Kategori: Afyon

  • Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı

    Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı

    Emniyet ekipleri tarafından aranan şahıslara yönelik operasyonların yanı sıra şok uygulamalar, kız öğrenci yurtları çevresi, Hıdırlık Mesire Alanı, Erenler bölgesi ve il genelindeki farklı noktalarda geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirildi.

    Bir haftalık çalışmalar kapsamında 9 bin 150 kişi ile 2 bin 452 araç sorgulandı. Yapılan kontrollerde 4 tüfek, 5 tabanca, 6 kurusıkı tabanca, 7 fişek, 83 adet sentetik ecza maddesi, 17 adet uyuşturucu madde emdirilmiş peçete, 0,3 gram uyuşturucu madde ile 5 bıçak ele geçirildi. Bıçak taşıyan 5 şahsa toplam 18 bin 525 lira idari para cezası uygulandı.

    Denetimlerde çeşitli ihlaller nedeniyle toplam 20 şahsa 152 bin 732 lira, 16 araca ise 319 bin 520 lira idari para cezası kesildi.

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamaların kent genelinde titizlikle ve kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. >>>Haber Merkezi

    Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı Emniyetten kapsamlı denetim: Cezalar yağdı

  • Çetinkaya’dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

    Çetinkaya’dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla açıklama yapan Afyonkarahisar Ülkü Ocakları İl Başkanı Mesut Çetinkaya, Türk milletinin 15 Temmuz 2016 gecesi sergilediği eşsiz direnişin, tarihe altın harflerle yazılmış bir bağımsızlık destanı olduğunu söyledi.

    15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gün olmadığını vurgulayan Çetinkaya, o gece milletin iradesine, devletine, bayrağına ve istiklaline sahip çıktığını ifade etti. Çetinkaya, “Türk milleti, canı pahasına vatanını savunarak dünyaya bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini göstermiştir. Aziz şehitlerimizin kanıyla yazılan bu destan, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü nişanesidir.” ifadelerini kullandı.

    Ülkü Ocakları’nın milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetiştirme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Çetinkaya, “15 Temmuz’da tecelli eden milli irade şuurunu daima diri tutacağız. Türk gençliğini; devletine sadık, bayrağına sevdalı, vatanına bağlı ve her türlü ihanet odağına karşı uyanık bireyler olarak yetiştirmeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına kasteden hiçbir karanlık yapı, hiçbir ihanet şebekesi emellerine ulaşamayacaktır.” dedi.

    Çetinkaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:  “15 Temmuz ruhu, Türk milletinin sarsılmaz iradesinin adıdır. Bu ruh yaşadığı müddetçe ne devletimiz diz çökecek ne de al bayrağımız göklerden inecektir. Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” >>>Haber Merkezi

    Çetinkaya'dan 15 Temmuz mesajı: İhanete asla geçit vermeyeceğiz!

  • Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti

    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti

    Sultandağı’na bağlı Yeşilçiftlik beldesinde üreticilik yapan Mustafa Akpınar, geçen yıl hava muhalefeti ve zirai don nedeniyle çok zor bir dönem geçirdiklerini belirtti.

    Bahçelerinde kirazın yanı sıra vişne, kayısı, erik, badem ve ceviz de yetiştirdiğini dile getiren Akpınar, geçen yıl ağaçlardan tek bir ürün dahi alamadıklarını aktardı.

    Bu yıl hava şartlarının tarımsal üretime uygun seyrettiğini ifade eden Akpınar, geçen yıl yiyecek kiraz dahi bulamazken bu yıl ağaçların adeta üzüm salkımı gibi meyve verdiğini ve bahçelerde büyük bir bolluk yaşandığını söyledi.

    Meyvedeki aşırı bolluğun kiraz kalitesini etkilediğini ve piyasa fiyatlarının beklentilerin çok altında kaldığını vurgulayan Akpınar, mevcut fiyatların işçi yevmiyelerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti.

    Kirazın değerinin altında satıldığını ifade eden Akpınar, kendilerinden ucuza alınan ürünün tüketiciye de uygun fiyatla ulaşmasını temenni ettiğini dile getirdi. >>>İHA

    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ İHRACATLIK KİRAZ ÜRETİM MERKEZLERİNDEN AFYONKARAHİSAR’IN SULTANDAĞI İLÇESİNDE, GEÇEN YIL YAŞANAN ZİRAİ DON AFETİNİN ARDINDAN BU SEZON KİRAZ BOLLUĞU YAŞANIYOR. (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
    Geçen yıl don vurmuştu, bu sene üzüm salkımı gibi kiraz yetişti
    BU YIL HAVA ŞARTLARININ TARIMSAL ÜRETİME UYGUN SEYRETTİĞİNİ İFADE EDEN MUSTAFA AKPINAR, GEÇEN YIL YİYECEK KİRAZ DAHİ BULAMAZKEN BU YIL AĞAÇLARIN ADETA ÜZÜM SALKIMI GİBİ MEYVE VERDİĞİNİ VE BAHÇELERDE BÜYÜK BİR BOLLUK YAŞANDIĞINI SÖYLEDİ (AZİZE AKPINAR/BURSA-İHA)
    Türkiye’nin önemli ihracatlık kiraz üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından bu sezon kiraz bolluğu yaşanıyor.
  • Çeşme’den Afyonkarahisar’a yeni görev

    Çeşme’den Afyonkarahisar’a yeni görev

    Çeşme’de görev yapan kamu kurumlarının yöneticileri, Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığı görevine atanan Çeşme Müftüsü Murat Yılmaz için düzenlenen veda kahvaltısında buluştu. Kahvaltıda konuşma yapan Müftü Murat Yılmaz, yaklaşık 5 yıldır sürdürdüğü Çeşme İlçe Müftülüğü görevi boyunca kamu yöneticileriyle uyum ve iş birliği içerisinde çalıştıklarını söyledi. Çeşme’de güzel hatıralar biriktirdiğini belirten Yılmaz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Görev yaptığım süre içerisinde sizlerle güzel hatıralarımız oldu. Uyum ve iş birliği içerisinde çalışmaktan gerçek anlamda hem onurluyum hem de mutluyum. Ancak görevler gelip geçicidir. Ben asıl olanın, geride bırakılan güzel hatıralar olduğuna inanıyorum.”

    Beş yıllık görev süresinin nasıl geçtiğini anlamadığını dile getiren Yılmaz, görev yaptığı süre boyunca kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterdiğini söyledi. Yılmaz, “Hiç kimsenin kalbini kırmadığımı düşünüyorum. Böyle bir durum olduysa hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Benden yana varsa haklarım helal olsun. Sizlerden de helallik talep ediyorum” dedi.

    Yeni görevine Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcısı olarak devam edeceğini belirten Murat Yılmaz, Çeşme’de birlikte görev yaptığı yöneticilere kapısının her zaman açık olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Afyonkarahisar’da da bir kapınızın, bir evinizin olduğunu unutmayın. Yolunuz düşerse gelmeniz bizleri mutlu eder, şeref verirsiniz” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından Müftü Murat Yılmaz’a kamu yöneticileri tarafından çeşitli hediyeler sunuldu. >>>İHA

    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    MÜFTÜ MURAT YILMAZ’A (SAĞDA) HEDİYELER VERİLDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    AFYONKARAHİSAR İL MÜFTÜ YARDIMCILIĞINA ATANAN MURAT YILMAZ (SAĞ BAŞTA, AYAKTA), İLÇEDEKİ KAMU YÖNETİCİLERİYLE VEDA KAHVALTISINDA BİR ARAYA GELDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
    Çeşme'den Afyonkarahisar'a yeni görev
    AFYONKARAHİSAR İL MÜFTÜ YARDIMCILIĞINA ATANAN MURAT YILMAZ, İLÇEDEKİ KAMU YÖNETİCİLERİYLE VEDA KAHVALTISINDA BİR ARAYA GELDİ (MUHAMMET İSA ATAGÖZ/İZMİR-İHA)
    İzmir’in Çeşme ilçesinde yaklaşık 5 yıldır İlçe Müftüsü olarak görev yapan ve Afyonkarahisar İl Müftü Yardımcılığına atanan Murat Yılmaz, ilçedeki kamu yöneticileriyle veda kahvaltısında bir araya geldi. Yılmaz, görev süresince uyum ve iş birliği içinde çalıştığı kamu yöneticilerinden helallik istedi.
  • 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

    10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

    Türkiye’nin farklı illeri ile kardeş ülkelerden gelen 35’in üzerinde profesyonel bisiklet sporcusu, yaklaşık bin 1.070 kilometrelik parkuru tamamlayarak Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti. Arnavutköy Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen organizasyon kapsamında sporcular, 9 Temmuz’da İstanbul’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndan düzenlenen törenle uğurlandı. Bursa, Kütahya, Afyonkarahisar, Konya ve Aksaray güzergahını takip eden bisikletçiler, 6 gün süren yolculuğun ardından Niğde’ye ulaştı.

    GEÇTİKLERİ ŞEHİRLERDEN TOPRAK TOPLADILAR

    Yaklaşık 1.070 kilometrelik parkuru tamamlayan sporcular, Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesinde bulunan Şehit Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret etti. Yol boyunca geçtikleri her şehirden aldıkları vatan topraklarını şehidin kabri başına bırakan sporcular, Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından dua etti. Arnavutköy Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mahmut Okur, bisiklet turunun 15 Temmuz ruhunu gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtti. Okur, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından spor camiası olarak farkındalık oluşturacak bir çalışma yapmak istediklerini ifade ederek, şunları söyledi: “15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bu program planlandığında spor camiası olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Arnavutköy Belediyesi olarak böyle bir organizasyon düzenledik. Geçtiğimiz iller ve ulaştığımız insan sayısının çok fazla olacağını hesapladık. Bugün geldiğimiz noktada, onuncu yılında bile geçtiğimiz şehirlerde vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle karşılaşıyoruz. Bu tura katılan gençlerimizin bir kısmı darbe girişimi yaşandığında henüz 5-6 yaşlarındaydı. Şimdi bu organizasyon sayesinde büyük bir farkındalık kazanıyorlar. Bu da projenin amacına ulaştığını gösteriyor.”

    “BU YOLUN NEDEN ÇEKİLDİĞİNİ KABRE GELDİĞİMİZDE TEKRAR HATIRLIYORUZ”

    Tura üçüncü kez katılan Yalovalı sporcu Ahmet Emin Akar ise 5 gün süren yolculuğun fiziksel ve psikolojik açıdan oldukça zorlu geçtiğini söyledi. Akar, “Bu tura üçüncü katılışım. Yol boyunca hem hava şartları hem de psikolojik olarak zorlandık. Ancak bütün yorgunluk buraya gelene kadar sürüyor. Çünkü kabre ulaştığımızda bu yolu neden yaptığımızı yeniden hatırlıyoruz. Her gelişimizde tüylerimiz diken diken oluyor” dedi.

    “ŞEHİTLERİMİZİ ONURLANDIRMAK İÇİN PEDAL ÇEVİRDİK”

    Bisiklet turuna katılan sporculardan Arda Çelik de yol boyunca yaşadıkları tüm zorluklarda şehitleri düşündüklerini aktardı. Çelik, “Yorulduğumuz her anda aklımıza şehitlerimizi onurlandırmak için bu yolda olduğumuz geldi. Bu düşünce bize güç verdi. Yolumuzu kazasız belasız tamamladık. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimize, Ömer Halisdemir’e ve gazilerimize minnettarız” diye konuştu.

    SONER HALİSDEMİR’E FORMA VE PLAKET TAKDİM EDİLDİ

    Programın sonunda bisiklet turuna katılan ekip, Şehit Ömer Halisdemir’in kardeşi Soner Halisdemir’e organizasyona katkılarından dolayı forma ve plaket hediye etti. Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından etkinlik sona erdi. >>>İHA

    10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı 10. Ömer Halisdemir Bisiklet Turu tamamlandı

  • Durak Başkanı cinayetinde 18 şüpheli adliyede

    Durak Başkanı cinayetinde 18 şüpheli adliyede

    Olay, önceki gün Dörtyol Mahallesi’ndeki Uydukent minibüs durağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, durağa gelen bir grup ile durak başkanı Osman Bulaş arasında yetki belgesiz şoför çalıştırma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Çıkan kavgada gruptakilerden Y.B.’nin ateşlediği silahla vurulan Osman Bulaş ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İ.Ç.’nin de çıkan arbede de N.K. tarafından bıçakladığı iddia edildi.

    Olayın ardından gözaltına alınan şahıslar emniyetteki sorgularının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliye sevk edildi. Minibüsle adliyeye getirilen 18 kişinin savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmeleri bekleniyor. >>>İHA

  • Başkan Altuntaş’tan 15 Temmuz mesajı

    Başkan Altuntaş’tan 15 Temmuz mesajı

    Başkan Altuntaş, mesajında 15 Temmuz’un Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde destan yazdığı önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “15 Temmuz; milletimizin bayrağına, vatanına ve demokrasisine sahip çıkarak tarih yazdığı, milli iradenin gücünü tüm dünyaya gösterdiği destansı bir gündür.” ifadelerini kullandı. Altuntaş, mesajının sonunda 15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle andığını belirterek, kahraman gazilere de şükranlarını sundu. >>>Haber Merkezi

  • Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

    Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

    Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti okunarak tüm şehitlerimiz için dualar edildi. Vatan uğruna canlarını feda eden kahramanlarımız saygı, rahmet ve minnetle yâd edildi. 15 Temmuz ruhunun yeniden hissedildiği programda, milli birlik ve beraberliğin önemi bir kez daha vurgulandı. Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkma bilinciyle gerçekleştirilen anma programı, duaların ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

    Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı Bolvadin’de şehitlik ziyaretiyle milli birlik mesajı

  • İmaret Camisi’nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi’nde şehitler için mevlit okutuldu

    Öğle namazının ardından gerçekleştirilen anma programına, il protokol üyeleri, askeri erkan, emniyet mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunarak, vatan savunmasında canlarını feda eden tüm şehitler için dualar edildi. Namaz çıkışında ise katılan vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. >>>Şerafettin KAZAK

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

    İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu İmaret Camisi'nde şehitler için mevlit okutuldu

  • “Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun”

    “Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun”

    Afyonkarahisar’da bir dolmuşun içerisine asılan ilginç uyarı yazısı, yolcuların dikkatini çekti. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan yüksek sesli telefon konuşmalarına ve bitmek bilmeyen sohbetlere mizahi bir dille gönderme yapan yazı, kısa sürede ilgi odağı oldu.

    Dolmuşta yer alan yazıda, “Akrabalarınızla olan sorunlarınızı, aile içi kavgalarınızı, eşinizle veya sevgilinizle olan sıkıntılarınızı, iş yerindeki sorunlarınızı, siyasi yorumlarınızı, bol süslü yalanlarınızı araç dışında konuşursanız çok memnun oluruz. Teşekkür ederiz.” ifadeleri yer aldı.

    Esprili üslubuyla dikkat çeken uyarı, yolcuları tebessüm ettirirken toplu taşıma araçlarında ortak yaşam kurallarına da ince bir gönderme yaptı. Özellikle “bol süslü yalanlarınızı” ifadesi sosyal medyada paylaşılmaya değer bulunurken, birçok kişi yazıyı “günün en eğlenceli uyarısı” olarak yorumladı.

    Afyonkarahisar’da yüzleri güldüren bu yaratıcı mesaj, bazen en etkili uyarının mizahla yapılabileceğini bir kez daha gösterdi. >>>Haber Merkezi

    "Süslü yalanlarınızı araç dışında konuşun"

  • “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    Genel Kurul’da yaptığı konuşmada ceza infaz sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, Türkiye’nin son yıllarda ceza infaz hizmetlerinde önemli reformlar gerçekleştirdiğini belirterek, sistemin fiziki altyapısı, insan kaynağı, teknolojik imkânları ve denetim mekanizmalarıyla önemli bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

    “CEZA İNFAZ SİSTEMİMİZİ DEĞERLENDİRİRKEN MÜNFERİT İDDİALARDAN HAREKETLE BÜTÜN SİSTEMİ TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK DOĞRU DEĞİLDİR”

    Yurdunuseven konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ceza infaz sistemimizi değerlendirirken münferit iddialardan hareketle bütün sistemi töhmet altında bırakmak doğru değildir. Türkiye son yıllarda ceza infaz hizmetlerinde çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Fiziksel altyapı önemli ölçüde yenilenmiş, eski ve yetersiz kurumların yerine çağdaş standartlara uygun kurumlar inşa edilmiş; personel sayısı ve niteliği arttırılmış; insan hakları, iletişim, kriz yönetimi ve infaz hukuku alanlarında kapsamlı eğitim programları uygulanmıştır. Bunun yanında dijital dönüşüm çalışmalarıyla görüntülü aile görüşmeleri, e-Avukat sistemi ve Bakanlık İletişim Sistemi gibi uygulamalar hayata geçirilmiş; hükümlü ve tutukluların aile bağlarının korunması, savunma hakkının güçlendirilmesi ve doğrudan başvuru imkânlarının geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. Dolayısıyla bugün ceza infaz kurumlarımız, geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde daha güçlü fiziksel altyapıya, daha nitelikli insan kaynağına ve daha gelişmiş teknolojik imkânlara sahiptir.”

    “MEVZUATIMIZDA ‘KUYU TİPİ CEZAEVİ’ ŞEKLİNDE BİR CEZA İNFAZ KURUMU TANIMI BULUNMAMAKTADIR”

    Mevzuatta “kuyu tipi cezaevleri” şeklinde bir tanımın olmadığını ifade edilen Yurdunuseven, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ancak öncelikle belirtmek gerekir ki, mevzuatımızda ‘kuyu tipi cezaevi’ şeklinde bir ceza infaz kurumu tanımı bulunmamaktadır. Söz konusu kurumlar, 5275 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde düzenlenen Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarıdır. Bu kurumlarda uygulanacak infaz rejimi ve hangi hükümlülerin bu kurumlarda barındırılacağı doğrudan kanunla belirlenmiştir. Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları; firara karşı gerekli teknik, mekanik, elektronik ve fiziki güvenlik tedbirleriyle donatılmış, güvenlik ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmış kurumlardır. Bu kurumlar yalnızca tek kişilik odalardan oluşmamakta; bir ve üç kişilik odalardan oluşan bir yerleşim yapısına sahiptir. Önergede ileri sürülenin aksine, bu kurumlarda uygulanan infaz rejimi hükümlülerin mutlak bir izolasyon altında tutulmasına dayanmamaktadır.”

    “Kuyu tipi cezaevi diye bir tanım yok”

    “CEZA İNFAZ SİSTEMİMİZİN TEMEL AMACI YALNIZCA GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK DEĞİLDİR”

    Yurdunuseven, infaz sisteminin temel hedefinin topluma yeniden kazandırma olduğunu belirterek şöyle konuştu: “5275 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hükümlülerin eğitim faaliyetlerinden yararlanması, bireysel ve grup hâlinde iyileştirme programlarına katılması, sosyal ve kültürel etkinliklere iştirak etmesi, spor faaliyetlerinden faydalanması, açık havaya çıkması, aileleri ve avukatlarıyla görüşmesi, telefonla haberleşmesi, mektup ve diğer haberleşme haklarını kullanması güvence altına alınmıştır. Ceza infaz sistemimizin temel amacı yalnızca güvenliği sağlamak değildir. Aynı zamanda hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasını hedefleyen eğitim, iyileştirme ve rehabilitasyon faaliyetlerini etkin biçimde yürütmektir.”

    “İNSAN HAYATININ KORUNMASI ESASTIR”

    Açlık grevlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yurdunuseven, devletin yaşam hakkını esas aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “5275 sayılı Kanunun 82’nci maddesi kapsamında ceza infaz kurumlarında açlık grevine başlayan hükümlü ve tutuklular hakkında uygulanacak usuller ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Devletimizin bu konudaki temel yaklaşımı açıktır. İnsan hayatının korunması esastır. Sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve yaşam hakkının güvence altına alınması konusunda hiçbir tereddüde yer verilmemektedir.”

    “CEZA İNFAZ KURUMLARIMIZ ÇOK KATMANLI BİR DENETİM SİSTEMİ İÇERİSİNDE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR”

    Denetim mekanizmalarına da değinen Yurdunuseven, ceza infaz kurumlarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çok yönlü denetime tabi olduğunu belirtti. Yurdunuseven, “Her şeyden önce ceza infaz kurumları Cumhuriyet başsavcılıklarının sürekli gözetim ve denetimi altındadır. Kurumlarda gerçekleştirilen bütün işlemler infaz hâkimliklerinin yargısal denetimine tabidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu da ceza infaz kurumlarını düzenli olarak denetlemektedir. Dolayısıyla ceza infaz kurumlarımız, ulusal ve uluslararası çok katmanlı bir denetim sistemi içerisinde faaliyet göstermektedir” dedi.

    “TEMEL HEDEFİMİZ İNSAN ONURUNU ESAS ALAN BİR İNFAZ SİSTEMİNİ DAHA DA İLERİYE TAŞIMAKTIR”

    Konuşmasının sonunda değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Elbette hiçbir kamu hizmeti eleştiriden ve geliştirilme ihtiyacından muaf değildir. Ortaya atılan her somut iddia titizlikle incelenmeli; varsa eksiklikler giderilmeli, hak ihlali iddiaları hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla araştırılmalıdır. Ancak münferit olaylardan hareketle bütün ceza infaz sisteminin insan haklarına aykırı şekilde faaliyet gösterdiği yönünde genel bir kanaat oluşturmak da hakkaniyetli değildir. Türkiye bugün ceza infaz hizmetlerinde güçlü fiziki altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, çağdaş infaz anlayışı, dijital dönüşüm uygulamaları, sağlık hizmetleri ve çok katmanlı denetim mekanizmalarıyla sürekli gelişen bir yapıya sahiptir. Temel hedefimiz; insan onurunu esas alan, güvenliği sağlayan, hak temelli ve şeffaf bir infaz sistemini daha da ileriye taşımaktır. Bu nedenlerle, mevcut mevzuatın, denetim mekanizmalarının ve etkili başvuru yollarının hâlihazırda etkin şekilde işlediği dikkate alındığında, söz konusu Meclis Araştırması önergesine katılmadığımızı ifade ediyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.” >>>Haber Merkezi

  • “Bu vatan kolay kazanılmadı”

    “Bu vatan kolay kazanılmadı”

    Vali Aktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajında şu ifadelere yer verdi: “Devletimizi, demokrasimizi, millî birlik ve beraberliğimizi, anayasal düzenimizi ve özgürlüklerimizi hedef alan ve milletimizin cesaretiyle püskürtülen hain darbe girişiminin onuncu yılındayız. Vatanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz, FETÖ terör örgütü tarafından milletimizin iradesine yöneltilmiş hain bir saldırıdır. Çok Şükür ki o gece aziz milletimiz; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inmiş, vatanına, bayrağına, devletine ve demokrasisine canı pahasına sahip çıkmıştır. Aziz milletimizin sarsılmaz iradesi tankların, silahların ve karanlık hesapların karşısına dikilmiştir. O gece bir kez daha görülmüştür ki bu ülkenin yegâne sahibi aziz milletimizdir. Hiçbir yapı, hiçbir örgüt, hiçbir güç odağı; millet iradesinin, devletimizin ve demokrasimizin üzerinde değildir.

    “İLİMİZ, MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

    Bu yılki temamız olan ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ sözü de bu gerçeği ifade etmektedir. Çünkü o gece irade milletindi; Allah’ın izniyle zafer de milletin oldu. İlimiz, Millî Mücadele’nin en önemli dönüm noktalarından biridir. Büyük Taarruz’un başladığı bu topraklar; bağımsızlığın, vatan sevgisinin ve millî iradenin ne anlama geldiğini defalarca kez dosta düşmana göstermiştir. 26 Ağustos’ta Malazgirt’ten, 18 Mart’ta Çanakkale’den, 30 Ağustos’ta Kocatepe’den yükselen ruh ne ise, 15 Temmuz gecesi şehirlerimizin meydanlarından yükselen de aynı ruhtur. Bu ruh; vatanına canı pahasına sahip çıkan bir milletin ilelebet yaşayacak olan azim ve kararlılığıdır. Bu ruh; vatanını teslim etmeyen, bayrağını yere düşürmeyen, ezanını susturmayan ve geleceğine sahip çıkan bir milletin ruhudur. Bugün bizlere düşen görev; 15 Temmuz’u unutmamak, unutturmamak ve özellikle gençlerimize bu bilinci en doğru şekilde aktarmaktır. Çünkü tarih, doğru anlatıldığında geleceği korur. Değerli Gençler, Bu vatan kolay kazanılmadı. Bu devlet, büyük bedeller ödenerek bugünlere geldi. Sizler de bu emaneti bilgiyle, ahlakla, çalışarak ve ülkenize sahip çıkarak geleceğe taşıyacaksınız.

    “AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİR KEZ DAHA RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM”

    Unutmayınız; güçlü Türkiye’nin yolu, millî iradeye sahip çıkan, devletine güvenen, ülkesine hizmet etmeyi görev bilen nesillerden geçmektedir. Devletimiz; tüm kurumlarıyla, güvenlik güçleriyle ve aziz milletimizin desteğiyle, ülkemizin birliğine, huzuruna ve geleceğine yönelen her türlü tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 15 Temmuz gecesi şehitlik mertebesine ulaşan kahramanlarımızı ve vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Şehit ailelerimize ve gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyor; devletimizin her zaman onların yanında olduğunu ifade ediyorum. Rabbim milletimizin birliğini, devletimizin gücünü ve ülkemizin huzurunu daim eylesin. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde, “İrade Bizim, Zafer Bizim” inancıyla hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. >>>Haber Merkezi

  • “Bizlere düşen görev Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır”

    “Bizlere düşen görev Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır”

    Başkan Köksal, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz 2016 gecesi, ülkemizin birlik ve beraberliğine, demokrasimize ve millet iradesine yönelik hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Milletimiz, canı pahasına gösterdiği kararlı duruşla bu girişime geçit vermemiş, devletine, bayrağına ve geleceğine sahip çıkmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ sözü, milletimizin tarih boyunca benimsediği en güçlü ilkelerden biridir. Demokrasiye sahip çıkmak da milli egemenliğe sahip çıkmaktır. Bu değerleri korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. 15 Temmuz gecesi milletimizin ortaya koyduğu kararlılık, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çağrı doğrultusunda verilen ortak mücadeleyle birlikte, demokrasimize sahip çıkma iradesinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. O gece yazılan destan, milletimizin birlik olduğunda hiçbir gücün karşısında duramayacağını bir kez daha göstermiştir. Bugün bizlere düşen görev; ayrışmadan, kutuplaşmadan, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek Cumhuriyetimizi daha güçlü yarınlara taşımaktır. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz en büyük gücümüzdür. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. Yıl Dönümünde tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.” >>>Haber Merkezi

  • “15 Temmuz’da milletimiz iradesine sahip çıkmıştır”

    “15 Temmuz’da milletimiz iradesine sahip çıkmıştır”

    15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih olmadığını vurgulayan Yurdunuseven, “15 Temmuz 2016, sadece bir darbe girişiminin bertaraf edildiği tarih değil; millet iradesinin tanklara, silahlara ve ihanete karşı galip geldiği kutlu bir diriliş destanıdır.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin geçmişte birçok darbe ve vesayet girişimiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Yurdunuseven, 15 Temmuz gecesinde milletin tarihi bir duruş sergilediğini belirterek, “Milletimizin hafızasında derin yaralar açan 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve diğer vesayet girişimleri yıllarca demokrasimizi sekteye uğratmıştır. Ancak 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz, geçmiş darbelerin aksine iradesine sahip çıkmış, darbecilere geçit vermemiş ve darbe dönemlerini tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür.” dedi.

    FETÖ mensuplarınca gerçekleştirilen darbe girişiminde Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere birçok stratejik kurumun hedef alındığını kaydeden Yurdunuseven, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ve güvenlik kurumlarımızın hedef alınması, aslında doğrudan milletimizin iradesine, bağımsızlığına ve geleceğine yapılmış alçak bir saldırıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Milletin darbecilerin hesap edemediği en büyük güç olduğunu ifade eden Yurdunuseven, “O gece minarelerden yükselen selâlar yalnızca bir çağrı değil, milletimizi istiklâline, istikbaline ve demokrasisine sahip çıkmaya davet eden tarihî bir sesleniş olmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkan milyonlar, canlarını hiçe sayarak tankların önünde durmuş, kurşunlara göğsünü siper ederek egemenliğine sahip çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.

    15 Temmuz’da yazılan destanın, Çanakkale ruhunun ve Millî Mücadele azminin yeniden vücut bulduğu bir zafer olduğunu belirten Yurdunuseven, “O gece kadınından gencine, yaşlısından çocuğuna kadar milletimiz tek yürek olmuş; vatanına, bayrağına ve demokrasisine sahip çıkmıştır.” dedi.

    Millet iradesine yönelik hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Yurdunuseven, “Bugün çok açık bir şekilde görüyoruz ki darbe hayali peşinde koşanların, millet iradesini hiçe sayanların ve Türkiye’yi eski vesayet günlerine döndürmek isteyenlerin bütün emelleri aziz milletimizin kararlı duruşu sayesinde tarihin tozlu raflarına kaldırılmıştır. Artık bu ülkede söz de karar da daima milletindir. Hiçbir vesayet odağı, hiçbir ihanet şebekesi ve hiçbir karanlık yapı milletimizin iradesinin üzerinde bir güç olamayacaktır.” diye konuştu.

    15 Temmuz’un en büyük mirasının birlik ve beraberlik olduğuna dikkat çeken Yurdunuseven, “Bizlere düşen en büyük sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, demokrasimize sahip çıkmak, devletimize sadakatle hizmet etmek ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektir. Şehitlerimizin kanıyla yazılan bu destanı unutmamak ve unutturmamak hepimizin ortak görevidir.” ifadelerine yer verdi.

    Yurdunuseven, mesajının sonunda, “Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Rabbim milletimize bir daha 15 Temmuz gibi ihanet geceleri yaşatmasın. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı. >>>Haber Merkezi

  • “15 Temmuz, milletimizin iradesine sahip çıktığı şanlı direnişin adıdır”

    “15 Temmuz, milletimizin iradesine sahip çıktığı şanlı direnişin adıdır”

    15 Temmuz gecesini unutmanın ve unutturmanın mümkün olmadığını vurgulayan Özkaya, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren milleti bilgilendirmek ve demokrasiye sahip çıkmak adına mücadele ettiklerini belirtti. O gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği ve aziz milletimizin cesareti sayesinde hain kalkışmanın başarısızlığa uğratıldığını ifade eden Özkaya, “Tankların, uçakların ve silahların karşısına yalnızca imanıyla, bayrağıyla ve vatan sevgisiyle çıkan milletimiz, dünya demokrasi tarihine örnek olacak bir destan yazmıştır.” dedi.

    Özkaya, “15 Temmuz gecesi hepimiz için bir imtihan gecesiydi. O gece milletimizin iradesine kastedenlere karşı ilk andan itibaren tavrımızı net şekilde ortaya koyduk. Meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımızla birlikte demokrasimize, devletimize ve geleceğimize sahip çıktık. Bugün bizlere düşen en önemli görev, o ruhu diri tutmak, genç nesillerimize 15 Temmuz’u tüm yönleriyle anlatmak ve aynı ihanetlerin bir daha yaşanmaması için birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmektir.” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkeye hizmet etmeye devam edeceklerini belirten Özkaya, “15 Temmuz’da yazılan kahramanlık destanı, milletimizin istiklaline ve istikbaline olan bağlılığının en güçlü nişanesidir. Bu vesileyle, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın.” dedi. >>>Haber Merkezi

  • “İrade bizim, zafer bizim”

    “İrade bizim, zafer bizim”

    ​15 Temmuz’u, devlete sızmış sinsi bir ihanet şebekesinin milletin sarsılmaz iradesiyle tasfiye edildiği tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendiren Milletvekili Dr. Hasan Arslan, “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla idrak edilen bu günde tehlikenin çok katmanlı boyutlarına vurgu yaptı.

    “SADECE DİNİ DEĞİL, HER İDEOLOJİYİ İSTİSMAR ETTİLER”

    Örgütün sıradan bir illegal yapı olmadığını belirten Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu: “FETÖ, geçmişteki siyasi boşlukları manipüle ederek güç kazanmak adına her renge bürünen bir şer şebekesidir. Kendini ‘sol’, ‘ulusalcı’ veya ‘ilerici’ olarak tanımlayan pek çok yapıya dahi sızmış, örgütsel talimatlarla algı operasyonları yürütmüşlerdir. Aynı zamanda yüce dinimizin değerlerini de istismar ederek, aklı ve muhakemeyi devre dışı bırakmış, samimi mütedeyyin kesimi haksız yere zan altında bırakmayı amaçlamışlardır.”

    “​KURUMLARA KRİTİK UYARI: İÇİMİZE SIZAMAZLAR REHAVETİNE KAPILMAYIN”

    Devletin ve milletin bekası için hiçbir siyasi parti veya sivil toplum kuruluşunun rehavete kapılmaması gerektiğinin altını çizen Arslan; “Kısa vadeli ittifaklar veya koltuk sevdasıyla ‘ne idüğü belirsiz’ yapılara göz yummak, geleceğimize kastedecek canavarlar beslemektir. Hiç kimse ‘bizim içimize sızamazlar’ dememeli, her kurum bu hassasiyeti en üst düzeyde korumalıdır,” ifadelerini kullandı.

    “ZAFER, İRADESİNİ SATMAYANLARINDIR”

    Dr. Hasan Arslan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran milletimiz iradesine sahip çıkmıştır. Bugün bizlere düşen görev; devlet bürokrasisinde, sivil toplumda ve inanç dünyamızda bu teyakkuz halini sürdürmektir. Dinimizi istismar edenlere ve irademizi gasp etmek isteyenlere asla geçit vermeyeceğiz. 15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. Zafer, iradesini satmayanların; zafer, bu necip milletindir!” >>>Haber Merkezi

  • “15 Temmuz ruhu, Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü teminatıdır”

    “15 Temmuz ruhu, Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü teminatıdır”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “15 Temmuz 2016 gecesi, aziz milletimiz tarih boyunca olduğu gibi istiklaline ve istikbaline sahip çıkmış, milli iradeyi hedef alan hain FETÖ darbe girişimini eşine az rastlanır bir kararlılık ve cesaretle bertaraf etmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde meydanlara inen milletimiz; tanklara, silahlara ve tüm tehditlere rağmen demokrasiyi, bağımsızlığı ve devletimizin bekasını canı pahasına savunmuştur. O gece yazılan destan, yalnızca bir darbe girişiminin önlenmesi değil, aynı zamanda millet iradesinin hiçbir güç tarafından esir alınamayacağının tüm dünyaya ilanıdır.

    15 Temmuz’un üzerinden geçen 10 yıl, o gecenin hafızalardan silinmediğini, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun dimdik ayakta olduğunu bir kez daha göstermektedir. Şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin kahramanlığı ve milletimizin gösterdiği büyük direniş, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en güçlü ilham kaynaklarından biri olmaya devam etmektedir. AK Parti olarak dün olduğu gibi bugün de demokrasimizin, milli iradenin ve hukuk devletinin yanında kararlılıkla durmayı sürdürüyoruz. Devletimizin tüm kurumlarından FETÖ başta olmak üzere her türlü vesayet odağının temizlenmesi noktasında ortaya konulan mücadele, milletimizin huzuru ve ülkemizin geleceği adına tavizsiz şekilde devam edecektir. Bu vesileyle; 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde, vatanı ve bayrağı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Milletimizin yazdığı bu büyük destan, dün olduğu gibi bugün de yarın da yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.” >>>Haber Merkezi

    “15 Temmuz ruhu, Türkiye Yüzyılı'nın en güçlü teminatıdır”

  • “15 Temmuz, milli birlik ve beraberliğin sembolüdür”

    “15 Temmuz, milli birlik ve beraberliğin sembolüdür”

    Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, FETÖ’nün hain darbe girişiminin Türk milletinin eşsiz cesareti ve devletine bağlılığı sayesinde bertaraf edildiğini ifade etti. Kahveci, “15 Temmuz gecesi aziz milletimiz, hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya göstermiş, vatanına ve demokrasisine sahip çıkarak destansı bir mücadele ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı. Başkan Kahveci, 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişiminin engellenmesi olmadığını, aynı zamanda Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz, devletimizi parçalamak ve milletimizi bölmek isteyen ihanet odaklarına karşı aziz milletimizin tek yürek olduğu gecedir. O gece, milletimiz; vatanından, bayrağından ve bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu kutlu direniş, Türk milletinin hafızasında daima yaşayacaktır.”

    “ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE, GAZİLERİMİZİ MİNNETLE ANIYORUZ”

    15 Temmuz’da canlarını feda eden şehitlerin ve kahraman gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını vurgulayan Kahveci, “Bu toprakları bizlere vatan yapan aziz şehitlerimizi, 15 Temmuz gecesi canlarını hiçe sayarak şehadet mertebesine ulaşan kahramanlarımızı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyoruz. Gazilerimize ise şükranlarımızı sunuyor, sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Onların fedakârlıkları, milletimizin gönlünde sonsuza kadar yaşayacaktır.” dedi. >>>Haber Merkezi

    "15 Temmuz, milli birlik ve beraberliğin sembolüdür"

  • “15 Temmuz’u planlayan Amerika’dır”

    “15 Temmuz’u planlayan Amerika’dır”

    Darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçtiğini hatırlatan Karataş, kamuoyunda hâlâ cevap bekleyen birçok kritik sorunun bulunduğunu savundu. Karataş, FETÖ elebaşını yıllarda barındıran ve darbeyi planlayan el olan ABD’ye yönelik bugüne kadar yeterli ve caydırıcı adımların atılmadığını ifade ederken, darbe girişimiyle doğrudan ilişkilendirilen İncirlik Üssü’nün ise hâlâ kapatılmamış olmasını eleştirdi.

    “SİYASİ AYAĞI TARTIŞMALARI AYDINLATILMALI”

    Karataş, kamuoyunda uzun süredir gündemde olan “15 Temmuz’un siyasi ayağı” tartışmalarının da artık net bir şekilde aydınlatılması gerektiğini belirtti. Bu konuda hukukun üstünlüğü çerçevesinde, hiçbir siyasi etki altında kalmadan, tarafsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini ifade eden Karataş, Fetö ile ilgili sorumluluğu bulunan herkes hakkında amasız fakatsız gerekli yasal işlemlerin geciktirilmeden yapılmasının milletin en büyük beklentisi olduğunu kaydetti.

    “15 TEMMUZ RUHU ADALET VE LİYAKATİ GEREKTİRİR”

    15 Temmuz’un sadece geçmişi yad etme günü olmadığını belirten Karataş, eksik kalan yönlerin açık yüreklilikle konuşulması ve benzer acı olayların ülkemizde bir daha yaşanmaması için gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini söyledi. Karataş, gerçek 15 Temmuz ruhunu anlamanın; hukukun üstünlüğünü, adaleti, liyakati, özgürlükleri ve şeffaf devlet yönetimini amasız-fakatsız güçlendirmekten geçtiğini belirterek, Saadet Partisi olarak bu anlayış doğrultusunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. >>>Haber Merkezi

  • “Milli irade, güçlü demokrasinin ve üreten Türkiye’nin temelidir”

    “Milli irade, güçlü demokrasinin ve üreten Türkiye’nin temelidir”

    Başkan Sayın, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: 15 Temmuz, aziz milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine, milli iradeye, birlik ve beraberlik içerisinde sahip çıktığı; ülkemizin istiklal ve istikbaline yönelen hain darbe girişimini kararlılıkla bertaraf ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Milletimizin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu eşsiz dayanışma ve cesaret, hiçbir gücün milli iradenin üzerinde olamayacağını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Aradan geçen on yıl, birlik ve beraberliğimizin ülkemizin karşılaştığı her türlü zorluğun aşılmasındaki en büyük gücümüz olduğunu ortaya koymuştur. Güçlü demokrasinin, toplumsal güven ortamının; üretimin, yatırımın, istihdamın, ekonomi başta olmak üzere her alanda kalkınmanın temel şartı olduğuna inanıyoruz. Ekonomik bağımsızlığın milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle, iş dünyamıza düşen en önemli sorumluluğun ülkemizin üretim gücünü korumak ve geleceğine değer katmak olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizin güçlü iş dünyası sivil toplum kuruluşları AFSİAD Federasyonu ve AFSİAD olarak, ülkemizin birlik ve bütünlüğünden aldığımız güçle daha çok üretmeye, daha fazla yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya ve katma değer oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle, vatanımızın bağımsızlığı ve demokrasimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. İrade Bizim, Zafer Bizim.” >>>Haber Merkezi

  • 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı

    15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı

    Program, meydanda kurulan 15 Temmuz Anı Çadırı’nın açılışıyla başladı. Protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek açılan çadır, açılışın ardından davetliler tarafından gezildi. Ayrıca buradaki çadır on gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak.

    Meydandaki programın ardından Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi’ne geçildi. Burada hazırlanan 15 Temmuz konulu fotoğraf sergisinin açılışı yapılarak, sergide yer alan fotoğraflar protokol üyeleri ve katılımcılar tarafından incelendi. >>>Şerafettin KAZAK

    15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı 15 Temmuz anı çadırı ve fotoğraf sergisi açıldı

  • Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!

    Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!

    Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
    15 Temmuz 2016 tarihinde hain FETÖ terör örgütünün darbe teşebbüsünde; ülkemizin istikbalini korumak için uçakların, tankların, kurşunların karşısına dikilen aziz vatandaşlarımız büyük bir kahramanlık göstermiştir. Hain darbe teşebbüsünde şehit olan 252 vatan evladına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum, gazilerimize Allah’tan sıhhat, afiyet ve hayırlı bir ömür temenni ediyorum.

    Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir! Eroğlu: 15 Temmuz Aziz Milletimizin kahramanlık destanı yazdığı tarihtir!
    Üzerinde hür bir şekilde nefes aldığımız, yaşadığımız, hayatımızı sürdürdüğümüz bu topraklar bize şehit ve gazilerimizin emanetidir. Her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu topraklar, aynı zamanda dünyanın en büyük şehitliğidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerinin fedakârlıkları sayesinde dimdik ayaktadır.

    Milletimizin Feraseti ve Kahramanlığı En Büyük Gücümüzdür…

    Türkiye, demokratik ve hür bir ülkedir. Ancak yabancı istihbarat teşkilatlarının
    güdümünde ülkemizi bölmek, parçalamak ve hatta işgal ettirmek için kullanılan
    tarihimizin en sinsi ve en alçak hain FETÖ terör örgütü, bundan tam 10 yıl önce 15 Temmuz 2016 gecesi tarihimizin en hain ve kanlı darbe girişiminde
    bulunmuştur. Anadolu’nun fedakâr, cefakâr insanlarının temiz, masumane ve dini duygularını istismar eden bu alçak ve hain örgüt; en büyük ihaneti yapmıştır.
    15 Temmuz’daki darbeye teşebbüs eden caniler, Egemenliğimizin ve demokrasimizin timsali olan Türkiye Büyük Millet Meclisini dahi bombalama alçaklığını göstermişlerdir. Hamdolsun, milletin iradesine de evine de uzanan eller, bizzat millet tarafından kırılmıştır. Hiçbir darbe, hiçbir darbe girişimi yapanların yanına kâr kalmamıştır.

    Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde;
    FETÖ terör örgütü başta olmak üzere PKK, DEAŞ, YPG gibi bütün terör örgütleriyle kararlı bir şekilde mücadele etmeye devam edecektir. Ülkemizin birlik ve beraberliğine kast eden hiçbir unsura asla müsaade etmeyecektir.

    Fetö Terör Örgütünün 15 Temmuz 2016 Günkü darbe teşebbüsü, aziz milletimizin feraset ve kahramanlığı ile önlenmiştir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ve halkı meydanlara çağırması ülkemizin işgal girişiminin önlenmesinde çok etkili olmuştur.
    Ayrıca hükümetimizin ve milletvekillerin direnişini de takdirle anmak gerekir.
    Allah bir daha böyle ihanetler ve hainlikleri milletimize yaşatmasın.
    Kahraman milletimizin vatan, bayrak ve ezan aşkı ile şanlı bayrağımız ilelebet bu topraklarda dalgalanacak ve minarelerden ezanlar her daim okunacaktır.

    O tarihlerde Orman ve Su İşleri Bakanı olduğumdan o günleri bizzat yaşadım. Bu yüzden o günlerdeki hatıralarımın gençlerimize aktarılması için bu yazıyı kaleme aldım:

    Prof. Dr. Veysel EROĞLU’nun 15-16 Temmuz 2016 Gecesindeki 29 Saati…
    15 Temmuz Cuma günüydü. O haftaki Bakanlar Kurulunda 16 Temmuz Cumartesi günü İstanbul’da bir Ekonomik Kurul Toplantısı yapılması kararlaştırılmıştı. Tabi ben de 15 Temmuz 2016 Cuma günü akşamdan İstanbul’a gitmek için 17.10 uçağı ile Ankara’dan Atatürk Havaalanı’na hareket ettim. Genelde havaalanına gelince öncü ve artçı araçlar vardı, onları gerek yok diye gönderdim. Bizim basit bir araçımız vardı. Şoförüme “Nereden geçelim?” diye sordum. “Efendim, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçersek daha rahat olur. Belki Boğaziçi Köprüsü (ismi sonradan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü oldu) kalabalıktır” dedi.
    Neticede saat 21.30 civarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçerken Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçenlere askerlerin tanklarla mani olduklarını gördüm. Bir gariplik vardı. Ben sivil araçta eskort ve artçı olmaksızın sadece bir şoförle sessiz sedasız bir şekilde geçiyorduk. Fetöcü Askerler şöyle bir baktılar. Sade bir araç ve şoför, dolayısıyla bir vatandaş gibi karşıya geçtim. Bu sırada damadım İhsan aradı: “FETÖ ordudaki bazı askerleri ayaklandırmış.” dedi. Ben bunun üzerine hemen evi aradım. Dedim ki “Derhal evi terk edin”.
    Çünkü bu alçak FETO Terör Örgütü, onlara karşı çıktığım, onların taleplerini yerine getirmediğim için ayrıca FETOCU birkaç elemanı vazifeden uzaklaştırdığım için bana düşmanlardı, beni kara listeye almışlardı. Bu yüzden beni mutlaka arayacaklarını tahmin ediyordum. Evde refikam, oğlum ve kızım vardı. Onlar derhal evi boşalttılar. Ben de tabi eve gitmedim. Önce damadım İhsan’la buluştum. Damadım dedi ki “Bizim eve de gelebilirler.” Libadiye semtinde bir apartman dairesinde kalıyordu. Bunun üzerine başka bir yere geçtik.
    Ancak şunu öğrendik. Eşim, oğlum ve kızım evi boşalttıktan 15 dakika sonra özellikle siyah bir minibüs, plakası belli değil, eve gelmiş etrafı kuşatmış, zile basmışlar. Etrafı aramışlar. Tabi ışıklar falan yanmayınca belli bir süre beklemişler. Kimsenin olmadığına kanaat getirdikten sonra ayrılmışlar. Bu durumu kameralardan tespit ettik, bunu savcılığa bildirdik ama maalesef hiçbir netice çıkmadı. Sonradan komşularından öğrendik damadımın evine de gitmişler. Orada da kapıyı yoklamışlar. Komşularda evde kimse yok gittiler deyince defolup gitmişler. Yani bu FETO alçak terör örgütü mensupları bizi hem kendi evimde hem de damadımın dairesine giderek aramışlar.
    Bu sırada ben de damadımla Beykoz’daki bir eve gittik.
    Terör Örgütü FETÖ ordudaki bazı askerleri ayaklandırmış. Cumhurbaşkanımız da Marmaris’te risk altındaydı. Havaalanından damadımla buluşmak için geçerken, özellikle Cumhurbaşkanımızın koruması Muhsin’i aradım. “Alo Muhsin Bey, Cumhurbaşkanımız emniyette mi?
    Fetö ayaklanmış, ihtilal yapma teşebbüsü var.” deyince “Haberimiz oldu.” dedi.
    Sayın Cumhurbaşkanımız da Marmaris’te Otelden risk altında olduğundan hemen oradan bir havaalanına geçerek, uçakla Atatürk alanına gelmiş. Orada da gerçekten büyük tehlike atlatmış. Atatürk Havaalanında halka bir çağrı yaptı. Havaalanı insanlarla dolu. Fakat Jetler alçak uçuş yapıyordu.

    Bu arada Çengelköy’de bazı Fetöcüler halka ateş açtı. Birinci Boğaz Köprüsü dediğimiz, sonradan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde arbede yaşandı. Orada Fetöcü askerler ve subaylar vatandaşın üzerine ateş ettiler. Hatta açılış merasimlerini yapan Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok orada şehit düştü.
    Ankara’da bu sırada Türkiye Büyük Millet Meclisi, Özel Harekat, Özel Kuvvetler, Emniyet Müdürlüğü, Külliye vs pek çok yer bombalanmış.
    Biz de İhsan ile ne yapalım? diye düşündük. İstanbul’da Hafriyatçılar Birliğini aradık. “Bütün hafriyat kamyonlarını kışlaların önüne diziniz, tanklar, zırhlı araçlar…vs. dışarı çıkmasına müsaade etmeyin”. Ben onları takdir ediyorum,
    teşekkür ediyorum. Bütün kamyonlar kışla önlerine dizildi. Vatandaşlarımız da Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine havaalanına gitti. İstanbul havaalanı doldu.
    Bu arada Milli Savunma Bakanı Fikri Işık gece yarısı beni aradı. Dedi ki; “Size özellikle Mamak’taki 4.Kolordu Komutanlığı’nın önünü ve yollarını kapatma vazifesi düştü.”
    Ben de hemen DSİ Genel Müdürü’nü, Orman Genel Müdürü’nü arayarak: “DSİ’nin büyük devasa iş makinelerimizi Mamak’taki 4.Kolordu Komutanlığı’nın önüne götürün ve kapının önüne dizin. Anahtarları alın ve oradan kaçın.” diye söyledim.
    DSİ, bunu çok güzel bir şekilde başardı. Orman Genel Müdürlüğünde dev iş makinaları vardı. “Mamak’taki yolları kapatın. Ateş açarlarsa bir sıkıntı olmasın, araçların anahtarlarını alıp ayrılın” diye talimat verdim.
    Ayrıca DSİ’ye ve OGM’ye diğer bölgelerdeki taşra teşkilatına talimatım ulaştırıldı. Misal olarak DSİ, Isparta’da Süleyman Demirel Havaalanı’nın önünü kapattı. Balıkesir’deki DSİ Bölge Müdürü çok güzel bir hareket yapmış. Balıkesir’deki askeri birliklerin çıkacağı yerin hemen birkaç kilometre ötesinde yola dozerler yığmış. Dozerlerle yola bir hendek açarak askeri araçların geçişini ve Balıkesir’e girişini önleyecek şekilde bir tertibat almışlar. Bunları duyunca gerecekten büyük gurur duydum.
    DSİ ve Orman teşkilatlarımızın, askeri araçların kışlalardan çıkışını engellemek için büyük emekleri var. Hatta Orman teşkilatımızın silahlı ekipleri var. Zira Orman Muhafaza Memurları silahlıdır. Bana şu kadar silahımız var onları kuşanıp silahlarla çıkalım mı diye sordular. Şu anda duruma bakalım. Sadece askerlerin çıkışını engelleyelim. Ama ikinci bir emire kadar bu silahları çıkarmayın karışıklık olabilir diye söyledim.
    Hatta gece de televizyona telefonla beyanat verdim. Bunun bir alçak Fetö Terör Örgütü darbesi teşebbüsü olduğunu ve kahraman ordumuzun ve aynı zamanda emniyet teşkilatımızın duruma hakim olduğunu, vatandaşların bu teröristleri göz açtırmamaları gerektiğini ve terör örgütünün başarılı olamadığını sabah 04.00 civarında bir televizyona bağlantı yaparak ilan ettim.
    Tabi gece uyumadık. Bir ara kaldığımız yerin civarında jetler alçaktan uçuşa yaptı. Damadım dedi ki “Sizin bulunduğunuz yeri telefon görüşmelerinden tespit ettiler.” Biz hemen bodruma indik. Çocuklar korktu. Zangır zangır camlar kırıldı. Yani çok büyük alçaklık hakikaten.
    Ben dedim ki “Burada beklemeyeyim. Sabah mutlaka Ankara’ya gideyim”. Durum çok karışıktı. Gene bir sivil araçla, özellikle sadece bir koruma alarak sivil araçla Düzce’ye kadar geldik. Düzce’ye kadar bir şoför, basit bir arabayla beni götürmüştü. Dikkatli bir şekilde vatandaş gibi Düzce’ye kadar geldik. Düzce’de bir araç daha değiştirdik. Oraya başka sivil plakalı araçla Ankara’ya vasıl olduk. Normal vatandaş gibi. Bakanlığa geçtim. Bakanlık işgal olmamıştı. Bakanlıkta arkadaşlarla toplantı yaptım. Bakanlığımız hemen Külliye’nin yanında. Yani ateş altında kalmış o civarda. Toplantıda DSİ ve Orman Genel Müdürlüğü’nün araçlarının yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldım.
    Akşama doğru Külliye civarındaki vatandaşları ve özel harekat polislerini ziyaret ettim. Hatta orada bir televizyona beyanat verdim. Oradan Mamak’a geçerek OGM personeli ile görüşüp, araç ve arozöz ile yolların kesildiği durumu gördük. Gerçekten OGM bütün yolları kapatmıştı. Orman Genel Müdürlüğü’nün büyük devasa araçları ve arazözler ile yolların tamamını kesmişler. Geçitlerine imkan vermemişler. Hatta ben bu araçların yanına varınca oradaki bütün personelimiz yanımıza geldi. Şoförler, diğer elemanlar, genel müdür yardımcıları, daire başkanları onlarla birlikte resim çektirdik.
    Akabinde Mamak 4. Kolordu Eşref Akıncı kışlasına geçtim. Devlet Su İşleri’nin dev iş makineleriyle kapatılmıştı. Çıkışa imkan verilmemişti. Oradan hiçbir zırhlı çıkamazdı. Orada her siyasi anlayıştan binlerce vatandaş kışlanın önünü dolmuştu. Ben bir iş makinesinin üzerine çıkarak vatandaşlara hitap ettim.
    Sonra biz burada niçin bekliyoruz diye düşünerek, Kışlaya girmek üzere nizamiyeye yaklaştım. Yanımda müsteşarım Akif Özkaldı ve genel müdürlerim de vardı. Nizamiyede askerlerle selamlaştık. Çok dikkat çekici bir şey oldu. Askerler beni görünce şaşırdı. Metin Paşa nerede? diye sordum. Metin Paşamız yoktu ama oradaki komutan sanıyorum Fetöcü idi. Nizamiyeye bir üsteğmen geldi. Bana baktı bir şey söylemeden içeri geçti. Allah Allah dedim ben oradaki askerlerle sohbet ederken Metin Paşa’yı bekliyorum. 15-20 dakika sonra başka
    bir üsteğmen geldi. Dedi ki “Sayın Bakanım Metin Paşa yolda geliyor.
    Kendisi Akıncılar Hava Üssü’nde yolda. Siz beklemek isterseniz, arzu ederseniz içeri buyurunuz” diye söyledi.
    Biz de bilmiyoruz meğer Polatlı’daki Füze ve Topçu Okulu Komutanı Fetöcüymüş, onu buraya 4.Kolordu Komutanı olarak göndermişler. Tabii ki durum aleyhlerine dönünce kışlanın önünde binlerce insan var. Fetöcü komutan bizi farkedince kendisini teslim almaya geldiğimizi zannederek arka taraftaki çıkış kapısından kaçmış. Zira ben içeri girmeden önce oradaki vatandaşlara ateşli bir konuşma yapmıştım. Fetö terör örgütünü lanetledim.

    Karargahta beklerken biraz sonra Metin Paşa geldi. Kucaklaştık. Metin Paşa’yı görünce çok sevindik. Metin Paşa anlattı. Cuma günü akşam saatinde valilikten aramışlar. Demişler ki “Genelkurmay Başkanlığı’nın binasının etrafında silah sesleri var.” Kendisi Garnizon Komutanı idi. 4’ncu Kolordu Komutanı aynı zamanda. Demiş ki ben o civardayım. Ve kendisi hemen Genelkurmay’a gitmiş. Fakat Genelkurmay’a gidince kapıdaki askerler içeri almamışlar. Kendisi bağırmış. “-Ben garnizon komutanıyım. Açın kapıyı” diye. Arkadan bir subay kapıyı açın demiş. Kapıyı açar açmaz üzerine çullanmışlar ve bağlamışlar. Paşamızı doğruca Akıncılar Hava Üssü’ne götürmüşler. Bizim kışlaya girmemizden 20 dakika sonra kurtulmuş. Biz beklerken geldi. Epeyce sohbet ettik. Neler yaşandığını anlattı.
    Çok değerli bir komutan olan Sayın Metin Gürak Paşamız önceki Genelkurmay Başkanımızdır.

    Artık sabaha karşı Fetö terör örgütünün darbe teşebbüsünün başarısız olduğu anlaşıldı. Sağ olsun 1’nci Ordu Komutanı da beyanat verdi. “Ordu içindeki bir takım terör örgütlerinin teşebbüsüdür.” Diye. Onun beyanatı da çok etkili oldu. Bazı bölgelerden sesler geldi. Ama ben şunu vurgulamak istiyorum, özellikle bu terör örgütü Türkiye’yi Amerika’ya teslim etmek için yapılmış çok planlı bir ihanetti. Fetö tamamen Amerika’nın uşağı bir şekilde çalışma yapmış. Türkiye’nin başına gelen bu ihanet, Türkiye için tarihindeki en alçak terör
    örgütlerinden birisinin yaptığı alçaklıktı.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmaları Aziz Milletimize ziyadesiyle güven verdi. Bu şerefli milletin bir ferdi olarak ne kadar gurur duysak azdır. Aziz Milletimiz 15 Temmuz gecesi birlik ve beraberliğini bir kere daha muhteşem bir şekilde bütün Dünyaya göstermiştir. 15 Temmuz gecesi Çanakkale Harbimizin ruhunu taşıyan asil milletimizin feraseti, kahramanlığı ile birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde göstererek Aziz Milletimizin ve devletimizin bekasına kasteden bedbahtlara, tarihin en manidar tokadı vurulmuştur. Bu zaferin esas sahibi milletimizdir. Herkes devletine, milletine, bayrağına sahip çıktı. 86 milyon vatandaşımıza, Şehit ve Gazilerimize şükran borçluyuz. Demokrasi Nöbetleriyle Bu Aziz Millet Vatan Aşkını Dünyaya Gösterdi…

    15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte 81 il ve ilçelerimizde Aziz Milletimiz Demokrasi Nöbetlerine başladı. Milletimizin vatan şuuru bu nöbetlerde açıkça görülüyordu. Şanlı bir milletin torunları olduğumuzu bütün Dünyaya gösterdik. 15 Temmuzdan sonra 6 farklı ilimizde 9 ayrı demokrasi nöbetine katılarak aziz milletimizin vatan, bayrak ve ezan aşkına ortak olmuştuk. Bu illerimizden biri de memleketim Afyonkarahisar’dır. Şehitler diyarı Afyonkarahisar, Zafer Meydanında gerçekleştirdiği Demokrasi Nöbetleri ile hain darbe girişiminin dimdik karşısında durmuştur.

    15 Temmuz’u Unutmayacağız, Unutturmayacağız…

    15 Temmuz ihanetini ve aziz milletimizin bu ihanete verdiği cevap bizim için nesilden nesile aktarılması gereken kutlu bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ise hepimizin boynunun borcudur. O karanlık gecede okunan ezanlar ve selalar kalplerimizi nasıl bütünleştirdiyse, inşallah bundan sonra da aynı inançla aynı heyecanla aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hain darbe teşebbüsünde şehadet şerbeti içen 252 kahraman şehidimizi minnet ve şükranla yad ediyorum. Gazilerimize de hayırlı uzun ömürler diliyorum.

    15 Temmuz gecesi büyük bir kahramanlık gösteren başta bütün vatandaşlarımız olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman askerlerine, Emniyet Teşkilatımızın kahraman polislerine de şükranlarımı arz ediyorum.

    Yüce Rabbimiz böyle acıları Aziz Milletimize yaşatmasın.

    Şanlı Bayrağımız, bu topraklarda ve mavi vatanımızda ilelebet dalgalanacaktır.

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz kutlu olsun.

  • Milletvekili Altınok’tan Vali Aktaş’a ziyaret

    Milletvekili Altınok’tan Vali Aktaş’a ziyaret

    Gerçekleşen ziyarette, çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunuldu. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Başkan Köksal, minik Ezgi ile buluştu

    Başkan Köksal, minik Ezgi ile buluştu

    Samimi anların yaşandığı ziyarette Başkan Köksal, minik Ezgi’yi kucağına alarak aileye hayırlı olsun dileklerini iletti. Yeni doğan bebeğe sağlıklı, huzurlu ve mutluluk dolu bir ömür temennisinde bulunan Başkan Köksal, “Ezgi bebeğimize uzun, sağlıklı ve güzel bir yaşam diliyor, Muharrem ve Müzeyyen Çekdemir çiftimizi gönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı. >>>Şerafettin KAZAK