Kategori: Afyon

  • Rapatz, devletler üstü alanlarda uygulanacak hukuku anlattı

    Rapatz, devletler üstü alanlarda uygulanacak hukuku anlattı

    Çalıştayın açış konuşmasını yapan AKÜ Hukuk Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Özlem Burdurlu Ahlat, etkinlik kapsamında akademik tartışmaya açık bir konunun ele alınacağını belirtti. Rapatz’ın medeni hukuk, karşılaştırmalı hukuk ile Avrupa ve milletlerarası özel hukuk alanlarında çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Ahlat, özellikle uluslararası eşya hukuku üzerine yoğunlaşan araştırmalarıyla alanında önemli akademisyenlerden biri olduğuna dikkat çekti. Uzay hukuku ve devlet egemenliği dışında kalan alanlarda ortaya çıkabilecek özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk kurallarının tartışılacağını kaydeden Ahlat, uluslararası anlaşmaların ve ulusal hukuk sistemlerinin bu tür uyuşmazlıklarda nasıl bir rol oynayabileceğinin değerlendirileceğini ifade etti.

    DERİN DENİZ, ANTARKTİKA VE UZAYDA HUKUKİ DÜZENLEME GEREKLİLİĞİ

    Prof. Dr. Rapatz, “Applicable Law in Extraterritorial Spaces” başlıklı sunumunda Antarktika, açık denizler ve uzay gibi devlet egemenliği dışında kalan alanlarda yürütülecek faaliyetlerde hangi hukukun uygulanacağı konusunu ele aldı. Son yıllarda derin deniz tabanı, Antarktika ve uzayda bulunan doğal kaynakların keşfi ve çıkarılmasına yönelik çalışmaların hız kazandığına dikkat çeken Rapatz, bu gelişmelerin uluslararası hukuk açısından yeni soruları gündeme getirdiğini ifade etti. Bu alanlarda gerçekleştirilecek madencilik ve kaynak çıkarma faaliyetlerinin yalnızca teknolojik ve ekonomik değil, aynı zamanda hukuki açıdan da kapsamlı düzenlemeler gerektirdiğini belirtti. Rapatz, özellikle mülkiyet hakkı, sorumluluk ve tazminat gibi özel hukuka dair konuların düzenlenmesinin bu faaliyetlerin yasal dayanağı bakımından önem taşıdığını vurgulayarak, devlet sınırları dışında kalan bölgelerde hangi hukuk sisteminin uygulanacağının milletlerarası özel hukuk açısından önemli bir tartışma alanı oluşturduğunu kaydetti.

    “DEVLET EGEMENLİĞİ DIŞINDA KALAN ALANLAR İÇİN YENİ HUKUKİ YAKLAŞIMLAR GEREKİYOR”

    Mevcut milletlerarası özel hukuk kurallarının büyük ölçüde “eşyanın bulunduğu yer hukuku” ve “zararın meydana geldiği yer hukuku” gibi bağlama noktalarına dayandığını belirten Rapatz, devlet egemenliği dışında kalan alanlarda bu kuralların uygulanmasının güçleştiğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu alanlarda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için yeni hukuki yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Antarktika, açık denizler ve uzay için oluşturulan uluslararası antlaşma sistemlerine de değinen Rapatz, bu düzenlemelerin kaynakların kullanımı ve çevresel koruma açısından önemli ilkeler getirdiğini ancak özel hukuk ilişkilerine dair kuralların sınırlı kaldığını belirtti. Çalıştay, soru cevap ve tartışma bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Eğitim Fakültesi’nde uluslararası ekolojik eğitim projesi

    Eğitim Fakültesi’nde uluslararası ekolojik eğitim projesi

    Abdullah Kaptan Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe; Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetli olarak Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) temsilcileri Arzu Çakır ve Alican Erim katıldı. Arzu Çakır ve Alican Erim, TEMA Vakfı’nın çalışmaları ve faaliyet alanları hakkında katılımcılara bilgilendirmede bulundu.  Program sonunda TEMA Vakfı temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinliğin devamında ise Eğitim Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Tuğba Selanik Ay ve Prof. Dr. Bülent Aydoğdu tarafından Ekolojik Eğitim ve Okul Dışı Öğrenme Aktiviteleri başlıklı projenin kapsamı, amacı ve yürütülme süreci hakkında ayrıntılı bir sunum gerçekleştirildi. Ayrıca proje ortakları olan Romanya, İtalya, Portekiz ve Hırvatistan’daki kurumlar ile Türkiye’den Pamukkale Üniversitesi ve Esat Sivri Ortaokulunun da yer aldığı proje konsorsiyumu hakkında bilgi verildi. Proje kapsamında bir sonraki uluslararası toplantının Afyonkarahisar’da gerçekleştirileceği ve toplantıya ilişkin detayların Eğitim Fakültesi web sayfası üzerinden duyurulacağı da ifade edildi.

    TEMA VAKFI STANTTI KURULDU

    Toplantıya katılan öğretmen adaylarının çevre ve sürdürülebilirlik konularına ilgisini artırmak amacıyla Abdullah Kaptan Konferans Salonu çıkışında TEMA Vakfı tarafından bir başvuru masası ile tanıtım standı kurularak, stantta öğretmen adaylarının üyelik başvuruları alındı ve faaliyet sonunda 150 öğretmen adayı, TEMA Vakfı’na üyelik başvuru formu doldurdu. >>>Haber Merkezi

  • AKÜ GSF öğrencilerinden aynı haftada iki karma sergi

    AKÜ GSF öğrencilerinden aynı haftada iki karma sergi

    “İNSAN VE MEKÂN” ADLI FOTOĞRAF SERGİSİ

    AKÜ GSF Geleneksel Türk Sanatları Bölümü birinci sınıf öğrencilerinin hazırlamış oldukları çalışmalardan oluşan karma fotoğraf sergisi, 3 Mart tarihinde Geleneksel Türk Sanatları Bölümü sergi alanında sanatseverlerle buluştu. Sergi; GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, Dr. Öğretim Üyesi Fevzi Nuri Kara, Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Ülkü Küçükkurt, öğretim elemanları, öğrenciler ve Afyonkarahisarlı sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Öğr. Gör. Dr. Hayati Ulusay tarafından yürütülen Fotoğraf Atölyesi dersi kapsamında hazırlanan ve 23 Mart’a kadar açık olacak sergide; Ulusay ile birlikte öğrenciler Aydan Altun Yalçın, İpek Özköse, Rabia Kaymak, Sudenaz Kandemir ve Yusuf Aydın’a Dekan Prof. Dr. Okuyucu tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

    AFSÜ’DE ORTAK KULÜP ETKİNLİĞİ

    AKÜ Geleneksel Türk Sanatları Kulübü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan, AFSÜ Türk Milli Kültürünü Yaşatma Topluluğu tarafından düzenlenen “Geleneksel Türk Sanatları Sergisi” ise 6 Mart tarihinde AFSÜ A Blok Fuaye Alanında açıldı. AFSÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Keleş ve Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, AFSÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Çiğdem Özer Gökaslan, AKÜ GSF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, GSF Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı, aynı zamanda Kulüp Danışmanı Doç. Ülkü Küçükkurt ile birlikte AFSÜ Sağlık, Kültür, Spor Daire Başkanı Filiz Yılmaz ve öğrencilerin katılımıyla açılan sergi, 9-13 Mart tarihleri arasında da AFSÜ B Blok Fuaye Alanında AFSÜ öğrencileri ve personeliyle buluşacak. Açılış programı, sergilenen eserlerin incelenmesinin ardından AFSÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer’in sergiye katılan öğrencilere katılım belgelerini takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Sergide 3. ve 4. sınıf öğrencileri Aynur Avcı, Büşra Özaktı, Gülhan Öztabak, Kadriye Doğan, Melisa Bursalıoğlu, Sıddıka Koyuncu, Sultan Baykent, Şeymanur Çiçek, Şule Karahan, Tülay Alay, Ummahan Saraç, Yeliz Sezgintürk ve Zehra Kocakuş’un Türk motifleriyle bezeli kilim çalışmaları yer alıyor. >>>Haber Merkezi

  • Eber Gölü için üst düzey inceleme!

    Eber Gölü için üst düzey inceleme!

    Ziyaret kapsamında gölün su seviyesi, biyoçeşitlilik durumu ve çevresel etkiler üzerine teknik değerlendirmeler yapıldı. Vali Dr. Naci Aktaş, Eber Gölü’nün sadece bölge için değil, Türkiye’nin doğal mirası açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, koruma çalışmalarının titizlikle takip edildiğini belirtti.

    Yeniden canlandırma projeleri değerlendirildi

    Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ile birlikte yürütülen incelemelerde, gölün ekolojik dengesini koruyacak ve su kaynaklarını daha verimli hale getirecek yeni projeler üzerinde duruldu. Bölgedeki sazlık alanların durumu ve yerel ekonomiye katkısı da görüşülen konular arasında yer aldı.

    Bakanlık ve Valilik el ele

    Doğal güzelliklerin korunması noktasında bakanlık ve valilik iş birliğinin önemine dikkat çekilen ziyarette, Eber Gölü’nün geleceğine yönelik atılacak stratejik adımlar belirlendi. Heyet, incelemelerin ardından bölge halkıyla da görüşerek gölün rehabilitasyon süreci hakkında bilgi alışverişinde bulundu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Ramazan bereketi Çavuşbaş’ta çocuklarla paylaşıldı

    Ramazan bereketi Çavuşbaş’ta çocuklarla paylaşıldı

    Yardımlaşma faaliyetlerini sürdüren dernek, bu kez rotasını Çavuşbaş mahallesine çevirdi. Etkinlik kapsamında iftar sofralarına ulaştırılmak üzere 400 adet Ramazan pidesi mahalle halkına dağıtıldı. Ramazan akşamlarının nostaljik havasını çocuklara yaşatmak isteyen dernek yetkilileri, minikler için de 100 adet pamuk şeker hazırlatarak renkli anlara imza attı.

    Mahalle sakinleri yapılan ikramlardan duydukları memnuniyeti dile getirirken, Başkan Ramazan Çelik sosyal yardımlaşmanın önemine vurgu yaptı. Güler Yüzler Sosyal Yardımlaşma Derneği, bu tür faaliyetlerle şehirdeki dayanışma ağını güçlendirmeye devam ediyor.>>>Şerafettin KAZAK 

  • Eber Köyü’nde israfsız iftar: Vali Dr. Naci Aktaş vatandaşlarla aynı sofrada buluştu

    Eber Köyü’nde israfsız iftar: Vali Dr. Naci Aktaş vatandaşlarla aynı sofrada buluştu

    Vali Aktaş vatandaşlarla iftar yaptı

    Eber köy meydanında kurulan bereketli sofranın en önemli konuklarından biri Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş oldu. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile birlikte iftar programına katılan Vali Aktaş, vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşarak samimi bir ortamda orucunu açtı. İftar sonrası köy kahvehanesinde bölge halkıyla bir araya gelen Aktaş, vatandaşların taleplerini dinleyerek sohbet etti.

     

    Kadın emeğiyle hazırlanan yöresel lezzetler

    İftar menüsü, Eber köyünün kadınları ve gelinleri tarafından hazırlanan tamamen yöresel ürünlerden oluşturuldu. “Sıfır Atık” bilincinin mutfakta başladığına dikkat çekilen etkinlikte şu kurallar uygulandı:

    • Sofralarda tek kullanımlık plastik ve ambalajlı ürünlere yer verilmedi.

    • Yemekler porsiyon kontrolüyle ihtiyaç kadar hazırlandı.

    • Servis sürecinde yeniden kullanılabilir geleneksel ekipmanlar tercih edildi.

    Eber Gölü için yerinde inceleme

    İftar öncesinde bölgenin en önemli doğal miraslarından biri olan Eber Gölü’nde teknik incelemeler yapıldı. Vali Naci Aktaş ve Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, göldeki biyoçeşitliliğin korunması ve su seviyesinin artırılması için yürütülen çalışmaları yerinde gözlemledi. Vali Aktaş, gölün korunmasının çevresel olduğu kadar ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

    Dünya Kadınlar Günü unutulmadı

    Etkinliğin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelmesi dolayısıyla program sonunda anlamlı bir jest yapıldı. Vali Dr. Naci Aktaş ve protokol üyeleri, iftarın hazırlanmasında büyük emek harcayan köy kadınlarına gül takdim ederek günlerini kutladı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Özel bireyler ve aileleri iftarda buluştu

    Özel bireyler ve aileleri iftarda buluştu

    Düzenlenen iftar programına Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, Afyonkarahisar Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Abdurrahman Özdilekler, Gül Anneler Derneği Onursal Başkanı Halise saygı ve STK temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

    Programda özel bireyler ve aileleri hem iftar yaptı hem de birlikte vakit geçirerek dayanışma ve birlik mesajı verdi.
    Geleneksel iftar programları devam edecek
    Programda konuşan Afyonkarahisar Down Sendromlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatma Mert, dernek olarak her yıl düzenledikleri iftar programlarını geleneksel hale getirdiklerini belirterek katılımcılara teşekkür etti. Mert, özel bireylerin toplumsal hayatta daha görünür olması ve ailelerin bir araya gelerek dayanışma içinde olması amacıyla bu tür etkinlikleri sürdüreceklerini ifade etti.
    İftar programı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Dolayısıyla pasta kesilmesi ve hatıra fotoğrafları çekilmesiyle sona erdi

  • Zaferin Sultanları set vermedi

    Zaferin Sultanları set vermedi

    Maça etkili başlayan Afyon Belediye Yüntaş, ilk sette rakibine üstünlük kurarak seti 25-22 kazandı ve karşılaşmada 1-0 öne geçti. İkinci sette de oyun üstünlüğünü sürdüren Zaferin Sultanları, seti 25-21 alarak skoru 2-0 yaptı. Üçüncü sette ise rakibine fazla şans tanımayan Afyon temsilcisi, 25-19’luk skorla seti kazandı ve mücadeleden 3-0 galip ayrıldı. >>>Mustafa BAYER

  • Alman Hukuk Sistemi tüm yönleriyle ele alındı

    Alman Hukuk Sistemi tüm yönleriyle ele alındı

    AKÜ Hukuk Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirilen “Alman Hukukuna Giriş” Konferansı’nda, Kiel Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Enstitüsü Eş Direktörü Prof. Dr. Caroline S. Rapatz, Alman hukukunun tarihi köklerinden modern yargı sistemine, anayasal güvencelerden hukuk eğitimindeki zorluklara kadar bilgilerin yer aldığı bir sunum gerçekleştirdi.

    AKADEMİK HAREKETLİLİKTE YENİ BİR DÖNEM

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ve koordinasyonunu üstlenen AKÜ Hukuk Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Özlem Burdurlu Ahlat, konferansın iki köklü üniversite arasında kurulan kalıcı akademik bağın ilk meyvesi olduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Burdurlu Ahlat, Prof. Dr. Rapatz’ın ziyaretinin ardından kendisinin de iadei ziyaret kapsamında Kiel Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarda bulunacağını ve bu tür değişimlerin hem öğrenciler hem de akademisyenler için küresel ölçekte bir vizyon sunduğunu kaydetti.

    ALMAN ANAYASASININ TEMELİ: İNSAN ONURU VE EBEDİYET MADDESİ

    Konuşmasına Alman hukuk sisteminin sarsılmaz temeli olan anayasal çerçeveyle başlayan Prof. Dr. Rapatz, Almanya’da Anayasa’nın resmi olarak “Temel Kanun” (Grundgesetz) olarak adlandırılmasının tarihsel nedenlerini paylaşarak, bireyi devlet karşısında koruyan en güçlü kalkanın “İnsan onuru dokunulmazdır” ilkesi olduğunu ve Anayasa’nın ilk 20 maddesinin tamamen temel haklara ayrıldığını ifade etti. Ayrıca “Ebediyet Maddesi” (Ewigkeitsklausel) sayesinde demokrasi, federalizm ve insan onuru gibi temel ilkelerin hiçbir siyasi çoğunluk tarafından değiştirilemeyeceğini hatırlatan Rapatz, bu yapının hukuk sisteminin en büyük güvencesi olduğunu ifade etti.

    ALMAN HUKUK EKOLÜNDE KAMU VE ÖZEL HUKUK AYRIMI

    Prof. Dr. Rapatz, sunumunda Alman hukukundaki iki dev sütun olan Kamu Hukuku ve Özel Hukuk ayrımını teknik detaylarıyla analiz ederek, Almanya’da idare hukukunun bir sanat gibi icra edildiğini, Alman bürokrasisinin son derece teknik olmasına rağmen bu yapının vatandaşın haklarını en ince ayrıntısına kadar korumayı amaçladığını ve bina yönetmeliklerinden çevre koruma kurallarına kadar her şeyin bu disiplinli yapının bir parçası olduğunu belirtti. Özel hukukta tarafların eşitliği ilkesine vurgu yapan Rapatz, 1900 yılında yürürlüğe giren Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) vatandaşın hayatındaki merkezi rolünü anlatırken taşınmaz mülkiyeti, sözleşmeler hukuku ve aile mal rejimleri konularında Türk ve Alman hukukları arasındaki benzerliklere ve ortak köklere değindi.

    HUKUK EĞİTİMİNDE “STRES TESTİ”: DEVLET SINAVLARI (STAATSEXAMEN) Rapatz, Almanya’da hukuk eğitimi ve mesleğe kabul süreçleri kapsamında Alman hukuk eğitiminin “genelci” bir yapıya sahip olduğunu belirterek, sistemi bir “stres testi” olarak tanımladı. Rapatz, öğrencilerin ilk yıllarda temel hukuki mantığı kavradığı ara sınav aşamasını, beş yıllık eğitimin sonunda tüm dalları kapsayan Birinci Devlet Sınavı’nın, ardından iki yıl süren ve hakimlikten avukatlığa kadar farklı kurumları kapsayan pratik eğitim döneminin (Referendariat) ve nihayetinde mesleğe tam yetkiyle başlamak için gereken İkinci Devlet Sınavı’nın zorluklarına ilişkin bilgiler paylaştı. Sürecin yıpratıcı olduğunu ifade eden Rapatz, buna rağmen zorlu maratonu başarıyla tamamlayan hukukçuların yüksek dayanıklılık ve derin bir hukuki nosyon kazandığını kaydetti.

    UZMANLAŞMIŞ YARGI VE KÜRESEL VİZYON

    Almanya’nın özgün yargı yapısı içinde yer alan İş, Sosyal, Mali ve İdari yargı gibi uzmanlaşmış mahkeme dallarının işleyişine de değinen Rapatz, özellikle İş Mahkemeleri’nde meslekten olmayan hakimlerin işçi ve işveren perspektifini kürsüye taşımasının toplumsal denge açısından kritik bir öneme sahip olduğunu aktardı. Soru-cevap bölümünde öğrencilerin uluslararası antlaşmaların normlar hiyerarşisindeki yeri ve mülkiyet hukuku hakkındaki sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Rapatz, Alman yargısının uluslararası taahhütlere “sözleşme dostu” bir yorumla yaklaştığını ve bu durumun Alman hukukunu küresel hukuk camiasının dinamik bir parçası haline getirdiğini belirtti. Etkinlik sonunda AKÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerini Kiel Üniversitesindeki uluslararası lisansüstü programlara davet eden Rapatz, bu tür organizasyonların yeni nesil hukukçular için güçlü bir dostluk köprüsü kuracağını dile getirerek Dr. Öğretim Üyesi Özlem Burdurlu Ahlat ve üniversite yönetimine teşekkürlerini sundu. >>>Haber Merkezi

  • “Çare Cumhuriyet değerlerimizdedir”

    “Çare Cumhuriyet değerlerimizdedir”

    CHP Afyonkarahisar Kadın Kolları İl Başkanı Nazan Aksu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İl Başkanlığı’nda açıklama yaptı. 8 Mart’ın tarihsel bir direniş olduğuna vurgu yapan Başkan Aksu, kadınların eşitsizlikle karşılaştığını ifade etti: “Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların ‘doğal görevi’ gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz.”

    “BİZİM YOLUMUZ, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN YOLUDUR”

    Her zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda olduklarını belirten Başkan Aksu, “Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir. Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün ‘Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’ sözü, bizim siyasi pusulamızdır” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ”

    Ülkeye eşitliği ve adaleti getireceklerinin altını çizen Aksu, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz.  Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır. Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz. Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz. Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz. Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz” ifadelerine yer verdi.

    “ÇARE CUMHURİYET DEĞERLERİMİZDE, KURTULUŞ MÜCADELEMİZDEDİR”

    Başkan Aksu, “Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz. Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz. Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir.  Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir” dedi. >>>Haber Merkezi

  • “Kadınlarımızın daima yanında olmaya devam edeceğiz”

    “Kadınlarımızın daima yanında olmaya devam edeceğiz”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) KAÇEP’ten sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nesrin Çelikbilek ve KAÇEP üyesi kadınlar, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen “Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını” temalı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programına katıldı. Programa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de iştirak etti. Başkan Nesrin Çelikbilek yaptığı açıklamada, “Program kapsamında, Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli’ye ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadın’ Türk kadınının tarihsel rolünü ve Türkiye Yüzyılı vizyonundaki yerini akademik bir perspektifle ele alan bir eser ve KAÇEP teşkilatlarımız adına el dokuması bir halı takdim edildi. Adana Olgunlaşma Enstitüsünün programa özel hazırladığı Türk devletleri kadın kıyafetlerinden oluşan defile düzenlendi. Milliyetçi Hareket Partisi, kadınların üstlendikleri yükün farkındadır ve buna sonsuza kadar saygı duyacaktır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli beyefendinin şu sözleri bizler için bir pusuladır. Türk kadını; evinde ana, işinde emekçi, toplumda öncü, devletinde sadık bir neferdir. Kadının üstlendiği sorumluluk, yalnızca aile içi rollerle sınırlı değildir. Türk siyasi ve toplumsal tarihi açıkça göstermektedir ki, Türk kadını gerektiğinde en ön safta yer alan, bedel ödeyen ve tarihsel sorumluluk üstlenen aktörlerdir. MHP KAÇEP teşkilatları olarak kadınlarımızın daima yanında olmaya; seslerini duyurmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, Türk milletinin bütün kadınlarını sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi

  • CHP Gençlik Kolları’ndan kadınlara karanfil

    CHP Gençlik Kolları’ndan kadınlara karanfil

    Sevgi Yolu ve Tarihi Uzun Çarşı çevresinde gerçekleştirilen etkinlikte kadınların gününü kutlayan gençlik kolları üyeleri, kadınların toplumdaki emek ve katkısına dikkat çekti. Vatandaşlarla sohbet eden ekip, kadınların hayatın her alanında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. CHP Gençlik Kolları tarafından yapılan açıklamada, kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesi için mücadele etmeye devam edecekleri ifade edilirken, emek veren ve üreten tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandı. >>>Haber Merkezi

  • KADEM’den 8 Mart’a özel farkındalık standı

    KADEM’den 8 Mart’a özel farkındalık standı

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Afyonkarahisar İl Temsilciliği tarafından kurulan stantta, kadın hakları, kadınların toplumdaki yeri ve kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlarla bir araya gelen dernek üyeleri, kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. Program kapsamında açıklamalarda bulunan KADEM Afyonkarahisar İl Temsilcisi Huriye Akçay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: “Kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesi, haklarının korunması ve fırsat eşitliğinin sağlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Zafer Meydanı’nda kurduğumuz bu stantla hem farkındalık oluşturmayı hem de vatandaşlarımızla bir araya gelerek kadınların toplumsal hayattaki önemine dikkat çekmeyi amaçladık.” Kurulan stantta gün boyunca vatandaşlara çeşitli bilgilendirmeler yapılırken, kadınların toplumdaki rolü ve önemi üzerine farkındalık oluşturulması hedeflendi. KADEM Afyonkarahisar İl Temsilciliği yetkilileri, kadınların güçlenmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini belirtti. >>>Haber Merkezi

  • Başkan Aynacı, İzmir’de Emirdağlı hemşerileriyle buluştu

    Başkan Aynacı, İzmir’de Emirdağlı hemşerileriyle buluştu

    Buluşmada birlik ve beraberlik vurgusu öne çıkarken, gurbette yaşayan vatandaşların memleketle olan bağlarının her zaman güçlü olduğuna dikkat çekildi. Hemşerilerle yapılan görüşmelerde Bolvadin ve bölgeye ilişkin konular da ele alındı. Başkan Aynacı, nerede yaşarsa yaşasın hemşerilerle gönül bağlarının kopmadığını belirterek, bu tür buluşmaların dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Ziyaretin, hemşeri ilişkilerinin pekişmesine ve karşılıklı fikir alışverişine katkı sunduğu belirtildi. >>>Haber Merkezi

  • Sultandağı’nda “Cami Marketi” dönemi

    Sultandağı’nda “Cami Marketi” dönemi

    Uygulama ile camiye gelen çocuklara namaz sonrası küçük ikramlar sunulurken, bu sayede teravih saati daha çekici hale getiriliyor. İlk teravihlerde 65 civarında çocuk cemaatle buluşurken, sevgi dolu yaklaşım ve ikramların etkisiyle bu sayı kısa sürede 110’a ulaştı. Miniklerin yüzlerindeki neşe ve camiye coşkuyla koşmaları, belde sakinlerinin kalbinde manevi bir sevinç uyandırdı. Projeye destek verenler, miniklerin camide bir araya gelmesinin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ve cenaze, bayram gibi önemli günlerde cemaatin birlikteliğini arttırdığını dile getiriyorlar. Ayrıca, 13 Mart’ta çocuklar için özel bir “pizza iftarı” etkinliği planlandığı açıklandı; bu sürpriz programın da büyük bir heyecanla beklendiği belirtildi. Sultandağı’nda teravih vakitlerinde çocuk seslerinin yükseldiği bu tablo, ilçe halkı tarafından büyük takdir topluyor ve Ramazan ayının manevi iklimine farklı bir renk katıyor. >>>Haber Merkezi

  • Afyonlu sporculardan önemli başarı

    Afyonlu sporculardan önemli başarı

    57 kilogram kategorisinde mindere çıkan Süleyman Enes Emrem, eleme ve final müsabakalarını kazanarak grubunda şampiyon oldu ve altın madalya kazandı. 100 kilogram kategorisinde mücadele eden Ali Poyraz Yılmaz, tüm müsabakalarını kazanarak grubunda şampiyon oldu ve altın madalya kazandı. Aynı kategoride mücadele eden Nuri Samet Kirici ise üçüncülük elde etti. Elde edilen bu başarılı sonuçların ardından Sporcu Eğitim Merkezi sporcuları, 2-5 Nisan tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek olan Okul Sporları Yıldız Erkekler Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda, “Sporcularımızı ve antrenörlerimiz Mehmet Yüksel, Mehmet Ali Daylak, Şakir Bozkurt ve Cihan Urhan’ı tebrik ediyor; Türkiye Şampiyonası’nda başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

  • Kampüs İftar Programı, gençleri buluşturdu

    Kampüs İftar Programı, gençleri buluşturdu

    Programa Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, Uluslararası Gençlik Programları Daire Başkanı Feyyaz Soydoğan, Gençlik Merkezleri Daire Başkanı Yahya Kılıç, kurum müdürleri/temsilcileri ve çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı.  Program ilahi dinletisi ile başladı. İlahi dinletisinin ardından semazen gösterisi gerçekleştirildi. Program kapsamında kum sanatı gösterimi yapıldı. Etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. İftar programının ardından etkinlikler Şehit Ayhan Sarıçiçek Gençlik Merkezi’nde devam etti. Gençlik Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda ÜNİDES Projesi hakkında bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya üniversitelerde kulüp ve topluluk başkanları, yönetimleri danışman hocaları katıldı. ÜNİDES projesinde yer alan gençler çalışmalarını tanıtmak amacıyla stant açarak eserlerini sergiledi. Gerçekleştirilen toplantıda ÜNİDES projesinin amacı, kapsamı ve gençlere sağlayacağı katkılar hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı.  Program, Gençlik Merkezi has odasında; daire başkanları ve il müdürü başkanlığında, Gençlik Hizmetleri biriminde görev alan idareci ve gençlik çalışanlarının katılımıyla yapılan değerlendirme toplantısıyla sona erdi. Toplantıda gün boyunca düzenlenen etkinlikler ve Gençlik Hizmetleri Ailesi olarak yapılacak programların genel işleyişi hakkında istişareler yapıldı. >>>Haber Merkezi

  • “Kadınlar Günü kutlu değil, mücadele dolu olsun”

    “Kadınlar Günü kutlu değil, mücadele dolu olsun”

    Yazılı bir açıklama yapan İzgördü, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadınların eşitlik, adalet ve insanca yaşam mücadelesinin simgesidir. Bu tarihsel mirasın sorumluluğuyla daha adil ve eşit bir gelecek için Türk Eğitim Sen Afyonkarahisar Şubesi Kadın Kolları olarak bugün bu mirasa sahip çıkıyor; eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinde kadın öğretmenlerin sesi oluyoruz. Tarih boyunca kadınlar; emeklerinin görünür olması, haklarının tanınması ve toplumda eşit bireyler olarak var olabilmek için büyük bedeller ödeyerek mücadele etmişlerdir. Bu mücadele bugün de eğitimden çalışma hayatına, sokaktan akademiye, yerel yönetimlerden parlamentoya kadar yaşamın her alanında sürmektedir. Kadınların özgür ve eşit olmadığı bir toplumda gerçek anlamda bir demokrasiden, kalkınmadan ve toplumsal ilerlemeden söz etmek mümkün değildir” ifadelerine yer verdi.

    “EŞİTLİĞİN YAŞAMIN HER ALANINDA HİSSEDİLDİĞİ BİR GELECEK İÇİN”

    “Milli Mücadele’nin anahtar şehri Afyonkarahisar’da eğitim emekçisi kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi, büyük bir sorumluluk ve özveriyle öğrencilerimizin geleceğini inşa etmektedir” diyen Kadın Komisyonu Başkanı Fatma Arzu İzgördü, açıklamasına şöyle devam etti: “Şehrimizin köklü eğitim geleneğinde kadın öğretmenlerin, akademisyenlerin ve eğitim çalışanlarının katkısı büyüktür. Bununla rağmen yerel ölçekte karşılaşılan sorunlar da görmezden gelinemez. İl genelinde okul yöneticileri arasında kadın temsiliyeti oldukça düşüktür. Karar alma mekanizmalarında kadınların yeterince yer almaması, eğitim yönetiminde eşit temsil ilkesinin henüz tam anlamıyla hayata geçirilmediğini göstermektedir. Bizler biliyoruz ki kadınların özgür ve eşit olmadığı bir toplumda gerçek anlamda bir eğitimden, gelişmeden ve demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Kadınların emeğinin değer gördüğü, haklarının güvence altına alındığı ve eşitliğin yaşamın her alanında hissedildiği bir gelecek için mücadele etmeye kararlıyız.”

    “GÖREVİ BAŞINDA KATLEDİLEN KADIN ÖĞRETMENLERİ UNUTMADIK”

    Görevi başında katledilen kadınları hatırlatan İzgördü, “Diyarbakır’da görevinin 25. gününde saçlarından sürüklenerek şehit edilen Neşe Alten’i, Batman’da genç yaşında kurşunlanan Şenay Aybüke Yalçın’ı, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir öğrencinin bıçağıyla katledilen Fatma Nur Çelik’i ve adı bilinmeyen nice kadın öğretmeni saygı ve özlemle anıyoruz. Onlar sadece birer isim değil; eğitimin aydınlık geleceği için mücadele ederken hayatlarını kaybeden eğitim emekçileridir. En son örneği olarak Fatma Nur Çelik öğretmenimizde olduğu gibi görevi başında hayatını kaybeden öğretmenlerimizin isimleri yaşatılmalı, sorumluların adalet önünde hesap vermesi sağlanmalı ve tekrar yaşanmaması için tüm önlemler alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Fatma Arzu İzgördü, “Neşe öğretmenlerin, Aybüke öğretmenlerin, Fatma Nur öğretmenlerin idealleri uğruna yaktığı meşaleyi taşımaya devam edeceğiz. 8 Mart yalnızca bir anma günü değil; kadınların her gün sürdürdüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolüdür. Afyonkarahisar’da görev yapan kadın eğitim emekçileri olarak daha eşit, daha adil ve daha güvenli bir eğitim sistemi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta eğitim alanında emek veren kadınlar olmak üzere yaşamın her alanında mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü selamlıyor, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinde kadın dayanışmasının büyüyeceğine inanıyoruz. Kadınlar Günü kutlu değil, mücadele dolu olsun” dedi. >>>Haber Merkezi

  • “Kadın ailenin direği, toplumun temel taşıdır”

    “Kadın ailenin direği, toplumun temel taşıdır”

    Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. 8 Mart’ın, kadınların temel hak ve özgürlükler mücadelesinin tarihi, insan hakları mücadelesi tarihi olduğunu belirten Başkan Arslan, “Kadın hakları savunması olarak ortaya çıkan ekmek ve hak mücadelesi, daha sonraki yüzyıllarda cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması mücadelesine dönüşmüştür. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1977 tarihinde 8 Mart’ın ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak anılmasını kabul etmiştir. Sanayileşmeyle birlikte üretime dayalı maddi kazanımın göreceli refahı ile yeni ama neredeyse tamamen ters bir istikamete yönelen materyalist Batı, geleneksel değerleri hayatın ve insanın merkezinden söküp atmıştır. Sadece insan enerjisi değil, insanı anlamlı kılan ahlaki, estetik, dinî, manevi, kültürel, ruhsal, ailevi ve şahsi değer ve tercihler de daha fazla üretim ve daha fazla para kazanmak uğruna terk edilmiştir” dedi.

    “KADIN ÜZERİNDEN AİLE, AİLE ÜZERİNDEN TOPLUM SAVRULDU”

    “Kapitalist burjuvazi, doymak, durmak bilmeyen bir iştahla kadının bizzat kendisini, üretimi, ticareti, pazarlaması yapılan devasa bir sektöre dönüştürdü” diyen Arslan, “Kadın, tek tek bireyleri hedef alan kapitalist sömürü tezgâhının hem imajı hem amacı hem aracı hem objesi yapıldı. Gerçek manada ise kazanmaktan başka bir şey düşünmeyen Batı’nın eline kaybetmekten başka bir şey geçmedi. Bireysellik arttı, ahlak çöktü, ruhi bunalım çoğaldı, aile tükendi, toplum dağıldı. Böylece kadın üzerinden aile, aile üzerinden toplum savruldu. Şimdi de cinsiyet özgürlüğü saçmalığı ve türlü sapkınlıkların özendirilmesiyle bütün bir insanlık, soyu ve erdemleri ile yok edilmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.

    “SAHTE, İĞRENÇ YÜZLERİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKMIŞTIR”

    Arslan, “Onlar için önemli olanın kadının bilgilenmesi, bilinçlenmesi, iş sahibi olması, ailesine ve milletine bağlı, onlarla mutlu, umutlu, güvenli, değerleriyle özgür olması değildir. Eğer samimi anlamda kadının sorun ve sıkıntılarını dert edinselerdi, şu kadar milyon kadın zor şartlarda çalışmaktadır, bu kadar milyon kadın savaş ve terör nedeniyle ölmüş, işkenceye, tecavüze uğramış, tutuklanmış, aç ve perişan vaziyette mülteci olmuş, kamplara sığınmış, kurşuna dizilmiş, en vahşi katliamların en savunmasız kurbanları olmuş, şu kadar bin kadın ve çocuk siyonist İsrail’in bombardımanıyla can vermiş, zindanlarına konulmuş, geçmişte Bosna-Hersek direnişinde şu kadar bin kadın tecavüze uğramış ve zalim Esat Suriyesi’nin zindanlarında bu kadar bin kadın tecavüze uğramış… Bunların hiç biri bu feminist güruhun umurunda bile olmamıştır. Son olarak, bütün dünyanın iğrenerek bilgi edindiği Epstein alçaklığına karşı göstermelik de olsa kızların ve kadınların hak ve onurları adına bir cümle bile kuramamışlardır. İfşa olan bu skandalla birlikte bu kadın istismarcılarının da gizledikleri sahte, iğrenç yüzleri bir kez daha ortaya çıkmıştır” ifadelerine yer verdi.

    “KADIN GÜÇLÜ OLURSA AİLE, AİLEYLE BİRLİKTE TOPLUM GÜÇLÜ OLUR”

    Başkan Mustafa Arslan, “İslam toplumunda ise kadın, anne, eş, kardeş kimliği ve bütün bir insanlık varlığının ortak paydaşı olarak her zaman saygı görmüş, siyasal, kültürel, sosyal alanda aktif olmuştur. Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dünyada cenneti annelerin ayakları altına seren, ilim öğrenmeyi ayrım yapmaksızın kadın-erkek herkese zorunlu kılan dinimiz, kültür ve medeniyet hayatımızı besleyen asıl kaynak olmuştur. Yüzyıllardır süren bu kültürün etkisiyle kadınlarımız arasından Nene Hatunlar gibi nice mücahidiler, Kurtubalı Lübna gibi nice bilim kadınları, Mihrî Hatun gibi şairler, Fatma Bacı gibi imalatçı, sanayici ve tüccarlar çıkmıştır, çıkmaya da devam etmektedir. Biz acı-tatlı günlerinde birbirine destek veren, açı, yol, imkân olan, paylaşarak sevinçleri çoğaltan, hüzünleri azaltan, dayanışma içinde, güçlü, sevgi dolu, duygulu fertlerin ailelerinin toplumun temel taşı olduğu bir dünyayı savunuyoruz. Kadın güçlü olursa aile, aileyle birlikte toplum güçlü olur. Toplumu güçlü kılmak için aileyi koruması gereken düzenlemeler kadına daha fazla yardımcı ve destek olmalıdır” dedi.

    “KADINLARA, AİLE, İŞ VE ÇALIŞMA HAYATLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ”

    Arslan, “8 Mart, çalışma hayatında ter akıtan kadınların sorunlarını çözmek için tarihte olduğu gibi aslına rücu etmeli, emekçi kadınların, çalışan annelerin sorunlarını çözmek için mücadeleye vesile olmalıdır. Bu vesileyle, başta Filistin olmak üzere dünyanın her köşesinde zulme maruz kalan, katledilen, mülteci durumuna düşürülen, işkencelere maruz kalan, açlıkla boğuşan mazlum kadınları da hatırlatmak istiyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak, Dünya Kadınlar Günü’nün, kadınların hakkını teslim etme, emeğinin karşılığını esirgememe konusunda bir bilinç tazeleme günü olarak da değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor; kadınlara, aile, iş ve çalışma hayatlarında başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

  • Bolvadinliler, İzmir iftarında buluştu

    Bolvadinliler, İzmir iftarında buluştu

    İzmir’de yaşayan Bolvadinliler, mübarek Ramazan ayının manevi atmosferinde aynı sofrada bir araya geldi. Konak Vapur İskelesi üzerinde bulunan 1453 Kaffa Kafe’de düzenlenen iftar programı, yoğun katılım ve büyük bir birliktelik ruhu içerisinde gerçekleşti. Bolvadinliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen programa İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan, Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan, Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı, MHP Bolvadin İlçe Başkanı Mahmut Kızıltoprak, BOLGİYSAN Yatırım A.Ş. Genel Müdürü Fevzi Karagöz, 22. Dönem Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Mahmut Koçak, İstinaf Hakimi Ömür Yıldız, Aliağa İlçe Müftüsü Saim Doğru ile birlikte TSK’dan emekli hemşehriler, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve İzmir’de yaşayan Bolvadinli vatandaşlar katıldı.

    PROGRAM, NEY DİNLETİSİ İLE BAŞLADI

    Program, ney dinletisi ile başladı. Ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan dua ile birlikte iftar açıldı. Ramazan ayının bereketini ve kardeşliğini paylaşan hemşehriler, aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Açılış konuşmasını yapan Bolvadinliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı, gazeteci-yazar Abdülkadir Durgut, Ramazan ayının birlik, kardeşlik ve paylaşma ayı olduğuna vurgu yaptı: “Bu mübarek Ramazan akşamında bizleri aynı sofrada buluşturan Yüce Rabbimize hamdolsun. Gurbette yaşayan Bolvadinli hemşerilerimizin bir araya gelmesi, birbirini tanıması ve dayanışma ruhunun güçlenmesi bizler için son derece kıymetlidir. Bolvadin sadece bir memleket değil, aynı zamanda gönüllerimizin birleştiği ortak bir değerdir. Bizler nerede olursak olalım, memleketimizin kültürünü, kardeşliğini ve dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz.”

    “AYNI SOFRADA ORUCUMUZU AÇMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUM”

    Programda daha sonra protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı da, birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Aynacı, iftar programında hemşerileriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirten Başkan Aynacı, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan ayında bizleri İzmir’de Bolvadinli hemşerilerimizle bir araya getiren dernek başkanımız Abdülkadir Durgut’a teşekkür ediyorum. Sizlerle burada aynı sofrada orucumuzu açmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi. Konuşmasında Bolvadin’e yapılan ve yapılması planlanan çalışmalara da değinen Başkan Aynacı, göreve geldikleri günden bu yana ilçeye hızlı ve kalıcı hizmetler kazandırmak için gayret ettiklerini belirterek Bolvadin’e olan sevgilerini ve hemşerilerine olan bağlılıklarını dile getirdi.

    MHP MİLLETVEKİLİ TAYTAK, GÖRÜNTÜLÜ BAĞLANDI

    Programa görüntülü bağlantı ile katılan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak ise tüm Bolvadinlilere selamlarını ileterek, “Başka bir programım nedeniyle aranızda bulunamadığım için üzgünüm. Bu güzel organizasyonda bir araya gelen tüm hemşerilerimize hayırlı akşamlar diliyorum” ifadelerini kullandı. Programın ilerleyen bölümünde programa katkı sunan kişi ve kurumlara plaket ve hediyeler takdim edildi. Program, hatıra fotoğrafları çekilmesi ve samimi sohbetlerin ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • “81 il başkanımızla, güçlü Türkiye için buluştuk”

    “81 il başkanımızla, güçlü Türkiye için buluştuk”

    Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ikliminde gerçekleşen buluşmanın teşkilatlar açısından son derece önemli olduğunu ifade eden İl Başkanı Mısırlıoğlu, programın yalnızca bir iftar buluşması değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair istişarelerin yapıldığı güçlü bir toplantı olduğunu vurguladı. İftar programında Türkiye’nin dört bir yanından gelen il başkanlarının bir araya geldiğini belirten Mısırlıoğlu, teşkilatların sahadaki çalışmaları, vatandaşların beklentileri ve ülke gündemine ilişkin birçok konunun detaylı şekilde ele alındığını söyledi.

    “AYNI SOFRADA BULUŞMANIN GURURUNU YAŞADIK”

    İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Genel Başkanımız sayın Müsavat Dervişoğlu’nun öncülüğünde Türkiye’nin dört bir yanından gelen 81 il başkanımızla aynı sofrada buluşmanın gururunu yaşadık. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen bu buluşma, teşkilatlarımız arasındaki birlik ve dayanışmayı daha da güçlendirmiştir. İYİ Parti teşkilatları olarak milletimizin umudu olmaya, vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmeye ve güçlü, demokratik, adil bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Programın aynı zamanda teşkilat içi istişare ve değerlendirmeler açısından oldukça verimli geçtiğini ifade eden Mısırlıoğlu, İYİ Parti teşkilatlarının Türkiye’nin dört bir yanında sahada aktif bir şekilde çalıştığını ve vatandaşlarla buluşmayı sürdürdüğünü belirtti.

    “AYNI HEDEF ETRAFINDA KENETLENMİŞ BİR TEŞKİLAT YAPISINA SAHİBİZ”

    Mısırlıoğlu açıklamasında ayrıca, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunun siyasette de yapıcı bir dil ve ortak akıl için önemli bir fırsat olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan il başkanlarımızla aynı hedef etrafında kenetlenmiş bir teşkilat yapısına sahibiz. Milletimizin sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Türkiye’nin geleceğine yön verecek güçlü kadrolarla yolumuza devam ediyoruz. İnancımız ve kararlılığımız tamdır.” İYİ Parti teşkilatlarının milletle omuz omuza yürüyerek Türkiye’nin yarınlarını inşa etme kararlılığında olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, birlik ve dayanışma içinde yürütülen çalışmaların önümüzdeki süreçte daha da güçlenerek devam edeceğini ifade etti. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Emirdağ’da genç beyinlerden çevreci atak!

    Emirdağ’da genç beyinlerden çevreci atak!

    Genç araştırmacılar doğa ve ekonomiyi masaya yatırdı

    Fizik Öğretmeni Sibel Altıntaş ve Kimya Öğretmeni Aslı Karataş’ın danışmanlığında hazırlanan proje, 9. sınıf öğrencilerinin yoğun emeğiyle şekillendi. Sunumda sadece ışık kirliliğinin nedenleri değil; bu kirliliğin doğal ekosistem, canlıların göç yolları ve insan sağlığı üzerindeki tahribatları da detaylıca ele alındı. Ayrıca yanlış aydınlatmanın enerji israfı ve ülke ekonomisi üzerindeki yükü bilimsel verilerle ortaya konuldu.

    EMİRDAĞ FEN LİSESİ’NDE ÖĞRENCİLERE ‘IŞIK KİRLİLİĞİ’ SUNUMU YAPILDI (ERTUĞRUL ALTINEL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar Emirdağ Fen Lisesi’nde ‘Liselerde Bilim Uygulamaları (LBU)’ çerçevesinde sunumu yapılan ‘Işık kirliliğinin oluşma nedenleri’ projesi büyük ilgi gördü.

    İlçe Milli Eğitim Müdürü’nden öğrencilere destek

    Emirdağ İlçe Millî Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz’in de katılım sağladığı programda, öğrencilerin bilimsel bakış açısı takdirle karşılandı. Emeksiz, bu tür projelerin öğrencilerin akademik gelişiminin yanı sıra çevre bilinci yüksek bireyler olarak yetişmeleri noktasındaki önemine vurgu yaptı.

    EMİRDAĞ FEN LİSESİ’NDE ÖĞRENCİLERE ‘IŞIK KİRLİLİĞİ’ SUNUMU YAPILDI (ERTUĞRUL ALTINEL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar Emirdağ Fen Lisesi’nde ‘Liselerde Bilim Uygulamaları (LBU)’ çerçevesinde sunumu yapılan ‘Işık kirliliğinin oluşma nedenleri’ projesi büyük ilgi gördü.

    Sürdürülebilir gelecek için çözüm yolları

    Öğrenciler hazırladıkları çalışmada ışık kirliliğini önlemek adına doğru aydınlatma teknikleri ve enerji tasarrufu sağlayacak akıllı sistemler hakkında somut öneriler sundular. Okul bünyesinde gerçekleştirilen bu etkinlik, sürdürülebilir yaşam konusunda okul genelinde büyük bir farkındalık oluşturdu.>>>İHA

  • 5 saat önce aldığı otomobil Afyon yolunda yandı!

    5 saat önce aldığı otomobil Afyon yolunda yandı!

    Yol kenarına zor park etti

    Olay, Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı beldesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ismi henüz öğrenilemeyen sürücü, İstanbul’dan yeni aldığı aracıyla seyir halindeyken kaputtan dumanlar yükseldiğini fark etti. Soğukkanlılığını koruyarak aracı güvenli bir noktaya çeken sürücü, vakit kaybetmeden itfaiye ekiplerinden yardım istedi.

    Yarım saatlik müdahale aracı kurtarmaya yetmedi

    İhbar üzerine bölgeye hızla ulaşan itfaiye ekipleri, kısa sürede tüm aracı saran alevlere müdahale etti. Yaklaşık yarım saat süren yoğun çalışmanın ardından yangın tamamen söndürüldü ancak lüks otomobil tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Sürücünün yeni aldığı aracının küle dönüşünü çaresiz gözlerle izlediği anlar çevredeki vatandaşları da hüzne boğdu.

    Amatör kameralara yansıyan o acı diyalog

    Yangın anında çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedilen görüntülerde, duyulan konuşmalar olayın vehametini bir kez daha ortaya koydu. Kayıtlarda, araç sahibinin otomobili daha 5 saat önce İstanbul’dan yeni teslim aldığı ve Afyonkarahisar’a girişi sırasında yangının başladığı yönündeki üzücü ifadeleri yer aldı.

    Soruşturma başlatıldı

    Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için jandarma ve itfaiye ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. İlk belirlemelere göre yangının motor bölümündeki bir elektrik kontağından çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.>>>İHA

  • Sinanpaşa’da 8 Mart’ta Kadınlara Özel Kutlama

    Sinanpaşa’da 8 Mart’ta Kadınlara Özel Kutlama

    Başkan Yıldırım, belediye personeli, tekstil fabrikasında görev yapan çalışanlar ve Sinanpaşa’da esnaflık yapan kadınları ziyaret ederek bu anlamlı günlerini tebrik etti.


    Gerçekleştirilen ziyaretlerde kadınlarla tek tek sohbet eden Başkan Yıldırım, emekleri ve özverileriyle topluma değer katan kadınların her zaman baş tacı olduğunu ifade etti. Kadınların hem aile hayatında hem de iş hayatında büyük sorumluluklar üstlendiğini belirten Yıldırım, onların emeğinin toplumun gelişmesinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
    Belediye personeli, tekstil fabrikası çalışanları ve ilçe esnafı kadınlar ise yapılan ziyaret ve kutlamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Yıldırım’a teşekkür etti.
    Başkan Tolga Yıldırım, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, “Toplumun temel taşı olan kadınlarımızın emeği, azmi ve fedakârlığı her türlü takdirin üzerindedir. Hayatın her alanında büyük başarılara imza atan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.
    İlçede samimi ve sıcak görüntülere sahne olan ziyaretler, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.