Yazar: admin

  • 2026 pastırma yazı ne zaman başlayacak, kaç gün sürecek?

    2026 pastırma yazı ne zaman başlayacak, kaç gün sürecek?

    Meteorolojik değerlendirmeler ve geçmiş yılların atmosferik modelleri, bu sonbaharda da pastırma sıcaklarının yaşanabileceği döneme işaret ediyor.

    Pastırma Sıcakları Nedir ve Neden Oluşur?

    Pastırma sıcakları, sonbaharın ortalarında havaların belirgin şekilde soğumasının ardından aniden beliren, birkaç gün veya bir hafta sürebilen sıra dışı ılık hava dalgasıdır:
    • Yüksek Basınç Karakteristiği: Bölgeye yerleşen kararlı antisiklon (yüksek basınç) sistemi sayesinde bulutsuz ve güneşli bir gökyüzü hakim olur.
    • Gece-Gündüz Farkı: Gündüzleri mevsim normallerinin üzerinde ılık geçerken; geceleri açık gökyüzü nedeniyle hızlı ısı kaybı yaşanır ve sabahın ilk saatlerinde ayaz veya yoğun sis görülür.

    Neden “Pastırma Sıcakları” Deniyor?

    Bu hava olayı adını doğrudan geleneksel Anadolu pastırma üretim sürecinden alır:
    • Kurutma Şartları: Millî Eğitim Bakanlığı ve geleneksel gıda kaynaklarına göre, pastırmanın çiğ etinin bozulmadan, ideal nem ve sıcaklık dengesinde açık havada kuruyabilmesi için kuru, rüzgarsız gündüzlere ve nemsiz serin gecelere ihtiyaç duyulur.
    • Mevsimsel Uygunluk: Ekim sonu ile kasım ortası arasındaki atmosferik koşullar bu kurutma işlemine en uygun ortamı sağladığı için bu döneme halk dilinde “pastırma yazı” denilmiştir.

    2026 Pastırma Sıcakları Ne Zaman? Hangi Tarihler Takip Edilmeli?

    Pastırma yazının takvim üzerinde belirlenmiş kesin ve değişmez bir başlangıç günü bulunmamaktadır:
    • Öne Çıkan Olası Aralık: Geçmiş yılların iklim verileri ve dönemsel eğilimler dikkate alındığında, 25 Ekim – 15 Kasım 2026 tarihleri arası en muhtemel dönem olarak öne çıkıyor.
    • MGM Kasım 2026 Öngörüsü: Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) kasım ayı mevsimlik tahminlerinde; Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun güneydoğu kesimleri haricindeki bölgelerde sıcaklıkların mevsim normallerinin 0,5 ila 1 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Bu model, sonbaharın ilerleyen evresinde ılık hava dalgası ihtimalini kuvvetlendiriyor.

    Pastırma Yazı Kaç Gün Sürer?

    • Değişken Süre: Bu dönem genellikle 3 ila 7 gün arasında sürer. Ancak atmosferik yüksek basınç merkezinin konumunu korumasına bağlı olarak bu süre uzayabilir.
    • Her Yıl Yaşanmayabilir: Kimi yıllarda atmosferik akışlar nedeniyle belirgin bir pastırma sıcaklığı dönemi hiç görülmeyebilir. Kesin başlangıç ve süre ancak döneme yaklaşıldığında yayımlanacak kısa vadeli hava tahminleriyle netleşecektir.
  • Bem-Bir-Sen’den Özgür Kavak’a hayırlı olsun ziyareti

    Bem-Bir-Sen’den Özgür Kavak’a hayırlı olsun ziyareti

    Gerçekleştirilen ziyarette Peker ve beraberindeki heyet, il başkanlığı görevine getirilen Kavak’a hayırlı olsun dileklerini iletti.

    Ziyarette karşılıklı görüş alışverişinde bulunulurken, Özgür Kavak da nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri dolayısıyla Bem-Bir-Sen heyetine teşekkür etti.>>>Mustafa BAYER

    Bem-Bir-Sen’den Özgür Kavak’a hayırlı olsun ziyareti

  • Fenerbahçe Tarfin, Avrupa Ligi’nde yarın Dubai Basketbol’u ağırlayacak

    Fenerbahçe Tarfin, Avrupa Ligi’nde yarın Dubai Basketbol’u ağırlayacak

    Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’ndaki karşılaşma, saat 20.45’te başlayacak.

    Sezonun ilk maçında Virtus Bologna’yı 78-68 yenen sarı-lacivertli ekip, sonraki karşılaşmada da Bayern Münih’i 100-76 mağlup etti.

    Dubai Basketbol ise ilk haftada Real Madrid’i 78-77 yendikten sonra ikinci maçında Barcelona karşısında 94-87’lik galibiyetle sahadan ayrıldı.

    Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi’nde Dubai Basketbol’a karşı galibiyeti yok

    Fenerbahçe Tarfin, Avrupa Ligi’nde Dubai Basketbol’a karşı galibiyet elde edemedi.

    Geçen sezon Avrupa Ligi’nde yer almaya başlayan Birleşik Arap Emirlikleri temsilcisiyle iki kez karşılaşan sarı-lacivertliler, iç sahadaki maçı 93-69, deplasmanda oynadığı müsabakayı ise 92-81 kaybetti.

    Öte yandan Fenerbahçe Tarfin, sezon öncesi oynanan Avrupa Ligi Süper Kupa’nın üçüncülük maçında Dubai Basketbol’u 85-77 yendi.>>>AA

  • Azerbaycan’daki “Birliğin Gücü-2026” tatbikatı gerçek operasyon sahnelerini aratmadı

    Azerbaycan’daki “Birliğin Gücü-2026” tatbikatı gerçek operasyon sahnelerini aratmadı

    Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan’ın askeri personelinin katıldığı tatbikatın “Seçkin Gözlemci Günü”, Hocavend ilindeki Kızılkaya Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    “Seçkin Gözlemci Günü”ne Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov ve Özbekistan Savunma Bakanı Korgeneral Şuhrat Halmuhamedov katıldı.

    Tatbikatı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran da izledi.

    Tatbikatta 3 bin 500’den fazla askeri personel, 130’dan fazla İHA, 70’ten fazla zırhlı araç, 90’dan fazla füze ve topçu sistemi, 20’den fazla hava aracı, yaklaşık 20 hava savunma aracı, 20’den fazla deniz aracı ve 30’dan fazla elektronik harp aracı kullanıldı.

    Azerbaycan'daki "Birliğin Gücü-2026" tatbikatı gerçek operasyon sahnelerini aratmadı

    Ana kuvvetlerin operasyona dahil edilmesi için uygun şartlar oluşturuldu

    Tatbikat kapsamında dağlardaki temsili terörist grupların üslerine, ileri mevzilerine, ateş vasıtalarına ve araçlarına roket, topçu ve hava unsurlarıyla İHA’lar tarafından yoğun ateş açıldı.

    Ardından öncü birlikler hızla ilerleyerek terörist ve yasa dışı silahlı gruplara ait muharebe mevzilerini kuşatıp ele geçirdi. Böylece ana kuvvetlerin operasyona dahil edilmesi için uygun şartlar oluşturuldu.

    Birleşik kuvvetler, sonraki aşamada askeri tesislere ve araç konvoyuna yönelik İHA saldırılarını önledi, yolda pusu kuran temsili terörist grubunu etkisiz hale getirdi ve yerleşim yerini ablukaya alarak teröristlerden temizledi.

    Azerbaycan'daki "Birliğin Gücü-2026" tatbikatı gerçek operasyon sahnelerini aratmadı

    Tatbikatta helikopterlerden indirme yapılarak giriş ve çıkışlarda kontrol noktaları kuruldu, yaralılar hava ve kara araçlarıyla tahliye edildi. Sürü dronlarla temas hattındaki ve yakın derinlikteki hedeflere saldırılar düzenlendi.

    Mayın tarlaları temizlendi ve tankların geçişini engellemek amacıyla oluşturulan hendekler aşıldı, birliklerin ilerleyişi için de köprü kuruldu.

    Azerbaycan'daki "Birliğin Gücü-2026" tatbikatı gerçek operasyon sahnelerini aratmadı

    Seçkin gözlemciler, tatbikatın diğer aşamalarını monitörlerden takip etti

    Tatbikatın bazı bölümleri, Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde gerçekleştirildi. Bu nedenle seçkin gözlemciler, tatbikatın diğer aşamalarını monitörlerden takip etti.

    Monitörlerde sınır ihlalinde bulunan unsurların tespit edilerek yakalanması, saldırganlara destek veren İHA’nın imhası, deniz sınırlarının korunması, gemiye havadan İHA saldırısının önlenmesi, teröristler tarafından ele geçirilen deniz platformu, gemi ve rehinelerin kurtarılması ile adaya deniz unsurlarıyla çıkarma yapılarak terörist üssünün imhası gibi görevlerin icrası gösterildi.

    Gerçek operasyon sahnelerini aratmayan tatbikatın sonunda Türk, Azerbaycan ve Özbekistan bayraklarını taşıyan helikopterler geçiş yaptı.>>>AA

  • İsrail ordusu, NAZA belgeselinde ortaya konan “Gazze’de soykırım işlediği gerçeğini” bir kez daha inkar etti

    İsrail ordusu, NAZA belgeselinde ortaya konan “Gazze’de soykırım işlediği gerçeğini” bir kez daha inkar etti

    İsrail ordusu, İtalya’da bu yıl 83’üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülen ve Gazze’deki sivil katliamı gözler önüne seren NAZA belgeseli hakkında 10 sayfalık bir açıklama yayımladı.

    NAZA belgeselinin anlatısının “gerçekliğin manipülatif biçimde saptırılmasından kaynaklanan ciddi maddi hatalara dayandığı” ileri sürülen açıklamada, Gazze Şeridi’ne yaklaşık 3 yıldan bu yana gerçekleştirilen saldırılarda on binlerce sivilin ölmesi görmezden gelindi.

    İsrail ordusunun saldırılarını sivil ayrımı gözeterek yaptığı iddiasına yer verilen açıklamada, İsrailli bir askerin NAZA belgeselinde hedeflenen bir kişi için 500 kişiyi öldürme talimatı aldıkları itirafının da gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü.

    Açıklamada, Gazze Şeridi’ne saldırılarda yapay zeka teknolojisinin kullanılmadığı ve hedeflerin yetkili istihbarat subayları tarafından belirlendiği iddia edildi.

    İsrail’in aşırı sağcı hükümetinin vatandaşlıktan atmakla tehdit ettiği yönetmenleri de hedef alan açıklamada, “Yapımcılar, mesleki standartların gerektirdiği şekilde iyi niyetle yeterli doğrulama ve teyit süreci yürütmüş olsalardı, filmde sunulan ciddi hataları fark edebilirlerdi. Nihai sonuç, bunu yapmadıklarını göstermektedir.” ifadelerine yer verildi.

    Yönetmenler hedef tahtasına konuldu

    İtalya’da bu yıl 83’üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü”ne, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamını belgeleyen NAZA filmi layık görülmüş, olay İsrail’de büyük yankı uyandırmıştı.

    Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, askeri istihbarat, askeri savcılık ve hava kuvvetlerine, NAZA belgeselinde konuşan askerlerin zorunlu hizmette mi yoksa yedek asker mi olduklarını belirleyerek kimliklerini tespit etmeleri talimatı vermişti.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, NAZA belgeselinin “Yahudi karşıtı (antisemitik) kışkırtma” olduğunu iddia etmişti.

    Netanyahu, NAZA belgeseline ilişkin tartışmalar sürerken İsrail askerlerini “karalayanları” vatandaşlıktan çıkarmak için yasa tasarısı sunacağını açıklamıştı.

    İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar da 13 Eylül’de NAZA belgeselinin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor’u vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit etmişti.Öte yandan, İsrail’de aşırı sağcı onlarca aktivist, İsrail’in merkezindeki Savyon kasabasında, “NAZA” filminin yönetmeni Szor’un ailesinin evinin önünde gösteri düzenleyerek, “hainlere idam cezası” şeklinde sloganlar atmıştı.

  • Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen: Teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını vicdanla veriyoruz

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen: Teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını vicdanla veriyoruz

    Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğünde düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda devam ediyor.

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen, festivalin ikinci gününde KÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Tecrübe: İnsanlık Hali” sergisi kapsamındaki KÜRE Konuşmaları’nda yer alan “İnovasyonun Tarihi: Yeni Bir Şey Üretmek” başlıklı programda konuştu.

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen: Teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını vicdanla veriyoruz

    Program sonrası AA muhabirine değerlendirmede bulunan Erkam Tüzgen, TEKNOFEST’in Türkiye’nin teknoloji yolculuğundaki en önemli aktörlerden biri olduğunu vurguladı.

    TEKNOFEST’in toplumsal zihniyette büyük bir dönüşüm sağladığına işaret eden Tüzgen, “TEKNOFEST’in, Türkiye’deki ‘biz teknoloji üretemeyiz’ düşüncesinin, ‘Biz de teknoloji üretebiliriz’ diyen ve yakında ‘Biz en iyi teknolojiyi üretiriz’ diyebilecek bir nesle dönüşmesinde önemli aktörlerden biri olduğunu düşünüyorum.” dedi.

    Tüzgen, Bilişim Vadisi’nin de bu hedef doğrultusunda TEKNOFEST’in paydaşları arasında yer aldığını belirterek, Türkiye’de en ileri teknolojilerin geliştirilmesi, buna uygun imkanların sunulması ve gençlerin teknoloji üretimine katkı sağlaması temennilerini dile getirdi.

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen: Teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını vicdanla veriyoruz

    “İnsanlığa refah getirecek, adaleti yayacak teknolojileri geliştirmemiz lazım”

    Erkam Tüzgen, insanlığı ve toplumları medeniyete dönüştüren unsurun yalnızca teknik bilgi olmadığını, sosyal alanlardaki faaliyetlerin, düşünce yapılarının ve medeniyet tasavvurunun da bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti.

    KÜME Vakfı ile TEKNOFEST arasındaki işbirliğinin bu noktada çok kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Tüzgen, şöyle devam etti:

    “Biz teknoloji üretiyoruz ama bu teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını aslında sosyal bilimlerle veriyoruz, vicdanla veriyoruz. Bugün dünyanın en güçlü ülkelerinin en zalim ülkeleri olduğunu görüyoruz ama hamdolsun bizim medeniyetimiz böyle değil. Bunu sürdürmeye devam etmemiz lazım. Bizim yeniden insanlığa refah getirecek, insanlığa adaleti yayacak teknolojileri geliştirmemiz lazım. Bu maksatla hem bir medeniyet inşa edecek kurum olarak KÜME’yi, bir teknoloji ülkesine bizi dönüştürecek olan TEKNOFEST’i ve bu işbirliklerini çok kıymetli görüyorum.”

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Tüzgen: Teknolojiyi ne için kullanacağımızın cevabını vicdanla veriyoruz

    Gençlere tavsiyelerde bulunan Tüzgen, Türkiye’nin küresel ölçekte başarılar elde edebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

    Gençlerin öz güvenle ve birlik ruhuyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Tüzgen, “Dünyada en iyi olmak için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahibiz. Kaynaklara, birikime, medeniyet tasavvuruna sahibiz. Bunun farkında olmamız lazım. Ama bunun farkında olmamız yetmez, bununla beraber gayret etmemiz, birlik olmamız, takımlar kurmamız, hep beraber gayrete devam etmemiz, mücadele etmemiz gerekiyor.” dedi.>>>AA

  • Belçika’da lise öğrencilerinden eğitim protestosu

    Belçika’da lise öğrencilerinden eğitim protestosu

    Ulusal medyada yer alan haberlere göre, Liege’deki çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğrenciler sabah saatlerinde derslerin başlamasını engelleyen eylemler yaptı.

    Eylemlerden “Athenee de Fragnee”, “Athenee Royal de Montegnee”, “Institut Maria Goretti”, “College Saint-Barthelemy”, “Saint-Laurent”, “Saint-Sepulcre” ve “Institut Marie-Therese”in de aralarında bulunduğu çok sayıda okul etkilendi.

    Liege’nin Hors-Chateau bölgesindeki Institut Marie-Therese önünde durum zaman zaman gerginleşti, okulun önünde ateş yakıldı ve bölgeye çok sayıda polis sevk edildi.

    Polis, bazı okulların önünde havai fişek türü patlayıcılar, yumurta, elma ve bariyerlerin fırlatıldığını ve çeşitli noktalarda maddi hasar meydana geldiğini açıkladı.

    Esneux, Vise, Angleur ve Soumagne beldelerindeki bazı okullarda da eylemler görüldü. Vise, Angleur ve Soumagne’da öğrenciler kısa süre sonra okullara dönerken, diğer bazı kurumlarda ise öğrenciler ve öğretmenlerin okula girişini engellemek amacıyla gözcü hatları oluşturuldu.

    Polis ve yerel kaynaklar, eylemlerin öğretmenler ya da sendikalar tarafından değil, öğrenciler tarafından başlatılan spontane bir hareket olduğunu aktardı.

    Öğrencilerin talepleri

    Öğrenciler, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasını, yeterli sayıda öğretmen görevlendirilmesini, öğrenci ve velilerin karar süreçlerinde daha fazla dinlenmesini ve eğitimin herkes için erişilebilir olmasını talep ediyor.

    Öğrenciler ayrıca eğitim alanında alınacak kararların geleceklerini olumsuz etkilememesi gerektiğini savunuyor.

    Fransa’daki lise eylemleri

    Belçika’daki eylemler, Fransa’da yaklaşık bir haftadır devam eden lise protestolarının ardından geldi.

    Fransa’da ilk olarak Paris ve çevresinde yoğunlaşan öğrenci eylemleri, daha sonra ülkenin diğer bölgelerine yayıldı.

    29 Eylül’de yüzlerce lise protesto ve blokajlardan etkilenirken, bazı kentlerde öğrencilerle güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı.>>>AA

  • Şuhut Devlet Hastanesi’nde yeni dahiliye uzmanı göreve başladı

    Şuhut Devlet Hastanesi’nde yeni dahiliye uzmanı göreve başladı

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde sağlık kadrosunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar çerçevesinde, Dr. Koçer, Şuhut Devlet Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Şuhut Devlet Hastanesi bünyesinde göreve başlayan Dr. Koçer’in, ilçede sunulan sağlık hizmetlerine katkı sağlaması bekleniyor. Yeni uzman hekimin göreve başlamasıyla birlikte vatandaşların dahiliye alanındaki sağlık hizmetlerine erişimine katkı sunulması amaçlanıyor.
    Şuhut Devlet Hastanesi yönetimi, Dr. Koçer’e yeni görevinde başarılar dileyerek ilçeye ve bölge halkına hayırlı olmasını temenni etti.>>>İHA

  • Uykuda söylenen sözler gerçek mi? Bilim dünyasından ezber bozan açıklama!

    Uykuda söylenen sözler gerçek mi? Bilim dünyasından ezber bozan açıklama!

     Tıpta “somniloqui” olarak adlandırılan uyku konuşmalarının altında yatan nörolojik ve fizyolojik mekanizmalar ile gece sarf edilen sözlerin ne anlama geldiği netleşti.

    Uykuda Söylenen Sözler Bilinçaltı Gerçeği mi, Yoksa Rastgele Sesler mi?

    Bilim insanları ve uyku uzmanları, uykuda konuşmanın gizli bir “itiraf” mekanizması olmadığını vurguluyor:
    • Gerçek Düşünceleri veya Sırları Yansıtmaz: Gece sarf edilen kelimeler kişinin gerçek niyetlerini, sakladığı sırları veya doğruları doğrudan ortaya koymaz. Beynin uyku sırasında gerçekleştirdiği nöronal filtreleme ve rastgele elektriksel aktivitelerin bir dışavurumudur.
    • Her Zaman Rüyayı Anlatmaz: Uykuda konuşmanın yalnızca rüya görülen REM (hızlı göz hareketi) evresinde yaşandığı düşüncesi doğru değildir. Derin veya hafif uyku dahil olmak üzere uykunun farklı evrelerinde de konuşma meydana gelebilir; bu sebeple sarf edilen sözler birebir görülen rüyanın metni niteliğinde değildir.

    Uykuda Konuşmayı (Somniloqui) Hangi Faktörler Tetikliyor?

    Tıbbi literatürde bir parasomni (uyku bozukluğu/uyku sırasındaki anormal davranış) türü olarak kabul edilen uyku konuşması, çoğunlukla tek başına bir tehlike arz etmez. Ancak belirli faktörler konuşma sıklığını ve şiddetini doğrudan artırabilir:
    • Aşırı Stres ve Kaygı: Günlük hayattaki yoğun psikolojik baskı ve gerginlik sinir sistemini tetikler.
    • Kronik Uykusuzluk ve Düzensiz Uyku Saatleri: Yetersiz dinlenme ve uyku düzenindeki bozulmalar beynin uyku-uyanıklık geçiş evrelerini karıştırarak konuşmaya zemin hazırlar.
    • Diğer Uyku Bozuklukları: Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu veya uyurgezerlik gibi diğer rahatsızlıklar da sürece eşlik edebilir.

    Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalı?

    Ara sıra ortaya çıkan fısıltılar, tek tük mırıldanmalar veya kısa cümleler genellikle endişe verici bir klinik tablo olarak değerlendirilmez. Ancak aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa uzman bir hekime danışılması önerilir:
    • Konuşmaya şiddetli bağırma, çığlık veya saldırgan hareketlerin (tekmeleme, yumruklama) eşlik etmesi,
    • Uykuda nefes durması, horlama veya boğulma hissinin bulunması,
    • Gün içinde aşırı yorgunluk, halsizlik ve konsantrasyon kaybına yol açacak kadar yoğun yaşanması.
  • OEDAŞ’ın karbon yönetimi projesine uluslararası ödül

    OEDAŞ’ın karbon yönetimi projesine uluslararası ödül

    OEDAŞ, iklim kriziyle mücadele ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda geliştirdiği “Dekarbonizasyon: Bölgesel Elektrik Şebekesi Emisyon Faktörü Metodolojisi” projesiyle uluslararası alanda ödül aldı.

    Şirket tarafından hayata geçirilen proje, Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerini kapsayan hizmet bölgesindeki elektrik enerjisi emisyon faktörünün hesaplanmasını amaçlıyor.

    Emisyon hesaplamalarında kullanılmaya başlandı

    OEDAŞ, proje kapsamında bağımsız kuruluşlar tarafından doğrulanmış bir metodolojiyi uygulamaya aldı. Elde edilen sonuçlar, şirketin 2025 yılı Kapsam 2 emisyonlarının hesaplanmasına dahil edildi.

    Proje kapsamında oluşturulan veriler; şebeke yatırımlarının, enerji verimliliği çalışmalarının ve elektrik kayıplarını azaltmaya yönelik uygulamaların çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde de kullanılıyor.

    OEDAŞ, uzun vadede elde edilen verilerden yararlanarak emisyon azaltımına en fazla katkı sağlayabilecek çalışmaları belirlemeyi hedefliyor. Projenin ayrıca hizmet bölgesindeki sanayi kuruluşlarının karbon raporlamalarında yararlanabileceği bölgesel bir veri kaynağı oluşturma potansiyeli bulunuyor.

    Odyakmaz: Deneyimimizi sektörümüzle paylaşmak istiyoruz

    OEDAŞ Genel Müdürü Dr. Necmi Odyakmaz, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmek için çevresel etkilerin doğru ve kapsamlı şekilde analiz edilmesi gerektiğini belirtti.

    Odyakmaz, proje sayesinde hizmet bölgesine özgü elektrik enerjisi emisyon faktörünü belirlediklerini ve elde edilen verileri karbon yönetimi çalışmalarına entegre etmeye başladıklarını ifade etti.

    Projenin yatırımların çevresel etkilerinin değerlendirilmesi, emisyon azaltım fırsatlarının belirlenmesi ve sürdürülebilirlik yol haritasının geliştirilmesine katkı sağladığını belirten Odyakmaz, ödülün kendileri için önemli olduğunu söyledi.

    Odyakmaz, “Bu alanda edindiğimiz bilgi ve deneyimi sektörümüzle paylaşarak çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarının gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz. Projeye katkı sağlayan ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımı özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum.” dedi.

    Ödül Londra’da takdim edilecek

    Dünya genelinden 700’ün üzerinde başvurunun yapıldığı 2026 International Green Apple Environment Awards kapsamında OEDAŞ’ın kazandığı ödül, 23 Kasım’da Londra’da düzenlenecek törende takdim edilecek.

    OEDAŞ’ın aldığı ödülün derecesi de törende açıklanacak.

    Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen The Green Organisation tarafından düzenlenen International Green Apple Environment Awards, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları ödüllendiriyor.

  • Anne babalar dikkat: Okula giden çocukların daha az hastalanması için 10 altın kural!

    Anne babalar dikkat: Okula giden çocukların daha az hastalanması için 10 altın kural!

    Çocuk sağlığı uzmanlarının paylaştığı temel hijyen, bağışıklık ve yaşam tarzı rehberi anne babalar için yol gösterici oluyor.

    Okul Döneminde Bulaş Riskini Azaltan 10 Temel Önlem

    1. 20 Saniye Kuralıyla El Yıkama Alışkanlığı: Tuvaletten sonra, yemeklerden önce ve bahçede oyun oynadıktan sonra ellerin su ve sabunla en az 20 saniye boyunca ovalanarak yıkanması enfeksiyonların önlenmesinde en etkili adımdır.
    2. Doğru Öksürme ve Hapşırma Hijyeni: Çocuklara hapşırırken veya öksürürken ellerini kullanmak yerine tek kullanımlık mendile, mendil yoksa dirsek içine hapşırmaları gerektiği öğretilmelidir.
    3. Sınıf ve Kapalı Alan Havalandırması: Sınıfların her teneffüste düzenli havalandırılması, havada asılı kalan virüs ve bakteri yoğunluğunu dağıtarak solunum yolu enfeksiyonlarının yayılma hızını düşürür.
    4. Kişisel Eşyaları Paylaşmama: Matara, su şişesi, çatal, kaşık ve dudak nemlendiricisi gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmaması konusunda çocuklar bilinçlendirilmelidir.
    5. Yaşına Uygun Kesintisiz Uyku: Düzenli ve kaliteli uyku bağışıklık hücrelerinin yenilenmesi için kritiktir. Okul çağı çocuklarının gelişim dönemlerine göre her gece yeterli saat uyuması sağlanmalıdır.
    6. Tek Tip Değil, Çeşitli ve Dengeli Beslenme: Tek bir “mucize” besin ya da vitamin yerine; protein, sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin, dengeli tabak modelleri tercih edilmelidir.
    7. Yeterli Su Tüketimi: Vücudun ve solunum yollarındaki mukoza tabakasının nemli kalması enfeksiyonlara karşı ilk savunma hattını oluşturur. Çocuğun gün boyunca yeterli su içmesi desteklenmelidir.
    8. Düzenli Fiziksel Hareket: Hareketsiz yaşam bağışıklığı zayıflatır. Çocuğun gün içinde aktif olması ve spor yapması genel vücut direncini artırır.
    9. Takvime Uygun Güncel Aşılar: Koruyucu hekimliğin temeli aşılardır. Çocuğun ulusal takvimdeki rutin aşıları takip edilmeli; hekim önerisi olmadan rastgele vitamin veya propolis takviyeleri verilmemelidir.
    10. Hastalık Belirtisinde Okula Göndermeme ve İzolasyon: Ateş, kusma, ishal veya ağır solunum yolu şikayeti olan çocuk hem kendi iyileşme süreci hem de diğer çocukların sağlığı için evde dinlendirilmelidir.

    Hedef Hiç Hastalanmamak Değil, Savunmayı Güçlendirmek

    Uzmanlar, çocukların yüzlerine, ağızlarına ve burunlarına dokunma eğilimlerini tamamen engellemenin gerçekçi olmadığına dikkat çekiyor:
    • Gerçekçi Hedefler Koyun: Amaç mikroplardan tamamen izole bir ortam yaratmak değil; temel hijyen ve yaşam tarzı alışkanlıklarını rutine dönüştürerek ağır enfeksiyon tablolarının önüne geçmektir.
    • Ne Zaman Doktora Başvurulmalı? Çocuğun sıvı alamaması, nefes darlığı çekmesi, beslenmeyi reddetmesi veya ateşinin dirençli seyretmesi durumunda gecikmeden uzman bir hekime danışılmalıdır.
  • Tel örgünün arkasındaki kuşa odaklanan kediler bir araya geldi…

    Tel örgünün arkasındaki kuşa odaklanan kediler bir araya geldi…

    Tel örgünün arkasındaki kuşa odaklanan kediler bir araya geldi…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Hastalıkları vücut kokusundan tanıyan lazer devrimi

    Hastalıkları vücut kokusundan tanıyan lazer devrimi

    Tıp dünyasında geniş yankı bulan ve saygın bilim yayını Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, lazer tabanlı fotoakustik spektroskopi yöntemi kullanılarak Parkinson ve Covid-19 hastaları sağlıklı bireylerden yüksek doğrulukla ayırt edildi.

    Sistem Nasıl Çalışıyor? Uçucu Bileşiklerden Kimyasal “Parmak İzi”

    İnsan vücudu doğal metabolik döngü süresince nefes, deri ve vücut sıvıları aracılığıyla atmosfere uçucu organik bileşikler (VOC) salgılıyor. Bir hastalık geliştiğinde bu bileşiklerin yoğunluğu ve tür dengesi değişime uğruyor:
    • Moleküler Basınç Ölçümü: Geliştirilen ileri lazer sistemi, hastadan alınan örnekleri farklı dalga boylarındaki lazer ışınlarıyla tarıyor. Lazer enerjisini emen moleküllerin oluşturduğu mikroskobik akustik basınç dalgalanmaları hassas sensörlerle ölçülüyor.
    • Hastalığın İmzası Çıkarılıyor: Bu ölçüm sonucunda her bir hastalığa özgü benzersiz bir kimyasal “koku parmak izi” elde ediliyor.
    • Burun Sürüntüsüyle Yüksek Başarı: Araştırma sürecinde özellikle burun sürüntülerinden alınan örneklerin, hasta gruplarını sağlıklı bireylerden ayrıştırmada en net kimyasal sinyali verdiği saptandı.

    Hastanelerde Hızlı ve Acısız Ön Tarama Hedefi

    Yeni tanı yaklaşımı, invaziv (cerrahi/iğneli) olmayan yapısıyla sağlık hizmetlerinde büyük kolaylık vadetse de henüz gelişim aşamasında bulunuyor:
    • İlk Aşama Testleri Tamamlandı: Çalışma şu an için 24 kişilik kontrollü bir denek grubu üzerinde ön test niteliğinde uygulandı.
    • Dış Faktörlerin Ayrıştırılması Gerekiyor: Bireylerin beslenme alışkanlıkları, yaşları, kronik hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar vücut kokusunu doğrudan etkilediği için sistemin tek başına nihai bir tanı aracına dönüşmesi kapsamlı klinik deneyler gerektiriyor.
    • Geleceğin Tanı Standardı: Uzmanlar, sistemin geliştirilmesiyle birlikte gelecekte polikliniklerde ve aile hekimliklerinde saniyeler içinde sonuç veren, tamamen acısız ve düşük maliyetli bir ön tarama testi olarak standart kullanıma gireceğini öngörüyor.
  • Muhtarlar Derneği Başkanı Suat Uygur’dan Özgür Kavak’a ziyaret

    Muhtarlar Derneği Başkanı Suat Uygur’dan Özgür Kavak’a ziyaret

    Muhtarlar Derneği Başkanı Suat Uygur, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Dr. Özgür Kavak ile bir araya geldi.

    Ziyarette muhtarların yerel yönetimlerdeki rolü ve Afyonkarahisar’ın ihtiyaçları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Kentin farklı mahalle ve köylerinden gelen talep ve beklentilerin değerlendirilmesine yönelik istişarelerin sürdürüleceği belirtildi.

    Ortak akıl vurgusu

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığından ziyarete ilişkin yapılan paylaşımda, muhtarların demokrasinin önemli unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

    Paylaşımda, “Demokrasimizin mihenk taşı kıymetli muhtarlarımızla istişarelerimizi sürdürüyor, şehrimiz için ortak akılla çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    İl Başkanlığı, nazik ziyareti dolayısıyla Muhtarlar Derneği Başkanı Suat Uygur’a teşekkür etti.

  • Başkan Köksal’dan itfaiyecilere İtfaiye Haftası ziyareti

    Başkan Köksal’dan itfaiyecilere İtfaiye Haftası ziyareti

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, İtfaiye Haftası dolayısıyla Afyonkarahisar Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünü ziyaret etti.

    İtfaiye personeliyle bir araya gelen Köksal, görevleri başında fedakârca çalışan itfaiyecilerle sohbet etti. Ziyarette itfaiye teşkilatının çalışmaları ve görevleri kapsamında yürüttüğü faaliyetler de ele alındı.

    Başkan Köksal’dan itfaiyecilere İtfaiye Haftası ziyareti

    İtfaiyecilere teşekkür etti

    Başkan Burcu Köksal, itfaiyecilerin can ve mal güvenliğinin korunması için görevlerini büyük bir özveriyle sürdürdüğünü belirterek tüm itfaiye personelinin İtfaiye Haftası’nı kutladı.

    Köksal, görevleri başında çalışan tüm itfaiyecilere kazasız ve başarılı görevler diledi.

    Başkan Köksal, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

    “İtfaiye Haftası kapsamında, kahraman itfaiyecilerimizi ziyaret ettik. Başta itfaiye personelimiz olmak üzere, görevleri başında fedakârca çalışan tüm itfaiyecilerimizin İtfaiye Haftası’nı kutluyor; kazasız ve başarılı görevler diliyorum.”

    Başkan Köksal’dan itfaiyecilere İtfaiye Haftası ziyareti

  • “FMF, Her Çocukta Aynı Değildir”

    “FMF, Her Çocukta Aynı Değildir”

    “Erkeklerde kızlardan biraz daha fazla görülür”
    “Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) karın ve/veya göğüs ağrısı ve/veya eklem ağrısı ve şişliğinin eşlik ettiği tekrarlayan ateş nöbetleri ile karakterize bir genetik hastalıktır” diyen Coşkuner, “FMF atakları hastaların yaklaşık %90’ında 20 yaşından önce başlar. Yarıdan fazlasında hayatın ilk 10 yılında ortaya çıkar. Erkeklerde kızlardan biraz daha fazla görülür. FMF genetik bir hastalıktır. Hastalığın başlıca belirtileri, karın, göğüs ve eklem ağrılarıyla birlikte giden tekrarlayan ateştir. Karın ağrıları en sık olandır; hastaların yaklaşık %90’ında görülür. Göğüs ağrısı atakları %20-40, eklem ağrısı %50-60 hastada görülür. Genelde, çocuklar tekrarlayan karın ağrısı ve ateş gibi belirli bir atak tipinden yakınır. Fakat bazı hastalar değişik atak tipleri geçirebilir. Bazen karın ve göğüs ağrısı, göğüs ve eklem ağrısı gibi kombine ataklar görülebilir” diye konuştu.
    “Atakların tipi, süresi ve şiddeti aynı çocukta bile farklılık gösterebilir”
    “FMF, her çocukta aynı değildir. Üstelik, atakların tipi, süresi ve şiddeti aynı çocukta bile farklılık gösterebilir” diyen Coşkuner, “Hastalık, hayat boyu kolşisin kullanımıyla tedavi edilebilir. Aslında bu tedavi iyileştirmek için değil daha çok hastayı amiloidoz gelişiminden ve tekrarlayan ataklardan korumak içindir. Ne var ki, eğer hasta ilacı bırakırsa ataklar ve amiloidoz riski geri gelir” dedi.
    Çocuklarda beslenmenin önemine değinen Coşkuner, “Kahvaltı atlanmamalıdır. Peynir, zeytin ve yumurta mutlaka yenmelidir. Katkılı gıdalardan uzak durmak önemlidir” dedi.

  • Mehmet Taytak TBMM İdare Amiri oldu

    Mehmet Taytak TBMM İdare Amiri oldu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı için çalışmalarına yeniden başlarken, Meclis Başkanlık Divanı’nda da görev değişiklikleri gündeme geldi.

    MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak’ın, TBMM İdare Amirliği görevine getirildiği bildirildi. Taytak böylece yasama faaliyetlerinin yanı sıra TBMM’nin idari işleyişinde de görev üstlenen isimler arasında yer aldı.

    Afyonkarahisar’dan Meclis Başkanlık Divanı’na

    Mehmet Taytak, 28. Dönem Afyonkarahisar Milletvekili olarak TBMM’de çalışmalarını sürdürüyor. 1959 yılında Bolvadin’de doğan Taytak, Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi mezunu.

    Siyasi hayatında Milliyetçi Hareket Partisi bünyesinde çeşitli görevler üstlenen Taytak, 27. Dönemde Afyonkarahisar Milletvekili seçildi. 28. Dönemde de milletvekilliği görevini sürdüren Taytak, yeni görevle birlikte TBMM Başkanlık Divanı’nın idari sorumluluk üstlenen isimleri arasına dahil oldu.

    Yeni yasama yılında yeni görev

    TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim 2026 itibarıyla başladı. Meclis Genel Kurulu’nun yeni yasama yılındaki ilk toplantısı da gerçekleştirildi.

    Taytak, yeni yasama yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında da TBMM’nin milli iradenin tecelligâhı olduğuna vurgu yaparak yeni yasama yılının hayırlı olmasını diledi.

    Mehmet Taytak’ın TBMM İdare Amirliği görevini üstlenmesiyle birlikte Afyonkarahisar, Meclis Başkanlık Divanı düzeyinde de temsil edilmiş olacak.

  • Yapay zekayı en çok kullanan ülkeler belli oldu: Türkiye İlk 20’de!

    Yapay zekayı en çok kullanan ülkeler belli oldu: Türkiye İlk 20’de!

    Türkiye 206 milyonu aşan aylık ziyaret hacmiyle küresel sıralamada 19. basamakta yer aldı.

    125 Milyardan Fazla Ziyaret: Trafik Yüzde 46 Arttı

    Yapay zeka araçlarının web trafiği istatistiklerini izleyen AITools.xyz platformunun derlediği rapora göre:
    • Küresel İlgi Katlandı: Yapay zeka araçları web siteleri, 2025 yılı genelinde bir önceki yıla kıyasla %46 artış göstererek 125,7 milyar toplam ziyaret aldı.
    • Zirvenin Değişmeyen Lideri: Amerika Birleşik Devletleri, aylık 2,56 milyar ziyaret ve %21,40’lık küresel payla liderliğini korudu. ABD’yi 1,03 milyar ziyaretle Hindistan (%8,63) ve 720,25 milyon ziyaretle Brezilya (%6,01) takip etti.

    Türkiye Küresel Devlerin Arasında: 206,2 Milyon Ziyaretle 19. Sırada

    Teknolojik yeniliklere hızlı entegrasyonuyla öne çıkan Türkiye, yapay zeka araçlarının kullanım sıklığında küresel ölçekte üst sıralara tırmandı:
    • 206,21 Milyon Ziyaret: 2026 yılı Haziran ayı ölçümlerine göre Türkiye’den yapay zeka platformlarına 206,21 milyonluk ziyaret trafiği kaydedildi.
    • Yüzde 1,72’lik Küresel Pay: Bu hacimle küresel yapay zeka trafiğinin %1,72’sini oluşturan Türkiye; Polonya gibi ülkeleri geride bırakıp Rusya ve Güney Kore ile başa baş bir seviyeye gelerek dünya genelinde 19. sıraya yerleşti.

    Dünyada Yapay Zekayı En Çok Kullanan İlk 20 Ülke

    AITools.xyz’nin Haziran 2026 verilerine dayanan aylık ziyaret sayıları ve küresel pazar payı sıralaması:

    1. Amerika Birleşik Devletleri: 2,56 milyar (%21,40)
    2. Hindistan: 1,03 milyar (%8,63)
    3. Brezilya: 720,25 milyon (%6,01)
    4. Almanya: 458,97 milyon (%3,83)
    5. Japonya: 426,66 milyon (%3,56)
    6. Birleşik Krallık: 390,22 milyon (%3,26)
    7. Fransa: 336,95 milyon (%2,81)
    8. Endonezya: 314,34 milyon (%2,62)
    9. Bangladeş: 310,72 milyon (%2,59)
    10. Kanada: 295,98 milyon (%2,47)
    11. Meksika: 262,19 milyon (%2,19)
    12. İtalya: 261,96 milyon (%2,19)
    13. İspanya: 253,35 milyon (%2,12)
    14. Filipinler: 243,82 milyon (%2,04)
    15. Çin: 231,90 milyon (%1,94)
    16. Avustralya: 229,51 milyon (%1,92)
    17. Güney Kore: 209,15 milyon (%1,75)
    18. Rusya: 207,00 milyon (%1,73)
    19. Türkiye: 206,21 milyon (%1,72)
    20. Polonya: 175,29 milyon (%1,46)
  • İngiltere’de erken tahliye programının yürürlüğe girmesiyle yüzlerce mahkum serbest bırakıldı.

    İngiltere’de erken tahliye programının yürürlüğe girmesiyle yüzlerce mahkum serbest bırakıldı.

    Hükümetin erken tahliye programının Perşembe günü yürürlüğe girmesiyle birlikte, İngiltere ve Galler’deki cezaevlerinden yüzlerce uygun hükümlü tahliye edilecek.

    Bu plan, cezaevleri sisteminin 2024 yazında kapasitesinin neredeyse dolmasına ve 100’den az yer kalmasına yol açmasının ardından uygulamaya konuldu.

    Yeni kurallara göre, 19 aya kadar hapis cezası çeken uygun hükümlüler, cezalarının üçte birini çektikten sonra serbest bırakılabilecekler.

    Hükümet, plan nedeniyle eleştirilerle karşı karşıya kaldı; ana muhalefet partisi Muhafazakar Parti, erken tahliye programı kapsamında tehlikeli suçluların serbest bırakılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

    Hazine Bakanı James Murray Sky News’e verdiği demeçte, “Bence bugün tutuklanan veya suç işlediğinden şüphelenilen kişileri koyabileceğimiz bir hapishane kapasitemizin olmaması, halkın güvenliğini daha da azaltacak bir durum olurdu” dedi.

    Başbakan Andy Burnham’ın ofisi geçen ay, mevcut hükümet döneminde 3.200’den fazla hapishane kapasitesinin inşa edildiğini ve Viktorya döneminden bu yana en büyük hapishane genişletme projesi kapsamında 2031 yılına kadar 14.000 kapasitenin daha inşa edilmesinin beklendiğini açıklamıştı.

    Mart ayı itibarıyla, 2024 yılında uygulamaya konulan erken tahliye programı kapsamında 70.000’den fazla kişi serbest bırakılmıştı.

  • Endonezya Devlet Başkanı Prabowo yeni dışişleri bakanını atadı

    Endonezya Devlet Başkanı Prabowo yeni dışişleri bakanını atadı

    Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Perşembe günü devlet medyasına göre, kariyer diplomatı Arrmanatha Nasir’i Sugiono’nun yerine ülkenin yeni dışişleri bakanı olarak atadı.

    Sugiono, Prabowo’nun beş yıllık görev süresine başladığı 2024 yılında dışişleri bakanı olarak atandı ve cumhurbaşkanının Gerindra Partisi’nin genel sekreteridir.

    54 yaşındaki Arrmanatha, insan kalkınması ve kültürel işlerden sorumlu koordinatör bakan olarak atanan Sugiono’nun altında üç dışişleri bakan yardımcısından biri olarak görev yapıyordu.

    Tata olarak tanınan yeni dışişleri bakanı, 1997 yılında diplomatik hizmete katıldı ve Endonezya’nın BM Daimi Temsilcisi de dahil olmak üzere yurtdışında çeşitli görevlerde bulundu.

    Sugiono, görev süresini geçen hafta BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla tamamladı. Konuşmasında sömürgeciliğe son verilmesi çağrısında bulunan Sugiono, Filistin’in uluslararası toplumun “vicdan sınavı” olmaya devam ettiğini söyledi.

    En son değişiklik, Prabowo’nun Purbaya Yudhi Sadewa’nın yerine Suahasil Nazara’yı maliye bakanı olarak atamasından sadece iki hafta sonra geldi.

    Suahasil, atanmadan önce maliye bakan yardımcısı olarak görev yapmıştı.

    Prabowo ayrıca Dudung Abdurachman’ı siyasi ve güvenlik işlerinden sorumlu koordinatör bakan olarak atarken, Suyudi Ario Seto da Cumhurbaşkanlığı Genelkurmay Başkanı olarak atanan General Listyo Sigit Prabowo’nun yerine ulusal polis şefi olarak görevlendirildi.

  • Başkan Köksal’dan Dünya Yaşlılar Günü mesajı

    Başkan Köksal’dan Dünya Yaşlılar Günü mesajı

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.

    Köksal, paylaşımında büyüklerin tecrübeleriyle yol gösterdiğini ve sevgileriyle hayatlara değer kattığını belirterek, yaşlıların toplum açısından önemine dikkat çekti.

    “En kıymetli hazinelerimizdir”

    Başkan Köksal, mesajında şu ifadeleri kullandı:

    “Tecrübeleriyle bizlere yol gösteren, sevgileriyle hayatımıza değer katan büyüklerimiz en kıymetli hazinelerimizdir. Tüm büyüklerimizin Dünya Yaşlılar Günü’nü kutluyor, sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum.”

    Köksal, mesajıyla tüm büyüklerin Dünya Yaşlılar Günü’nü kutlayarak sağlık ve huzur temennisinde bulundu.

  • Euro bölgesinde işsizlik oranı Ağustos ayında %6,4 seviyesinde sabit kaldı.

    Euro bölgesinde işsizlik oranı Ağustos ayında %6,4 seviyesinde sabit kaldı.

    Eurostat’ın Perşembe günü açıkladığı verilere göre, Euro bölgesinin mevsimsel olarak düzeltilmiş işsizlik oranı Ağustos ayında %6,4 seviyesinde kaldı; bu oran Temmuz ayına göre değişmedi ancak bir yıl öncesine göre %6,3’ten yükseldi.

    Avrupa Birliği genelindeki işsizlik oranı da Ağustos 2025’teki %6’ya kıyasla %6,1 seviyesinde sabit kaldı.

    Eurostat’ın tahminlerine göre, Ağustos ayında AB’de 13,6 milyon kişi işsizdi; bunların 11,357 milyonu avro bölgesindeydi.

    Temmuz ayına kıyasla, AB’de işsiz sayısı 12.000, avro bölgesinde ise 26.000 arttı. Yıllık bazda ise işsizlik sırasıyla 348.000 ve 267.000 arttı.

    AB ülkeleri arasında Finlandiya %10,3 ile en yüksek işsizlik oranına sahip olurken, onu %10 ile İspanya ve %8,7 ile İsveç izledi.

    Çek Cumhuriyeti %3,2 ile en düşük oranı kaydederken, Malta, Polonya ve Slovenya’nın her birinde bu oran %3,4 olarak gerçekleşti.

    Blokun en büyük ekonomileri arasında Almanya’nın işsizlik oranı %4’te sabit kalırken, Fransa’nın oranı Temmuz ayındaki %8,3’ten %8,2’ye geriledi. İtalya’nın oranı ise %6’dan %6,2’ye yükseldi.

    Genç işsizliği ise karışık bir tablo sergiledi; AB’de Temmuz ayındaki %15,3’ten %15,4’e yükselirken, avro bölgesinde %15,1’den %15’e düştü.

    AB genelinde 25 yaş altı yaklaşık 2,973 milyon kişi işsizdi; bunların 2,391 milyonu avro bölgesindeydi.

    Euro bölgesinde kadınlar için işsizlik oranı %6,7 iken, erkekler için bu oran %6,2 oldu. AB genelinde ise bu oranlar sırasıyla %6,4 ve %5,9 olarak gerçekleşti ve Temmuz ayına göre değişmedi.

  • ABD’den gelen güçlü ekonomik verilere rağmen küresel piyasalar karışık bir seyir izliyor.

    ABD’den gelen güçlü ekonomik verilere rağmen küresel piyasalar karışık bir seyir izliyor.

    ABD makroekonomik verilerinin Federal Reserve’ün faiz artırımlarını erteleyebileceği beklentilerini körüklemesine rağmen, küresel piyasalar karışık bir trend izliyor.

    ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda %2,2 oranında büyüdü; bu oran, %1,5’lik ön tahminlerin üzerinde gerçekleşti.

    ABD Merkez Bankası’nın gıda ve enerji hariç enflasyon göstergesi olan çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) endeksi, Ağustos ayında aylık bazda %0,2 ve yıllık bazda %3 artış gösterdi. Bu artış, aylık %0,3’lük artış tahminlerinin üzerinde ancak yıllık %3,3’lük büyüme beklentilerinin altında kaldı. Endeks, Temmuz ayındaki aylık %0,1 ve yıllık %3’lük artışın ardından geldi.

    ABD’de kişisel tüketim harcamaları (PCE) aylık bazda beklentilerin üzerinde %0,9 artış gösterirken, yıllık bazda tahminlerin altında %0,2 oranında geriledi.

    Özel sektördeki istihdam, piyasa beklentilerini aşarak 90.000 kişi arttı.

    Analistlere göre, güçlü veriler ışığında Fed’in para politikasında yumuşak bir iniş yapması beklenirken, enflasyondaki düşüş eğilimi Amerikan ekonomisinin dirençli kaldığını gösteriyor ve bankanın yakın zamanda faizleri artırmak zorunda kalmayabileceği belirtiliyor.

    Para piyasası tahminlerine göre, açıklanan verilerin ardından Fed’in Ekim ayında faizleri artırma olasılığı %70’ten %38’e düştü.

    Bu arada, Eylül ayındaki dizel fiyatlarındaki artışın etkisi henüz verilerde yansımadı ve enflasyonist baskıların hafifleyip hafiflemeyeceği konusunda belirsizlikler devam ediyor.

    Enflasyonun beklentilerin altında kalmasına, büyüme ve ADP özel sektör istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen faiz oranları yüksek seviyelerde kalacak ve bu da risk iştahını azaltacaktır.

    ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi %5,31 ile 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, 30 yıllık tahvilin getirisi de %5,65’i aştı.

    Ekim ayında faiz artırımı beklentilerinde bir azalma olmasına rağmen, Fed’in sonraki toplantılarda da faiz artırımlarına devam edeceği ve bunun da Hazine tahvil getirilerini artıracağı tahmin ediliyor.

    ABD doları, tahvil getirilerindeki artışın da desteğiyle Perşembe günü 101,7 seviyesine yükselerek 24 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

    Altın ons başına 4.184 dolara yükselerek %0,7 artış gösterirken, Aralık vadeli Brent petrolü varil başına 96,6 dolara düşerek %1,4 geriledi.

    Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Fed’in bina yenileme projesindeki maliyet aşımları nedeniyle eski Fed Başkanı Jerome Powell’ın Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etmesi gerektiğini söyledi.

    Trump ayrıca Güney Kore’nin ABD’deki büyük enerji projelerine 200 milyar dolara kadar yatırım yapmayı planladığını söyledi.

    Ayrıca dizel ihracatına yasak getirmeyi de düşünüyor ancak daha sonra bunun benzin fiyatlarını etkileyeceğini kabul etti.

    Aynı zamanda, Fed yönetim kurulu üyesi Lisa Cook, enflasyonun beş yıldan uzun süredir hedef seviyenin üzerinde kaldığını belirterek, işgücü piyasasının gücünü korurken enflasyonu hedef seviyeye geri getirme sözü verdi.

    ABD Merkez Bankası (Fed), şeffaflığı ve kamuoyuna hesap verebilirliği artırmak ve bu testlerle bağlantılı sermaye gereksinimlerindeki oynaklığı azaltmak amacıyla, büyük bankaların mali durumlarına ilişkin yıllık stres testinde yapılan değişiklikleri kesinleştirdi.

    Borsa piyasaları

    New York Borsası Çarşamba günü, enflasyonun tahminlerin altında kalmasına rağmen tahvil piyasasındaki satış baskısı nedeniyle karışık bir seyirle kapandı.

    ABD merkezli çip üreticisi Micron Technology’nin hisseleri, beklentilerin üzerinde gelen kazançları sayesinde piyasa kapanışı sonrası işlemlerde %0,6 oranında yükseldi.

    ABD’de 30 yıllık ipotek kredilerinin ortalama faiz oranı geçen hafta %7,3 artarak Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

    Çarşamba günü Dow Jones Sanayi Endeksi %0,86, S&P 500 ise %0,25 düşüş gösterirken, Nasdaq %0,24 yükseldi. Amerikan endeksleri Perşembe gününe pozitif bir trendle başladı.

    Bu arada, yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon endişelerini körüklemesi ve tahvil piyasasına baskı yapması nedeniyle Avrupa borsaları Çarşamba günü düşüş yaşadı.

    Ortadoğu’daki çatışmaların tırmanması ve enerji maliyetlerinin artması nedeniyle Almanya’da yıllık enflasyon Eylül ayında beklentilerin üzerinde %3,3’e yükseldi.

    Bu veriler ışığında Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) sıkı para politikasını sürdürme olasılığı daha yüksek.

    Birleşik Krallık ekonomisi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %0,5 ve yıllık bazda %1,4 büyüme göstererek beklentileri aştı.

    Para piyasası tahminlerine göre, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz oranlarını artırma olasılığı %85 civarında.

    Çarşamba günü İngiltere’nin FTSE 100 endeksi %0,29, Almanya’nın DAX 40 endeksi %0,79, Fransa’nın CAC 40 endeksi %0,89 ve İtalya’nın FTSE MIB 30 endeksi %0,84 düşüş gösterdi. Avrupa endeksleri Perşembe günü negatif bir trendle açıldı.

    Perşembe günü kapanışa yakın Asya hisse senedi piyasaları, Fed’in faiz artırımı beklentilerinin azalması ve Micron’un beklenenden daha iyi gelen kazançlarının Japonya ve Güney Kore’deki çip üreticisi hisselerini olumlu etkilemesiyle yükseliş gösterdi.

    Japonya’nın imalat sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Eylül ayında beklentiler dahilinde 54,1 seviyesine ulaştı.

    Güney Kore’nin ihracatı, küresel yapay zeka (YZ) yatırımlarının çip talebini artırmaya devam etmesiyle birlikte rekor seviyedeki yarı iletken sevkiyatlarının da etkisiyle, yıllık bazda %83,5 artarak beklentileri aştı.

    Japonya’nın Nikkei 225 endeksi Perşembe günü kapanışa yakın %2,9 yükselirken, Güney Kore’nin Kospi endeksi %1,9 artış gösterdi. Çin ve Hong Kong piyasalarında ise tatil nedeniyle işlemler askıya alındı.

  • İsrail ordusu Nazi filmine saldırdı ve Gazze’deki suçlardan kendini uzaklaştırdı.

    İsrail ordusu Nazi filmine saldırdı ve Gazze’deki suçlardan kendini uzaklaştırdı.

    İsrail ordusu Perşembe günü, Gazze Şeridi’ndeki İsrail katliamlarını belgeleyen NAZA filminde operasyonlarının tasvir ediliş biçimini reddetti ve Filistinlilere karşı yapılan soykırımdan kendisini uzaklaştırmaya çalıştı.

    Bu yorumlar, İsrailli Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’un yönettiği filme ordunun verdiği ilk tepki oldu.

    İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun hükümeti, İsrail tarihinin en sağcı hükümeti olarak nitelendirilmiş olup, bu hükümet yetkilileri tarafından defalarca saldırıya uğramıştır.

    Ordu Perşembe günü yaptığı açıklamada, filmin hedeflere yönelik saldırıları nasıl planladığı ve gerçekleştirdiği konusunda “çarpıtılmış, yanıltıcı ve gerçeklikten uzak bir tablo” sunduğunu belirtti.

    Açıklamada, filmin “anlatısının temel gerçek hatalara dayandığı” ve bunun da “çarpıtılmış ve manipülatif bir sunumdan” kaynaklandığı belirtildi.

    Ordu, “Yapay zekâ hiçbir zaman bağımsız olarak vurulacak hedefleri seçmemiştir. Hedef tespiti yalnızca nitelikli ve yetkili istihbarat subayları tarafından yapılırken, operasyonel komutanlar hedeflere vurulması konusunda karar verir” açıklamasını yaptı.

    Ordu ayrıca, “görüşülen kişilerin, ordunun istihbarat birliklerinde görev yapmış olmaları nedeniyle, saldırıların planlanması ve onaylanması gibi çok daha geniş bir süreçten ziyade, istihbarat çalışmalarının sınırlı ve ön aşamalarına atıfta bulunduklarını” iddia etti.

    The Guardian tarafından yapımcılığı üstlenilen film, Venedik Film Festivali’nde büyük beğeni topladı ve Özel Jüri Ödülü’ne layık görülmeden önce 25 dakika boyunca ayakta alkışlandı.

    Abraham ve Szor ödülü almak üzere sahneye çıktılar; Abraham, İsrail’de filmlerine karşı yürütülen karalama kampanyasından ve filmde sunulan gerçeklerin görülmesini engelleme çabalarından bahsetti.

    Filmin adı olan NAZA, İsrail askeri istihbarat müdürlüğü Aman tarafından bir hava saldırısında öldürülmesi beklenen sivil sayısını belirtmek için kullanılan bir kısaltmadır.

    Film, katılımcıların kimlikleri, sesleri ve yüz özellikleri güvenliklerini korumak amacıyla dijital olarak değiştirilerek, üç yıl boyunca Tel Aviv’deki çatılarda gizlice çekildi.

    Filmde yer alan katılımcılar, İsrail’in saldırılarında ve uzun menzilli bombardıman operasyonlarında kullandığı gözetleme sistemlerini ayrıntılı olarak anlattılar.

    Filme göre, röportaj yapılan kişilerden bazıları İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya doğrudan rapor veren gizli bir istihbarat biriminde çalışıyordu.

    Netanyahu, Ekim 2023’te başlayan İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı sırasında Filistinlilere karşı işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiaları nedeniyle 2024’ten beri Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranıyor.