Yazar: admin

  • Ünlü yönetmen ve kardeşi uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

    Ünlü yönetmen ve kardeşi uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

    Bursa İl Jandarma komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, Ezel Akay’ın ikametinde kenevir yetiştirildiği yönündeki bilgi üzerine çalışma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde adrese operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada özel düzenekle yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile çok miktarda kubar esrar ele geçirdi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere incelenmek üzere el konuldu.

    Operasyon kapsamında Ezel Akay ile kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alınarak ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.

    Şüpheliler, işlemlerinin ardından uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi amacıyla kan ve saç kılı numunesi alınmak üzere İnegöl Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastane girişinde basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösteren Ezel Akay, “Niye fotoğraf çekiyorlar?” ifadelerini kullandı.

    Olayla ilgili soruşturma İlçe Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürüyor. >>>İHA

  • MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ’de öğrencilerle buluştu

    MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ’de öğrencilerle buluştu

    Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından “Geleceğin Meslekleri” temasıyla düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında “Geleceğin Mesleklerinde Gıda Mühendisliği” konulu söyleşi etkinliği düzenlendi. M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen moderatörlüğünü Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Dıraman’ın üstlendiği etkinliğe, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek ile AKÜ Gıda Mühendisliği Bölümü mezunlarından Dr. Ayşin Kahraman Avcı konuşmacı olarak katıldı.

    MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ'de öğrencilerle buluştu

    “MÜDEK’E AKREDİTASYON MÜRACAATI YAPILDI”

    Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Dıraman yaptığı açış konuşmasında 2004-2005 akademik yılında kurulan ve 2008 yılından itibaren mezun veren bölümün mevcut durumu hakkında bilgiler paylaştı. Mezunların kamuda Tarım ve Orman Bakanlığı, kontrol laboratuvarları, gümrük kapıları gibi birçok alanda denetleyici ve kontrolör olarak görev alabildiğini belirten Dıraman, mühendislik eğitim kalitesini uluslararası standartlara taşımak adına Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) akreditasyon müracaatının yapıldığını kaydetti. Dıraman, “Afyonkarahisar’ın kendine has gıda şehri olması, gıda üretim işletmelerinin olması gıda mühendisliğinin önemini artırıyor. Bu durum gıda mühendisliğinin popüler bir bölüm olmasını da sağlıyor” dedi.

    “AFYONKARAHİSAR, FİYAT OLUŞUMUNDA MERKEZİ BİR ROL ÜSTLENMEKTEDİR”

    MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek, Afyonkarahisar’ın yaklaşık 20 milyon yumurtacı tavuk varlığıyla Türkiye borsasını belirleyen Başmakçı Kooperatifi gibi önemli bir merkeze sahip olduğunu belirtti. Kentin yumurta üretimindeki liderliğine dikkat çeken İşlek, “Afyonkarahisar, fiyat oluşumunda merkezi bir rol üstlenmektedir. Nasıl ki altın fiyatı Merkez Bankasından belirlenir ama Tahtakale’ye de kulak verilirse, yumurta piyasası da böyledir. Türkiye’de ‘3 harfli marketler’ olarak bilinen zincir marketler, fiyatlandırmada Afyonkarahisar Başmakçı Kooperatifi’ni baz almaktadır” dedi. Afyonkarahisar’ın etinin; İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelindeki pazar payının ve yüksek segmentteki talebinin fazla olduğunu söyleyen İşlek, “Afyonkarahisar’ın gündüz sıcak, gece ise serin geçen iklim yapısının hayvancılık üzerinde olumlu bir etkisi var. Gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, hayvanların stres seviyesini düşürür. Bu nedenle Afyonkarahisar’ın etinin ve yumurtasının lezzeti diğer şehirlerdeki ürünlerden belirgin bir şekilde ayrılıyor” diye konuştu.

    “SERALAR, JEOTERMAL İMKÂNLARIN OLDUĞU BÖLGELERE KAYIYOR”

    İşlek, kanatlı eti sektöründe yenilikçi adımlar attıklarını ve kentin ihracat kapasitesini artırdıklarını belirterek, damızlık ve anaç tavuk etini işleyip katma değerli ürün haline getirerek ihracata dönüştürdüklerini kaydetti. İşlek, “İki yıl önce başlattığımız çalışma ile anaç tavukları parçalayarak Afrika pazarına ihraç etmenin yolunu açtık. Avrupalı firmaların Afrika’ya gönderdiği bu ürünleri biz Türkiye’den göndermeye başladık. Haftalık bin 500 ile 2 bin ton arasında ürünü Demokratik Kongo, Gana, Angola, Benin ve Nijerya gibi Batı Afrika ülkelerine ihraç ediyoruz. Böylece ülke ekonomimize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” dedi.

    İşlek, “Kent; et, sucuk, lokum ve kaymak gibi geleneksel lezzetlerinin yanında jeotermal seracılıkla domates ihracatında da ivme kazandı. Bu seralar önceden, genelde biraz daha sıcak iklimi olan Antalya, Manavgat, Finike o sahil kesimindeydi ama son zamanlarda enerji maliyetlerinin yükselmesiyle üreticiler, Afyonkarahisar gibi jeotermal imkânların olduğu bölgelere kaymaya başladı” diye konuştu.

    “ÜRETKEN GENÇLERE SEKTÖRDE HER ZAMAN İHTİYAÇ VAR”

    Afyonkarahisar’da sanayi ve üniversite iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İşlek, nitelikli gıda mühendislerine ve üretken gençlere sektörde her zaman ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Sanayiciler ile akademisyenlerin ikili ilişkileri canlı tutması gerektiğini kaydeden İşlek, “Afyonkarahisar insanı ikili ilişkilere, diyaloğa ve samimiyete önem verir. Öğretim görevlilerimiz ve öğrencilerimiz işletmelerimizi her zaman ziyaret edebilirler. Öğrencilerimizin teori eğitimin ardından en az bir dönemini sahada, fabrikada bizzat çalışarak geçirmesi çok kıymetlidir. Sabah servisine binip fabrikaya gelen, zorluğu gören ve işine dört elle sarılan gençleri yetiştirmemiz, sanayiciler olarak bizlerin de görevidir” dedi.

    “TEORİK BİLGİLERİN, SAHADAKİ BAŞARIMDA BÜYÜK KATKISI OLDU”

    AKÜ Gıda Mühendisliği Bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlayan Dr. Ayşin Kahraman Avcı ise öğrencilik yıllarından itibaren edindiği mesleki ve akademik tecrübeleri katılımcılarla paylaştı. Sucuk, süt ve yumurta sektörlerinde kalite güvence yöneticisi ve Ar-Ge mühendisi olarak uzun yıllardır görev yaptığını belirten Avcı, “Akademide elde ettiğimiz teorik bilgiler, sahadaki pratik süreçlere aktarmak mesleki başarımda büyük katkıları oldu. Afyonkarahisar, gıda mühendisleri için geniş bir iş yelpazesi sunuyor. Sektörde merak eden, işini seven uzman mühendislere büyük ihtiyaç var. Aday öğrencilere bu bölümü tercih etmeleri tavsiyesinde bulunuyorum” dedi. Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. >>>Haber Merkezi

    MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ'de öğrencilerle buluştu MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ'de öğrencilerle buluştu MÜSİAD Başkanı İşlek, AKÜ'de öğrencilerle buluştu

  • Serteser, ICC Türkiye Genel Kurulu’na katıldı

    Serteser, ICC Türkiye Genel Kurulu’na katıldı

    Gerçekleştirilen toplantıda, uluslararası ticaret alanındaki güncel gelişmeler, iş dünyasının öncelikleri ve ICC Türkiye’nin gelecek dönem faaliyetleri ele alındı. Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, toplantıda Afyonkarahisar iş dünyasını temsil ederek değerlendirmelerde bulundu. ICC Türkiye’nin genel kurulunda iş dünyasının uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve yeni dönem hedefleri de görüşülürken, toplantı sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. >>>Haber Merkezi

    Serteser, ICC Türkiye Genel Kurulu'na katıldı

  • Ticaret dünyası Eskişehir’de buluştu

    Ticaret dünyası Eskişehir’de buluştu

    Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun teşrifleriyle gerçekleştirilen törene, çok sayıda protokol üyesi ve iş dünyasının temsilcileri iştirak etti. ATSO’dan yapılan açıklamada, Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten’in açılış programında Afyonkarahisar iş dünyasını temsil ettiği belirtilirken, yeni hizmet binasının Eskişehir iş camiasına hayırlı olması temennisinde bulunuldu. >>>Haber Merkezi

    Ticaret dünyası Eskişehir'de buluştu Ticaret dünyası Eskişehir'de buluştu

  • Döğer’de dikkat çeken buluşma

    Döğer’de dikkat çeken buluşma

    Gerçekleştirilen ziyarete ATSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bekir Bayana ve Meclis Üyesi Yılmaz Memiş de katıldı. Görüşmede beldenin ekonomik yapısı, yerel kalkınma ve iş dünyasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

    Ziyarette ayrıca AK Parti Döğer Belde Başkanı Adem Özel ile Milliyetçi Hareket Partisi Döğer Belediye Meclis Üyesi Beytullah Karavil de yer aldı. Karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı görüşmenin, kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlaması temennisinde bulunuldu. >>>Haber Merkezi

  • Tağşiş listesi güncellendi: 28 yeni ürün ifşa edildi!

    Tağşiş listesi güncellendi: 28 yeni ürün ifşa edildi!

    Vatandaşın sağlığıyla oynayan gıda sahtekarlarına karşı denetimlerini aralıksız sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesini güncelledi.

    Bakanlığın kamuoyuyla paylaştığı son duyuruya göre, 1’i sağlığı tehlikeye düşürecek ürünlerden oluşmak üzere 28 yeni ürün daha kara listeye eklendi. Güncellenen listede zeytinyağından bala, kıymadan yoğurda kadar günlük hayatta sıkça tüketilen temel gıda maddeleri yer alıyor.

    İşte Bakanlığın anlık olarak erişime açtığı “guvenilirgida.tarimorman.gov.tr” portalında yer alan hileli ürünler ve yapılan akılalmaz sahtekarlıklar…

    Dana Kıymada Sakatat, Sucukta Kanatlı Eti!

    Bakanlık denetçilerinin gerçekleştirdiği laboratuvar analizlerinde, et ve et ürünlerinde yapılan skandal hileler gün yüzüne çıkarıldı:

    • Kıymada Sakatat: Bir firmanın “dana kıyma – lahmacun harcı” eti etiketiyle satışa sunduğu üründe sakatat tespit edildi.

    • Lahmacun Harcında Kanatlı Eti: Ankara’nın Çankaya ilçesinde faaliyet gösteren bir işletmenin lahmacun iç harcında kanatlı eti belirlendi.

    • Dana Sucukta Mekanik Et: Kayseri’nin Kocasinan ilçesindeki bir firmaya ait “ısıl işlem görmüş dana sucuk” ürününde mekanik ayrılmış kanatlı eti saptandı.

    Süt Ürünlerinde ‘Inek Sütü’ Oyunu

    Sadece et ürünlerinde değil, süt ve süt ürünlerinde de tağşiş tespit edildi. İstanbul’un Başakşehir ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın piyasaya “koyun yoğurdu” olarak sürdüğü üründe koyun sütü yerine inek sütü kullanıldığı belirlendi.

    Ayrıca güncellenen listeye farklı markalara ait zeytinyağı, süzme bal ve yöresel peynir çeşitleri de dahil edildi.

    Hileli Ürünler Nereden Sorgulanır?

    Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin güvenilirliğini anlık olarak kontrol edebilmeleri için portalı sürekli güncel tutuyor. Tüketiciler, sağlığı tehlikeye düşüren ve taklit-tağşiş yapılan tüm marka ve ürünlerin tam listesine guvenilirgida.tarimorman.gov.tr adresinden ulaşabiliyor.

  • Rize’de nefes kesen anlar! Ayıyla burun buruna geldi

    Rize’de nefes kesen anlar! Ayıyla burun buruna geldi

    Edinilen bilgilere göre olay, Çamlıhemşin ilçe merkezinde meydana geldi. Aracına binmek isteyen bir vatandaş, çöp konteynerlerinin bulunduğu alana yaklaştığı sırada hiç beklemediği bir anda yavrularıyla birlikte bulunan anne ayıyla karşı karşıya geldi. Çöp konteynerinin arkasından aniden çıkan anne ayı, yavrularını koruma içgüdüsüyle vatandaşı kovalamaya başladı. Büyük panik yaşayan vatandaş, koşarak bölgeden uzaklaştı ve güvenli bir noktaya sığındı. Korku dolu anlar bir işletmenin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.

    Olayın ardından durum Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine bildirildi. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, bölgede inceleme başlatırken ayı ve yavrularının yerleşim alanından güvenli şekilde uzaklaştırılması için çalışma başlattı. Ekiplerin, ayının hareketlerini takip ederek hem vatandaşların güvenliğini sağlamak hem de yaban hayvanlarının zarar görmesini önlemek amacıyla bölgede tedbirlerini artırdığı öğrenildi. >>>İHA

  • Buğday tarlaları alevlere teslim oldu

    Buğday tarlaları alevlere teslim oldu

    Demircili köyündeki arazide dün henüz bilinmeyen nedenle ot yangını çıktı. İhbar üzerine bölgeye, itfaiye, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, 1 ağıl ile 100 dekarı ekili buğday arazisi olmak üzere 5 bin dekarlık anız ve mera zarar gördü. >>>AA

  • “KKTC pazarlık kozu veya macera değildir”

    “KKTC pazarlık kozu veya macera değildir”

    Açıklamasında Avrupa Birliği (AB) ve uluslararası aktörlerin tarafsızlığını yitirdiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) egemen varlığından ve bağımsızlığından asla taviz verilemeyeceğini ifade etti.

    “ULUSLARARASI TOPLUM TARAFSIZLIĞINI YİTİRMİŞTİR”

    Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna rağmen üyelikle ödüllendirildiğini öne süren Mısırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Rum tarafının uzlaşmazlığını üyelikle ödüllendirdiği günden beri uluslararası toplum tarafsızlığını kaybetmiştir. Kıbrıs Türkü’nü yalnızlık statüsüne hapsetmeye çalışan mahfiller bilsinler ki; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti geçici bir idare, günü geldiğinde oynanacak bir koz veya bir macera değildir.”

    “EGEMEN EŞİTLİK TANINMADAN MÜZAKERE OLMAZ”

    Kıbrıs Türkü’nün iradesi ve egemen eşitliği tanınmadan yapılacak hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğini belirten Mısırlıoğlu, Kıbrıs’ın tarihî ve stratejik önemine dikkat çekerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

    “Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğini tanımadan, Kıbrıs Türk devletinin iradesini kabul etmeden kurulacak hiçbir cümle tarafımızdan ciddiye alınamaz. Kıbrıs, Anadolu’nun Akdeniz’deki ayrılmaz bir parçasıdır. Yavru vatan değil, öz be öz Türk yurdudur.” >>>Mustafa BAYER

  • Mahmut Uslu ve 6 isim istifa etti: Fenerbahçe’de deprem!

    Mahmut Uslu ve 6 isim istifa etti: Fenerbahçe’de deprem!

    Sarı-lacivertli kulüpte hareketli saatler yaşanıyor. Fenerbahçe Futbol AŞ, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı resmi bildirimle yönetim kurulunda yaşanan flaş ayrılıkları duyurdu.

    Açıklamaya göre; kulübün sembol isimlerinden Mahmut Uslu ile birlikte toplam 7 yönetim kurulu üyesi kendi istekleriyle görevlerinden istifa etti.

    İşte kulüpten yapılan resmi KAP açıklaması ve ayrılan isimlerin tam listesi…

    Fenerbahçe’de İstifa Eden 7 İsim

    Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu üyeliğinden kendi isteğiyle ayrılan isimler şunlar oldu:

    • Mahmut Nedim Uslu

    • Ali Gürbüz

    • Erdem Sezer

    • İlker Alkun

    • Olcay Doğan

    • Ufuk Şansal

    • Yavuz Selim Demir

    Fenerbahçe’nin Resmi KAP Açıklaması

    Sarı-lacivertli kulüp tarafından KAP’a yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Şirketimizde Yönetim Kurulu Üyeleri olarak görev yapmakta olan Sayın Ali Gürbüz, Sayın Erdem Sezer, Sayın İlker Alkun, Sayın Mahmut Nedim Uslu, Sayın Olcay Doğan, Sayın Ufuk Şansal ve Sayın Yavuz Selim Demir’in 23.07.2026 tarihi itibarıyla kendi istekleri ile istifalarının kabulüne ve boşalan üyeliklere 23.07.2026 tarihinde (bugün) yapılacak olağanüstü genel kurulda seçim yapılmasına karar verilmiştir.”

    Olağanüstü Genel Kurul Bugün Yapılıyor

    İstifaların kabul edilmesinin ardından boşalan yönetim kurulu üyeliklerini doldurmak adına kulüp yönetimi vakit kaybetmeden harekete geçti. Sarı-lacivertliler, yeni üyelerin seçimi için 23 Temmuz 2026 Perşembe (bugün) olağanüstü genel kurula gidileceğini ilan etti.

  • Fen Lisesi’nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

    Fen Lisesi’nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

    Okulda düzenlenen törende başarılı öğrencilere hediyeleri, Okul Müdürü Turgay Bingül, Okul Aile Birliği yöneticileri ve öğretmenler tarafından takdim edildi. Programda öğrencilerin başarısı pasta kesilerek kutlanırken, aileler ve öğretmenler de bu gurur gününe ortak oldu.

    Fen Lisesi'nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

    Programda konuşan Okul Müdürü Turgay Bingül, Süleyman Demirel Fen Lisesi’nin başarı geleneğini bu yıl da sürdürdüğünü belirterek, okulun yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, bölgenin de en başarılı fen liselerinden biri olduğunu söyledi.

    2026 YKS sonuçlarına göre ilk bine 7 öğrencilerinin girdiğini ifade eden Bingül, “Bu yıl Afyonkarahisar’ın değil, bölgenin birinci okulu olarak yerimizi aldık. Öğrencilerimizin ülkemizin en seçkin üniversitelerinde eğitim alarak Afyonkarahisar’ı en iyi şekilde temsil edeceklerine inanıyorum.” dedi.

    Fen Lisesi'nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

    Geçmiş yıllardaki başarıların da devam ettiğini vurgulayan Bingül, 2024 yılında 63, 2025 yılında ise 60 öğrencinin tıp fakültelerini kazandığını hatırlatarak, bu yıl da yaklaşık 60 öğrencinin ilk 25 bin içerisinde yer almasını ve tıp fakültelerine yerleşmesini hedeflediklerini dile getirdi.

    120 öğrenciden yaklaşık 60’ının ilk 25 bin içerisinde yer almasının önemli bir başarı olduğunu kaydeden Bingül, elde edilen sonuçlarda emeği bulunan öğretmenleri, öğrencileri ve aileleri tebrik etti.

    Fen Lisesi'nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

    Konuşmasının ardından Okul Aile Birliği tarafından alınan karar doğrultusunda YKS’de ilk bine giren 7 öğrenciye birer çeyrek altın hediye edildi. Tören, pasta kesimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. >>>Mustafa BAYER

    Fen Lisesi'nin YKS gururu: Bine giren 7 öğrenci altınla ödüllendirildi

  • CHP’de Fırtına Büyüyor…

    Yeni Parti İddiaları Bir Operasyonun Parçası mı, Yoksa Yeni Bir Dönemin Habercisi mi?
    Ankara’da siyasi gelişmeler, kulis bilgilerine dayanan iddialar basit okunmamalıdır…
    Kamuoyunun duyduğu açıklamalar buzdağının görünen kısmıdır.
    Asıl siyaset, kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde, sessiz kalan isimlerde ve yüksek sesle yalanlanmayan iddialarda şekillenir.
    Bugün Cumhuriyet Halk Partisi tam da böyle bir dönemin içinde.
    Kurultay tartışmaları…
    Mutlak butlan davası…
    Yargıtay süreci…
    Belediyelere yönelik soruşturmalar…
    Cumhurbaşkanlığı adaylığı hesapları…
    Ve şimdi de Ankara kulislerinde konuşulan yeni bir senaryo:
    “Özgür Özel, sürecin gidişatına göre ekibiyle birlikte CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatabilir…”
    Tekrar altını çizelim.
    Bu iddia doğrulanmış değildir.
    Ne Sayın Özgür Özel’den ne de CHP yönetiminden bu yönde resmi bir açıklama yapılmıştır.
    Ancak siyasette bazen önemli olan iddianın doğruluğu değil, neden dolaşıma sokulduğudur.
    İşte tam da burada durup düşünmek gerekiyor.
    CHP’de tartışılan yalnızca genel başkanlık değil
    Bugün yaşananları sadece “kurultay tartışması” olarak okumak büyük hata olur.
    Aslında mücadele, CHP’nin önümüzdeki on yılını kimin yöneteceği üzerine veriliyor.
    Bu mücadele aynı zamanda muhalefetin liderlik tartışmasıdır.
    Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek güç kim olacak?
    Yerel yönetimlerin siyasi ağırlığı nasıl şekillenecek?
    CHP, klasik parti kimliğiyle mi devam edecek, yoksa yeni bir merkez sol yapılanmaya mı evrilecek?
    İşte Ankara’da herkes bu soruların cevabını arıyor.
    Yeni parti iddiaları neden şimdi gündeme geliyor?
    Siyasette zamanlama tesadüf değildir.
    Bu nedenle şu soruyu sormak gerekiyor:
    Neden tam da hukuki sürecin en kritik aşamasında yeni parti iddiaları dolaşıma giriyor?
    Bunun birkaç olası nedeni var.
    Birincisi…
    Parti içindeki güç dengelerini yeniden şekillendirmek.
    İkincisi…
    Olası her senaryoya karşı siyasi pozisyon almak.
    Üçüncüsü ise kamuoyunun nabzını ölçmek.
    Çünkü bazen kulislere bırakılan bir bilgi, resmî açıklamadan daha etkili sonuç üretir.
    Sessizlik dikkat çekiyor
    Özgür Özel cephesinin bu iddialara karşı sert bir yalanlama yapmaması da farklı yorumlanıyor.
    Bu durum elbette tek başına bir anlam taşımaz.
    Ancak siyaset bilenler şunu çok iyi bilir:
    Bazı dönemlerde sessizlik, en güçlü siyasi mesajlardan biridir.
    Beklemek…
    Gözlemek…
    Süreci okumak…
    Ve doğru zamanda hamle yapmak…
    Türk siyasetinde bunun sayısız örneği yaşandı.
    CHP’nin önündeki gerçek sınav
    Bugün asıl mesele mahkemenin vereceği karar değil.
    Asıl mesele, CHP’nin bu süreci siyasi olarak nasıl yöneteceğidir.
    Çünkü hukuk bir dosyayı sonuçlandırabilir.
    Ama siyasette güven kaybını hiçbir mahkeme telafi edemez.
    CHP, kendi tabanına “birlikte yolumuza devam ediyoruz” mesajını verebilecek mi?
    Yoksa parti içindeki görüş ayrılıkları yeni kırılmaların önünü mü açacak?
    İşte cevabı aranan soru bu.
    Muhalefet açısından risk büyüyor
    Türkiye’nin önümüzdeki seçim sürecine giderken en fazla ihtiyaç duyduğu şey güçlü ve güven veren bir siyasi tablo.
    Ancak bugün muhalefetin önemli bir bölümü kendi iç gündemini konuşuyor.
    İktidar ekonomi, dış politika ve güvenlik başlıkları üzerinden siyaset üretirken, muhalefet büyük ölçüde kendi iç tartışmalarına sıkışmış görüntüsü veriyor.
    Bu tablo değişmezse, en büyük kaybı yalnızca CHP değil, muhalefetin tamamı yaşayabilir.
    Ankara’nın koridorlarında konuşulan asıl soru
    Son günlerde görüştüğüm siyasi çevrelerde herkes farklı cümleler kuruyor.
    Ama dönüp dolaşıp aynı soruda birleşiyorlar:
    “Bu yaşananlar CHP’yi yeniden ayağa kaldıracak bir dönüşüm mü, yoksa yeni bir siyasi ayrışmanın ilk adımı mı?”
    Henüz bunun cevabını kimse bilmiyor.
    Ancak şunu söylemek mümkün:
    Önümüzdeki birkaç ay yalnızca CHP’nin değil, Türk siyasetinin yönünü belirleyecek.
    Son söz…
    Siyasette en tehlikeli dönemler, belirsizlik dönemleridir.
    Çünkü belirsizlik; dedikoduyu büyütür, kulisleri hızlandırır ve aktörleri yeni hesaplar yapmaya iter.
    Bugün CHP tam da böyle bir eşikte duruyor.
    Yeni parti iddiaları gerçekleşir mi?
    Bunu zaman gösterecek.
    Ancak şu gerçeği görmezden gelmek mümkün değil:
    Türkiye’nin ana muhalefet partisinde artık yalnızca bir yönetim tartışması yaşanmıyor.
    Bir siyasal kimlik, bir liderlik modeli ve muhalefetin geleceği yeniden tartışılıyor.
    Ve siyaset tarihinin bize öğrettiği en önemli ders şudur:
    Büyük siyasi kırılmalar, bir gecede yaşanmaz.
    Önce kulislerde fısıldanır…
    Sonra koridorlarda konuşulur…
    Ardından meydanlara iner.
    Bugün Ankara’da konuşulanlar, yarının manşeti mi olacak; yoksa siyasetin gündeminde kısa süreli bir dalgalanma olarak mı kalacak?
    Bu sorunun cevabını ne kulisler ne de yorumcular verebilir.
    Cevabı, siyasetin kendisi yazacak.

  • GAZETECİLİK ve DEMOKRASİ

    GAZETECİLİK ve DEMOKRASİ

    24 Temmuz, Türkiye’de Türk basınından sansürün kaldırılmasının yıl dönümü.

    1. Meşrutiyet’in ilan edildiği 24 Temmuz 1908’de çıkan gazeteler, ilk kez sansür memurlarına basılmadan önce sunulmadan özgürce yayınlandı.

    Türk basın tarihi için bu olay bir dönüm noktası.

    Bu yüzden 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü kabul edilir.

    GÜNÜMÜZDE GAZETECİLİK

    Gazetecilik zor zamanlardan geçiyor.

    Bazı verileri paylaşalım…

    Yerelde ve yaygın medyada gazetecilerin iş ve can güvenliği yok.

    12 bini aşkın gazeteci işsiz.

    Basın sektöründeki işsizlik oranı yüzde 30’u aştı.

    Doğrusunu isterseniz gazeteciler yaşadıkları bölge ve yörenin hafızasıdır.

    Yayın organları kapatılıp binlerce gazeteci işsiz bırakılarak ülkenin hafızası siliniyor aslında

    ‘Basın Özgürlüğü’ lafta kaldı.

    Ya iktidar yanlısı ya da karşısı olmaya zorlanıyor.

    Günümüzde iktidar basın sektörünün yüzde 90’ına egemen durumda.

    Yayın yasakları, sansür ve oto sansürü görülmeye devam ediyor.

    Bu ortamda halkın haber alma, bilgilenme hakkını sağlamaya çalışan yoksulluk sınırında maaş alan meslektaşlarımız gazetecilik adına bazen hapiste bazen duruşma salonlarında hesap verir halde.

    Kontrol ve denetim kurumu olması gereken BİK ve RTÜK iktidarın sansür aygıtı gibi.

    BİK resmi ilan kesintisiyle, RTÜK de verdiği yayın durdurma ve para cezalarıyla bağımsız yayın organlarını ekonomik olarak zora sokacak bir işlev üstlenmemeli.

    GAZETECİ HALKIN GÖZÜ KULAĞI SESİ OLMALI

    Peki gazeteci taraf olmalı mı?

    Evet

    Gazeteci her daim taraftır.

    Güçsüzün,

    Yoksulun, ötekileştirilenin ve ‘Sesini duyuramayanların’ yanındadır…

    Gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Ekonomik zorluk yaşayan yayın organlarında gazeteciler yoksulluk sınırında ücretle çalışıyor. Hakkaniyetli bu işi yapan şantajdan uzak olan kalemini asla satmayan medya sahibi de ekonomik kıskaç altında ne yazık ki.

    Telif ücretleri bile büyük külfet getiriyor.

    Bir anlamda bir dokun bin dinle misali dert çok peki çözüm ne?

    SORUNLARI ÇÖZMEK 

    Gazetecilere yönelik halkın haber alma hakkı için görev yapan gazetecilerin Basın İş Kanunu’na bağlı olarak çalıştırılmaları sağlanmalıdır.

    Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün de ancak gazetecinin sosyal hakları, çalışma koşulları, iş güvencesinin korunduğu bir ortamda gerçek anlamda var olabileceği unutulmamalıdır.

    Gazetecilerin sendikalaşması engellenmemelidir.

    İnternet medyasında çalışanlar Basın İş Kanunu kapsamına alınmalıdır.

    Gazetecilerin tutuksuz yargılanması sağlanmalıdır.

    BİK ve RTÜK kamu kurumları her medya kuruluşuna eşit uzaklıkta ve daha objektif olmalıdır.

    Ayrıca BİK ve RTÜK’te gazetecilerin ağırlıkta olması gerekir.

    Gazetecilere akreditasyon uygulamasından hakkaniyet esasına uyulmalıdır.

    Gazeteciler toplantılarda röportajlarda anlaşmalı sorular yerine özgürce sorular sormalıdır.

    Medya üzerindeki baskı sadece iktidar tarafından değil iktidarın kurdurduğu adında gazetecilik olan kuruluşlar tarafından da sürdürülmektedir.

    Tek tip gazeteci, tek tip haber anlayışını yerleştirme çabasına son verilmelidir.

    Gazetecileri hak ve sorunlarına sahip çıkması umulan ve beklenen dernek cemiyet benzeri STK yönetimlerinde alanda çalışan ter akıtan basın emekçileri bulunmalıdır.

    HALKLA İLİŞKİLER GAZETECİLİK Mİ?

    Çuvaldızı da kendimize batıralım biraz da

    Bakın

    Gazeteci halkla ilişkiler değildir. Haber adı altında gizli ve açık reklam yapmak güveni zedeler.

    Bu yüzden gazeteci kişilik haklarına saygı düsturu altında akıl vicdan ilkesine bağlı gerçeğin yanında olmalıdır.

    Çünkü

    Gazetecilik halkın haber alma, bilgilenme hakkına hizmet eden saygın, onurlu bir meslektir.

    Unutmayalım ki

    Gazetecilik demokrasinin göstergesidir.

    Mutlu ve aydınlık yarınlara…

  • Tuncay Sonel istedi, işkence fotoğrafı telefonundan çıktı!

    Tuncay Sonel istedi, işkence fotoğrafı telefonundan çıktı!

    Türkiye’nin yıllardır adalet aradığı Gülistan Doku soruşturmasında soruşturmanın seyri, dosyaya giren dijital materyallerle yeni ve son derece vahim bir boyut kazandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı incelemelerde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel‘in telefonundaki WhatsApp yazışmaları ve fotoğraflar ortaya çıkarıldı.

    Soruşturma dosyasına giren belgelerde, eski Vali Sonel’in ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok ile kurduğu y dışı ilişkiler ağı ve kendisini sosyal medyada eleştiren vatandaşlara yönelik kural dışı uygulamaları kan dondurdu.

    Eleştiren Vatandaşa Yasa Dışı “Şafak Operasyonu” ve İşkence

    Dosyaya giren delillere göre, Tuncay Sonel’in WhatsApp üzerinden “Turgay Kılıç” sahte ismiyle bir hesap kullandığı tespit edildi. Yazışmalarda Vali Sonel’in, sosyal medyada kendisi aleyhinde paylaşım yapan bir şahsın bulunması için ihraç polis Gökhan Ertok’a talimat verdiği anlaşıldı.

    Talimatın ardından Ertok’un, resmi hiçbir kayıt tutulmaksızın ekibiyle birlikte söz konusu vatandaşı “şafak operasyonu” adı altında evinden aldığı belirlendi. Olayın en skandal boyutu ise şöyle gelişti:

    • Şahsın elleri arkadan kelepçeli ve yüzü kanlar içinde sokakta sırtüstü yatarken çekilmiş fotoğrafı Gökhan Ertok tarafından Vali Tuncay Sonel’e gönderildi.

    • İşkence ve darp fotoğrafının ardından resmi makamlarca onaylanmamış bu uygulamanın dosyalandığı görüldü.

    Kadını Yurt Dışına Gönderip Validen Para İstemiş!

    Soruşturma dosyasında yer alan bir diğer kanıt ise işkence olayının hemen ardından yaşanan ilginç para trafiği oldu.

    İşkence olayının ardından Samsun’a giden Gökhan Ertok’un, burada başka bir sosyal medya kullanıcısını tespit ettiği iddiada bulunarak yabancı uyruklu bir kadının cep telefonunu elinden aldığı, kadına takip edilebilir başka bir telefon vererek yurt dışına uçağa bindirdiği tespit edildi. Bu işlemlerin harcamalarını Sonel’den talep eden Ertok’a, mesajlaşmalardan 4 gün sonra Vali Sonel’in koruma polisi Şükrü Erpğlu’nun hesabından 20 bin TL para aktarıldığı banka kayıtlarıyla kesinleşti.

    Vatandaşların Evlerine “Böcek” Yerleştirmişler!

    İncelemelerde ortaya çıkan bir diğer detay ise vatandaşların illegal yöntemlerle dinlenmesi ve izlenmesi oldu.

    Gökhan Ertok’un Vali Sonel’i eleştiren kişilerin cep telefonlarını kopyaladıklarını, ön ve arka kameralar üzerinden anlık izleme yaptıklarını ve hatta bu kişilerin evlerine böcek (dinleme cihazı) yerleştirerek takibe aldıklarını beyan ettiği mesajlar soruşturma dosyasına resmen eklendi.

  • Milletvekili Arslan’dan reform çağrısı

    Milletvekili Arslan’dan reform çağrısı

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskler ve Olumsuz Etkilerin Tüm Yönleriyle Ele Alınarak Araştırılması, Çözüm Önerileri Geliştirilmesi ve Benzer Olayların Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu” Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), dijital yayın platformları ile film/dizi yapım şirketleri gündemi ile toplandı.

    “RTÜK YENİDEN YAPILANDIRILMALI”

    Komisyon üyesi AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, konuşmasında televizyon ve radyonun gençler arasındaki izlenme oranlarının yıllar içinde belirgin şekilde düştüğünü vurguladı. Arslan, bu tablo karşısında RTÜK’ün yeniden yapılandırılması gerektiğini, kurumun isminin de dahil olmak üzere kapsamının dijital platformları ve sosyal medyayı da içerecek şekilde güncellenmesi gerektiğini söyledi.

    Milletvekili Arslan’dan reform çağrısı

    “OYUNDA SİLAH GÖSTERİLMESİ VE KARŞI TARAFI VURMASI DOĞRU DEĞİL”

    Arslan, dijital oyunlardaki yaş sınırlamalarına da değindi. Gençlerin yüzde 88,1’inin 15 yaş sınırı olması gerektiğini düşündüğünü belirten araştırmalara atıfta bulunarak, 1 Mayıs’ta çıkarılan mevcut yasal düzenlemenin isabetli olduğunu ifade etti. Özellikle çocuklara yönelik oyunlarda silah gösterilmesi ve karşı taraftaki bir karakteri vurmanın “skor peşinde koşma” şeklinde sunulmasının doğru olmadığını kaydetti. “Dijital oyunlarda yasaklayıcı bir tavrımız yok ama çocuklarımızı korumak adına engelleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    “DİZİ VE TELEVİZYON PROGRAMLARINDA ENGELLENMELİ”

    Aynı yaklaşımın televizyon dizileri ve programları için de geçerli olduğunu belirten Arslan, 18 yaş sınırı sembolü konulan yayınlarda bile silah gösteriminin engellenmesi gerektiğini savundu. Almanya’da benzer içeriklerin yasaklandığına işaret ederek, “18 yaş ibaresi olmayan, genel izleyiciye hitap eden film ve dizilerde şiddet unsurlarının engellenmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Arslan’ın konuşması, komisyonun çocukların dijital ortamlardaki risklerini ele alan çalışmalarının önemli bir parçası olarak kayda geçti. >>>Haber Merkezi

  • Nükleer satrançta yeni hamle

    Nükleer satrançta yeni hamle

    ABD–Suudi Anlaşması Ortadoğu’yu nasıl değiştirecek?

    Ortadoğu’da güç dengeleri çoğu zaman petrol, savaşlar ve diplomatik krizler üzerinden okunur. Ancak bu kez oyunun merkezinde petrol kuyuları değil, nükleer reaktörler var. ABD ile Suudi Arabistan arasında imzalanan sivil nükleer iş birliği anlaşması yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik bir ortaklık değil; önümüzdeki yılların jeopolitik rekabetini şekillendirebilecek stratejik bir hamle niteliği taşıyor.

    Washington anlaşmayı “barışçıl nükleer iş birliği” olarak tanımlıyor. Verilen mesaj açık: Suudi Arabistan enerji çeşitliliğini artıracak, Amerikan şirketleri milyarlarca dolarlık yeni bir pazara girecek, nükleer güvenlik standartları korunacak. Ancak diplomatik açıklamaların satır aralarına bakıldığında asıl tartışmanın teknik değil, siyasi olduğu görülüyor.

    Çünkü herkesin aklındaki soru aynı: Bu anlaşma Riyad’a gelecekte nükleer silaha giden yolu açabilir mi?

    Bugün için bu soruya kesin bir “evet” demek mümkün değil. Zaten anlaşmanın kamuoyuna açıklanmayan en kritik maddesi de tam burada düğümleniyor. Eğer Suudi Arabistan kendi topraklarında uranyum zenginleştirme hakkı elde ederse, bu yalnızca enerji üretimi anlamına gelmeyecek. Aynı teknoloji, belirli koşullar altında nükleer silah üretiminin de ilk aşamasını oluşturuyor.

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio bunun mümkün olmayacağını, en sıkı denetim mekanizmalarının uygulanacağını söylüyor. Fakat uluslararası ilişkilerde verilen siyasi garantilerin zaman içinde değişebildiğini tarih defalarca gösterdi. İran da yıllarca nükleer programının tamamen sivil amaçlı olduğunu savunmuştu. Bugün yaşanan krizlerin temelinde ise tam da bu güvensizlik yatıyor.

    İsrail’in verdiği tepkiler de dikkat çekici. Resmi açıklamalar temkinli olsa da eski güvenlik bürokrasisinin önemli isimleri oldukça endişeli. Onlara göre bugün enerji için kurulan altyapı, yarının silah programına dönüşebilir. Bu kaygı yalnızca İsrail’e özgü değil. Nükleer silahların yayılmasını önlemeye çalışan çevreler de benzer uyarılar yapıyor.

    Aslında Washington’un bu anlaşmayla vermek istediği ikinci bir mesaj daha var. İran’a…

    Son dönemde Tahran ile yürütülen nükleer müzakerelerin tıkanması, ABD’yi bölgesel müttefiklerini daha güçlü şekilde desteklemeye yöneltti. Riyad’a verilen bu stratejik destek, İran’a karşı “yalnız değilsin” mesajı kadar “alternatiflerimiz var” mesajını da içeriyor.

    Ancak Ortadoğu’da hiçbir stratejik hamlenin tek taraflı sonucu olmaz. Bir ülkenin güvenliğini artıran adım, başka bir ülkenin tehdit algısını büyütebilir. Bu da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.

    İşte tam da bu nedenle uzmanların önemli bölümü anlaşmanın teknik boyutundan çok psikolojik etkisine dikkat çekiyor.

    Türkiye açısından neden önemli?

    Bu gelişmenin Ankara için taşıdığı anlam ise sanıldığından çok daha büyük.

    Türkiye son yıllarda Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile sivil nükleer enerji ligine adım attı. Sinop ve Trakya’da planlanan yeni santral projeleri de gündemde. Ancak Türkiye bugüne kadar nükleer enerji politikasını tamamen uluslararası denetim ve enerji güvenliği ekseninde yürüttü.

    Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirme hakkı elde etmesi halinde bölgede yeni bir standart oluşabilir. Bu durum yalnızca Riyad ile sınırlı kalmayabilir. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve ilerleyen süreçte başka bölge ülkeleri de benzer taleplerde bulunabilir.

    Ortadoğu’da nükleer teknolojiye sahip ülke sayısının artması ise Türkiye’nin güvenlik hesaplarını doğrudan etkileyecektir.

    Ankara bir yandan NATO üyesi olarak Batı güvenlik mimarisinin parçası olmayı sürdürürken diğer yandan Rusya ile enerji alanındaki iş birliğini devam ettiriyor. Böyle karmaşık bir denklemde Körfez’deki nükleer kapasitenin büyümesi, Türkiye’nin hem savunma planlamasını hem de dış politikasını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

    Ekonomik açıdan da tablo dikkat çekici.

    ABD şirketlerinin Suudi Arabistan’da milyarlarca dolarlık nükleer yatırımlara yönelmesi, bölgede yüksek teknoloji rekabetini hızlandıracak. Türkiye’nin savunma sanayisinde yakaladığı ivmeyi enerji teknolojilerine de taşıyabilmesi için nükleer mühendislikten ileri malzeme teknolojilerine kadar yeni yatırımlar yapması gerekecek.

    Yeni dönemin başlangıcı

    Bu anlaşmanın etkileri yarın ortaya çıkmayacak.

    Bir nükleer programın kurulması yıllar, hatta on yıllar alıyor. Ancak uluslararası siyasette bazı anlaşmalar vardır ki sonuçlarından çok yarattıkları algıyla tarihe geçer.

    ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması da bunlardan biri olmaya aday görünüyor.

    Washington bu hamleyle hem Çin ve Rusya’nın Körfez’deki etkisini sınırlamayı hem de İran üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturmayı hedefliyor. Riyad ise yalnızca enerji alanında değil, jeopolitik statüsünde de yeni bir sayfa açıyor.

    Fakat Ortadoğu’nun yakın tarihi bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Bu coğrafyada hiçbir teknoloji yalnızca teknoloji olarak kalmıyor; her yatırım, her anlaşma ve her yeni kapasite aynı zamanda yeni bir güç mücadelesinin parçasına dönüşüyor.

    Bugün “barışçıl nükleer enerji” diye başlayan süreç, yarının diplomatik krizlerinin ya da yeni güvenlik mimarisinin temel taşı olabilir.

    Türkiye’nin bu gelişmeyi yalnızca komşu ülkelerin enerji politikası olarak değil, kendi güvenliği, enerji stratejisi ve bölgesel rolü açısından dikkatle izlemesi gereken bir döneme girildiği açık. Çünkü Ortadoğu’da değişen her denge, er ya da geç Ankara’nın hesap masasına da yansıyor.

  • Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: İşte yılın 5. faiz kararı!

    Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: İşte yılın 5. faiz kararı!

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın 5. faiz kararını açıklamak üzere bugün toplandı.

    TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında gerçekleşen toplantının ardından piyasaların kilitlendiği faiz kararı duyuruldu. Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.

    Ekonomistlerin ve piyasa uzmanlarının genel beklentisi yönünde alınan karar sonrasında döviz, altın ve borsa piyasalarında gözler TCMB’nin karar metnine çevrildi.

    TCMB Güncel Faiz Oranları Ne Kadar Oldu?

    Alınan kararla birlikte Merkez Bankası’nın uygulayacağı faiz koridoru oranları şu şekilde korundu:

    • Politika Faizi (1 Hafta Vadeli Repo): %37,00 (Sabit)

    • Gecelik Borç Verme Faiz Oranı: %40,00 (Sabit)

    • Gecelik Borçlanma Faiz Oranı: %35,50 (Sabit)

    Gold monogram logo on a dark wall showing a curved 'C' encircling 'M' and 'B' with a 'T' atop the letters.

  • “Afyonkarahisar’ın kazanacağı bir dönem başlıyor”

    “Afyonkarahisar’ın kazanacağı bir dönem başlıyor”

    “BURCU KÖKSAL’IN AK PARTİ’YE KATILMASI AFYON İÇİN KAZANÇ”

    Moderatörlüğünü Gazete 3-Kanal 3 Koordinatörü Berna Türksoy’un yaptığı ve Kanal 3 ekranlarında yayınlanan “Gündem Analiz” programının konuğu bu hafta AK Parti Afyonkarahisar Tanıtım ve Medya Başkanı Halil İbrahim Sevim oldu. Sevim, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti saflarına katılmasının hem parti hem de şehir adına önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Bu birliktelikten en büyük faydayı Afyonkarahisar görecektir. Milletvekillerimiz, teşkilatımız ve belediyemiz uyum içerisinde çalışarak şehrimize önemli hizmetler kazandıracaktır.” dedi.

    KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI BAŞLADI

    Kentsel dönüşüm çalışmalarının başladığını ifade eden Sevim, belediye, milletvekilleri ve ilgili bakanlıkların koordinasyon içerisinde çalıştığını, projelerin detaylarının yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

    “AFYONKARAHİSAR BÜYÜKŞEHİR POTANSİYELİNE SAHİP”

    Programda ulaşım yatırımları ve büyükşehir hedefi de gündeme geldi. Sevim, önceki dönemlerde yapılan alt geçit yatırımlarının şehir trafiğine önemli katkı sağladığını belirterek, artan nüfus doğrultusunda yeni ulaşım projelerinin de planlandığını ifade etti. Afyonkarahisar’ın büyükşehir olabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getiren Sevim, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ve gerekli şartların oluşması halinde şehrin büyükşehir statüsüne kavuşabileceğini kaydetti.

    “Afyonkarahisar'ın kazanacağı bir dönem başlıyor”

    “AFYONKARAHİSAR SON 20 YILDA BÜYÜK ATILIM YAPTI”

    Afyonkarahisar’ın sahip olduğu doğal, kültürel ve ekonomik zenginliklerin doğru değerlendirildiğini belirten Sevim, mermer, termal turizm, gastronomi ve tarım alanlarında şehrin önemli bir noktaya ulaştığını söyledi. Blok Mermer Fuarı, gastronomi etkinlikleri, uluslararası organizasyonlar ve motokros şampiyonalarının şehrin tanıtımına büyük katkı sunduğunu ifade eden Sevim, önümüzdeki yıllarda Afyonkarahisar’ın bölgesindeki diğer illerle arasındaki farkı daha da açacağını belirtti.

    “VATANDAŞIN EN BÜYÜK BEKLENTİSİ EKONOMİDE RAHATLAMA”

    Vatandaşlarla sürekli iç içe olduklarını söyleyen Sevim, en fazla dile getirilen konunun ekonomik şartlar olduğunu ifade etti. AK Parti teşkilatlarının mahallelerden köylere kadar vatandaşın taleplerini düzenli olarak topladığını belirten Sevim, yerelde çözülebilecek konuların yerelde, ulusal düzeyde çözülmesi gereken taleplerin ise milletvekilleri ve ilgili bakanlıklara iletildiğini söyledi.

    “Afyonkarahisar'ın kazanacağı bir dönem başlıyor”

    “DEZENFORMASYONLA MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRÜYOR”

    Tanıtım ve medya faaliyetlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Sevim, sosyal medyanın artık siyasetin vazgeçilmez iletişim araçlarından biri olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen dezenformasyonla mücadele çalışmalarına yerelde de destek verdiklerini belirten Sevim, yanlış bilgi ve spekülatif içeriklere karşı gerekli hukuki süreçlerin işletildiğini söyledi.

    “GENÇLERİN ÜRETTİĞİ İÇERİKLER BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR”

    AK Parti Gençlik Kolları’nın sosyal medya çalışmalarına dikkat çeken Sevim, gençlerin hazırladığı bazı videoların milyonlarca izlenmeye ulaştığını belirtti. Samimiyetle hazırlanan içeriklerin vatandaşta daha fazla karşılık bulduğunu ifade eden Sevim, profesyonel çalışmalar kadar teşkilat ruhunu yansıtan içeriklerin de büyük önem taşıdığını söyledi.

    “AK PARTİ TEŞKİLATLARI SAHADA OLMAYA DEVAM EDECEK”

    Programın sonunda vatandaşlara seslenen Halil İbrahim Sevim, il başkanlığı sürecinin teşkilat çalışmalarını etkilemediğini belirterek, AK Parti’nin tüm kadrolarıyla sahada olmaya devam ettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevlendireceği yeni il başkanının arkasında birlik içerisinde çalışacaklarını ifade eden Sevim, AK Parti teşkilatlarının kapısının tüm vatandaşlara açık olduğunu belirterek, Afyonkarahisarlıları teşkilata davet etti. >>>Emre TAŞPUNAR

    “Afyonkarahisar'ın kazanacağı bir dönem başlıyor”

  • Birbirlerine masaj yapan minik kediler…

    Birbirlerine masaj yapan minik kediler…

    Birbirlerine masaj yapan minik kediler…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında ihracatta yeniden yukarı yönlü bir hamle beklediklerini söyledi.

    2026 yılı başında belirledikleri 1,4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşma inancını koruduklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ocak – haziran döneminde ihracatımızda en büyük payı 245 milyon dolarla bitkisel yağlar aldı. İkinci sırada yer alan küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları grubu ise 94 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu ürün grubunda değer bazında yüzde 29, miktar bazında ise yüzde 77 artış kaydedilmesi, yılın ilk yarısının en dikkat çekici performansı oldu” şeklinde konuştu.

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    KEDİ – KÖPEK MAMASI İHRACATININ YÜZDE 62’SİNİ EGE BÖLGESİ YAPIYOR

    Öztürk, özellikle evcil hayvan mamaları sektörünün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığının altını çizerek şöyle devam etti: “Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 62’sinin Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. İlk altı ayda 45,5 milyon dolarlık ihracata ulaşan sektörün, devam eden yaş mama yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde büyümesini sürdüreceğini ve cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını görüyoruz. Evcil hayvan mamaları sektörüne yönelik başlattığımız UR-GE projesinde 14 firmamız yer alıyor. Hedef pazarlarda düzenlenecek fuar katılımları, ticaret heyetleri ve eğitim programlarıyla evcil hayvan mamaları sektöründeki ihracatçılarımızın küresel arenada pazarlama yeteneklerini artırıyoruz.”

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    ÇİKOLATALI ŞEKERCİLİK ÜRÜNLERİ 55 MİLYON DOLAR İHRACATI HANESİNE YAZDIRDI

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin ihracatında üçüncü sırada yer alan çikolatalı şekercilik ürünleri ihracatını yüzde 6 yukarı taşımayı başararak 55 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. EHBİB’in ihracatından yağlı tohumlar 49 milyon dolar, hububattan mamul ürünler 41 milyon dolar, gıda müstahzarları 21 milyon dolar, hububat 17,7 milyon dolar, baharatlar 13,5 milyon dolar, değirmencilik ürünleri 13 milyon dolar ve şekercilik mamulleri 3,5 milyon dolarlık pay aldı.

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    İHRACATIN ZİRVESİNDE CEZAYİR, LİBYA VE SUUDİ ARABİSTAN YER ALDI

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülke 2026 yılında da Cezayir oldu. 2026 yılının ocak – haziran döneminde Cezayir’e 63 milyon dolarlık ihracat yapan EHBİB, Libya’ya 39,2 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 39 milyon dolar, Rusya Federasyonu’na 25 milyon dolar, ABD’ye ise 23 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi.

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    FUARLARDA TGİ MARKASI ALTINDA YERLERİNİ ALIYORLAR

    Türkiye genelinde hububat bakliyat yağlı tohumlar sektöründe faaliyet gösteren 6 ihracatçı birliğinin ortaklığında kurulan Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla uluslararası fuarlarda tadım etkinlikleriyle Türk lezzetlerinin tanıtımını yaptıklarını paylaşan Başkan Öztürk, “Yılın ikinci yarısında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla 2026 yılının ilk yarısında Gulfood Dubai, Foodex Japan, Seoul Food & Hotel ve Summer Fancy Food Show fuarlarında yürütülen tanıtım çalışmalarımız devam edecek. 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist Fuarı’nın sektörün uluslararası tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olacak. Bu fuarın dünyanın ilk üç fuarı arasında yerini alması için sektör olarak büyük destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. Birliğin yürüttüğü UR-GE projelerinin firmaların rekabet gücünü artırdığını ifade eden Öztürk, hububat sektöründe 23 firmanın yer aldığı ilk UR-GE projesinin yurt dışı faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı.

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    TİCARET HEYETLERİ MEYVELERİNİ VERDİ

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında Suudi Arabistan’a, 2026 yılında da Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri yaptığını hatırlatan EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk, “Suudi Arabistan’a ihracatta yüzde 19,2’lik artışla 32,7 milyon dolardan 39 milyon dolara ulaştık. Güney Kore’ye ihracatımızsa yüzde 95’lik yükselişle 1 milyon 837 bin dolardan 3 miyon 584 bin dolara ilerledi” ifadelerini kullandı.

    Hububat ihracatçıları ikinci yarıda yükseliş bekliyor

    6 ÜRÜNÜN İHRACATINDA TÜRKİYE LİDERİ OLDUK

    Kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Türkiye lideri olduklarını vurgulayan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye 2026 yılının ilk yarısında 35 milyon dolarlık balık yemi ihraç ederken bu ihracatın yüzde 86’sını gerçekleştirdik. 13 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatından 10,4 milyon dolar pay aldık. 45,5 milyon dolarlık kedi-köpek maması ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 62’sine imza attık. Türkiye 197 milyon dolarlık soya yağı ihraç ederken bu ihracatın yüzde 56’sını yaparak 111 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Ekmeğe sürülen kakaolu ürünlerde 86 milyon dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştirdik. 85 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu ihracatından 35 milyon dolar pay aldık.” >>>Haber Merkezi

  • BEŞİKTAŞ – MIDTJYLLAND MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA? | İşte muhtemel 11’ler!

    BEŞİKTAŞ – MIDTJYLLAND MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA? | İşte muhtemel 11’ler!

    Siyah-Beyazlı temsilcimiz Beşiktaş, 2026-2027 sezonunun ilk resmi randevusunda Danimarka ekibi FC Midtjylland‘ı konuk ediyor.

    UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında sahaya çıkacak olan Kara Kartal, teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde taraftarı önünde galip gelerek rövanş öncesinde tur kapısını aralamak istiyor.

    Futbolseverlerin sabırsızlıkla beklediği “Beşiktaş – Midtjylland maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda yayınlanacak?” sorularının yanıtı ve sahaya çıkması beklenen muhtemel 11’ler haberimizde…

    Beşiktaş – Midtjylland Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta, Hangi Kanalda?

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.

    Tüpraş Stadyumu’nda oynanacak kritik mücadelenin yayın detayları şu şekildedir:

    • Tarih: 23 Temmuz 2026 Perşembe (Bugün)

    • Saat: 21.00 (TSİ)

    • Stat: Tüpraş Stadyumu (İstanbul)

    • Hakem: Ricardo de Burgos (İspanya Futbol Federasyonu)

    • Canlı Yayın: S Sport Plus (Canlı & Şifreli)

    Soccer ball being kicked by a boot on wet grass with water spray and stadium lights.
    Soccer player kicks the ball vigorously at the stadium

    Muhtemel 11’ler

    İki takımın bu akşam sahaya çıkması beklenen muhtemel kadroları:

    • Beşiktaş: Nübel, Murillo, Agbadou, Djalo, Ouattara, Cerny, Salih, Orkun, Olaitan, İlhan, Oh.

    • Midtjylland: Olafsson, Hanbeom, Kristensen, Bech, Bravo, Billing, Osorio, Vensen, Dju, Andreasen, Gue-Sung.

    Kara Kartal’da 3 Eksik!

    Mücadele öncesinde Beşiktaş’ta üç oyuncu forma giyemeyecek:

    1. Leandro Trossard: İzinli olması sebebiyle bu turda UEFA kadrosuna dahil edilmedi.

    2. Wilfred Ndidi: Ayak bileğinde ligaman yaralanması tespiti nedeniyle sakat.

    3. Felix Uduokhai: Geçen sezondan kalan kırmızı kart cezası bulunuyor.

    75 Gün Sonra Dolmabahçe Coşkusu

    Beşiktaş, yaklaşık 2.5 aylık aranın ardından evinde taraftarının karşısına çıkıyor. Yeni transferler Alexander Nübel, Doğan Alemdar, Kassoum Ouattara, Salih Özcan ve İlhan Fakılı, teknik direktör Vincenzo Italiano’nun görev vermesi halinde Siyah-Beyazlı formayla ilk resmi maçlarına çıkacak.

  • Türkiye VNL yarı final maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Rakibimiz kim oldu?

    Türkiye VNL yarı final maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Rakibimiz kim oldu?

    2026 FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi (VNL) Finalleri’nde heyecan fırtınası devam ediyor. Çin’in Makao kentinde düzenlenen çeyrek final mücadelesinde A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Kanada karşısında 1-0 geriye düşmesine rağmen muazzam bir dönüşe imza atarak sahadan 3-1 galip ayrıldı ve adını yarı finale yazdırdı.

    Büyük zaferin ardından milyonlarca voleybolsever “Filenin Sultanları yarı final maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Türkiye’nin yarı finaldeki rakibi kim oldu?” sorularına kilitlendi.

    İşte ay-yıldızlı ekibimizin şampiyonluk yolundaki yarı final mücadelesine dair tüm merak edilenler…

    Filenin Sultanları Yarı Final Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta?

    Kanada engelini saf dışı bırakan A Milli Kadın Voleybol Takımımızın yarı final randevu tarihi belli oldu:

    • Yarı Final Tarihi: 25 Temmuz 2026 Cumartesi

    • Maç Saati: Karşılaşmanın kesin başlama saati FIVB tarafından resmi olarak ilan edildikten sonra netleşecektir.

    Türkiye’nin Yarı Finaldeki Rakibi Kim Oldu?

    Çeyrek finalde Kanada’yı deviren Filenin Sultanları’nın yarı finaldeki rakibi, bugün (23 Temmuz Perşembe) TSİ 14.30’da oynanacak ABD – Çin karşılaşmasının galibi olacak.

    Dev maçı kazanan taraf, 25 Temmuz Cumartesi günü finale çıkmak için temsilcimiz Türkiye karşısına çıkacak.

    Yarı Final Maçı Hangi Kanalda, Şifresiz mi?

    A Milli Kadın Voleybol Takımımızın VNL yarı final karşılaşması, daha önceki maçlarda olduğu gibi TRT Spor ekranlarından canlı ve şifresiz olarak voleybolseverlerle buluşacak.

    VNL Final Mücadelesi Ne Zaman?

    Filenin Sultanları’nın yarı finali geçmesi durumunda 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi Şampiyonluk (Final) Maçı, 26 Temmuz Pazar günü saat 14.30’da oynanacak.

  • Ege’nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    Ege’nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore’ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor.

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye’nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    EN FAZLA İHRAÇ EDİLEN ÜRÜNLER KİRAZ, DOMATES, MANDALİNA VE ŞEFTALİ

    2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi.

    Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu.

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    ALMANYA, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, RUSYA, İNGİLTERE VE HOLLANDA İLK BEŞ ÜLKE

    Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada’ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri’nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi.

    JAPONYA VE GÜNEY KORE’YE SEKTÖREL TİCARET HEYETİ

    Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore’ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.”

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    ÇİN MAKAMLARININ ÜLKEMİZDEN KİRAZ İTHALATINA YENİDEN İZİN VERMESİNİ BEKLİYORUZ

    Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye’den Çin Halk Cumhuriyeti’ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı:  “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.”

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

    Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. >>>Haber Merkezi

    Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı Ege'nin bereketi 128 ülkeye ulaştı

  • Malatya’da deprem mi oldu? İşte son depremler listesi!

    Malatya’da deprem mi oldu? İşte son depremler listesi!

    Malatya’da sabah saatlerinde vatandaşları sokağa döken ve çevre illerden de hissedilen bir son dakika depremi meydana geldi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, Malatya’nın Akçadağ ilçesinde 4.1 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi.

    Yaşanan sarsıntının ardından Malatyalı vatandaşlar “Malatya’da az önce nerede deprem oldu, kaç büyüklüğünde hissedildi?” sorularına yanıt aramaya başladı.

    İşte 23 Temmuz 2026 Perşembe gününe ait AFAD ve Kandilli Rasathansı Malatya son depremler verileri…

    Malatya Akçadağ’da 4.1 Büyüklüğünde Deprem!

    AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı’nın bildirdiği verilere göre sarsıntı saat 10:26’da gerçekleşti. Yerin 11.46 kilometre derinliğinde oluşan deprem, Akçadağ başta olmak üzere Battalgazi, Yeşilyurt ve Hekimhan ilçelerinde de hissedildi. Ilk belirlemelere göre herhangi bir can ve mal kaybı bildirilmedi.

    Deprem Künyesi:

    • Bölge: Akçadağ (Malatya)

    • Tarih ve Saat: 23 Temmuz 2026 – 10:26

    • Büyüklük: 4.1 (Mw)

    • Derinlik: 11.46 km

    Malatya AFAD Son Depremler Listesi (22 – 23 Temmuz 2026)

    Malatya ve çevresinde son 24 saat içerisinde kaydedilen anlık deprem ve artçı sarsıntı listesi şu şekildedir:

    • Akçadağ (Malatya): 23 Temmuz 2026 | Saat: 10:26 | Büyüklük: 4.1 | Derinlik: 11.46 km

    • Hekimhan (Malatya): 23 Temmuz 2026 | Saat: 06:51 | Büyüklük: 1.4 | Derinlik: 7.00 km

    • Akçadağ (Malatya): 23 Temmuz 2026 | Saat: 00:14 | Büyüklük: 1.8 | Derinlik: 9.18 km

    • Yeşilyurt (Malatya): 22 Temmuz 2026 | Saat: 21:43 | Büyüklük: 1.3 | Derinlik: 11.32 km

    • Arguvan (Malatya): 22 Temmuz 2026 | Saat: 12:22 | Büyüklük: 1.5 | Derinlik: 7.30 km

    • Hekimhan (Malatya): 22 Temmuz 2026 | Saat: 12:12 | Büyüklük: 1.8 | Derinlik: 7.00 km

    • Battalgazi (Malatya): 22 Temmuz 2026 | Saat: 11:07 | Büyüklük: 1.4 | Derinlik: 16.65 km