Yazar: admin

  • Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Selanik’te Atatürk Evi’nin açılışını yaptı ve bir video paylaştı

    Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Selanik’te Atatürk Evi’nin açılışını yaptı ve bir video paylaştı

    Bakan Ersoy, NSosyal hesabından Selanik Atatürk Evi’nin görüntülerini paylaşarak, “Bir nar ağacının gölgesinde hatıralar yeniden canlanıyor. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te yeniden hayat bulan mirasının kapılarını bugün yeniden açıyoruz. Selanik’in dar sokaklarından milletimizin hafızasına uzanan bu emaneti ruhuna uygun bir şekilde ve tüm hatırasını koruyarak restore ettik. Ali Rıza Efendi’nin diktiği ağacın hala gölgesini düşürdüğü bu atmosfer bir çocuğun kurduğu hayallerin, bir milletin yolunu nasıl aydınlattığını hissettirecek. TİKA başta olmak üzere, milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu kıymetli mirası geleceğe taşıyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    BAKAN ERSOY AÇILIŞ TÖRENİNDE KONUŞTU

    Açılışta konuşan Bakan Ersoy, Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmanın yalnızca geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe karşı da bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

    Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın neresinde olursa olsun Türk kültürel varlıklarının sağlıklı biçimde korunmasına büyük önem verdiklerini vurguladı. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden birinin Selanik’teki Atatürk Evi olduğunu belirtti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Bakan Ersoy, Mustafa Kemal’in kendileri için taşıdığı anlamın sadece bir devlet adamı olmasından kaynaklanmadığını belirterek, “Onunla kurduğumuz güçlü bağ lider olmasının ötesinde daha derin anlamlar taşıyor. İşte bugün burada toplanmamıza vesile olan çalışmalarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan vefamızın ve onun aziz hatırasına olan saygımızın bir nişanesidir. Unutmamalıyız ki Atatürk’e vefa göstermek, cumhuriyete sahip çıkmak ve değerlerini korumak olduğu gibi aynı zamanda ülkemize ve geleceğimize karşı bir sorumluluğumuzdur. Bu vefayı göstermenin en etkili yolu ise onun düşüncelerine, fikirlerine sahip çıkmak, bu değerler ışığında yolumuza emin adımlarla ilerlemektir.” dedi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNÜN BAŞLADIĞI YER

    Atatürk’ün doğduğu evin, yaşadığı yerlerin ve kişisel eşyalarının onun hayatına dair izler taşıdığına dikkat çeken Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçmişe, kültüre ve tarihe duyulan bağlılıkla Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak için çalıştıklarını vurguladı.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Tarihin en zor anlarında alınan kararların, atılan adımların ve bu kararların alındığı mekânların da milletin ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Ersoy, Atatürk’ün doğduğu evin sadece bir yapı olmadığını; Cumhuriyete giden yolun ilk adımlarını barındıran bu evin aslına uygun biçimde yaşatılmasının ve hikâyesinin gelecek kuşaklara aktarılmasının hayati önemde olduğunu dile getirdi.

    Bu tür yapıların ve mirasların geçmişi anlamada, geleceğe yön çizmede eşsiz birer rehber olduğunun da altını çizdi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    1953 RUHUNA UYGUN OLARAK YENİDEN HAYATTA

    Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün 1881 yılında doğduğu eve yönelik çalışmalar başlattıklarını belirterek şöyle konuştu:

    “Selanik’teki Atatürk Evi, 1875 yılından önceki bir tarihte yapılmış, 1878 yılında Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın mülkiyetine geçmiştir. Ali Rıza Efendi, 1879’da aynı parsele mevcut evin batısına iki katlı yeni bir ev daha yaptırmış ve bu ev Zübeyde Hanım’ın, eski ev de Ali Rıza Efendi’nin üzerine geçirilmiştir. Mustafa Kemal, 1881 yılında bu evde doğmuş ve babası Ali Rıza Efendi bu evde vefat etmiştir. 10 Kasım 1953’te, Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşındığı gün ise bu ev müze olarak açılmıştır. 1953’ün ardından çeşitli dönemlerde bu binada bakım ve onarım çalışmaları yürütüldü. Bakanlık olarak 2022 yılında ise evin restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları için geniş çaplı planlamaları yapıp, 19 Aralık 2024 tarihinde çalışmalara başladık. Çalışma boyunca da tüm süreci yakinen takip ettik. Atatürk Evi’nin restorasyonu kapsamında; iç mekân ve dış mekânda ahşap imalatlar ile tüm elektrik tesisatı yenilenmiş, sandık odası ve hamam özgün haline getirilmiş, çatının genel bakımı yapılmış ve bahçedeki duvarların genel bakımı ile avlu zeminin taş kaplaması tamamlanmıştır. Anı Evi’nin yeni hali Atatürk ve Ailesi Temalı Oda, Zübeyde Hanım’ın Odası, Etnografik Sergi, Evin Tarihçesi Temalı Alan ve Kütüphaneden oluşmaktadır. Proje, binanın bodrum katı evin tarihçesi, orta katı etnografik bilgiler ve üst katı ise Atatürk’ün Selanik yıllarını anlatacak şekilde tasarlandı. Yani bu restorasyon çalışmasını yaparken önceliğimiz Atatürk’ün doğduğu orijinal haline getirmekti. Bu noktada da temel noktamız, evin müze haline dönüştürüldüğü 1953 yılındaki hali oldu.”

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    TARİHİ ESERLER TEK TEK RESTORE EDİLDİ

    Bakan Ersoy, TİKA tarafından yürütülen Selanik Atatürk Evi Restorasyon ve Teşhir-Tanzim Projesi kapsamında önemli eserlerin de restore edildiğini belirtti.

    Ankara Cumhuriyet Müzesi Müdürlüğü envanterine kayıtlı 12 eser ile Selanik Atatürk Evi’nden getirilen bir adet Cumhurbaşkanlığı mührü replikasının yanı sıra, Edirne Müzesi Müdürlüğü’ne ait iki eserin restorasyon ve konservasyonunun Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından başarıyla tamamlandığını söyledi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Ayrıca, Selanik Atatürk Evi’nden Türkiye’ye getirilen ve Kırşehir Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilen 50 demirbaş eşya ile 1005 kitabın da konservasyon sürecinin tamamlandığını, tüm bu eserlerin sergilenmeye hazır hale getirildiğini ifade etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    EŞYALAR EVİNE DÖNDÜ

    Bakan Ersoy, Balkan Savaşları sonrasında Zübeyde Hanım’ın evinden ayrılarak Türkiye’ye geldiğini hatırlatarak, onunla birlikte getirdiği bazı eşyaların bugün yeniden ait olduğu yere, Selanik’teki Atatürk Evi’ne döndüğünü söyledi.

    Mustafa Kemal’in bebeklik dönemine ait eşyalar, Zübeyde Hanım’ın şahsi eşyaları ve Ali Rıza Efendi’ye ait tesbihler gibi aileye ait özel eşyalar ile mobilyaların yıllar sonra yeniden bu eve kazandırıldığını belirten Ersoy, geçmişte zaman zaman Türkiye’de sergilenen bu eserlerin artık ait oldukları yapının içinde yer almasının, evin atmosferine büyük katkı sağlayacağına inandıklarını ifade etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    ATATÜRK’E AİT BELGELER İLK KEZ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

    Bakan Ersoy, müzede yer alacak diğer obje ve belgeler hakkında da bilgi vererek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Atatürk’e ait az bilinen fotoğraflar, Ali Rıza Bey’in terekesi, Atatürk Evi’nin Ali Rıza Bey ve Zübeyde Hanım tarafından satın alındığına dair 1878 tarihli Osmanlı arşiv belgeleri, Mübadele sonrası Atatürk Evi’nin Zübeyde Hanım’dan Yunanistan Milli Bankası’na devrini gösteren 1925 tarihli Yunanca belge, Dışişleri Bakanlığı ve Selanik Başkonsolosluğu arşivlerinde yer alan plan, proje ve daha önce bilinmeyen fotoğraflar, Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın Atatürk Evi tablosu, Celal Bayar’ın Atatürk Evi ziyaretinin video kaydı ve Kemal Zeren’in eserleri de artık müzede sergilenecekler arasında yer almaktadır.”

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    TÜRK–YUNAN DOSTLUĞUNUN SİMGELERİNDEN BİRİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde 2003 yılında Selanik’e giderek Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettiğini hatırlatan Ersoy, Erdoğan’ın Atatürk’ün evini ziyaret eden ilk Türk Başbakanı olduğunu ve o ziyarette “Umuyorum ki bu ev, Türkiye ile Yunanistan arasındaki barışın sembolü olsun” ifadelerini kullandığını aktardı.

    Bakan Ersoy, bugün de aynı mesajı en güçlü şekilde yinelediklerini dile getirdi.

    Ersoy, bir milletin geçmişiyle kurduğu ilişkinin, onun geleceğini de şekillendirdiğini belirterek, bu anlayışla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millet iradesine, bağımsızlığa, hürriyete, demokrasiye ve cumhuriyete bağlı kalarak Atatürk’ün emanetine sahip çıkmayı sürdüreceklerini ifade etti.

    Bakan Ersoy, her yıl özellikle 10 Kasım’da binlerce vatandaşın ziyaret ettiği Selanik Atatürk Evi’nin, 1953 yılındaki özgün haline kavuşturulmasını sağlayan Restorasyon ve Teşhir-Tanzim Projesi’nin hayırlı olmasını temenni etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Evin atmosferinin, ait olduğu özel eşyaların geri dönmesiyle birlikte 1881 ve sonrasındaki ruhu yeniden yansıtacağına inandığını belirten Ersoy, bu vesileyle Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87. yılında saygıyla andığını ve katılımcıları en kalbi duygularla selamladığını ifade etti.

    Yunanistan Turizm Bakan Yardımcısı Anna Karamanli, programda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Yunanistan’ın yalnızca iki komşu ülke olmadığını, aynı zamanda zorluklarla dolu ama umut vadeden uzun bir tarihsel yolculuğu paylaştığını ifade etti.

    İki ülke arasındaki ilişkilerde son dönemde gözlemlenen dinamizmin, iyi komşuluk ilkeleri ve uluslararası hukuka dayalı ortak bir refah geleceğine olan inancı güçlendirdiğini vurgulayan Karamanli, Selanik’in doğduğu şehir olması sebebiyle burada bulunmanın kendisi için ayrı ve özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

    Karamanli, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda insanlar ve kültürler arasında köprüler kuran, fırsatlar yaratan, yerel toplulukları destekleyen ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eden bir güç olduğunu belirtti. Sınır ötesinden gelen ziyaretçilerin artmasının, bölgesel kalkınmaya, refahın yayılmasına ve dostluk ile güvene dayalı ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.

    Turizm Bakanlığı olarak karşılıklı saygı, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik temelinde iş birliklerini güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Karamanli, turizmin barış içinde bir arada yaşama ve diyalog kurma açısından da güçlü bir araç olduğuna inandıklarını söyledi. Karamanli, “Bugünkü etkinlik, kültürün sınırları aşarak ortak hafıza ve anlayış alanları yaratma gücünü bizlere bir kez daha hatırlatıyor.” dedi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Selanik’teki Atatürk Evi’nin yeniden açılış töreninde yaptığı konuşmada, buranın tarihimizin ve milli kimliğimizin en özel mekânlarından biri olduğunu söyledi.

    Üzerinde “Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan İttihadı’nın müzahiri Gazi Mustafa Kemal burada dünyaya gelmiştir” yazılı levhayla hafızalara kazınan bu evin, TİKA koordinasyonunda yürütülen titiz bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden açtığını belirten Sırakaya, açılışın Türkiye Cumhuriyeti’nin köklerine, ortak hafızasına ve geleceğe duyulan sadakatin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

    Sırakaya, Atatürk’ün doğduğu bu evin yalnızca bir yapı değil; bir millete umut, bir devlete kurucu irade kazandıran fikrin ve inancın doğduğu yer olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu evin odalarında vatan ve millet sevgisinin ilk kıvılcımlarını yüreğinde taşıdığını belirten Sırakaya, “Çocukluğunun masum merakı, gençliğin fikir arayışı ve liderliğin vakur sorumluluğu bu mekânda yoğrulmuştur.” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, programda yaptığı konuşmada, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu bu tarihî mekânda bulunmaktan duydukları gurur ve heyecanı dile getirerek katılımcılara saygılarını sundu.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Buranın yalnızca bir bina değil, bir milletin yeniden uyanışının ve o uyanışa giden yolun da başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Zorlu, bu mekânda milletine adanmış bir hayatın ve kararlılıkla şekillenmiş bir iradenin izlerinin bulunduğunu ifade etti. Projeyle gösterilen kadirşinaslığın, geçmişten geleceğe uzanan millî hafızayı koruma iradesinin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.

    Ecdadın dünyanın neresinde olursa olsun bıraktığı her bir esere sahip çıkma iradesi gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da özellikle teşekkür eden Zorlu, Atatürk Evi’nin bugünkü haline gelmesinde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yoğun çaba gösterdiğini vurguladı. Yunanistan’daki makamlarla kurulan iş birliği ve koordinasyon sayesinde uzun bir sürecin ardından yapının aslına uygun biçimde yeniden ihya edildiğini söyledi.

    Zorlu, TİKA Başkanı başta olmak üzere projede emeği geçen tüm çalışanlara da teşekkür ederek, bu eserin ortaya çıkmasında herkesin büyük katkısı olduğunu ifade etti.

    MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, programda yaptığı konuşmada, kendilerinin bu projeye gönül vermiş ve sorumluluk yüklenmiş insanlar olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade etti.

    Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a böyle büyük bir projeyi başlatıp başarıyla tamamladığı için şükranlarını sunan Topsakal, sürecin yalnızca bakanlıkla değil; TİKA Başkanı, tüm proje ekibi, Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği ve devletin ilgili kurumlarının ortak emeğiyle yürütüldüğünü vurguladı.

    Projenin ince ince işlendiğini belirten Topsakal, özellikle Yunanistan’daki muhatap kurum ve yetkililerin katkılarına da dikkat çekerek, destek veren tüm Yunan makamlarına teşekkür etti.

    Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes, programda yaptığı konuşmada, Selanik’teki Atatürk Evi’nin her Türk’ün kalbinde sönmeyen bir ışığın, tükenmeyen bir umudun simgesi olduğunu belirtti.

    Bu evin, Atatürk’e duyulan minnetin yanı sıra geleceğe taşınan barışın, dostluğun ve umudun da sembolü haline geldiğini vurgulayan Erciyes, evin tarihçesine bakıldığında Türk-Yunan dostluğunun ve iki ülke arasındaki karşılıklı saygının somut bir nişanesi olduğuna dikkat çekti.

    Atatürk Evi’nin yıllık ziyaretçi sayısının 500 bine ulaşmasının, Yunanistan ile kültür ve turizm alanlarında yürütülen işbirliğine katkı sağladığını ve bu ilişkilerin derinleşmesine vesile olduğunu ifade etti.

    Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, kurdele kesme töreniyle Atatürk Evi’nin açılışını gerçekleştirdi ve müzeyi gezdiler.

    YENİ MÜZE KONSEPTİ: “BİR TÜRK EVİ”

    Atatürk Evi, yenilenen sergileme düzeniyle ziyaretçilere artık bir “Türk Evi” atmosferi sunacak.

    Üç katlı yapının bodrumu “Evin Tarihçesi”, orta katı “Etnografik Sergi”, üst katı ise “Atatürk’ün Selanik Yılları” temasıyla kurgulandı.

    Müzede yer alacak obje ve belgeler arasında 1.878 tarihli tapu belgeleri, Ali Rıza Efendi’nin terekesi, Afet İnan’ın kroki çizimleri, Selanik Askeri Rüştiyesi’nin fotoğrafları ve Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın Atatürk Evi tablosu bulunuyor.

  • Galatasaray, Kocaelispor deplasmanında kayıp: Bu sezon ilk kez yenildi

    Galatasaray, Kocaelispor deplasmanında kayıp: Bu sezon ilk kez yenildi

    Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Kocaelispor ile Galatasaray karşı karşıya geldi.

    Turka Kocaeli Stadyumu’nda oynanan müsabakada kazanan taraf, 1-0’lık skorla Kocaelispor oldu.

    Ev sahibine galibiyeti getiren golü 45. dakikada Agyei kaydetti.

    Sarı-kırmızılıların 83. dakikada Osimhen ile bulduğu gol, VAR uyarısının ardından ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

    Bu skorun ardından Galatasaray, bu sezon Süper Lig’de ilk kez mağlubiyet yaşadı ve 29 puanla liderliğini sürdürdü. Son 5 maçta 4. galibiyetini alan Kocaelispor ise 14 puanla 11. basamakta yer buldu.

    Galatasaray, milli ara sonrası Süper Lig’de Gençlerbirliği’ni ağırlayacak. Kocaelispor ise Göztepe deplasmanına çıkacak.

  • SS AFSİAD Konut Yapı’dan ATSO’ya ziyaret

    SS AFSİAD Konut Yapı’dan ATSO’ya ziyaret


    Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (AFSİAD) ile yeni kurulan Sınırlı Sorumlu AFSİAD Konut Yapı Kooperatifi heyeti, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser’i ziyaret etti.

    AFSİAD ve yeni kurulan Sınırlı Sorumlu AFSİAD Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın ile Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri Abdurrahman Alp, Aynur Kocaman, Kamil Ayvalı, Kirami Gürel, Tufan İplikçioğlu, Tuncay Divrikli ve Mali Müşavirleri Çiğdem Pınar Kılıç, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser’i ziyaret etti.

    Ziyarette, kooperatifin yeni kuruluşu ve AFSİAD’ın faaliyetleri ele alındı. Heyet, ATSO ile iş dünyası arasındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla görüş alışverişinde bulundu.


  • Altınokta Körler Derneği’nden 10 Kasım’a Özel Anma Videosu

    Altınokta Körler Derneği’nden 10 Kasım’a Özel Anma Videosu

    Dernek üyeleri tarafından hazırlanan videoda, Atatürk’ün tarihe kazınmış sözleri ile “Atatürk’ü Düşünüyorum Gözlerim Kapalı” adlı şiir yer aldı. Katılımcılar, ellerinde Türk bayraklarıyla şiiri seslendirerek Ulu Önder’e duydukları saygı ve minneti dile getirdi.

    Hazırlanan video, dernek üyelerinin büyük beğenisini toplarken, 10 Kasım’ın anlam ve önemine dikkat çekti.

  • İş Dünyası buluşması gerçekleştirildi: Ekonominin kalbi ATSO’da attı

    İş Dünyası buluşması gerçekleştirildi: Ekonominin kalbi ATSO’da attı

    Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda, Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser ve Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten’in ev sahipliğinde “İş Dünyası Buluşması” gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi İbrahim Yurdunuseven, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, Hasan Arslan, Eski Ticaret Bakanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Cenap Aşcı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Zekeriya Aslan, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ali Rıza Gürakar, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Cengiz Üstün, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Yeşilay, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Öndüç, AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek, Afyonkarahisar İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan, Afyon Boğaz Mermerciler Derneği Başkanı Mehmet Sıtkı Merdivenci, Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanı Melike Akkent, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Sekreteri Yusuf Tür, TOBB Afyonkarahisar Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Funda Güleç Yaman, TOBB Afyonkarahisar Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Mustafa Özkan, ZAFTODER Başkanı Ali Ulvi Gümüşhan, Genel Sekreteri Ali Şenol ve il protokolü katıldı.

    AFYONKARAHİSAR EKONOMİSİNİN YOL HARİTASI MASAYA YATIRILDI

    İş dünyası temsilcileri ile kamu ve siyaset çevrelerinin bir araya geldiği toplantıda, Afyonkarahisar’ın ekonomik gelişimi, üretim, ihracat ve yatırım alanlarında atılabilecek ortak adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar, sanayi, tarım, turizm ve madencilik gibi sektörlerde kentin rekabet gücünü artıracak ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu.

  • ÇKS çalışmaları sürüyor

    ÇKS çalışmaları sürüyor

    Gerçekleştirilen çalışmayla ilgili Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, “Çiftçi kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları devam ediyor. Üreticilerimiz ÇKS başvurularını 31 Aralık 2025 tarihine kadar e-Devlet üzerinden veya Ziraat Odalarına başvurarak yapabilirler. İl Müdür Yardımcımız Özgür Bayrak ve Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Arif Kaya Sinanpaşa ve Şuhut Ziraat Odalarını ziyaret etti. İlçe Müdürlerimiz ve teknik personellerimizle beraber Ziraat Odaları Başkanları ve çalışanları ile ÇKS kayıt süreci değerlendirilerek karşılaşılan sorunlar için görüş alışverişinde bulunuldu” ifadelerine yer verildi.

  • Kros parkurunda nefes kesen yarış

    Kros parkurunda nefes kesen yarış

    İlçeler arası dayanışma ve rekabetin ön planda olduğu organizasyonda, farklı yaş gruplarındaki atletler büyük bir özveriyle mücadele etti.

    Zorlu parkurda mücadele eden genç sporcular, hem fiziksel hem de mental dayanıklılıklarını ortaya koyarak örnek bir performans sergiledi.

    Yarışlarda gösterilen mücadele, geleceğin milli sporcularının yetişmekte olduğunun güçlü bir göstergesi oldu.

    Müsabakalar sonunda dereceye giren sporculara madalyaları düzenlenen törenle takdim edildi. Törene katılan veliler, antrenörler ve sporseverler, genç atletlerin başarısını coşkuyla kutladı.

    Organizasyon boyunca fair-play ruhunun ön planda tutulduğu etkinlik, katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşattı.

  • “Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak yetmez, anlamak lazım”

    “Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak yetmez, anlamak lazım”


    “İDEALİST, YARATICI, SABIRLI, İLERİCİ BİR KİŞİ”

    Atatürk’ü vefat yıldönümünde rahmet, saygı ve minnetle anarak sözlerine başlayan Gazeteci İsmail Akar, “Bu programda Atatürk’ü insan yönleriyle anmak istiyorum. Atatürk, kendisine ‘Ata’ diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazmış. En sevdiği yemekler kuru fasulye ve pilav. Binlerce kitabı vardır. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmamıştır. Reşat Nuri Güntekin´in ünlü ‘Çalıkuşu’ romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurmuş. Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpektir. En sevdiği dans vals. Gömleklerinin hepsi beyazmış ve takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizermiş. Lacivert takım giymeyi sevmezmiş. Boyu 1.74. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46´ya kadar düşmüştür. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi. Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi. İdealist, yaratıcı, sabırlı ve iyi kalpliydi. Sadece şunu söylemek lazım Mustafa Kemal Atatürk’ü, Cumhuriyeti, devrimlerini anmaktan öte anlamak lazım” dedi.

    “DEMOKRASİ YOLUNDAN ÇIKMADI”

    Atatürk’ün bizden biri olduğuna değinen Gazeteci Ahmet Tunca, “Atatürk’ü farklı kılan en önemli özelliği ilerici, cesur ve devrimci olmasıdır. Her çağda bir dahi çıkar. Atatürk yabancılarında ifadesiyle kendi çağının en büyük dahisidir. Anadolu’ya çıkıp işgale son verme konusunu Atatürk ve arkadaşları uzun süre tartışmışlardır. Ama cesaret eden Mustafa Kemal olmuştur. Askeri dehası zaten tartışılmaz. Erzurum ve Sivas Kongreleri ve arkasından yaşananlar Atatürk’ün inancını anlamamız açısından önemlidir. Devrimleriyle çağının çok ilerisindedir. Kısa sürede yaptıklarını hafızalarımız almıyor. Büyük başarılara imza atmıştır. Bu aşamada çok sayıda suikast ve suikast girişimine uğradı. Korkusuz, kafasına koyduğunu yapan büyük bir dehaydı Mustafa Kemal Atatürk. Zaferden sonra padişah olması istenmiş ama o demokrasi yolundan çıkmamıştır. Cumhuriyeti kurmuştur. Atatürk’ün ilke ve devrimlerini korumak hepimizin görevidir” diye konuştu.

    “OSMANLI’NIN GELİRLERİ YABANCIYA DEVREDİLMİŞTİ”

    Atatürk doğmadan önceki zamanı anlatan Gazeteci Ertuğrul Sevim, “1876’da Ramazan Kararnamesi ile Osmanlı’nın vergi gelirleri yabancılara devredildi. 1881’de doğduğu yıl ise tüm gelirler devredildi. Bugün İstanbul Erkek Lisesi olan yere Duyun-u Umumiye kuruldu. Bu süreci iyi anlamak adına İngiltere ye bakmak lazım. Ülkemizdeki tüm cemaat ve benzeri yapılandırmaların ardında İngilizleri görürüz. Kurtuluş Savaşında da İngilizlerin rolü büyüktür. Sadece ülkemiz için değil bugünkü dünyayı da karıştıran İngilizlerdir perde arkasında. O günlere dönersek b u süreçte yabancı tacirler İstanbul’a gelerek en güzel yerlere yerleştiler. Mustafa Kemal bu durumu değiştirmeyi başarmıştır. Atatürk ülkeyi yoktan var etmiştir. Cumhuriyetin ilanı başlı başına büyük bir devrimdir. Bugün bazı eleştiriler de bulunsak bile demokrasimiz çevremizdeki birçok ülkeye örnek gösteriliyor. Tüm bunların mimarı Mustafa Kemal Atatürk’tür” dedi.

    ÖZKAYA: GÖKÇE MAHALLESİNDEKİ KONUTLARA İSKAN VERİLMESİ HIZLANMALI

    Programın ikinci bölümünde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun ziyareti sırasında basına yansıyan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ile Belediye Başkanı Burcu Köksal görüşmesine değinildi. Yayın öncesi Milletvekili Özkaya ile görüşen Gazeteci İsmail Akar, “Özkaya, konuşulan konunun Devlet Hastanesi ile Diş Hastanesi yol yapımı olduğunu söyledi. Başkan Köksal bu konuda Özkaya’dan destek istedi. Özkaya destek olacaklarını söylediğini anlattı. Ayrıca bu görüşmede Gökçe TOKİ konutlarının iskan ruhsatı konusu konuşulmuş. Özkaya çıkan rakamın 11 bin TL olduğunu ve bu rakamın düşürülmesi gerektiğini söylediğini aktardı. Başkan Köksal ise bakanlığın uygulamasının böyle olduğunu, zaten en düşük ücreti istediklerini ve daha fazla fiyat düşürmenin mümkün olmadığını söylemiş. Buradaki TOKİ konutlarında doğalgaz ve elektrik işlemlerinin tamamlandığını söyleyen Özkaya ‘En kısa sürede su işlemleri de bitecek ve buradaki vatandaşlarımız konutlarına sahip olacak’ dedi” şeklinde konuştu. Bu arada Akar, Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya’nın Sandıklı’da muhtarlar ile toplantı halinde olduğunun altını çizerek Özkaya Sandıklı Devlet Hastanesinde eksik olan cihazların temini için Milletvekili Hasan Arslan ile girişimde bulunduğunu, Örenler Barajı çalışmaları sayesinde Menteş göletine katkı sağlayacağını açıkladı.

  • İYİ Parti, Atatürk ve şehitlerimiz için mevlit okutacak

    İYİ Parti, Atatürk ve şehitlerimiz için mevlit okutacak

    Program kapsamında, öğle namazı öncesinde Mevlevi (Türbe) Camii’nde Mevlid-i Şerif okunacak ve ardından vatandaşlara lokma ikramı yapılacak. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı İzzet Köken, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve vatan uğruna canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların bize emanet ettiği bu Cumhuriyet’i korumak ve yüceltmek hepimizin en kutsal görevidir. 10 Kasım yalnızca bir yas günü değil, aynı zamanda Atatürk’ün fikirlerini ve mücadelesini yeniden hatırlama günüdür. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizi Mevlid-i Şerif programımıza davet ediyor, katılımlarından onur duyacağımızı ifade etmek istiyorum.”

  • “Enerjide kendi geleceğimizi inşa ediyoruz”

    “Enerjide kendi geleceğimizi inşa ediyoruz”

    Taytak, “Bir devletin istikbalinin gücü, sahip olduğu enerji kaynaklarının yerli ve milli olma oranına bağlıdır. Bu bağlamda, dışa bağımlılığı azaltma yönünde atılan kararlı adımlar ile ulusal kaynaklarımızı en üst düzeyde değerlendirme hedefimiz büyük ölçüde gerçekleşmiştir” dedi. Türkiye’nin artık enerjide tam bağımsızlık hedefine adım adım ilerlediğini belirten Taytak, “Bugün Türkiye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın vizyoner çalışmalarıyla sadece bugünün değil, yarınların da enerji güvenliğini teminat altına almaktadır.” ifadelerini kullandı. Hazar Bölgesi’nde Türkiye’nin güçlenen varlığına da değinen Taytak, “Bu stratejik hamleler sadece enerji yatırımı değil; Türk dünyasının birliği, dirliği ve dayanışma ruhunun enerjiye yansımış halidir” dedi.

    “İLİMİZ BÖLGESEL KALKINMADA ÖNEMLİ BİR ROL OYNUYOR”

    Türkiye’nin enerjide artık sadece bir koridor değil, kardeş coğrafyalarla omuz omuza üretim yapan bir ülke haline geldiğini vurgulayan Taytak, “Gabar’dan çıkan petrolüyle, Karadeniz’den gelen doğalgazıyla, Akkuyu Nükleer Güç Santraliyle Türkiye artık kendi geleceğini inşa etmektedir.” diye konuştu. Afyonkarahisar’ın enerji haritasındaki stratejik önemine dikkat çeken Taytak, “Zengin jeotermal kaynakları, mermer ve doğal taş rezervleri, madencilik potansiyeli ve elverişli coğrafyasıyla ilimiz bölgesel kalkınmada önemli bir rol oynamaktadır” dedi. Afyonkarahisar’daki jeotermal enerji yatırımlarının şehir ısıtması, seracılık ve termal turizmde büyük ekonomik değer taşıdığını belirten Taytak, bu alanda yapılacak yeni yatırımlar için bakanlıktan destek beklediklerini ifade etti.

    “AYRICALIKLI BİR DESTEKLE DEĞERLENDİRİLMESİNİ ARZU EDİYORUZ”

    Taytak ayrıca, ilin enerji iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesinin sanayi bölgelerinde üretim kapasitesini artıracağını ve vatandaşların enerjiye kesintisiz erişimini sağlayacağını dile getirdi. Doğalgaz arzının tüm ilçe ve beldelere ulaştırılması gerektiğini söyleyen Taytak, “Vatandaşlarımızın bu hizmete erişimi noktasında güçlü bir beklentisi vardır. Bu nedenle yarım kalan bölgelerdeki doğalgaz hatlarının tamamlanması ve arzın sağlanması yönündeki çalışmaların bakanlığımızca daha ayrıcalıklı bir destekle değerlendirilmesini arzu ediyoruz.” dedi. Enerji tasarrufu ve verimliliğinin de geleceğimiz açısından hayati önemde olduğunu vurgulayan Taytak, “Hem kamu kurumlarında hem de sanayi tesislerinde enerji verimliliğini önceleyen yatırımların desteklenmesi, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Organ bağışının hayati önemine dikkat çekildi

    Organ bağışının hayati önemine dikkat çekildi

    Toplantıya AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan da katıldı. Toplantıda, organ bağışının hayati önemine dikkat çekilerek toplumun bu konuda daha bilinçli hale gelmesi gerektiği vurgulandı. Proje kapsamında yapılacak etkinliklerle, organ bağışına yönelik farkındalığın artırılması ve daha fazla kişinin bu konuda gönüllü olması hedefleniyor. Bu proje hem organ bağışı bilincini artırmayı hem de umut dolu yeni yaşamların filizlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

  • Afyon Basın Cemiyeti Başkanı Hakan Dilek’ten 10 Kasım Mesajı

    Afyon Basın Cemiyeti Başkanı Hakan Dilek’ten 10 Kasım Mesajı

    Dilek mesajında, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı Cumhuriyet ve ilkeleri, bağımsızlığımızın teminatı olmaya devam edecektir. Onun azmi, kararlılığı ve ileri görüşlülüğü milletimize her zaman ışık tutacaktır.” ifadelerine yer verdi.

  • Banaz–Hocalar yolunda çalışmalar başladı

    Banaz–Hocalar yolunda çalışmalar başladı

    Milletvekili Özkaya, incelemeler sırasında yaptığı açıklamada, “Bugün Hocalar ilçemizden Banaz’a doğru gidiyoruz. Yıllardır üzerinde titizlikle çalıştığımız Banaz–Hocalar–Sandıklı yolumuzun ilk kısmında inşaat resmen başladı. Bu yol, Afyonkarahisar’ımız, Hocalar ve Sandıklı ilçelerimiz açısından çok önemli bir güzergâh. Hem dar hem de virajlı olması nedeniyle vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyordu. Şimdi çalışmalar hızlı bir şekilde ilerliyor” ifadelerini kullandı.

    “AK PARTİ’NİN YAPTIĞI EN ÖNEMLİ DEVRİMLERDEN BİRİSİ DUBLE YOLLAR”

    Özkaya, yolun tamamlanmasıyla birlikte bölge trafiğinin rahatlayacağını, ulaşım güvenliğinin artacağını ve bölgesel ticaretin canlanacağını ifade etti. “Bu yol sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda ticareti, turizmi ve insanları birbirine bağlayan bir kalkınma hattı olacak” dedi. Milletvekili Özkaya ayrıca, Hocalar–Sandıklı arasındaki kısmın ihale sürecine girdiğini, Çay–Karadilli–Dinar Yolu için de sözleşme imzalanmasının yakın olduğunu belirterek, bölgenin ulaşım altyapısında önemli bir dönemin başladığını söyledi. Özkaya, “Gerçekten yollar insanları ulaştırıyor. AK Parti’nin en önemli yaptığı devrimlerden birisi duble yollar ve bu kaliteli yollar. Hem ticareti canlandıran hem de insanları sevdiklerine ulaştıran yollarda kazasız, belasız hayırlı günler diliyorum” dedi.

  • “CUMHURBAŞKANIMIZA GÜVENELİM”

    “CUMHURBAŞKANIMIZA GÜVENELİM”

    Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Başkanı Turgay Şahin, Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven ve Hasan Arslan, il başkan yardımcıları, üç kademe il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı.

    SOSYAL POLİTİKALARIN ÖNEMİ VURGULANDI


    Toplantıya başkanlık eden Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, yaptığı konuşmada sosyal politikaların Türkiye’nin birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu belirtti. Kaya, “Birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşliği güçlü kılarak terörsüz Türkiye sürecini nihayete erdireceğiz.” ifadelerini kullandı. Afyonkarahisar’da NG Güral otelde gerçekleştirilen programda Kaya, Türkiye’nin son 20 yılda sosyal politikalarda ve diğer bütün alanlarda sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini söyledi. Kaya, “Durmaksızın hane hane dolaşarak milletle gönül bağlarını güçlendiren kadrolar olarak, 2028’de Cumhurbaşkanımızı yeniden en güçlü şekilde seçilmesini sağlayacağız. Eğer siz görevinizi eksiksiz yaparsanız, Ege Bölgesi’nde sosyal politikalar birimleri en iyi şekilde hizmet verirse, biz inanıyoruz ki 2028’de Cumhurbaşkanımız bir kez daha en güçlü şekilde kazanacaktır” dedi.

    “BİRLİK, BERABERLİK VE KARDEŞLİĞİ TESİS EDECEĞİZ”


    Kaya konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin çok önemli bir süreçten geçtiğini vurguladı: “Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, iç cephemizi muhkem kılarak birlik, beraberlik ve kardeşliği en güçlü şekilde tesis edeceğiz. Allah’ın izniyle önce terörsüz Türkiye sürecini tamamlayacağız, ardından terörsüz bölge hedefiyle sınırlarımızın ötesinde de huzuru sağlayacağız.” Şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalara da değinen Kaya, “Şehit ailelerimiz Cumhurbaşkanımıza güveniyor. Biz de onların yanında olarak bu güveni daha da pekiştireceğiz. Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na inanalım, arkasında sımsıkı duralım.” diye konuştu. Engellilere yönelik sosyal politikalar hakkında da açıklamalarda bulunan Kaya, “Geçmişte engelliler evlerine kapatılırken, bugün onların hayatın her alanında yer almasını sağlayan bir iktidarız” ifadelerini kullandı. Toplantıya ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lutfihak Alpkan ile İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş da katılarak değerlendirmelerde bulundu.

  • “Vatandaşlara hızlı bir şekilde çözüm sağlıyor”

    “Vatandaşlara hızlı bir şekilde çözüm sağlıyor”

    Tüketiciyi Koruma Derneği’nin 1996 yılından beri aktif olarak çalışan bir dernek olduğunu söyleyen Elbir, “Derneğimiz vatandaşlarımıza tüketici haklarıyla ilgili bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapmaktadır. 2012 yılından beri derneğin başkanlığını yürütüyorum” dedi.

    “İLİMİZDE ORTALAMA 3 AYLIK BİR SÜREDE KARAR VERİLİYOR”

    6512 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu ile birlikte Tüketici Hakem Heyetinin ortaya çıktığını söyleyen Elbir, “Mevzuat değişiklikleri ile birlikte mahkeme yoluna gitmeden bazı anlaşmazlıklar Tüketici Hakem Heyeti yoluyla çözülüyor. Bugün itibariyle 149 bin TL’nin altındaki tüm uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunlu. Bu heyetin mahkemeye göre daha seri bir inceleme usulü var. 5 üyeden oluşan Tüketici Hakem Heyeti oy çokluğuyla karar verir. İlimizde ortalama 3 aylık bir sürede karar veriliyor diyebiliriz. Eskiden bu süre bir-bir buçuk sene sürüyordu. Tüketici Hakem Heyeti hızlı bir şekilde vatandaşlara çözüm sağlıyor” dedi. Alışverişlerde sorun yaşayan vatandaşlara seslenen Elbir, Tüketici Hakem Heyetine e-devlet üzerinden veya bizzat başvuru yoluyla ulaşabileceklerini söyledi.  Elbir yayında dinleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.

  • “O’nun sözleri, iş dünyasına yol gösteriyor”

    “O’nun sözleri, iş dünyasına yol gösteriyor”

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, yokluklar içindeki bir milleti inanç, kararlılık ve vizyonla ayağa kaldırarak yalnızca bir devlet kurmadığını; aynı zamanda ekonomik, bilimsel ve toplumsal kalkınmayı esas alan bir gelecek hedefi ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Sayın mesajında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin istiklal ve bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, çağları aşan bir vizyonla Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Atatürk, yokluklar içindeki bir milleti inanç, kararlılık ve vizyonla ayağa kaldırarak yalnızca bir devlet kurmamış; aynı zamanda ekonomik, bilimsel ve toplumsal kalkınmayı esas alan bir gelecek hedefi ortaya koymuştur. O’nun Ulusal egemenliğin, iktisadî egemenlikle birleştirilmesi gerektiğine dair sözleri, bugün de iş dünyasına yol göstermeye devam etmektedir.

    “ATATÜRK’ÜN GÖSTERDİĞİ HEDEF DOĞRULTUSUNDA GÜÇLÜ BİR EKONOMİ İNŞA ETME SORUMLULUĞUNU KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

    Bizler, iş dünyasının temsilcileri olarak, Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda ülkemizin ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek, üretimi ve ihracatı artırmak, yenilikçi ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını hâkim kılmak için aynı azimle çalışmayı, bilime, teknolojiye, üretime ve girişimciliğe dayalı güçlü bir ekonomi inşa etme sorumluluğunu kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu duygularla, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha sonsuz saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

  • Öğrencilerden duygu dolu yardım etkinliği

    Öğrencilerden duygu dolu yardım etkinliği

    Kermeste, öğrencilerin el emeğiyle hazırladığı yiyecekler, hediyelik eşyalar ve sanatsal ürünler satışa sunuldu. Elde edilen tüm gelir, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bağışlanacak. Nar Tanesi Koleji öğretmenleri, etkinliğin yalnızca bir yardım organizasyonu olmadığını; aynı zamanda öğrencilere iyilik, paylaşma ve empati duygusunu kazandırmayı amaçladığını vurguladı. Etkinliğin sonunda öğrenciler, Gazze’deki kardeşlerine umut ve dua mesajlarını taşıyan renkli balonları gökyüzüne bıraktı. Barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü haline gelen bu anlar, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. “Küçük bir iyilik, büyük bir değişimin başlangıcı olabilir” diyen Nar Tanesi Koleji yöneticileri, “Gazze için yola çıkan bu iyilik hareketi, öğrencilerimizin vicdanında insanlık değerlerini büyüten bir tohum olmuştur” ifadelerini kullandı.

    İYİLİĞİN EĞİTİMİ: KALPLERDE UMUT, ELLERİNDE PAYLAŞIM

    Nar Tanesi Koleji, düzenlenen bu kermesle yalnızca Gazze’ye destek olmakla kalmadı; aynı zamanda öğrencilerine yardımlaşmanın, vicdanın ve toplumsal duyarlılığın gerçek anlamını da yaşattı. Kolej yönetimi, gelecekte de benzer sosyal sorumluluk projeleriyle iyilik temelli bir eğitim anlayışını sürdürme kararlılığında olduklarını belirtti.

  • Sinanpaşa’da direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü kaza yaptı

    Sinanpaşa’da direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü kaza yaptı

    Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Düzağaç beldesi yakınlarında meydana geldi.

    Edinilen bilgilere göre, M.Ç., yönetimindeki otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

    Savrulan araç orta refüje girip önce aydınlatma direğine ardından ağaca çarparak durabildi. Kazanın ardından çevredekilerin haber vermesi üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralanan sürücü ile beraberindeki 3 kişiyi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

    Kazanın ardından jandarma tarafından inceleme başlatıldı.

  • Tırın taşıdığı tuğlalar ile tehlikeli yolculuğu kamerada

    Tırın taşıdığı tuğlalar ile tehlikeli yolculuğu kamerada

    Afyonkarahisar’da bir tır sürücüsünün gerektiği şekilde önlem almadan dorsesinde taşıdığı tuğlaları yola düşürerek ilerlediği anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

    Olay, Çobanlar ilçesinde meydana geldi. Trafikte ilerleyen bir sürücü tarafından kayda alınan görüntülerde, tır sürücüsü dorsesinde taşıdığı tuğla yükü ile ilerlerken, rüzgarın şiddetine dayanamayan tuğlalar araç çukura girip çıktıkça dorseden aşağıya düştü. Sürücünün gerekli önlemleri almadan taşıdığı gözlenen tuğlalar trafikte tehlike oluştururken tuğlaların düştüğünü fark eden birçok araç sürücüsü ise tırdan adeta uzak durarak kaçarak uzaklaştı. Tır sürücüsünün durumdan habersiz bir şekilde yıkılma aşamasına gelmiş tuğla yüküyle ilerlemesi ise bu kadarına ’pes’ dedirtti.

  • ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”

    ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”


    “AFYON’U HATIRLAMAK, BİR LİDERİ DEĞİL, ONUN TEMSİL ETTİĞİ TARİHSEL BİLİNCİ HATIRLAMAKTIR”

    Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla Gazete 3’e özel bir röportaj verdi. Şirin, Atatürk’ün tarih bilincini “geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adı” olarak tanımladı ve Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini “bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yer” şeklinde ifade etti.

    ATATÜRK’ÜN TARİH BİLİNCİNE DAİR EN BELİRGİN ÖZELLİK: DERİN FARKINDALIK


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, Atatürk’ün tarihe bakışının en belirgin özelliğini şu sözlerle açıkladı: “Atatürk’ün tarih bilinci, geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adıdır. O, tarihi yalnızca geçmişin hikâyesi olarak değil, bir milletin kendi varoluşunu anlamasının ve geleceğini kurmasının aracı olarak görmüştür. Atatürk için tarih, övünmek veya sövmek için değil, kendimizi iyileştirmek için okunur.” Şirin, bu anlayışın tarihi duygusal bir alan olmaktan çıkarıp toplumsal bir bilinç mekânına dönüştürdüğünü vurguladı: “Atatürk, milletin köklerine güvenmeden çağdaşlaşamayacağını biliyordu; ama aynı zamanda geçmişe kör bir bağlılığın da ilerlemeyi engelleyeceğini fark etmişti. Bu yüzden onun tarih yaklaşımı, eleştirel olduğu kadar kurucudur da: Geçmişi yargılamadan ama sorgulayarak, tarihin içinden bir yeniden doğuş imkânı çıkarmıştır.” Atatürk’ün tarih çalışmalarının somut örneklerini de sıralayan Şirin, şöyle devam etti: “Atatürk’ün tarih çalışmaları Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşu, tarih kongreleri, ders kitaplarının yeniden yazılması; bu bilincin somut tezahürleridir. Onun gözünde tarih, yalnızca bilgi değil, bir irade meselesidir. Çünkü tarih bilinci olmayan milletler, kendi kaderlerini başkalarının yazdığı hikâyelerin içinde yaşamak zorunda kalırlar.”

    GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER


    Prof. Dr. İbrahim Şirin

    Prof. Dr. Şirin, günümüz Türkiye’sinde Atatürk’ün tarih anlayışından çıkarılması gereken en temel dersi şu şekilde özetledi: “Bugün Atatürk’ün tarih anlayışından çıkaracağımız en temel ders, tarihin bir propaganda aracı değil, bir düşünme biçimi olduğudur. Tarih, toplumların kendi geçmişleriyle hesaplaşma biçimidir. Atatürk, tarihi bu yönüyle bir öz-eleştiri alanı haline getirmiştir: Kendi hatalarını görebilen, kendi zaaflarını tahlil edebilen bir milletin geleceği sağlam olur.” Tarih eğitimindeki mevcut durumu eleştiren Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki bizde tarih çoğu zaman kronolojiden ibaret, ezberlenen bir ders haline getirilmiştir. Oysa Atatürk, tarih öğretimini bir düşünme biçimine dönüştürmek istemiştir. Kronolojik ezber, insanı düşünmekten alıkoyar; olayların nedenini ve sonucunu kavramayan bir toplum, aynı hataları tekrarlamaya mahkûmdur.” Şirin, tarihin yalnızca “ne oldu”yu değil, “neden oldu” ve “nasıl olabilirdi” sorularını da sordurması gerektiğini belirtti: “Bu yüzden tarih, yalnızca ‘ne oldu’yu anlatmakla yetinmemeli; ‘neden oldu’ ve ‘nasıl olabilirdi’ sorularını da sordurmalıdır. Atatürk’ün tarih anlayışında amaç, geçmişi bilmekten çok, geçmişten öğrenmektir. Bu da ancak analitik düşünceyle mümkündür.” Genç kuşaklara yönelik çağrısını da yineleyen Şirin, “Bugün tarih eğitiminde Atatürk’ün açtığı bu yolu yeniden hatırlamak zorundayız. Genç kuşakları kronolojinin değil, düşüncenin içine çağırmak gerekiyor. Çünkü bir ulusun hafızası, rakamlarla değil, anlamla korunur” dedi.

    10 KASIM’DA AFYON’U HATIRLAMANIN ÖNEMİ


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım’da Atatürk’ü anarken Afyon’un Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünü hatırlamanın neden önemli olduğu sorusuna şu yanıtı verdi: “Afyon, Türk tarihinin yalnızca bir cephe hattı değil, bir hafıza mekânıdır. Burası, bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yerdir. Büyük Taarruz’un başladığı bu topraklar, sadece bir savaşın değil, bir zihinsel devrimin de başlangıcı olmuştur.”

    Afyon’u yeniden düşünmenin anlamını da açıklayan Şirin, şunları kaydetti: “Afyon’u bugün yeniden düşünmek, onu sadece bir zaferin sahnesi olarak değil, ulusal bilincin doğduğu bir bilinç coğrafyası olarak yeniden kurmaktır. Bu şehir, işgale karşı direnişin olduğu kadar, teslimiyetin reddinin de mekânıdır. O nedenle Afyon, sadece bir tarihsel olayın değil, bir varoluş bilincinin adıdır.” Şirin, 10 Kasım’da Afyon’u hatırlamanın liderden öte bir anlam taşıdığını vurguladı: “Atatürk’ü 10 Kasım’da anarken Afyon’u hatırlamak, bir lideri değil, onun temsil ettiği tarihsel bilinci hatırlamaktır. Afyon’un yeniden anlamlandırılması, sömürgeleşmeye karşı verilen direnişin toplumsal hafızadaki yerini tazelemek demektir.”

    HAFIZAYI YENİDEN DÜZENLEMEK


    Afyon’un yeniden inşasının yalnızca fiziki bir düzenleme olmadığını belirten Şirin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu da ancak mekânın yeniden düzenlenmesiyle (müzeleri, anıtları, yürüyüş yolları ve eğitim alanlarıyla) mümkün olur. Ancak burada yeniden düzenlemeden kastedilen yalnızca fiziki bir düzenleme değildir. Asıl mesele, hafızayı yeniden düzenlemektir. Afyon, yalnızca geçmişin bir sayfası değil, bugünün ve yarının da düşünsel dayanak noktası olmalıdır. Çünkü bir millet, hafıza mekânlarına sahip çıkmadıkça kendi kimliğini diri tutamaz.”

    Prof. Dr. Şirin, son olarak şu mesajı verdi: “Afyon’un yeniden kurgulanması, tarihin övünmek için değil, kendini iyileştirmek için kullanılması gerektiğini hatırlatır. Bu topraklar bize sadece ne yaşandığını değil, neyi unutmamamız gerektiğini öğretir. Afyon’un taşıdığı anlam, bir milletin yorgun düşmüş benliğini yeniden dirilten o tarihsel bilinçtir. Ve işte o bilinç, bugün hâlâ Türkiye’nin geleceğini kuracak en güçlü temeldir.”

  • 10 KASIM: ANMAKTAN ANLAMAYA UZANAN FİKİR YOLCULUĞU

    10 KASIM: ANMAKTAN ANLAMAYA UZANAN FİKİR YOLCULUĞU

    Kalbimizdeki Sızı ve Işık

    Değerli okurlarım,

    Bugün, takvimler yine o hüzünlü ve anlamlı günü gösteriyor: 10 Kasım. Milletimizin yüreğinde hiç dinmeyen bir sızıya dönüşen, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıl dönümü. Her 10 Kasım, bir yokluğun derin kederini taşır; ancak bu tarih, aynı zamanda O’nun fikirlerinin, devrimlerinin ve bize bıraktığı muhteşem mirasın ne denli güçlü bir ışık olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir uyanış anıdır. Ben de bu köşemde, sadece O’nu anmakla kalmayıp, O’nu anlamaya uzanan o sonsuz yolculuğa çıkmak istiyorum. Zira O’nu kaybetmenin hüznü ne kadar derinse, O’nun fikirleriyle aydınlanmak ve O’nun izinde yürümek de o denli büyük bir gurur ve sorumluluktur.

    Her 10 Kasım sabahı, saat 09.05’te çalınan sirenlerle birlikte bir milletin kalbi ortak bir hüzünle, ortak bir saygıyla durur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin yıl dönümü olan bu tarih, bizler için sadece bir matem günü değil; aynı zamanda bırakılan mirası idrak etme, kendimizi sorgulama ve sorumluluğumuzu yenileme günüdür.

      Zira Atatürk’ü anmak ile Atatürk’ü anlamak arasında derin bir fark vardır. Anmak, geçmişe dönük bir vefa borcudur; anlamak ise geleceğe yönelik bir sorumluluk ve aktif bir duruştur.

     

                   Atatürk Fikrinin Kılavuzu: “Yüzümü Görmek Değildir”

    Atatürk’ün bizlere bıraktığı en önemli vasiyet, kurduğu cumhuriyetin temel felsefesini özetleyen şu çarpıcı cümlede saklıdır: “Beni görmek demek, behemehal benim yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

    Bu söz, 10 Kasım ritüellerinin ötesine geçmemizi emreder. O, kendisini bir ikona değil, bir fikir sistemi olarak görmemizi ister. Atatürk’ü anlamanın ilk adımı da bu fikir sisteminin özünü kavramaktır.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık sebebini ve temel felsefesini oluşturan bu sarsılmaz fikir sisteminin ana hatlarına yakından bakalım.

      Akıl ve Bilim: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” düsturunu rehber edinerek, dogmanın ve hurafenin karşısında duran, rasyonel düşünceye dayalı bir toplumu inşa etme çabasıdır.

      Tam Bağımsızlık: Sadece siyasi değil, ekonomik, kültürel ve fikri olarak da başka hiçbir gücün vesayetini kabul etmemek.

      Millet Egemenliği: Ulusal iradenin mutlak üstünlüğünü esas alan, çağdaş ve demokratik bir yönetim biçimini (Cumhuriyet) kalıcılaştırmak.

    ***

         Edebiyat ve kültür adamı Nihad Sâmi  Banarlı’nın, Atatürk’ün “En zor inkılâp, musiki inkılâbıdır. Çünkü bunun için o milletin ruhunu değiştirmek gerekir.” sözüne dikkat çekmesi tesadüf değildir.

    Bu söz, Atatürk’ün değişimi sadece yasalarda değil, toplumsal ruhun ve estetik anlayışının temelinde aradığını gösterir.

    Zor olan, bir millete yeni bir kanun vermek değil, ona yeni bir düşünce biçimi, yeni bir sanat zevki, yeni bir hayat felsefesi vermektir. Atatürk’ü anlamak, ruhu değiştiren bu vizyonun kültürel boyutunu idrak etmektir. O, yeni bir devletle birlikte, yeni bir medeniyet ufku açmıştır.

              Bu büyük felsefenin ve ruhsal değişimin bekçiliği ise, bizzat Atatürk’ün kaleme aldığı Gençliğe Hitabe ile genç nesillere teslim edilmiştir. Hitabe, en çetin zorlukları, hatta iktidar sahiplerinin gaflet ve hıyanetini bile öngören bir vasiyetnamedir.

    Bu vasiyet, gençliğe sadece bir miras değil, aynı zamanda koşulsuz bir görev yükler: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

    Bu, bir kurtarıcı beklemek değil, her bireyin kendisinin kurtarıcı olması demektir. Atatürk’ü anlayan genç; liyakati, özgür düşünceyi, bilimi ve vatan sevgisini en üstün değer kabul eden gençtir.

       Yarını İnşa Eden Sorumluluk

    10 Kasım, bir anma gününden öte, milletçe yükselen yeni neslin, istikbalin kendisi olduğunu idrak ettiğimiz gündür. Atatürk, fani bedeninin bir gün aramızdan ayrılacağını biliyor, ancak fikirlerinin ve kurduğu kurumların, Türk Milleti’nin azmiyle ilelebet payidar kalacağına inanıyordu.

      Bize düşen görev, sirenlerin ardından sessizliğe bürünmek değil; o sessizliği, fikirlerini ve ilkelerini daha iyi anlamak için bir tefekkür anına dönüştürmektir. Atatürk’ü anlamak, Cumhuriyeti muhafaza ve müdafaa etme sorumluluğunu her gün yeniden yüklenmek demektir.

    Atatürk’ü ve 10 Kasım’ı anlatan güzel sözlerden birini gelin , Nihat Sami Banarlı’nın yaşadığı olayla hatırlayalım.

    O gün  takvimler, üzerindeki ağırlığı hiç eksilmeyen o hüzünlü tarihi gösteriyordu: 10 Kasım.

    İşte o sabah, İstanbul’daki bir okulun sıralarında, geleceğin büyük adamları olan küçük öğrenciler de o tarifsiz acıyı soluyordu. Onlardan biri, henüz 11 yaşındaki Faruk Dursunoğlu’ydu.

    Efsanevi edebiyat hocası Nihat Sami Banarlı, gözleri kızarmış, sesi titrek… Kürsünün başında duruyor ve öğrencilerine bir ödev veriyordu: “Atatürk’ü yazın.”

    Küçücük zihinler, ne yazacağını bilemez halde kağıdın beyazlığına bakıyordu. Kahramanlık destanları, nutuklar, inkılaplar… Hepsi anlamını yitirmişti. Çünkü o koca çınar, artık yoktu. Ülke, bir yetimhaneye dönmüştü sanki.

    Faruk, eline kalemi aldı. Gözyaşları, mürekkebi dağıtırken, koca bir milletin hissettiği o devasa boşluğu, o büyük kayıp hissini tek bir çırpıda yazıp bitirdi. O kadar kısa, o kadar vurucu bir cümleydi ki… Haftalar sonra kompozisyonları okuyan Banarlı Hoca, o satıra geldiğinde ne yapacağını şaşırdı. Durdu, kâğıdı göğsüne bastırdı ve hıçkırarak ağlamaya başladı.

    Faruk’un kalemi, koskoca bir destanı, bir ulusun kederini ve umudunu tek bir kalıbın içine sığdırmıştı:

          “Atatürk öldü, güneş doğarken ve batarken”

      Bu, sadece bir ölüm haberi değildi. Bu, küçük bir çocuğun, koca bir kahramanı anlatma biçimiydi. Ölümünün, gökyüzünün bile rengini değiştirecek kadar büyük bir olay olduğunu, ancak kurduğu eserin (Cumhuriyetin), bir sabah güneşi gibi her gün yeniden doğacağını sezen bir ruhun feryadıydı.

      O tek cümle, bize şunu ifade eder: Atatürk, bedenen aramızdan ayrılmış olabilir; ama onun fikirleri, felsefesi ve cumhuriyeti; tıpkı gezegenimizin döngüsü gibi, her sabah yeni bir ışıkla bu toprakları aydınlatmaya devam edecektir.

    Sevgili okuyucularım, bugün 10 Kasım. Gelin, o günkü acının büyüklüğünü unutmayalım. Ama en önemlisi, o küçücük çocuğun kâğıda döktüğü o sonsuz umudu hatırlayalım.

        1938’de batan o güneş, aslında hiç batmadı. Her yeni güne, O’nun devrimlerinin aydınlığıyla uyanıyoruz. Biz var oldukça, O, güneş doğarken ve batarken, daima bizimle olacak. 

    Sağlıcakla Kalın…

    Hayatı Engelsiz Sayın!

     

  • Afyonkarahisar’da nakille sağlığına kavuşan hastalardan organ bağışı çağrısı

    Afyonkarahisar’da nakille sağlığına kavuşan hastalardan organ bağışı çağrısı

     Afyonkarahisar Diyaliz Hastaları ve Doku Nakilleri Derneği üyesi olan ve nakille yüzleri gülen Hasan Demiralay, Cemalettin Öksüm, Turhan Dönmez ve Abdullah Çelik, sağlıklarına kavuşsa da diğer organ bekleyen hastaları düşünüyor.

    Diğer arkadaşları gibi dernek çatısı altında yürütülen çalışmalara katılan 4 kişi, organ bağışı konusunda farkındalık oluşturmak istiyor. Malulen emekli 51 yaşındaki Hasan Demiralay, 2008’de kadavradan alınan böbrek ve pankreasın nakledilmesiyle sağlığına kavuştuğunu söyledi. Her iki organın da vücuduna uyum sağladığını anlatan Demiralay, “Sekiz yıl diyaliz sürecim oldu. Şeker ve tansiyon şikayetlerim olunca çok zor günler geçirdim. Nakil sonrası hayatım normale döndü. Şimdi sağlık durumum iyi. Takip ve kontrollerimiz devam ediyor. Diyalize giren arkadaşlarımız oluyor, onlara üzülüyoruz. Herkes organlarını bağışlasın ki diğer hastalarımız da kurtulsun. Organlarımız toprak olmasın, çürümesin. Bir cana, can katsın.” diye konuştu.

    “Organ bağışının hiçbir sakıncası yoktur”

    Memur Cemalettin Öksüm (43), 19 yıl önce babasından alınan böbrekle sağlığına kavuştuğunu dile getirdi. Yaklaşık 6 ay diyaliz tedavisi gördüğüne değinen Öksüm, şunları kaydetti: “Diyalizdeyken yıpranıyorsunuz, hayalleriniz bir anda suya düşüyor. Karamsarlık oluşuyor. Kendi başınıza hayatınızı devam ettirmek çok zor oluyor. Babamın fedakarlığı sayesinde hayata tutundum. Evliyim, iki evladım var. Herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyorum. Organ bağışı, kurumuş bir ağacı aşılamaya benzer. Aşıladığınız ağacın meyvesini görmeye de şahit olursunuz. Organ bağışının hiçbir sakıncası yoktur. Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda herkese yardımcı oluyor, bilgilendiriyor.”

    “Nakil sonrası normal hayatıma döndüm”

    Memur Turhan Dönmez (44), 2011’de ablasından alınan böbrekle sağlığına kavuştuğunu vurguladı. Diyalize girdiği 9 aylık süreçte zor günler geçirdiğine dikkati çeken Dönmez, “Nakil sonrası normal hayatıma döndüm. Allah, ablamdan razı olsun. Onun da sağlık durumu gayet iyi. Organ bağışı çok önemli. Bu konuda Sağlık Bakanlığımız herkese destek veriyor.” ifadesini kullandı.

    Babasının verdiği böbrekle çapraz nakille 10 yıl önce sağlığına kavuşan 40 yaşındaki Abdullah Çelik ise 7 yıl diyalize girdiğini, nakille zor günlerin geride kaldığını söyledi. Herkese organ bağışı çağrısında bulunan Çelik, “Diyalize giren hastalar, dört saat boyunca makineye bağlı. Her gün organ nakli konusunda gelecek müjdeli haberi bekliyorlar. Bu hastalarımızı düşünerek hareket etmeliyiz.” dedi.

  • Yıldız Erkekler’de hentbol heyecanı yaşandı

    Yıldız Erkekler’de hentbol heyecanı yaşandı

    Müsabakalar boyunca takımlar, finalde yer alabilmek için üstün bir performans ortaya koydu.

    Tribünlerde aileler, öğretmenler ve hentbol severler, öğrencilerin heyecanına ortak olurken; sahadaki mücadele, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

    Final karşılaşmalarının ardından 2025-2026 sezonunun şampiyonu Şehit Sami Çiftçi İmam Hatip Ortaokulu oldu.

    Büyük bir çekişmeye sahne olan maçların sonunda Maver Kemal Arsoy Ortaokulu ikinci, Huriye Aşkar Ortaokulu üçüncü, Beyazıt Ortaokulu ise dördüncü sırada yer aldı.

    Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren okullara madalya ve kupaları takdim edildi.

    Öğrencilerin sevinci ve coşkusu, törende renkli görüntülere sahne oldu. Müsabakalar boyunca fair-play ruhuna uygun hareket eden sporcular, örnek davranışlarıyla geleceğin başarılı hentbolcuları olma yolunda umut verdi.

    Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan paylaşımda “Tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen öğretmenlerimizi kutluyor; hentbol branşında elde edilen bu değerli başarıların artarak devam etmesini diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • 19. ATSO Spor Oyunları tamamlandı: Başkan Serteser’den özel teşekkür

    19. ATSO Spor Oyunları tamamlandı: Başkan Serteser’den özel teşekkür

    Başkan Serteser, bu yılki oyunlarda bin 246 katılımcı, 21 branşta 57 takım ve 100’ü aşkın şirket ile kurum yer aldığını belirtti: “Her geçen yıl artan bir coşkuyla düzenlediğimiz ATSO Spor Oyunları’nın 19’uncusunu başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesi dolayısıyla bu yılki temamızı ‘Aile’ olarak belirledik. Üyelerimiz, çalışanlarımız, kurumlarımız ve aileleriyle oluşturduğumuz bu büyük organizasyonda; birlik ve dayanışma duygularımızı sporun birleştirici gücüyle pekiştirdik. Zafer Haftası’nın coşkusuyla, 29 Ağustos 2025 Cuma günü saat 19.00’da Kocatepe Spor Kompleksi Atletizm Sahaları’nda gerçekleştirdiğimiz açılış törenimiz, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı sayın İhsan Ayrancı’nın teşrifleri ve il protokolünün katılımıyla büyük bir coşku içinde yapıldı. Oynanan oyunların yanı sıra, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının kıyasıya mücadelesine sahne olan halat çekme organizasyonuyla spor oyunlarımız başladı. Bu yılki oyunlarda 21 branşta, toplam 1.246 katılımcı, 57 takım ve 100’ü aşkın şirket ile kurum yer aldı. Denge çubuk oyunundan bowlinge, bowlingten futbola, futboldan satranca kadar birçok branşta büyük bir heyecan yaşandı. Sporcularımız centilmenlikleriyle, azimleriyle ve takım ruhlarıyla bizleri bir kez daha gururlandırdılar.”

    KANAL 3’E TEŞEKKÜR

    Başkan Serteser, Kanal 3 ile birlikte birçok kuruma teşekkür etti: “Ayrıca, bu yılki ATSO Spor Oyunları’nın başarıyla gerçekleşmesinde katkı sağlayan tüm sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Başta etkinlik sponsorlarımız olan; Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Afyon Basın Cemiyeti, Afyon Gazeteciler Cemiyeti, Kanal 3, Türkiye Spor Yazarları Derneği İl Temsilciliği, Park Afyon AVM, Park Hayat Sağlık Grubu ve Fuar Hastanesi’ne teşekkür ediyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da desteğini bizden esirgemeyen ana sponsorumuz Öndüç İnşaat’a gönülden teşekkür ediyorum. Elmas sponsorlarımız Akrones Thermal Spa & Convention Sport Hotel ve Serteser İnşaat’a, organizasyonumuza verdikleri destek için teşekkür ederim.”

    BAŞKAN SERTESER’DEN SAYIN A.Ş.’YE TEŞEKKÜR

    Sayın A.Ş.’ye katkılarından dolayı teşekkür eden Başkan Serteser, “Tabi sponsorlarımız bununla sınırlı değil. Platin sponsorlarımız: Alko Şekerleme, Demmer, Fatih Mühsürler, İplikçioğlu İnşaat, Kocaoğlu Petrol & İnşaat & Tarım, Marble City, Mekal, ve Platin Kuyumculuk’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Altın sponsorlarımız: Baysan Bayana, Çiftbaşak Gıda, GND Mühendislik, İkbal Thermal Hotel & Spa, Karamehmet Mermer, Korel Thermal Resort Clinic & Spa, Lamina Stone, NG Afyon Wellness & Convention, Özbak Gıda, Panova, Sayın A.Ş., ve Tınaztepe Şirketler Grubu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Ve son olarak, gümüş sponsorlarımız: Afyon Star Elektrik, Bızıkçı Sigorta, Century 21 Plus, Değirmen Kır Bahçesi, Dönerkaya Metal, Durpet Petrol, Feyzi Akdeniz, Gönül Ar Güngör, Güzeller Akaryakıt, Kadaifçioğlu Restaurant, Karahisar Un Yem, Kardelen Kaya Özel Eğitim ve Rehabilitasyon, Koçoğlu İnşaat & Gayrimenkul, Martolia Mermer, Petek Turizm, Savrukoğlu Ziraat Makinaları, Taşbaş Züccaciye ve İpek Tuğla’ya verdikleri destek için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE HİSSETTİK”


    “Tabi ki bu büyük organizasyonun arkasında güçlü bir ekip var” diyen ATSO Başkanı Serteser, “Emekleri ve katkılarıyla organizasyonumuzun başarısında önemli pay sahibi olan Spor Oyunları Komisyonumuza da özellikle teşekkür etmek istiyorum. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Hayrettin Güzbey başkanlığında görev yapan, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Bekir Bayana, Fatih Mühsürler, Kerem Güzel ve Ömer Özpınar’a özverili çalışmaları için gönülden teşekkür ediyorum. İşin mutfağında yer alan Genel Sekreterimiz nezdinde emek harcayan tüm ATSO personelimize de teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca, Spor Oyunları Organizasyonumuzda hizmet aldığımız Limit Sensin ekibine de teşekkür ediyorum. Nihayetinde, bu büyük organizasyonun sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için emek veren tüm hakemlerimize, tribünleri coşkularıyla dolduran üyelerimize, işletmelerimizin çalışanlarına ve ailelerine teşekkür ediyorum. Hep birlikte, sporun birleştirici gücünü bir kez daha en güçlü şekilde hissettik. Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası olarak, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, birlik duygusunu pekiştiren bu geleneği önümüzdeki yıllarda da aynı heyecanla sürdüreceğiz. Tüm katılımcılarımızı ve kazanan takımlarımızı yürekten tebrik ediyorum. 20.’sini düzenleyeceğimiz bir sonraki ATSO Spor Oyunlarımızda buluşmak üzere” ifadelerine yer verdi.