Kategori: Afyon

  • ÖZEL HABER – Türk-İş’ten işçileri mutlu edecek beklenti

    ÖZEL HABER – Türk-İş’ten işçileri mutlu edecek beklenti

    “ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALMAMALI”

    Asgari ücretin kısa sürede eridiğine dikkat çeken Uslu, açlık sınırının 30 bin liraya dayandığını belirterek, “Bugün yapılacak bir artış, iki ay sonra yeniden açlık sınırının altına düşüyorsa buna asgari ücret demek mümkün değildir. Yüzde 50 artış artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir” dedi.

    “BU ÜLKEDE KAYNAK VAR, SORUN DAĞILIMDA”

    Türkiye’nin ekonomik kaynakları açısından yetersiz bir ülke olmadığını ifade eden Uslu, sorunun kaynakların adil dağıtılmamasından kaynaklandığını söyledi. “Bu ülkenin 80 milyon vatandaşını geçindirecek kaynakları vardır. Kayıtlar da bunu gösteriyor. Ancak bu kaynakların kime, nasıl aktarıldığı büyük bir problemdir” ifadelerini kullandı.

    “ASGARİ ÜCRET SİYASET ÜSTÜ BİR MESELEDİR”

    Asgari ücretin konuşulmasının siyaset yapmak anlamına gelmediğini belirten Uslu, “Bugün pazarda, çarşıda vatandaş açıkça ‘geçinemiyorum’ diyor. Bu tablo Türkiye’ye yakışmıyor. Sabit gelirli vatandaşın yaşadığı sorunları dile getirmek siyaset değil, sorumluluktur” diye konuştu.

    TÜRK-İŞ NEDEN KOMİSYONA MESAFELİ?

    Türk-İş’in Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin tavrını da değerlendiren Uslu, sürecin yıllardır değişmeyen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. “50 yıldır aynı yöntemle işletilen bir komisyon var. Çalışanın ve emeklinin insanca yaşayabileceği bir ücret ortaya çıkmıyorsa, bu masaya oturmanın da bir anlamı kalmıyor” dedi.

    “ASGARİ ÜCRET OTOMATİK KORUNMALI”

    Uslu, asgari ücretin yıl içinde açlık sınırının altına düşmesi durumunda otomatik olarak güncellenmesi gerektiğini savunarak, “Yıl başında verilen bir ücret yıl sonuna kadar açlık sınırının altında kalıyorsa bu sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz” şeklinde konuştu.

    “KRİZİN BEDELİNİ SADECE DAR GELİRLİ ÖDÜYOR”

    Ekonomik krizin en çok sabit gelirli vatandaşları etkilediğini dile getiren Uslu, “Memur, işçi, emekli ve asgari ücretli bu krizin yükünü taşıyor. Vatandaş artık ‘ne olur ekonomiyi yönetin’ noktasına gelmiş durumda” dedi.

    “GÜVEN İÇİN GÜÇLÜ ARTIŞ ŞART”

    Açıklamasının sonunda iktidara da çağrıda bulunan Uslu, “27-30 bin lira gibi rakamların konuşulması toplumda güven duygusunu zedeler. Asgari ücrette güçlü bir artış yapılmazsa bu güveni yeniden tesis etmek mümkün olmaz. Biz bu memleketi seviyoruz ve herkesin insanca yaşayacağı bir ücret istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “Faylar Konuşur” Söyleşisinde Yer Altının Sırları Masaya Yatırıldı

    “Faylar Konuşur” Söyleşisinde Yer Altının Sırları Masaya Yatırıldı

    AKÜ Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen etkinliğin konuşmacısı Prof. Dr. Çağlar Özkaymak olurken, söyleşinin moderatörlüğünü Prof. Dr. Şuayıp Özdemir üstlendi. Yer kabuğunun hareketleri, fay hatlarının yapısı, depremlerin oluş mekanizması ve bilim insanlarının yer altındaki bu dinamik süreci nasıl takip ettiği, etkinliğin ana başlıklarını oluşturdu.

    Yoğun ilginin gösterildiği söyleşide, fay hareketlerinin okunması ve bölgesel risklerin bilimsel yöntemlerle analiz edilmesine dair önemli bilgiler paylaşıldı. Katılımcılar, hem akademik hem de günlük yaşamda deprem farkındalığını artıracak nitelikte bilgiler edinme fırsatı buldu.

  • (Video) Kenan Yıldız, Şampiyonlar Ligi’ndeki Yeni “Yıldız” Gol Sevincini Nasıl Yaptığını UEFA Kamerasına Anlattı

    (Video) Kenan Yıldız, Şampiyonlar Ligi’ndeki Yeni “Yıldız” Gol Sevincini Nasıl Yaptığını UEFA Kamerasına Anlattı

    Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Juventus-Pafos karşılaşmasında Kenan Yıldız, gösterdiği performansla dikkat çekti. Milli oyuncu, maçın ardından UEFA ekibine yeni kullandığı yıldız gol sevincini nasıl yaptığını anlattı.

    Pafos’a karşı oynanan mücadelede bir asist yapan Kenan Yıldız, 8,3’lük reytinge ulaşarak UEFA tarafından maçın oyuncusu seçildi. Genç futbolcu ödülünü alırken gol sevincinin detaylarını da kamera karşısında gösterdi.

    Kenan Yıldız’ın ödül töreninde sergilediği gol sevinci, Şampiyonlar Ligi’nin resmi sosyal medya hesabından paylaşıldı. Görüntüler kısa sürede yoğun ilgi gördü.

    Başarılı performansını ligde de sürdüren Kenan Yıldız, Serie A’da kasım ayının Yükselen Yıldızı ödülünü kazanarak kariyerindeki çıkışını sürdürdü.

  • “Korkmayın, hayat akıp yolunu buluyor”

    “Korkmayın, hayat akıp yolunu buluyor”

    Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans Salonunda düzenlenen söyleşiye; İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya ile akademik, idari personel, Ticaret Müdürlüğünden temsilciler, kooperatif üyeleri, öğrenciler katıldı. İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya, konuşmasında kadın emeği ve üretiminin önemine dikkat çekti.  Moderatör İİBF İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu, Umay Kadın Kooperatifinden yalnızca konuşmacıların değil, kooperatif üyeleri ve üretici kadınların da katıldığını belirtti.

    “TARİHİ KONAKTA ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

    Umay Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Emekli Öğretmen Necmiye Serteser, programda kooperatifleşme süreçlerini ve kuruluş hikâyelerini paylaştı. Serteser, 33 yıl Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra Halk Eğitim Merkezinde çini ve ardından keçe kurslarına katıldığını belirterek, burada tanıştığı arkadaşlarıyla birlikte 2020 yılında Afyonkarahisar Keçe ve El Sanatlarını Geliştirme ve Yaşatma Derneğini kurduklarını ifade etti. Pandemi nedeniyle dernek faaliyetlerinin aksadığını ancak kapatma kararı alınsa da devam etme yönünde fikir birliğine vardıklarını anlatan Serteser, “2022 yılının mart ayından itibaren Tacı Ahmet Mahallesi’nde kiraladığımız tarihi konakta atölye çalışmalarını sürdürüyoruz” dedi.

    “NEFES ALACAĞINIZ BİR ALANINIZ OLMALI”

    Umay Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Üyesi Nesrin Erdoğan ise konuşmasında üretimin ve kişisel gelişimin önemine vurgu yaptı. Bireylerin kendilerine ait bir uğraş alanı oluşturmasının ruhsal açıdan büyük katkı sağladığını belirten Erdoğan, “Evde üretim yapan kadınların emeği kesinlikle basit değil. Şiir yazmak, örgü örmek, sanatla uğraşmak; insanı hayata bağlayan alanlardır. Kendinizi kapatabileceğiniz, nefes alabileceğiniz bir alanınız mutlaka olmalı” dedi. Erken emeklilikle çalışma hayatından ayrıldığını söyleyen Erdoğan, gençlerin gelecek kaygısını anladığını ifade ederek, “Korkmayın, hayat akıp yolunu buluyor. Gününüzde yapmanız gerekeni en iyi şekilde yaparsanız, Allah güzel kapılar açıyor” dedi. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Tıbbi kenevir yatırımlarına akademik destek

    Tıbbi kenevir yatırımlarına akademik destek

    Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çelik, Başkan Yardımcısı Ahmet Mert Özçelik, Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Cem Ocakçı ve Yurt Dışı Temsilcisi Stelios Kymparidis ile AFSÜ Bilim Kafe’de yapılan toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ümit Dündar ve Prof. Dr. İbrahim Keleş ile AFSÜ Eczacılık Fakültesi akademisyenler katıldı. Sağlık, veteriner ilaçları, tarım ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda faaliyet gösteren HES Holding yöneticilerinin, tıbbi amaçlı kenevir işleme ve alkaloit üretimi yatırımları hakkında bilgiler paylaştığı toplantıda, elde edilecek ürünlerin geliştirilmesinde AFSÜ Eczacılık Fakültesi ile AFSÜ İlaç Araştırmaları Biyoyararlanım/Biyoeşdeğerlik ve Faz 1 Klinikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (PharmAFSU) arasındaki iş birliği imkânları da masaya yatırıldı. Rektör Prof. Dr. Aslan, toplantının ardından heyet üyeleri ile birlikte PharmAFSU’nun Zafer Sağlık Külliyesindeki tesisinde incelemelerde bulunarak, Merkez Müdürü Doç. Dr. Serap Şahin’den bilgi aldı.

    “İLAÇ ÜRETİMİ, HERKESİ ETKİLEYEN STRATEJİK BİR KONUDUR”


    AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Aslan, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, tıbbi kenevirin başta ilaç sanayi olmak üzere birçok ürün için hammadde gereksinimini karşıladığını söyledi. Özel sektör tarafından Afyonkarahisar’da işlenecek endüstriyel kenevirden elde edilecek etkin maddelerin, AFSÜ Eczacılık Fakültesi ve Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı aracılığıyla faaliyet gösterecek modern cihaz alt yapısına sahip laboratuvarda saflaştırılarak ilaç sektörüne kazandırılmasını hedeflediklerini kaydetti. Kenevir kaynaklı etkin maddelerle geliştirilecek ilaçların farklı hastalıkların tedavisinde kullanılması konusunda AFSÜ’nün öncü bir rol üstlenmesi için paydaş kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü belirten Prof. Dr. Aslan şunları söyledi: “İlaç üretimi, herkesi etkileyen stratejik bir konudur. Ülkemizin bu konuda dışa bağımlılığını azaltmak için bitkisel ürün odaklı, evrensel standartlarında ama yerli ve milli kaynaklarla geliştirilmiş ilaç üretiminin artması gerekiyor. Deney çalışmaları bitmiş, ilaç adayı ürünlerin Faz çalışmalarının AFSÜ bünyesindeki PharmAFSU’de yapılarak öncelikle Sağlık Bakanlığı olmak üzere uluslararası düzenlemeler doğrultusunda ruhsatlandırılması amacı doğrultusunda, gerekli altyapıyı kurduk ve ilerliyoruz. Avrupa’da da yatırımları olduğunu öğrendiğimiz HES Holding yöneticilerine, orada deney çalışmaları bitmiş ve ürüne dönüştürülecek ilaçların ruhsatlandırılması için gerekli analizlerin de PharmAFSU bünyesinde yapılabileceğini dile getirdik.”

    “AFSÜ, PAYDAŞ KURUMLARIN İŞ BİRLİĞİ ÖNERİLERİNE AÇIKTIR”


    Prof. Dr. Aslan, “Üniversitemizin stratejik yatırımlarından biri olan PharmAFSU, Biyoanalitik Laboratuvarı, 24 yataklı Biyoyararlanım/Biyoeşdeğerlik (BY/BE) Birimi, 10 yatak ve 2 yataklı yoğun bakım ünitesi içeren Faz 1 Klinik Biriminin aynı çatı altında yer aldığı, Türkiye’deki en kapsamlı merkezdir. Toplam 2250 m² kapalı alanı olan bu entegre yapının, Zafer Sağlık Külliyemizdeki pilot ilaç üretim tesisiyle birleştiğinde, tüm süreçlerin tek bir adreste yürütülmesine imkân sağlayarak ilaç geliştirmede öncü bir rol üstlenmesi için çalışıyoruz. PharmAFSU’nün faaliyet alanları arasında ilaç endüstrisine danışmanlık hizmeti vermek, disiplinler arası projelere ev sahipliği yapmak ve yeni nesil araştırmacıları yetiştirmek de var. Bu anlamda AFSÜ, kalifiye personeli ve güçlü altyapısı ile ürün odaklı her tür araştırma geliştirme çalışması için paydaş kurumların iş birliği önerilerine açıktır” dedi.

  • Afyonkarahisar’da Ulaşıma Nefes Aldıran Çalışmalar Sürüyor

    Afyonkarahisar’da Ulaşıma Nefes Aldıran Çalışmalar Sürüyor

    Afyonkarahisar Belediyesi, kent trafiğini daha konforlu ve güvenli hale getirmek için başlattığı yol düzenleme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Şuhut Kavşağı’ndaki dönüşümün ardından, şimdi de Gazlıgöl Caddesi üzerinde kapsamlı ikaz ve yönlendirme yenilemeleri yapılıyor.

    Belediye ekipleri, güzergâh boyunca trafik akışını rahatlatacak, sürücü ve yayaların güvenliğini artıracak modern uyarı sistemleri yerleştiriyor. Yoğunluk yaşanan noktalar tek tek ele alınırken, yönlendirme levhaları, geçiş düzenlemeleri ve yol çizgileri yenilenerek caddeye daha düzenli bir görünüm kazandırılıyor.

  • Başkan Mısırlıoğlu Gündemi Değerlendirdi

    Başkan Mısırlıoğlu Gündemi Değerlendirdi

    Mısırlıoğlu konuşmasında, “Terörsüz Türkiye” hedefi üzerinde durdu, TÜİK verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve artan hayat pahalılığına dikkat çekti.


    Ayrıca son günlerde gündemde olan Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü hakkındaki iddiaları ele aldı ve okullarda ailelerin yaşadığı sorunlara değindi. Ayrıca Mısırlıoğlu Askeri ücretin en 40 bin tel olması gerektiği dile getirdi.

  • Afyonkarahisar’da Engelli Gencin Şüpheli Ölümü: Baba, Ağabey ve Yenge Gözaltında

    Afyonkarahisar’da Engelli Gencin Şüpheli Ölümü: Baba, Ağabey ve Yenge Gözaltında

    Olay, Bolvadin ilçesine bağlı Derekarabağ köyünde dün sabah saatlerinde meydana geldi. 41 yaşındaki zihinsel engelli Hıdır Aktaş, aile üyeleri tarafından yatağında hareketsiz halde bulundu. Ailenin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Yapılan incelemede Hıdır Aktaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ölümün şüpheli bulunması üzerine soruşturma başlatıldı.

    Darp İzleri Nedeniyle Aile Gözaltına Alındı

    Hıdır Aktaş’ın cansız bedeninde yapılan ilk incelemelerde vücudunun çeşitli yerlerinde darp izlerine rastlandığı iddia edildi. Bu durum üzerine jandarma ekipleri, Aktaş’ın babası K.A., ağabeyi B.A. ve yengesi H.A.’yı gözaltına aldı.

    Daha Önce Şiddet İddiaları ve İhbarlar

    Alınan bilgilere göre, aile üyelerinin geçtiğimiz dönemlerde gence şiddet uyguladıkları öne sürüldü. Hatta bu şiddet iddiaları nedeniyle bazı köy sakinlerinin ihbarda bulunduğu ve bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin eve gelerek tutanak tuttukları öğrenildi.

    Ekiplerin ayrıca Hıdır Aktaş’ın bir bakımevine yerleştirilmesi için çalışma başlattığı, ancak Aktaş’ın bu süreç tamamlanamadan hayatını kaybettiği belirtildi.

    Hıdır Aktaş, kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • AFYONKARAHİSAR – Ölü bulunan zihinsel engelli gencin ailesi gözaltına alındı

    AFYONKARAHİSAR – Ölü bulunan zihinsel engelli gencin ailesi gözaltına alındı

    Bolvadin’e bağlı Derekarabağ köyünde yaşayan Kadir Aktaş (65), zihinsel engelli oğlu Hıdır Aktaş’ın hareketsiz olduğunu gördü. Yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesi üzerine adrese sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibince yapılan kontrolde Hıdır Aktaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Aktaş’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Bolvadin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatan jandarma, bölgedeki kamera kayıtlarını inceledi. Araştırmanın ardından baba Kadir Aktaş, kardeşi Bekir Aktaş (45) ile eşi Hatice Aktaş (44) gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • Öğrenciler, işaret dili konuşma atölyesine katıldı

    Öğrenciler, işaret dili konuşma atölyesine katıldı

    Dünya Engelliler Günü vesilesiyle Şuhut SHMYO Toplumsal Katkı Komisyonu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elçin Latife Kurtoğlu’nun moderatörlüğünde düzenlenen etkinlikte, işitme engelli bireylerle iletişim kurmanın önemi vurgulanarak selamlaşma, duygu ifadeleri, temel ihtiyaçlar ve günlük iletişimde kullanılan çeşitli işaret dili kelimeleri, uygulamalı olarak anlatıldı.

    Katılımcıların gruplara ayrılarak işaret diliyle kısa diyalog denemeleri yaptığı etkileşimli atölyede, işaret diliyle hazırlanmış video-müzikler de izletilerek öğrenilen işaretlerin müzik eşliğinde uygulanması sağlandı. İşaret dili kullanımının empatiyi ve engellilerin günlük yaşam deneyimlerine ilişkin toplumsal farkındalığı artırdığına dikkat çekilen atölyede, katılımcılar erişilebilir iletişim konusunda bilinçlenerek sosyal sorumluluk bakımından da önemli bir kazanım elde etmiş oldu.

  • AFSÜ’de yapay zekâ destekli biyoistatistik eğitimi

    AFSÜ’de yapay zekâ destekli biyoistatistik eğitimi

    Bu kapsamda AFSÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından organize edilen “Yapay Zekâ Destekli DataBeeg ile Biyoistatistik Eğitimi” Veri Analizi Ekip Lideri ve Databeeg Eğitmeni Ezgi Pasin tarafından verildi.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Keleş’in katılımıyla Mavi Salonda yapılan eğitime, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Sarıkürkcü, Bilgi İşlem Daire Başkanı Yük. Müh. Recep Özkan, çok sayıda akademik personel ve öğrenciler katıldı. Biyoistatistik analizlerinde yapay zekâ uygulamalarının tanıtımına ve etkin kullanımına yönelik eğitimde, yapay zeka araçlarının biyoistatistiksel verilerin daha hızlı, doğru ve etkin şekilde analiz edilmesine ve bu süreçlere yapay zeka araçlarının nasıl entegre edilebileceğine dair detaylı bilgiler verildi.

    AFSÜ’lü öğretim elemanlarının ve öğrencilerin dijital dönüşüm sürecinde yetkinliklerini artırmayı hedefleyen eğitimler, önümüzdeki dönemde de sürdürülecek.

  • ÖZEL HABER – Afyon Lisesi’nden Düğün Şarkılarına Örnek TÜBİTAK İncelemesi

    ÖZEL HABER – Afyon Lisesi’nden Düğün Şarkılarına Örnek TÜBİTAK İncelemesi

    2025 yılının Cumhurbaşkanı tarafından “Aile Yılı” ilan edilmesi üzerine Afyon Lisesi öğrencileri Tuğba Kenar ve Ceren Oğuz, toplumsal yapının önemli bir parçası olan aile kurumunu desteklemeye yönelik dikkat çekici bir TÜBİTAK projesi geliştirdi.

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Gülsüm Akman danışmanlığında hazırlanan proje, Afyon’daki düğün müziklerinde yer alan olumsuz mesajları bilimsel yöntemlerle inceleyerek geniş bir farkındalık oluşturdu.


    “Ritme Kapılıp Sözleri Fark Etmiyorduk”

    Projenin fikir sahibi Tuğba Kenar, sürecin nasıl başladığını şöyle anlattı:

    “Bir derste şarkı sözlerindeki olumsuz ifadelerden bahsedildi. Ablam organizatör olduğu için sıkça düğünlere gidiyorum ve müziklere aşinayım. Ancak ritme kapıldığım için sözlerin ne anlattığını fark etmiyordum. Evde araştırınca birçok şarkıda aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek ifadeler olduğunu gördüm. Bu durumu sınıf arkadaşım

    Ceren’le paylaşınca birlikte bir proje geliştirmeye karar verdik.”

    “Amacımız Şarkıları Yasaklamak Değil, Farkındalık Oluşturmak”

    Ceren Oğuz ise projenin hedefini şu sözlerle özetledi:

    “Düğünlerde çalınan şarkıların sözleri çoğu zaman gözden kaçıyor. Bizim amacımız eğlenceyi kısıtlamak değil, hangi mesajlara maruz kaldığımızın fark edilmesini sağlamak. İnsanlar isterlerse daha uygun içerikli alternatif şarkı listeleri oluşturabilir.”

    96 Şarkı İncelendi: Yarısından Fazlasında Olumsuz Mesaj Tespit Edildi

    Öğrenciler, proje kapsamında Afyonkarahisar’da düğünlerde en sık tercih edilen 96 şarkıyı ayrıntılı şekilde analiz etti.

    Bu şarkıların 48’inde, aile bağlarını zedeleyebilecek veya yanlış davranışları olağanlaştırabilecek mesajlar belirlendi.

    Tespit edilen olumsuz içerikler 6 ana kategoride toplandı:

    Aile değerlerini küçümseyen ifadeler

    Nesneleştiren söylemler

    Maddiyata aşırı vurgu yapan sözler

    Sadakatsizliği olağan gösteren mesajlar

    Uygunsuz veya kaba söylemler

    Kötü alışkanlıklara yönlendiren ifadeler

    Bilimsel analiz sonucunda, bir düğün boyunca bu şarkılardan sadece birer kere çalındığında bile dinleyicilerin çok sayıda uygunsuz mesaja maruz kaldığı ortaya kondu.

    Öğretmen Akman: “Düğünlerimizin Kalitesini Artırmayı Hedefledik”

    Danışman öğretmen Gülsüm Akman, projenin amacını şöyle anlattı: “Toplum olarak aileye önem veren bir milletiz. Ancak farkında olmadan aile yapısını zedeleyen mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bu projede amacımız düğünleri eleştirmek ya da eğlenceyi azaltmak değildi. Nasıl masa düzenine, menüye, süslemeye özen gösteriyorsak, şarkı listeleri de bilinçli şekilde seçilebilir dedik. Bu farkındalığı oluşturmak istedik.”

    Proje kapsamında öğrenciler;

    düğün organizatörleri,

    İl Müftülüğü

    Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile görüşmeler yaptı ve çeşitli yerlerde sunumlar gerçekleştirerek geniş kitlelere ulaştı.

    Sunumlar Etki Yarattı: “Gençlerde Bilinç Arttı”

    Uygulanan ön test–son test yöntemiyle, sunumların ardından öğrenciler ve ailelerde farkındalığın belirgin şekilde arttığı görüldü.

    Şarkılar örneklerle incelendi, içeriklerin aile ilişkilerine etkisi üzerine tartışmalar yapıldı.

    “Afyon’dan Başlayan Bu Kıvılcım Türkiye’ye Yayılabilir”

    Projeyi Vali Kübra Güran Yiğitbaşı ve İl Millî Eğitim Müdürü’ne sunan ekip büyük destek gördü.

    Öğretmen Gülsüm Akman şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Biz Afyon Lisesi olarak diyoruz ki: Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın memleketinden bir kıvılcım yaktık. Bu çalışma Denizli’de, Ordu’da, Türkiye’nin her yerinde yapılabilir. Tüm okullara örnek olmasını istiyoruz.”

    Eğlence Devam Etsin, Ama Farkındalıkla

    Afyon Lisesi öğrencilerinin hazırladığı proje, ‘Eğlence kültürümüz toplum değerleriyle uyumlu olabilir’ mesajını merkeze alarak hem bilimsel hem sosyal açıdan dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıktı.

  • “Türkiye’nin geleceği, insan onuruna saygıda saklı”

    “Türkiye’nin geleceği, insan onuruna saygıda saklı”

    CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz, “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” dolayısıyla yayınladığı açıklamada, “Bugün, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, hem ülkemizde hem de dünyada en temel hakların dahi tartışılır hale geldiği bir dönemin içerisindeyiz. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her koşulda ve her dönemde insan haklarının evrenselliğini, dokunulmazlığını ve vazgeçilmezliğini savunmanın tarihi sorumluluğunu taşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini yalnızca bir dış politika şiarı değil, insan onurunu merkeze alan bir yaşam anlayışı olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; insan hakları yok sayıldığında toplumda barış, huzur ve adalet ayakta kalamaz” dedi.

    “CUMHURİYETİMİZİN FELSEFESİ, ÖZGÜR YAŞAMAYI ESAS ALIR”

    Başkan Karadeniz, “Ne yazık ki bugün ülkemizde ifade özgürlüğü baskılanmakta, basın mensupları tehdit altında çalışmakta, kadınların yaşam hakları korunamamakta, gençlerin eşitlik ve fırsat hakkı zedelenmekte, adalet sistemi siyasallaştırılmakta, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukuku dayatılmaktadır. İnsan haklarının en geniş anlamıyla korunması gereken bir dönemde, yurttaşlarımız adalete, özgürlüğe, eşitliğe ve sosyal güvenliğe ulaşmakta zorlanmaktadır. Oysa ki Cumhuriyetimizin kurucu felsefesi, her yurttaşın eşit, özgür ve onurlu bir birey olarak yaşamasını esas alır” ifadelerine yer verdi.

    “ADALETİN OLMADIĞI YERDE İNSAN HAKLARI OLMAZ”

    İnsan haklarının önemine değinen Karadeniz, şu ifadeleri kullandı: “Bizler CHP olarak diyoruz ki: Hiçbir gücün, hiçbir otoritenin, hiçbir siyasi anlayışın insan haklarını sınırlama hakkı yoktur. İnsan hakları, iktidarın keyfine göre dağıtılan bir ayrıcalık değil; doğuştan gelen, asla geri alınamayacak bir haktır. Bugün; haksız yere cezaevinde tutulan gazeteciler için, şiddete uğrayan kadınlar için, emeğinin karşılığını alamayan işçiler için, eğitimde ve istihdamda fırsat eşitliğine ulaşamayan gençler için, kimliği ve inancı nedeniyle ötekileştirilen tüm yurttaşlarımız için bir kez daha sesleniyoruz: Adaletin olmadığı yerde insan hakları olmaz. İnsan haklarının olmadığı yerde demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde ise hiçbir toplum geleceğe güvenle bakamaz. Türkiye’nin geleceği; baskıda, korkuda, sansürde değil; hukukun üstünlüğünde, çoğulculukta, eşitlikte ve insan onuruna saygıda saklıdır. Bizler, insan haklarını korumanın ve güçlendirmenin yalnızca bir siyasi tercih değil, tarihe, halka ve Atatürk’e karşı bir borç olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle; hak, hukuk ve adalet mücadelesini yükseltmeye; her yurttaşın eşit ve onurlu bir yaşam sürmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki: İnsan hakları mücadelesi bir günün değil, bir ömrün mücadelesidir. Bu mücadele, Türkiye’nin aydınlık yarınlara yürüyüşünün temelidir. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü, tüm baskılara rağmen hak arayışından vazgeçmeyen herkesin kararlılığına duyduğumuz saygıyla kutluyor, insan onuruna yakışan bir düzeni hep birlikte kuracağımıza olan inancımızı bir kez daha yineliyoruz.”

  • “Varlık ile varoluş birbirinden ayrılır”

    “Varlık ile varoluş birbirinden ayrılır”

    Felsefenin nesnesi ve konusunun varlık problemi etrafında şekillendiğini belirten Çüçen, “Felsefenin amacı, hakikati bir şekilde anlamak, kavramak ve bunu dile getirmektir. Bu açıdan felsefenin gerçekten ne olduğunu tartışmak istiyorsak, onu varlık sorunu üzerinden ele almamız gerekir” dedi.

    Felsefede Sokrates, Platon ve Aristoteles ile varlığın artık doğrudan kendisi üzerinden değil, varlığa götüren başka kavramlar aracılığıyla ele alınmaya başlandığını belirten Çüçen, şunları kaydetti: “Örneğin Platon, varlığa ulaşabilmek için ‘idea’ adını verdiği bir kavram ortaya koyar; bu kavrama gerçek bir varlık statüsü yükler ve buradan hareketle var olanların ne olduğunu açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, felsefede metafiziksel düşünme olarak adlandırılır. Sokrates ile başlayan bu yöntem, felsefenin metafizik bir temelde ilerlemesine yol açar ve bu nedenle bu düşünürler metafizikçi filozoflar olarak anılır. Bu noktada şunu biraz açmak gerekir; Sokrates, Platon ve Aristoteles’le birlikte başlayan felsefe yapma tarzında varlık ile varoluş birbirinden ayrılır; varoluş ikinci plana itilerek asıl önem varlığın özü, yani onun ‘ne ise o olan’ niteliğine verilir. Özün peşine düşüldüğünde düşünce, somut gerçeklik alanından uzaklaşır; öz ideal, soyut, değişmez ve kalıcı bir düzleme taşınır. Özün bu biçimde tanımlanmaya başlanması ise bizi zorunlu olarak metafiziğe götürür; çünkü artık fizik dünyanın ötesinde bir ‘öz’ aranmaktadır. Bu metafiziksel yaklaşım, akılcı bir düşünme tarzına dayanır. Bu bağlamda Aristoteles hem bilimsel düşünme hem de felsefi araştırma için temel oluşturan klasik mantığı ve özellikle kıyas yöntemini sistemleştirir. Kıyaslar, doğru ve geçerli düşünme yollarını gösteren akıl yürütme biçimleridir ve bu nedenle felsefi araştırmada belirleyici bir rol oynarlar.”

  • Şeb-i Arûs Haftası başlıyor

    Şeb-i Arûs Haftası başlıyor

    Afyonkarahisar Belediyesi ile Uluslararası Mevlevi Kültürünü Yaşatma Derneği iş birliğinde gerçekleştirilecek program, 12 Aralık’ta Zafer Meydanı’ndan Sultan Dîvânî Mevlevîhanesi’ne yapılacak “Sevgi ve Vuslat Yürüyüşü” ile başlayacak.

    SEMA, SOHBET, TASAVVUF: MEVLÂNÂ HAFTASI PROGRAMI BELLİ OLDU


    Açılışın ardından protokol konuşmaları, ebru ve hat sergileri, atölyeler ve aşure ikramı ile ilk gün tamamlanacak. Programın diğer günlerinde ise Mesnevi sohbetleri, tasavvuf müziği dinletileri, şiir buluşmaları, sema gösterileri, Ayin-i Şerif ve çeşitli kültürel etkinlikler halkın katılımına sunulacak. 17 Aralık Çarşamba günü düzenlenecek sema gösterisi, Mevlid-i Şerif ve lokma–helva ikramları ise vuslat yıl dönümünün manevi atmosferine ev sahipliği yapacak. Belediye, tüm etkinliklerin ücretsiz olduğunu belirterek Afyonkarahisar halkını bu özel günleri birlikte yaşamaya davet etti. Afyonkarahisar Belediyesi’nden yapılan paylaşımda “Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıldönümü kapsamında hazırlanan Şeb-i Arûs programlarımızla kalplerimizi sevgi, hoşgörü ve birlikle buluşturuyoruz. 12-17 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek etkinliklerimize tüm halkımız davetlidir. Birlikte anıyor, birlikte hissediyoruz” ifadelerine yer verildi. Şehrin tarihi Mevlevî mirasını yaşatma çabası kapsamında hazırlanan program, hem manevi derinliği hem de kültürel çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.

    12 ARALIK CUMA


    15.00 Zafer Meydanı’ndan Sultan Divani Mevlevihanesi’ne sevgi ve vuslat yürüyüşü

    15.30 Protokol Konuşmaları

    15.45-Ebru-Mevlevilikte 18 hizmet resim sergisi aralık hat sergileri açılışı – Atölyeler

    16.00 – Aşure dağıtımı – kapanış (Yer: Mevlevi Camii Sultan Divani Mevlevihanesi)

    13 ARALIK CUMARTESİ

    19.00- Mesnevi-İ Şerif Muhabbeti (USMEV Başkanı Hacer Aran)

    19.20 Sema gösterimi (Yer: Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Kat – 2)

    14 ARALIK PAZAR

    19.00- Hz. Mevlana ile şiirde buluşmak

    19.20 Tasavvuf Dinletisi (Kent Orkestrası)

    20.00 – Sema Gösterimi (Yer: Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Kat – 2)

    15 ARALIK PAZARTESİ

    19.00- Ayin-i Şerif

    20.00- Mutrip Ekibi & Tasavvuf Musiki Dinletisi

    (Yer: Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi)

    17 ARALIK ÇARŞAMBA

    15.00 – Semazen gösterisi Mevlid-i Şerif okutulması hasseten lokma ve helva ikramları (Yer: USMEV – Mevlevi Camii Sultan Divani Mevlevihanesi) >>>Ferhat YÜKSEL

  • Girişimcilere ‘2025 Hibe Vizyonu’ AKÜ’de tanıtıldı

    Girişimcilere ‘2025 Hibe Vizyonu’ AKÜ’de tanıtıldı

    Toplantıya TTO Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Evcin, Çay Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın, AFİKAD Başkanı Samiye Hancıoğlu, akademik ve idari personel, girişimciler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Prof. Dr. Atilla Evcin, TTO’nun girişimcilere sunduğu rehberliği güçlendirdiklerini belirterek, hibe programlarına başvuru yöntemleri ve açık çağrıların artık TTO’nun web sayfasındaki yeni bir sekme üzerinden kolayca takip edilebileceğini söyledi.

    AFİKAD Başkanı Samiye Hancıoğlu ise derneğin kadın girişimcilere yönelik çalışmalarını anlattı. Hancıoğlu, üniversite–STK iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, özellikle kadınların erişimde zorlandığı destek mekanizmalarına dair bilgilendirmenin toplantının temel amacı olduğunu ifade etti. Toplantının konuşmacılarından AKÜ Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Bıyıklı ise 2025 yılı hibe vizyonu, Afyonkarahisar’ın destek haritası ve etkili proje yazma teknikleri üzerine kapsamlı bilgiler aktardı. Bıyıklı, Türkiye’de genç ve kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulandığını, bu nedenle proje çağrılarında öncelikli değerlendirme imkânı bulunduğunu belirtti.

  • Afyonkarahisar – Polisin bir haftalık denetim raporu açıklandı

    Afyonkarahisar – Polisin bir haftalık denetim raporu açıklandı

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından son bir hafta içerisinde polis tarafından gerçekleştirilen denetimlerle ilgili açıklama yapıldı.

    AFYONKARAHİSAR’DA POLİS TARAFINDAN YAPILAN DENETİMLERDE ÇEŞİTLİ SUÇLARDAN ARANAN 16 KİŞİ YAKALANIRKEN, DENETİMLERDE AYRICA UYUŞTURUCU MADDELER, SİLAH VE BIÇAK DA ELE GEÇİRİLDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da polis tarafından yapılan denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 16 kişi yakalanırken, denetimlerde ayrıca uyuşturucu maddeler, silah ve bıçak da ele geçirildi.

    Açıklamada, “Denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 16 kişi yakalanırken, 8 bin 356 şahıs ve 2 bin 303 aracın sorgusu yapılmıştır. Denetimlerde ayrıca 2 kurusıkı tabanca, 1 tüfek, 29 bıçak (29 şahsa 85.637 TL idari yaptırım), 171 adet sentetik ecza maddesi ve 6 adet uyuşturucu madde emdirilmiş peçete ile değişik tür ve miktarlarda uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • “Böbrek sağlığınızı koruyun”

    “Böbrek sağlığınızı koruyun”

    Doç. Dr. Sinan Kazan, böbrek yetmezliğini şöyle açıkladı: “Böbrek yetmezliği, böbreklerin kanı yeterince temizleyememesi, toksin ve fazla sıvıyı vücuttan atamaması durumudur. Bu tablo ilerledikçe vücudun dengesi bozulur ve çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu durum bazı insanlarda yavaş yavaş, bazılarında aniden gelişebilir.”

    BÖBREK YETMEZLİĞİNİN NEDENİ VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Sinan Kazan, “En sık görülen sebepleri arasında diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), böbrek iltihapları (nefrit), polikistik böbrek hastalığı, uzun süreli ağrı kesici kullanımı, böbreğe giden damarların hastalıkları, prostat büyümesi, taş gibi idrar yolunu tıkayan durumlar, sık yineleyen idrar yolu enfeksiyonları ve ciddi sıvı kaybı olan kusma, ishal, yanıklar gibi durumları sayabiliriz. Bu belirtilerin çoğu erken tespit edildiğinde böbrek yetmezliği kontrol altına alınabilir. Erken dönemde çoğu zaman belirti vermez. Halk arasında “böbrek sinsidir” şeklinde bir düşünce vardır ve bu doğrudur. İleri aşamalarda halsizlik, çabuk yorulma, çapaklanma, iştahsızlık, bulantı, bacaklarda, göz çevresinde şişlik, idrar miktarında azalma veya artma, gece sık idrara çıkma, kaşıntı, nefes darlığı, konsantrasyon güçlüğü ve yüksek tansiyon gibi şikâyetler görülebilir. Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebileceği için düzenli kontrol önemlidir” ifadelerini kullandı.

    BÖBREK YETMEZLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?


    Kazan, “Teşhis oldukça basittir ve genellikle iki temel testle konur. Bunlardan ilki kan testidir ve bu testle kreatinin ve eGFR ölçülür. İdrar testi ile de protein veya kan varlığına bakılır. Gerekirse ultrason da böbrek fonksiyon bozukluğunun nedenini anlamak için kullanılabilir” dedi.

    BU HASTALIKTAN EN FAZLA ETKİLENENLER KİMLERDİR VE KAÇINMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?


    Doç. Dr. Sinan Kazan, “Böbrek yetmezliği gelişme riski daha yüksek olan gruplar arasında şeker hastalığı olanları, yüksek tansiyonu olanları, 60 yaş üzeri bireyleri, ailesinde böbrek hastalığı olanları, uzun süre ağrı kesici kullananları, obezitesi olanları, sigara bağımlılarını ve kalp-damar hastalığı olanları sayabiliriz. Bu kişilerin düzenli tarama yaptırması çok önemlidir. Böbrek yetmezliğinden korunmanın en etkili yolu, böbreklere zarar veren durumları kontrol altına almaktır. Kan şekeri ve tansiyonu düzenli takip etmek, fazla tuzdan kaçınmak, yeteri kadar su içerek vücudu susuz bırakmamak, gereksiz ağrı kesici kullanmamak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloda olmak ve yıllık böbrek fonksiyon testlerini yaptırmak da hastalıktan korunma yollarıdır” şeklinde konuştu.

    TEDAVİSİ NASILDIR?

    Doç. Dr. Sinan Kazan, “Tedavi, böbrek hasarının derecesine göre değişir. Erken dönemde tansiyon ve şeker kontrolü, uygun ilaçlar, yaşam tarzı düzenlemeleriyle hastalık yavaşlatılır. Orta dönemde böbreği koruyan bazı şeker ve tansiyon ilaçları kullanılır. İleri aşamada ise hemodiyaliz veya periton diyalizi ve böbrek nakli seçenekleri değerlendirilir. Bütün bu yöntemlerin amacı, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve böbrek fonksiyonunu olabildiğince uzun süre korumaktır” ifadelerine yer verdi.

  • Kılandıras testisine AKÜ sahip çıktı

    Kılandıras testisine AKÜ sahip çıktı

    6 hafta sürecek atölye çalışmasında Öğr. Grv. Dr. Hasan Şahbaz, Öğr. Grv. Canan Gürel AK, Arş. Grv. Dr. Kamuran Ak katılımcılara çömlekçilik ile ilgili eğitim verdi. Atölye çalışmasına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılandıras testi ustası Ali Kavak “Burada çok iyi talebelerimiz var. İyi öğreniyorlar. Biz de iş yapacağız. Benim belki kısa ömrüm olur ama benden sonrası için usta yetiştireceğim Allah ömür verirse… Benim bunu yapmam Allah’ın farzı. Mesleği öğreteceğim. Burada üniversitede hocalarımız benimle çok ilgilendi.  Hocalarımız da çok iyi usta. Hep birlikte öğrencilerimize gösteriyoruz.” dedi.

    “ALİ KAVAK USTAYI TANIMA FIRSATI BULDUĞUM İÇİN ÇOK MUTLUYUM”


    Atölye çalışmasının yürütücülerinden olan Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Grv. Dr. Hasan Şahbaz, Karadirek-Kılandıras çömlekçiliğinin geçmişte bilinirliğine vurgu yaparak “Anadolu topraklarındaki kadim Seramik sanatı tarihsel süreç içerisinde hem zanaat hem de sanat boyutunda geçmişten günümüze devam etmektedir. Ülkemizde halen aktif çömlek üretimini devam ettiren merkezlerin yanı sıra Karadirek çömlekçiliği gibi üretimi yaklaşık 20 yıl önce sonlanan bu köyün son Kılandıras testi ustası Ali Kavak ustayı tanıma fırsatı bulduğum için çok mutluyum” ifadelerine yer verdi.

    “KILANDIRAS TESTİSİNİ TEKRAR YAŞATMA ÇABASI İÇİNDE ÖNEMLİ OLDUĞUNU UNUTMAMIZ GEREKMEKTEDİR”


    Arş. Grv. Dr. Kamuran Ak, atölye çalışması hakkında bilgi verdi: “Çömlekçilik diğer geleneksel zanaatlarımızda de olduğu gibi usta-çırak ilişkisinin çok güçlü olduğu, öğrenmenin uzun yıllar aldığı bir zanaatımızdır. Afyonkarahisar’da geçmişte Bolvadin ve Sandıklı’da üretim yapan çömlekçi atölyelerin varlığını biliyoruz. Ne yazık ki günümüzde aktif üretim yapan atölye kalmamıştır. Karadirek-Kılandıras testisi ile ilgili Ali Kavak ustamızdan aldığımız bilgiler ve bizlerin eğitimci tecrübeleri birleşerek kültürel mirasımızı yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına atılan bu adımın devamının gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Dediğim gibi, usta-çırak ilişkisi ile var olan zanaatlarımızı devam ettirmek zaman gerektiren bir süreçtir. Çömlekçi tornasında çamura şekil vermede önemli unsur olan sabrın, Kılandıras testisini tekrar yaşatma çabası içinde önemli olduğunu unutmamız gerekmektedir.”

    Öğr. Grv. Canan Gürel Ak da atölyede geleneksel ve akademik yöntemlerin bir araya geldiğini vurgulayarak “Afyon’un Sandıklı ilçesine bağlı Karadirek köyündeki çömlekçiliğin, bu alanda belki de son usta diyebileceğimiz Ali Kavak ustanın katkısıyla yeniden canlandırılmasına yönelik yapılan bu proje sayesinde ustamızı tanımak ve projeye katkı sağlamak bizi de çok heyecanlandırdı. Geleneksel ve akademik yöntemlerin, tanımların karşılıklı konuşularak ve uygulanarak iki yönlü bir eğitim olması zanaattan, akademiye, akademiden de zanaata katkıları konusunda evrensel bir alışverişin de sağlandığı bir proje oldu diyebiliriz. Uygulamada yönteminin bir olmasına karşın şekillendirmedeki farklılıkları karşılaştırabildiğimiz ve öğrencilere anlatabilme olanağı bulduğumuz bir süreci de yaşamış olduk bu sayede” dedi.

    “KILANDIRAS TESTİSİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

    Atölye katılımcılarından Melek Koçer da atölye çalışmasına katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek “Burada ekip olarak önce Ali Kavak ustamızdan Kılandıras testisini öğrendik, bu kültürel miras hazinesini öğrendik. Üniversitedeki hocalarımızdan çömlekçilik sanatının inceliklerini öğrenmeye devam ediyoruz. Sabır istiyor, uzun bir süreç istiyor. Biz de proje kapsamında Kılandıras testisini yaşatmaya çalışacağız” dedi.

    “BİZİMLE AYNI HEYECANI DUYDULAR”

    Proje çalışmasını organize eden Dumlupınar Bilsem öğrencileri Kübra Nur Başbunar, Ecem Dilara Durgut, Gökçe Nil Özgür ve Tarih Öğretmeni Muhammet Öztürk de Kılandıras testisi atölye çalışması ile bir farkındalık oluşturmak istediklerini söyleyerek “Atölyede 10 kişilik bir grup Ali Kavak ustamızdan testi yapımını öğrendi. Bu atölyeyi gerçekleştirmemizde Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Okuyucu hocamızın büyük katkısı oldu. Aynı zamanda bu atölye çalışmasında Seramik bölümünden Hasan Şahbaz Kamuran Ak, Canan Gürel Ak hocalarımızın büyük destekleri oldu. Bizimle aynı heyecanı duydular. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Atölye kazanımlarının uzun vadeli olarak devam etmesini isteriz.” dediler.

  • Afyonkarahisar Ticaret Borsası, üniversite öğrencileri ile buluştu

    Afyonkarahisar Ticaret Borsası, üniversite öğrencileri ile buluştu

    Afyonkarahisar Ticaret Borsası Akademi tarafından düzenlenen buluşmada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Ticaret Borsalarında kariyer olanakları, istihdam imkanları ve sektörel gelişim fırsatları öğrencilere aktarıldı.

    Programda Afyonkarahisar Ticaret Borsası Proje ve Akademi Birim Sorumlusu Baran Hüseyin Palalı, öğrencilerin kariyer planlamalarına yönelik sorularını yanıtlayarak borsacılık, proje geliştirme, sürdürülebilirlik çalışmaları ve gençlere yönelik eğitim programları hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Borsaların günümüzde yalnızca alım-satım platformu değil, aynı zamanda eğitim, proje geliştirme ve bölgesel kalkınma süreçlerinde aktif rol üstlenen yapılar olduğunu vurguladı. Etkinlik boyunca öğrenciler, kariyer hedeflerine yönelik yol haritası oluşturma, sektördeki nitelikli iş alanları, proje bazlı çalışma modelleri ve borsalarda staj–istihdam süreçlerine ilişkin detaylı bilgi edinme fırsatı buldu. Afyonkarahisar Ticaret Borsası, gençlerin mesleki hayata daha donanımlı şekilde hazırlanmasına katkı sunmak amacıyla üniversite iş birliklerini sürdüreceğini belirtti. Bu kapsamda, ilerleyen dönemlerde eğitimler, seminerler ve proje odaklı çalışmaların devam edeceği ifade edildi

  • Milletvekillerinden tam destek

    Milletvekillerinden tam destek

    TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Afyon için büyük bir gurur olduğuna dikkat çekti: “Büyük gayret ve çabalarımızın sonucu olarak, gastronomi şehri Afyonkarahisar’ımızın dillere destan meşhur kaymağı da artık Avrupa Birliği tarafından tescillendi. Sucuk ve pastırmamızdan sonra Afyon Kaymağımızın da uluslararası unvana kavuşması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her alanda kendini kanıtlayan şehrimizin bu güçlü potansiyelini korumaya, geliştirmeye ve dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz.”

    “AFYONKARAHİSAR’IMIZA HAYIRLI OLSUN”


    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya da, “Eşsiz lezzetlerimizden birisi olan Afyon Kaymağı da Avrupa Birliği tarafından uluslararası düzeyde tescillendi. Şehrimizin markalaşmasına, üreticimizin değer kazanmasına katkı sunacak bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Afyonkarahisar’ımıza hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.

    “DÜNYA VİTRİNİNE TAŞIMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Afyon lezzetlerini dünya vitrinine taşımaya devam edeceklerini söyledi: “Afyonkarahisar’ımızın dünyaca bilinen eşsiz lezzeti kaymak için Avrupa Birliği’ne coğrafi işaret tescil başvurumuzu gerçekleştirdik. Sucuk ve pastırmamızın ardından kaymağımızın da uluslararası arenada hak ettiği unvana kavuşması için süreci yakından takip ediyor, her aşamada gereken çalışmaları titizlikle yürütüyoruz. Şehrimizin gastronomi alanındaki güçlü potansiyelini korumaya, geliştirmeye ve dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

    “BU GURURUN DAİM OLMASINI DİLİYORUM”


    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise, “Afyon Kaymağımız, Avrupa Birliği tarafından tescillenerek resmen koruma altına alınmıştır. Asırlık eşsiz lezzetimizin uluslararası alanda hak ettiği değeri bulup güçlü bir marka hâline gelmesinden büyük memnuniyet duydum. Bu süreçte üretimden denetime, başvurudan tanıtıma kadar emek veren tüm kurum ve kişilere şükranlarımı sunuyorum. Emeği geçen herkesi gönülden kutluyor, bu gururun daim olmasını diliyorum” dedi.

  • Taşoluk başkanlığına Mehmet Güneyi atandı

    Taşoluk başkanlığına Mehmet Güneyi atandı

    Yapılan değerlendirmeler sonucunda, beldenin ihtiyaçlarını yakından tanıyan, bölge halkıyla güçlü bağlar kurabilecek ve partinin saha çalışmalarına dinamizm katacak bir isim olarak Mehmet Güneyi, Anahtar Parti Taşoluk Belde Başkanlığı görevine getirildi.

    Atama belgesi, İl Başkanı Üzeyir Aladağ tarafından il başkanlığında düzenlenen küçük bir törenle kendisine teslim edildi. Güneyi’nin ataması kadar sevindirici bir diğer gelişme ise, Taşoluk’tan yaklaşık 30 vatandaşın Anahtar Parti’ye üyelik başvurusu yapması oldu. Partiye yeni katılan bu isimler, teşkilat içinde memnuniyetle karşılandı ve genişleyen parti ailesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi. Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, şehrin tüm ilçelerinde ve beldelerinde samimi, çözüm odaklı ve halkın sorunlarını önceleyen bir siyaset diliyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Güçlü teşkilat, güçlü siyaset” vurgusu yaptı.

    Parti yönetimi, Taşoluk’taki bu yeni yapılanmanın hem yerel sorunların çözümüne katkı sağlayacağını hem de beldenin siyasi enerjisini artıracağını ifade etti.

  • “Okumuş adam tabi, tarımı bitirdik diyemiyor”

    “Okumuş adam tabi, tarımı bitirdik diyemiyor”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerinde 2025 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarına yönelik yaptığı açıklamada ”tarım sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 12,7 negatif büyüme kaydettiğini” açıklamıştı. Karataş ise bu açıklamaya karşılık olarak sosyal medya hesabından ironik bir paylaşım yaparak, “Okumuş adam tabi! ‘Tarımı bitirdik’ diyemiyor. ‘Tarım sektöründe yüzde 12,7 negatif büyüme gerçekleştirdik’ diyor!” ifadesini kullanarak Yılmaz’ın açıklamasına tepki gösterdi.

  • Başkan Mısırlıoğlu’ndan ‘özel’ teşekkür

    Başkan Mısırlıoğlu’ndan ‘özel’ teşekkür

    Başkan Mısırlıoğlu, “Özel bir evladımız Fatih’in hayaline umut olan bu süreçte gösterdikleri incelik, duyarlılık ve örnek duruş dolayısıyla Valimiz Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’na, İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’a ve değerli eşi Nurten Erol hanımefendiye en içten teşekkürlerini sunar. Bu anlamlı destek; yalnızca bir çocuğun elinden tutmak değil, aynı zamanda bir ailenin umudunu büyütmek, bir şehrin dayanışma ruhunu güçlendirmek anlamını taşımaktadır. Gösterilen duyarlılık, devletin şefkat eliyle toplumun vicdanının nasıl birleştiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir” ifadelerine yer verdi.

    Mısırlıoğlu, bu örnek yaklaşımın Afyonkarahisar’ın dayanışma kültürünü yansıttığını vurgulayarak, insan hayatına dokunan her desteğin paha biçilmez olduğunu ifade etti. Özellikle hassas durumdaki çocuklar için atılan her adımın topluma umut olduğunu belirten Mısırlıoğlu, kurumların böylesine içten bir iş birliğiyle hareket etmesinin son derece kıymetli olduğunu söyledi. Mısırlıoğlu, “İyiliğin, merhametin ve dayanışmanın olduğu yerde umut her zaman büyür.  Bugün büyüyen bu umut, yarınlarımız için daha güçlü bir inanç ve sevgi bırakmaktadır” dedi.