Kategori: Asayiş

  • Bir günlük bebeğinin yanında ölümle burun buruna geldi!

    Bir günlük bebeğinin yanında ölümle burun buruna geldi!

    “Daha bebeğime isim koymadan ölecektim”

    Olay, 25 Şubat Pazar günü yaşandı. Yaşadığı korku dolu anları anlatan baba Tuncay Erdoğan, trafikte selektör yaparak kendisini taciz eden sürücüye yol vermesine rağmen kurtulamadığını belirtti. Yanında hastası ve bir günlük bebeği olduğunu söylemesine rağmen saldırganın argo kelimelerle üzerine yürüdüğünü ifade eden Erdoğan, “Sağ eliyle belindeki silahı çekip bana doğrulttu. O an öleceğimi hissettim, çok korktum. Eşim yanımda ağlamaya başladı” dedi.

    Kendi imkanlarıyla kaydetti, silahı saklamaya çalıştı

    Saldırganın silahı doldur-boşalt yaparak kendisine doğrulttuğunu gören Erdoğan, o anları cep telefonu kamerasıyla kayıt altına almaya başladı. Kaydı fark eden şüpheli B.V., silahı gizlemeye çalışsa da mermiyi namluya sürdüğü anlar görüntülere yansıdı. Erdoğan, “Telefonu çıkarınca silahı sakladı ama o esnada şarjörü çekince mermi attığını zaten gördük” diyerek yaşadığı travmayı dile getirdi.

    Emniyet yakaladı, yargı serbest bıraktı

    Olayın ardından Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçerek şüpheli B.V.’yi olayda kullandığı silahla birlikte yakaladı. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Yeni doğan bebeğiyle en mutlu gününde ölüm tehdidi alan ailenin yaşadığı bu mağduriyet, sosyal medyada ve kamuoyunda büyük tepki topladı.>>>İHA

  • Bu bebeği bu hale, bu cani getirdi!

    Bu bebeği bu hale, bu cani getirdi!

    Sopa ile darp ve ağır yaralama: Ceza belli oldu

    Sarayköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık Süleyman Danış’ın eylemi silah sayılan sopa ile gerçekleştirdiği, mağdurun kendini savunamayacak durumda olduğu ve çocukta kemik kırığına yol açtığı vurgulandı. Mahkeme heyeti, Danış’ı “kasten yaralama” suçundan 8 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırdı. Olay sırasında sevgilisinin şiddetine engel olmayan anne Satı Buse D. ise “alt soya karşı kasten yaralama” suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezası aldı.

    Sağ gözünü kaybetme riskiyle yoğun bakıma alınmıştı

    1 Mayıs 2025’te meydana gelen kan dondurucu olayda, uyuşturucu kullandığı öne sürülen Süleyman Danış’ın 2 yaşındaki Aren’i feci şekilde darp ettiği ortaya çıkmıştı. Hastaneye kaldırılan bebeğin sağ kolunda kırık tespit edilmiş, yüzündeki ağır travma nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski oluşmuştu. Günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren küçük çocuk, tedavisinin ardından devlet korumasına alınarak cani sevgiliden ve ihmalkâr anneden uzaklaştırılmıştı.

    Avukat isyan etti: “Bu kasten öldürmeye teşebbüstür”

    Kararın ardından açıklama yapan Aren bebeğin avukatı Ecem Çağatay, cezaları az bularak davayı istinafa taşıyacaklarını duyurdu. Çağatay, sanığın sadece yaralamadan değil, “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanması gerektiğini savundu. Annenin de tüm süreçten haberdar olduğunu ve suça göz yumduğunu belirten avukat, hukuki mücadelenin üst mahkemelerde devam edeceğini vurguladı.>>>İHA

  • Bin yıl sürecek dedikleri utanca mahkûm oldular: Eğitim Bir Sen’den 28 Şubat için sert eleştri

    Bin yıl sürecek dedikleri utanca mahkûm oldular: Eğitim Bir Sen’den 28 Şubat için sert eleştri

    Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Mustafa Arslan, ”Siyonist güdümlü ihanet şebekesinin millî iradeyi yok etmek amacıyla 29 yıl önce gerçekleştirdiği meşum 28 Şubat darbesini unutmadık, unutturmayacağız. O tarihin çöp sepetine süpürülmüş günlerin özlemi ile bugün bile millet iradesini yok sayan her türlü nafile girişimi, en açık dil, en net tavırla bir kez daha kınıyoruz.

    Dönemin askeri vesayet kurumu olan Milli Güvenlik Kurulu, 28 Şubat 1997’de aldığı muhtıra niteliğindeki kararları Refah-Yol hükûmetine imzalaması ve uygulaması için dayattı. Millet iradesine balans ayarı yapma gayreti olan 28 Şubat darbesi, özünde millete, milletin değerlerine ve milletin iradesine yönelmiş bir darbedir. Bütün darbeler gibi 28 Şubat da bir mühendislik projesidir ve toplumu, siyaseti, idareyi, inancı, ticareti, ekonomiyi, yargıyı, eğitimi, kısacası hayatın tüm alanlarını dizayn etmeyi amaçlamıştır.

    28 Şubat darbesi ile milletin iradesi ve değerleri kamusal alandan çıkartılmaya çalışılmıştır. Darbecilerin ‘bin yıl sürecek’ hülyası ile gerçekleştirdikleri zulümler ülke ekonomisinde ve milletin belleğinde onulmaz yaralar açmıştır.

    Türkiye’nin kendi medeniyet iklimine ve değerlerine dönmesinden, ayakları üstünde durmasından rahatsız olan 28 Şubatçı ihanet şebekesi, asker, yargı, siyaset, medya, iş çevreleri ve kimi sözde sivil toplum örgütlerindeki iş birlikçileri bir dizi yasa dışı ve gayrimeşru uygulamayı zorbaca devreye soktular. Milletin kaynak ve imkânlarıyla alınan silahların namlularını alçakça millete doğrulttular. Millet iradesiyle işbaşına gelmiş siyasi iktidarı zor kullanarak düşürdüler; millî iradeyi gasbettiler.

    Dönemin genelkurmay ikinci başkanı Çevik Bir’in talimatıyla, tankları Ankara/Sincan’da yürüterek millete gözdağı verdiler. Apoletli kabadayılar ve Karadayı’lar tehdit ve talimatlarla kimi siyasileri, medyayı ve yüksek yargı mensuplarını yöneterek ve yönlendirerek, milletin karşısına diktiler. Sözde hukukçular brifinglere göre karar vererek darbenin en büyük destekçisi oldu. ‘Batı Çalışma Grubu’ adı verilen cunta tarafından siyaset, eğitim, ekonomi, sosyal hayat sıkı gözetim altına alındı, yaklaşık 6 milyon insan fişlendi.

    ‘Beşli çete’ olarak tarihe geçen bazı sözde sendika ve meslek odaları darbeye toplumsal taban ve destek üreten rolü üstlendi. TÜSİAD başta olmak üzere komprador baronlar, Anadolu sermayesini dava etmek için darbecilerle birlikte hareket etti.

    Fikir, düşünce ve ifade hakları kısıtlandı, özellikle kamuda hatta özel sektörde başörtü yasaklandı. Faşist bir uygulama olarak üniversite girişlerine turnikeler konuldu, ikna odaları açıldı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitimle imam hatiplerin orta kısımları kapatıldı. Katsayı uygulaması ile meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girmeleri imkânsız hâle getirildi. İnsanlar inançlarından vazgeçirilmeye, belli bir hayat tarzını benimsemeye zorlandılar. Daha çok kamu görevlileri olmak üzere insanlar, sakallarından, namazlarından, başörtülerinden dolayı soruşturma geçirdiler. Yeşil sermaye yaftasıyla finans ve para sınıflandırılarak üzerinde ideolojik tahakküm kuruldu. Piyasa bozuldu, bankalar soyuldu. Partilere, vakıflara, derneklere, Kur’an kurslarına baskınlar yapıldı, yöneticileri tutuklandı. Demokratik siyasete izin verilmedi. Darbeye karşı olan siyasilerin politik faaliyetleri yasaklandı. Basın temsilcileri, sendika ve sivil toplum örgütleri, sanatçılar Genelkurmay’a götürülerek darbedeki görevleri telkin ve kontrol edildi. Gazete manşet ve yazıları Çevik Bir’in emri altındaki Batı Çalışma Grubu tarafından belirlendi, denetlendi.

    Bu süreçte, söylem ve slogana geldiğinde özgürlük ve demokrasi yalanını bolca savuran kimi sendika görünümlü yapılar, darbecilerin dayatmacı provokasyonlarını kitleleri nezdinde meşru hâle getirmenin, toplumu manipüle etmenin aracına dönüştüler.

    İnancının gereğini yerine getirmeye çalışan insanları fişlediler, yargıladılar, sürgüne gönderdiler, hapsettiler, meslekten attılar; eğitimlerine, işlerine son verdiler, hülasa bütün bir milleti mağdur ettiler. Trajikomik olanı ise bin yıl süreceği söylenen bütün bu alçaklık ve zulümler, resmî ideoloji, laiklik, çağdaşlık adına, ‘irtica’ diye yaftaladıkları millî ve medeniyet değerlerimize karşı yaptılar.

    Yasakların sıradan, özgürlüklerin sıra dışı olduğu, ülkenin ve milletin karanlığa itildiği dönem, zamanın oportünist cumhurbaşkanı ağzından ‘İşte çağdaş Türkiye bu’ diyerek takdim edildi.

    28 Şubatçıların zorbalığından en fazla etkilenen sendika olarak, milletten, haktan, emekten yana onurlu, dik duruşumuzdan taviz vermedik; yasakçı zihniyet ve tutumlara karşı alanlarda sıkı bir mücadele verdik. Süreçten olumsuz etkilenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için yoğun çalışmalar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

    28 Şubat darbecileri ihanetlerinin bedelini ödediler; yargılandılar. İhanetin elebaşı kimi sözde generaller ve diğer çete üyeleri, rütbeleri sökülerek, hapsi boyladılar. Ceza olarak bu aşağılanmadan daha kötüsü, milletin vicdanında mahkûm olmalarıdır. Onları ne millet ne tarih ne hakikat affedecektir. Milletimiz onları ‘bin yıl sürecek’ utanca mahkûm etmiştir.

    Eğitim-Bir-Sen olarak, özellikle medya, siyaset, finans ve ekonomi ayaklarının tamamıyla aydınlığa kavuşturulmasının, 28 Şubat’a ve darbelere karşı direnç ve direniş bilincini artıracağına inanıyoruz.

    Biz her zaman sivil iradeden, özgürlüklerden ve adaletten yana olduk. Bunun için 28 Şubat’la hesaplaşmanın, yasakların kaldırılmasının, özgürlük alanlarının genişletilmesinin mücadelesini verdik. Aynı azim ve kararlılıkla vesayete, darbeci güçlere karşı mücadeleyi, aynı ülke acıları bir daha yaşamasın diye sürdürdük, sürdüreceğiz. 29 yıl geçse de milletimize büyük ezalar çektirmiş ve büyük kayıplara yol açmış 28 Şubat darbesini unutmayacak, unutturmayacağız.” ifadelerini kullandı.

  • Acı son: Alzaymır hastası yaşlı adamdan kötü haber geldi!

    Acı son: Alzaymır hastası yaşlı adamdan kötü haber geldi!

    85 kişilik dev ekip seferber oldu

    Yedibağ Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra geri dönmeyen alzaymır hastası Ömer Köksal için ailesi kayıp başvurusunda bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen AFAD, UMKE ve jandarmadan oluşan 85 kişilik arama kurtarma ekibi, yaşlı adamı bulabilmek için 4 kilometrelik bir alanı titizlikle taradı.

    ELAZIĞ’IN AĞIN İLÇESİNDE KAYBOLAN YAŞLI ADAMIN 2 KİLOMETRE UZAKLIKTA CESEDİ BULUNDU (ERKAN BAY – HÜSEYİN KABUKÇU/ELAZIĞ-İHA)
    Elazığ’ın Ağın ilçesinde kaybolan yaşlı adamın cansız bedeni evine 2 kilometre uzaklıktaki bahçelik bir alanda bulundu.

    Cansız bedeni bahçelik alanda bulundu

    Yapılan yoğun çalışmaların ardından Ömer Köksal’ın cansız bedenine, evinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki bahçelik bir alanda ulaşıldı. Talihsiz yaşlı adamın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Fırat Üniversitesi morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.>>>İHA

  • Gencecik öğretmenin hayalleri yarım kaldı!

    Gencecik öğretmenin hayalleri yarım kaldı!

    Olay, 25 Şubat günü İncivez Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde yaşandı. 75 yaşındaki M.F.C.’nin kullandığı hafif ticari araç, başka bir otomobile akü takviyesi yaptığı sırada aniden hareket ederek kontrolden çıktı. Savrulan araç yol kenarındaki çöp konteynerine çarptı; çarpmanın şiddetiyle fırlayan konteyner ise o sırada durakta otobüs bekleyen Melike Arıkan ve diğer yayalara çarparak faciaya neden oldu.

    Hastanede iki günlük yaşam savaşı

    Kazada genç öğretmenle birlikte babası Mehmet Arıkan ve iki kişi daha yaralanarak Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu kritik olan ve yoğun bakıma alınan Melike Arıkan, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Kazada yaralanan babasının ve diğer iki kişinin tedavilerinin ise hastanede devam ettiği bildirildi.

    Memleketinde son yolculuğuna uğurlanacak

    Öğretmenlik mesleğine henüz yeni başlayan ve Zonguldak’a umutlarla gelen Melike Arıkan’ın cenazesi, işlemlerinin ardından memleketi Düzce’nin Yığılca ilçesine gönderildi. Genç öğretmenin vefatı sonrası adli makamların kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü hakkında başlattığı soruşturma sürüyor.>>>İHA

  • Jandarmadan Gökçek Köyü’nde nokta operasyon

    Jandarmadan Gökçek Köyü’nde nokta operasyon

    “Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Sebep Olma” suçundan hakkında 8 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.D.A. isimli şahıs, yapılan titiz takip sonucu yakalandı. Gözaltına alınan hükümlü, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Jandarma yetkilileri, kamu düzeninin sağlanması ve aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini bildirdi. >>>Haber Merkezi

  • Kağıt üstünde savaş bitti bile: Pakistan ve Afganistan askeri gücü arasındaki uçurum korkutuyor

    Kağıt üstünde savaş bitti bile: Pakistan ve Afganistan askeri gücü arasındaki uçurum korkutuyor

    Pakistan nükleer gücü ve dev ordusuyla öne çıkıyor

    Pakistan Silahlı Kuvvetleri, yaklaşık 654 bin aktif askere ve 550 bin yedek personele sahip devasa bir orduyu komuta ediyor. Kara gücünde 2 bin 500’ün üzerinde tank ve 12 bini aşkın zırhlı araç bulunduran Pakistan, asıl farkı hava gücünde atıyor. Envanterinde 70-75 adet F-16 ve 150’nin üzerinde JF-17 dahil olmak üzere toplamda 400’den fazla savaş uçağı yer alıyor. Ayrıca Pakistan’ın sahip olduğu tahmini 160-170 nükleer başlık, ülkeye stratejik bir dokunulmazlık sağlıyor.

    Afganistan tarafında düzenli ordu yapısı bulunmuyor

    Afganistan’da 2021 yılından sonra klasik devlet ordusu yapısı fiilen sona ermiş durumda. Taliban yönetiminin elinde, bölgesel komutanlıklardan oluşan ve sayıları 150 bin ile 200 bin arasında değişen düzensiz bir savaşçı grubu bulunuyor. ABD’nin çekilmesiyle ele geçirilen bazı zırhlı araçlar ve hafif silahlar olsa da, operasyonel bir hava gücü Pakistan ile kıyaslanamayacak kadar sınırlı kalıyor.

    Hava gücü ve bütçede Pakistan açık ara üstün

    İki ülke arasındaki en büyük fark hava sahasında ve ekonomik kapasitede görülüyor. Pakistan yıllık 7-8 milyar dolarlık düzenli bir savunma bütçesine sahipken, Taliban yönetiminin uluslararası alanda kabul görmüş bir bütçesi bulunmuyor. Afganistan güçleri daha çok gerilla taktikleri ve asimetrik savaş yöntemleriyle sahada direnç göstermeye çalışıyor.

    Savunma uzmanları Pakistan’ın teknolojik ve sayısal olarak üstün olduğunu ancak Taliban güçlerinin zorlu coğrafi avantajları ve düzensiz savaş deneyimiyle direnç gösterebileceğini ifade ediyor.>>>HABER MERKEZİ -AA

  • Sınır hattında kanlı hesaplaşma: İki ülke arasında açık savaş dönemi başladı

    Sınır hattında kanlı hesaplaşma: İki ülke arasında açık savaş dönemi başladı

    Karşılıklı bilançolar korkutucu boyuta ulaştı

    Savaşın ilk saatlerinde her iki taraftan gelen veriler, yaşanan çatışmanın şiddetini gözler önüne seriyor. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlarda Afgan tarafında 133 kişinin hayatını kaybettiğini ve 200’den fazla kişinin yaralandığını öne sürdü. Öte yandan Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, misilleme operasyonlarında 55 Pakistan askerinin öldüğünü ve 23 askerin cansız bedeninin ele geçirildiğini iddia etti.

    Taliban Afganistan’ı Hindistan’ın kolonisi yaptı suçlaması

    Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Taliban yönetimine yönelik sert suçlamalarda bulundu. NATO güçlerinin çekilmesinin ardından Afganistan’da barışın sağlanacağı beklentisinin boşa çıktığını savunan Asıf, “Taliban, Afganistan’ı Hindistan’ın bir kolonisi haline getirdi” ifadelerini kullandı. Pakistan tarafı, diplomasi yürütme çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek, “Artık sabrımız taştı, Afganistan ile açık savaşa girdik” açıklamasını yaptı.

    Hava operasyonları ile stratejik hedefler vuruldu

    Gece saatlerinde Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar, Kabil ve Kandahar şehirlerinde belirledikleri hedefleri hava saldırılarıyla vurdu. Pakistan kaynakları, yapılan operasyonlar kapsamında 27 mevziinin imha edildiğini ve 9 kritik noktanın ele geçirildiğini öne sürdü. Afganistan yönetimi ise Pakistan’a karşı kapsamlı bir harekat başlattıklarını duyurarak sınır hattındaki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.>>>AA

  • Bahçelerde bahar mesaisi başladı!

    Bahçelerde bahar mesaisi başladı!

    Ağaçlar yaza böyle hazırlanıyor

    Yaz mevsiminin ayak seslerinin duyulmasıyla birlikte meyve bahçelerinde ve parklarda hummalı bir çalışma başladı. Uzmanlar, ağaçların formunu korumak ve gençleşmesini sağlamak amacıyla yapılan budama işlemlerinin tam zamanı olduğunu belirtiyor. Doğru teknikle budanan ağaçların, yaz aylarında hem gölge hem de meyve açısından çok daha cömert olacağı ifade ediliyor.

    Doğanın canlanma vakti

    Güneşin ısıtmaya başladığı şu günlerde doğadaki canlanma her köşede hissediliyor. Ağaçların budanmasıyla başlayan bu hazırlık süreci, toprakla uğraşmayı sevenler için de baharın müjdecisi oldu. Sokaklarda ve tarlalarda başlayan bu hareketlilik, yaklaşan bereketli günlerin habercisi olarak yorumlanıyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Restorandan çalınan bıçakla Dubai planı: Karakoç cinayetinde kan donduran hazırlık!

    Restorandan çalınan bıçakla Dubai planı: Karakoç cinayetinde kan donduran hazırlık!

    Önce yemek yedi sonra bıçağı çaldı

    Korkunç olayın perde arkasındaki detaylara göre Fethi Şancı, Aysel Karakoç ile birlikte gittikleri restoranda yemek yedikten sonra masadaki bıçağı gizlice çaldı. Bu bıçakla eski sevgilisini 5 yerinden bıçaklayarak öldüren zanlının, olaydan sonra izini kaybettirmek için büyük bir hazırlık içinde olduğu belirlendi.

    Kaçış rotası dubai olarak belirlenmiş

    Cinayeti işledikten sonra yakalanmamak için harekete geçen Şancı’nın, Dubai’ye kaçmak üzere çoktan uçak bileti aldığı tespit edildi. Ancak planları tutmayan zanlı, güvenlik güçleri tarafından yakalanarak adalete teslim edildi.

    Ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Hazırlanan iddianamede, barışma vaadiyle kandırılan Aysel Karakoç’un katili için “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” talep edildi. Mahkeme süreci devam ederken, restorandan bıçak çalınması ve önceden alınan uçak bileti, cinayetin tasarlanarak işlendiği delilleri arasına girdi.>>>HABER MERKEZİ

  • Sokak ortasında bıçaklı kavga: Kız kardeşinin yanındaki genci öldürdü!

    Sokak ortasında bıçaklı kavga: Kız kardeşinin yanındaki genci öldürdü!

    Tartışma cinayetle bitti

    Olay, dün akşam saat 23.38 sıralarında Karadeniz mahallesi 1137 sokakta yaşandı. İddiaya göre Serhat K. (25), kız kardeşi ile birlikte gördüğü Murat Yaşar (25) ile sokak üzerinde tartışmaya başladı. Öfkesine hakim olamayan Serhat K., yanındaki bıçakla Murat Yaşar’ı bacaklarından yaraladı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

    Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Ağır yaralı olarak Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Murat Yaşar, doktorların yoğun çabasına rağmen hayata tutunamadı. Olay yerinden kaçan şüpheli Serhat K.’nın ise kısa süre sonra Şehit Gökhan Topçu Polis Merkezi Amirliği’ne giderek suç aletiyle birlikte teslim olduğu öğrenildi.

    Komşular şaşkınlık içinde

    Mahalle sakinlerinden İsmail Arabacı, yaşanan dehşeti anlatırken aileyi tanıdığını ancak böyle bir olayı beklemediklerini dile getirdi. Arabacı, “Arkadaş oldukları için olmuş diyorlar. Tanıdığımız insanlardı, bir kötülüklerini görmemiştik, çok şaşkınız” ifadelerini kullandı. Polis ekiplerinin olayla ilgili başlattığı geniş çaplı soruşturma devam ediyor.>>>İHA

  • Garipçe köyünde traktör kazası: Faciadan bakın nasıl kurtuldu!

    Garipçe köyünde traktör kazası: Faciadan bakın nasıl kurtuldu!

    Ölümle burun buruna geldi

    Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Garipçe köyünde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, İ.C. idaresindeki 03 BK 778 plakalı traktör, tarlada seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıktı. Traktörün hızla ağaçlık alana doğru savrulduğunu gören sürücü, aracın devrileceğini anlayınca büyük bir soğukkanlılıkla yerinden atladı.

    Ağaçlar traktörü durdurabildi

    Kontrolden çıkan traktör, tarladaki ağaçlara çarparak durabildi ve çarpmanın etkisiyle yan yattı. Aracın üzerinden atlayan sürücü İ.C. ise yere düşerek yaralandı. Kazayı gören köylülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, şoka giren ve vücudunda yaralanmalar olan sürücüyü ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı.

    Jandarma soruşturma başlattı

    Kazada traktörde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, sürücünün atlayarak kurtulması olası bir can kaybının önüne geçti. Jandarma ekipleri kazanın meydana geldiği tarlada incelemelerde bulunarak olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Afyon’da feci kaza: Otomobil şarampole uçtu!

    Afyon’da feci kaza: Otomobil şarampole uçtu!

    Direksiyon hakimiyeti kaybolunca duramadı

    Kaza, Çay ilçesine bağlı Derecine köyü yakınlarında meydana geldi. D.B. yönetimindeki 35 BHY 589 plakalı otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrulmaya başladı. Yoldan çıkan araç, taklalar atarak şarampole devrildi.

    Ekipler seferber oldu

    Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hurdaya dönen araç içerisinde bulunan sürücü D.B. ile yanında yolcu olarak bulunan A.S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla en yakın hastaneye sevk edildi.

    İnceleme başlatıldı

    Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenilirken, jandarma ekipleri kazanın meydana geldiği bölgede detaylı inceleme yaptı. Aracın çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.>>>İHA 

  • Uçurumdaki cesetle ilgili kan donduran itiraf: “Dinamit öldürdü” dediler, çöpmüş gibi attılar!

    Uçurumdaki cesetle ilgili kan donduran itiraf: “Dinamit öldürdü” dediler, çöpmüş gibi attılar!

    Dokuz şüpheliden dördü tutuklandı

    Olayla ilgili derinleştirilen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aralarında maktulün eşi G.Ç. ve oğlu U.Ç.’nin de bulunduğu 5 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan isimlerin cinayet şüphesi ve delilleri karartma suçlamalarıyla yargılanacağı öğrenildi.

    Eşinden şoke eden itiraflar: “bir mezarı olsun istedim”

    Adli kontrolle serbest kalan eş G.Ç.’nin jandarmadaki ifadesi, olayın vahametini gözler önüne serdi. Şüphelilerden Atilla T.’nin kendisini tehdit ettiğini öne süren G.Ç., “Eşimin telefonundaki mesajları sildiler. Bana ‘kavga ettik, yanımdan ayrıldı, intihara meyilliydi’ diyerek ifade vermemi söylediler. Ne yaptıklarını sorduğumda, ‘Uçurumdan yolun kenarına attık’ dediler. İçim rahat etmedi, bir mezarı olsun istedim” şeklinde konuştu.

    Olayın şokuyla kabul ettim

    Yaşadığı dehşeti anlatan acılı eş, ilk etapta korku ve şok nedeniyle şüphelilerin yönlendirmelerini kabul ettiğini ancak daha sonra büyük bir pişmanlık duyarak şikayetçi olduğunu belirtti. Define kazısı sırasında kullanılan dinamitin patlaması sonucu ölen Çiftçi’nin, arkadaşları tarafından bir “çöp” gibi uçuruma terk edilmesi, ilçede büyük yankı uyandırdı.

  • Gazze’de can kaybı 72 bin 82’ye yükseldi

    Gazze’de can kaybı 72 bin 82’ye yükseldi

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli bahanelerle Gazze’de saldırılarını sürdürüyor. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, son 24 saatte gerçekleştirdiği saldırılarda 3 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı belirtildi. Önceki saldırılarda ölen 6 Filistinlinin cenazesine de ulaşıldığı ancak hala enkaz altında cenazelerin bulunduğu aktarılan açıklamada, enkaz kaldırma çalışması yürüten sivil savunma ekiplerinin ekipman sıkıntısı da hatırlatıldı. Saldırıların başladığı Ekim 2023’ten beri iGazze’deki toplam can kaybının 72 bin 82’ye, yaralı sayısının 171 bin 761’e ulaştığı kaydedilen açıklamada, 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten bu yana 618 Filistinlinin öldüğü, 1663 kişinin yaralandığı, enkaz altından 732 kişinin cansız bedeninin çıkartıldığı ifade edildi.

    3 FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail’e ait bir İHA ile Han Yunus’un Mevasi bölgesindeki Bi’r 19 bölgesinde bir grup sivilin hedef alındığı saldırıda bir Filistinli yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı. Ölen Filistinlinin naaşı ve yaralılar Nasır Hastanesi’ne nakledildi. İsrail ordusunun Cibaliya Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu bir okulun yakınında ateş açması sonucu bir Filistinli yaralandı. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un Mevasi bölgesinde yer alan Bi’r 19 bölgesinde bir grup Filistinliyi insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldı. Söz konusu saldırıda yaşamını yitiren bir Filistinlin naaşı ile yaralanan siviller, Nasır Hastanesi’ne nakledildi. Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Dery el-Belah kentinde de İsrail askerlerinin düzenlediği saldırıda bir sivil hayatını kaybetti. İsrail ordusunun Cibaliya Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu bir okulun yakınında ateş açması sonucu bir Filistinli yaralandı. Yerel kaynaklar, İsrail’e ait bir savaş uçağının Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi’nin doğusunda hava saldırısı düzenlediğini aktardı. Görgü tanıklarına göre, İsrail Gazze kentinin doğusu başta olmak üzere Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki bölgelerde de topçu ateşi ve silahlı saldırılar gerçekleştirdi. Ayrıca İsrail, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusundaki bölgeleri hedef aldı.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA FİLİSTİNLİLERE AİT İKİ KATLI BİNAYI VE BİR KAFEYİ YIKTI

    İsrail ordusu işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait iki katlı binayı ve bir kafeyi yıktı, 23 evin yıkımı için ise tebligat gönderdi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail ordusuna ait buldozerler, Cenin kentinin güneyindeki Anza köyü girişinde bulunan iki katlı bir bina ile bir kafeyi “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıktı. İsrail güçleri, ana yolu ve köy girişini kapatarak Cenin’e çift yönlü araç trafiğini engelledi. Filistinli Muaz Avadi Abid, yıkılan binanın kardeşine ait olduğunu, zemin katında dükkanlar, üst katında ise depolar bulunduğunu söyledi. Abid, aylar önce verilen yıkım emrine karşı itiraz dilekçesi sunulmasına rağmen yıkımın önceden haber verilmeksizin gerçekleştirildiğini aktardı. İsrail ordusunun bu uyarıları “itiraz edilemez askeri emir” olarak değerlendirdiğini ifade eden Abid, bu uygulamaları Filistin halkının kendi topraklarında kalma kararlılığının bedeli olarak nitelendirdi ve İsraillilerin bölgede varlıklarını sürdürmek için yeni yapılar inşa etmeyi planladığını kaydetti.

    BEYTÜLLAHİM’DE 23 EVİN YIKIMI İÇİN TEBLİGAT GÖNDERİLDİ

    Öte yandan İsrail, Beytüllahim’in batısındaki Nahalin beldesinde “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla 23 evin yıkımı için tebligat gönderdi. Ev sahiplerine yıkım emirlerine itiraz için 24 saat süre verildi. Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Kuzey Ağvar’da bulunan Bardala köyünde ise 40 dönümden fazla alanı kapsayan 10 sera için yıkım tebligatları gönderildi. >>>AA

  • Gökyüzünde büyük kahramanlık: Şehit Binbaşı bakın ne yapmış!

    Gökyüzünde büyük kahramanlık: Şehit Binbaşı bakın ne yapmış!

    Otoyola 10 metre kala büyük fedakarlık

    İncelemelere göre Binbaşı Bolat, uçağın kontrolünü kaybettiği andan itibaren rotayı oldukça işlek olan otoyoldan uzaklaştırmaya çalıştı. Uçağın otoyola sadece 10 metre mesafede boş araziye düşmesi, yüzlerce sivilin hayatını tehlikeye atacak bir felaketi önledi. Şehit pilotun, uçağı son ana kadar terk etmeyerek yerleşim yerlerinden ve araç trafiğinden uzak tutmak için çabaladığı değerlendiriliyor.

    Paraşüt açılmaya vakit bulamadı

    Uçağın düşüşünden sadece saniyeler önce fırlatma koltuğunu kullanan Bolat’ın, zemine çok yakın olduğu için talihsizlik yaşadığı belirlendi. Paraşütün açıldığı ancak uçağın irtifasının çok düşük olması nedeniyle havayla dolmaya vakit bulamadığı anlaşıldı. Kahraman pilotun, saniyelerle ölçülen o kritik anda kendisinden önce çevredeki insanların can güvenliğini düşündüğü tescillendi.

    İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı

    Balıkesir 9. Ana Jet Üssü’nden kalkan ve gece saatlerinde düşen uçağın kahraman pilotu İbrahim Bolat, memleketi İzmir’de düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Kadifekale Şehitliği’ne defnedilen Bolat’ın mirası, arkasında bıraktığı bu büyük fedakarlık hikayesiyle hafızalara kazındı.>>>HABER MERKEZİ

  • Denizli yasta: Yaşam mücadelesini kaybetti

    Denizli yasta: Yaşam mücadelesini kaybetti

    Yağmurun kayganlaştırdığı yol felaketi getirdi

    Kaza, 18 Şubat tarihinde Acıpayam ilçesi Gölcük ile Alcı karayolu üzerinde meydana geldi. İhtiyaç sahiplerine hizmet götürmek için yola çıkan evde bakım hizmet aracı, yağışlı hava nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak bir kamyonla çarpıştı. Şiddetli çarpışmanın etkisiyle ağır yaralanan belediye personeli Kadriye Şakır, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından acilen hastaneye sevk edildi.

    Bir haftalık yaşam savaşı sona erdi

    Hastanenin yoğun bakım ünitesinde yedi gün boyunca yaşam savaşı veren Şakır’ın vefat haberi 25 Şubat’ta geldi. Fedakar personelin ölümü, ailesini ve mesai arkadaşlarını derin bir hüzne boğdu. Görevi başında geçirdiği kaza sonucu hayata veda eden Şakır, ardında gözü yaşlı sevenlerini bıraktı.

    Son yolculuğuna uğurlanıyor

    Kadriye Şakır’ın cenazesi, bugün öğle namazını müteakip Acıpayam ilçesi Hisar Mahallesi’nde düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak. Kazayla ilgili adli makamlarca başlatılan soruşturmanın ise titizlikle devam ettiği öğrenildi.>>>İHA

  • Trump’tan Müslümanları hedef alan karar: ”Derhal” dedi!

    Trump’tan Müslümanları hedef alan karar: ”Derhal” dedi!

    Kürsüde utanç atışması

    Kongre’deki konuşması sırasında Demokratları sınır güvenliği üzerinden eleştiren Trump, Amerikan hükümetinin önceliğinin yasa dışı göçmenler değil vatandaşlar olması gerektiğini savundu. Cumhuriyetçi kanat bu sözleri ayakta alkışlarken, oturmaya devam eden Demokratlara dönen Trump, “Kendinizden utanmalısınız” diyerek yüklendi. Bu sözlere en sert tepki Müslüman üye Ilhan Omar’dan geldi. Omar, “Amerikalıları öldürdünüz, asıl siz kendinizden utanmalısınız” diye seslenince genel kurulda sesler yükseldi.

    Geldikleri yere geri gönderilmeliler

    Yaşanan sözlü düelloyu sosyal medya hesabına taşıyan Donald Trump, protestocu vekilleri açıkça hedef gösterdi. Tlaib ve Omar’ın “sahtekar ve yolsuz” politikacılar olduğunu iddia eden Trump, bu kişilerin mümkün olan en kısa sürede “geldikleri yere” geri gönderilmeleri gerektiğini savundu. Trump’ın bu çıkışı, ABD vatandaşı olan seçilmiş vekillerin aidiyetini tartışmaya açtığı gerekçesiyle büyük tepki topladı.

    Beyaz saray ve demokratlar karşı karşıya

    Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk büyük krizlerinden biri olarak kayıtlara geçen bu olay, Washington’da kutuplaşmanın geldiği noktayı gözler önüne serdi. Demokrat kanattan yapılan ilk açıklamalarda, bir ABD başkanının seçilmiş vekilleri sınır dışı etmekle tehdit etmesinin anayasal bir kriz olduğu vurgulandı. Öte yandan, Müslüman kongre üyelerinin protestolarını sürdürecekleri ve geri adım atmayacakları belirtiliyor.

  • Sosyal medyadan tanışan iki erkek, buluştukları evde kan saçtı!

    Sosyal medyadan tanışan iki erkek, buluştukları evde kan saçtı!

    Çilingir yardımıyla girilen evde korkunç manzara

    Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi’nde yaşayan İlhan Çobanoğlu’ndan haber alamayan arkadaşları, durumu polise bildirdi. Çilingir marifetiyle girilen 3’üncü kattaki dairede, genç adamın 20’ye yakın bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği belirlendi. Antalya Emniyeti Cinayet Büro ekipleri, güvenlik kameralarını saniye saniye izleyerek 21 yaşındaki şüpheli Yusuf E.Ç.’yi olaydan sadece 2 saat sonra Aksu ilçesinde kıskıvrak yakaladı.

    ANTALYA’DA İNTERNETTE TANIŞARAK EVİNE GİTTİĞİ 26 YAŞINDAKİ GENCİ ÇIKAN TARTIŞMA SONUCU 20 YERİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN CİNAYET ZANLISININ, OLAY SONRASI ÖLEN GENCİN TELEFONUNU FOSEPTİK ÇUKURUNA ATTIĞI ORTAYA ÇIKTI. (İHA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da internette tanışarak evine gittiği 26 yaşındaki genci çıkan tartışma sonucu 20 yerinden bıçaklayarak ölümüne sebep olan cinayet zanlısının, olay sonrası ölen gencin cep telefonunu foseptik çukuruna attığı ortaya çıktı.

    Kapıda zorlama yok eşyalar kayıp

    Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, daire kapısında herhangi bir zorlama olmadığı ve anahtarın içeriden takılı olduğu saptandı. Ancak evde maktule ait cep telefonu ve cüzdan gibi değerli eşyaların bulunamaması, polis ekiplerini hırsızlık şüphesi üzerine yoğunlaştırdı.

    ANTALYA’DA İNTERNETTE TANIŞARAK EVİNE GİTTİĞİ 26 YAŞINDAKİ GENCİ ÇIKAN TARTIŞMA SONUCU 20 YERİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN CİNAYET ZANLISININ, OLAY SONRASI ÖLEN GENCİN TELEFONUNU FOSEPTİK ÇUKURUNA ATTIĞI ORTAYA ÇIKTI. (İHA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da internette tanışarak evine gittiği 26 yaşındaki genci çıkan tartışma sonucu 20 yerinden bıçaklayarak ölümüne sebep olan cinayet zanlısının, olay sonrası ölen gencin cep telefonunu foseptik çukuruna attığı ortaya çıktı.

    Delili foseptik çukuruna atmış

    Gözaltına alınan Yusuf E.Ç., ifadesinde dehşet anlarını itiraf etti. Sosyal medya üzerinden tanıştığı Çobanoğlu’nun evine gittiğini ve aralarında çıkan kavga sonrası cinayeti işlediğini söyleyen zanlı, maktulün cep telefonunu yanına alarak kaçtığını belirtti. Polisi şaşırtan itiraf ise telefonun akıbetiyle ilgili oldu; zanlı, cihazı Kepez ilçesinde bir foseptik çukuruna attığını beyan etti. Ekiplerin söz konusu çukurda yaptığı titiz arama sonucunda, cinayetin en önemli delillerinden biri olan telefon çamurların arasında bulundu.>>>İHA

    ANTALYA’DA İNTERNETTE TANIŞARAK EVİNE GİTTİĞİ 26 YAŞINDAKİ GENCİ ÇIKAN TARTIŞMA SONUCU 20 YERİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN CİNAYET ZANLISININ, OLAY SONRASI ÖLEN GENCİN TELEFONUNU FOSEPTİK ÇUKURUNA ATTIĞI ORTAYA ÇIKTI. (İHA/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da internette tanışarak evine gittiği 26 yaşındaki genci çıkan tartışma sonucu 20 yerinden bıçaklayarak ölümüne sebep olan cinayet zanlısının, olay sonrası ölen gencin cep telefonunu foseptik çukuruna attığı ortaya çıktı.

  • 15 yaşındaki çocuk ailesi tarafından ölü bulundu

    15 yaşındaki çocuk ailesi tarafından ölü bulundu

    Olay, Efeler Mahallesi 1407 Sokak üzerindeki bir sitede gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, apartmanın dördüncü katında ikamet eden Çetin I. (15) ailesi tarafından odasında asılı halde bulundu. Ailesinin yardım çığlıklarını duyan komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde Çetin I.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Acı haberi alan ailesi yasa boğulurken, olay yerine gelen yakınları da gözyaşlarına hakim olamadı. Çetin I.’nın cansız bedeni gerekli olay yeri inceleme çalışmalarının ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. >>>İHA

    AYDIN’IN EFELER İLÇESİNDE 15 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUK AİLESİ TARAFINDAN ÖLÜ OLARAK BULUNDU. (MURAT UÇKAÇ/AYDIN-İHA)
    Aydın’ın Efeler ilçesinde 15 yaşındaki bir çocuk ailesi tarafından ölü olarak bulundu.
    AYDIN’IN EFELER İLÇESİNDE 15 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUK AİLESİ TARAFINDAN ÖLÜ OLARAK BULUNDU. (MURAT UÇKAÇ/AYDIN-İHA)
    Aydın’ın Efeler ilçesinde 15 yaşındaki bir çocuk ailesi tarafından ölü olarak bulundu.
  • Filistinliler ramazanda da mezarlıklarda yaşama devam ediyor

    Filistinliler ramazanda da mezarlıklarda yaşama devam ediyor

    İsrail’in saldırılarında evlerin yüzde 90’ı yıkılması nedeniyle Gazze’deki 2 milyondan fazla Filistinlinin büyük çoğunluğu yerinden oldu. Yuvaları dağılan bu Filistinlilerin büyük bölümü derme çatma çadırlarda zor şartlar altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. İsrail’in yaklaşık 360 kilometre kareden oluşan Gazze topraklarının yarısından fazlasında işgal devam etmesi nedeniyle Filistinler bulabildikleri yerlere çadırlarını kurarak, barınmaya çalışıyor. Gazze’nin işgal altında olmayan kısımları adeta çadır kenti andırıyor. Yer olmaması nedeniyle Filistinliler yıkılan binaların enkazında bile çadır kurmuşlar. İsrail saldırılarında evleri yıkılan ve gidecek yer bulamayan bazı aileler ise mecbur kaldıkları için uzun süredir mezarlıkta çadırda yaşamaya çalışıyor. Filistinli aileler, başka ülkelerde çoğu insanın gece yakınından geçmeye çekindiği mezarlıklarda ramazan ayında kabirler arasında oruç tutuyor, sahur ve iftarlarını yapıyor.

    İSRAİL HAPİSHANESİNDEN KURTULDU MEZARLIKTA YAŞAMAYA BAŞLADI

    Han Yunus’taki bir mezarlıkta yaşayan Filistinli ailelerden biri de Mazin Yunus’un (45) 10 kişilik ailesi. Kalp hastası olan Yunus, Ekim 2023’te Gazze’ye saldırıların başladığı sırada işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil bölgesinde ailesinden uzakta çalışıyormuş. İsrail güçleri tarafından alıkonan ve hapse atılan Yunus, daha sonra serbest bırakılarak Gazze’ye gönderilmiş. Ofer Hapishanesi’nde elleri, ayakları ve gözlerinin bağlandığını ve işkence gördüğünü anlatan Yunus, ilk ramazanı İsrail hapishanesinde, diğer ikisini ailesiyle birlikte geçirdiğini belirtti. Paraları olmadığı ve gidecek yerleri bulunmadığı için 8 aydır kabristanda yaşadıklarını söyleyen Yunus, mezarda yaşamanın zorluklarını şöyle anlattı: “Akrep, yılan ve sineklerden çok çekiyoruz. Mezarların arasında yaşıyoruz ve korkuyoruz. Uykudan uyanıyorum, besmele çekiyorum. Cami yakında olmasına rağmen sabah namazı için giderken korkuyorum. Çocuklar gece tuvalete gitmek istediğinde korktukları için bizi uyandırıyor.”

    “MEZARDA YAŞAMAYA MECBURUZ”

    Gidecek yeri olmadığı için mezarlıkta yaşayan bir diğer aile de Hitam el-Galban’ın (64), kızı ve torunlarından oluşan ailesi. İsrail saldırılarında evlerinin yıkıldığını, bir yatak-döşek, tabak-çanak bile alamadıklarını kaydeden Galban, kızının yanına sığındığını anlattı. Yaktığı ateşte iftar için yemek hazırlayan Galban, “Mezarlıkta yaşamayı istiyor değiliz, buna mecburuz. Yatağım yok, yastığım yok, gaz yok, yoruldum artık. Şu an burada oturuyorum ama (soğuktan) titriyorum.” diyerek, kendilerini koruyacak bir barınak ve giysinin bile olmadığını dile getirdi. >>>AA

  • Mezuniyetine aylar kala gelen feci son: Bulgaristan’da can verdi!

    Mezuniyetine aylar kala gelen feci son: Bulgaristan’da can verdi!

    Lastik patlaması felaketi getirdi

    Kaza, Bulgaristan sınırları içerisinde seyir halindeki bir otomobilin lastiğinin aniden patlaması sonucu meydana geldi. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, savrularak şarampole yuvarlandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, eczacılık son sınıf öğrencisi Berk Eray Özcan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Araçta bulunan diğer 3 kişiden birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

    BULGARİSTAN’DA GEÇİRDİĞİ TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBEDEN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ BERK ERAY ÖZCAN (25) ÇANAKKALE’DE KILINAN CENAZE NAMAZIYLA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. (İHA/ÇANAKKALE-İHA)
    Bulgaristan’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Berk Eray Özcan (25), Çanakkale’de kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlandı.

    Memleketinde son yolculuk

    Genç yaşta hayata veda eden Özcan’ın naaşı, işlemlerinin ardından memleketi Çanakkale’ye getirildi. Şehitler Camisi’nde öğle namazını müteakip düzenlenen cenaze törenine Özcan’ın ailesi, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gözyaşlarının sel olduğu törenin ardından genç öğrenci, Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.>>>İHA

  • İnfaz edip havalimanından böyle kaçmışlar: Çinli iş adamı cinayetinde yeni görüntüler!

    İnfaz edip havalimanından böyle kaçmışlar: Çinli iş adamı cinayetinde yeni görüntüler!

    Kaçış anları saniye saniye kaydedildi

    Ortaya çıkan görüntülerde, 9’u erkek 1’i kadın toplam 10 şüphelinin cinayeti işledikten sonra havalimanına gelerek oldukça soğukkanlı bir şekilde terminallerde yürüdükleri görülüyor. Şüphelilerin, Wang’ın üzerindeki dijital varlıkları (soğuk cüzdan) gasp ettikten hemen sonra izlerini kaybettirmek için ülkeden ayrıldıkları anlar, soruşturma dosyasındaki en önemli delillerden biri haline geldi.

    GPS sinyalleri tarlaya götürdü

    24 Ocak’ta avukatı tarafından kayıp başvurusu yapılan Yong Wang’ın izi, kullandığı aracın GPS sinyalleri sayesinde bulundu. Sinyallerin Arnavutköy Baklalı Mahallesi’ndeki bir tarlada yoğunlaşması üzerine kazı çalışması yapan ekipler, talihsiz adamın el ve ayakları bağlı cansız bedeniyle karşılaşmıştı.

    Interpol devrede: çin hükümeti düğmeye bastı

    Uluslararası boyuta taşınan soruşturmada Interpol üzerinden çıkarılan kırmızı bültenin ardından sevindirici haber geldi. Türkiye ve Çin emniyet güçlerinin koordineli çalışmasıyla, havalimanı görüntülerinden kimlikleri deşifre edilen 10 şüphelinin tamamı Çin’de yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin Türkiye’ye iade süreçleri ve gasbedilen dijital varlıkların akıbetiyle ilgili hukuki süreç devam ediyor.>>>İHA

  • 75 ildeki dev uyuşturucu operasyonunda Afyonkarahisar detayı!

    75 ildeki dev uyuşturucu operasyonunda Afyonkarahisar detayı!

    Afyonkarahisar’da narko ekipleri sahada

    Güvenlik güçlerinin “zehir tacirlerine amansız mücadele” parolasıyla gerçekleştirdiği operasyonlarda, Afyonkarahisar dahil 75 şehirde tam saha baskı uygulandı. 2 bin 500 ekip ve 6 bin 325 personelin katıldığı operasyonlarda, uyuşturucu satıcılarının gizli ağları deşifre edildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın koordinesindeki bu büyük harekatta, Afyonkarahisar sokaklarını zehirlemek isteyenlere fırsat verilmedi.

    Milyonluk zehir sevkiyatı durduruldu

    Ülke genelinde 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 binden fazla uyuşturucu hapın ele geçirildiği operasyonların bilançosu netleşiyor. Afyonkarahisar’ın da içinde bulunduğu illerde yürütülen çalışmalarda bin 699 şüpheli kıskıvrak yakalanırken, adalete teslim edilen 888 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, 75 İLDE UYUŞTURUCU MADDE SATICILARINA YÖNELİK GENİŞ ÇAPLI GERÇEKLEŞTİRİLEN OPERASYONLAR SONUCU 958 KİLOGRAM UYUŞTURUCU MADDE VE 1 MİLYON 263 BİN 58 ADET UYUŞTURUCU HAP ELE GEÇİRİLDİĞİNİ DUYURDU. (İHA/ANKARA-İHA)
    İçişleri Bakanlığı, 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik geniş çaplı gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

    Hava destekli ve dedektör köpekli takip

    Operasyonlarda sadece kara ekipleri değil, 17 hava aracı ve 38 narkotik dedektör köpeği de aktif rol aldı. Afyonkarahisar’daki stratejik noktalarda yapılan denetimler ve baskınlar, şehrin huzur ve güvenliğini korumaya yönelik kararlılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Bakanlık, gençlerimizi hedef alan bu karanlık odaklara karşı operasyonların artarak devam edeceğini duyurdu.>>>İHA