Yazar: admin

  • Futbolda Şike ve Bahis Operasyonu: Mert Hakan Yandaş ve Murat Sancak Dahil 20 Kişi Tutuklandı

    Futbolda Şike ve Bahis Operasyonu: Mert Hakan Yandaş ve Murat Sancak Dahil 20 Kişi Tutuklandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, bahis ve maç sonuçlarını etkileme iddiaları nedeniyle çok sayıda profesyonel futbolcu ve kulüp yöneticisi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Soruşturmanın, özellikle alt liglerde oynayan futbolculara yönelik olmakla birlikte, 2023-2024 sezonunda 2. Lig’de oynanan bir maça dair iddialara kadar uzandığı öğrenildi. Dosyada, hem saha içi hem saha dışı şüpheli temaslara dair çok sayıda delil araştırılıyor.

    Şüpheliler Adliyeye Sevk Edildi

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan toplam 37 şüphelinin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü futbolcusu Mert Hakan Yandaş, Galatasaray Spor Kulübü futbolcusu Metehan Baltacı, üst klasman hakemi Zorbay Küçük ve eski Adana Demirspor Spor Kulübü Başkanı Murat Sancak’ın bulunduğu şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

    Savcılık, aralarında Mert Hakan Yandaş, Metehan Baltacı ve Murat Sancak’ın da bulunduğu 29 şüpheli için tutuklama, Zorbay Küçük dahil 10 şüpheli için ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebinde bulundu.

    20 Kişi Tutuklandı, Ünlü İsimler Cezaevine Gönderildi

    Nöbetçi hakimlik, savcılığın taleplerini değerlendirerek şu kararları verdi:

    Tutuklananlar: Murat Sancak, Ahmet Okatan, Mert Hakan Yandaş, Metehan Baltacı ve Alassane Ndao, Emrah Çelik, Yunus Emre Tekoğul, İzzet Furkan Malak, Bartu Kaya, Orkun Özdemir, Kadir Kaan Yurdakul, Faruk Can Genç, Ersen Dikmen, Kerem Yusuf Sirkeci, Emircan Çiçek, Gürhan Sünmez, Mehmet Emin Katipoğlu, Volkan Erten, Şahin Kaya, Ümit Kaya olmak üzere toplam 20 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Adli Kontrolle Serbest Kalanlar: Hakem Zorbay Küçük ile Abdulsamet Burak, Cengiz Demir, Erhan Çelenk, İsmail Kalburcu, Salih Malkoçoğlu, Samet Karabatak, Tolga Kalender, Uğur Kaan Yıldız ve Gamze Neli Kaya olmak üzere toplam 10 şüpheli ‘imza atmak’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

    Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırılan futbol yorumcusu ve eski hakem Ahmet Çakar’ın ise tedavisi sürüyor.

  • Sigorta Gündemi | Yavuz Ölken | 8 Aralık 2025

    Sigorta Gündemi | Yavuz Ölken | 8 Aralık 2025

    Sigorta Gündemi’nde Bu Hafta:
    AFSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem ve AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sigorta sektörünün merak edilen tüm başlıkları masaya yatırılıyor.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Sanal medyanın arkasında istihbarat örgütleri var

    Sanal medyanın arkasında istihbarat örgütleri var

    Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, CNN Türk’te yaptığı açıklamalarda Batı’ya özenen gençlere ve ailelerine önemli uyarılarda bulundu. Ortaylı, istihbarat örgütlerinin gençler üzerindeki çalışmalarına dikkat çekerek, “Türkiye’den adam kaçsın, Türkiye’den gençler nefret etsin… Onlar onu teşvik ediyor.” dedi.

    Avrupa algısı ve tehlikeleri

    Ortaylı, Avrupa’nın gerçekte hayal edildiği gibi bir yer olmadığını belirtti. “Avrupa’ya giderim ve kurtulurum, kurtulamazsın. Bu çok tehlikeli. Gençler bilmedikleri dünyaya aşık, herkes algıya koşuyor.” ifadelerini kullandı. ABD ve Avrupa hayranlarının hem sağcı hem solcu olduğunu vurgulayan Ortaylı, gençlerin bilmedikleri dünyalara kapılmaması gerektiğini söyledi.

    Sanal medyanın arkasında istihbarat örgütleri

    Prof. Dr. Ortaylı, dış örgütlerin ve istihbarat birimlerinin gençleri yönlendirdiğini belirtti. “Sanal medyanın arkasında maalesef Alman istihbarat örgütleri var. Türkiye halkının etnik gruplarını etkileyerek böyle bir şey yaratmak istiyorlar. Bu faaliyeti üniversitelere kadar uzanıyor. Sende sanal medyadan mukabil taarruza geçeceksin.” dedi.

    Türkiye’nin çalışkan gençleri

    Ortaylı, Türklerin çalışkan ve intibakı yüksek bir kavim olduğunu ifade ederek, Avrupa’daki bazı ülkelerde güvenlik sorunlarının arttığını söyledi. İngiltere’yi örnek veren Ortaylı, İstanbul’un güvenlik bakımından Avrupa şehirlerinden daha iyi durumda olduğunu belirtti.

    Gerçeklerle hareket edin

    Gençlere çağrıda bulunan Ortaylı, algılara kapılmadan, gerçekler üzerinden hareket etmelerini tavsiye etti. “Algılarla değil gerçeklerle hareket edin, sanal dünyaya aldanmayın” uyarısında bulundu.

  • Zelenskiy, savaşı sona erdirmek için Londra’da Avrupa liderleriyle bir araya geldi

    Zelenskiy, savaşı sona erdirmek için Londra’da Avrupa liderleriyle bir araya geldi

    Ukrayna’nın savaşı hızla sona erdirmek için elindeki toprakları bırakması yönünde Trump yönetiminin yoğun baskısı altında olan Vladimir Zelenski, Londra’da İngiltere, Fransa ve Almanya liderleriyle bir araya geldi .

    Pazartesi günkü görüşmeler , ABD ile Ukraynalı yetkililer arasında cumartesi günü belirgin bir ilerleme sağlanamadan sona eren ve Ukrayna Devlet Başkanı tarafından “yapıcı, ancak kolay değil” olarak nitelendirilen birkaç günlük müzakerelerin ardından gerçekleşti.

    İngiltere Başbakanı Keir Starmer , daha önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşen Zelenskyy ile Downing Caddesi’nde ikili bir görüşme gerçekleştirdi.

    Elysee Sarayı ise Starmer’in sözlerini tekrarlayarak, Fransa’nın Kiev için önemli bir endişe kaynağı olan Ukrayna’ya güçlü güvenlik garantileri sağlamak için daha fazla çalışma yapmayı planladığını söyledi.

    Toplantı, Beyaz Saray’ın barış anlaşmasını yürürlüğe koyma çabalarının kritik bir aşamaya girdiği bir dönemde, Avrupalı ​​liderlerin Ukrayna ile dayanışma göstermek için çabaladığı bir dönemde gerçekleşti. Starmer, Zelenski’ye barış anlaşmasını kabul etmesi için “baskı yapmayacağını” belirtirken, Merz ABD’nin önerisine “şüpheyle yaklaştığını” dile getirdi.

    Downing Street toplantısının ardından Zelenskyy’nin Brüksel’de üst düzey NATO yetkilileri ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir araya gelmesi bekleniyor.

    Görüşmelere aşina olan Kiev’deki bir yetkili daha önce AFP’ye, toprak konusunun en sorunlu konu olmaya devam ettiğini söylemişti. Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, “[Vladimir] Putin, toprak olmadan bir anlaşmaya girmek istemiyor. Bu nedenle Ukrayna’nın toprak vermesini sağlayacak her türlü seçeneği değerlendiriyorlar,” dedi.

    Kaynak, “Amerikalılar ‘daha hızlı, daha hızlı, daha hızlı’ diye baskı yapıyor” dedi ve Ukrayna’nın “detayları görüşmeden her konuda anlaşamayacağını” söyledi.

    Son temaslar, Trump yönetiminin barış önerisi çerçevesine ilişkin yaygın endişelerin ardından geldi. Bu çerçeve, birçok eleştirmen tarafından Rusya’nın tutumlarını kayırıyor olarak değerlendiriliyor .

    Trump, Pazar gecesi aynı tutumunu sürdürdü ve Zelenski’nin “henüz [ABD] teklifini okumadığını” ve hiçbir kanıt olmaksızın “halkının bunu sevdiğini” iddia etti.

    “Ve Cumhurbaşkanı Zelenski’nin teklifi henüz okumamış olmasından biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim. Bu, birkaç saat önceydi.”

    Trump, Washington’daki Kennedy Center Onurlandırma Töreni’ne katılmadan önce, “Sanırım Rusya, ülkenin tamamını isterdi ama Rusya’nın bundan memnun olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Starmer, Macron ve Merz, Pazartesi günü yaklaşık iki saat süren görüşmeleri öncesinde yaptıkları açıklamalarda Kiev’e karşı daha destekleyici bir tavır sergilediler. Starmer, barış çabalarının “kritik bir aşamada” olduğunu belirterek “adil ve kalıcı bir ateşkes” ihtiyacını vurguladı.

    Merz ise ABD tarafından yayınlanan belgelerdeki bazı ayrıntılara “şüpheyle yaklaştığını” söyledi. “Bunun hakkında konuşmalıyız. Bu yüzden buradayız,” dedi. “Önümüzdeki günler… hepimiz için belirleyici bir dönem olabilir.”

    Trump’ın planının Ukrayna halkı tarafından desteklendiği iddiası, Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü’nün son anketiyle çelişiyor. Ankete göre Ukraynalıların çoğunluğu toprak tavizlerine karşı çıkıyor.

    Kiev’in kıdemli müzakerecisi Rüstem Umerov, Zelenski’nin ekibinin ABD’li yetkililerle diyaloğu hakkında pazartesi günü bilgilendirileceğini ve barış planıyla ilgili tüm belgeleri alacağını söyledi.

    Trump’ın desteklediği Gazze ateşkesinin ardından ABD, Kiev ve Moskova arasında bir barış anlaşması sağlamak için çalışmalar yürütüyor.

    ABD’li yetkililer, anlaşmaya varılmasının son aşamasında olduklarını iddia etseler de, Ukrayna ya da Rusya’nın Trump’ın müzakere ekibi tarafından hazırlanan çerçeve anlaşmayı imzalamaya istekli olduğuna dair çok az işaret var.

    Bu arada, İngiliz Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın Pazartesi günü Washington’da ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile görüşmesi bekleniyor. Londra Dışişleri Bakanlığı, Cooper’ın ziyaretini duyururken, “İngiltere ve ABD, Ukrayna’da bir barış anlaşmasına varma konusundaki kararlılıklarını yineleyecekler” dedi.

  • Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş’tan bahis itirafı: Slot oyunları oynadık

    Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş’tan bahis itirafı: Slot oyunları oynadık

    Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş, bahis soruşturması kapsamında tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Savcılık ifadesinde Yandaş, futbol kariyeri ve bahis faaliyetleri hakkında detaylı açıklamalarda bulundu.

    Yasadışı bahis oyunlarına ilişkin açıklamalar

    Yandaş, ifadesinde, “Yine Fenerbahçe’den futbolcu arkadaşlarımla birlikte yasadışı bahis sitelerinde slot oyunları oynadık. Ancak kimin hesabından oynadığımızı hatırlamıyorum. Çok uzun sürmedi ve oynamayı bıraktık” dedi. Futbol müsabakalarının sonuçlarına ilişkin herhangi bir bahis yapmadığını ve şike anlaşmasına dahil olmadığını belirtti.

    Profesyonel futbol kariyerine dair bilgiler

    Mert Hakan Yandaş, aylık gelirinin 3 milyon 500 bin TL olduğunu söyleyerek, 18 yaşında Oyak Renault Spor Kulübünde profesyonel olduğunu anlattı. Altınordu, Tire, Menemen, Sivasspor ve Fenerbahçe takımlarında profesyonel futbolcu olarak görev yaptığını ve hâlen Fenerbahçe’de sözleşmeli olduğunu ifade etti.

    Mali ilişkiler ve para transferleri

    Yandaş, Alt liglerde oynadığı dönemde Ersen Dikmen’in maddi destek sağladığını anlatarak, iyi kazanmaya başladıktan sonra Dikmen’e borç verdiğini ve ödenmeyen kısmı için herhangi bir talepte bulunmadığını açıkladı. Gönderdiği paraların yasal bahis sitelerine gönderildiğini bilmediğini ve Fenerbahçe maçlarına yönelik bahislerde hiçbir yönlendirmesi olmadığını ifade etti.

    Dijital materyaller ve futbol konuşmaları

    Yandaş, dijital materyallerde tespit edilen konuşmaların futbol üzerine olduğunu, yasadışı bahis sitelerinde oynadığı oyunların kısa süreli olduğunu ve uzun sürmediğini kaydetti. Bilyoner gibi yasal bahis sitelerinde hesabı olup olmadığını hatırlamadığını belirtti.

    Ara transfer ve borç ilişkileri

    Eski futbolcu Hakan Balta’nın eşi Derya Balta’dan araç satın almak için borç aldığını ve nakit eline geçtikten sonra borcunu geri ödediğini açıkladı. Yandaş, tüm ilişkilerin bu kapsamda olduğunu belirtti.

  • Tribünlerden “Yönetim İstifa” tezahüratı; Beşiktaş – Gaziantep FK: 2-2

    Tribünlerden “Yönetim İstifa” tezahüratı; Beşiktaş – Gaziantep FK: 2-2

    SÜPER Lig’in 15’inci haftasında Beşiktaş sahasında Gaziantep FK ile 2-2 berabere kaldı. Bu sonuçla Beşiktaş puanı 25’e, Gaziantep FK ise 23’e yükseltti.Süper Lig’in 15’inci haftasında Beşiktaş sahasında Gaziantep FK’yı konuk etti.

    Tüpraş Stadyumu’nda saat 20.00’de başlayan karşılaşmada Kadir Sağlam düdük çaldı. Sağlam’ın yardımcılıklarını Mehmet Emin Tuğral ve Bersan Duran üstlendi.

    Karşılaşmaya daha iyi başlayan taraf Beşiktaş olsa da Gaziantep FK geliştirdiği ilk atakta golü buldu. Perez’in uzun pasında Gökhan Sazdağı topu ıskaladı. Topla buluşan Bayo, ceza sahasına girdikten sonra sol çaprazdan yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi: 0-1.

    Geriye düşmesinin ardından Orkun Kökçü, Cerny ve Toure ile pozisyonlara giren Beşiktaş bunlardan sonuç alamasa da 35’inci dakikada eşitliği yakaladı.

    Kaleci Zafer Görgen’in uzaklaştırmak istediği top ceza sahası içinde Toure’ye çarparak ağlara gitti: 1-1.

    Siyah-beyazlılar, ilk yarının son anlarında Toure ile girdiği net bir gol pozisyonundan faydalanamadı ve ilk yarı 1-1’lik eşitlikle sona erdi.

    İkinci yarıya Beşiktaş hızlı başladı.
    Siyah-beyazlılar ilk 5 dakikalık bölümde Toure ile girdiği iki gol pozisyonunda kaleci Zafer’i geçemedi.
    Gaziantep FK 66’ncı dakikada bir kez daha öne geçti. Kamara’nın pasıyla ceza sahası içinde topu önüne alan Bayo, yerden yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-2.
    70’nci dakikada Beşiktaş bir kez daha eşitliği yakaladı. Sağ kanattan kazanılan kornerde Cerny ortasını yaptı. Ceza sahası içinde Abraham’ım kafa vuruşunda top ağlara gitti: 2-2.
    Siyah-beyazlılar, beraberlik golünün ardından Ndidi ve Paulista ile gole yaklaşsa da kaleci Zafer’i geçemedi.
    Karşılaşmada başka gol olmadı ve Beşiktaş sahasında Gaziantep FK ile 2-2 berabere kaldı.JOTA SİLVA VE CENGİZ ÜNDER DEVAM EDEMEDİ

    Beşiktaş’ın tecrübeli kanat oyuncusu Cengiz Ünder, yaşadığı sakatlık sonrasında oyuna devam edemedi. Mücadelenin ilk yarısında takım arkadaşına hazırladığı bir pozisyon sonrasında kasığını tutan Cengiz Ünder, bir süre kendisini denedikten sonra oyuna devam edemedi. Cengiz Ünder, 23’üncü dakikada yerini Milot Rashica’ya bıraktı.

    Öte yandan ilk yarının son anlarında ceza sahası içinde rakibinin müdahalesiyle yerde kalan Jota Silva da oyuna devam edemedi. Portekizli yıldızın yerde kaldığı pozisyonda siyah-beyazlı futbolcular, penaltı itirazlarında bulunurken, hakem Kadir Sağlam oyunu devam ettirdi. Jota Silva, ikinci yarının hemen başında yerini Tammy Abraham’a bıraktı. Öte yandan maçın son anlarında sakatlık yaşayan Rıdvan Yılmaz da 87’nci yerini Djalo’ya bıraktı.
  • Bahis soruşturmasında flaş gelişme: Ünlü futbolcular için tutuklama talebi

    Bahis soruşturmasında flaş gelişme: Ünlü futbolcular için tutuklama talebi

    Türk futbolunda yürütülen bahis soruşturmasında Metehan Baltacı, Murat Sancak, Alassane Ndao, Mert Hakan Yandaş ve toplamda 29 şüpheli için tutuklama talebi, 10 kişi için ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

    Tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheliler

    Ahmet Abdullah Çakmak, Eren Karadağ, Uğur Adem Gezer, Emrah Çelik, Yunus Emre Tekoğul, Metehan Baltacı, İzzet Furkan Malak, Bartu Kaya, Arda Türken, Muhammed Furkan Özhan, Yusuf Özdemir, Orkun Özdemir, Kadir Kaan Yurdakul, Faruk Can Genç, Alassane Ndao, Ensar Bilir, Oktay Aydın, Yücel Gürol, Mert Hakan Yandaş, Ersen Dikmen, Kerem Yusuf Sirkeci, Emircan Çiçek, Ahmet Okatan, Gürhan Sünmez, Mehmet Emin Katipoğlu, Volkan Erten, Şahin Kaya ve Ümit Kaya müsabaka sonucunu etkilemekten; Murat Sancak ise suç gelirlerinin aklanmasından tutuklanma talebiyle sevk edildi.

    Adli kontrol talebiyle sevk edilenler

    Zorbay Küçük, Abdulsamet Burak, Cengiz Demir, Erhan Çelenk, İsmail Kalburcu, Salih Malkoçoğlu, Samet Karabatak, Tolga Kalender, Uğur Kaan Yıldız ve Gamze Neli Kaya adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderildi.

    Gözaltılar ve önceki gelişmeler

    Soruşturma kapsamında, kendi takımlarının maçlarına bahis oynadığı tespit edilen Metehan Baltacı başta olmak üzere 27 futbolcu hakkında gözaltı kararı verildi. Fenerbahçe profesyonel futbolcusu Mert Hakan Yandaş ve Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçına ilişkin kulüp yetkilileri de gözaltı kapsamına alındı.

    Ahmet Çakar hakkında karar

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahmet Çakar hakkında verilen gözaltı kararını sağlık durumu nedeniyle kaldırdı. Tedavisinin devam ettiği belirtilen Çakar, sağlık durumuna göre adliyede mevcutlu olarak hazır edilecek.

  • Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yarın Monaco’ya konuk olacak

    Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yarın Monaco’ya konuk olacak

    Fransa sınırlarındaki özerk Monako Prensliği’ndeki II. Louis Stadı’nda yapılacak müsabaka, TSİ 23.00’te başlayacak. Karşılaşmada Hollanda Futbol Federasyonundan hakem Danny Makkelie düdük çalacak. Makkelie’nin yardımcılıklarını Hessel Steegstra ile Jan de Vries üstlenecek.

    Dördüncü hakemliğini Allard Lindhout’un yapacağı mücadelenin Video Yardımcı Hakemi (VAR) ise Belçika’dan Bram Van Driessche olacak.

    Mücadele, TRT 1 ve Tabii platformundan yayımlanacak.

    Sarı-kırmızılılar, beşinci haftayı 9 puanla kapattı

    Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde altıncı haftaya 9 puanla 14. sırada girdi.

    Sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda 5-1’lik Eintracht Frankfurt mağlubiyetiyle başladığı “Devler Ligi” serüveninde sırasıyla sahasında Liverpool’u 1-0, Bodo/Glimt’i 3-1, deplasmanda Ajax’ı 3-0 yendi. Sakatlıklar ve cezalı oyuncuları nedeniyle sıkıntılı bir süreç yaşayan Galatasaray, beşinci hafta maçında konuk ettiği Union Saint-Gilloise’a 1-0 mağlup oldu.

    Yaptığı 5 maçta 3 galibiyet, 2 yenilgiyle 9 puan toplayan “Cimbom” ilk 8 hedefindeki iddiasını sürdürdü. Haftaya 14. sırada giren Galatasaray, Fransa Ligi temsilcisini mağlup ederek iddiasını güçlendirmeye çalışacak.

    Galatasaray’da kritik eksikler

    Sarı-kırmızılı takımda 7 futbolcu yarınki karşılaşmada forma giyemeyecek.

    Galatasaray’da sakatlıkları bulunan Wilfried Singo, Ismail Jakobs ve Kaan Ayhan, Union Saint-Gilloise müsabakasında kırmızı kart gören Arda Ünyay ile Türkiye’deki bahis soruşturması kapsamında ceza verilen Eren Elmalı ile Metehan Baltacı, yarınki mücadelede forma giyemeyecek. UEFA listesinde yer almayan Kazımcan Karataş da Monaco’ya karşı mücadele edemeyecek.

    Trendyol Süper Lig’in 15. haftasındaki Samsunspor mücadelesinde sakatlanan Mario Lemina’nın durumu ise bugün yapılacak antrenmandan sonra netleşecek.

    Monaco’da ise sakatlıkları bulunan Ansu Fati, George Ilenikhena, Folarin Balogun, Denis Zakaria, Christian Mawissa ve Eric Dier’ın durumları maç saatinde belli olacak. Bu sezon resmi maçlarda altışar golü olan Fati ile Balogun ile ikişer kez fileleri havalandıran Ilenikhena ve Dier’in forma giyememesi Galatasaray savunmasını bir nebze de olsa rahatlatacak.

    Okan Buruk’un sol bek sorunu

    Galatasaray’da yarınki karşılaşmada sol bekte hangi futbolcunun görev yapacağı henüz netlik kazanmadı.

    Sarı-kırmızılı ekibin kadrosunda bulunan sol bekler Ismail Jakobs sakatlığı, Eren Elmalı cezası, Kazımcan Karataş ise statü gereği yarınki karşılaşmada süre alamayacak. Bu oyuncuların yokluğunda teknik direktör Okan Buruk’un sol bekte hangi futbolcuyu görevlendireceği son antrenmanın ardından belli olacak.

    Savunma bölgesinde önemli eksikleri bulunan Buruk’un elinde sol bek için fazla seçeneği bulunmuyor. Tecrübeli teknik adamın stoper tandemindeki Davinson Sanchez-Abdülkerim Bardakcı ikilisini bozmaması durumunda sol bekte Berkan Kutlu ya da Barış Alper Yılmaz’a görev vermesi bekleniyor.

    Okan Buruk, son 2 Süper Lig maçında olduğu gibi Mario Lemina’yı stoper oynatıp Sanchez’i sağ beke çekmesi durumunda elindeki tek sağ bek olan Roland Sallai’yi de sol bekte görevlendirebilir.

    Osimhen, gol serisini sürdürmeye çalışacak

    Avrupa kupalarında çıktığı son 8 maçın tamamında fileleri havalandıran Nijeryalı yıldız Victor Osimhen, gol serisini uzatmaya çalışacak.

    Galatasaray formasıyla geçen sezon UEFA Avrupa Ligi’nde forma giydiği son 5 maçta da fileleri havalandıran Osimhen, 6 kez gol sevinci yaşadı. İyi performansını bu sezona da yansıtan 26 yaşındaki santrfor, bu sezon ise UEFA Şampiyonlar Ligi’nde süre aldığı 3 maçta da skor katkısı verdi.

    Bu sezon “Devler Ligi”nde 6 golü bulunan Victor Osimhen, 8 maçlık seride toplamda 12 kez rakip fileleri sarstı.

    Sane’nin performansı yükseliyor

    Galatasaray’ın Alman yıldızı Leroy Sane, yarın takımının hücumdaki en önemli ayaklarından biri olacak.

    Bu sezon kadroya katılan Sane, Süper Lig’de 15 maçta 5 kez gol sevinci yaşadı. Son 2 lig maçını boş geçmeyen 29 yaşındaki kanat oyuncusu, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise henüz gol katkısı vermedi.

    Alışma sürecini atlatan ve son haftalarda hücumdaki etkili performansıyla öne çıkan Sane, Monaco karşısında Victor Osimhen ve Barış Alper Yılmaz ile rakip kalede gol arayacak.

    Monaco, istikrarlı performans sergileyemedi

    Fransa Ligi temsilcisi Monaco, bu sezon inişli çıkışlı bir performans sergiliyor.

    Belçikalı genç teknik direktör Sebastien Pocognoli’nin çalıştırdığı kırmızı-beyazlı ekip, Fransa 1. Futbol Ligi’nde (Ligue 1) 15 maçta 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 6 yenilgi yaşadı. Ligdeki son 5 maçında 1 galibiyet, 4 yenilgi gören Monaco, 25 puanla lider Lens’in 11 puan gerisinde 7. sırada yer alıyor.

    Monaco, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de 5 müsabakada 1 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşadı. “Devler Ligi”ne Club Brugge (4-1) yenilgisiyle giren Monaco, ardından sırasıyla Manchester City (2-2) ve Tottenham (0-0) ile berabere kaldı. Dördüncü haftada Bodo/Glimt’i (1-0) yenen kırmızı-beyazlılar, son hafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi takımlarından Pafos (2-2) ile berabere kalarak sürpriz bir puan kaybı yaşadı.

    Kırmızı-beyazlılar, topladığı 6 puanla 23. sırada kendisine yer buldu.

    Jakobs ve Singo eski takımlarına karşı oynama şansı bulamayacak

    Galatasaray’ın Monaco’dan transfer ettiği Singo ile Jakobs, sakatlıkları nedeniyle eski takımlarına karşı mücadele edemeyecek.

    Geçen sezon transfer edilen Senegalli sol bek Jakobs ile bu sezon yaklaşık 30 milyon avro bonservis ödenerek alınan Fildişi Sahilli Singo, yarınki karşılaşmada alışık oldukları II. Louis Stadı’nın çimlerine çıkamayacak.

    II. Louis Stadı’nda tarihi zafer

    Galatasaray için Monaco’nun iç saha maçlarını oynadığı II. Louis Stadı’nın çok büyük bir önemi bulunuyor.

    Türkiye’nin Avrupa kupalarındaki en başarılı takımı olarak dikkati çeken sarı-kırmızılı ekip, 2000’de UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürerek şimdiye kadar tekrarlanamayan büyük bir zafer elde etti.

    “Cimbom” 25 Ağustos 2000’de II. Louis Stadı’nda yapılan UEFA Süper Kupa maçında İspanya’nın Real Madrid takımını 2-1 mağlup etti.

    Prekazi ve Hagi’nin golleri hala hafızalarda

    Galatasaray’ın efsane futbolcuları Cevat Prekazi ile Gheorghe Hagi’nin geçmişte Monaco’ya attığı jeneriklik goller sarı-kırmızılı kulübün tarihindeki önemli anlar arasında yer buldu.

    Sarı-kırmızılı takımın Kosovalı eski futbolcusu Prekazi, Monaco ile İstanbul’da 15 Mart 1989’da yapılan UEFA Şampiyonlar Ligi müsabakasında yaklaşık 40 metre uzaklıktan attığı frikik golüyle akıllara kazındı.

    Kulüp tarihinin en önemli yabancı oyuncuları arasında yer alan Rumen on numara Hagi ise Monaco ile 12 Eylül 2000’de İstanbul’da yapılan UEFA Şampiyonlar Ligi maçında yaklaşık 40 metreden şık bir gol attı. Galatasaray söz konusu mücadeleyi 3-2 kazanırken Hagi’nin golü yıllar geçmesine rağmen unutulmadı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Orban’la belirlediğimiz 6 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak üzereyiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Orban’la belirlediğimiz 6 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak üzereyiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban’ı kabulü sonrası Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen ortak basın toplantısında, Türkiye ile Macaristan arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7’nci toplantısı vesilesiyle Viktor Orban’ı ve heyetini İstanbul’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Viktor Orban’ın Aralık 2013’te Türkiye’yi ziyareti sırasında tesisine karar verilen konseyin aradan geçen süre zarfında münasebetlerin gelişmesine önemli katkıları olduğunu dile getiren Erdoğan, 2 yıl önce Budapeşte’de düzenlenen 6’ncı konsey toplantısında ilişkilerin geliştirilerek stratejik ortaklık düzeyine çıkarıldığını anımsattı.

    Erdoğan, son yıllarda Orban ile gerek ikili ziyaretler gerek Türk dünyası teşkilatı ve diğer uluslararası platformlarda birçok görüşmeleri olduğunu ifade ederek, “Geçtiğimiz nisan ayında 4’üncü Antalya Diplomasi Forumu’nda ve akabinde Macaristan’ın ev sahipliğinde Budapeşte’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi marjında Sayın Orban’la bir araya gelmiştim. Dostluk anlaşmasının 100’üncü yıl dönümü münasebetiyle ilan ettiğimiz kültür yılı kapanış etkinliğini de geçen yıl aralık ayında Cumhurbaşkanı Sayın Sulyok ve Sayın Orban’la birlikte yapmıştık.” diye konuştu.

    Bugünkü görüşmelerde ikili ilişkileri gözden geçirmekle kalmayıp enerji, ulaştırma, ticaret, savunma ve kültür gibi alanlarda işbirliğini daha da geliştirme iradesini teyit ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Havacılıktan güvenliğe, teknolojiden kültür ve eğitime münasebetlerimizin ahdi zemini güçlendirecek muhtelif belgelerin imzasını gerçekleştirdik. Dışişleri ve Savunma Bakanlarımız ile istihbarat ve savunma sanayi başkanlarımız evvelce tesisinde mutabık kaldığımız ortak istişare mekanizmasının ilk toplantısını yaptılar. Bugün ayrıca ikili ve küresel meselelerin çok daha kurumsal bir şekilde ele alınmasına imkan verecek ortak planlama grubunun Dışişleri Bakanlarımızın başkanlığında kurulmasını kararlaştırdık.”

    “Savunma sanayi işbirliğimizi daha da ileri seviyelere taşıyacak ortak üretimi öngören projeleri değerlendiriyoruz”

    Erdoğan, her iki mekanizmayı ilişkilerinin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından anlamlı bulduğunu, bu istişare formatlarının işbirliğinin güçlendirilmesine ilave katkılarda bulunacağına inandığını dile getirdi.

    Siyasi ilişkilerde erişilen bu müstesna düzeyin ekonomi alanına yansımalarını da gördüklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Sayın Orban’la belirlediğimiz 6 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak üzereyiz. Aramızdaki güçlü ticaret potansiyeli dikkate alınarak hacim hedefimizi 10 milyar dolar olarak güncellemeyi görüştük. Mevcut ekonomi ve ticaret mekanizmalarının en verimli şekilde işletilmesinde mutabık kaldık. Pek tabii savunma sanayi alanında somut projeler üzerinden ilerlettiğimiz ortaklıklarımızın ticaret ve yatırımlara müspet etkilerini de görüyoruz. Avrupa’da değişen güvenlik koşulları dikkate alındığında savunma sanayi işbirliğimizi daha da ileri seviyelere taşıyacak ortak üretimi de öngören projeleri değerlendiriyoruz.”



    Erdoğan, stratejik önemde gördükleri enerji ve ulaştırmanın da aralarında öne çıkan konulardan olduğunu kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-Macaristan Bilim ve İnovasyon Yılı olarak ilan ettiğimiz 2025 senesi boyunca araştırma geliştirmeden dijitalleşmeye, yapay zekadan girişimciliğe kadar 28 ortak eylemi hayata geçirdik. Belirlenen müşterek projelere kaynak aktardık. Bugünkü görüşmelerimizde Orta Doğu ve Ukrayna’daki gelişmeler dahil olmak üzere güncel, bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldık. Bu noktada Macaristan’ın Türk dünyası teşkilatımızın çalışmalarına yaptığı katkılardan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayında Macaristan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen gayriresmi zirvenin, Avrupa Birliği sınırları dahilinde yapılan ilk Türk dünyası zirvesi olması nedeniyle tarihi bir toplantı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Stratejik hedefimiz olan Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde Macaristan’ın yapıcı katkılarını ve güçlü desteğini sürdüreceğine eminiz. Ukrayna konusunda Türkiye olarak savaşın en başından bu yana taraflar arasında adil ve kalıcı barışın tesisi için diplomasinin tüm imkanlarını seferber ediyoruz. Bu çerçevedeki gayretlerimiz tüm dünya kamuoyunun malumudur. Bundan sonra da savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz şiarıyla elden gelen gayreti göstereceğiz. Konsey toplantımızın, ilişkilerimizin ve halklarımız arasındaki köklü dostluk bağlarının daha da güçlendirilmesine katkıda bulunacağına samimiyetle inanıyorum.”

    Erdoğan, konuşmasını dost ve Macar halkına selamlarını göndererek tamamladı.

    Macaristan Başbakanı Orban: “Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki ‘Başka bir dünya olacak ve Türk dünyası çok büyük bir enerji toplayacak’”

    Son yüzyılda Macaristan’ın Türk dünyasıyla ilişkisinin zayıfladığını aktaran Orban, “2010’dan sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tarihi pencereyi açtı ve dedi ki ‘Yeni zamanlar başlıyor. Başka bir dünya olacak ve Türk dünyası çok büyük bir enerji toplayacak.’ Büyük bir planı olduğunu gördüm, Türk yüzyılı diye adlandırılan.” ifadelerini kullandı.

    Orban, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macaristan’ı gözlemci üye olarak Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) davet ettiğini anımsatarak, o zamandan beri Türk-Macar işbirliğini ve Türk dünyasıyla karşılıklı ilişkileri sürekli geliştirdiklerini belirtti.

    “Macaristan’ı çevreleyen dünyaya baktığımda gerçekten çabalayan olarak Türk dünyasını görüyorum, öne çıkan ve güçlenen.” diyen Orban, bu fırsatı değerlendirmek istediklerini vurguladı.

    Orban, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmiş stratejik işbirliği seviyesine yükseldiğine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilk görüştüğünde Türkiye-Macaristan ticaret hacminin 2,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu, bunun yakında 6 milyar dolara ulaşacağını ve 10 milyar dolara yükseltmeyi hedeflediklerini kaydetti.

    Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Türkiye ile birlikte barışın safında olmanın kendileri için önemli olduğunun altını çizen Orban, “Biz savaş alanında bunun çözümünün olmadığını düşünüyoruz. Eğer savaş alanında çözümü yoksa o zaman barış yapmak lazım.” diye konuştu.

    Orban, “(Rusya-Ukrayna) Biz takdirle karşılıyoruz Sayın Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan) çabalarını, gayretlerini. Bu konuda tek başarılı aracı o oldu.” ifadesini kullanarak, barış konusunda uyumlu hareket etme kararı aldıklarını aktardı.

    “Bizim için Türk dünyasıyla ilişkimiz çok büyük bir önemi arz etmekte”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 32 kez bir araya gelmelerine rağmen Dolmabahçe Sarayı’na ilk defa geldiğine dikkati çeken Orban, kendisini kabul ettiği için Erdoğan’a teşekkürlerini sundu.

    Orban, Erdoğan ile görüşmelerinin tarihin değerli parçalarını oluşturduğunu belirterek, “Bu tarihi mesafeler, iki ülke, iki halk ve hükümetin işbirliğine de katkı sunmaktadır.” dedi.

    Macaristan’ın batıda Cermen, Slav ve Latin dünyaları arasında yalnız kaldığına işaret eden Orban, “Biz yalnız olarak, bunların hiçbirine ait olmayan bir halkız, milletiz. Çünkü, halklarımızı doğuda bıraktık. Bizim için Türk dünyasıyla ilişkimiz çok büyük bir önemi arz etmekte. Her zaman böyleydi.” diye konuştu.

    Orban, Türkiye’nin uyguladığı göç politikası nedeniyle Erdoğan’a teşekkürlerini sunarak, “Türkiye, eğer Avrupa’yı korumasa, güneyinden Macaristan’a Avrupa’da hayat yaşanmaz hale gelirdi. Bir yasa dışı göç denizinde yüzüyor olduk. Bunun böyle olmaması Türkiye’nin sayesinde yüz binlerce yasa dışı göçmeni tutmakta, gitmesini, ilerlemesini engellemekte.” ifadelerini kullandı.



    Rusya’dan petrol ve doğal gaz tedariki

    Macaristan’ın modern dünyadan dışlanmaması konusundaki yardımları nedeniyle Erdoğan’a teşekkür eden Orban, Macaristan’ın Türkiye’nin gayretinin Brüksel ve ABD’de takdir edilmesi için elinden geleni yapacağını vurguladı.

    Orban, Rusya’nın Macaristan’a petrol ve doğal gaz tedarikine devam etmesi konusunda anlaştıklarını belirterek “Çünkü başka kaynak imkanımız yok.” dedi.

    Rusya’dan alacakları petrol ve doğal gaz nedeniyle Macaristan’a yaptırım uygulanmaması için ABD ile de anlaştıklarını kaydeden Orban, “Bu doğal gazın aktarılması, taşınması konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı’na (Erdoğan) bu vesileyle de bunu garanti ettiği için tekrar teşekkür ediyorum.” dedi.

    Orban, Türkiye’nin verdiği bu garantinin çok önemli ve gerekli olduğunu vurgulayarak, bu yıl Türkiye’den Macaristan’a 7,5 milyar metreküp doğal gaz aktarıldığını belirtti.

    İki ülkenin en büyük enerji firmalarının işbirliği yapabilmesi nedeniyle Erdoğan’a teşekkür eden Orban, Macaristan’ın Türk enerji firmasını Budapeşte’ye davet ettiklerini belirtti.

    Orban, “Macaristan ve Türkiye arasındaki siyasi, enerji, ekonomik ve savunma sanayi konusunda çok iyi ümitlerimiz, görüşlerimiz var.” dedi.

    Avrupa’da savunma sanayisinin giderek önem kazandığına işaret eden Orban, iki ülke arasında bu alandaki ilişkilerin halihazırda kurulu olduğunu vurguladı.

    Orban, Macar hükümeti ve Macar halkı adına Macaristan’a yaptığı yardımlar nedeniyle Erdoğan’a teşekkürlerini ileterek, “Tanrı Türkiye’yi korusun.” dedi.

    “Macaristan ve Türkiye birlikte ilerliyor”

    Orban, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yaptığı görüşmenin ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile verimli görüşmeler yaptığını belirten Orban, iki ülke arasındaki ticareti güçlendirdiklerini, TürkAkım’ı güvence altına aldıklarını ve “diğerleri gerginliği tırmandırırken” barış için birlikte durduklarını vurguladı.

    Orban, “Macaristan ve Türkiye birlikte ilerliyor.” ifadesini kullandı.

  • Masa tenisi final maçları nefes kesti

    Masa tenisi final maçları nefes kesti

    Genç Erkekler Ferdi Kategorisinde sporcuların yüksek tempolu oyunları dikkat çekti. Rakiplerini geride bırakarak ipi göğüsleyen Abdurrahim Mısri Yurdu öğrencileri turnuvanın şampiyonu oldu.

    Kamil Miras Yurdu ikinciliği elde ederken, üçüncülüğü Sultan Divani Yurdu, dördüncülüğü ise Dinar Yurdu kazandı. Sporcuların centilmenlikleri, turnuvanın en çok takdir edilen yönlerinden biri olarak ön plana çıktı. Genç Kızlar Ferdi Kategorisinde ise Remzi Kaya Yurdu damga vurdu.

    Hücum ve savunmada gösterdiği istikrarlı oyunla zirveye yerleşen takım, turnuvanın en başarılı ekiplerinden biri oldu. Bacım Sultan Yurdu ikinci, Bayat Yurdu üçüncü, Esma Sultan Yurdu dördüncü sırada yer aldı. Final karşılaşmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren sporculara madalya ve kupaları takdim edildi. Müsabakalar hem öğrencilerin rekabetçi ruhunu güçlendirdi hem de farklı yurtlardaki gençleri kaynaştırarak sosyal dayanışmayı pekiştirdi. Turnuvayı başarıyla tamamlayan şampiyon takımlar, bölge yarışmasında Afyonkarahisar’ı temsil etme hakkı kazandı.

  • Voleybolda büyük coşku ve rekabet

    Voleybolda büyük coşku ve rekabet

    Salonda tribünleri dolduran öğrenciler, öğretmenler ve ailelerin coşkulu desteği, müsabakalara hem renk hem de enerji kattı. Gençlerin sergilediği mücadele azmi, turnuvayı adeta okul sporlarının vitrinine dönüştürdü. Genç Kızlar kategorisinin şampiyonu Afyon Kocatepe Anadolu Lisesi oldu.

    Final boyunca oyuna ağırlığını koyan takım, üstün performansıyla kupayı kaldırmayı başardı. Afyon Fen Lisesi ikincilik kürsüsüne çıkarken, üçüncülüğü Afyon Spor Lisesi, dördüncülüğü ise TOKİ Sosyal Bilimler Lisesi elde etti.

    GENÇ ERKEKLERDE ŞAMPİYON ŞUHUT ANADOLU LİSESİ

    Genç Erkeklerde ise zirvenin sahibi Şuhut Anadolu Lisesi oldu. Tınaztepe Spor Salonu’ndaki finalde etkili servisleri, blokları ve disiplinli oyun anlayışıyla rakiplerine üstünlük kuran ekip, turnuvayı birincilikle tamamladı. Sandıklı Türk Telekom Fen Lisesi ikinci olurken, üçüncülük Sandıklı Hüdai Turizm MTAL’in oldu. Afyon Spor Lisesi ise mücadeleci oyununa rağmen turnuvayı dördüncü sırada tamamladı. Müsabakaların ardından düzenlenen törende dereceye giren takımlar madalya ve kupalarını alırken, genç sporcuların mutluluğu ve gururu salona damga vurdu. Turnuva, Afyonkarahisar’ın genç sporculara sunduğu imkanların ve artan spor kültürünün bir kez daha altını çizdi.

  • ZİRVE YARIŞI YENİDEN ALEVLENDİ… Arif Arslan attı, Afyon kazandı

    ZİRVE YARIŞI YENİDEN ALEVLENDİ… Arif Arslan attı, Afyon kazandı

    1923 Afyonkarahisarspor, Bölgesel Amatör Lig’in 9. haftasında kritik Antalya deplasmanından altın değerinde bir galibiyetle döndü. Kumluca Belediye Spor’u 1-0 mağlup eden mor-beyazlılar, sadece üç puan almakla kalmadı; aynı zamanda moral ve özgüven tazeleyerek sıralamada iki basamak birden yükseldi.

    Antalya Kumluca İlçe Stadı’nda oynanan mücadeleye istekli başlayan temsilcimiz, 9. dakikada Arif Arslan’ın klas dokunuşuyla öne geçti. İlk yarıyı üstün kapatan 1923 Afyonkarahisarspor, ikinci yarıda skoru korumayı başararak sahadan 1-0’lık galibiyetle ayrıldı. Bu kritik galibiyetle puanını 12’ye çıkaran ekip, 10. sıradan 8. sıraya yükselerek çıkışa geçtiğinin sinyallerini verdi.

    ÖNEMLİ DEPLASMAN ZAFERİYLE YENİDEN İVME YAKALADI


    Son üç maçta topladığı puanlarla takım içi havayı toparlayan mor-beyazlılar, Kulu Belediyespor galibiyeti, Yatağanspor mağlubiyeti ve Bucak Oğuzhanspor beraberliğinin ardından bu önemli deplasman zaferiyle yeniden ivme yakaladı.

    ŞAMPİYONLUK YARIŞINA SİNYAL ÇAKIYOR

    Şimdi gözler ligin 10. haftasına çevrildi. 14 Aralık’ta evinde güçlü rakip Y. Çivril Belediye Spor’u ağırlayacak olan temsilcimiz, liderle arasındaki 5 puanlık farkı kapatma hedefinde. 17 puanla zirveyi paylaşan Çivril ekibi karşısında alınacak galibiyet, 1923 Afyonkarahisarspor’un şampiyonluk yarışında “Ben de varım” demesi anlamına gelecek. Takımda alınan kritik üç puanın ardından moraller yüksek, şehirde umutlar yeniden yeşerdi. Teknik ekip ve oyuncular ise iyi bir yerlere gelebilmek için mücadeleye sonuna kadar devam edeceklerini belirttiler.

     

  • MUTLU KENTİN YÜZSÜZLERİ

    MUTLU KENTİN YÜZSÜZLERİ

    araştırma

    Bilgisayarın başına oturdum. Kocatepe, Tınaztepe ve Çiğiltepe Vergi Daireleri ile ilçelerdeki Vergi Daireleri ilan tahtasında yer alan 5 milyon ve üzeri vergi borcu olan şirket firmaları yazmak adına araştırma yapıyorum.

    Tam o sırada Bakanımız Veysel Eroğlu’ndan bir mesaj geldi.

    TÜİK bu sene de mutlu iller sıralaması yapmış ve geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, Afyonkarahisar, Sinop’un ardından en mutlu ikinci İl seçilmiş.

    Boyu posu devrilsin

    Yazım veya konuşma dilinde genel kabul görmüş bir kural vardır. İki haberim var. İyi haber önce, kötü haber sonra diye.

    Biz de bu kurala uyalım ve kıssadan hisse verip konuya girelim.

    Hani meşhur bir hikaye vardır.

    Ayşe’nin kocası Hasan aniden ölmüş. Köylü oturup düşünmüş. Bu ölüm haberini Ayşe’ye nasıl verecekler?

    Kimse cesaret edememiş. Ayşe cevval kadın ama kocasının da çok eziyetlerini görmüş.

    Sonunda Hoca bu görevi almış.

    Çağırmış kadını huzura

    –           Kızım Ayşe kocan nerelerde?

    –           Ne bileyim hocam 3 gündür orta yerde yok. Boyu posu devrilesice

    yine hangi deliğe girdi bilmem ki?

    –           – Ha işte kızım dediğin oldu Ayşe. Kocanın boyu devrildi öldü. Başın sağ olsun.

    Şimdi biz de önce iyi haberi paylaşalım.

    Önce gelen mesaj ve bilgileri paylaşalım sonra da Afyonkarahisar ve ilçelerinde 5 milyondan fazla vergi borcu olan firmalar ve şirketleri yazalım.

    SEN MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hayat Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’nin en mutlu şehirlerini belirledi. İşte en yüksek mutluluk oranlarına sahip ilk 10 ilimiz:

    1. Sinop – %77,66
    2. Afyonkarahisar – %76,43
    3. Bayburt – %75,91
    4. Kırıkkale – %75,48
    5. Kütahya – %73,76
    6. Çankırı – %73,50
    7. Düzce – %72,77
    8. Uşak – %72,34
    9. Siirt – %71,65
    10. Şırnak – %71,36

    Bu şehirler, sakin hayat tarzları, tabii güzellikleri ve güçlü sosyal bağlarıyla öne çıkarak, sakinlerine yüksek hayat memnuniyeti sunuyor. Eğer siz de bu huzurlu ve mutlu şehirleri yerinde görmek ve keşfetmek isterseniz, bu şehirleri ziyaret listenize ekleyebilir, seyahatinizi planlayabilirsiniz.

    Afyonkarahisar’a seyahat ediniz.

    Termal oteller,/ Frig vadisi, / Bininler, / Ulu cami, / Afyon Kalesi, / Mevlevi Cami, / İmaret Camii, Paşa Camii, / Tarihi evler,/ İstiklal Tanıtım Merkezi,/ Afyon Müzesi / Çeşmeli Konak

    Hattat Ahmet Şemsettin Karahisari Türk İslam Sanatları Galerisi / İsmail Kumartaşlı Yumurta Sanatları Tanıtım Merkezi/ İstiklal Tanıtım Merkezi/ Kültür ve Sanat Evi/ Oyuncak Müzesi

    Sultan Dîvânî Mevlevîhânesi/ Şuhut Büyük Taarruz Karargâhı / Zafer Müzesi/ Akdağ Milli Parkı, Gastronomi kenti de olan ilimizde yöresel tadlar yanı sıra doğal tarihi güzellikleri de görmek lazım Zafer kenti Afyonkarahisar’da.

    ÜLKEMİZDE 200 VERGİ VAR

    Şimdi gelelim ilimiz ve ilçelerimizdeki 5 milyondan fazla borcu olan şahıs ve firmalara.

    Önce bu listeye dikkatli baktığımızda en fazla Petrol İstasyonlarının devlete çalım attıklarını görüyoruz. Hem devasa bir çalım.

    Çünkü günümüzde Petrol İstasyonları vergi dairesinin veznesi gibi çalışıyor. Bir aracın deposu 3 bin 500 TL’ye doluyor. Satışın yüzde 95’i kredi kartı ile oluyor.

    2025 Kasım ayında bir litre benzin 56, mazot 57 lira.

    İşte buradan iş patlıyor.

    Bu fiyatın yüzde 40’dan fazlası vergi.

    Biz yakıtı aldık, karttan geçtik.

    Satıcı bu bedelin yarısını kendi adına, diğer yarısını ise devlet adına bizden tahsil ediyor. Ve aldığı parayı götürüp devlete yatırmıyor, iç ediyor.

    Ülkemizde 200 çeşit vergi olduğunu ve başlıca vergilerin de 7 başlıktan oluştuğunun altını çizerek listeye gelelim:

    VERGİ ALACAĞI DEVLETİN SADECE AFYON DA 10 MİLYAR

    Şimdi Afyonkarahisar da vergi alacağı 10 milyara yakın 9 milyar 500 milyon lira.

    Şöyle anlatırsak konu daha net anlaşılır.

    Ticari hayata girmiş faturalandırılmış ve giderlerinde de arındırılmış, beyan edilmiş bir gelir var. Bu gelirlerden beyan edilen vergi var. Bunların KDV, Kurumlar veya Gelir Vergisi olması hiç önemli değil.

    Örnek vereyim

    500 lira cironuz var. 300 lira gider. Kalan 200 lira, hem KDV, hem gelir veya kurumlar vergisine tabidir.

    Siz bunu tek başınıza kendi paranız gidi görür ve harcama yaparsanız.

    Tıkanır ve batarsınız.

    Burada şunu da eklemek gerekir. Faizlerin çok yüksek olduğu ülkelerde bazı işadamları kredi almak yerine devletin parasını da kredi gibi kullanmaya başlar.

    Önü de tıkanmaz. Ticari faaliyetine de devam eder.

    İşte bu vergi yüzsüzleri de bu paraları almışlar ve cebe atmışlar.

    Sonra konkordato vs diyerek ben iflas ettim demiş devlete.

    Afyon gibi en mutlu ikinci kentte 10 milyara yakın vergi alacağı var devletin.

    Allah bilir ama bunun yüzde 60-70’ini alamaz.

    Çünkü bu firmalar ya kayıp, kaçak ya da üzerinde hiçbir mal varlığı yok

    YARAYI BÜTÜMEDEN ÖNLEM ALINMALI

    Benim burada bir önerim var.

    Afyon’dan devam edelim.

    Bir firmanın 305 milyon borcu var. Bu borç sadece bir döneme ait borç değildir. Bir hatta 2-3 yıllık borç toplamıdır.

    Önce konkordatoyu kaldıracaksın.

    Kötü niyetli tüccarın önünü tıkayacaksın.

    Örneğe devam edersek, beyan edilen vergi 3 ay ödenmedi.

    Kartopu gibi üs üste biniyor.

    Deprem, sel gibi olağanüstü bir durum yok ise hemen bu firmanın röntgenini alacaksın.

    Üç ayda tek kuruş ödemesi yok. Firma sahibi ve Mali Müşavirini çağıracaksın. Sana 1 ay süre. Bu vergi ödenmediğinde sana sistemi kapatıyorum. Fatura alamaz fatura veremezsin. Beyanda da bulunamazsın. Ticari hayatına fren koyuyorum. Ödedin, yoluna devam et. Ödeme olmadı mı birçok işletmede olduğu gibi buraya kayyum atayıp borçları alacakları tahsil edip hemen kapatacaksın.

    Yani demem o ki yara büyümeden tedbir alınmalı.

    300 milyona ulaşmadan borç önünü tıkayacaksın.

    Bir başka yüzsüzlerin izledikleri yol şu:

    İflas ettim demeden önce mal devri yapıyor. Ama kullanım hakkı kendinde oluyor. Adamın milyarlık borcu var ama lüks yaşantısı hiç değişmeden devam ediyor. Lüks evlerde, lüks araçlarla devlete ödemesi gereken parayı çatır çatır yemeye devam ediyor.

    İşte onun tapu veya ruhsatına bakmadan iktisap hakkından yola çıkıp hemen haciz işlemi yapacaksın.

    Bu yolu da tıkamak lazım.

    Sonuçta temelinde insanoğlu var.

    Ahlaki mesele var, tabii ki.

    Rahmetli babam vergiciydi benim.

    Her zaman şunu söylerdi; ‘Aman oğlum sakın devlete hile etme. Devletine hile eden yetimin hakkına göz koyandır. Onlardan da hayır gelmez. Bu vatana millete de hayır gelmez.’

    Burada vatandaşın da sorumlu olduğu unutmamak gerekiyor.

    Ve devletin de vatandaşın etinden sütüne kadar vergi alma çabasını da gözden geçirmesi gerekiyor. Çünkü gelir dağılımı adaletsizliğin en büyük sebeplerinden biridir.

    Ülkemizde az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi almak anlayışı hala sürüyor. Teşvikler istisnalar bunun canlı örneği.

    Yazıya kıssadan hisse ile başladık bir fıkra ile noktayı koyma zamanı artık.

    Bir sabah ormana maliyeciler gelmiş. Tilki hemen kaçmaya başlamış, yolda kaplumbağaya rastlamış: “Hayrola tilki, nereden böyle, niye kaçıyorsun?”

    Tilki nefes nefese: “Maliyeciler gelmiş!”

    “Sana ne?”

    Sana ne olur mu? Bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, maliyeci bu kürklerin hesabını sorarsa!”

    Tilki kaçıp giderken, kaplumbağa koşmaya başlamış…

    Göçmen kuşlardan kırlangıç, kaplumbağanın kaçtığını görünce yukarıdan bağırmış:

    “Hayrola, ne oldu?”

    Maliyeciler gelmiş!”

    “Sana ne?”

    “Sana ne olur mu? Bende yazlık ev, hanımda yazlık ev, çocuklarda yazlık ev!”

    O da başlamış kaçmaya…

    Maymun merak etmiş: “Nereye yahu?” “Maliyeciler gelmiş…”Maymun lafın sonuna gelmeden başlamış kaçmaya, kaçmış kaçmış, sonra bir ara durmuş: “Ulan aptal maymun, niye kaçıyorsun? Senin kıçın açık, hanımın kıçı açık, çocukların kıçı açık, maliyeci bize ne yapar?

    Mutlu ve aydınlık yarınlara….

  • Saha uygulamalarında son durak Sinanpaşa

    Saha uygulamalarında son durak Sinanpaşa

    Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde başarıyla yürütülen “Özel Eğitimde Saha Uygulamaları” Projesi, toplam altı ilçede gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin son durağı olan Sinanpaşa ile sona erdi. Ziyaret programı, Sinanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Ahmet Aksoy’un ziyaret edilmesiyle başladı. Heyet daha sonra ilçedeki özel eğitim sınıflarına geçerek öğretmenlerle birebir görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde kapsamlı değerlendirmeler tamamlanarak özel eğitim ortamları hakkında detaylı bilgi alındı.

    YOĞUN BİR ÇALIŞMA GERÇEKLEŞTİRİLDİ


    Altı ilçede, onlarca okul ve yüzlerce öğrenciye dokunan bu yolculuk boyunca projenin temel hedefleri doğrultusunda yoğun bir çalışma sergilendi. Çalışmanın ana amaçları; özel eğitimin niteliğini artırmak, öğretmenlere yerinde ve uygulamalı destek sunmak ve sınıflardaki öğrenme ortamlarını daha da güçlendirmek oldu. Sahada Mutlu Yaşar Saraç, Emre Uğuz, Mevlüt Tok, Cansu Doğan, Halil Mutluer, Naz Kaygısız, Nuri Bulut ve Murat Mustafa Şahin öğretmenler görev aldı. Projenin son durağı olan Sinanpaşa’da da aynı kararlılık ve heyecanla çalıştıklarını belirten heyet, özel eğitimin gelişimi için yola çıktıkları her yerde, öğretmenlerinin yanında ve öğrencilerin izinde oldukları mesajını verdi.

  • Yenilikçi tedavi ve sağlık ürünleri masaya yatırıldı

    Yenilikçi tedavi ve sağlık ürünleri masaya yatırıldı

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Tuncer, günümüzde sağlık bilimlerinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğini dile getirdi. Akademisyenlerin ve hekimlerin önündeki en büyük sınavlardan birini; laboratuvar tezgâhında, mikroskop altında veya moleküler düzeyde elde edilen kıymetli verilerin, kliniğe ne kadar hızlı ve etkin taşınabildiği olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tuncer, “İşte translasyonel tıp tam da bu noktada devreye giriyor. Laboratuvardan kliniğe, klinikten topluma uzanan bu köprü; temel bilimlerdeki keşiflerin sadece makalelerde kalmamasını, somut tanı kitlerine, yenilikçi tedavilere ve patentli ürünlere dönüşmesini sağlıyor” dedi.

    “AMACIMIZ UFKUMUZU GENİŞLETMEK”


    Konuşmasında AFSÜ TTO’nun üstlendiği önemli misyona dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, “Sağlık temalı bir üniversite olan AFSÜ olarak vizyonumuz; sadece bilgiyi tüketen değil, bilgiyi ürüne ve teknolojiye dönüştüren bir araştırma ekosistemi kurmaktır. Teknoloji Transfer Ofisimiz de bu vizyonun lokomotifi olarak, araştırmacılarımızı sanayiyle, ulusal ve uluslararası proje ağlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bugün burada toplanmamızın amacı da bu ekosistemi beslemek, disiplinler arası çalışma kültürünü güçlendirmek ve ufkumuzu genişletmektir.” diye konuştu.

    SUNUMLAR YAPILDI

    Açılış konuşmasının ardından iki bölümden oluşan programın ilk bölümünde, Koç Üniversitesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yalçın sunumunu yaparken, ikinci bölümde Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mohammad Haroon Qureshi konuştu. Translasyonel Tıp alanında engin bilgiler sunan öğretim üyesi Prof. Dr. Yalçın, “Mikroakışkan Platformlarda Kanın Mekanik Dili: Hızlı ve Akıllı Tanı Yaklaşımları” başlığı altında çalışmalarından, literatürden, var olan tanı yaklaşımları ile yeni tanı yöntemlerinden bahsetti. Dr. Öğr. Üyesi Qureshi ise “SARS-CoV-2 Enfeksiyonunun Göz Bölümlerinde İncelenmesi İçin İnsan Kornea Epitel Hücreleri Modeli” (Human corneal epithelial cell model for studying SARS-CoV-2 infection in ocular compartments) başlıklı sunumunda, fotoaktif biyolojik arayüzler, elektriksel uyarım ile hücresel süreçlerin kontrolü ve COVID-19’un oküler proteom üzerindeki etkileri gibi yenilikçi konularda açıklamalarda bulundu. AFSÜ TTO Koordinatörü Öğr. Gör. Emre Semiz tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi ile çiçek takdim edilen etkinlik, anı fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

  • VALİ HANIMI BİR DE BENDEN DİNLEYİN BAKALIM…

    VALİ HANIMI BİR DE BENDEN DİNLEYİN BAKALIM…

    Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, 12 Mayıs 2022 Perşembe gününden bu yana, bugün itibarıyla 3 yıl 6 ay 27 gündür ilimizde görev yapıyor. Kendisi tam 1307 gündür Afyonkarahisar Valiliği görevini yürütüyor. Bugün sizlere, bu şehre geldiği günden beri yakından takip ettiğim Vali Hanımı, kendi merceğimden, kendi gözlemlerimle anlatmaya çalışacağım. Uzun zamandır aklımda olan bir yazıydı bu. Fırsat buldukça araştırma yaptım, notlar aldım ve nihayet bu yazıyı ortaya çıkardım. Hadi buyurun, Vali Hanımı çok yakından tanıyanların bildiği, bizim gibi gazeteci ve bürokratların kerhen bildiği, sokaktaki vatandaşın ise belki pek bilmediği yönleriyle anlatalım.

    NEDEN KIRSALLA BAĞI FARKLI?


    Vali Hanımın babası Mustafa Güran, uzun yıllar Türkiye’nin çeşitli ilçelerinde kaymakamlık, vali yardımcılığı ve İçişleri Bakanlığı’nda önemli görevler yapmış emekli bir bürokrattır. Çalıştığı dönemde oldukça saygın ve köyleri karış karış gezen bir kaymakam olduğunu tanıdığı dostları ifade ediyor.  İşte bu yüzden Kübra Hanımın çocukluğu ve genç kızlığı, Türkiye’nin dört bir yanındaki ilçelerde, köylerde geçti. Babasıyla birlikte köy ziyaretlerine giderken kırsaldaki insanlarla kurduğu o naif, samimi bağ, bugün ilimizde yaptığı sayısız köy ve kasaba ziyaretindeki rahatlığın, içtenliğin temel kaynağıdır. Fotoğraflardaki o doğal gülümseme, çocuklarla kadınların ona olan sevgisi, aslında çocukluğunda kazandığı o eşsiz uyum yeteneğinden geliyor.

    ÇOK SEVDİĞİ DEDESİNİ BİR ZAMANLAR TÜM TÜRKİYE KONUŞMUŞTU


    1930-1940 kuşağından hayatta olanlar çok iyi hatırlar: 1960’lı yıllarda Ankara Maltepe Camii imamı Hafız Ali Bey, üst düzey bir bürokratın cenaze namazını, o kişinin hayattayken yaptığı din karşıtı aşırı açıklamaları gerekçe göstererek kıldırmamış, bu cesur duruşu nedeniyle önce büyük yankı uyandırmış, ardından sürgün edilmişti. O olay dönemin gazetelerinde, radyolarında günlerce konuşulmuş, üniversitelerde makale konusu olmuş, hatta bir dizi filmde bile işlenmişti. İşte o Hafız Ali Güran, Vali Hanımın çok sevdiği, örnek aldığı dedesidir. Merak edenler kübragüranyiğitbaşı.com adresindeki resmi sitesinden bu olayı kendi kaleminden, duygu dolu satırlarla okuyabilir. Özellikle o yazının son cümlesi insanın yüreğine dokunuyor.

    AYNI ZAMANDA BAŞARILI BİR BELGESEL SENARİSTİ VE YAPIMCISI

    Evet, belki ilk kez duyacaksınız: Vali Kübra Güran Yiğitbaşı çok başarılı bir belgesel senaristi ve yapımcısıdır. 2016 yılında hazırladığı “Kalplerin Direnişi” adlı 15 Temmuz belgeseli Boğaziçi Film Festivali’nde gösterilmiş ve TRT Belgesel’de yayınlanmıştı. Aynı dönemde sunduğu 13 bölümlük “Dijital Çağda Ebeveynlik” serisi de yine TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşmuştu. Son yıllarda Valilik sosyal medya hesaplarında ve tanıtım videolarında gördüğümüz o çarpıcı görüntü ve anlatım kalitesinin sırrı da işte bu yetenekte saklı aslında.

    BASILMIŞ 4 KİTABI, 6 BİLİMSEL MAKALESİ VAR


    Vali Hanım aslında iletişim, gazetecilik, televizyon ve medya alanında yüksek lisans ve doktora yapmış, akademisyen kimliğiyle tanınan bir bilim insanıdır. Biz Afyon’daki gazetecilerin hocası sayılır. Özellikle “Transmedya” başlıklı makalesini tüm meslektaşlarıma öneriyorum Umarım bir gün görev süresi bittikten sonra Afyonkarahisar basını üzerine de akademik bir çalışma yapar ve ilimiz basın tarihine değerli bir eser bırakır. Zira buna gerçekten Afyon Basın Mahallemizin kesinlikle ihtiyacı var.

    BİR RİCAM VAR AFYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NA

    Bu vesileyle, gecikmiş de olsa, İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar İl Müdürlüğü’nden ricam: Kısa zamanda ilimizdeki tüm gazetecilerin katılacağı kapsamlı bir iletişim semineri düzenlemesi olacak. 3,5 yıldır izlediğimiz Vali Hanımdan, Marmara Üniversitesi’nde verdiği “Araştırmacı Gazetecilik”, “Medya ve Sivil Toplum”, “İletişim Etiği” ve “Yazarlık Atölyesi” gibi derslerden bizlere de bir seminer vermesini çok isterim. Ayrıca Vali Hanımın yayınlanmış 10 eserine baktığınızda bir şey daha dikkat çeker: Çocuklar… Kendisinin çocuklar üzerine 1 kitabı ve 2 makalesi olduğunu ayrıca belirtmek istiyorum.

    ÇOCUKLARA VE AİLEYE ÇOK DÜŞKÜN

    Akademik çalışmaları da bunu doğruluyor zaten: Çocuk iletişimi ve gelişiminin özel ilgi alanı olduğunu kendisini yakından tanıyanlar her fırsatta ifade ediyor. Dikkat edileceği üzere sosyal medya paylaşımlarının büyük kısmının çocuklarla ve ailelerle dolu şekilde olduğu görülüyor. Valilikten akşam eve dönerken bile çocuklar yolunu kesip fotoğraf çektirmek istiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcılığı döneminde de bu alandaki çalışmalara ağırlık verdiğini araştırmacı bir gazeteci olarak iyi biliyorum. İşte bu yüzden halk arasında “Devlet Ana” deniyor. Sağlık, sosyal hizmetler ve Türk aile yapısının güçlendirilmesi konusundaki hassasiyeti, devletine ve milletine bağlılığı herkesçe gözlemleniyor. İşte benim merceğimden Kübra Güran Yiğitbaşı… Kendisini öncelikle bir Vali hemen ardından mesleki anlamda bir hocamız olması yönü olmak üzere tanımaktan oldukça mutluyum.

  • Öğrencilerle iktisadi fıkıh üzerine derinlikli bir oturum

    Öğrencilerle iktisadi fıkıh üzerine derinlikli bir oturum

    İlahiyat Fakültesi Seminer Salonunda AKİFAM Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Öztürk ve öğrencilerin katıldığı; İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Münir Yaşar Kaya ve Dr. Öğretim Üyesi Faruk Emrah Oruç’un konuşmacı olarak yer aldığı fıkıh okumaları gerçekleştirildi. Terimlerin ne olduğunu bilmeden ilimden istifade edilemeyeceğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Faruk Emrah Oruç, “Fıkıh, hadis veya tefsir; hangi ilim olursa olsun, bütün ilimler kendi terimleri ve ilkeleriyle anlaşılır. Her ilmin kendisine ait bir terminolojisi vardır. Biz, bu terimlerin Türkçeleştirilmemesi taraftarıyız; orijinal halleriyle kalmasını arzu ediyoruz. Özellikle o terimleri kullanmak istiyoruz. Söz gelimi, Kelam ilmini düşünün; Kelam, ‘söz’ demektir” dedi.

    “TEMLİK VE TEMELLÜK BİRBİRİNİ TAMAMLAR”


    Hanefi mezhebine göre alışveriş kavramını değerlendiren Oruç, ticari ilişkiyi “mütekavvim bir malın, başka bir mütekavvim malla değiştirilmesi” olarak tanımladı. Alışverişin hukuksal zeminini “temlik” (mülkü devretme) ve “temellük” (mülk edinme) kavramları üzerinden açıklayan Oruç, bu iki eylemin eş zamanlı gerçekleştiğine dikkat çekti. Kavramların Arapça kökenlerine ve gramer yapılarına değinen Oruç, “Temlik ve temellük kavramlarını Türkçe’ye çevirmeden, orijinal yapılarıyla ele alıyoruz. Arapça dilbilgisi açısından biri ‘tef’il’, diğeri ise dönüşlülük bildiren ‘tefeül’ babındadır. Temlik, etken bir fiil olup bir malı başkasının mülkiyetine geçirmek demektir. Bir taraf mülkiyeti devrettiğinde, diğer taraf için ‘temellük’ yani mülk edinme durumu kendiliğinden oluşur” dedi. Konuyu somut bir örnekle detaylandıran Oruç, bir telefon satışında satıcının telefonu, alıcının ise bedeli (semeni) temlik ettiğini; bu karşılıklı el değiştirme sonucunda her iki tarafın da temellük işlemini gerçekleştirmiş olduğunu belirtti.

    “MAL KAVRAMI İKİYE AYRILIR”

    Hanefi mezhebi perspektifinden “mal” kavramını değerlendiren Oruç, fıkıhta malın menfaat ve emekten ayrı bir statüde olduğunu vurguladı. Oruç, malı; insan fıtratının doğal olarak arzuladığı, elde etmek istediği ve ihtiyaç anı için depolanıp saklanabilen (muhafaza edilebilen) maddi varlıklar olarak tanımladı. Malların piyasadaki bulunurluğu ve niteliklerine göre sınıflandırıldığına dikkat çeken Oruç, Hanefi doktrininde malların “Misli” ve “Kıyemi” olmak üzere iki ana kategoride ele alındığını belirtti. Konuşmasında “misli mal” kavramına açıklık getiren Oruç, “Kelime anlamı itibarıyla ‘benzer’ manasına gelen misli mal; piyasada benzerleri bulunan ve birimleri arasında ticari değeri etkileyecek düzeyde fark olmayan mallardır. Tartı ve hacim ölçüleriyle, metreyle veya (standart olmak kaydıyla) sayıyla işlem gören mallar bu kapsamda değerlendirilir” diye konuştu. Doç. Dr. Münir Yaşar Kaya ise Batıda kullanılan ekonomi kavramıyla iktisat kavramının kastettiği şeyin aynı olmadığını ifade etti. Kaya, “Dolayısıyla da birbirinden farklı alanlarda konuşuyoruz aslında ama aynı alanda konuşuyormuşuz gibi düşünmeye başlıyoruz. Halbuki nüans bile olsa, ciddi bir ayrım var, nüans bile olsa hiçbir zaman birebir karşılamıyor. Hatta işte en çok konuştuğumuz, hocamlar arasında da en çok konuştuğumuz şeydi, iktisat kelimesi bile birebir karşılamıyor” diye konuştu. Fıkıh okumaları soru cevap bölümün ardından sona erdi. >

  • Afyonkarahisar – 70 yaşında liseyi bitirdi, hedefi üniversite

    Afyonkarahisar – 70 yaşında liseyi bitirdi, hedefi üniversite

    Cami Kebir Mahallesi’nde yaşayan evli ve bir çocuk babası Aytekin, İsviçre’den emekli olduktan sonra 20 yıl önce memleketine döndü. İngilizce, Almanca ve Portekizce bilen Aytekin, kokartlı rehber olabilmek için liseyi bitirmeye karar verdi. Açık öğretim lisesini bitirip diplomasını alan Aytekin, şimdi üniversite sınavına hazırlanıyor.

    “GECE GEÇ SAATLERE KADAR DERS ÇALIŞIYORDUM”

    Afyonkarahisar’da ilerlemiş yaşına rağmen liseyi bitiren 70 yaşındaki emekli Sezai Aytekin, herkese örnek oluyor. ( Sadık Ürkmez – Anadolu Ajansı )

     

    Aytekin, liseyi okurken biraz zorlandığını söyledi. Sınavlara bir ay öncesinde yoğun çalıştığını anlatan Aytekin, “Gayret gösterdim. Bundan sonraki hedefim üniversite. Yabancı dil bölümünü seçeceğim. Şu anda zaten üç dil biliyorum. Çok zorlanmam diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

    “GECE GEÇ SAATLERE KADAR DERS ÇALIŞIYORUM”

    Afyonkarahisar’da ilerlemiş yaşına rağmen liseyi bitiren 70 yaşındaki emekli Sezai Aytekin, herkese örnek oluyor. ( Sadık Ürkmez – Anadolu Ajansı )

     

    Aytekin, çevresindekilere örnek olduğunu belirterek, “Yerimde hiç durmam, sürekli gezerim. Gezmeyi de yeni şeyler öğrenmeyi de çok seviyorum. Öğrenim dönemimdeki ilk sınavlarda heyecan oluyordu hatta gece geç saatlere kadar ders çalışıyordum. 70 yaşında lise diploması aldığımı söyleyince herkes tebrik ediyor. Beni gören bazı kişiler, ‘Biz de okumak istiyoruz.’ diyor.” ifadelerini kullandı. Nazan Aytekin de en büyük destekçisi olduğu eşinin hırsına ve azmine dikkati çekti. Aytekin, “Ben okumasını çok istedim. Sınav zamanı geceleri uyumazdı. Gençlere de örnek oluyor.” dedi.

  • Afyonkarahisar Adliyesi’ne kütüphane kuruldu

    Afyonkarahisar Adliyesi’ne kütüphane kuruldu

    Cezaevinde bulunan aile bireyleriyle görüşmeden önce 2–4 saate kadar bu alanda beklemek zorunda kalan çocuklar, uzun ve psikolojik açıdan hassas bir süreç geçiriyor. Proje, bu bekleme sürecini daha güvenli, eğitici ve destekleyici bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Yeşilay Afyonkarahisar Şube Başkanı Arif Kavas, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Çocuklarımızı her türlü bağımlılık riskinden korumak, onlara sağlıklı yaşam bilinci kazandırmak en öncelikli görevimizdir. Bu proje, hem koruyucu farkındalığı artırmak hem de çocuklara güvenli bir ortam sunmak adına önemli bir adımdır.”

    BAĞIMLILIK FARKINDALIĞINI ARTIRMAK, ZİHİNSEL GELİŞİMİ DESTEKLEMEK


    Projenin Koordinatörü, Yeşilay Afyonkarahisar Kadın Komisyonu Başkanı Dr. Emine Ağtaş, projenin iki temel hedef üzerine kurulduğunu söyledi: Bağımlılık farkındalığını artırmak: Kütüphanede Yeşilay’ın sağlıklı yaşam ve bağımlılıkla mücadele temalı yayınlarına yer verilerek çocukların ve ailelerin bilinçlenmesi amaçlanıyor. Zihinsel gelişimi desteklemek: Dünya klasikleri, bilim kurgu eserleri, eğitici hikâyeler, kişisel gelişim kitapları ve akıl–zeka oyunlarıyla çocuklara kaliteli ve verimli bir meşguliyet alanı sunuluyor. Ağtaş, ayrıca projenin çocukların bekleme sürecinde kendilerini güvende, değerli ve desteklenmiş hissetmelerine katkı sağlayacağını ve Yeşilay’ın toplumsal farkındalık misyonunu güçlendiren önemli bir adım olduğunu vurguladı.

    Projenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen Yeşilay Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Ülkenur Büke, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Afyonkarahisar Cumhuriyet Savcısı Gülşen Sezer ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürü Nursel Cana teşekkür edildi.

  • Kariyer yolculuğuna ışık tutan deneyim buluşması

    Kariyer yolculuğuna ışık tutan deneyim buluşması

    Öğrencilerin mesleki vizyonunu geliştirmeyi ve staj süreçlerine yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinlikte Eczacılık Fakültesi 5. sınıf öğrencileri, hem endüstri stajlarında hem de Erasmus+ Staj Hareketliliği programında edindikleri deneyimleri paylaştı. Öğrencilerden Hüseyin Coşgunoğlu, Neutec Inhaler Ar-Ge Birimi’ndeki stajına kabul sürecini ve staj boyunca inhalasyon ürünlerinin kalite kontrol aşamalarına dair edindiği deneyimleri anlatarak ar-ge süreçleri, laboratuvar uygulamaları ve endüstride eczacının rolü üzerine açıklamalarda bulundu. Öğrenci Meryem Tezcan ise, endüstri stajında bir öğrencinin hangi departmanlarda yer alabileceğinden bahsett ve World Medicine Ar-Ge Birimi’nde yaptığı stajda farmasötik ürünlerin analitik validasyonu ve deneysel çalışma süreçlerinde aktif rol üstlendiğini ifade etti. Tezcan, ar-ge projelerine dair edindiği tecrübeleri de anlattı.

    ÖĞRENCİLER, ÇALIŞMALARINI ANLATTILAR

    Öğrenci Ali Umut Yolal, GEN İlaç’ta yürüttüğü endüstri stajı kapsamında Ar-Ge biriminin formulasyon, analitik ve CMC gibi farklı alanlarındaki çalışmalarını anlatarak, üretim süreçleri, kalite kontrol uygulamaları ve kurum işleyişine dair önemli gözlemlerini aktardı. Öğrenci Nurullah Berke Çekin, Erasmus+ Staj Hareketliliği kapsamında Porto Üniversitesi Organik Kimya Laboratuvarı’nda gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi verdi ve uluslararası laboratuvar kültürü, araştırma teknikleri ve akademik ortamın mesleki ve kişisel gelişimine katkıları üzerinde durdu. Etkinliğin soru-cevap bölümünde katılımcılar, staj başvuru süreci, firma seçim kriterleri, yurtdışı staj hazırlıkları ve kariyer planlamasına ilişkin merak ettikleri konularda doğrudan bilgi edinme fırsatı buldu.

  • AFSÜ’de akademik çalışmalara yapay zekâ dokunuşu

    AFSÜ’de akademik çalışmalara yapay zekâ dokunuşu

    Tıp Fakültesi Mavi Salon’da gerçekleşen eğitime Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İsa Gül, Müdür Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Özlem Erdal Altıntaş ile Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Gencer, akademik personel ve lisansüstü öğrenciler katıldı. Akademisyenlerin ve öğrencilerin çalışmalarını yapay zekâ destekli bir şekilde daha bilinçli ve sistematik yönetmelerini ve akademik üretkenliklerini artırmayı amaçlayan eğitimde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Belli konuşmacı olarak yer aldı.

    MUSTAFA BELLİ SUNUM YAPTI

    Dr. Öğr. Üyesi Belli güncel yapay zeka uygulamalarının akademik süreçlerde etkin kullanımı ile ilgili detaylı bilgileri katılımcılarla paylaştı. Yapay zekâ destekli metin üretim araçlarının akademik yazım süreçlerinde, literatür taramasında veri analizinde, sonuç ve tartışma yazım süreçlerindeki destekleyici rolünü örnekler üzerinden açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Belli yapay zekâ kullanımında etik ilkeler, doğruluk kontrolü ve araştırma bütünlüğünün korunması gibi konulara da dikkat çekti. Sunumun ardından soru-cevap bölümünde katılımcılar Dr. Öğr. Üyesi Belli’ye özellikle tez hazırlığı, yayın süreçleri ve araştırma planlamasında yapay zekâdan nasıl yararlanılabileceğine ilişkin sorular yöneltti. Lisansüstü öğrencilerin yeni teknolojileri bilinçli ve etkin şekilde kullanmalarını teşvik etmeyi amaçlayan üniversitenin akademik gelişim odaklı çalışmalarına önemli bir katkı sunan eğitimin sonunda Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Gül tarafından Dr. Öğr. Üyesi Belli’ye Teşekkür Belgesi takdim edildi.

  • Kağıt faturalar 31 Aralık’ta kullanım dışı kalacak

    Kağıt faturalar 31 Aralık’ta kullanım dışı kalacak

    Afyon MYO Seminer Salonunda düzenlenen, akademik personel ve öğrencilerin katıldığı söyleşide; Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) Metin Acar, konuşmacı olarak yer aldı. SMMM Metin Acar, muhasebe mesleğinin mevzuatı hakkında bilgi verdiği konuşmasında, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 1989 yılında yürürlüğe girdiğini belirtti. Acar, muhasebe ve mali müşavirlik mesleğinin kapsamının gerçek ve tüzel kişilere ait işletmelerin defterlerini genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda tutmak, bilanço, beyanname ve diğer belgeleri düzenlemek ile benzeri işlemleri yürütmek olduğunu ifade etti.

    “HUKUK MEZUNLARI DA MUHASEBECİ OLABİLİYOR”


    SMMM Metin Acar, muhasebe mesleğine ilişkin mevzuat ve mesleğe giriş şartları üzerine katılımcılara bilgiler verdi. Muhasebe alanının kapsamına dikkat çeken Acar, mesleğin işletmelere ait defterlerin mevzuata uygun şekilde tutulması, bilanço, beyanname ve diğer belgelerin hazırlanması gibi işlemleri kapsadığını belirtti. Acar, muhasebe mesleğini icra edebilmek için gereken genel şartları ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak, kamu haklarından mahrum olmamak, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan bazı suçlardan hüküm giymemiş olmak ve ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmamış olmak şeklinde sıraladı. SMMM olabilmenin özel şartlarına da değinen Acar, “Muhasebeci olabilmek için hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler gibi alanlarda eğitim veren fakülte veya yüksekokullardan mezun olmak gerekiyor” dedi.

    “KÂĞIT FATURA DÖNEMİ SONA ERİYOR”


    Yeminli mali müşavirlik (YMM) hakkında da bilgi veren Acar, YMM’lerin muhasebe ile ilgili defter tutamayacağını, muhasebe bürosu açamayacağını ve bu bürolara ortak olamayacağını söyledi. Acar, yeminli mali müşavirlerin yalnızca rapor hazırlama ve tasdik görevlerini yürüttüklerini aktararak, “YMM olabilmek için en az 10 yıl SMMM olarak çalışmak, YMM sınavını başarıyla tamamlamak ve yeminli mali müşavirlik ruhsatını almak gerekiyor” dedi. Bağımsız denetimin önemine de değinen Acar, “Finansal tablolar ve finansal bilgilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla denetim standartlarında belirlenen teknikler uygulanarak kayıt ve belgeler inceleniyor ve sonuçlar rapora bağlanıyor” diye konuştu. Acar, son olarak muhasebe sisteminin büyük ölçüde elektronik ortamda yürütüldüğünü belirterek, “Kullanılan belgeler arasında fatura ve kâğıt fatura bulunuyor. Ancak kâğıt faturalar 31 Aralık 2025 itibarıyla tamamen kullanım dışı kalacak” dedi. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından teşekkür belgesinin takdim edilmesiyle sona erdi.

  • “Farklılaşırsanız bir yerlere gelirsiniz”

    “Farklılaşırsanız bir yerlere gelirsiniz”

    Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans Salonunda düzenlenen söyleşiye; İİBF Dekanı Prof. Gökhan Demirtaş ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Girişimci ve Gözbaşı Gıda Şirketi Kurucusu Ömer Ünal, öğrencilere mesleki deneyim ve tecrübelerini aktardığı konuşmasında, bölüm seçiminden iş yaşamına uzanan süreçte tavsiyelerde bulundu. İktisadın güçlü bir bölüm olduğunu ifade eden Ünal, birçok mühendisin çalıştığı bir kurumun yöneticisi olarak görev yaptığını belirtti. Ünal, “Her şey olunabilecek bir bölümden, hiçbir şey olmadan mezun olmayın” dedi. Yaş ve koşulların ne olursa olsun mücadeleye bir yerden başlamanın gerekliliğini vurgulayan Ünal, “Herkesten farklılaşmak gerekiyor. Farklılaşırsanız bir yerlere gelirsiniz. Bölümümüzün çok fazla yolu var, önemli olan hangi yolda ilerleyeceğinizi bilmeniz. Ayrıca sektörde İngilizce de önemli bir kriter” dedi.

    “YANLIŞ YAPMAYAN KİŞİ, DENEMEMİŞTİR”


    Karcan Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ticaret Direktörü Mehmet Perk ise konuşmasında kişisel gelişim ve kariyer sürecine ilişkin deneyimlerini anlatarak tavsiyelerde bulundu. Kişisel gelişim ve yaşam koçluğu desteklerinin doğru dozda alındığında faydalı olabileceğini belirten Perk, fazlasının ise hayal kırıklığına neden olabileceğini ifade etti. Hayatın her zaman düz bir çizgide ilerlemediğini vurgulayan Perk, “Hata yapmaktan korkmayın. Hiç yanlış yapmamış kişi ya denememiştir ya da risk almamıştır” dedi. İngilizce öğrenmenin önemine dikkat çeken Perk, “Rakiplerinizin önüne geçmek istiyorsanız İngilizce ana diliniz gibi olmalı. Dünyadaki iktisatçılarla rekabet ettiğinizde iyi bir iktisatçı olursunuz. İngilizce bilmek artık artı değil, sizi eşit seviyeye getiren bir gereklilik” diye konuştu. İletişim becerisinin iş hayatındaki önemine de değinen Perk, bilgi paylaşımının değerine işaret ederek “İletişim gücünüz yüksek olmalı. Kitap okumak bu yönünüzü destekler” dedi. Perk, öğrencilerin soru sormalarının ve başka ülkeleri gezerek deneyim kazanmalarının önemli olduğunu da sözlerine ekledi. Söyleşi soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Başkan Aynacı, zabıta personeliyle buluştu

    Başkan Aynacı, zabıta personeliyle buluştu

    Programda konuşan Başkan Aynacı, “İlçemizin düzeni, güvenliği ve huzuru için özveriyle görev yapan zabıta personelimize teşekkür ediyorum. Sahadaki gayretiniz, halkımıza sunduğumuz hizmetin kalitesini artırmaktadır.” dedi. Zabıta teşkilatının belediye hizmetlerinde önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Başkan Aynacı, personele teşekkür amacıyla alışveriş çeki takdim etti.