Kategori: Asayiş

  • Emekli öğretmen dehşet saçtı, Acı tablo görenleri şok etti!

    Emekli öğretmen dehşet saçtı, Acı tablo görenleri şok etti!

    Yatak odasında cansız bedenleri bulundu

    Olay, dün akşam saat 20.30 sıralarında bir apartman dairesinde yaşandı. 64 yaşındaki emekli öğretmen Ferruh Argüden ile 62 yaşındaki eşi Serpil Özlem Argüden’den uzun süre haber alamayan yakınları, şüphe üzerine eve gitti. Kapıyı açarak içeri giren aile üyeleri, yatak odasına girdiklerinde korkunç manzarayla karşılaştı.

    Önce eşini vurdu sonra yaşamına son verdi

    İhbar üzerine olay yerine ivedilikle polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri inceleme ekiplerinin detaylı çalışmasında; Ferruh Argüden’in, henüz bilinmeyen bir nedenle eşi Serpil Özlem Argüden’i pompalı tüfekle göğsünden vurduğu, ardından aynı silahı kendisine doğrultarak intihar ettiği tespit edildi.

    Soruşturma derinleştiriliyor

    Emekli öğretmen ve eşinin cenazeleri, Cumhuriyet Savcısı’nın incelemesinin ardından otopsi işlemleri yapılmak üzere adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Polisin, olayın perde arkasını aydınlatmak ve cinayetin sebebini belirlemek amacıyla başlattığı geniş çaplı soruşturma devam ediyor.>>>DHA

  • ”50 liralık alıyorum” diyenler dahi isyan etti!

    ”50 liralık alıyorum” diyenler dahi isyan etti!

    Gece yarısı sessiz sedasız yansıdı

    Petrol fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle beklenen zam, gece yarısı itibarıyla tabelalara yansıdı. Sektör kaynakları, Hürmüz Boğazı’ndaki kapalılık halinin devam etmesi durumunda fiyatlar üzerindeki baskının artabileceği uyarısında bulunuyor. Zamla birlikte özellikle ulaşım ve nakliye maliyetlerinde ciddi bir artış yaşanması bekleniyor.

    Şehir şehir güncel rakamlar

    Yapılan son düzenlemeyle birlikte büyükşehirlerdeki pompa fiyatları şu şekilde güncellendi:

    Şehir Benzin (Litre) Motorin (Litre)
    İstanbul 63,77 TL 71,66 TL
    Ankara 64,68 TL 72,70 TL
    İzmir 64,96 TL 73,08 TL

    Doğu illerinde nakliye farkıyla birlikte motorinin litre fiyatı 74,48 liraya, benzinin ise 66,30 liraya kadar yükseldi.

    Küresel kriz fiyatları tetikliyor

    Ekonomistler, petrol fiyatlarındaki bu ani sıçramanın arkasında Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ve sevkiyatların aksamasının yattığını belirtiyor. Bölgedeki jeopolitik risklerin minimize edilememesi, akaryakıt üzerindeki fiyat baskısını canlı tutmaya devam ediyor.

  • Yargı camiasını yasa boğan veda! Minik Mustafa Kemal son yolculuğuna uğurlandı

    Yargı camiasını yasa boğan veda! Minik Mustafa Kemal son yolculuğuna uğurlandı

    Talihsiz kaza hastanede son buldu

    Dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, küçük Mustafa Kemal’in nefes almakta güçlük çektiğini fark eden ailesi durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede eve gelen sağlık ekipleri, minik çocuğu Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yetiştirdi. Ancak doktorların yoğun çabası, Mustafa Kemal’i hayatta tutmaya yetmedi.

    Devlet protokolü acılı ailenin yanındaydı

    Minik Mustafa Kemal için Kırşehir Ahi Evran Camii’nde düzenlenen cenaze töreni, devlet erkanını ve yargı camiasını bir araya getirdi. Törene Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, HSYK üyeleri, milletvekilleri ve çok sayıda yargı mensubu katılarak Türker çiftinin acısını paylaştı. Cenaze namazı sırasında baba Hamza Türker’in güçlükle ayakta durabildiği görüldü. Mustafa Kemal’in naaşı, törenin ardından defnedilmek üzere Mersin’e gönderildi.

    Bakan Gürlek’ten taziye mesajı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajla aileye başsağlığı diledi. Evlat acısının tarif edilemez bir imtihan olduğunu belirten Bakan Gürlek, “Kıymetli meslektaşlarımızın evladı Mustafa Kemal Türker’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Merhum evladımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun” ifadelerini kullandı.>>>DHA

  • 17 ve 15 yaşındaki iki çocuk hayata gözlerini yumdu!

    17 ve 15 yaşındaki iki çocuk hayata gözlerini yumdu!

    Otomobiller hurdaya döndü

    Kaza, Şanlıurfa-Akçakale kara yolunun 25’inci kilometresinde meydana geldi. Ahmet Ç. idaresindeki 06 CEV 415 plakalı otomobil ile Mehmet Can U. yönetimindeki 34 PB 9140 plakalı araç çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki otomobil de hurdaya dönerken, araçlarda bulunanlar metal yığınına dönen kabinlerde sıkıştı.

    İtfaiye ekipleri zamanla yarıştı

    Olay yerine sevk edilen çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi, araçlarda sıkışan yaralıları çıkarmak için yoğun çaba sarf etti. Ekiplerin titiz çalışması sonucu araçlardan çıkarılan 4 yaralı, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

    Hastaneden acı haber geldi

    Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan 17 yaşındaki Abdülhamit Günyar ile 15 yaşındaki Ömer Faruk Çubuk, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Çocukların acı haberi ailelerini yasa boğarken, cenazeler otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Geniş çaplı soruşturma

    Kazada yaralanan diğer 2 kişinin tedavileri sürerken, jandarma ve polis ekipleri kara yolunda güvenlik önlemleri aldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından kazanın oluş şekli ve ihmallerle ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.>>>İHA 

  • Kayıp 8 yaşındaki Osman’ı arama çalışmaları 2’nci gününde

    Kayıp 8 yaşındaki Osman’ı arama çalışmaları 2’nci gününde

    Şemdinli ilçesine bağlı Yufkalı köyünde dün sabah saatlerinde en son dere kenarında görülen Osman Taş’tan, haber alamayan yakınları, arama çalışması başlattı. Yakınları, arama çalışmalarından sonuç alamayınca jandarmaya haber verdi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Suya düştüğü tahmin edilen Osman Taş için ekipler, dere boyunca arama yaptı. Su altında da arama çalışmaları yürütüldü. Köylülerin de destek verdiği arama çalışmaları için Van’dan da bölgeye dalgıç polisler sevk edildi. Sürdürülen aramalara rağmen henüz Osman’dan bir haber alınamadı.

    Osman Taş’ın amcası Sami Taş, yeğeninin saat 09.00 sıralarında kaybolduğunu belirterek, “Nerede, nasıl kaybolduğunu bilemiyoruz. Suya mı düştü, ayı mı, kurt mu götürdü bilmiyoruz. Sadece çocuğun kaybolduğunu biliyoruz. Tahminiz çocuğun suya düştüğü. İki gündür arıyoruz. Hiçbir şekilde biz ise rastlamadık. Bizler de gelecek haberi bekliyoruz” dedi. >>>DHA

  • Tüfek dipçiğindeki DNA kayıp adamın izini buldu!

    Tüfek dipçiğindeki DNA kayıp adamın izini buldu!

    Sahte jandarma baskınıyla kaçırılmıştı

    Olaylar zinciri 2005 yılında başladı. İddiaya göre Hamdi Karakuş, husumetlileri tarafından darp edildikten sonra Ankara’ya kaçırıldı ancak kendi imkanlarıyla kurtulup köyüne döndü. 1 Nisan 2006 tarihinde ise kendilerini jandarma olarak tanıtan şahıslar tarafından elleri ve ayakları bağlanarak tekrar kaçırılan Karakuş’tan bir daha haber alınamadı. 42 yaşında sırra kadem basan adamın dosyası, aradan geçen yılların ardından Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı JASAT ekiplerince yeniden açıldı.

    HAMDİ KARAKUŞ’UN FOTOĞRAFI VE HAMDİ KARAKUŞ’UN KIZ KARDEŞİ SEMRA DÖNMEZ (YÜKSEL GAZİ YUMLU/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi ekipleri (JASAT), 42 yaşında kaybolan ve 20 yıldır kendisinden haber alınamayan şahsın izini bir tüfek dipçiğindeki DNA’da buldu. Yaşanan olayda kullanıldığı öngörülen bir tüfeği dipçiğinden alınan DNA’nın kayıp şahsla uyuşması sonrası derinleştiren araştırma sonucunda 12 şüpheli gözaltına alındı.

    Dipçikteki kanıt 20 yıl sonra konuştu

    JASAT timlerinin yaklaşık iki yıldır yürüttüğü teknik incelemelerde, adli emanette bulunan ve son kaçırılma olayında kullanıldığı değerlendirilen bir tüfek dipçiği mercek altına alındı. Dipçikteki doku örneği ile Hamdi Karakuş’un DNA’sının uyuşması, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla derinleştirilen soruşturmada, olayla bağlantılı olduğu düşünülen 12 kişi kıskıvrak yakalandı.

    HAMDİ KARAKUŞ’UN KIZ KARDEŞİ SEMRA DÖNMEZ VE AVUKAT İSMAİL DOĞANCAN ÇIRA (YÜKSEL GAZİ YUMLU/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi ekipleri (JASAT), 42 yaşında kaybolan ve 20 yıldır kendisinden haber alınamayan şahsın izini bir tüfek dipçiğindeki DNA’da buldu. Yaşanan olayda kullanıldığı öngörülen bir tüfeği dipçiğinden alınan DNA’nın kayıp şahsla uyuşması sonrası derinleştiren araştırma sonucunda 12 şüpheli gözaltına alındı.

    “Annem 90 yaşında, sadece bir mezar istiyor”

    Ağabeyinin bulunması için yıllardır mücadele eden Semra Dönmez, gözyaşları içinde adaletin yerini bulmasını istediğini belirterek, “Evdeki yaşlı annem 90 yaşında ve her gün ‘Oğlumun bir mezarı yok’ diye ağlıyor. Artık bir mezarı olsun istiyoruz. JASAT ve savcımıza teşekkür ederiz, 20 yıl sonra bu acı umuda dönüştü” dedi.

    Hukuk mücadelesi sürüyor

    Müşteki avukatı İsmail Doğancan Çıra, dosyanın yıllarca takipsizlikle kapandığını ancak yeni delillerle sürecin hızlandığını vurguladı. Gözaltına alınan 12 şüphelinin Perşembe günü adliyeye sevk edilmesi beklenirken, Hamdi Karakuş’un cesedine ulaşılması için bölgedeki araştırmalar devam ediyor.>>>İHA 

  • Hamile eşini öldüren sanığa indirimli cezayı Yargıtay yine bozdu

    Hamile eşini öldüren sanığa indirimli cezayı Yargıtay yine bozdu

    Çumra ilçesi Dineksaray Mahallesi’nde çiftçilik yapan 12 yıllık evli Ali Rıza Yüzer, 16 Aralık 2020’de, 3 çocuğunun annesi 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer’i karnındaki bebeğin kendisinden olmadığı iddiasıyla çıkan tartışmada tüfekle 5 el ateş ederek vurdu. Sadife Yüzer, kanlar içinde yere yığılırken, Ali Rıza Yüzer sağlık ekiplerine haber verdi. Sadife Yüzer, gelen sağlık ekiplerinin çabasına rağmen kurtarılamadı. Jandarma tarafından gözaltına alınan Ali Rıza Yüzer, tutuklandı. Yapılan DNA testinde Yüzer’in ölen bebeğin babası olduğu ortaya çıktı. >>>DHA

  • IBAN’ını veren gencin başına gelmeyen kalmadı!

    IBAN’ını veren gencin başına gelmeyen kalmadı!

    70 dava açıldı 3 kez hapse girdi

    2020 yılında başlayan süreçte, Örsdemir’in banka hesabı üzerinden Türkiye genelinde çok sayıda dolandırıcılık işlemi yapıldı. Bir ay sonra bankanın uyarısıyla durumu fark edip hesabını kapatsa da yargı sürecinden kaçamadı. Toplamda 70 dava ile karşı karşıya kalan talihsiz genç, son bir yıl içerisinde üç kez cezaevine girip çıktı.

    Tüm mal varlığını sattı yine de bitmedi

    Yaşanan bu süreç Örsdemir’in sadece özgürlüğünü değil, maddi imkanlarını da elinden aldı. Özel bir şirketteki işinden olan genç, borçları ve dosya masraflarını ödeyebilmek için hem kendi aracını hem de babasının aracını satmak zorunda kaldı. Bugüne kadar yaklaşık 500 bin lira ödeme yapan aile, kalan 250 bin liralık borç ve devam eden 18 dava nedeniyle kara kara düşünüyor.

    ADANA’DA ÇOCUKLUK ARKADAŞINA İBANINI VEREN 2 ÇOCUK BABASI 28 YAŞINDAKİ YASİN ÖRSDEMİR HAKKINDA DOLANDIRICILIKTAN 70 DAVA AÇILDI. ARKADAŞI YURT DIŞINA KAÇAN GENÇ, 1 YIL İÇERİSİNDE 3 KERE CEZAEVİNE GİRDİ. HAKKINDA AÇILAN 52 DAVAYI KAPATAN GENÇ, 18 DAVA İÇİN MÜCADELE VERİYOR. (UMUTCAN İŞLEDİCİ/ADANA-İHA)
    Adana’da çocukluk arkadaşına IBAN’ını veren 2 çocuk babası 28 yaşındaki genç hakkında dolandırıcılıktan 70 dava açıldı. Arkadaşı yurt dışına kaçan genç, 1 yıl içerisinde 3 kere cezaevine girdi. Hakkında açılan 52 davayı kapatan genç, 18 dava için mücadele veriyor.

    “En yakınınız olsa bile güvenmeyin”

    Kendisinin hiçbir görüşme yapmadığı ve para çekmediği bilirkişi raporlarıyla kanıtlansa da ceza almaktan kurtulamadığını belirten Örsdemir, vatandaşlara hayati bir uyarıda bulundu: “Kimse kimseye güvenip IBAN ya da kart vermesin. ‘Küçük bir para atacağım’ deseler bile inanmayın. Ben yaşadım, çok ağır sonuçları oluyor. Ben bir arkadaş kurbanıyım.”

    ADANA’DA ÇOCUKLUK ARKADAŞINA İBANINI VEREN 2 ÇOCUK BABASI 28 YAŞINDAKİ GENÇ HAKKINDA DOLANDIRICILIKTAN 70 DAVA AÇILDI. ARKADAŞI YURT DIŞINA KAÇAN GENÇ, 1 YIL İÇERİSİNDE 3 KERE CEZAEVİNE GİRDİ. HAKKINDA AÇILAN 52 DAVAYI KAPATAN GENÇ, 18 DAVA İÇİN MÜCADELE VERİYOR. (UMUTCAN İŞLEDİCİ/ADANA-İHA)
    Adana’da çocukluk arkadaşına IBAN’ını veren 2 çocuk babası 28 yaşındaki genç hakkında dolandırıcılıktan 70 dava açıldı. Arkadaşı yurt dışına kaçan genç, 1 yıl içerisinde 3 kere cezaevine girdi. Hakkında açılan 52 davayı kapatan genç, 18 dava için mücadele veriyor.

    Suç ortağı yurt dışına kaçtı

    Örsdemir’i bu batağa sürükleyen çocukluk arkadaşı S.T.’nin ise yurt dışına kaçtığı ve benzer yöntemle birçok kişiyi daha mağdur ettiği öğrenildi. Sabıkası nedeniyle iş bulamayan ve iki çocuğuyla geçim mücadelesi veren genç, şimdi kalan 18 davadan gelecek kararı ve yeniden hapse girmeme umudunu bekliyor.>>>İHA 

  • Tartıştığı kardeşini tabanca ile öldürdü

    Tartıştığı kardeşini tabanca ile öldürdü

    Olay, akşam saatlerinde Yapraklı ilçesi Akyazı Caddesi’nde meydana geldi. İl Sağlık Müdürlüğünde çalışan Hasan Hurşit ve ağabeyi Recep Hurşit arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine yaşanan arbede sırasında Recep Hurşit, yanında bulunan tabanca ile kardeşi Hasan Hurşit’e ateş etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralanan Hasan Hurşit, olay yerinde yapılan müdahalenin ardından ambulansla Çankırı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Hurşit, burada yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Olay yerinden kaçan Recep Hurşit ise polis ekipleri tarafından kısa süre içerisinde yakalanarak, gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. >>>DHA

  • Afyonkarahisar’da can alan kaza! ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ!

    Afyonkarahisar’da can alan kaza! ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ!

    Kızını fark edemedi

    Olay, Dazkırı ilçesine bağlı Yüreğil köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.B.C. isimli şahıs, evinin avlusunda traktörüyle manevra yaptığı sırada oyun oynayan 3 yaşındaki kızı E.C.’yi fark etmedi. Hareket halindeki traktörün dev lastiğinin altında kalan küçük çocuk ağır yaralandı.

    Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Ailenin durumu fark etmesiyle birlikte olay yerine ivedilikle sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı halde Dazkırı Devlet Hastanesine kaldırılan minik E.C., doktorların gösterdiği tüm çabaya rağmen hayata tutunamadı. Acı haberle sarsılan aile ve köy sakinleri yasa boğuldu.

    Savcılık inceleme başlattı

    Yaşanan trajik kazanın ardından bölgeye gelen jandarma ekipleri olay yerinde detaylı inceleme yaparken, Cumhuriyet Savcılığı tarafından olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.>>>İHA 

  • ABD’den Pasifik’te bir tekneye saldırı: 3 ölü

    ABD’den Pasifik’te bir tekneye saldırı: 3 ölü

    ABD Güney Komutanlığı’ndan (SOUTHCOM) yapılan açıklamada, Güney Mızrağı Operasyonu’nu yürüten ortak görev gücünün, SOUTHCOM komutanı General Francis L. Donovan’ın talimatıyla Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı belirlenen bir tekneye daha hava saldırısı düzenlediği bildirildi. Elde edilen istihbaratın ‘terör örgütü’ olarak belirlenmiş organizasyonlara ait teknenin uyuşturucu taşıdığını doğruladığı kaydedilerek, “Bu operasyon sırasında 3 erkek narko-terörist öldürülmüş, hiçbir ABD personeli zarar görmemiştir” ifadeleri kullanıldı. >>>DHA

  • Kene can aldı!

    Kene can aldı!

    10 günlük yaşam mücadelesini kaybetti

    Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Evrenköy’de yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan Süleyman Gülsün, yaklaşık 10 gün önce aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk tetkiklerde vücuduna kene yapıştığı saptanan genç, KKKA şüphesiyle tedavi altına alındı. Durumunun ciddiyetini koruması üzerine Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesine sevk edilen Gülsün, yoğun bakım ünitesinde müşahede altına alındı.

    Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Hastanede uzman doktorlar tarafından yapılan tüm müdahalelere rağmen, vücudu virüse yenik düşen 21 yaşındaki Süleyman Gülsün yaşamını yitirdi. Gencin acı haberi ailesini ve köy sakinlerini yasa boğdu. Süleyman Gülsün’ün cenazesi, özel önlemler altında defnedilmek üzere memleketi Tokat’a gönderildi.

    Uzmanlardan kene uyarısı

    Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kene popülasyonunun arttığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve kırsal alanlara çıkan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Vücuda yapışan kenelerin vakit kaybetmeden ve doğru yöntemle sağlık kuruluşlarında çıkarılmasının hayati önem taşıdığı bir kez daha hatırlatıldı.>>>İHA 

  • Alevler apartmanı sarmadan kontrol altına alındı: Sandıklı’da korkutan depo yangını

    Alevler apartmanı sarmadan kontrol altına alındı: Sandıklı’da korkutan depo yangını

    Dumanlar mahalleyi sardı

    Olay, Çakır Mahallesi Ortanca Sokak üzerindeki bir apartmanın depo bölümünde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir sebeple depodaki atık maddelerin alev alması sonucu yükselen yoğun dumanı fark eden mahalle sakinleri, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar etti.

    AFYONKARAHİSAR’IN SANDIKLI İLÇESİNDE BİR BİNANIN ALT KATINDAKİ DEPODA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE ÜST KATLARA SIÇRAMADAN SÖNDÜRÜLDÜ. (ALİ BAYAR/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bir binanın alt katındaki depoda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle üst katlara sıçramadan söndürüldü.

    İtfaiye üst katları kurtardı

    Kısa sürede olay yerine ulaşan Sandıklı Belediyesi İtfaiye ekipleri, alevlerin üst katlarda bulunan yaşam alanlarına sirayet etmemesi için yoğun çaba sarf etti. Ekiplerin profesyonel müdahalesiyle yangın dairelere sıçramadan söndürülerek kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının ardından yapılan incelemelerde herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

    AFYONKARAHİSAR’IN SANDIKLI İLÇESİNDE BİR BİNANIN ALT KATINDAKİ DEPODA ÇIKAN YANGIN, İTFAİYE EKİPLERİNİN HIZLI MÜDAHALESİYLE ÜST KATLARA SIÇRAMADAN SÖNDÜRÜLDÜ. (ALİ BAYAR/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bir binanın alt katındaki depoda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle üst katlara sıçramadan söndürüldü.

    Maddi hasar oluştu

    Yangın sonrası depoda maddi hasar meydana gelirken, ekipler yangının çıkış nedenini belirlemek amacıyla inceleme başlattı. Bina sakinleri, itfaiyenin hızlı müdahalesi sayesinde büyük bir tehlikenin atlatıldığını ifade ederek ekiplere teşekkür etti.>>>İHA 

  • Tuncay Sonel’in Gülistan kaybolmadan önceki sözleri pes dedirtti

    Tuncay Sonel’in Gülistan kaybolmadan önceki sözleri pes dedirtti

    Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu.

    Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

    DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

    Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. 24 nisanda akşam saatlerinde de hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi Bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki ifade işlemleri devam ediyor.

    KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE TOPLANTISINDAKİ KONUŞMASI ORTAYA ÇIKTI

    Gülistan Doku kaybolmadan önce 17 Aralık 2019’da dönemin valisi Tuncay Sonel’in, Valilik’te düzenlenen ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı Toplantısı’nda yaptığı konuşma ortaya çıktı. Toplantıya, Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği şüphesiyle tutuklanan eski başhekim Çağdaş Özdemir, Doku’nun kaybolmasının ardından aileye baskı kurduğu iddiasıyla açığa alınan dönemin İŞKUR İl Müdürü Özdemir Aktaş ile bazı kurum yetkilileri katıldı. Komisyon toplantısında konuşan Sonel, kadının toplumun her alanında önemine değinerek, “Tunceli eğitimi ve kültürü yüksek bir ilimiz. Burada ne mutlu ki gece geç vakte kadar kadınlarımız, çocuklarımız artık sokaklarda rahatça dolaşabiliyor. Bu huzur ortamının sağlanmasında özellikle kahraman güvenlik güçlerine, jandarmamıza, polisimize teşekkür ediyorum. Yanımızda başsavcımız, kurum müdürlerimiz var. Kadınlar toplumumuzda hem anne hem eşimiz hem kardeşimiz. Onların yeri bizde çok önemli. Bizim töremizde, geleneğimizde kadınların yeri çok önemli. Kurtuluş Savaşı’nda kadınlarımızın çok büyük emekleri var. Bakın toplumun her kesiminde kadınlar var, insan gurur duyuyor. Jandarmada, emniyette kadın görevlilerimiz, kadın hakim savcılarımız, doktorlarımız var. Kadınlar her kesimde görev alıyorlar” dedi.

    ‘ŞİDDET EYLEMLERİNİN OLMAMASI İÇİN HEP BERABER MÜCADELE EDECEĞİZ’

    Vali Sonel, 4 Aralık 2019 tarihinde Ordu’da üniversite öğrencisi olan Ceren Özdemir’in cezaevi firarisi tarafından evinin önünde bıçaklanarak öldürülmesi olayını hatırlatarak, “Maalesef üzücü olaylar oluyor. Son olarak Ordu’da üzücü bir olay yaşadık. Bu hepimizi hakikaten çok üzdü, olumsuz etkiledi. İnşallah hem Tunceli’de hem de diğer illerde insanlık dışı olaylar yaşanmaz inşallah. Biz Tunceli ailesi olarak burada arkadaşlarımızı dinleyeceğiz. Kadına yönelik şiddet eylemlerin olmaması için bizlere ne görev düşüyorsa hep beraber bir yol haritası çizip, mücadele edeceğiz” diye konuştu.

    EKİPLER, KARADAN ULAŞILAMAYAN BÖLGELERE HELİKOPTERLE GÖTÜRÜLÜYOR

    Gülistan Doku soruşturması kapsamında, Adalet Bakanlığı’nın talebi ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, son teknoloji cihazlarla Tunceli’ye sevk edildi. JAK ekipleri ile Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT timlerinden oluşan 30 kişilik özel ekip, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda arama çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin, dosyada yer alan şüphelilere ait daraltılmış baz verileri ile şüpheli hareket noktalarını esas alarak belirlenen alanlarda yoğunlaştığı belirtildi. Sarp, dağlık ve karlı yapısı nedeniyle karadan ulaşımın neredeyse mümkün olmadığı bölgelere, İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Skorsky tipi helikopterle ulaştırılan ekipler, yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Kızılötesi sinyallerle çalışan sistem sayesinde toprağın altı üç boyutlu olarak görüntülenirken, şüpheli noktalar detaylı şekilde inceleniyor. Zorlu arazi şartlarına rağmen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü arama faaliyetlerinde, ‘insan kalıntılarını tespit edebilen’ kadavra köpekleri de görev yapıyor. >>>DHA

  • Rüşvet operasyonunda 11 şüpheli yakalandı

    Rüşvet operasyonunda 11 şüpheli yakalandı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “vergi denetim kurulu suç örgütü” soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonlarda elde edilen dijital materyaller incelendi.

    Bazı vergi müfettişlerinin rüşvet suçuna karıştıklarını belirleyen ekipler, zanlıların firma sahipleri ile ilişki kurarak cezai müeyyide uygulanmaması karşılığında rüşvet aldıkları anlaşıldı.

    Çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 4 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 11 şüpheliyi gözaltına aldı. >>>AA

  • Kolombiya’da hayatını kaybedenlerin sayısı 20’ye yükseldi

    Kolombiya’da hayatını kaybedenlerin sayısı 20’ye yükseldi

    Kolombiya Adli Tıp Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, Cauca yönetim bölgesine bağlı Cajibio kasabasındaki Pan-Amerikan kara yolunda meydana gelen bombalı saldırıda can kaybının arttığı belirtildi. Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin 5’inin çocuk olduğu, toplam can kaybının 20’ye ulaştığı, yaralı sayısının ise 40’ı geçtiği aktarıldı. Cauca Valiliği, bombalı saldırıda yaşamını yitirenler nedeniyle bölgede 3 günlük yas ilan edildiğini duyurdu. >>>DHA

  • İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında 27’nci duruşma

    İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında 27’nci duruşma

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    DURUŞMALARDA ALTINCI HAFTA

    İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 35 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’ndeki binada görülecek 27’nci celsede, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı daha önce duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.

    18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

    Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi. >>>DHA

  • Galatasaray taraftarı bıçaklı saldırıda yaralandı

    Galatasaray taraftarı bıçaklı saldırıda yaralandı

    Olay, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesi Kültür Mahallesi 3805 Sokak üzerinde meydana geldi. Sokak üzerindeki bir kafede maçı izleyen Galatasaray taraftarı Mehmet A., rakip takımın taraftarı tarafından kalçasından bıçaklandı. Olayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı, ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Mehmet A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

    ŞÜPHELİ ARANIYOR

    Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlatırken, çevredeki güvenlik kameraları da incelemeye alındı. Olay yeri inceleme ekipleri kafede detaylı çalışma yaparken, polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Antalyada derbi zaferi kutlamasında Galatasaray taraftarı bıçaklı saldırıda yaralandı

    KAFELER CADDESİNDE KUTLAMA

    Öte yandan, aynı saatlerde Kepez ilçesi Kültür Mahallesi’nde bulunan kafeler caddesinde Galatasaray taraftarları galibiyeti kutladı. Araçlarıyla konvoy oluşturan taraftarlar, uzun süre kornalara basarak şehir turu attı. Ellerinde Galatasaray bayrakları bulunan taraftarlar, marşlar ve tezahüratlar eşliğinde derbi galibiyetini kutladı. Kutlamalara katılan bazı taraftarların araçlardan sarkarak bayrak salladığı, bazı vatandaşların ise cep telefonlarıyla o anları kaydettiği görüldü. Polis ekipleri kutlamaların yoğunlaştığı bölgelerde önlem alarak herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için çalışma yürüttü. >>>DHA

  • İstanbul’da deprem mi oldu? SON DAKİKA! 27 Nisan İstanbul’da az önce nerede deprem oldu?

    İstanbul’da deprem mi oldu? SON DAKİKA! 27 Nisan İstanbul’da az önce nerede deprem oldu?

    Marmara Denizi ve çevresi mercek altında

    Sabah saatlerinde hissedilen ve özellikle yüksek katlı binalarda daha net algılanan hareketlilik, Marmara Bölgesi’ndeki sismik hareketliliğe yönelik merakı artırdı. Vatandaşlar sarsıntının merkez üssünü ve büyüklüğünü öğrenmek için resmi kurumların dijital kanallarına akın etti. Henüz yıkıcı bir etkisi olduğu yönünde bilgi ulaşmazken, sarsıntının derinliği ve tam lokasyonu için veri analizleri sürüyor.

    AFAD ve Kandilli’den anlık takip

    Kandilli Rasathanesi ve AFAD, 27 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye genelindeki tüm sismik verileri 7/24 esasına göre takip etmeye devam ediyor. İstanbul’da hissedilen bu son hareketliliğe dair en net verilerin, istasyonlardan gelen analizlerin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda yalnızca resmi açıklamalara itibar edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

    Şehir genelinde teyakkuz hali

    Sarsıntı sonrası birçok İstanbullu kısa süreliğine dışarı çıkarken, iletişim ağlarında yoğunluk yaşandı. Valilik ve ilgili belediye birimlerinden henüz olumsuz bir ihbar gelmediği öğrenildi. İstanbul’daki deprem hareketliliğine ilişkin tüm güncel bilgiler ve resmi listeler anbean takip edilerek paylaşılmaya devam edilecek.>>>HABER MERKEZİ 

  • Motosikletli sürücü ile köpeğin çarpıştığı feci kaza!

    Motosikletli sürücü ile köpeğin çarpıştığı feci kaza!

    Aniden yola çıkan köpek faciaya yol açtı

    Olay, Bahçe ilçesi D-400 karayolu Taşoluk mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, karayolu üzerinde seyir halinde olan motosikletin önüne bir anda başıboş bir köpek fırladı. Durumu fark etmesine rağmen manevra yapacak alanı kalmayan sürücü, köpeğe çarparak dengesini kaybetti ve yola savruldu.

    Yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı

    Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye ivedilikle jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalede, motosiklet sürücüsünün durumunun kritik olduğu belirlendi. Ağır yaralanan sürücü, ambulansla en yakın hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı.

    Jandarma inceleme başlattı

    Kazanın ardından yolda güvenlik önlemleri alan jandarma ekipleri, inceleme başlattı. Motosikletin çarptığı köpek kaza yerinde telef olurken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.>>>İHA 

  • İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan müzakere açıklaması

    İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan müzakere açıklaması

    İran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefonda görüştüğünü duyurdu. Pezeşkiyan görüşmede, ABD’nin son dönemde İran’a yönelik deniz ile saha kısıtlamalarını artırmasını, güven inşası ve diplomasi açısından ciddi bir engel olduğunu bildirdi. Pezeşkiyan, “ABD’ye açık tavsiyemiz şudur; sorunların çözümü için uygun bir zemin oluşturulacaksa, öncelikle kuşatma dahil olmak üzere operasyonel engeller kaldırılmalıdır. Zira İran, baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere girmeyecektir” ifadelerini kullandı.

    Müzakere sürecinin ancak karşılıklı saygı ve güven inşasıyla ilerleyebileceğini aktaran Pezeşkiyan, baskı ve tehdit politikaları devam ederken diyalogdan sonuç alınamayacağını kaydetti. Pezeşkiyan, “İran, savaşı başlatan taraf değil ve bölgesel istikrarsızlık istemiyor. Müzakereler ancak eşit şartlarda ve uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülebilir” açıklamasında bulundu.

    Pakistan Başbakanı Şerif ise ülkesinin İran ile kardeşlik ve dayanışma ilişkilerini önemsediğini belirterek, mevcut gerilimin azaltılması için diplomatik çabalara aktif destek verdiklerini söyledi. Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için Pakistan’ın Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile yürüttüğü temaslara dikkat çeken Şerif, “Bu girişimler, ateşkesin korunması ve kalıcı barışın sağlanması açısından kritik öneme sahip. Pakistan, İran’ın egemenliğini ve güvenliğini hedef alan hiçbir adımı kabul etmeyecek. İran’ın baskı ve savaşla teslim alınamayacak. İran halkı güçlü bir direnç gösteriyor, rejim değişikliği beklentileri gerçekçi değil” diye konuştu. >>>DHA

  • İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması

    İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması

    İran basını, Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’ın katıldığı bir televizyon programında Hürmüz Boğazı ile ilgili değerlendirmede bulunduğunu duyurdu. Nikzad, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na Umman yerine ortak olmayı istediğini söyledi. Nikazad, “Hiçbir koşulda bunu kabul etmeyiz. Biz hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı’nı önceki haline döndürmeyeceğiz. Devrim Rehberi’nin talimatı da bu yöndedir” ifadelerini kullandı. >>>DHA

  • Annesinin öldürüldüğü Ela bebek toprağa verildi

    Annesinin öldürüldüğü Ela bebek toprağa verildi

    Olay, dün saat 19.00 sıralarında Kitirler Mahallesi Ramazan Dede Caddesi’nde meydana geldi. S.C., iddiaya göre bebeği Ela’yı boğazını keserek öldürüp evden ayrıldı. Komşuların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay Yeri İnceleme ekibi ile Cumhuriyet savcısı evde inceleme yaptı. İncelemenin ardından bebeğin cansız bedeni, hastanenin morguna kaldırıldı.

    Polis ekipleri, S.C.’nin yakalanması için çalışma başlattı. S.C., D-100 kara yolunda Gerede’den Yeniçağa ilçesine kadar yürüyerek giderken yol üzerinde polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

    Emniyetteki ilk ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen S.C.’nin, “Bebeğimi kesinlikle ben öldürmedim. Bebeğimin ölümüne ben sebep olmadım, onu kimin öldürdüğünü de bilmiyorum” dediği belirtildi. S.C.’nin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

    Ela C.’nin cenazesi ise otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Ela bebek, Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Demircisopran köyünde kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi. Cenazede baba Selahattin C. gözyaşlarına boğuldu. >>>DHA

  • 3 kişi öldü, avukattan ‘itfaiye aracında su yokmuş’ iddiası

    3 kişi öldü, avukattan ‘itfaiye aracında su yokmuş’ iddiası

    Türkiye’nin ilk kayak merkezi olan Uludağ’da yapılan denetimlerde; ‘mimari’, ‘yangın tesisat’ ve ‘yangın algılama’ sistemlerinde tespit edilen 38 eksiklik nedeniyle kapatılan 1’inci Bölge’deki Kervansaray Otel’de, 27 Mart 2025’te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ’daki itfaiye ve AFAD ekipleri, yangına müdahale ederken, Bursa’dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Üsta ile oğlu milli kayakçı Berkin Üsta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Üsta yaralandı. Fikriye Üsta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra yaşamını yitirdi.

    YANGININ ÇIKIŞ ANI KAMERADA

    Yangının çıkış anı, otelin güvenlik kamerasına yansıdı. Yangının şöminede yapılan mangal sonrası karton kutuya koyularak şöminenin yanına bırakılan közün alev alması ve yanında bulunan yapay ağaca sıçraması ile çıktığı belirlendi. Yangına ilişkin Cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada; aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanın da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    ‘KOVUŞTURMAYA YER YOK’

    Bilirkişi raporunda, ölen Yahya Üsta’nın sahibi olduğu ‘FB Usta Şirketi’nin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu gerekçesiyle asli kusurlu, oteli işleten Jura Otelcilik ise ikinci derece asli kusurlu olarak belirlendi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, Yahya Üsta’nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

    15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

    Olay tarihinde Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.’nin denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları için gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmamaları nedeniyle yangın sırasında oteldeki Berkin, Fikriye ve Yahya Kemal Üsta’nın ölümlerine sebebiyet verdikleri tespiti yapılarak, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

    İLK DURUŞMA 7 SAAT SÜRDÜ

    Cevdet Kadir A. ve Tekin D.’nin yargılandığı davanın ilk duruşması, Bursa 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme salonu küçük olduğu gerekçesiyle basın mensuplarının alınmadığı duruşmaya, tutuklu sanıkların yanı sıra taraf avukatları ile tanıklar katıldı. Yaklaşık 7 saat süren duruşma sonunda heyet, tutuklu sanıklar otel sahibi Cevdet Kadir A. ile otel müdürü Tekin D.’nin ‘ev hapsi’ ve ‘yurt dışı çıkış yasağı’ ile tahliyesine karar verdi.

    ‘MERKEZDEN İTFAİYE BEKLENİNCE YANGIN ŞİDDETLENİP, BÜYÜYOR’

    Bursa 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, tutuksuz sanıklar ile Üsta ailesinin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Tarafları dinleyen mahkeme heyeti olay yerinde keşif yapılması için duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası açıklamada bulunan Üsta ailesinin yakınlarının avukatı İsmail Eray Çokal, ihbar sonrası yangına müdahale için gelen itfaiye aracında su bulunmadığını öne sürdü. Görgü tanıklarının emniyet ifadesinin bilirkişi raporunda da yer aldığını söyleyen Çokal, 45 dakika boyunca Bursa kent merkezinden itfaiye ekibi gelmesinin beklendiğini öne sürerek, “Bu yangın ilk başta çok küçükmüş. Uludağ bölgesinde bulunan itfaiye ekibi yangına müdahale için geliyor. Fakat itfaiye aracında su bulunmuyor. Bu sırada yangın çok küçük ve müdahale edilecek şekilde. Ancak merkezden itfaiye bekleniyor. O gelene kadar yangın şiddetlenip, büyüyor. Bu sırada da kimseyi yangına yaklaştırmıyorlar. İtfaiye aracında su olmadığını soruşturma kapsamında yangına tanık olan görgü tanıkları da ifadeleriyle söylüyor. Ölenler, yangından değil dumandan zehirlenerek vefat ettiler” diye konuştu.

    ‘İTFAİYE ARAÇLARINDAN BİRİNİN SUYU HEMEN BİTTİ, DİĞERİNİN HORTUMU KISAYDI’

    Avukat Çokal’ın işaret ettiği görgü tanığı S.Y. emniyetteki ifadesinde, yangına müdahale için gelen iki itfaiye aracından birinin suyunun hemen bittiğini, diğer aracın ise hortumunun kısa olduğunu söyledi. İlk başta alevlerin çok az olduğunu, 45 dakika mesafedeki kent merkezinden takviye itfaiye ekipleri beklendiği sırada yangının bütün oteli sardığını belirten S.Y. ifadesinde şunları söyledi: “Odamın penceresinden o otele baktığımda otelin pist tarafındaki köşesinde az miktarda bir alevin çıktığını gördüm. Hemen yanan otelin yangın olmayan tarafına gittim. O esnada iki adet itfaiye aracı gelmişti. Bu araçlardan birinin hemen suyu bitti ve çeşmeye tekrardan su almaya gitti. Diğerinin ise hortumu kısa geldiği için yangına tam müdahale edemedi. Ben vefat eden Yahya Üsta isimli kişiyi aradım. Telefonuma cevap vermedi. Hemen peşinden otelde müdürlük yapan Tekin Demir isimli kişiyi aradım. Bana yolda olduğunu geldiğini, Yahya Üsta ile konuştuğunu ve Yahya Beyin sağ olduğunu söyledi. İtfaiye ekipleri içeri girdiler ve odaları kontrol etmeye başladılar. Otelin bazı personelinin çıktığını gördüm. Otelde misafir olmadığı için Allah’tan daha büyük bir kaybımız olmadı. Zaten bu süre içinde, yani olayı gördüğüm andan 50 dakika kadar sonra Bursa’dan takviye itfaiye ekipleri gelmeye başladı. Binaya giren ekipler ilk önce Yahya Bey’i çıkarttılar. O esnada sağdı ve kalp masajı yapıyorlardı. Sonra oğlu Berkin Üsta’yı çıkarttılar Berkin dumandan zehirlenerek vefat etmişti. En sonunda ise Fikriye Üsta’yı çıkarttılar. Fikriye Hanım da çıkarken sağdı fakat o da bir hafta sonra vefat etti.” >>>DHA