Ortaya çıkan kamera kayıtlarında, 31 yaşındaki Dılshod Akhrol Uglı Turdımurotov ve 29 yaşındaki Gofurjon Akmalkhonovıch Kamalkhodaev’in ağır olduğu gözlenen bir valizi birlikte taşıdıkları görülüyor. Görüntülerde, şüphelilerin çevredeki hareketliliği kontrol ederek konteynerlerin yanına geldikleri ve parçalanmış haldeki cesedi içeren valizi çöp konteynerine bıraktıkları anlar yer alıyor.
ŞİŞLİ’DE DÜN AKŞAM MEYDANA GELEN OLAYDA 36 YAŞINDAKİ ÖZBEKİSTAN UYRUKLU DURDONA KHAKIMOVA’NIN PARÇALANMIŞ CESEDİ ÇÖP KONTEYNERİNDE BULUNMUŞTU. (/İSTANBUL-İHA) Şişli’de kesik baş cinayetine ilişkin görüntüler ortaya çıktı. 2 zanlının kadının cesedini valizle taşıyıp çöp konteynerine bıraktığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Havalimanında sınır ötesi operasyon
İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Asayiş Şube ekiplerinin yürüttüğü koordineli çalışma sayesinde, kimlikleri hızla tespit edilen zanlıların kaçış rotası belirlendi. Türkiye’den Gürcistan’a gitmeyi planlayan iki katil zanlısı, İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen operasyonla uçağa binmek üzereyken kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.
ŞİŞLİ’DE DÜN AKŞAM MEYDANA GELEN OLAYDA 36 YAŞINDAKİ ÖZBEKİSTAN UYRUKLU DURDONA KHAKIMOVA’NIN PARÇALANMIŞ CESEDİ ÇÖP KONTEYNERİNDE BULUNMUŞTU. (/İSTANBUL-İHA) Şişli’de kesik baş cinayetine ilişkin görüntüler ortaya çıktı. 2 zanlının kadının cesedini valizle taşıyıp çöp konteynerine bıraktığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Vahşetin kurbanı durdona khakımova
Soruşturma kapsamında çöp konteynerinde bulunan parçalanmış cesedin 36 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova’ya ait olduğu kesinleşti. Cinayeti işleyen Turdımurotov’un maktulün erkek arkadaşı olduğu, diğer zanlının ise kendisine yardım ettiği belirlendi. Her iki zanlının da emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.
2 ZANLININ KADININ CESEDİNİ VALİZLE TAŞIYIP ÇÖP KONTEYNERİNE BIRAKTIĞI ANLAR GÜVENLİK KAMERALARINA YANSIDI. (/İSTANBUL-İHA) Şişli’de kesik baş cinayetine ilişkin görüntüler ortaya çıktı. 2 zanlının kadının cesedini valizle taşıyıp çöp konteynerine bıraktığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “3 aylık Ali Ebu Zur, aşırı soğuk nedeniyle Aksa Şehitleri Hastanesi’nde hayatını kaybetti.” ifadesi kullanıldı. Kış ayından bu yana Gazze’de soğuk havadan korunamadığı için hayatını kaybeden çocukların sayısının 10’a yükseldiği belirtildi.
ATEŞKESE RAĞMEN İNSANİ KRİZİN DERİNLEŞTİĞİ GAZZE’DE SOĞUK HAVA CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR
İsrail’in ateşkese rağmen yardım girişini kısıtladığı Gazze Şeridi’nde, yüz binlerce kişi derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Bölgede etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, çadırları kullanılamaz hale getirirken özellikle küçük bedenler soğuğa dayanamıyor. Ateşkes anlaşması 10 Ekim’de yürürlüğe girmiş olsa da Gazze’deki insani durumda gözle görülür bir iyileşme yaşanmadı. İsrail’in anlaşmada yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi, gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve barınma ekipmanlarının girişini kısıtlaması, krizin kalıcı hale gelmesine yol açıyor.
İSRAİL POLİSİ, SUÇ VE ŞİDDETE KARŞI DÜZENLENEN GÖSTERİYİ BASTIRIRKEN 2 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI
İsrail vatandaşı Filistinlilerin durumlarıyla ilgilenen “Arab48” sitesine göre, polis, kuzeyde Akka kenti yakınlarındaki Kefr Yasif beldesinde düzenlenen gösteriyi müdahale ederek dağıttı. Polis, yüzlerce protestocunun ana yolu trafiğe kapatmasının ardından yolu güç kullanarak yeniden açtı ve olaylar sırasında 2 Filistinliyi gözaltına aldı. Aynı doğrultuda Nasıra ve Sahnin kentlerinde de benzer gösteriler düzenlendi. Yüzlerce Filistinlinin katıldığı eylemlerde, İsrail polisinin suç örgütleriyle mücadelede “ihmal ve örtülü işbirliği” içinde olduğu yönünde tepkiler seslendirildi. Hafta başından bu yana, İsrail vatandaşı Filistinlilerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdeki birçok kent ve beldede, şiddet, organize suç ve haraç gibi eylemlerin artmasını protesto eden gösteriler düzenleniyor. Cinayetlerdeki dikkati çekici artışa işaret eden göstericiler, İsrail polisinin vatandaşları korumakta yetersiz kaldığı ve suç işleyen örgüt ve çeteleri takip etmediği yönünde suçlamalar yöneltiyor. Bu çerçevede, 21 Ocak’ta on binlerce Filistinli, aynı gerekçelerle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Kudüs’teki ofisi önünde protesto düzenlemişti. Ülkedeki “Maariv” gazetesine göre, İsrail’de Filistinlilerin yaşadığı bölgelerde şiddet, benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. Haberde, 2026 yılının başından bu yana 16 Filistinlinin öldürüldüğü, bunlardan 12’sinin silahlı saldırılarda hayatını kaybettiği kaydedilmişti.
KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR İŞÇİ İSRAİL ASKERLERİNCE VURULARAK YARALANDI
Öte yandan İsrail askerlerinin işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeyinde yer alan Er-Ram beldesinde “Ayrım (Utanç) Duvarı” yakınında Filistinli bir işçiyi yaraladığı bildirildi.
Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, ekiplerin işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentindeki bir hastaneye, er-Ram beldesinde Ayrım (Utanç) Duvarı’nı geçtikten sonra İsrail askerlerinin gerçek mermisiyle vurulan bir işçiyi naklettiği belirtildi. Açıklamada, işçinin Kudüs’ün kuzeyindeki Kalendiya İsrail askeri kontrol noktasından teslim alındığı ifade edildi.
FİLİSTİNLİ İŞÇİLER, AYRIM DUVARI’NA TIRMANARAK İSRAİL TARAFINA GEÇMEYE ÇALIŞIYOR
İsrail, Ekim 2023’ten bu yana Filistinli işçilerin İsrail’deki işlerine dönmesine izin vermiyor. Filistinliler de tehlikeli olmasına rağmen Ayrım Duvarı’na tırmanarak İsrail tarafına geçmeye çalışıyor ve bu tür saldırılara maruz kalıyor. Son dönemde bu tür saldırılarda artış yaşandığı göze çarpıyor. Filistin İşçiler Birliğinin verilerine göre, 8 Ekim 2023-20 Aralık 2025 tarihlerinde 44 Filistinli işçi, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybederken yaklaşık 34 bin Filistinli işçi de gözaltına alındı. >>>AA
Olay, gece saat 22.00 sıralarında Düvecik Mahallesi’ndeki Samsun Şehir Hastanesi yolu üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, her ikisi de evli olan Gamze S. ve Ferit M., 55 plakalı hafif ticari araçta bir araya geldi. Gamze S.’nin ilişkiden ayrılmak istediğini söylemesi üzerine ikili arasında şiddetli bir tartışma başladı. Ferit M.’nin ayrılığı kabul etmemesi üzerine gerilim tırmandı.
SAMSUN’DA EVLİ BİR KADIN GÖNÜL İLİŞKİSİ YAŞADIĞI EVLİ OLAN SEVGİLİSİNİN ARACININ İÇİNDE BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜRÜP POLİSE TESLİM OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA) Samsun’da bir kadın yasak ilişki yaşadığı sevgilisini, araçta çıkan tartışma sonucu boğazını keserek öldürdü. Zanlı, cinayetten sonra polise teslim oldu.
Bıçak ve satırla saldırdı
Tartışmanın büyümesiyle Gamze S., yanında getirdiği bıçakla Ferit M.’nin boğazını kesti, ardından satırla başına vurarak hayatına son verdi. Dehşet saçan kadın, cinayetin ardından olayda kullandığı suç aletleriyle birlikte en yakın polis merkezine giderek suçunu itiraf etti ve teslim oldu. İhbar üzerine olay yerine giden ekipler, Ferit M.’yi araç içerisinde kanlar içinde ölü halde buldu.
SAMSUN’DA EVLİ BİR KADIN GÖNÜL İLİŞKİSİ YAŞADIĞI EVLİ OLAN SEVGİLİSİNİN ARACININ İÇİNDE BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜRÜP POLİSE TESLİM OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA) Samsun’da bir kadın yasak ilişki yaşadığı sevgilisini, araçta çıkan tartışma sonucu boğazını keserek öldürdü. Zanlı, cinayetten sonra polise teslim oldu.
Soruşturma çok yönlü devam ediyor
Olay yeri inceleme ekiplerinin araçta ve çevrede yaptığı çalışmaların ardından Ferit M.’nin cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na nakledildi. Gözaltına alınan Gamze S., Samsun Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülerek sorguya alındı. Korkunç olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürdürülüyor.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin 3 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu, örgütün 2025 yılı içerisinde tam 483 milyon 844 bin 873 liralık bir işlem hacmine ulaştığı belirlendi. Suçtan elde edilen paraların kripto borsaları üzerinden aklandığı ve İngiltere merkezli bir şirkete aktarıldığı tespit edildi. Örgüt lideri B.E.Ö., Kayseri’de kurduğu “dijital ofis” içerisinde polis ekiplerince kıskıvrak yakalandı.
Yapay zekayla sahte profiller oluşturdular
Siber polislerin dijital materyaller üzerinde yaptığı incelemeler, örgütün akılalmaz yöntemlerini ortaya çıkardı. Şüphelilerin, yapay zeka teknolojisiyle gerçeğinden ayırt edilemeyen sahte kadın profilleri oluşturdukları ve bu profillerle kumar odalarındaki kullanıcıları tuzağa düşürdükleri saptandı. “Atış yapma” adı altında sanal para toplayan örgüt üyelerinin, kazanan kullanıcılardan da komisyon kestiği belirlendi.
7/24 aktif dijital kumarhane
Operasyon anında baskın yapılan evlerde, yasa dışı bahis sisteminin 7 gün 24 saat kesintisiz çalışması için onlarca cep telefonu ve tabletin sürekli şarjda tutulduğu görüldü. 20 Ocak’ta gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 61 şüpheliden, aralarında lider kadronun da bulunduğu 24 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Olay, Kuzey Çevre Yolu Yeşilyurt Toki mevkiinde meydana geldi. Yaşanan bir kavganın ardından direksiyon başına geçen S.T. isimli sürücü, aracıyla drift atarak çevredekilere korku dolu anlar yaşattı. Bu sırada iki vatandaşa çarparak yaralayan ve durmayarak kaçan aracın görüntüleri sosyal medyada hızla yayıldı. Görüntüleri ihbar kabul eden Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, titiz bir çalışma yürüterek araç ve sürücüsünün kimliğini kısa sürede tespit etti.
Kural ihlalleri saymakla bitmedi
Polis ekiplerince yakalanan sürücü S.T.’nin yapılan kontrollerinde adeta bir suç makinesi olduğu ortaya çıktı. Sürücünün ehliyetinin olmadığı, alkollü şekilde direksiyon başına geçtiği, drift atmanın yanı sıra aracı ters yönde sürdüğü ve trafik akışını bozacak şekilde makas attığı belirlendi. Ayrıca sürücünün polisin “dur” ikazına uymadığı, kullandığı aracın ise muayenesinin ve sigortasının bulunmadığı tespit edildi.
159 bin liralık ceza kesildi
Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokan S.T.’ye işlediği tüm ihlallerden dolayı toplam 159 bin 716 TL idari para cezası uygulandı. Kazaya karışan otomobil çekici vasıtasıyla trafikten men edilerek otoparka çekildi. Sürücü hakkında ayrıca adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
Gaziantep’te bir kahvehanede oturduğu sırada kurşunların hedefi olan ve 12 günlük yaşam mücadelesini kaybeden Yusuf Çetin’in ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan sanık Veysel Ö., cinayet kastı olmadığını iddia ederek kendini savundu.
Veysel Ö. uyuşturucu ve husumet iddialarını reddetti
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Veysel Ö., maktul Yusuf Çetin’i babasının arkadaşı olması sebebiyle tanıdığını, olayın yaşandığı kıraathaneyi ise daha önce kendisinin işlettiğini belirtti. İş yerini devrettiği kişilerle aralarında gerginlik olduğunu öne süren Veysel Ö., “Üzerime yürüdüler, ‘silahı getir’ diye bağırdılar. Ben de kendimi korumak için hedef gözetmeksizin rastgele ateş ettim. Kimseyi öldürme kastım yoktu” dedi. Hakkındaki uyuşturucu satıcılığı iddialarının ise iftira olduğunu savundu.
GAZİANTEP’TE BİR KAHVEHANEDE ÇIKAN TARTIŞMADA KURŞUNLARIN İSABET ETMESİ SONUCU AĞIR YARALANARAK HAYATINI KAYBEDEN YUSUF ÇETİN DAVASINDA V.Ö. İSİMLİ SANIK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA) Gaziantep’te bir kahvehanede çıkan tartışmada kurşunların isabet etmesi sonucu ağır yaralanarak hayatını kaybeden Yusuf Çetin’in davasında Veysel Ö. isimli sanık hakim karşısına çıktı. Sanık, “Üzerime yürüdüler, rastgele ateş ettim” dedi.
Motosiklet sürücüsü “vurulacak sandım” dedi
Olay yerinden Veysel Ö.’yü motosikletle kaçıran diğer sanık Recep Yasin K. ise olaydan haberi olmadığını iddia etti. Arkadaşının alkollü olduğunu ve gezmek istediğini söyleyen Recep Yasin K., “Silah seslerini duyunca Veysel koşarak geldi, ‘çabuk sür yoksa beni vuracaklar’ dedi. Ben ona ateş edildiğini sanıp panikle sürdüm. Tabancası olduğundan haberim yoktu” şeklinde savunma yaptı.
Mahkeme heyeti olay yerinde keşif yapacak
Maktul Yusuf Çetin’in ailesi ve avukatları, sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi ve olayın netleştirilmesi için kahvehanede keşif yapılmasına karar verdi. Sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
GAZİANTEP’TE BİR KAHVEHANEDE ÇIKAN TARTIŞMADA KURŞUNLARIN İSABET ETMESİ SONUCU AĞIR YARALANARAK HAYATINI KAYBEDEN YUSUF ÇETİN DAVASINDA V.Ö. İSİMLİ SANIK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA) Gaziantep’te bir kahvehanede çıkan tartışmada kurşunların isabet etmesi sonucu ağır yaralanarak hayatını kaybeden Yusuf Çetin’in davasında Veysel Ö. isimli sanık hakim karşısına çıktı. Sanık, “Üzerime yürüdüler, rastgele ateş ettim” dedi.
Olayın geçmişi
23 Haziran 2025 tarihinde Şahinbey ilçesi Göllüce Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Veysel Ö.’nün bir kahvehaneye açtığı ateş sonucu o sırada içeride oturan 62 yaşındaki Yusuf Çetin sırtına isabet eden üç mermiyle ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan Çetin, yaklaşık iki hafta süren yaşam savaşını kaybetmişti.
Olay, 19 Ocak Pazartesi günü akşam saatlerinde İnönü Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre, Gözde Akbaba’yı daha önce ölümle tehdit eden ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Lokman E., genç kadının yaşadığı sitenin girişinde pusu kurdu. Akbaba eve girmek üzereyken ortaya çıkan saldırgan, tabancayla ateş açarak genç kadını ağır yaraladı.
Cinayet anı güvenlik kamerasında
Korkunç saldırı çevredeki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, Gözde Akbaba’nın saldırganla karşılaştığı anlar, kaçmaya çalışırken kovalanması ve yardım çığlıkları yer aldı. Silah seslerinin yankılandığı dehşet anları, soruşturma dosyasına en önemli delil olarak girdi.
İZMİR’İN MENEMEN İLÇESİNDE ESKİ ERKEK ARKADAŞI TARAFINDAN SİLAHLI SALDIRIYA UĞRAYAN 26 YAŞINDAKİ GÖZDE AKBABA, HASTANEDE VERDİĞİ YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ. (İHA/İZMİR-İHA) İzmir’in Menemen ilçesinde eski erkek arkadaşı tarafından silahlı saldırıya uğrayan 26 yaşındaki Gözde Akbaba, hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Olayın ardından kaçan şüpheli, jandarma ekiplerince suç aletiyle birlikte yakalanırken, cinayet anı güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.
JASAT ekipleri kısa sürede yakaladı
Olayın ardından geniş çaplı operasyon başlatan Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), şüpheli Lokman E.’yi yaklaşık bir buçuk saat sonra bir akaryakıt istasyonunda kıskıvrak yakaladı. Üzerinde suç aleti ruhsatsız tabancayla ele geçirilen şahıs, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gözde Akbaba kurtarılamadı
Ağır yaralı olarak Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Akbaba, yoğun bakımdaki tüm müdahalelere rağmen 21 Ocak günü hayata gözlerini yumdu. Genç kadının cansız bedeni otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, ailesi ve yakınları yasa boğuldu.
Depremin şiddetiyle ilgili iki kurumdan açıklama geldi. Kandilli Rasathanesi sarsıntının büyüklüğünü 5.2 olarak rapor ederken, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) depremi 5.1 olarak duyurdu. Yerin yaklaşık 11 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı, sığ odaklı olması nedeniyle yüzeyde şiddetli hissedildi.
Can ve mal kaybı bildirilmedi
Sarsıntının hemen ardından valilik ve belediye ekipleri teyakkuza geçti. Yapılan ilk incelemelere göre depremde herhangi bir can kaybı, yaralanma veya ciddi mal kaybı yaşanmadı. Yetkililer, bölgeden gelen olumsuz bir ihbar bulunmadığını ancak tedbir amaçlı saha tarama faaliyetlerinin titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.
BALIKESİR’DE 5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM: HAYAT NORMALE DÖNDÜ (MURAT SEYMAN/BALIKESİR-İHA) Balıkesir’in Sındırgı ilçesi merkezli meydana gelen deprem, Balıkesir merkez başta olmak üzere Bursa ve çevre iller ile İstanbul’da hissedildi. Deprem nedeniyle kısa süreli panik yaşanırken, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı ve hayatın kısa sürede normale döndüğü öğrenildi.
Hayat kısa sürede normale döndü
Deprem anında ev ve iş yerlerinden panikle dışarı çıkan vatandaşlar, sarsıntının durması ve yetkililerden gelen rahatlatıcı açıklamaların ardından evlerine dönmeye başladı. Bölgede kısa süreli yaşanan tedirginliğin ardından hayat normale dönerken, uzmanlar küçük çaplı artçı sarsıntıların yaşanabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
Kaza, Edirne’den Lalapaşa istikametine seyir halinde olan 27 yaşındaki F.A. idaresindeki 27 plakalı tırın, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit ihlali yapması sonucu meydana geldi. Karşı şeride geçen dev araç, Lalapaşa’dan Edirne yönüne giden 70 yaşındaki Mahmut Oyan yönetimindeki 22 plakalı otomobili adeta biçti.
Çarpışmanın şiddetiyle hurdaya dönen otomobilde sıkışan Mahmut Oyan için adeta can pazarı yaşandı. Olay yerine sevk edilen Edirne İtfaiyesi ekipleri, ağır yaralı sürücüyü sıkıştığı yerden çıkarmak için zamanla yarıştı. Uzun uğraşlar sonucu araçtan çıkarılan Oyan, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.
EDİRNE-LALAPAŞA KARAYOLUNDA KONTROLDEN ÇIKARAK KARŞI ŞERİDE GEÇEN TIRIN OTOMOBİLLE ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN KAZADA, 70 YAŞINDAKİ OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ. (ŞENER URFA/EDİRNE-İHA) Edirne-Lalapaşa karayolunda kontrolden çıkarak karşı şeride geçen tırın otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 70 yaşındaki otomobil sürücüsü hayatını kaybetti.
Hastanede doktorların yoğun çabasına rağmen 70 yaşındaki Mahmut Oyan kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kazayı hafif sıyrıklarla atlatan tır sürücüsü F.A. ise ambulansla kontrol amaçlı hastaneye sevk edildi.
Jandarma ekipleri, kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatırken, yol bir süre trafiğe kapatıldı.
Kaza, Emirdağ ilçe çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.B.K. idaresindeki 06 plakalı otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrulmaya başladı. Kontrolden çıkan araç, yol kenarındaki refüje çarparak devrildi.
Sürücü şans eseri hayatta kaldı
Refüje devrildikten sonra sürüklenen araçta mahsur kalan sürücü M.B.K., kazayı yaralı olarak atlattı. Olayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye hızlıca sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
AFYONKARAHİSAR’DA KONTROLDEN ÇIKARAK YOL KENARINDAKİ REFÜJE DEVRİLİP METRELERCE SÜRÜKLENEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ ŞANS ESERİ KAZAYI YARALI ATLATTI. (BEKİR SITTIK SAĞLAM/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da kontrolden çıkarak yol kenarındaki refüje devrilip metrelerce sürüklenen otomobilin sürücüsü şans eseri kazayı yaralı atlattı.
İnceleme başlatıldı
Kaza sonrası hurdaya dönen otomobil, çekici yardımıyla yoldan kaldırılırken trafik akışı kontrollü olarak sağlandı. Jandarma ekipleri, kazanın meydana geliş sebebine ilişkin geniş çaplı bir inceleme başlattı.
Olay, 16 Temmuz 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesi Güllük Mahallesi’nde meydana geldi. Afganistan uyruklu, biri engelli dört çocuk annesi Shabana Solaiman Khil, evinde eski sevgilisi Abdukarim Shadab ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Shadab, talihsiz kadının boğazını bıçakla keserek olay yerinden kaçtı. Yapılan incelemelerde, cinayetin işlendiği sırada kadının engelli oğlunun da evde olduğu belirlendi.
Sakarya’da yakalanmış, çocuklar korumaya alınmıştı
Cinayetin ardından kayıplara karışan şüphelinin izini süren Eskişehir ve Sakarya emniyet güçleri, sanığı Sakarya’da saklandığı evde kıskıvrak yakaladı. Tutuklanarak cezaevine gönderilen katil zanlısının ardından, annesiz kalan dört çocuk devlet korumasına alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yurduuna yerleştirildi.
ESKİŞEHİR’DE YABANCI UYRUKLU ESKİ SEVGİLİSİ 4 ÇOCUK ANNESİ KADINI BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜRMESİYLE ALAKALI DAVADA SANIK ABDUKARİM SHADAB,” OLAY KENDİLİĞİNDEN OLUŞTU. O BANA SALDIRDI BU SONUÇ ORTAYA ÇIKTI” DEDİ. ŞAHSA MAHKEME İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULAMADAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERDİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA) Eskişehir’de yabancı uyruklu eski sevgilisi 4 çocuk annesi kadını boğazını keserek öldüren sanığa, iyi hal indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.ESKİŞEHİR’DE YABANCI UYRUKLU ESKİ SEVGİLİSİ 4 ÇOCUK ANNESİ KADINI BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜRMESİYLE ALAKALI DAVADA SANIK ABDUKARİM SHADAB,” OLAY KENDİLİĞİNDEN OLUŞTU. O BANA SALDIRDI BU SONUÇ ORTAYA ÇIKTI” DEDİ. ŞAHSA MAHKEME İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULAMADAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERDİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA) Eskişehir’de yabancı uyruklu eski sevgilisi 4 çocuk annesi kadını boğazını keserek öldüren sanığa, iyi hal indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Mahkemeden “İyi hal” indirimi çıkmadı
Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında savcı, sanığın cinayeti tasarlayarak ve canavarca hisle işlediğine dikkat çekti. Sanığın olay yerine bıçakla gelmesi, cinayet sonrası kıyafetlerini değiştirmesi ve suç aletini çöpe atması “tasarlama” delili olarak mütalaada yer aldı. Sanık Shadab’ın “Pişmanım, o bana saldırdı” şeklindeki savunması mahkeme heyeti tarafından inandırıcı bulunmadı.
Mahkeme, sanık Abdukarim Shadab’ı “tasarlayarak ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararda herhangi bir takdir indirimi (iyi hal indirimi) uygulanmaması dikkat çekti.
Yalova’da geçtiğimiz ay DEAŞ’lı teröristlerin bulunduğu İsmetpaşa Mahallesi Seher Sokak’taki 2 katlı eve Yalova İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, bina içerisinde bulunan teröristlerin görevli polis memurlarına ateş açması sonucunda Yalova İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli Yasin Koçyiğit, Turgut Külünk ve İlker Pehlivan isimli polisler şehit oldu. Yaralanan polisler Zekeriya Kınalı, Eren Çelik, Eren Işık Cihan Kadıoğlu, Yusuf Irak ve Akşemsettin Temel Yalova Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak isimli teröristlerin de aralarında bulunduğu 6 terörist ise etkisiz hale getirildi. Şehit polisler memleketlerinde düzenlenen merasimlerin ardından toprağa verilirken, otopsi için Bursa Adli Tıp Morgu’na gönderilen teröristlerin cesetlerini ise sahiplenen çıkmadı. Adli tıp tarafından ailelere yapılan çağrıya kulak veren olmayınca süreç devlet tarafından ilerletildi. Ailelerinin cenazelerini bile teslim almaya gelmediği 6 teröristin cesedi, adli tıpta geçen 25 günlük sürenin ardından devlet tarafından defnedilmek üzere işlemlere başlandı. Valilik tarafından ada ve parselleri belirlenen Erdoğan Köy ve Hasköy Mezarlıklarındaki yerlere 6 terörist geniş güvenlik önlemleri eşliğinde sessiz ve kontrollü bir şekilde gömüldü. >>>İHA
YALOVA’DA 3 KAHRAMAN POLİSİN ŞEHİT OLDUĞU DEAŞ OPERASYONUNDA ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ İLE GİRDİKLERİ ÇATIŞMADA ETKİSİZ HALE GETİRİLEN 6 DEAŞ’LI MİLİTAN BURSA’DA CENAZE NAMAZLARI BİLE KILINMADAN GÖMÜLDÜ. (RAMAZAN FARUK KAHRAMAN/BURSA-İHA) Yalova’da 3 kahraman polisin şehit olduğu DEAŞ operasyonunda Özel Harekat polisleri ile girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilen 6 DEAŞ’lı militan, Bursa’da cenaze namazları bile kılınmadan gömüldü.YALOVA’DA 3 KAHRAMAN POLİSİN ŞEHİT OLDUĞU DEAŞ OPERASYONUNDA ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ İLE GİRDİKLERİ ÇATIŞMADA ETKİSİZ HALE GETİRİLEN 6 DEAŞ’LI MİLİTAN BURSA’DA CENAZE NAMAZLARI BİLE KILINMADAN GÖMÜLDÜ. (RAMAZAN FARUK KAHRAMAN/BURSA-İHA) Yalova’da 3 kahraman polisin şehit olduğu DEAŞ operasyonunda Özel Harekat polisleri ile girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilen 6 DEAŞ’lı militan, Bursa’da cenaze namazları bile kılınmadan gömüldü.
Geçtiğimiz 30 Ağustos’ta meydana gelen olayda, Barış Şahin’in arkadaşı H.M. tarafından domuz avı sırasında kazara vurulduğu iddia edilmişti. Ancak anne Necla Şahin, oğlunun o gün avlanmaya değil, Adana’ya gitmek üzere hazırlık yaptığını belirtti. Evden çıkarken yanına tüfek almadığını, sadece kişisel eşyalarını çantasına koyduğunu söyleyen acılı anne, oğlunun av merakı olmadığını vurguladı.
Çelişkili ifadeler ve “Bozuk tüfek” bilmecesi
Şüpheli H.M.’nin ifadesini üç kez değiştirdiğine dikkat çeken anne Şahin, teknik incelemelerdeki bir detaya parmak bastı:
“İncelemede tüfeğin gazlı, bozuk ve çalışmayan bir tüfek olduğu belirtiliyor. Çalışmayan bir tüfekle nasıl bir insan öldürülebilir? Mermi koltuk altından girip ciğerlerini parçalamış. Bu bir kaza olamaz.”
ÖLEN BARIŞ ŞAHİN (BERİL SOLMUŞGÜL – FARUK YİĞENOĞLU/ADANA-İHA) Adana’nın Aladağ ilçesinde domuz avı sırasında arkadaşı tarafından yanlışlıkla vurularak hayatını kaybettiği iddia edilen 17 yaşındaki Barış Şahin’in annesi Necla Şahin, yaşananların cinayet olduğunu iddia ederek, olayın aydınlatılmasını istedi. Anne Şahin, olay yerinin temizlendiğini, bir tane bile boş kovan olmadığını belirterek, “18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı” dedi.
“Olay yeri temizlenmiş, Boş kovan bile yok”
Cinayet şüphesini güçlendiren en önemli iddia ise olay yerinin durumu oldu. Anne Şahin, olayın ardından bölgede bir tane bile boş kovan bulunamadığını ve olay yerinin “tertemiz” edildiğini savundu. Ayrıca, olay anında ambulans çağırmak yerine bir çiftlik sahibinin arandığını ve oğlunun ancak morga girdikten sonra kendisine haber verildiğini belirterek bir “susturma” girişimi olduğunu iddia etti.
Mahalleli ve aile adalet bekliyor
Uzunkuyu Mahallesi Muhtarı Ramazan Karlangıç da Barış’ın bir şeyler görüp susturulmuş olabileceği ihtimali üzerinde durarak, olayın aydınlatılmasının diğer gençler için hayati önem taşıdığını ifade etti. Anne Necla Şahin ise 18 yaş altındaki çocukların silaha erişiminin cezalandırılması gerektiğini belirterek, “Ben sadece adalet istiyorum, katiller cezaevine girsin” dedi.
Sanığın “kaza” süsü vermeye çalıştığı olayın gerçeği, güvenlik kamerası incelemeleriyle ortaya çıktı. İddianamede yer alan tespitlere göre Olgun Gacar; genç kadını boynundan tutarak 4 metre boyunca sürükledi, ardından yere yatırdığı kurbanını 3 kez havaya kaldırıp sertçe yere vurarak öldürdü. Görüntülerde Fatma Kara’nın herhangi bir saldırısının bulunmadığı, sanığın doğrudan canavarca bir hisle hareket ettiği vurgulandı.
2 kez uzaklaştırma kararı aldırmış
Cinayetle ilgili acı bir detay daha ortaya çıktı: Fatma Kara’nın, daha önce gördüğü şiddet ve tehditler nedeniyle katili hakkında 2 kez uzaklaştırma kararı aldırdığı belirlendi. Ayrıca sanığın olay yerine yanında bir tüfekle gelmesi, saldırının planlı olabileceğine dair delil olarak kayda geçti.
Ağırlaştırılmış müebbet talebi
Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanığın ifadelerinin çelişkili olduğu ve savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirtildi. Savcılık, Olgun Gacar hakkında “Kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
Haseke’nin Şeddadi ilçesinde DEAŞ’lıların da tutulduğu hapishanede 19 Ocak’ta tüm mahkum ve alıkonulmuş kişilerin serbest bırakıldığı olayda, YPG/SDG tarafı Şam yönetimini ve aşiret güçlerini suçlarken, hükümet ise bundan örgütü sorumlu tutmuştu. Olayın yaşandığı günün gece saatlerine doğru bölgeye ulaşan Suriye ordusu, büyük bölümünün hala ilçede olduğunu tespit ettiği kişileri toplayarak tahkikat yapmak üzere hapishaneye geri getirdi. Şeddadi Hapishanesi’ne ulaşan AA muhabiri, serbest bırakıldıktan sonra Suriye ordusunca yakalanan DEAŞ’lı teröristlere “ne gördüklerini” sordu. 2019 yılında Deyrizor’un Bağoz ilçesinde yakalanarak Şeddadi Hapishanesi’ne konulan ve 8 yıldır dünyayla bağlantısı kesilen Veysel Ahmed Mustafa, şunları söyledi: “Öğle yemeğinin dağıtılmasının ardından uzaktan silah sesleri duymaya başladık. Ateş sesleri hapishanenin biraz uzağından geliyordu. Bir süre sonra bir grup, koğuşlara geldi ve kapıları açtı.
Kendilerini Suriye askeri olarak tanıttılar. Ancak bunların SDG milisleri olduğunu anladım. Şekillerini bilirim; saçları kısa, bıyıklıydılar. Ayrıca Arapçaları zayıftı. Bizi bırakanlar Kürt aksanıyla Arapça konuşuyordu. SDG’li olduklarını anladım.” Hapishaneden çıktıktan sonra Şeddadi’deki Arap aşiretlerinin yönlendirmesiyle Suriye ordusuna teslim olduklarını anlatan Mustafa, “Bize ‘Korkmayın, sizi orduya teslim edeceğiz’ dediler. Akşam saatlerinde Suriye ordusu bizi teslim aldı.” dedi. Kendilerini hapishaneden bırakan kişilere dair Mustafa, “Bizi serbest bırakanların saç, bıyık ve lehçelerinden SDG’li olduklarını net şekilde fark ettim.” dedi. Bir diğer DEAŞ’lı Abdülhadi Ali el-Ahmed, 2017 yılında teslim olduğunu belirterek 19 Ocak akşamı için “Bir grup geldi, kapıları açtı. ‘Elbiselerinizi değiştirin ve kendinizi Suriye ordusuna teslim etmeyin’ dediler. Kim olduklarını sorduğumuzda cevap vermediler. Şeddadi ilçesinden yaklaşık 4 kilometre yürüdük, belde halkından bir kişi bizi Suriye ordusu güçlerine teslim etti.” ifadelerini kullandı. >>>AA
İnsansız hava araçları ve özellikle FPV dronların savaş doktrinlerini değiştirdiği bir dönemde bu tehditleri ortadan kaldırmak için arayışlar sürüyor. Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesinde faaliyet gösteren UNIROBOTICS, bu ihtiyaca yönelik çözümlere bir yenisini ekledi. TRAKON LITE 134 adı verilen sistem, dronlara karşı akıllı ve yüksek ateş gücüne sahip bir uzaktan komutalı silah sistem (UKSS) olarak geliştirildi. Sistemin kalbinde, dakikada 3000 mermi atabilen M134 MINIGUN çok namlulu makineli tüfek yer alıyor. TRAKON LITE 134, dron tehdidine karşı, hızlı reaksiyon kabiliyeti, yüksek, güvenilir ve sahada kendini kanıtlamış bileşenlerle fiziksel imhaya dayalı İnsansız Hava Araçlarına Karşı Tedbir Sistemi ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi.
Sistem, NATO ve ABD Silahlı Kuvvetleri standartlarında kabul gören M134 MINIGUN için özel olarak tasarlandı ve UNIROBOTICS’in TRAKON LITE ürün ailesine katıldı. TRAKON LITE serisinin tamamında olduğu gibi TRAKON LITE 134 de modüler, hafif ve platformdan bağımsız bir mimariye sahip bulunuyor. Gelişmiş atış kontrol ve hedef takip kabiliyetleri sayesinde her tür hedefe etkin şekilde angaje olabilen TRAKON LITE 134, dünya çapında güvenilirliği kanıtlanmış M134 MINIGUN’ı, günümüzün en kritik tehditlerinden biri olan dronlara karşı etkili bir karşı tedbir sistemine dönüştürüyor.
EKONOMİK, HIZLI, ETKİLİ, GÖREVE HAZIR
Sistem, kinetik yöntemlerle etkisizleştirme esasına dayanan bir karşı tedbir çözümü sunuyor. Özellikle tespit edilmesi ve imha edilmesi en zor hedefler arasında yer alan mini ve mikro dronlara karşı yüksek etkinlik sağlayan sistem, kritik tesislerin, birliklerin ve stratejik varlıkların korunması açısından önem taşıyor.
Son dönemdeki çatışmalar ucuz ama etkili kamikaze ve küçük keşif dronlarının zırhlı araçlar ve birlikler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. TRAKON LITE 134, pahalı hava savunma füzelerini harcamak yerine, bu tehditleri ekonomik, hızlı ve kesin (fiziksel imha ile) bir şekilde durdurmayı amaçlıyor. Açık kaynaklarda TRAKON LITE 134’ün en yakın muadillerinin FPV dron saldırılarına karşı fiili bir karşılık verdiğini gösteren doğrulanmış bir bilgiye rastlanmıyor. Kalifikasyonları tamamlanan TRAKON LITE 134, göreve hazır hale getirildi. >>>AA
Kaza, kent merkezine bağlı Susuz beldesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 33 plakalı tır sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yol ortasına devrildi. Kazada yaralanan sürücü çevredekilerin haber vermesi üzerine olayı yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazanın ardından Organize Sanayi Bölgesinden, Susuz beldesine giden karayolu yaklaşık 2 saat çift yönlü olarak ulaşıma kapandı.
AFYONKARAHİSAR’DA YAKLAŞIK 25 TON MANDALİNA YÜKLÜ TIRIN KONTROLDEN ÇIKARAK DEVRİLMESİ SONUCU SÜRÜCÜ YARALANDI (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da yaklaşık 25 ton mandalina yüklü tırın kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, bir beldeye giden karayolu ise ulaşıma kapandı.
Kazanın ardından polis tarafından inceleme başlatıldı.
Çevrede yaşayan vatandaşlar ise karayolunun genişletilmesi talebinde bulunarak bölgede sık sık kazalar meydana geldiğini ifade ettiler.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında, Kervan Eminoğlu ifade vermek üzere Yalova’ya çağrıldı. Eminoğlu, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından “kasten öldürmeye azmetirme” suçlamasıyla gözaltına alındı. Bu gelişme, davanın seyrini değiştirecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Olay günü neler yaşanmıştı?
26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelen olayda, 52 yaşındaki sanatçı Güllü, evinin 5’inci katındaki teras penceresinden düşerek yaşamını yitirmişti. Olay anında evde bulunan sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter, yürütülen soruşturma çerçevesinde daha önce tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
YALOVA’DAKİ EVİNİN TERASININ PENCERESİNDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBEDEN GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA ÇERÇEVESİNDE TUTUKLANAN SANATÇININ KIZI TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER’İN ESKİ NİŞANLISI KERVAN EMİNOĞLU GÖZALTINA ALINDI. (ERHAN ERDOĞAN/YALOVA-İHA) Yalova’daki evinin terasının penceresinden düşen Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturma çerçevesinde tutuklanan sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu gözaltına alındı. Zanlının “kasten öldürmeye azmetirme” iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.
Arkadaşının ifadesi tutuklama getirmişti
Olay sırasında evde bulunan diğer isim olan Sultan Nur Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini ittiğini iddia etmişti. Bu ifade üzerine Gülter tutuklanırken, arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. Yeni gözaltıyla birlikte, olayın bir “azmetirme” planı olup olmadığı mercek altına alındı.
Yozgat İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube ile Siber Suçlarla Mücadele ekipleri, Şefaatli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada 4 kişinin 65 yaşında vefat eden H.E’nin kimlik ve banka bilgilerini kullanılarak çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından haksız menfaat temin ettiğini tespit etti.
YOZGAT’TA 87 YAŞINDAKİ KADININ 21 YILDIR ÖLEN KIZ KARDEŞİNİN KİMLİĞİYLE, ENİŞTESİYLE EVLİYMİŞ GİBİ DEVLET İMKANLARINDAN İSTİFADE EDEREK DEVLETİ 15 MİLYON ZARARA UĞRATTIĞI TESPİT EDİLDİ (EMEL YİĞİT/YOZGAT-İHA) Yozgat’ta 87 yaşındaki kadının 21 yıldır ölen kız kardeşinin kimliğini kullanarak ölen eniştesinden kalan maaşı alıp, farklı devlet imkanlarından istifade ederek devleti 15 milyon zarara uğrattığı tespit edildi.
Şefaatli ilçesinde yaşanan nitelikli dolandırıcılık olayında, 87 yaşındaki S.C.’nin 65 yıl önce vefat eden kız kardeşi H.E’nin eşinin de 21 yıl önce vefat etmesinin ardından kız kardeşinin kimliğini kullanarak eniştesinden kalan emekli maaşını aldığı, bankalardan kredi kullandığı, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 15 milyon lira haksız menfaat temin ettiği belirlendi. Yozgat, Kayseri ve Ankara’da üç farklı adrese düzenlenen operasyonla 4 şüpheli yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda 4 adet cep telefonu, 4 adet SIM kart, 2 adet banka kredi kartı ve başkasına ait kimlik kartı ele geçirildi. S.C.. kız kardeşinin oğlu A.E. (53), kızı Z.D. (64) ve torunu L.R.O. (25) ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘resmi özel belgede sahtecilik’ ve ‘banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması’ suçlamalarıyla gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadelerinin alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. >>>İHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi sadece ekonomide değil askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Rabbim ömür, sağlık, sıhhat verdikçe hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz.” ifadelerini kullandı.
SURİYE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza gösteremeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğünü korumuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk.” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesidir”
“Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır”
“Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz”
“Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla orada da yeni bir dönem başlayacak. Suriye’nin istikrara kavuşması en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacak”
“Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur”
“AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz”
“Küresel, bölgesel gelişmeler bağlamında kritik günler yaşıyoruz. Küçük bir hatanın, dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir Sırat’tan geçiyoruz. Bu hassas günlerde herkesi, siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyadaki nefret iklimine herkes dikkat etmeli”
TRUMP İLE GÖRÜŞME
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Trump’la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ’la ortak mücadele dahil Suriye’nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik.” dedi. >>>AA
HELİN K. (/ANTALYA-İHA) Geçtiğimiz günlerde eşinin başından silahla vurulmuş halde hastaneye götürdüğü ve tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden 24 yaşındaki genç kadının ağabeyi, kardeşinin olayının intihar olmadığını iddia ederken, ablası ise “Bana boşanmak istediğini, ama boşanırsa kendisini öldüreceğini söyledi” dedi.HELİN K. VE EŞİ İSMAİL K. (/ANTALYA-İHA) Geçtiğimiz günlerde eşinin başından silahla vurulmuş halde hastaneye götürdüğü ve tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden 24 yaşındaki genç kadının ağabeyi, kardeşinin olayının intihar olmadığını iddia ederken, ablası ise “Bana boşanmak istediğini, ama boşanırsa kendisini öldüreceğini söyledi” dedi.
Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi Sütçüler Caddesi üzerinde bir apartmanda meydana gelen olayda, 3 ay önce dünya evine giren Helin K. (24), eşi İsmail K. ile birlikte misafirliğe gittiği babasının evinden döndükten sonra eşi ile aralarında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkmıştı. Genç çiftin kavga sesini duyan ve kontrol etmek için kapıya gelen komşuları daire içerisinden bir el silah sesi duymuş, ardından kapıyı açan İsmail K. eşinin hayatına son vermek istediğini belirterek kucağında bulunan Helin K.’yı kendi imkanları ile Kepez Devlet Hastanesi’ne götürmüş, ancak 24 yaşındaki genç kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmişti.
EŞİ KASTEN ÖLDÜRME SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI
Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsi ve savcılık incelemesinin ardından yakınları tarafından gözyaşları içerisinde teslim alınarak toprağa verilmek üzere Kurşunlu Mezarlığı’nda toprağa verilmişti. Olayın ardından İsmail K. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınarak ifadesinin adliyeye sevk edilerek, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
“İNTİHAR ETTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”
Helin’in hayat dolu bir insan olduğunu ve intihar etmediğini düşündüğünü söyleyen ağabeyi Emrah Nama, “Asla intihar ettiğini düşünmüyorum. Neşe dolu bir insandı, daha 23 yaşındaydı. 23 sene boyunda ben Helin’in yüzünü astığını görmedim. Her ne olduysa evlendiği 3 aylık süre zarfı içerisinde çocuk intihar edebilecek bir seviyeye geliyor. Tabi buna intihar diyebileceksek. Ben intihar ettiğini düşünmüyorum, benim kardeşim gitti evliliği için kendisine kredi çekti. Düğününü kendisi yaptı, eşyalarını kendisi aldı. En sonunda olaydan 3 gün önce kendisine araba aldı. Onu da eşinin üzerine yaptı” dedi.
“AİLESİ EŞİNE SİLAH HEDİYE ETTİ” İDDİASI
Helin’in eşinin evlenmeden önce ailesi ile arasının bozuk olduğunu ve kısa süre önce babasının İsmail K.’ya silah hediye ettiğini belirten ağabey Emrah Nama, “Aracı kendi üzerine almak istediği zaman eşi benim kardeşimi öldürdü. Ailesi her zaman için onu reddetti. Ne zaman evlendi ondan sonra ailesi ile can ciğer oldu her ne hikmetse. Birde kardeşim ayrılmak istiyor. Biz kardeşimizin intihar ettiğini düşünmüyoruz. Kardeşim için adli mercilere sesleniyorum, adalet istiyorum” ifadelerini kulandı.
ABLASINA BOŞANMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİŞ
Helin’in olaydan birkaç gün önce eşi ile birlikte Eskişehir’e geldiklerini ve kendisine boşanmak istediğini söylediğini beliren ablası İlkay Adıyaman ise, “Olaydan 3-4 gün önce Eskişehir’e benim yanıma geldiler. Biz beraber gittik, arabayı aldık. O süre zarfında Helin bana boşanmak istediğini, ama boşanırsa kendisini öldüreceğini söyledi. Benim kardeşim intihar edecek bir insan değildi” dedi. Helin’in bir diğer ablası Eylem Dereli ise kardeşinin intihar edecek bir yapıda olmadığını söyleyerek “Helin neşe dolu bir insandı, Helin öldürüldü, Helin’in gençliği, hayatı bizim kursağımızda kaldı” >>>İHA
İsrail, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, 20 yaşındaki Nur el-Makusi ile 20 yaşındaki Sabır Ebu Beyd, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinin batısında yer alan El-Faluca bölgesinde İsrail askerleri tarafından vurularak yaralandı. AA muhabirine konuşan görgü tanıkları da İsrail topçusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Beyt Lahiya beldesinin çeşitli noktalarını bombaladığını, ayrıca İsrail ordusunun, kontrolündeki alanlara yönelik saldırıların sürdüğünü belirtti. Tanıklara göre, İsrail ordusu Gazze kentinin doğusundaki Sikke Caddesi’ne hava saldırısı düzenledi. Gazze Şeridi’nin orta kesiminde de İsrail topçuları, El-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusundaki bölgelere bombardıman gerçekleştirirken, bir helikopterin de İsrail ordusunun çekildiği Deyr el-Belah’ın güneydoğusundaki alanlara ateş açtığı bildirildi. Gazze’nin güneyinde ise İsrail savaş uçaklarının, Han Yunus’un doğusunda İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelere iki hava saldırısı düzenlediği kaydedildi.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail saldırılarında 465 Filistinli hayatını kaybetti, 1287 kişi yaralandı. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 71 binden fazla Filistinlinin ölümüne, 171 binden fazla kişinin yaralanmasına ve büyük yıkıma yol açtı. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin yeniden inşa maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE UNRWA MERKEZİNİ YIKMAYA BAŞLADI
İsrail, Ocak 2025’te faaliyetlerini yasakladığı Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan merkezine girerek buradaki yapıları yıkmaya başladı. İsrail Arazi İdaresi, polis eşliğinde merkeze gelerek tahliye etmeye ve içerisindeki yapıları yıkmaya başlarken Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de UNRWA’nın merkezindeki yapıları yıkma ve boşaltma faaliyetlerine destek vermek için bölgeye geldi. Ben-Gvir, bugünün İsrail için “tarihi bir gün” olduğunu ve UNRWA’nın inşa ettiği her şeyle birlikte Kudüs’ten çıkarıldığını ileri sürdü. İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi Başkan Yardımcısı Arieh King, AA’ya yaptığı açıklamada, merkezin yıkım faaliyetinin Ekim 2024’te İsrail Meclisi tarafından alınan kararın uygulanması olduğunu savundu. King, İsrail’in uygulamalarına ilişkin BM’den gelen eleştirileri umursamadığını söyleyerek, “BM’nin İran’da son 2 haftadır yaşananlara ilişkin açıklama yapmadığını, sadece İsrail’e karşı çıktığını” ileri sürdü. İsrail Arazi İdaresi’nden yapılan açıklamada, UNRWA kompleksine İsrail tarafından el konulduğu belirtilerek bir planlama sürecinden sonra arazinin “kamuya hizmette” değerlendirileceği iddia edildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise arazinin İsrail’e ait olduğunu savunarak UNRWA’nın Hamas ile ilişkisi olduğu suçlamalarını yineledi.
İsrail Meclisi, Ekim 2024’te bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim 2023 olaylarına karıştığı iddiasıyla Ajansın İsrail ve işgal altındaki Doğu Kudüs’teki faaliyetlerini yasaklayan düzenlemeyi kesinleştirmişti. Tel Aviv yönetiminin, UNRWA’nın yasaklanması kararı 30 Ocak 2025’te yürürlüğe girmiş, BM çalışanları Doğu Kudüs’ü terk etmişti. UNRWA’nın faaliyetinin sona ermesi, Filistin topraklarındaki yaklaşık 2,5 milyon mültecinin hayatını olumsuz etkilemişti. >>>AA
Olay, 19 Haziran 2025’te Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde meydana geldi. Trafik denetimi sırasında ekiplerin durdurmak istediği 55 plakalı otomobilin sürücüsü A.Ş., uygulama noktasındaki polis memuru Fatih Oral’a çarparak ağır yaralanmasına yol açtı. Yapılan incelemede sürücünün 2,34 promil alkollü olduğu belirlenirken, şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Tedavi süreci Aydın’da devam ediyordu
Ağır yaralanan Oral, Diyarbakır’daki ilk müdahalesinin ardından eşinin memleketi olan Aydın’a sevk edildi. Adnan Menderes Üniversitesi ve Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin ardından son olarak Çine Devlet Hastanesi’nde tedavi gören polis memuru, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit düştü.
DİYARBAKIR’DA POLİS EKİPLERİNİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN OTOMOBİLİYLE ÇARPARAK AĞIR YARALADIĞI POLİS MEMURU AYDIN’DA TEDAVİ GÖRDÜĞÜ HASTANEDE ŞEHİT DÜŞERKEN, POLİS MEMURUNUN NAAŞI MEMLEKETİ KONYA’YA UĞURLANDI. (MURAT UÇKAÇ/AYDIN-İHA) Diyarbakır’da geçen yıl alkollü sürücünün aracıyla çarpması sonucu ağır yaralanan polis memuru Aydın’da tedavi gördüğü hastanede şehit oldu. Şehidin naaşı memleketi Konya’ya uğurlandı.
Şehidin naaşı Konya’ya uğurlandı
Evli ve 3 çocuk babası olduğu öğrenilen şehit Fatih Oral için Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde tören düzenlendi. Törenin ardından şehidin cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Konya’ya gönderildi. Şehidimizin naaşı, 21 Ocak Çarşamba günü Konya’nın Selçuklu ilçesinde düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak.
Yerlikaya, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, “Narkokapan-İzmir” operasyonu ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün İzmir’de gerçekleştirilen “Narkopan-İzmir” operasyonunun, cumhuriyet tarihinin “en kapsamlı narkotik operasyonu” olduğunu belirten Yerlikaya, İzmir merkezli 14 ilde düzenlenen bu geniş çaplı operasyonun hedefinde, mahalleleri, sokakları zehirlemeye çalışan, uyuşturucu ticaretinin stratejik ayağı olan, “torbacı” olarak tabir edilen sokak satıcılarının olduğunu ifade etti. Operasyonun hazırlık sürecine ilişkin Yerlikaya, şunları kaydetti: “Özellikle gençlerimize musallat olan bu torbacılara yönelik saha takiplerimizi, teknik hazırlıklarımızı ve istihbarat çalışmalarımızı titizlikle yürüttük. Yaklaşık 4 ay süren bu süreçte ekiplerimiz, bu şüpheli şahısların hangi deliklere girip çıktıklarını, kimlerle temas kurduklarını, hangi yöntemlerle zehir dağıttıklarını tek tek tespit etti. Elde edilen bilgiler sonrası dün sabah, şafak sökmeden operasyonumuzu eş zamanlı olarak başlattık.” Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadelenin çok katmanlı ve çok boyutlu olarak kararlılıkla devam ettiğini vurgulayarak, suç örgütü elebaşından sokak satıcısına kadar tedarik zincirinin her halkasını tek tek kırıp atacak operasyonlar düzenlediklerini söyledi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir’de gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarına dair verileri paylaştığı basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu. ( İsmail Aslandağ – Anadolu Ajansı )
Sadece uyuşturucu maddeleri yakalamakla kalmadıklarını, bu organize suç faaliyetlerinin tedarik ağlarını çökerttiklerini ve suç gelirlerine darbe vurduklarını anlatan Yerlikaya, “Torbacılar, uyuşturucu suç örgütlerinin sahadaki eli, kolu, gözü, kulağıdır. Bunlar aracılığıyla sokaklara iniyorlar. İşte Narkokapan operasyonlarıyla biz, bu zehir tacirlerinin bir bakıma elini kolunu kesiyoruz. Hareket kabiliyetlerini yok ediyoruz. Yani uyuşturucu ağının sinir uçlarını hedef alıyor ve pazarlama ağlarını parçalayıp atıyoruz.” dedi.
Yerlikaya, hava ve deniz unsurlarınca da desteklenen “Narkokapan-İzmir” operasyonuna, 4 bin 500 polis, 956 ekip ve 8 özel eğitimli narkotik dedektör köpeğinin katıldığını ifade ederek, “İzmir merkezli 14 ilde, 608 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdik ve 641 şahıs gözaltına alındı. Narkokapan operasyonlarıyla yakaladığımız torbacıların tutuklanma oranı yüzde 95.” bilgisini verdi.
“BU SAVAŞI SADECE ÜLKEMİZ ADINA DEĞİL, İNSANLIK ADINA SÜRDÜRÜYORUZ”
Bu ölçekte ve eşgüdümle yürütülen çalışmaların, polisin yüksek koordinasyon kabiliyetini, sahadaki operasyonel hızını ve kararlılığını açıkça ortaya koyduğunu, milletin huzuru için suçun kaynağına inen bu mücadeleyi aynı disiplin ve aynı kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Yerlikaya, şöyle devam etti: “Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir iç güvenlik meselesi değildir. Bu mücadele, küresel bir güvenlik mücadelesidir. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık. Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir hedef koyduk, bu hedef, ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz, erişilmez bir kale haline getirmektir.”
İçişleri Bakanı Yerlikaya, geçen yıl uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 43 bin 524 kişinin tutuklandığını bildirdi. Kabine döneminde tutuklananların sayısının 100 bin 509 olduğunu ifade eden Yerlikaya, “Yine bu kabine dönemimizde 233 ton uyuşturucu madde ve 278 milyon uyuşturucu hap ele geçirdik. Aynı dönemde 357 uyuşturucu suç örgütünü çökerttik. Bunlardan 46’sı uluslararası nitelikteydi. Kırmızı bültenle aranan uyuşturucu suç örgütü elebaşı ve yöneticisi 136 yabancı şüpheliyi ülkemizde yakaladık. Kırmızı bültenle aradığımız uyuşturucu suç örgütü elebaşı ve yöneticisi 120 şüphelinin de ülkemize iadesini sağladık.” diye konuştu. Açıklanan bu sayıları “tarihi” olarak niteleyen Yerlikaya, uyuşturucu zincirinin tüm cephelerinde savaştıklarını, ülkedeki ilgili bütün kurumlarla uyum içinde uyuşturucuya karşı mücadelelerini topyekun sürdürdüklerini ifade etti.
Avrupa ülkeleri ve diğer ülkelerle ortak uyuşturucu operasyonlarına imza attıklarını da anlatan Yerlikaya, şu değerlendirmelerde bulundu: “Artık Türkiye, suçla mücadelede takip eden değil, yön veren, koordine eden, istihbarat paylaşılan ve paylaşan, operasyonel işbirliğini yöneten ülkelerden biridir. İster narkotik suç örgütü elebaşısı olsun, ister torbacı olsun, ünlü olsun ya da olmasın, her kim bu suça bulaşmışsa, biz onlarla ülkemiz ve insanlık adına kararlılıkla mücadele ediyoruz, Allah’ın izniyle de etmeye devam edeceğiz.”
SURİYE’DE YAŞANANLAR
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeleri ve sınır hattındaki tüm hareketliliği de devletin ilgili tüm birimleriyle anbean titizlikle takip ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Ülkemizin huzurunu hedef alan hiçbir girişime, hiçbir provokasyona ve hiçbir algı operasyonuna müsamaha göstermeyeceğimizi bir kez daha ifade etmek isterim. Özellikle sosyal medya üzerinden kasıtlı olarak yayılan yalan haberler ve toplumu paniğe sevk etmeye dönük paylaşımlar, açık bir dezenformasyon faaliyetidir. Bu tür provokatif içerikli yayın yapanlar hakkında, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız ve Güvenlik Daire Başkanlığımız çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.” >>>AA