Yazar: admin

  • AFSİAD’da Emniyet–Sanayi Buluşması

    AFSİAD’da Emniyet–Sanayi Buluşması

    AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın ve AFSİAD yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, şehirde güvenlik ve ekonomi alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefledi.

    Emniyet Müdürü Erol, kentte yürütülen güvenlik çalışmaları, huzur ortamının korunması ve iş dünyasıyla geliştirilen koordinasyona ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Başkan Kadir Sayın ise AFSİAD’ın kent ekonomisine yönelik çalışmalarını aktararak iş dünyasının güvenlik konusundaki beklentilerine dikkat çekti.

    Karşılıklı görüş alışverişiyle oldukça verimli geçen etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla tamamlandı.

  • (Video) Sadettin Saran’ın Beraberlik Golü Sevinci Tribünleri Coşturdu

    (Video) Sadettin Saran’ın Beraberlik Golü Sevinci Tribünleri Coşturdu

    Fenerbahçe, kritik maçın 95. dakikasında beraberlik golünü buldu. Bu gol, tribünlerde büyük bir heyecan yarattı.

    Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, golün ardından tribünde coşkulu bir sevinç yaşadı. Kollarını açarak tezahürat yapan Saran, yanındaki arkadaşlarıyla sarılarak bu anı paylaştı.

    İşte o anlar:

  • İçişleri Bakanlığı, Barzani’nin uzun namlulu korumaları ile ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu

    İçişleri Bakanlığı, Barzani’nin uzun namlulu korumaları ile ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katıldığı bir televizyon programında, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesut Barzani’nin Şırnak’ın Cizre ilçesindeki ziyareti sırasında silahlı korumalarına ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Çelik, “Nahoş bir görüntü. İçişleri Bakanlığı duruma ilişkin soruşturma başlattı. Barzani’nin aktif görevi yok. Türkiye onu koruyacak kudrete sahiptir” ifadelerini kullandı.

    Barzani’nin ofisinden yapılan açıklamadaki Bahçeli’ye yönelik sözlere de tepki gösteren Çelik, “Asıl bu açıklamayı yapan kişi kimse şovenist ve ırkçı söylemdir. Bu kabul edilemez bu açıklamanın düzeltilmesi lazım.” dedi.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Ömer Çelik’in açıklamalarının ardından İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, görüntülerle ilgili inceleme başlatıldığı ve konuyla ilgili 2 müfettiş görevlendirildiğini duyuruldu.

    Açıklama şöyle denildi:

    “Cizre’de düzenlenen bir sempozyumla ilgili ‘koruma görüntülerinin’ kamuoyuna yansımasıyla birlikte, görüntülerle ilgili inceleme başlatılmış, sonrasında da konuyla ilgili 2 müfettiş görevlendirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

  • Afyonkarahisar’da asayiş değerlendirme toplantısı yapıldı

    Afyonkarahisar’da asayiş değerlendirme toplantısı yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, aylık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

    İl Emniyet Müdürlüğündeki toplantıda konuşan Yiğitbaşı, 2025 yılı verileri dikkate alındığında kişilere karşı işlenen suçlarda önceki yıla oranla yüzde 4'lük bir azalış sağlandığını kaydetti.

    Aile içi ve kadına yönelik şiddet, kasten yaralama, tehdit ve benzeri suç türlerinde meydana gelen olayların önlenmesi için ilgili birimlerle koordineli şekilde farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü, teknik imkanların etkin şekilde kullanıldığını belirten Yiğitbaşı, şöyle devam etti:

    "Uygulanan bu tedbirler sonucunda kişilere karşı işlenen suçlarda önceki dönemlere göre anlamlı bir düşüş sağlanmış, olayların aydınlatılmasında ise yüksek başarı oranı korunmuştur. Malvarlığına karşı işlenen suçlarla mücadele kapsamında, kolluk kuvvetleri tarafından yürütülen geniş kapsamlı analizler, risk odaklı saha çalışmaları, devriye planlamalarının yeniden düzenlenmesi, teknik imkan ve kabiliyetlerin etkin kullanılması ile önleyici kolluk hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çok yönlü tedbirler hayata geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik olarak kolluk kuvvetleri tarafından planlı ve hedef odaklı çalışmalar yürütülmüştür. Gerçekleştirilen faaliyetler neticesinde, aranan şahısların yakalanmasında önceki döneme göre yüzde 5 oranında artış sağlanmış, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlüler ile çeşitli suçlardan aranan birçok şahıs yakalanarak adli makamlara teslim edilmiştir."

    Kolluk birimlerince son bir aylık süreçte toplam 1875 uygulama görevi icra edildiğini kaydeden Vali Yiğitbaşı, bu uygulamalar sonucunda 188 bin 902 kişinin sorgusunun yapıldığını ve çeşitli suçlardan aranma kaydı bulunan 909 kişinin yakalandığını ifade etti.

    Terör suçlarına yönelik yapılan çalışmaları da paylaşan Yiğitbaşı, şu bilgileri verdi:

    "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında 2 yıl hapis cezası bulunan 1 şahıs yakalanarak cezaevine teslim edilmiştir. Dönem içerisinde FETÖ kapsamında 26 şahıs yakalanmıştır. Narkotik suçlarına yönelik yapılan çalışmalarda kentte yasa dışı kenevir ekimi, uyuşturucu madde kullanma, bulundurma veya ticareti gibi narkotik suçlarına yönelik çalışmalarda 72 olaya müdahale edilmiş, 81 şüpheliye işlem yapılmış, 15 şüpheli tutuklanmıştır."

    Yiğitbaşı, 2 Eylül itibarıyla Eber Gölü'nde yaşanan yangınlar sonrası yasaklama kararı alındığını hatırlatarak, bu kararın bugün itibarıyla kaldırıldığını duyurdu.

    Vali Yiğitbaşı, bölge halkından yüksek hassasiyet ve duyarlılık beklediğini ifade ederek, gölün hep birlikte korunması gerektiğini belirtti.

    Toplantıya, Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ve İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Mustafa Ünsal katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı yeni Türkiye’yi inşallah herkes kabullenecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı yeni Türkiye’yi inşallah herkes kabullenecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 28. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile 18. Dönem İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni’ne katıldı.

    Konuşmasına, törenin ülke, millet ve adalet teşkilatı için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, eğitim ve staj dönemlerini başarıyla tamamlayarak mesleğe adım atmaya hazırlanan 712 hakim, 492 Cumhuriyet savcısı ve 147 idari hakimi tebrik etti.

    Halihazırda Türkiye genelinde 2 bin 415’i idari yargıda olmak üzere toplam 25 bin 449 hakim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “25 bini aşkın hakim ve Cumhuriyet savcımızın 9 bin 812’sini kadın yargı mensuplarımızın teşkil etmesini ayrıca önemli buluyorum. 28. ve 18. dönemde dereceye giren 8 genç arkadaşımızdan 5’inin kadın olması ayrıca takdire şayandır, memnuniyet vericidir. Dönem birincimizin şahsında kendilerini özellikle tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, Türkiye’nin kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtuldukça çok farklı bir atmosfer yakaladığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Kılık kıyafet yasakları başta olmak üzere önlerinde duran engelleri tek tek kaldırdıkça, büyük memnuniyetle ifade etmek isterim ki, kadınlar kamu bürokrasisinde daha fazla yer almaya, daha görünür olmaya başladı. Ancak bazı çevrelerin bu değişime henüz ayak uyduramadığını görüyoruz. Başörtülü yargı mensuplarımız konusunda edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklara zaman zaman hepimiz şahit oluyoruz. Akıl, vicdan ve hukukla bağdaşmayan bu tepkileri sadece derin bir teessüf ve taaccüple takip ettiğimizin bilinmesini isterim. Türkiye artık bunları geride bırakmıştır, geride bırakmak zorundadır.

    Belki biraz zaman alacak, belki biraz hazım problemi çekilecek ama özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı Yeni Türkiye’yi inşallah herkes kabullenecek. Bilhassa kadınların kamu-özel ayrımı olmadan, hayatın farklı alanlarında onurluca yer almalarına herkes alışacak. Buradan, ülkemizin dört bir yanında en küçük biriminden en yüksek dereceli mahkemesine kadar mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan, çabalayan, milletimizin adalet talebini karşılayan yargı mensuplarımıza ve adalet teşkilatı çalışanlarımıza muhabbetlerimi iletiyorum.”

    “Adaletin tecellisi için vicdanı hür, aklı hür birer vatan evladı olarak fedakarca çalışacaksınız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden yargı mensuplarını rahmetle yad etti, merhum Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz ile birlikte yargı camiasının tüm şehitlerine rahmet diledi.

    Büyük bir heyecanla kura çekimini bekleyen adaylara bir hususu hatırlatmak istediğini söyleyen Erdoğan, “Sevgili genç kardeşlerim, sizler birazdan çekilecek kuralar neticesinde vazifelerinize başlayacak, memleketin her bir köşesinde adalet neferi olarak görev yapacaksınız. Maaşını alıp köşesine çekilen, mesaisi bitince arabasına binip evine dönen biri olarak değil, adalet için, adaletin tecellisi için vicdanı hür, aklı hür, kalbi hür, birer vatan evladı olarak inşallah fedakarca çalışacaksınız.” ifadelerini kullandı.


    Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA

    Şüphesiz mücadelelerin en büyüğünün, hak için verilen vazifelerin en faziletlisinin adalet uğruna yapılanlar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Sizler, devletimizin adalet neferleri olarak bu mücadelenin kalbindesiniz. İbn Haldun’un veciz ifadesiyle ‘Adalet, halk arasına konulmuş bir terazidir.’ İşte bu terazinin dengesi, eğitimini aldığınız bilgiye dayanan vicdanınızın rehberliğinde, kaleminizden dökülen hükümlerle sağlanacaktır. Talip olduğunuz sorumluluğu layıkıyla ifa etmenin yolu çok çalışmaktan, vicdanlı ve sağduyulu davranmaktan, basiret ve feraset sahibi olmaktan geçiyor. Önünüze gelecek her dosyanın içinde en az bir insanın hikayesi, en az bir insanın istikbali, umudu, hayalleri ve kaderi olduğunu lütfen unutmayın. Her birinizin bugünden itibaren artık bu yüksek hassasiyetlerle, vazifenizi yerine getireceğinize yürekten inanıyorum.

    Duam odur ki, meslek hayatınız boyunca fikrinizde, zikrinizde, hükmünüzde daima adalet olsun. Cenabıallah hepinizin yar ve yardımcısı olsun. Şurası muhakkak ki adalet, devlet ve toplum düzenimizin mihveridir. Varlığı en yüksek fazilet, yokluğu ise toplum hayatı için felakettir. Genceli Nizami, adaletin hayatımızdaki yerini ‘Memleketin direği adalettir her zaman, adalette nasibin saadettir her zaman’ olarak tarif ediyor. Evet, memlekette huzur, refah, saadet ve kalkınmanın köşe taşı adalettir. Bunun için inancımızın da bir gereği olarak ‘Mülk Allah’ındır’ diyor, adaleti de mülkün temeli olarak kabul ediyoruz. Adalet mülkün temeli olduğu gibi dostluğun, kardeşliğin, barış ve huzurun da güvencesidir.”

    Erdoğan, milleti asırlardır maruz kaldığı tehdit ve saldırılardan koruyan en güçlü kalkanın, hiç kuşkusuz, adalete verdiği önem olduğunu belirterek, “Ülkeyi yönetme sorumluluğunu omuzlandığımızda Türkiye’yi eğitim, sağlık, adalet ve emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Çok şükür bu sözümüzün arkasında durduk. Geride bıraktığımız 23 yıl boyunca en büyük yatırımları bu alanlara yaptık. En büyük reformları yine bu alanlarda hayata geçirdik.” diye konuştu.

    Adil ve etkin işleyen, toplumun bütün fertlerine güven veren bir yargı sistemi için reform iradesini ilk günden beri canlı tuttuklarını dile getiren Erdoğan, “Reform çalışmalarını, toplumsal talep ve ihtiyaçlar temelinde yenilediğimiz strateji belgeleri ve eylem planlarıyla takvime dayalı, süreli hedefler haline getirdik.” dedi.

    “İnşallah sizlerle omuz omuza bu yolu da sabırla yürüyeceğiz”

    Bir yandan adalet teşkilatının personel yapısını güçlendirirken diğer yandan yeni mahkemeler ihdas ettiklerini belirten Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 26 bin 274 olan adalet personeli sayımız yüzde 262 artışla bugün 95 bin 224’e çıktı. Müstakil adliye binalarımızın sayısı 78’den 391’e yükseldi. 2002’de 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayımız birazdan çekeceğimiz kuralarla birlikte 26 bin 803’e ulaşacak. Adli yargıda faaliyet gösteren mahkemelerimizin sayısını 3 bin 581’den 8 bin 681’e, idari yargıdaki sayıyı ise 146’dan 239’a çıkardık. Sadece son 2,5 yılda adli ve idari yargıda 3 bin 474 mahkeme ve istinaf dairesi kurduk. Yargıda dosyaların kapatılma süresini kısalttık. Bu alanda pek çok Avrupa ülkesini geride bıraktık. Artık hem adli hem de idari yargı mahkemelerimiz davaları çok hızlı bir şekilde çözüme ulaştırıyor.” ifadelerini kullandı.

    Sadece şu iki istatistiğin bile bu konuda alınan mesafenin görülmesine yardımcı olacağına işaret eden Erdoğan, Avrupa Konseyi Adaletin Etkinliği Komisyonu raporlarına göre Türkiye’de İdari Yargı Mahkemelerinde ortalama dosya görülme süresinin 168 gün olduğunu bildirdi.

    Bu sürenin Fransa’da 314, Almanya’da 308, İtalya’da ise 574 gün olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Bölge idare mahkemelerinde dosyaların görülme süresi ülkemizde 136 gün iken İspanya’da 325, Fransa’da 329, Almanya’da ise 460 gündür. Türkiye bu aşamaya büyük bir özveriyle gelmiştir. Bu olumlu tabloya rağmen önümüzde halen uzun bir yol var. İnşallah sizlerle omuz omuza bu yolu da sabırla yürüyeceğiz.” diye konuştu.

    “Yargı mensuplarının sükuneti zafiyet olarak algılanmamalı”

    “Hakimlik cübbesini giymek ve hüküm makamına oturmak, insanı insan olmaktan kaynaklanan zaaflarından, kusurlarından, noksanlarından tek başına kurtarmaya yetmez” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Hakimler, savcılar yanılgı nedir bilmeyen hakikat avcıları da değildir. Yargılamaya iştirak edenlerin samimi katkıları olmadan varılacak sonuca, kurulacak hükme hakikatin rengini vermek mümkün olamaz. Bununla birlikte hakim ve savcılarımızın bugün toplumsal algıda tuttukları yer, onları adaletin merkezi figürü haline getirmiştir. Takdir edersiniz ki bu oldukça büyük ve ağır bir sorumluluk demektir. Bu mesuliyeti hakkıyla taşımanın yegane formülü, adalet menziline aklın rehberliğinde, vicdanın nezaretinde yürümektir. Elbette akıl bilgiden beslenmeli, vicdan ön yargıları reddetmelidir. Devleti ve toplumsal düzeni korumak, adaleti tesis etmekle mümkün olur.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bekası için üzerine titredikleri hasletlerin, adil devlet, güçlü millet ve özgür birey olduğunu vurguladı.

    “İstikbalimizden emin olmak istiyorsak, hep beraber bunları korumak ve güçlendirmek mecburiyetindeyiz” ifadesini kullanan Erdoğan, “Burada şunu da özellikle hatırlatmak istiyorum. Yargının kendi doğal mecrasındaki işleyişine, siyaset kurumu ve medya dahil herkesin saygı duyması gerekiyor. İşini yapan, işini doğrulukla, dürüstlükle yapan, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde iyi niyetle yapan yargı mensuplarımıza destek olmalıyız. Ancak ve sadece kararlarıyla konuşabilen yargı mensuplarının sükuneti, zafiyet olarak algılanmamalı, bunu hiç kimse istismar etmemeli.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Yargıyı bizzat kendileri siyasallaştırıyor”

    Bu konuda yeterince özenli davranılmadığının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özellikle son aylarda yargı mensuplarımızı hedef alan, hatta çoğu zaman tehdide varan sorumsuz bir üslubun siyasete hakim olduğu görülüyor. Bunun sebebi, muhatap olunan iddiaların vahameti ve ciddiyetidir. Her fırsatta hakim ve savcılara parmak sallayarak, tehdit ve taciz ederek adalet sistemini felç etmeye çalışanların en büyük korkusu, adalet önünde maskelerinin düşmesinden duydukları derin endişedir. Hukukun temel prensiplerinden biri şudur: rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma gibi nitelikli suçların işlendiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşan savcılık makamı için kamu davası açmak bir tercih değil, yasal bir mecburiyettir. Her fırsatta yargıya parmak sallayanların öncelikle bu hukuk kaidesini öğrenmelerinin şart olduğuna inanıyorum. Yargıya ‘siyasallaştı’ ithamında bulunanlar aslında çirkin üsluplarıyla yargı mensuplarımızı tartışmaların içine çekerek, yargıyı bizzat kendileri siyasallaştırıyor.

    Bunu son derece tehlikeli bulduğumu burada ifade etmek isterim. Hukuk devletini korumak ve adalet idealini yaşatmak sadece yargı mensuplarının, sadece hukuk insanlarının değil, siyasetçi ve gazetecisiyle hepimizin müşterek görevidir. Kabahati sürekli başkalarında arayanlar, çıkarlarına dokunulduğunda üsluplarını kirletenler, artık yargıyı ve işini yapan yargı mensuplarını hedef göstermekten vazgeçmelidir. Her fırsatta vurguluyorum, bugün tekrar ifade ediyorum. Hukukun önünde herkes eşittir. Kimse layüsel değildir. Hukuk devletinde suç işleme imtiyazına sahip sınıflar yoktur ve olamaz. Hukuk ancak meşru çıkarı ve hakkın ali hatırını korur. Bizim de sorumluluğumuz hukukun işlemesine yardımcı olmak, adaletin tecellisine katkı sunmaktır. Adalet ve hukuk sadece mahkemelerin kararlarıyla değil, toplumun her kesiminin hukuka ve adalete sahip çıkmasıyla sağlanabilir. Biz tam 23 yıldır işte bunu yapmanın derdindeyiz. Bundan sonra da demokrasiden, hukuktan, adaletten, özgürlüklerden ödün vermeden çalışmaya devam edeceğiz. Genç hukukçularımızın meslek hayatları boyunca omuzlarında taşıdıkları bu ağır yükün bilinciyle hareket edeceklerine inanıyorum. Rabb’im hepinizin yar ve yardımcısı olsun.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kura töreninin hayırlı olmasını dileyerek, dereceye giren tüm gençleri tebrik etti.

    Notlar

    Törene, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı.

    Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem birincileri Adli Yargı Cumhuriyet Savcısı Adayı Yasemin Cankurtaran, Adli Yargı Hakim Adayı Zehra Yetimler ve İdari Yargı Hakim Adayı Uygar Karakoç’a plaketlerini verdi.

  • AK Parti Sözcüsü Çelik; “Barzani’nin MHP lideri Bahçeli’ye yönelik sözleri kabul edilemez”

    AK Parti Sözcüsü Çelik; “Barzani’nin MHP lideri Bahçeli’ye yönelik sözleri kabul edilemez”

    Çelik, “Burada bir sürü süreç çeşitli kereler denendi. Son süreçte iç cephenin güçlendirilmesi çağrısından sonra sayın Bahçeli’nin tarihi çağrısı Cumhuriyet döneminin en önemli çıkışlarından birisi. Türkiye kendi milli gözüyle yeni bir süreç başlattı. Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına talimatıyla bu devlet politikasına dönüştü. ‘Odak noktamızı kaybetmeyelim’ cümlesini çok sık kuruyorum. PKK terör örgütünün unsur, uzantılarıyla fesih ve silahlarının bırakılması. Komisyon yarın bir gün silahlar bırakıldıktan sonra adım atılmak üzere hukuki çerçeveye dönük olarak pusula teşkil edecek.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Çelik, “Barzani’nin MHP lideri Bahçeli’ye yönelik sözleri kabul edilemez. Barzani’nin silahlı korumalarının verdiği görüntü nahoştu, İçişleri Bakanlığı soruşturma yürüyor.” diye konuştu.

    Çelik’in konuşmasından bazı satırbaşları şöyle:

    “VATANDAŞLARIMIZIN KİMLİKLERİNİN ÜZÜRİNDEKİ İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARI SONA ERDİRİLDİ”

    Türkiye’nin terörle uzun mücadelesi var. Neticede terör amacına hiçbir şekilde ulaşamamış. Dünyada da Türkiye’de terörle mücadele konusunda hukuka uygunluğuyla ilgili bir eleştiri yok. geçmiş zamanlarda da, bizim iktidarımızdan önce de terörle mücadele yapılırken, terör örgütü mensuplarının silah bırakması, teslim olması, topluma kazandırılması konusunda bir sürü yasal düzenlemeler yapılmış. O zamanki MGK’ya katılan büyüklerimiz, doğrudan terörle mücadeleyi bizzat veren askeri heyetin tekliflerinin çok sayıda toplantılara getirildiğini söyler. Türkiye burada bir çerçeve çizmeye çalışmış. Çeşitli kereler çeşitli denemeler olmuş. Rahmetli Özal zamanında olmuş, rahmetli Erbakan’ın girişimlerinden bahsedilir. Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemlerde çözüm süreci şeklinde tekrar hükümetimizin döneminde gerçekleşti. Bir sürü safahattan geçtik. Şu görülmüştür; hükümet ve devlet kanadında red, inkar, asimilasyon politikasıyla anılan vesayet döneminde bu sorunda Türkiye’nin kapasitesini büyütürek ortaya çıkan yaklaşım görülmüştür. 2005’te doğmuş birisi şimdi 20 yaşında. Vesayetin en karanlık zamanları, her türlü vesayetin hükümeti kuşattığı zamanlar. Türkiye’nin askeri ve yargı vesayeti ile boğulduğu zamanlar. 12 Ağustos 2005’te sayın Cumhurbaşkanı Başbakan’dı. Diyarbakır’da konuşma yaptı ‘Kürt sorunu benim sorunumdur’ dedi. Bu paradigmatik bir devrimdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı çıkıp ‘Bu benim meselemdir, Türkiye’nin tamamının meselesidir’ diyor. Belli bir etnik mesele değil. Aynı şeyi başörtüsü meselesine de uyarlayabilirsiniz. Vatandaşlarımızın kimliklerinin üzerindeki inkar ve asimilasyon politikaları büyük adımlarla sona erdirilmiştir.

    “TÜRKİYE KENDİ MİLLİ GÖZÜYLE YENİ BİR SÜREÇ BAŞLATTI”

    O zamanlar tekrar o tartışmalara dönersek kamusal alan sivil alan tartışmaları yaparlardı. ‘Herşey olabilir ama öğretmen ve yargıç olamaz’ derlerdi. Belli sembolle ayrımcılık anlamına geliyormuş gibi ilkel zihniyet. Yakın zamanda CHP’de eskiden bakanlık yapmış birisi ‘Ben ve benim gibiler gelirse başörtüsü ile değil ama türbanla mücadele edeceğiz’ gibi ilkel şeyleri söylemiştir. Demokrasi kafada başlayıp kafada başlayan bir şey.

    Burada bir sürü süreç çeşitli kereler denendi. Son süreçte iç cephenin güçlendirilmesi çağrısından sonra sayın Bahçeli’nin tarihi çağrısı Cumhuriyet döneminin en önemli çıkışlarından birisi. Türkiye kendi milli gözüyle yeni bir süreç başlattı. Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına talimatıyla bu devlet politikasına dönüştü. Günün sonunda hukuk sistemimizin içindeki imkanlarla oluyor. Bunların hepsine bütün olarak bakmak lazım. ‘Odak noktamızı kaybetmeyelim’ cümlesini çok sık kuruyorum. PKK terör örgütünün unsur, uzantılarıyla fesih ve silahlarının bırakılması. Devlet katı, TSK, istihbarat ve İçişleri ve diğer kurumlarda hazırlıkları var. Milli irade bu işin sahibi olsun diye Yüce Meclis’te komisyon oluşturuldu. Komisyon yarın bir gün silahlar bırakıldıktan sonra adım atılmak üzere hukuki çerçeveye dönük olarak pusula teşkil edecek.

    Ben AB bakanı iken oradaki muhataplarımla en çok yaptığım konuşma şuydu ‘PKK bir terör örgütü fakat ben buraya gelirken aşağıda PKK propagandası yapılan sergi açmışsınız’ derdim. Daha sonra birtakım tedbirler alındı. Birtakım terör örgütlerinin AB Komisyon binasının engellenmesi konusunda. Bizim burada fesih ve silah bırakma dediğimizde söylediğimiz mekanizma açıktır. Silah bırakma tamamlanır, PKK’nın kendisini fesh ettiği, varlığını sona erdirdiğini eylem olarak, teyit mekanizması tarafından teyit edilmesi gerekir. MİT ve TSK bu teyit mekanizmasıdır. Daha sonra devletin başı olan sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilir. Artık bu Cumhurbaşkanlığı kararı ile mi olur MGK kararı ile mi olur; PKK terör örgütlüğünden çıkar. Bütün bunlar kademeli olarak ele alınır. Fesih retorikle ilgili bir şey değil. Bir sürü terör örgütü var DEAŞ’ından FETÖ’süne kadar. Feshetmekten anladığımı isim, tabela değişikliği değil. Varlığın sonlandırılmasıdır. 4 ana alanda silahlı yapısı var. Bir de bunların çatısı olan KCK var.

    “BÖLGEDE HALKLARA KÖTÜ NİYET BESLEYEN HERKES TERÖR ÖRGÜTLERİNİ VEKALET SAVAŞLARINDA KULLANIYOR”

    7 Ekim olaylarından 1 gün sonra siyonist çetenin başı Netanyahu ‘Bölge haritaları değişecek David koridorunu kuracağız’ dedi. Bölgede halklara kötü niyet besleyen herkes terör örgütlerini vekalet savaşlarında kullanıyor. Kimin kime ne vaat ettiğini biliyoruz. Ülke ismi vermeyeyim şimdi. Biz tabii bütün komşularımızdan ve müttefiklerimizden bu sürece destek verilmesini arzu ederiz. Müttefiklerimizden de ya çekimser duran ya da silah bırakma sürecini akamete uğratmak isteyen faaliyetler görüyoruz. Bir terörist yakalamıştık. Bu terörist yıllar evvel DEAŞ’ta bulunmuş, oradan çıkmış PKK terör örgütünde faaliyet yürütmüş aynı zamanda batılı bir devletin istihbaratına çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin gözü bütün bunları görüyor. Sürekli olarak sahadıyız.

    TBMM’DEKİ KOMİSYON ÇALIŞMALARI

    TBMM’de doğrudan cezaevlerini ziyaret eden komisyonlar var. TBMM üyeleri çeşitli sebeplerle gerek terörist gerek başka alanlarda mahkumlarla görüşüyor. İhtiyaç duyulduğu için. Böyle bir mesele yürütülürken komisyonun iradesi tecelli etmiş. Netice itibariyle bu görüşme gerçekleşmiş. Komisyon bir sürü faaliyet yürütüyor. Kendi düşüncemize uyan ya da uymayan bir sürü grubu çağırdı ve dinledi. İki tanesi çok aşırı gittiği için, nefret söylemine kaydığı için uyarıldı. Onun dışında karışılmadı. Bütün gruplarla anlaşıyoruz diye bir şey yok. Birisi tutup da terör sona ersin diye çağrı yapıyorsa, terörün sonlanması için inisiyatif alıyorsa, komisyonun bunu değerlendirmesinden daha doğal bir şey olamaz. Sürekli olarak AK Parti’nin uzak durduğu söyleniyor. Halbuki Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımız her MYK, MKYK’nın açılışında dışarı kapalı konuşma yapar. Uzun zamandır ilk gündemi terörsüz Türkiye ile ilgili yapılacaklardır.

    Komisyonun kurulması, faaliyetleri de bir karardır. Yarın komisyon bir belge ortaya çıkaracak genel kurula yol göstermek üzere. Bunlar hukuk sistemimizin imkan ve kabiliyetleri içinden oluyor. Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devleti zedeleyecek adım yok. Herhangi terör örgütüyle ya da yabancı güçle pazarlık sözkonusu değil. AK Parti açısından bakıldığında bu yaz Türkiye’yi 2 kez dolaştı. Teşkilat başkanlığımızın Türkiye Buluşmaları çerçevesinde. AK Parti bu yazı 2 kez Türkiye’yi dolaşarak geçirdi. Bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz ve bütün arkadaşlarımız katıldı. Bunun birinci gündemi terörsüz Türkiye’dir. Herkes kendi üzerine düşen ödevi yapacak. AK Parti ne yapacağını biliyor. Geçen dönemde de ben Hakan Bey, Efkan Bey aktif olarak o süreçlerin içinde bulunmuştuk. Bugün başka arkadaşlarımızın da tecrübeleri işin içinde.

    Geçen hafta sonu Türkiye’deki gençlik STK’ları platormu Urfa’da ‘Terörsüz Türkiye’ başlığında toplantı düzenledi. Ben ve İlim Yayma Cemiyeti Başkanı sayın Bilal Erdoğan konuşma yaptı. Gençlik platformu 25’e yakın masa kurmuşlar. Terör ve ekonomi, terör ve toplumsal psikoloji üzerine kurulmuş. Her masa soru üretmiş. Biz bu sorulara Bilal Bey’le cevap verdik.

    KOMİSYON’UN İMRALI ZİYARETİ

    Daha öncesinde yapılan açıklama var. Terör örgütünün fesh etmesi ve silah bırakması. Komisyon üyeler İmralı’da sorular sordular. Suriye’deki SDG’nin tasfiyesi ile ilgili sorular sordular. Sonuçta komisyona bilgi verecekler. Komisyon da adımını atacaktır. Bu işlerin bir hassasiyeti vardır. Bu hassasiyete riayet etmek, bazı muhalefetin dediği gibi milletten saklamak anlamına gelmiyor. Farklı partilerin farklı görüşleri olabilir. Sonuçta arkadaşlar gelip komisyona bilgi verecektir. Üye vermiş partiler için sorun yok. Komisyon kapalı görüşme kararı alırken de itiraz ediliyor. Bu işlerin hassasiyeti ve incelikleri var. Esasında az konuşmak çok eylem yapmak. Doğrusu budur. Yoksa bir şeyden çekinildiği yok. Bir parti diyorsa ki ‘bundan niye haberimiz yok’ diye, üye verseydiniz. Her işin bir doğası, usulü var. Bir meselede kullandığımız yöntemi öbür meselede kullanıyor muyuz? MGK toplantısını kapalı yaptığımızda milletten bir şey mi saklamış oluyoruz? Hayır, işleri inceliği var. Partilerin MYK’ları kapalı oluyor. Bunu şeffaf olundu, olunmadı tartışması haline getirmemek lazımdır.

    “SİLAH BIRAKMA SÜRECİNİN KESİNTİSİZ DEVAM ETMESİ LAZIM”

    Bazen günde 1 metre gidersiniz bazen 1 haftada 10 kilometre gidersiniz. Silah bırakma sürecinin kesintisiz devam etmesi lazım. Stratejik akıl kadar sabır da önemli burada. Bunun ikisinin dengesini kuracaksınız. Dünyadaki bu meselelerde en çok dikkat edilmesi gereken husustur. Bu çok vitesli bir süreçtir. Daha kapsayıcı değerlendirmek lazım. Silah bırakma süreci kesintisiz devam etmelidir. Silahların sembolik olarak yakılması tabii ki adımdır. Esas olan tüm silahların bırakıldığı noktaya ilerlemektir. Yol haritası işliyor. Rotada bir sapma yok. Bütün sabotajlara rağmen odağımızı koruyoruz. İnşallah bu hedefe ulaşmak için senkronize şekilde çalışıyoruz.

    “İMRALI ZİYARETİNDEN SONRA 3-4 TANE ZEHİRLİ AÇIKLAMA GELDİ”

    Normalde bir terör örgütü mensubunun terör faaliyetini öven açıklamasının yorumlanmasının çok lüzumu yok. Yürüyen sürece dönük sabotajların nasıl gerçekleştiği çerçevesinde tespitim var. Komisyon kurulduktan sonra örgüt çevrelerinden bu tip mesajlar geldi. İlerleme sağlandıktan sonra psikolojik harp yöntemi, sabotaj girişimi. Zamanlama dikkat çekici. İmralı ziyaretinden sonra, sadece bu açıklama değil 3-4 tane zehirli açıklama geldi. Birinci katman, komisyonun kurulamasına vesile olan PKK terör örgütünün feshinde odak kaybı yaratmaya çalışan bir şey. Esasında bu çağrıyı örgüte kim yaptı. İmralı yaptı. Aslında oraya bir şey söylüyor. İmralı’dan yapılan fesih ve silah bırakma çağrısına karşıt bir çağrı olarak bunu gündemleştiriyor. Bu süreçte değil daha önce bahsettiğim çözüm süreci milli birlik ve kardeşlik projesi döneminde de aynı şeyle karşılaştık. Bu tanıdığımız, iyi bildiğimiz bir yöntem. Bu örgütsel faaliyetinin sektör haline geldiği, birçok çevre ve katmanın karmaşık ilişkiler içinde bunu sürdürmek istediği bir şey.

    SGD VE SURİYE’DEKİ GELİŞMLER

    Dikkatten kaçtı ama SDG ile ilgili konuşurken bir tanesi silah bırakmaya karşı söylem üretirken sonra buna da eklendi. Biz koalisyonun içindeyiz dolayısıyla buna karar veremeyiz diye bir şey söylendi. Birtakım karmaşık ilişkiler vekalet savaşların, birtakım projeler olarak gündeme geliyor. Mesela Suriye bölümünde ’10 Mart anlaşmasını uygulayın’ deyince karşı şeyler söyleniyor ya. Suriye Kürtlerini emperyalizmin lejyoneri yapmayı kazanım olarak düşünülüyor.

    Cumhurbaşkanımız Esad’a daha o zaman ‘Senin ülkende Kürtlerin hiçbir hakkı yok, haklarını ver’ diyordu. O zamana kadar TBMM’de şimdiki DEM partinin selefi olan hiçbir parti gündeme getirmemişti. Suriyeli mültecilerin kendi şehir ve dönüşü güvence altına alınacak deniliyor. En önemlisi 7. madde. 7. madde, bölünmeye yönelik çağrılar, nefret söylemi reddedilecektir’ deniliyordu. ‘Biz Türkiye için tehdit teşkil etmiyoruz’ dediler son toplantılarında. Biz de diyoruz ki, ‘Irak ile yöntemle Suriye’deki yöntem ayrı’. Bu anlaşmanın uygulanması bizim açımızdan SDG’in terör örütü olmaktan çıkmasının ispatıdır. Örgütlerin karakteri böyledir. Konjonktürel duruma bakarlar. Türkiye Cumhuriyeti uyarmıştır ‘kaotik durumlardan kendinize bir şey çıkarmayın’ diye. Burada biz kimseye kötü gözle bakmıyoruz. Ülkemize kötü gözle bakanlara kötü gözle bakıyoruz. Türkmen, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Ezidi hepsi kazansın. Ayrılıkçı Dürzi lider dışında hiçbir sorunumuz yok. Onların da haklarını savunuyoruz. İsrail’in ayrılıkçı Dürzi bölgesi ile SDK bölgesini entegre etmesini görüyoruz. Burada doğru olan şudur; bölgedeki Türk, Kürt, Arap ve halkların kazanacağı bir durum.

    Terörsüz bölge çağrısı herkesin hakkını koruyan bir şey. Refahı, güvenliği paylaşması açısından önemli bir şey. Burada net şekilde şu mesajları görüyorsunuz: Türkiye’nin öteden beri burada uyguladığı politika ve tezlerin haklı olduğu görüldü. Küçük terör devletçikleriyle bölgenin parçalanması dünyanın başına herkesin başına eski Afganistan’dan daha beter sorunların açılmasıdır. Biz Barrack’ın söylediğinin hangisini tasvip ediyoruz hangisini tasvip etmiyoruz meselesi değil. Başkan Trump kaç kez sayın Cumhurbaşkanımızın yanında ve olmadığı durumlarda sayın Cumhurbaşkanımızı teyit etti.

    “BARZANİ’NİN İFADELERİ KABUL EDİLEMEZ”

    Sayın Barzani’nin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine destek vermesi önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımızla da bir görüşme yapmıştı. Fiilen başkan olduğu dönemde de bir konu hariç bütün konularda Türkiye ile gayet iyi dostluk ilişkisi içinde oldu. O konu da referandum meselesiydi. İyi ilişkilerimiz oldu. Ben KDP’nin kongresine katıldım. Türkiye ile ilgili doğrudan pozitif mesajlar verdi. Orada sadece Türk heyetiyle görüştü. DEAŞ’a karşı oranın korunmasında Türkiye atkif rol üstlendi.

    Bahsettiğiniz görüntü tabii ki nahoş ve olumsuz yorumlara zemin teşkil etti. Bununla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı bir soruşturma yürütüyor. Sonuç olarak sayın Barzani’nin aktif görevi yok. Tabii ki güvenliğini sağlanması gerekir Türkiye Cumhuriyeti bu kudrete sahiptir. Biz yayına girmeden onun ofisi adına sayın Bahçeli ile ilgili saygısız mesaj yayınlandı. Sayın Bahçeli’nin önemli bir röportajı yayınlandı Türkgün Gazetesi’nde. Barzani’nin ofisinde bir sözcü yapmış bu açıklamayı. Kaleme alınan metin sayg8sız metin. Irkçı faşist gibi ifadeler kullanılıyor. Sayın Bahçeli’nin bu değerlendirmeyi yaparken sayın Barzani’yi koruyan güvenlikçilerle ilgili değerlendirmesi var ama sayın Barzani’nin şahsına ilişkin bir olumsuz değerlendirmesi yoktur.

    Barzani’nin şahsıyla, ziyaretiyle olumsuz ifade yok, görüntülerle olumsuz ifadeleri var. Ofis sözcüsü ırkçı ve şovenist gibi ifadeler kullanmış. Sayın Bahçeli’nin terörsüz bölge çerçevesinde etrafımızda kurulan saygı sevgi ilişkisi diyor. Orada asıl açıklamayı yapan kişi kimse onun kullandığı dil ırkçı ve şovenist. O açıklama doğrudan sayın Bahçeli’ye karşı saygısız ifadelerdir. Bu kabul edilemez ve mutlaka düzeltilmesi gerekir. Terörsüz bölge için emek veren bütün bir siyasi hayatın gücünü bu işe seferber etmiş, bu uslubun kullanılması akılsızlık, idraksizlik. Bunu kim kaleme almışsa düzeltilmesi gerekir. Sayın Barzani’nin ülkemize ziyareti milletimizin alicenaplığının göstergesidir diyor sayın Bahçeli.

    Orada sayın Bahçeli’nin verdiği mesaj nahoş görüntülerle ilgilidir. Barzani’yle, gelişiyle ilgili bir cümle yok. Ofisin ifadeleri sayın Bahçeli’ye karşı kullanılması asla kabul edilemez. Bu dil terörsüz bölge sürecine zarar verecek bir dil olmuş.

  • Kristal Ayaklar | 2 Aralık 2025

    Kristal Ayaklar | 2 Aralık 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Putin; “Avrupa savaşmak istiyorsa, biz hazırız”

    Putin; “Avrupa savaşmak istiyorsa, biz hazırız”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile görüşme öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Putin, Avrupa’nın taleplerini Rusya’nın kabul etmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Onların amacı barış değil, savaşın tarafındalar” dedi.

    “Biz savaş istemiyoruz ama Avrupa savaşmak istiyorsa biz şimdi hazırız” diyen Putin, “Hatta Trump’ın önerilerinde bazı değişiklikler yapmaya çalıştıklarında bile, tüm bu değişikliklerin tek bir amaca yönelik olduğunu açıkça görüyoruz: Tüm barış sürecini engellemek, Rusya açısından kesinlikle kabul edilemez talepler ortaya atmak.” diye konuştu.

    (Rusya Devlet Başkanı Putin, Trump’ın damadı Jared Kushner ve Özel Temsilcisi Witkoff ile görüştü)

    Ukrayna’nın Karadeniz’deki tankerlere yönelik saldırılarını eleştiren Putin, “Tankerlere yönelik saldırılar, uluslararası sularda değil, başka bir devletin, üçüncü bir devletin münhasır ekonomik bölgesinde gerçekleştirildiğinde korsanlık haline gelir.” diye konuştu.

    Rusya’nın söz konusu saldırılara yanıt vereceğini vurgulayan Putin, “Rusya, tankerlere yapılan saldırılara karşılık Ukrayna limanlarına ve bu limanlara giren gemilere yönelik saldırılarını genişletecek. Saldırılar devam ederse, Ukrayna’ya bu korsanlık operasyonlarını gerçekleştirmede yardım eden ülkelerin gemilerine karşı misilleme önlemleri olasılığını değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Putin, Ukrayna’nın güncel ekonomik durum veya cephedeki gelişmelerle ilgilenmediğini sadece “para dilenmekle” meşgul olduğunu öne sürdü.

    Putin, Trump’ın önerilerinde yapılan değişikliklerin barış sürecini engellemeye yönelik olduğunu belirterek, “Tüm barış sürecini engellemek, Rusya açısından kesinlikle kabul edilemez talepler ortaya atmak” ifadelerini kullandı.

  • AFSÜ’den anaokulu öğrencilerine sağlık taraması

    AFSÜ’den anaokulu öğrencilerine sağlık taraması

    Üniversitenin toplum sağlığını geliştirme ve erken tanı farkındalığını artırma misyonu kapsamında yapılan taramada, minik öğrencilerin genel sağlık durumları değerlendirildi, ağız ve diş sağlığı muayeneleri ve gelişimsel gözlemler yapıldı.

    Taramayı gerçekleştiren AFSÜ ekibinde, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Ahmet Afşin Kundak ve Doç. Dr. Ayşe Tolunay Oflu, İnt. Dr. Rida Nur Özaslan ve İnt. Dr. Ayşe Rabia Aydoğan ile Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalından Dt. Huriye İşçi Uluışık yer aldı.

    15 Temmuz Şehitler Anaokulu Müdiresi Hülya Teke, ailelere çocuklarının sağlığı konusunda bilgilendirmeyi de içeren tarama programının, öğrenciler ve eğitimcilerin yanı sıra veliler tarafından da beğeniyle karşılandığını belirterek öğretmenler ve okul çalışanları adına AFSÜ ekibine teşekkür etti. Prof. Dr. Kundak da “Bizleri çok sıcak bir ilgiyle ve misafirperverlikle karşılayan öğretmenlerimize minik evlatlarımızın eğitimleri için olduğu kadar sağlıkları için de gösterdikleri özen için müteşekkiriz. AFSÜ’de, toplum sağlığını desteklemeye yönelik bu tür çalışmaları kararlılıkla destekliyor ve sürdürüyoruz. Bütün çocuklarımıza sağlıklı ve başarılı bir gelecek diliyoruz.” diye konuştu.

  • TEKNOFEST 2026 öğrenci buluşmaları devam ediyor

    TEKNOFEST 2026 öğrenci buluşmaları devam ediyor

    Abdullah Kaptan Konferans Salonunda düzenlenen öğrenci buluşmaları etkinliğinde; Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Afyonkarahisar İl Sorumlusu Doç. Dr. Mustafa Yalçın ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Kaysal, Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerine TEKNOFEST süreçlerine dair bilgiler verdi.

    AKÜ Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ve TEKNOFEST Topluluğu iş birliğinde, TEKNOFEST 2026 Öğrenci Buluşmaları kapsamında Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi yönelik TEKNOFEST Süreçleri Bilgilendirme konferansı gerçekleştirildi. Konferansta, Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi öğrenim gören öğrencilerin alanlarına uygun yarışma kategorileri tanıtılarak TEKNOFEST başvuru ve yarışma süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.

    Ayrıca takım oluşturma adımları, proje geliştirme süreçleri ve üniversite tarafından sağlanan destekler öğrencilere aktarıldı.

    Program, öğrencilerden gelen soruların yanıtlanmasının ardından proje fikirlerini geliştirmeye yönelik teşvik edici yönlendirmelerle sona erdi.

    Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi ile devam eden TEKNOFEST 2026 Öğrenci Buluşmaları; 3 Aralık 2025 Turizm Fakültesi, 4 Aralık 2025 Teknoloji Fakültesi, 8 Aralık 2025 Veteriner Fakültesi,9 Aralık 2025 Emirdağ Meslek Yüksekokulu (MYO), 11 Aralık 2025 Dinar MYO, Sandıklı MYO ile 18 Aralık 2025 İscehisar MYO ile devam edecek.

  • Suçlarda büyük düşüş, hırsızlıkta yüzde sıfır seviye

    Suçlarda büyük düşüş, hırsızlıkta yüzde sıfır seviye

    Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, kentte yürütülen güvenlik ve asayiş çalışmalarıyla ilgili İl Emniyet Müdürlüğü’nde basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Murat Kaya ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol da katıldı. Toplantıda, şehir genelinde alınan güvenlik tedbirleri, suçla mücadeledeki son durum ve yürütülen operasyonlara ilişkin güncel bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı. Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da huzur ve güven ortamının sürdürülebilmesi için kolluk kuvvetleri arasında güçlü bir koordinasyon ve iş birliği içinde çalışıldığını vurguladı.

    EBER GÖLÜ’NDE YASAK KALKTI

    Vali Yiğitbaşı ayrıca, Eber Gölü’ne yönelik önemli bir kararı da kamuoyuna duyurdu. Alınan yeni kararla birlikte göldeki yasakların kaldırıldığını açıkladı. Vali Yiğitbaşı, konuyla ilgiyle şunları söyledi: “Tarihinde evvel görüşte yangınlar nedeniyle bir yasaklama kararı almıştık. En son kaymakamlarımızdan ve ilgili kurumlarla Jandarma Komutanlığımızla yaptığımız toplantı sonucunda buradaki yasaklama kararında bugün itibari ile kaldırmaya karar vermiş durumdayız. Ancak tabii ki oradaki hassasiyet ve yardımlarla ilgili maksimum düzeyde hassasiyet ve farkındalık göstermesini kendilerinden bekliyoruz.”

    HIRSIZLIK ORANLARI YÜZDE SIFIR

    Toplantıda Emniyet ve Jandarma birimleri arasında güçlü bir koordinasyonla yürütülen çalışmaların sonuç verdiğini belirten Vali Yiğitbaşı, kent genelinde huzur ve güven ortamını güçlendiren uygulamaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Vali Yiğitbaşı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Kolluk kuvvetlerimiz riskli bölgelerimizde devreye faaliyetlerini arttırmıştır. Olaylara müdahale sürelerini kısaltmış ve mağdur odaklı çalışmaları da güçlendirmiştir. Aile içi ve kadına yönelik şiddet, kasten yaralama, tehdit ve benzeri suç türlerinde meydana gelen olayların önlenmesi için ilgili birimlerle koordineli bir şekilde farkındalık çalışmaları yürütülmüş, teknik imkanlardan etkin şekilde kullanılmıştır yıl boyunca yapılan çalışmalarda. Yine uygulanan bu tedbirler sonucunda özellikle kişilere karşı işlenen suçlarda önceki dönemlere göre anlamlı bir düşüş sağlanmış ve olayların aydınlatılmasında yine yüksek başarı oranı korunmuştur. Mal varlığına karşı işlenen suçlarla mücadele kapsamında kolluk kuvvetlerimiz tarafından yürütülen geniş kapsamlı analizler risk odaklı ve saha çalışmaları devriye planlamalarının yeniden düzenlenmesi, teknik imkan ve kabiliyetlerin de etkin kullanılmasıyla önleyici kolluk hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çok yönlü tedbirlerde hayata geçirilmiştir. Bu çalışmalar çerçevesinde sorumluluk bölgemizde suçun oluşmasından önce önlenmesini esas alan bir anlayışla hassas bölgelerde devreye yoğunluğunun arttırılması, suç analiz raporları doğrultusunda personelimizin doğru zaman ve doğru bölgeye sevk edilmesi, kent güvenlik yönetim sistemi ve diğer teknik takip sistemlerinin etkin kullanımı vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesine yönelik bilgilendirme faaliyetleri gibi birçok uygulamayı da titizlikle sürdürdüler ekiplerimiz. Uygulanan bu bütüncül tedbirlerin sonucunda mal varlığına karşı olay sayısı bir önceki döneme göre yüz 40 oranında azaltılmış, suçların aydınlatılmasında ise yüzde 7’lik bir artış sağlanarak, toplam aydınlatma oranı yüzde 91’ler seviyesine yükselmiştir. Bu başarı personelimizin özverili çalışmalarıyla suç ve suçluyla mücadelede kararlığımızın da bir göstergesi olmuştur.” Ayrıca Vali Yiğitbaşı hırsızlık oranlarının %0 olduğunu belirtti.

    68 YENİ ARAÇ GÖREVDE


    Programın bir diğer önemli başlığı ise güvenlik filosunun güçlendirilmesi oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen teslim töreni sonrası Afyonkarahisar’a gönderilen yeni araçlar, İl Emniyet Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törenle göreve başladı. Toplam 68 yeni ekip aracı, dualarla emniyet ve jandarma birimlerine teslim edildi. Vali Yiğitbaşı, araçların devletin güçlü duruşunun ve kolluk kuvvetlerinin sahadaki kararlılığının birer yansıması olduğunu belirterek, şunları söyledi:  “Bugün bizim için Afyonkarahisar’ımız için huzurun şehri, zaferin şehri Afyonkarahisar için gerçekten sizlerle birlikte özel bir ana tanıklık ediyoruz. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya beyin yakın takibi sayesinde ilimize kazandırılan toplamda 68 yeni güvenlik aracını bugün hep birlikte emniyet ve jandarma teşkilatlarımıza teslim törenini sizlerle birlikte burada gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Geçtiğimiz günlerde Atatürk Havalimanı’nda sayın cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle bir tören gerçekleştirdik. Sayın bakanımızın öncülüğünde bütün Türkiye’deki illere dağıtımı gerçekleştirilen araçlarla ilgili ve oradaki törenden sonra ilimize kendi araçlarımız gelmiş bulunuyor. Bugün biz de bunları hem emniyet teşkilatımıza hem Jandarma teşkilatımıza inşallah teslimlerini ve dağıtımlarını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu araçlardan 43’ü kahraman emniyet teşkilatımıza, 25’i ise yiğit jandarma teşkilatımıza emanet edilmiş olacak. Bu araçlar devletimizin kararlı duruşunun, her türlü aslında kolluk kuvvetlerindeki çalışmalarındaki her türlü iradenin, cesaretin ve kararlı duruşun somut birer sembolü olacaktır.”

  • Sandıklı Aktürkler İHL’den Gazze’ye destek kermesi

    Sandıklı Aktürkler İHL’den Gazze’ye destek kermesi

    Etkinlikten elde edilen gelirin tamamının Gazze’ye bağışlanacağı belirtilirken, kermes Sandıklı’daki dayanışma kültürünün güzel bir örneği olarak değerlendirildi. Okul Müdürü Cemil Özaraslan, organizasyonda emeği geçen öğretmenlere, öğrencilere ve destek veren vatandaşlara teşekkür ederek şunları söyledi: “Gazze ve Filistin halkına destek olmak amacıyla düzenlediğimiz kermes, Sandıklı halkı tarafından büyük ilgi gördü. Bu dayanışma ruhu bizleri gerçekten mutlu etti. İnşallah bu etkinlik sayesinde Gazze’deki mazlum kardeşlerimize bir nebze de olsa katkı sağlayabiliriz. Zulmün bir an önce son bulmasını diliyor, destek veren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” Kermes günü boyunca okul bahçesinde yoğun bir hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar hem ihtiyaç sahiplerine destek olmanın hem de öğrencilerin hazırladığı ürünleri incelemenin mutluluğunu yaşadı.

  • AKÜ’nün 3 projesi desteklenecek

    AKÜ’nün 3 projesi desteklenecek

    AKÜ Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı ve LIFT-UP Projeleri Akademik Danışmanı Prof. Dr. Bekir Yalçın ve projelerde görev alacak öğrenciler Emre Yavuz, Kudret Arslan, Kâmil Çiçek, Bahtiyar Çiftçi, Baki Arhan Bektaş ve Deniz Suay, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ı makamında ziyaret ederek kabul edilen projelere ilişkin bilgiler paylaştı.

    Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Yalçın, AKÜ’nün 3 projesinin 2026 yılı çalışma konsorsiyumuna dahil edilmesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, AKÜ ile savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından TUSAŞ arasındaki üniversite-sanayi iş birliğinin, Makine Mühendisliği Bölümünün kazandığı başarıyla daha da güçlendiğini kaydetti. Yalçın, “Makine Mühendisliğimiz tarafından TUSAŞ LIFT-UP Programı kapsamında hazırlanan 3 projemiz, yapılan değerlendirmeler sonucunda 2026 yılı çalışma konsorsiyumuna dahil edilme hakkı kazandı” dedi. Kabul edilen projelerin AKÜ adına gurur verici olduğunu kaydeden Yalçın, “TUSAŞ Havacılık’ın 2026 yılında çalışılacak proje havuzuna sunduğumuz başvuruların önemli görülerek kabul edilmesi, AKÜ’nün havacılık ve savunma sanayisine yapacağı katkının bir göstergesidir” dedi.

  • Afyonkarahisar’da hentbol şöleni

    Afyonkarahisar’da hentbol şöleni

    Turnuva boyunca öğrencilerin sergilediği mücadele azmi, fair-play anlayışı ve disiplinli oyun yapısı, tribünlerdeki aileler ve öğretmenler tarafından büyük takdir topladı. Organizasyon, küçük yaşta spor kültürünün gelişmesine katkı sunarken, hentbol branşına olan ilginin de giderek arttığını gösterdi.

    Küçük Erkekler Hentbol Dereceleri: 1️. Beyazıt Ortaokulu, 2. Büyükkalecik Ortaokulu, 3. Huriye Aşkar Ortaokulu, 4️. Özel Afyon İsabet Ortaokulu.

    Küçük Kızlar Hentbol Dereceleri: 1️. Huriye Aşkar Ortaokulu, 2️. Abdurrahim Mısri Ortaokulu, 3️. Büyükkalecik Ortaokulu, 4️. Yunus Emre Ortaokulu.

    Müsabakaların sonunda dereceye giren takımlara madalyaları takdim edilerek sporcular tebrik edildi.

  • Yurdunuseven, TBMM’de Afyon’u anlattı

    Yurdunuseven, TBMM’de Afyon’u anlattı

    Milletvekili Yurdunuseven TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, marka şehir Afyonkarahisar’ı anlattı. Seçim bölgesi Afyonkarahisar’ın 8 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirten Yurdunuseven, şehrin Hititlerden Romalılara, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar farklı isimlerle anıldığını hatırlattı. Hititlerin şehre “Hapanuva – Yüksek Tepe Şehri”, Romalılar ve Bizanslıların “Akronion”, Türk-İslam dönemlerinde ise “Karahisar-ı Sahip” dediğini kaydetti. Yurdunuseven, şehrin adının daha sonra haşhaş bitkisinden elde edilen özsu anlamındaki “Opium” kelimesinin “Afyon”a dönüşmesiyle birleşerek “Afyonkarahisar” hâlini aldığını anlattı.

    “AFYONKARAHİSAR’IMDAN SİZLERE SELAM GETİRDİM”

    Literatürde şehirlerin üç kategoriye ayrıldığını ifade eden Yurdunuseven, Afyonkarahisar’ın bu kapsamda “rekabetçi bir şehir” olduğunu söyleyerek, “Özellikle son 20 yıldır Afyonkarahisar Ege’nin incisi bir marka şehir olmuştur. Mermerin, termalin, lezzetin başkenti ve Cumhuriyetin kurulduğu, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı topraklardır Afyonkarahisar” dedi. Yurdunuseven, Başmakçı’nın yumurtası, Bayat’ın kilimi, Bolvadin’in kaymağı, Dazkırı’nın halısı, Dinar’ın Kral Midası, Emirdağ’ın kümbet evleri, İhsaniye’nin Frigya yolu, İscehisar’ın mermeri, Sinanpaşa’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki konumu, Şuhut’un keşkeği, Sultandağı’nın kirazı ve diğer ilçelerin kendilerine has değerlerini tek tek sıralayarak, “Tescilli kaymağı, lokumu, sucuğu, haşhaşı ve ekşi mayalı ekmeği ile Afyonkarahisar’ımdan sizlere selam getirdim” ifadelerini kullandı.

    “BU ŞEHİR İÇİN ATAR YÜREĞİNİZ VE SEVDANIZ OLUR AFYON”

    Şehrin kültürel hafızasına dair örnekler de veren Yurdunuseven, gazeteci Fevzi Şen ve şair Osman Attila’nın Afyonkarahisar ile ilgili sözlerine yer verdi. Afyon insanının cesaretini Kocatepe’den, gücünü Afyonkarahisar Kalesi’nden aldığını belirten Yurdunuseven, “Afyon’da doğmasanız da bu şehirde doyuyorsanız, bu şehir için atar yüreğiniz ve sevdanız olur Afyon” dedi. Afyonkarahisar’ın Anadolu’nun tam kavşağında bulunduğunu, İstanbul’dan Antalya’ya, Ankara’dan İzmir’e uzanan yolların kesişim noktasında olduğunu ifade eden Yurdunuseven, şehrin yalnızca bir mola yeri değil; buluşmaların, hikâyelerin ve medeniyetlerin ortak noktası olduğunu vurguladı. Şehrin simgesi Afyonkarahisar Kalesi’nin tarih boyunca medeniyetlerin izlerini taşıdığını, Kocatepe’nin ise Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç noktası olduğunu hatırlattı. Haşhaş tarlalarının mor ve beyaz renkleriyle şehri süslediğini dile getiren Yurdunuseven, Frigya Vadisi, Ayazini, Akdağ, Emre Gölü ve yılkı atları ile Afyonkarahisar’ın kültür, tarih ve tabiattaki eşsiz yerini anlattı. 32 bin yatak kapasitesine sahip termal turizm tesislerinin şehri “şifa merkezi” hâline getirdiğini ifade eden Yurdunuseven, 600’ü aşkın yemek kültürü ve tescilli ürünlerle süslenen mutfağın UNESCO Gastronomi Şehri unvanı ile taçlandığını söyledi.

    “AFYONKARAHİSAR İÇİNDEN GEÇİLEN YER DEĞİL; GELİNİP KALINACAK BİR ŞEHİRDİR”

    Şehrin kültür ve sanat alanındaki zenginliğine de değinen Yurdunuseven, arkeoloji müzesinin yanı sıra 1500’e yakın eserin bulunduğu Müzik Aletleri Müzesi ve Türkiye’nin tek Yumurta Müzesi’nin önemine dikkat çekti. Afyonkarahisar’ın, dünyanın en iyi padok, en iyi pist ve en iyi şehrini tanıtma ödüllerini alan MXGP Dünya Motokros Şampiyonası, Motofest, Uluslararası Gastronomi Festivali ve 24. Klasik Müzik Festivali gibi etkinliklere ev sahipliği yaptığını aktardı. Mevleviliğin ikinci merkezi olan Afyonkarahisar’da Sultan Divani Hazretlerini anma ve aşure dağıtım geleneğinin sürdüğünü kaydeden Yurdunuseven, geçtiğimiz ay düzenlenen “Afyon Markalaşma ve Tanıtım Strateji Toplantısı”nın şehir için çok önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, “Artık Afyonkarahisar içinden geçilen, mola verilen bir yer değil; gelinip kalınacak bir şehir olmuştur. Yeni dönemde sloganımız ‘Kal bu şehirde / Kalp bu şehirde’ olacaktır” dedi.

    “BAKANLIK NEZDİNDE GEREKLİ GİRİŞİMLERİ YAPIYORUZ”

    Konuşmasının sonunda Taşoluk’la ilgili süreçten de söz eden Yurdunuseven, “Ülkemizin neredeyse dörtte üç polen ihtiyacını karşılayan ve yeşiliyle, doğasıyla ilimizin nadide yerlerinden olan Taşoluk Kasabası ile ilgili olarak başkaları gibi sadece konuşup yanınızdayız demiyor; AK Parti Milletvekilleri olarak bakanlık nezdinde gerekli girişimleri yaptığımızı ve sonucun inşallah olumlu seyirde ilerlediğini Taşoluklu hemşehrilerimizle paylaşıyoruz” dedi. Milletvekili Yurdunuseven sözlerini, “Afyonkarahisar’ı görmeden geçme, tatmadan geçme, gel ve kal bu şehirde” ifadeleriyle tamamladı.

  • “Hayat başarısı mesleki başarının önünde”

    “Hayat başarısı mesleki başarının önünde”

    Afyon MYO Konferans Salonunda Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı, Afyon Park Hayat Hastanesi Tıbbi Hizmetler Direktörü ve Türkiye Özel Hastaneler Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Alev Türe’nin konuşmacı olarak yer aldığı söyleşiye; akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Dr. Alev Türe yaptığı konuşmada sağlık sektörünün, işletmelerin yoğun olduğu bir alan olduğunu belirtti. Hayat başarısının mesleki başarının önüne geçtiğini vurgulayan Türe, öğrencilerin hangi bölümde okuduklarının tek başına belirleyici olmadığını ifade etti. İnsan ilişkileri, iletişim becerileri, işe yönelik heves ve çalışma isteğinin mesleki bilgi kadar önemli olduğuna dikkat çeken Türe, “Zekâ seviyesi ortalama olan bir birey, düzenli eğitim aldığında akranlarıyla benzer bir seviyeye ulaşabilir. Ancak bu seviyeyi ileri taşıyabilenler, süreçten gerçek anlamda kazanç sağlayan kişiler oluyor” dedi. Kadınların sosyal rollerinin daha fazla olduğuna da dikkat çeken Türe, bu durumun hayatın doğal akışından kaynaklandığını ifade etti. Türe, ileride anne, eş ve ev hanımı olarak farklı sorumlulukların bir arada yürütüleceğini hatırlatarak, “Her bir çalışanın farklı sorunları var ve bunlarla ilgilenmek zorundayız. Kişisel sorunlar da oluyor, iş yeriyle ilgili sorunlar da. Telefonunuz neredeyse hiç susmaz. Eve gittiğinizde de süreç devam eder. İdarecilik böyle bir iştir; 24 saat ulaşılabilir olmayı göze almanız ve görevinizin gereği olarak bunu sürdürebilmeniz gerekir” diye konuştu. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından teşekkür belgesinin takdim edilmesiyle sona erdi.

  • Onlar sağlık hizmetlerinin gizli kahramanları

    Onlar sağlık hizmetlerinin gizli kahramanları

    Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası tarafından Hastane Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe, Prof. Dr. Aslan’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, Başhekim Doç. Dr. Aydın Balcı, Genel Sekreter V. Murat Zengin ve Hastane Müdürü Hatip Aydın ile yöneticiler ve personel katıldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada tıbbi sekreterlerin sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde üstlendiği önemli fonksiyona dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, “Sağlık hizmetleri sadece teşhis ve tedavi süreçlerinden ibaret değildir. Hastanedeki hizmetlerin planlanması ve sorunsuz şekilde yürütülmesi için gereken özen gösterilmezse nitelikli bir tedavi mümkün olmaz. Bu noktada sağlık hizmetlerinin gizli kahramanlarından olan tıbbi sekreterler hem hastalarımız hem de diğer çalışanlarımızın memnuniyeti açısından son derece önemli bir rol üstleniyorlar.” şeklinde konuştu.

    “TEDAVİNİN İLK ADIMI, TIBBİ SEKRETERLERİMİZİN SICAK TEBESSÜMÜYLE BAŞLAR”


    Etkili ve samimi bir iletişimin, sağlık hizmetlerinde verimliliğin olmazsa olmazı olduğuna değinen Prof. Dr. Aslan, bünyesinde yapılan işlerin doğası gereği sürekli kriz yönetimi gerektiren hastanedeki karmaşık işleyiş sürecinde, taleplerin çoğu zaman ilk muhatabı olan tıbbi sekreterlerin, kritik sorumlulukları olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aslan, “Tedavinin ilk adımı, hastalarımızı ve yakınlarını karşılayan tıbbi sekreterlerimizin sıcak tebessümüyle başlar. Zahmetli çalışma koşullarına rağmen yüzünden tebessümü eksik etmeyen bütün tıbbi sekreterlerimizin meslek gününü kutluyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi. Etkinlik anı fotoğrafı çekilmesinin ardından pasta ikramı ile sona erdi.

  • Başkan Koyuncu’dan öğrencilerin emeğine büyük destek

    Başkan Koyuncu’dan öğrencilerin emeğine büyük destek

    Programda konuşan Başkan Koyuncu, öğrencilerin üretkenliğine destek vermekten ve verdikleri sözün hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Emirdağ’ın kültürel değerlerini kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarma çabası bizler için son derece kıymetli. Çocuklarımızın hazırladığı bu anlamlı çalışmaya destek vermek, belediye olarak memnuniyet duyduğumuz bir sorumluluktur. Gençlerimizin üreten, araştıran ve değer üreten bireyler olarak yetişmeleri bizler için büyük bir gurur. Bu vesileyle, Asaf Gören Müdürümüz ve Zehra Kilci öğretmenimiz nezdinde tüm okul eğitimcilerimize, böyle güzel çocuklar yetiştirdikleri için minnettarız” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca, Okul Müdürü Asaf Gören, Başkan Serkan Koyuncu’ya eğitime olan inancı ve öğrenciler tarafından hazırlanan kitapçığın basımına verdiği katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

  • Dilek’ten seçim tarihi tepkisi

    Dilek’ten seçim tarihi tepkisi

    Afyonkarahisar Madeni Sanatkârlar Esnaf Odası Başkan adaylarından Hakan Dilek, mevcut oda yönetiminin seçimleri, esnafın çalışma günü olan 17 Ocak Cumartesi tarihine alınmasına sert tepki gösterdi. Mevcut yönetimin yeniden seçilebilmek için şimdiye kadar yaptığı hizmetleri ortaya koyarak yarışmak yerine, etik olmayan bir şekilde seçimin adaylardan kaçırdığına vurgu yapan Dilek, hiçbir adaya seçim tarihiyle ilgili bildirim yapılmadığını belirterek, oda yönetimine “17 Ocak’taki seçimi bize neden bildirmiyorsunuz” diye sordu.

    DİLEK: SEÇİMİ KENDİ KENDİNİZE Mİ YAPACAKSINIZ?

    Başkan Adayı Dilek, Madeni Sanatkârlar Esnaf Odası seçimlerinin “Adeta yangından mal kaçırır gibi” yapılmak istendiğini vurgulayarak, seçim tarihinin kendilerine resmi olarak iletilmemesini eleştirdikleri ve oda yönetimine “Kendi kendinize mi seçim yapacaksınız” sorusunu yöneltti. Dilek, seçim sürecine ilişkin duyuruların şeffaf yapılmadığını ve seçim takviminin kendilerine bildirilmediğini belirterek, “baskın seçimle” seçim kazanacağını sananların centilmenlik dışı hareketlerinin adalet duygusunu zedelediğini dile getirdi.

    ADAYLARA USULÜNE UYGUN BİLDİRİM YAPILMASI GEREKİR

    Aynı zamanda Afyonkarahisar Modern Küçük Sanayi Yapı Kooperatifi Başkanı olan Hakan Dilek, “Her seçim döneminde olduğu gibi tüm adaylara usulüne uygun bildirim yapılması gerekir” açıklamasında bulundu. Dilek, seçimlerin demokratik bir ortamda gerçekleşmesi için tüm üyelerin ve adayların bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, yönetimi süreci şeffaf yürütmeye davet etti. Öte yandan, konuyla ilgili oda yönetiminden henüz bir açıklama yapılmazken, diğer adayların resmi duyurunun ivedilikle yapılmasını talep ettikleri ortaya çıktı.

  • “Çözüm bekleyen sorunlar var”

    “Çözüm bekleyen sorunlar var”

    Kavas, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Kavas açıklamasında, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü, toplumumuzda farkındalık oluşturmak, eşitlik ve erişilebilirlik alanında atılan adımları değerlendirmek ve engelli bireylerin haklarını güçlendirmek için önemli bir gündür. Bu anlamlı günde Ulusal Otizm Konfederasyonu olarak bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; engellilik bir eksiklik değil, çeşitliliğin ve insan olmanın doğal bir parçasıdır. Otizmli bireyler ve aileleri, yaşamın her alanında görünür olmak, anlaşılmak ve desteklenmek için büyük bir mücadele vermektedir. Eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal hayata kadar pek çok alanda hâlâ çözüm bekleyen sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunların aşılmasının yolu, toplumsal bilinç, kapsayıcı politikalar ve güçlü dayanışmadan geçmektedir. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, farkındalığın artmasına, toplumun her kesiminde daha kapsayıcı bir yaşam anlayışının güçlenmesine vesile olmasını diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Görme engelli öğrenciler tarihi yapıları elleriyle keşfetti

    Görme engelli öğrenciler tarihi yapıları elleriyle keşfetti

    Danışman öğretmen Bahar Katrancıoğlu’nun yönlendirmesiyle hazırlanan çalışma, görme engelli öğrencilerin kültürel varlıkları ve doğal güzellikleri dokunarak keşfetmesini amaçladı. Öğrenciler; Göbekli Tepe, Galata Kulesi, Truva Atı, Pamukkale travertenleri ve çeşitli yöresel mimari örneklerinin üç boyutlu modellerine temas ederek inceleme imkânı buldu. Dokunsal materyaller sayesinde soyut kavramları somutlaştıran öğrencilerin hem farkındalıklarının hem de öğrenme motivasyonlarının arttığı gözlemlendi. Özel eğitim öğretmeni Özge Nilüfer Tunçkol’un rehberliğinde gerçekleşen uygulamada, öğrenciler kültürel yapıların şekillerini ve yüzey dokularını parmak uçlarıyla keşfetti. Etkinlik boyunca öğrencilerin heyecanı ve neşesi dikkat çekti.

    “ENGELLİLER GÜNÜ’NÜ ANLAMLI BİR ŞEKİLDE TAÇLANDIRDI”

    Kadaifçioğlu İlkokulu Müdürü Abdülkerim Bilir, etkinliğin önemine vurgu yaparak “Öğrencilerimizin öğrenme sürecine aktif katılmasını sağlayan bu proje hem kültürel miras bilincini güçlendiriyor hem de Engelliler Günü’nü anlamlı bir şekilde taçlandırdı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. Özel eğitim öğretmenleri ise dokunsal materyallerin kavram öğreniminde büyük katkı sunduğunu belirterek bu tür uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin istasyon çalışmalarını tamamlaması ve küçük hediyelerle ödüllendirilmesiyle sona erdi. Proje, engelli öğrenciler için yenilikçi ve kapsayıcı bir eğitim yaklaşımının başarılı örneklerinden biri olarak öne çıktı.

  • Cafer’in askerlik hayali gerçekleşti

    Cafer’in askerlik hayali gerçekleşti

    Kıyafetleri görünce büyük sevinç yaşayan Cafer, asker selamı vererek hazır ola geçti. Duygulanan aile, Cafer’in mutluluğunu gözyaşlarıyla izledi. Ev ziyaretinin ardından İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürülen Cafer, İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Mehmet Özcan tarafından karşılandı. Askerlerle sohbet eden ve İstiklal Marşı’nı okuyan Cafer, askeri araçları yakından inceledi ve kısa süreliğine devriye görevine eşlik etti.

    “CAFER ASKERLERİ ÇOK SEVİYOR”

    Baba Şükrü Çelik, “Cafer askerleri çok seviyor. Pencereden bakarken bile yoldan askeri araç geçtiğini gördüğünde heyecanlanıyor. Köyümüze askeri araçlar geldiğinde Cafer onların yanına giderdi. Askerlerde oğlumla özel olarak ilgilenirlerdi. Hatta oğluma jandarma yeleklerinden giydirirlerdi. Oğlumda çok mutlu olurdu. Eve geldiğinde de ben asker oldum diye sevinerek asker selamı verirdi.  Gittiği her yerde de asker olacağım diye anlatırdı.” dedi.

    “GENÇLERİMİZİN HAYALİNE DEĞER VERİYORUZ”

    Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın ise vatan ve millet sevgisinin her gencin yüreğinde engel tanımadan atan bir duygu olduğunu belirterek açıklamasına şöyle devam etti: “Bugün Cafer’in asker olma hayalini gerçekleştirmek bize nasip oldu. Onun heyecanına bizlerde ortak olduk. Bir kez daha gördük ki vatan sevgisi her gencimizin yüreğinde ayrı bir yere sahiptir. Vatana millete hizmet etmenin bedenle değil yürekle ölçüldüğünü engel tanımadığını görmüş olduk. Askerlik bizde bir görevden öte milletimizin vatanımıza ve bayrağımıza duyulan sadakatidir. Biz her gencimizin hayaline değer veriyoruz. Onların yanında olmayı görev biliyoruz. Devletimiz engelli kardeşlerimize her türlü imkanı sağlıyor. Bizimde elimizden geldiği kadar onların yanında olmamız gerekiyor. Belediye ve Şuhut halkı olarak Cafer gibi gençlerimizi topluma kazandırmak ve eğitimlerine devam etmeleri yönünde her zaman yanlarındayız.”

  • Engelliler Günü öncesi anlamlı buluşma

    Engelliler Günü öncesi anlamlı buluşma

    Programa il protokolü, ilgili kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, dernek başkanları ve davetliler katıldı. Birlik ve dayanışma ortamında geçen buluşmada, özel gereksinimli çocuklara çeşitli hediyeler takdim edildi. Hediyelerini alan çocukların mutluluğu ise programa ayrı bir renk kattı. Etkinlik boyunca aileler, özel gereksinimli bireyler ve davetliler kahvaltı eşliğinde bir araya gelerek keyifli anlar yaşadı. Dernek yöneticileri, bu tür etkinliklerin engelli bireylerin sosyal hayata katılımını desteklediğini vurguladı.

  • “Afyonkarahisar yerinde sayıyor”

    “Afyonkarahisar yerinde sayıyor”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın sekiz ana başlık ve 52 gösterge üzerinden hazırladığı raporda Afyonkarahisar’ın 81 il arasında 4. kategoride ve 42. sırada yer aldığına dikkat çeken Demirkırkan, kentin özellikle eğitim ve demografik göstergelerde ciddi gerileme yaşadığını belirtti. Demirkırkan’ın aktardığı verilere göre Afyonkarahisar; Demografi 57, istihdam 42, eğitim 55, sağlık 26, rekabetçilik – yenilikçilik 45, mali göstergeler 46, erişilebilirlik 20, Yaşam kalitesi 45 sıralamalarında yer aldı. Bu tabloyu “utanç verici” olarak nitelendiren Demirkırkan, “Yıllardır bu şehrin sorunlarını çözmek yerine slogan atan, vizyon yerine hamaset üreten siyasetçilerin yarattığı bir sonuçla karşı karşıyayız” dedi.

    “AFYONKARAHİSAR 30 YILDIR AYNI YERDE DURUYOR”

    CHP’li Demirkırkan, kentin geçmiş SEGE verilerinde de 1991’den bu yana 40–44 bandından çıkamadığını hatırlatarak şunları söyledi: “1991’de 40. sıradaydık, bugün 42. sıradayız. Yani üç on yıldır bir adım ileri gidememişiz. Komşu iller kalkınırken biz hâlâ yerimizde sayıyoruz. Çünkü iktidar, şehrin gerçek ihtiyaçlarını değil, kendi siyasi hesaplarını önceledi.”

    “EĞİTİMDE GERİLİK EKONOMİK KALKINMAYI DA KİLİTLİYOR”

    Rapora göre Afyonkarahisar’ın eğitim alanında 55. sıraya kadar düşmüş olmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Demirkırkan, bunun kentin geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti: “Okur-yazarlık oranında, ortaöğretim okullaşmasında, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında Türkiye ortalamasının gerisindeyiz. Eğitimde bu kadar geri olan bir ilin ekonomik ve sosyal gelişmişlikte yukarı çıkması zaten mümkün değildir.”

    “BU ŞEHİR POTANSİYELİNİ KULLANAMIYOR”

    Afyonkarahisar’ın mermer, gıda ve termal turizm gibi stratejik avantajlara sahip olduğunu ancak bu güçlü yönlerin doğru politikalarla değerlendirilemediğini söyleyen Demirkırkan, “Şehrin sıçrama yapacağı nokta eğitimdir. İnsan kaynağını geliştirmeden kalkınma sağlanamaz” dedi. CHP’nin Afyonkarahisar’ın kaybedilen yıllarını telafi edecek politikalarla hazır olduğunu belirten Demirkırkan, “Afyonkarahisar’ın geleceği günü kurtaranlarla değil, geleceği planlayanlarla kurulacak. Biz, bu kaderi değiştirmek için geliyoruz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.