Kategori: Afyon

  • Kanizsa Üçgeni ile görünmeyeni anlamak

    Kanizsa Üçgeni ile görünmeyeni anlamak

    İnsan zihninin bilinç dışı işleyişinin Kanizsa Üçgeni örneği üzerinden konuşulduğu etkinlikte, algının yalnızca görünenle sınırlı olmadığı, insan zihninin farkında olmadan eksik olanı tamamlama eğilimiyle çalıştığı vurgulandı. Doç. Dr. Camcı, söz konusu bilinç dışı süreçlerin bireyin düşünce biçimini, duygusal tepkilerini ve günlük hayattaki kararlarını nasıl etkilediğini çeşitli örneklerle paylaştı. Bilinç dışında oluşan anlamlandırmaların kişinin kendini ve çevresini algılama biçiminde belirleyici rol oynadığına dikkat çekilen etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • “Gençlik ve Spor Bakanlığı geniş imkanlar sunuyor”

    “Gençlik ve Spor Bakanlığı geniş imkanlar sunuyor”

    İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güler, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mebrure Doğan, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürü Ahmet Ertürk ile çok sayıda akademik personel ve öğrenci katıldı. Moderatörlüğünü İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Fatih Çakmak’ın üstlendiği söyleşide; Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü Nedim Aslan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Hikmet Tuncer ve İl Müftü Yardımcısı Tuba Anatoprak konuşmacı olarak yer aldı.

    “YURT KAPASİTEMİZ, BUGÜN İTİBARIYLA 1 MİLYONU AŞMIŞ DURUMDADI”


    Söyleşinin ilk konuşmacısı olan Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü Nedim Aslan, İlahiyat Fakültesi mezunu bir kamu yöneticisi olarak kariyer yolculuğunu katılımcılarla paylaştı. Öğretmenlikten yöneticiliğe uzanan mesleki tecrübelerini aktaran Aslan, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki yurt, gençlik ve spor hizmetleri hakkında bilgiler verdi. Kredi ve Yurtlar Kurumunun (KYK) Türkiye genelindeki kapasite artışına ve dönüşümüne dikkat çeken Aslan, “2002 yılı öncesinde yaklaşık 200 bin olan yurt kapasitemiz, bugün itibarıyla 1 milyonu aşmış durumdadır. Bu, dünya genelinde örneğine az rastlanan bir hizmet kapasitesidir” dedi. Aslan ayrıca, üniversite öğrencilerinin gençlik merkezleri, proje destekleri ve kamplar gibi bakanlık imkânlarını daha etkin kullanmaları gerektiği tavsiyesinde bulundu.

    “EĞİTİMDE İSTİKRAR VE DONANIM VURGUSU”

    Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Hikmet Tuncer ise konuşmasında, öğrencilik yıllarından yöneticilik kademesine kadar uzanan süreçteki deneyimlerini paylaştı. İlahiyat Fakültesi mezunlarının Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki istihdam alanlarına ve atama süreçlerine değinen Tuncer, her dönemin kendine özgü şartları ve zorlukları olduğunu kaydetti. Tuncer, öğretmen adaylarının sabırlı, donanımlı ve istikrarlı bir şekilde mesleki gelişimlerini sürdürmelerinin önemli olduğunu ifade etti.

    “DİYANET’TE GÖREV ALMANIN TEMEL ŞARTI: KUR’AN-I KERİM YETERLİLİĞİ”

    Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcısı Tuba Anatoprak ise Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilat yapısı ve mesleki süreçler hakkında öğrencileri bilgilendirdi. Kur’an kursu öğreticiliği, vaizlik ve müftü yardımcılığı görevlerinde edindiği tecrübeleri aktaran Anatoprak, kurumda görev almak isteyen adaylar için Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun okumanın en temel kriter olduğunu söyledi. Anatoprak, “Akademik ve teorik olarak ne kadar donanımlı olursanız olun, Kur’an-ı Kerim tilaveti konusunda yeterliliğiniz yoksa Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev almanız zordur. İlk ve en önemli aşama Kur’an-ı Kerim yeterliliğidir. Ayrıca hayat her zaman idealize edilen hedefleri sunmayabilir; önemli olan bulunulan makamın ve anın hakkını verebilmektir. Kur’an ve sünnet ile bağınızı her daim güçlü tutmalısınız” diye konuştu. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Afyonspor–Altay maçı Pazar gününe alındı

    Afyonspor–Altay maçı Pazar gününe alındı

    Ligde üst üste iki deplasman maçına çıkan mor-beyazlı ekip, sezonun ilk yarısını taraftarı önünde kapatacak. Daha önce 20 Aralık Cumartesi günü (yarın) saat 15.00 olarak açıklanan karşılaşma için Afyonspor yönetimi, tribün katılımını artırmak ve sıkışık fikstürün oyuncular üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla TFF’ye resmi başvuruda bulundu. Canlı yayın programında yer almasına rağmen TFF, planlamada değişikliğe giderek maçı Pazar gününe aldı. Afyonspor-Altay maçı 21 Aralık 2025 Pazar günü saat 17.00’de oynanacak.

    Afyonspor Kulüp Başkanı Fatih Ekşioğlu, alınan kararın camia açısından önemli olduğunu belirterek, taraftarları tribünlere davet etti: “Afyonsporumuz ilk devrenin son maçını evinde oynayacak. Geçtiğimiz hafta üst üste iki deplasmanda mücadele etti. Sıkıştırılmış maç takvimi oyuncularımızı çok etkiledi. Evimizdeki önemli maçta taraftarımızın desteğini katılımını artırmak istiyoruz. Bu süreçte talebimizi olumlu sonuçlandıran TFF maç planlama müdürlüğümüze ve olumlu destek veren sayın Altay kulüp başkanıma teşekkür ediyorum. Pazar günü saat 17.00’de Afyonspor sevdalılarını takımlarına destek vermeye davet ediyorum.”

    KARDEŞ KULÜP İÇİN DEPLASMAN TRİBÜNÜNE ALTERNATİF ÇALIŞMA

    Öte yandan, Afyonspor ve Altay taraftarları yıllardır Ege’nin dostluğunu sürdürebilen nadir taraftar grupları arasında yer alıyor. Afyonspor yönetiminin, hasarlı durumda bulunan deplasman tribününe alternatif çözüm üretmek için çalışma yaptığı ve Altay taraftarlarının karşılaşmayı tribünden izleyebilmesi adına gerekli düzenlemeleri planladığı öğrenildi.

  • “Kişi kendine ve sevdiklerine zaman ayırmalı”

    “Kişi kendine ve sevdiklerine zaman ayırmalı”

    “Günlük yaşamın rutinleri ve koşturmacası devam ederken her yeni yıl yeni bir başlangıç anlamı taşıyor” diyen Kabayel, “Senenin son günlerine girmişken, herkesin bu umuda sarılarak kişisel hedeflerini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Gelecekle ilgili düşünürken karamsarlıktan uzak durmalı ve ‘Ya olursa, ya yapamazsam’ gibi söylemler yerine, şu anda sahip olunan koşullar ve kazanımlar göz önünde bulundurarak hareket edilmeli. Geçmişteki hatalar ya da geleceğe dair henüz yaşanmamış olumsuzluklar sebebiyle şimdiki zaman kaçırılmamalı” diye konuştu.

    “GÜZEL ANILAR BİRİKTİRMEK VE KÜÇÜK ŞEYLERDEN KEYİF ALMAK ÖNEMLİ”

    “Kişi kendine ve sevdiklerine günlük yaşam yoğunluğunda zaman ayırmayı ihmal etmemeli” diyen Kabayel, “Zaman hızla akıp giderken güzel anılar biriktirmek ve küçük şeylerden keyif almak hem yaşama motivasyonunu hem de iç huzuru destekler. Hayattan beklentiler net bir şekilde belirlenmeli ve yaşam buna göre şekillendirilmeli. Büyük hedefler her ne kadar motive edici olsa da onları hayata geçirebilmek için önce küçük adımlara ihtiyaç olduğu unutulmamalı. Ulaşılabilir olmaları için hedefler daha küçük parçalara ayrılmalı, bu varış noktalarına yaklaşmak adına bireysel olarak çaba sarf edilmeli” şeklinde değerlendirmede bulundu. Kabayel, hedefe doğru bir yön çizmenin hedef koymaktan daha önemli olduğunu kaydetti.

  • “Afyon not eder, Türkiye unutmaz”

    “Afyon not eder, Türkiye unutmaz”

    Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) konuştu. Sözlerine zirai don zararlarıyla başlayan Olgun, “Yaklaşık on gündür bütçe kanunu üzerinde çalışmalar yapıyor ve sonuna yaklaşıyoruz. Bugünde seçim bölgem Afyonkarahisar’ı anlatacağım. Zirai Don olayından başlayalım. Bu ülkede her yıl don olur. Don, tek başına çiftçiyi batırmaz. Çiftçiyi batıran; don olduğunda koruma mekanizmasının çalışmamasıdır. Afyon’da yaşanan tam olarak budur. Binlerce üretici sigorta yaptırmıştır ama don teminatı olan poliçe değil. Çünkü don teminatının primi, küçük ve orta ölçekli üretici için karşılanamaz düzeydedir. Üretici ya hiç sigorta yaptırmamış ya da daha düşük primli dolu teminatına mecbur bırakılmıştır. Sonra çıkıp denildi ki ‘Sigorta yaptıran çiftçi korunmuştur. Hayır. Sigorta yaptıran çiftçi de korunamamıştır. Çünkü TARSİM vardır ama erişilebilir değildir. Vardır ama gerçek riski kapsamamaktadır. Dolayısıyla sorun, sigortanın yokluğu değil; sigortanın yanlış kurgulanmış olmasıdır” dedi.

    “ŞAP HASTALIĞI SALGINI”

    Şap hastalığına da değinen Olgun, salgınla mücadelenin önleyici değil, reaktif bir anlayışla yürütüldüğünü savundu: “Afyonkarahisar’da üreticiyi vuran tek afet don değildir. Bugün karşımızda, adı ‘hastalık’ olan ama etkileri bakımından doğal afetten farksız bir tablo vardır: Şap hastalığı salgını. Bu salgın, tarım ve hayvancılık yönetiminin kriz anlarındaki zaaflarını açıkça ortaya koymuştur. Şapla mücadele hâlâ yangın söndürme mantığıyla yürütülmektedir. Salgın çıkmakta, sonra karantina gelmektedir. Ama salgın çıkmadan önce ne yapıldığı belirsizdir. Sınır kapılarında biyogüvenlik yeterli midir.? Hayvan hareketleri gerçekten denetlenmekte midir.? Aşılama bölgesel risklere göre mi yapılmaktadır.? Bu sorular cevapsız kaldıkça, her şap hastalığı salgını bir öncekinden daha yıkıcı olmaktadır. Bir diğer kritik başlık ‘destek ve tazminat’ meselesidir. Hayvanını kaybeden üretici aylarca bekletilirken, bankalar da, Tarım Kredi de beklememekte; faiz işlemeye devam etmektedir. Aşı konusu ise ciddi bir güven sorunu yaratmıştır. Aşı, sahaya geç ulaşmaktadır. Yeni varyantlar konuşulmaktadır; ancak aşının güncelliği belirsizdir. Yani, Üreticiyi ayakta tutacak bütüncül bir kriz yönetimi yoktur.”

    “ÇİFTÇİNİN MAKİNELERİ ATIL KALDI”

    Afyon’daki pancar üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Olgun, özelleştirilen şeker fabrikalarının çiftçiyi daha sezon başında faizli borç altına soktuğunu, ürün alımında ise sabit fiyat uygulandığını belirtti: “Bugün Afyonlu pancar üreticisi, özelleştirilen şeker fabrikasına sadece ürün satmıyor; aynı zamanda fabrikanın finansmanını da üstleniyor. Fabrika, çiftçiye sezon başında gübreyi avans olarak veriyor. Bu gübre, vade farkıyla, yani faiz eklenmiş şekilde veriliyor. Çiftçi daha tohumu toprağa atmadan, daha pancarın fiyatı ortada yokken, faizli bir borcun altına sokuluyor. Peki iş pancar alımına gelince ne oluyor? Fabrika bu kez diyor ki: ‘Ben pancarı sabit fiyattan alırım.’ Yani girdiyi verirken faizi serbest bırakıyor, ürünü alırken fiyatı kilitliyor. Bir de makine meselesi var. Yıllardır Afyon’da pancar söküm ve yükleme işi, çiftçinin kendi makineleriyle yapılıyordu. Şimdi fabrika kendi makinelerini aldı. Ne oldu?  Çiftçinin makineleri atıl kaldı. Borcu duruyor, makine çalışmıyor. Bu, çiftçiye ‘yatırım yap’ deyip, sonra oyunun kuralını tek taraflı değiştirmektir.”

    “BU FAİZLERLE TARIM OLMAZ; ÜRETİCİ AYAKTA KALMAZ, ÜRETİM BİTER”

    Mısır üreticilerinin ise ithalat politikaları nedeniyle pazarsız bırakıldığını söyleyen Olgun, hasat döneminde yapılan ithalatın yerli ürün fiyatlarını düşürdüğünü belirtti: “Afyon’da mısır var. Ama pazarı yok. Neden.? Çünkü ithalat var.  Devlet, mısırı hasat döneminde ithal ediyor. İthal mısır piyasaya girdiği anda, yerli mısırın fiyatı düşüyor. Tam çiftçinin ürünü tarladayken.  Şimdi soruyorum: Mazotu ithal eden kim.? Devlet. Gübreyi ithal eden kim.? Devlet. Mısırı ithal eden kim.? Devlet. Sonuç ne.? Mazot pahalı. Gübre pahalı. Ama mısır ucuz.  Bir de Toprak Mahsulleri Ofisi uygulaması var. Ofis bir nem oranı belirliyor. Diyor ki, ‘Bunun üstünde almam.’ Ama nem, çiftçinin kontrol edebileceği bir şey değil. Tarlada ölçüyorsun yüzde 18. Kamyonla ofise gidiyorsun, yüzde 21 çıkıyor. Ofis almıyor. Peki çiftçi ne yapsın.? Ambara koyamaz; çürür. Bekleyemez; borcu var. Mecburen tüccara gidiyor. Ve ürünü zararına satıyor. Afyon’da çiftçi bugün üretmeye devam ediyorsa, kâr ettiği için değil; bankalara borcunu ödeyemediği için, bataktan kurtulma umuduyla ekiyor. Bu düzen böyle giderse, yakında üretecek çiftçi de kalmayacak. Bugün Afyon’da çiftçiyi yalnızca piyasa koşulları değil, kredi faizleri de nefessiz bırakmaktadır. Ziraat Bankası ve özellikle Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla kullanılan krediler, üreticinin sırtında bir destek aracı olmaktan çıkmış, Adeta sürekli büyüyen bir faiz yüküne dönüşmüştür. Bugün Afyonlu çiftçi, tarlasını değil borç takvimini takip ederek üretim yapmaya zorlanıyor. Açık söyleyeyim: Bu faizlerle tarım olmaz; üretici ayakta kalmaz, üretim biter.”

    “FOTOĞRAF VERDİNİZ, SONUÇ ÜRETMEDİNİZ”

    Konuşmasında Afyonkarahisar’a yönelik yatırım vaatlerine de değinen Olgun, yıllardır dillendirilen lojistik merkez projesinin hayata geçirilmediğini, hızlı tren projesinde ise sürekli değişen tarihlerle kamuoyunun oyalandığını ifade etti: “Afyon’da yatırımlar sorulunca hep aynı cevaplar verildi: ‘Programda’, ‘bir sonraki etapta’, ‘planlama aşamasında’ Siz erteledikçe Afyon zaman kaybetti. Söz verdiniz. Takvim koymadınız. Açıklama yaptınız. Takip etmediniz. Fotoğraf verdiniz. Sonuç üretmediniz. Afyonkarahisar’da yıllardır duyduğumuz bir cümle vardı: ‘Afyon lojistik merkez olacak.’ Bu vaatlerin somut karşılığı olarak, yıllar önce Afyonkarahisar’da PTT Lojistik Merkezi yapılması için bir taşınmaz PTT’ye kazandırıldı. Bu taşınmaz, sıradan bir tahsisle değil; Milli Emlak tarafından, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir taşınmazla takas edilerek PTT mülkiyetine geçirildi. Aradan yıllar geçti. Ne lojistik merkezi yapıldı, ne verilen sözlerin hesabı verildi. Şimdi ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu hedef için tahsis edilen taşınmazla ilgili satış konuşuluyor. Soruyorum iktidara: Afyon’u lojistik merkez vaadinden neden çıkardınız, bu kararı kim aldı, yerine kimi koydunuz; Afyon’un iktidar nezdindeki yeri gerçekten bu mu.? Bu konuda AKP’li vekillerden fotoğraflı bir açıklama bekliyorum.

    “YOKSA HER SEÇİM ÖNCESİ BULUNAN DOĞALGAZA MI BENZEYECEK?”

    Şimdi gelin, söylenenlerle yaşananların arasındaki diğer uçurumlara bakalım. Hızlı Tren Projesi… Afyon’un kalkınma hayallerinin en çok söz verilen, en çok fotoğraf çekilen, en çok manşet olan konusu. Bakın, tarih tarih anlatacağım. 2013 yılı, basında ne çıktı? Pazarlıkla 2,5 yılda sonlandırılacağı söylenen Ankara–İzmir hızlı tren hattı Afyon için çağ atlatacak. Aradan zaman geçti. 2015 Afyon lojistik üs olacak, çalışmalar hızlandı.’ 2017 şantiye kuruldu. Bir sonraki etap Afyon. 2019 seçimleri öncesi… Şu tarihte bitecek. Afyon artık hızlı trenle buluşuyor. Seçim bitti, tarih değişti. 2021… Proje revize edildi. Biraz gecikme var ama sorun yok. 2023 seçimleri öncesi… Yine manşetler: Afyon hızlı trenle çağ atlayacak. Bu kez kesin. Seçim bitti. Bir kez daha tarih değişti. Sonra ne dendi.? 2024’te basına çıkan açıklamalarda: Deneme sürüşleri 2026’da. Yolcu taşımacılığı 2027’de başlayacak. Yani ne oldu.? 2013’te ‘çağ atlayacak’ denilen Afyon’a, 2027 için hâlâ ‘inşallah’ deniyor. Soruyorum buradan: 2013’te verilen tarih neden tutmadı? 2015’te söylenenler neden gerçekleşmedi? 2019’da atılan manşetlerin hesabını kim verecek? 2023’te ‘bu kez kesin’ diyenler bugün nerede? Yoksa her seçim öncesi bulunan doğalgaza mı benzeyecek? Hangi iktidar milletvekili çıkıp da, ‘Biz Afyon’a şu yıl şu sözü verdik, tutmadı’ dedi.? Hiçbiri. Ama fotoğraf çekilirken, müjde verirken hepsi vardı.”

    EBER GÖLÜ’NDE YAŞANANLAR

    Eber Gölü’nün yıllar içinde göz göre göre kuruduğunu belirten Olgun, yapılan açıklamaların sahada karşılık bulmadığını söyledi: “Aynı dili Eber Gölü’nde de kullandınız. 2019’da ‘eylem planı hazır denirken gölün su seviyesi düşüyordu. 2020’de ‘çalışmalar sürüyor’ denirken sazlıklar kuruyordu. 2021’de ‘koruma altında’ denirken balık ölümleri başladı. 2022’de kaçak sulama hâlâ önlenemedi. 2023’te kirlilik arttı, yangınlar çıktı. 2024’te bazı bölgelerde artık derinlik metreyle değil, santimle ölçülür hâle geldi.”

    “AFYON BUNU YUTAR MI SANIYORSUNUZ?”

    Olgun, iktidarın seçim dönemlerinde korku siyasetiyle oy istediğini, bugün ise geçmişte sert şekilde karşı çıkılan başlıkların pazarlık konusu hâline getirildiğini savunarak, “Afyon’u siyaseten de kandırdınız. 2023 seçimlerinde meydanlarda ne dediniz.? ‘Biz kazanmazsak PKK affolur, Apo çıkar, Demirtaş serbest kalır’ dediniz. Korku salarak oy istediniz, yalanı siyaset diye millete sattınız. Bugün ne yapıyorsunuz.? Dün ‘beka’ deyip milleti korkuttuğunuz ne varsa, bugün hepsini elinizle alıp pazarlık masasına koyuyorsunuz. Dün adını anmaya cesaret edemedikleriniz için bugün yol, yöntem, kılıf arıyorsunuz. Bu yaptığınız siyaset değil; milletin aklıyla dalga geçmektir. Afyon bunu yutar mı sanıyorsunuz? Afyon not eder. Türkiye unutmaz. Bakın, Afyon’un tarihiyle övünmek kolaydır. Ama Afyon’un bugünkü sorunlarıyla yüzleşmek zordur” ifadelerini kullandı.

  • Devlet Ana’dan Tebessüm Mutfağı’na anlamlı dokunuş

    Devlet Ana’dan Tebessüm Mutfağı’na anlamlı dokunuş

    Geleneksel Türk mutfağının yaşatılmasına yönelik gösterilen çabanın son derece kıymetli olduğunu ifade eden Yiğitbaşı, aile emeğiyle ayakta duran işletmelerin hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel ekonominin canlanmasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Ziyaret sırasında işletmenin mutfağını da inceleyen Vali Yiğitbaşı, sunulan yemeklerin hazırlanış süreci ve kullanılan yerel ürünler hakkında bilgi aldı.

    İşletme sahipleri ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek, geleneksel lezzetleri aslına uygun şekilde sunmayı ve aile sıcaklığını müşterilerine hissettirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Karşılıklı sohbet ve iyi dileklerin paylaşıldığı ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

    Vali Yiğitbaşı, Tebessüm Geleneksel Türk Mutfağı’na bereketli kazançlar ve başarılı bir işletme hayatı temennisinde bulunarak işletmeden ayrıldı.

  • Başkan Mustafa Yılmazaslan’dan Gazete 3’e ziyaret

    Başkan Mustafa Yılmazaslan’dan Gazete 3’e ziyaret

    Ziyarette açıklamalarda bulunan Başkan Mustafa Yılmazaslan, önceki dönemden bu yana birlikte çalıştığı 9 kişilik ekibine, yeni katılan 2 isimle birlikte seçim sürecine hazırlandıklarını ifade etti. Yılmazaslan, adaylık sürecindeki en temel hedeflerinin her zaman esnafın yanında olmak olduğunu vurguladı.

    ÇIRAKLAR VE GELECEK NESİLLER İÇİN PROJELER

    Başkan Yılmazaslan, özellikle çıraklar ve genç meslek erbapları için hazırladıkları projelere dikkat çekerek, “Mesleğin geleceği olan çıraklarımızı daha iyi şartlara ulaştırmak ve doğru yönlendirmek adına önemli projelerimiz var. Seçimi kazanmamız halinde bu projeleri hayata geçireceğiz” dedi.

    ESNAF ODA ÇALIŞMALARININ MERKEZİNDE

    Görev süresi boyunca esnaf odaklı bir anlayış benimsediklerini belirten Yılmazaslan, odaya gelen her esnafın talep ve beklentilerinin dikkatle dinlendiğini ifade etti. Başkan Yılmazaslan, bundan sonraki süreçte de aynı anlayışla esnafın görüşlerini esas alarak çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

    SEÇİM ÇALIŞMALARI SAHADA DEVAM EDİYOR

    Seçim çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydeden Mustafa Yılmazaslan, seçim gününe kadar esnaf ziyaretlerine hız kesmeden devam edeceklerini söyledi. Yılmazaslan, seçimi kazanmaları halinde de esnafla birlikte, onların ihtiyaç ve beklentilerine göre yol haritası çizeceklerini vurguladı.

    Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılmasının ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

  • GSB Afyon Yurtlarında “Kadrajd​an Perdeye” Film Akşamı

    GSB Afyon Yurtlarında “Kadrajd​an Perdeye” Film Akşamı

    Öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan etkinlikte, film gösteriminin ardından yapım üzerine değerlendirme ve film kritiği gerçekleştirildi. Samimi bir ortamda düzenlenen programa ikramlar ve çeşitli sürprizler de eşlik etti.

    Yetkililer, yurtlarda gerçekleştirilen film gösterimleri ve ardından yapılan değerlendirme etkinliklerinin yıl boyunca devam edeceğini belirterek, bu tür organizasyonlarla öğrencilerin sinema kültürüne olan ilgisinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.

  • Afyonkarahisar’ın Ar-Ge Vizyonu TÜBİTAK MAM’da Masaya Yatırıldı

    Afyonkarahisar’ın Ar-Ge Vizyonu TÜBİTAK MAM’da Masaya Yatırıldı

    Geniş Katılımlı Ziyaret

    Gerçekleştirilen ziyarette Afyonkarahisar’ın Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini güçlendirmeye yönelik atılabilecek adımlar ele alındı. Ziyarete; üniversitelerden akademisyenler, ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, STK yöneticileri ve özel sektör paydaşları katılım sağladı.

    Yüksek Teknoloji Odaklı İş Birlikleri Gündemde

    Heyet ile TÜBİTAK MAM yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, orta-yüksek ve yüksek teknoloji alanlarında kurulabilecek somut iş birlikleri değerlendirildi. Özellikle Afyonkarahisar’ın mevcut potansiyeli ve bölgesel avantajları doğrultusunda geliştirilebilecek projeler üzerinde duruldu.

    Öncelikli Çalışma Alanları Belirlendi

    Ziyaret kapsamında ele alınan başlıca çalışma alanları şu şekilde sıralandı:

    İlaç ve biyoteknoloji çalışmaları

    Yeşil enerji, hidrojen teknolojileri ve karbon emisyonunun azaltılması

    Tarımsal atıklardan enerji üretimi

    Gıda inovasyonu ve haşhaş temelli girişimcilik

    Bu alanlarda yürütülecek Ar-Ge çalışmalarının, kentin ekonomik ve teknolojik gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.

    İlaç Araştırma ve Yenilik Merkezi İçin Yeni Projeler

    Zafer Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan Afyonkarahisar İlaç Araştırma ve Yenilik Merkezi kapsamında da yeni proje alanları değerlendirildi. Merkezin, TÜBİTAK MAM ile iş birliği içinde ulusal ve uluslararası düzeyde projeler üretmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

    Bilim ve İnovasyonla Güçlenen Afyonkarahisar

    Yetkililer, gerçekleştirilen ziyaretin Afyonkarahisar’ın Ar-Ge altyapısını güçlendireceğini ve kentin bilim ve teknoloji temelli kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunacağını ifade etti. Afyonkarahisar’ın, inovasyon odaklı yatırımlar ve iş birlikleriyle bölgesel bir çekim merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.

  • Kurum çalışmaları ve kuraklıkla mücadele masada

    Kurum çalışmaları ve kuraklıkla mücadele masada

    Valilik makamında düzenlenen haftalık değerlendirme toplantısında; Vali Yardımcıları Celil Ateşoğlu, Yalçın Sezgin ve Vali Yardımcısı Vekili Bedir Deveci hazır bulundu. Toplantıda, şehir genelindeki kamu kurumlarının işleyişi, devam eden projeler ve planlanan çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

    KURAKLIK RİSKİNE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER ÖNEM TAŞIYOR

    Vali Yiğitbaşı başkanlığında gerçekleştirilen bir diğer toplantıda ise kuraklıkla mücadele konusu gündeme alındı. Vali Yardımcısı Murat Büyükköse, İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak ile Ziraat Mühendisi Gökhan Öğüt’ün katıldığı toplantıda, tarımsal su kullanımının daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik eylem planı uygulamaları masaya yatırıldı. Toplantıda, su kaynaklarının korunması, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kuraklık riskine karşı alınacak önlemlerin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

  • PUİS’ten ATSO’ya ziyaret

    PUİS’ten ATSO’ya ziyaret

    Okumuş’un yanı sıra ziyarette Genel Başkan Yardımcıları M. Erol Sözen, İbrahim Uğurlu ve Coşkun Turcan, Afyonkarahisar İl Başkanı Halit Özutku, Denetleme Kurulu Başkanı Kemal Buluğ, Denetleme Kurulu Üyesi Ertekin Şan, İzmir Bölge Başkanı Onur Yaman, Manisa İl Başkanı Özcan Ercoş, Konya Bölge Başkanı Ahmet Çöğen, Genel Müdür Mehtap Bakır, Genel Sekreter Yardımcısı Kenan Etol ile Konya Bölge Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu Üyeleri de yer aldı. ATSO Yönetim Kurulu Üyem Kerem Güzel ile Meclis Üyesi ve TOBB Delegesi Adnan Demirel’in de hazır bulunduğu ziyarette Başkan Serteser, Okumuş ve beraberindeki heyete teşekkür etti.

    PUIS, ATSO, Afyonkarahisar, ticaretSanayi, işbirliği, sektörZiyareti, sendikaZiyareti, ekonomiHaberleri

  • Çobanlar’da akran zorbalığı eğitimine yoğun ilgi

    Çobanlar’da akran zorbalığı eğitimine yoğun ilgi

    Eğitim süresince güvenli toplum yapısının temel unsurları, bireyler arası sağlıklı iletişim, akran zorbalığının nedenleri ve bu tür olumsuz davranışlarla mücadele yöntemleri ele alındı. Katılımcılara özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek önem kazanan akran zorbalığına karşı alınabilecek önleyici tedbirler konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu. Program boyunca katılımcıların aktif katılım göstermesi, soru-cevap bölümleriyle eğitimin daha interaktif ve verimli geçmesini sağladı. Eğitimin sonunda, bilinçli bireyler yetiştirmenin ve güven temelli bir toplum inşa etmenin önemi bir kez daha vurgulandı. Eğitimin gerçekleştirilmesine katkı sunan Çobanlar Kadın Kültür Evi, nazik ev sahipliğiyle takdir topladı. Program yetkilileri, bu tür eğitim çalışmalarının farklı ilçe ve gruplarla devam edeceğini belirtti.

  • AKÜ’de bilişim hamlesi, yeni laboratuvarlar hizmete açıldı

    AKÜ’de bilişim hamlesi, yeni laboratuvarlar hizmete açıldı

    İlk olarak gerçekleştirilen İİBF BİSTLAB açılış törenine; AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın beraberinde AKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ve Prof. Dr. Murat Peker, Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fişne, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Zorluer, İİBF Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Ali Balkı, Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. BİSTLAB’ın açılışında konuşan Karakaş, laboratuvarın kuruluş sürecine ilişkin bilgi verdi. Karakaş, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ile gerçekleştirdikleri görüşmede, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü için talep edilen laboratuvarın olumlu karşılandığını ifade etti. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının altyapı çalışmalarını tamamlamasının ardından BİSTLAB’ın faaliyete geçtiğini belirten Karakaş, “2026 yılında fakültemizin bilişim altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla çalışmalarımız devam edecek” dedi.

    “BİLİŞİM ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

    Üniversitenin bilişim altyapısının, 2025 yılı bütçesi doğrultusunda önemli ölçüde güçlendirildiğini kaydeden Rektör Karakaş, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının hızlı çalışmaları sayesinde hem merkez kampüste hem de ilçelerdeki altyapı eksikliklerinin büyük ölçüde giderildiğini söyledi. Uzun süredir biriken taleplerin neredeyse tamamının karşılandığını belirten Karakaş, yapılan çalışmaların üniversitenin dijitalleşme sürecine önemli katkı sağladığını belirtti. Laboratuvarın bir başlangıç olduğuna dikkat çeken Rektör Karakaş, dijitalleşmenin birçok alanda kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayarak, “Üniversite olarak bu süreci yakalamak ve çağın gerekliliklerini karşılamak adına bilişim altyapımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz. Yeni laboratuvarlarımızın üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Rektör Karakaş ve beraberindeki heyet, laboratuvar açılışının ardından İİBF’de yer alan seminer ve konferans salonlarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında Rektör Karakaş, akademik personel ve öğrencilerle bir araya gelerek görüş, talep ve önerilerini dinledi. Görüşmelerde, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünde yürütülen; yazılım geliştirme, veri analitiği, iş zekâsı, veri tabanı yönetimi ve ağ yönetimi gibi uygulama ağırlıklı bilgi teknolojileri temelli dersler için, öğrencilerin kişisel cihazlarını kullanabilecekleri BYOD (Bring Your Own Device) destekli sınıf altyapısına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Bu doğrultuda, BYOD uygulamasına uygun bir eğitim ortamının oluşturulabilmesi amacıyla 118 numaralı derslikte yapılması gereken düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

    BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ MYO BİLGİSAYAR LABORATUVARLARINA BİR YENİSİ DAHA EKLENDİ

    İİBF’deki programın ardından Bilişim Teknolojileri MYO Bilgisayar Laboratuvarı açılışı Rektör Prof. Dr. Karakaş’ın katıldığı törenle yapıldı. Törene Rektör Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Afyon MYO Müdürü Prof. Dr. Tayfun Uygunoğlu, Bilişim Teknolojileri MYO Müdürü Doç. Dr. Erhan Ünal, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. AKÜ Rektörü Prof. Dr. Karakaş, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulunda yenilenen bilişim laboratuvarının açılışında açıklamalarda bulundu. Yükseköğretim Kurulu kararları doğrultusunda Uzaktan Eğitim Meslek Yüksekokulunun, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokuluna dönüştürüldüğünü hatırlatan Karakaş, bu süreçte Oyun Geliştirme Teknolojileri ile Büyük Veri Analistliği programlarının açıldığını ve öğrenci alımına başlandığını ifade etti. Söz konusu programlarda eğitim gören öğrencilerin nitelikli bir eğitim alabilmesi için güçlü bir bilişim altyapısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakaş, bu kapsamda mevcut laboratuvarın tamamen yenilendiğini belirtti. Laboratuvarın 40 yeni bilgisayarla donatılarak modern bir yapıya kavuşturulduğunu söyleyen Karakaş, yenilenen laboratuvarın her iki programın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hizmet vereceğini dile getirdi. Rektör Karakaş, laboratuvarın öğrenciler için derslerin verimli yapılmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Yeni laboratuvarımızın üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Program kapsamında AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ve beraberindeki heyet, tamamı AKÜ tarafından yapılan Çocuk Gelişimi Uygulama Atölyelerini ziyaret ederek değerlendirmelerde bulundu.

    MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİNDE BİLGİSAYAR LABORATUVARI AÇILIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Bilgisayar Laboratuvarları açılışlarının bir diğeri ise Mühendislik Fakültesinde gerçekleştirildi. Törene Rektör Prof. Dr. Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Zorluer, Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Said Mahmut Çınar ve Dr. Öğretim Üyesi Sadık Kağa, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Mühendislik Fakültesinde kurulan yeni laboratuvarların açılışında açıklamalarda bulundu. Mühendislik Fakültesi bünyesinde Bilgisayar Mühendisliği ile Yazılım Mühendisliği bölümlerinin kısa süre önce açıldığını hatırlatan Rektör Karakaş, her iki bölümün de tamamen bilişim temelli olması nedeniyle özellikli laboratuvarların planlandığını belirtti. Bu kapsamda, 2025 yılı içerisinde gerekli imkânların oluşturulduğunu ifade eden Karakaş, her biri 60 bilgisayarla donatılan iki bilişim laboratuvarının, gerekli teçhizatlarıyla birlikte öğrencilerin kullanımına sunulduğunu söyledi. Açılış programı kapsamında yalnızca bilişim laboratuvarlarının değil, aynı zamanda Biyomedikal Mühendisliği Bölümüne ait uygulama laboratuvarının da hizmete açıldığını aktaran Karakaş, fakültede yer alan donanım laboratuvarının da açılışının gerçekleştirildiğini belirtti. Rektör Karakaş ve beraberindeki heyet açılışın ardından Fakültede bulunan diğer uygulama laboratuvarlarını da ziyaret ederek mevcut durum hakkında bilgi aldı.

    GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE BİLGİSAYAR LABORATUVARI AÇILDI

    Bilgisayar Laboratuvarlarının açılışının gerçekleştirildiği programın son durağı ise Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) oldu. Program kapsamında GSF bilgisayar laboratuvarı açılışı gerçekleştirilen törenle kullanıma açıldı. Törene AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın yanı sıra AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, GSF Dekanı Prof. Dr. Şerife Ebru Okuyucu, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Erol, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ocak, Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yıldız, GSF Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun ve Dr. Öğretim Üyesi Fevzi Nuri Kara, AKÜ Genel Sekreteri Hasan Düzgün, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ramazan Sami Çınar, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Abdulaziz Açıkgöz, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Ömer Gürcan ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Açılış töreninde; Fakülte bünyesinde 30 bilgisayarla donatılmış, tam teşekküllü bir laboratuvarın oluşturulduğunu belirten Rektör Karakaş, daha önce mevcut olan laboratuvarın bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi nedeniyle yenilenerek güçlendirildiğini ifade etti. Karakaş, yapılan çalışmalarla laboratuvarın modern bir yapıya kavuşturulduğunu ve öğrencilerin kullanımına hazır hâle getirildiğini söyledi. Tören sonrasında GSF uygulama alanlarında öğretim elamanları ve öğrencileri de ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Karakaş ve beraberindeki heyet talep ve önerileri dinledi.​​​​

  • Mevlana’yı anma etkinlikleri sona erdi

    Mevlana’yı anma etkinlikleri sona erdi

    Mevlevi Camii’nde okunan mevlitle başlayan etkinlikler, dualar ve sema gösterisiyle devam etti.

    Mevlevi Camii yanında bulunan Uluslararası Mevlevi Kültürünü Yaşatma Derneği önünde gerçekleştirilen programda konuşan Dernek Başkanı Hacer Aran, Hz. Mevlana’nın sevgi ve muhabbet anlayışına dikkat çekerek, “Hz. Mevlana’nın dediği gibi sevgi ve muhabbet bütün canlılara lazımdır. Herkesin bu muhabbetle birleşip bir araya gelmeye ihtiyacı vardır” dedi.

    “AFYONKARAHİSAR OLARAK ÇOK ŞANSLIYIZ”


    Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Yıldız, “Afyonkarahisar olarak çok şanslıyız. Hz. Mevlana’nın ‘gel’ çağrısı ve Sultan Divani’nin birleştirici gücü, şehrimiz için önemli bir manevi değerdir. Nasıl ki vuslat etkinliklerinde bir araya gelebiliyorsak, Afyonkarahisar’ın her meselesinde de birlik içinde olabiliriz. Mevlana’nın hoşgörü anlayışını kendimize şiar edinirsek, şehrimizi daha ileriye taşımak için birlikte çalışabiliriz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından etkinlik, katılımcılara pilav ve helva ikram edilmesiyle sona erdi.

  • Afyon Yöresel Mutfak Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği kuruldu

    Afyon Yöresel Mutfak Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği kuruldu

    Dernek Başkanı Ayşe Safkurşun, derneğin Afyonkarahisar’a ve tüm camiaya, hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ederek, kısa bir açıklamada bulundu. Başkan Safkurşun, yaptığı açıklamada, “Allah nasip etti, böylesine güzel ve içerisinde avukatların, kadın girişimcilerin, akademisyenlerin öğretim görevlilerinin, esnafların, şeflerin, gurmelerin ve kısacası her kesime hitap edebileceğimiz, üyelerimizden oluşan güzel bir ekibi, bir araya getirdik. Rabbim bizleri mahcup etmesin. Hep birlikte inşallah, Afyonkarahisar’ımız için el ele vererek, ilimizi hem gastronomi anlamında hem tarih hem de turizm anlamında, tanıtımına katkı sunarak, daha üst seviyelere taşıyacağımızdan, kimsenin şüphesi olmasın. Derneğimizin, yaklaşık olarak kurulum çalışmalarına, bir ay önce başladık ve bugün itibari ile, inşallah kurulum çalışmalarımızı, tamamlamış bulunuyoruz. Bu günkü bu ilk toplantımız hem tanışma ve kaynaşma hem de önümüzdeki günlerde, yapacağımız projeleri, hayata geçirme anlamında, fikir birliği yapmak üzere burada toplandık.  Şu anda, burada elliye yakın üyemiz var, inşallah bu sayımız, her geçen gün daha da artarak büyüyecek ve hep birlikte, Afyonkarahisar için önemli projelere, imza atacağız. Derneğimizin en önemli amaçlarından birisi, Afyonkarahisar’ı, yöresel, kültürel ve turizm anlamında, ön plana çıkarmak ve tanıtmak. Öte yandan İçişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği, TÜBİTAK ve Turizm Bakanlığı ile alakalı projelerimiz de, olacak. Ben bu vesile ile, derneğimizin yeniden hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, aynı zamanda aramıza yeni katılımda bulunan, tüm üyelerimizi de tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Şoförler Odaları’ndan Serviscell isyanı

    Şoförler Odaları’ndan Serviscell isyanı

    Toplantıya İbrahim Karataş (Afyonkarahisar), Hidayet Sarıtaş (Bolvadin), Oktay Saraç (Çay), Hayri Soysal (Emirdağ), Mahmut Öz (Şuhut) Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası başkanları katıldı. Afyonkarahisar Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Karataş’ın ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısında, uygulamanın esnafa getirdiği ağır maliyet ve sahadaki olumsuz etkiler gündeme getirildi. Toplantıda Taşımalı Eğitimde kullanılan Servis araçlarında kullanılma zorunluluğu getirilen Serviscell Uygulaması değerlendirildi. Karataş, “Eğitim-öğretim dönemi başında fiyatı ve cinsi belli olmayan üretilmemiş bir cihaz, kimsenin göremediği ve bilmediği bu cihaz şu an firmalarımızdan ve esnaflarımızdan araçlarına takılması talep ediliyor. Resmi olarak başvurduğumuz, Federasyon olarak uğraşı verilen bu sistem ile alakalı sadece bir buçuk aylık bir uzatma söz konusu oldu. Geldiğimiz noktada araçlarımızdan tek güzergâh da çalışan 12 bin TL, ikinci güzergâhı olan bir aracımız için toplamda 22 bin 800 TL gibi bir rakamlarda maliyet oluşmaktadır. Dönem ortasında böyle bir maliyeti kaldırmak mümkün değil” dedi.

    “İHALE YAPILAMIYOR ARAÇ BULUNAMIYOR”

    Başkan Karataş, “Köylerimizde araç bulmak imkânsız olduğu için Milli Eğitim Müdürlüklerimiz defalarca ihale yapmak zorunda kalıyor. Dönemin ortasında bu uygulama zorunlu tutulursa Servisçilerimiz işi bırakmak zorunda kalacak ve ihaleye katılacak esnaf bulunamayacaktır. İlimizin coğrafi konumunun bu uygulamaya uygun olmaması, altyapının hazır olmamasından dolayı uygulamanın iptal edilmesi gerekmektedir. Toplantıya katılım gösteren Oda Başkanlarımız ile beraber Esnafımızın karşılaştığı sorunlara ortak çözümler bulmaktır” ifadelerini kullandı.

  • “Meclise sunulan rapor bir paçavradır”

    “Meclise sunulan rapor bir paçavradır”

    Mükerrem Eldeş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Adına kardeşlik süreci denilen süreç çerçevesinde mecliste kurulan komisyon üzerinden bazı partiler meclise raporlar sunmaya başladılar. Bu çerçevede pkk’nın meclisteki uzantısı olan Dem Partisi de ne yazık ki Gazi Meclisimize 99 sayfalık sözde bir rapor sunmuş. Bu raporu incelediğimizde kürtçenin resmi eğitim dili olmasından tutunda, ayrı bir bölge kurulmasına zemin hazırlayacak birçok madde yer almaktadır. Terör örgütü mensuplarına af çıkarılması ve teröristlerin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi gibi ihanet kokan şartlar ve istekler bu raporda yer almaktadır. Pkk’nın bu şartlarını Yüce Türk Milleti hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Bizler Büyük Birlik Partililer ve Alperenler olarak bu ağır veballeri olan sürecinde, meclise sunulan raporların da karşısındayız ve bunların hepsiyle mücadele edeceğiz. Türk Milletine hiç kimse yıllardır diz çöktüremedi ve çöktüremeyecek. Bu sebeple Pkk’nın siyasi uzantısı DEM’in hazırladığı rapor bizim için bir paçavradır.”

  • “Devlet partiye teslim edilemez”

    “Devlet partiye teslim edilemez”

    CHP’li Demirkırkan, açıklamasında, “Daha önce de AFSÜ hastanesinde yapılan tadilat sırasında inceleme yaptığını açıklayan sayın AKP İl Başkanı bu kez de TOKİ konutları hakkında brifing aldığını ifade etmiş. Bir siyasi partinin il başkanı, hele ki iktidar partisinin il başkanı, devleti ilgilendiren bir iş hakkında yüklenici firmadan brifing alamaz. Bu durum hem hukuka, hem etik ilkelere, hem de demokratik devlet anlayışına aykırıdır. Devlet işlerinin muhatabı siyasi parti yöneticileri değil, anayasal yetkiye sahip kamu kurumlarıdır. Bu tablo; devlet–parti ayrımının fiilen ortadan kaldırıldığını, kamu yönetiminin siyasallaştırıldığını açıkça göstermektedir. Yüklenici firma Afyonkarahisar Valiliğine, bakanlık yetkililerine ya da İlgili kamu idarelerine bilgi verir, siyasi parti il başkanlarına değil” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET, İKTİDAR PARTİSİNİN İL BİNASINDAN YÖNETİLEMEZ”

    Demirkırkan, “Devlet, iktidar partisinin il binasında yönetilemez. Kamu kaynakları, siyasi güç gösterisinin malzemesi yapılamaz. Bu görüntüler sizin yarattığınız ‘Parti Devlet’ anlayışını pekiştirmektedir. Bizler devlet çarklarının hiyerarşiye ve kanunlara uygun işlemesi için eleştirmeye, hukuku, kurumları ve kamunun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.

  • “Kin yerine muhabbet, nefret yerine merhamet”

    “Kin yerine muhabbet, nefret yerine merhamet”

    Başkan Şahin mesajında, Hz. Mevlânâ’nın yolunu ve meşrebini net biçimde ortaya koyan şu dizelere yer verdi: “Men bende-i Kur’anem eger can darem, Men hâk-i reh-i Muhammed muhtarem, Eger nakl kuned cüz in kes ez güftarem, Bizarem ez u vez an suhen bizarem. (Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim, ben, Hz. Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum, biri benden bundan başkasını naklederse, ondan da şikâyetçiyim, o sözden de şikâyetçiyim)” diyerek Hz. Mevlânâ’yı vuslatının 752. yılında rahmetle yâd ettiklerini ifade etti. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin yolu İslam, yöntemi tasavvuf, meşrebi muhabbet olan büyük bir veli olduğunu vurgulayan Şahin, onun sadece yaşadığı çağa değil, tüm zamanlara hitap eden büyük bir gönül ve hikmet insanı olduğunu belirtti. Mevlânâ’nın Anadolu’nun manevi hamurunu yoğurduğunu, bu topraklardan tüm dünyaya İslam’ın ve İslam düşüncesinin mesajını en duru ve anlaşılır biçimde yaydığını kaydetti.

    “AFYONKARAHİSAR’IN TOPLUMSAL HUZURUNA IŞIK TUTUYOR”

    Hz. Mevlânâ’nın torunu “Pir-i Sânî” Mehmed Semaî vasıtasıyla Afyonkarahisar’ı da irşad ettiğini hatırlatan Şahin, Mevlânâ’nın tebliğ halkasının Afyon’dan tüm dünyaya yayılarak İslam’ın hakikatini aktardığını dile getirdi. Mevlânâ Haftası vesilesiyle bu kadim irfanın yeniden hatırlanmasının ve özellikle Afyonkarahisar’da gönüller arasında köprüler kurulmasının önemine dikkat çeken Şahin, Mevlânâ’nın irşad dilinin kırmadan, dökmeden, incitmeden yol almayı; kin yerine muhabbeti, nefret yerine merhameti hâkim kılmayı öğrettiğini ifade etti. Bu anlayışın Afyonkarahisar’ın toplumsal huzuruna, güçlü dayanışma ruhuna ve geleceğine ışık tuttuğunu belirtti. Başkan Şahin, mesajının sonunda 7–17 Aralık Mevlânâ Haftası’nın başta Afyonkarahisarlı hemşehriler olmak üzere tüm millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek, Hz. Mevlânâ ve ahfadı Sultan Divânî Hazretleri’ni rahmet, minnet ve saygıyla andı; Çiltenân geleneğinin birlik ve beraberliği pekiştirmesini temenni etti.

  • İYİ Parti’den Kervansaray buluşması

    İYİ Parti’den Kervansaray buluşması

    Tarihi Döğer Kervansaray’da gerçekleştirilen buluşmada, partililer ve bölge halkı ile uzun süre sohbet eden İYİ Parti heyeti, vatandaşların talep, beklenti ve sorunlarını birebir dinledi. Ekonomik sıkıntılardan tarım ve hayvancılığa, yerel hizmetlerden gençlerin istihdam sorunlarına kadar birçok başlıkta görüş alışverişinde bulunuldu.

    “SAHADAYIZ, MİLLETİN YANINDAYIZ”


    Ziyaret sırasında konuşan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, siyasetin makamdan değil sahadan yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bizim siyaset anlayışımız, halktan kopuk değil; vatandaşın içinde, vatandaşla omuz omuza yürüyen bir anlayıştır. Döğer’de hemşehrilerimizle bir araya gelerek sorunları yerinde dinledik. Afyonkarahisar’ın her köşesinde olmaya, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

    İL VE İLÇE TEŞKİLATINDAN ORTAK MESAJ


    İl Sekreteri Şaban Çallıöz ise teşkilatların sahadaki gücüne dikkat çekerek, vatandaşlarla kurulan doğrudan temasın siyaset için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. İhsaniye Koordinatörü Necmi Demiralay ve İhsaniye İlçe Başkanı Kenan Cengiz de Döğer ve çevre yerleşimlerin ihtiyaçlarının yakından takip edildiğini, iletilen taleplerin ilgili mercilere taşınacağını belirtti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği buluşma, karşılıklı sohbet ve fikir alışverişiyle samimi bir atmosferde gerçekleşti. Ziyaretin sonunda İYİ Parti heyeti, kendilerine gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla Döğer halkına teşekkür etti.

  • Şuhut’ta dron destekli trafik denetimi yapıldı

    Şuhut’ta dron destekli trafik denetimi yapıldı

    Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekiplerince yapılan denetimlerde, trafik güvenliğinin sağlanması ve kural ihlallerinin önlenmesi amacıyla havadan ve karadan eş zamanlı kontroller yapıldı. Dron ile yapılan gözlemler sayesinde özellikle emniyet kemeri kullanımı, hatalı park, kırmızı ışık ihlali ve seyir halindeyken cep telefonu kullanımı gibi trafik kurallarına uyup uymadıkları denetlendi. Denetimler sırasında trafik kurallarına uymayan sürücüler hakkında yasal işlem uygulanırken, kurallara uyan sürücülere ise bilgilendirme yapıldı.

    AFYONKARAHİSAR ŞUHUT İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ EKİPLERİ TARAFINDAN İLÇE MERKEZİNDE DRON DESTEKLİ TRAFİK DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçe merkezinde dron destekli trafik denetimi gerçekleştirildi.
  • Sinanpaşa’da ruhsatsız silahlar ele geçirildi

    Sinanpaşa’da ruhsatsız silahlar ele geçirildi

    Jandarma ekiplerinin yaptığı aramada, 4 adet yivsiz av tüfeği, 3 adet kurusıkı tabanca ile 3 adet tabanca şarjörü bulundu. Ele geçirilen silah ve ekipmanlar muhafaza altına alınırken, olayla bağlantılı olduğu belirlenen M.O. isimli şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Şüpheli şahıs hakkında, 2521 Sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler ile Bunların Mermi ve Saçmaları Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan işlem yapıldığı öğrenildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü suç unsuruna karşı mücadelenin, kanunlar çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

  • Jandarmadan 11 milyonluk sahte parfüm operasyonu

    Jandarmadan 11 milyonluk sahte parfüm operasyonu

    Yapılan aramada, M.D. isimli şüpheli şahsa ait olduğu belirlenen depoda 2 bin 200 adet 50 mililitrelik şişe içerisinde sahte ve kaçak parfüm bulundu. Ele geçirilen ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyon 120 bin TL olduğu öğrenildi. Ayrıca depoda, parfüm üretiminde kullanılan 80 litre sıvı parfüm esansı da jandarma ekiplerince muhafaza altına alındı. Operasyonun ardından şüpheli M.D. hakkında, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yasal işlem başlatıldı. Ele geçirilen sahte ürünlerin piyasaya sürülmeden önce yakalanmasının hem tüketici sağlığı hem de kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından önemli olduğu vurgulandı. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, halk sağlığını tehdit eden ve haksız kazanç sağlayan kişi ve gruplara yönelik mücadelenin, mevzuat çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

  • ‘Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi

    ‘Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi

    Türk Dili ve Edebiyatı alanında TÜBİTAK 2204 – A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması çerçevesinde İscehisar Faruk Öksüz Anadolu İmam Hatip Lisesinde tarih öğretmeni Faruk Karakuş danışmanlığında 12. Sınıf öğrencisi Ertuğrul Meriç Boydemir tarafından hazırlanan “Sözden Ezgiye: Fadime ile Efe Kadir’in Hikâyesinin Türküsüyle Yaşayan Belleği” adlı proje kapsamında, türkünün gerçek hikâyesi ve ilk sözleri birinci elden kaynaklarla derlendi. Araştırma, halk kültürünün önemli taşıyıcılarından biri olan türkülerde zamanla yaşanan söz ve anlam değişimlerini ortaya koymayı hedefledi. Bu çerçevede, Al Fadimem türküsünün kahramanları Kadir Kilci ve Fadime Bostan ile aynı dönemde yaşamış akraba ve komşularla yapılan görüşmeler, çalışmanın temel dayanağını oluşturdu.

    BİR SEVDANIN TÜRKÜYE DÖNÜŞEN HİKÂYESİ

    ERTUĞRUL MERİÇ BOYDEMİR (SAĞDA) TARAFINDAN HAZIRLANAN “SÖZDEN EZGİYE: FADİME İLE EFE KADİR’İN HİKÂYESİNİN TÜRKÜSÜYLE YAŞAYAN BELLEĞİ” ADLI PROJE KAPSAMINDA, TÜRKÜNÜN GERÇEK HİKÂYESİ VE İLK SÖZLERİ BİRİNCİ ELDEN KAYNAKLARLA DERLENDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Cevizli ve Bayat ilçesine bağlı Sağırlı köyleri arasında yaşanan hüzünlü bir sevda hikâyesi olan yıllardır dilden dile aktarılan “Al Fadimem” türküsünün gerçek hikayesini gün yüzüne çıkarmak için proje yapıldı.Al Fadimem, türküler, Afyonkarahisar, halk kültürü, Efe Kadir, Fadime Bostan, TÜBİTAK, lise projesi, tarih, araştırma

    Görüşmelere göre Efe Kadir’in yetim ve yoksul olmasından dolayı düğün yapacak durumu yoktu. Onun için Fadime’yi kaçırmaya karar verdi. Fadime de gönüllü olarak kaçmayı kabul etti. Kaçtıktan sonra Fadime’nin yaşı büyük olmasına rağmen döneminde yazılmadığı için yaşı resmiyette küçüktü. Ailesinin şikâyeti üzerine Efe Kadir tutuklandı ve cezaevine girdi. Fadime ise ailesi tarafından bir başkasıyla evlendirildi. Bu ayrılık, Efe Kadir’in cezaevinde yaktığı türkülerle dile geldi. “Al Fadimem” de bu türkülerden biri.

    40 YILLIK SES KAYDI KAYNAK OLDU

    Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Efe Kadir’in kendi sesinden kaydedilmiş bir kasetin ortaya çıkarılması oldu. 1985 yılında Belçika’da yaşayan oğlu Hasan Kilci’nin isteğiyle kaydedilen bu ses kaydında, Efe Kadir’in türkünün dört kıtasını bizzat seslendirdiği belirlendi. Kayıt; Ali Kalkan, Veli Kilci ve aile bireyleri tarafından muhafaza ediliyordu. Projede bu kayıt, türkünün ilk sözlerine ulaşmada birincil kaynak olarak kullanıldı. Saha çalışmaları sonucunda, günümüzde bilinen sözlerden farklı olarak türkünün daha önce kayıt altına alınmamış kıtaları derlendi. Böylece “Al Fadimem” türküsünün kuşaktan kuşağa aktarılırken geçirdiği değişim somut verilerle ortaya konuldu.