Yazar: admin

  • Hong Kong yangını, ölü sayısı 83’e yükseldi

    Hong Kong yangını, ölü sayısı 83’e yükseldi

    Hong Kong’da yangın felaketi: 83 ölü, çok sayıda kayıp var

    Hong Kong’da bir konut kompleksinde çıkan büyük yangın, en az 83 kişinin ölümüne yol açtı. Yangının büyük kısmı, itfaiye ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucu kontrol altına alındı. Kentin itfaiye şefi yardımcısı Derek Armstrong Chan, Cuma günü yaptığı açıklamada, kayıp sayısının hâlâ belirsiz olduğunu ve bunun ancak arama-kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından netleşeceğini söyledi.

    Yangın söndürme çalışmaları devam ediyor

    Yetkililer, yangının önümüzdeki saatlerde tamamen söndürülmesini beklediklerini belirtti. Acil müdahale ekipleri, yangın söndürme ve arama-kurtarma çalışmalarını hızla sürdürüyor. Şu ana kadar, 155 yaralıya ambulanslarla müdahale edildi. Yangının başladığı andan itibaren, toplamda 79 kişi olay yerinde hayatını kaybetti, 4 kişi ise hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybetti. Ölü sayısı şu an için 83 olarak açıklanmış durumda.

    Polis, güvenliksiz malzeme kullandığı gerekçesiyle üç kişiyi tutukladı

    Hong Kong polisi, yangınla ilgili olarak bakımını üstlenen Prestige Construction firmasında çalışan iki yöneticiyi ve bir mühendislik danışmanını tutukladı. Bu kişiler, güvenliksiz malzeme kullanımı nedeniyle adam öldürme suçlamasıyla karşı karşıya. Polis, bu kişilerin yangına yol açan güvenlik açıklarından sorumlu olduklarını belirtti. Prestige Construction ise konuya ilişkin yapılan yorum taleplerine henüz yanıt vermedi.

    Kayıp sayısı güncellenmedi

    Hong Kong İcra Kurulu Başkanı John Lee, Perşembe sabahı yaptığı açıklamada, kayıp sayısının 279 olduğunu duyurmuştu. Ancak, bu bilginin son 24 saattir güncellenmediği belirtildi. Arama-kurtarma ekiplerinin çalışmaları devam ederken, kayıp kişilerin sayısı henüz kesinleşmedi.

  • Japon deprem uzmanı açıkladı: Türkiye’nin deprem için en güvenli şehri

    Japon deprem uzmanı açıkladı: Türkiye’nin deprem için en güvenli şehri

    Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen konferansa konuşmacı olarak deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki katıldı.

    Burada konuşan Moriwaki, Türkiye’nin deprem kaynaklı can kayıplarında dünyada üçüncü olduğunu belirterek tedbirin önemine dikkat çekti.

    “KUZEY ANADOLU FAY HATTI, DÜNYADAKİ BÜYÜK FAY HATLARINDAN BİRİSİ”

    Japonya’da mimar ve inşaat mühendisinin jeoloji, jeofizik, sismoloji alanında eğitim almak zorunda olduğunu ifade eden Moriwaki, “Türkiye ve Japonya, deprem konusunda benzer özelliklere sahip. Japonya’da 4, Türkiye’de 6 deprem levhası var. Türkiye daha karışık. Deprem gerçeğini kabul etmek lazım. Hazır olmak gerekiyor. Endonezya’dan başlayan Kuzey Anadolu fay hattı, dünyadaki büyük fay hatlarından birisi” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DEKİ 21 MİLYONU AŞAN YAPI STOKUNUN YÜZDE 50’Sİ KAÇAK”

    Moriwaki, “Ege Bölgesi’nde çok fazla fay hattı bulunuyor ve riskli. Balıkesir’de büyük bir deprem beklemiyorum. Bandırma, Bursa’da risk var. Türkiye’de en rahat il, Kırklareli. Samsun hariç Karadeniz Bölgesi. Konya, Niğde, Karaman diye sıralayabiliriz. Konya’da depremler oldu ancak küçük. Burada büyük deprem beklenmiyor. Türkiye’nin mimarı olarak ve üzülerek söylüyorum; can kayıplarında Türkiye dünyada üçüncü sırada. Utanmak, bunu düzeltmek lazım. Bunun için 35 yıldır Türkiye’deyim. 2001’de Yapı Denetimi Kanunu yürürlüğe girdi. İlk etapta 19 pilot il belirlendi. Birinci derece deprem bölgesi olduğu halde, bugüne kadar yapı denetimi yapılmayan iller var. Türkiye’deki 21 milyonu aşan yapı stokunun yüzde 50’si kaçak” dedi.

  • Venezuela lideri Maduro, olası saldırıya karşı Hava Kuvvetlerine “hazır olun” talimatı verdi

    Venezuela lideri Maduro, olası saldırıya karşı Hava Kuvvetlerine “hazır olun” talimatı verdi

    Ulusal basındaki habere göre Maduro, başkent Caracas’ta düzenlenen Bolivarcı Askeri Havacılığın 105. yıl dönümü törenlerine katıldı ve ülkesine yönelik artan ABD tehditlerine tepki gösterdi.

    Maduro, Venezuela’ya yönelik gerçekleşebilecek muhtemel saldırı ihtimaline karşı Hava Kuvvetlerine “tetikte ve göreve hazır olun” talimatı verdiğini ifade etti.

    Yaklaşık 17 haftadır çeşitli tehditlere maruz kaldıklarını vurgulayan Maduro, “(ABD) Emperyalist yabancı güçler, Karayip Denizi’nin, Güney Amerika’nın ve Venezuela’nın barışını ne ABD kamuoyunun ne dünya kamuoyunun ne de güçlü Venezuela kamuoyunun inandığı sahte ve abartılı gerekçelerle sürekli tehdit ediyor.” dedi.

    Maduro, ülkenin onurundan ve bağımsızlığından ödün vermeden yoluna devam ettiğini belirterek, “Bugün Venezuela’da halkımızı korkutan hiçbir tehdit veya saldırganlık yok. Bu halk, Bolivar’ın öncülüğünde vatanını, topraklarını, denizlerini, gökyüzünü ve tarihini savunmak için sükunetle hazırlandı.” diye konuştu.

    ABD’den Cartel de los Soles kararı

    ABD, Maduro ve üst düzey Venezuelalı yetkililerin yönettiğini iddia ettiği Cartel de los Soles suç örgütünü Yabancı Terörist Örgütler (FTO) listesine almıştı.

    Venezuela, varlığını kabul etmediği ABD’nin Cartel de los Soles adımını, ülkeye müdahale etmek için bahane oluşturma girişimi olarak nitelendirmişti.

    ABD’nin, “uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele” gerekçesiyle gönderdiği dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford ve saldırı grubunun, Latin Amerika bölgesine ulaştığı belirtilmişti.

    Venezuela Devlet Başkanı Maduro da buna karşılık ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zulümler karşısında sorumluluk alıyor, barış ve adalet için elimizi taşın altına koyuyoruz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zulümler karşısında sorumluluk alıyor, barış ve adalet için elimizi taşın altına koyuyoruz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile heyetler arası görüşmenin ardından davetlilere hitap etti.

    Papa 14. Leo ve heyetini Ankara’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Papa 14. Leo’nun göreve başladıktan sonra ilk yurt dışı seyahatini Türkiye’ye gerçekleştirmesini her bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.

    Ziyaretin Türkiye ile Vatikan arasındaki köklü ilişkilerin dostluk, işbirliği ve karşılıklı anlayış temelinde güçlenmesine katkı sağlamasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta bu salondan yansıyanlar olmak üzere ziyaret boyunca Türkiye’den verilecek mesajların Türk-İslam dünyasına, tüm Hristiyan coğrafyasına ulaşacağına, dünyada barış umutlarını daha da artıracağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

    “Kıymetli misafirimizin ziyareti, bölgesel ve küresel bağlamında son derece kritik bir zamana tekabül ediyor” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanlığın yön arayışının hızlandığı, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığı, Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Doğu Avrupa’ya gerilimlerin tırmandığı bir dönemde gerçekleşen ziyaretin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını ümit ve arzu ediyorum. Nitekim bugün verimli geçen ikili görüşmemizde küresel barışın ve istikrarın tesisi konusundaki gözlemlerimizi ve ortak beklentilerimizi paylaştık. İkili münasebetlerimizin yanı sıra insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren güncel meseleleri ele aldık. Göçe zorlanan insanlara sahip çıkmak kadar insanları göçe zorlayan sebeplerin ortadan kaldırılmasının da önemine dikkati çektik.

    Çatışmalar, insani krizler, yoksulluk, adaletsizlik ve iklim değişikliği gibi küresel sınamalar karşısında barışı savunan, adaleti önceleyen, merhameti esas alan bir yaklaşım etrafında buluştuğumuzu görmekten şahsen büyük bir bahtiyarlık duydum. Burada öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye olarak üç kıtanın kalbinde, Doğu ile Batı’yı birleştiren, farklı kültür ve inançlar arasında köprü olan istisnai bir konuma sahibiz. Biz her fırsatta vurguladığım gibi ilhamını çift başlı Selçuklu kartalından alan yüzü ve yönü hem Doğu’ya hem Batı’ya dönük bir ülkeyiz. Bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda her ırka, dine, mezhebe, kökene mensup insanlar hiçbir endişe, hiçbir baskı olmadan özgürce yaşamıştır.”

    “Tek bir insanımızın dahi ayrımcılığa maruz kalmasına müsaade etmeyiz”

    Türkiye’de birçok şehre gidildiğinde camilerle birlikte kilise ve sinagogların yan yana görüldüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da Aya İrini Müzesi ve Neve Şalom Sinagogu, Trabzon’da Sümela Manastırı, Van’da Akdamar Müzesi ve daha nicesi işte bu ortak yaşam kültürümüzün tanıklarından sadece birkaçı. Göreve geldiğimiz 2002’den bu yana 100’e yakın kilise, manastır ve ibadethanenin restorasyonunu tamamladık. Bunların bir kısmının açılışına bizzat iştirak ettik.” ifadelerini kullandı.

    Yıl sonuna kadar beş eseri daha ibadete açmayı hedeflediklerini söyleyen Erdoğan, “Kültürel, dini, etnik farklılıkları bir ayrışma unsuru olarak değil tam tersine bir zenginlik kaynağı olarak addediyoruz. Her bir insanımız dili, dini, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci sınıf vatandaşıdır. Tek bir insanımızın dahi ayrımcılığa maruz kalmasına müsaade etmeyiz.” dedi.

    Bunun temelinde ise “yaratılanı Yaradan’dan ötürü seven”, kainata sevgi ve şefkat nazarıyla bakan medeniyet tasavvuru olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Bakınız bundan 700 yıl önce Yunus Emre insanlığa nasıl sesleniyor? ‘Cümle yaradılmışa bir göz ile bakmayan, halka müderris olsa hakikatte asidir.’ Aynı şekilde Hazreti Mevlana da Divan-ı Kebir’inde şöyle diyor; ‘Bütün insanlarda aynı ruh vardır. Fakat bedenler, tenler yüz binlercedir.’ Dünyada çeşitli diller, lügatler var. Fakat hepsinin de anlamı birdir.’ Kıymetli misafirimizin yüzyıllardır farklı inançlara ait ibadethanelerin, kandillerinin aynı semayı aydınlattığı Türkiye’yi ziyareti hem ülkemizin özel konumuna hem de ortak değerlerimize dikkati çeken anlamlı bir vesiledir.

    Biz de farklı kültür ve medeniyetlerin bir arada yan yana ve huzur içinde yaşadığı bir tarihin mirasçıları olarak küresel barış ve istikrar ortamının serpilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Medeniyetler çatışmasının kışkırtıldığı bir dönemde Türkiye ve İspanya olarak ilk adımını attığımız, Birleşmiş Milletler çatısı altında ilerleyen Medeniyetler İttifakı Girişimi bu hassasiyetimizin en somut örneğidir. 20’nci yılını geride bırakan, 160’ı aşkın ülke ve kuruluşun mensubu olduğu Medeniyetler İttifakı’nın ulaştığı seviye sadece ülkemiz adına değil tüm insanlık adına çok sevindirici ve umut vericidir. Tıpkı 20 sene evvel olduğu gibi bugün de çevremizdeki çatışma, kriz ve zulümler karşısında sorumluluk alıyor, kolay olanı değil zor olanı seçerek barış, adalet ve istikrar için elimizi taşın altına koyuyoruz.”

    “Tarafları ortak bir zeminde buluşturan pek çok adım attık”

    Türkiye’nin milli gelire oranla dünyada en fazla insani yardım yapan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “13,5 yıl boyunca 3,6 milyonu aşkın Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yaptık. Suriye’de olduğu gibi Ukrayna’da da savaştan kaçan mültecilere bilhassa savaş mağduru çocuklara kapımızı açtık. Karadeniz Tahıl Girişimi’nden esir ve cenaze takaslarına tarafları ortak bir zeminde buluşturan pek çok adım attık. Son günlerde Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük hareketliliği yakından takip ediyor, gerekli desteği ve katkıyı sunmaya çalışıyoruz. Saygıdeğer misafirimizin barış ve diyalog yönündeki çağrıları da diplomatik sürecin başarısı bakımından son derece kıymetlidir. Herkes için adalet, herkes için refah, herkes için barış, herkes için huzur. Bizim gayemiz ve başarmak istediğimiz işte bunlardır. Sadi Şirazi’nin, ‘Baştan başa bütün dünya bir damla kanın yere dökülmesine değmez’ sözündeki hikmetin rehberliğinde adil ve kalıcı bir barışın tesisi yolunda çalışmaya devam edeceğiz.”

    “İnsanlık ailesi olarak Filistin halkına en büyük borcumuz adalettir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki kalıcı barış ikliminin kalbinde Filistin meselesi bulunduğunu, çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Gazzelinin katledildiği iki yılı aşkın süren saldırılarda bu acı hakikate bir kez daha şahit olunduğunu belirtti.

    “İsrail hükümeti aralarında kiliselerin, camilerin, hastanelerin, okulların da olduğu sivil yerleşim yerlerini aylardır bombalıyor. İsrail’in vurduğu ibadethanelerden biri de Gazze’deki tek Katolik kilisesi olan Kutsal Aile Kilisesi’ydi.” diyen Erdoğan, bu vesileyle tekrar geçmiş olsun dileklerini iletti.

    Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ve seleflerinin, özellikle Filistin meselesine yönelik dirayetli duruşlarını daima takdirle karşıladıklarını dile getiren Erdoğan, “İnsanlık ailesi olarak Filistin halkına en büyük borcumuz adalettir. Bu borcu ödemenin yolu ise 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüm vizyonunu bir an önce hayata geçirmektir. Bunun için öncelikle Gazze’de varılan ateşkesin tahkim edilmesi, sivillerin güvenliğinin teminat altına alınması ve insani yardımların kesintisiz biçimde Gazze’ye ulaştırılması gerekiyor.” diye konuştu.

    Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Aynı şekilde Kudüs-ü Şerif’teki tarihi statükonun korunması çok önemlidir. Doğu Kudüs’ün tarihi kimliğine zarar verecek her türlü mütecaviz eyleme karşı birlikte hareket etmeyi sürdüreceğimize inanıyorum. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum, Türkiye, vatandaşlarının yüzde 99’u Müslüman bir ülke olarak Hristiyan topluluklar dahil tüm inançlara saygıyı her yerde teşvik etmektedir. Ülkemizle birlikte tüm bölgemizde mabetlerin, tarihi eserlerin, kültür ve inanca dayalı kadim mirasın korunmasına büyük önem atfediyoruz. Komşumuz Suriye’nin uzun yıllardır süren çatışmaların ardından farklı inanç, kültür, mezhep ve etnik kökenlerin barış içinde yaşadığı bir ülke yolunda attığı adımları destekliyoruz. Saygıdeğer konuğumuzun uluslararası toplumun Suriye’yi yalnız bırakmaması yönünde yaptığı çağrıyı memnuniyetle karşıladık.

    Şurası bir gerçek ki tahammülsüzlük çatışmayı, çatışma da ayrışmayı, nefreti ve şiddeti besler. Batı’da giderek tırmanan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bu kısır döngünün birer tezahürüdür. Medya, sosyal medya ve popülist siyasetçiler Müslümanlara yönelik ırkçı ve ayrımcı algıyı bilerek ya da bilmeden körüklemektedir. Çoğu zaman politik kaygılarla görmezden gelinen bu hassas meselenin yarın daha vahim boyutlara ulaşma ihtimalini göz önünde bulundurmalıyız.”

    “Hangi inançtan olursak olalım hepimiz büyük insanlık ailesinin üyeleriyiz”

    Türkiye’nin uzun süredir bu tehdit ve tehlikeye dikkati çektiğini belirten Erdoğan, Katolik kilisesinin İkinci Vatikan Konsili sonrasında diğer dinlerin mensuplarıyla iyi ilişkiler geliştirme anlayışını bu bakımdan önemsediklerini söyledi.

    Erdoğan, müteveffa Papa Fransuva’nın soğuk savaşın dini çevreleri de etkileyen çatışmacı söylemlerine prim vermemesinin mühim olduğunu, vaktinde kaleme aldığı insani kardeşlik belgesinin yeni bir çığır açtığını ifade etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun da selefi Papa Fransuva gibi bugün Diyanet İşleri Başkanlığını ve İstanbul’da Sultan Ahmet Camisi’ni ziyaretlerini Müslümanlarla yapıcı ilişkiler geliştirme iradesinin bir işareti olarak değerlendirdiğini aktardı.

    Kendisinin artan tehditler karşısında ailenin korunmasına yönelik güçlü mesajlarını da büyük bir memnuniyetle takip ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cenab-ı Allah insanı bir erkek ve bir kadından yaratmıştır ve birbirleriyle tanışıp kaynaşmaları için soylar, toplumlar olarak var etmiştir. Dolayısıyla aileyi koruyamazsak bireyi koruyamayız. Bireyi koruyamazsak insan olma bilincini muhafaza edemeyiz. Bu anlamda hepimize çok önemli görevler düştüğünü bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum. Şüphesiz ortak yanlarımız, benzer yanlarımız, karşıtlıkların ve ayrımların fersah fersah ötesindedir. Hangi inançtan olursak olalım hepimiz büyük insanlık ailesinin üyeleriyiz. Üzerinde yaşadığımız dünya, biz Allah’ın kulları için bir imtihan vesilesi olmasının yanı sıra gelecek nesillerin de bize emanetidir. Bu emanete layıkıyla sahip çıkıp bizden sonraki kuşaklara teslim etmek gibi bir sorumluluğumuz bulunuyor.

    Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam ‘İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez’ buyuruyor. Merhamet üzerinde her zamankinden daha fazla durmamız gereken bir sürecin içindeyiz. Çevremize, diğer insanlara ve dünyaya merhamet nazarıyla baktığımız ölçüde huzura, güvenliğe, barışa doğru yol alabileceğimize inanıyorum. Bu ziyareti ortak zeminimizi güçlendiren çok önemli bir adım olarak değerlendiriyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Papa 14. Leo’ya nazik ziyaretleri için teşekkür ederken, bu anlamlı ziyaretin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, Katolik dünyasına barış, huzur ve esenlik temennilerini de iletti.

    Papa 14. Leo: Akdeniz’in ve tüm dünyanın hem bugünü hem de geleceğinde önemli bir yere sahipsiniz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nazik karşılama için teşekkür eden Papa, Türkiye’yi ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Papa, Türkiye’nin doğal güzelliklerinin, insanları Tanrı’nın yarattıklarını korumaya davet ettiğini söyleyerek, “Ayrıca, yaşadığınız yerlerin kültürel, sanatsal ve manevi zenginliği bize, farklı nesiller, gelenekler ve fikirlerin bir araya geldiğinde gelişme ve bilgiliğin uyum içinde birleştiği büyük medeniyetlerin ortaya çıktığını hatırlatıyor.” diye konuştu.

    Papa 14. Leo, insanlık tarihinde yüzyıllarca süren çatışmalar olduğunu ve dünyanın hala adalet ve barışı ayaklar altına alan hırslar ve tercihler yüzünden istikrarsızlaştığını, öte yandan da zorluklarla karşı karşıya kalındığında, böylesine büyük bir geçmişe sahip bir halk olmanın armağan olduğunu belirtti.

    Çanakkale Boğazı üzerindeki köprü görüntüsünün, yolculuğunun logosu olarak seçildiğine ve bunun Türkiye’nin özel rolünü açıkça ifade ettiğine dikkati çeken Papa, şunları dile getirdi:

    “Her şeyin ötesinde sahip olduğunuz iç çeşitliliğe değer vererek, Akdeniz’in ve tüm dünyanın hem bugünü hem de geleceğinde önemli bir yere sahipsiniz. Bu köprü Asya’yı Avrupa’yla, Doğu’yu Batı’yla bağlamadan önce, Türkiye’yi kendi içinde birbirine bağlamaktadır. Ülkenizin farklı bölgelerini bir araya getirerek onu adeta bir ‘duyarlılıklar kavşağı’ haline getirmektedir.”

    Papa, insan topluluklarının giderek daha fazla kutuplaşmakta olduğunu, aşırı görüşler tarafından bölündüğünü ifade etti.

    Selefi Papa Franciscus’un kendilerini başkalarının acısını hissetmeye ve yoksulların ve yeryüzünün feryadını dinlemeye çağırarak “kayıtsızlığın küreselleşmesine” karşı çıktığını hatırlatan Papa, böylece “merhametli ve şefkatli, geç öfkelenen ve sevgisi bol tek Tanrı’nın yansıması olan şefkatli eylemlere” teşvik ettiğini söyledi.

    Papa, aynı şekilde, sevginin mahrem ve özel yönlerinin yanı sıra, görünür ve kamusal bir boyutunun da olduğunu dile getirdi.

    Papa 14. Leo, adalet ve merhametin, güçlü olanın haklı olduğu anlayışına meydan okuduğunu, dayanışmanın ve şefkatin, kalkınmanın gerçek kriteri olarak düşünülmesi gerektiğini sorma cesaretini gösterdiğini ifade etti.

    Yapay zeka “insanlığın kendi tercihlerini yeniden üretiyor”

    Özellikle teknolojik gelişmelerin adaletsizliğe yardımcı olmak yerine onu daha da kötüleştirme riski taşıdığına değinen Papa, bunun, yerel politikaları ve uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmesi gereken büyük bir meydan okuma olduğunu vurguladı.

    Papa 14. Leo, yapay zekanın dahi “insanlığın kendi tercihlerini yeniden ürettiğini ve makinelerin değil, insanlığın kendisinin eseri olan süreçleri hızlandırdığını” belirterek, bu nedenle kalkınmanın gidişatının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

    “Aile, diğer ülkelere göre Türk kültüründe daha büyük önem taşıyor”

    Ailenin, toplumsal yaşamın ilk çekirdeği olduğunu belirten Papa, “Gerçekten de, her birimiz için aile, toplumsal yaşamın ilk çekirdeğiydi ve ‘öteki’ olmadan ‘ben’in olmayacağını öğrendik. Aile, diğer ülkelere göre Türk kültüründe daha büyük önem taşıyor ve ailenin merkezi konumunu destekleyen girişimlerde eksiklik bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.

    Bireycilik ve tüketim kültürünün insanı yalnızlaştırdığına vurgu yapan Papa, gerçek kimliğin sevgi ve dayanışma içinde gelişebileceğini kaydetti.

    Papa, kadınların eğitim, kültür, siyaset ve meslek hayatında artan katkısına değinerek, bu rolün toplumsal yaşamın güçlenmesine önemli katkı sağladığını dile getirdi.

    “Türkiye, Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü”

    1967’de 6. Paul, 1979’da 2. Jean Paul, 2006’da 16. Benedict ve 2014’te Franciscus’un Türkiye’ye geldiğini hatırlatan Papa 14. Leo, bu ziyaretlerin, Vatikan’ın Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler sürdürdüğünü, aynı zamanda Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü ve kültürlerin ve dinlerin kavşağı olan bu ülkenin katkılarıyla daha iyi bir dünya inşa etmek için işbirliği yapmak istediğini gösterdiğini kaydetti.

    “İnsanlığın geleceği tehlike altında”

    Papa, bugün, her zamankinden daha fazla, diyaloğu teşvik edecek ve bunu kararlı bir irade ve sabırla uygulayacak insanlara ihtiyaçlarının olduğunu belirterek, “İki dünya savaşının ardından, ekonomik ve askeri güç stratejileriyle beslenen, küresel düzeyde yüksek gerilimli bir çatışma dönemine tanıklık ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    Bunun, egemen ekonomik ve askeri güç stratejileriyle beslendiğini kaydeden Papa 14. Leo, şunları söyledi:

    “Bu, Papa Franciscus’un ‘kademeli olarak yürütülen üçüncü bir dünya savaşı’ diye adlandırdığı şeyin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Buna asla boyun eğmemeliyiz. İnsanlığın geleceği tehlike altındadır. Bu yıkıcı dinamiğin soğurduğu enerji ve kaynaklar, insanlık ailesinin bugün birlikte yüzleşmesi gereken gerçek sorunlardan, yani barış, açlık ve yoksullukla mücadele, sağlık ve eğitim ile yaratılışın korunmasından başka yöne sapmaktadır.”

    Konuşmasını uluslararası işbirliği çağrısıyla tamamlayan Papa, insanın bütüncül gelişimini hedefleyen devletlerle birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirterek, “Öyleyse, Tanrı’nın yardımına alçakgönüllülükle güvenerek, hakikat ve dostluk içinde birlikte yürüyelim.” çağrısında bulundu.

    Papa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, üzerinde aziz ve havariler ile ziyaret edeceği anıtsal mekanlardan Lübnan’ın Harissa bölgesindeki “Meryem Ana” heykeli, Lübnan’ın sembolü sedir ağacı, çan kulesi ve İstanbul’daki Sultanahmet Camii’nin tasvir edildiği bir hatıra madalyası kalıbı hediye etti.

    Notlar

    Antakya Medeniyetler Korosu’nun dinletisinin olduğu programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, tarihçiler İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, dini cemaatlerin temsilcileri ile bazı ülkelerin büyükelçileri ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler de katıldı.

    Ayrıca, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti anısına hatıra pulu bastırıldı.

  • “Yapay zeka, haberciliği güçlendirmeli”

    “Yapay zeka, haberciliği güçlendirmeli”

    Basın İlan Kurumu 33. Dönem 5. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı. Genel Müdürlük görevine atanması dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sunan ve yeniden birlikte çalışma imkânı tanıdığı için İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a teşekkürlerini ileten Çay, alınacak kararların Türk basını için hayırlar getirmesi temennisinde bulundu. Genel Müdür Çay, Türk basınının en güçlü destek mekanizması olan Basın İlan Kurumu’nun, Genel Kurul üyelerinin de katkılarıyla sektörün ihtiyaçlarına cevap veren ve paydaşları geleceğe hazırlayan çalışmalara imza atacağına yönelik inancının tam olduğunu belirtti.

    GAZETECİLİK SAHAYA İNEN, HABERİN MERKEZİNE DOKUNAN YAYINLARLA HAYAT BULACAK


    Genel Müdür Çay, sürdürülebilir bir yayıncılık modeli oluşturmak ve gazetecilik meslek standartlarını yükseltmek gibi iki önemli konuda çözüm üretilmedikçe sektörün rekabet gücünün zayıflamasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Gazeteciliğin yalnızca masa başında üretilen metinlerle yürütülebilecek bir meslek olmadığını kaydeden Çay, gerçek gazeteciliğin sahaya inen, haberin merkezine dokunan, toplumun sorunlarını gündemine taşıyan ve yayın politikasıyla fark oluşturan süreli yayınlarla hayat bulacağının altını çizdi. “Bugün ayakta kalabilen yayınların ortak noktası sahicilik, sahada olmak ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle üretmektir” diyen Çay, yeni dönemde de yerelden beslenen, özgün içerikle fark yaratan ve dijital çağa tam anlamıyla entegre olmuş bir gazetecilik anlayışını desteklemeye kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.

    YAPAY ZEKÂ, HABERCİLİĞİ GÜÇLENDİREN BİR KAYNAK OLMALI


    Basının geleceğinin güçlü yerel ağlara, topluma temas eden hikâyelere ve dijital platformlarda nitelikli içerik üretebilen bir yapıya bağlı olduğunu belirten Çay, şöyle konuştu: “Yalnızca dijital dönüşümü değil, aynı zamanda özgün içerik üretimini artırmayı da temel bir öncelik olarak görüyoruz. İçeriğin niteliği yükselmeden dijital araçların tek başına bir değer üretmeyeceğinin bilincindeyiz. Dijital dönüşümü konuşurken, yapay zekâ başlığını es geçmenin mümkün olmadığını görüyoruz. Yapay zekânın medyaya sunduğu arşivleme, görsel üretim ve içerik desteği; doğru kullanıldığında sektöre önemli bir güç kazandıracaktır. Basın İlan Kurumu olarak yapay zekâyı bir dezenformasyon aracı değil, pozitif ve doğrulanabilir haberciliği güçlendiren bir kaynak haline getirmek istiyoruz.” Genel Müdür Çay, dijitalleşme ne kadar ilerlerse ilerlesin, nitelikli ve etik değerlere bağlı gazeteciliğin sektörün omurgası olduğunu hatırlattı.

    ‘İSTİŞARE’ VE ‘ADALET’ TEMEL İLKELERİMİZ


    Genel Müdür Çay, sektörde arzu edilen dönüşümün gerçekleşmesinde istişare ve adalet ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalacaklarını; Kurumun hareket noktasını belirleyecek olan pusulanın ‘adalet’, hedefe ilerlerken takip edeceği yolun ise ‘istişare’ olduğunu ifade etti. Çay, “Paydaşlarımızla ilişkilerimizde hakkaniyeti esas alan, güven oluşturan ve eşit mesafeyi koruyan bir tutumu devam ettireceğiz. Bu yaklaşım yalnızca Kurumumuzun itibarını güçlendirmeyecek, aynı zamanda basın sektörüne duyulan güveni de pekiştirecektir” şeklinde konuştu.

    HEDEFİMİZ YENİ GELİR FIRSATLARININ ÖNÜNÜ AÇMAK


    Fayda-maliyet dengesinin sağlanmasının zorlaştığı bir dönemde, sistemin sürdürülebilirliğini güçlendirmek için yeni bir değerlendirmeye her açıdan ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Çay, sözlerine şöyle devam etti: “Kurum olarak temel hedefimiz; süreli yayınlarımızın mevcut gelirlerini korumakla yetinmeyip, yeni gelir fırsatlarının önünü açmak, yayıncılarımızın ekonomik olarak güçlenmesine katkı sunmaktır. Bu kapsamda bürokrasi, kamu kurumları ve sektöre ek kaynak sağlayabilecek tüm mekanizmalarla ilişkilerimizi daha yoğun ve sonuç odaklı biçimde sürdüreceğiz. Nihai amacımız; basın sektörünün kendi ayakları üzerinde durabilen, ekonomik olarak dayanıklı ve rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşmasıdır. Resmî ilan ve reklam gelirlerini yalnızca bir destek unsuru olmaktan çıkararak, yayınların sürdürülebilir büyümesini besleyen stratejik bir araç hâline getirmek istiyoruz.” Kurumun yalnızca mevzuat düzenlemeleriyle değil; sosyal ve ekonomik destek mekanizmalarıyla da basının yanında durmaya devam edeceğini vurgulayan Çay, sektör adına avantaj sağlayacak yeni iş birlikleri için çalışmalar başlattıklarını aktardı. Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 5. Genel Kurulu’nun 28 Kasım 2025 Cuma günü (bugün)  gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

  • Can dostlar için son gün 31 Aralık

    Can dostlar için son gün 31 Aralık

    Konu ile ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, “Kedi ve köpeklerin mikroçip uygulaması ile kimliklendirilmesi için son tarih 31 Aralık 2025’tir. Henüz mikroçip işlemini yaptırmayan vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları adına, en kısa sürede İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerimize başvurmaları önemle rica olunur. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yalnızca 6 ay ve daha küçük yaştaki kedi ve köpekler için mikroçip ve kimliklendirme işlemi yapılabilecektir. Bu tarihten sonra yetişkin hayvanlara işlem yapılamayacağından, sürenin dolmasını beklemeden başvuruların tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Unutmayın; kimliklendirme sorumluluktur. Can dostlarınızın güvenliği için kayıt işlemlerinizi geciktirmeyin” ifadelerine yer verildi.

  • Karahisar Kadın Platformu’ndan KADEM’e ziyaret

    Karahisar Kadın Platformu’ndan KADEM’e ziyaret

    Ziyarette, kadına yönelik şiddetle mücadelenin güçlendirilmesi, kurumlar arası dayanışmanın artırılması ve yerelde yürütülebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. KADEM Afyonkarahisar Temsilciliği, şiddete karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve kadınların güçlenmesine yönelik faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek ziyaretlerinden dolayı Karahisar Kadın Platformu üyelerine teşekkür etti. Kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair ortak kararlılığın vurgulandığı görüşme, dayanışma ve iş birliğini güçlendiren sıcak bir atmosferde tamamlandı.

  • Başarılı projelere sertifikalar verildi

    Başarılı projelere sertifikalar verildi

    Toplam 29 projenin sorunsuz biçimde tamamlanması dolayısıyla gerçekleştirilen törende hem danışman akademisyenler hem de projelerde aktif görev alan öğrenciler sertifikalarını aldı. Sertifikalar protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Törende söz alan kulüp ve topluluk temsilcileri, yürüttükleri projelerin içeriğini, gençlere dokunan yönlerini ve ortaya çıkan sosyal faydayı paylaşarak ÜNİDES Programının üniversite gençliği üzerindeki etkisini vurguladı. Öğrenciler, bu süreçte edindikleri deneyimlerin kişisel gelişimlerine katkısını anlatarak programın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Topluluklar, ÜNİDES’in yeni dönem çağrılarını heyecanla beklediklerini ve tekrar proje başvurusunda bulunacaklarını belirterek sürece olan güçlü motivasyonlarını dile getirdi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen AKÜ ve AFSÜ Genç Ofisleri’ndeki tören, üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve gençlerin proje kültürüyle buluşmasına katkıda bulunması açısından büyük önem taşıdı. Program, sertifika takdimlerinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

  • Kılınç, altın madalya getiren kadroda

    Kılınç, altın madalya getiren kadroda

    Hem milli sporcu kimliği hem de Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli olması nedeniyle kent adına ayrı bir anlam taşıyan Kılınç, olimpiyatlara uzanan yolculuğunda disiplinli çalışmalarıyla dikkat çekti. Antalya’daki Avrupa Şampiyonası’nda elde edilen üçüncülük sonrası motivasyonunu artıran milli sporcu, Milli Takım Teknik Direktörü Ramazan Hoca’nın davetiyle 6 ay boyunca yoğun kamp programına katılarak performansını en üst seviyeye taşıdı.

    FRANSA VE İTALYA’DAN RÖVANŞ, JAPONYA’DA TARİHİ ZAFER


    Türkiye, Deaflympics’te İran ve İngiltere’nin bulunduğu gruptan lider çıkarak turnuvaya güçlü bir başlangıç yaptı. Milliler, Avrupa Şampiyonası’nda kaybettikleri İtalya’yı çeyrek finalde mağlup ederek önemli bir rövanş aldı. Yarı finalde bir başka rövanş daha yaşandı ve Türkiye, geçmişte yenildiği Fransa’yı bu kez saf dışı bırakarak adını finale yazdırdı. Finalde ise ev sahibi Japonya karşısında üstün bir oyun sergileyen kırmızı-beyazlılar, tarihi bir başarıya imza atarak altın madalyayı Türkiye’ye getirdi. O anların kendisi için unutulmaz olduğunu söyleyen Emre Kılınç, “İstiklal Marşı’nı kürsüde okumak tarifsiz bir onurdu.” ifadelerini kullandı.

    “BU BAŞARI BÜYÜK BİR EMEĞİN ÜRÜNÜ”


    Kılınç, teknik ekibe, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli olarak uzun yıllardır yanında olan Hüseyin Baydaş’a, kulüp antrenörlerine ve tüm takım arkadaşlarına teşekkür ederek başarıyı ortak bir emek olarak gördüğünü vurguladı. Ayrıca Türkiye İşitme Engelliler Federasyonu Başkanı Dursun Güzel’e ve devlet yöneticilerine de destekleri için minnettarlığını iletti. Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, milli takımın ve Emre Kılınç’ın elde ettiği bu tarihi zaferi tebrik ederek başarıların devamını diledi.

  • Hukuk Fakültesi’nde avukatlığı anlattılar

    Hukuk Fakültesi’nde avukatlığı anlattılar

    Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen seminere; Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla ve Dr. Öğretim Üyesi Hakan Kaşka ile personel ve öğrenciler katıldı. Afyonkarahisar Baro Başkanı Avukat Melahat İpek Yılmaz Göktürk, hukuk fakültesi mezunlarının mesleğe başlamadan önce geçmeleri gereken süreçlere ilişkin bilgiler verdi. Göktürk, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavının (HMGS) ardından adayların herhangi bir baroya başvurarak staj sürecine dâhil olduklarını belirtti. Başvuru evraklarının teslim edilmesinin ardından adayın isminin 15 gün süreyle ilanda kaldığını ifade eden Göktürk, “Bu süreçte staja engel bir durum bulunmazsa yönetim kurulunda evraklar incelenir ve uygun görülmesi halinde staj resmen başlar” dedi. Göktürk, avukatlık stajının 6 ay avukat yanında, 6 ay ise adliyede olmak üzere toplam 1 yıllık kapsamlı bir eğitim süreci gerektirdiğini kaydetti.

    “AVUKATLIK MESLEĞİNE YEMİN EDEREK BAŞLANIR”


    Stajın tamamlanmasının ardından avukat adaylarının gerekli evrakları hazırlayarak avukatlık ruhsatı için başvuru yaptığını, Türkiye Barolar Birliğinin onayından sonra da dosyanın Adalet Bakanlığına gönderildiğini kaydeden Göktürk, “Bakanlığın onayıyla birlikte ruhsat alınır ve avukatlık mesleğine ancak yemin ederek başlanır” dedi. Göktürk, baro levhasına kayıtlı olmayan bir kişinin avukatlık faaliyeti yürütemeyeceğini belirterek kurum avukatlarının ya kurumda görevlerine devam edeceğini ya da levhaya yazılarak serbest avukatlık yapabileceklerini ifade etti.

     “HİÇBİR SERBEST MESLEKTE SINAV OLMAMALI”

    Uşak Barosu Başkanı Avukat Özgür Boz ise avukatlık mesleğinin hukuk sistemi içindeki konumuna ve HMGS’ye ilişkin bilgiler verdi. Boz, “Avukatlığın hem ceza hukukunda hem de genel yargı sisteminde kritik bir görev üstlendiğini belirten Boz, avukat mesleğinin sav, savunma ve karar sacayağının en temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Boz, avukatlığın serbest olarak yapılabildiği gibi bağlı çalışan avukatlık ve kurum avukatlığı şeklinde de icra edilebildiğini belirterek mesleğin farklı çalışma alanlarına sahip olduğunu dile getirdi. Seminer, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • İYİ Parti’den şehit aileleri ve gazilere ziyaret

    İYİ Parti’den şehit aileleri ve gazilere ziyaret

    ŞEHİT VE GAZİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET


    İlçe Başkanı İzzet Köken ve yönetim kurulu üyeleri, ilk olarak Afyonkarahisar Şehit ve Gaziler Derneği’ni ziyaret etti. Dernek Başkanı İsmail Kumartaşlı ve dernek üyeleri tarafından karşılanan heyet, şehit yakınları ve gazilerle uzun süre sohbet etti. Şehit ailelerinin beklentileri, gazilerin ihtiyaçları ve derneğin yürüttüğü faaliyetler üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaret kapsamında, şehitlerimizin aziz ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Okunan Kur’an sırasında duygulu anlar yaşandı. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanlığı, “Şehitlerimizin emaneti başımızın tacıdır” diyerek şehit ailelerine her daim destek olacaklarını vurguladı.

    TÜRKİYE MALUL GAZİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET


    Heyetin ikinci durağı, Türkiye Malul Gaziler Derneği Afyonkarahisar Şubesi oldu. Dernek Başkanı Şaban Koçak ve dernek üyeleri, İYİ Parti heyetini sıcak bir şekilde karşıladı. Gazilerin yaşadığı sorunlar, derneğin çalışmaları ve beklentiler üzerine detaylı görüşmeler yapıldı. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanlığı, hem şehit ailelerinin hem de gazilerin toplumun onuru olduğunu belirterek, “Gazilerimiz bu vatanın yaşayan kahramanlarıdır. Onlara saygı ve destek, en temel sorumluluğumuzdur” mesajını verdi.

    “DESTEKLERİMİZ ARTARAK SÜRECEK”

    Her iki ziyarette de İYİ Parti heyeti, şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmaların artırılarak devam edeceğini ifade etti. İlçe Başkanlığı, her iki derneğin başkanları İsmail Kumartaşlı ve Şaban Koçak’a misafirperverlikleri için teşekkür ederek ziyaretlerini tamamladı.

  • “2025’te önemli hizmetler gerçekleştirdik”

    “2025’te önemli hizmetler gerçekleştirdik”

    Başkan Siper, 2025 yılında 22 ilçe ve belediyeye toplam 31 kilometre sıcak asfalt, ayrıca 19 kilometre satıh kaplama asfalt çalışmasının protokol karşılığında tamamlandığını ifade etti. Siper, İl Özel İdaresi’nin yalnızca kendi yol ağını değil, belediyelerin ihtiyaç duyduğu yol çalışmalarını da desteklediğini vurguladı. Başkan Siper açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Afyonkarahisar’ın ulaşım altyapısını güçlendirmek için yoğun bir çalışma temposu içindeyiz. Kendi köy yollarımızın yanında belediyelerimize de hizmet ederek ilimizin her noktasında standardı yükseltiyoruz. Vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu bir ulaşıma kavuşması en büyük önceliğimizdir.” Yapılan çalışma ve iş birliklerinin Afyonkarahisar’ın ulaşım kalitesine büyük katkı sunduğunu belirten Siper, süreçte yer alan tüm belediyelere, İl Genel Meclisi üyelerine ve sahadaki çalışma ekiplerine teşekkür etti. Yapılan paylaşımda, “Afyonkarahisar İl Özel İdaresi, 2025 yılı programı kapsamında il genelinde hizmet üretmeye kararlılıkla devam edecektir” denildi.

  • Yönetişim ve mevzuat gelişimi gündemde

    Yönetişim ve mevzuat gelişimi gündemde

    Program için Afyonkarahisar’a gelen birlik temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunan Başkan Köksal, yerel yönetimlerde eğitim ve bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.

    İç Anadolu Belediyeler Birliği tarafından belediye personelinin mesleki yeterliliğini artırmak amacıyla düzenlenen eğitim çalışması, Afyonkarahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. “Kamu İhale Mevzuatı” ile “Belediyelerde İşyeri Açma, Çalışma ve Ruhsatlandırma İşlemlerine Yönelik Usul ve Esaslar” başlıklarını içeren programda, katılımcı personellere güncel mevzuat, uygulama yöntemleri ve belediyecilikte standart süreçler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Başkan Burcu Köksal, eğitim programının hem kurumlar arası iş birliğini güçlendirdiğini hem de belediye personelinin hizmet kalitesine doğrudan katkı sağladığını belirtti. Birlik Başkanı Fethi Yaşar ise İç Anadolu Belediyeler Birliği’nin yerel yönetimlerde profesyonelleşmeyi artırmak amacıyla düzenlediği eğitimlerin süreceğini ifade ederek Afyonkarahisar’a gösterilen misafirperverlik için teşekkür etti. Program, karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

  • Afyonkarahisar Şuhut’ta Özel Eğitim Sınıfları Denetlendi ve Öğretmenlere Eğitim Verildi

    Afyonkarahisar Şuhut’ta Özel Eğitim Sınıfları Denetlendi ve Öğretmenlere Eğitim Verildi

    Ziyaret programı şu şekilde ilerledi:

    • Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şuhut Belediyesi ziyaret edilerek kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon güçlendirildi.
    • İlçedeki özel eğitim sınıfı bulunan 11 okulda mevcut durum değerlendirmesi yapıldı.

    Ziyaret edilen okullar:

    • Fatih İlkokulu
    • Fatih Ortaokulu
    • Karadilli İlkokulu
    • Şuhut Şehit İbrahim Imış MTAL
    • Gazipaşa Ortaokulu
    • Atatürk İlkokulu
    • Atatürk Ortaokulu
    • Cumhuriyet İlkokulu
    • Karadilli Ortaokulu
    • Şehit Muammer Çanta Ortaokulu
    • Başören Yusuf Erol İlkokulu

    Bu okullarda ders ücreti karşılığı görev yapan öğretmenlere yönelik şu konularda uygulamalı eğitimler verildi:

    • Özel eğitim uygulamaları
    • Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlama süreçleri
    • Sınıf içi iletişim ve öğrenciyle etkili etkileşim teknikleri

    Projenin temel amacı; sahadaki özel eğitim uygulamalarını yerinde gözlemlemek, öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlamak ve özel gereksinimli öğrenciler için daha nitelikli, modern öğrenme ortamları oluşturmaktır.

    Rehberlik ve Araştırma Merkezi yetkilileri, gerçekleştirilen çalışmalarda gösterdikleri destek ve iş birliği için Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Şuhut Belediyesi’ne ve tüm öğretmenlere teşekkür etti.

  • Süt üretiminde güç birliği

    Süt üretiminde güç birliği

    Gerçekleştirilen görüşmede, üreticilerin sahadan aktardığı öncelikli konular masaya yatırılarak çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı ve sektörün sürdürülebilirliğini artırmaya yönelik ortak çalışma iradesi teyit edildi. Bu çerçevede Bolvadin Belediyesi bünyesinde kurulacak ‘Süt ve Süt Ürünleri Tesisi’ de ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Tesisin modern ve hijyenik koşullarda üretim yaparak vatandaşların kaliteli ürünlere erişimini artırması, üreticilerin ise kazançlarını güçlendirmesi hedefleniyor. Böylece Bolvadin, ürettiğini işleyen, katma değer oluşturan ve ekonomik gücünü artıran bir merkez konumuna yükselecek. Başkan Derviş Aynacı, belediyeciliğin artık sadece hizmet sunmakla sınırlı olmadığını; aynı zamanda ekonomik dönüşüm üreten, sahada somut sonuçlar ortaya koyan bir anlayışla ilerlediğini belirterek, bu yatırımın “laf değil icraat” anlayışının en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Bu kararlı adımla Bolvadin’in tarımsal ekonomisinin gelişeceğini ve üreticilerin hak ettikleri değeri alacağını ifade etti.

  • AK Gençlik sahada

    AK Gençlik sahada

    24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri vesilesiyle başlatılan ziyaret programında ilk durak eğitim kurumları oldu. AK Gençlik, okulları tek tek gezerek öğretmenleri sınıflarında ziyaret etti. Ellerinde çiçeklerle öğretmenlerin karşısına çıkan gençler, bu kutsal mesleği icra eden tüm eğitimcilere teşekkürlerini iletti. Öğretmenlik mesleğinin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmadığına, bir milletin istikbâlini şekillendiren temel unsur olduğuna dikkat çekilen ziyaretlerde, öğretmenlerin fedakârlığına vurgu yapıldı. İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe, sahada özveriyle çalışan ve etkinliklerin organizasyonunda görev üstlenen Yeni Seçmen Birimi Başkanları Fadime Aksoy ve Nuri Çiğdem’e teşekkür belgesi takdim etti. Gençliğin sahadaki varlığının önemine dikkat çeken İntepe, teşkilatın dinamik yapısına güç katan tüm gençlere minnettar olduğunu ifade etti.

    SAHADA ESNAFA BÜYÜK DESTEK

    Programın ikinci etabı ise kent merkezindeki esnaf ziyaretleriyle sürdürüldü. AK Parti İl Gençlik Kolları’nın Yeni Seçmen Birimi mensupları, birçok işyerini ziyaret ederek esnafa hayırlı işler temennisinde bulundu. Ekonominin temel taşlarından biri olan esnafla birebir temas kuran gençler, sahadan gelen talep ve önerileri de not aldı.

    “GÖNÜLLERE DOKUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Etkinliklerin ardından açıklamalarda bulunan Başkan İntepe sözlerinde “AK Gençlik olarak bu milletin her kesimiyle gönül bağımızı güçlü tutmak en büyük hedefimiz. Hem öğretmenlerimizin kutsal emeklerine saygı göstermek hem de esnafımızın yanında olduğumuzu hissettirmek için sahadaydık. Öğretmenlerimiz, ülkemizin geleceğini inşa eden gizli kahramanlardır. Esnafımız ise bu ülkenin ekonomik omurgasıdır. Gençlik kollarımız olarak onların sesi olmak, onların yükünü paylaşmak bizler için bir görevdir. Bu tür çalışmaları sadece özel günlerde değil, yıl boyunca sürdürüyoruz. Teşkilatımıza emek veren her genç arkadaşımıza, özellikle de bugün etkinlikleri koordine eden Fadime Aksoy ve Nuri Çiğdem kardeşlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • “Ameliyat başarılı, hasta mefta”

    “Ameliyat başarılı, hasta mefta”

    İktidarın kendi koyduğu yılsonu enflasyon hedefini bile tutturamadığı artık gün gibi ortadadır. Bugün işçi, memur, emekli 2026’da biraz nefes alabileceği bir zam beklerken; şimdi de utanmadan, sıkılmadan zamların %16 hedef enflasyona göre yapılacağını dillendirmeye başladılar. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, ‘Biz zam yapmıyoruz, sizin alım gücünüzü kalıcı olarak düşürüyoruz’ demektir. Bu, ‘Emeğin hiçbir değeri yoktur’ demektir. Bu, ‘Millet ezilsin, biz başarı masalı yazmaya devam edelim’ demektir. Bugün asgari ücretlinin alım gücü %45 erimiştir. Asgari ücrete komşu ücretler diye bir ucube kavram türemiştir. Toplumun yarısından fazlası fiilen asgari ücrete mahkûm edilmiştir. Bu, milleti açlığa, yoksulluğa ve çaresizliğe itmenin adıdır. Ve iktidarın ekonomik modelinin özeti aslında çok net: 2Ameliyat başarılı olacak ama hastayı kaybedeceğiz!’

    “ENKAZ SİYASETİNİN KARŞISINDA DİMDİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Başkan Muhammet Mısırlıoğlu, “Evet, doğru. Bunların gözünde bu millet bir ‘hasta dosyası’ bile değildir. Kaybedilse de olur, yok sayılsa da olur! Ama biz İYİ Parti olarak şunu açıkça söylüyoruz: Bu millet sizin yanlış modellerinizin, hesapsız politikalarınızın deneme tahtası değildir! Alın terini yok sayan, emeği hiçe sayan, insanı görmeyen hiçbir model kabul edilemez. İktidarın çizdiği tablo, kabul edilebilir olmaktan çıkmış; artık ülkeyi uçuruma sürükleyen bir iradesizlik ve sorumsuzluk hâline gelmiştir. Biz, milletimizin hakkını savunmaya; Emeğin, adaletin, insanca yaşamın yanında durmaya; Bu enkaz siyasetinin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

  • CHP Lideri Özel ile görüştüler

    CHP Lideri Özel ile görüştüler

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), hafta sonu 39. Olağan Kurultayı’nı gerçekleştirecek. Partiye yeni katılımlar, ihraçlar, mahkemeler, parti değiştirmelerin bu dönem çok yaşandığı partinin kurultayı öncesinde Afyonkarahisar heyeti CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Heyette Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz ile CHP Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak yer aldı.

    “BU SÜREÇTEN GÜÇLENEREK ÇIKACAĞIZ”

    İl Başkanı Karadeniz, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada bu süreçten güçlenerek çıkacaklarını ifade etti: “39. Olağan Kurultayımız öncesinde, Genel Başkanımız sayın Özgür Özel ile görüş alışverişinde bulunduk. Partimizin birlik ve dayanışma ruhunu daha da güçlendirecek bu kurultayın hem örgütümüz hem de ülkemiz adına önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Yeni dönemde toplumun beklentilerine daha güçlü yanıt verecek politikaların hayata geçirilmesi için kararlı bir irade ortaya koyacağız. Halkımızın sorunlarına çözüm üretme hedefimiz doğrultusunda, kurultayımızın yenilenme ve değişim sürecine büyük katkı sağlayacağını görüyoruz. Umudun ve adaletin hâkim olduğu bir Türkiye için partimizin kurumsal kapasitesini ve mücadele azmini daha da büyüteceğiz. Bu süreçten güçlenerek çıkacağımıza ve ülkemize umut olacak adımlar atacağımıza yürekten inanıyorum.”

  • PFDK’nın Ederson kararı belli oldu

    PFDK’nın Ederson kararı belli oldu

    Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, kararları açıklandı.

    Çaykur Rizespor maçında rakip takım taraftarlarına yönelik hakaretiyle nedeniyle sevk edilen, Fenerbahçeli Ederson için disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından ceza tayinine yer olmadığını karar verildi.

    Kurul; Galatasaraylı Roland Sallai’ye ise rakip takım oyuncusuna ciddi faulü nedeniyle 2 maç ceza verdi.

    PFDK’nın aldığı kararlar şöyle:

    “1- ZECORNER KAYSERİSPOR Kulübünün, 22.11.2025 tarihinde oynanan ZECORNER KAYSERİSPOR-GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY TRİBÜN KUZEY ALT C-D bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada ZECORNER KAYSERİSPOR Kulübü idarecisi MUSTAFA BAKİ ERSOY’un, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    Aynı müsabakada ZECORNER KAYSERİSPOR Kulübü antrenörü VITO TERCOLO hakkında, cezaya uymama eylemi nedeniyle Kurulumuza sevk yapılmış ise de; isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

    2- İKAS EYÜPSPOR Kulübünün, 22.11.2025 tarihinde oynanan İKAS EYÜPSPOR-MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KAPALI TRİBÜN KAPALI C blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    3-GALATASARAY A.Ş.’nin, 22.11.2025 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-GENÇLERBİRLİĞİ Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY TRİBÜN 106-107-119-120-206-207-219-220 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. idarecisi ABDULLAH KAVUKCU’nun, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. sporcusu ROLAND SALLAI’nın, rakip takım sporcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle FDT’nin 43. maddesi uyarınca 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

    4-GÖZTEPE A.Ş.’nin, 23.11.2025 tarihinde oynanan GÖZTEPE A.Ş.-KOCAELİSPOR Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 700.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan GÜNEY TRİBÜN GÜNEY 216-GÜNEY 217-GÜNEY 218-GÜNEY 219-GÜNEY 220-GÜNEY 221, MEDICANA DOĞU TRİBÜN DOĞU 211-DOĞU 212-DOĞU 213-DOĞU 214-DOĞU 215, AVEC KUZEY TRİBÜN KUZEY 205-KUZEY 206-KUZEY 207-KUZEY 208, BATI TRİBÜN BATI 202-BATI 203-BATI 223-BATI 224, VIP TRİBÜN BATI 201 VIP-BATI 225 VIP-BATI 200 VIP numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada GÖZTEPE A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    5- KOCAELİSPOR Kulübünün, 23.11.2025 tarihinde oynanan GÖZTEPE A.Ş.-KOCAELİSPOR Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 520.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN KUZEY 209 MİSAFİR-KUZEY 210 MİSAFİR bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada KOCAELİSPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    6-BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, 23.11.2025 tarihinde oynanan BEŞİKTAŞ A.Ş.-SAMSUNSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan SPOR TOTO KUZEY ALT TRİBÜN 107-108-109, SPOR TOTO KUZEY ÜST TRİBÜN 408-409, SPOR TOTO GÜNEY ALT TRİBÜN 121 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    7-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.’nin, 23.11.2025 tarihinde oynanan ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KAPALI DENİZ A, KALE ARKASI DAĞ TRİBÜN A, KALE ARKASI DENİZ TRİBÜN A-B bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. hakkında, 23.11.2025 tarihinde Kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle Kurulumuza sevk yapılmış ise de; CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

    ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Başkanı İBRAHİM TURGUT hakkında, 23.11.2025 tarihinde Kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamalar nedeniyle Kurulumuza sevk yapılmış ise de; CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

    8-FENERBAHÇE A.Ş.’nin, 23.11.2025 tarihinde oynanan ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 6. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 640.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜNDE yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu EDERSON SANTANA DE MORAES hakkında, rakip takım taraftarlarına yönelik hakareti nedeniyle Kurulumuza sevk yapılmış ise de; isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

    9- TÜMOSAN KONYASPOR Kulübünün, 24.11.2025 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-HESAP.COM ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY KALE ARKASI TRİBÜN KUZEY ALT C blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada TÜMOSAN KONYASPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    10- HESAP.COM ANTALYASPOR Kulübünün, 24.11.2025 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-HESAP.COM ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN KUZEY ÜST B blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

    Aynı müsabakada HESAP.COM ANTALYASPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    11-RAMS BAŞAKŞEHİR FK’nın, 24.11.2025 tarihinde oynanan RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ-TRABZONSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan GÜNEY TRİBÜN GÜNEY ÜST C blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,Aynı müsabakada BAŞAKŞEHİR FK idarecisi MESUT ALTAN’ın, akredite edilmediği alanlarda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 40.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

    12-TRABZONSPOR A.Ş.’nin, 24.11.2025 tarihinde oynanan RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ-TRABZONSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN KUZEY ÜST E blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, karar verilmiştir.”

  • (Video) Afyonkarahisar’da Kırmızı Işıkta Bekleyen Minibüs Alev Aldı

    (Video) Afyonkarahisar’da Kırmızı Işıkta Bekleyen Minibüs Alev Aldı

    Durumu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ve vatandaşların hızlı müdahalesi sayesinde yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Olayda yaralanan olmazken, minibüste maddi hasar meydana geldi.

  • Yenilenebilir enerjiyi etkileşimli kitap okuyarak anlattılar

    Yenilenebilir enerjiyi etkileşimli kitap okuyarak anlattılar

    Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik abonelik işlemleri, satış, faturalama ve tahsilat operasyonlarını yürüten Zorlu Enerji Osmangazi Elektrik Perakende, bölgede hizmet verdiği toplumun gelişimine katkı sağlayan sosyal projeleri desteklemeye devam ediyor. Şirket, çocukların yenilenebilir enerji kaynakları ve doğru enerji kullanımı konusunda erken yaşta bilinçlenmesine katkı sağlamak amacıyla Enerjimiz Çocuklar İçin (EÇİ) isimli sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi.

    YENİLENEBİLİR ENERJİ EĞLENCELİ HALE GETİRİLDİ

    Kurumsal gönüllülük programı olan Kıvılcımlar Hareketi bünyesinde toplum ve çevre yararına çeşitli projeler yürüten şirket, EÇİ Projesi kapsamında enerji kaynaklarını eğlenceli bir dille anlatan Rüzgar Enerjisi, Güneş Enerjisi, Jeotermal Enerji, Su Enerjisi ve Karbon Ayak İzi olmak üzere çocuk kitabı yazarları ve uzmanlar tarafından hazırlanan beş resimli kitap yayımladı. Kıvılcımlar Hareketi’nde yer alan gönüllü çalışanlar da etkileşimli okuma üzerine eğitim alarak sınıf içi uygulamalara hazırlandı.  EÇİ projesi Eskişehir’in ardından şirketin hizmet verdiği Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya ve Uşak’ta da uygulanacak. Bu yaygınlaştırma ile toplamda yaklaşık 1.000 öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.

  • Sosyal girişimcilik için en uygun zaman: öğrencilik

    Sosyal girişimcilik için en uygun zaman: öğrencilik

    Girişimcilik ve Kariyer Topluluğunun katkılarıyla İİBF Sabri Bektöre Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve İş İnsanı Aliye Mete Sert’in konuşmacı olarak yer aldığı seminere, İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya, İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hatice Özutku, Bölüm Başkan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Arif Arifoğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Mücahid Yıldırım, GİKAT danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Koray Gürpınar, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Sert, sunumunda sosyal fayda odaklı girişimcilik kavramına değinerek, öğrencilik döneminin sosyal girişimcilik için en uygun başlangıç aşaması olduğunu ifade etti. Gençlerin risk alma isteği, yenilikçilik yeteneği, dayanışma kültürü, dijital okuryazarlık ve toplumsal duyarlılık gibi niteliklerinin sosyal girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Etkinlik, soru–cevap bölümünün ardından İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hale Fulya Kaya’nın Aliye Mete Sert’e teşekkür belgesi takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

  • “Sağlık ağızda başlar”

    “Sağlık ağızda başlar”

    Ağzın dışa açılan kapı olduğunu söyleyen Ekici, “Ağız ve dişlerimiz çiğneme, konuşma ve estetik açıdan çok önemli. Diş Hekimleri sadece dişlerle değil, ağız ve çevre dokularının tedavisi ile de ilgilenir. Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Sindirim ve solunum sistemlerimizin başladığı yer ağzımızdır. Bu nedenle ağız ve diş sağlığımız bozulduğunda birçok hastalık ortaya çıkar. Sağlık ağızda başlar. Ağız ve diş sağlığımız sadece estetik açıdan değil, genel sağlığımız açısından da çok önemlidir” diye konuştu.

    “AĞIZ BAKIMI KÜLTÜRÜMÜZ ZAYIF”

    Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı ağız ve diş sağlığı profili çalışmasından bahseden Ekici, “Bu çalışmaya göre toplumumuzdaki diş çürüğü oranı yüzde 76 civarında. Dişeti hastalıkları oldukça yaygın. Çocuklarda çürük ve diş kaybı oranı fazla. Halkımızın diş hekimine gitme oranı oldukça düşük. Bu sıklık yılda birin altında. Yine vatandaşlarımızın diş fırçası ve macun kullanımı da düşük. Kısacası ağız bakımı kültürümüz zayıf. Bu konuda hepimiz dikkatli olmalıyız” şeklinde değerlendirmede bulundu.

    “ŞEKERLİ VE ASİTLİ GIDALARDAN UZAK DURALIM”

    En az günde iki kez en az iki dakika olacak şekilde dişleri fırçalamanın gerektiğini kaydeden Ekici, “Yine günde bir kere diş ipi ile dişlerimizi temizleyelim. Herhangi bir problemimiz olmasa da 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidip kontrol olalım. Şekerli ve asitli gıdalardan uzak duralım. Yine sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak duralım. Bu konular ağız ve diş sağlığımız için oldukça önemli” dedi.

    “7 GÜN, 24 SAAT ACİL HİZMETİMİZ VAR”

    AFSÜ Diş Hastanesi’nde 97 koltukta hastalara hizmet verdiklerini kaydeden Ekici, “80 Araştırma Görevlimiz, 40 Öğretim Üyemiz ve 500’ün üzerinde öğrencimiz bulunuyor. 8 Ana bilim dalında hizmet veriyoruz. Ayrıca 7 gün, 24 saat acil hizmetimiz var. Engelli bireylere verdiğimiz genel anestezi hizmetlerinde de iyileştirmeler yaptık. Ayrıca topluma yönelik ağız ve diş sağlığı taramaları ve eğitimler yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • AGD’de yeni başkan Mevlüt Yeşil

    AGD’de yeni başkan Mevlüt Yeşil

    AGD Afyonkarahisar Şubesi’nde devir teslim heyecanı yaşandı. AGD Afyonkarahisar şube binasında gerçekleşen devir teslimle birlikte Av. Mevlüt Yeşil, AGD Afyonkarahisar Şube Başkanlığı görevine getirildi. Yeşil, yaklaşık 10 yıldır Şube Başkanlığı görevini yürüten Muharrem Coşkun’dan bayrağı devraldı.

    “BAYRAĞI DAHA YÜKSEĞE TAŞIYACAĞIZ”

    Devir teslim töreninde konuşan Av. Mevlüt Yeşil, “10 yılı aşkın süredir büyük bir fedakârlık ve azimle AGD Afyonkarahisar Şube Başkanlığı görevini yürüten Muharrem Coşkun Başkanımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ondan devraldığımız bayrağı Allah’ın izniyle hep birlikte teşkilatımızla daha yükseğe taşıyacağız. Afyonkarahisar’da milli ve manevi değerlerine bağlı, önce ahlak ve maneviyat düsturu ile sevgi ve kardeşliğin teminatı olan Millî Görüşçü bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “DEVİR TESLİM HAYIRLARA VESİLE OLSUN”

    Muharrem Coşkun ise yaptığı açıklamada, “Görev sürem boyunca yapmış olduğumuz çalışmalarda bizlere destek veren tüm gönül dostlarımıza, mazlumların yanında olmak ve zulme karşı durmak için yaptığımız her basın açıklamasında bizleri yalnız bırakmayan Afyonkarahisarlı hemşerilerimize, benden hiçbir zaman dualarını ve desteklerini eksik etmeyen aileme ve destek olan tüm dava kardeşlerime teşekkür ederim. Mevlüt başkanımızın her zaman yanında olacağız. Bayrağı daha yükseğe taşıyacağına olan inancımız tamdır. Bu devir teslimin hayırlara vesile olmasını rabbimizden niyaz ediyorum” dedi.

    MEVLÜT YEŞİL KİMDİR?

    1997 yılında Afyonkarahisar’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mareşal Fevzi Çakmak Ortaokulu’nda, lise öğrenimini Afyonkarahisar Anadolu Öğretmen Lisesi’nde tamamladı. Lisans eğitiminde ise Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.  Daha öncesinde Anadolu Gençlik Derneği, Milli Gençlik Vakfı ve ESKAD gibi sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görevlerde bulundu. Afyonkarahisar’da serbest avukatlık yapmaktadır. Evli ve 1 çocuk babasıdır.