Yazar: admin

  • Nigar İle Lezzet Yolu | 3 Ocak 2025

    Nigar İle Lezzet Yolu | 3 Ocak 2025

    Nigar ile Lezzet Yolu bu bölümde Kütahya’nın Gediz ilçesine konuk oluyor. Sunucu Nigar Akyıldız, şifalı sularıyla ve köklü geçmişiyle bilinen Gediz’de yöresel mutfağın izini sürüyor.

    Programda, yerel ustaların mutfaklarına konuk olunarak gelenekten günümüze uzanan lezzet hikâyeleri ekrana taşınıyor. Kütahya Gediz’in kültürü, özgün tatları ve unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemekleri bu keyifli yolculukta keşfediliyor.

    Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü ve her yörenin kendine has tatlarını tanımak için Nigar ile Lezzet Yolunu takip etmeyi unutmayın.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Çoklu priz kullananlar dikkat: Evinizdeki bombayı kendi ellerinizle hazırlamayın!

    Çoklu priz kullananlar dikkat: Evinizdeki bombayı kendi ellerinizle hazırlamayın!

    Uzmanlar, 2026 yılı başında artan elektrik kontağı yangınlarına dikkat çekerek, çoklu prizlerin asla konulmaması gereken yerleri ve hayati hataları sıraladı.

    İşte evinizi ve canınızı korumak için bilmeniz gerekenler…

    HALI ALTINA GİZLEMEK: EN BÜYÜK FACİA NEDENİ!

    Kablo kirliliğini önlemek ve estetik bir görüntü sağlamak için priz veya kabloları halının altından geçirmek, adeta bir yangın fitili ateşlemekle eşdeğerdir.

    • Isı Hapsoluyor: Halı, kablonun çalışırken yaydığı ısının tahliye edilmesini engeller.

    • Ezilme ve Aşınma: Halının üzerinden geçildikçe kablolar ezilir, içteki yalıtım zarar görür ve zamanla içten içe yanma başlar. Bu durum, fark edilmeyen ve bir anda tüm evi saran yangınlara yol açar.

    DAR VE HAVA ALMAYAN ALANLAR (PERDE VE YATAK ARKASI)

    Çoklu prizlerin koltuk arkasına sıkıştırılması veya perde arkasına gizlenmesi bir diğer yaygın hatadır.

    • Hava Akışı Şart: Prizlerin yaydığı ısının tahliye edilebilmesi için etrafının açık olması gerekir.

    • Cihaz Yanmaları: Hava almayan prizler aşırı ısınarak bağlı olduğu televizyon, bilgisayar gibi pahalı cihazların ana kartlarını yakabilir veya kısa devreye neden olabilir.

    PRİZ ZİNCİRİ OLUŞTURMAYIN (ÜST ÜSTE TAKMAK)

    Bir çoklu prizi diğerine takarak uzatma oluşturmak, priz yuvalarının erimesine neden olan en temel faktördür.

    • Aşırı Yükleme: Sistem tek bir prizden kapasitesinin üzerinde güç çekmeye zorlanır.

    • Sigorta İflası: Bu yöntem evdeki sigorta sistemini iflas ettirebilir ve duvar içindeki elektrik tesisatına zarar verebilir.

    GÜVENLİ KULLANIM İÇİN 3 ALTIN KURAL

    1. Görünür Tutun: Prizler mutlaka hava alan, görülebilir bir yerde durmalıdır.

    2. Mutfak Cihazlarına Dikkat: Buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi gibi yüksek enerji çeken cihazları asla çoklu prize bağlamayın; doğrudan duvar prizini kullanın.

    3. Kabloyu Kontrol Edin: Isınan, rengi değişen veya üzerinde çatlaklar oluşan kabloları derhal değiştirin.

  • Türkiye’den barış hamlesi: Dışişleri Bakanlığı’ndan Venezuela açıklaması!

    Türkiye’den barış hamlesi: Dışişleri Bakanlığı’ndan Venezuela açıklaması!

    Dışişleri Bakanlığı, bölgede hızla tırmanan gerilime ilişkin yazılı bir açıklama yayınlayarak tarafları sükunete davet etti.

    İşte Bakanlık tarafından yapılan açıklamanın satır başları…

    “VENEZUELA’NIN İSTİKRARI ÖNCELİĞİMİZDİR”

    Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Venezuela ile olan köklü ilişkilerine ve ülkenin toprak bütünlüğüne vurgu yaptı. Açıklamada, “Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine büyük önem atfetmektedir” denilerek, yaşanan belirsizliğin halk üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.

    TÜM TARAFLARA İTİDAL ÇAĞRISI

    Maduro’nun ABD operasyonuyla yakalanması sonrası bölgede artan askeri ve siyasi hareketlilik üzerine Türkiye, diplomatik çözümün önemini hatırlattı. Bakanlık, kaos ortamının derinleşmemesi için “Tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz” ifadesini kullanarak, şiddet olaylarından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

  • Hasan Arslan’dan milli birlik çağırısı!

    Hasan Arslan’dan milli birlik çağırısı!

    Türkiye’nin milli çıkarlarını korumanın iktidarıyla muhalefetiyle ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Arslan, “Türkiye hepimizin ortak yuvasıdır” diyerek birlik mesajı verdi.

    İşte Hasan Arslan’ın açıklamalarındaki kritik başlıklar…

    “GÜNEY AMERİKA SENARYOLARINA DİKKAT”

    Hasan Arslan, Türkiye’deki muhalefet dilinin Güney Amerika’daki bazı muhalif hareketlerin dış destek arayışlarıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekti. İngiltere’den destek bekleyen “terk edildik” söylemlerini hatırlatan Arslan, ülke içi meselelerin uluslararası zeminlere şikayet yoluyla taşınmasının tehlikeli bir yol olduğunu ifade etti.

    SAVUNMA SANAYİSİ VE STRATEJİK BEKA

    Dünyada gücün haklı sayıldığı, uluslararası adaletin zayıfladığı bir düzene vurgu yapan Arslan, savunma sanayisinin önemini şu sözlerle belirtti:

    “Yıllardır ilmik ilmik inşa ettiğimiz savunma sanayimizi küçümseyen, stratejik adımları hafife alan söylemler ciddi riskler barındırır. Sırf benzer senaryolar yaşanmasın diye bu adımları korumak zorundayız.”

    MİLLİ POLİTİKALARDA “ORTAK DURUŞ” SORUMLULUĞU

    Muhalefetin hükümeti eleştirmesinin doğal ve gerekli olduğunu belirten Arslan, eleştirinin sınırının milli çıkarlar olması gerektiğini savundu:

    • Yapıcı Eleştiri: Dayanaklı ve yapıcı eleştiri ülkeyi güçlendirir.

    • Milli Sorumluluk: Uluslararası platformlarda iktidar ve muhalefetin “milli politikalarda” ortak bir duruş sergilemesi kaçınılmaz bir görevdir.

    “TEK ÇATI ALTINDA BULUŞALIM”

    Tarihin, içerideki birliğin zayıflaması durumunda dış müdahale iştahının arttığını açıkça gösterdiğini hatırlatan Arslan, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

    “Ayrışmaya değil kucaklaşmaya, şikâyete değil özgüvene inanıyoruz. Türkiye; tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan çatısı altında hepimizin ortak yuvasıdır. Gelin, bu zeminde buluşalım; fırsatçıların iştahını birlikte keselim!”

  • Sahipata minibüs durağı şoförlerinden Engelli Ayşe Sena’ya anlamlı destek

    Sahipata minibüs durağı şoförlerinden Engelli Ayşe Sena’ya anlamlı destek

    Gönül Dostları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Ayşe Sena, ihtiyaç duyduğu akülü araca kavuştu.

    Destek sayesinde büyük mutluluk yaşayan Ayşe Sena, emeği geçen herkese teşekkür ederek duygularını dile getirdi. Toplumsal duyarlılığın güzel bir örneğinin sergilendiği destek çalışması, vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı.

    Gönül Dostları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yıldız Değer, Sahipata Minibüs Hattı dolmuş şoförlerine teşekkür ederek konuyla ilgili yaptığı açıklamada, dayanışma ve yardımlaşma ruhunun önemine vurgu yaptı.

    Değer, “Bu tür destekler, hem engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştırıyor hem de toplumda birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen bu anlamlı yardım, Afyonkarahisar’da sosyal sorumluluk bilincinin her geçen gün daha da güçlendiğini bir kez daha gösterdi.

  • Burası klozetten bile daha kirli: Aman dikkat edin!

    Burası klozetten bile daha kirli: Aman dikkat edin!

    İngiliz aile hekimi Dr. Aarthi Sinha’nın uyarıları, spor salonlarının aslında sandığımızdan çok daha fazla bakteri barındırdığını ortaya koydu. Yapılan araştırmalar, bazı ekipmanların klozet kapağından yüzlerce kat daha fazla bakteri taşıdığını kanıtlıyor.

    İşte spor salonlarındaki “mikrop yuvası” 3 kritik bölge ve korunma yolları:

    SERBEST AĞIRLIKLAR: KLOZETTEN 362 KAT DAHA KİRLİ!

    Spor salonundaki en büyük tehlike elden ele gezen dambıllar ve barlar.

    • Şok Veri: Yapılan mikrobiyolojik testlere göre, serbest ağırlıklar bir klozet kapağından tam 362 kat daha fazla bakteri barındırıyor.

    • Risk: Stafilokok (cilt enfeksiyonu) ve E. coli gibi bakteriler bu yüzeylerde saatlerce canlı kalabiliyor.

    • Korunma: Ekipmanı kullanmadan önce ve sonra mutlaka dezenfektan mendille silin.

    YÜRÜYÜŞ BANTLARI: TUTACAKLARA DİKKAT!

    Kardiyo cihazlarının el tutamaçları, yüzlerce kişinin terli ellerinin temas ettiği bir başka odak noktası.

    • Şok Veri: Yürüyüş bantlarının tutacakları, umumi bir tuvaletin musluğundan 74 kat daha fazla bakteri taşıyor.

    • Risk: Solunum yolu enfeksiyonları ve mide rahatsızlıklarına yol açan virüsler buradan kolayca bulaşabiliyor.

    • Korunma: Spor sırasında ellerinizi asla yüzünüze, gözünüze veya ağzınıza sürmeyin.

    SU ŞİŞELERİ: KENDİ KENDİNİZİ ZEHİRLEMEYİN!

    Dr. Sinha’ya göre en sinsi tehlike, sporcuların her an elinde olan su şişeleri.

    • Hata: Şişelerin sadece suyla çalkalanması veya günlerce yıkanmadan kullanılması.

    • Sonuç: Şişe ağızlarında biriken mikroplar suya karışarak ishal ve kusma gibi mide-bağırsak sorunlarına yol açıyor.

    • Korunma: Şişenizi her gün sıcak sabunlu suyla yıkayın ve haftada bir kez sterilizasyon tableti kullanın.

    KIŞIN SPOR YAPARKEN BUNLARA DİKKAT!

    Kış aylarında kapalı alanlarda virüs yayılımı arttığı için şu 3 altın kuralı ihmal etmeyin:

    1. Kıyafetler Tekrar Giyilmemeli: Terli kıyafetler mantar ve impetigo gibi cilt enfeksiyonlarının bir numaralı sebebidir.

    2. Kendi Matınızı Getirin: Başkasının terinin sindiği minderler, cilt enfeksiyonları için “otoyol” görevi görür.

    3. Yumuşatıcı Kullanmayın: Spor kıyafetlerini yıkarken yumuşatıcı kullanmak, kumaşın gözeneklerini tıkayarak bakterilerin hapsolmasına neden olur.

  • Soguk hava nedeniyle Gali Çayı biz tuttu

    Soguk hava nedeniyle Gali Çayı biz tuttu

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde etkili olan dondurucu soğuklar hayatı olumsuz etkiledi. Hava sıcaklığının gece saatlerinde eksi 15 dereceye kadar düşmesiyle birlikte ilçedeki Gali Çayı buz tuttu.

    Soğuk havanın etkisiyle çayın yüzeyi buzla kaplanırken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. İlçe genelinde etkili olan soğuk hava vatandaşlara zor anlar yaşatırken özellikle sabah saatlerinde buzlanma nedeniyle sürücüler trafikte ilerlemekte zaman zaman zorlandı.

    Meteorolojiden alınan bilgilere, kent genelinde soğuk havanın yarın yerini güneşli ve sıcak havaya bırakacağı, termometrelerin yükselişe geçeceği belirtildi.

  • Üniversiteli gençlere hatırlatma: UMUD Derneği’nden AKÜ’de gönüllülük dersi

    Üniversiteli gençlere hatırlatma: UMUD Derneği’nden AKÜ’de gönüllülük dersi

    İşte “Gönüllülük Çalışmaları” dersi kapsamında gerçekleşen o buluşmanın satır başları…

    AKADEMİ VE STK EL ELE

    Doktor Öğretim Üyesi Berfu İlter’in daveti üzerine derse katılan UMUD Derneği Başkanı Kemal Baykara, deneyimlerini gençlerle paylaştı. Gönüllülüğün sadece boş zaman aktivitesi olmadığını vurgulayan Baykara, modern toplumların sorunlarını sivil toplum kuruluşları (STK) aracılığıyla çözdüğünün altını çizdi.

    “TOPLUMA BORCUNUZU UNUTMAYIN”

    Mezuniyet aşamasındaki gençlere seslenen Kemal Baykara, üniversite eğitiminin toplumsal bir karşılığı olması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:

    “Güzel bir üniversitenin önemli bir bölümünde, bu toplum sayesinde sıcacık dersliklerde ve yurtlarda okuyorsunuz. Hayata atıldığınızda mutlaka topluma faydalı işlerin peşinde koşun. Bu ülkeye ve topluma borcunuz olduğunu unutmayın.”

    BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KOORDİNASYON VURGUSU

    Bağımlılık türlerinin toplumun her kesimini tehdit ettiğini belirten Baykara, mücadelenin başarıya ulaşması için yöneticilerin ve STK’ların hiçbir ayrım gözetmeksizin tam bir koordinasyon içinde çalışması gerektiğini vurguladı.

  • Akharım Atatürk Ortaokulu’nda örnek uygulama: “Maarif Makamı” ile öğrenciler sorumlulukla buluştu

    Akharım Atatürk Ortaokulu’nda örnek uygulama: “Maarif Makamı” ile öğrenciler sorumlulukla buluştu

    Proje kapsamında okulda oluşturulan Maarif Makamı – Öğrenci Temsilcisi Ofisi, haftalık planlama doğrultusunda öğrencilerin kullanımına açılıyor. Öğrenciler burada yetki kullanmıyor; ancak öğretmen gözetiminde okul işleyişini gözlemliyor, arkadaşlarının taleplerini dinliyor, notlar alıyor ve gün sonunda rapor hazırlıyor.

    Makamdan Çekildi, Sorumluluğu Çocuklara Emanet Etti

    Projenin fikir sahibi ve yürütücüsü olan Akharım Atatürk Ortaokulu Müdür Yardımcısı Ali Eren, uygulamanın sembolik değil, bilinçli bir eğitim yaklaşımı olduğunu vurguladı.

    Ali Eren yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
    “Bugünün 12 yaşındaki çocukları, bilgi ve donanım açısından bizim 20 yaşlarımızdaki seviyemizde. Eksik olan bilgi değil; deneyim ve karakter oluşumu.
    Bu nedenle ben makamımı sembolik olarak terk ettim. Ceketimi aldım, odamdan çıktım. Çünkü bu koltuk bir güç alanı değil, bir emanet alanı olmalıydı.
    Cumhuriyetin kazanıldığı bu topraklarda yaşayan çocuklar bunlar. Dedeleri şehit, dedeleri gazi. Bizim bu çocuklara karşı bir vefa borcumuz var.
    Maarif Makamı bir proje değil; bir karakter inşasıdır.”

    Öğrenciler Farkındalık Kazanıyor

    Uygulamanın ilk haftasında görev alan öğrencilerden 8/A sınıfı öğrencisi Cemile Koç, deneyimini şu sözlerle anlattı:
    “Maarif Makamı’nda görev aldığım gün okula bakışım değişti.
    Arkadaşlarımı dinlerken daha dikkatli oldum, sorumluluk almanın ne demek olduğunu anladım.
    Bu görev bana özgüven kazandırdı.”

    Okul Yönetimi ve Öğretmenlerden Olumlu Geri Bildirim

    Okul Müdürü Süleyman Sarıışık, Maarif Makamı’nın okul iklimine olumlu katkılar sunduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Bu uygulama, öğrencilerimizin okula aidiyetini artırdı. Disiplin anlayışı ceza merkezli değil, bilinç merkezli bir noktaya taşındı.
    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahadaki güçlü bir karşılığını bu projede görüyoruz.”

    Matematik öğretmeni Gizem Güccük ise projenin öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çekti:
    “Proje ilk anlatıldığında uygulanabilirliği konusunda tereddütlerim vardı. Ancak uygulamaya geçtikten sonra öğrencilerimizin üzerindeki olumlu etkileri görünce bu projenin ne kadar faydalı olduğunu anladım.
    İlerleyen süreçte akademik başarıya da olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.”
    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Tam Uyum
    Maarif Makamı Projesi;
    Sorumluluk bilinci
    Adalet ve empati
    Temsil ve aidiyet
    İletişim ve özdenetim
    Karakter ve değer eğitimi
    gibi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel kazanımlarını okul ortamında uygulamalı olarak öğrencilere kazandırmayı hedefliyor.

    Yerelden Genele Örnek Olması Bekleniyor

    Akharım Atatürk Ortaokulu’nda ikinci haftasına giren uygulamanın, yerel düzeyde örnek bir iyi uygulama olarak yaygınlaştırılması hedefleniyor. Veliler ve eğitimciler, projenin çocukların kişisel gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade ediyor.

  • Türkiye’de İç Mimarlık | Sektörel Vizyon | 3 Ocak 2025

    Türkiye’de İç Mimarlık | Sektörel Vizyon | 3 Ocak 2025

    Sektörel Vizyon’da bu hafta;
    İnşaat mühendisi, tasarım–proje uygulama firması sahibi Ebru İnal konuk oluyor.

    Türkiye’de iç mimarlık ve inşaat sektörünün son yıllardaki gelişimi,
    doğru tasarımların mekânın değerine etkisi
    ve inşaatla birlikte iç mimarlık hizmeti sunmanın önemi masaya yatırılıyor.

    İç mimarlık lüks mü, ihtiyaç mı?
    Sektörün bugünü ve yarını bu programda konuşuluyor.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Sobaya dökülen maddenin parlaması sonucu bir çocuk yaralandı

    Sobaya dökülen maddenin parlaması sonucu bir çocuk yaralandı

    Afyonkarahisar’da bir tamirhanede sobaya dökülen yanıcı maddenin parlaması sonucu çıkan yangında küçük yaştaki bir çocuk yaralandı.

    Olay, kent merkezindeki 1 Küçük Sanayi Sitesindeki bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sanayi sitesindeki bir dükkanda iddiaya göre ısınmak için yakılan sobaya yanıcı madde döküldü. Bu esnada yaşanan parlama sonucu 14 yaşındaki B.A., yaralandı. Olayın ardından çevredekilerin haber vermesi üzerine bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler yaralanan küçük çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü.

    Olayın ardından polis tarafından inceleme başlatıldı.

  • Sömestr ne zaman? 15 tatil ne zaman başlıyor?

    Sömestr ne zaman? 15 tatil ne zaman başlıyor?

    İşte okul sıralarına ara verilecek o tarihler…

    15 TATİL (YARIYIL TATİLİ) TAKVİMİ

    • Karneler Ne Zaman Verilecek? 16 Ocak 2026 Cuma günü öğrenciler ilk dönem karnelerini alacak.

    • Tatil Ne Zaman Başlıyor? Sömestr tatili resmen 19 Ocak 2026 Pazartesi günü başlayacak.

    • Okullar Ne Zaman Açılacak? İki haftalık aranın ardından ders zili 2 Şubat 2026 Pazartesi günü çalacak.

    Hafta sonlarının tatilin başına ve sonuna eklenmesiyle birlikte öğrenciler toplamda 16 gün kesintisiz dinlenme fırsatı bulacak.

    2026 EĞİTİM TAKVİMİNDEKİ DİĞER ÖNEMLİ TARİHLER

    Öğrencileri yarıyıl tatilinden sonra bir ara tatil ve uzun bir yaz tatili daha bekliyor:

    • İkinci Ara Tatil: 30 Mart – 3 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılacak (Hafta sonları ile birlikte 9 gün).

    • Okulların Kapanışı (Yaz Tatili): 19 Haziran 2026 Cuma günü son ders zili çalacak ve yaklaşık 3 aylık yaz tatili başlayacak.

  • Afyonkarahisar’da oto tamir dükkanında çıkan yangında 1 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da oto tamir dükkanında çıkan yangında 1 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da oto tamir dükkanında çıkan yangında yaralanan çocuk, hastaneye kaldırıldı.

    Güvenevler Mahallesi'ndeki oto tamir dükkanında sobaya yanıcı madde atılması sonrası parlama meydana geldi.

    Çıkan yangında B.A'nın (14) vücudunda yanıklar oluştu.

    İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Ambulansla hastaneye kaldırılan B.A'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

    Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, iş yerinde hasar oluştu.

  • Başkan Şahin “İslam Toplumu’nun Ekonomik Strüktürü” konferansına katıldı

    Başkan Şahin “İslam Toplumu’nun Ekonomik Strüktürü” konferansına katıldı

    Kadınanalar Kültür Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferans öncesinde Prof. Dr. Yusuf Dinç ile bir araya gelen İl Başkanı Av. Turgay Şahin, ekonomi ve toplumsal yapı üzerine görüş alışverişinde bulundu. Konferansta, İslam toplumlarının ekonomik anlayışı tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele alındı.

    Programın ardından AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin, konferansa sunduğu katkılardan dolayı Prof. Dr. Yusuf Dinç’e plaket takdim etti.

    Konferans sonrası kısa bir değerlendirmede bulunan İl Başkanı Şahin, Prof. Dr. Dinç’e teşekkür ederek, “İslam toplumunun ekonomik yapısını tarihi, ahlaki ve güncel boyutlarıyla ele alan bu kıymetli sunumdan dolayı Sayın Prof. Dr. Yusuf Dinç’e teşekkür ediyorum. Bilgi ve tecrübelerini bizlerle paylaşması son derece faydalı olmuştur. Programın düzenlenmesinde emeği geçen Kadınanalar Kültür Derneğine de şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Çocuklarda sinsi tehlike: Aileler bu belirtilere dikkat!

    Çocuklarda sinsi tehlike: Aileler bu belirtilere dikkat!

    Skolyozun çoğu zaman sinsi ilerleyebildiğini söyleyen Sallı, “Omuz seviyesinde asimetri, sırtta belirgin kamburluk, bel çukurunda farklılık veya kıyafetlerin vücuda eğri durması gibi belirtiler aileler için önemli uyarı işaretleridir. Bu tür değişiklikler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.” dedi.

    Doç. Dr. Ali Sallı, skolyozun erken tanı ile çoğu vakada fizik tedavi ve egzersiz programlarıyla kontrol altına alınabildiğini, ileri dereceli eğriliklerde ise cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğini vurguladı. Düzenli omurga muayenesinin özellikle büyüme çağındaki çocuklar için büyük önem taşıdığını ifade eden Sallı, “Ailelerin çocuklarının duruşunu gözlemlemesi, okul taramalarını aksatmaması ve uzman hekim kontrolünü ihmal etmemesi, ilerleyici omurga sorunlarının önüne geçmek için kritik değer taşır.” diyerek toplumu bilinçli hareket etmeye davet etti.

  • Afyonkarahisar organize sanayi kavşağında maddi hasarlı kaza

    Afyonkarahisar organize sanayi kavşağında maddi hasarlı kaza

    Kontrolden çıkan araç, kavşakta bulunan yönlendirme tabelasına çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle otomobilde ve tabelada maddi hasar oluştu. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, olay çevrede kısa süreli paniğe neden oldu.

    İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, kaza yerinde güvenlik önlemleri alarak trafik akışının kontrollü şekilde sağlanmasını sağladı.

  • Okullarda vakalar arttı: Bu belirtiler varsa dikkat edin!

    Okullarda vakalar arttı: Bu belirtiler varsa dikkat edin!

    Virüsün kuluçka süresinin uzun olması ve belirtiler tam ortaya çıkmadan bulaşmaya başlaması, okullardaki yayılma hızını artırıyor. Uzmanlar, “Hafif geçer” düşüncesiyle ihmal edilen vakaların ciddi komplikasyonlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

    İşte ebeveynlerin bilmesi gereken tüm detaylar ve güncel sağlık rehberi…

    İLK BELİRTİLERE DİKKAT! 

    Suçiçeği sadece döküntüden ibaret değildir; deri döküntüleri başlamadan 1-2 gün önce şu belirtiler görülebilir:

    • Hafif veya Orta Dereceli Ateş: Genellikle 37,5°C – 38,5°C arası seyreder.

    • Halsizlik ve İştahsızlık: Çocuğun oyun oynamaya isteksizliği ve yorgunluk hali.

    • Baş ve Boğaz Ağrısı: Grip belirtileriyle karıştırılabilir.

    • Tipik Döküntü: İlk olarak gövdede başlayan, ardından yüze ve saçlı deriye yayılan, önce kızarıklık sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşen kaşıntılı lezyonlar.

    EN BÜYÜK HATA: “KAŞIYIP PATLATMAK”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Aliyeva, kabarcıkların patlatılmasının iki büyük riski olduğunu belirtiyor:

    1. Bulaşma Hızı: Baloncukların içindeki sıvı virüs doludur; patlatıldığında virüs etrafa ve vücudun diğer bölgelerine daha hızlı yayılır.

    2. Enfeksiyon ve İz: Patlatılan yaralar mikrop kaparak apseye dönüşebilir ve ciltte kalıcı çukur şeklinde izler bırakabilir.

    • Çözüm: Tırnakları kısa kesin ve gerekirse geceleri çocuğunuza pamuklu eldiven giydirin.

    NE ZAMAN OKULA DÖNÜLEBİLİR?

    Suçiçeği olan bir çocuk, döküntüler başlamadan 2 gün öncesinden başlayarak, tüm yaralar tamamen kabuk bağlayana kadar bulaştırıcıdır.

    • Kural: Son çıkan su kabarcığı da kabuklanmadan çocuk okula veya kreşe gönderilmemelidir (Genellikle 7-10 günlük bir süreç).

    AŞI VE KORUNMA YOLLARI

    • Rutin Aşı: Türkiye’de çocukluk dönemi aşı takviminde 12. ayda tek doz olarak uygulanmaktadır. Ancak uzmanlar, koruyuculuğu artırmak için 4-6 yaş arasında bir pekiştirme (ikinci) dozu önermektedir.

    • Acil Müdahale: Suçiçeği geçiren biriyle temas eden ve daha önce aşılanmamış çocuklar, ilk 72 saat içinde aşılanırlarsa hastalığı önleyebilir veya çok hafif atlatabilirler.

    DOKTORA NE ZAMAN GİDİLMELİ?

    Aşağıdaki durumlar “komplikasyon” habercisi olabilir, vakit kaybetmeden tıbbi yardım alın:

    • Ateşin 4 günden fazla sürmesi veya 39°C’nin üzerine çıkması.

    • Döküntülerin aşırı kızarması, şişmesi veya irin toplayarak ağrılı hale gelmesi.

    • Çocuğun sürekli kusması, ensesinin sertleşmesi veya aşırı uyku hali.

  • Beldemizden Haber Var | Gölbaşı – 5 | 3 Ocak 2026

    Beldemizden Haber Var | Gölbaşı – 5 | 3 Ocak 2026

    Beldemizden Haber Var’da Gölbaşı rüzgârı esti!

    Sunucu Seda Başayvaz, beldenin sokaklarından mutfağına, kültüründen günlük yaşamına kadar Gölbaşı’nı tüm enerjisiyle ekrana taşıdı.

    Yöresel tatlar, renkli anlar ve samimi sohbetlerle dolu bu keyifli buluşma izleyenlere Gölbaşı’nın ruhunu hissettirdi.

    Kameraman: Arda Aksakal

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Kapının üstünde anahtar bırakanlar yandı: Meğerse…

    Kapının üstünde anahtar bırakanlar yandı: Meğerse…

    Ancak güvenlik uzmanları ve çilingirler, 2026 yılı başında yaptıkları uyarılarla bu yöntemin sanılanın aksine evi daha savunmasız bıraktığını ortaya koydu.

    İşte anahtarı kapı arkasında bırakmamanız için 4 kritik neden…

    HIRSIZLAR İÇİN “ANAHTAR TESLİM” SOYGUN

    Profesyonel hırsızlar, kapı boşluklarından sarkıttıkları özel aparatlar veya güçlü mıknatıslar yardımıyla içerideki anahtarı dışarıdan kontrol edebiliyor.

    • Mekanizma Hazır: İçeride takılı duran anahtar, kilidin mekanizmasını zaten “çalışmaya hazır” konumda tutar.

    • Kolay Müdahale: Hırsızlar için boş bir kilidi maymuncukla açmaya çalışmaktansa, içeride hazır duran anahtarı basit bir manevrayla döndürmek çok daha kolaydır.

    ACİL DURUMLARDA “KİLİT” ETKİSİ

    Standart kilit sistemlerinin (barel) çoğu, içeride anahtar takılıyken dışarıdan başka bir anahtarın girmesine izin vermez.

    • Sağlık Riski: Evde yaşayan biri fenalaştığında veya acil bir durum oluştuğunda, dışarıdaki aile üyeleri yedek anahtarla içeri giremez.

    • Tek Çare Kapıyı Kırmak: Bu durumda kurtarma ekiplerinin tek çaresi kapıyı kırmaktır ki bu da hayati saniyelerin kaybına neden olur.

    ÇİLİNGİR MASRAFI VE KAPIDA KALMA RİSKİ

    Dışarıya çöp çıkarmaya veya kargo almaya çıktığınızda kapı arkanızdan kapanırsa, içerideki anahtar nedeniyle yedek anahtarınız işe yaramaz.

    • Maliyet: Bu durum sadece çilingir çağırmanıza değil, kilit göbeğinin (barel) tamamen kırılıp değiştirilmesine ve yüksek masraflara yol açar.

    ÇOCUKLAR VE EVCİL HAYVANLAR

    Meraklı küçük çocuklar veya kapıya uzanan evcil hayvanlar, anahtarı çevirerek kapıyı kazara açabilir ya da anahtarı yamultarak kilidin tamamen sıkışmasına neden olabilir.

    NE YAPMALI? 

    Uzmanlar, evinizi hem hırsızlardan korumak hem de acil durumlarda erişilebilir kılmak için şu yöntemleri öneriyor:

    1. Emniyet Mandalı veya Zinciri: Kapı arkasına sadece içeriden açılabilen sağlam bir mandal taktırın.

    2. Panik Fonksiyonlu Kilitler: İçeride anahtar takılı olsa dahi dışarıdan anahtarla açılabilen “panik fonksiyonlu” kilit göbeklerini tercih edin.

    3. Anahtarı Yakında Tutun: Anahtarı kapının üstünde değil, kapıya yakın ama ulaşılması zor bir askıda veya çekmecede bulundurun.

  • Zenginliklerinin sebebi belli oldu: İşte harcadıkça kazanan burçlar…

    Zenginliklerinin sebebi belli oldu: İşte harcadıkça kazanan burçlar…

    Gökyüzündeki Jüpiter ve Satürn geçişleri, özellikle bazı burçların cüzdanlarını doldururken onlara lüksün kapılarını da aralıyor. İşte disiplinli yatırımlarından prestij tutkularına kadar ekonomi dünyasına yön veren, eli en bol ama kasası en dolu burçlar…

    OĞLAK: GELECEĞİ İNŞA EDEN STRATEJİST

    Finansal istikrar denildiğinde akla gelen ilk isim olan Oğlaklar, 2026’da yıllardır verdikleri emeklerin meyvesini topluyor. Onlar için para bir harcama aracı değil, bir güvenlik kalesidir.

    • Sırrı: Disiplin ve uzun vadeli yatırımlar.

    • 2026 Öngörüsü: Kariyerde zirve ve kalıcı servet temellerinin atılması.

    BOĞA: KONFOR VE KALİTENİN EFENDİSİ

    Yaşamda kaliteyi ve lüksü her şeyin önünde tutan Boğalar için para, konforlu bir hayatın anahtarıdır. 2026, Boğalar için “emeğin karşılığını alma” yılı olacak.

    • Sırrı: Sabır ve mülkiyet (gayrimenkul) tutkusu.

    • 2026 Öngörüsü: Özellikle toprak ve taşınmaz mallardan gelecek büyük kazançlar.

    AKREP: PARAYI GÜÇ ARACINA DÖNÜŞTÜREN DEHA

    Akrepler için finansal kaynaklar, dünyayı yöneten gizli bir güç ve tam bağımsızlığın sembolüdür. Sezgileriyle riskli yatırımlarda bile nokta atışı yaparlar.

    • Sırrı: Stratejik hamleler ve risk yönetimi.

    • 2026 Öngörüsü: Miras, ortaklı fonlar ve büyük finansal dönüşümler.

    ASLAN: PRESTİJ VE İTİBARIN PARILTILI DÜNYASI

    Lüks ve gösteriş odaklı yaşayan Aslanlar, zenginliği bir başarı ve güç göstergesi olarak görürler. Onlar harcadıkça, bu ihtişamı sürdürmek için daha büyük bir azimle kazanırlar.

    • Sırrı: Özgüven ve yüksek getirili yaratıcı projeler.

    • 2026 Öngörüsü: Sosyal çevre ve itibar sayesinde gelecek beklenmedik finansal fırsatlar.

    BAŞAK: KUSURSUZ BÜTÇE MİMARI

    Ekonomik güvenliği huzurlu bir yaşamın şartı sayan Başaklar, bütçe planlamasında ustadırlar. Gereksiz harcamaları reddederek, zekice hamlelerle servet biriktirirler.

    • Sırrı: Detaycılık ve tutumluluk.

    • 2026 Öngörüsü: Çalışkanlığın maddi ödüle (zam veya büyük prim) dönüşmesi.

    YARIYILIN SÜRPRİZİ: YAY VE KOVA

    2026’nın ikinci yarısında Jüpiter’in Aslan burcuna geçişiyle birlikte Yay burçları yurt dışı bağlantılı işlerden, Kova burçları ise yenilikçi ve dijital projelerinden beklenmedik servetler elde edebilir.

  • 117 yaşındaki kadın anlattı: İşte insan ömrünü uzatan o davranışlar…

    117 yaşındaki kadın anlattı: İşte insan ömrünü uzatan o davranışlar…

    Barselona Üniversitesi’nden Dr. Manel Esteller liderliğindeki uzmanların yaptığı araştırmalar, Branyas’ın kanında “zamanı durduran” değil, yaşlılığı hastalıksız geçirmeyi sağlayan bir dizi benzersiz biyolojik kalkan olduğunu ortaya koydu.

    “BİYOLOJİK YAŞI” KİMLİĞİNDEN 23 YIL DAHA GENÇ!

    Araştırmanın en sarsıcı sonucu, Branyas’ın 117 yaşında olmasına rağmen hücresel düzeydeki biyolojik yaşının, takvim yaşından yaklaşık 23 yıl daha geride olmasıydı. Kan örnekleri üzerinde yapılan “epigenetik saat” analizleri, hücrelerinin 90’lı yaşlarındaki bir birey kadar dirençli olduğunu gösterdi.

    TELOMER PARADOKSU: KISA AMA KANSERE KARŞI KORUYUCU

    Bilimsel olarak yaşlandıkça kısalan ve hücre ölümüne yol açan “telomerler” (DNA uçlarındaki koruyucu kapaklar), Branyas’ta da oldukça kısaydı. Ancak şaşırtıcı olan; bu kısalmanın onda bir hastalık yaratmamasıydı. Uzmanlar, aşırı kısa telomerlerin aslında kanser hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını engelleyen doğal bir savunma mekanizmasına dönüştüğünü tahmin ediyor.

    KANINDAKİ “GENETİK PİYANGO”

    Branyas’ın genom sekanslaması, nadir görülen ve kalp-damar sağlığını, bağışıklık sistemini ve beyin fonksiyonlarını koruyan özel genetik varyantlar içerdiğini kanıtladı.

    • Düşük Enflasyon: Kanındaki iltihap (enflasyon) seviyeleri o kadar düşüktü ki, bu durum onu kanser ve diyabetten korudu.

    • Süper Metabolizma: Yağ ve şeker metabolizması olağanüstü verimli çalışıyordu; bu da demans ve kalp hastalıklarının önüne geçti.

    YAŞAM TARZI: “TOKSİK İNSANLARDAN UZAK DURUN”

    Genetik mirasının yanı sıra Branyas, uzun yaşamını şu basit ama etkili kurallara bağlıyordu:

    • Beslenme: Günde 3 kase doğal yoğurt tüketiyordu (Mikrobiyomunda gençleştirici etkisi olan Bifidobacterium bakterisi çok yüksekti).

    • Sosyal Bağlar: Ailesi ve dostlarıyla her zaman güçlü bir iletişim içindeydi.

    • Zihinsel Huzur: En ünlü tavsiyesi olan “Toksik insanlardan uzak durmak” ve “Endişeden kaçınmak” onun mental sağlığını koruyan en büyük kalkandı.

    İNSAN ÖMRÜNÜ UZATMAK MÜMKÜN MÜ?

    Bilim insanları bu keşfin, “ölümsüzlük iksiri”nden ziyade, yaşlılığı “hasta olmadan” geçirebilmenin (sağlıklı yaşlanma) yollarını açacağını belirtiyor. Maria Branyas’ın kanındaki bu genetik kodların, gelecekte geliştirilecek olan yaşlanma karşıtı ilaçlar ve gen terapileri için bir yol haritası olması bekleniyor.

  • Galericilikte mezuniyet şartı esnetildi: Kritik tarih 1 Nisan 2026

    Galericilikte mezuniyet şartı esnetildi: Kritik tarih 1 Nisan 2026

    Beyaz Belge Genel Müdürü Resul Sündük, galericilik yapmak isteyenleri yakından ilgilendiren önemli bir düzenlemeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Sündük, mevcut mevzuatta yer alan mezuniyet şartının kaldırılmadığını, ancak belirli koşulları sağlayanlar için geçici olarak esnetildiğini duyurdu.

    Resul Sündük, galericilik faaliyetleri için geçerli olan mezuniyet şartının bir geçiş süreci kapsamında ertelendiğini vurguladı. Buna göre, 27 Ağustos 2024 tarihinden önce vergi levhasına “araba alım satımı” faaliyet kodunu ekleten kişiler, 1 Nisan 2026 tarihine kadar mezuniyet şartına takılmadan MYK belgesini alarak galericilik yapabilecek.

    Geçici esneme süresinin 1 Nisan 2026 tarihinde sona ereceğini belirten Sündük, bu tarihten sonra galericilik yapmak isteyen herkesin en az lise mezunu olmasının yasal zorunluluk haline geleceğini ifade etti. Belirlenen tarihten sonra lise mezuniyet belgesi ve MYK belgesi bulunmayan kişilerin galericilik faaliyeti yürütmesi mümkün olmayacak.

    Öte yandan mezuniyet şartındaki geçici esnemeye rağmen, Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) zorunluluğunun devam ettiğini hatırlatan Sündük, galericilik yapmak isteyenlerin bu belgeyi mutlaka alması gerektiğini kaydetti.

    Sündük ayrıca, Afyonkarahisar’da galericilik MYK belgesi için tek yetkili kurumun Beyaz Belge olduğunu belirterek, Beyaz Belge’nin sınav, belgelendirme ve başvuru süreçlerinde hizmet vermeye devam ettiğini söyledi.

    Yetkililer, galericilik yapmayı planlayan kişilerin vergi levhası faaliyet kodlarını, mezuniyet durumlarını ve MYK belge süreçlerini gecikmeden kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor.

  • Karahisar Yörükler Derneği’nden İğdeli Köyü’nde kültür buluşması

    Karahisar Yörükler Derneği’nden İğdeli Köyü’nde kültür buluşması

    İğdeli Köyü köy odasında düzenlenen programa Dr. Mahmut Koçak, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Aydın Balcı, Karahisar Yörükler Derneği üyeleri ve çok sayıda köy sakini katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, “kardeşim, düdük, bana kim vurdu ve yüzük oyunu” oynanarak unutulmaya yüz tutmuş gelenekler yaşatıldı. Programda ayrıca Yörüklere has olan arabaşı ikram edildi.

    GELECEK NESİLLERE GEÇMİŞİMİZİ ÖĞRETMEK İSTİYORUZ

    Etkinlikte konuşan Karahisar Yörükler Derneği Başkanı Hasan Azak, Yörük kültürünün yaşatılmasına büyük önem verdiklerini belirterek, “Her hafta bir Yörük köyümüzde unutulmaya yüz tutmuş örf, adet ve geleneklerimizi yaşatmaya çalışıyoruz. Gelecek nesillere geçmişimizi öğretmek istiyoruz. Burada önemli olan birlik, beraberlik ve kültürümüzün yaşatılmasıdır. İğdeli Köyü halkımızdan Allah razı olsun, bizleri davet ettiler. Kültürümüzü yaşatmak adına birçok köyden davet alıyoruz. Her hafta bir köyümüzde kültürümüzü gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz” dedi.

    Kültür buluşması, İğdeli Köyü halkı tarafından ilgi ve memnuniyetle karşılanırken, katılımcılar Yörük kültürünü yerinde yaşama fırsatı buldu.

  • 3 OCAK TARİH’TE BUGÜN

    3 OCAK TARİH’TE BUGÜN

    3 OCAK TARİH’TE BUGÜN