlarının katılımıyla değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Valilikte düzenlenen toplantıda, Afyonkarahisar genelinde yürütülen kamu hizmetleri kapsamlı şekilde ele alındı. İlçelerde devam eden yatırım ve projelerin son durumu değerlendirilirken, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca güvenlik, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanında yürütülen çalışmalar gözden geçirilerek, devam eden faaliyetler ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar değerlendirildi. Vali Dr. Naci Aktaş, kamu kurumları arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekerek, vatandaşlara sunulan hizmetlerin etkin ve verimli şekilde sürdürülmesi için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini ifade etti. >>>Haber Merkezi
Yazar: admin
-

Highland danalarının kabarık tüyleri dikkat çekti…
Highland danalarının kabarık tüyleri dikkat çekti…
https://kanal3.com.tr/
Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
X: https://x.com/kanal3tv
Telegram : https://t.me/kanal3_tv
Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv#Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3
-

Geleceğin meslekleri Bilim Kafe’de masaya yatırıldı
Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen söyleşide; AKÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gür Emre Güraksın, AKÜ Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Celal Onur Gökçe, Cognitime Yazılımdan Mühendis Şenol Akkaş ile AKÜ Mühendislik Fakültesi mezunu Eslem Nur Yıldız konuşmacı olarak yer aldı.
“Bilimsel bilgiyi kullanarak sürdürülebilir çözümler üreten bir meslek”
AKÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gür Emre Güraksın, yaptığı açış konuşmasında son yıllarda teknolojide önemli bir ilerleme yaşandığını belirterek akademinin ve Ar-Ge çalışmalarının temelini oluşturan yapay zekâ, bulut bilişim ve büyük veri gibi kavramların artık günlük hayatın birer parçası haline geldiğini söyledi. Mühendisliğin, bilimsel bilgiyi kullanarak sürdürülebilir çözümler üreten bir meslek dalı olduğunu kaydeden Güraksın, “Bilgisayar mühendisliği; bilişim teknolojileri ve bilgisayar sistemlerinden yararlanarak problemlere çözüm üreten, dijitalleşen dünyanın temelini oluşturan bir alandır. Afyon Kocatepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü olarak 2021 yılında kurulduk ve güçlü akademik kadromuz, modern uygulama laboratuvarlarımızla değişen teknolojilere uyum sağlayabilen, problem çözme yeteneği gelişmiş mühendisler yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Güraksın ayrıca Bilgisayar Mühendisliği Bölümün TEKNOFEST yarışmalarında Türkiye ikincilikleri gibi önemli başarılar elde ettiğini ve TÜBİTAK projeleriyle öğrencileri en başından itibaren desteklediklerini ifade etti.

“Yazılım ile bilgisayar mühendisliği arasında yapısal farklılıklar bulunuyor”
AKÜ Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Celal Onur Gökçe yazılım mühendisliği ile bilgisayar mühendisliği arasındaki yapısal farklılıkların bulunduğunu belirtti. Müfredat olarak iki bölümün büyük oranda benzerlik taşıdığını ifade eden Gökçe, “Yazılım mühendisliği olarak bizi ayıran en büyük özellik, çok sayıda mühendisin çalıştığı kompleks ve büyük yazılım geliştirme süreçlerine odaklanmamızdır. Özellikle hata kabul etmeyen, gerçek zamanlı ve kritik sistemlerin tasarımı bu branşın temelidir” dedi. Bilgisayar mühendisliği müfredatından farklı olarak yazılım mühendisliğine özgü üç temel zorunlu ders uyguladıklarını belirten Gökçe, “Yazılım Gereksinim Analizi, Yazılım Tasarımı ve Yazılım Testi dersleri bölümümüzün en ayırıcı yönleridir. Yapay zekanın pek çok şeyi otomatikleştirdiği günümüzde, insan zekasının ve analiz yeteneğinin en üstün kalmaya devam ettiği alan yazılım gereksinim analizi sürecidir” diye konuştu. Gökçe ayrıca son dönem öğrencilerine yönelik uygulanan staj programları ve 8. yarıyıldaki “İşletmede Mesleki Eğitim” modeli sayesinde öğrencilerin henüz mezun olmadan sektörle güçlü bir bağ kurduğunu ve istihdam oranlarının çok yüksek olduğunu kaydetti.
“Teknolojide uzmanlaşmaktan ziyade, öğrenmeyi öğrenmek önemlidir”
Cognitime Yazılımdan Mühendis Şenol Akkaş ise sektörün mezun mühendislerden en büyük beklentisinin firmaların kanayan yaralarına merhem olabilecek pratik çözümler üretmek olduğunu dile getirdi. Teknolojinin ve kullanılan programlama dillerinin çok hızlı değiştiğine dikkat çeken Akkaş, öğrencilere şunları söyledi:
“Sektöre girerken sadece bugünün popüler diline veya sistemine odaklanmak yeterli değildir. Önemli olan üniversite yıllarında ‘öğrenmeyi öğrenmek’ ve güçlü bir mantıksal temel oluşturmaktır. Okulda öğrenilen C dili gibi temel mantıklar, ileride karşımıza çıkacak her türlü yeni teknolojiye hızla adapte olmamızı sağlar. Bir mühendisin başarılı olabilmesi için öncelikle kendi nedenini bulması gerekir. Nedeni olan bir öğrenci, gelecekte teknolojinin yönü ne olursa olsun nasılı kendisi çözecek ve kendisini güncel tutmayı başaracaktır.”
“Mücadele ruhu, beni fakülte birinciliğine ve iş hayatına taşıdı”
AKÜ Mühendislik Fakültesinden fakülte birincisi olarak mezun olan Mühendis Eslem Nur Yıldız ise öğrencilik serüvenindeki deneyimlerini, karşılaştığı zorlukları ve başarıya giden yolu paylaştı. Yatay geçişle geldiği AKÜ Mühendislik Fakültesinde ilk başlarda uyum sağlama konusunda korkular yaşadığını ifade eden Yıldız, “Kulüpler ve topluluklar uyum sağlama sürecinde benim için en büyük avantaj oldu. Bilgisayar Mühendisliği Kulübü ve BİLMÖK (Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi) çatısı altında aktif görevler alarak hem sosyal çevremi hem de vizyonumu genişlettim” dedi. Sporda ve akademide çalışanın her zaman kazanacağına inandığını söyleyen Yıldız, “Bölümümüzün sunduğu iş yeri eğitimi modelinin avantajını en iyi şekilde yaşadım. Daha önce staj yaptığım firma, iş yeri eğitiminin ardından CV dahi istemeden beni doğrudan bünyesine dahil etti. Mezun olmadan iş hayatına atılmak gurur verici bir deneyim. Karşımıza çıkan dezavantajları mücadele ruhuyla fırsata çevirmek tamamen bizim elimizde” ifadelerini kullandı. Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

-

Aile çadır ve karavan kampında keyifli anlar
Çadırlarını kuran aileler, doğayla iç içe vakit geçirmenin keyfini yaşarken, bugün de A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın Çin ile oynadığı karşılaşmayı belediye tarafından kurulan dev LED ekrandan hep birlikte izledi. Mikrofonlarımıza konuşan kamp severler, organizasyondan memnun kaldıklarını belirterek kamp alanının huzurlu ve eğlenceli bir ortam sunduğunu ifade etti. >>>Şerafettin KAZAK

-

God of War Laufey çıkış tarihi belli oldu! San Diego Comic-Con 2026’da dev duyuru
İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü yayımlanan tarih fragmanıyla birlikte oyunun çıkış takvimi ve hikaye detayları kesinleşti.
God of War Laufey Ne Zaman Çıkacak?
San Diego Comic-Con panelinin ardından PlayStation’ın resmi kanallarında duyurulan bilgilere göre:
-
Çıkış Tarihi: 16 Şubat 2027
-
Platform: PlayStation 5
-
Geliştirici: Santa Monica Studio
Haziran 2026’daki State of Play etkinliğinde ilk oynanış fragmanı gösterilen yapım, daha önce sadece “2027” olarak işaret edilmişti. Yeni duyuruyla birlikte kesin çıkış tarihi 16 Şubat 2027 olarak netleşti.

Kratos Yerine Faye Başrolde: Fikir 9 Yıldır Masadaydı
İlk kez ana karakter konumuna geçen Laufey’e (Faye) hayat veren oyuncu Deborah Ann Woll, projenin kendisine ilk olarak 2018 yılında sunulduğunu aktarmıştı. Bu durum, oyunun temel konseptinin 2018 yapımı God of War’un çıkış döneminden bu yana geliştirildiğini ortaya koyuyor.
Oyun, Faye’in Kratos ve Atreus ile tanışmadan önceki İskandinav dönemini ve devler diyarındaki mücadelesini ele alarak serideki pek çok karanlık noktayı aydınlatacak.
Gelecek God of War Oyunuyla Doğrudan Bağlantılı Olacak
Comic-Con panelinde paylaşılan bir diğer kritik bilgi ise serinin ana hikayesinin geleceğiyle ilgili oldu. Kratos’un başrolde yer alacağı bir sonraki ana God of War oyununun God of War Laufey’den sonra çıkacağı ve iki oyunun hikayesinin birbiriyle doğrudan bağlantılı olacağı doğrulandı. Laufey’in macerasında yaşanacak olaylar, Kratos’un bir sonraki büyük yolculuğuna doğrudan zemin hazırlayacak.
-
-

Zagreb Üniversitesi Türkoloji öğrencileri AKÜ’ye veda etti
AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi seminer salonunda düzenlenen oturuma; Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erdinç Dündar, Proje Koordinatörü Doç. Dr. Gönül Erdem Nas ve akademik personel ile Zagreb Üniversitesi Felsefe Fakültesi Türkoloji Bölümü öğrencileri katıldı.

Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erdinç Dündar, matematik mezunu bir akademisyen olarak dili son derece önemli gördüğünü belirtti. Dündar, “Bir hocamız bize ‘Türkçe matematiksel bir dildir’ demişti. Gerçekten de dillerin yapısı matematiğe çok yakındır. Türkoloji bölümünü seçerek çok isabetli bir karar vermişsiniz. Türkçe, dünyada her geçen gün daha da yaygınlaşan bir dil haline geliyor. Sizleri ilerleyen süreçte yüksek lisans ve doktora çalışmaları için de aramızda görmeyi, üniversitemizde ağırlamayı çok isteriz” dedi.

“EN ÇOK AMACA YÖNELİK GERÇEKLEŞTİRİLEN YAZ OKULU OLDU”
Proje Koordinatörü Doç. Dr. Gönül Erdem Nas ise düzenlenen yaz okulu programında; diğer TÖMER yaz okullarından farklı olarak doğrudan “Türkoloji” alanına yönelik, nokta atışı bir akademik program uyguladıklarını belirtti. Öğrencilerin dil, tarih, kültür, gastronomi ve politika alanında uzman 12 farklı hocadan ders aldığını kaydeden Nas, “Türkiye’de düzenlenen yaz okulları arasında en çok amaca yönelik olanı burada gerçekleştirildi. Sizler, doğrudan Türkoloji öğrencisisiniz. Bu süreçte sizlere eğitim veren 12 hocamız, tamamen gönüllülük esasıyla derslere girdi. Afyonkarahisar Valiliğimize, Afyonkarahisar Belediyemize, Rektörümüze ve bu süreçte emeği geçen tüm akademik ve idari kadromuza teşekkür ediyorum” dedi. Tören, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erdinç Dündar ile akademik kadronun öğrencilere katılım belgelerini takdim etmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

-

Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Parti iması: “CHP’de arınma büyük ölçüde gerçekleşti”
Gerçekleşen törende Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan kritik mesajları…
“Yolsuzluktan Hapse Girenin Yanında Durmam”
Siyasete girdiği günden bu yana yolsuzlukla mücadelesiyle öne çıktığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik eleştirilere ve tutuklanan CHP’li isimlere ilişkin tutumunu sert bir dille ifade etti:

“Siyasetçi temiz ve ahlaklı olmak zorundadır. Ben siyasette yolsuzluklara karşı çıktığım için, yolsuzluklarla mücadele ettiğim için tanındım. Bana bir ara dediler ki: ‘Şu adam hapse atıldı, sen de bunun yanında dur.’ Yolsuzluğu varsa yanında durmam! Ahlaklı insanın, düzgün insanın başımın üstünde yeri vardır.”
“Siyasete Girip Zenginleşenlerle Yol Yürümeyiz”
Siyasetin kişisel zenginleşme aracı olarak kullanılmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, party bünyesinde para ile satın alınamayacak kadrolara ihtiyaç olduğunu belirtti:
“Ama kardeşim, ben siyasete girdim; birdenbire zenginleştim, birdenbire köşeyi döndüm… Siyaset halk için yapılır. Sahtekarlık yapanlar bizimle yol yürüyemez. CHP’de para ile satın alınmayacak kadrolara ihtiyacımız var.”

Yeni Parti Kurulumuna “Arınma” Yorumu
Konuşmasının son bölümünde, Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’nin ayrılış sürecini ima eden Kılıçdaroğlu, CHP’deki değişim ve dönüşüm sürecine dikkat çekerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“CHP, arınmak zorunda olan bir partidir. Neyse, çok şükür o da büyük ölçüde gerçekleşti.”
-

Kalemin nöbeti hiç bitmez
Gazetecilik, yalnızca bir meslek değil…
Gazetecilik; gecenin sessizliğinde duyulan siren sesine kulak vermek, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte şehrin nabzını tutmak, bazen bir annenin gözyaşına, bazen bir çocuğun tebessümüne, bazen de milletin ortak sevincine tanıklık etmekti…
Takvimler 24 Temmuz’u gösterdiğinde, aslında kutlanan sadece bir gün değil.
Kutlanan; mürekkebin alın teriyle buluştuğu, fotoğraf makinesinin deklanşörüne yansıyan emek, kameranın kaydettiği hayat ve klavyenin tuşlarında sabahlayan umutlardı
Gazetecinin mesaisi saatle ölçülmez.
O, gecenin üçünde gelen bir ihbarla uykusundan sıçrayabilir. Bayram sabahı da görevdedir, yılbaşı gecesi de… Kimi zaman sıcak asfaltın üzerinde, kimi zaman kar altında, kimi zaman yağmurun en sert damlaları arasında haberin peşinden koşar. Çünkü bilir ki; halkın haber alma hakkı beklemez.
Gazetecinin en büyük sermayesi kalemidir.
O kalem bazen adalet için konuşur, bazen sessizlerin sesi olur. Bazen bir köy okulunun eksiklerini anlatır, bazen bir şampiyonun gururunu taşır manşetlere. Kimi zaman tek bir cümleyle umut olur, kimi zaman tek bir başlıkla gündemi değiştirir…
+++

BAŞLIK ATMAK…
Başlık atmak, sanıldığı kadar kolay değildir.
Bir başlık, haberin yalnızca adı değildir; ruhudur, nefesidir, ilk bakışta okuyucunun kalbine dokunan cümledir. İyi bir başlık, kelimelerin dansıdır. Harflerin ahengidir. Şairin mısraları gibi akılda kalır, bestekârın notaları gibi kulağa yerleşir. Bir gazeteci, bazen saatlerce tek bir başlık için düşünür. Çünkü bilir ki doğru başlık, haberin en güçlü imzasıdır.
++++

GAZETECİLİK BİRAZ DA EDEBİYATTIR
Her haberin içinde insan vardır. İnsan varsa duygu vardır. Duygu varsa kelimeler yalnızca dizilmez; hissedilir. Bu yüzden iyi gazeteci sadece yazmaz, yaşatır. Sadece anlatmaz, hissettirir. Okuyanı olayın içine çeker. Bir cümleyle gülümsetir, bir paragrafla düşündürür.
Kamera taşıyanın omzunda sadece birkaç kilo ağırlık yoktur.
O omuzlarda toplumun hafızası vardır. Fotoğraf çeken objektif yalnızca kare yakalamaz; zamanı durdurur. Yıllar sonra dönüp baktığımızda geçmişi bize hatırlatan şey çoğu zaman bir gazetecinin çektiği fotoğraf, kaydettiği görüntü ya da yazdığı satırlardır.
Belki de bu yüzden gazeteciler, tarihin sessiz yazarlarıdır.
İsimleri çoğu zaman haberin önüne geçmez. Alkış beklemezler. Çünkü bilirler ki en büyük ödül, doğru haberi doğru zamanda okuyucusuyla buluşturmaktır.
Dün 24 Temmuz idi…
Sansürün kaldırılışının yıl dönümü…
Özgür kalemin, bağımsız haberciliğin ve halkın haber alma hakkının simgesi…
24 Temmuz; gecesini gündüzüne katan muhabirin, objektifini hiç indirmeyen foto muhabirinin, kamerasıyla hayatı kayıt altına alan görüntü yönetmeninin, montaj masasında sabahlayan editörün, sayfaya ruh veren mizanpajcının ve görünmeyen nice emekçinin günüdür.

Kaleminiz ve kalemimiz hiç tükenmesin…
Objektifimiz hep gerçeğe odaklansın…
Başlıklarımız, kelimelerin en güzel dansı olsun…
Mürekkebimiz vicdandan, cümlelerimiz hakikatten beslensin.
Çünkü bazı insanlar sadece haber yazmaz…
Yaşadığı şehrin hafızasını yazar.
Ve o hafıza, gelecek nesillere bırakılmış en kıymetli mirastır.
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramımız kutlu olsun.
Sevgiyle kalın… Umutla kalın…
-

Uzmanlardan “başvuruları yıl sonuna bırakmayın” uyarısı
Kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de kentsel dönüşüm sürecinde yeni bir dönem başladı.
O tarihten bu yana İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bini aştı. Bunlardan 998 bininin yapımı tamamlandı. Temmuz ayı itibarıyla İstanbul’un 39 ilçesinde dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı ise 276 bini geçti.
Son dönemlerde dönüşümün hızlanmasını sağlayan desteklerden birisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Yarısı Bizden” kampanyası oldu. Bu kapsamda 376 bin 212 bağımsız bölüm dönüşüm sürecine dahil edildi.
Kampanya çerçevesinde konutlar için 875 bin lira hibe, 875 bin lira düşük faizli kredi ve 125 bin lira taşınma desteği verilirken, iş yerleri için bu rakam toplamda 1 milyon olarak belirlenmişti. 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılan kampanyadan bu tarihe kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı olarak tespit ettiren tüm vatandaşlar faydalanabilecek.
Uzmanlar, “Yarısı Bizden” kampanyasının yıl sonunda sona erecek olması nedeniyle evini kentsel dönüşüme sokmayı planlayan vatandaşların, başvuru ve proje süreçlerini hızlandırmaları yönünde uyarıda bulundu.
“Son günleri beklemek hak kaybına neden olabilir”
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, deprem gerçeğinin bulunduğu İstanbul’da güvenli konutlarda yaşamanın artık zorunlu olduğunu belirterek, Yarısı Bizden kampanyasının vatandaşların eski ve riskli yapılarını yenileyebilmeleri için önemli bir devlet desteği sunduğunu söyledi.
Kampanyadan faydalanmak isteyenlerin 31 Aralık’a kadar başvurması gerektiğine işaret eden Ersen, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kampanyanın yıl sonunda sona erecek olması mevcut desteklerden yararlanmak isteyen ancak süreci erteleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken husustur. Kentsel dönüşüm süreçleri, kat malikleri arasında anlaşma sağlanması, teknik incelemeler, proje hazırlıkları ve resmi başvurular gibi zaman alan aşamalardan oluşuyor. Bu nedenle son günleri beklemek hak kaybına veya başvuru yoğunluğu nedeniyle gecikmelere neden olabilir. Bugün atılacak adım güvenli ve depreme dayanıklı konuta kavuşmanızı sağlayabilir.”
“Bugün atılacak her doğru adım binlerce insanın hayatını kurtarabilir”
Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dönüşüm konusundaki kararlılığını ve toplumsal farkındalığın artışını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlanması için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin önemini vurgulayan Kılınçarslan, “Bakanlıklarımızın, valiliklerimizin ve belediyelerimizin bu alanda çalışan nitelikli sivil toplum kuruluşlarını sürecin daha etkin bir parçası haline getirmesi, hem vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesine hem de dönüşüm süreçlerinin daha hızlı, sağlıklı ve güvenilir ilerlemesine büyük katkı sağlayacaktır.” dedi.
Kılınçarslan, Yarısı Bizden kampanyasının yıl sonuna kadar süreceğini anımsatarak, “Deprem beklemiyor, dolayısıyla zaman kaybetme lüksümüz yok. Bugün atılacak her doğru adım, yarın binlerce insanın hayatını kurtarabilir. Bu nedenle kampanyadan faydalanmak isteyenler başvuru sürecini yıl sonuna bırakmamalı.” ifadelerini kullandı.
“Kat irtifakı sonrası süre işlemeye başlıyor”
Gayrimenkul hukukçusu Çiğdem Kezer ise kampanyada başvuru sürelerinin kaçırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, kat irtifakı kurulduktan sonra başvurular için 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu söyledi.
Başvuru yapılan bağımsız bölümde ikamet edenlerin kira yardımı ile 125 bin liralık taşınma desteği arasında tercih yapması gerektiğini, iki destekten aynı anda yararlanılamadığını kaydeden Kezer, birden fazla bağımsız bölümü bulunan malikler için hibe desteğinin yalnızca ilk konut için geçerli olduğunu anlattı.
Kezer, kampanya kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başladığını ve 10 yıla kadar vadelendirilebildiğini kaydederek, ilk yıl faiz uygulanmadığını, sonraki yıllarda ise ödemelerin TÜFE’nin yarısı oranında güncellendiğini anlattı.
Çiğdem Kezer, kira yardımı başvurularında da binanın yıkımının ardından 1 yıllık başvuru süresinin bulunduğuna işaret etti. >>>AA
-

Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Parti yorumu: “Önemli ölçüde arınma sağlandı”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul’da gerçekleştirdiği yeni üye katılım programında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasette etik değerlerin vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Konuşmasında isim vermeden son dönemde yaşanan parti içi tartışmalara da değinen Kılıçdaroğlu, kamuoyunda gündem olan bazı gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Siyasetin kişisel çıkar elde etme alanı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, görev yapan siyasetçilerin halka karşı sorumluluk taşıdığını söyledi. Yolsuzlukla anılan isimlerin yanında yer almayacağını dile getiren CHP lideri, dürüst ve ilkeli siyaset anlayışından taviz vermeyeceğini vurguladı.
Parti içerisinde maddi çıkar peşinde koşan anlayışa karşı olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP’nin para veya menfaat karşılığında yönlendirilemeyecek kadrolarla yoluna devam etmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasının son bölümünde ise isim vermeden son dönemde gündeme gelen yeni siyasi oluşum tartışmalarına gönderme yapan Kılıçdaroğlu, CHP’de uzun süredir devam eden değişim ve yenilenme sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, “Partimizin arınma süreci önemli ölçüde gerçekleşti.” değerlendirmesinde bulundu. >>>Haber Merkezi
Kaynak: ensonhaber.com
-

Ahbap’a yapılan bağış miktarları belli oldu! Haluk Levent ve Ahbap soruşturmasında son durum
İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü soruşturma dosyasına giren mali inceleme raporları ve ünlü isimlerin ifadelerine ilişkin son gelişmeler…
En Yüksek Bağış Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü’den
Soruşturma kapsamında incelenen hesap hareketlerine göre, derneğe nakdi olarak en yüksek bağış yapan isimler 2 milyon 692 bin 515’er TL ile milli futbolcular Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü oldu.
Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı’nın ise 100 TIR su ve 5 milyon TL değerinde eşya desteği sağladığı tespit edildi. Ayrıca Can Yaman 1.55 Milyon TL, Tarkan, Gülşen, Ajda Pekkan, Sibel Can, Nuri Şahin ve Göze Akpınar ise 1’er milyon TL bağışla listede öne çıkan isimler arasında yer aldı.

Ahbap’a Bağış Yapan Ünlü İsimler ve Miktarları
Soruşturma dosyasında yer alan mali kayıtlara göre ünlü isimlerin derneğe yaptığı bağışların tam listesi:
-
Acun Ilıcalı: 100 TIR Su + 5 Milyon TL Eşya Desteği
-
Cengiz Ünder: 2.692.515 TL
-
Çağlar Söyüncü: 2.692.515 TL
-
Can Yaman: 1.550.000 TL
-
Tarkan: 1.000.000 TL
-
Gülşen: 1.000.000 TL
-
Ajda Pekkan: 1.000.000 TL
-
Sibel Can: 1.000.000 TL
-
Nuri Şahin: 1.000.000 TL
-
Göze Akpınar: 1.000.000 TL
-
Kıvanç Tatlıtuğ: 950.000 TL
-
Ozan Tufan: 800.000 TL
-
Nevzat Aydın: 750.000 TL
-
Cenk Tosun: 600.000 TL
-
Arda Turan / Çağrı Ergün / Danilo Zanna / Orhan Gencebay / Murat Boz: 500.000 TL
-
Edis / Halit Ergenç & Bergüzar Korel: 400.000 TL
-
Hatice Şendil / Burak Yılmaz / Hakan Balta: 300.000 TL
-
Ali Ece / Danla Bilic: 250.000 TL
-
Mert Hakan Yandaş / Gülse Birsel / Kerem Bürsin / İbrahim Büyükak / Aras Bulut İynemli / Mustafa Ceceli: 200.000 TL
-
Gülben Ergen / İrem Derici / Burak Deniz / Emre Kılınç: 150.000 TL
-
Hazal Kaya: 120.000 TL
-
Gökçe Bahadır / Ziynet Sali / Sarp Apak / Melis Sezen / Celil Nalçakan: 100.000 TL

Soruşturmada Son Durum: 28 Tutuklama!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla yürüttüğü soruşturmada aralarında Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent ve BaBala TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişi tutuklandı. 21 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, yaklaşık 70 müştekinin bulunduğu öğrenildi.
Gelişmeler doğrultusunda Fatih Altaylı, Hazal Kaya, Özlem Gürses, Ruşen Çakır ve Öykü Serter gibi pek çok tanınmış ismin de bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerine başvuruldu.
-
-

Otomobil tercihinde bu yılın renkleri “gri” ve “beyaz”
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgiye göre, yılın ilk yarısında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,7 azalarak 962 bin 739’a geriledi. Söz konusu taşıtların 456 bin 50’si otomobil olarak kayıtlara geçti.
Bu dönemde kaydı yapılan otomobillerin renklerine göre dağılımına bakıldığında en çok tercih edilen rengin “gri” olduğu görüldü.
Yılın 6 ayında 190 bin 529 gri otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Bunu 117 bin 4 ile beyaz, 54 bin 144 ile siyah, 44 bin 877 ile mavi, 25 bin 379 ile yeşil, 14 bin 634 ile kırmızı, 5 bin 988 ile kahverengi takip etti. Bu dönemde 1576 turuncu, 1370 sarı otomobilin de trafiğe kaydı gerçekleştirildi.
EN ÇOK RENAULT MARKA OTOMOBİL TERCİH EDİLDİ
Bu yılın ocak-haziran döneminde kaydı yapılan otomobillerin markalara göre dağılımına bakıldığında ise Renault öne çıktı. Yılın ilk yarısında 15 bin 136 Renault marka otomobilin trafiğe kaydı gerçekleştirildi. Bunu 5 bin 248 ile Hyundai, 4 bin 908 ile Volkswagen ve 4 bin 791 ile Fiat izledi. >>>AA
-

Kuantum teknolojileri uluslararası çağrılarla geliştirilecek
Türkiye’nin uygulamalı kuantum teknolojileri uluslararası çağrılarla geliştirilecek
Kuantum hesaplama, haberleşme, algılama ve metroloji alanları, Türkiye’nin yüksek teknoloji gündeminde giderek daha fazla yer buluyor.
Bu kapsamda öncelikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı altında oluşturulan toplam 300 milyon dolar destek bütçeli “HIT-Kuantum” adımı dikkati çekiyor. Çağrıyla araştırma merkezleri, üniversiteler ve özel sektörün kullanımına açık yüksek kapasiteli kuantum hesaplama altyapılarının kurulması, ölçeklenebilir donanım ve yazılım ekosisteminin geliştirilmesi, katma değerli çözümlerin ve nitelikli insan kaynağının artırılması hedefleniyor.
Türkiye’deki kuantum altyapısının önemli ayaklarından birini TOBB, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ile ASELSAN işbirliği oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen işbirliği kapsamında TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi’nde Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı 2022’de hizmete açıldı. TOBB ETÜ, süper iletken kuantum elektroniği alanındaki çalışmalarının devamında Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olarak tanıttığı QuanT’ı Kasım 2024’te kamuoyuna sundu.
ASELSAN ile SSB arasında Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi’nin başlatılması da önemli adımlardan biri oldu.
Diğer yandan TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME), mayısta düzenlenen SAHA 2026’da rubidyum ve stronsiyum optik örgü saat prototipleriyle kuantum çip örneklerini sergiledi. Türkiye’nin uzay tabanlı zaman ve frekans teknolojileri alanındaki önemli projelerinden Rubidyum Atomik Frekans Standardı (RAFS), SpaceX Transporter-17 görevi kapsamında geçen hafta başarıyla uzaya fırlatıldı.
TÜBİTAK’TAN YENİ ÇAĞRI
TÜBİTAK’ın EUREKA Xecs 2026 Uygulamalı Kuantum Teknolojileri Çağrısı ile kuantum teknolojilerinin teknoloji hazırlık seviyesinin 4-5’ten 6-7’ye çıkarılması, özel sektör öncülüğünde üniversite ve kamu kuruluşlarının da yer aldığı ihtisaslaşmış AR-GE ve yenilik konsorsiyumlarının oluşturulması amaçlanıyor.
Çağrı kapsamında en az iki EUREKA üyesi ülkeden kuruluşların yer aldığı ve bu kuruluşlardan en az birinin Avrupa Birliği üyesi veya Ufuk Avrupa’ya asosiye bir ülkeden olması şartını taşıyan projeler desteklenecek.
Çağrının ilk başlığı olan kuantum algılama alanında, tıbbi teşhis ve görüntüleme, hassas navigasyon, jeolojik araştırmalar ve uzay uygulamalarında daha yüksek doğruluk ve hassasiyet sağlayacak sensör teknolojilerine odaklanılacak. Ölçüm elektroniği, boyut küçültme, üretilebilirlik ve makine öğrenmesi destekli çözümler de bu kapsamda değerlendirilecek.
Kuantum metrolojisi alanında ölçüm altyapıları, test yöntemleri, doğrulama, sertifikasyon ve standardizasyon çözümleri desteklenecek. Kuantum haberleşme ve siber güvenlik projelerinde ise sistem performansının artırılması, mevcut iletişim altyapıları ve güvenlik çözümleriyle entegrasyon ile düşük maliyetli ve endüstriyel ölçekte uygulanabilir teknolojilerin geliştirilmesi öngörülüyor.
Kuantum hesaplama için etkinleştirici elektronik bileşenler ve sistemler başlığında, kübitlerin başlatılması, kontrolü, kalibrasyonu, sinyal okuma ve yükseltme işlemlerine yönelik düşük gürültülü elektronik sistemler geliştirilecek. Kriyojenik veya oda sıcaklığında çalışan çözümler ile ilgili fotonik teknolojiler de çağrı kapsamında yer alıyor.
PROJE BÜTÇESİ 600 BİN AVROYU AŞAMAYACAK
Program kapsamında ulusal çağrı bütçesi 3 milyon avro olarak belirlenirken bir projedeki Türk ortakların toplam proje bütçesi 600 bin avroyu geçemeyecek. Sermaye şirketi dışındaki kurumların bütçesi ise Türk ortakların toplam proje bütçesinin en fazla yüzde 30’u kadar olabilecek.
Projeler en fazla 36 ay sürecek. Destek oranı büyük ölçekli kuruluşlar için yüzde 60, KOBİ’ler için yüzde 75 olacak. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, vakıf üniversiteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu araştırma merkez ve enstitülerinin uygun giderleri yüzde 100 oranında desteklenecek.
Personel, seyahat, danışmanlık, hizmet alımı, alet, teçhizat, yazılım, yayın, malzeme ve sarf giderleri destek kapsamına alınacak. Konsorsiyumdaki kuruluşların birbirinden sağlayacağı bazı danışmanlık ve hizmet alımları ile ticarileşme aşamasına ilişkin giderler desteklenmeyecek.
Uluslararası ön proje başvuruları 26 Kasım 2026’ya, tam proje önerileri ise 5 Mart 2027’ye kadar alınacak. Ulusal çağrı 8 Ocak 2027’de açılacak. Kuruluş bazlı ön kayıt için son tarih 30 Mart 2027, proje başvuruları için son tarih 31 Mart 2027 olarak belirlendi. >>>AA
-
Afyonkarahisar’da 50 aile doğayla iç içe kampta buluştu
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da 50 aile, "Aile Çadır ve Karavan Kampı"nda bir araya geldi.
Etkinliğe katılan aileler, Afyonkarahisar Motorsporları Merkezi'nde termal altyapıya sahip Uluslararası Kamp Karavan Alanı'nda çadırlarını kurdu.
Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, AA muhabirine, Afyonkarahisar'da kamp alanında bulunmanın çok keyifli olduğunu söyledi.
Organizasyonun bu yıl beşincisini düzenlediklerini belirten Akülke, şöyle konuştu:
"Çocuklar gün boyu aileleriyle oyun oynayarak vakit geçirecek. Bu sayede de dijital bağımlılıktan uzak duracaklar. Aile bağlarını daha da güçlendirecekler. Aileler, çocuklarıyla bir arada olmaktan dolayı çok mutlu. Beraber yemek sırasına giriyorlar. Oyunlarla takım olabiliyorlar, becerilerini gösteriyorlar. Aile olabilme kavramını burada yaşıyorlar."
Kamp, yarın sona erecek.
-

Genç aşçının acı sonu
Olay, 17 Temmuz Cuma günü saat gece 00.00 sıralarında Beyoğlu Galata Şahkulu Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir otelde yaklaşık 1 yıldır aşçı olarak görev yapan Esmanur Polat (22), henüz belirlenemeyen bir nedenle otelin 5’inci katında bulunan teras bölümünden aşağı düştü. Durumu gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Polat, ambulansla Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan Esmanur Polat, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak, yaşamını yitirdi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. >>>İHA
-

Keçi adeta sahibine nasıl poz verileceğini öğretti…
Keçi adeta sahibine nasıl poz verileceğini öğretti…
https://kanal3.com.tr/
Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
X: https://x.com/kanal3tv
Telegram : https://t.me/kanal3_tv
Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv#Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3
-

Akay kardeşler serbest mi, tutuklandı mı?
İnegöl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yönetmen Ezel Akay’ın evinde kenevir yetiştirildiği bilgisine ulaştı. Bunun üzerine belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, evde detaylı arama yaptı. Aramalarda özel sistem kurularak yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile bir miktar kubar esrar ele geçirildi.
Operasyonda Ezel Akay ile kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alınırken, ele geçirilen uyuşturucu maddelere el konuldu.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ezel Akay hakkında adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, kardeşi Eren Kazım Akay ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. >>>İHA
-

Uçuyorsam sebebi var!
Sultanbeyli’de dün kurulan semt pazarında etkili olan kuvvetli rüzgar, pazarcılara zor anlar yaşattı. Yaklaşık 14 yıldır pazarcılık yapan Ömer Zeyrek, kuvvetli rüzgarın brandayı havalandırması üzerine direğe tutundu. Direği bırakmayan Zeyrek, rüzgarın etkisiyle brandanın yükselmesi sonucu birkaç metre havaya çıktı. Çevredeki vatandaşlar şaşkınlık yaşarken, diğer pazarcıların brandayı kontrol altına almasıyla Zeyrek güvenli şekilde yere indi.
Yaşanan ilginç anlar ise Ömer Zeyrek’in kuzeni Emre Zeyrek tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi.
Görüntülerde, rüzgarın etkisiyle brandanın hızla yükseldiği, Zeyrek’in direğe sıkıca tutunarak birkaç metre havaya yükseldiği ve çevredeki pazarcılar ile vatandaşların şaşkınlıkla olayı izlediği anlar yer aldı. >>>İHA

KUVVETLİ RÜZGARDA PAZARCI BRANDA DİREĞİNİ BIRAKMAYAN PAZARCI, METRELERCE HAVAYA YÜKSELDİ (/İSTANBUL-İHA)
İstanbul Sultanbeyli’de etkili olan kuvvetli rüzgar sırasında ilginç anlar yaşandı. Pazarcı Ömer Zeyrek, devrilmek üzere olan pazar brandasının direğini bırakmayınca metrelerce havaya yükseldi. O anlar, cep telefonu kamerasına yansıdı.
KUVVETLİ RÜZGARDA PAZARCI BRANDA DİREĞİNİ BIRAKMAYAN PAZARCI, METRELERCE HAVAYA YÜKSELDİ (/İSTANBUL-İHA)
İstanbul Sultanbeyli’de etkili olan kuvvetli rüzgar sırasında ilginç anlar yaşandı. Pazarcı Ömer Zeyrek, devrilmek üzere olan pazar brandasının direğini bırakmayınca metrelerce havaya yükseldi. O anlar, cep telefonu kamerasına yansıdı.
KUVVETLİ RÜZGARDA PAZARCI BRANDA DİREĞİNİ BIRAKMAYAN PAZARCI, METRELERCE HAVAYA YÜKSELDİ (/İSTANBUL-İHA)
İstanbul Sultanbeyli’de etkili olan kuvvetli rüzgar sırasında ilginç anlar yaşandı. Pazarcı Ömer Zeyrek, devrilmek üzere olan pazar brandasının direğini bırakmayınca metrelerce havaya yükseldi. O anlar, cep telefonu kamerasına yansıdı. -

ASKİ su kesintisi: Sular saat kaçta gelecek? Hangi ilçelerde kesinti var?
Başta Altındağ, Mamak, Yenimahalle, Etimesgut, Gölbaşı ve Haymana olmak üzere kesintiden etkilenen bölgeler ve suların geleceği saatlere dair güncel ASKİ takvimi…
25 Temmuz 2026 Ankara Su Kesintisi Programı ve Saatleri
ASKİ tarafından paylaşılan verilere göre ilçe ilçe kesinti detayları ve tahmini su verilme saatleri şöyle:

1. Altındağ
-
Kesinti Nedeni: Aydınlıkevler Mahallesi’ndeki PE 10 Pompa İstasyonu’nda meydana gelen arıza.
-
Kesinti Saati: 09.10
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 18.00
-
Etkilenen Yerler: Altındağ ilçe geneli.
2. Mamak
-
Kesinti Nedeni: Altındağ Aydınlıkevler PE 10 Pompa İstasyonu arızasına bağlı besleme sorunu.
-
Kesinti Saati: 09.10
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 23.00
-
Etkilenen Yerler: Bostancık, Ekin, Başak, Altıağaç, Karaağaç, Hüseyin Gazi, Harman, Bahçeleriçi, Gülveren, Hürel, Şafaktepe, Mehtap, Dostlar, Tepecik, Derbent, Araplar, Büyük Kayaş, Köstence, Üreğil, Boğaziçi, Fahri Korutürk, Dutluk, Durali Alıç, Yeşilbayır, Şahap Gürler, Yeni Bayındır, Eski Bayındır, Kusunlar, Kıbrısköyü, Kutludüğün, Ortaköy, Lalahan (İstasyon ve Karşıyaka), Küçükkayaş, Çağlayan, Tuzluçayır ve Misket Mahalleleri.

3. Etimesgut
-
Kesinti Nedeni: Altay Mahallesi Ayaş Ankara Yolu Bulvarı’ndaki Ø600 dağıtım şebeke hattı arızası.
-
Kesinti Saati: 11.10
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 21.00
-
Etkilenen Yerler: Şeker Mahallesi, Altay Mahallesi, Şehit Osman Avcı Mahallesi, Tunahan Mahallesi, Eryaman Mahallesi ve Devlet Mahallesi’nin bir kısmı.

4. Yenimahalle
-
Kesinti Nedeni: Şebeke/pompa istasyonu arızası.
-
Kesinti Saati: 09.35
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 18.00
-
Etkilenen Yerler: Yuva Köyü, Yuva Mahallesi ve Mebuskent.

5. Gölbaşı
-
Kesinti Nedeni: Ballıkpınar Mahallesi Şehit Cüneyt Kandemir Caddesi üzerindeki 110’luk içme suyu hattı arızası.
-
Kesinti Saati: 09.30
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 16.00
-
Etkilenen Yerler: Ballıkpınar Mahallesi’nin bir kısmı.

6. Haymana
-
Kesinti Nedeni: Başdeğirmen bölgesinde yaşanan elektrik kesintisi.
-
Kesinti Saati: 08.00
-
Sular Ne Zaman Gelecek?: 17.00
-
Etkilenen Yerler: Seyran Mahallesi, Çaldağ Mahallesi, Kayabaşı Mahallesi, Medrese Mahallesi ve Yeni Mahalle.
-
-

Brezilya – İtalya voleybol maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? (2026 VNL)
İçinde bulunduğumuz 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü Makau’da oynanacak mücadeleye dair tüm yayın detayları…
Brezilya – İtalya VNL Yarı Final Maçı Saat Kaçta, Hangi Kanalda, Şifresiz mi?
Ze Roberto Guimaraes yönetimindeki Brezilya ile Julio Velasco yönetimindeki İtalya’yı karşı karşıya getirecek olan dev yarı final mücadelesinin yayın bilgileri şöyle:

-
Maçın Tarihi: 25 Temmuz 2026 Cumartesi (Bugün)
-
Maçın Saati: 11.00
-
Salon: Galaxy Arena Macau
-
Canlı Yayın Kanalı: TRT Spor
-
Şifreli mi?: Hayır, karşılaşma TRT Spor ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.
Kazanan Adını Finale Yazdıracak

Devlet kanalı TRT Spor ekranlarından naklen ve şifresiz yayınlanan maçı kazanan taraf, 2026 VNL şampiyonluk maçında Türkiye – Çin eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.
-
-

MSB: Eurofighter eğitimleri ağustosta başlayacak
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Eurofighter Typhoon tedarik süreci ile Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin’in vefatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Eurofighter Typhoon tedariki kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Bakanlık, “Eurofighter tedariki kapsamında 2026 yılı Ağustos ayı içerisinde uçucu personelin Birleşik Krallık’a gönderilerek kısa zamanda uçuş eğitimlerine başlanması planlanmaktadır. İmzalanan sözleşme kapsamında yıllara sari olarak Birleşik Krallık’a uçucu ve bakım personeli gönderilmeye devam edilecektir” açıklamasında bulundu.
“ADLİ TIP SONUÇ RAPORU BEKLENMEKTEDİR”
Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin’in vefatına ilişkin idari ve adli incelemelerin sürdüğünü belirten Bakanlık, şu ifadeleri kullandı: “Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin’in vefatı ile ilgili derhal başlatılan idari ve adli tahkikat büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir. Olay tüm yönleriyle titizlikle incelenmekte olup kesin ölüm nedenini belirleyecek adli tıp sonuç raporu beklenmektedir. Adli süreç ve idari tahkikattan elde edilen bulgular kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
“VARSAYIMA DAYALI DEĞERLENDİRMELERDEN KAÇINILMALI”
Bilgin’in ailesinin acısına saygı gösterilmesi ve varsayıma dayalı değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Bakanlık, “Bu nedenle resmî açıklamalar dışında sosyal medyada paylaşılan tahmine ve olasılıklara dayalı yorumlar ile kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur” ifadelerine yer verdi. >>>İHA
-

Bakan Gürlek, Haluk Levent’in suçunu açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber canlı yayınında Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya dair açıklamada bulundu.
Soruşturmanın nasıl başladığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Gürlek, sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Şile Belediyesi soruşturması sırasında elde edilen bulguların ardından şekillendiğini kaydetti. İncelemeler sırasında Ahbap Derneği hesaplarından bazı kişilerin hesaplarına yüksek tutarlı para transferleri yapıldığına ilişkin bulgulara rastlandığını vurgulayan Bakan Gürlek, para hareketlerinin savcılık tarafından şüpheli bulunarak soruşturmanın kapsamının genişletildiğini söyledi. Gürlek, “Şile Belediyesi’nde Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda Haluk Levent’in üvey kardeşi. Bir şirketi var bu işte belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı, Şile Belediyesinde aynı zamanda Yeliz Kaya var. Bu da daha sonra Ahbap ile irtibatlı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı. Savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar, hem Berkant Acil’in hem de Yeliz Kaya’nın. MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. Berkant Acil’in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent’le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var. Ama burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yeliz Kaya’nın Ahbap’ta bir sıfatı yok. Bir yönetim kadrosunda sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya’ya Ahbap Derneği’nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar. Daha sonra bunlar Haluk Levent’e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya’nın ifadesini alıyorlar, hesap hareketleri var. Ahbap ile senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki ’Bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent’in hesabı.’ Arkadaşlar da hemen bir MASAK raporu alıyorlar” diye konuştu.
Haluk Levent’in yurt dışına kaçmasının söz konusu olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: “Birden gündem Haluk Levent’e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz’da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabi orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyali kesildi. Savcılarımız aynı zamanda takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir’e gitmeyi düşünüp İzmir’den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte o halen firari yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent’i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.”
Soruşturmanın temel dayanağının MASAK raporları olduğunu belirten Bakan Gürlek, Ahbap Derneği’nde resmi görevi bulunmadığı belirtilen bazı kişilerin hesaplarına dernek hesaplarından yüksek tutarlarda para aktarıldığının tespit edildiğini, bu transferlerin daha sonra farklı hesaplara yönlendirildiğinin değerlendirildiğini ifade etti.
Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın derinleştirildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, ilgili banka kayıtları, hesap hareketleri ve mali verilerin ayrıntılı şekilde incelendiğini kaydetti.
Savcılık tarafından yürütülen teknik ve mali incelemelerin ardından gerekli adli tedbirlerin uygulandığını ifade eden Gürlek, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatarak, deprem sonrasında derneğe kamuoyunun yoğun desteğiyle önemli miktarda bağış topladığını ifade etti.
Soruşturma kapsamında elde edilen MASAK raporlarında bazı bağış paralarının kişisel hesaplara aktarıldığının değerlendirildiğini aktaran Bakan Gürlek şöyle konuştu: “Burada ilgilendiren konu ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde biliyorsunuz çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diliyorum. Burada Haluk Levent’in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı aktif olarak, yoğun olarak bu dernek yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever Türk milleti. Ben o zaman Hatay’daydım, Bakan Yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda görev aldım. Vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi. Yurt içinden, yurt dışından. Burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz haçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine. Özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarda gündeme geldi. Burada önemli olan derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması neden değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. Ahbap da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi.”
Deprem zamanı toplanan paradan bahseden Bakan Gürlek, “Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar, o zamanki Türk Lirası hesabına göre 4.3 milyar TL. Şu an o zaman ki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı Ahbap Derneği’nde toplanan paraların Haluk Levent’in şahsına alınması. Yani bizde suç olup olmadığı bu. Burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük. MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti” diye konuştu.
Haluk Levent’in kumar borçlarından bahseden Bakan Gürlek, “Bakın Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Bu suç. Nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını” ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, şu ana kadar 28 kişinin tutuklandığını, 21 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını ifade etti.
Adalet Bakanı Gürlek, yargı makamlarının tek amacının depremzedeler adına toplanan yardım paralarının hukuka uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığını ortaya çıkarmak olduğunu belirterek, “Özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren Adalet Bakanlığı ya da Başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra işte kumar, bahis vs. kullanılması. Suç olan kısım bu” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın yalnızca dernek hesaplarındaki para hareketleriyle sınırlı olmadığını, elde edilen yeni deliller doğrultusunda kapsamının genişlediğini söyledi. Bakan Gürlek, iddiaya göre deprem yardımları kapsamında toplanan bazı paraların farklı hesaplar ve şirketler üzerinden aktarıldığının değerlendirildiğini belirterek, bu süreçte kurulduğu öne sürülen bir kripto şirketi ile çeşitli taşınmaz devirlerinin de soruşturma dosyasında yer aldığını ifade etti.
Soruşturma kapsamında incelenen mali hareketlere ilişkin bilgi veren Bakan Gürlek, bazı taşınmazların önce Ahbap Derneği’nde resmi görevi bulunmadığını söylediği Yeliz Kaya adına, ardından kısa süre içinde Esin Çağlar isimli başka bir kişi adına devredildiğinin aktardı. Bu işlemlerin ayrıntılı şekilde araştırıldığını kaydeden Bakan Gürlek, soruşturmanın mali boyutunun MASAK raporları, banka kayıtları ve tapu hareketleri üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.
Haluk Levent’in sosyal medyada ünlü kişilerin çağrılarıyla popüler olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent’in bahis, kumar ya da özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım. Dernek hesabından şahsi hesabını alarak kullanılması var. Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Şu anda savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyor, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada” şeklinde konuştu.
Haluk Levent’in kripto şirket kurduğunu söyleyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: “Bir kripto şirketi var. Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra Yeliz Kaya taşınmazlar var. Yeliz Kaya’ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var. Taşınmaz devri yapılmış. Borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum. Bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. ’Ben Haluk Levent’e güvenerek borç verdim’ dedi. Baktık gerçekten senetler var. Taşınmaz devirleri var. Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya’ya alıyor. Yeliz Kaya’nın bir resmi sıfatı yok. Bunu tamamen mali işlerin takiben. Yeliz Kaya’dan da birkaç gün sonra 3. bir şahsa geçiyor. Esin Çağlar isimli bayana geçiyor. Burada da soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Savcılık da buna bakıyor. Savcılık bunun hesabını sormak zorunda. Elbette sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte ’devlet kurumları çalışmıyor. İşte Ahbap görevini yapıyor.’ Bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarının alınması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz, pişman olduklarını söylediler. Haluk Levent’in gerçek yüzünü görmediklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır.” >>>İHA
-

“Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum”
Gazeteci Ruşen Çakır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen Ahbaplar Suç Örgütü soruşturması kapsamında savcılığa ifade verdi. Çakır’ın savcılığa verdiği ifadesi ortaya çıktı.
“PARA TOPLANMASINA YARDIMCI OLMADIM”
Savcının “Haluk Levent’i şubat depreminden önce tanır mıydınız? Tanımadıysanız kendi nam ve hesabına vatandaşlardan para toplamasına neden yardımcı oldunuz? Kendi paranızı Haluk Levent’e emanet eder miydiniz? Ettiniz mi?” sorusunu cevaplandıran Çakır “Soruşturma dosyası hakkında bilgi sahibi oldum. Haluk Levent isimli kişiyi şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması münasebetiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Ben yapmıştım. Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneğinin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Tamamen bu yapılan haber o şartlarda bir durum değerlendirmesiydi. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneğine çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum” dedi. Çakır “Depremin ilk aylarından sonra Haluk Levent’le bir araya geldiniz mi? Başka organizasyonlarda yer aldınız mı?” sorusuna ise “Ben beyanda da belirtiğim gibi Haluk Levent isimli şahsı tanımam. Hiç bir şekilde bir araya gelmedim. Savcılık makamı gerekli gördüğü takdirde HTS kayıtlarımı inceleyebilirler. Haluk Levent isimli şahsın başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım” yanıtını verdi.
“MİLYARLARCA LİRA BUHAR OLDU, KENDİNİZİ SORUMLU HİSSEDİYOR MUSUNUZ?”
Çakır, “Adınızın, kimliğinizin ve şöhretiniz kullanılarak oluşturulan güvenden dolayı milyarlarca lira buhar oldu, milyonlarca insan kandırıldı ve binlerce ailenin ihtiyaçları karşılanamadı. Kendinizi sorumlu hissediyor musunuz?” sorusuna ise “Ben belirttiğim gibi o dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi Kızılay AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, Ahbap Derneğinin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum” şeklinde cevap verdi.
“HERHANGİ BİR KAZANÇ SAĞLAMAM OLMAMIŞTIR”
“Deprem döneminde yalnızca şüpheli ve müzahir dernek değil sizin de popülariteniz arttı. Toplum sizi samimi buldu. Bu dönemdeki faaliyetleriniz nedeniyle elde oluşturduğunuz güven maddi olarak size kazanç sağladı mı?” sorusuna Çakır, “Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini ifa etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Bu soruda yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır” yanıtını verdi.
“DEPREM BÖLGESİNDE VAATLERİNİ YERİNE GETİRİP GETİRMEDİĞİNİ KONTROL ETME İHTİYACI NEDEN DUYMADINIZ?”
Ruşen Çakır’a “Haluk Levent hepinizi bir araya topladı arkasına oturttu. Vaatlerini tek tek sıraladı. Siz de dinlediniz. Birlikte görüntü vererek, savunarak, kitleleri yönlendirerek destek oldunuz. Sonrasında dönüp neden deprem bölgesinde vaatlerini yerine getirip getirmediğini kontrol etme ihtiyacı duymadınız?” sorusu soruldu. Çakır soruya “Öncelikle şu hususun tekrar altını çizmek isterim ben Haluk Levent isimli şahıs ile hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Haberde Ahbap Derneğinin faaliyetlinin yerinde olduğunu yazdım, bulunan muhabir meslektaşlarımızın bizlere ilettiği bilgiler doğrultusunda bu haberi yaptım. Yapılan yardımların yerine getirilip getirilmediği hususunu kontrol etme gibi bir imkanım yoktur. O dönem Ahbap Derneği hakkında soruşturma açılsaydı bugün soruşturmaya konu haber gibi açılacak soruşturmanın da haberini yapardım” dedi.
“BU DERNEĞİN MADDİ MANEVİ ZERRE KATKISI OLMAMIŞTIR”
“Devletin resmi organlarına güvenmediniz, güvenmediğinizi alenen beyan ettiniz. AFAD, İçişleri, Kızılay gibi 100 yıllık kurumların itibarını hedef aldınız. Devlet yerine şahıslara güvendiniz. Yüzlerce başka organizasyon varken neden Ahbap’ı tercih etme sebebiniz medyadaki görünürlüğünüzün ve popülaritenizin artmış olması mı?” sorusuna Çakır, “Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda AHBAP Derneğinin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım. Kimseyi devletimize yada devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Yani bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır” yanıtını verdi.
“ÖZÜR DİLEYECEK MİSİNİZ?”
“Resmi makamların uyarılarını, kıskançlık olarak yorumladınız, tweet okuyarak koordinasyon yaptığınızı zannettiniz, bir çoğunuz deprem bölgesine dahi gitmediniz. ‘Devlete giden parayı bilinmez Ahbap’a giden parayı doğru/samimi’ ilan ettiniz. Özür dileyecek misiniz? Emeğinizin geçtiği bütün bağışları hak sahiplerine kendi kişisel servetinizden olmak üzere iade edecek misiniz?” sorusuna Çakır “Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Onların yönlendirmesi neticesinde de gazetecilik görevim gereği toplumu aydınlatıcı bu haberi yaptım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneğinin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da ve yine bir gazeteci olarak da beni üzmüştür. Ben de bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişilerin cezalandırılmasının gerçekleşmesini isterim. Benim söz konusu olaya ilişkin olarak bildiklerim bunlardan ibarettir. Savcılık makamı tekrar bilgime başvurulmasını gerekli gördüğü takdirde de her zaman savcılığa gelip yardımcı olmak isterim” şeklinde yanıtladı. Ruşen Çakır ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı. >>>İHA
-

Otomobil ile motosiklet çarpıştı: 5 yaralı
Kaza, Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunun 10. kilometresinde, Yenice Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 43 EA 929 plakalı otomobil ile bir motosiklet henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle otomobil ve motosiklet yoldan çıkarak yaklaşık 10 metrelik uçuruma yuvarlandı.
Kazada 5 kişi yaralanırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından yaralılar, ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. >>>İHA

KÜTAHYA’DA OTOMOBİL İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞARAK ŞARAMPOLE YUVARLANDI: 5 YARALI (MUAMMER MERT OPUŞ/KÜTAHYA-İHA)
Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunda otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.
KÜTAHYA’DA OTOMOBİL İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞARAK ŞARAMPOLE YUVARLANDI: 5 YARALI (MUAMMER MERT OPUŞ/KÜTAHYA-İHA)
Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunda otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.
KÜTAHYA’DA OTOMOBİL İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞARAK ŞARAMPOLE YUVARLANDI: 5 YARALI (MUAMMER MERT OPUŞ/KÜTAHYA-İHA)
Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunda otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı.
