Kategori: Afyon

  • Emirdağ’da ot biçme çalışmaları sürüyor

    Emirdağ’da ot biçme çalışmaları sürüyor

    “Mahallemizde, Her Parkımızda Aynı Titizlik” sloganıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, parklar ve yeşil alanlarda bakım, temizlik ve düzenleme faaliyetlerini aralıksız gerçekleştiriyor. Belediye ekipleri, daha temiz, daha düzenli ve daha yeşil bir Emirdağ hedefi doğrultusunda sahada yoğun mesai harcıyor. Yapılan çalışmalarla birlikte hem çevre estetiğinin artırılması hem de vatandaşlara daha konforlu yaşam alanları sunulması amaçlanıyor. Emirdağ Belediyesi, ilçe genelinde benzer çalışmaların program dahilinde devam edeceğini bildirdi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Geleceğin teminatı olan gençlere kritik tavsiye

    Geleceğin teminatı olan gençlere kritik tavsiye

    AYLARCA SÜREN ÖZVERİLİ EMEKLERİN KARŞILIĞI ALINACAK

    13 Haziran 2026 Cumartesi günü ülke genelinde gerçekleştirilecek olan LGS öncesinde bir açıklama yapan İl Başkanı Ahmet Kahveci, bu sürecin gençlerin hayatındaki önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Öğrencilerin uzun ve yorucu bir hazırlık dönemini geride bıraktığına değinen Kahveci, “Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımız, aylarca büyük bir özveriyle bu sınava hazırlandı. LGS sadece bir sınavdır; hayatın tamamını belirleyen bir sonuç değildir. Tüm öğrencilerimize sakin olmalarını, bilgilerine güvenmelerini ve sınav anında heyecanlarını kontrol etmelerini tavsiye ediyorum. Hepsine gönülden başarılar diliyorum” dedi.

    VELİLERE ANLAYIŞ VE MORAL DESTEĞİ ÇAĞRISI

    Mesajında öğrencilerin yanı sıra büyük bir heyecanla çocuklarını bekleyen anne ve babalara da seslenen Başkan Kahveci, sınav sürecinde evlatlara yaklaşımın önemine dikkat çekti. Aile içi iletişimin sınav performansına doğrudan etki ettiğini hatırlatan Kahveci, “Ailelerimizin göstereceği anlayış ve moral desteği, çocuklarımızın başarısına önemli katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullanarak velilere sağduyu çağrısında bulundu.>>>HABER MERKEZİ 

  • DEVA Partisi’ne ‘Yeşil Çay’ vizyonu tanıtıldı  

    DEVA Partisi’ne ‘Yeşil Çay’ vizyonu tanıtıldı  

    Ziyarete DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, Eski AYM üyesi, Eski Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Yeni Yol Partisi Kurucu Genel Başkanı Celal Mümtaz Akıncı, DEVA Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Alper Kocatürk, Çay İlçe Başkanı Ali Canavar ve partililer katıldı. Gerçekleşen görüşmede Başkan Kantartopu, ilçede yürütülen çalışmalar ile “Yeşil Çay” vizyonu kapsamında planlanan projeler hakkında heyete detaylı bilgi verdi. Heyet üyeleri, ilçeye yönelik hazırlanan projeleri ve vizyon çalışmasını takdirle karşıladıklarını belirterek Başkan Kantartopu’na çalışmalarında başarılar diledi. Belediyeden yapılan açıklamada ise, “Nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyor, ilçemiz adına yürütülen çalışmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Başkanlar ve Masterler düğünde buluştu

    Başkanlar ve Masterler düğünde buluştu

    Özel bir düğün salonunda gerçekleşen düğün gecesine Çayırbağ Belediye Başkanı Ender Kiraz, Yaylabağ Belediye Başkanı Niyazi Akgedik, Afyonkarahisar Masterler Derneği yönetim kurulu üyeleri Mahmut Akcin, Kamil Altınkaya, Hakkı Mertgenç ile dernek üyeleri Halil Akbulutun yakınları, Dülger ailesinin yakınları katıldı. Genç çiftin sahneden inmediği gecede damat Emre ile gelin Seher mutlu günlerinde unutmayacakları bir gece yaşadı. >>>Haber Merkezi

  • AFSÜ Diş Hastanesi’nde işlem sayılarında rekor artış

    AFSÜ Diş Hastanesi’nde işlem sayılarında rekor artış

    Nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetleri konusunda istikrarlı gelişimini sürdüren Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Diş Hastanesinde Ocak-Mart 2026 döneminde yapılan bütün işlemler, 2025’in aynı dönemiyle karşılaştırıldığında büyük artış gösterdi. Muayene sayısı 19 bin 383’ten 24 bin 166’ya yükselerek yüzde 24,7 oranında arttı. En belirgin yükseliş ise dolgu işlemlerinde yaşandı. İşlem sayısı 3 bin 146’dan, 11 bin 10’a çıkarak önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 250 oranında artış kaydetti.

    AFSÜ Diş Hastanesi, ağız ve diş sağlığı hizmetleri işlemlerinde 2026’nın ilk çeyreğinde, dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. AFSÜ’deki kanal tedavisi işlemlerinde yüzde 60,1; diş çekimi işlemlerinde yüzde 117,2, detertraj işlemlerinde yüzde 39,1, fissür örtücü uygulamalarında yüzde 30,2, implant sayısında yüzde 83,5 ve protez işlemlerinde yüzde 6,2 oranında artış oldu.

    AFSÜ Diş Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ömer Ekici, oluşan sayısal tablonun; mevcut kapasitenin daha etkili ve verimli kullanılmasına yönelik, randevu ve klinik çalışma saatlerinin yeniden düzenlemesi gibi bir dizi adımın sonucu olduğunu söyledi. Doç. Dr. Ekici, güçlü akademik ve uzman kadrosu ile AFSÜ Diş Hastanesinde sunulan nitelikli hizmetlerin daha da geliştirilmesi ve özellikle talebin yoğun olduğu alanlarda hizmete daha kolay erişimin sağlanması amacıyla çok yönlü çalışmaların sürdüğünü belirtti.

    AFSÜ Diş Hastanesinin hem koruyucu hem de tedavi edici ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde güçlü bir başarı ivmesi yakalamasının ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirten Doç. Dr. Ekici, özellikle dolgu, kanal ve implant tedavisi gibi klinik hizmetlerdeki talebin, AFSÜ’nün sunduğu sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyeti gösterdiğini söyledi.

    Doç. Dr. Ekici, modern klinik altyapısı, akademik kadrosu ve insan odaklı hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren AFSÜ Diş Hastanesinin, Afyonkarahisar ve çevre illerden başvuran vatandaşlara nitelikli, erişilebilir ve sürdürülebilir ağız ve diş sağlığı hizmeti sunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. >>>Haber Merkezi

  • “Açıklanan fiyat, çiftçinin yüzünü güldürmez”

    “Açıklanan fiyat, çiftçinin yüzünü güldürmez”

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 16 bin 500 TL olarak açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Karataş, “Açıklanan bu rakam çiftçinin yüzünü güldürmez” dedi. Karataş açıklamasında şunları ifade etti: “TMO tarafından açıklanan fiyat, ne çiftçinin yüzünü güldürür ne de toprağın hakkını, ne de alın terinin hakkını verir. Bu iş böyle devam etmez. Nasıl savunma sanayi milli güvenlik meselesiyle, tarım da ülkemiz için bir milli güvenlik meselesidir.”

    “ÇİFTÇİYİ MASA BAŞINDA DEĞİL TARLA BAŞINDA DİNLEYİN”

    Konuyla ilgili çözüm önerilerini de sıralayan Karataş, şunları kaydetti: “Önce çiftçiyi masa başında değil, tarlanın başında dinleyeceksiniz. Buğday alım fiyatını hasat zamanı değil, ekimden önce açıklayacaksınız. Fiyatı yükseltin demiyoruz. Doğru dürüst bir planlama yapın, maliyetleri geri çekin diyoruz! Çiftçiye kâr payı bırakılacak. Çiftçi topraktan vazgeçirilmeyecek. TMO ürün bedelini 45 gün sonra değil, teslimde ödeyecek.”

    “BÜYÜMEDEN KİMİN HABERİ VAR?”

    İktidarın ekonomide “yüzde 2,5 büyüdük” sözlerini de hatırlatan Karataş, “Peki, buğday üreticisinin, çiftçinin bundan niye haberi yok? Asgari ücretlinin, emeklinin bundan niye haberi yok? Kimin haberi var biliyor musunuz? Bankaların, faizci düzenin komiserlerinin haberi var. Cepleri dolduranların haberi var.

    “KUTLU HAREKETİN BAYRAĞI ALTINDA BULUŞALIM”

    Sözlerinin sonunda Afyonkarahisar halkına davette bulunan Karataş, şu çağrıda bulundu: “İktidara güçlü bir itirazda bulunmak isteyen herkesi… İsrafa ve adaletsizliğe karşı durmak isteyen herkesi… Adalet, liyakat ve ehliyet lütuf değil hakkımızdır diyen herkesi… Evlenemeyen, iş bulamayan, eğitim imkanından dahi mahrum kalmış, okuduğu halde masraflarını karşılayamayan tüm gençlerimizi… Türkiye’nin yanlış yönetildiğini düşünen herkesi… İktidarın uygulamalarına demokratik yollardan artık yeter demek isteyen herkesi… Aramıza davet ediyoruz! Dünü, bugünü ve geleceği temiz bu kutlu hareketin bayrağı altında buluşmaya çağırıyoruz.” >>>Haber Merkezi

  • Afyon’a sınır ötesinden gelen canlılar takibe alındı!

    Afyon’a sınır ötesinden gelen canlılar takibe alındı!

    TEKNİK PERSONEL SAHADA SAĞLIK TARAMASI YAPIYOR

    Şuhut İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan veteriner hekimler ve teknik personeller, yurt dışından ilçedeki işletmelere getirilen ithal besi hayvanlarını yerinde incelemek üzere sahaya indi. Ekipler, hayvanların genel sağlık durumlarını kontrol ederek olası bulaşıcı hastalıklara karşı ön muayenelerini titizlikle gerçekleştiriyor ve hayvanların mevzuata uygunluklarını inceliyor.


    KÜPELEME VE KİMLİKLENDİRME İLE TAM TAKİP

    Yürütülen hummalı çalışmalar kapsamında sadece sağlık taraması yapılmıyor, aynı zamanda hayvanların resmi kayıt işlemleri de eksiksiz şekilde tamamlanıyor. Hayvan hareketlerinin güvenli bir şekilde takip edilebilmesi için küpeleme, kimliklendirme ve bakanlık kayıt sistemine veri girişi işlemleri yapılıyor. İlçe müdürlüğü yetkilileri, üreticilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve bölgedeki hayvan varlığının koruma altına alınması amacıyla bu denetimlerin ilçe genelinde periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.>>>İHA

  • Halk eğitim bahçesinde tarihi gün! miniklerin coşkusu sokağa taştı

    Halk eğitim bahçesinde tarihi gün! miniklerin coşkusu sokağa taştı

    Afyonkarahisar Halk Eğitim Merkezi, çocukları ve ailelerini bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
    Halk Eğitim Merkezi bahçesinde ilk kez düzenlenen Çocuk Şenliği’nde birbirinden renkli görüntüler yaşandı.
    Etkinlik, Halk Eğitim Merkezi kurslarında eğitim alan miniklerin okuduğu İstiklal Marşı ile başladı.

    Şenlik boyunca çocuklar müzik eşliğinde eğlenirken, yüz boyama etkinliklerine katıldı ve kendileri için hazırlanan çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi.
    Miniklere patlamış mısır ikram edilirken, aileler de etkinliği ilgiyle takip etti.

    Program kapsamında Halk Eğitim Merkezi kurslarında hazırlanan el emeği göz nuru ürünlerin yer aldığı sergi ve satış standının açılışı da gerçekleştirildi. Kursiyerlerin ürettiği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

    Etkinliğe, Afyonkarahisar Zihinsel Engelliler Derneği çatısı altında eğitim alan özel bireyler de katılarak şenliğin coşkusuna ortak oldu.
    Programda ayrıca Halk Eğitim Merkezi bünyesinde görev yapan usta öğreticilere teşekkür plaketi takdim edildi.
    Etkinlikte konuşan Halk Eğitim Merkezi Müdürü Abdullah Cemal Tola, ilk kez düzenlenen şenliğin geleneksel hale gelmesi için çalışacaklarını belirterek, çocukların ve özel bireylerin mutluluğunun kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti.
    İlk kez gerçekleştirilen Çocuk Şenliği, gün boyunca devam eden etkinliklerle sona erdi.>>>MUSTAFA BAYER

  • Şehit Emanetine Vefa: Muhtardan Duygulandıran Anlamlı Hediye

    Şehit Emanetine Vefa: Muhtardan Duygulandıran Anlamlı Hediye

    Muhtar Sezgin, mahalle muhtarlığını ziyaret eden protokol üyelerine ve misafirlere, Şehit Nazmi Saatçi’nin hayat hikâyesini ve şehadet haberinin yer aldığı özel olarak hazırlanan tabloyu hediye ederek kahraman şehidin aziz hatırasını gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.

    Vefa ve minnet duygularının en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen bu anlamlı çalışma, şehit ailesini de derinden duygulandırdı. Şehit Nazmi Saatçi’nin kardeşi tarafından yapılan teşekkür mesajı ise yürekleri ısıttı.

    Şehit kardeşi mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Saygıdeğer Muhtarım, değerlerimizin yok edildiği günümüzde göstermiş olduğunuz saygı ve emek yaramıza merhem oluyor. Şehit kardeşi olarak size ne kadar teşekkür etsem azdır. Hakkınızı helal edin lütfen.”

    Duygu dolu sözler karşısında büyük gurur yaşadığını ifade eden Muhtar Hasan Sezgin, şehitlerin emaneti olan değerleri yaşatmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.

    Mahalle sakinleri tarafından da takdirle karşılanan bu anlamlı vefa örneği, şehitlerin isimlerinin yalnızca tabelalarda değil, gönüllerde de yaşamaya devam ettiğini bir kez daha gösterdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Sülün’de cami şenliği festival havasında geçti

    Sülün’de cami şenliği festival havasında geçti

    Sülün Belediyesi’nin desteğiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Müftülüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen etkinliğe Sülün Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, İl Müftü Yardımcısı Sinan Cansever, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İbrahim Badak, Afyon Gençlik Merkezi Müdürü Hasan Hüseyin Bala ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    MEHTERAN SÜRPRİZİ

    “Camimizde Buluşalım, Gönüllerimiz Şenlensin” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, Mehteran Bölüğü eşliğinde düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı. Korteje beldedeki ilkokul ve ortaokul öğrencileri ellerindeki Türk bayraklarıyla eşlik etti. Mehteran Bölüğü’nün seslendirdiği marşlarla sürpriz yaşayan kasaba halkı, yürüyüşe alkışlarla destek verdi. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlik, vatandaşlardan büyük ilgi gördü.

    MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERLE BULUŞMA

    Çocukların camilerle bağlarını güçlendirmek ve milli-manevi değerlerle buluşmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen proje kapsamında İl Müftülüğü yetkilileri tarafından öğrencilere cami adabı hakkında bilgiler verildi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi görevlileri de ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik zekâ oyunları başta olmak üzere çeşitli etkinlikler düzenledi. Çocuklar gün boyunca hem eğlendi hem de öğrenme fırsatı buldu.

    ETKİNLİK OKULLARDA DA DEVAM ETTİ

    Gün boyu süren etkinliklerde Sülün Belediye Başkanı Ahmet Poyraz tarafından ilkokul ve ortaokul öğrencilerine öğle yemeği olarak etli pilav ve ayran ikram edildi. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da sendikal dayanışma vurgusu

    Afyon’da sendikal dayanışma vurgusu

    Türk-İş il Başkanlığında gerçekleşen ziyarette Demiryol-iş Afyonkarahisar şube Başkanı Ali Aydın da hazır bulundu. Samimi hava içerisinde geçen ziyarette Demiryol-iş sendikasına tarihi geçmişi ile bugünkü durum hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaret günün anısına çekilen fotoğraflarla taçlandırıldı. >>>Haber Merkezi

  • “Türkiye’de adalet hiç gelmiyor”

    “Türkiye’de adalet hiç gelmiyor”

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Ankara parti genel merkezinde basın açıklaması gerçekleştirdi. “İYİ Parti olarak biz, her ay çeşitli konularda kamuoyu araştırması yapıyoruz” diyen Olgun, “Geçtiğimiz aylardaki araştırma konumuz vatandaşlarımızın hukuk ve adalet üzerine düşünceleriydi. Maalesef çok vahim sonuçlarla karşı karşıyayız. Vatandaşlarımız büyük oranlarda, pek çok konuda hukuka ve adalete olan güvenini kaybetmiş durumda. Araştırma sonuçlarımıza göre vatandaşlarımızın % 74’ü cezasızlık algısının şiddeti arttırdığını düşünüyor. Yetersiz cezalar ve yanlış infaz sistemi nedeniyle suç işleyenlerin adeta ödüllendirildiği bir ülkede bu oranın çıkması son derece normal. Yine % 73 oranında insanlarımız mafyanın ve çetelerin sokaklara hâkim olduğu kanısında.  % 71 oranında vatandaşlarımız diziler ve filmler yoluyla mafya kültürünün gençlerimizin dimağını kirleterek onları suça ittiği konusunda hemfikir.

    “ÇALIŞTAY DÜZENLENMESİ GEREKTİĞİ SONUCUNA VARDIK”

    Suç işleyenler ellerini kollarını sallayarak ve aldıkları cüzi cezaları adeta madalya gibi üzerlerinde taşıyarak dolaşırken suç mağdurlarının ise devletçe yalnız bırakıldığı ve bir kere de devletçe mağdur edildiği herkesin malumu. Bu gerçeğin kamuoyundaki karşılığı % 54.!  % 66 oranında insanlarımız yargı önünde zenginin korunduğu, yoksulun ise aynı fiili işlediğinde çok daha ağır cezalara maruz kaldığı düşüncesinde. Ve maalesef bu boş bir inanç değil, her gün karşı karşıya kaldığımız acı bir gerçek.  Türkiye’de hukukun üstünlüğünün işlemediğini düşünenlerin oranı ise % 55! Yargının muhalifleri sindirmede silah olarak kullanıldığını düşünenler % 58! Bu tablo hukuk devletinin sadece kâğıt üzerinde kaldığının üzücü bir göstergesi. Biz yaptığımız bu kamuoyu araştırmasında çok vahim ve çarpıcı sonuçlarla karşılaştığımız için Partimizin yetkili organlarıyla bu Çalıştayı düzenlenmesi gerektiği sonucuna vardık” ifadelerini kullandı.

    “BU TABLOYU BİZ DEĞİL, AVRUPA KONSEYİ SÖYLÜYOR”

    Milletvekili Olgun, konuşmasında şu başlıklara dikkat çekti: “Türkiye’de adalet yalnızca geç gelmiyor-çoğu zaman hiç gelmiyor. Bu bir gecikme sorunu değil; sistematik bir çöküşün belgesidir. Ve bu çöküş, sıradan bir vatandaşın gündelik hayatına kadar sızmış durumdadır: İş yerinde haksızlığa uğrayan işçi mahkemede yıllarca beklemekte, mülkiyet uyuşmazlığına düşen vatandaş sonucu göremeden hayatını kaybetmekte, şiddete maruz kalan kadın adalet kapısında çaresizce ölümü beklemektedir. Hukuk devleti bir kavramdan ibaret kaldığında, bedelini en ağır biçimde ödeyen her zaman toplumun en savunmasız kesimleri olmaktadır. Anayasa’nın 138. maddesi yargı bağımsızlığını güvence altına almaktadır.  Ama maalesef bu iktidar döneminde kâğıt üzerinde kalmaktadır. Yargının yürütmenin güdümüne girmesi sebebiyle; hâkim ve savcı atamalarında siyasi iradenin ve mahkeme kararlarında iktidar keyfiyetinin kural haline geldiği bir tablo söz konusudur. Bu tabloyu biz değil, Avrupa Konseyi söylüyor. Venedik Komisyonu söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi söylüyor. Türkiye, yargının yürütme üzerindeki denetim işlevi bakımından 143 ülke arasında 129. Sırada… Bağımsız denetim organlarının etkinliği bakımından ise 138. Sıradadır. Bu sıralama; 85 milyon insanı barındıran, köklü bir devlet geleneğine sahip Türkiye Cumhuriyeti için başlı başına bir utanç belgesidir. Bireysel mağduriyetler ise tablonun en çarpıcı yüzünü oluşturmaktadır. Hatay Milletvekili Can Atalay’ın başına gelenler hukuk devletine olan inancı derinden sarsmıştır.

    “BU TABLO, ADALETİN BİNA İSİMLERİNDE KALDIĞININ GÖSTERGESİ”

    Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliyesine hükmedilmiş olmasına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi; milletvekilli seçilmiş bir kişiyi mahkum etmiş, üstelik AYM üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulunmuştur. Yargı organlarının birbirinin kararını tanımadığı bu tablo, adaletin bina isimlerinde kaldığının göstergesidir. Yaşanan bu hukuksuzluklara bir de basın özgürlüğünün hunharca katledilişini de eklemek gerekir. Türkiye, gazetecileri hapsederek susturma yolunu seçen ülkeler arasında başı çekmektedir. Habercilik faaliyetleri gerekçesiyle tutuklanan gazeteciler; terörle mücadele yasaları, casusluk suçlamaları, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ve TCK 217/A da düzenlenen ve kamuoyunda Dezenformasyon yasası olarak bilinen geniş kapsamlı ve muğlak hükümler aracılığıyla yargılanmaktadır.

    “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    Gazetecilik suç değildir; ancak Türkiye’de zaman zaman suç gibi muamele görmektedir.  Tutuklu gazeteciler, uzun süre ön soruşturma aşamasında tutularak fiilen cezalandırılmaktadır. Basın özgürlüğü endekslerinde Türkiye’nin sürekli olarak en alt sıralarda yer alması; demokratik gerilemenin bizzat kendisidir. Bir ülkede gazeteciler susturulduğunda, o ülkedeki vatandaşlar gerçeği öğrenme hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bu, yargı bağımsızlığının çöküşüyle doğrudan bağlantılı bir özgürlük sorunudur. İşin daha vahim ve trajikomik yanı ise iktidara yakın bazı yayın organlarınca yapılan yalan haberlere, sahte verilere ve soruşturmanın gizliliği ihlal edilerek duruşmalardan önce açıklanan bilgilere karşı en ufak bir denetimin dahi yapılmayışıdır.

    “ASILSIZ VE TUTARSIZ İDDİALARLA TUTSAK EDİLİYORLAR”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Belediye yöneticilerine yönelik Silivri’de görülen davalar ise yargının siyasi araç olarak kullanılmasının en güncel örneğini oluşturmaktadır. Bu dosyalar, deliller, tanıklar gizli; tutuklama şekilleri ve isnatlar alenidir. Kişinin itibarını sarsmak serbest, nedenini sormak yasaktır. On sekiz milyon tarafından seçilmiş bir belediye başkanı asılsız ve tutarsız iddialarla tutsak edilmektedir. Yargının siyasi araçsallığının bir başka boyutu ise muhalefet partilerini hedef alan hukuki girişimlerde kendini göstermektedir. Bu süreçlerde basın mensupları kullanılarak yargıya güven daha da azaltılmaktadır.  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin Genel Kurul kararları hakkında verdiği mutlak butlan kararı, UYAP Sistemine yüklenmeden, taraf avukatlarına tebliğ edilmeden haber olmuştur. Taraflardan önce basına yansıtılan kararın hukukiliği ayrı bir tartışma konusudur. Söz konusu karar; seçilmiş delegelerin iradesiyle alınan kongre kararlarını denetleyen seçim kurulları tarafından onaylanmış olmasına rağmen, özel hükümler yok sayılmak suretiyle hukukun olağan sınırlarını aşmıştır. Hukuk devleti; yalnızca muktedirin değil, muhalefetin de yargısal güvenceden eşit biçimde yararlandığı düzendir. Demokratik çoğulculuğu zedeleyebilecek nitelikteki yargı kararları, bu ilkeyle bağdaşmaz.

    KARAR BEKLEYEN DOSYA SAYISI 3 MİLYONU GEÇMEKTEDİR

    Adalet Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre hukuk mahkemelerinde karar bekleyen dosya sayısı 3 milyonu geçmektedir. Yargıtay ceza dairelerinde 2024’ten devredilen dosya sayısı tek başına 308 bini aşmaktadır. Vatandaş yıllarca mahkemede sürünmekte, hakları gecikmiş adalet kılığında rafa kaldırılmaktadır. Bir dava ortalama dört ila altı yıl sürerken, bu süreçte katlanılan maddi ve manevi yük büyük çoğunlukla vatandaşın hakkından vazgeçmesine neden olmaktadır. Ertelenmiş adalet, fiilen reddedilmiş adalettir. Türkiye, tarihsel bir eşikte durmaktadır. Toplumun yargıya olan güveni erimekte, hukuk kurumlarına duyulan inanç giderek zayıflamaktadır. Böyle bir ortamda muhalefet partilerinin salt eleştiriyle yetinmesi yeterli değildir; çözüm üretme kapasitesini ve iktidar vizyonunu ortaya koyması gerekmektedir.

    “İYİ PARTİ OLARAK BİZ SORUMLULUĞUN BİLİNCİNDEYİZ”

    İYİ Parti olarak biz bu sorumluluğun bilincindeyiz. Sorunun teşhisiyle yetinmeyip çözüm üretme kararlılığıyla hareket ediyoruz. Türkiye’nin önüne yalnızca bir eleştiri belgesi değil, somut bir yol haritası koymak için bir çalıştay düzenliyoruz. Üstelik bu çalıştay, iktidar değişiminin artık uzak bir ihtimal olmadığı bir siyasi konjonktürde yapılmaktadır. Türkiye yakın gelecekte önüne çıkacak fırsatı değerlendirmek için hazırlıklı olmak zorundadır. İYİ Parti olarak biz o hazırlığı şimdiden yapıyoruz. 13-14 / Haziran / 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ‘İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayı’, Türkiye’nin hukuk tarihinde hiçbir siyasi parti tarafından daha önce gerçekleştirilmemiş kapsamda ve derinlikte bir buluşmadır. Bu bir parti etkinliği değildir; bu, Türkiye’nin hukuk vicdanının harekete geçirilmesidir. 13 Haziran Cumartesi günü, eş zamanlı olarak 5 ayrı salonda, öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere on başlık altında kapsamlı oturumlar düzenlenecektir. Bu oturumlar Türkiye’nin hukuk sorunlarını tek boyutlu bir perspektiften değil; tüm boyutlarıyla ve bütünüyle ele alacaktır: Basın Özgürlüğü ve Dezenformasyon, Üniter Devlet ve Parlamenter Sistem, Adil Yargılanma ve Toplumsal Uzlaşı, Yargının Sacayakları: Mesleki Sorunlar ve İtibar, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Kadına Karşı, Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi, Çocuk Adalet Sistemi: Koruyucu ve Önleyici, Politikalar, Mali Hukuk Normları ve İhale Mevzuatı, Dijitalleşen Dünyanın Hukuka Etkisi ve Yapay Zeka, Seçim Hukuku ve Demokratik Meşruiyet, Hukuk Devleti Revizyonu ve İnsan Hakları… Bu başlıkların her biri, günümüz Türkiye’sinde acil müdahale gerektiren bir alanı temsil etmektedir.

    “BU SORUNLAR ÇALIŞTAYDA MASAYA YATIRILACAK”

    Basın özgürlüğü sıralamasında dünyada alt sıralarda yer alan bir Türkiye, dijital dünyada hukuki boşluklarla boğuşan bir Türkiye, seçim hukukunda güven bunalımı yaşayan bir Türkiye. Tüm bu sorunlar bu çalıştayda masaya yatırılacaktır. Bu çalıştay yalnızca bir partinin sesini taşımayacaktır. Akademisyenler, yargı mensupları, baro yöneticileri, avukatlar, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçiler. Toplumun her kesiminden, her görüşten insan bu çalıştaya davetlidir. Kapılarımız herkese açıktır. Çünkü Türkiye’nin hukuk sorunları 85 milyonun ortak derdidir. Her oturum yalnızca sorunları tartışmakla kalmayacak; somut öneriler ve yasal düzenleme metinleri üretecektir. 14 Haziran Pazar günü ise bu etkinliği tarihsel kılan adım atılacaktır: İktidarımızda hukuk ve adalet alanında atacağımız somut adımları, maddeler halinde ve taahhüt olarak ortaya koyduğumuz Hukuk Vizyon Belgesi kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu belge; bir seçim vaadi kataloğu değil, bir yönetim taahhütnamesidir. Yargı bağımsızlığının güvence altına alınmasından hâkim ve savcı atama süreçlerinin şeffaflaştırılmasına, basın özgürlüğünün pekiştirilmesinden dijital hukuk boşluklarının giderilmesine kadar pek çok alanda somut yasal düzenleme taahhütlerini içerecektir. Türkiye daha iyi bir yargıyı hak ediyor. Türkiye hukuk devletini hak ediyor. Ve 13-14 Haziran’da, hep birlikte, o hukuk devletinin taslağını çizmeye başlıyoruz. Çalıştayımıza bekliyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da kulakların pasını silen askeri senfoni!

    Afyon’da kulakların pasını silen askeri senfoni!

    KENT PROTOKOLÜ VE SANATSEVERLER AKIN ETTİ

    Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Atatürk Kongre Merkezinde düzenlenen bu görkemli geceye; Vali Dr. Naci Aktaş, şehir protokolü, vatan uğruna canını feda eden şehitlerin emaneti olan aileleri, kahraman gaziler ve salonu hıncahınç dolduran çok sayıda Afyonkarahisarlı sanatsever katıldı. Klasik müzik, caz, pop ve geleneksel Türk ezgilerinin harmanlandığı seçki, konuklardan tam not aldı.

    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ARMONİ MIZIKASI KOMUTANLIĞINA BAĞLI TÜRK ARMONİ YILDIZLARI ORKESTRASI (TÜRKAY) AFYONKARAHİSAR’DA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KONSER İLE DİNLEYİCİLERE UNUTULMAZ BİR AKŞAM YAŞATTI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası Komutanlığına bağlı Türk Armoni Yıldızları Orkestrası (TÜRKAY) Afyonkarahisar’da gerçekleştirdiği konser ile dinleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı.
    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ARMONİ MIZIKASI KOMUTANLIĞINA BAĞLI TÜRK ARMONİ YILDIZLARI ORKESTRASI (TÜRKAY) AFYONKARAHİSAR’DA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KONSER İLE DİNLEYİCİLERE UNUTULMAZ BİR AKŞAM YAŞATTI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası Komutanlığına bağlı Türk Armoni Yıldızları Orkestrası (TÜRKAY) Afyonkarahisar’da gerçekleştirdiği konser ile dinleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı.

    SOLİSTLERİN PERFORMANSI AYAKTA ALKIŞLANDI

    Orkestra Komutanı ve Şefi Bando Yarbay Kerimcan Nayman’ın profesyonel yönetimiyle sahne alan dev kadro, izleyicilere müzikal bir şölen sundu. Gecede Solist Soprano Gökçe Nur Semerci ve Solist Bando Astsubay Kıdemli Başçavuş İhsan Kamiş, güçlü sesleri ve etkileyici sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayarak tarihi gecenin mimarları oldu.>>>İHA

  • Gençlerden bağımlılığa karşı dev barikat!

    Gençlerden bağımlılığa karşı dev barikat!

    OTUZ OKULDA ON BİR BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYE DOKUNULDU

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Girişimci Genç Liderler Derneği ortaklığında yürütülen “Akran Gücüyle Temiz Gelecek” projesinin kapanışı dolayısıyla özel bir buluşma gerçekleşti. Dernek Başkanı Mustafa Bahadır Beşen ve Müdür Yardımcısı Musa Dinçgez, İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’yi makamında ziyaret ederek projenin raporunu sundu. Saha çalışmalarında il genelindeki 30 farklı okulda tam 11 bin 513 öğrenciye birebir ulaşılarak uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele farkındalığı aşılandığı aktarıldı.

    MÜDÜR SÜNNETCİ’DEN GENÇ LİDERLERE TEŞEKKÜR

    Ziyarette, gençlerin kendi yaş gruplarındaki arkadaşlarına eğitim vermesini kapsayan akran öğrenmesi modelinin sahadaki olumlu etkileri ve elde edilen büyük kazanımlar masaya yatırıldı. Gençlerin toplumsal hassasiyetle yürüttüğü bu çalışmaların hayati bir önem taşıdığını vurgulayan İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, bilinçli nesillerin yetişmesine katkı sunan dernek yönetimine, öğretmenlere ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.>>>İHA

  • Afyon’dan Antalya’ya yol ve ulaşım zirvesi

    Afyon’dan Antalya’ya yol ve ulaşım zirvesi

    Ziyarete Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu, Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, AK Parti Dinar İlçe Başkanı Hüseyin Demir, Dinar Organize Sanayi Bölgesi Müdürü İbrahim Er ve belediye İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personelleri katıldı.

    Heyet, Karayolları 13. Bölge Müdürü Hasan Sarıoğlan ile bir araya gelerek ilçelerde yürütülen ve planlanan ulaşım ile altyapı çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulundu.

    Ziyaret kapsamında bölgesel yol projeleri, trafik düzenlemeleri ve altyapı ihtiyaçlarının ele alındığı belirtilirken, heyet misafirperverliği nedeniyle Bölge Müdürü Sarıoğlan’a teşekkür etti. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Çay Belediyesi’nden Shaoxing çıkarması

    Çay Belediyesi’nden Shaoxing çıkarması

    Çay Belediye Başkanlığı’nı temsilen, Belediye Başkanı Yaşar Kemal Kantartopu tarafından görevlendirilen birim amirleri Mustafa Canıağır, Abdil Kara, Hasan Bayazıt ve İnanç Sezgin organizasyonda yer aldı. 2024 yılında imzalanan kardeş şehir protokolü kapsamında gerçekleştirilen ziyarette, Çay ilçesinin kültürü, ürünleri ve yerel değerleri Çin’de tanıtıldı. Heyetin, farklı ülkelerden temsilcilerle de temaslarda bulunduğu belirtildi. Program kapsamında Çin Dışişleri Ofisi yetkilileri ve iş insanlarıyla görüşmeler yapılırken, Haziran ayı içerisinde ticari iş birlikleri kapsamında bir heyetin Çay ilçesine geleceği ifade edildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Başkan Şahin’den LGS öğrencilerine moral mesajı

    Başkan Şahin’den LGS öğrencilerine moral mesajı

    Afyonkarahisar genelinde LGS’ye girecek 6 bin 749 öğrencinin heyecanını paylaştığını belirten Başkan Şahin, sınava hazırlık sürecinde gösterilen emek ve gayretin karşılığının alınacağına inandığını ifade etti.

    Şahin mesajında, “Sevgili Gençler, Kıymetli Evlatlarımız; uzun bir hazırlık sürecinin ardından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına gireceğiniz önemli bir güne ulaştınız. Afyonkarahisar genelinde sınava girecek 6 bin 749 öğrencimizin her birine gönülden başarılar diliyorum. Bugüne kadar gösterdiğiniz emek, azim ve gayretin karşılığını alacağınıza inanıyorum. Sınav anında sakin olun, kendinize güvenin ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya odaklanın” ifadelerini kullandı.

    Bir sınavın hayatın tamamını belirlemediğine dikkat çeken Şahin, “Unutmayın ki bir sınav, hayat yolculuğunuzdaki önemli duraklardan yalnızca biridir. Asıl değerli olan; çalışkanlığınız, karakteriniz ve hayallerinizin peşinden kararlılıkla yürümenizdir” dedi.

    Öğrencilerin başarısında ailelerin ve öğretmenlerin büyük pay sahibi olduğunu vurgulayan Başkan Şahin, sınav sürecinde fedakârca destek veren velilere ve eğitimcilere de teşekkür etti.

    Mesajının sonunda öğrencilere dua ve temennilerini ileten Şahin, “Rabbim zihin açıklığı versin. Tüm öğrencilerimizin gönüllerindeki okullara yerleşmelerini temenni ediyor, Afyonkarahisar’ımızın geleceği olan evlatlarımıza başarılarla dolu bir eğitim hayatı diliyorum” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da okul müdürüne akılalmaz veda!

    Afyon’da okul müdürüne akılalmaz veda!

    KURTLAR VADİSİ REPLİKLERİYLE BABA TAHLİYE PANKARTI

    Mezuniyet konuşmasının ardından sahneye çıkan okul personeli ve öğretmenler, uzun yıllar birlikte çalıştıkları Müdür Geçe’ye popüler dizi repliklerinden oluşan esprili pankartlarla sürpriz yaptı. Salonda bir anda “Kurtlar Vadisi Operasyonu Bitmiştir”, “Bitti Mi Yeğen?”, “Baba Tahliye” ve “Bitti Dayı?” yazılı pankartları açan mesai arkadaşları, hem duygusal hem de eğlenceli anların yaşanmasına neden oldu.

    BİZİM LÜGATIMIZDA VEDA YOK VEFA VARDIR

    Törende kuruma duygulu bir konuşmayla veda eden Okul Müdürü Eralp Ekrem Geçe, mezun olan öğrencilerine başarılar dileyerek helallik istedi. Kurumun kendisi için her zaman bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Geçe, “Bizim lügatımızda veda yok, vefa vardır. Bu okulumuzda görev yapan öğretmenlerimizi ve personelimizi kırmayalım ve üzmeyelim. Her zaman yanlarında olun” sözleriyle salondakilerden büyük alkış aldı.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Güzel bir hikaye yazacağız”

    “Güzel bir hikaye yazacağız”

    Arizona’da milli takımın kamp yaptığı otelde düzenlenen basın toplantısında konuşan her iki futbolcu da Dünya Kupası’na katılmanın önemli bir başarı olduğunu ancak kendilerinin bununla yetinmeyeceklerinin altını çizdi.

    ORKUN KÖKÇÜ: ANTRENMANLAR EĞLENCELİ GEÇİYOR

    Orkun Kökçü ise takımda çok iyi bir ortam olduğunu söyledi. Kampın çok iyi geçtiğini vurgulayan Kökçü, “Antrenmanlar da eğlenceli geçiyor. Çok iyi odaklanarak ne yapacağımızı biliyoruz, maçlarla ilgili toplantılar yapıyoruz. Daha da iyi hazırlanacağız. İlk maçı sabırsızlıkla bekliyoruz. 2002’nin hikayelerini babam anlatıyor, amcam anlatıyor. 24 sene sonra turnuvaya katıldık. O hikayelerle doğup büyüdüm. 2010 Dünya Kupası’nda Hollanda finale çıkmıştı ve Hollandalıların da heyecanını o zaman gördüm. Ben de ‘İnşallah bir gün Türk Milli Takımı’yla bunu yaşarım’ diyordum.” ifadelerini kullandı. Takımda her oyuncunun çok önemli olduğunu dile getiren Kökçü, sahaya çıkacak 11’i herkesin destekleyeceğini belirtti.

    “OFSAYT OLMAYINCA SEVİNÇTEN ÇILDIRDIK”

    Kendisinin potansiyelinin ve takıma katabileceklerinin farkında olduğunu söyleyen Orkun, Kosova maçında atılan golle gelen Dünya Kupası biletini şöyle anlattı: “O maçta tek merak ettiği şey golün ofsayt olup olmadığıydı. Benim için golü kimin attığının hiçbir önemi yok. 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katıldık, en önemlisi bu. Golün tartışması hiç olmadı. Ofsayt olmayınca sevinçten çıldırdık. Çok önemli bir goldü, tek hedefimiz Dünya Kupası’na katılmaktı ve o golle başardığımızı düşündük. Ben Hollanda’da doğup büyüdüm. Hollanda, Dünya Kupası’na katılıyordu, o heyecanı görünce ben de hayal kuruyordum ve şimdi de buradayız. Biz bu turnuvada bir şeyler başarmak istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. İnşallah güzel bir hikaye yazacağımızı düşünüyorum. Havalar sıcak ve akşamüzeri antrenman yapıyoruz. Hava serinken idmandayız. Çok sıcak hava var ama yaklaşık 10 gündür ABD’deyiz. Alıştığımızı düşünüyorum. Futbolda bunlar var, bahane olarak kullanmamamız lazım. Problem olmayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    “İLK GRUP MAÇINDA TAKIM DAHA İYİ BİR OYUN GÖSTERECEK”

    Venezuela ile Miami’de oynanan hazırlık maçında takımın konsantrasyon eksikliği yaşadığını anlatan Orkun Kökçü, “Hazırlık maçında olsun, grup maçlarında olmasın. Sıcak bir havaydı, Miami’ye yeni gelmiştik ve alışma sürecindeydik. Maçtan sonra hocamız istediklerini daha net vurguladı. Yoğun tempoyla toplantılar yapıyoruz. Takım olarak oyunu daha net şekilde göstermek istiyoruz. İnanıyorum ki ilk grup maçında takım daha iyi bir oyun gösterecektir.” dedi.

    “EN ÇOK İSTEDİĞİM ŞEY MAÇA ÇIKTIĞIMIZDA BİZDEN KORKULMASI”

    Kenan Yıldız’ın durumuyla ilgili soruya Kerem Aktürkoğlu’yla beraber cevap veren Orkun Kökçü, Juventus forması giyen milli futbolcunun hafif bir sakatlığının bulunduğunu belirtti. Kenan Yıldız’ın çok iyi bir futbolcu olduğunun altını çizen Kökçü, “Bu takımda herkese ihtiyacımız var. Kenan’ı da en yakında inşallah aramızda görürüz. Hazır olacağını düşünüyorum. Doktor ya da fizyoterapist değilim, zamanını bilmiyorum ama mutlaka hazır olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

    “HERKES TURNUVAYA ÇOK İYİ ODAKLANIYOR”

    Kerem Aktürkoğlu’yla birlikte Benfica’da oynadığı dönemin hatırlatılması üzerine konuşan Orkun, şunları söyledi: “Kerem’in Benfica’ya geldiğini duymuştum, biraz stresli dönemdi. Geldiğinde başarılı olacağından emindim. Benfica’da neye ihtiyacı olduğunu biliyordum. Geldiğinde bunu tahmin ettim, kendisi de çok iyi bir başlangıç yaptı, 10 maç üst üste gol attı. Orada hem saha içinde hem de saha dışında çok iyi anlaştık. Güzel bir dönemdi. Sonrasında Kulüpler Dünya Şampiyonası’na gittik. Şimdi buradayız. En güzel hikayeyi burada yazmak istiyoruz. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz. Herkes turnuvaya çok iyi odaklanıyor. Kerem ile burada olmak çok güzel bir duygu.”

    “TAKIMDA OLAN OYUNCULARIN HEPSİ ÜST DÜZEY OYUNCULAR”

    Çok kaliteli bir takıma sahip olduklarının altını çizen Orkun Kökçü, şunları kaydetti: “Takımda olan oyuncuların hepsi üst düzey oyuncular. Kaliteli bir takımız. 24 senedir Dünya Kupası’na katılmadık ama tehlikeli bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Her an ekstra bir şey oluşturacak oyuncularımız var. Bizden korkabilirler. Toplantılarda en çok zorlanan oyunculardan birisi benim ama çok iyi oluyor. Maça çıkınca plan çok net ve hocanın ne istediği belli oluyor. Böyle olunca maçlara daha iyi hazırlanıyoruz. Buradaki maçlar, tüm maçlardan daha değerli. Hoca da bunun için elinden geleni yapıyor. 2002 hikayesinin ardından inşallah biz de bir hikaye yazıp gelecek nesilleri olumlu anlamda etkileyebiliriz. En çok istediğim şey maça çıktığımızda bizden korkulması. Öyle bir milli takım olmak istiyoruz. Oyuncular olarak hepimiz üst seviyede oynuyoruz, yıldız oyuncularımız var.”

    KEREM AKTÜRKOĞLU: BU TURNUVAYA İYİ BİR FORM YAKALAYARAK GELDİK

    İstanbul’da başlayan hazırlıklar sırasında sakatlık yaşayan ancak daha sonra iyileşen Kerem Aktürkoğlu, kendisini iyi hissettiğini dile getirdi. Güzel bir kamp dönemi geçirdiklerini belirten 27 yaşındaki futbolcu, “24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılıyor olmanın ve tüm ülkemizin bu anı beklediğinin farkındayız. En iyi şekilde hazırlanıyoruz. Umarım ülkemiz için çok güzel bir turnuva olur, oynadığımız oyunla ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz. Turnuvanın bir an önce başlamasını bekliyoruz.” diye konuştu.

    Aktürkoğlu, 2002 yılında yaşanan dünya üçüncülüğü hikayeleriyle büyüdüklerini anlatarak, şöyle konuştu: “Şu anda kadroda olan birçok kişi 2002’deki maçları hatırlamıyor. 24 yıl sonra bunu başarıp Dünya Kupası’nda ülkemizi temsil etme fırsatı yakalamak büyük bir gurur. Sadece buraya katılmak bizim için başarı olmamalı. Avrupa Şampiyonası’ndan sonra hem futbolumuzu hem de takım olarak karakterimizi, kişiliğimizi, futbolumuzu sahaya koyuyoruz. Bu da sonuçlara olumlu yansıyor. Bu turnuvaya iyi bir form yakalayarak geldik ama bu durum bizde stres oluşturur mu diye düşünüyoruz. Tabii ki olmaması gerekiyor. Ülkemizin beklentilerini biliyoruz ve bu beklentileri karşılamak için sahaya kim çıkarsa çıksın 85 milyonun desteğini alacağız. Ayrıca sahadaki arkadaşlarımız, yedek kulübesindekilerin de desteğini alacak. Sahaya kim çıkarsa çıksın ay-yıldızı en iyi şekilde temsil etmek için oynayacağız. Umarım bunu dünyaya gösteririz.”

    Kendisinin mevcut oyun sisteminde forvet oynamasıyla ilgili de konuşan Aktürkoğlu, “Normalde kanat oyuncusuyum ama milli takımda forvet oynuyorum. Bu konuda şikayetim yok, iyi hissediyorum ve takıma olumlu katkı sağladığımı düşünüyorum. Kim oynarsa oynasın önemli olan takıma katkı sağlamak. Forvette rahat hissediyorum. Umarım bu turnuvada da en güzel şekilde katkı sağlarım.” diye konuştu.

    “GRUPTAKİ 3 MAÇIMIZ DA AKŞAM SAATLERİNDE OYNANACAĞI İÇİN DAHA ŞANSLIYIZ”

    Kosova karşısında Orkun’un vurduğu şutu tamamlayarak milli takımı öne geçiren Kerem Aktürkoğlu, bu golle gelen Dünya Kupası biletinin önemine dikkati çekti.

    Takımdaki herkesin gol atmanın ya da asist yapmanın hayaliyle sahaya çıktığını vurgulayan Kerem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hücum oyuncuları olarak skora katkı yapınca hem mutlu oluyoruz hem de ülkemizi memnun ediyoruz. Golden sonra Orkun’a söyledim, sadece ofsayt diye şüpheliydim, top dışarı çıkıyor sanarak dokundum. Orkun’un asisti, benim golümle ikimiz baş planda görünüyoruz ama kulübede olan, tribünde oturan herkesin bu sonuçta etkisi vardı. Biz harika bir takımız. Ben içeride herkesi gözlemliyorum, müthiş arkadaşlarımın olduğu, herkesin birbiriyle iyi anlaştığı bir milli takım var. Sanki 12 ayın tamamında birlikteymişiz gibiyiz. 6 senedir milli takıma geliyorum, son 2-3 senedir bu durum böyle. Çocukken sokakta milli takım formasıyla bir şeyler başarmanın hayalini kuruyorduk ama tabii ki Dünya Kupası çok ütopik bir örnekti. Burada olmak bizim için yeterli değil, yeterli olmamalı. Umarım hem oyunumuzla hem de sahaya koyduğumuz karakterle ülkemizi iyi temsil ederiz.”

    Geçen yıl ABD’de düzenlenen Kulüpler Dünya Kupası’nda Orkun Kökçü’yle birlikte Benfica formasını giydiklerini de hatırlatan Kerem Aktürkoğlu, şu ifadeleri kullandı: “O dönemde de zor şartlar vardı. Daha farklı, daha serin ve daha rahat havada oynamak herkes için güzel olurdu. Gruptaki 3 maçımız da akşam saatlerinde oynanacağı için daha şanslıyız. İdmanları da akşam saatlerinde yapıyoruz. Bundan yakınmak bize bir şey katmaz. Umarım bundan sonra her şey bizler için daha güzel olur. Venezuela maçından sonra hem kendi aramızda hem hocamızla konuştuk. Hazırlık maçlarında bazı şeyler istediğiniz gibi geçmeyebiliyor. Bu tür maçlarda konsantrasyon kaybı da olabiliyor. O maçta zaman zaman sıkıntılar yaşadık. Hazırlık maçı olduğu için çıkaracağımız dersler çok önemliydi. Avustralya maçına toplantılarla birlikte taktiksel anlamda başladık. Bu da turnuvayı ve rakibi ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Buraya sadece katılmak için gelmedik, başarı istiyoruz. Takım içindeki kaliteyi sahaya yansıtmak istiyoruz. Umuyorum karşılığını en güzel şekilde alırız.”

    Kenan Yıldız’ın durumuyla ilgili konuşan Kerem, “Kenan’ın kalitesini hepimiz biliyoruz. Bizim için çok önemli bir oyuncu. Sakatlığı iyiye gidiyor. Onun bize katacağı her şeye ihtiyacımız var. Çok genç ve çok potansiyelli oyunculara sahibiz. Bunun farkındayız. İyi bir kimyamız var, Kenan da bunlardan birisi. İnşallah her maçta bizimle birlikte olur. Kimin oynadığı önemli değil, 85 milyon arkamızda olacak. İnşallah herkes fit ve oynayacak durumda olur, hocanın da durumu bu anlamda zorlaşır.” ifadelerini kullandı.

    ABD’li bir basın mensubunun Arizona ve ABD Milli Takımı hakkındaki sorusunu yanıtlayan 27 yaşındaki oyuncu, şöyle konuştu: “Arizona ile ilgili en çarpıcı şey sıcak olması. Bizi bir hayli yoruyor ama güzel bir bölge, güzel bir tesisimiz var, iyi bir otelimiz var. Her şey bize ait. Milli takımla geçen yıl ABD’yle oynadığımız hazırlık maçı bizim için güzel geçmişti ama ABD iyi bir performans göstermişti. Ev sahibiyle oynayacağız, çok daha farklı ve zor bir maç olacağının farkındayız. Kendi kalitemizi, enerjimizi sahaya yansıtmak için buradayız. Biz Türkler olarak biraz duygularıyla hareket eden milletiz, bu da sahaya güzel yansıyor. Senin için üzgünüm ama inşallah ABD’ye karşı biz kazanırız ve yolumuza devam ederiz.”

    “KARŞILAŞMAK İSTENİLMEYEN BİR TAKIM OLABİLİRİZ”

    Orkun Kökçü’yle Benfica’da oynayan, sonrasında Türkiye’ye aynı dönemde transfer olan Kerem Aktürkoğlu, Beşiktaş’ın kaptanlığını yapan Orkun’la iyi bir arkadaşlığı olduğunu söyledi.

    Orkun’la geçen sene Benfica’da Kulüpler Dünya Kupası’nda boy gösterdiklerini yineleyen Kerem Aktürkoğlu, “Çok yorucu bir sezonun ardından yorucu bir tempoydu. Gerçekten güzel bir seneydi bizim için. Başarılı bir sezon geçirip ikimiz de ülkemize döndük. Hikaye yazmaya devam ediyoruz, bu sefer milli takımla bunu yapıyoruz. Bunu başarılı şekilde sonlandırmak istiyoruz. Dünya Kupası bizim için çok önemli. Güzel bir hikayeyi Avrupa Şampiyonası’nda yazdık, inşallah Dünya Kupası’nda da yazarız. Orkun’la birlikte oynamak mutluluk verici. İnşallah güzel bir hikaye ve başarılı bir turnuva olur. Ülkemize de bu mutluluğu yaşatmış oluruz.”

    Takımın çok kaliteli, genç ve potansiyelli isimlerden oluştuğunu sözlerine ekleyen Aktürkoğlu, “İyi bir başarı yakalayınca bunu devam ettiriyoruz. Rakipler bize karşı daha temkinli ve dikkatli oluyorlar. Kariyerli oyunculara sahibiz. Dünyanın en iyi kulüplerinde oynayan futbolculara sahibiz. Bunu takım olarak hem davranışlarımız hem duygularımız hem de performansımızla sahaya yansıttığımızı düşünüyorum. Bu durum nedeniyle karşılaşmak istenilmeyen bir takım olabiliriz. Bundan da gurur duyarım ama bunu sahada performans olarak göstermemiz gerekiyor. İnşallah başarırız.” diye konuştu.

    Teknik direktör Vincenzo Montella hakkında da konuşan Kerem, şunları söyledi: “Hoca geldiği ilk günden beri takıma pozitif etki etti. Futbolcular tarafından da bu durum hissediliyor. Hoca biraz fazla toplantı yapmayı seviyor. Çok detaycı, rakipleri çok analiz ediyor. Bizlere de her detayı göstermek istiyor. Bu durum bizi futbolcu olarak belki biraz sıkabiliyor ama sahaya çıkınca rakiple ilgili her şeye sahip oluyoruz. İnşallah bu etkiyi turnuvada sahaya yansıtırız ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz.” >>>AA

  • MHP’li Taytak, Kadınanalar heyetini TBMM’de misafir etti

    MHP’li Taytak, Kadınanalar heyetini TBMM’de misafir etti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleşen ziyarette, Afyonkarahisar’ın kültürel zenginlikleri, edebiyat hayatı ve kadim gelenekleri üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirildi. Milletvekili Mehmet Taytak, Afyonkarahisar’ın tarihine, kültürüne ve milli değerlerine sahip çıkan her çalışmanın büyük anlam taşıdığını ifade etti.

    Taytak, “Kadınanalarımız; geçmişimizin izlerini geleceğe taşıyan, kültürümüzü ve geleneklerimizi yaşatan en kıymetli değerlerimizdendir. Şairlerimiz ve yazarlarımız ise milletimizin hafızasını diri tutan, kültür dünyamıza yön veren önemli isimlerdir. Afyonkarahisar’ımızın bu kıymetli temsilcilerini Gazi Meclisimizde misafir etmekten büyük memnuniyet duydum.” dedi.

    TBMM Genel Kurul çalışmalarını da takip eden misafirler, Meclis Başkanvekili tarafından Genel Kurulda selamlandı. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

    Milletvekili Mehmet Taytak, nazik ziyaretleri dolayısıyla Afyonkarahisar Şair ve Yazarlar Derneği Başkanı Muharrem Günay’a ve dernek yöneticilerine, MHP KAÇEP İl Başkan Yardımcısı Nesrin Çelikbilek’e ve kadınanalarımıza teşekkür ederek, Afyonkarahisar’ın kültürel mirasını yaşatmaya yönelik çalışmalarında başarılar diledi. >>>Haber Merkezi

  • “Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür”

    “Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür”

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı”nda konuştu. Toplantıda, şiddetle mücadelede mevcut çalışmaları değerlendireceklerini, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sahada daha etkin uygulanması için atacakları yeni adımları istişare edeceklerini belirten Göktaş, ele alınacak konuların şiddetle mücadelede daha güçlü ve hızlı bir koruma sisteminin inşasına katkı sunacağını söyledi. Bunun temelinde, şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik, ihtiyaç anında hızlı destek sunan ve her süreci yakından takip eden sağlam bir altyapı bulunduğunu dile getiren Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi adalet, sosyal hizmet, sağlık, eğitim, güvenlik, yerel yönetimler ve sivil toplum boyutlarıyla birlikte yürüttüklerini kaydetti.

    “KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE, BİR İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR”

    Kadına yönelik şiddetin bugün hala küresel ölçekte varlığını sürdüren ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Göktaş, “Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim.” dedi. Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı’nın kadınların, çocukların ve ailelerin refahını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonlarının adı olduğunu dile getirerek, aynı durumun aile hukuku için de söz konusu olduğunu söyledi.

    “AMACIMIZ TEK BİR VAKAYI BİLE ÖNLEMEK”

    Bakan Göktaş, Meclis tarafından yapılacak yeni düzenlemenin hakkaniyeti esas alan ve toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hazırlanacağına inandıklarını söyledi. Düzenleme sürecinde bir yandan uygulamada ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ve diğer yandan yeni mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesinin temel öncelik olması gerektiğini dile getiren Göktaş, “Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Vali Aktaş, iş dünyası temsilcilerini ağırladı

    Vali Aktaş, iş dünyası temsilcilerini ağırladı

    Ziyaretlerde İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Abdurrahman Aydoğan ve beraberindeki heyet ile Trabzon Silah Satış Sanayi A.Ş. Temsilcisi Kadir Serdar Taflan yer aldı. Ziyaretlerde karşılıklı görüş alışverişinde bulunulurken, ilin ekonomik ve ticari yapısına ilişkin değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Vali Aktaş, nazik ziyaretlerinden dolayı konuklarına teşekkür ederek, kamu kurumları ve iş dünyası arasındaki iletişimin önemine dikkat çekti. >>>Mustafa BAYER

  • “İsrail durdurulmalı, bu insanlığın ödevidir”

    “İsrail durdurulmalı, bu insanlığın ödevidir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de devam eden soykırımın kanı buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir. Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır. Komşularımızla dost ve kardeşlerimizle barışa inanan tüm ülkelerle el ele verecek, akan kanın ve gözyaşının dinmesi için tüm kapıları zorlamaya, diplomatik tüm yolları denemeye sabırla devam edeceğiz” şeklinde konuştu. >>>Haber Merkezi

  • DEVA Partisi heyetinden Eber Gölü için ortak çağrı

    DEVA Partisi heyetinden Eber Gölü için ortak çağrı

    Heyete, yıllardır gölün korunması için mücadele eden Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi eşlik etti. Ziyaret boyunca gölün mevcut durumu, yaşadığı ekolojik sorunlar ve çözüm önerileri hakkında kapsamlı bilgi veren Çiftçi, bölgedeki koruma çalışmalarını da anlattı. Gölün ortasında gerçekleştirilen inceleme sırasında açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Eber Gölü’nün son yıllarda verdiği yaşam mücadelesine dikkat çekerek, bugün ortaya çıkan tablonun hem doğanın hem de sivil toplumun kararlı mücadelesinin sonucu olduğunu söyledi. Yaklaşık altı ay önce aynı bölgede su seviyesinin kritik seviyelere düştüğünü hatırlatan Ekmen, bugün gölün ortasında 2,5 ila 3 metre derinlikte su bulunan bir noktada bulunabildiklerini belirtti. Ekmen, gölü besleyen akarsuların korunmasına yönelik hassasiyet ve son dönemdeki yağışların gölün yeniden nefes almasına katkı sağladığını ifade etti.

    “BU MÜCADELEYİ KAMUOYUNA TAŞIYAN İSİM EKREM ÖNDER ÇİFTÇİ’DİR”

    Konuşmasında Eber Gölü Yaşasın Hareketi’nin çalışmalarına özel bir yer ayıran Ekmen, gölün bugün Türkiye gündeminde olmasında sivil toplumun büyük payı bulunduğunu vurguladı. “Buraya bu ziyareti yapabildiğimiz için önce Allah’a şükrediyoruz. Sonra da sevgili Ekrem Önder Çiftçi’nin şahsında Eber Gölü Yaşasın girişiminin bütün aktivistlerine, emekçilerine teşekkür ediyoruz. Eber Gölü’nün yaşadığı sorunların duyurulmasında, kamuoyunun dikkatinin bu bölgeye çekilmesinde ve kurumların harekete geçmesinde Ekrem Önder Çiftçi ve Eber Gölü Yaşasın Hareketi’nin çok önemli katkıları var” diyen Ekmen, yıllardır sürdürülen bu mücadelenin yalnızca bir çevre hareketi değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı bir sorumluluk örneği olduğunu ifade etti. Ekmen, Eber Gölü’nün korunması konusunda emek veren gönüllülere ve aktivistlere teşekkür ederek, çevre mücadelesinin siyasi görüşlerden bağımsız şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    SIFIR ATIK VAKFI VURGUSU

    Ziyaretin dikkat çeken başlıklarından biri de Sıfır Atık Vakfı’nın Eber Gölü’ne yönelik ilgisi oldu. Mehmet Emin Ekmen, Sıfır Atık Vakfı’nın Eber Gölü ile ilgilenmesini son derece önemli bulduklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık çalışmalarının Eber Gölü gibi hassas sulak alanların korunmasına katkı sunabileceğini ifade etti. Ekmen, “Sıfır Atık Vakfı’nın Eber Gölü’ne gösterdiği ilgi çok kıymetlidir. Temennimiz, bu ilginin ilgili tüm devlet kurumlarının desteğiyle birleşmesi ve Eber Gölü için güçlü bir koruma programına dönüşmesidir” dedi. Sıfır Atık Vakfı’nın desteğinin, gölün yaşadığı çevresel sorunların daha geniş kitleler tarafından fark edilmesine ve çözüm süreçlerinin hızlanmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

    “EBER GÖLÜ ULUSLARARASI KORUMA PROGRAMLARINA DAHİL EDİLMELİ”

    Ekmen, Eber Gölü’nün yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, Türkiye’nin doğal miraslarından biri olduğunu belirterek, gölün uluslararası koruma programlarına dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş türünün gölü yaşam alanı olarak kullandığını hatırlatan Ekmen, Eber’in biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı değerin ulusal sınırların ötesinde olduğunu vurguladı.

    KİRLİLİK VE SU YÖNETİMİ UYARISI

    Eber Gölü’nün geleceğinin yalnızca yağışlara bağlı olmadığını belirten Ekmen, gölü besleyen su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Başta kanalizasyon atıkları olmak üzere sanayi kaynaklı kirliliğin önlenmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, gölü besleyen akarsuların temiz kalmasının ve su akışının kesintisiz sürdürülmesinin temel öncelik olması gerektiğini belirtti.

    “BU KONU SİYASETİN ÜSTÜNDEDİR”

    Açıklamasının sonunda Eber Gölü’nün korunmasının siyasi tartışmaların ötesinde bir mesele olduğunu vurgulayan Ekmen, tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmeye çağırdı. “Bu mesele siyasi kazanç elde etme alanı değildir. Herkesin görevini yaptığı, yapılan hizmetlerin takdir edildiği ve doğanın korunması için ortak irade ortaya konulan bir alan olmalıdır” diyen Ekmen, gelecekte daha temiz, daha sağlıklı, balık popülasyonunun yeniden canlandığı ve su seviyesinin eski günlerine yaklaştığı bir Eber Gölü görmek istediklerini ifade etti. >>>Haber Merkezi