Kategori: Asayiş

  • MSB: Kimden gelirse gelsin

    MSB: Kimden gelirse gelsin

    Milli Savunma Bakanlığınca (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Kadınların, toplumun her alanında üstlendikleri çok yönlü sorumlulukları ve ortaya koydukları önemli başarılarla hayata değer kattığına dikkati çeken Aktürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tuğamiral Aktürk, dün İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Söz konusu tehdidin imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirlenmiş olup olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor, gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz.”

    “3 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU”

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ülkenin huzur, güvenlik ve istikrarı için önemli görevler üstlendiğine dikkati çeken Aktürk, “Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekat Alanlarında ise Münbiç bölgesinde imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 761 kilometreye ulaşmıştır.” şeklinde konuştu. Tuğamiral Zeki Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Hudutlarımızda hafta boyunca 126 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1200 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1495 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 11 bin 760’a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Van ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 116 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan, İran ile İsrail-ABD arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır. İran sınırımız dahil olmak üzere tüm hudutlarımızda yoğun güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır.”

    BÖLGESEL BARIŞ VE İKİLİ İLİŞKİLER

    Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde, Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında, 9-11 Mart arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyarete edeceğini söyledi. İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmaların yakından takip edildiğini belirten Aktürk, “Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhal sonlandırılmasını temenni ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi için gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ve sorunların ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini bir kez daha vurguluyoruz.” ifadesini kullandı. Tuğamiral Aktürk, devam eden ve başlayacak eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de değindi.

    Aktürk, tatbikatlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde görev alan ve dönüş seyrine başlayan TCG Sancaktar ve TCG Gökova tarafından 28 Şubat-4 Mart tarihleri arasında Cibuti’ye liman ziyareti yapılmıştır. 5 Şubat-16 Mart tarihleri arasında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) görevi kapsamında faaliyet gösteren TCG Anamur mayın avlama gemimiz, 1-3 Mart tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a liman ziyareti gerçekleştirmiştir. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında; Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Oriku gemisi tarafından 4-7 Mart tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmaktadır.” Türkiye-İtalya Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı’nın 9-11 Mart arasında Türkiye’de yapılacağını belirten Aktürk, “Nordik-Baltık ülkelerinin Ankara Büyükelçileri ve Savunma Ataşeleri tarafından 10 Mart’ta İstanbul’da bulunan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezimize (MARSEC COE) ziyaret gerçekleştirilecektir.” şeklinde konuştu.

    SAVUNMA SANAYİ SİSTEMLERİ

    Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle TSK’nın imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları kapsamında, hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslim edildiğini bildirdi. Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerinin, ABD’de düzenlenen ve 11 farklı ülkeden 37 takımın katıldığı “RoboBoat 2026 İnsansız Otonom Deniz Araçları Yarışması”nda 4’üncülük elde ettiğini belirten Aktürk, ayrıca yarışmada ilk kez iki insansız deniz aracının birbiriyle haberleşmesini sağlayarak, “İnsansız Deniz Araçları Haberleşme Başarı Ödülü”nü kazanan öğrencileri tebrik etti. Aktürk, “EFES-2026 Tatbikatı” kapsamında genç yeteneklere fırsat sunmak ve savunma alanındaki yenilikçi fikirleri teşvik etmek amacıyla “Efes 2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri” konulu üniversiteler arası proje yarışması düzenleneceğini belirterek, “Üniversitelerimiz ve savunma sanayi firmalarımızın bir araya getirileceği söz konusu yarışmayla, yerli ve milli savunma teknolojilerine katkı sağlayacak projelerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Savunma bilimleri ve teknolojileri alanında geliştirilecek projeler arasından seçilecek çalışmalar, EFES-2026 Tatbikatı’nın fiili safhasında sergilenecektir. Son başvuru tarihi 24 Nisan olan yarışmaya tüm üniversite öğrencilerimizi davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu. İran’daki son durumlara ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye olarak önceliğin bölgedeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi olduğuna dikkat çekilerek, “Bu kapsamda tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz.” açıklaması yapıldı.

    İRAN’DAN TÜRKİYE’YE YÖNELİK KİTLESEL GÖÇ İDDİALARI

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, İran’dan Türkiye sınırlarına yönelik bir hareketlilik olup olmadığına ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuldu: “İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran’dan sınırlarımıza doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımları ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Hudut güvenliğimiz, sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla ‘Hudut namustur’ anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde, Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.” Terör örgütü PJAK’ın İran’daki faaliyetlerine ilişkin sorulara da yanıt verilen açıklamada, “Türkiye, komşu ülkelerin bölünmesinden değil, toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz.” denildi. Açıklamada ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğine ilişkin sorular üzerine, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisidir. Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün bize vermiş olduğu yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz.” yanıtı verildi. >>>AA

     

  • Ramazan Arıkan’ın şüpheli ölümü: Zehirli içli köfteyle cinayet mi işlendi?

    Savcılık, gelen ihbarlar ve otopsi raporundaki bazı şüpheli bulgular üzerine dosyayı “kasten öldürme” şüphesiyle genişletti. Arıkan’ın mal varlığına ise tedbir konulması gündemde.

    Olay Nasıl Gerçekleşti? “Son Akşam Yemeği”

    İddialara göre, Ramazan Arıkan ölümünden kısa süre önce evinde bir akşam yemeği yedi. Yakınlarının ifadesine göre Arıkan, yemeğin ardından şiddetli karın ağrısı ve mide bulantısı şikayetiyle fenalaştı. Aile üyelerinden biri, Arıkan’ın o akşam dışarıdan getirilen veya özel olarak hazırlanan içli köfteleri yedikten sonra bilincini kaybettiğini iddia etti.

    100 Milyon TL’lik Miras Kavgası

    Soruşturmanın odak noktasında Arıkan’ın devasa serveti yer alıyor. Gayrimenkuller, şirket hisseleri ve nakit varlıklardan oluşan yaklaşık 100 milyon TL değerindeki mirasın, ölümden hemen önce değiştirildiği iddia edilen vekaletnamelerle el değiştirmeye çalışıldığı öne sürülüyor. Cumhuriyet’in haberine göre, Arıkan’ın bazı akrabaları ve iş ortakları mercek altında.

    Otopsi Raporu Bekleniyor

    Adli Tıp Kurumu, Arıkan’ın vücudunda herhangi bir zehirli maddeye rastlanıp rastlanmadığını belirlemek için detaylı bir toksikoloji incelemesi başlattı.

    • Zehir İddiası: İçli köftenin içine karıştırıldığı iddia edilen maddenin, kokusuz ve tatsız bir kimyasal olduğu üzerinde duruluyor.

    • Dijital Veriler: Arıkan’ın ve şüphelilerin telefon trafikleri ile banka hesap hareketleri incelemeye alındı.

    The post Ramazan Arıkan’ın şüpheli ölümü: Zehirli içli köfteyle cinayet mi işlendi? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İscehisar yolunda kafa kafaya çarpışma

    İscehisar yolunda kafa kafaya çarpışma

    Karaağaç köyü yakınlarında feci kaza İscehisar ilçesine bağlı Karaağaç köyü yakınlarında meydana gelen olayda, B.Ş. idaresindeki 34 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen İ.Y. yönetimindeki 03  plakalı araç henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki araç da savruldu.

    Yaralılar hastaneye sevk edildi Kazanın hemen ardından olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Araç sürücüleri B.Ş. ve İ.Y. ile birlikte araçta bulunan E.Ş. yaralı olarak kurtarıldı. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere nakledilerek tedavi altına alındı.

    Jandarma inceleme başlattı Kaza sonrası yolda trafik akışı kontrollü olarak sağlanırken, jandarma ekipleri olay yerinde detaylı incelemelerde bulundu. Kazanın kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla başlatılan soruşturma devam ediyor.>>>İHA

  • Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma: “Güzel kafa keserim iyi bilirsin”

    Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma: “Güzel kafa keserim iyi bilirsin”

    Korkunç iddia: Kedimin ve kuşumun kafasını kesti Tutuklu sanık Fatmanur Okur, mahkemede yaptığı savunmada eşinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve kendisine sürekli şiddet uyguladığını öne sürdü. Okur, eşinin kendisine ceza vermek amacıyla evdeki evcil hayvanlarının kafasını kestiğini ve aldığı darbeler nedeniyle üç kez düşük yaptığını iddia etti.

    KOCAELİ’NİN İZMİT İLÇESİNDE TARTIŞTIĞI KOCASINI TÜFEKLE VURARAK ÖLDÜREN KADIN TUTUKLANDI. (FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tartıştığı kocasını silahla vurarak öldüren kadın, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocasının terör örgütü geçmişi bulunduğunu, uyuşturucu madde kullandığını iddia eden sanık, “Bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım” dedi.

    Olay gecesi yaşananlar ve kaza savunması Olayın yaşandığı 19 Temmuz gecesine dair detayları paylaşan sanık, eşinin kendisini bir kadının evine götürüp pazarlamak istediğini ileri sürdü. Tartışma sırasında korkutmak amacıyla tüfeği eline aldığını belirten Okur, eşinin hamle yapmasıyla silahın kazara ateş aldığını savundu. Eşinin öldüğünü ancak cezaevinde öğrendiğini söyleyen kadın, ev hapsi talebinde bulundu.

    ÖLDÜRÜLEN ŞÜKRÜ OKUR. (FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tartıştığı kocasını silahla vurarak öldüren kadın, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocasının terör örgütü geçmişi bulunduğunu, uyuşturucu madde kullandığını iddia eden sanık, “Bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım” dedi.

    Baba ve tanıkların ifadeleri çelişti Duruşmada söz alan maktulün babası Hacı Ahmet Okur ise gelininin oğlunu uyurken vurduğunu iddia ederek şikayetçi oldu. Tanıklık yapan diğer aile üyeleri ise evde uyuşturucu gördüklerini ve şiddet olaylarına şahit olduklarını dile getirdi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.>>>İHA

  • Tahran’da hava savunma sistemleri faaliyete geçti

    Tahran’da hava savunma sistemleri faaliyete geçti

    Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Tahran’da hava savunma sistemlerinin faaliyete geçtiğini duyurdu. Haberde, savunma sistemlerinin devreye girmesinin ardından patlama sesleri geldiği kaydedildi.

    İSRAİL’DE BEN GURİON HAVALİMANI’NDA UÇUŞLAR YENİDEN BAŞLIYOR

    İsrail’de hava sahasının kademeli olarak yeniden açılmasıyla birlikte Tel Aviv’deki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı’nda uçuşların yeniden başlayacağı bildirildi. İsrail Jeruselam Post gazetesinin haberine göre, ülkenin iki küçük hava yolu şirketinden biri olan Israir, perşembe günü Roma, Berlin, Atina, Batum ve Rovaniemi’den Ben Gurion Havalimanı’na beş uçuş gerçekleştirmeyi planladığını açıkladı. Israir ile birlikte Arkia’nın da havalimanına uçuşları yeniden başlatacağı belirtildi. İsrail’in iki hava yolu şirketi Israir ile Arkia, ülke hava sahasının bugün kademeli olarak yeniden açılmasının beklendiğini ve bu kapsamda Ben Gurion Havalimanı’na uçuşların yeniden başlayacağını duyurdu. Uçuşlara ilişkin ilk aşamada havalimanına saatte yalnızca bir yolcu uçağının inişine izin verileceği kaydedildi.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. >>>AA

  • Ülkelerden Türkiye’ye destek mesajları

    Ülkelerden Türkiye’ye destek mesajları

    Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz.”

    İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMA İRADEMİZ, KAPASİTEMİZ EN ÜST SEVİYEDE

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından, konuya ilişkin açıklamada bulundu. İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Türk hava sahasında Hatay’a yönelen bir füzenin, NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini hatırlatan Duran, önleyici bir füzenin parçasının Hatay Dörtyol’da açık bir alana düştüğünü ve olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığını bildirdi. Türkiye’de ilgili kurumların, süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini belirten Duran, “Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve işbirliği sürdürülecektir.” ifadesine yer verdi. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarıları yineleyen Duran, şunları kaydetti: “Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte medya kuruluşlarımızdan ve sosyal medya kullanıcılarından daha hassas hareket etmelerini; teyide muhtaç, kamuoyunu paniğe sevk edebilecek ve dezenformasyon içerebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemelerini özellikle rica ediyoruz. Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere, Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyaloğun hakim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde, barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir.”

    CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI KILIÇ: TÜRKİYE, GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ KARARLILIKLA ALMAYA DEVAM ETMEKTEDİR

    Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde, Türkiye’nin hava sahasına yönelen bir balistik mühimmat tehdidi tespit edildiğini, söz konusu tehdidin, gerekli hava savunma tedbirlerinin zamanında devreye alınması ve müttefik unsurlarla yürütülen koordinasyon neticesinde etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Kılıç, şunları kaydetti: “Türkiye, hava sahasının ve vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması konusunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla almaya devam etmektedir. Bölgesel gelişmeler ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmekte, ulusal güvenliğimizi ilgilendiren her türlü gelişmeye karşı gerekli önlemler alınmaktadır. Bölgede artan gerilimin daha fazla tırmanmaması amacıyla tüm tarafları uluslararası hukuka uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve güvenliğin korunmasına yönelik diplomatik çabalarını sürdürmeye devam edecektir.”

    ESTONYA’DAN TÜRKİYE’YE DAYANIŞMA MESAJI

    Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmata ilişkin, ülkesinin Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu bildirdi. Dışişleri Bakanı Tsahkna, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ülkesinin İran’ın saldırılarını kınadığını ve son balistik füze önleme girişiminin ardından Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu belirtti. Tsahkna, sivillerin ve müttefik toprakların korunmasına yönelik hızlı müdahalenin memnuniyetle karşılandığını bildirdiği paylaşımında, “Hava ve füze savunması dahil olmak üzere güçlü savunma ve caydırıcılık, NATO’nun kolektif güvenliği için hayati önemini korumaktadır.” ifadelerini kullandı.

    KUZEY MAKEDONYA’DAN TÜRKİYE’YE DAYANIŞMA MESAJI

    Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timço Mucunski, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatla ilgili, Türkiye ile tam dayanışma içerisinde olduklarını bildirdi. Dışişleri Bakanı Mucunski, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, İran’ın NATO müttefiki Türkiye’ye füze fırlatmasının kabul edilemez ve istikrarsızlaştırıcı olduğunu belirtti. Mucunski, bu tür eylemlerin uluslararası hava sahasını ihlal ettiğini, gerilimleri tırmandırdığını ve bölgesel istikrarı baltaladığını vurguladığı paylaşımında, “Türkiye ile tam dayanışma içindeyiz ve derhal gerilimin azaltılması ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    İİT, İRAN’DAN ATEŞLENEREK TÜRK HAVA SAHASINA YÖNELEN BALİSTİK MÜHİMMAT HAKKINDA AÇIKLAMA YAPTI

    İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatla ilgili açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye’yi balistik füzeyle hedef alma girişimini kınıyoruz. İİT, Türkiye ile tam dayanışma içindedir ve ülkenin egemenliğinin korunması ile güvenlik ve istikrarının muhafazası konusunda Türkiye’nin yanındadır. Bölgede gerilimi tırmandırabilecek ve istikrarı zedeleyebilecek her türlü eyleme son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Üye ülkelerin güvenlik ve istikrarının tehdit edilmesi, iyi komşuluk ve karşılıklı saygı ilkelerine dayalı uluslararası ilişkilerin temellerini zayıflatır.” ifadeleri kullanıldı.

    BELÇİKA’DAN TÜRKİYE’YE DESTEK MESAJI

    Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmata ilişkin, “Belçika, Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaktadır.” ifadesini kullandı. Prevot, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatın, NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti. İran’ın bölge genelinde “ayrım gözetmeyen” saldırılarına son vermesi gerektiğini vurgulayan Prevot, “Her yeni hedef, her yeni tırmanış, istikrara dönüş yolunu daha da zorlaştırıyor. Bu artık sona ermeli. Belçika, Türkiye’nin yanında kararlılıkla durmaktadır.” ifadelerini kullandı.

    İSPANYA DIŞİŞLERİ BAKANI ALBARES’DEN TÜRK HÜKÜMETİ VE HALKIYLA DAYANIŞMA MESAJI

    İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesi sonrası Türk hükümeti ve halkıyla dayanışma mesajı yayımladı. Albares, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefon görüşmesi yaptığını belirtti. Bakan Albares, “İran’ın ülkelerine (Türkiye’ye) yönelik füze saldırısını şiddetle kınadığımızı ve bu saldırı sonrasında Türk hükümeti ve halkıyla dayanışmamızı ilettiğimi belirttim.” ifadelerini kullandı. Albares ayrıca, “İspanya, Orta Doğu’da gerilimin azaltılması ve diplomatik müzakerelere geri dönülmesi çağrısını yinelemektedir. Tüm tarafların uluslararası hukuka saygı göstermesini talep ediyoruz. Barış için çalışıyoruz.” açıklamasında bulundu.

    BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

    BAE Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı. İran’dan Türk hava sahasına yönelik balistik füze ateşlenmesi girişiminin şiddetle kınandığı açıklamada, “Bu düşmanca eylemler tehlikeli bir tırmanış ve devletlerin egemenliğine açık bir ihlaldir. Bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik de doğrudan bir tehdittir.” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, “BAE, saldırıların kapsamının kardeş ve dost ülkeleri de içerecek şekilde genişletilmesini, tüm hukuki ve siyasi standartlar uyarınca kınandığını vurgular. Bu durum, gerilimi azaltma çabalarını baltalayan ve bölgesel gerilimleri daha da artıran kabul edilemez bir tırmanış teşkil etmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu. >>>AA

  • Keşan’da sır dolu ölüm: Aracında başından vurulmuş halde bulundu!

    Keşan’da sır dolu ölüm: Aracında başından vurulmuş halde bulundu!

    Gölet mevkisinde korkunç keşif

    Olay, Karlıköy Göleti yakınlarında yaşandı. Çevredeki vatandaşlar, yol kenarında duran aracın sürücü koltuğunda bir kişinin kanlar içinde yattığını fark ederek durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede olay yerine ulaşan jandarma ve sağlık ekipleri, Ersin Çetin’in başından aldığı tabanca kurşunuyla yaşamını yitirdiğini tespit etti.

    “Sebep sağlık nedenlerim” mesajı kahretti

    Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Çetin’in, olaydan kısa bir süre önce sosyal medya hesabından yürek burkan bir veda mesajı paylaştığı ortaya çıktı. Çetin’in paylaşımında, “Herkes gönlünü ferah tutsun, sebep sağlık nedenlerim” ifadelerini kullandığı öğrenildi. Bu mesaj, olayın üzerindeki sır perdesini aralarken, jandarma ekipleri araçta bulunan tabancaya el koydu.

    Soruşturma derinleştiriliyor

    Nöbetçi savcının incelemesinin ardından Ersin Çetin’in cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Edirne Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İlk bulgular ışığında olayın intihar olabileceği değerlendirilirken, jandarma ekiplerinin başlattığı çok yönlü soruşturma devam ediyor.>>>DHA

  • PVC ustasını 15 yaşında tetikçi öldürmüş

    PVC ustasını 15 yaşında tetikçi öldürmüş

    Olay, 3 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, L.A. (15) ve H.H. (15), PVC ustası Yusuf Çelik’e (39) silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda H.H. motosikleti sürerken L.A. ise işyerinin önüne gelince defalarca ateş açtı. Açılan ateş sonucunda Yusuf Çelik başından vuruldu.

    İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince Seyhan Devlet Hastanesine kaldırılan Çelik yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adana Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Çelik’in cenazesi defin edilmek üzere Mardin’e götürüldü.

    Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan kısa süre sonra L.A. ve H.H. suç aleti tabanca ile birlikte Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi ara sokaklarında yakaladı. L.A. ve H.H., çocuk şube ekiplerine teslim edildi.

    Çocukların, ifadelerinde önceden Yusuf Çelik’in kendilerine küfür ettiği gerekçesiyle cinayeti işlediklerini söyledikleri öne sürüldü. >>>İHA

  • DEAŞ operasyonlarında 184 şüpheli yakalandı

    DEAŞ operasyonlarında 184 şüpheli yakalandı

    İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, TEM Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, cumhuriyet başsavcılıkları ve emniyet müdürlükleri bünyesindeki TEM şube müdürlüklerince gerçekleştirilen çalışmalar sonucu 35 ilde operasyonlar düzenlendi. İki haftadır süren operasyonlarda terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten, haklarında aranma kaydı bulunan ve örgüte finansal destek sağladığı tespit edilen 184 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 22’si tutuklandı, 33’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Operasyonlarda 8 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız tüfek ile çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi. >>>AA

  • Türk hava sahasına yönelen mühimmat havada imha edildi

    Türk hava sahasına yönelen mühimmat havada imha edildi

    Bakanlık açıklamasına göre söz konusu mühimmat, Türk hava sahasına yönelmeden önce NATO’ya ait hava ve füze savunma sistemleri tarafından zamanında angaje edilerek havada imha edildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi. Açıklamada, Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, tehdidin imhası sırasında kullanılan önleme mühimmatına ait olduğunun tespit edildiği kaydedildi. MSB, Türkiye’nin hava sahasını ve topraklarını koruma iradesinin en üst seviyede olduğunu vurgulayarak, ülkeye yönelik her türlü hasmane tutuma karşı gerekli adımların kararlılıkla atılacağını belirtti. Ayrıca bölgesel gerilimin artmaması için tüm taraflara itidal çağrısında bulunulduğu ve NATO ile müttefiklerle istişarenin sürdüğü ifade edildi. >>>Haber Merkezi

  • Tahran’da yeni patlamalar meydana geldi

    Tahran’da yeni patlamalar meydana geldi

    İran’ın başkenti Tahran’ın Pardis ve Demavend bölgelerine ABD ve İsrail’e ait savaş uçakları tarafından en az 10 füze saldırısı düzenlendiği, İsfahan kentinde de patlama seslerinin duyulduğu bildirildi. AA muhabirinin aktardığına göre, sabah saatlerinde savaş uçakları Tahran’ın çeşitli bölgelerini hedef aldı. Öte yandan yerel basında İsfahan kentinde de patlama seslerinin duyulduğu belirtilirken, saldırıların kentin hangi bölgelerine gerçekleştirildiği hakkında resmi açıklama yapılmadı.

    ABD ile İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleri devem ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı. ( Yasin Demirci – Anadolu Ajansı )

    DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU: ABD’NİN BÖLGEDE KONUŞLANDIRDIĞI İKİNCİ THAAD HAVA SAVUNMA SİSTEMİNİ VURDUK

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin bölgede konuşlandırdığı ikinci THAAD hava savunma sistemini vurduğunu iddia etti.  İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Batı Asya bölgesindeki ikinci ABD THAAD füze savunma sistemi, İran Devrim Muhafızları’nın hassas güdümlü füzeleriyle vurularak operasyonel yörüngeden çıkarıldı.” ifadelerini kullanıldı. İran ordusu, önceki gün de Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) “El-Ruveys üssünde İsrail füze savunma ağıyla bağlantılı “THAAD” radarını imha ettiğini duyurmuştu.

    İRAN SAVUNMA BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ: DÜŞMAN ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE MECBUREN SAVAŞI DURDURMAK ZORUNDA KALACAK

    İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik, katıldığı bir televizyon programında, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan savaşla ilgili konuştu. Telayi Nik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başında Ali Hamaney’i öldürerek ülkedeki siyasi sistem ile komuta kademesinin çökeceğini düşündüğünü ancak bunun stratejik bir hesap hatası olduğunu belirterek, “Her komutan için eğitimli yedek komutanlar belirlendi. Düşman önümüzdeki günlerde mecburen savaşı durdurmak zorunda kalacak.” değerlendirmesinde bulundu. ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın ilk anından itibaren İran’ın komuta kademesinin koordinasyonu konusunda sorun yaşanmadığına vurgu yapan Telayi Nik, sahadaki denklemin İran halkının lehine değiştiğini söyledi. Telayi Nik, İran’ın Silahlı Kuvvetleri’nin, Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma sürecine göre daha hızlı aksiyon aldığını ve saldırılara hızlı ve yoğun bir şekilde cevap verildiğini aktardı. İran’ın, komşu ve Müslüman ülkelere her zaman “olumlu yaklaştığını” belirten Telayi Nik, “herhangi bir ülkenin üslerinin İran’a karşı kullanılması halinde söz konusu tehdidin kaynağını hedef almanın” meşru olduğunu öne sürdü.

    İRAN, HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA “UYARILARI DİKKATE ALMAYAN” 10 PETROL TANKERİNİ VURDUĞUNU DUYURDU

    Yarı resmi Fars Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı haberde, Hürmüz Boğazı’nın güvenli olmadığı yönündeki tekrarlanan uyarılara rağmen, bu uyarıları dikkate almayan 10’dan fazla petrol tankerinin çeşitli mühimmatlarla vurularak kullanılamaz hale getirildiği belirtildi. Haberde, Hürmüz Boğazı’nın savaş koşulları altında olduğu ve füze veya başıboş insansız hava araçlarından gemilere zarar gelme olasılığının bulunduğu ve bu nedenle gemilerin bu bölgeden geçmemesi gerektiği ifade edildi.

    İRAN’DA FAALİYET YÜRÜTEN PAK, İRAN’IN IRAK’TAKİ PAK KARARGAHINA BİR KEZ DAHA SALDIRDIĞINI İLERİ SÜRDÜ

    İran’da faaliyet yürüten Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, İran tarafından yapıldığı iddia edilen saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Saldırı sonrası çıkan yangın görüntülerinin de paylaşıldığı açıklamada, “PAK güçlerine ait bir karargaha insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi. Bu, PAK karargahlarına atılan yedinci insansız hava aracı oldu.” ifadelerine yer verildi. Saldırı düzenlenen karargahın nerede olduğuna ilişkin bilgi paylaşılmadı.

    İSRAİL, İRAN’IN GİZLİ MİN-ZEDAİ NÜKLEER TESİSİNE SALDIRI DÜZENLEDİĞİNİ İDDİA ETTİ

    İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya’nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı görüntülü paylaşımda, İran’a yönelik saldırılar kapsamında Tahran yönetiminin askeri nükleer kapasitesine zarar vermek iddiasıyla, nükleer silah kapasitesine ilişkin çeşitli hedeflere saldırı düzenlediklerini savundu. Waweya, “İran nükleer silah grubunun ağır darbe almasına rağmen İran’ın askeri faaliyetlerini durdurmadığını” öne sürdüğü paylaşımında, “İran’ın nükleer silah için gerekli kapasiteyi geliştirmeye devam ettiği ve altyapıyı hava saldırılarına karşı korunaklı yer altı tesisine taşıdığını” iddia etti. Söz konusu tesiste (Min-Zedai), nükleer silah sisteminin merkezi bir bileşenini geliştirmeye odaklanan bir grup nükleer bilim insanının faaliyet gösterdiğini savunan Waweya, “İsrail’in istihbarat birimlerinin bilim insanlarının faaliyetlerini izlemeyi sürdürdüğünü ve toplantı yerini tespit ederek gizli kompleksi hassas bir biçimde hedef aldığını” ileri sürdü.

    İRAN KIZILAYI: ABD-İSRAİL SALDIRILARINDA ÖLENLERİN SAYISI 787’YE YÜKSELDİ

    İran Kızılay Kurumu, ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu. Tesnim Haber Ajansı, İran Kızılay Kurumu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, “153 yerleşim biriminde 504 noktanın hedef alındığı saldırılarda 787 kişi hayatını kaybetti.” ifadelerine yer verildi. Vurulan binaların enkazlarında arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, saldırılarda yaralananların sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

    TAHRAN’IN ÇEŞİTLİ MEYDANLARINDA TOPLANAN HALK, YÖNETİME DESTEK GÖSTERİLERİ DÜZENLEDİ

    İranlılar, İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyinin çağrısı üzerine kentin önemli noktalarında bir araya geldi. Meydanlarda toplanan kalabalıklar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına tepki gösterdi. ABD ve İsrail aleyhine sloganların atan göstericiler, ellerinde İran bayrakları ile yönetime destek mesajları verdi. Tahran’da halk dün akşam da meydanlarda bir araya gelmiş ve ülkelerine yönelik saldırıları protesto etmişti.

    İSRAİL’İN SALDIRI DUYURUSUNUN ARDINDAN İRAN’IN FARKLI KENTLERİNDE PATLAMALAR MEYDANA GELDİ

    İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ordunun İran’a yeni saldırı başlattığını belirtti. Waweya, “İsrail Hava Kuvvetleri az önce İran’ın füze fırlatma rampalarına, savunma sistemlerine ve diğer altyapılara karşı geniş çaplı yeni bir saldırı dalgası başlattı.” ifadesini kullandı. Bu açıklamadan sonra sosyal medyada, İran’ın başta Şiraz ve Urumiye kentleri olmak üzere birçok yerinde patlamaların meydana geldiği görüntüler yer aldı.

    İRAN’IN BAŞKENTİ TAHRAN’DA ART ARDA PATLAMA SESLERİ DUYULDU

    Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının haberinde, Tahran’ın batı bölgelerinde art arda patlama seslerinin geldiği belirtildi. Yerel medyada yer alan haberlerde de İsfahan, Senendec, Kum ve Ahvaz kentlerinde de patlama sesleri duyulduğu kaydedildi. Sosyal medyada yer alan görüntülerde büyük patlamaların olduğu ve kentlerin üstünde yoğun duman görüldü. Tahran’ın batısı ile Germdere, Şehri Kudüs ve Verdaverd bölgelerinde şiddetli patlama sesleri duyuldu. >>>AA

  • İsrail – Suudi Arabistan gerginliği

    İsrail – Suudi Arabistan gerginliği

    Haberde, Hint Okyanusu’nda İran kıyılarının 650 kilometre açığında bir ABD tankerinden yakıt ikmali yapan ABD muhribinin hedef alındığı ileri sürüldü. Muhribin “Kadr 380” ve “Telaiye” füzeleriyle vurulduğu aktarılan haberde, her iki geminin de güvertelerinde büyük yangın çıktığı ve gökyüzünün siyaha döndüğü ifade edildi. Konuya ilişkin ABD tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

    İSRAİLLİ YETKİLİ, SUUDİ ARABİSTAN’IN İRAN’A SALDIRACAĞINI İDDİA ETTİ

    İsrail devlet televizyonu KAN’ın üst düzey İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Riyad yönetiminin, ABD-İsrail’in saldırılara başlamasından sonra Körfez ülkelerine yüzlerce füze ile insansız hava aracı (İHA) gönderen ve Suudi Arabistan’ı da hedef alan İran’ın saldırılarına misilleme yapmaya hazırlandığı öne sürüldü. Üst düzey İsrailli bir yetkilinin “Suudi Arabistan’ın İran’ın saldırısına uğradıktan sonra, yakında İran’a saldıracağından hiç şüphemiz yok.” ifadeleri aktarılan haberde, İsrail’in Riyad’ın dün gece ABD büyükelçiliğine yapılan saldırıya yanıt verme ihtimaline hazırlandığı iddia edildi.

    CENTCOM: İRAN’A SALDIRILARDA 50 BİNDEN FAZLA ASKER GÖREV ALIYOR

    CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yayınladığı görüntülü paylaşımda, İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Cooper, 50 binden fazla askerin görev aldığı operasyonlara, 200 savaş uçağı ve 2 uçak gemisinin katıldığını belirterek, bunun “ABD’nin Orta Doğu’da bir nesildir görülen en büyük askeri yığınağı” olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail güçlerinin 28 Şubat’tan bu yana İran’da yaklaşık 2 bin hedefi vurduğunu aktaran Cooper, İran’ın hava savunma sistemlerini “büyük oranda zayıflattıklarını” kaydetti.

    RİYAD’DAKİ ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNE YÖNELİK DRON SALDIRISINDA CIA OFİSİNİN VURULDUĞU İDDİASI

    Amerikan Washington Post (WP) gazetesinin, konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Riyad’daki CIA ofisi dron saldırısının hedefi oldu. Haberde, söz konusu dron saldırısının hem ABD hem de Suudi Arabistan yönetimi tarafından doğrulandığı, ancak saldırıda kompleksin neresinin vurulduğu konusunda bir bilgi verilmediği kaydedildi. Söz konusu kaynaklar ise büyükelçilik kompleksinde bulunan CIA ofisinin vurulduğunu ancak herhangi bir CIA görevlisinin yaralandığına ilişkin bir emare olmadığını belirtti. Diğer yandan Washington Post, saldırıyla ilgili Dışişleri Bakanlığının iç yazışmalarına da atıf yaptı. Yazışmalarda, saldırının büyükelçiliğin çatısının bir kısmını “çökerttiği”, binanın içinin dumanla kaplandığı, “yapısal hasar” meydana geldiği ve personelin “binadaki sığınaklarda korunduğu” ifade edildi.

    SUUDİ ARABİSTAN BAKANLAR KURULU: GÜVENLİĞİMİZİ KORUMAK İÇİN GEREKLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ

    Suudi resmi ajansı SPA’ya göre, Bakanlar Kurulunun haftalık toplantısı, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında telekonferansla gerçekleştirildi. Bakanlar Kurulu toplantısında, Orta Doğu’daki son gelişmeler ve bunların bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı. Suudi Arabistan’ın güvenliğini savunmanın yanı sıra topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede ikamet edenleri korumak için gerekli tüm önlemleri alacağı belirtilen toplantıda, bölgedeki gelişmeler bağlamında Riyad yönetiminin bölgesel ve uluslararası temaslarına dikkati çekildi. Toplantıda ayrıca, bu dönemde “İran saldırılarına tepki göstererek” Suudi Arabistan’la dayanışma mesajı veren dost ve kardeş ülkelerin sergilediği duruş takdir edildi.

    SUUDİ ARABİSTAN: HAVA SAHAMIZA GİREN 9 İHA’YI DÜŞÜRDÜK

    Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından bir açıklama yayımladı. Suudi Arabistan’ın hava sahasına giriş yapan 9 İHA’nın anında düşürüldüğü aktarılan açıklamada, başkent Riyad’ın güneydoğusunda yer alan el-Harac bölgesinde de 2 seyir füzesinin imha edildiği ifade edildi.

    ERBİL’DE, ABD BAŞKONSOLOSLUĞU İLE ÜSSÜNE ATILAN SİHA’LAR İMHA EDİLDİ

    ABD’nin Erbil Başkonsolosluğu binası ve ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait üssün de bulunduğu Erbil Havalimanı’na yapılan SİHA saldırıları sonrası hava savunma sistemleri faaliyete geçti. Birden fazla SİHA, hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi. ABD-İsrail’in İran’a başlattıkları saldırıların ilk gününden bu yana her gün Erbil’de patlama sesleri duyuluyor.

    IRAK’IN SÜLEYMANİYE KENTİNE İHA İSABET ETTİ

    Irak’taki Kürdistan Yurtseverler Birliğine (KYB) bağlı asayiş biriminden yapılan yazılı açıklamada, saldırının hedefi olan binanın daha önce Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kullanıldığı belirtildi. Açıklamada, paniğe sebep olan saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı aktarıldı. Güvenlik güçlerinin soruşturma başlattığına işaret edilen açıklamada, detaylı bilginin daha sonra paylaşılacağı kaydedildi. Yerel medyada yayımlanan görüntülerde, patlama sonrası yangın meydana geldiği ve bölgeden yoğun duman yükseldiği gözlemlendi. Süleymaniye Valisi Heval Ebubekir de yerel medyaya yaptığı açıklamada, “Süleymaniye halkından olay yerine gitmemelerini rica ediyorum. Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyiz.” ifadelerini kullandı. “Kürtlerin bu savaşa dahil olmaması gerektiğini” dile getiren Ebubekir, “Uluslararası güçlere, savaşlarını ülkemize getirmemeleri çağrısında bulunuyoruz.” dedi.

    ULUSLARARASI BAĞDAT HAVALİMANI YAKININDA BİR İHA DÜŞÜRÜLDÜ

    Irak Güvenlik Medya Hücresi Başkanı Korgeneral Saad Maan, basına yaptığı açıklamada, Irak güvenlik güçleri tarafından Uluslararası Bağdat Havalimanı yakınında bir İHA’nın düşürüldüğünü belirtti. İHA’nın menşei hakkında bilgi vermeyen Maan, olayda can kaybı ya da maddi hasarın olmadığını ifade etti. >>>AA

  • BAE: 123 insansız hava aracı ve 11 balistik füze engellendi

    BAE: 123 insansız hava aracı ve 11 balistik füze engellendi

    Bunun bazı sivil tesis ve yapılarda hafif ve orta düzeyde maddi hasara yol açtığı ifade edildi. Açıklamada bugün 11 balistik füze ve 123 İHA’nın engellendiği, saldırıların en güçlü ifadelerle kınandığı ve bunların ulusal egemenlik ile uluslararası hukukun açık ihlali olarak değerlendirildiği kaydedildi. Öte yandan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Abdunnasır Muhammed el-Humeydi düzenlediği basın toplantısında, İran’ın misilleme saldırılarını başlatmasından bu yana ülkeye gönderilen 186 balistik füze ve 812 insansız hava aracına müdahale edildiğini duyurdu. Humeydi, söz konusu balistik füzelerden 172’sinin imha edildiğini, 13’ünün denize düştüğünü ve bir füzenin ülke topraklarına isabet ettiğini söyledi. 812 İHA’dan 755’inin etkisiz hale getirildiğini, 57’sinin ülke topraklarına düştüğünü ve 8 seyir füzesinin de imha edildiğini belirtti. Humeydi ayrıca, savunma sistemlerinin hedefleri engellemesi sırasında saçılan şarapnel parçaları nedeniyle 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 68 kişinin yaralandığını ifade etti. Hayatını kaybedenlerin Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu olduğu, yaralıların ise farklı ülke vatandaşları olduğu bildirildi.

    BAE’NİN DUBAİ KENTİNDE İHA İLE DÜZENLENEN SALDIRI SONUCU ABD KONSOLOSLUĞU YERLEŞKESİNDE YANGIN ÇIKTI

    Dubai hükümetine bağlı Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Dubai kentindeki ABD Konsolosluğu’na İHA ile saldırı düzenlendiği; yerleşkede yangın çıktığı ifade edildi. ABD Konsolosluğu çevresinde çıkan küçük çaplı yangının kontrol altına alındığı kaydedildi. Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı aktarıldı. Söz konusunu kamikaze İHA’nın menşeine ilişkin ise bilgi verilmedi.

    ABD, BAE’DEKİ KONSOLOSLUĞUN SALDIRIYA UĞRADIĞINI ANCAK PERSONELİN GÜVENDE OLDUĞUNU AÇIKLADI

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gündemdeki gelişmelere ilişkin başkent Washington’da gazetecilere değerlendirmede bulundu. ABD’nin Dubai’deki konsolosluğunun insansız hava aracıyla saldırıya uğradığını belirten Rubio, “Bir dron konsolosluktaki otoparka düştü ve yakınındaki binada yangına neden oldu, ancak tüm personel güvende.” dedi. Rubio, bu olaydan önce ABD’nin diplomatik tesislerinden personelini çekmeye başladığını anımsatarak, ABD büyükelçilikleri ve diplomatik tesislerinin “terörist bir rejimin” doğrudan saldırısı altında olduğunu söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) ortak operasyonlar kapsamında, İran’ın füze ve fırlatma rampalarını hedef aldığını belirten Rubio, “Bu yeteneklerinin yanı sıra donanmalarının da sistematik bir şekilde imhasını gerçekleştiriyoruz.” bilgisini paylaştı.

    “HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN İYİ BİR YOLDAYIZ. BUNUN BİR BEDELİ OLACAK”

    Rubio, saldırıları yoğunlaştıracaklarına işaret ederek, “Açıkçası, dünyanın en güçlü iki hava kuvveti bu terörist rejimi parçalara ayırırken, bu saldırıların kapsamı ve yoğunluğunda gerçekten bir değişiklik olduğunu fark etmeye başlayacaksınız.” şeklinde konuştu. “Fabrikalarını yok edeceğiz. Donanmalarını yok edeceğiz. Bu hedeflere ulaşacağız. Bu hedeflere ulaşmak için iyi bir yoldayız. Kolay olmayacak. Bunun bir bedeli olacak.” diyen Rubio, ancak bu olası bedelin İran’ın nükleer silaha sahip olmasından çok daha düşük olduğunu düşündüklerini söyledi. Rubio, İran’ın “akıl hastası ve dindar fanatikler” tarafından yönetildiğini ve nükleer silahlara sahip olduklarını itiraf ettiklerini öne sürerek, “Bu nükleer silahları, füzeleri ve insansız hava araçlarını geliştirmeyi planlıyorlar. Bundan dolayı dünya onlara dokunamayacaktı. Şu an hiç olmadığı kadar zayıflar. Şimdi onların peşine düşme zamanı.” ifadelerini kullandı. İran’ın, ABD’ye saldırmadan önce ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk vurma kararı aldığını öne süren Rubio, “Biz onlara saldırmadan önce onların bize saldırma riskini almak istemedi çünkü bu hem can kayıplarına yol açacak hem de operasyonlarımızın etkinliğini baltalayacaktı.” değerlendirmesinde bulundu.

    BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ: MAHSUR KALAN 17 BİN 498 YOLCU, 60 UÇUŞLA TAHLİYE EDİLDİ

    BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdullah bin Touq el-Marri, diğer bazı hükümet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında konuştu. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak havalimanlarındaki aksamalardan etkilenenler için uçuşlar düzenlediklerini söyleyen Marri, BAE’deki havalimanlarında ilk aşamada gerçekleştirdikleri 60 uçuşla 17 bin 498 yolcunun tahliye edildiğini belirtti. Marri, planladıkları 80’den fazla uçuşla 27 bini aşkın yolcunun tahliyesini gerçekleştireceklerine dikkati çekti. BAE Sivil Havacılık Otoritesi Genel Müdürü Seyf Muhammed es-Suveydi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkedeki hava trafiğini yeniden başlatma planlamasına değindi. Havalimanları, destek hizmetleri ve şirketlerin hazır olduğunun teyit edilmesinin ardından 1 Mart Pazar gününden itibaren hava trafiğini başlatmayı planladıklarını vurgulayan Suveydi, şunları kaydetti: “3 Mart Salı gününe kadar 60 uçuş gerçekleştirdik ve bu uçuşlarla 17 bin 498 kişi tahliye edildi. Bugünden itibaren günlük uçuş sayısını 80’e, yolcu sayısını ise 27 bine çıkarmayı planlıyoruz.” Suveydi, BAE’deki havaalanlarının kapanmasıyla mahsur kalan ve sayıları yaklaşık 20 bin olan yolcuların konaklamalarını üstlendiklerini ifade etti. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları düzenliyor.

    BAHREYN’DE SİRENLER ÇALDI, HALKA GÜVENLİ BÖLGELERE SIĞINMALARI ÇAĞRISI YAPILDI

    Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde sirenlerin çalmasının ardından vatandaşlara ve ülkede yaşayanlara, sakin olmaları ve en yakın güvenli bölgelere sığınmaları çağrısında bulundu. Resmi verilere göre, Bahreyn’de salı günü boyunca 4 kez sirenler çaldı.

    KATAR, İRAN’DAN FIRLATILAN İKİ BALİSTİK FÜZEYLE ÜLKENİN HEDEF ALINDIĞINI AÇIKLADI

    Katar Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Katar’ın, İran’ın misilleme saldırıları kapsamında fırlatılan iki balistik füzenin hedefi olduğu belirtildi. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin füzelerden birini başarıyla önlediği, ikinci füzenin ise ABD’ye ait El-Udeyd Hava Üssü’ne düştüğü ancak olayda herhangi bir can kaybının olmadığı ifade edildi. Katar Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için gerekli tüm kapasite ve kaynaklara sahip olduğu vurgulanan açıklamada, herhangi bir dış tehdide karşı kararlı şekilde karşılık verileceğinin altı çizildi. Bakanlık ayrıca vatandaşlara, ülkede yaşayanlara ve ziyaretçilere sükunet çağrısında bulunarak, yetkili makamların talimatlarına uyulması, söylentilere itibar edilmemesi ve yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınmasını istedi.

    KATAR: İRAN DEVRİM MUHAFIZLARIYLA BAĞLANTILI 2 HÜCREYİ ÇÖKERTTİK

    Ülkenin resmi haber ajansı QNA’da yer alan haberde, Katar Devlet Güvenlik Birimlerinin, ciddi gözetleme operasyonları sonucunda 10 şüpheliyi yakaladığı belirtildi. Bunlardan 7’sinin, ülkedeki hayati ve askeri tesisler hakkında bilgi toplamak için casusluk görevleriyle görevlendirildiğine işaret edilen haberde, diğer 3’ünün ise sabotaj eylemleri gerçekleştirmekle görevlendirildiği ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı konusunda eğitim aldığı aktarıldı. Hassas tesis ve kurulumların konumları ve koordinatları, iletişim cihazları ve teknolojik ekipmanların da ele geçirildiği vurgulanan haberde, “Soruşturmalar sırasında şüpheliler, İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılarının yanı sıra casusluk ve sabotaj görevlerini yerine getirdiklerini itiraf ettiler.” denildi. Haberde, Devlet Güvenlik Birimlerinin, vatandaşları uyanık olmaya ve şüpheli faaliyetleri yetkili makamlara bildirme çağrısı yaptığı kaydedildi.

    KATAR VE BAE, İRAN’IN TOPRAKLARINA YÖNELİK SALDIRILARIYLA İLGİLİ BMGK’YE BİRER MEKTUP GÖNDERDİ

    Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Katar’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Alya Ahmed bin Seyf, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BMGK’ye mart ayında başkanlık eden ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz’a bir mektup gönderdi. Mektupta “İran’ın Katar topraklarına yönelik ulusal egemenliği açıkça ihlal eden, ülkenin güvenliğine ve toprak bütünlüğüne doğrudan zarar veren saldırısına odaklanıldığı” aktarıldı. İran’ın söz konusu saldırısının “bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirildiği mektupta, Katar Savunma Bakanlığının İran’dan gelen 2 SU-24 savaş uçağının düşürüldüğü ve hava savunma sistemlerinin 7 balistik füze ile 5 insansız hava aracını etkisiz hale getirildiği yönündeki açıklamasına işaret edildi. Mektupta saldırı kınanarak, “egemenliği savunmak için BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca saldırının niteliğine orantılı bir şekilde karşılık verme hakkının saklı tutulduğu” vurgulandı. BAE Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre de BM Genel Sekreteri Guterres ile BMGK’ye mart ayında başkanlık eden ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Waltz’a “ülkelerini hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırılarının kapsamının” ele alındığı bir mektup gönderildi. İran’ın saldırılarının “siviller, mülkler ve sivil tesisler üzerindeki etkilerinin” değerlendirildiği mektupta, BAE’nin “meşru müdafaa hakkı”nın altı çizildi.

    KUVEYT, İKİNCİ BİR DUYURUYA KADAR DRON UÇURMAYI VE HAVADAN GÖRÜNTÜYÜ YASAKLADI

    Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülke ve bölgedeki mevcut durum göz önüne alındığında hem güvenlik çabalarını desteklemek hem de saha operasyonlarının etkilenmemesini sağlamak amacıyla birtakım tedbirlerin alındığına işaret edildi. Söz konusu tedbirler kapsamında havadan görüntü çekme ve dron kullanımının ikinci bir duyuruya kadar yasaklandığı belirtilen açıklamada, güvenlik prosedürlerinin seyrini doğrudan olumsuz etkileyebileceği, saha çalışmalarını aksatabileceği ve yetkili makamların görevlerini yerine getirme hazırlığını etkileyebileceği gerekçesiyle bu yasağın getirildiği kaydedildi.

    ABD’Lİ SENATÖR BLUMENTHAL, AMERİKAN ASKERLERİNİN İRAN’DA SAHAYA İNMESİNDEN ARTIK DAHA FAZLA KORKTUĞUNU SÖYLEDİ

    Demokrat Senatör Richard Blumenthal, Senatoda Rubio’nun verdiği İran brifinginden çıkışta basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu brifingde konuşulanları sadece Kongre üyelerinin değil, tüm Amerikan halkının bilmeye hakkı olduğunu belirten Blumenthal, Donald Trump yönetiminin İran konusunda kafasının karışık olduğunu ima etti. Blumenthal, “Bu brifingin ardından, askerlerimizi (İran’da) sahaya gönderebileceğimizden her zamankinden daha fazla korkuyorum. Yönetimin hedeflerine ulaşmak için ABD askerlerinin gerekli olabileceğini düşünüyorum ancak yönetimin bundan sonra önceliklerinin ne olacağı konusunda net bir fikrim yok.” diye konuştu. Yönetimin İran’daki hedefleri konusunda aldığı brifingin ardından kafasının daha net olmadığını vurgulayan Blumenthal, “Burada öncelik nedir, İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek mi, sadece füzeleri yok etmek mi, rejim değişikliği mi, yoksa terörist faaliyetleri durdurmak mı?” ifadesini kullandı. Blumenthal, İran’la ilgili bu tür konuların gizli olarak konuşulmaması gerektiğine işaret ederek, “Amerikan halkı da bu bilgilere erişebilmelidir.” şeklinde konuştu.

    İRAN’IN MİSİLLEME SALDIRILARINDA ÜRDÜN’DEN “GÖRÜNTÜ PAYLAŞMAMA” UYARISI

    Ürdün resmi haber ajansı PETRA’da yayımlanan haberde, Ürdün ordusu ve Emniyet Genel Müdürlüğüyle koordineli olarak, ülkenin savunma operasyonlarıyla ilgili herhangi bir video veya bilginin yayınlanmasının yasaklandığı belirtildi. Haberde, lisanslı medya kuruluşları ve görüntü çekme izni alan ziyaretçi ekiplerin de Ürdün’ün ilgili makamlarıyla koordinasyonu sürdürmeleri gerektiği, yasağa uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı ifade edildi. Söz konusu kararın, bölgede devam eden karşılıklı saldırılar ve bunun Ürdün üzerindeki etkileri ile güvenlik güçleri tarafından yürütülen savunma operasyonlarının hassasiyeti göz önünde bulundurularak alındığı vurgulanan haberde, bazı yetkisiz ve lisanssız kişilerin video çekmesi veya medya faaliyetinde bulunmasıyla yanıltıcı ve yanlış bilgi ve haberler yaymasının önüne geçilmeye çalışıldığına dikkati çekildi.

    KUVEYT: ÜLKEYE YÖNELİK BAZI HAVA SALDIRILARI ÖNLENDİ

    Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Suud el-Atvan, ülkeye yönelik bazı hava saldırılarının gerçekleştiğini belirtti. Söz konusu saldırıların önlendiğini aktaran Atvan, hava savunma sistemleriyle engellenen saldırılarda yerleşim alanlarındaki bazı evlerin üzerine şarapnellerin düştüğünü ve yaralıların olduğunu ifade etti. Atvan, Kuveyt’in topraklarını ve vatandaşlarını korumaya devam edeceklerine işaret etti.

    BİR KIZ ÇOCUĞU ÖLDÜ

    Öte yandan, Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdullah es-Sened, yaptığı yazılı açıklamada, başkent Kuveyt’te yerleşim alanına şarapnellerin düşmesi sonucu 11 yaşındaki bir kız çocuğunun yaralandığını belirtti. Söz konusu kız çocuğunun tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini aktaran Sened, kız çocuğunun ülkede ikamet eden bir aileye mensup olduğunu kaydetti. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriyor. Tahran, söz konusu saldırılarda “belirli ülkeleri hedef almadığını”, yalnızca bölgedeki ABD üslerini vurduğunu açıklasa da saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca havaalanları, limanlar ve farklı binalarda hasara yol açtı.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. >>>AA

  • FETÖ operasyonları sürüyor

    FETÖ operasyonları sürüyor

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, FETÖ’nün kamu mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren bazı şüphelilerin kullandığı operasyonel hatlara yönelik çalışma yapıldı. Soruşturma kapsamında, 3 şüphelinin örgütün gizli haberleşme aracı ByLock kullandıkları tespit edildi. Örgütsel faaliyetlerde bulunduklarına dair haklarında deliller elde edilen çeşitli kamu kurumlarında görevli 2’si ihraç ve 1’i halen görevde 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin yakalanması için İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Ankara merkezli 3 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. >>>AA

  • Dolandırıcılık operasyonunda 25 zanlı tutuklandı

    Dolandırıcılık operasyonunda 25 zanlı tutuklandı

    İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, TÜVTÜRK araç muayene hizmetlerini taklit ederek kurdukları sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen suç örgütünü takibe aldı. Şüphelilerin, oluşturdukları sahte internet siteleri ve sabit hatlar aracılığıyla ulaştıkları mağdurları “borç ödeme” vaadiyle dolandırdıkları belirlendi. Yapılan incelemelerde şebekenin 23 eylem gerçekleştirdiği, toplam şüpheli işlem hacminin 810 milyon lira, tahmin edilen maddi zararın ise 1 milyon 145 bin 159 lira olduğu tespit edildi. Ekipler, bu kapsamda Diyarbakır merkezli İstanbul, Kocaeli, Van, İzmir, Antalya, Ordu, Konya, Sakarya, Yalova, Erzurum, Hatay, Ankara ve Adana’da düzenlediği eş zamanlı operasyonlarda 26 şüpheliyi gözaltına aldı. Adli makamların kararıyla şüphelilere ait 2 gayrimenkul ve 3 otomobil ile banka hesaplarında bulunan toplam 8 milyon 430 bin lira değerindeki mal varlığına el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 25’i çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, biri hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. >>>AA

  • 22 yaşındaki Yazgül’den acı haber: Arkadaş ziyareti son yolculuğu oldu

    22 yaşındaki Yazgül’den acı haber: Arkadaş ziyareti son yolculuğu oldu

    Hastanede yaşam mücadelesini kaybetti

    Sanayi Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddiaya göre evinde ilaç içen Yazgül Can, daha sonra aynı mahalledeki bir arkadaşının yanına gitti. Arkadaşıyla vakit geçirdiği sırada bir anda rahatsızlanan genç kadın için hemen sağlık ekiplerine haber verildi. İlk müdahalesi Bismil Devlet Hastanesi’nde yapılan Can, durumunun ağırlaşması üzerine Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak genç kadından acı haber akşam saatlerinde geldi.

    Otopsinin ardından toprağa verildi

    Yazgül Can’ın ani ölümü ailesini ve sevenlerini yasa boğdu. Hastanedeki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen cenaze, Bismil ilçesindeki Akpınar Mezarlığı’na getirildi. Genç kadın, gözyaşları ve dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.

    Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı

    Genç kadının ölümüne neden olan ilacın türü ve kesin ölüm sebebi, yapılacak detaylı incelemelerin ardından netlik kazanacak. Emniyet güçleri, olayın meydana geldiği evde ve Yazgül Can’ın son saatlerine dair incelemelerini sürdürüyor.>>>DHA

  • Sandıklı’da kan donduran bıçaklama olayından haber var!

    Sandıklı’da kan donduran bıçaklama olayından haber var!

    Oyun masasında başlayan tartışma kanlı bitti

    Edinilen bilgilere göre olay, R.U. (17) ve B.A. arasında henüz belirlenemeyen bir sebeple çıkan tartışma sonucu patlak verdi. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan görüntülerde, R.U.’nun sakinliğini koruyormuş gibi görünürken aniden belinden çıkardığı bıçakla koltukta oturan B.A.’ya saldırdığı görüldü. 3 bıçak darbesi alan talihsiz genç, ağır yaralanmasına rağmen saldırganın elini tutarak daha fazla darbe almasını engelledi ve yardım istemek için kendini dışarı attı.

    Yoğun bakımda kritik süreç

    Saldırı sonrası Kütahya’daki bir hastaneye sevk edilen B.A.’nın durumu ciddiyetini koruyor. Göğüs ve karın boşluğundan aldığı darbelerle akciğerlerinde ağır enfeksiyon oluşan gencin, yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi verdiği bildirildi. Ailesi ve yakınları hastane önünde gelecek iyi haberi umutla bekliyor.

    Saldırgan yakalandı ve tutuklandı

    Olay yerinden kaçan saldırgan R.U., Sandıklı polisinin yaklaşık bir saat süren titiz takibi sonucunda kıskıvrak yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 17 yaşındaki zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlçede infial yaratan olayın ardından internet kafelerdeki güvenlik önlemleri tekrar tartışma konusu oldu.>>>İHA

  • Kontrolden çıkan hafif ticari araç takla attı, sürücü yaralandı

    Kontrolden çıkan hafif ticari araç takla attı, sürücü yaralandı

    Edinilen bilgiye göre, Uzunbey Mahallesi Bayraktar Yolu Sokak’ta seyreden İ.S. idaresindeki 41 plakalı Peugeot marka hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkıp yol kenarındaki tarlaya uçtu. Tarlaya savrularak takla atan aracı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü İ.S., sağlık personelince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
    Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.>>>İHA 

    KOCAELİ’NİN KARTEPE İLÇESİNDE KONTROLDEN ÇIKARAK TARLAYA UÇAN HAFİF TİCARİ ARACIN TAKLA ATMASI SONUCU SÜRÜCÜ YARALANDI. (CİHAN ATİK/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde kontrolden çıkarak tarlaya uçan hafif ticari aracın sürücüsü yaralandı.
  • Trafikte tolerans dönemi bitti: Ağır ceza kapıda

    Trafikte tolerans dönemi bitti: Ağır ceza kapıda

    Yerleşim yerinde 6 km aşmak 2 bin lira

    Yeni tarifeye göre yerleşim yeri içinde hız sınırını 6-10 km/s arasında aşmanın cezası 2.000 TL olarak belirlendi. Hız aşımı arttıkça cezalar katlanarak 30.000 TL’ye kadar çıkıyor. Özellikle 46 km/s ve üzeri aşım yapan sürücülerin sadece parası değil, ehliyeti de elinden alınacak. 66 km/s ve üzeri aşımda ise 30.000 TL cezanın yanı sıra ehliyete 90 gün süreyle el konulacak.

    Otoyol ve devlet yollarında yeni tarife

    Şehir dışı yollarda ise ceza sınırı 11 km/s aşım ile başlıyor. Yerleşim yeri dışındaki yollarda (Otoyol, Devlet Yolu) 11-15 km/s hız aşımı yapanlara 2.000 TL ceza kesilecek. Hızını sınırın 71 km/s ve üzerine çıkaranlar ise 30.000 TL ceza ödeyip 90 gün boyunca direksiyon başına geçemeyecek. Emniyet yetkilileri, sürücüleri yeni limitlere harfiyen uymaları konusunda hayati bir dille uyarıyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Katledilen Fatma Nur öğretmen uyarmış: “Can Güvenliğimiz Yok”

    Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan vahşetin yankıları sürerken, hayatını kaybeden biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in (32) okulun güvenlik zafiyetlerine karşı verdiği mücadele gün yüzüne çıktı.

    “Biri Elini Kolunu Sallayarak İçeri Girebilir”

    Habertürk’ün haberine göre, Fatma Nur Öğretmen, okulun giriş-çıkış kontrollerinin yetersiz olduğunu ve özellikle disiplin sorunu yaşayan öğrencilerin okul içinde tehlike arz edebileceğini defalarca dile getirmiş. Yakın çevresine, “Okulun etrafında çok fazla başıboş durum var, her an bir şey olabilir, can güvenliğimiz pamuk ipliğine bağlı” dediği iddia ediliyor.

    Saldırganın Disiplin Dosyası Kabarıkmış

    Saldırıyı gerçekleştiren 17 yaşındaki 11. sınıf öğrencisi F.S.B.’nin daha önce de okulda pek çok kez disiplin suçu işlediği, ancak bu durumun kalıcı bir güvenlik önlemine dönüşmediği belirtiliyor. Pazar günü gerçekleşen olayda zanlının okula kesici aletle nasıl girdiği ise soruşturmanın en kritik noktasını oluşturuyor.

    Eğitim Camiası Ayakta: “Duyulmayan Sesin Bedelini Ödedik”

    Fatma Nur Çelik’in önceden yaptığı bu uyarıların ortaya çıkması, sendikaların tepkisini daha da artırdı. İstanbul genelinde bugün iş bırakan öğretmenler, “Arkadaşımız uyardı, yönetime bildirdi ama önlem alınmadı. Bu bir kaza değil, ihmaldir” diyerek yetkilileri göreve çağırdı.

    The post Katledilen Fatma Nur öğretmen uyarmış: “Can Güvenliğimiz Yok” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Eğitimciye şiddet, toplumsal çürüme belirtisidir”

    “Eğitimciye şiddet, toplumsal çürüme belirtisidir”

    Arslan, “Kelimelerin tükendiği, hangi cümleyi kursak acımızı dindirmeye yetmeyeceği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin iyi bir insan milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarf eden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “EĞİTİMCİYE YÖNELEN ŞİDDET, BİR TOPLUMSAL ÇÜRÜME BELİRTİSİDİR”

    Eğitimciye yapılan şiddetin toplumsal çürüme belirtisi olduğuna dikkat çeken Arslan, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş ve toplumun geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmış bulunmaktadır. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İlimizde Mustafa Karaman öğretmenimize yapılan bıçaklı saldırı hafızamızdaki yerini korurken, eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden bir hale geldiği, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemdeyiz. Eğitimciye şiddet ne yazık ki bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür” dedi.

    “GÖZÜMÜZÜ KAPAYARAK ÇÖZÜM BULAMAYIZ”

    “Cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz” diyen Arslan, “Göz göre göre gelen sorunu, gözümüzün önünde duran soruna, gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının sonucudur. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır. Bu konuya ısrarla dikkat çekip çözüm önerilerimizi sunduğumuz her durumda karşılaştığımız ‘umursamazlık ve duyarsızlık’ şeklindeki anlaşılmaz tutum, şiddetin ateşine benzin dökmekten başka bir anlama gelmemektedir” ifadelerine yer verdi.

    “OKULLARIMIZI ŞİDDETİN KONUSU OLMAKTAN ÇIKARANA KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Arslan, eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kasar seslerini yükselteceklerini belirtti: “Uluslararası hukuk ve anayasada ifadesini bulan yaşam hakkı ilkesi çerçevesinde, devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü yanında kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlatmak isteriz. Devletin bu yükümlülük çerçevesinde suç işlemekten caydırıcı yasal zemini ve idari koşulları tesis ederek yaşam hakkını koruma ve ayrıca buna ilişkin ihlalleri önleyici, bastırıcı ve cezalandırıcı bir infaz mekanizması geliştirme ödevinin, okul güvenliğini tesis ederek eğitim kamu hizmetinin yürütülmesinde iş güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi zorunluğunun, hukuk devleti olmanın gereği olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır. Fatma Nur öğretmenimizi ebediyete uğurlarken ve okullarda şiddeti protesto etmek amacıyla İstanbul’daki tüm eğitim kurumlarında 1 günlük iş bırakma kararı aldık. Bu karar bir tepki olduğu kadar bir çağrıdır. Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır. Bu çağrı güvenli okul talebidir. Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz: Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.” >>>Ferhat YÜKSEL

  • Kara Kuvvetleri’nde FETÖ yapılanmasına 15 gözaltı

    Kara Kuvvetleri’nde FETÖ yapılanmasına 15 gözaltı

    Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, FETÖ’nün Kara Kuvvetleri Komutanlığına sızan ve “mahrem hizmetler” olarak adlandırılan yapılanmasıyla irtibatlı olduğu tespit edilen kişilere yönelik soruşturma başlatıldı. Şüphelilerin, Ankara’daki büfe, bakkal ve market gibi iş yerlerinde bulunan kontörlü sabit hatları kullanarak örgütün sözde “mahrem imamlarıyla” haberleştikleri tespit edildi. Bu kapsamda, Başsavcılık tarafından 5’i görevde subay, 5’i görevde astsubay, 2’si daha önce görevinden ilişiği kesilmiş asker öğrenci, 9’u daha önce görevinden ilişiği kesilmiş ya da emekli asker ve 1’i aktif kamu görevlisi olmak üzere 22 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda zanlılardan 15’i gözaltına alınırken, 3’ü hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 4’ünün ise yurt dışında olduğunun tespit edildiği bildirildi. Gözaltındaki şüphelilerin işlemlerine, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam ediliyor. >>>AA

  • “Sert bir darbe vurmaya bile başlamadık, büyük dalga yakında geliyor”

    “Sert bir darbe vurmaya bile başlamadık, büyük dalga yakında geliyor”

    Trump, CNN televizyonuna telefonla verdiği röportajda, hafta sonu Orta Doğu’da İsrail ile İran’a karşı başlattıkları askeri saldırıların son durumuna değindi. ABD ordusunun İran’ı “yerle bir ettiğini” savunan Trump, “Bence çok iyi gidiyor. Çok güçlü. Dünyanın en büyük ordusuna sahibiz ve onu kullanıyoruz.” dedi. İran’a yönelik saldırıların ne kadar sürebileceği konusunda “Çok uzun sürmesini istemiyorum.” yanıtını veren Trump, İran’a saldırılarda “büyük dalganın” henüz gelmediğini belirtti. ABD’nin İran halkının “rejimden ülkelerinin kontrolünü geri almasına yardımcı olmak için” askeri saldırının ötesinde ne yaptığına yönelik soruya Trump, şu yanıtı verdi: “Evet. Gerçekten de yapıyoruz. Ama şu anda herkesin içeride kalmasını istiyoruz. Dışarısı güvenli değil. (İran’a) Onlara sert bir darbe vurmaya bile başlamadık. Büyük dalga henüz gelmedi. Büyük dalga yakında geliyor.”

    ARAP ÜLKELERİNİN TAVRI

    İran’ın bölgedeki Arap ülkelerine yönelik saldırılarına “şaşırdıklarını” kaydeden Trump, bu ülkelerin “savaşa dahil olma” konusunda karar değiştirdiklerini iddia ederek şunları söyledi: “Onlara ‘Bunu hallederiz.’ dedik ve şimdi savaşmak istiyorlar ve agresif bir şekilde savaşıyorlar. Çok az dahil olacaklardı ve şimdi dahil olmakta ısrar ediyorlar. (Arap ülkelerinin liderleri) Bu insanları tanıyorum. Sert ve zekiler.” Savaş esnasında İranlıların, “bir otele, bir apartmana ateş açtıklarını” belirten Trump, “Bu onları kızdırdı. Bizi seviyorlar, ama izliyorlardı. Dahil olmaları için hiçbir sebep yoktu.” diyerek, İran’ın onlara yönelik saldırılarını “en büyük sürpriz” olarak niteledi. İran’ın nükleer tehdidinin bir süredir bölgede önemli bir sorun olduğunu kaydeden Trump, “Şunu anlamalısınız, yıllarca o karanlık bulutun altında yaşadılar. Bu yüzden asla huzur bulamadılar.” dedi.

    “İRAN LİDERLİK AÇISINDAN ÇOK ŞEY KAYBETTİ”

    Trump, muhtemel rejim değişikliği halinde İran’ı “gelecekte kimin yöneteceği” sorusuna “Liderliğin kim olduğunu bilmiyoruz. Kimi seçeceklerini bilmiyoruz. Belki şanslı olurlar ve ne yaptığını bilen birini seçerler.” ifadesini kullandı. Ülkeye yönelik ilk saldırılar sırasında “İran’ın liderlik açısından çok şey kaybettiğini” ileri süren Trump, “49 kişi. İnanılmaz bir saldırıydı. Tek bir yerde toplanarak biraz kibirlendiler. Tespit edilemez olduklarını düşündüler. Tespit edilemez değillerdi. Buna çok şaşırdık.” diye konuştu. Trump, liderlerinin “öldürülmesinin” ülkede ortaya çıkardığı yeni duruma değinerek “Şu anda ülkeyi kimin yönettiğini bilmiyoruz. Onlar da kimin yönettiğini bilmiyorlar. Bu biraz işsizlik kuyruğuna benziyor.” dedi.

    “BU İNSANLARLA ANLAŞMA YAPAMADIK”

    Müzakerelerde, ekibinin İranlılarla müzakere etmeye çalıştığını kaydeden Trump, “Bu insanlarla anlaşma yapamadık.” ifadesini kullandı. Karşılıklı görüşmelerde “Her yeni teklifin, önceki tekliften geri adım atılmasıyla karşılandığını” savunan Trump, İran tarafının uranyum zenginleştirmeyi bırakmayı kabul etmediğini söyledi. Trump, “İstediğimiz şeyi vermeye istekli değillerdi. Bunu yapmaları gerekirdi. Tüm o zenginleştirilmiş maddeye sahiplerdi. Orada yeniden yapmayı düşündüler ancak o kadar kötü durumdaydı ki, dağ neredeyse çökmüştü. İran’la başa çıkmanın yolu bu.” dedi.

    SÜLEYMANİ SALDIRISI

    Askeri saldırıların “İran tehdidini ortadan kaldırmaya” yönelik uzun vadeli bir kampanyanın parçası olduğunu kaydeden Trump, ülkesinin Ocak 2020’de hava saldırısıyla öldürdüğü İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’yi anımsattı. Trump, “Son seferde Süleymani’yi ortadan kaldırdık. İnanılmaz derecede şiddet yanlısı, acımasız bir generaldi. Eğer bu olmasaydı, bugün İsrail olmayabilirdi. İsrail var olmayabilirdi.” dedi.

    TRUMP “GEREKİRSE” ABD ASKERİ BİRLİKLERİNİ İRAN’A GÖNDERME OLASILIĞINI DIŞLAMIYOR

    ABD Başkanı Donald Trump, “gerekli olması halinde” ABD kara birliklerini İran’a gönderme olasılığını dışlamadıklarını bildirdi. New York Post’a açıklama yapan Trump, hafta sonu Orta Doğu’da İsrail ile İran’a karşı başlattıkları askeri saldırıların son durumuna değindi. Trump, askeri saldırılarda “Tahran yönetiminin üst düzey yetkililerinden onlarcasını ortadan kaldırarak planlanandan çok daha ileride” olduklarını ileri sürdü. İran’a saldırılarda muhtemel “kara birliklerinin” kullanılması ihtimaline “Çekincem yok.” yanıtını veren Trump, “Her başkanın ‘Kara birlikleri olmayacak 2 Mar 2026 Pts 19:58’ dediği gibi, ben bunu söylemiyorum. ‘(Saldırılarda) Muhtemelen ihtiyaç duymazlar’ ya da ‘gerekliyse’ diyorum.” ifadesini kullandı.

    SÜRE KISALABİLİR

    Daha önce, saldırıların “yaklaşık 4 hafta” süreceğini tahmin ettiği sorulan Trump, ilk aşamada “4 hafta tahmin edildiğini ancak bir günde başardıklarını” belirtti. Bu sürenin kısaltılabileceğini belirten Trump, “Oldukça hızlı ilerleyecek. Liderlik açısından tam zamanında, hatta çok ilerisindeyiz.” diye konuştu. İran’ın karşı saldırılarına değinen Trump, “(İran’ın) intikamı terörizm yoluyla almasından” endişe duymadıklarının altını çizerek “Ne olursa olsun. Her şey gibi, onu da ortadan kaldıracağız.” dedi.

    CENEVRE SONRASI KARAR

    Trump, saldırı kararını, geçen hafta Cenevre’deki “son görüşmelerden sonra” aldıklarını ve bu kararda “İran’ın gizlice nükleer projeler üzerinde çalıştığı istihbaratının” etkili olduğunu dile getirdi. Ciddi müzakereler yaptıklarını ancak İran tarafının geri çekildiğini söyleyen Trump şunları kaydetti: “Nükleer silah yapmak istiyorlardı, bu yüzden onları tamamen yok ettik ancak tamamen farklı bir yerde olduklarını gördük. Çünkü yok ettiğimiz yerler kalıcıydı. Onları kullanmaya çalıştılar ancak daha önce doğru söylediğim gibi, tamamen yok edildiler, değil mi? Sonra onları tamamen farklı bir bölgede, tamamen farklı bir yerde, zenginleştirme yoluyla nükleer silah yapmak için çalışırken bulduk. Yani artık zamanı gelmişti. Dedim ki, ‘Hadi gidelim.’”

    “ANKETLER UMURUMDA DEĞİL”

    ABD’de “İran’a saldırılara” yönelik Amerikalıların çoğunun onu desteklediğine inandığını belirten Trump, “çılgın insanların nükleer silah edinmesine izin vermenin” bölgesel bir çatışmadan daha kötü olacağını savundu. Trump, “Anketlerin çok iyi olduğunu düşünüyorum ancak anketler umurumda değil. Doğru şeyi yapmalıyım. Bu çok uzun zaman önce yapılmalıydı.” dedi.

    ABD BAŞKANI TRUMP, İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARININ “4-5 HAFTADAN DAHA UZUN” SÜREBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların ne kadar süreceği konusunda değerlendirme yaparak, “Şu anda takvim açısından tahminlerimizin ilerisindeyiz. Dört ila beş hafta süreceğini tahmin etmiştik, ama bundan daha uzun süre devam etme kapasitemiz var. Bunu yapacağız.” dedi. ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği ve bazı Amerikan askerlerine Onur Madalyası verdiği törende İran’la ilgili güncel duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik saldırılarını gerekçelendirmeye çalışan ve Tahran’ın “yeniden nükleer silah tesisleri inşa etmeye çalıştığını” savunan Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek için bu saldırıları başlattıklarını ileri sürdü. Trump, saldırıların ne kadar süreceği konusunda değerlendirme yaparak, “Şu anda takvim açısından tahminlerimizin ilerisindeyiz. Dört ila beş hafta süreceğini tahmin etmiştik, ama bundan daha uzun süre devam etme kapasitemiz var. Bunu yapacağız.” dedi. İran’daki liderleri nasıl hedef aldıklarını da anlatan ABD Başkanı, “(İran’ın) Askeri liderlerini ortadan kaldırmak için de dört hafta öngörmüştük. Bu yaklaşık bir saat içinde gerçekleştirildi. Yani planın çok ilerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    “İRAN’A SALDIRMAK İÇİN EN İYİ VE SON ŞANSIMIZDI”

    Trump, İran’ı “terör sponsoru bir devlet” olarak nitelendirerek, bu saldırıları “en iyi ve son şansları” olarak tanımladı. ABD Başkanı Trump, İsrail ile birlikte gerçekleştirdikleri saldırıların amaçlarını ise, “İlk olarak, İran’ın füze kapasitesini yok ediyoruz. İkincisi, donanmalarını yok ediyoruz, şimdiden 10 gemilerini vurduk. Üçüncüsü, dünyanın bir numaralı terör destekçisinin asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlıyoruz.” sözleriyle dile getirdi. İran’ın konvansiyonel balistik füze programının çok hızlı ilerlediğini anlatan Trump, “Bu durum, Amerika ve yurt dışında konuşlanmış kuvvetlerimiz için çok açık ve büyük bir tehdit oluşturuyordu. Rejim, Avrupa’ya ve üslerimize ulaşabilecek füzelere zaten sahipti ve yakında Amerikan topraklarına ulaşabilecek füzelere de sahip olacaktı.” şeklinde saldırılarını savundu. ABD Başkanı, İran’ın füze programının amacının ise “nükleer silah geliştirme çalışmalarını korumak” olduğunu öne sürerek, buna izin vermeyeceklerini kaydetti.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu. >>>AA

  • İsrail’den Tahran’a yeni bir saldırı

    İsrail’den Tahran’a yeni bir saldırı

    Ordudan yapılan açıklamada İran’a yeni bir saldırı dalgasının başladığı belirtilirken öte yandan, İran’ın başkenti Tahran’da Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) yerleşkesinin yer aldığı bölge için saldırı tehdidinde bulunuldu.

    İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Tahran’da bir bölgenin kırmızı işaretlendiği harita paylaştı. Adraee, Evin semtindeki İran Radyo ve Televizyon Kurumu yerleşkesi çevresinin boşaltılması uyarısında bulunarak kısa bir süre sonra İsrail ordusunun saldırı düzenleyeceği tehdidinde bulundu. Öte yandan AA İran muhabiri, Tahran’da güçlü patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.

    İSRAİL, İRAN RADYO VE TELEVİZYON KURUMUNUN BULUNDUĞU ALANI HEDEF ALDI

    İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırı tehdidinin ardından, İran Radyo ve Televizyon Kurumunun bulunduğu bölgede şiddetli patlamalar meydana geldi. İran Radyo ve Televizyon Kurumu Başkanının saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, şimdiye kadar ölü ve yaralı sayısının bildirilmediği ve kurumun yayınlarına devam ettiği ifadesi yer aldı. Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bir süre önce İran’a yönelik istihbarata dayalı olduğu iddia edilen ek saldırılar başlatıldığı, bu saldırılarda Tahran yönetiminin iletişim merkezinin vurulduğu ileri sürüldü. İran Radyo ve Televizyon Kurumu yerleşkesinin hedef alındığı belirtilen açıklamada, Tahran genelinde saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu.

    İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU: DUBAİ’DE ABD ASKERLERİNİN TOPLANDIĞI BİR BÖLGEYİ VURDUK

    Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, “İran Devrim Muhafızları Donanması, BAE’nin Dubai kentindeki ABD’li teröristlerin toplanma noktalarından birine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi.” ifadelerine yer verildi. Sahadan alınan bilgilere göre, hedef alınan noktada 160’tan fazla ABD donanması mensubunun bulunduğu, en az 40 Amerikan askerinin öldürüldüğü ve 70’inin de yaralandığı iddia edildi.

    İSRAİL’İN SALDIRILARINA KARŞI LÜBNAN’DAKİ HİZBULLAH VE İRAN’DAN EŞ ZAMANLI MİSİLLEME

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, alarmların devreye girdiği, cep telefonlarına önlem amaçlı talimatların gönderildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı bildirildi. AA Kudüs muhabiri de İsrail’in kuzeyi ve merkez bölgesi ile işgal altındaki Filistin topraklarında alarmların devreye girdiğini, yine işgal altındaki Doğu Kudüs semalarından güçlü patlama seslerinin duyulduğunu aktardı. Öte yandan, İran ile eş zamanlı olarak Lübnan’daki Hizbullah, İsrail’in kuzeyine roket saldırıları düzenledi. İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, Lübnan’dan en az 10 roketin fırlatıldığı ileri sürüldü. Haberde, Tel Aviv yakınlarındaki Bnei Brak’ta bir önleyici füze parçasının yola düştüğü aktarıldı. Hizbullah’tan yapılan açıklamada, İsrail saldırganlığının, suikastların ve yıkımın bu şekilde devam edemeyeceği belirtilerek, sona ermesi gerektiği vurgulandı. İsrail ordusundan Hizbullah tarafından atılan roketlere ilişkin henüz resmi açıklama yapılmazken, Beyrut’ta Hizbullah’a ait komuta merkezi ve silah depoları olduğu öne sürülen noktalara yönelik saldırı başlatıldığı duyuruldu.

    İRAN’IN MİSİLLEME SALDIRISINDA İSRAİL’DE 1 KİŞİ YARALANDI

    İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, İran’dan fırlatılan bir füzeye ait şarapnel parçalarının Tel Aviv’e düştüğü, saldırının 1 kişinin hafif şekilde yaralanmasına ve maddi hasara neden olduğu belirtildi. Kanal 12 Televizyonunun haberinde ise İran’dan gelen son füze dalgası nedeniyle ülkenin kuzeyi ve orta kesiminde 40 dakika boyunca sirenlerin çaldığı kaydedildi.

    İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ERAKÇİ: ABD, İSRAİL ADINA KENDİ İSTEĞİYLE BİR SAVAŞA GİRDİ

    İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, ülkesinin İran’la neden savaşa girdiğine dair açıklamalarına ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yanıt verdi. Erakçi, “Rubio hepimizin bildiği şeyi itiraf etti: ABD, İsrail adına kendi isteğiyle bir savaşa girdi. İran’dan hiçbir zaman sözde bir ‘tehdit’ olmadı. Dolayısıyla hem Amerikan hem de İran kanının dökülmesi, ‘önce İsrail’ diyenlerin sorumluluğundadır. Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor ve ülkelerini geri almalı.” ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kongrede katıldığı toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran’ın hem ABD hem de İsrail için “acil ve yakın bir tehdit” olduğunu iddia ederek, “Bu bizim için yakın bir tehditti. İran’ın saldırıya uğradığı takdirde hemen bizim peşimize düşeceğini biliyorduk.” demişti.

    İRAN: KOMŞU ÜLKELERİN ÇIKARLARINA SALDIRMIYORUZ, ABD’NİN TESİSLERİNE VE ÜSLERİNE SALDIRIYORUZ

    İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, New York’taki BM Genel Merkezi’nde gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a diplomatik süreç devam ederken ikinci kez saldırıda bulunduğunu vurguladı. İran’dan savaştan önce ABD’ye “yakın bir tehdit” olmadığını söyleyen İravani, ülkesinin nükleer programının “barışçıl” olduğunu ifade etti. Ülkesine saldırıların BM Şartı’nı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret eden İravani, “İran, savaş ya da gerginlik istemiyor ancak egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.” diye konuştu. İran’ın bölgedeki ABD üslerine saldırılarının sorulması üzerine İravani, “Komşu ülkelerin çıkarlarına saldırmıyoruz. ABD’nin tesislerine ve üslerine saldırıyoruz ve bu üsler ev sahibi ülkelerin kontrolünün dışındadır.” yanıtını verdi. İravani, ABD ve İsrail’in İran’da hastaneleri, Kızılay tesislerini, sivil yerleşimleri ve okulları bombaladığını, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab’daki bir ilkokula saldırıda da 160’tan fazla kız çocuğunun hayatını kaybettiğini hatırlattı.

    İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI: BAHREYN’DEKİ ABD HAVA ÜSSÜNÜN ANA KOMUTA BİNASI HEDEF ALINDI

    İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan “Sadık Vaat 4” operasyonunun 14’üncü dalgasına ilişkin açıklamasını yayımladı. Açıklamada, Bahreyn’in Şeyh İsa bölgesindeki ABD hava üssü ana komuta ve karargah binasının 20 insansız hava aracı (İHA) ve 3 füzeyle hedef alındığı belirtildi. Öte yandan, Bahreyn’de sirenler çaldı, hava savunmaları aktif olduktan sonra patlama sesleri duyuldu. Misilleme saldırılarında isabet olup olmadığına ilişkin Bahreyn makamlarından açıklama yapılmadı.

    TRUMP, JCPOA’DAN 2018’DE ÇEKİLMESEYDİ İRAN’IN ÇOKTAN NÜKLEER SİLAHI OLACAĞINI SAVUNDU

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2015’te imzalanan JCPOA’dan 2018’deki tek taraflı çekilme kararını savundu. JCPOA’yı “korkunç” ve “şimdiye kadar giriştikleri en tehlikeli işbirliği” şeklinde nitelendiren Trump, ilk döneminde anlaşmayı tek taraflı feshetmeseydi “İran’ın nükleer silahlara üç yıl önce sahip olacağını” öne sürdü. Trump, bu konuda eski Başkan Barack Obama ve onun döneminde Başkan Yardımcısı görevindeki eski Başkan Joe Biden’ın suçlanması gerektiğini ifade etti.

    ABD BASINI: TRUMP, İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR KONUSUNDA KONGREYE BİLDİRİM GÖNDERDİ

    FOX News’ün ulaştığı mektuba göre, Trump, Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley’e gönderdiği bildirimde, saldırılarda ABD kara unsurlarının kullanılmadığını ve operasyonun sivil kayıpları en aza indirecek şekilde planlandığını savundu. Trump, mektubunda, talimatı üzerine ABD güçlerinin İran’daki çok sayıda hedefe hassas saldırılar düzenlediğini, gerekmesi halinde ilave adımlar atmaya hazır olunduğunu ifade etti. ABD’nin “hızlı ve kalıcı” barıştan yana olduğunu kaydeden Trump, buna karşın mevcut koşullarda askeri faaliyetlerin süresi ve kapsamının öngörülemediğine işaret etti. Trump, “Yönetimimin İran’ın kötü niyetli davranışlarına karşı diplomatik bir çözüm bulmak için defalarca çaba göstermesine rağmen, ABD’ye ve müttefikleri ile ortaklarına yönelik tehdit katlanılamaz hale geldi.” ifadesini kullandı. Haberde, söz konusu bildirimde Trump’ın, bu askeri adımı ABD çıkarlarını koruma sorumluluğu çerçevesinde attığını belirttiği aktarıldı.

    ABD, ORTA DOĞU’DAKİ VATANDAŞLARINA BULUNDUKLARI ÜLKELERDEN AYRILMA ÇAĞRISI YAPTI

    ABD Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlerinden Sorumlu Müsteşarı Mora Namdar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, bakanlığın Orta Doğu’daki ülkelere yönelik güvenlik uyarısını güncelledi. Namdar, Orta Doğu’daki 15 ülkedeki ABD vatandaşlarına “ciddi güvenlik riskleri” nedeniyle bulundukları ülkelerden bir an önce ayrılmaları konusunda çağrı yaptı. Paylaşımda yer verilen görselde ilgili ülkelerin Bahreyn, Mısır, İran, Irak, İsrail, Filistin, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen olduğu belirtildi.

    KATAR, İRAN’DAN GELEN 145 HAVA UNSURUNDAN 127’SİNİN ENGELLENDİĞİNİ AÇIKLADI

    Katar Savunma Bakanlığı, İran’ın misilleme saldırılarından bu yana toplam 145 hava unsurunun tespit edildiğini ve bunlardan 127 tanesinin engellendiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, saldırıların başlangıcından bu yana 3 seyir füzesi, 101 balistik füze, 39 insansız hava aracı (İHA) ve 2 SU-24 savaş uçağı olmak üzere toplamda 145 hava unsurunun tespit edildiğini ve söz konusu unsurlardan 3 seyir füzesi, 98 balistik füze, 24 İHA ve 2 SU-24 savaş uçağı olmak üzere toplamda 127 tanesinin hava savunma sistemleri tarafından engellendiği belirtildi. Açıklamada, Katar Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için tam kapasite ve imkana sahip olduğu vurgulanarak, her türlü dış tehdide karşı kararlılıkla karşılık verileceği kaydedildi.

    KATAR, BÖLGEDEKİ GELİŞMELER DOĞRULTUSUNDA KAMU ÇALIŞANLARININ UZAKTAN ÇALIŞMA UYGULAMASINI UZATTI

    Ülkede, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bakanlıklar, devlet kurumları ve kamu kuruluşlarındaki çalışanlar için 1 ve 2 Mart’ta uzaktan çalışma uygulamasına geçilmesi yönünde alınan kararda güncellemeye gidildi. Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliğinden yapılan yazılı açıklamada, bir sonraki emre kadar bakanlıklar ile diğer devlet ve kamu kurumlarındaki çalışanların uzaktan çalışacağı kaydedildi. Açıklamada askeri, güvenlik ve sağlık sektörlerindeki çalışanların yanı sıra iş yerinde bulunmaları gereken kişilerin bu karardan muaf olduğu aktarıldı.

    SUUDİ ARABİSTAN SAVUNMA BAKANLIĞI: RİYAD’DAKİ ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNE İHA SALDIRISI DÜZENLENDİ

    Suudi Arabistan Savunma Bakanlığından konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Riyad’daki ABD Büyükelçiliğinin ilk belirlemelere göre 2 İHA saldırısına uğradığı belirtilen açıklamada, saldırı sonucu binada ufak çaplı yangın çıktığı ve maddi hasar oluştuğu kaydedildi. Öte yandan, ABD Büyükelçiliğinin Amerikan merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan’da ikamet eden ABD vatandaşlarına bulundukları yerde kalmaları çağrısı yapıldı.

    SUUDİ ARABİSTAN, İKİ KENTTE 8 İNSANSIZ HAVA ARACININ İMHA EDİLDİĞİNİ AÇIKLADI

    Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. Maliki, başkent Riyad ile El-Harc kentleri yakınlarında 8 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini aktardı ancak başka ayrıntı vermedi. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığından daha önce yapılan açıklamada, Riyad’daki ABD Büyükelçiliğine 2 İHA ile saldırı olduğu ve binada ufak çaplı yangın çıktığı belirtilmişti. Öte yandan, Kuveyt ordusundan yapılan yazılı açıklamada, ülkenin hava sahasında gece geç saatlerde tespit edilen füze ve İHA’lara müdahale edildiği aktarıldı. Açıklamada, füze ve İHA’ların nereden atıldığına ilişkin bilgi verilmedi.

    ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBİO: SONRAKİ AŞAMA İRAN İÇİN ŞU ANKİNDEN DAHA ZORLU OLACAK

    ABD Kongresinde katıldığı toplantının ardından basın mensuplarına İran gündemini değerlendiren Rubio, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını savundu. Rubio, İran’ın hem ABD hem de İsrail için “acil ve yakın bir tehdit” olduğunu iddia ederek, “Kesinlikle acil bir tehdit vardı. İran’ın saldırıya uğradığı takdirde, ki (İsrail tarafından) saldırıya uğrayacağına inanıyorduk, onların hemen bizim peşimize düşeceğini biliyorduk. Biz de oturup yanıt vermeden önce saldırıyı sindirmeyecektik.” diye konuştu. Rubio’nun, İsrail’in İran planları ile ilgili sözleri ise “İran’la savaşa ABD’yi İsrail mi teşvik etti” yönündeki tartışmaları alevlendirdi.

    RUBİO’DAN İTİRAF GİBİ İSRAİL AÇIKLAMASI

    İsrail’in İran’a saldıracağını bildiklerini kabul eden Rubio, şunları söyledi: “Onların başka bir ülke (İsrail) tarafından saldırıya uğradıktan sonra bize ilk darbeyi vurmasını bekleyemezdik… İsrail onlara saldırdı, ardından onlar da (İran) bize ilk saldırdı ve biz onların bize saldırmasını bekledik, bu durumda daha fazla kayıp ve ölüm yaşardık. Onların bize daha fazla hasar vermesini önlemek için proaktif bir şekilde savunma amaçlı harekete geçtik.” Askeri saldırıların devam edeceği mesajını veren Rubio, “Henüz ABD ordusunun en sert vuruşu yapılmadı. Sonraki aşama İran için şu ankinden daha zorlu olacak. Peki bu ne kadar sürecek? Ne kadar süreceğini bilmiyorum. Hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşmayı istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Rubio, İran’a yönelik saldırılarının temel amaçlarından birinin, Tahran’ın balistik füze kapasitesini yok etmek olduğuna dikkati çekerek, “Uzun zamandır yapmaya çalıştıkları şey, bir kalkan olarak konvansiyonel silah kapasitesi oluşturmaktır.” değerlendirmesini yaptı. ABD Dışişleri Bakanı, İran’ın her ay yaklaşık 100 füze ürettiğini iddia ederek, buna karşılık ayda yalnızca 6-7 hava savunma füzesi üretilebildiğini vurguladı ve İran’ın füze üretim sistemlerine işaret etti. Rubio, İran’da rejim değişikliği konusunda ne düşündüğü ile ilgili bir soruya, “Her ne kadar orada yeni bir rejim görmek istesek de asıl nokta şu, bundan bir yıl sonra ülkeyi kim yönetirse yönetsin, bizi tehdit edecek bu balistik füzelere sahip olmayacaklar.” yanıtını verdi. İsrail’in İran’da bir okulu hedef almasına yönelik bir soruyu yanıtlayan Rubio, kendilerinin kasıtlı olarak sivilleri hedef almadıklarını ancak İran’ın sivilleri hedef aldığını savundu.

    ABD’NİN İRAN’A SALDIRILARINDA ASKERİ KAYBININ TAMAMI KUVEYT’TE GERÇEKLEŞTİ

    CBS News’e konuşan bir ABD yetkilisi ve konuyla ilgili bilgi sahibi diğer bir kaynak, İran’a saldırılarında 6 Amerikan askerinin hayatını nerede kaybettiğine ilişkin detaylı bilgileri paylaştı. İsminin gizli tutulması şartıyla konuşan kaynaklar, 6 Amerikan askerinin tamamının, İran’ın misilleme saldırısı sonucu Kuveyt’te öldüğünü belirtti. Pentagon, aile yakınlarına haber verilme süreci henüz tamamlanmadığı için söz konusu Amerikan askerlerinin kimliklerini henüz açıklamadı. Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik “büyük çaplı muharebe operasyonlarının devam ettiği” bilgisini paylaştı.

    KUVEYT, BİR ASKERİNİN DAHA “GÖREVİNİ YERİNE GETİRDİĞİ SIRADA” ÖLDÜĞÜNÜ AÇIKLADI

    Kuveyt ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Çavuş Abdulaziz Abdulmuhsin’in vatani görevini yerine getirirken dün akşam saatlerinde hayatını kaybettiği belirtildi. Böylece, Deniz Kuvvetlerinden hayatını kaybeden asker sayısı 2’ye yükselmiş oldu. Açıklamada, askerlerin hayatını kaybetmesine neden olan saldırıları kimin düzenlediğine ilişkin bilgi verilmedi. İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriyor. Tahran, söz konusu saldırılarda “belirli ülkeleri hedef almadığını”, yalnızca bölgedeki ABD üslerini vurduğunu açıklasa da saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca havaalanları, limanlar ve farklı binalarda hasara yol açtı.

    KUVEYT: İRAN’IN MİSİLLEME SALDIRILARININ BAŞINDAN BU YANA 27 ORDU MENSUBU YARALANDI

    Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Suud el-Atvan’ın konuya ilişkin açıklaması Kuveyt haber ajansı KUNA’da yer aldı. Atvan, İran’ın, İsrail-ABD saldırılarına karşı bölgede düzenlediği misilleme saldırılarının başından bu yana Kuveyt ordusu mensubu 27 kişinin yaralandığını, bunlardan 2’sinin tedavi altında olduğunu belirtti. Kuveyt hava sahasında 178 balistik füze ile 384 İHA tespit edildiğini aktaran Atvan, bunların etkisiz hale getirildiğini vurguladı. Atvan, silahlı kuvvetlerin yüksek teyakkuz halinde olduğunu ve gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydederek, vatandaşlara ve ülkede ikamet edenlere resmi kaynaklardan bilgi alma ve sosyal medyada asılsız haber ve videolar yaymama çağrısı yaptı.

    BAE, İRAN’DAN FIRLATILAN BALİSTİK FÜZELERİ ENGELLEDİĞİNİ DUYURDU

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, İran’dan fırlatılan balistik füzelere karşı koyulduğu aktarıldı. Açıklamada, Savunma Bakanlığının, ülke topraklarının korunması ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için tüm tehditlerle başa çıkmaya hazır olduğu vurgulandı.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu. >>>AA