Yazar: admin

  • Venezuela’da arka arkaya 7 patlama: Savaş çanları mı çalıyor?

    Venezuela’da arka arkaya 7 patlama: Savaş çanları mı çalıyor?

    Patlamaların bir askeri üs yakınlarında gerçekleşmesi ve bölgede elektriğin kesilmesi, akıllara “ABD operasyonu mu başladı?” sorusunu getirdi.

    İşte Karakas’taki kaostan gelen ilk bilgiler…

    ASKERİ ÜS YAKINLARINDA PATLAMA: ŞEHİR KARANLIĞA GÖMÜLDÜ

    Reuters haber ajansının geçtiği bilgilere göre, patlama sesleri şehrin güney kesimlerinde yoğunlaştı. Yerel kaynaklar, patlamaların ardından başkent semalarında çok sayıda helikopter ve savaş uçağı görüldüğünü, vurulan bölgelerden dev duman bulutlarının yükseldiğini bildirdi. Patlamaların hemen ardından şehrin güney bölgelerinde elektriklerin tamamen kesildiği aktarıldı.

    TRUMP’IN TEHDİTLERİ VE “DENİZ GÖREV GÜCÜ”

    Bu saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Karayipler’e devasa bir deniz görev gücü konuşlandırmasının ve Venezuela’ya yönelik kara harekatı olasılığını açıkça dile getirmesinin hemen ardından geldi. 2025 yılının son aylarından bu yana uyuşturucu kartelleriyle mücadele adı altında bölgedeki operasyonlarını artıran ABD, Nicolas Maduro yönetimini “uyuşturucu karteli yönetmekle” suçluyor.

    MASADAKİ İKİ BÜYÜK İHTİMAL

    Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da uzmanlar saldırının arkasında iki senaryo üzerinde duruyor:

    1. Hava Harekatı: ABD’nin, Maduro yönetimini baskı altına almak veya askeri kapasitesini zayıflatmak için sınırlı bir hava saldırısı düzenlemiş olması.

    2. İç Ayaklanma/Saldırı: Maduro yönetimine muhalif yerel güçlerin veya ordu içindeki bir grubun düzenlediği koordineli bir saldırı.

    MADURO’NUN “ZEYTİN DALI” YANITSIZ MI KALDI?

    Dehşete düşüren bu gelişme, Maduro’nun yılbaşında verdiği bir röportajda Trump’a “zeytin dalı” uzatmasından sadece günler sonra yaşandı. Maduro, Amerikan şirketlerinin petrol yatırımlarına açık olduklarını belirterek gerilimi düşürmeye çalışmıştı.

  • 3 Ocak 2026 altın fiyatları: Çeyrek ve gram bugün ne kadar?

    3 Ocak 2026 altın fiyatları: Çeyrek ve gram bugün ne kadar?

    Ons altının 4.549 doları, gümüşün ise 84 doları görerek 1979’dan bu yana en hızlı yükselişini kaydettiği tarihi sürecin ardından, 2026’nın ilk cumartesi gününde iç piyasada fiyatlar yüksek seyrini koruyor.

    İşte 3 Ocak 2026 Cumartesi sabahı itibarıyla güncel altın fiyatları…

    GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI

    Gram Altın

    • Alış: 5.991,09 TL

    • Satış: 5.991,88 TL

    Çeyrek Altın

    • Alış: 9.585,75 TL

    • Satış: 9.796,73 TL

    Yarım ve Tam Altın

    • Yarım Altın Satış: 19.593,45 TL

    • Tam Altın Satış: 39.067,06 TL

    • Cumhuriyet Altını Satış: 39.067,06 TL

    Ata ve Ziynet Altın

    • Ata Altın Satış: 42.508,39 TL

    • Ziynet Altını Satış: 39.067,06 TL

    Bilezik Gram Fiyatları

    • 22 Ayar Bilezik: 5.939,25 TL

    • 14 Ayar Bilezik: 4.577,38 TL

    Ons Altın (Dolar)

    • Satış: 4.332,78 $

  • 3 Ocak hava durumu: Bugün hava nasıl olacak?

    3 Ocak hava durumu: Bugün hava nasıl olacak?

    Özellikle Marmara ve Ege bölgeleri için “turuncu” ve “sarı” kodlu uyarılar yapıldı.

    İşte 3 Ocak Cumartesi günü il il hava durumu tahminleri ve beklenen hava olayları…

    MARMARA’DA FIRTINA ALARMI!

    Marmara Bölgesi genelinde (İstanbul, Edirne, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya) rüzgarın güney ve güneybatı (lodos) yönlerden fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

    • İstanbul: 15°C, parçalı çok bulutlu ve sağanak yağışlı.

    • Çanakkale ve Balıkesir: Güney kesimlerde yağışların yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

    • Uyarı: Çatı uçması, ağaç devrilmesi ve baca gazı zehirlenmelerine karşı dikkatli olunmalı.

    EGE VE BATI KARADENİZ: KUVVETLİ SAĞANAK

    Kıyı Ege’de yağışlar etkisini artırıyor.

    • İzmir ve Aydın: Kıyı kesimlerinde yağışların kuvvetli olması bekleniyor (İzmir 12°C).

    • Batı Karadeniz: Zonguldak ve Sinop çevresinde yağmur görülürken; Bolu (-13°C), Karabük ve Kastamonu çevresinde karla karışık yağmur ve kar yağışı bekleniyor.

    3. İÇ VE DOĞU ANADOLU: DONDURUCU AYAZ VE ÇIĞ RİSKİ

    İç ve Doğu Anadolu bölgeleri dondurucu soğukların etkisinde.

    • Ankara: -10°C, parçalı bulutlu.

    • Kayseri: -15°C, puslu ve sisli.

    • Erzurum ve Kars: Sıcaklıklar -20°C ile -23°C seviyelerine kadar düşmüş durumda.

    • Çığ Uyarısı: Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun dik yamaçlarında yüksek kar örtüsü nedeniyle çığ tehlikesi en üst seviyede.

    HAFTA SONU KAR YAĞACAK MI? 

    Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in değerlendirmelerine göre;

    • Bu Hafta Sonu: İstanbul’da kar beklenmiyor, ancak kuvvetli sağanak ve lodos etkili olacak. Sıcaklıklar Çarşamba gününe kadar 15 derece civarında seyredecek, bu da yerdeki karların hızla erimesine neden olabilir.

    • Yeni Kar Ne Zaman? Şen, Ocak ayının 12 ve 13’ünden sonra Marmara Bölgesi’nden başlayarak yeni bir kar yağışlı sistemin gelebileceğini müjdeledi.

    BÖLGELERE GÖRE SICAKLIKLAR

    • Güneydoğu: Diyarbakır -13°C, Mardin -6°C. Bölge genelinde buzlanma ve don hakim.

    • Akdeniz: Antalya 14°C, Adana -1°C. İç kesimlerde don olayı bekleniyor.

  • BYD zirvede… Tesla, dünyanın en çok satan elektrikli araç üreticisi unvanını kaybetti

    BYD zirvede… Tesla, dünyanın en çok satan elektrikli araç üreticisi unvanını kaybetti

    Tesla, 2025 yılında 1,64 milyon araç teslim ederek bir önceki yıla göre yüzde 9 düşüş yaşadı. Bu, üst üste ikinci yıl satışlarda yaşanan gerileme olarak kayıtlara geçti. Şirketin bu yılki performansı, ABD’de sağlanan elektrikli araç vergi indirimlerinin sona ermesi ve sert yurtdışı rekabeti nedeniyle olumsuz etkilendi.

    Geçen yıl 2,26 milyon araç satan Çinli rakip BYD, Tesla’yı geçerek dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi unvanını aldı. Tesla için bu durum, daha önce neredeyse durdurulamaz görünen yükselişin beklenmedik bir yavaşlama sinyali olarak değerlendiriliyor.

    Tesla’nın dördüncü çeyrek satışları 418.227 adet olarak gerçekleşti. Analistlerin FactSet anketinde belirttiği ve düşürülmüş hedef olan 440.000 adet hedefinin altında kaldı. Satışlarda yaşanan düşüş, ABD’de 7.500 dolarlık elektrikli araç vergi indirimlerinin Eylül sonunda kaldırılmasının doğrudan etkisi olarak gösteriliyor.

    Tesla hisseleri Cuma günü öğleden sonra işlemlerde yaklaşık yüzde 3 düşüşle 436,85 dolara geriledi. Tüm olumsuz gelişmelere rağmen, yatırımcılar CEO Elon Musk’ın robotaksi hizmetleri ve insansı robotlar alanında hedeflerini gerçekleştirebileceğine inanıyor. Bu iyimserlik Tesla hisselerinin 2025 yılını yaklaşık yüzde 11 kazançla tamamlamasına yansıdı.

  • BM yeni rakamı açıkladı… İnsanlık rekor nüfusa koşuyor, kritik sınır aşıldı

    BM yeni rakamı açıkladı… İnsanlık rekor nüfusa koşuyor, kritik sınır aşıldı

    1998’de 6 milyar, 2010’da 7 milyar, 2022’de 8 milyar seviyesine ulaşan dünya nüfusu, BM verileri temel alınarak yapılan farklı tahminlere göre günümüz itibarıyla 8,2 ila 8,3 milyar arasında bulunuyor. İstatistik platformu Worldometer tarafından resmi veriler temel alınarak hazırlanan tahminlere göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 59’a Asya’da, yüzde 19’u Afrika’da, yüzde 9’u Avrupa’da, yüzde 8’i Latin Amerika ve Karayipler’de ve yaklaşık yüzde 5’i de Kuzey Amerika’da yaşıyor. Dünya nüfusunun 2037’de 9 milyar, 2060 senesinde ise 10 milyara ulaşması bekleniyor.

    NÜFUSU 100 MİLYONU AŞAN 16 ÜLKE VAR

    2025 itibarıyla dünya genelinde nüfusu 100 milyon sınırını aşan 16 ülke bulunuyor. Nüfus bakımından küresel liderler olan Çin ve Hindistan, milyar sınırını aşan iki ülke iken, bu iki ülke birlikte dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

    1,46 milyar nüfuslu Hindistan ile 1,41 milyar nüfuslu Çin’i, nüfusu 200 milyonun üzerinde olan beş ülke izliyor. Bunlar, 347 milyonu aşan nüfusuyla üçüncü sırada yer alan ABD, 285 milyon nüfusla en kalabalık Müslüman ülke Endonezya, 255 milyon nüfuslu Pakistan, 237 milyon nüfusla Afrika’nın en kalabalık ülkesi Nijerya ve 212 milyon nüfusla Güney Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’dan oluşuyor. Nüfusu 100 ila 200 milyon arasında olan ülkeler arasında ise Bangladeş, Rusya, Etiyopya, Meksika, Japonya, Mısır, Filipinler, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Vietnam yer alıyor.

    AVRUPA, DEMOGRAFİK ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA

    Dikkat çekici bir şekilde, topraklarının tamamı Avrupa’da olup nüfusu 100 milyonun üstünde olan hiçbir ülke bulunmuyor. Buna en yakın ülke olarak 80 milyon nüfusla Almanya öne çıkıyor. Bu tablo, Avrupa genelinde nüfus artış hızının yavaşladığını ve birçok ülkenin yaşlanan nüfus ve göç gibi zorluklarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

    ÇİN, DOĞUM KONTROLÜNÜ DAHA PAHALI HALE GETİRDİ

    Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin de düşük doğum oranları ile mücadele eden ülkeler arasında yer alıyor. Nüfus artış hızını kontrol altında tutmak amacıyla 1979-2015 yılları arasında tek çocuk politikası izleyen Çin, doğum oranlarında görülen tarihi azalma, hızla yaşlanan nüfus ve çalışan işgücü oranının azalması nedeniyle 2026 itibarıyla doğum oranlarını artırmaya yönelik yeni önlemleri uygulamaya koyuyor.

    Ülkenin uzun vadeli istikrarını tehdit eden düşük doğum oranına karşı Çin’de, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hükümet çeşitli doğum kontrol ürünlerine yüzde 13 oranında katma değer vergisi uygulamaya başladı. Bu karar ile 1993 yılında tüm doğum kontrol ürünlerini vergiden muaf tutma kararı rafa kaldırılmış oldu. Toplam nüfusu son 3 yıldır istikrarlı bir şekilde azalan Çin, dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını 2023’te Hindistan’a devretmişti.

    İTALYA’DA 100 YAŞIN ÜZERİNDEKİ NÜFUS İKİYE KATLADI 

    Güney Avrupa ülkesi İtalya’da 100 yaşın üzerindeki nüfus, 2009 yılına oranla iki kat arttı. 2025’te bir asrı deviren İtalyanların sayısı, 2009 yılına nazaran yaklaşık iki kat artarak 23 bin 548 kişi oldu. Yüz yaşın üstündeki İtalyanların yüzde 82,6’sını kadınlar oluşturdu.
    Yüz yaşın üstündeki nüfus Avrupa Birliği üyesi diğer ülkelerde de hızlı bir artış gösterirken, yüz yaşın üstündekilerin en yüksek oranda olduğu ülkeler ise Fransa, İtalya ve Yunanistan oldu.

    İŞTE DÜNYANIN EN KALABALIK ŞEHRİ

    2025 yılında Endonezya’nın başkenti Cakarta, 42 milyon nüfusla dünyanın en kalabalık şehri unvanını Japonya’nın başkenti Tokyo’dan devraldı. Cakarta’ya 37 milyon nüfusla Bangladeş’in başkenti Dakka izlerken, Tokyo ise 33 milyon nüfusla üçüncü sırada yer aldı. Sıralamadaki radikal değişim, BM’nin nüfus tahminlerinde şehir, kasaba ve kırsal alanları sınıflandırma biçiminde daha tutarlı olan yeni bir metodolojiyi benimsemesinden sonra gerçekleşti.

  • Forbes 2025 Türkiye’nin en zenginlerini açıklandı

    Forbes 2025 Türkiye’nin en zenginlerini açıklandı

    Forbes, 2025 yılı Türkiye milyarderler listesini açıkladı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, 5,3 milyar dolarlık servetiyle listenin zirvesinde yer aldı. Ülker, geçen yıla kıyasla liderliğini korurken, ikinci sıradaki isimle arasındaki farkın azalması dikkat çekti.

    Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, 4,9 milyar dolarlık servetiyle ikinci sırada yer aldı. Kazancı’nın Murat Ülker ile arasındaki farkı kapatması, önümüzdeki dönemde zirvede değişim yaşanabileceğine işaret ediyor.

    Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, 1,7 milyar dolarlık servetiyle listede yer aldı. Geçen yıl açıklanan 1,8 milyar dolara kıyasla servetinde 100 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Baykar Teknoloji CEO’su Haluk Bayraktar ise 1,6 milyar dolarlık servetiyle geçen yılki sırasını korudu.

    Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu’nun serveti, 2023 yılında 5,3 milyar dolardan 1,4 milyar dolara geriledi. Bu düşüşle birlikte Erdemoğlu, Türkiye’nin en zengin ilk 20 iş insanı arasından çıktı. Sert düşüşün, holding bünyesindeki Borsa İstanbul şirket hisselerindeki değer kaybından kaynaklandığı belirtildi.

  • MKE Ankaragücü basketbol takımı potanın güçlü sesi | Her Dalda Spor | 2 Ocak 2026

    MKE Ankaragücü basketbol takımı potanın güçlü sesi | Her Dalda Spor | 2 Ocak 2026

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #kanal3 #spor #ankaragücü #basketbol #ankara

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı açıkladı: Türkiye’de 188 siyasi parti var

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı açıkladı: Türkiye’de 188 siyasi parti var

    Başsavcılığın internet sitesinde yayımlanan siyasi parti üye sayılarına göre, AK Parti, Türkiye’de üye sayısı bakımından ilk sırada yer alıyor. 11 milyon 543 bin 301 üye ile ilk sırada bulunan AK Parti’yi, 1 milyon 922 bin 757 üyeyle CHP izliyor.

    TBMM’de grubu bulunan partilerden MHP’nin 498 bin 21, İYİ Partinin 391 bin 731, DEM Partinin 16 bin 228, Saadet Partisinin 314 bin 86 kayıtlı üyesi bulunuyor.

    Yeniden Refah Partisinin üye sayısı 652 bin 933 olarak kayıtlara geçerken, Demokrat Partinin 309 bin 27, Demokrasi ve Atılım Partisinin (DEVA) 125 bin 962, Büyük Birlik Partisinin ise 113 bin 675 üyesi yer alıyor.

    Anayasa Mahkemesinde temelli kapatılması istemli davası devam eden Halkların Demokratik Partisinin (HDP) üye sayısı da 3 bin 668.

    Diğer bazı partilerin üye sayıları şöyle:

    Anahtar Parti 105 bin 342, Anavatan Partisi 22 bin 517, Gelecek Partisi 60 bin 494, Türkiye İşçi Partisi 35 bin 547, Türkiye Komünist Partisi 7 bin 9, Vatan Partisi 12 bin 311, Zafer Partisi 71 bin 84, Demokratik Sol Parti 22 bin 763, Hür Dava Partisi 15 bin 949, Bağımsız Türkiye Partisi 14 bin 450.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, siyasi partilerin üye sayıları her yılın ocak ile temmuz aylarının ilk haftasında internet sitesinde güncellenerek yayımlanıyor.

  • Devlet–STK iş birliği güçleniyor

    Devlet–STK iş birliği güçleniyor

    Gerçekleştirilen kabullerde, afet ve acil durumlara yönelik yürütülen gönüllü çalışmalar, insani yardım faaliyetleri ve kurumlar arası iş birliği imkânları ele alındı. Arama kurtarma faaliyetlerinin önemine dikkat çeken Vali Yiğitbaşı, gönüllülük esasına dayalı bu tür çalışmaların toplumun dayanıklılığını artırdığını ifade etti. İHH Afyonkarahisar İl Temsilcisi Hüseyin Karapınar ise yürüttükleri insani yardım faaliyetleri hakkında bilgi vererek, hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştirilen yardım çalışmalarına değindi. Dinar Arama Kurtarma Derneği üyeleri de afetlere hazırlık, eğitim ve saha çalışmalarıyla ilgili yürüttükleri faaliyetleri paylaştı. Ziyaretlerde, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, afetlere müdahale ve insani yardım süreçlerinde büyük önem taşıdığı vurgulandı. Vali Yiğitbaşı, misafirlerine çalışmalarında başarılar dileyerek, toplumsal dayanışmaya katkı sunan her yapının her zaman destekçisi olduklarını belirtti.

    ZİYARETLER SÜRÜYOR

    Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Hatay depremi sonrasında ilimize yerleşen ve sosyal medya platformu üzerinden Vali Yiğitbaşı ile görüşme talebinde bulunan Ressam Didem Parlakyiğit Görücü ve eşi Ömer Görücü’yü makamında kabul etti. Vali Yiğitbaşı’na, atık malzemelerden el emeği ile hazırlanan ve “Türk Kadının Gücü”nü simgeleyen özel tasarım tablo sunuldu. Vali Yiğitbaşı daha sonra, Açık Cezaevi Müdürü Hasan Uçkaç, Kampüs Açık Cezaevi Müdürü Lütfü Başkan ve E Tipi Cezaevi Müdürü İlhan Girgin’i makamında ağırladı.

  • Afyonkarahisar’da iki otomobilin çarpıştığı kazada 4 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da iki otomobilin çarpıştığı kazada 4 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da iki otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.

    F.Ö. (24) idaresindeki 03 LF 146 plakalı otomobil, Orhangazi Mahallesi'nde İ.T'nin (27) yönetimindeki araçla çarpıştı.

    Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan A.Ö. (50) ve N.T. (33) yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • ATSO’nun yeşil binası, iş dünyasının gündeminde

    ATSO’nun yeşil binası, iş dünyasının gündeminde

    Ziyaret kapsamında, sürdürülebilirlik vizyonuyla öne çıkan ve yeşil bina sertifikasına sahip olan ATSO Hizmet Binası incelendi. Enerji verimliliği, çevreye duyarlılık ve modern mimari kriterleriyle dikkat çeken bina, bu alanda dünya genelinde birincilik elde etmiş olmasıyla misafirlerin ilgisini çekti. ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, çevreci yatırımların yalnızca bugünü değil geleceği de koruma altına aldığını vurgulayarak, ATSO’nun sürdürülebilirlik anlayışıyla Türkiye’ye örnek olmaya devam ettiğini ifade etti. Mustafa Özer ise, ATSO Hizmet Binası’nın iş dünyası açısından önemli bir model oluşturduğunu belirterek, çevre dostu yapıların yaygınlaşmasının ekonomik ve toplumsal faydalarına dikkat çekti. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennileriyle sona erdi.

  • AKÜ’de mizah ve sansür ilişkisi konuşuldu

    AKÜ’de mizah ve sansür ilişkisi konuşuldu

    Erdal Akar Konferans Salonunda düzenlenen konferansa; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Konferansın açış konuşmasını yapan Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin, bugüne kadar farklı başlıklar altında birçok etkinlik düzenlediklerini ve 2025 yılını tamamlarken, diğerlerinden biraz daha farklı bir konferans gerçekleştireceklerini dile getirdi. Şahin, “Osmanlı mizah basınının 1870 yılında yayımlanmaya başlayan Diyojen dergisiyle başladığını hatırlatarak başlamak isterim. Feyza Hocamız, 1960’lı yıllardan 1990’lı yıllara uzanan süreçte Türk mizah basınında sansür karşıtlığını ve bu karşıtlığın nasıl bir anlatı oluşturduğunu bizler için değerlendirecek. 2025 yılını mizahla uğurlayalım diyoruz hocam. Beklentimiz yüksek; umarız 2026 yılına da bu gülümsemeyle gireriz” dedi.

    “MİZAH, RAHAT OLANLARI RAHATSIZ EDER, RAHATSIZ OLANLARI İSE RAHATLATIR”

    “Türk Mizah Basınında Sansür Karşıtlığı ve Anlatısı (1960-1990)” başlıklı sunumu yapan Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, mizahın yalnızca gülme eylemiyle sınırlı bir gülmece olmadığını, mizahın temel perspektifinin; rahat olanları rahatsız etmek, rahatsız olanları ise rahatlatmak amacıyla üretilmesi olduğunu belirtti. Şahin, “Bu yönüyle bakıldığında, Türk mizah basını son derece zengin bir birikime sahiptir. Ancak mizahı yalnızca basınla sınırlamak doğru değildir. Sözlü mizah geleneğimiz çok daha eski dönemlere uzanmaktadır. Nasrettin Hoca, bu geleneğin en önemli tipolojilerinden biridir. Bunun yanı sıra Keloğlan anlatıları ve Dede Korkut hikâyelerindeki temalar da sözlü mizahımızın temel örnekleri arasında yer almaktadır” dedi. Yazılı mizahın tarihi hakkında bilgiler veren Şahin, “Osmanlı döneminde bu alanın başlangıcı, Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eserinin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu süreçle birlikte yazılı basında mizah ortaya çıkmaya başlamış, çeşitli dergilerin mizah ekleri yayımlanmış ve dönemin siyasal atmosferi ile toplumsal sorunları mizah yoluyla ifade edilir hâle gelmiştir” diye konuştu.

    “DİYOJEN, SANSÜRE UĞRAYAN İLK MİZAH DERGİSİ”

    Mizah basınında daha profesyonel bir yayın anlayışının 1870 yılında Teodor Kasap tarafından yayımlanan Diyojen dergisiyle gerçekleştiğini belirten Şahin, şunları söyledi: “Diyojen, aynı zamanda sansüre uğrayan ilk mizah yayınlarından biri olma özelliğini taşımaktadır. Kanun-i Esasi’nin 12. maddesine yönelik bir eleştiri nedeniyle dergi kapatılmış, Teodor Kasap ise üç ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu durum, mizah basınında sansürün her dönemde gündemde olabildiğini açıkça göstermektedir. Diyojen’in ardından, 1870–1878 yılları arasında Osmanlı mizah basınında oldukça zengin bir yayın ortamıyla karşılaşılmaktadır. Başta Teodor Kasap olmak üzere birçok isim, bu dönemde mizah basınının gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Bununla birlikte, Sultan II. Abdülhamid dönemi, sansür denildiğinde ilk akla gelen dönemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 1960–1980 dönemi mizah basını tipolojilerini incelerken de görüleceği üzere, sansür tartışmalarında II. Abdülhamid figürü sıkça referans alınmaktadır. Bu durum, kimi zaman kendisine haksızlık yapıldığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getirmektedir. II. Abdülhamid döneminde sansürün yoğunlaşması ve daha kurumsal bir yapıya kavuşmasıyla birlikte, Osmanlı mizah basınının önemli bir bölümünün yurt dışına yöneldiği görülmektedir. Özellikle Londra’da yayımlanan Dolap ve Hayal gibi mizah gazeteleri, bu sürecin dikkat çekici örnekleridir. Kurumsal sansür uygulamaları nedeniyle mizah basını, ağırlıklı olarak Avrupa’da yayımlanarak varlığını sürdürmüştür.”

    “CUMHURİYET DÖNEMİ MİZAHI, 3 EVRE İLE DEĞERLENDİRİLEBİLİR”

    Cumhuriyet dönemi mizah basınını “Erken Cumhuriyet Dönemi, Çok Partili Siyasi Hayat Devri ve 1960 Darbesi Sonrasında Şekillenen Mizah Dönemi” olarak 3 temel evrede incelenebileceğini ifade eden Şahin, şu bilgileri paylaştı: “Cumhuriyet devri mizah basınına bakıldığında, ilk aşamada II. Meşrutiyet döneminde etkin olan mizah yazarlarının Cumhuriyet döneminde de üretimlerine devam ettikleri görülmektedir. Bu nedenle, yapısal açıdan köklü bir değişimden söz etmek mümkün değildir. Karikatür anlatımına baktığımızda, günümüzde alışık olduğumuz konuşma balonları ve diyaloglara dayalı anlatım biçimi, Türk mizahına esas olarak 1970’li yıllardan sonra girmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ise II. Meşrutiyet dönemine özgü anlatı ve çizim tarzının devam ettiği görülmektedir. 1970’li yıllardan itibaren mizah basınındaki yapının yavaş yavaş değiştiği, konuşma balonlarının yaygınlaştığı ve yazısız karikatürlerin daha fazla tercih edilmeye başlandığı dikkat çekmektedir.”

    “1960–1990 DÖNEMİ TEMALARININ BAŞINDA, SINIFSAL AYRIŞMA VARDIR”

    1960-1990 Dönemi Mizah Basınının genel karakteristiğini değerlendiren Şahin, “1960–1990 dönemi karikatürleri incelendiğinde, ele alınan temaların başında sınıfsal ayrışmanın geldiği görülmektedir. Karikatürlerde özellikle orta sınıfın gündelik sorunları yoğun biçimde işlenmiştir. Kömür bulamama, kömür taksitlerini ödeme güçlüğü, gecekondulaşma ve köyden kente göç, bu dönemin öne çıkan temaları arasındadır.1960’lı yıllarla birlikte, özellikle Demokrat Parti döneminde şehir nüfusunun hızla artması sonucu köyden kente göç eden yeni tipolojiler ortaya çıkmıştır. ‘Kömürcü Şevket’, ‘Kahveci’ gibi figürler bu sürecin simgesel örnekleridir” şeklinde konuştu. Karikatürlerde aynı zamanda, köyden kente göçle birlikte ortaya çıkan yeni bir toplumsal ve ahlaki düzen tartışmasının da yer aldığını kaydeden Şahin, “Ne tam anlamıyla şehirli ne de köylü olan, gecekondu bölgelerinde yaşayan ve iki kültür arasında sıkışmış bu yeni tipolojiler, ahlaki çözülme ve uyum sorunları üzerinden temsil edilmiştir. Bunun yanı sıra sınıfsal farklılıklar, siyasal eleştiriler ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler de karikatürlerin temel anlatı unsurları arasında yer almıştır. Aile yapısına ilişkin temalar da bu dönemde dikkat çekicidir” diye konuştu. Şahin, sansürün rejimlerden ve iktidarlardan bağımsız bir pratik olarak algılandığını söyleyerek, “II. Abdülhamid döneminde sansür, daha çok bürokratik bir rutin ve memur pratiği şeklinde işlerken; Cumhuriyet döneminde, özellikle televizyon ve sinemanın yaygınlaşmasıyla birlikte, sansürün daha mekanize, daha kurumsallaşmış ve daha yıkıcı bir hâl aldığına dair güçlü bir eleştiri üretilmiştir. Sonuç olarak, Cumhuriyet döneminde sansür, medya alanlarının çoğalmasıyla birlikte daha yaygın ve daha yıkıcı bir biçim kazanmıştır. Ancak tüm bu temsillerden çıkarılabilecek en temel sonuç, mizah basınının sansürü, iktidarlardan bağımsız ve tarihsel olarak kesintisiz bir olgu olarak ele aldığıdır. Bu süreklilik vurgusu, mizah basınının sansür karşıtı anlatısının temelini oluşturmaktadır” dedi. Konferans, soru cevap bölümün ardından teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.

  • Badminton müsabakaları sona erdi

    Badminton müsabakaları sona erdi

    Müsabakalar boyunca sporcuların sergilediği mücadeleci performans izleyicilerden büyük alkış aldı. Kızlar ve erkekler kategorilerinde oynanan karşılaşmalar, centilmence rekabetin ön planda olduğu anlara sahne olurken, badminton branşına olan ilginin her geçen yıl arttığı gözlemlendi. Final müsabakalarının ardından dereceye giren takımlara madalya ve kupaları düzenlenen törenle takdim edildi.

    MÜSABAKA SONUÇLARI

    Erkekler Kategorisi

    1. Osman Gazi Anadolu Lisesi
    2. Afyon Spor Lisesi
    3. Sinanpaşa Anadolu Lisesi

    Kızlar Kategorisi

    1. Afyon Spor Lisesi
    2. Sinanpaşa Anadolu Lisesi
    3. Çay Anadolu Lisesi.

  • Şevket Ali Taşçı, Bursa’da ikinci oldu

    Şevket Ali Taşçı, Bursa’da ikinci oldu

    Bursa’da düzenlenen Cüneyt Yıldız U-15 Güreş Turnuvası, Türkiye’nin yanı sıra birçok ülkeden genç sporcuları bir araya getirerek güreş altyapısının gücünü ortaya koydu. 28 Aralık’ta gerçekleştirilen ve 350 sporcunun mindere çıktığı organizasyonda Afyonkarahisar’ı temsil eden Sporcu Eğitim Merkezi Afyon Gençlik Spor Kulübü sporcusu Şevket Ali Taşçı, önemli bir başarıya imza attı. 85 kilogram kategorisinde mücadele eden Taşçı, turnuva boyunca sergilediği disiplinli ve kararlı performansla finale yükseldi. Güçlü rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle dikkat çeken genç sporcu, turnuvayı ikinci sırada tamamlayarak Afyonkarahisar’a gurur yaşattı. Uluslararası katılımla gerçekleşen bu organizasyon, Şevket Ali Taşçı için önemli bir deneyim olurken, Afyonkarahisar güreşinin altyapıdaki yükselişini de bir kez daha gözler önüne serdi. Genç sporcunun önümüzdeki yıllarda daha büyük başarılara imza atması bekleniyor.

  • Elektrikli araç kazaları alarm veriyor

    Elektrikli araç kazaları alarm veriyor

    Türkiye genelinde görev yapan 402 acil sağlık personeliyle gerçekleştirilen ve uluslararası saygınlığı bulunan BMC Emergency Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, elektrikli araç kazalarına yönelik özel eğitim eksikliğinin ciddi bir risk oluşturduğu vurgulandı. Araştırmada; yüksek voltajlı batarya sistemleri, kontrolü zor yangınlar, toksik gaz riski ve geç ortaya çıkan yeniden alevlenme ihtimali gibi faktörlerin, elektrikli araç kazalarını klasik trafik kazalarından ayırdığına dikkat çekildi.

    HAZIRLIK DÜZEYİNİN YETERSİZ KALDIĞI ORTAYA ÇIKTI

    Çalışma ekibinde Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) akademisyenlerinin de yer aldığı kapsamlı araştırmada, Türkiye’de kullanımı giderek yaygınlaşan elektrikli otomobillerin karıştığı trafik kazalarına müdahale eden acil sağlık personelinin konuya ilişkin bilgi ve hazırlık düzeyi ele alındı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde görevli 402 acil sağlık çalışanı ile gerçekleştirilen ve üst düzey (Q1) prestijli bir akademik dergi olan BMC Emergency Medicine’da yayınlanan araştırmanın sonuçlarına göre, acil sağlık çalışanlarının elektrikli araç kazalarına yönelik özel eğitim alma oranının son derece düşük olduğu ve sahadaki hazırlık düzeyinin yetersiz kaldığı ortaya çıktı. AFSÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kayhan ve Acil Tıp Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Şerife Özdinç ile Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zafer Liman, Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyoistatistik Ana Bilim Dalından Prof. Dr. İbrahim Kılıç ve Paramedik Cengiz Durmuş’un imzasının yer aldığı araştırmada, elektrikli otomobil kazalarına müdahale eden acil sağlık personelinin bilgi düzeyi, risk algısı ve psikolojik hazırlığı incelendi.

    “BİR ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”

    Çalışmaya ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kayhan, yüksek voltajlı batarya sistemleri, söndürülmesi güç yangınlar, toksik gaz salınımı ve kazadan saatler sonra bile ortaya çıkabilen yeniden alevlenme riski gibi unsurların, elektrikli otomobil kazalarını diğer yakıt türleri ile çalışan otomobillerin karıştığı trafik kazalarından belirgin biçimde ayırdığını söyledi. Elde ettikleri bulguların yalnızca acil sağlık çalışanlarını değil; itfaiye personeli, arama-kurtarma ekipleri, trafik polisleri, çekici operatörleri ve araç tamircileri gibi sahada görev yapan bütün paydaşları yakından ilgilendirdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kayhan şöyle konuştu: “Trafikteki elektrikli otomobil sayısının sürekli artmasına ve bu vasıtaların kendine özgü yaralanma mekanizmalarına rağmen, acil sağlık çalışanlarının elektrikli araç kazalarıyla ilgili riskleri yönetmeye ne kadar hazır oldukları hakkında çok az şey biliniyor. Çalışmamız ile eksikliği belirgin olan bu konuda, kapsamlı eğitim programlarının geliştirilmesi ve hem acil sağlık çalışanları hem de ilgili kurumlar arasında farkındalığın artırılması yönünde somut adımlar atılması konusunda bir çağrıda da bulunuyoruz.”

    “ÖNEMLİ BİR RİSK ALANI OLUŞTURUYOR”

    Gerçekleştirdikleri araştırmaya katılan acil sağlık personelinin %94’ünden fazlasının elektrikli araç kazalarına yönelik özel bir eğitim almadığını tespit ettiklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, hızla artan elektrikli otomobil kullanımına karşın bu otomobillerin karıştığı trafik kazalarına müdahale süreçlerinin hâlen geleneksel reflekslerle yürütülmesinin önemli bir risk alanı oluşturduğuna dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Kayhan, ilgili sahada çalışan sağlık personelinin elektrikli otomobil mekaniği, batarya ile ilgili tehlikeler ve güvenli müdahale yöntemlerine ilişkin temel teknik bilgilerle, simülasyon tabanlı eğitim ve senaryo odaklı egzersizleri birleştiren pratik beceriler edinmesinin önemini de vurguladı.

  • “Sinan Ateş, yüreğimizde yaşayacak”

    “Sinan Ateş, yüreğimizde yaşayacak”

    Parti adına yapılan açıklamada, Sinan Ateş’in yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda duruşu, ilmi birikimi ve mücadelesiyle gençler için örnek bir isim olduğu ifade edildi. Açıklamada, gerçekleştirilen çalışmanın sadece bir anma faaliyeti olmadığına dikkat çekilerek, toplumsal hafızayı diri tutma ve adalet arayışını sürdürme iradesinin altı çizildi.

    Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Hain bir saldırı sonucu hayatını kaybeden merhum Sinan Ateş’i rahmetle, saygıyla ve özlemle anıyoruz. Sinan Ateş, bu ülkenin gençlerine ilmiyle, duruşuyla ve mücadelesiyle örnek olmuş bir isimdir. Onu unutmadık, unutturmayacağız. Bizler inanıyoruz ki; aradan uzun yıllar geçmesine rağmen aydınlatılamayan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında olduğu gibi, Sinan Ateş dosyasında da halen cevaplanmamış sorular, giderilmemiş şüpheler bulunmaktadır. Bu belirsizlikler toplumun vicdanını yaralamakta; adalet beklentisini her geçen gün daha da büyütmektedir. Anahtar Parti olarak; her iki dosyanın da sonuna kadar takipçisi olacağımız kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz. Adalet talebi zaman aşımına uğramaz, vicdan susturulamaz. Sinan Ateş’in adı; dualarımızda, hafızamızda ve yüreğimizde yaşamaya devam edecektir. Anahtar Parti olarak; her türlü şiddetin karşısında, hukukun ve adaletin yanında durmaya; karanlıkta kalan hiçbir gerçeğin örtbas edilmemesi için mücadelemizi sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

  • Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi’ne yoğun katılım

    Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi’ne yoğun katılım

    1. dönem faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinliğe katılım yoğun oldu. Etkinliğe Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş ve partililer de katılım sağladı. Yılbaşı gecesinde 81 il ve yüzlerce ilçede icra edilen programda konuşan Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı Mevlüt Yeşil, Mekke’nin Fethi’nin önemini anlattı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) hayatına dair bilgiler de aktaran Başkan Yeşil, gecenin hayırlara vesile olmasını diledi.

    FETİH, ZULME KARŞI DİRENİŞİN ADIDIR


    Başkan Mevlüt Yeşil, “Mekke’nin Fethi; nefsi fethetmenin, zulme karşı direnişin, adaletin hâkimiyetinin ve rahmet medeniyetinin yeniden inşasının adıdır. Kudüs ise ümmetin kalbi, izzetin mihveri, işgal ve zulme karşı vicdanların sınav noktasıdır. Bu yıl hazırlanan program afişlerinde Kâbe ve Mescid-i Aksa’nın yan yana kullanılması, milletimize açık bir mesajdır: ‘Bu iki belde, bizim kimliğimizin iki kutbudur; biri Hakk’a teslimiyetin, diğeri ise batıla karşı direnişin sembolüdür.’ İnsanlığın adalet arayışının derinleştiği, zulmün sistematik hale geldiği, masum kanının siyasi hesaplara kurban edildiği bir çağda, Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi yalnızca geçmişi anmak değil, geleceğe yön vermektir. Bugün Filistin’de yaşanan abluka, Gazze’nin şehadetle yoğrulmuş direnişi ve Kudüs’ün sistematik bir kimlik kuşatması altına alınması; bizlere bu programın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir” ifadelerini kullandı.

    ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

    14 Aralık’ta gerçekleştirilen Siyer-i Nebi Sınavı’nda dereceye giren gençler de ödüllendirildi. Ödülleri takdim eden Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, “Gönüllerin fethi olmadan mekanların fethi gerçekleşmez. AGD Afyonkarahisar Şubemizin düzenlediği ‘Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi’ programında fethin ruhunu ve manasını yaşadık. Bu anlamlı programda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum” diyerek bu notu hesabından paylaştı.

     

     

  • New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, İsrail yanlısı kararnameleri iptal etti

    New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, İsrail yanlısı kararnameleri iptal etti

    The New York Times gazetesinin haberine göre Mamdani, dün yemin ederek göreve başlamasının ardından kendinden önceki dönemde atılan bazı adımlara karşı tedbir aldı.

    Mamdani, imzaladığı kararnameyle, Adams’ın yolsuzlukla suçlandığı Eylül 2024’ten itibaren yürürlüğe koyduğu tüm kararnamelerini geçersiz kıldı.

    İptal edilen kararnameler arasında Adams’ın, yetkisini İsrail’e destek verme amacıyla kullandığı kararlar da bulunuyor.

    Bunlar arasında geçen ay imzalanan bir kararname, kentteki kurumların İsrail’i boykot etmesini veya İsrail’den yatırımlarını çekmesini yasaklıyordu.

    Adams’ın Haziran 2025’te imzaladığı bir diğer kararname ise Yahudi karşıtlığı (antisemitizm) kavramının İsrail’e yönelik belirli türden eleştirileri kapsayacak şekilde genişletilmesini öngörüyordu.

    New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı

    Uganda doğumlu 34 yaşındaki Mamdani, 4 Kasım’daki seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre “ABD’nin en büyük kentinin başına geçen son yüzyıldaki en genç ve ilk Müslüman isim” olmuştu.

    CBS News kanalının verilerine göre seçimde 2 milyondan fazla kişi oy kullanmış, bunun “1969’dan bu yana kayda geçen en yüksek katılım oranı” olduğu vurgulanmıştı.

    Mamdani, dün halka açık alanda binlerce New Yorklunun katıldığı törende, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştı.

  • “Tasarruf değil, Afyon’a ceza”

    “Tasarruf değil, Afyon’a ceza”

    Mısırlıoğlu yaptığı açıklamada, Afyonkarahisar’ın haftalardır PTT Bölge Başmüdürlüğü talep ettiğini hatırlatarak, gelinen noktada bölge bir yana, mevcut Başmüdürlüğün dahi kapatılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı: “Afyonkarahisar kamuoyu olarak Bölge Başmüdürlüğü istedik, karşılığında elimizdeki Başmüdürlüğü de alıp götürdüler. Bu, tasarruf değil; açıkça Afyonkarahisar’a kesilmiş bir cezadır.”

    “AFYONKARAHİSAR KÜÇÜLTÜLÜYOR, YETKİLERİ BUDANIYOR”

    PTT Başmüdürlüğü’nün 1 Ocak itibarıyla kapatıldığını ve tüm yetkilerin Konya 3. Bölge Müdürlüğü’ne devredildiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, bu kararın Afyonkarahisar’ın idari, ekonomik ve kurumsal gücünü zayıflattığını ifade etti: “Bugün PTT Başmüdürlüğü gitti. Yarın öbür gün şubeler gider. Afyonkarahisar adım adım küçültülüyor, yetkileri tırpanlanıyor. Buna sessiz kalmamız beklenemez.”

    “AFYONKARAHİSAR SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    Açıklamasının sonunda İYİ Parti olarak konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Mısırlıoğlu, çağrısını net bir şekilde yaptı: “Afyonkarahisar sahipsiz değildir. Bu karar geri alınana, Afyon’a yakışır bir Bölge Müdürlüğü kurulana kadar bu konunun peşini bırakmayacağız. Afyon’un hakkını Afyon için savunmaya devam edeceğiz.”

  • İscehisar’da kartpostallık kare

    İscehisar’da kartpostallık kare

    İscehisar Belediyesi’nden yapılan paylaşımda, kar yağışının rahmet ve bereket olduğuna vurgu yapılarak, “Rabbim rahmetini üzerimizden eksik etmesin” ifadelerine yer verildi. Vatandaşlar da yağan karın hem doğa hem de barajlar açısından büyük önem taşıdığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Belediye ekiplerinin olası olumsuzluklara karşı sahada hazır bulunduğu öğrenilirken, kar yağışının ilçe genelinde huzurlu ve sakin bir kış atmosferi oluşturduğu gözlendi.

  • Dinar Belediyesi ekipleri sahada

    Dinar Belediyesi ekipleri sahada

    İlçe genelinde ana arterler başta olmak üzere cadde ve sokaklarda tuzlama ve kar küreme çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Vatandaşların olumsuzluk yaşamaması için ekipler, teyakkuz halinde çalışmalarına devam ederken, sürücüler dikkatli olmaları konusunda uyarıldı.

  • Dinar’da anlamlı ziyaretler

    Dinar’da anlamlı ziyaretler

    Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında; İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı, Devlet Hastanesi, İtfaiye Müdürlüğü, trafik çevirme noktaları ve denetleme istasyon amirliği ziyaret edildi. Ziyaretler sırasında görev başındaki personellere kolaylıklar dilenirken, yeni yılları da kutlandı. Ayrıca hastanede tedavi gören hastalar, ziyaret edilen kurumlarda bulunan vatandaşlar ve trafik çevirme noktalarında denetime takılan sürücülerle sohbet edilerek yeni yıl temennileri paylaşıldı. Dinar Belediyesi’nden yapılan paylaşımda, “Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için yılbaşı gecesi de fedakârca görev yapan tüm kamu personelimize teşekkür ediyor, yeni yılın sağlık, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • İftira ve mesnetsiz ihbarlara yargı yolu açıldı

    İftira ve mesnetsiz ihbarlara yargı yolu açıldı

    Başkan Mustafa Arslan gündeme dair açıklamalarda bulundu. Arslan; “MEB Kurum İdari Kurulu (KİK) Nisan ve Ekim 2025 toplantılarında ısrarla gündeme getirip imza altına aldırdığımız eğitim çalışanlarını mesnetsiz şikâyetlere karşı korumayı amaçlayan talebimiz karşılık buldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yazısı doğrultusunda, eğitim çalışanlarını asılsız şikâyetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılacak” dedi.

    “KAMU DAVASI AÇILMASI TALEP EDİLMİŞTİR”

    “Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Kurum İdari Kurulu’nun gündemine taşıdığımız taleplerimizden biri daha karşılık buldu” diyen Şube Başkanı Mustafa Arslan, “Eğitim çalışanlarını asılsız şikâyetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılması yönündeki KİK kararımızın ardından Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından illere yazı gönderildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘isnat ve iftira’ başlıklı 25. maddesi ile 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un ‘Cumhuriyet Başsavcılığınca resen dava açılacak haller’ başlıklı 15. maddesinde yer alan hükümlere yer verildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 25. maddesine dikkat çektik, öğretmenler ve eğitim çalışanları hakkında garaz veya hakaret amacıyla yapılan ve gerçeğe aykırı olduğu ortaya çıkan ihbar ve şikâyetlerde, asılsız şikâyette bulunan ilgili kişiler hakkında kamu davası açılması talep edilmiştir” dedi.

    “CİDDİ BİR SORUNA ÇÖZÜM GETİRİLDİ”

    Bakanlık yazısında, asılsız ihbar ve şikâyetlerin soruşturma veya yargılama sonunda sabit olması hâlinde, bu isnatları yapanlar hakkında adli sürecin başlatılmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Arslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Böylece son olarak MEB KİK Nisan 2025 ve Ekim 2025 toplantılarında ısrarla gündeme taşıdığımız, Ekim 2025 Çalışma Raporu’nda yer verilen ‘CİMER, MEBİM uygulamaları başta olmak üzere isimsiz ve imzasız şikâyetlerle kamu hizmetlerinin işleyişini aksatan, kamu görevlilerini haksız ve mesnetsiz suç isnadı ve ithamlara maruz bırakan uygulamalarla başlatılan soruşturmalar sonucunda suçsuz olduğu tespit edilen kamu görevlilerini şikâyet edenler yönünden 657 sayılı Kanunun 25. maddesi çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde merkez ve taşra teşkilatına genel bir yazı gönderilmelidir’ şeklindeki talebimiz yerine gelirken, ciddi bir soruna da çözüm getirilmiştir.”

    “BU HASSAS YAKLAŞIM, DİĞER BAŞLIKLARDA DA SÜRMELİ”

    Şube Başkanı Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “İşte toplantı işte belge. Bu mücadelede alın terimiz, kazanımlarda alın terimiz var. Ne zaman olumlu bir gelişme olsa hep aynı ucuz sahiplenmeler. Yok biz söyledik de, yazdık da falan filan. Milli Eğitim Bakanlığı ve yetkili sendika olarak 10 Ekim 2025 tarihinde yapılan kurum idari kurulunda bir karar alınıyor. Yapılan toplantının imzalı metni ve toplantı esnasında çekilen fotoğrafı buradan paylaştık. Milli Eğitim Bakanlığı da bu kararın gereği olarak bir yazıyla durumu kamuoyuna bildiriyor. Kötü Niyetli ve mesnetsiz şikayetler hakkında yargı yolunun açılacağı hakkında bir yazı yazıyor. Olumsuz her işi başkalarına yansıtmayı, olumlu yönde atılan her adımı kendilerine mal etmeye çalışanlara belgeleriyle açıklayalım ki kamu çalışanları da görsün kimin ne yaptığını.” Eğitim-Bir-Sen olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu hassas yaklaşımının kurul gündemine taşınan diğer başlıklarda da sürmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

  • Çiçek ve Donat’tan AK Parti İl Başkanlığı’na ziyaret: Gündem Afyon ve Türkiye

    Çiçek ve Donat’tan AK Parti İl Başkanlığı’na ziyaret: Gündem Afyon ve Türkiye

    Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, 24. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek ile gazeteci-yazar Yavuz Donat, bir dizi program kapsamında bulundukları Afyonkarahisar’da AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığını ziyaret etti.

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette; il başkan yardımcıları, İl Gençlik Kolları Başkanı ve İl Kadın Kolları Başkanı da yer aldı. Görüşmede ülke gündemi ve Afyonkarahisar’a ilişkin değerlendirmeler ele alındı.

    ÖZEL SATRANÇ TAKIMI HEDİYE EDİLDİ

    Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin, Cemil Çiçek ve Yavuz Donat’ı Afyonkarahisar’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Başkan Şahin, Afyonkarahisar’ın simge değerlerinden biri olan ve el emeğiyle üretilen mermer satranç takımını misafirlerine takdim etti. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.