Yazar: admin

  • Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’dan çarpıcı açıklama: “Samsunspor’u bilen yok”

    Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’dan çarpıcı açıklama: “Samsunspor’u bilen yok”

    Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, kulübün transfer süreçleri ve taraftar profili hakkında dikkat çekici ve tartışma yaratacak değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, taraftarların kulübü konumlandırdığı nokta ile dünya futbolundaki gerçekler arasında fark olduğunu vurguladı.

    “Öyle Bir Şey Değiliz Kardeşim”

    Yüksel Yıldırım, taraftarların beklentilerine ve transfer görüşmelerinde yaşadıkları zorluklara şu sözlerle dikkat çekti:

    “Samsunsporlu taraftarlar, kendilerini dünya takımı gibi görüyor. Öyle bir şey değiliz kardeşim. Samsunspor’u bilen yok. Gelmiyor oyuncu.”

  • Gazze’de ateşkes ihlali: 1 Filistinli öldü, 7 kişi yaralandı

    Gazze’de ateşkes ihlali: 1 Filistinli öldü, 7 kişi yaralandı

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kaybı ve yaralanmalara ilişkin son veriler paylaşıldı.

    Açıklamaya göre, Gazze Şeridi’ndeki hastanelere son 24 saat içinde hayatını kaybeden 1 kişinin cenazesi ile 7 yaralı getirildi.

    Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 4 bin 154 kişinin yaralandığı, 1260 kişinin hayatını kaybettiği, enkaz altından ise 808 kişinin cenazesinin çıkarıldığı belirtildi.

    İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 389, yaralı sayısının ise 174 bin 266 olduğu ifade edildi.

    Gazze Şeridi’nde enkaz altında ve yollarda hala çok sayıda kişinin bulunduğu, sağlık ve sivil savunma ekiplerinin imkan yetersizliği nedeniyle bunlara ulaşamadığı kaydedildi. >>>AA

  • 7 ayda 1445 suç örgütü operasyonu

    7 ayda 1445 suç örgütü operasyonu

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Çiftçi, suç örgütüne yönelik Ankara, Sakarya ve Antalya’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendiğini söyledi.

    Kuriş’in de aralarında olduğu 30 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Çiftçi, şunları kaydetti: “Dün akşam Adalet Bakanımız ile bu konuyu görüştük, değerlendirdik. Bu sabah da operasyon için düğmeye basılmış oldu. Alihan Kuriş, 2016’da bu örgütün başına geçti, daha doğrusu akımın başına geçti diyelim. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha bir gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Şu anda Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bittiği zaman da 70 milyon dolarlık büyük bir yatırım bu, büyük bir genel merkez yapıyorlar. İnşaat tamamlandığında faaliyetlerinin tamamının oraya da kaydırılacağını değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına, finansal ayaklarına yönelik epeyden beri üzerinde çalışılan bir operasyondu. Bugün de gerçekleştirilmiş oldu. İlerleyen günlerde operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak.”

    “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemli bir konu olduğuna dikkati çeken Çiftçi, Türkiye’nin 50 yıldır terör örgütü PKK ile mücadele ettiğini söyledi.

    Bakan Çiftçi, “Türkiye’nin üretimine, istihdamına, refahına, altyapısına harcanması gereken paralar terörle mücadele konusunda boşuna harcanmış oldu, enerjisi boşuna akıtılmış oldu. İnşallah Terörsüz Türkiye yasasıyla beraber ülkemiz bu prangadan da kurtulmuş olacak. Böylece Türkiye başka bir seviyeye geçmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

    Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM’de rekor oyla kabul edildiğini belirten Çiftçi, siyasi partilerin büyük kısmının buna destek verdiğini dile getirdi.

    Çiftçi, Türkiye’nin önemli bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, “Biz de İçişleri Bakanlığı olarak bu sürecin takipçilerinden biriyiz. Süreç bugüne kadar iyi geldi. Bundan sonra da iyi gitmesi, sonuca ulaşması için İçişleri Bakanlığımıza da büyük görevler düşüyor. Çünkü şu anda iç ve dış konjonktür, Türkiye’nin siyasi atmosferi gayet uygun bu noktada.” diye konuştu.

    “BAKANLIK OLARAK BU SÜRECİ DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ”

    Sürecin akamete uğramaması için dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında, 81 ilin valileri, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarının katılımıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” konulu güvenlik toplantısı yapıldığını hatırlatan Çiftçi, şöyle devam etti: “Bu süreci mutlaka sabote etmek isteyenler olacak. Bundan sonra sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için almamız gereken tedbirlere yönelik olarak Sayın TBMM Başkanımız kapsamlı değerlendirme yaptı. Sürecin başından bugüne gelinceye kadar hangi aşamalardan geçtiğimizi detaylı şekilde anlattı, tecrübelerini paylaştı. Son derece verimli toplantı gerçekleştirdik. Biz bundan sonra bölgede de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de valilerimizle, kolluk güçlerimizle toplantı yapmaya devam edeceğiz. Atmamız gereken adımları onlarla kararlaştıracağız. Bakanlık olarak bu süreci dikkatle takip ediyoruz. Şu anda bizim teröre yönelik olarak çalışmalarımız da devam ediyor. Yani biz terörle ilgili çalışmalarımızı sonlandırmış da değiliz. Kolluk kuvvetlerimiz sahada arama-tarama faaliyetlerini devam ettiriyorlar. Bunun neticesinde barınak, mağara, sığınak gibi tespit ettiklerimizi imha ediyoruz. Terör örgütüne yönelik ikna çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanlığı olarak bugüne gelinceye kadar lojistik destek veriyorduk. Bundan sonra sahada daha aktif olarak süreci takip edeceğiz.”

    Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonunun yarın başlayacağını anımsatan Çiftçi, “Pazar günü Diyarbakır’da Amedspor ile Erzurumspor’un bir maçı var. Biz bu maçın da iyi yönetildiği takdirde, diğer maçların da iyi yönetildiği takdirde Terörsüz Türkiye amacına hizmet edeceğini değerlendiriyoruz. Onun için Gençlik ve Spor Bakanımızla karar aldık, ilk maça da beraber gidelim diye düşünüyoruz Diyarbakır’da.” açıklamasında bulundu.

    “Devletin hafızasından kaçış yok”

    Bakan Çiftçi’ye, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik Marmaris’te gerçekleştirilen suikast teşebbüsüne katılan Burkay Karatepe’nin yakalanmasına ilişkin değerlendirmeleri soruldu. “Burkay Karatepe’nin yakalanması önemli bir eşikti.” diyen Çiftçi, şunları söyledi: “37 kişilik suikast timinin yakalanamayan tek kişisiydi. Diğerleri yakalanmıştı, adalete hesap vermişlerdi ama bu kişi 10 yıldır kaçmayı, gizlenmeyi becermişti. Bunun da yakalanmasıyla beraber halka tamamlanmış oldu. Bu şunu da gösterdi, devletimiz hiçbir zaman unutmuyor. Devletin hafızasından kaçış yok. Aradan 1 yıl geçse de 10 yıl geçse de biz suçluları aramaya, takip etmeye, uygun zamanda ve zeminde onları yakalamaya, adalete teslim etmeye gayret edeceğiz. Bu kişinin yakalanması, devlet hafızasının zamana yenilmediğini göstermesi açısından da son derece önemli.” Çiftçi, göreve başladığında suç ve suçlularla mücadele kapsamında iki önemli başlık belirlediklerini anlatarak, bunların yeni nesil suç örgütleri ile uyuşturucuyla mücadele olduğunu kaydetti.

    “Yeni nesil suç örgütleri, günümüzde yeni nesil terör örgütlerine evrildi”

    Bakan Çiftçi, 2026’yı yeni nesil suç örgütleriyle ve uyuşturucuyla mücadele yılı ilan ettiklerini ifade ederek, şöyle devam etti: “Yeni nesil suç örgütleri, artık günümüzde yeni nesil terör örgütlerine evrildi. Bunlar terör örgütü. İnsanların evlerini, araçlarını kurşunluyorlar, onları huzursuz ediyorlar. Değişik alanlarda faaliyet gösteriyorlar. Bunlar terör eylemlerine girişiyorlar, siber dolandırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı yapıyorlar, düzensiz göçmenlerle ilgili faaliyetleri var. Dolayısıyla hibrit örgütler bunlar. Onun için bunlarla etkili şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bakanlığımız artık bunu merkeze aldı. Şimdiye kadar kaçakçılık ve organize suçlar bu örgütlerin ilgi alanındaydı. KOM Dairemiz bunlara bakıyordu. Artık bundan sonra Terörle Mücadele Daire Başkanlığımız da bunları hedeflerine alacaklar.”

    Yeni nesil suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgi veren Çiftçi, “Bu yılın ilk 7 ayında 518 yeni nesil suç örgütüne yönelik olarak 1445 operasyon yaptık. Bazen birden fazla operasyon yaptığımız da olabiliyor çökertmek için. Bunları tamamen çökertinceye kadar, faaliyetlerini sona erdirinceye kadar mücadelemiz devam edecek. 518 örgütün 17’si de uluslararası çapta faaliyet yürüten örgütlerdendi. Bunlarla ilgili mücadelemiz hem yurt içinde hem yurt dışında devam edecek.” diye konuştu.

    “Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında bir protokol imzalandığı ve okullar için 30 bin görevli personel alınacağı” haberlerinin anımsatılması üzerine sürece dair bilgi veren Çiftçi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanlığı olarak fiziki tedbirleri artırma yolunda önlemler aldıklarını söyledi.

    Çiftçi, Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kendi mevzuatları kapsamında tedbirler aldıklarını belirterek, “Biz bu saldırılardan sonra okullardaki tedbirleri daha da artırmak için okullar kapanıncaya kadar 25 bin polis, bekçi ve güvenlik korucusu görevlendirmiştik fakat bunun sürdürülebilir olduğunu da değerlendirmiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Polislerin çalışma saatlerinde 12-36 çalışma sistemine geçmek istediklerini kaydeden Bakan Çiftçi, “Bunun için mesela önceden bekçiler sadece gece vakitlerinde çalışabiliyorlardı. Ben bu konudaki onların çalışma saatlerini değiştirmeye yönelik, gündüz vakitlerinde de çalışabilmeleri için yetkiyi il valiliklerimize devrettim ki polisin yerine bekçileri çalıştırabilelim. Oradan elde ettiğimiz polislerimizle de 12-36 çalışma sistemine geçebilelim. Okullara 25 bin personel verirsek bizim bu sisteme geçme şansımız yok. Onun için konuyu Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza arz ettim.” dedi.

    Çiftçi, 30 bin bahçe görevlisinin istihdam edileceğini ifade ederek, bu konudaki yetkinin valiliklerde olduğunu, kontenjanların belirlendiğini, 81 ile dağıtılacağını ve alımların İŞKUR üzerinden yapılacağını belirtti.

    Amaçlarının okullardaki güvenliği artırmak olduğunu dile getiren Çiftçi, her yıl birinci ve ikinci dönem okul güvenliği toplantıları yaptıklarını, yaşanan saldırıların ardından ise bu toplantıları aylık olarak gerçekleştirmeye başladıklarını söyledi.

    Çiftçi, birinci derecede riskli olarak belirlenen tüm okullarda polislerin görev aldığını kaydederek, “İkinci derecede riskli okulların ortaokul ve liselerinde sabit polis görevlilerimiz var. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli okullarda ise okul irtibat görevlilerimiz bulunuyor. Onlar yine görevlerine devam edecek ancak bahçe görevlileri ekstradan görev yapmış olacak.” dedi.

    “Tek tuşla 112’ye ihbarda bulunabilecekler”

    HAYAT 112 Acil mobil uygulaması hakkında da bilgi veren Çiftçi, şöyle devam etti:

    “HAYAT 112 Acil mobil uygulamamıza öğretmenlerle ilgili bir buton yerleştirdik, KADES uygulamasında olduğu gibi. Okullarımızda güvenliği ilgilendiren istenmeyen bir husus olduğunda öğretmenlerimiz tek tuşla 112’ye ihbarda bulunabilecekler. Bunlar da öncelikli olarak değerlendirilecek. Bu da okul güvenliğini sağlamaya yönelik olarak aldığımız tedbirlerden birisiydi. Mahallenin gerektirdiği diğer tedbirleri almaya zaten valiliklerimiz yetkili. Onlar kendi açılarından da durumu değerlendirip ilave tedbirleri de alabilecekler. 30 bin bahçe görevlisi yeni eğitim, öğretim yılına yetişecek. Okulların açılmasıyla beraber göreve başlayacaklar. Biz emniyet, jandarma olarak okulların etrafında, güvenlik tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

    Çiftçi, okulların daha güvenli hale getirilmesini amaçladıklarını vurgulayarak, suç işlenmesine müsait metruk yapılara ilişkin yıkılması gerekenlerin valilikler ve belediyelerle görüşülerek yıkılmasının, yıkılamayacak durumda olanların ise giriş ve çıkışları engellenecek şekilde kapatılmasının sağlanacağını bildirdi.

    “10 yılda 1,5 milyon Suriyeli ülkelerine geri döndü”

    Göç politikalarında anlayış değişikliğine gittiklerini anımsatan Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: “Göç politikamızı insani, vicdani ve hukuki bir bakış açısıyla değerlendiriyorum. Buna göre hareket edeceğiz ve bütün göç politikalarımızı buna göre oluşturacağız. Şu anda ülkemizde 3 milyon 623 bin yasal kalış hakkına sahip yabancı var. Bunlardan 2 milyon 235 bini Suriyelilerden oluşuyor. Suriyeliler 8 Aralık’taki rejim değişikliğinden sonra ülkelerine dönüşe başladılar. 10 yıl içerisinde 1,5 milyon Suriyeli ülkelerine geri döndü. 8 Aralık’tan sonra bu geri dönüşler hızlandı. 8 Aralık’tan bu yana da 723 bin kişi ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri döndü. Biz bunu teşvik ediyoruz. Kimseyi zorla ölüme, zulme ve güvensizlik ortamına göndermiyoruz.”

    Düzensiz göçün kaynağında yönetilmesi ve göçe neden olan sorunların ortadan kaldırılmasının önemine işaret eden Çiftçi, düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye girişlerinin engellenmesi amacıyla sınırlarda fiziki tedbirlerin de uygulandığını belirtti.

    Çiftçi, düzensiz göçmenlerin ülkeye girememelerinin, giriş yapmaları halinde ise çalışamayacakları ve barınamayacakları bir ortam oluşturulmasının hedeflendiğini, kayıtsız ve geliş amaçları bilinmeyen düzensiz göçmenlerin engellenmesinin aynı zamanda bir güvenlik politikası olduğunu kaydetti.

    Şu ana kadar 1389 kilometre sınır duvarı inşa edildiğini aktaran Çiftçi, güney ve doğu sınırlarının tamamen fiziki duvarlarla çevrildiğini, bu bölgelerin, termal kameralar, optik kuleler ve devriye araçlarıyla sürekli izlendiğini söyledi.

    “Sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 97’si toplanmış durumda”

    Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili düzenlemenin 2024’te yapıldığını ve ağustosta kanunda bir değişikliğe gidildiğini anımsatarak, şunları kaydetti: “Sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 97’si toplanmış durumda. Bir hedef koymuştum, ‘yıl sonuna kadar bütün sahipsiz sokak hayvanlarını toplayacağız, barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alacağız’ diye. Bunu revize ediyoruz, muhtemelen ekim ayının sonunda tüm sahipsiz sokak hayvanlarını doğal yaşam alanlarına veya barınaklara almış olacağız. Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil. Sokaklar güvensiz mekanlar. Açlık, hastalık, güvensizlik, sokağın insafına terk etmek var. Dolayısıyla biz hayvanları da sokağın insafından kurtarmak istiyoruz. Barınaklarda tedavilerini yapıyoruz. Sahiplenmek isteyenler varsa sahiplendiriliyor. Yoksa da barınakta yaşamlarına devam ediyorlar.”

    Sürecin hem belediyeleri hem de valilikleri ilgilendirdiğini belirten Çiftçi, yasanın nüfusu 25 bini aşan belediyelere barınak kurma görevi verdiğini, barınak bulunan yerlerde de doğal yaşam alanları oluşturulması gerektiğini anlattı. Çiftçi, bu ayın sonu itibarıyla bütün barınakların gözden geçirileceğine dikkati çekerek, hayvanların usulüne uygun toplanıp toplanmadığı, kısırlaştırma ve tedavilerinin uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, hayvan refahının sağlanıp sağlanmadığı ve barınakların mevzuata uygunluğunun gözden geçirileceğini ifade etti. >>>AA

  • İsrail ordusundan Lübnan’ın güneyinde ateşkese rağmen yıkım

    İsrail ordusundan Lübnan’ın güneyinde ateşkese rağmen yıkım

    Lübnan resmi haber ajansı NNA’da yer alan haberde, konuya ilişkin bilgi verildi.

    İsrail güçlerinin sabah saatlerinde ülkenin güneyindeki Mansuri ve Mecdel Zun beldeleri ile civardaki vadilerde yer alan evleri patlayıcılarla yıktığı ve bazılarını yaktığı belirtilen haberde ayrıca, İsrail’in gece saatlerinde iki dalga halinde Mansuri beldesine hava saldırıları düzenlediği ve patlama seslerinin Sur kentinden de duyulduğu aktarıldı.

    Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ülkenin güneyindeki köy ve beldelerdeki saldırıları ve yıkımlarının, “uluslararası hukuk ve uluslararası insan haklarının ağır ihlali” olduğunu belirterek, İsrail ordusunun sahadaki yıkımlarını, “Hizbullah’ın askeri tesislerinin varlığı” bahanesiyle gerekçelendirmesinin “mantık dışı” olduğunu ifade etmişti.

    Lübnan ordusu, konuya ilişkin açıklamasında İsrail’in güneyde devam eden saldırılarının, ordunun bölgeye konuşlanmasına ve halkın evlerine dönmesine engel olduğunu kaydetmişti.

    ⁠İsrail’in Lübnan’daki saldırıları

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti. >>>AA

  • Hürmüz Boğazı için yeni kriz

    Hürmüz Boğazı için yeni kriz

    İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, “düşman” ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine müsaade edilmeyeceğini belirtti.

    İran Dışişleri Bakanı’ndan Trump’a

    İran Dışişleri Bakanı’ndan Trump’a “Hürmüz Boğazı’nda daha büyük bir yanlış hesaplama yapmayın” uyarısı

    Saidi, “Siyonist rejime ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkı yoktur. Hatta bir gemi rejimle bağlantılı olup da başka bir ülkenin bayrağıyla İsrail mallarını taşıyorsa geçiş hakkı olmayacaktır.” dedi.

    ABD’ye ait gemilere de Boğaz’dan geçiş izni vermeyeceklerini savunan Saidi, “Suçlu ve saldırgan Amerikan rejimine ait ticari ya da askeri hiçbir geminin de İran’a tehdit oluşturduğu ve İran Silahlı Kuvvetler tarafından düşman olarak tanımlandığı müddetçe Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakkı olmayacak.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • Türk siyasi tarihindeki çeyrek asırlık öykü: AK Parti 25 yaşında

    Türk siyasi tarihindeki çeyrek asırlık öykü: AK Parti 25 yaşında

    Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001’de Türkiye’nin 39. partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25’inci yılını kutluyor.

    AK Parti, Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki “Erdemliler Hareketi” tarafından kuruldu.

    Erdoğan’ın kuruluş ilanındaki “Bugün Türk siyaset tarihine, hizmete sevdalı insanların kurduğu AK Parti’nin doğum günü olarak geçecek ve bugünden sonra, Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” vurgusu, Türk siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı kabul edildi.

    Kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından 16 Ağustos’ta düzenlenen AK Parti Kurucular Kurulu Toplantısı’nda Erdoğan, oy birliğiyle genel başkanlığa seçildi. Böylece AK Parti’nin, 4 başbakan ve 2 cumhurbaşkanı çıkararak seçim zaferleriyle şekillenen siyasi yolculuğu başlamış oldu.

    AK Parti, kuruluşundan 15 ay sonra “Tek başına, iş başına” sloganıyla, siyasi yasaklı olması sebebiyle lideri Erdoğan’dan mahrum girdiği 3 Kasım 2002’deki genel seçimden yüzde 34,28’lik oy oranıyla birinci parti olarak çıktı ve Abdullah Gül’ün başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kuruldu.

    Siyaset yolu açıldı

    Genel Başkan Erdoğan, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 312. maddesinde yapılan değişiklikle siyasi yasağının kalkmasının ardından, 9 Mart 2003’te Siirt’te yenilenen seçimlerde milletvekili seçilerek TBMM’ye adımını attı.

    Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Hükümet’in istifası sonrasında, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Erdoğan, 15 Mart 2003’te 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni kurdu ve başbakanlık koltuğuna oturdu.

    Yeni seçimler, yeni başarılar

    AK Parti, Erdoğan’ın başbakanlığında kurulan hükümetin ardından ilk seçim sınavını 2004 Mahalli İdareler Seçimleri’nde verdi.

    Seçimlerden yüzde 41,7 oy oranıyla birinci parti olarak çıkan AK Parti, 12’si büyükşehir olmak üzere toplam 1750 belediyede yönetimi devraldı.

    2007 genel seçimlerinde oy oranını yüzde 46,58’e yükselterek tek başına iktidarını koruyan AK Parti, 2009 yerel seçimlerini de en yüksek oy oranıyla tamamladı.

    İktidar partisine kapatma davası

    Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın hazırladığı, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında 5 yıl süreyle siyaset yasağı talebiyle birlikte AK Parti’nin kapatılmasını içeren iddianame, 14 Mart 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne sunuldu.

    Anayasa Mahkemesi’nin iddianameyi 31 Mart 2008’de kabul etmesiyle AK Parti açısından yeni bir süreç başladı.

    Siyasi tarihe “Google iddianamesi” olarak geçen iddianamenin kabul edilmesinin ardından dava, 30 Temmuz 2008’de karara bağlandı.

    Mahkeme üyelerinden 6’sı partinin kapatılması yönünde, 5’i ise buna karşı oy kullandı. Ancak Anayasa’da öngörülen nitelikli çoğunluk sağlanamadığından AK Parti hakkında açılan kapatma davası reddedildi.

    2010 halk oylaması

    AK Parti’nin önemli siyasi sınavlarından biri de 12 Eylül darbesinin 30’uncu yılına denk gelen ve 1982 Anayasası’nda değişiklik öngören düzenlemeye ilişkin 2010’daki halk oylaması oldu. Bu halk oylamasında sandıktan yüzde 57,88 oranında “evet” oyu çıktı.

    2011 genel seçimlerinde AK Parti yüzde 49,83 oy oranını yakalarken 2014 yerel seçimlerinde ise yüzde 45,54 destek alarak 18’i büyükşehir olmak üzere toplam 818 belediye başkanlığını kazandı.

    Halk iradesiyle seçilen ilk cumhurbaşkanı

    Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresinin dolmasının ardından 10 Ağustos 2014’te yapılan seçimde Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 51,79 oy oranıyla halk tarafından doğrudan seçilen ilk, Türkiye’nin ise 12. Cumhurbaşkanı oldu.

    Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle AK Parti Genel Başkanlığı görevini Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu üstlendi.

    Davutoğlu’nun genel başkanlığında ilk sınavını 7 Haziran 2015’teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde veren AK Parti, 1 Kasım’da tek başına iktidarı elde etti.

    AK Parti’nin 22 Mayıs 2016’da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongresi’nde, partinin kurucularından Binali Yıldırım Genel Başkan seçildi. Yıldırım, 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu.

    FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi ve Cumhur İttifakı’nın doğuşu

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Milletimizi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum.” yönündeki çağrısı üzerine vatandaşların tankların önüne geçerek demokrasiyi sahiplenmesiyle engellendi.

    15 Temmuz sonrasında darbe girişimine karşı AK Parti ile MHP’nin sergilediği ortak dayanışma, Cumhur İttifakı’nın temelini oluşturdu.

    AK Parti, 16 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasıyla Türkiye için önemli bir adım attı.

    Türkiye için yeni bir dönemin kapılarının aralandığı 16 Nisan 2017’deki halk oylamasının temelleri, Başbakan Binali Yıldırım dahil, 316 AK Parti milletvekilinin imzasını taşıyan Anayasa değişikliği teklifinin 10 Aralık 2016’da TBMM Başkanlığına sunulmasıyla atıldı.

    Maddeler üzerinde yapılan oylamaların ardından 10 Şubat 2017’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunu onaylayarak halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa gönderdi.

    Halk oylaması, yüzde 51,41 oranında “evet” ve yüzde 48,59 oranında “hayır” oyuyla sonuçlandı. Böylece, Anayasa’daki, “Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir” hükmü kaldırıldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a parti üyeliğinin yolu açıldı. Vatandaşlar verdikleri oylarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesine karar verdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ardından ayrıldığı AK Parti’ye 979 gün aradan sonra gelerek üyelik beyannamesini imzaladı ve üye oldu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan olağanüstü kongre kararı sonrasında 21 Mayıs 2017’de yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongre’de 1414 geçerli oyun tamamını alarak 998 gün sonra yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

    24 Haziran 2018 seçimleri

    Siyasi partilerin seçim ittifakı yapmalarına imkan tanıyan 7102 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türkiye’de ilk kez siyasi partilerin ittifak kurarak seçime girmesinin önü açıldı.

    AK Parti ve MHP arasında “Cumhur İttifakı” adı verilen ittifak ilk sınavını, 24 Haziran 2018’deki seçimde verdi.

    Siyasi ittifak yapılan MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den gelen erken seçim teklifi sonrasında, Erdoğan ve partinin yetkili organları bu teklifi değerlendirdi ve seçimlerin 24 Haziran 2018’de yapılacağı açıklandı.

    Seçmenler, ilk kez 24 Haziran’da hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimi için aynı gün sandık başına gitti.

    Seçimlerde yüzde 52,59 oy alan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı olurken AK Parti de milletvekili seçiminde yüzde 42,56 oyla 13. seçimini de birinci parti olarak tamamlamayı başardı.

    TBMM’de 9 Temmuz’da yemin ederek görevine başlayan Erdoğan, yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni de aynı gün açıkladı.

    AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi’ni yaptı

    AK Parti’nin 18 Ağustos 2018’de düzenlenen 6. Olağan Büyük Kongresi’nde geçerli oyların tamamını alan Erdoğan, 1380 oyla yeniden genel başkan seçildi.

    Kongrede yapılan değişiklikle 24 Haziran seçimlerinde yapılan “siyasi parti seçim ittifakı” parti tüzüğüne girerken tüzüğe “Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya Bakanlık görevi aynı kişide birleşemez.” fıkrası eklendi.

    Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde de AK Parti ve MHP, “Cumhur İttifakı”nı devam ettirdi. Bu doğrultuda 30’u büyükşehir olmak üzere 51 ilde ittifak yapılırken 27 büyükşehirde AK Parti, Adana, Mersin ve Manisa büyükşehir belediyelerinde ise MHP aday gösterdi.

    AK Parti, bu seçimde de ulaştığı yüzde 44,33 oy oranıyla birinci parti olmayı başardı.

    Olağan kongre sürecine Kovid-19 engeli

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın talimatıyla partinin 7. Olağan Büyük Kongre süreci sonbaharda başladı ancak martta Türkiye’de de etkili olmaya başlayan Kovid-19 salgını nedeniyle “İnandığın yolda yürü” temasıyla başlatılan kongre sürecine ara verildi

    Salgın şartlarının hafiflemesinin ardından kongre süreci devam etti ve 24 Mart 2021’de kongre yapıldı. Erdoğan, geçerli 1428 oyun tamamını alarak bir kez daha AK Parti Genel Başkanlığına yeniden seçildi.

    14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 10 Mart 2023’te açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın 116. maddesinin verdiği yetkiyle 18 Haziran’da yapılması gereken cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzaladı.

    Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi’nin yapıldığı 14 Mayıs’ta, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 49,52 oy aldı ancak ilk turda yüzde 50 artı 1 oy alamadığı için Cumhurbaşkanı seçilemedi. AK Parti ise aldığı yüzde 35,62 oyla parlamentoda 268 milletvekili çıkardı.

    28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 oranında oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi.

    Kurulduğu günden bu yana girdiği tüm genel seçimlerde birinci parti olmayı başaran AK Parti, bu genel seçimi de kazanarak çok partili siyasi hayatın başladığı 1946’dan bu yana en uzun süre iktidarda kalan parti olma ünvanını sürdürdü.

    Seçimlerin ardından AK Parti, 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’ni 7 Ekim 2023’te yaptı.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, geçerli 1399 oyun tamamını alarak yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi.

    Kongrede, yeni seçilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda 49 yeni isim yer aldı. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu’nda ise 18 isimden 14’ü yerini korudu.

    31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri

    AK Parti, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde yüzde 35,49 oranında oy alarak 24 il ve 357 ilçe belediyesi kazandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarının ardından yaptığı konuşmada, “Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak gerekli adımları mutlaka atacağız.” ifadelerini kullandı.

    Seçimin ardından AK Parti teşkilatlarından Adıyaman, Afyonkarahisar, Erzincan, Gaziantep, Kastamonu, Osmaniye, Zonguldak, Rize, Şanlıurfa, Mardin, Kahramanmaraş ve Batman il başkanları ile bazı ilçe başkanları değiştirilerek kadrolarda bir yenileme süreci başlatıldı.

    AK Parti kadrolarında değişim

    AK Parti, 23 Şubat 2025’te 8. Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirerek Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Disiplin Kurulu, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu ve Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyelerini belirledi.

    Yeni MKYK’de 36 isim görevini korurken 39 isim yeni parti yönetiminde yer almadı. Kurula 39 yeni ismin katılmasıyla birlikte MKYK’nin yüzde 52’si yenilenmiş oldu.

    Kongrede, Tüzük Değişikliği Komisyonunca hazırlanan parti tüzüğünün 81. maddesine ilişkin de değişiklik yapıldı. Böylece Türk Devletleri ile İlişkiler, Sağlık Politikaları, Kültür ve Sanat Politikaları adlarında 3 yeni başkanlık kuruldu.

    Öte yandan, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 9 Nisan 2026’da görevini AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’a devretti.

    1. Olağan Büyük Kongresi’nin ardından AK Parti teşkilatlarında yenilenme süreci başladı. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ardahan, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Giresun, Karaman, Muğla, Niğde, Ordu, Siirt, Tunceli olmak üzere, 15 il başkanı değiştirildi.

    Terörsüz Türkiye süreci

    MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’teki çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenmesiyle yürüyen “Terörsüz Türkiye” hedefinde önemli bir mesafe alındı.

    Bu kapsamda terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak amacıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından TBMM’de temsil edilen siyasi partilere gönderilen bir yazı ile kuruldu. Komisyon 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başladı.

    Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, Komisyonun 18 Şubat 2026 tarihli 21’inci toplantısında oya sunularak nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

    “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ise 5 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Teklifle, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

    TBMM Adalet Komisyonunda 8 Ağustos’ta kabul edilen Kanun Teklifi, 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerde 467 “kabul”, 87 “ret”, 7 “çekimser”, 2 “mükerrer” oyla kabul edilerek yasalaştı. >>>AA

  • Afyon ve Uşak’tan acente temsilcileri Bilecik’te ağırlandı

    Afyon ve Uşak’tan acente temsilcileri Bilecik’te ağırlandı

    Afyonkarahisar ve Uşak’tan ‘Şeyh Edebalı Anma Yılı’ tanıtımları için kente gelen 20 acente sahibini, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt ile organizasyonu düzenlenen Bilecik Turopya Travel sahibi Alper Aydoğdu karşıladı. Pelitözü Gölpark’ta düzenlenen sabah kahvaltısı sonrası 20 acente sahibi Şeyh Edebali Külliyesi, Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesi, Dursun Fakıh Türbesi ve ilin tarihi yerlerini gezdiler.

    İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, acente sahiplerine Bilecik hakkında genel bilgiler vererek, “Programda, Bilecik’in sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin daha geniş kitlelere tanıtılması, Şeyh Edebali’nin manevi mirasının gelecek nesillere aktarılması ve şehre yönelik kültür turlarının artırılması konuları ele alındı. Bilecik’in turizm potansiyelinin daha etkin şekilde tanıtılması ve kentte gerçekleştirilecek kültür turlarının çeşitlendirilmesi amacıyla sektör temsilcileriyle iş birlikleri önemli. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Bilecik turizmine yönelik yeni iş birlikleri ve tur programlarının oluşturulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduk. Bilecik’in tarihi, kültürel ve manevi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla çalışmaların sürdüreceğiz” dedi. >>>İHA

    Afyon ve Uşak’tan acente temsilcileri Bilecik’te ağırlandı

  • Arda Turan ve Galatasaray karşı karşıya: Gabriel Mec için transfer derbisi!

    Arda Turan ve Galatasaray karşı karşıya: Gabriel Mec için transfer derbisi!

    Yaz transfer döneminde hücum hattının merkezine potansiyelli bir takviye yapmak isteyen Galatasaray yönetimi, çalışmalarına hız kazandırdı. Can Uzun transferinden sonuç alamayan ve Aleksey Batrakov ismi üzerinde de temaslarını sürdüren sarı-kırmızılılar, rotayı Brezilya’ya çevirdi. Gremio forması giyen 18 yaşındaki Gabriel Mec, Galatasaray’ın transfer listesindeki en son ve en dikkat çekici genç yeteneklerden biri olarak öne çıktı.

    Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’inden Sürpriz Hamle

    Geleceğin en parlak yıldız adayları arasında gösterilen genç Sambacı için rekabet kızıştı. Galatasaray’ın efsane isimlerinden Arda Turan’ın çalıştırdığı Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk, Gabriel Mec’i kadrosuna katmak için resmi girişimlere başladı.

    Ukrayna devinin hem oyuncu cephesi hem de Gremio kulübüyle temaslarını sıkılaştırdığı ve transfer için sarı-kırmızılılarla kıran kırana bir yarışa giriştiği belirtildi.

  • İYİ Parti’de haftalık gündem değerlendirmesi

    İYİ Parti’de haftalık gündem değerlendirmesi

    Toplantıda basın mensuplarının karşısına geçen İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, ulusal ve yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mısırlıoğlu, kentte yaşanan gelişmelerin yanı sıra ülke gündemindeki konulara dair partisinin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.

    Toplantının ardından İYİ Parti’ye yeni katılan üyeler için rozet takma töreni gerçekleştirildi. İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, partiye yeni üye olan vatandaşların rozetlerini takarak kendilerine “hoş geldiniz” dileklerini iletti. >>>Şerafettin KAZAK

    İYİ Parti’de haftalık gündem değerlendirmesi İYİ Parti’de haftalık gündem değerlendirmesi İYİ Parti’de haftalık gündem değerlendirmesi

  • Kuyumcu soyguncusu Afyon’da yakalanmıştı: Yargıtay’dan karar

    Kuyumcu soyguncusu Afyon’da yakalanmıştı: Yargıtay’dan karar

    Olay, 29 Ekim 2021 tarihinde Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi’ndeki bir kuyumcu dükkânında meydana geldi. Kar maskesiyle iş yerine giren şüpheli, silahla vurduğu çalışan Abuzer Atakan Gür’ü darbedip yeniden ateş açtıktan sonra yaklaşık 2 kilogram altını alarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gür’ün hayatını kaybettiğini belirledi.

    Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Kütahya karayolunda yakalanan şüphelinin aracında ve üzerinde yapılan aramada Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör, şarjör içerisinde 15 mermi, 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. Şüpheli S.Ö, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Gasp Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.

    Yapılan araştırmalarda, 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez ilçesindeki başka bir kuyumcuda meydana gelen silahlı yağma olayının şüphelisinin de S.Ö (29) olduğu tespit edildi. Her iki olayı da gerçekleştirdiğini itiraf eden S.Ö, emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021 tarihinde çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan S.Ö, tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Tazminat kararını Yargıtay bozdu

    Abuzer Atakan Gür’ün yakınları, silahlı soygunun ardından işveren kuyumcu A.A. hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile, iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını öne sürerek, işverenin Gür’ün ölümünde sorumluluğunun bulunduğunu savundu.

    Davayı karara bağlayan Antalya 4’üncü İş Mahkemesi, Gür’ün yakınlarına toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay’a taşındı.

    Dosyayı inceleyen Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi, saldırganın kuyumcu soygununu ve silahlı saldırıyı önceden planladığına dikkati çekerek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğini belirterek, tazminata hükmedilen kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verdi. Dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’ne gönderildi.

    “Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı”

    Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, müvekkillerinin Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini talep ettiğini belirtti. Gür’ün ailesinin geçimini sağlamak için iş yerine gittiğini ve silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ifade eden Çil, şunları söyledi: “Bugün yıllar sonra hâlâ şu sorunun cevabını arıyoruz: Bir işçinin iş yerindeki güvenliği için alınması gereken önlemler alınmadıysa bu ölümde işverenin hukuki sorumluluğu nerede başlar, nerede biter? İş yerinde gerekli risk değerlendirmeleri yapılmamıştı. Gerekli önlemler alınmamıştı. Güvenlik amacıyla bulundurulması gereken bir silah ve alarm yoktu. Bu tespitlerin hepsi ilk derece mahkemesi tarafından yapıldı. Mahkeme de Abuzer Atakan Gür’ün eşinin ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etti.”

    Yargıtay’ın işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağının kesildiğine hükmederek kararı bozduğunu dile getiren Çil, “Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı? Bu saldırı bir tesadüf değildi. Saldırgan, iş yerindeki para ve altınları almak amacıyla dükkâna gelmişti. Biz suçlunun bulunmasını istemiyoruz. Suç da suçlu da zaten belli. Bir işçinin çalıştığı iş yerinde güvenliğinin sağlanması için işverene yüklenen sorumluluğun bu olay özelinde neden yok sayıldığını sorguluyoruz. Hiçbir tazminat Abuzer Atakan’ı geri getirmeyecek. Ancak bir işçinin iş yerine giderken sahip olması gereken en önemli hak, evine sağlıklı dönebilmektir. Abuzer Atakan evine geri dönemedi. Şimdi sıra adalette” ifadelerini kullandı.

    Kuyumcu soyguncusu Afyon'da yakalanmıştı: Yargıtay’dan karar

    “Silahlı yağma öngörülebilir bir risk”

    Ailenin diğer avukatı Serpil Alabaş da saldırganın aldığı cezayı tartışmadıklarını, itirazlarının işverenin sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu belirtti. Saldırganın temel amacının yağma olduğunu ifade eden Alabaş, “Ölüm, bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuçtur. İşverenin mal varlığı zarar görmüş, işçi ise hayatını kaybederek bunun bedelini canıyla ödemiştir. Ailesi ve çocukları da destekten mahrum kalmıştır. Yalnızca üçüncü kişinin yağma kastının bulunması, işverenin çalışanını öngörülebilir bir riskten koruma yükümlülüğünü neden tamamen ortadan kaldırmaktadır” diye konuştu.

    Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığı, gerekli önlemleri almadığı ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini savunan Alabaş, “Kuyumculuk faaliyetinde silahlı yağma öngörülebilir bir risk ise bu risk değerlendirilmemişken meydana gelen ölümün işverenin kusuruyla hiçbir bağlantısının bulunmadığı nasıl söylenebilir. İş yerinin güvenlik şartlarının, çalışma düzeninin, Cumhuriyet Bayramı’ndaki açılış saatinin ve alınan ya da alınmayan diğer önlemlerin araştırılması gerektiğini söylüyoruz” dedi.

    Gür’ün ilk ateşin ardından yere düştüğünü, saldırganın daha sonra yanına giderek yeniden ateş ettiğini belirten Alabaş, “Abuzer Atakan Gür o sabah çalışmak için iş yerine girdi. Akşam evine dönmesi gerekiyordu ancak dönemedi. Talebimiz yalnızca tazminat değildir. İş yerinde hayatını kaybeden bir işçinin de işverenin koruma yükümlülüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Çocuklarımın hakkını istiyorum”

    Abuzer Atakan Gür’ün eşi Nurcan Gür ise iki çocuğuyla birlikte zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, “Gelecek karardan çok umutluyduk fakat şu anda çok üzgünüz. Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Yerel mahkemenin adaleti yerine getirmesini istiyorum. Çocuklarımın hakkını istiyorum” dedi.

    Gür’ün oğlu Gürkan Gür de yaşadıkları sürecin kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu ifade ederek, “Yargıtay davamızı bozdu. Önceki yerel mahkeme kararında mahkemenin yeniden durmasını istiyoruz. Umutluyuz ve adalete güveniyoruz. Babam geri gelmeyecek ancak hakkımızı alabilme umuduyla mahkemenin kararını bekliyoruz” diye konuştu.  >>>İHA  

  • Çay’da su tasarrufu için farkındalık toplantısı

    Çay’da su tasarrufu için farkındalık toplantısı

    Toplantı Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesinde yapıldı. Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; su verimliliği ve mavi su verimliliği, bireysel su tüketiminin azaltılmasına yönelik “azalt, değiştir ve yeniden kullan” stratejileri ile suyun etkin ve verimli kullanımına ilişkin Türkiye’den ve dünyadan iyi uygulama örnekleri ele alındı.

    Toplam 28 kişinin katıldığı toplantıda, su kullanımında tasarruf ve verimliliğe yönelik bilgilendirici broşürler de dağıtıldı.

    Toplantının sonunda İl Müdür Yardımcısı Özgür Bayrak tarafından, suyun korunması ve verimli kullanılmasına gösterdiği hassasiyet dolayısıyla Çay Kaymakamı Hasan Hüsnü Türker’e teşekkür belgesi takdim edildi. >>>İHA

    Çay’da su tasarrufu için farkındalık toplantısı

  • Ahmet Gökçen kimdir? Neden gözaltına alındı? Nereli ve ne iş yapıyor?

    Ahmet Gökçen kimdir? Neden gözaltına alındı? Nereli ve ne iş yapıyor?

    Prof. Dr. Ahmet Gökcen, Türk ceza hukuku profesörü, akademisyen ve eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesidir. 2005 yılında yürürlüğe giren Yeni Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarları arasında yer almaktadır. Uzun yıllar Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı yapmıştır.

    Eğitim Hayatı

    • İlk ve Orta Öğrenim: Manisa’nın Salihli ilçesinde tamamladı.

    • Lisans: 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

    • Avukatlık: 1985 yılında avukatlık ruhsatını aldı.

    • Akademik Kariyer: Marmara Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans ve doktora derecelerini tamamlayarak profesörlük unvanına ulaştı.

    Kariyeri ve Önemli Görevleri

    1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren TCK ve CMK’nın (Ceza Muhakemesi Kanunu) hazırlanmasında Adalet Bakanlığı ve TBMM komisyonlarında akademik danışman olarak kritik roller üstlendi.

     Türkiye’de yargının en üst organlarından biri olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (günümüzdeki adıyla HSK) üye olarak görev yaptı.

    Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk ile birlikte kaleme aldığı Ceza Hukuku Genel Hükümler ve Ceza Hukuku Özel Hükümler kitapları, Türkiye genelindeki pek çok hukuk fakültesinde temel ders kitabı olarak okutulmaktadır.

    Akademik çalışmalarının yanı sıra kurucusu olduğu Gökcen Hukuk Bürosu çatısı altında avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini yürütmektedir.

    Gündemdeki Gelişmeler

    Prof. Dr. Ahmet Gökcen, Ağustos 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik düzenlenen büyük bir mali suç ve örgüt operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer almıştır.

  • 17 ilde “Süleymancılar” operasyonu: 123 adreste arama

    17 ilde “Süleymancılar” operasyonu: 123 adreste arama

    Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 17 ilde geniş kapsamlı operasyon gerçekleştiriliyor. Soruşturma çerçevesinde toplam 123 adreste arama ve el koyma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.

    Operasyon kapsamında arama yapılan adreslerin 43’ünün konut, 80’inin ise 33 farklı şirkete ait iş yeri ve lokasyonlardan oluştuğu öğrenildi.

    Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararının önüne geçilmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve koruma tedbirlerinin de uygulamaya alındığı belirtildi.

    Soruşturmanın Ankara merkezli olarak 17 ilde sürdürüldüğü ve ekiplerin adreslerdeki çalışmalarının devam ettiği kaydedildi. >>>Haber Merkezi

  • Minik köpek suyun tadını çıkarıyor..

    Minik köpek suyun tadını çıkarıyor..

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Afyonkarahisar’da yaz dönemi Kur’an-ı Kerim kursları tamamlandı

    Afyonkarahisar’da yaz dönemi Kur’an-ı Kerim kursları tamamlandı

    Afyonkarahisar’da 6 hafta boyunca devam eden Yaz Kur’an Kursları, çocukların yoğun katılımıyla tamamlandı.

    İl genelinde 35 bin öğrencinin katıldığı kurslarda, çocuklara Kur’an-ı Kerim eğitiminin yanı sıra milli ve manevi değerlerin kazandırılmasına yönelik eğitimler verildi.

    Hacı Mehmet Sayın Camii’nde düzenlenen kapanış programına katılan Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, öğrencilerle bir araya gelerek onların heyecan ve mutluluğuna ortak oldu.

    Vali Aktaş, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, kurslarda öğrenilenlerin yalnızca kurs süreciyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Kurslarımızda öğrendiklerinizi yalnızca burada bırakmayın; hayatınızın her alanına yansıtın. Güzel ahlakı, sevgiyi, saygıyı ve iyiliği hayatınızın merkezine alın” dedi.

    Yaz dönemi Kur’an-ı Kerim kurslarının tamamlanması dolayısıyla öğrenciler, öğreticiler ve çocukların eğitimine destek veren aileler tebrik edilirken, emeği geçenlere teşekkür edildi.

  • FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

    FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

    Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ’cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe’ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla’da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

    2016 YILINDA DA BURKAY KARETEPE’YE YARDIM VE YATAKLIKTAN 1 YIL HAPİS YATMIŞ

    İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe’ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay’da olduğunu söyledi.

    MAİL YAZIŞMALARINA ‘BİLGİM YOK’ ‘ŞAHSİ AVUKATIM OLMADAN CEVAP VERMEK İSTEMİYORUM” DEDİ

    Kardeşi Burkay Karatepe’nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya ‘Bilgim yok’ diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne ‘Cevap vermek istemiyorum’ ‘Bununla ilgili bilgim yok’ veya ‘Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim” dedi.

    FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

    KAÇIŞ PLANI İLE İLGİLİ YAZIŞMALARA ‘BUNUNLA İLGİLİ BİLGİM YOK’ DEDİ

    Darbeci FETÖ’cü Burkay Karatepe’nin Afyonkarahisar’da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, “İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik’ şeklindeki yazışmalara “Bununla ilgili bilgim yoktur” dedi.

    BURKAY KARATEPE’NİN ÜZERİNDE YAKALANAN PARALAR SORULDU

    Burkay Karatepe’nin Afyonkarahisar’da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, “Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay’ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay’a para vermiş olabilir” dedi. >>>İHA

    FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

  • Galatasaray – Çorum FK maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Tarihi karşılaşma için geri sayım başladı

    Galatasaray – Çorum FK maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Tarihi karşılaşma için geri sayım başladı

    Süper Lig 2026-2027 sezonunun açılış mücadelesi 14 Ağustos 2026 Cuma günü oynanacak. RAMS Park’ta gerçekleşecek olan karşılaşma saat 21.30’da başlayacak ve futbolseverlere unutulmaz bir sezon başlangıcı heyecanı yaşatacak.

    Hangi Kanalda Yayınlanacak?

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.

    Galatasaray ile Çorum FK arasındaki bu kritik Süper Lig mücadelesi beIN SPORTS 1 ekranlarından canlı ve şifreli olarak futbolseverlerle buluşacak.

    Galatasaray’ın Muhtemel 11’i

    Yeni sezona galibiyetle başlamak isteyen sarı-kırmızılılarda teknik ekibin sahaya sürmesi beklenen muhtemel 11 şu şekilde:

    • Kaleci: Uğurcan

    • Defans: Sallai, Lemina, Abdülkerim Bardakcı, Eren

    • Orta Saha: Torreira, Sara, Sane

    • Hücum Hattı: Yunus, Barış Alper, Osimhen

    Teknik ekibin maç saatine kadar yapacağı son taktik değerlendirmelerin ardından ilk 11’de küçük değişikliklerin yaşanabileceği belirtiliyor.

    Tarihi Randevu: Ligde İlk Kez Karşı Karşıya Geliyorlar

    Galatasaray ile Çorum FK, Süper Lig tarihinde ilk kez birbirlerine rakip olacaklar. İç Anadolu temsilcisi Çorum FK, kulüp tarihinde ilk defa Türkiye’nin en üst düzey futbol liginde boy gösterecek. Bu özel maç, Çorum ekibi için tarihi bir eşik anlamına gelirken; Çorum FK, Galatasaray’ın Süper Lig tarihinde karşılaşacağı 77. farklı takım olarak kayıtlara geçecek.

    Galatasaray İç Sahada 35 Maçtır Kaybetmiyor

    Sahasındaki muazzam grafiğiyle dikkat çeken Galatasaray, Süper Lig’de iç sahadaki son 35 maçında mağlubiyet yüzü görmedi. RAMS Park’taki son lig yenilgisini 19 Mayıs 2024 tarihinde Fenerbahçe karşısında alan sarı-kırmızılılar; bu seride taraftarı önünde oynadığı 28 karşılaşmadan galibiyetle ayrılırken, 7 mücadeleden ise beraberlikle sahadan ayrıldı.

  • “İlk ziyaretimizi il başkanımıza yaptık”

    “İlk ziyaretimizi il başkanımıza yaptık”

    İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen ziyarette teşkilat çalışmaları ve önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritası üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette konuşan MHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Av. İlker Celep, “Mazbatamızı alarak görevimize resmen başladık. Göreve başlamamızın ardından ilk ziyaretimizi İl Başkanımız Sayın Ahmet Kahveci’ye gerçekleştirdik. Kendilerinin tecrübelerinden ve yol göstericiliğinden her zaman istifade edeceğiz. Merkez İlçe teşkilatı olarak üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız.” dedi.

    KAHVECİ: “YENİ YÖNETİME BAŞARILAR DİLİYORUM”

    MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci ise MHP Merkez İlçe Başkanlığına seçilen İlker Celep ve yönetim kurulu üyelerinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kahveci, “İlker Celep Başkanımız ve değerli yönetim kurulu üyelerimiz mazbatalarını alarak görevlerine resmen başladılar. Kendilerini tebrik ediyor, yeni görevlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Merkez İlçe teşkilatımız, Afyonkarahisar teşkilatımızın önemli bir çalışma alanıdır. Yeni yönetimimizin birlik ve beraberlik içerisinde başarılı çalışmalara imza atacağına inanıyorum.” dedi.

    “HEP BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ BİR TEŞKİLAT OLACAĞIZ”

    Teşkilat çalışmalarında birlik ve istişarenin önemine dikkat çeken Kahveci, “Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli beyefendinin liderliğinde, teşkilatlarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Merkez İlçe Başkanımız Sayın İlker Celep ve yönetiminin de bu anlayışla hareket edeceğine inanıyorum. Kendilerine her türlü desteği vereceğiz. Hep birlikte Afyonkarahisar’da Milliyetçi Hareket Partimizi daha güçlü noktalara taşıyacağız.” ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından günün anısına çekilen fotoğraflarla sona erdi. >>>Haber Merkezi

    “İlk ziyaretimizi il başkanımıza yaptık”

  • Ebola virüsü alarmı: “Tarihin en ölümcülü olma yolunda”

    Ebola virüsü alarmı: “Tarihin en ölümcülü olma yolunda”

    Ghebreyesus düzenlediği basın toplantısında, 2026 salgınının mevcut hızında seyretmesi halinde en az 11 bin kişinin hayatını kaybettiği 2014-2016 salgınını geride bırakacağını duyurdu.

    Bu yıl 15 Mayıs’ta ilan edilen salgında şu ana kadar en az 4 bin 300 vaka tespit edilirken, 2 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

    DSÖ çarşamba günü yaptığı açıklamada, virüsün yayılımını üç ay içinde tersine çevirmeyi umduğunu ancak bunun salgını tamamen bitirmek anlamına gelmediğini, bulaşmayı kontrol altına almak anlamına geldiğini bildirdi.

    Salgının Şubatta Başladığı Tahmin Ediliyor

    Salgın resmi olarak mayıs ayında ilan edilse de sağlık yetkilileri virüsün en az üç ay önce yayılmaya başladığını aktardı.

    Salgının merkez üssüne yakın Bunia kentindeki basın toplantısında konuşan DSÖ Afrika Direktörü Dr. Mohamed Janabi, “Biz virüsü kovalıyoruz ama virüs bizim önümüzde gidiyor” ifadesini kullandı.

    Janabi, araştırmaların virüsün şubat ayında yayılmaya başladığını ve başlangıçta sıtma veya tifo ile karıştırıldığını ortaya koyduğunu belirtti.

    3D rendering of a red coronavirus particle with spike proteins, large in the foreground, against a blue background with smaller particles in the distance.

    Nadir Görülen Bundibugyo Türü

    2026 salgınına, daha önce sadece 2007 ve 2012 yıllarında iki kez görülen nadir Bundibugyo türü Ebola virüsü neden oldu.

    Aşı ve Tedavi Çalışmaları Yürütülüyor

    Virüsün bu türünü tedavi edebilecek onaylanmış bir aşı veya kabul görmüş bir ilaç bulunmuyor.

    Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki salgın bölgesinde devam eden bölgesel istikrarsızlık, hastalığın yayılmasını kontrol altına alma çalışmalarını güçleştiriyor. Janabi, sağlık çalışanlarının vakaların yalnızca yaklaşık yüzde 30’una ulaşabildiğini kaydetti.

    3D rendering of a red coronavirus particle with spike proteins, large in the foreground, against a blue background with smaller particles in the distance.

    Ebola Belirtileri ve Bulaşma Yolları

    Ebola, enfeksiyondan sonraki 2 ila 21 gün içinde belirtileri ortaya çıkan nadir fakat ölümcül bir virüs hastalığı olarak öne çıkıyor.

    • İlk Belirtiler: Aniden başlayan ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi grip veya sıtmaya benzer belirtiler.

    • İlerleyen Aşama: Organ yetmezliğine yol açabilen kusma ve ishal.

    • Bulaşma Yolu: Virüs, insandan insana kan veya kusmuk gibi enfekte vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşıyor.

  • Veerman Beşiktaş’a geldi mi? 25 milyon euro’luk dev bomba!

    Veerman Beşiktaş’a geldi mi? 25 milyon euro’luk dev bomba!

    Hollanda basınından SoccerNews’de yer alan haberlere göre; yaz transfer döneminde kadrosunu dünya çapında isimlerle doldurmak isteyen Kara Kartal, PSV’nin 27 yaşındaki başarılı orta sahası Joey Veerman için harekete geçti. Hollanda ekibinin kadrosuna Kodai Sano’yu katmasının ardından takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan yıldız futbolcu için rekabet oldukça kızışmış durumda.

    Borussia Dortmund da Peşinde

    Beşiktaş’ın yanı sıra Almanya Bundesliga devlerinden Borussia Dortmund‘un da yakından ilgilendiği 27 yaşındaki merkez orta sahanın, kulübüyle 2028 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor. Güncel piyasa değeri 25 milyon euro olan tecrübeli futbolcunun sözleşmesinde dikkat çeken maddelerin yer aldığı da gelen haberler arasında.

    Geçen Sezonki Performansı ve Kariyer Özeti

    Merkez orta sahanın yanı sıra on numara ve ön libero pozisyonlarında da görev yapabilen Joey Veerman, geçtiğimiz sezon çıktığı 41 resmi maçta 8 gol ve 15 asist üreterek muazzam bir istatistiğe imza attı.

     PSV’nin bu sezon ligde Fortuna Sittard ile oynadığı ilk karşılaşmada maçın henüz 9. dakikasında kırmızı kart görerek takımını yalnız bırakan Veerman’ın transfer piyasasındaki hareketliliği her geçen saat artıyor.

    Beşiktaş yönetiminin, Vlahovic hamlesinden sonra orta sahadaki bu 25 milyon euroluk dev operasyonu bitirip bitiremeyeceği futbolseverler tarafından merakla bekleniyor.

  • Kia EV2 Türkiye’de satışa çıktı: İşte fiyatı ve özellikleri

    Kia EV2 Türkiye’de satışa çıktı: İşte fiyatı ve özellikleri

    Kia EV2, Türkiye’de Cool, Elegance ve Elegance Long Range olmak üzere üç farklı versiyon ve iki batarya seçeneğiyle tercih edilebiliyor. 13-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında geçerli olan kampanya kapsamındaki anahtar teslim satış fiyatları şu şekildedir:

    • Cool (42,2 kWh Batarya): 1.719.000 TL yerine kampanyalı olarak 1.599.000 TL (120.000 TL kampanya desteği)

    • Elegance (42,2 kWh Batarya): 1.919.000 TL yerine kampanyalı olarak 1.799.000 TL (120.000 TL kampanya desteği)

    • Elegance Long Range (61 kWh Batarya): 2.129.000 TL yerine kampanyalı olarak 1.979.000 TL (150.000 TL kampanya desteği)

    Batarya, Menzil ve Performans Detayları

    Kia EV2, standart menzilli versiyonlarında LFP (lityum demir fosfat) batarya, uzun menzilli versiyonda ise NMC (nikel-manganez-kobalt) kimyasına sahip batarya mimarisiyle geliyor:

    • Batarya Seçenekleri: Standart menzilde 42,2 kWh, uzun menzilli Elegance Long Range versiyonda ise 61 kWh kapasiteli batarya bulunuyor.

    • Motor Gücü: Cool ve Elegance versiyonlarında 146,5 PS (107,8 kW) güç ve 250 Nm tork üreten elektrik motoru yer alırken, Elegance Long Range versiyonu 135,2 PS (99,5 kW) güç sunuyor.

    • Menzil Değerleri: WLTP birleşik normuna göre standart bataryalı modeller 312 – 316 kilometre, uzun menzilli versiyon ise 440 kilometreye varan menzil sunuyor. Şehir içi kullanımda bu mesafeler 641 kilometreye kadar çıkabiliyor.

    • Şarj Süreleri: 400 voltluk elektrik mimarisini kullanan araç, DC hızlı şarj istasyonlarında %10’dan %80 doluluk oranına yaklaşık 29 ila 30 dakikada ulaşıyor. 11 kW AC şarj ile tam dolum süresi ise batarya kapasitesine göre 4 saat 5 dakika ile 5 saat 35 dakika arasında değişiyor.

    Boyutlar ve Donanım Öne Çıkanları

    B-SUV segmentinde yer alan Kia EV2; 4.060 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik, 1.575 mm yükseklik ve 2.565 mm dingil mesafesine sahip. Araç, arka koltuklar dik konumdayken 362 litre bagaj hacmi sunarken, ön bölümde ek olarak 15 litrelik küçük bir frunk (ön bagaj) alanı barındırıyor.

    Kabin içerisinde teknolojik donanımlar standart olarak zengin bir şekilde sunuluyor:

    • 12,3 inç dijital gösterge paneli ve 12,3 inç dokunmatik multimedya ekranı

    • İki ekranın arasında konumlandırılan 5,3 inç dokunmatik klima kontrol ekranı

    • Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği

    • Kia Connect uzaktan yönetim sistemi

    • Gelişmiş sürücü destek sistemleri (FCA 2.0 Ön Çarpışma Önleme, LFA 2 Şerit Takip Asistanı, Akıllı Hız Sabitleyici)

    Kia EV2, binek araçlarda sunulan yasal garantinin yanı sıra toplam 5 yıl veya 150.000 kilometreye kadar Kia Özel Garanti Onarım Güvencesi ile destekleniyor.

  • Mabel Matiz hakkında soruşturma: Şarkısı incelemeye alındı!

    Mabel Matiz hakkında soruşturma: Şarkısı incelemeye alındı!

    Ünlü şarkıcı Mabel Matiz (Fatih Karaca) hakkında, dijital müzik platformlarında yayımlanan “Ha Leylim” isimli yeni şarkısının sözleri ve video klibi nedeniyle adli süreç başlatıldı.
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkının klibi ve sözlerinin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesinde yer alan “müstehcenlik” suçu kapsamında değerlendirildiğini belirterek re’sen soruşturma açıldığını duyurdu.

    Başsavcılıktan Resmi Açıklama

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
    “Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı tarafından seslendirilen ve dijital platformlarda yayınlanan ‘Ha Leylim’ isimli şarkıya ait video klibin şarkı sözleri ile birlikte görselinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu kapsamında kaldığı değerlendirilmekle, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve gerekli soruşturma işlemlerinin yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Re’sen Soruşturma başlatılmıştır.”

    TCK 226 “Müstehcenlik” Maddesi Ne Anlama Geliyor?

    Soruşturmaya konu olan TCK’nın 226. maddesi, müstehcen içerikli yayınların, basının veya dijital araçların kullanımıyla kamuya sunulması, yayılması ve erişilebilir kılınmasını düzenleyen hükümleri barındırıyor. Soruşturma kapsamında klibin ve şarkı sözlerinin içerik değerlendirmesi yürütülecek.
  • Türkiye’nin vergi rekortmenleri açıklandı: İşte o isimler!

    Türkiye’nin vergi rekortmenleri açıklandı: İşte o isimler!

    Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Türkiye genelinde en fazla gelir vergisi beyan eden mükellefler listesini açıkladı.
    Açıklanan verilere göre savunma ve havacılık sektöründe dünya çapında ihracat rekorları kıran Baykar yöneticileri zirvedeki yerini korurken, iş dünyasının duayen ismi Mustafa Rahmi Koç da üst sıralarda yer aldı.
    İşte Türkiye’nin en çok gelir vergisi ödeyen önde gelen isimleri ve ödedikleri vergi tutarları:

    Zirvenin Sahibi Selçuk Bayraktar

    Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, tahakkuk eden 2 milyar 767 milyon 587 bin 718 TL gelir vergisi ile Türkiye’nin vergi rekortmeni oldu. Bayraktar, elde ettiği gelirlerin büyük bölümünü savunma sanayii ihracatından sağladı.

    İkinci Sırada Haluk Bayraktar

    Listenin ikinci sırasında ise Baykar Genel Müdürü Lütfü Haluk Bayraktar yer aldı. Haluk Bayraktar adına tahakkuk eden vergi miktarı 2 milyar 528 milyon 619 bin 921 TL olarak açıklandı.

    Rahmi Koç Üst Sıralarda

    Koç Holding Şeref Başkanı Mustafa Rahmi Koç, 757 milyon 755 bin 302 TL vergi tahakkuku ile ismi açıklanan mükellefler arasında üst sıralardaki yerini aldı.

    Çok Sayıda Mükellef İsmini Gizli Tutmayı Tercih Etti

    Gelir İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı en fazla vergi ödeyen ilk 100 mükellef listesinde, listede yer alan 79 mükellef isminin kamuoyuna açıklanmasını istemedi. En çok vergi ödeyen mükelleflerin büyük çoğunluğunun adresi ise İstanbul oldu.
  • Bir anne ve yeni doğmuş bebeğinin tanışması….|

    Bir anne ve yeni doğmuş bebeğinin tanışması….|

    Bir anne ve yeni doğmuş bebeğinin tanışması….|

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3