Kategori: Asayiş

  • Fatma Koçak davasında 12 yıl sonra şok iddia: İntihar denilen ölüm “aile infazı” mı?

    Fatma Koçak davasında 12 yıl sonra şok iddia: İntihar denilen ölüm “aile infazı” mı?

    Nevşehir’den kaçışı sonu mu oldu?

    İddiaya göre; 2014 yılında mahkeme kararıyla evlenerek Nevşehir’e yerleşen Fatma Koçak, bir süre sonra eşinin yanından kaçarak Adıyaman’daki baba ocağına döndü. Genç kızın eve dönüşünün ardından ailesiyle yaşadığı şiddetli tartışmaların, olay günü trajik bir noktaya evrildiği iddia ediliyor.

    “Siz beni öldüreceksiniz” feryadı dosyada

    Yeniden açılan soruşturma kapsamında dosyaya giren gizli tanık ifadeleri, olayın seyrini değiştirecek ayrıntılar barındırıyor. İddialara göre Fatma Koçak, öldürülmeden hemen önce annesi ve üvey kardeşi tarafından feci şekilde darbedildi. Gizli tanıkların beyanlarında, genç kızın can havliyle “Siz beni öldüreceksiniz” diye bağırdığı ve kısa süre sonra evden silah sesi geldiği öne sürülüyor.

    İntihar süsü vermek için her şeyi planladıkları iddiası

    Genç kızın cansız bedeninin bulunmasının ardından, sanıkların olayı intihar gibi göstermek için eve tarım ilacı serptikleri ve mutfak tüpünü açık bıraktıkları iddia ediliyor. Annenin olay sırasında evde olmadığı imajını yaratmak için akraba ziyaretine gittiği, üvey kardeşin ise cinayetin ardından hiçbir şey olmamış gibi işe geçtiği soruşturma dosyasındaki iddialar arasında yer alıyor.

    Yargıtay kararıyla 12 yıl sonra gelen tutuklama

    Yargıtay, toplanan deliller ışığında olayın “intihara yönlendirme” değil, “nitelikli kasten öldürme” suçu kapsamına girdiğine hükmetti. Bu karar üzerine yeniden gözaltına alınan anne Ayşe Gündüz ve üvey kardeş Kadir Korkut, sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak Adıyaman L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. 12 yıllık karanlık perdenin, yargılama sürecinde tamamen aralanması bekleniyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Ankara’da okulda silah alarmı: Çantayla okula girmek yasaklandı!

    Ankara’nın Sincan ilçesinde bir ortaokulda yaşanan “silahlı öğrenci” olayı, eğitim camiasında ve veliler arasında büyük bir tedirginliğe yol açtı. 22 Nisan 2026 gecesi yansıyan bilgilere göre, 5. sınıf öğrencisi bir çocuğun okula tabancayla gelmesi üzerine güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.

    İşte Sincan’daki o korkutan olayın detayları ve alınan radikal önlemler…

    Olayın Gelişimi: 3 Gün Boyunca Silahla Gelmiş

    Group of students gathered outside a beige multi-story campus building with Turkish flags and banners hanging from the facade.

    Andiçen Mahallesi’ndeki bir ortaokulda yaşanan olayda iddialar kan dondurdu. 11 yaşındaki erkek öğrencinin, dedesine ait olduğunu iddia ettiği tabancayı yanına alarak 3 gün boyunca okula gittiği belirtildi. Sınıf arkadaşları, çocuğun silahı karnında taşıdığını ve zaman zaman eline alarak okulda gezdiğini, bu durumu görünce büyük korku yaşadıklarını anlattı. Velilerin durumu fark edip ihbarda bulunması üzerine okula gelen polis ekipleri silaha el koydu.

    Radikal Güvenlik Kararı: Şeffaf Poşet Dönemi

    Olayın ardından okul yönetimi, güvenliği sağlamak ve benzer bir durumun tekrarlanmasını önlemek amacıyla ilginç bir yönteme başvurdu. Bu haftalık öğrencilerin okula sırt çantası getirmesi yasaklandı. Öğrencilerin okul araç-gereçlerini içine ne olduğu dışarıdan görünen şeffaf poşetlerle getirmesi istendi. Okul girişinde her gün detaylı üst ve poşet araması yapılacağı, okul çevresindeki polis devriyesinin artırıldığı bildirildi.

    Adli Süreç ve Gözaltılar

    Soruşturma kapsamında sadece çocuk değil, ihmali olduğu düşünülen aile bireyleri de inceleme altına alındı. Çocuğun ailesinden bazı isimlerin emniyete götürüldüğü ve silahın muhafazası konusunda ihmal olup olmadığının araştırıldığı öğrenildi. Okul yöneticileri ve bazı öğretmenlerin de olayla ilgili bilgi vermek üzere emniyete çağrıldığı aktarıldı.

    School building with a Turkish flag and an Atatürk banner on the facade, a fenced yard in front and pedestrians nearby.

    Veli ve Öğrenciler Tedirgin

    Okul önünde bekleyen veliler, olayı duyduklarında büyük bir panik yaşadıklarını belirterek; “Artık çocuklarımızı okul çıkışında yalnız bırakmaya korkuyoruz, her gün kapıda bekleyeceğiz” diyerek endişelerini dile getirdiler.

    The post Ankara’da okulda silah alarmı: Çantayla okula girmek yasaklandı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Gülistan Doku dosyasında gizli operasyon: 2025 yılında dağ taş aranmış!

    Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku dosyasında, 2025 yılı boyunca kamuoyundan gizli yürütülen devasa arama operasyonunun detayları gün yüzüne çıktı. 22 Nisan 2026 tarihinde gazeteci İsmail Saymaz’ın paylaştığı bilgiler, soruşturmanın seyrine dair bilinmeyen birçok noktayı aydınlattı.

    İşte 6 yıldır karanlıkta kalan dosyada, 2025 yılında atılan o kritik adımlar:

    2025 Yılındaki Arama Noktaları

    İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, arama çalışmaları sadece su altında değil, Tunceli’nin sarp arazi yapısında ve köylerinde de yoğunlaştı. Pertek Koçpınar Köyü Mezarlığı, Hasan Halife Türbesi çevresi ve Kale Dibi Mezarlığı’nda kazılar yapıldı. Gülistan Doku’nun bir araçla taşınmış olabileceği ihbarları üzerine; mağara ve kuyu bölgeleri 2025 Mayıs ayında detaylıca arandı. Munzur etekleri, Çataksuyu, Marçik ve Yolkonak gibi bölgelerde PKK’lıların kullandığı ileri sürülen sığınak ve mağaralar dahi tarandı.

    Teknolojik İmkanlar Seferber Edildi

    Aramalarda sadece insan gücü değil, yüksek teknoloji de kullanıldı:

    • Yeraltı Görüntüleme: Nevşehir’den özel olarak getirilen cihazlarla Eylül 2025’te toprak altı taramaları yapıldı.

    • Bizzat Başsavcı Takibi: Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun birçok kazı noktasına bizzat giderek çalışmaları yerinde yönettiği belirtildi.

    Hukuki Tartışma: “Ceset Yoksa Mahkumiyet Olur mu?”

    İsmail Saymaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Ceset yoksa dava yok” yaklaşımına karşı hukuki bir tartışma açtı:

    • Yargıtay Kararları: Saymaz, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bazı kararlarında ceset bulunmasa dahi mahkumiyet verildiğini belirtti.

    • Gerekli Şartlar: Mahkumiyet için kişinin çok uzun süre aranmış olması, yaşadığına dair hiçbir iz bulunmaması ve güçlü yan delillerin (veya ikrarın) olması gerekiyor.

    • Gülistan Doku Dosyası: Henüz somut bir ikrar (itiraf) bulunmadığı için naaşın bulunması hala davanın en kritik kilidi olarak görülüyor.

    Neden Bulunamıyor?

    Saymaz durumu, “Çok sayıda yerde cesedi bulmaya çalışmışlar, bulamamışlar” sözleriyle özetledi. 2025 boyunca yürütülen tüm bu yoğun çabaya rağmen Gülistan Doku’ya ait herhangi bir ize rastlanmadı. Dosyadaki “baş şüpheli” sıfatıyla anılan isimler üzerindeki delil yetersizliği, naaş bulunana kadar en büyük engel olarak kalmaya devam ediyor.

    The post Gülistan Doku dosyasında gizli operasyon: 2025 yılında dağ taş aranmış! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kuşadası’nda ‘kumar’ baskını

    Kuşadası’nda ‘kumar’ baskını

    Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince, kumar oynatılan işletmelere yönelik çalışmalara gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Kuşadası ilçesi Cumhuriyet ve Davutlar mahallelerinde faaliyet gösteren 4 işletmede kumar oynatıldığı bilgisine ulaştı. İşletmelere yönelik gerçekleştirilen baskında kumarda kullanılan 31 bin 700 TL nakit para, çok sayıda oyun kağıdı ve oyun pulu ele geçirildi. Olayla ilgili 4 şahıs hakkında ‘Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama’ suçundan adli işlem yapılırken, kumar oynadığı tespit edilen 16 şahsa toplam 185 bin 664 TL idari para cezası uygulandı. >>>İHA

  • Saldırganın annesi Malatya’da tutuklandı

    Saldırganın annesi Malatya’da tutuklandı

    Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Olayın faili İsa Aras Mersinli’nin babasının ardından annesi Peyman Pınar Mersinli de tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, hakkında yakalama kararı bulunan Peyman Pınar Mersinli, Malatya-Elazığ Karayolu üzerindeki polis uygulama noktasında araçla seyir halindeyken durdurularak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Malatya Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli ifadesinin alınmasının ardından “taksirle adam öldürme” suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Mahkemece tutuklanan Peyman Pınar Mersinli, Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. >>>İHA

  • Arkadaşını pompalı tüfekle vurarak öldürdü

    Arkadaşını pompalı tüfekle vurarak öldürdü

    Olay, Hacı Bayram Veli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, R.G. (37) ile arkadaşı (36) Osman Tek arasında sokak ortasında tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayda R.G. pompalı tüfek ile arkadaşı Tek’i boynundan vurarak öldürdü. Olay yerinden kaçan şüpheli R.G. polisler tarafından kısa sürede yakalandı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. >>>İHA  

    POMPALI TÜFEKLE VURULAN OSMAN TEK. (MUSTAFA KUTLU/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde çıkan kavgada arkadaşının pompalı tüfekle vurduğu şahıs hayatını kaybetti.
    R.G. (37) İLE ARKADAŞI (36) OSMAN TEK ARASINDA SOKAK ORTASINDA TARTIŞMA ÇIKTI. (MUSTAFA KUTLU/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde çıkan kavgada arkadaşının pompalı tüfekle vurduğu şahıs hayatını kaybetti.
  • Kan donduran torun dehşetine rekor ceza

    Kan donduran torun dehşetine rekor ceza

    Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., “kısa yoldan zengin olma” hayaliyle M.K.’nin öz dedesi Mustafa Macar’ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.’nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı.

    3 KİŞİYİ VAHŞİCE ÖLDÜRDÜ, “PİŞMAN DEĞİLİM” DEDİ

    Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan “çocuk vahşeti” sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa’daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.’nin son sözünde sarf ettiği, “Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım” ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti.

    REKOR CEZA: TOPLAM 111 YIL

    Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa’daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde “Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım” demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı.

    YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ YERİNE TOPLUM VİCDANI

    Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ve Bursa’daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık “yaş küçük” kriterinin yerini “suçun vahameti ve toplum vicdanı” ilkesinin aldığını gösteriyor. >>>İHA  

    TÜRKİYE SON DÖNEMDE ARDI ARDINA GELEN ÇOCUKLARIN İŞLEDİĞİ VAHŞET HABERLERİYLE SARSILIRKEN BURSA’DA ÜÇ KİŞİNİN ÖLÜMÜYLE SONUÇLANAN GASP GİRİŞİMİ DAVASINDA REKOR CEZA ÇIKTI. BURSA’NIN İLK ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİ SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA (SSÇ) KARŞI “CAYDIRICILIK” MESAJI VEREREK İYİ HAL İNDİRİMLERİNİ KAPATTIĞI EMSAL BİR KARARA İMZA ATTI. (ALİ OSMAN AKIN/BURSA-İHA)
    Türkiye son dönemde ardı ardına gelen çocukların işlediği vahşet haberleriyle sarsılırken Bursa’da üç kişinin ölümüyle sonuçlanan gasp girişimi davasında rekor ceza çıktı. Bursa’nın ilk çocuk ağır ceza mahkemesi suça sürüklenen çocuklara (SSÇ) karşı “caydırıcılık” mesajı vererek iyi hal indirimlerini kapattığı emsal bir karara imza attı.
    TÜRKİYE SON DÖNEMDE ARDI ARDINA GELEN ÇOCUKLARIN İŞLEDİĞİ VAHŞET HABERLERİYLE SARSILIRKEN BURSA’DA ÜÇ KİŞİNİN ÖLÜMÜYLE SONUÇLANAN GASP GİRİŞİMİ DAVASINDA REKOR CEZA ÇIKTI. BURSA’NIN İLK ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİ SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA (SSÇ) KARŞI “CAYDIRICILIK” MESAJI VEREREK İYİ HAL İNDİRİMLERİNİ KAPATTIĞI EMSAL BİR KARARA İMZA ATTI. (ALİ OSMAN AKIN/BURSA-İHA)
    Türkiye son dönemde ardı ardına gelen çocukların işlediği vahşet haberleriyle sarsılırken Bursa’da üç kişinin ölümüyle sonuçlanan gasp girişimi davasında rekor ceza çıktı. Bursa’nın ilk çocuk ağır ceza mahkemesi suça sürüklenen çocuklara (SSÇ) karşı “caydırıcılık” mesajı vererek iyi hal indirimlerini kapattığı emsal bir karara imza attı.
  • Kaybolan 11 bin 200 kişiyi bulmak için çalışmalar başladı

    Kaybolan 11 bin 200 kişiyi bulmak için çalışmalar başladı

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan Adalet Bakanlığı açıklamasında, ekibin kurulmasının “en acil ve insani dosyalardan birini takip etmek için kapsamlı bir ulusal adım” olduğu belirtildi.

    Filistin Adalet Bakanı Şurahbil ez-Zaim başkanlığında ilk toplantısını yapan ekibin, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, hak örgütleri ve sendika temsilcilerinden oluştuğu bildirildi.

    Ekibin kurulmasının, Filistin yönetiminin “7 Ekim 2023’ten beri kayıp olan veya zorla kaybedilen 11 bin 200’den fazla Filistinlinin akıbetini ortaya çıkarma taahhüdü” kapsamında olduğu kaydedildi.

    Kayıplar arasında 4 bin 700’den fazla kadın ve çocuğun yanı sıra “naaşları hala yıkılan binaların enkazı altında olan binlerce şehit ve açıklanmadan işgal (İsrail) hapishanelerinde tutulan kişilerin” yer aldığını aktarıldı.

    Filistin Adalet Bakanı Zaim, ekibin gelecekte kayıplarla ilgili uzman bir ulusal heyetin kurulması için temel teşkil ettiğini vurgulayarak, kayıp kişilerin akıbetini öğrenmenin “uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış, zaman aşımına uğramayan asli bir insani hak” olduğunu dile getirdi.

    Ekibin çalışma şeklinde dair bilgi veren Zaim, sürecin kapsamlı belgeleme ile başlayacağını, sonrasında teknik ve saha aşamalarına geçileceğini aktardı. Zaim ayrıca, kayıp verilerinin toplanması için elektronik bir platformun hayata geçirilmesi için çalışmaların başladığını duyurdu.

    Gazze’deki Sosyal Kalkınma Bakanlığı ise 5 Nisan’da yaptığı açıklamada, Gazze’deki soykırım sebebiyle aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 8 bin 100’den fazla Filistinlinin halen kayıp olduğunu duyurmuştu.

    Ekibin bünyesinde İçişleri, Dışişleri, Sağlık, Sosyal Kalkınma bakanlıkları ile Esirler Heyeti ve Merkezi İstatistik Kurumu gibi kurumlardan yanı sıra insan hakları kuruluşları ve işçi sendikalarından temsilcilerin olduğu ifade edildi.

    Düzenli olarak toplantılar yapacak ekibin belgeleme, adli tıp, hukuk, psikolojik ve sosyal destek, uluslararası işbirliği ve medya konularını kapsayan uzmanlaşmış alt komiteler oluşacağı bilgisi verildi.

    İsrail’in 8 Ekim 2023’te ABD’nin desteğiyle başlattığı saldırılardan bu yana Gazze’de 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, 172 binden fazla kişinin yaralandığı, altyapının yaklaşık yüzde 90’ının zarar gördüğü ifade ediliyor. >>>AA

  • Gülistan Doku soruşturmasında Tuncay Sonel tutuklandı

    Gülistan Doku soruşturmasında Tuncay Sonel tutuklandı

    Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

    Cumhuriyet savcılığında sorgulanan Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    Tuncay Sonel, hakimlikteki sorgusunun ardından söz konusu 4 suçtan tutuklandı. Sonel, tutuklanması sonrası Erzurum Şehir Hastanesi’nde yeniden sağlık kontrolünden geçirilip Aziziye 2 No’lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü.

    Böylece soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 12’ye yükseldi.

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda “Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu” belirtilmişti.

    Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

    Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli’de görev yapmış ve 17 Nisan’da Elazığ’da gözaltına alınmıştı.

    11 ZANLI TUTUKLANMIŞTI

    Tunceli’de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku’dan (21) 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

    Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

    Şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. >>>AA

  • Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopter kaza kırıma uğradı

    Kara Havacılık Komutanlığına ait helikopter kaza kırıma uğradı

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi: “Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”

    HELİKOPTERDE İNCELEMELER SÜRÜYOR

    Temelli mevkisinde kaza kırıma uğrayan helikopterin bulunduğu alan, jandarma ekiplerince güvenlik çemberine alındı. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Doğal Afetler Arama Kurtarma timi ile askeri yetkililer incelemelerini sürdürüyor. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Sincan Kaymakamı Levent Kılıç, kaza kırıma uğrayan helikopterde bulunan 5 personelin etkilendiğini ve hastaneye ulaştırıldığını söyledi.

    Helikopterde incelemelerin devam ettiğini belirten Kılıç, şunları kaydetti: “Herhangi bir sıkıntı yok. Askeri bir helikopter olduğu için kaza-kırım heyeti de gelecek. Eğitim uçuşu yaparken, tam yere ineceği sırasında oluyor. Kara Kuvvetleri Komutanımız da geldi. Herhangi bir can kaybının olmaması sevindirici.”

    CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Silahlı Kuvvetlerimize ve kazadan sağ kurtulan personelimize geçmiş olsun. Yaşanan kazanın nedeni tüm yönleriyle ve titizlikle incelenecektir.” ifadelerini kullandı.

    “PERSONELİMİZİN SAĞLIK DURUMUNA İLİŞKİN HERHANGİ BİR OLUMSUZLUK BULUNMAMAKTA”

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: “Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir nakliye helikopterinin Ankara Temelli bölgesinde icra edilen eğitim uçuşu sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kaza kırıma uğradığını üzüntüyle öğrendim. Meydana gelen kazada personelimizin sağlık durumuna ilişkin herhangi bir olumsuzluk bulunmamakta olup, sürece ilişkin incelemeler ilgili teknik ekipler tarafından titizlikle yürütülmektedir. Konuya ilişkin kamuoyunda yer alabilecek teyitsiz ve dezenformasyon içeren bilgilere itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Aziz milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” >>>AA

  • Gülistan Doku olayında pes dedirten savunma: “Kuşlarıma kim bakacak?”

    Türkiye’nin yıllardır kanayan yarası olan Gülistan Doku dosyasında, 2026 yılı itibarıyla yaşanan deprem etkisi yaratan gelişmelerin ardından, tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık ifadesi gün yüzüne çıktı.

    İşte o ifade…

    Sim Kart Skandalını Kabul Etti

    Sorgunun en kritik noktalarından biri, Gülistan Doku’nun telefonuna ait sim kartın neden resmi adli emanet yerine Ankara’daki bir şahsa (Gökhan Ertok) gönderildiğiydi. Sonel, sim kartı koruma polisi aracılığıyla gönderdiğini kabul etti. Bunu, prosedürleri aşarak “hızlı sonuç almak” ve “ailenin feryadına yanıt vermek” amacıyla yaptığını iddia etti. Kartın neden otobüs firmasıyla ve kayıt dışı şekilde gönderildiği sorusuna ise “bilgim yok” yanıtını verdi.

    Oğlu Mustafa Türkay Sonel Hakkındaki İddialar

    Dosyada, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in bölgede olduğu, silah taşıdığı ve birini vurduğuna dair tanık beyanları yer alıyor. Tuncay Sonel, oğlu hakkındaki tüm iddiaları “çirkin bir iftira” olarak niteledi. Oğlunun çok vicdanlı biri olduğunu savunan Sonel, ilginç bir detay paylaştı: “Olay günü beni arayıp ‘Kuşlarıma kim bakacak’ diye soraçak kadar merhametli bir çocuktur.” Cesedin valilik aracıyla taşınıp Pertek hattına gömüldüğü iddiasını ise sert bir dille reddetti.

    “İntihar” Algısı ve Silinen Kayıtlar

    Savcılık, soruşturmanın neden en başından beri sadece “barajda intihar” eksenine sıkıştırıldığını ve kamera kayıtlarının neden değiştirildiğini de sordu. Sonel, güvenlik kameralarının neden bozulduğu veya kayıtların neden silindiği konusunda bilgisi olmadığını, muhatabın emniyet olduğunu savundu. Doku’nun kaybolmadan önceki hastane girişinin ve “hamilelik” iddialarının üzerinin örtüldüğü suçlamasını ise “söylenti” diyerek geçiştirdi.

    Soruşturmada “Kara Kutu” Şüphesi

    Eski koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun, sadece bir koruma değil, vali ile delil trafiği arasındaki ana halka olduğu iddia ediliyor. MASAK raporlarında tespit edilen para transferlerini Sonel, “yardım ve harçlık” olarak açıkladı.

    The post Gülistan Doku olayında pes dedirten savunma: “Kuşlarıma kim bakacak?” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ölü bulunmuşlardı: Böcek ilacından zehirlenmişler

    Ölü bulunmuşlardı: Böcek ilacından zehirlenmişler

    Adli Tıp Kurumu’nda yapılan inceleme sonucu kardeşlerin kanlarında böcek ilaçlarında bulunan ‘Alüminyum Fosfin’ maddesi çıkması üzerine, aralarında otel işletmecisi, çalışanları ve böcek ilaçlama şirketi sahibi ve ilaçlamayı yapan kişinin bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Fatih’te, Saraç İshak Mahallesinde bulunan bir otelden 22 Ağustos 2025 tarihinde saat 13.30 sıralarında gelen bir ihbar üzerine polis harekete geçti. Polis ekipleri otelin 301 numaralı odasına girdiklerinde Hollanda uyruklu 17 yaşındaki Mohammed Jamil Yusuf Hayatmohamed ile 15 yaşındaki kardeşi Mohammed Yazdani Hayatmohammed M.J.Y.H.(17) , ölü olarak buldu. Aynı odada bulunan babaları Rashid Hayatmohammed kaldırıldığı hastanede yapılan müdahale ile hayata döndürüldü.

    BABA İFADE VERMİŞTİ

    Hastanede ifadesi alınan Rashid Hayatmohammed “18 Ağustos tarihinde Sabiha Gökçek Havalimanını kullanarak İstanbul’a geldik. 19 Ağustos 2025 tarihinde otelin 301 nolu odasına yerleştik. 21 Ağustos tarihinde akşam yemeğini Beyoğlun’da bir lokantada yemek yedikten sonra otele geri döndük. Sabah kalktığımda çocuklarımın hareketsiz olduğunu ve öldüklerini gördüm. Ben de kötüydüm. Hemen dışarıdakilere haber verdim” dedi.

    DAHA ÖNCE YEMEKTEN ZEHİRLENDİKLERİ DEĞERLENDİRİLMİŞTİ.

    Cinayet Büro Amirliği tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturmada polis cesetler üzerinde yaptıkları incelemede herhangi bir darp-cebir veya kesici, delici alet yarasına rastlanmadı. Bunun üzerine ailenin Beyoğlu’nda yemek yediği lokanta tespit edilerek çalışan 4 şüpheli gözaltına alındı. Yedikleri yemekten zehirlendikleri değerlendirilen Hollandalı turistlerin ölümüyle ilgili ifadeleri alınan şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    BÖCEK AİLESİ GİBİ ÖLMÜŞLER

    Asayiş Şube Müdürlüğü, Cinayet Büro Amirliği ekipleri benzer bir şekilde hayatlarını kaybeden Böcek ailesinin ölümüne neden olan böcek ilacının bu olayda da etkin olabilme ihtimaline karşılık Adli Tıp Kurumu’ndan detaylı inceleme istemişti. Yapılan inceleme geçtiğimiz hafta içinde sonuçlandı. Hayatlarını kaybeden Hollanda uyruklu iki kardeşin midelerinde ‘Alüminyum Fosfid’ maddesine rastlandığı belirlendi. Fatihte otelde ölü bulunan Hollandalı iki kardeşin böcek ilacından zehirlendiği ortaya çıktı

    5 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

    Bu gelişme üzerine harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri Otel işletmecisi Erhan B.(33), Otel çalışanı Ümit Y.(31), Otel temizlik görevlisi Shakhla A.(43), Haşere ilaçlama ve Çevre sağlığı Sanayi Şirketi sahibi Murat E.(47) ile İlaçlama şirketi çalışanı Sezer Z.(22)’yi gözaltına aldı. Fatihte otelde ölü bulunan Hollandalı iki kardeşin böcek ilacından zehirlendiği ortaya çıktı

    TUTUKLANDILAR

    Cinayet Büro Amirliğinde ifade veren ve kurallara uygun bir şekilde ilaçlama yaptıklarını söyleyen şüpheliler işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. >>>DHA

  • “Fotoğraf çekti’ denilerek öldürülmüştü; eşi ağırlaştırılmış müebbet istedi

    “Fotoğraf çekti’ denilerek öldürülmüştü; eşi ağırlaştırılmış müebbet istedi

    Olay, 3 Nisan 2022’de, Sur ilçesindeki Anzele Parkı’nda meydana geldi. Parkta oturan kız çocuğunun fotoğrafını çektiği iddia edilen Ergün Arslan, bir grubun bıçaklı saldırısına uğradı. Daha sonra dövülüp, yaralı halde sokaklarda gezdirilen Arslan, kan kaybı nedeniyle hayatını kaybetti. Çalışma başlatan polis, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelileri belirleyip, 6 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Süleyman D., Efe Hamza T. ve Baran Eren tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sürerken, kız çocuğu G.S. ile annesi N.S.’nin ifadesine başvuruldu. G.S.’ye Ergün Arslan’ın fotoğrafı gösterilip, fotoğrafını çeken kişi olup olmadığı soruldu. G.S., fotoğrafı çeken kişinin başkası olduğunu söyledi. Yaralı halde gezdirilmesi görüntülere de yansıyan Arslan’ın otopsi raporunda, ‘Koltuk altında bıçak yarası, her iki kalçada derin bıçak yarası, darp sonucu ağzındaki dişlerin yerinde olmadığı, burunda, dudakta yoğun kanama, burunda aşırı morarma, sol diz altında yaralanmaya bağlı morarma ve kanama, vücutta aşırı yaygın kan bulaşması’ ifadeleri yer aldı.

    İYİ HAL VE CEZA İNDİRİMİ

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 5’i 18 yaşından küçük, 6 sanık için müebbet hapis cezası istendi. Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında Efe Hamza T. da tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 30 Nisan 2024’te görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Süleyman D. ile Baran Eren ve tutuksuz sanık Efe Hamza T. katıldı, diğer sanıklar Halil İbrahim P., Mehmet M. ve Süleyman B. ise yer almadı. Mahkeme, 6 sanığın da cinayet suçunu işledikleri yönünde mahkemede tam bir vicdani kanaat olduğunu belirterek tutuklu sanıklardan Baran Eren ve Süleyman D.’yi müebbet hapisle cezalandırdı. Ardından Baran Eren’in cezasını iyi hal indirimini düzenleyen 62’nci madde uyarınca 25 yıla indirdi. Tutuklu Süleyman D.’nin cezası da suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu için 11 yıl 8 aya indirilerek, ikisinin de tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme, tutuksuz diğer 4 sanığa da ‘Kasten öldürmeye yardım etmek’ suçundan, olay tarihinde 18 yaşından küçük oldukları için önce müebbet hapis verdi, ardından da cezalarını 10’ar yıl 5’er aya indirdi.

    İSTİNAF KARARI BOZDU

    Ailenin başvurusu üzerine karar, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi tarafından yeniden incelendi. 29 Eylül 2025’te daire, dosya kapsamındaki Adli Tıp raporları ile görüntü inceleme tutanaklarını değerlendirerek, ölümün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesisi sonucu dış kanama nedeniyle meydana geldiğini, bıçaklama eyleminin suça sürüklenen çocuk Süleyman D. tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edildiğini belirtti. Daire, olayın ani geliştiği, diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların bıçaklama eylemine iştirak ettiklerine ilişkin yeterli değerlendirme ve gerekçe bulunmadığı kanaatine vardı. Bu gerekçelerle istinaf mahkemesi, sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Daire, sanık Baran Eren’in, tutuklu kaldığı süre ve bozma kararının içeriğini dikkate alarak başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse tahliyesine hükmetti. Suça sürüklenen çocuk Süleyman D. yönünden ise tutukluluğun devamına karar verildi.

    İKİNCİ DURUŞMA GÖRÜLDÜ

    İstinaf kararının ardından Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 2’nci duruşmaya, tutuklu sanık Süleyman D. ile başka bir davadan da tutuklu olan sanık Baran Eren, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Diğer sanıklar ise katılmadı. Duruşmaya ayrıca Ergün Aslan’ın ailesi ve taraf avukatları katıldı. Savunmaların ardından Ergün Arslan’ın eşi Azize Arslan, duruşmada verdiği beyanında, “Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Ben tüm sanıkların eşimi öldürmeleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmalarını talep ederim” diye konuştu.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Mahkeme heyeti, Süleyman D.’nin üzerine atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamına, sanık Baran Eren’in bir sonraki celsede hazır edilmesi için yazı yazılmasına karar verdi. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu İstanbul 2’nci İhtisas Kurulu’ndan istenen raporun beklenmesine de karar vererek, duruşmayı 14 Temmuz’a erteledi. >>>DHA

       

  • CHP’li Başkanın evine silahlı saldırı!

    CHP’li Başkanın evine silahlı saldırı!

    CHP’li Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’un evine silahlı saldırı düzenlendi.

    DETAYLAR GELECEK…..

  • Rojin Kabaiş dosyasında rektör iddiası: “Yeğenleri Korunuyor mu?”

    Türkiye’de Gülistan Doku dosyasının 6 yıl sonra yeniden açılması ve dönemin valisi ile oğlunun da dahil olduğu tutuklama dalgası, benzer şekilde faili meçhul kalan veya şüpheli görülen diğer dosyaları da hareketlendirdi. 21 Nisan 2026 öğle saatlerinde gelen bilgilere göre, gözler şimdi de Rojin Kabaiş dosyasına çevrildi.

    İşte acılı babanın canlı yayındaki şok iddiaları ve Adalet Bakanlığı’ndan gelen resmi açıklama…

    Nizamettin Kabaiş: “Güvenimiz Kalmadı”

    Baba Kabaiş, katıldığı canlı yayında kızının ölümüyle ilgili çok sert suçlamalarda bulundu. Yetkililerin yakınlarının suça karıştığını ve bu suçların mevkiler kullanılarak örtbas edildiğini savunan baba, “Bizimki nasılsa Gülistan Doku da aynı şekildedir” ifadelerini kullandı. Nizamettin Kabaiş, üniversite rektörüne yönelik ciddi şüpheler olduğunu belirterek; kendisine kızının ölümüyle ilgili rektörün iki yeğeninin isminin verildiğine dair şikayetler ulaştığını iddia etti.

    Adalet Bakanı Gürlek: “Özel Birim Kuruldu”

    Dosyaların yeniden incelenmesiyle ilgili Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten de önemli bir duyuru geldi. Toplumda infial yaratan, takipsizlik kararı verilmiş veya faili meçhul kalmış dosyalar için Bakanlık bünyesinde özel bir birim kuruldu. Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş ve Rabia Naz gibi dosyaların bu birim tarafından titizlikle, “yeni ve tecrübeli gözlerle” inceleneceğini açıkladı.

    Rojin Kabaiş Olayı Neydi?

    Eylül 2024’te Van’da kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni Van Gölü sahilinde bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş ile ilgili süreç şöyle gelişmişti. Başta “intihar” denilerek kapatılmaya çalışılan dosyada, otopsi raporuyla birlikte sarsıcı bir gerçek ortaya çıkmıştı. Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edilmesi, olayın planlı bir cinayet olduğu şüphesini kesinleştirmişti.

    The post Rojin Kabaiş dosyasında rektör iddiası: “Yeğenleri Korunuyor mu?” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kırk bir ilde dev operasyon!

    Kırk bir ilde dev operasyon!

    Otuz beş milyar liralık devasa işlem hacmi

    Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, yasa dışı bahsin ulaştığı korkunç boyutları gözler önüne serdi. MASAK raporlarına yansıyan incelemelerde, şebekenin 35 milyar 861 milyon 796 bin 103 liralık bir işlem hacmini yönettiği tespit edildi. “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “para nakline aracılık etme” suçlarını işleyen organizasyona yönelik operasyonda 111 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

    Kripto hesaplara ve lüks araçlara el konuldu

    Operasyonun finansal ayağında ise suç gelirlerine yönelik geniş çaplı bir el koyma işlemi gerçekleştirildi. Dosya kapsamında 190 banka ve kripto para hesabına bloke konulurken; şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen piyasa değeri yaklaşık 10 milyon 750 bin lira olan 9 otomobil, motosikletler ve 2 arsaya el konuldu.

    “Sanal kumar belasının kökünü kurutacağız”

    Operasyonun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yasa dışı bahisle mücadele konusundaki kararlı açıklamalarının ardından gelmesi dikkat çekti. Erdoğan, sanal bahis ve kumarın insanları büyük bir bataklığa sürüklediğini vurgulayarak, bu tehdidi ortadan kaldırmak için kapsamlı bir eylem planının devreye alındığını ifade etmişti. 41 ili kapsayan bu son hamle, devletin sanal kumarla mücadeledeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kahramanmaraş okul katliamında yeni detaylar: Katilin annesi…

    Kahramanmaraş’ta gerçekleşen ve tüm Türkiye’de infial yaratan okul saldırısıyla ilgili soruşturma derinleşirken, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin ailesine yönelik çarpıcı iddialar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. 21 Nisan 2026 sabahı paylaşılan bilgiler, ailenin okul yönetiminden gelen kritik uyarıları görmezden geldiğini işaret ediyor.

    İşte soruşturma dosyasına giren o sarsıcı detaylar…

    Rehber Öğretmenle Tartışma ve Red

    Soruşturma kapsamında ifade veren rehber öğretmen Ejder İ.’nin aktardığı bilgilere göre: Öğretmen, İsa Aras’ın davranışlarındaki dengesizlikler ve psikolojik durumu nedeniyle aileyle görüşmek istedi. Anne Pınar Peyman Mersinli’nin bu talebi kesin bir dille reddettiği, rehber öğretmenin telefonu yüzüne kapattığı iddia ediliyor.  Ailenin, çocuklarının psikolojik sorunlarını “aşırı zeki olduğu için çevresine uyum sağlayamıyor” şeklinde savunarak herhangi bir destek almayı kabul etmediği belirtiliyor.

    Saldırıdan İki Hafta Önce Güzellik Merkezi

    Saldırganla ilgili ortaya çıkan bir diğer şaşırtıcı detay ise sosyal yaşamına dair: İsa Aras Mersinli’nin, katliamı gerçekleştirmeden sadece iki hafta önce annesiyle birlikte bir güzellik merkezine gittiği tespit edildi. Merkezin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, saldırganın oldukça sakin ve sıradan bir gün geçirdiği görülüyor. Bu durum, saldırganın planlarını gizlemedeki soğukkanlılığını bir kez daha ortaya koydu.

    Adli Süreçte Son Durum

    Savcılık ifadesinde oğlunun üstün zekalı olduğunu ve okulda haksızlığa uğradığını savunduğu öne sürüldü. Kısa süreli bir gözaltı sürecinin ardından serbest bırakıldı. Ancak “ihmal” ve “uyarıları dikkate almama” konularında soruşturmanın bu yöne de odaklanabileceği konuşuluyor.

    The post Kahramanmaraş okul katliamında yeni detaylar: Katilin annesi… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar dahil beş ilde eş zamanlı baskın!

    Afyonkarahisar dahil beş ilde eş zamanlı baskın!

    Afyonkarahisar ve komşu illerde eş zamanlı operasyon

    Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ve Kandıra İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, titizlikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından düğmeye bastı. Kocaeli merkezli operasyon kapsamında Afyonkarahisar, Sakarya, Bolu ve Adana illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Afyonkarahisar ayağında gerçekleştirilen operasyonla suç şebekesinin bölgedeki bağlantıları mercek altına alındı.

    Suç dosyası kabarık: Rüşvet, irtikap ve sahtecilik

    Gözaltına alınan şüphelilere yönelik suçlamalar arasında; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “irtikap”, “resmi belgede sahtecilik”, “Orman Kanununa muhalefet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “görevi kötüye kullanma” gibi ağır maddeler yer alıyor. Ayrıca zanlıların haksız mal edinme yoluyla devleti zarara uğrattıkları iddia ediliyor.

    Gözaltına alınanlar arasında memurlar ve muhtarlar var

    Operasyonun çapı, gözaltına alınan kişilerin mesleki dağılımıyla dikkat çekti. Yakalanan 21 kişi arasında 3 orman işletme şefi, 4 orman muhafaza memuru, 1 orman mühendisi gibi kamu görevlilerinin yanı sıra 9 orman kesim müteahhidi, 3 muhtar ve 1 emlakçının bulunduğu öğrenildi.

    Adli süreç devam ediyor

    Beş ilde yakalanarak gözaltına alınan şüpheliler, ifade işlemleri için ilgili birimlere sevk edildi. Jandarma ekiplerinin ele geçirdiği dökümanlar ve dijital materyaller üzerindeki incelemeler sürerken, soruşturmanın derinleşerek devam etmesi bekleniyor.>>>İHA 

  • Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bülten talebi

    Gülistan Doku soruşturmasında kırmızı bülten talebi

    Adalet Bakanlığı, Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, firari şüpheli Umut Altaş’ın geçici tutuklanması ve kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranması için resmi süreci başlattı. Bakanlık, Altaş’ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak üzere ilgili bakanlıklara bildirdi. >>>DHA

  • Hala kendini Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme! Eski Vali Tuncay Sonel’den şok açıklama!

    Hala kendini Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme! Eski Vali Tuncay Sonel’den şok açıklama!

    Emniyette susma hakkını kullandı

    CNN Türk’te yer alan bilgilere göre, Elazığ’da gözaltına alındıktan sonra Erzurum’a getirilen Tuncay Sonel, polisteki sorgusu süresince sessizliğini korudu. Kendisine yöneltilen sorulara, “Ben devletin valisiyim, emniyette cevap vermem. Susma hakkımı kullanıyorum” şeklinde yanıt veren Sonel, ifade işlemleri için savcılığı beklediğini belirtti.

    Oğlu ve koruma polisi de tutuklanmıştı

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen geniş çaplı cinayet soruşturmasında, geçtiğimiz günlerde yedi ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti. Aralarında Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E.’nin de bulunduğu 11 kişinin tutuklanmasının ardından, dönemin valisi olan mülkiye başmüfettişi Tuncay Sonel İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınmıştı.

    Adliyede yoğun güvenlik önlemi

    Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’ndeki işlemleri tamamlanan eski vali, sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi’ne getirildi. 2017-2020 yılları arasında Tunceli’de görev yapan Sonel hakkındaki soruşturma, mevzuat gereği bölge yetkilisi olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülüyor.

    Altı yıllık gizem çözülüyor mu?

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında yaşanan bu hareketlilik, kamuoyunda davanın aydınlatılacağına dair umutları artırdı. “Delil karartma” şüphesiyle adalet önüne çıkarılan Sonel’in savcılıkta vereceği ifadeler, soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik bir eşik olarak görülüyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Binlerce zehirli hap ve kokain ele geçirildi!

    Binlerce zehirli hap ve kokain ele geçirildi!

    Atatepe’de jandarma baskını

    Samsun İl Jandarma Komutanlığı ve Atakum İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, aldıkları istihbarat üzerine Atatepe Mahallesi’nde belirlenen bir adrese baskın düzenledi. 46 yaşındaki N.M.Y.’nin ikametinde gerçekleştirilen aramalarda, uyuşturucu ticaretine yönelik önemli bulgulara ulaşıldı.

    SAMSUN’UN ATAKUM İLÇESİNDE JANDARMA EKİPLERİNCE DÜZENLENEN UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA SENTETİK HAP, KOKAİN VE ESRAR ELE GEÇİRİLİRKEN, GÖZALTINAN N.M.Y. (46) ADLİYEYE SEVK EDİLDİ. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’un Atakum ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda sentetik hap, kokain ve esrar ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

    Binlerce sentetik hap ve nakit para bulundu

    Zanlının evinde yapılan incelemelerde; 5 bin 573 adet sentetik ecza hapı, 5 gram kokain ve 5 gram kubar esrar ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 10 bin TL nakit para ele geçirildi. Operasyonun devamında, şüpheliyle bağlantılı olan 39 yaşındaki U.K.’nin motosikletinde de 54 adet sentetik hap bulundu.

    Zanlı adliyeye sevk edildi

    Olayla ilgili gözaltına alınan U.K. ifadesinin ardından serbest bırakılırken, evinde yüklü miktarda uyuşturucu bulunan N.M.Y. ise sorgusunun tamamlanmasının ardından “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçlamasıyla Samsun Adliyesine sevk edildi. Jandarmanın bölgedeki uyuşturucuyla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdüğü bildirildi.>>>İHA

  • Kazada ağır yaralanan genç hastanede öldü

    Kazada ağır yaralanan genç hastanede öldü

    Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunda otomobilin bariyere çarpması sonucu ağır yaralanan sürücü Musa Kafkas (22), kaldırıldığı Kütahya Şehir Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybetti. Musa Kafkas (22) yönetimindeki 10 FT 502 plakalı otomobil, önceki gün Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunun 9. kilometresinde kontrolden çıkarak bariyere çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle çelik bariyer, otomobilin içerisine girmiş, sürücü Kafkas ağır yaralanmıştı. >>>AA

    Kütahya’da kontrolden çıkarak bariyere saplanan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. ( Muharrem Cin – Anadolu Ajansı )
    Kütahya’da kontrolden çıkarak bariyere saplanan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. ( Muharrem Cin – Anadolu Ajansı )
    Kütahya’da kontrolden çıkarak bariyere saplanan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. ( Muharrem Cin – Anadolu Ajansı )
    Kütahya’da kontrolden çıkarak bariyere saplanan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. ( Muharrem Cin – Anadolu Ajansı )
    Kütahya’da kontrolden çıkarak bariyere saplanan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. ( Muharrem Cin – Anadolu Ajansı )
  • Jandarmadan Afyon’da geniş kapsamlı operasyon: 45 kişiden 10’u tutuklandı

    Jandarmadan Afyon’da geniş kapsamlı operasyon: 45 kişiden 10’u tutuklandı

    Yapılan uygulamalarda yağma, siber suçlar, kaçakçılık, narkotik, dolandırıcılık, hırsızlık ve diğer suçlardan aranan toplam 45 kişi yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 10’u, çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak ceza infaz kurumlarına teslim edildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığınca, son bir hafta içerisinde aranan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik icra edilen yol kontrol ve devriye faaliyetlerinde; Yağma suçundan (1), siber  suçlardan (4), kaçakçılık suçundan (4), narkotik suçlardan (7), dolandırıcılık suçundan (2), hırsızlık suçlarından (8) ve diğer suçlardan (19) şahıs olmak üzere, toplam (45) şahıs yakalanmış, yakalanan şahıslardan (10)’u  çıkarıldıkları Mahkemelerce tutuklanarak, Ceza İnfaz Kurumlarına teslim edilmiştir. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, suç ve suçlularla mücadelesine kararlılıkla devam etmektedir.” >>>Haber Merkezi

  • Gülistan Doku dosyasında şok gelişme: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi!

    Türkiye’nin yıllardır konuştuğu Gülistan Doku dosyasında, 21 Nisan 2026 itibarıyla hukuk tarihine geçecek kritik gelişmeler yaşanıyor. 2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasının kapsamı genişleyerek dönemin en üst düzey yetkililerine kadar uzandı.

    İşte Erzurum ve Tunceli hattında yaşanan sıcak gelişmeler ve adli sürecin detayları…

    “Emniyette Cevap Vermem”

    Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nde üç gün boyunca tutulan Tuncay Sonel’in, ifade verme sürecine dair tavrı net oldu: Kendisine yöneltilen sorulara cevap vermeyen Sonel, susma hakkını kullandı. Sonel’in emniyet görevlilerine, “Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem” diyerek ifade vermeyi reddettiği ve savunmasını savcılık makamında yapacağını belirttiği aktarıldı.

    Soruşturmada Kimler Tutuklandı?

    Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte aralarında çok kritik isimlerin bulunduğu 11 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi:

    • Mustafa Türkay Sonel: Eski Vali Tuncay Sonel’in oğlu.

    • Eski Başhekim: Tunceli Devlet Hastanesi’nin o dönemki başhekimi, “resmi belgeyi bozmak ve gizlemek” suçundan tutuklandı.

    • Zeinal Abakarov ve Ailesi: Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal, annesi Cemile Yücer ve üvey babası (eski polis) Engin Yücer.

    • Diğer İsimler: Verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu.

    Ağır Suçlamalar Gündemde

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma şu suç başlıklarını kapsıyor:

    1. Kasten öldürme ve cinsel saldırı.

    2. Suç delillerinin profesyonelce yok edilmesi.

    3. Bilişim sistemine hukuka aykırı girerek verileri bozma (SIM kart verilerinin silinmesi).

    4. Suçluyu kayırma ve suçu bildirmeme.

    Gizli Tanık ve Hamilelik İddiası

    Soruşturma dosyasına eklenen yeni bir gizli tanık ifadesi, olayın seyrini değiştirdi. Tanığın, şüphelilerden birinin “bir kızı hamile bıraktığını” kendisine itiraf ettiğini söylemesi, cinayet şüphesini daha da güçlendirdi.

    The post Gülistan Doku dosyasında şok gelişme: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi! first appeared on Kanal 3 Tv.