Yazar: admin

  • 16 milyonu ilgilendiren toplantı bugün!

    16 milyonu ilgilendiren toplantı bugün!

    Bugünkü toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve TÜİK temsilcileri hazırladıkları ekonomik veri ve raporları komisyonla paylaşacak. Enflasyon hedefleri, geçim endeksleri ve piyasa koşulları bu raporlarla netleşecek. Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, “Rakam konuşmak için henüz erken” diyerek ilk aşamada tarafların görüşlerinin ve verilerin değerlendirileceğini vurguladı.

    GÖRÜŞMELERDE TÜRK-İŞ KRİZİ SÜRÜYOR

    Asgari ücret maratonu, bu yıl işçi kesimini temsil eden TÜRK-İŞ’in boykotu gölgesinde ilerliyor. Komisyonun yapısına ve yasal düzenleme taleplerine yanıt alamayan TÜRK-İŞ, 12 Aralık’taki ilk toplantıya katılmamıştı. İşçi temsilcilerinin bugün saat 14.00’teki ikinci toplantıya da katılması beklenmiyor. Bakan Işıkhan ise “Sosyal diyalog gereği her türlü süreci işleteceğiz, sendikalarla mutlaka istişarede bulunacağız” mesajını verdi.

  • Boşanma davasında ilginç karar: İşsiz erkeğe nafaka

    Boşanma davasında ilginç karar: İşsiz erkeğe nafaka

    Tire’de yaşayan S.B. ile Ş.B, 2023 yılının Kasım ayında evlendi. Yaklaşık iki sene evli kalan çift, ağustos ayında geçimsizlik gerekçesiyle boşanma kararı aldı. Aile mahkemesi sıfatıyla Tire 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde boşanma davası açıldı. Taraflar anlaşmalı boşanma için uzlaşma sağlayamadı ve birbirlerinden nafaka talep etti. 20 Kasım’da boşanma davasının ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya taraflar ve avukatları katıldı.

    İşsiz kalan kocaya “tedbir nafakası” talebi kabul gördü

    Duruşmada söz alan S.B.’nin avukatı A. İslam Gezer, müvekkilinin işten çıkarıldığını ve işsiz olduğunu belirtip, bu sebepten ötürü tedbir nafakası talebinde bulundu. Ş.B.’nin avukatı ise talebin reddinin verilmesini istedi.

    Tarafları dinleyen hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını dikkate alarak pastane işleten Ş.B.’nin, S.B.’ye dava tarihinden itibaren aylık 5 bin liralık tedbir nafakasının yargılama kesinleşmesine kadar ödenmesine karar verdi.

    “Tedbir nafakasında kusur dahi aranmaz”

    S.B.’nin avukatlarından A. İslam Gezer, “Tedbir nafakası, sosyal ve ekonomik açıdan zayıf olan tarafı desteklemek amacıyla öngörülmüş maddi bir tedbirdir. Mahkemece tedbir nafakasına hükmedilirken, esas alınan temel unsur, tarafların sosyal ve ekonomik durumudur. Tedbir nafakası kararı verilirken kusur dahi aranmaz. Kadın ve erkek kanun önünde eşit haklara sahip olduğundan, erkeğin sosyal ve ekonomik açıdan zayıf olması halinde de bu nafakaya erkek lehine hükmedilmesi mümkündür. Bahse konu davada da erkeğin işsiz olduğu ve ekonomik ile sosyal açıdan desteklenmesi gerektiği anlaşıldığından, erkek lehine tedbir nafakasına hükmedilmiştir” dedi.

    ‘Mahkemenin kararı kalıplaşmış algıları yıktı’

    S.B.’nin avukatlarından Elif Büşra Berber ise “Toplumda boşanma aşamasındaki nafakanın yalnızca kadın ve çocuklar lehine hükmedildiği yönündeki yerleşik algı gerçeği yansıtmamakta olup, kanunun ve adaletin ruhuna da aykırıdır. Kaldı ki koşullarının mevcut olması halinde, bu tedbir nafakası dava sonrasında da erkek lehine hükmedilecek yoksulluk nafakasına dönüşebilir. Sayın mahkemece, Medeni Kanun hükümleri ile kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu, nafaka kurumunun getiriliş amacı da göz önünde bulundurularak yerinde bir karar verilmiş ve erkek lehine tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Mahkemenin bu kararı, toplum nezdinde oluşmuş ve kalıplaşmış algıları yıkmakla birlikte, kanunun tam olarak tatbik edilmesi halinde ulaşılmak istenen amaca hizmet etmiştir” diye konuştu.

  • GSB Afyon Yurtlarında “Kadrajd​an Perdeye” Film Akşamı

    GSB Afyon Yurtlarında “Kadrajd​an Perdeye” Film Akşamı

    Öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan etkinlikte, film gösteriminin ardından yapım üzerine değerlendirme ve film kritiği gerçekleştirildi. Samimi bir ortamda düzenlenen programa ikramlar ve çeşitli sürprizler de eşlik etti.

    Yetkililer, yurtlarda gerçekleştirilen film gösterimleri ve ardından yapılan değerlendirme etkinliklerinin yıl boyunca devam edeceğini belirterek, bu tür organizasyonlarla öğrencilerin sinema kültürüne olan ilgisinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

  • Afyonkarahisar’ın Ar-Ge Vizyonu TÜBİTAK MAM’da Masaya Yatırıldı

    Afyonkarahisar’ın Ar-Ge Vizyonu TÜBİTAK MAM’da Masaya Yatırıldı

    Geniş Katılımlı Ziyaret

    Gerçekleştirilen ziyarette Afyonkarahisar’ın Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini güçlendirmeye yönelik atılabilecek adımlar ele alındı. Ziyarete; üniversitelerden akademisyenler, ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, STK yöneticileri ve özel sektör paydaşları katılım sağladı.

    Yüksek Teknoloji Odaklı İş Birlikleri Gündemde

    Heyet ile TÜBİTAK MAM yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, orta-yüksek ve yüksek teknoloji alanlarında kurulabilecek somut iş birlikleri değerlendirildi. Özellikle Afyonkarahisar’ın mevcut potansiyeli ve bölgesel avantajları doğrultusunda geliştirilebilecek projeler üzerinde duruldu.

    Öncelikli Çalışma Alanları Belirlendi

    Ziyaret kapsamında ele alınan başlıca çalışma alanları şu şekilde sıralandı:

    İlaç ve biyoteknoloji çalışmaları

    Yeşil enerji, hidrojen teknolojileri ve karbon emisyonunun azaltılması

    Tarımsal atıklardan enerji üretimi

    Gıda inovasyonu ve haşhaş temelli girişimcilik

    Bu alanlarda yürütülecek Ar-Ge çalışmalarının, kentin ekonomik ve teknolojik gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.

    İlaç Araştırma ve Yenilik Merkezi İçin Yeni Projeler

    Zafer Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan Afyonkarahisar İlaç Araştırma ve Yenilik Merkezi kapsamında da yeni proje alanları değerlendirildi. Merkezin, TÜBİTAK MAM ile iş birliği içinde ulusal ve uluslararası düzeyde projeler üretmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

    Bilim ve İnovasyonla Güçlenen Afyonkarahisar

    Yetkililer, gerçekleştirilen ziyaretin Afyonkarahisar’ın Ar-Ge altyapısını güçlendireceğini ve kentin bilim ve teknoloji temelli kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunacağını ifade etti. Afyonkarahisar’ın, inovasyon odaklı yatırımlar ve iş birlikleriyle bölgesel bir çekim merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.

  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO): Avrupa’daki 38 ülkenin en az 27’sinde yüksek veya çok yüksek grip aktivitesi bildiriliyor

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO): Avrupa’daki 38 ülkenin en az 27’sinde yüksek veya çok yüksek grip aktivitesi bildiriliyor

    Çarşamba günü yapılan açıklamada, Avrupa bölgesindeki 38 ülkenin en az 27’sinde “yüksek veya çok yüksek grip aktivitesi” olduğunu ve İrlanda, Sırbistan, Slovenya ve İngiltere de dahil olmak üzere altı ülkede grip benzeri semptomları olan hastaların yarısından fazlasının test sonuçlarının pozitif çıktığını belirtti.

    Açıklamada, grip mevsiminin önceki yıllara göre yaklaşık dört hafta daha erken başladığı belirtildi ve halkın aşı yaptırarak, hasta olduklarında evde kalarak ve solunum yolu semptomları varsa halka açık yerlerde maske takarak bulaşmayı önlemeye çağrıda bulunuldu.

    WHO, yeni mevsimsel grip varyantı olan A(H3N2) alt sınıfı K’nın enfeksiyonlara neden olduğunu ve Avrupa bölgesindeki tüm doğrulanmış grip vakalarının %90’ına kadarını oluşturduğunu, ancak daha şiddetli hastalığa neden olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtti.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Bölge Direktörü Hans Henri Kluge şunları söyledi: “Grip her kış ortaya çıkar, ancak bu yıl biraz farklı. Bu durum, grip virüsündeki küçük bir genetik varyasyonun sağlık sistemlerimiz üzerinde ne kadar büyük bir baskı oluşturabileceğini gösteriyor.”

    Kluge ayrıca yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun tehlikesine de dikkat çekti. “Mevcut ortamda, ulusal sağlık kuruluşları ve WHO gibi güvenilir kaynaklardan doğru bilgi edinmek hayati önem taşıyor,” dedi. “Zorlu bir grip mevsiminde, güvenilir, kanıta dayalı bilgiler hayat kurtarıcı olabilir.”

    WHO, İngiltere’den gelen ilk verilerin grip aşısının A(H3N2) suşundan kaynaklanan ciddi hastalık riskini azalttığını doğruladığını, ancak enfeksiyonu önlemeyebileceğini ve aşılama işleminin en önemli önleyici adım olmaya devam ettiğini belirtti.

    Açıklamada, “Bu durum özellikle yaşlılar, altta yatan rahatsızlıkları olanlar, hamile kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere yüksek risk altında olanlar için çok önemlidir” denildi. Sağlık çalışanları da kendi sağlıklarını ve hastalarının sağlığını korumak için öncelikli grup olarak belirlendi.

    Ayrıca, “Diğer sezonlarda olduğu gibi, okul çağındaki çocuklar topluluk içinde yayılımın başlıca itici gücüdür” denildi. “Ancak, hastaneye yatış gerektiren ağır vakaların çoğunluğunu 65 yaş ve üzeri yetişkinler oluşturmaktadır.”

    Kluge, grip mevsiminin zirve noktasının Aralık sonu veya Ocak başında olmasının beklendiğini söyledi. “Mevcut grip mevsimi ciddi olsa da, Covid-19 pandemisi sırasında karşılaştığımız küresel acil durum seviyesini temsil etmiyor,” diyen Kluge, sözlerine şöyle devam etti: “Sağlık sistemlerimiz grip yönetimi konusunda onlarca yıllık deneyime sahip, her yıl güncellenen güvenli aşılarımız ve işe yarayan net bir koruyucu önlem planımız var.”

    İngiltere’nin Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) geçen hafta, pratisyen hekim muayenehaneleri, hastaneler ve ambulans hizmetleri üzerindeki artan baskı nedeniyle , kayıtlara geçen en kötü kışlardan birine hazırlanmakta olduğunu açıkladı . Almanya’daki Robert Koch Enstitüsü ise ülkenin grip mevsiminin iki ila üç hafta erken başladığını belirtti.

    Fransa’nın ulusal halk sağlığı kurumu Santé publique, grip vakalarının Fransa’nın büyükşehir bölgelerinde “güçlü bir şekilde arttığını”, tüm yaş gruplarında vakaların yükseldiğini ve hastanelerin acil servislerine başvuran kişi sayısının da arttığını belirtti.

    İspanya’da enfeksiyon oranları geçen yılın kış aylarındaki zirve seviyesinden daha yüksekti ve hastaneye yatışlar bir haftada iki katına çıkmıştı; Romanya ve Macaristan’da da vakalarda güçlü artışlar yaşanıyordu.

  • ASKİ Genel Müdürü Akçay, “Sadece Çamlıdere ve Kesikköprü’yle birlikte devam edersek, bu su bize 200 gün gider.”

    ASKİ Genel Müdürü Akçay, “Sadece Çamlıdere ve Kesikköprü’yle birlikte devam edersek, bu su bize 200 gün gider.”

    Akçay, Çamlıdere Barajı’nda, barajlardaki doluluk oranının son durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Barajın ölü hacimde yaklaşık 110 milyon metreküp su bulunduğunu ifade eden Akçay, yapılan çalışmalarla bu suyun da Ankara halkına verilebileceğini belirtti.

    Barajdaki suyun kendi cazibesiyle kanala aktarılamadığını ve bu nedenle yüzer platformlar kurulduğuna dikkati çeken Akçay, “Yüzer platformlar vasıtasıyla dikey pompalarla suyu alttan alıyoruz ve yukarıdaki su alma yapısının içerisine boşaltıyoruz ve oradan da tünele girip Ankara’ya su geliyor.” ifadesini kullandı.

    Çamlıdere Barajı’ndaki su rezervinin özellikle kurak dönemlerde kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akçay, 2007-2008 yıllarında yaşanan kuraklıkta da benzer bir sistemle ölü hacimden su alındığını hatırlattı.

    Akçay, o dönemde kurulan altyapının zamanla kullanılamaz hale geldiğini belirterek, mevcut ihtiyaç doğrultusunda yeniden imalat yapıldığını aktardı.

    Yeni yapılan yüzer platformların kısa sürede devreye alınacağı bildiren Akçay, “İki gün içinde inşallah birinci platformu, daha sonra da bir hafta içinde de ikinci platformu devreye alacağız. Ancak aldığımız birinci platform bile şu anda Ankara’nın ihtiyacı olan suyu karşılamakta bize yeterli suyu verecek, orada bir sorunumuz yok.” diye konuştu.

    Son dönemlerde suyun en az tüketildiği saatlerde uygulanan kontrollü verilmesine dair olumlu sonuçlar aldıklarını aktaran Akçay, şunları kaydetti:

    “Fiziki kayıp kaçağı düşürebilmek, Ankara’daki kayıp kaçağı oranını azaltabilmek için özellikle gecede en az su tüketilen saatlerde basınç uygulaması yaparak kayıp kaçağı azaltıyoruz. Ondan sonra sisteme tekrar aynı miktarda suyu vererek, sistemin herhangi bir şekilde gündüz vakitlerinde etkilenmemesini sağlayarak Ankara’nın suyunu gece saatlerinde kaybetme durumunu ortadan kaldırıyor, kayıp kaçağı azaltarak suyu koruyoruz. Ankara genelinde bunu uyguluyoruz ve çok iyi sonuçlar alıyoruz.”

    Akçay, kontrollü su uygulaması sayesinde mevcut suyun daha verimli kullanıldığını ve bu yöntemle daha geniş alanlara su ulaştırılabildiğini belirterek, daha önce yeterli su alamayan bazı bölgelere su temininin artırıldığını ifade etti.

    Ankara halkına su tüketimi konusunda çağrıda bulunan Akçay, mevcut su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına dikkati çekti.

    Geçmişte Ankara’da kişi başına verilen su miktarının İstanbul’un yaklaşık iki katı olduğunu hatırlatan Akçay, uygulanan tasarruf ve kontrol politikaları sayesinde bu farkın büyük ölçüde kapandığını, alınan önlemler sayesinde olumlu sonuç aldıklarını belirtti.

    Yağışların uzun süredir yetersiz olduğunu ve kentin kurak bir dönemden geçtiğini belirten Akçay, barajlardaki su seviyelerinin düşmeye devam ettiğini vurguladı.

    Mevcut durumda su ihtiyacının önemli bir bölümünün rezervlerden karşılandığını bildiren Akçay, bu durumun ancak kontrollü ve tasarruflu kullanım ile sürdürülebileceğini ifade etti.

    Rezervlerden kullanılan su miktarının azaltılmasının herkesin göstereceği duyarlılıkla mümkün olacağını kaydeden Akçay, su tüketiminde gerekli önlemler alındığı takdirde 2026’nın ciddi bir sorun yaşanmadan geçirilebileceğini dile getirdi.

    Kesikköprü Barajı’ndan temin edilen içme suyu miktarının yapılan çalışmalarla günlük yaklaşık 600 bin metreküp seviyesine çıkarıldığını belirten Akçay, “Ankara’da susuz kaldık” noktasında olmadıklarını söyledi.

    Akçay, “Çamlıdere Barajı’nın ölü hacminde yaklaşık 110 milyon metreküp su bulunuyor. Sadece Çamlıdere ve Kesikköprü’yle birlikte devam edersek, bu su bize 200 gün gider. Ama bu rahat rahat 2026’yı da geçeriz anlamına gelmiyor. Şu anda iki barajdan ölü hacimden su alıyoruz. Bunlar, Eğrekkaya ve Akyar Barajı. Buradan aldığımız miktarları da dikkate alırsanız şu anda aktif doluluk yaklaşık yüzde 5 civarında. Ama işin içerisine Kesikköprü de dahil edilirse ki oradaki doluluk oranı yüzde 100 çok daha farklı bir noktaya geliyoruz. Sürekli oradan su almaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

  • Zelenskiy: “Bugün Moskova’dan, gelecek yılın savaş yılı olacağına dair yeni sinyaller aldık”

    Zelenskiy: “Bugün Moskova’dan, gelecek yılın savaş yılı olacağına dair yeni sinyaller aldık”

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin açıklamalarının ardından video mesaj yayınladı.
    Zelenskiy, “Bugün Moskova’dan, gelecek yılın savaş yılı olacağına dair yeni sinyaller aldık. Bu sinyaller sadece bize yönelik değil. Ortaklarımızın bunu görmesi önemli. Özellikle de Rusya’nın savaşı bitirmek istediğini sık sık söyleyen ABD’deki ortaklarımızın” dedi. Rusya’nın açıklamalarının dikkate alınması ve tepki verilmesi gerektiğini ifade eden Zelenskiy, Rusların diplomatik girişimleri baltalayabileceğini, bazı maddeler üzerinden baskı kurmaya ve Ukrayna’nın topraklarını ilhak etme arzularını örtbas etmeye çalışacaklarına dikkat çekti.

    Rusya’nın Ukrayna’nın ardından bir gün kendi “tarihi toprakları” olarak adlandırabilecekleri Avrupa’daki diğer ülkeleri hedef alacağını öne süren Zelenskiy, “Bu Rus tarih çılgınlığına karşı gerçek bir koruma gerekiyor ve şu anda tüm ortaklarımızla bu korumanın gerçekten sağlanması için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

    Ukrayna’ya güvenlik garantileri ile Rus varlıklarına ilişkin finansal ve siyasi kararlar alınması gerektiğini vurgulayan Zelenskiy, “Tüm ortaklarımızın gerçeği görmeli, kabul etmeli ve buna göre hareket etme cesaretini göstermesi gerekiyor” dedi.

    “Rusya tarihi topraklarını askeri yöntemler aracılığıyla kurtaracaktır”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Savunma Bakanlığı Kurulu’nun genişletilmiş toplantısında yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta bu yıl elde ettiği kazanımlara ve savaştaki gelişmelere değinmişti.

    Putin, “Bu yıl korunaklı kaleler haline getirilen büyük şehirler de dahil olmak üzere 300’den fazla yerleşim yerini kurtardık. Askeri harekatımız şüphesiz ki başarılı olacaktır. Diplomasi yoluyla sorunların köküne inmeyi ve çatışmayı bu şekilde çözmeyi tercih ediyoruz. Ancak Ukrayna tarafı ve yabancı destekçileri önemli müzakerelere yanaşmazsa, Rusya tarihi topraklarını askeri yöntemler aracılığıyla kurtaracaktır. Ayrıca, güvenlik için bir tampon bölgenin oluşturulması ve genişletilmesi de sık sık gündeme getirilecek” demişti.

  • Kurum çalışmaları ve kuraklıkla mücadele masada

    Kurum çalışmaları ve kuraklıkla mücadele masada

    Valilik makamında düzenlenen haftalık değerlendirme toplantısında; Vali Yardımcıları Celil Ateşoğlu, Yalçın Sezgin ve Vali Yardımcısı Vekili Bedir Deveci hazır bulundu. Toplantıda, şehir genelindeki kamu kurumlarının işleyişi, devam eden projeler ve planlanan çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

    KURAKLIK RİSKİNE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER ÖNEM TAŞIYOR

    Vali Yiğitbaşı başkanlığında gerçekleştirilen bir diğer toplantıda ise kuraklıkla mücadele konusu gündeme alındı. Vali Yardımcısı Murat Büyükköse, İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak ile Ziraat Mühendisi Gökhan Öğüt’ün katıldığı toplantıda, tarımsal su kullanımının daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik eylem planı uygulamaları masaya yatırıldı. Toplantıda, su kaynaklarının korunması, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kuraklık riskine karşı alınacak önlemlerin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

  • PUİS’ten ATSO’ya ziyaret

    PUİS’ten ATSO’ya ziyaret

    Okumuş’un yanı sıra ziyarette Genel Başkan Yardımcıları M. Erol Sözen, İbrahim Uğurlu ve Coşkun Turcan, Afyonkarahisar İl Başkanı Halit Özutku, Denetleme Kurulu Başkanı Kemal Buluğ, Denetleme Kurulu Üyesi Ertekin Şan, İzmir Bölge Başkanı Onur Yaman, Manisa İl Başkanı Özcan Ercoş, Konya Bölge Başkanı Ahmet Çöğen, Genel Müdür Mehtap Bakır, Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Etol ile Konya Bölge Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu Üyeleri de yer aldı. ATSO Yönetim Kurulu Üyem Kerem Güzel ile Meclis Üyesi ve TOBB Delegesi Adnan Demirel’in de hazır bulunduğu ziyarette Başkan Serteser, Okumuş ve beraberindeki heyete teşekkür etti.

    PUIS, ATSO, Afyonkarahisar, ticaretSanayi, işbirliği, sektörZiyareti, sendikaZiyareti, ekonomiHaberleri

  • Çobanlar’da akran zorbalığı eğitimine yoğun ilgi

    Çobanlar’da akran zorbalığı eğitimine yoğun ilgi

    Eğitim süresince güvenli toplum yapısının temel unsurları, bireyler arası sağlıklı iletişim, akran zorbalığının nedenleri ve bu tür olumsuz davranışlarla mücadele yöntemleri ele alındı. Katılımcılara özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek önem kazanan akran zorbalığına karşı alınabilecek önleyici tedbirler konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu. Program boyunca katılımcıların aktif katılım göstermesi, soru-cevap bölümleriyle eğitimin daha interaktif ve verimli geçmesini sağladı. Eğitimin sonunda, bilinçli bireyler yetiştirmenin ve güven temelli bir toplum inşa etmenin önemi bir kez daha vurgulandı. Eğitimin gerçekleştirilmesine katkı sunan Çobanlar Kadın Kültür Evi, nazik ev sahipliğiyle takdir topladı. Program yetkilileri, bu tür eğitim çalışmalarının farklı ilçe ve gruplarla devam edeceğini belirtti.

  • AKÜ’de bilişim hamlesi, yeni laboratuvarlar hizmete açıldı

    AKÜ’de bilişim hamlesi, yeni laboratuvarlar hizmete açıldı

    İlk olarak gerçekleştirilen İİBF BİSTLAB açılış törenine; AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın beraberinde AKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ve Prof. Dr. Murat Peker, Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fişne, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Zorluer, İİBF Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Ali Balkı, Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. BİSTLAB’ın açılışında konuşan Karakaş, laboratuvarın kuruluş sürecine ilişkin bilgi verdi. Karakaş, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ile gerçekleştirdikleri görüşmede, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü için talep edilen laboratuvarın olumlu karşılandığını ifade etti. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının altyapı çalışmalarını tamamlamasının ardından BİSTLAB’ın faaliyete geçtiğini belirten Karakaş, “2026 yılında fakültemizin bilişim altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla çalışmalarımız devam edecek” dedi.

    “BİLİŞİM ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

    Üniversitenin bilişim altyapısının, 2025 yılı bütçesi doğrultusunda önemli ölçüde güçlendirildiğini kaydeden Rektör Karakaş, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının hızlı çalışmaları sayesinde hem merkez kampüste hem de ilçelerdeki altyapı eksikliklerinin büyük ölçüde giderildiğini söyledi. Uzun süredir biriken taleplerin neredeyse tamamının karşılandığını belirten Karakaş, yapılan çalışmaların üniversitenin dijitalleşme sürecine önemli katkı sağladığını belirtti. Laboratuvarın bir başlangıç olduğuna dikkat çeken Rektör Karakaş, dijitalleşmenin birçok alanda kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayarak, “Üniversite olarak bu süreci yakalamak ve çağın gerekliliklerini karşılamak adına bilişim altyapımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz. Yeni laboratuvarlarımızın üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Rektör Karakaş ve beraberindeki heyet, laboratuvar açılışının ardından İİBF’de yer alan seminer ve konferans salonlarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında Rektör Karakaş, akademik personel ve öğrencilerle bir araya gelerek görüş, talep ve önerilerini dinledi. Görüşmelerde, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünde yürütülen; yazılım geliştirme, veri analitiği, iş zekâsı, veri tabanı yönetimi ve ağ yönetimi gibi uygulama ağırlıklı bilgi teknolojileri temelli dersler için, öğrencilerin kişisel cihazlarını kullanabilecekleri BYOD (Bring Your Own Device) destekli sınıf altyapısına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Bu doğrultuda, BYOD uygulamasına uygun bir eğitim ortamının oluşturulabilmesi amacıyla 118 numaralı derslikte yapılması gereken düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

    BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ MYO BİLGİSAYAR LABORATUVARLARINA BİR YENİSİ DAHA EKLENDİ

    İİBF’deki programın ardından Bilişim Teknolojileri MYO Bilgisayar Laboratuvarı açılışı Rektör Prof. Dr. Karakaş’ın katıldığı törenle yapıldı. Törene Rektör Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Afyon MYO Müdürü Prof. Dr. Tayfun Uygunoğlu, Bilişim Teknolojileri MYO Müdürü Doç. Dr. Erhan Ünal, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. AKÜ Rektörü Prof. Dr. Karakaş, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulunda yenilenen bilişim laboratuvarının açılışında açıklamalarda bulundu. Yükseköğretim Kurulu kararları doğrultusunda Uzaktan Eğitim Meslek Yüksekokulunun, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokuluna dönüştürüldüğünü hatırlatan Karakaş, bu süreçte Oyun Geliştirme Teknolojileri ile Büyük Veri Analistliği programlarının açıldığını ve öğrenci alımına başlandığını ifade etti. Söz konusu programlarda eğitim gören öğrencilerin nitelikli bir eğitim alabilmesi için güçlü bir bilişim altyapısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaş, bu kapsamda mevcut laboratuvarın tamamen yenilendiğini belirtti. Laboratuvarın 40 yeni bilgisayarla donatılarak modern bir yapıya kavuşturulduğunu söyleyen Karakaş, yenilenen laboratuvarın her iki programın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hizmet vereceğini dile getirdi. Rektör Karakaş, laboratuvarın öğrenciler için derslerin verimli yapılmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Yeni laboratuvarımızın üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Program kapsamında AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ve beraberindeki heyet, tamamı AKÜ tarafından yapılan Çocuk Gelişimi Uygulama Atölyelerini ziyaret ederek değerlendirmelerde bulundu.

    MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİNDE BİLGİSAYAR LABORATUVARI AÇILIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Bilgisayar Laboratuvarları açılışlarının bir diğeri ise Mühendislik Fakültesinde gerçekleştirildi. Törene Rektör Prof. Dr. Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Zorluer, Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Said Mahmut Çınar ve Dr. Öğretim Üyesi Sadık Kağa, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Mühendislik Fakültesinde kurulan yeni laboratuvarların açılışında açıklamalarda bulundu. Mühendislik Fakültesi bünyesinde Bilgisayar Mühendisliği ile Yazılım Mühendisliği bölümlerinin kısa süre önce açıldığını hatırlatan Rektör Karakaş, her iki bölümün de tamamen bilişim temelli olması nedeniyle özellikli laboratuvarların planlandığını belirtti. Bu kapsamda, 2025 yılı içerisinde gerekli imkânların oluşturulduğunu ifade eden Karakaş, her biri 60 bilgisayarla donatılan iki bilişim laboratuvarının, gerekli teçhizatlarıyla birlikte öğrencilerin kullanımına sunulduğunu söyledi. Açılış programı kapsamında yalnızca bilişim laboratuvarlarının değil, aynı zamanda Biyomedikal Mühendisliği Bölümüne ait uygulama laboratuvarının da hizmete açıldığını aktaran Karakaş, fakültede yer alan donanım laboratuvarının da açılışının gerçekleştirildiğini belirtti. Rektör Karakaş ve beraberindeki heyet açılışın ardından Fakültede bulunan diğer uygulama laboratuvarlarını da ziyaret ederek mevcut durum hakkında bilgi aldı.

    GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE BİLGİSAYAR LABORATUVARI AÇILDI

    Bilgisayar Laboratuvarlarının açılışının gerçekleştirildiği programın son durağı ise Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) oldu. Program kapsamında GSF bilgisayar laboratuvarı açılışı gerçekleştirilen törenle kullanıma açıldı. Törene AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Erol, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ocak, Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yıldız, GSF Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun ve Dr. Öğretim Üyesi Fevzi Nuri Kara, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Açılış töreninde; Fakülte bünyesinde 30 bilgisayarla donatılmış, tam teşekküllü bir laboratuvarın oluşturulduğunu belirten Rektör Karakaş, daha önce mevcut olan laboratuvarın bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi nedeniyle yenilenerek güçlendirildiğini ifade etti. Karakaş, yapılan çalışmalarla laboratuvarın modern bir yapıya kavuşturulduğunu ve öğrencilerin kullanımına hazır hâle getirildiğini söyledi. Tören sonrasında GSF uygulama alanlarında öğretim elamanları ve öğrencileri de ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Karakaş ve beraberindeki heyet talep ve önerileri dinledi.​​​​

  • Mevlana’yı anma etkinlikleri sona erdi

    Mevlana’yı anma etkinlikleri sona erdi

    Mevlevi Camii’nde okunan mevlitle başlayan etkinlikler, dualar ve sema gösterisiyle devam etti.

    Mevlevi Camii yanında bulunan Uluslararası Mevlevi Kültürünü Yaşatma Derneği önünde gerçekleştirilen programda konuşan Dernek Başkanı Hacer Aran, Hz. Mevlana’nın sevgi ve muhabbet anlayışına dikkat çekerek, “Hz. Mevlana’nın dediği gibi sevgi ve muhabbet bütün canlılara lazımdır. Herkesin bu muhabbetle birleşip bir araya gelmeye ihtiyacı vardır” dedi.

    “AFYONKARAHİSAR OLARAK ÇOK ŞANSLIYIZ”


    Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Yıldız, “Afyonkarahisar olarak çok şanslıyız. Hz. Mevlana’nın ‘gel’ çağrısı ve Sultan Divani’nin birleştirici gücü, şehrimiz için önemli bir manevi değerdir. Nasıl ki vuslat etkinliklerinde bir araya gelebiliyorsak, Afyonkarahisar’ın her meselesinde de birlik içinde olabiliriz. Mevlana’nın hoşgörü anlayışını kendimize şiar edinirsek, şehrimizi daha ileriye taşımak için birlikte çalışabiliriz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından etkinlik, katılımcılara pilav ve helva ikram edilmesiyle sona erdi.

  • Afyon Yöresel Mutfak Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği kuruldu

    Afyon Yöresel Mutfak Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği kuruldu

    Dernek Başkanı Ayşe Safkurşun, derneğin Afyonkarahisar’a ve tüm camiaya, hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ederek, kısa bir açıklamada bulundu. Başkan Safkurşun, yaptığı açıklamada, “Allah nasip etti, böylesine güzel ve içerisinde avukatların, kadın girişimcilerin, akademisyenlerin öğretim görevlilerinin, esnafların, şeflerin, gurmelerin ve kısacası her kesime hitap edebileceğimiz, üyelerimizden oluşan güzel bir ekibi, bir araya getirdik. Rabbim bizleri mahcup etmesin. Hep birlikte inşallah, Afyonkarahisar’ımız için el ele vererek, ilimizi hem gastronomi anlamında hem tarih hem de turizm anlamında, tanıtımına katkı sunarak, daha üst seviyelere taşıyacağımızdan, kimsenin şüphesi olmasın. Derneğimizin, yaklaşık olarak kurulum çalışmalarına, bir ay önce başladık ve bugün itibari ile, inşallah kurulum çalışmalarımızı, tamamlamış bulunuyoruz. Bu günkü bu ilk toplantımız hem tanışma ve kaynaşma hem de önümüzdeki günlerde, yapacağımız projeleri, hayata geçirme anlamında, fikir birliği yapmak üzere burada toplandık.  Şu anda, burada elliye yakın üyemiz var, inşallah bu sayımız, her geçen gün daha da artarak büyüyecek ve hep birlikte, Afyonkarahisar için önemli projelere, imza atacağız. Derneğimizin en önemli amaçlarından birisi, Afyonkarahisar’ı, yöresel, kültürel ve turizm anlamında, ön plana çıkarmak ve tanıtmak. Öte yandan İçişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği, TÜBİTAK ve Turizm Bakanlığı ile alakalı projelerimiz de, olacak. Ben bu vesile ile, derneğimizin yeniden hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, aynı zamanda aramıza yeni katılımda bulunan, tüm üyelerimizi de tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Şoförler Odaları’ndan Serviscell isyanı

    Şoförler Odaları’ndan Serviscell isyanı

    Toplantıya İbrahim Karataş (Afyonkarahisar), Hidayet Sarıtaş (Bolvadin), Oktay Saraç (Çay), Hayri Soysal (Emirdağ), Mahmut Öz (Şuhut) Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası başkanları katıldı. Afyonkarahisar Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Karataş’ın ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısında, uygulamanın esnafa getirdiği ağır maliyet ve sahadaki olumsuz etkiler gündeme getirildi. Toplantıda Taşımalı Eğitimde kullanılan Servis araçlarında kullanılma zorunluluğu getirilen Serviscell Uygulaması değerlendirildi. Karataş, “Eğitim-öğretim dönemi başında fiyatı ve cinsi belli olmayan üretilmemiş bir cihaz, kimsenin göremediği ve bilmediği bu cihaz şu an firmalarımızdan ve esnaflarımızdan araçlarına takılması talep ediliyor. Resmi olarak başvurduğumuz, Federasyon olarak uğraşı verilen bu sistem ile alakalı sadece bir buçuk aylık bir uzatma söz konusu oldu. Geldiğimiz noktada araçlarımızdan tek güzergâh da çalışan 12 bin TL, ikinci güzergâhı olan bir aracımız için toplamda 22 bin 800 TL gibi bir rakamlarda maliyet oluşmaktadır. Dönem ortasında böyle bir maliyeti kaldırmak mümkün değil” dedi.

    “İHALE YAPILAMIYOR ARAÇ BULUNAMIYOR”

    Başkan Karataş, “Köylerimizde araç bulmak imkânsız olduğu için Milli Eğitim Müdürlüklerimiz defalarca ihale yapmak zorunda kalıyor. Dönemin ortasında bu uygulama zorunlu tutulursa Servisçilerimiz işi bırakmak zorunda kalacak ve ihaleye katılacak esnaf bulunamayacaktır. İlimizin coğrafi konumunun bu uygulamaya uygun olmaması, altyapının hazır olmamasından dolayı uygulamanın iptal edilmesi gerekmektedir. Toplantıya katılım gösteren Oda Başkanlarımız ile beraber Esnafımızın karşılaştığı sorunlara ortak çözümler bulmaktır” ifadelerini kullandı.

  • “Meclise sunulan rapor bir paçavradır”

    “Meclise sunulan rapor bir paçavradır”

    Mükerrem Eldeş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Adına kardeşlik süreci denilen süreç çerçevesinde mecliste kurulan komisyon üzerinden bazı partiler meclise raporlar sunmaya başladılar. Bu çerçevede pkk’nın meclisteki uzantısı olan Dem Partisi de ne yazık ki Gazi Meclisimize 99 sayfalık sözde bir rapor sunmuş. Bu raporu incelediğimizde kürtçenin resmi eğitim dili olmasından tutunda, ayrı bir bölge kurulmasına zemin hazırlayacak birçok madde yer almaktadır. Terör örgütü mensuplarına af çıkarılması ve teröristlerin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi gibi ihanet kokan şartlar ve istekler bu raporda yer almaktadır. Pkk’nın bu şartlarını Yüce Türk Milleti hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Bizler Büyük Birlik Partililer ve Alperenler olarak bu ağır veballeri olan sürecinde, meclise sunulan raporların da karşısındayız ve bunların hepsiyle mücadele edeceğiz. Türk Milletine hiç kimse yıllardır diz çöktüremedi ve çöktüremeyecek. Bu sebeple Pkk’nın siyasi uzantısı DEM’in hazırladığı rapor bizim için bir paçavradır.”

  • “Devlet partiye teslim edilemez”

    “Devlet partiye teslim edilemez”

    CHP’li Demirkırkan, açıklamasında, “Daha önce de AFSÜ hastanesinde yapılan tadilat sırasında inceleme yaptığını açıklayan sayın AKP İl Başkanı bu kez de TOKİ konutları hakkında brifing aldığını ifade etmiş. Bir siyasi partinin il başkanı, hele ki iktidar partisinin il başkanı, devleti ilgilendiren bir iş hakkında yüklenici firmadan brifing alamaz. Bu durum hem hukuka, hem etik ilkelere, hem de demokratik devlet anlayışına aykırıdır. Devlet işlerinin muhatabı siyasi parti yöneticileri değil, anayasal yetkiye sahip kamu kurumlarıdır. Bu tablo; devlet–parti ayrımının fiilen ortadan kaldırıldığını, kamu yönetiminin siyasallaştırıldığını açıkça göstermektedir. Yüklenici firma Afyonkarahisar Valiliğine, bakanlık yetkililerine ya da İlgili kamu idarelerine bilgi verir, siyasi parti il başkanlarına değil” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET, İKTİDAR PARTİSİNİN İL BİNASINDAN YÖNETİLEMEZ”

    Demirkırkan, “Devlet, iktidar partisinin il binasında yönetilemez. Kamu kaynakları, siyasi güç gösterisinin malzemesi yapılamaz. Bu görüntüler sizin yarattığınız ‘Parti Devlet’ anlayışını pekiştirmektedir. Bizler devlet çarklarının hiyerarşiye ve kanunlara uygun işlemesi için eleştirmeye, hukuku, kurumları ve kamunun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.

  • “Kin yerine muhabbet, nefret yerine merhamet”

    “Kin yerine muhabbet, nefret yerine merhamet”

    Başkan Şahin mesajında, Hz. Mevlânâ’nın yolunu ve meşrebini net biçimde ortaya koyan şu dizelere yer verdi: “Men bende-i Kur’anem eger can darem, Men hâk-i reh-i Muhammed muhtarem, Eger nakl kuned cüz in kes ez güftarem, Bizarem ez u vez an suhen bizarem. (Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim, ben, Hz. Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum, biri benden bundan başkasını naklederse, ondan da şikâyetçiyim, o sözden de şikâyetçiyim)” diyerek Hz. Mevlânâ’yı vuslatının 752. yılında rahmetle yâd ettiklerini ifade etti. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin yolu İslam, yöntemi tasavvuf, meşrebi muhabbet olan büyük bir veli olduğunu vurgulayan Şahin, onun sadece yaşadığı çağa değil, tüm zamanlara hitap eden büyük bir gönül ve hikmet insanı olduğunu belirtti. Mevlânâ’nın Anadolu’nun manevi hamurunu yoğurduğunu, bu topraklardan tüm dünyaya İslam’ın ve İslam düşüncesinin mesajını en duru ve anlaşılır biçimde yaydığını kaydetti.

    “AFYONKARAHİSAR’IN TOPLUMSAL HUZURUNA IŞIK TUTUYOR”

    Hz. Mevlânâ’nın torunu “Pir-i Sânî” Mehmed Semaî vasıtasıyla Afyonkarahisar’ı da irşad ettiğini hatırlatan Şahin, Mevlânâ’nın tebliğ halkasının Afyon’dan tüm dünyaya yayılarak İslam’ın hakikatini aktardığını dile getirdi. Mevlânâ Haftası vesilesiyle bu kadim irfanın yeniden hatırlanmasının ve özellikle Afyonkarahisar’da gönüller arasında köprüler kurulmasının önemine dikkat çeken Şahin, Mevlânâ’nın irşad dilinin kırmadan, dökmeden, incitmeden yol almayı; kin yerine muhabbeti, nefret yerine merhameti hâkim kılmayı öğrettiğini ifade etti. Bu anlayışın Afyonkarahisar’ın toplumsal huzuruna, güçlü dayanışma ruhuna ve geleceğine ışık tuttuğunu belirtti. Başkan Şahin, mesajının sonunda 7–17 Aralık Mevlânâ Haftası’nın başta Afyonkarahisarlı hemşehriler olmak üzere tüm millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek, Hz. Mevlânâ ve ahfadı Sultan Divânî Hazretleri’ni rahmet, minnet ve saygıyla andı; Çiltenân geleneğinin birlik ve beraberliği pekiştirmesini temenni etti.

  • DEMANS

    DEMANS

    Yenilerde bir yazı okudum. Aklımda kalanlardan bir buket sunmak istiyorum siz okuyucularıma.

    Yazıda unutkanlık normal mi? İsimleri hatırlamakta zorlanıyor musun? Evinde bir odaya gidip neye gittiğini unutuyorsan, Demansa doğru seferin başlamıştır diyor, makale.

    Eski anıların hep canlı!

    Akşam yediğin yemeği hatırlayamıyorsan, uzun ince bir yola düşmüşsün diyor yazı. Onun içindir ki yaşlılar evlerinden hiç ayrılmak istemez! Avucunun içi gibi evin her bölümünü kendi yapmış gibi hiç sıkıntı çekmez. Onun için derler ki: ölürsem evimde öleyim.

    Sadece evi değildir onu ayakta tutan; komşuları, mahallesi, çöpçüsü, bekçisi, kasabı, bakkalı. Hatta mahalleye yeni gelenlere ilk ziyaretleri onlar yapar, tanış, biliş olurlar.

    Makalede:

    Beyin yaşlanmıyor, beyin sıkılıyor!

    Rutinler, tekrarlar, heyecansızlık, duygusal doğurganlık, hayatın tekdüzeliği demansı hızlandırıyor. Nörolojik gerileme tekdüzelikten besleniyor. Hayata temassız kalma, şaşırmayı, beyin küçülür ve geriler.

    Her gün aynı yolu yürümek, aynı insanlarla konuşmak, aynı duyguların içinde dönmek, rutinlere sıkışmak, beyne “Çok çalışmana gerek yok!” mesajı veriliyor bir bakıma. Beyin kış uykusuna yatar.

    Halbuki:

    “Yeni insanlar, yeni ülkeler, yeni kültürler beyni açar. Hikaye anlatmak, tartışmak, kahkaha atmak, bir derdi paylaşmak, beynin iç kablolarını yeniden döşer.”

    İnsan beyni insan sesiyle canlanır…

    Atalarımız, “insan insanı ağusunu alır” eleştirmek, dedi kodu yapmak, insan beynini güçlendirir.

    Yaşlılar konuşacak arkadaş bulamayınca ekrana bağlı yaşamayı, uzun süre hareketsiz kalarak bağımlı oluyorlar ekrana. Beyni büyüten ekran değil, eylemdir. Onun için atalarımız “Nerde hareket, orada bereket” diyerek ne güzel özetlemişler, kısaca. Okumak, yazmak, yürümek, yeni bir dil öğrenmek, uğraşmak beyni ateşler.

    Affetmeyen insanın beyni hızla çürümeye başlar. Bizim dinimizde “Küslük üç gündür” diyerek uzun süre eksik yaşamayı uygun bulmuyor. Affetmediğin kişiden önce küslük, dargın olmak kişinin kendisine zarar verir.

    Kırgınlık, öfke ve kin nörolojik toksindir diyor makale.

    Yine peygamberimiz (S.A) “İki günü aynı olan benim ümmetim değildir.” Her gün farklı ve üreterek yaşamayı öğütlüyor…

    Planlı yaşamak, gelecek için kurgular yapmak, meşguliyet beyni geliştirir…

    Bir yol, bir arkadaş, yeni bir ses, en güçlü beynin genç kalma ilacıdır…

    Demans bize bir uyarıdır:

    “Yeni bir şey yap,

    Yeni biriyle konuş,

    Yeni bir sayfa aç kendine,

    Hayata bağlan ve yaşa…

    Yaş değil, yaşam biçimi belirliyor hayatı…

    Sıkılmasına izin vermeyin beyninize…

    Mutlu kalınız…

  • İYİ Parti’den Kervansaray buluşması

    İYİ Parti’den Kervansaray buluşması

    Tarihi Döğer Kervansaray’da gerçekleştirilen buluşmada, partililer ve bölge halkı ile uzun süre sohbet eden İYİ Parti heyeti, vatandaşların talep, beklenti ve sorunlarını birebir dinledi. Ekonomik sıkıntılardan tarım ve hayvancılığa, yerel hizmetlerden gençlerin istihdam sorunlarına kadar birçok başlıkta görüş alışverişinde bulunuldu.

    “SAHADAYIZ, MİLLETİN YANINDAYIZ”


    Ziyaret sırasında konuşan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, siyasetin makamdan değil sahadan yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bizim siyaset anlayışımız, halktan kopuk değil; vatandaşın içinde, vatandaşla omuz omuza yürüyen bir anlayıştır. Döğer’de hemşehrilerimizle bir araya gelerek sorunları yerinde dinledik. Afyonkarahisar’ın her köşesinde olmaya, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

    İL VE İLÇE TEŞKİLATINDAN ORTAK MESAJ


    İl Sekreteri Şaban Çallıöz ise teşkilatların sahadaki gücüne dikkat çekerek, vatandaşlarla kurulan doğrudan temasın siyaset için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. İhsaniye Koordinatörü Necmi Demiralay ve İhsaniye İlçe Başkanı Kenan Cengiz de Döğer ve çevre yerleşimlerin ihtiyaçlarının yakından takip edildiğini, iletilen taleplerin ilgili mercilere taşınacağını belirtti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği buluşma, karşılıklı sohbet ve fikir alışverişiyle samimi bir atmosferde gerçekleşti. Ziyaretin sonunda İYİ Parti heyeti, kendilerine gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla Döğer halkına teşekkür etti.

  • Şuhut’ta dron destekli trafik denetimi yapıldı

    Şuhut’ta dron destekli trafik denetimi yapıldı

    Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekiplerince yapılan denetimlerde, trafik güvenliğinin sağlanması ve kural ihlallerinin önlenmesi amacıyla havadan ve karadan eş zamanlı kontroller yapıldı. Dron ile yapılan gözlemler sayesinde özellikle emniyet kemeri kullanımı, hatalı park, kırmızı ışık ihlali ve seyir halindeyken cep telefonu kullanımı gibi trafik kurallarına uyup uymadıkları denetlendi. Denetimler sırasında trafik kurallarına uymayan sürücüler hakkında yasal işlem uygulanırken, kurallara uyan sürücülere ise bilgilendirme yapıldı.

    AFYONKARAHİSAR ŞUHUT İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ EKİPLERİ TARAFINDAN İLÇE MERKEZİNDE DRON DESTEKLİ TRAFİK DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçe merkezinde dron destekli trafik denetimi gerçekleştirildi.
  • Sinanpaşa’da ruhsatsız silahlar ele geçirildi

    Sinanpaşa’da ruhsatsız silahlar ele geçirildi

    Jandarma ekiplerinin yaptığı aramada, 4 adet yivsiz av tüfeği, 3 adet kurusıkı tabanca ile 3 adet tabanca şarjörü bulundu. Ele geçirilen silah ve ekipmanlar muhafaza altına alınırken, olayla bağlantılı olduğu belirlenen M.O. isimli şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Şüpheli şahıs hakkında, 2521 Sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler ile Bunların Mermi ve Saçmaları Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan işlem yapıldığı öğrenildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü suç unsuruna karşı mücadelenin, kanunlar çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

  • Jandarmadan 11 milyonluk sahte parfüm operasyonu

    Jandarmadan 11 milyonluk sahte parfüm operasyonu

    Yapılan aramada, M.D. isimli şüpheli şahsa ait olduğu belirlenen depoda 2 bin 200 adet 50 mililitrelik şişe içerisinde sahte ve kaçak parfüm bulundu. Ele geçirilen ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon 120 bin TL olduğu öğrenildi. Ayrıca depoda, parfüm üretiminde kullanılan 80 litre sıvı parfüm esansı da jandarma ekiplerince muhafaza altına alındı. Operasyonun ardından şüpheli M.D. hakkında, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yasal işlem başlatıldı. Ele geçirilen sahte ürünlerin piyasaya sürülmeden önce yakalanmasının hem tüketici sağlığı hem de kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından önemli olduğu vurgulandı. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, halk sağlığını tehdit eden ve haksız kazanç sağlayan kişi ve gruplara yönelik mücadelenin, mevzuat çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

  • ‘Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi

    ‘Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi

    Türk Dili ve Edebiyatı alanında TÜBİTAK 2204 – A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması çerçevesinde İscehisar Faruk Öksüz Anadolu İmam Hatip Lisesinde tarih öğretmeni Faruk Karakuş danışmanlığında 12. Sınıf öğrencisi Ertuğrul Meriç Boydemir tarafından hazırlanan “Sözden Ezgiye: Fadime ile Efe Kadir’in Hikâyesinin Türküsüyle Yaşayan Belleği” adlı proje kapsamında, türkünün gerçek hikâyesi ve ilk sözleri birinci elden kaynaklarla derlendi. Araştırma, halk kültürünün önemli taşıyıcılarından biri olan türkülerde zamanla yaşanan söz ve anlam değişimlerini ortaya koymayı hedefledi. Bu çerçevede, Al Fadimem türküsünün kahramanları Kadir Kilci ve Fadime Bostan ile aynı dönemde yaşamış akraba ve komşularla yapılan görüşmeler, çalışmanın temel dayanağını oluşturdu.

    BİR SEVDANIN TÜRKÜYE DÖNÜŞEN HİKÂYESİ

    ERTUĞRUL MERİÇ BOYDEMİR (SAĞDA) TARAFINDAN HAZIRLANAN “SÖZDEN EZGİYE: FADİME İLE EFE KADİR’İN HİKÂYESİNİN TÜRKÜSÜYLE YAŞAYAN BELLEĞİ” ADLI PROJE KAPSAMINDA, TÜRKÜNÜN GERÇEK HİKÂYESİ VE İLK SÖZLERİ BİRİNCİ ELDEN KAYNAKLARLA DERLENDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Cevizli ve Bayat ilçesine bağlı Sağırlı köyleri arasında yaşanan hüzünlü bir sevda hikâyesi olan yıllardır dilden dile aktarılan “Al Fadimem” türküsünün gerçek hikayesini gün yüzüne çıkarmak için proje yapıldı.Al Fadimem, türküler, Afyonkarahisar, halk kültürü, Efe Kadir, Fadime Bostan, TÜBİTAK, lise projesi, tarih, araştırma

    Görüşmelere göre Efe Kadir’in yetim ve yoksul olmasından dolayı düğün yapacak durumu yoktu. Onun için Fadime’yi kaçırmaya karar verdi. Fadime de gönüllü olarak kaçmayı kabul etti. Kaçtıktan sonra Fadime’nin yaşı büyük olmasına rağmen döneminde yazılmadığı için yaşı resmiyette küçüktü. Ailesinin şikâyeti üzerine Efe Kadir tutuklandı ve cezaevine girdi. Fadime ise ailesi tarafından bir başkasıyla evlendirildi. Bu ayrılık, Efe Kadir’in cezaevinde yaktığı türkülerle dile geldi. “Al Fadimem” de bu türkülerden biri.

    40 YILLIK SES KAYDI KAYNAK OLDU

    Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Efe Kadir’in kendi sesinden kaydedilmiş bir kasetin ortaya çıkarılması oldu. 1985 yılında Belçika’da yaşayan oğlu Hasan Kilci’nin isteğiyle kaydedilen bu ses kaydında, Efe Kadir’in türkünün dört kıtasını bizzat seslendirdiği belirlendi. Kayıt; Ali Kalkan, Veli Kilci ve aile bireyleri tarafından muhafaza ediliyordu. Projede bu kayıt, türkünün ilk sözlerine ulaşmada birincil kaynak olarak kullanıldı. Saha çalışmaları sonucunda, günümüzde bilinen sözlerden farklı olarak türkünün daha önce kayıt altına alınmamış kıtaları derlendi. Böylece “Al Fadimem” türküsünün kuşaktan kuşağa aktarılırken geçirdiği değişim somut verilerle ortaya konuldu.