Kategori: Asayiş

  • Silahlı kavga kanlı bitti: 18 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 21 gözaltı!

    Silahlı kavga kanlı bitti: 18 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 21 gözaltı!

    Kız kaçırma davası çatışmaya dönüştü

    Olay, dün gece saatlerinde Kızıltepe ilçesi Mezopotamya Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iki grup arasında “kız kaçırma” meselesi nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede silahların kullanıldığı bir kavgaya dönüştü. Sokak ortasında yükselen silah sesleri mahallede büyük korku ve paniğe yol açtı.

    Genç Mehmet kurtarılamadı

    Çıkan çatışmada kurşunların hedefi olan 18 yaşındaki Mehmet Angay, olay yerinde hayatını kaybetti. Kavgada ayrıca 2 kişi de vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Emniyet operasyon başlattı: 21 gözaltı

    Cinayetin ardından mahallede geniş güvenlik önlemleri alan polis ekipleri, kaçan şüphelileri yakalamak için titiz bir çalışma yürüttü. Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, kavgaya karıştığı tespit edilen 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri devam eden şüphelilerin, ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.>>>İHA 

  • Basketbol sonrası serinlemek istemişti: Üniversiteli gencin baraj gölünde acı sonu!

    Basketbol sonrası serinlemek istemişti: Üniversiteli gencin baraj gölünde acı sonu!

    Gözden kaybolunca arkadaşları seferber oldu

    Olay, dün Seyhan Baraj Gölü kıyısında meydana geldi. Çukurova Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı öğrencisi Mehmet Furkan Aksu, arkadaşlarıyla basketbol oynadıktan sonra yorgunluk atmak ve serinlemek amacıyla suya girdi. Bir süre sonra suda çırpınmaya başlayan Aksu, arkadaşlarının tüm kurtarma çabalarına rağmen gölün derinliklerinde gözden kayboldu.

    Deniz polisi kısa sürede ulaştı

    Çevredekilerin büyük panik yaşadığı olayda durum hemen ekiplere bildirildi. İhbar üzerine bölgeye yönlendirilen deniz polisi ekipleri, gölde gerçekleştirdikleri dalışla kısa sürede Mehmet Furkan Aksu’nun bilinci kapalı bedenine ulaştı. Kıyıya çıkarılan gence ilk müdahale olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri tarafından yapıldı.

    Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Hızla Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesine kaldırılan talihsiz genç, doktorların yoğun çabasına rağmen hayata tutunamadı. Acı haberi alan Aksu’nun ailesi ve okul arkadaşları yasa boğuldu. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen cenaze, defnedilmek üzere Osmaniye’ye götürüldü.>>>İHA 

  • Arazi kavgası sözler sustu, baltalar konuştu!

    Arazi kavgası sözler sustu, baltalar konuştu!

    Şahitlik husumeti kavgayı tetikledi

    Olay, gece saatlerinde İnegöl’e bağlı kırsal Sarıpınar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, İstanbul’da yaşayan Yasin D. (29) ve üvey babası Mustafa S. (54), aralarında arazi davası bulunan Özgür S. ile görüşmek üzere köye geldi. Yasin D., söz konusu davada Özgür S. lehine şahitlik yaptığı öne sürülen Yüksel C. (39) ile karşılaşınca tartışma başladı.

    BURSA’NIN İNEGÖL İLÇESİNDE ARAZİ MESELESİ NEDENİYLE ÇIKAN BALTALI VE SOPALI KAVGADA 4 KİŞİ YARALANDI. (SALİH BİLAL ASLAN/BURSA-İHA)
    Bursa’nın İnegöl ilçesinde arazi meselesi nedeniyle çıkan baltalı ve sopalı kavgada 4 kişi yaralandı.

    Sarıpınar Mahallesi savaş alanına döndü

    Tartışmanın büyümesiyle taraflar birbirlerine balta ve sopalarla saldırdı. Kavgada Yasin D., Mustafa S., Osman C. (68) ve Yüksel C. vücutlarının çeşitli yerlerinden aldıkları darbelerle yaralandı. Köylülerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

    Yaralılar farklı hastanelere sevk edildi

    Jandarmanın müdahalesiyle sonlandırılan kavganın ardından yaralılar acil servis araçlarıyla hastanelere taşındı. Yasin D. ve Mustafa S. İnegöl Devlet Hastanesi’ne götürülürken, Osman C. ve Yüksel C. özel bir hastanede tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri, yeni bir olay yaşanmaması için mahallede ve hastane önlerinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

    Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.>>>İHA 

  • 9 estetik bile yetmedi: 11 yıllık firar işçi servisinde noktalandı

    9 estetik bile yetmedi: 11 yıllık firar işçi servisinde noktalandı

    Otostopla kaçtı, bambaşka biri oldu

    Olay, 11 yıl önce Bursa’da bir gazinoda meydana geldi. Güvenlik görevlisi olarak çalışan A.K., patronuyla birlikte bir kişiyi tasarlayarak öldürdükten sonra kayıplara karıştı. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen A.K., cinayet sonrası otostop çekerek İzmir’e kaçtı. Polisin peşini bırakacağını düşünen zanlı, bu süreçte kardeşinin kimliğini kullandı ve tanınmamak için yüz hatlarını değiştirecek 9 ayrı estetik operasyon geçirdi.

    Yüzlerce saatlik kamera kaydı incelendi

    Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliği ekipleri, tozlu raflardaki dosyayı yeniden açarak teknik ve fiziki takip başlattı. Yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü saniye saniye inceleyen ekipler, şüphelinin estetikle değişen yüzüne rağmen İzmir’de bir mobilya atölyesinde çalıştığını tespit etti.

    Servis aracında kıskıvrak yakalandı

    Günlerce süren takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Her sabah düzenli olarak işçi servisine bindiği belirlenen A.K., polisin gerçekleştirdiği şok baskınla servis aracında kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen “yeni yüzlü” katil zanlısı, tutuklanarak cezaevine gönderildi.>>>İHA 

  • İki kişinin can verdiği zincirleme kazada firari sürücü tutuklandı

    İki kişinin can verdiği zincirleme kazada firari sürücü tutuklandı

    Kontrolden çıkan araç faciaya yol açtı

    Kaza, önceki gün Balabanlı Mahallesi yolunda yaşandı. Erhan K. (28) yönetimindeki 35  plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç, karşı yönden gelen Mustafa Ulaş (51) idaresindeki 35  plakalı otomobil ve Yılmaz G. yönetimindeki 09  plakalı araca çarparak durabildi.

    İki kişi hayatını kaybetti

    Ortalığın savaş alanına döndüğü zincirleme kazada, sürücülerden Mustafa Ulaş olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazada ağır yaralanan Ahmet Puslu ise bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Kendi imkanlarıyla hastaneye gidince yakalandı

    Kazaya neden olan ve olay yerinden ayrılan Erhan K.’nın, kendi imkanlarıyla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne giderek tedavi olduğu tespit edildi. Polis ekipleri tarafından hastanede gözaltına alınan sürücü, tedavisinin tamamlanmasının ardından emniyete götürüldü.

    Adli süreç tamamlandı

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Erhan K., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kazayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma sürüyor.>>>İHA 

  • Çalıştıkları şirketi dolandırdıkları iddia edilen 3 şüpheli tutuklandı

    Çalıştıkları şirketi dolandırdıkları iddia edilen 3 şüpheli tutuklandı

    İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Danimarka menşeli bir şirketin İstanbul’daki genel müdürünün, çalışanları tarafından 211 milyon lira dolandırıldıkları yönündeki şikayeti üzerine çalışma yaptı.

    Ekiplerin yaptığı çalışmada, şirketin finans direktörünün, kendisine yardım eden başka bir çalışan adına paravan şirket kurdurarak çalıştığı şirkete danışmanlık hizmeti verdirdiği, paravan şirketin hisselerinin 3’te 2’sini de bir süre sonra kendi üzerine aldığı belirlendi.

    Şüphelilerin, durumu fark eden şirketin bir muhasebe çalışanını da şikayet etmemesi karşılığında aylık 200 bin lira maaşa bağladıkları tespit edildi. Muhasebe çalışanının şirketten de 80 bin lira maaş aldığı öğrenildi.

    Şüphelilerin 2024’ten bu yana toplam 211 milyon 150 bin 349 liralık para akışı ile dolandırıcılık yaptıkları, ele geçirdikleri paranın 80 milyonluk kısmı ile yeni açtıkları şirketin vergisini ödedikleri ortaya çıktı.

    Polis ekipleri Bakırköy, Beylikdüzü ve Başakşehir’de düzenledikleri operasyonla 2’si kadın 3 şüpheliyi yakaladı.

    Şüphelilerin cep telefonu aramalarında, yakalanacakları takdirde polise verecekleri ifade için videolu hazırlık yaptıkları, benzer ifadeler vermeye çalıştıkları tespit edildi.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. >>>AA

  • Beşiktaş-Fenerbahçe maçı sonrası 5 kişi tutuklandı

    Beşiktaş-Fenerbahçe maçı sonrası 5 kişi tutuklandı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekiplerinin, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, karaborsa bilet satışı ve bilişim suçlarına yönelik operasyonda yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 5’i çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 5’i adli kontrol hükümleri uygulanarak, 3’ü ise işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şüphelilerden 1’inin ise adli işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

    SORUŞTURMA

    İstanbul Spor Güvenliği Şube Müdürlüğüyle yürütülen soruşturma kapsamında, 31 Ekim 2025’te, Fenerbahçe tribünlerine ait 1900 biletin satışa çıkarıldığı, bunların 632’sinin kısa sürede satıldığı, diğer biletlerin ise uzun bir süre sistemde satışının yapılamadığı belirlenmiş, bunları satın almak isteyenlerin Passolig sistemine erişemediği, bu süreçte şüphelilerin de sistemi engelleyerek kalan biletleri toplu şekilde satın aldığı tespit edilmişti.

    Şüphelilerin, aldıkları bu biletlerin bir kısmını müsabaka öncesi stadyum çevresinde, bir kısmını internet üzerinden Telegram, WhatsApp ve X gibi sosyal medya platformlarında sattıkları anlaşılmış, biletlerin satın alındığı banka ve kredi kartı sahiplerine yönelik çalışma sonucunda da aynı internet bağlantısı ve kart bilgileriyle toplu şekilde maç bileti satın alan şüpheliler ortaya çıkarılmıştı.

    Soruşturma kapsamında 15 şüpheli hakkında “bilişim sisteminin işleyişini engelleme” ve “değerinin üzerinde bilet satışı yapmak” suçlarından verilen gözaltı kararının ardından 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, 14 zanlı gözaltına alınmıştı. >>>AA

  • 40 kişinin öldüğü apartmanın firari müteahhidi yakalandı

    40 kişinin öldüğü apartmanın firari müteahhidi yakalandı

    Adana’nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki 16 katlı Sami Bey Apartmanı, 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkıldı, 40 kişi yaşamını yitirdi. Depremin ardından apartmanın müteahhitleri Abdullah Aybaba ile kızı Eda Aybaba Çelik kaçtı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Deprem Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma sonunda müteahhit baba-kız hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan dava açıldı. Hakkında 22 yıl 6 ay hapis cezası istenen Eda Aybaba Çelik, 2017 yılından bu yana İngiltere’de yaşadığını belirterek, binanın inşasından babası Abdullah Aybaba’nın sorumlu olduğunu öne sürdü.

    APARTMAN DAİRESİNDE YAKALANDI

    Bu arada Tayland Göçmenlik Bürosu ekipleri, Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan müteahhit Abdullah Aybaba’nın Pattaya kentindeki bir apartman dairesinde saklandığını tespit etti. Apartmana operasyon düzenleyen Tayland polisi, Aybaba’yı saklandığı dairede gözaltına aldı. Aybaba’nın, Türkiye ile kurulacak koordinasyonun ardından iade edileceği bildirildi. >>>DHA

  • “Düşmanın medya operasyonu milli birliği zedelemeyi amaçlıyor”

    “Düşmanın medya operasyonu milli birliği zedelemeyi amaçlıyor”

    İran lideri Mücteba Hamaney, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, halk arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, “Vatandaşlar arasında oluşan muazzam birlik sayesinde düşmanda bir kırılma meydana geldi. Bu nimetin fiili şükrüyle dayanışmamız daha da güçlenecek ve düşmanlar daha da hor ve hakir duruma düşecektir” ifadelerini kullandı. Medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarına karşı da uyarıda bulunan Mücteba Hamaney, “Düşmanın medya operasyonu, halkın zihnini ve psikolojisini hedef alarak milli birlik ve güvenliğimizi zedelemeyi amaçlıyor; ihmalkarlığımızla bu kötü niyetin gerçekleşmesine fırsat vermeyelim” değerlendirmesinde bulundu. >>>DHA

  • ‘Silahım yok’ dedi, kamuflajlı tabancalı fotoğrafı ortaya çıktı

    ‘Silahım yok’ dedi, kamuflajlı tabancalı fotoğrafı ortaya çıktı

    Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

    15 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI, 1 ŞÜPHELİ FİRARİ

    İlk operasyonda aralarında Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14’üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan’da düzenlenen 2’nci operasyonda dönemin Valisi Tuncay Sonel ve Gülistan’ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi ve ardından İl Sağlık Müdürü görevini de yürüten Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.

    VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

    İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’ tarafından ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

    SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ

    Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait yeni bir fotoğraf ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren fotoğrafın, Tuncay Sonel’in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildiği öne sürüldü.

    TABANCAM YOK DEMİŞTİ

    Mustafa Türkay Sonel savcılıkta ifadesinde, “Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi. >>>DHA

  • Baba-oğulun yakılıp öldürüldüğü davada şok gelişme

    Baba-oğulun yakılıp öldürüldüğü davada şok gelişme

    Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarındaki boş arazide 19 Mayıs 2025’te, 21 GH 662 plakalı kamyonetin yandığını görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. İncelemede kamyonette Remzi Sati ve oğlu Muhammed’in cansız bedenleri bulundu. Baba ve oğlun tabancayla öldürülüp, ardından yanıcı maddeyle yakıldıkları tespit edildi. Cenazeler otopsi işlemlerinin ardından mahalle mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma kapsamında Ali Mert İldeniz (25) ile babası A.İ. (58), İ.K. (40), M.D. (26), M.K (44), O.K. (44) ve A.Ö. (32) gözaltına alındı. O.K. ve A.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, diğer şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    ARACI, DELİLLERİ YOK ETMEK İÇİN ATEŞE VERMİŞ

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklardan Ali Mert İldeniz’in itirafları yer aldı. İldeniz ifadesinde, maktul Remzi Sati ile aralarında hayvan alım-satımı nedeniyle husumet olduğunu, maktulü öldürmek için plan yaptığını ve olay günü ‘kayıp inek’ senaryosuyla baba ve oğlunu bölgeye çağırdığını anlattı. Tartışma sonrası tabancayla ateş ederek baba ve oğlunu vurduğunu itiraf eden İldeniz, delilleri yok etmek için aracı kolonya dökerek ateşe verdiğini ve hedef şaşırtmak için maktulün telefonundan başka bir sanığa mesaj attığını beyan etti.

    ‘KUVVETLİ YANICI MADDE KULLANILMIŞ’

    İddianamede, sanığın ‘kolonya kullandım’ beyanına karşın, cesetlerin kömürleşmiş ve karbon halini almış olması nedeniyle yakma işleminin benzin gibi kuvvetli bir yanıcı maddeyle gerçekleştirildiği değerlendirmesine yer verildi. Kriminal raporlarda ise bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığı bulgularına rastlandığı, olay saatinde şüphelilerin telefonlarını kapattığı veya baz istasyonu kayıtlarının olay yeriyle örtüştüğü kaydedildi. İddianamede, şüphelilerin dosya kapsamı değerlendirildiğinde aynı fikir eylem birliği içerisinde Remzi Sati ile oğlu Muhammed’i tasarlayarak ve canavarca hisle ateş etmek ve yakmak suretiyle öldürdüklerinin anlaşıldığı belirtilerek ‘kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

    4 SANIK SERBEST BIRAKILDI

    Sanıkların yargılandığı davanın duruşması, 7 Nisan’da Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada savcı, mütalaasında, tutuklu sanıklar M.K ve Ali Mert İldeniz’in koşullarında değişiklik olmaması nedeniyle mevcut delil durumu dikkate alınarak tutukluluğun devamını, diğer tutuklu sanıkların ise üzerlerine atılı suçun vasfının değişme ihtimalinin olması ve tutuklu kaldıkları süre göz önüne alınarak adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verilmesini talep etti.  Diğer tanıklar ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, verilen ara sonrası Ali Mert İldeniz’in tutukluluğunun devamına, diğer tutuklu sanıklar A.İ., İ.K., M. D. ve M. K.’nin yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartı ile tahliye edilmesine karar vererek, duruşmayı 25 Haziran’a erteledi.

    ‘KENDİ KENDİNE HUSUMET OLUŞTURMUŞ’

    Sati ailesinin avukatı Melisa Arya Acar, sanık Ali Mert İldeniz’in kendi kendine kurduğu bir husumet nedeniyle olayın gerçekleştiğini belirterek, “Olayın olması sebebi aslında sanıklardan birinin Remzi Sati’yle hayvan ticareti yapmasından kaynaklanıyor. Ancak bu anlaşmazlık Remzi Sati’yle alakalı değil, sanığın kendi kendine bir husumet geliştirmesiyle alakalı bir durumdan kaynaklanıyor. Mahkeme ilk celsede dördünü birden tahliye etti. Ve şu an sadece bir sanık tutuklu yargılanıyor. Maalesef ki deliller tam olarak toplanmış durumda değil. Svap örnekleri tam olarak net değil. HTS kayıtları tam alınmamış. Yani hiçbir delil tam olarak toparlanmadan maalesef ki mahkemenin tahliye istemi bizi şoka uğrattı. Aralarındaki ticaret ilişkisinden kaynaklı zaten sanıkların beyanları çok çelişkili. Soruşturma aşamasında, kollukta veya jandarmada verdikleri ifadeyi duruşma salonunda tam tersi olarak açıkladılar. Önce 600 bin TL dedi, sonra 1 milyon 400 bin TL dedi. Önce ‘hayvanım kayboldu’ dedi. Sonra da ‘hayır öyle bir şey söylemedim, ben mesaj atmadım’ dedi. Hep çelişkili ifadeler. Tutuklu kalan sanıklardan biri ilk önceki ifadelerinde ‘Ben oraya gittim, onlar daha gelmemişlerdi’ dedi. Daha sonrasında duruşmada ‘Hayır, ben oraya gittiğimde onlar gelmişti’ dedi. Çok çelişkili ifadeleri var” dedi.

    ‘DEFALARCA PROVA EDİLMİŞ, PLANLANMIŞ BİR DURUM VAR’

    Araçta 2 kişinin yakılma olayını 1 kişinin tek başına yapamayacağını belirten Acar, “Bu olayda bir kurgu var. Bu olay daha önceden belki defalarca prova edilmiş bir olay. Ve tek 1 kişinin 2 kişiyi bir anda yakma olayı çok hukuka da aykırı, akla mantığa da çok aykırı bir durum. Biz, toplu bir halde bütün sanıkların iştirak halinde yaptığını düşünüyoruz. Silahla vuruyor, ondan sonra yakıyor ve diyor ki, ‘Benim amacım oradaki delilleri yok etmekti’ ve şunu anlamıyoruz biz. Yarım şişe kolonyayla nasıl yakıcı ve yanıcı etkisi olmadan iki insanı öldürebildi? Yarım şişe kolonya hiçbir şekilde ne benzin etkisi yaratır ne başka bir etken maddesi yanıcı olan bir şey uyandırabilir. Silahla vurduğun o anlık öfkeyle yapılabilen bir şey olabilir. Ama bu kolonya, yakma, arabadaki delilleri yok etme bunlar hepsi tasarı ve kurgu. Ve ancak maalesef ki çelişkili beyanları vardı. Ne kolluk aşamasındaki beyanlar uyuşuyor ne mahkeme salonundaki. Ben mahkeme heyetinden söz alarak kendisine de sordum. ‘Sen kendini mi götürdün? Nasıl yaptın bu işi? Oradaki ifaden farklı, bunu mu baz alacağız’ diye. O da ‘ben hiçbir şey hatırlamıyorum. Ben mesaj atmadım’ diye hep bir çelişki, hep bir tezat. Bu o sanığa ezberlettirilen, ‘sen üstlen’ tarzında bir durum. Maalesef ki iki kişiyi bir kişinin o şekilde o vakitte öyle bir köyde bu şekilde yapması çok mantığa ters geliyor bize” diye konuştu. >>>DHA

  • 5.9 büyüklüğünde deprem

    5.9 büyüklüğünde deprem

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre saat 06.18’de, merkez üssü Yunanistan’ın Girit Adası olan 5.9 büyüklüğünde deprem oldu. Muğla’nın Datça ilçesine 209 kilometre uzaklıkta meydana gelen deprem, yerin 7 kilometre derinliğinde kaydedildi. Sarsıntıda ilk belirlemelere göre Türkiye kıyılarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. >>>DHA

  • Afyonkarahisar’da lüks otomobil ile patpat çarpıştı!

    Afyonkarahisar’da lüks otomobil ile patpat çarpıştı!

    Bolvadin yolunda korkutan kaza

    Kaza, Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya köyü civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Y.Ş. idaresindeki 34 plakalı otomobil, henüz belirlenemeyen bir nedenle A.Y.’nin kullandığı patpatla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araçlarda bulunan sürücüler yaralandı.

    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE PATPAT DİYE TABİR EDİLEN TARIM ARACININ ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA 2 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile patpat diye tabir edilen tarım aracının çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE PATPAT DİYE TABİR EDİLEN TARIM ARACININ ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA 2 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile patpat diye tabir edilen tarım aracının çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE PATPAT DİYE TABİR EDİLEN TARIM ARACININ ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA 2 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile patpat diye tabir edilen tarım aracının çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.

    Yaralılar tedavi altına alındı

    Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan sürücüler Y.Ş. ve A.Y., ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarının takip edildiği bildirildi.

    Jandarma inceleme başlattı

    Kaza nedeniyle bir süre kontrollü sağlanan trafik, araçların yoldan kaldırılmasıyla normale döndü. Jandarma ekipleri, kazanın oluş şekli ve ihmal ihtimallerine karşı geniş çaplı bir inceleme başlattı.>>>İHA 

  • Birkan’ın kalbi dayanamadı: Bir ay önce babasını kaybetmişti!

    Birkan’ın kalbi dayanamadı: Bir ay önce babasını kaybetmişti!

    Gece saatlerinde aniden rahatsızlandı

    Ereğli’de yaşayan ve 9’uncu sınıf öğrencisi olan Birkan Demirel, gece saatlerinde evinde aniden fenalaştı. Çocuklarının durumunun kötüye gittiğini gören ailesi, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından Birkan’ı Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

    Müdahaleler yetersiz kaldı

    Hastanede yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiği anlaşılan 15 yaşındaki Birkan, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Küçük yaştaki bir çocuğun kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesi ilçede büyük üzüntüye neden olurken, Birkan’ın babasının vefatından sonra derin bir üzüntü içinde olduğu belirtildi.

    Baba acısı taze kalmıştı

    Henüz hayatının baharında olan Birkan Demirel’in babasını sadece bir ay önce toprağa verdiği öğrenildi. Babasının yokluğuna alışmaya çalışırken hayatını kaybeden talihsiz gencin cenazesinin, yapılacak işlemlerin ardından babasının yanına defnedilmesi bekleniyor.

  • Trump, ateşkesin 3 hafta uzatılacağını açıkladı

    Trump, ateşkesin 3 hafta uzatılacağını açıkladı

    İsrail ile Lübnan temsilcilerini Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail-Lübnan ateşkesine ilişkin duyuru yaptı.

    Trump, Oval Ofis’te ABD’li, İsrailli ve Lübnanlı temsilcilerin hazır bulunduğu toplantıya işaret ederek “Toplantı çok iyi geçti. ABD, Lübnan’ın kendisini Hizbullah’tan korumasına yardımcı olmak için Lübnan ile işbirliği yapacak. İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak.” ifadelerini kullandı.

    ABD Başkanı ayrıca, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Beyaz Saray’da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti.

    Trump, 3 haftalık ilave ateşkes süreci içinde Avn ile Netanyahu’yu Beyaz Saray’da ağırlamayı istediğini ve bu görüşmenin “tarihi” bir öneme sahip olacağını vurguladı.

    İsrail’in Hizbullah’tan gelecek olası saldırılara karşı kendini her zaman savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, “İsrail, üzerine ateş açılırsa kendini savunmak zorunda kalacak ve bunu da yapacaktır. Bunu yapmak zorunda kalmasalar güzel olur ancak bir şey olursa kendilerini savunmak zorunda kalacaklar, bunu da dikkatli bir şekilde yapacaklardır.” değerlendirmesini yaptı.

    Öte yandan Trump, İran’ın Hizbullah’a olan desteğini kesmesi gerektiğini ifade ederek, İran’ın ABD ile anlaşabilmesi için bunun bir “zorunluluk” olduğunu vurguladı.

    İSRAİL’İN LÜBNAN’A SALDIRILARI VE ATEŞKES

    İsrail ordusu Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etti.

    Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.

    Lübnan ve İsrail arasında varılan 10 günlük geçici ateşkes, 17 Nisan’da yürürlüğe girmişti.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini ancak Lübnan’ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti. >>>AA

  • Bir Belediye ye daha şafak operasyonu! Eski başkan dahil 47 gözaltı

    Bir Belediye ye daha şafak operasyonu! Eski başkan dahil 47 gözaltı

    İhalelerde yolsuzluk iddiası

    Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile Birecik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonun detayları netleşmeye başladı. Soruşturmanın, kayyum dönemi ile 2019-2024 yılları arasındaki yönetim döneminde gerçekleştirilen ihalelere odaklandığı öğrenildi. Söz konusu dönemdeki ihalelerde usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine düğmeye basıldı.

    Belediye yönetimi ve teknik kadro gözaltında

    Geniş kapsamlı operasyonda gözaltına alınan isimler arasında sadece eski başkan Şeref Albayrak yer almıyor. Dönemin belediye başkan vekilleri, başkan yardımcısı, belediye encümenleri, birim müdürleri ile teknik işlerden sorumlu mühendis ve personel de emniyete götürüldü. 47 şüphelinin Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğündeki sorguları sürüyor.

    Dosya kapsamı genişliyor

    Şafak vakti düzenlenen operasyon bölgede büyük yankı uyandırırken, savcılığın ihalelerle ilgili çok sayıda belgeye el koyduğu bildirildi. Yolsuzluk iddialarının boyutuna ilişkin incelemeler devam ederken, gözaltındaki isimlerin ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.>>>İHA 

  • 34,5 yıl hapisle aranan firari jandarmadan kaçamadı!

    34,5 yıl hapisle aranan firari jandarmadan kaçamadı!

    Jandarmadan 19 Mayıs ilçesinde şok baskın

    Samsun İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında önemli bir istihbarata ulaştı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, 52 yaşındaki Y.Ç.’nin 19 Mayıs ilçesinde gizlendiği belirlendi. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonla firari şahıs etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.

    Kesinleşmiş cezasıyla cezaevine gönderildi

    Yakalanan Y.Ç.’nin yapılan GBT sorgulamasında, “kasten öldürme” ve “göçmen kaçakçılığı” gibi ağır suçlardan toplamda 34 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu teyit edildi. Jandarmadaki yasal işlemleri tamamlanan şahıs, sağlık kontrolünün ardından Bafra Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürülerek demir parmaklıklar ardına gönderildi.>>>İHA 

  • Fransız askerinin ölümüyle can kaybı yükseldi

    Fransız askerinin ölümüyle can kaybı yükseldi

    Fransa’ya getirilen yaralı asker kurtarılamadı

    Cumhurbaşkanı Macron tarafından yapılan açıklamada, 18 Nisan Cumartesi günü meydana gelen saldırıda yaralanan ve dün tedavi için Fransa’ya nakledilen Onbaşı Anicet Girardin’in, yapılan tüm müdahalelere rağmen bu sabah hayatını kaybettiği belirtildi. Macron, “Onbaşı Girardin, Fransa için öldü” diyerek askerin fedakarlığına vurgu yaptı.

    Saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor

    Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) bünyesinde görev yapan Fransız birliğine yönelik saldırıda, olay günü de bir asker hayatını kaybetmişti. Onbaşı Girardin’in ölümüyle birlikte saldırı sonucu şehit olan Fransız askerlerinin sayısı ikiye yükselirken, yaralı askerlerin tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Macron, daha önce hayatını kaybeden asker Florian Montorio için yarın ülke genelinde resmi bir anma töreni düzenleneceğini duyurdu.

    Macron Hizbullah’ı suçladı, yanıt gecikmedi

    Saldırının ardından doğrudan Hizbullah’ı işaret eden Cumhurbaşkanı Macron’a, örgüt kanadından sert bir yalanlama geldi. Hizbullah yaptığı açıklamada saldırıyla bir ilgilerinin olmadığını savunarak, “Herhangi bir kanıt olmadan yapılan bu keyfi suçlamalar karşısında şaşkınız. Sorumluluk belirlenirken temkinli olunmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Barış misyonunda gerilim tırmanıyor

    Bölgedeki BM birliklerine yönelik artan saldırılar uluslararası kamuoyunda endişeyle takip ediliyor. Macron, barış gücü askerlerinin Lübnan’da barışa hizmet yolunda gösterdikleri kararlılığın tüm ulus tarafından saygıyla karşılandığını belirterek ailelere başsağlığı dileklerini iletti.>>>İHA 

  • 2 günlük bebek emzirildikten sonra nefesiz kalarak can verdi!

    2 günlük bebek emzirildikten sonra nefesiz kalarak can verdi!

    Uykudan uyandı, hayatının şokunu yaşadı

    Mesudiye Mahallesi Şadırvan Sokak’ta yaşayan Muhammed ve Hema Habbab çifti, 2 günlük bebekleri Emira’yı sabah saatlerinde emzirdikten sonra uyuttu. Bebeğiyle birlikte uykuya dalan anne Hema Habbab, bir süre sonra uyanıp bebeğini kontrol ettiğinde korkunç gerçekle yüzleşti. Bebeğinin hareketsiz olduğunu ve nefes almadığını fark eden acılı annenin ihbarı üzerine eve hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    EKİPLER, İLK MÜDAHALEDE BULUNDUĞU MİNİK EMİRA’YI İNEGÖL DEVLET HASTANESİ ACİL SERVİSİ’NE KALDIRDI. NEFES BORUSUNA SÜT KAÇTIĞI TESPİT EDİLEN TALİHSİZ BEBEK, DOKTORLARIN TÜM MÜDAHALESİNE RAĞMEN KURTARILAMADI. (İHA/BURSA-İHA)
    Bursa’nın İnegöl ilçesinde annesinin emzirip uyuttuğu 2 günlük bebek, nefes borusuna kaçan süt nedeniyle hayatını kaybetti.

    Hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede talihsiz bebeğin kalbinin durduğu tespit edildi. Hemen İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan minik Emira’nın nefes borusuna süt kaçtığı belirlendi. Doktorların minik bebeği hayata döndürmek için verdiği uzun uğraşlar ne yazık ki sonuç vermedi ve Emira bebek yaşama gözlerini yumdu.

    Kesin ölüm nedeni otopsiyle netleşecek

    Hastanede bebeklerinin ölüm haberini alan aile sinir krizleri geçirirken, minik Emira’nın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Olayın ardından polis ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsi işleminin ardından netlik kazanacağı bildirildi.>>>İHA 

  • Afyonkarahisar’da “intihar” denilen ölümden cinayet çıktı: JASAT 1 yıllık sırrı çözdü

    Afyonkarahisar’da “intihar” denilen ölümden cinayet çıktı: JASAT 1 yıllık sırrı çözdü

    İntihar ihbarıyla başlayan süreç

    Olay, 18 Ekim 2025 tarihinde Yeşilyurt köyünde yaşandı. 112 Acil Çağrı merkezine gelen ihbarın ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 26 yaşındaki Alev Karagöz, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İlk incelemelerde olayın bir intihar olduğu değerlendirilse de jandarmanın dedektifleri şüpheli bulguların peşini bırakmadı.

    JASAT dosyayı raftan indirdi

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT ekipleri, olaydaki çelişkileri tespit ederek soruşturmayı derinleştirdi. Teknik ve fiziki takibin ardından elde edilen deliller, olayın bir “aile infazı” ya da “planlı cinayet” olma ihtimalini güçlendirdi. Yapılan operasyonla Karagöz’ün kocası G.K. ve olayla bağlantılı olduğu düşünülen O.K. ile birlikte bir şüpheli daha gözaltına alındı.

    AFYONKARAHİSAR’DA GEÇTİĞİMİZ YIL SİLAHLA VURULMUŞ HALDE BULUNAN VE KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBEDEN KADININ DOSYASINI YENİDEN AÇAN JASAT TİMİ GENÇ KADININ İNTİHAR ETMEDİĞİNİ, CİNAYETE KURBAN GİTTİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da geçtiğimiz yıl silahla vurulmuş halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden kadının dosyasını yeniden açan JASAT timi genç kadının intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini ortaya çıkardı.

    Eski koca “kasten öldürme” suçundan tutuklandı

    Adliyeye sevk edilen şüphelilerin sorgusunda JASAT timi, olayın üzerindeki sis perdesini tamamen araladı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan Alev Karagöz’ün eski kocası G.K., “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın ardından delilleri gizlemeye çalıştığı iddia edilen O.K. ise “delil karartma” suçundan tutuklanarak Bolvadin Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Diğer şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Adalet bir yıl sonra yerini buldu

    JASAT’ın ısrarlı takibi ve titiz çalışması sayesinde, yaklaşık bir yıl önce “intihar” denilerek kapatılan dosya, bir cinayet davasına dönüştü. Genç kadının ölümüyle ilgili asıl gerçeklerin gün yüzüne çıkması, bölgede büyük yankı uyandırırken adaletin geç de olsa tecelli etmesi yüreklere su serpti.>>>İHA 

  • Gülistan Doku soruşturmasında şok ifade: “Bakışlarıyla taciz ediyorlardı!”

    Tunceli’de 2020 yılından bu yana haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, dosyanın “cinayet” soruşturmasına dönüştürülmesinin ardından sarsıcı detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu da dahil olmak üzere 12 kişinin tutuklandığı süreçte, Gülistan Doku’nun hem KYK yurdundan hem de mesai yaptığı kafeden arkadaşı olan M.T.’nin ifadeleri gündeme bomba gibi düştü.

    İşte Gülistan Doku soruşturmasında seyri değiştirecek o açıklamalar…

    “Bakışlarıyla Bizi Taciz Ederlerdi”

    M.T., Gülistan ile birlikte çalıştıkları kafedeki ortama dair çarpıcı iddialarda bulundu.  Kafeye sürekli “üst düzey” olarak nitelendirdiği isimlerin geldiğini belirten M.T., bu kişilerin kendilerini bakışlarıyla rahatsız ettiğini söyledi. M.T. ifadesinde, “Bakışlarıyla bizi taciz ederlerdi. Öyle ki sözle taciz etseler bu kadar rahatsız olmazdım. Biz de bu yüzden göz önünden çekilmek için bulaşıkhanede çalışmaya başladık” diyerek maruz kaldıkları baskıyı anlattı.

    İntihar İhtimalini Kesinlikle Reddetti

    Yıllarca “köprüden atlayarak intihar etti” tezi üzerinde durulan dosya hakkında konuşan M.T., arkadaşının karakterine dair şu bilgileri verdi:

    “Gülistan’ın intihar etmediğinden eminim. Gülistan aramızda intiharı en düşünmeyecek kişiydi. Kendisine zarar vereceğinden endişe duyduğu için ilaç bile içmeyen biridir. İntihar etmesi mümkün değildir.”

    “Dalgın ve Solgundu”

    Gülistan Doku’nun kaybolmadan hemen önceki ruh hali de ifadede yer aldı. M.T., Gülistan’ın son dönemde oldukça dalgın ve solgun göründüğünü, moralinin bozuk olduğunu fark ettiğini belirtti. Arkadaşının neyi olduğunu defalarca sormasına rağmen Gülistan’ın bu konuda sessiz kaldığı ve bir şey anlatmadığı aktarıldı.

    Soruşturmada Son Durum 

    Dosyanın cinayet şüphesiyle yeniden açılması ve aralarında eski Vali Tuncay Sonel ile oğlunun da bulunduğu 12 kişinin tutuklanması, kamuoyunda adaletin yerini bulacağı yönündeki beklentiyi artırdı. M.T.’nin bu ifadelerinin, kafede yaşananlar ve Gülistan’ın o dönem kimlerle temas kurmuş olabileceği konusundaki araştırmaları derinleştirmesi bekleniyor.

    The post Gülistan Doku soruşturmasında şok ifade: “Bakışlarıyla taciz ediyorlardı!” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Akdeniz’de can pazarı: Tatil gemisinden ceset toplandı!

    Akdeniz’in ortasında bir yolcu gemisinin rotasında yaşanan trajik olay, tüm dünyayı sarstı. 21 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen ve 23 Nisan sabahı detayları netleşen olayda, lüks bir kruvaziyer gemisinin mürettebatı denizden peş peşe cansız beden topladı.

    İşte Sapphire Princess gemisinde yaşanan o korkunç saatlerin detayları…

    “Turuncu Yelek” Alarmı Nasıl Başladı?

    Olay, 21 Nisan akşamı saat 18.00 sularında gemi mürettebatının denizde yüzen turuncu bir cisim fark etmesiyle başladı. Cismin bir can yeleği olduğu anlaşılınca gemi kaptanı acil durum ilan ederek rotayı o yöne kırdı. Yapılan ilk çalışmada filikalarla denizden bir erkeğin cansız bedeni çıkarıldı. Görüntülerde, mor üst ve siyah şortlu kişinin gemiye alınarak alt bölüme indirildiği anlar kaydedildi.

    Akdeniz de korkunç manzara: Peş peşe ceset topladılar 1

    3 Saatlik Arama Kurtarma Operasyonu

    Denizdeki trajik manzara ilk cesetle sınırlı kalmadı.  Saat 19.47’de ikinci bir can yeleğinin görülmesiyle operasyon genişletildi. Yaklaşık 3 saat süren yoğun çalışmaların ardından toplamda 5 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşti. Geminin kaptanı, akşam saatlerinde arama çalışmalarının sona erdiğini ve tüm bedenlerin gemiye alındığını yolculara duyurdu.

    Yolcuların Tanıklığı: “İçim Titredi”

    Lüks bir tatil sırasında böyle bir manzarayla karşılaşan yolcular büyük şok yaşadı. Gemideki bir yolcu dehşeti şu sözlerle anlattı:

    “İzlemek çok üzücüydü, içim titredi. Hayatımda birçok seyahate çıktım ama denizde peş peşe cesetlerin toplandığı bir ana hiç tanık olmadım. Gördüğüm kadarıyla bu insanların düzensiz göçmen olduklarını düşünüyorum.”

    Akdeniz de korkunç manzara: Peş peşe ceset topladılar 2

    Düzensiz Göçmen Şüphesi

    Denizden çıkarılan kişilerin, Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya geçmeye çalışan düzensiz göçmenler olduğu değerlendiriliyor. Sapphire Princess gemisinin, yaşanan bu trajedinin ardından 22 Nisan günü İspanya’nın Cartagena limanına yanaştığı ve yetkililere bilgi verdiği öğrenildi.

    Akdeniz de korkunç manzara: Peş peşe ceset topladılar 4

    The post Akdeniz’de can pazarı: Tatil gemisinden ceset toplandı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Baharın ortasında kış sürprizi!

    Baharın ortasında kış sürprizi!

    Kayak sezonu bitti ama kar bitmedi

    Normal şartlarda kayak sezonunun kapandığı ve bahar hazırlıklarının başladığı Uludağ’da, nisan sonunda gelen bu yoğun yağış tüm hesapları değiştirdi. Bazı kayak tesislerinin günübirlik ziyaretçilere hizmet vermeye devam ettiği gözlemlenirken, bembeyaz manzara nisan sonunda zirvede kış uykusunu hatırlattı.

    Sıcaklıklar sıfırın altına indi

    Meteoroloji verilerine göre Uludağ’da dondurucu bir hava hakim. Hava sıcaklığının gündüz saatlerinde 4 derece civarında seyrettiği bölgede, gece ise sıcaklıklar eksi 1 dereceye kadar düşüyor. Uzmanlar, mayıs ayında da soğuk hava dalgasının etkisini sürdürebileceği ve yüksek kesimlerde kar geçişlerinin devam edebileceği konusunda uyarılarda bulundu.

    BURSA’DA NİSAN AYININ SON GÜNLERİNDE ULUDAĞ’DA ETKİLİ OLAN KAR YAĞIŞI, ZİRVEYİ YENİDEN BEYAZA BÜRÜDÜ. 23 NİSAN TARİHİNDE, YAĞAN KARLA BİRLİKTE BÖLGEDE KAR KALINLIĞI 1 METREYE ULAŞTI. (ZAFER PEKER/BURSA-İHA)
    Bursa’da Nisan ayının son günlerinde Uludağ’da etkili olan kar yağışı, zirveyi yeniden beyaza bürüdü. 23 Nisan tarihinde, yağan karla birlikte bölgede kar kalınlığı 1 metreye ulaştı.

    Sürücülere “kış ekipmanı” uyarısı

    Yetkililer, nisan ayına aldanarak yazlık lastiklerle yola çıkan sürücüleri ani hava değişimlerine karşı uyardı. Özellikle zirveye çıkacak olan sürücülerin kış şartlarına uygun ekipman ve zincir bulundurması gerektiği hatırlatılarak, yollardaki gizli buzlanma riskine dikkat çekildi.

    Günübirlikçiler için fırsat doğdu

    Zirvenin yeniden beyaza bürünmesiyle birlikte, hafta sonu için bölgeye yoğun bir ziyaretçi akını bekleniyor. Nisan sonunda kar keyfi yaşamak isteyen doğaseverlerin Uludağ’a büyük ilgi göstereceği tahmin ediliyor.>>>İHA 

  • Üç cana mal olan torun vahşetinde emsal karar!

    Üç cana mal olan torun vahşetinde emsal karar!

    Kısa yoldan zengin olma hayali dehşetle bitti

    Olay, 11 Ekim 2024 tarihinde alkol ve uyuşturucu etkisindeki 17 yaşındaki M.K. ve arkadaşı U.U.’nun, M.K.’nin öz dedesi Mustafa Macar’ın evine av tüfekleriyle baskın yapmasıyla başladı. “Kısa yoldan zengin olma” hayaliyle yapılan gasp girişiminde; dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürüldü. Arbede sırasında saldırganlardan U.U. da arkadaşı M.K.’nin tüfeğinden çıkan ateşle hayatını kaybetti.

    “Pişman değilim, yine yaparım” diyen sanığa indirim yok

    Karar duruşmasında mahkeme salonunda buz kestiren anlar yaşandı. Tutuklu sanık M.K.’nin son sözünde, “Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım” demesi üzerine mahkeme heyeti hiçbir iyi hal indirimine (TCK 62) yer vermedi. Mahkeme, çocuk suçluluğundaki artışı ve suçun işleniş biçimindeki soğukkanlılığı dikkate alarak “toplum vicdanı” odaklı bir cezalandırma yoluna gitti.

    TÜRKİYE SON DÖNEMDE ARDI ARDINA GELEN ÇOCUKLARIN İŞLEDİĞİ VAHŞET HABERLERİYLE SARSILIRKEN BURSA’DA ÜÇ KİŞİNİN ÖLÜMÜYLE SONUÇLANAN GASP GİRİŞİMİ DAVASINDA REKOR CEZA ÇIKTI. BURSA’NIN İLK ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİ SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA (SSÇ) KARŞI “CAYDIRICILIK” MESAJI VEREREK İYİ HAL İNDİRİMLERİNİ KAPATTIĞI EMSAL BİR KARARA İMZA ATTI. (ALİ OSMAN AKIN/BURSA-İHA)
    Türkiye son dönemde ardı ardına gelen çocukların işlediği vahşet haberleriyle sarsılırken Bursa’da üç kişinin ölümüyle sonuçlanan gasp girişimi davasında rekor ceza çıktı. Bursa’nın ilk çocuk ağır ceza mahkemesi suça sürüklenen çocuklara (SSÇ) karşı “caydırıcılık” mesajı vererek iyi hal indirimlerini kapattığı emsal bir karara imza attı.

    Rekor ceza: İki sanığa toplam 111 yıl hapis

    Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, emsal teşkil edecek rekor cezaları şu şekilde açıkladı:

    • M.K. (17): Üç ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    • A.E. (Suç ortağı): İki cinayete iştirak suçundan 48 yıl hapis cezası aldı.

    Yargıda “yaş küçüklüğü” değil “suçun vahameti” dönemi

    Hukukçular, Bursa’da verilen bu kararın suça sürüklenen çocuklar için önemli bir mesaj taşıdığını belirtiyor. Mahkemenin “caydırıcılık” ilkesini ön plana çıkarması, yargılamalarda artık sadece yaş kriterinin değil, suçun toplumda yarattığı infial ve vahametin de temel alındığını gösteriyor. Uzmanlar; kontrolsüz silah erişimi, madde kullanımı ve dijital şiddetin çocukları bu tür vahşet sarmallarına ittiği konusunda uyarılarını sürdürüyor.>>>İHA