Kategori: Asayiş

  • 2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    Küçük bir tartışma kanlı bitti

    Olay, Çiftlik ilçesinde 31 APC 601 plakalı aracıyla seyir halindeki Hamza C.’nin, Abdullah Gündoğdu idaresindeki araçla çarpışmasıyla başladı. Aynaların kırılması üzerine çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yanındaki tabancayı çeken Hamza C., araçtaki kişilere ateş açtı. Saldırıda ağır yaralanan Hakan Çelik ve Abdullah Gündoğdu kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybederken, ismi öğrenilemeyen üçüncü yaralının hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.

    Aksaray polisinden kaçamadı

    Cinayetin ardından aracıyla Aksaray istikametine kaçan şüpheli için emniyet güçleri teyakkuza geçti. Plaka tanıma sistemi ve saha taramasıyla iz süren Aksaray asayiş şubesi cinayet büro amirliği ekipleri, Hamza C.’yi şehir çıkışındaki boş bir arazide kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan şahsın 0.96 promil alkollü olduğu belirlenirken, olayda kullandığı silah da araçta ele geçirildi.

    NİĞDE’DE MADDİ HASARLI TRAFİK KAZASINDA 3 KİŞİYE ATEŞ AÇAN ESKİ MUHTAR, 2 KİŞİYİ ÖLDÜRÜP 1 KİŞİYİ DE AĞIR YARALADIKTAN SONRA CİNAYET BÜRO EKİPLERİNİN TAKİBİYLE YAKALANDIĞI AKSARAY’DA GAZETECİLERİN “PİŞMAN MISIN?” SORUSUNA “PİŞMAN DEĞİLİM, ONUR DUYUYORUM” DEDİ. (YASİN CAN/AKSARAY-İHA)
    Niğde’de maddi hasarlı trafik kazasında 3 kişiye ateş açan eski muhtar, 2 kişiyi öldürüp 1 kişiyi de ağır yaraladıktan sonra cinayet büro ekiplerinin takibiyle yakalandığı Aksaray’da gazetecilerin “Pişman mısın?” sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” dedi.

    Pişman değilim onur duyuyorum dedi

    Sağlık kontrolü için hastaneye getirilen Hamza C., kendisini görüntüleyen basın mensuplarının sorularına kan donduran yanıtlar verdi. Cinayetleri “Benim önüme geçeni vururum” diyerek savunan şüpheli, pişman olup olmadığı sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” cevabını verdi. Olayla ilgili cumhuriyet başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı tahkikat devam ediyor.

  • Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Cenaze törenine yoğun katılım sağlandı

    Serkan Çalar için Gaziantep Bahattin Nakıboğlu Camii’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, il başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katılarak acılı aileyi yalnız bırakmadı. Kılınan cenaze namazının ardından Çalar’ın naaşı dualar eşliğinde toprağa verildi.

    ALMANYA’NIN RHEİNLAND-PFALZ EYALETİNDE BİLET KONTROLÜ SIRASINDA UĞRADIĞI SALDIRI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN 36 YAŞINDAKİ TREN GÖREVLİSİ SERKAN ÇALAR, MEMLEKETİ GAZİANTEP’TE GÖZYAŞLARI ARASINDA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. (İHA/GAZİANTEP-İHA)
    Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletinde bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar, memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

    Milletvekili bozgeyik’ten ırkçılık ve şiddet vurgusu

    Törende bir konuşma yapan Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, şiddetin her türlüsüne ve ırkçılığa karşı olduklarını ifade etti. Merhuma Allah’tan rahmet dileyen Bozgeyik, Serkan Çalar’ın ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı temennilerini iletti. Cenaze töreni boyunca merhumun yakınlarının büyük bir üzüntü yaşadığı görüldü.>>>İHA

  • Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Olay, 3 Şubat günü Arsuz ilçesinde bulunan Cafer Özenir’in ikametgahında meydana geldi. 2009 ile 2014 yılları arasında Demokratik Sol Parti’den (DSP) belediye başkanlığı yapan Özenir ile oğlu S.Ö. arasında para meselesi yüzünden bir tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.Ö., babasına baltayla saldırdı.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Olay yerinde hayatını kaybetti

    Defalarca balta darbesine maruz kalan eski başkanın durumu, çevredeki vatandaşlar tarafından sağlık ve polis ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Cafer Özenir’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Babasını canice katleden zanlı, olay yerinde emniyet güçlerine teslim oldu.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi

    Gözaltına alınan S.Ö., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan zanlı, cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

  • Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    İsrail, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Gazze kentinin doğu bölgeleri ile bölgenin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef aldığını belirtti. İsrail ordusunun Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu ve saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamanın Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarıldı. İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı paylaşıldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetti, 1518 kişi yaralandı.

    İSRAİL’İN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA CAN KAYBI 72 BİN 27’YE YÜKSELDİ

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, son 24 saatte 2 Filistinlinin cenazesi ile 25 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 576 kişinin öldürüldüğü, 1543 kişinin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, 30 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 174 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi.

    GAZZE’DE BİR FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri, Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılarda bir Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde açtığı ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı.

    Saldırılar, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri de Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı.

    UNICEF: ATEŞKESE RAĞMEN YILBAŞINDAN BU YANA GAZZE’DE 37 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

    UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükteki ateşkesin son derece kırılgan olduğu, İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukların yaşamının hâlâ ciddi tehdit altında bulunduğu vurgulanarak, yılbaşından bu yana Gazze’de 37 çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi. Raporda, ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de çocukların hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı, sağlık, su ve eğitim sistemlerinin çökmesi nedeniyle insani koşulların ölümcül boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mevcut durumun Gazze’deki çocuklar için “son derece kırılgan ve ölümcül” olmaya devam ettiğini belirtilen raporda, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de artan İsrail saldırılarının çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekilerek, burada da ocak ayında 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 25 çocuğun ise yaralandığı aktarıldı.

    GAZZE SAĞLIK BAKANLIĞI: SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKME NOKTASINDA, HASTANELER HAYATİ HİZMETLERİ SÜRDÜREMİYOR

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ve hastanelerin hayati hizmetleri sürdüremediği vurgulanarak, halen kısıtlı şekilde faaliyet gösterebilen hastanelerin yaşam kurtaran sağlık merkezleri olmaktan çıktığı, binlerce hasta ve yaralı için “zorunlu bekleme istasyonlarına” dönüştüğü ifade edildi. Sağlık sistemine yönelik, “sağlık soykırımı” olarak nitelendirilen, saldırıların yıkıcı etkilerinin, hizmetlerin sürdürülmesini günlük bir mucizeye dönüştürdüğü ve toparlanma çabalarının önünde büyük bir engel oluşturduğu kaydedildi. Bakanlık, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerindeki sıfır stok seviyelerinin, en basit ağrı kesicilerin dahi erişilemez bir lüks haline gelmesine yol açtığını bildirdi. Açıklamaya göre, temel ilaç listesinin yüzde 46’sında, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 66’sında, laboratuvar malzemeleri ve kan bankası ihtiyaçlarının ise yüzde 84’ünde stoklar tamamen tükenmiş durumda. Açıklamada, kanser tedavileri, kan hastalıkları, cerrahi hizmetler, ameliyatlar, yoğun bakım, acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin krizin en ağır şekilde etkilediği alanların başında geldiği ifade edildi. Gazze’ye ulaştırılabilen ilaçların ise son derece sınırlı miktarlarda olduğu ve mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki hastanelerde sağlık sisteminin kurtarılmasının geçici ve acil çözümlerle mümkün olmadığını, bu tür yaklaşımların krizin tehlikeli sonuçlarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda, ilaç stoklarının acilen güçlendirilmesi için tüm ilgili taraflara derhal ve etkili şekilde müdahale çağrısı yinelendi.

    GAZZE’DE FELÇ OLAN SAĞLIK SİSTEMİ

    Gazze’de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düştüğü belirtiliyor.

    İSRAİLLİLER, 70 YILLIK OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİ

    Kasra Belediye Başkanı Hani Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin doğusundaki Şa‘b el-Harab bölgesinde bazıları 70 yıllık olan zeytin ağaçlarını kestiğini söyledi. Avde, gaspçı İsraillilere ait buldozerlerin çok sayıda zeytin ağacını kökünden söktüğünü ve Filistinlilere ait arazileri tahrip ettiğini belirterek, bölgede amacı henüz bilinmeyen kırmızı işaretler bırakıldığını aktardı. Aynı beldede, gaspçı İsraillilerin, Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistinlinin evinin çevresine koyunlarını salarak otlattığını kaydeden Avde, bu durumun ev sakinleri arasında korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. Avde ayrıca, İsrail ordusunun daha sonra aynı bölgeye baskın düzenleyerek arama faaliyetleri yürüttüğünü vurgulayarak, Ras el-Ayn bölgesinde kurulan yerleşim çadırının ise Filistinlilere yönelik saldırıların merkezi haline geldiğini dile getirdi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin raporuna göre, ocak ayında İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde toplam 1872 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 1404’ü İsrail ordusu, 468’i ise gaspçı İsrailliler tarafından yapıldı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR VATANDAŞA, KENDİ EVİNİ YIKTIRDI

    Filistin resmi ajansı WAFA, İsrail makamlarının, Kudüslü Macid es-Selayime’yi, El-Eşkariyye Mahallesi’nde 8 yıl önce inşa edilen ve 4 kişinin yaşadığı evini, ruhsatsız inşa edildiği bahanesiyle yıkmaya zorladığını ve ayrıca 100 bin şekeli (yaklaşık 32 bin doları) aşan para cezası ödemeye mahkum ettiğini aktardı. İsrail’e ait belediyeden gelen yazının ardından Filistinli, uzun yıllardır yaşadıkları yuvalarını yıkmak zorunda kaldı. İsrail yönetimi, özellikle Kudüs şehrinde, Filistinlileri ruhsatsız olduğu bahanesiyle kendi evlerini yıkmaya zorluyor. Buna karşı çıkanların evleri ise İsrail’e ait buldozerlerle yıkılıyor ve binlerce dolar tutan yıkım masrafları da mülk sahiplerine ödetiliyor. Kudüs’teki İsrail belediyesi, Filistinlilere yapı ruhsatı vermeyi reddederek; evlerini yıkıyor ya da Filistinlileri evlerini kendi imkânlarıyla yıkmaya zorluyor. İsrail bunu, barınma hakkını güvence altına alan uluslararası hukuk ve insani normlara aykırı olup, Kudüs kentinden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen sistematik işgal politikalarının bir parçası olarak yapıyor. Söz konusu politikalar, kent içinde ve çevresinde Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA GECE DÜZENLEDİĞİ BASKINLARDA 3 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkilya’nın doğusunda bulunan Azzun köyünde birçok eve baskın düzenleyerek aralarında 10 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 21 Filistinliyi sahada sorguladıktan sonra ise serbest bıraktı. İsrail güçleri, Nablus’un merkezindeki kuzey dağlık bölgesinde bulunan bir binaya düzenledikleri baskın sırasında da bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusu, Batı Şeria’nın güneyinde, El Halil’in kuzeyinde bulunan Beyt Emr kasabasında da bir eve baskın düzenleyerek bir genci gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail güçlerinin Kalkilya’nın doğusundaki Kefr Kaddum köyüne düzenledikleri baskın sırasında Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Müdürü İştivi’nin evinde arama yaptıktan sonra İştivi’yi gözaltına aldığı belirtildi. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin 5 Şubat’ta yaptığı açıklamaya göre, Şubat ayı başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların sayısı 9 bin 300’ü aşmış olup, bunların arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA BİR HAFTADA 526 HAYVANI ÇALDI, 824 AĞACI SÖKTÜ

    Filistin Tarım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 29 Ocak-5 Şubat tarihlerinde tarım ve hayvancılık sektöründe gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin rapora yer verildi. Bunlar arasında zeytin başta olmak ağaçlarının sökülmesi, kesilmesi ve zarar verilmesi, tarım arazilerindeki tesislerin ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına ve meralarına erişiminin engellenmesi, hayvanlarının çalınması ve Filistinlilere saldırılması gibi ihlallerin yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırıları sonucu söz konusu dönemde 824 ağaç söküldü, 526 baş hayvan çalındı. Bu saldırılar, yaklaşık 706 bin dolar tutarında zarara yol açtı.” ifadesi kullanıldı. Batı Şeria genelindeki en fazla zararın El Halil’de kaydedildiği, özellikle kentin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde oluşan tahmini zararın yaklaşık 618 bin 142 dolar olduğu aktarıldı. Bakanlık, uluslararası toplum, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına “Filistinli çiftçilere acil koruma sağlanması, bu ihlallerin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve İsrail makamlarından hesap verilmesi” çağrısında bulundu. Filistin resmi kurumlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılı boyunca Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor. Filistinliler, bu saldırıların İsrail’in Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin önünü açtığı ve bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA BİR ASKERİ ÜSTE ESİR ALDIĞI FİLİSTİNLİYİ VURDU

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın Ürdün Vadisi’ndeki bir askeri üste meydana geldiği bildirildi. Açıklamada, askeri üste bir Filistinli esirin kelepçelerinden kurtularak bir İsrail askerine saldırdığı ve yaraladığı öne sürüldü. Olay yerinde bulunan bir başka askerin ateş açarak Filistinli esiri vurduğu belirtilen açıklamada, yaralanan İsrail askerinin hastaneye kaldırıldığı aktarılırken Filistinli esirin durumu hakkında bilgi paylaşılmadı. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün Kral Hüseyin Köprüsü (Allenby) Sınır Kapısı’nda gerekçe gösterilmeksizin İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan 50’li yaşlardaki Filistinli esirin dizlerinden vurulduğunu ve orta derecede yaralandığını kaydetti. >>>AA

  • Öz oğul cinayetinde baba için ne talep edildi!

    Öz oğul cinayetinde baba için ne talep edildi!

    Olay, geçtiğimiz yıl mayıs ayında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi’nde meydana geldi. 60 yaşındaki Ali T., aralarında husumet bulunan oğlu Barış T.’yi konuşmak üzere evinin yakınındaki boş bir araziye çağırdı. Burada çıkan tartışmanın büyümesi üzerine baba Ali T., yanındaki bıçakla oğluna saldırdı. Vücudunun neredeyse her bölgesine darbe alan genç adam, vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

    ANTALYA’DA OĞLU BARIŞ T.’Yİ (25) PARKTA 37 BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜREN ALİ T.’NİN (60) TUTUKLU YARGILANDIĞI DAVADA SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI. CUMHURİYET SAVCISI, SANIĞIN OĞLUNA YÖNELİK İŞLEDİĞİ CİNAYET NEDENİYLE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ. (BEGÜM AKSOY/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da 25 yaşındaki oğlunu parkta 37 bıçak darbesiyle öldüren babanın tutuklu yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

    Pişman olduğunu söyledi ancak ceza kapıda

    Cinayetin ardından evinde yakalanan ve polisteki ifadesinde oğlunun alkol alıp çevreye saldırdığını, bu nedenle tartıştıklarını iddia eden Ali T., mahkemedeki savunmasında da pişman olduğunu dile getirdi. Sanık baba, mahkeme heyetinden beraatını talep etse de savcılık mütalaasında 37 bıçak darbesinin canavarca hisle hareket edildiğine işaret ettiği vurgulandı.

    Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, toplanan deliller, adli tıp raporu ve sanığın ikrarı doğrultusunda Ali T.’nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Müştekilerin şikayetçi olmadığı davada mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek nihai kararını açıklamak üzere duruşmayı erteledi.

  • İki aile arasındaki kanlı kavgada ilk duruşma: Sanık bakın ne dedi!

    İki aile arasındaki kanlı kavgada ilk duruşma: Sanık bakın ne dedi!

    Sanık Şaban K.: Kızımı korumak için bıçak salladım

    Duruşmada savunma yapan sanık Şaban K., maktul ile aralarında bir husumet olmadığını, olayın kızına yönelik darp ve taciz iddiaları nedeniyle başladığını öne sürdü. Olay gecesi apartmana kamera takarken bir tartışma çıktığını belirten sanık, “Ben kimseyi öldürmedim, bıçaklamadım. Kavga çıkınca kızımı korumak ve karşı tarafı korkutmak için yerden aldığım bir bıçağı salladım. Bıçağın kime ait olduğunu dahi bilmiyorum,” şeklinde konuştu.

    Maktulün eşinden yasak aşk iddiası

    Maktulün eşi Ş.F. ise mahkemedeki ifadesinde, sanığın kızı B.K. ile eşi arasında bir ilişki olduğunu ve bu durumun olayların fitilini ateşlediğini savundu. Sanık tarafının kendisini ve eşini suçlayarak ifadelerini değiştirdiklerini iddia eden Ş.F., “Eşime güveniyordum ancak bu kişiler şikayetçi olduğum için korkup farklı konuşuyorlar. Hiçbir ifadelerini kabul etmiyorum,” diyerek şikayetini yineledi.

    Tanıklar farklı isimleri işaret etti

    Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise olayın faili konusunda çelişkili bilgiler ortaya koydu. Tanık S.C., sanık Şaban K.’nin elinde bıçak gördüğünü ve maktulün koluna vurduğunu söylerken; tanık E.Ç., bıçağın sanığa R.K. tarafından verildiğini ve asıl suçlunun kendisiymiş gibi gösterilmeye çalışıldığını iddia etti. Sanığın kızı B.K. ise maktulün kendisine uzun süredir taciz ve şiddet uyguladığını, babasının elinde bıçak görmediğini savundu.

    Mahkeme adli tıp raporu bekliyor

    Savunma ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Vücudunda 3 bıçak darbesi tespit edilen Yılmaz Fayiz’in ölümüne hangi bıçağın sebep olduğunun netleşmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına hükmedildi. Sanık Şaban K.’nin tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, duruşmayı eksiklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.

  • Özahi davasında kesin karar verildi: 6 yıl önce ölmüştü!

    Özahi davasında kesin karar verildi: 6 yıl önce ölmüştü!

    Soruşturma Süreci ve İtirazlar

    Olayın ardından ilk takipsizlik kararı 25 Ekim 2021 tarihinde verilmiş ancak ailenin itirazı üzerine soruşturma genişletilmişti. Eksikliklerin giderilmesinin ardından savcılık, 18 Haziran 2025 tarihinde dosyada suç unsuruna rastlanmadığını belirterek ikinci kez takipsizlik kararı verdi. Yapılan son itirazın da mahkemece reddedilmesiyle Sezay Koçak’ın ölümü hukuken “intihar” olarak kesinleşti.

    Kararın Gerekçeleri: “İtme Gücü Yok”

    Takipsizlik kararında yer alan teknik incelemeler ve bilirkişi raporları, olayın seyri hakkında şu detayları ortaya koydu:

    • Fiziksel Kanıtlar: Yapılan incelemelerde düşme esnasında herhangi bir itme gücünün uygulanmadığı, maktulün kendi iradesiyle kendisini bıraktığı tespit edildi.

    • Tanık Beyanları: Olayın yaz mevsiminde gerçekleşmesi nedeniyle balkonlarda bulunan çok sayıda görgü tanığı ve maktulün oğlunun ifadelerinin birbirleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.

    • Dna Örnekleri: Tırnak aralarında bulunan eşine ait Dna örneklerinin, aynı evde yaşamaları sebebiyle “hayatın olağan akışına uygun” olduğu değerlendirildi.

    GAZİANTEP’TE 2 EYLÜL 2020 TARİHİNDE EVİNİN BALKONUNDAN DÜŞEREK HAYATINI KAYBEDEN SEZAY KOÇAK’IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMADA 2’NCİ KEZ TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ. YAPILAN İTİRAZIN REDDEDİLMESİYLE KARAR KESİNLEŞTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 2 Eylül 2020 tarihinde evinin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Sezay Koçak’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 2’nci kez takipsizlik kararı verildi. Yapılan itirazın reddedilmesiyle karar kesinleşti.

    Psikolojik Buhran ve İntihar Kanaati

    Kararda, Sezay Koçak’ın yaşadığı psikolojik buhran nedeniyle kendi iradesiyle hayatına son verdiği kanaatine varıldığı belirtildi. Olay anında yanında bulunan kişilerin maktulü intihara teşvik ettiğine veya zorladığına dair herhangi bir delile ulaşılamadığı vurgulandı.

    Olayın Geçmişi

    Özel bir şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışan Sezay Koçak Özahi, boşanma aşamasında olduğu eşi Ali Ö. ile tartıştıktan sonra balkonundan düşerek can vermişti. Ailesi, kızlarının öldürüldüğünü iddia ederek uzun süredir hukuk mücadelesi veriyordu. Eşi Ali Ö. ise ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

  • Sosyal medyada tanıştılar: Birlikte alkol aldığı adamı arabada öldürdü!

    Sosyal medyada tanıştılar: Birlikte alkol aldığı adamı arabada öldürdü!

    Karahasanlı Mahallesi’ndeki boş bir arazide park halindeki kamyonette cansız bedeni bulunan Mehmet Ali Zengin’in, vücuduna aldığı 3 bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği belirlenmişti. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki onlarca güvenlik kamerasını saniye saniye inceleyerek, maktulün olaydan önce 20 yaşındaki Efe K. ile buluştuğunu tespit etti.

    Alkol Masasında Küfürleşme Kavgası

    Yapılan incelemelerde, yakın zamanda cezaevinden çıktığı öğrenilen Mehmet Ali Zengin’in, sosyal medya üzerinden tanıştığı Efe K. ile olay gecesi bir araya gelerek alkol aldıkları belirlendi. İddiaya göre, alkolün etkisiyle ikili arasında başlayan küfürleşme kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Efe K., yanındaki bıçakla Zengin’i yaralayıp olay yerinden kaçtı.

    Adliyede Susma Hakkını Kullandı

    Polis ekiplerince kıskıvrak yakalanan Efe K., emniyetteki ilk beyanında olayı gerçekleştirdiğini itiraf etti. Ancak adliyeye sevk edildikten sonra resmi ifadesinde susma hakkını kullanmayı tercih etti. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan zanlı, “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Akılalmaz olay: Hilal mektubundaki tarihte can verdi!

    Akılalmaz olay: Hilal mektubundaki tarihte can verdi!

    Stepne Çarpması Sonucu Hayatını Kaybetti

    Olay, D-650 kara yolu Küpçüler mevkiinde meydana geldi. İki kamyonetin çarpışması sonucu araçlardan birinden fırlayan stepne (yedek lastik), o sırada kaldırımda işe gitmek için servis bekleyen Hilal Garaç’a çarptı. Ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Garaç, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

    Hilal Garaç’ın vefatının ardından, henüz 13 yaşındayken (3 Şubat 2013) yakın arkadaşı Ece’ye yazdığı duygu dolu mektup ortaya çıktı. Hayatın kısalığına vurgu yapan mektupta şu ifadeler yer alıyordu:

    “Saatler 12.01 Ece. Ben bu satırları yazarken biraz olsun ağlayacağım. Sen hep gül olur mu? Bir gün büyüyeceğiz. Seni bir daha görememekten o kadar çok korkuyorum ki bir bilsen. Yarına sağ olacak mıyız onu bile bilmiyoruz. Belki beni unutursun ama ben seni kalbimde taşıyacağım.”

    Genç kızın mektubu yazdığı tarihten tam 13 yıl sonra, yine bir Şubat ayında hayata veda etmesi, sevenlerini yasa boğdu. Akyazı’da bir fabrikada çalışan ve çevresinde sevilen biri olan Hilal Garaç, Küpçüler Şehit Bülent Yurtseven Camii’nde kılınan namazın ardından Emirsultan-2 Mezarlığı’nda toprağa verildi.

  • Hatay hala ağlıyor!

    Hatay hala ağlıyor!

    Hatay Büyükşehir Belediyesi’nden Anlamlı Destek

    Anma törenleri kapsamında Hatay Büyükşehir Belediyesi, mezarlık alanını Türk bayraklarıyla donattı. Yakınlarının kabrini ziyarete gelen vatandaşlara, mezarlara dikilmek üzere çiçek dağıtımı yapıldı. Binlerce kişi, kaybettikleri canlar için dualar okuyup karanfiller bıraktı.

    “Formayı Başucuna Koydu Ama Giymek Kısmet Olmadı”

    Mezarlıkta evladının kabri başında yas tutan acılı baba Abdullah Ünal, 16 yaşındaki futbol aşığı oğlunun hikayesiyle yürekleri dağladı. Depremden kısa süre önce oğluna Hatayspor forması aldığını belirten Ünal, o anları şöyle anlattı:

    “Pazar günü maç izledik, ona forma sözü verdim. Formayı aldım, ertesi gün okulda giyecek diye başucuna koydu ama giymek kısmet olmadı. Onu 5 gün sonra enkazdan çıkardık. Bu acı ömür boyu bitmez.”



    “Ciğerim Yanıyor, Bir Türlü Çıkaramadık”

    Depremde kızını ve iki torununu kaybeden Polat Yılmaz ise enkaz başında yaşadığı çaresizliği dile getirdi. Esentepe Mahallesi’ndeki evlerinin yıkıldığını belirten Yılmaz, “3 gün boyunca enkaz başında bağırdım ama çıkaramadık. Bugün kızını ve torunlarını kaybeden birinin ciğeri nasıl yanıyorsa benimki de öyle yanıyor. Her cuma gelip onları ziyaret ediyorum,” dedi.

  • Gençleri zehirleyenlere polis engel oldu

    Gençleri zehirleyenlere polis engel oldu

    Yapılan çalışmalar neticesinde; sentetik ecza hapları, çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ve bir adet hassas terazi ele geçirildi. İlk operasyonda yakalanan M.D. ve E.U. isimli şahıslar hakkında “Uyuşturucu Madde Kullanmak” suçundan adli işlem başlatılırken, T.A. isimli şahıs “Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak” suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı kapsamda gerçekleştirilen bir diğer operasyonda ise sentetik ecza maddeleri ile peçeteye emdirilmiş uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon sırasında gözaltına alınan M.K. hakkında uyuşturucu ticareti suçundan adli işlem yapılırken, V.K. isimli şahıs çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.  Ayrıca Emniyet Müdürlüğü görevlilerince Bolvadin ilçesi uygulama noktasında durdurulan araç içerisinde yapılan aramada 238 gram uyuşturucu maddesi ele geçirildi. Konu ile ilgili olarak E.E. isimli şahsa Uyuşturucu Madde Kullanmak suçu kapsamında adli işlem yapıldı. >>>Haber Merkezi  

  • İsrail’in saldırısında 27 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in saldırısında 27 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli bahanelerle Gazze’de saldırılarını sürdürüyor Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in son 24 saatteki saldırılarında 27 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin yaralandığı belirtildi. Açıklamada 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten bu yana 574 Filistinlinin öldüğü, 1518’inin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cansız bedeninin çıkartıldığı ifade edildi. Saldırıların başladığı Ekim 2023’ten beri ise Gazze’deki toplam can kaybının 71 bin 851’e, yaralı sayısının 171 bin 626’ya ulaştığı da kaydedildi.

    KISITLAMALARLA AÇILAN REFAH SINIR KAPISI’NDAN 25 FİLİSTİNLİ DAHA GAZZE’YE DÖNDÜ

    Sağlık kaynaklarından AA’ya verilen bilgiye göre, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 25 Filistinli, Birleşmiş Milletler’e (BM) ait otobüsle Han Yunus’taki Nasır Hastanesine getirildi. Aylar sonra yakınlarına kavuşan Filistinliler duygusal anlar yaşayarak, gözyaşlarına boğuldu. Gazze’ye dönen 25 kişi hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Gazze’ye dönen kızına kavuşan Filistinli anne, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Kızımı görünce bütün her şeyi unuttum.” dedi. Başka bir kadın ise yaşadığı dramı dile getirerek, dünyanın kendisi için çok zor bir yer olduğunu anlattı. Filistinli kadın, “Oğlumu ve kocamı kaybettim. Saldırılarda şehit oldular.” diye konuştu. Gazze’nin dünyaya açılan kapısı konumundaki Mısır sınırında bulunan Refah Sınır Kapısı, 21 ay aradan sonra 2 Şubat Pazartesi günü iki yönlü şekilde “sınırlı” geçişlere açılmıştı. İsrail, Refah Sınır Kapısı’ını sınırlı sayıda Flisitinlinin geçişine açsa da Gazze’deki ateşkes planının önemli bir parçasını oluşturan insani yardımların ve ağır iş makinelerinin bölgeye girişini halen engelliyor. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kuruluşlar, Gazze’de 4 binden fazlası çocuk olmak üzere 16 bin 500’den fazla yaralı ve hastanın Gazze dışında tedavi alabilmek için beklediğini bildiriyor. Gazze’de tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle 1000’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

    KUDÜS VALİLİĞİ: İSRAİL, KENTİN KUZEYİNDE FİLİSTİN BÖLGELERİNİ BİRBİRİNDEN AYIRACAK YOL ÇALIŞMASINA BAŞLADI

    Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “İsrail işgal makamları işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeyinde ’45’ olarak isimlendirilen yasa dışı yerleşim yolunun yapım çalışmalarına başladı.” ifadesi kullanıldı. Söz konusu yolun, “Kudüs’ün kuzeyinde ve Ramallah’ın doğusunda kalan yasa dışı yerleşim birimlerini işgal altındaki Kudüs kentiyle bağlamayı ve çevresinde sömürgeci kontrolü güçlendirmeyi amaçlayan bir yerleşim planı çerçevesinde yapıldığı” kaydedildi. Halihazırda 5 kilometre uzunluğunda planlanan yolun doğudaki Mıhmas beldesinden başlayarak batıda Kalandiye tüneline kadar uzandığı; gelecek dönemde “433” olarak isimlendirilen caddeye bağlanacağı bilgisi verildi. Valilik açıklamasında yolun “Kudüs çevresinde Filistin topraklarını gasbederek kurulan yerleşim kuşatmasını güçlendirmeyi ve çevresindeki coğrafyayı yeniden şekillendirmeyi amaçlayan çevre yollar ağı kapsamında inşa edildiği” belirtildi. Bu adımla, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, ulaşımının kolaylaştırılması; Kudüs’ün kuzeyi ile Ramallah’ın doğusundaki yerleşim birimlerinin doğrudan kent ile işgal altındaki iç bölgelere bağlanmasının amaçlandığı aktarıldı. Yol yapımının, Kudüs’ü Filistinlilerin bulunduğu bölgelerden izole etme ve Batı Şeria’nın kuzeyi ile orta kesimleri arasındaki coğrafi bağlantıyı kesme planının bir parçasını olduğuna işaret edilen açıklamada, bunun Tel Aviv yönetiminin “Büyük Kudüs” olarak dillendirdiği ve birkaç yerleşim birimini kapsayan projenin hizmet ettiği kaydedildi. Yolun inşasını gerçekleştirmek için İsrail yönetiminin, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeyinde yer alan Mıhmas, Ceba, Er-Ram ve Kefr Akab köylerinde Filistinliler ait yaklaşık 280 dönüm araziye el koyduğu bildirildi.

    BATI ŞERİA’DA FİLİSTİN TOPRAKLARI GASBEDİLEREK KURULAN 365 YASA DIŞI YERLEŞİM BULUNUYOR

    Batı Şeria’nın güneyindeki “Kefar Etzion” Yahudi yerleşim birimi, İsrail’in 1967’de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal etmesinin hemen ardından kurulduğu için ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor. Sonrasında Batı Şeria’da yüzlerce yasa dışı yerleşim yeri inşa edildi. İsraillilerin gasbettiği Filistin topraklarını takip eden İsrailli sivil toplum kuruluşu “Peace Now” (Barış Şimdi) hareketinin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs hariç, işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli nüfusu ise 500 bini aşmış durumda. İsrail hükümetinin 11 Aralık’ta onay verdiği 19 yerleşim haricinde, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim mevcutken aşırı sağcı Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri de bulunuyor. Buna göre, Batı Şeria’da toplam 365 yasa dışı Yahudi yerleşimi bulunmakta. İsrail hükümetinin söz konusu “kaçak yerleşim” yerlerine sık sık aldığı kararlarla tek taraflı onay verdiği biliniyor. İsrail’in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DAKİ BASKINLARINDA 32 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Filistinli Esirler Basın Ofisi’nden yapılan açıklamadai İsrail ordusunun Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerine baskınlar düzenlediği belirtildi. Açıklamada gözaltına alınanlar arasında El Halil kentinin eski Yasama Konseyi üyesi Hatim Kafişe, bir çocuk ve daha önce serbest bırakılmış esirlerin bulunduğu aktarıldı. İsrail askerlerinin çeşitli bölgelerde düzenlediği baskınlarda 32 Filistinliyi gözaltına aldığı, baskın düzenledikleri evlerindeki eşyaları tahrip ettiği ifade edildi. Filistinli Esirler Basın Ofisi’nin açıklamasında, İsrail ordusunun yaptığı baskınlar ve gözaltılarla Filistinlileri toplu bir şekilde cezalandırmayı amaçladığına işaret edildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA FİLİSTİNLİLERE AİT EVLERİ YIKTI

    Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail güçleri Beyt Avva beldesine baskın düzenleyerek bazı mahalleleri giriş ve çıkış yönünde kapattı. İsrail güçleri daha sonra Muhammed Avni es-Suveyti adlı Filistinliye ait olduğu belirtilen bir evi “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle yıktı. Yıkılan evin yaklaşık 600 metrekare alana sahip olduğu, iki kattan oluşan binanın ilk katında dükkanların bulunduğunu, ikinci katının ise inşaat halinde olduğu belirtildi. Öte yandan, El Halil kentindeki Birin Köyü Yerel Meclisi Başkanı Ferid Burkan da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin iş makineleriyle köye baskın yaptığını belirtti. İsrail güçlerinin köyde Filistinlilere ait 2 evi yıktığı ve bazı ekin arazilerine iş makineleriyle zarar verdiğini aktaran Burkan, İsrail’in köyde bir su kuyusunu da yıktığı evlerin etrafındaki tarımsal alanları tahrip ettiğini ifade etti. Burkan, Birin köyüne baskında toplam 30 dönümlük araziye zarar verildiği ve bazı duvarların yıkıldığına işaret etti. Bu arada Ramallah kentine bağlı Naleyn Belediye Başkanı Yusuf el-Havaca da İsrail ordusunun, Naleyn beldesindeki bazı yapılarda inşaatları durdurma kararını kendilerine ilettiğini kaydetti. Havaca, “İsrail ordusu, beldenin batı kesimine baskın düzenleyerek ruhsatsız oldukları gerekçesiyle 7 yapının inşaatını durdurma kararını iletti.” dedi. İsrail ordusu, bugün El Halil kentinin batısında yer alan Beyt Avva beldesinde de Filistinli bir aileye ait evi “ruhsatsız olduğu” iddiasıyla yıkmıştı. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.

    FİLİSTİN TOPRAKLARINI GASBEDEN İSRAİLLİLER, BATI ŞERİA’DA YÜZLERCE AĞACINI KÖKÜNDEN SÖKTÜ

    AA muhabirinin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, İsrailliler Ramallah’ın kuzeyindeki Turmus Aya kasabası ovasında Avvad ailesinin evinin çevresindeki bölgede 300 zeytin ağacını kökünden söktü. Ramallah ilinin kuzeydoğusunda da İsrailliler El-Mugayyir köyüne baskın düzenleyerek güney bölgesinde hayvanlarını otlatan sakinlere saldırdı. Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus Valiliği’nin güney kesiminde de İsrailliler bir grup Filistinliye biber gazı sıktı. İsrailliler ayrıca, Akraba ve Curiş köyleri arasında bulunan Vadi el-Hac İsa bölgesinde bir evde çalışan 3 gence de saldırarak darbetti. Resmi Filistin verilerine göre, İsrailliler son dönemde Filistinlilere ait geniş tarım arazilerini kapsayan 349 mülke yönelik tahribat ve hırsızlık eylemi yaptı. İsrail ordusunun desteğiyle yapılan bu saldırılarda 750’si El Halil’de, 245’i Ramallah’ta ve 250’si Nablus’ta olmak üzere 1245 zeytin ağacı kökünden söküldü, tahrip edildi ve zehirlendi. >>>AA

  • Hüzünlü anma: “Asıl mesele felaketi önlemek”

    Hüzünlü anma: “Asıl mesele felaketi önlemek”

    Saat 04.17’de Enkaz Başında Buluştular

    Depremin meydana geldiği saat olan 04.17’de başlayan anma programında, katılımcılar enkaz alanına mumlar dikerek etrafı karanfillerle donattı. Sessizliğin hakim olduğu anmada, 3 yıl önce yaşanan büyük felaketin izlerinin hala silinmediği görüldü. Programa Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

    “Rant Odaklı Anlayış En Büyük Afettir”

    Anma sırasında yapılan ortak açıklamada, depremin bir doğa olayı olduğu ancak insanı ve doğayı merkeze almayan politikalar nedeniyle büyük bir felakete dönüştüğü vurgulandı. Açıklamada, “Rant odaklı anlayış en büyük afettir. Asıl olan felaketler yaşandıktan sonra konuşmak değil, gerekli tedbirleri önceden alarak bu yıkımların önüne geçmektir” ifadelerine yer verilerek yerel yönetimlerin ve denetim mekanizmalarının sorumluluğuna dikkat çekildi.

    DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SERRA BUCAK VE BERABERİNDEKİLER, 6 ŞUBAT KAHRAMANMARAŞ MERKEZLİ DEPREMLERİN ÜÇÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ NEDENİYLE SÖZEL APARTMANI’NIN ENKAZI ÖNÜNDE DÜZENLENEN ANMAYA KATILDI. (HASAN DAYAN – REMZİYE YAVUZ YILMAZ/DİYARBAKIR-İHA)
    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak ve beraberindekiler, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümü nedeniyle Sözel Apartmanı’nın enkazı önünde düzenlenen anmaya katıldı.
    DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SERRA BUCAK VE BERABERİNDEKİLER, 6 ŞUBAT KAHRAMANMARAŞ MERKEZLİ DEPREMLERİN ÜÇÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ NEDENİYLE SÖZEL APARTMANI’NIN ENKAZI ÖNÜNDE DÜZENLENEN ANMAYA KATILDI. (HASAN DAYAN – REMZİYE YAVUZ YILMAZ/DİYARBAKIR-İHA)
    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak ve beraberindekiler, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümü nedeniyle Sözel Apartmanı’nın enkazı önünde düzenlenen anmaya katıldı.

    Geniş Katılımlı Anma Programı

    Siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütlerinin de yoğun ilgi gösterdiği anma töreni, depremde hayatını kaybedenler için edilen duaların ardından sona erdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak ve beraberindekiler, enkaz başında vatandaşlarla bir süre görüşerek acılarını paylaştı.

  • Tiryakioğlu’ndan Afyon için kritik uyarı: 6,5 büyüklüğünde deprem üretebilir!

    Tiryakioğlu’ndan Afyon için kritik uyarı: 6,5 büyüklüğünde deprem üretebilir!

    6 Şubat depremlerinin hemen ardından 11 ilde incelemelerde bulunduklarını belirten Tiryakioğlu, sahadaki yıkımın en büyük sebebinin mühendislik hizmeti yeterince alınmamış binalar olduğunu ifade etti. Yeni binalarda görülen hasarların ise yanlış yer seçimi ve zemin hatalarından kaynaklandığını bilimsel verilerle ortaya koyduklarını dile getirdi.

    “Mikrobölgeleme yetmez, binalar taranmalı”

    Yerel yönetimlerin yürüttüğü mikrobölgeleme çalışmalarının yeni yapılar için yol gösterici olduğunu ancak mevcut tehlikeyi tam olarak kapsamadığını belirten Tiryakioğlu, şu kritik uyarıyı yaptı:

    “Belediyelerin yapması gereken en önemli şey, mevcut yapı stokunu güncellemektir. Yeni yönetmeliklere göre hızlı tarama yöntemleriyle binaların deprem performansı belirlenmeli ve riskli alanlar önceliklendirilmelidir.”

    Afyon çevresindeki faylar 6,5 büyüklüğünde deprem üretebilir

    Afyonkarahisar çevresindeki aktif fay hattı hareketliliğine dair matematiksel ve jeofizik verileri paylaşan Prof. Dr. Tiryakioğlu, bölgedeki bazı fayların 6 ile 6,5 büyüklüğünde deprem üretebilecek enerji birikimine sahip olduğunu açıkladı. 2002 Sultandağı depremi sonrası faylar arası stres aktarımının devam ettiğini hatırlatan uzman, riskin il genelinde bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

    Kentsel dönüşümde bilimsel gerekçe dönemi

    Kentsel dönüşüm projelerinin artık sadece “yenileme” mantığıyla değil, bilimsel gerekçelerle yapılması gerektiğini belirten Tiryakioğlu, Bakanlığın artık gerekçeli raporlar istediğini söyledi. Bir fay kırıldığında hangi binaların yıkılacağının önceden modellenmesinin, kentsel dönüşümde öncelikli bölgelerin belirlenmesi için şart olduğunu vurguladı.

  • Aldatma tartışmasında kocasını öldüren kadına şok ceza!

    Aldatma tartışmasında kocasını öldüren kadına şok ceza!

    “Sizin Buradan Ölünüz Çıkar Dedi”

    Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında savunma yapan Aysel Duran, olayın bir nefsi müdafaa olduğunu iddia etti. Eşinin kendisini sürekli sadakatsizlikle suçladığını ve tehdit ettiğini belirten Duran, “Olay gecesi silahı aslında kendimi öldürmek için elime almıştım. Ancak eşim bana ‘Sizin buradan ölünüz çıkar’ deyince onu durdurmak amacıyla gözümü kapatarak ateş ettim. Keşke o gece kendi kafama sıksaydım. Çok pişmanım,” ifadelerini kullandı.

    KOCAELİ’DE ALDATILMA MESELESİ SEBEBİYLE ÇIKTIĞI İDDİA EDİLEN TARTIŞMADA KOCASINI TABANCAYLA VURARAK ÖLDÜREN KADIN HAKKINDA KARAR ÇIKTI. (FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde aldatılma meselesi sebebiyle çıktığı iddia edilen tartışmada, kocasını tabancayla vurarak öldüren kadının yargılanmasına devam edildi. Savunmasında, eşini isteyerek öldürmediğini söyleyen ve “Eşim bana, ‘Sizin buradan ölünüz çıkar’ dedi. Eşimi durdurmak için gözümü kapatarak ateş ettim” ifadesini kullanan sanık, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Meşru Müdafaa Sayılmadı, Ceza 24 Yıla İndirildi

    Davanın son celsesinde mahkeme heyeti, sanığın eyleminde meşru müdafaa şartlarının oluşmadığına karar verdi. İlk olarak “Eşi kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası alan sanığın cezası, eylemin “haksız tahrik” altında işlendiği kanaatiyle 24 yıla düşürüldü. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, maktul yakınları karara tepki gösterdi.

  • Afyonkarahisar Emniyeti’nden Pazarcı Esnafına “Güvenli Alışveriş” Bilgilendirmesi

    Afyonkarahisar Emniyeti’nden Pazarcı Esnafına “Güvenli Alışveriş” Bilgilendirmesi

    Dolandırıcılık Ve Hırsızlığa Karşı Uyarılar

    Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, özellikle pazarcı esnafının karşılaşabileceği hırsızlık ve dolandırıcılık yöntemleri anlatıldı. Sahte para kullanımı, tırnakçılık ve tezgah üzerindeki kıymetli eşyaların korunması gibi konularda bilgilendirme yapan ekipler, esnafa karşılaşılabilecek olumsuz durumlara karşı alınması gereken tedbirleri aktardı. Saha çalışmalarında, güvenlik önlemlerinin artırılmasının suç oranlarını düşürmedeki etkisi vurgulandı.

    112 Acil Çağrı Hattı’nın Doğru Kullanımı

    Bilgilendirme faaliyetinin bir diğer önemli başlığı ise 112 Acil Çağrı Hattı’nın etkin ve doğru kullanımı oldu. Polis ekipleri, herhangi bir asayiş olayı veya acil sağlık durumu yaşandığında bu hattın gereksiz meşgul edilmeden, en hızlı ve doğru bilginin nasıl verilmesi gerektiği konusunda teknik bilgiler paylaştı. Emniyet yetkilileri, vatandaşın huzuru için bu tür bilinçlendirme faaliyetlerinin aralıksız devam edeceğini bildirdi.

  • Belediye başkanı ve şoförünü öldürdü, mahkemede bakın ne

    Belediye başkanı ve şoförünü öldürdü, mahkemede bakın ne

    Belediye başkanı ve şoförüne kurşun yağdırmıştı

    Olay günü, yerel seçimlerde amcasının oğluna destek verdiğini ancak işe alınmadığını iddia eden Erdem Çelebi Şen, belediye başkanının makam aracının önünü kesmişti. Kurşunların hedefi olan Başkan Hilmi Şen ve şoförü Mikayil Çelikkol kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitirirken, olay yerinde bulunan 4 kişi de çeşitli yerlerinden yaralanmıştı. Saldırı, seçim sonrası yaşanan husumetin geldiği noktayı gözler önüne sermiş ve tüm Türkiye’de yankı bulmuştu.

    KUZENİ TARAFINDAN ÖDLÜRÜLEN HİLMİ ŞEN (İHA/KIRIKKALE-ARŞİV)
    Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesinde Belediye Başkanı Hilmi Şen ile makam şoförü Mikayil Çelikkol’u öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa 4 kişiyi de yaralamaktan toplam 44 yıl hapis cezası verildi.

    Mahkemeden örnek ceza: indirim uygulanmadı

    Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında sanık, “pişmanım” dese de heyet suçun vahameti ve tasarlama unsurunu göz önünde bulundurdu. Mahkeme heyeti kararlarını şu şekilde açıkladı:

    • Hilmi Şen’i öldürmekten: Kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis,

    • Mikayil Çelikkol’u öldürmekten: Kasten öldürme suçundan müebbet hapis,

    • Diğer 4 kişiye karşı: Kasten öldürmeye teşebbüs ve silah kanununa muhalefet suçlarından toplam 44 yıl hapis cezası.

    HİLMİ ŞEN’İN CENAZE TÖRENİ (İHA/KIRIKKALE-ARŞİV)
    Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesinde Belediye Başkanı Hilmi Şen ile makam şoförü Mikayil Çelikkol’u öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa 4 kişiyi de yaralamaktan toplam 44 yıl hapis cezası verildi.

    Siyasi geçiş hazırlığındaydı

    Hayatını kaybeden Hilmi Şen, 31 Mart seçimlerinde Yeniden Refah Partisi’nden seçilmiş ancak olaydan kısa süre önce partisinden istifa etmişti. Kulislerde, Şen’in Ak Parti’ye geçiş yapma hazırlığında olduğu konuşuluyordu. Evli ve 2 çocuk babası olan başkanın öldürülmesi, ilçede büyük bir siyasi ve toplumsal üzüntü yaratmıştı. Mahkemenin verdiği bu karar, maktul yakınları tarafından bir nebze de olsa adalet yerini buldu şeklinde yorumlandı.

  • Parçalara ayırdılar: Yaşlı adamı kim ya da kimler öldürdü!

    Parçalara ayırdılar: Yaşlı adamı kim ya da kimler öldürdü!

    Önce Öldürdü Sonra Yakıp Parçalara Ayırdı

    Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan maktulün komşusu A.F.K., emniyetteki sorgusunda dehşet verici bir itirafta bulundu. A.F.K.’nin ifadesine göre; aralarında çıkan “küfür” tartışması sonrası yaşlı adamı bir bağ evine götürdüğü ve burada tüfekle ateş ederek öldürdüğü belirlendi. Zanlının, cinayetin ardından cesedi yok etmek amacıyla üzerine benzin döküp yaktığı, ardından parçalara ayırarak ormanlık alandaki bir dere yatağına attığı öğrenildi.



    Gözaltı Sayısı 4’e Yükseldi

    Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, olayın sadece A.F.K. ile sınırlı kalmadığı şüphesiyle operasyonlarını sürdürdü. Katil zanlısı A.F.K.’nin ardından, olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen ağabeyi A.K., babası Y.K. ve akrabası H.A. da gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri devam eden 4 şüphelinin, önümüzdeki günlerde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

  • Emniyetten nokta operasyonlar

    Emniyetten nokta operasyonlar

    Yapılan çalışmalar neticesinde; hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, küçükbaş hayvan hırsızlığı ve bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından toplam 7 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan C.A., açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan 6 yıl hapis cezası bulunan E.G. ile açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, Vergi Usul Kanununa muhalefet ve cezaevi firarisi olma suçlarından toplam 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası bulunan C.İ. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü’nün, suç ve suçlularla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulandı. >>>Haber Merkezi

  • Aranan şahsı jandarma yakaladı

    Aranan şahsı jandarma yakaladı

    Edinilen bilgilere göre; kasten yaralama suçundan 16 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan D.K. isimli şahıs, jandarma ekiplerince il merkezinde yakalandı. Gözaltına alınan şahıs, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden suç ve suçlulara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. >>>Haber Merkezi

  • 46 yıl hapis cezası ile aranıyordu

    46 yıl hapis cezası ile aranıyordu

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent merkezinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttükleri planlı ve titiz çalışmalar kapsamında önemli bir operasyona imza attı. Yapılan çalışmalar sonucunda, hakkında çok sayıda ağır suçtan kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişi yakalanarak adalete teslim edildi.

    Edinilen bilgilere göre; adam öldürme, silahlı ve örgütlü şekilde yağma, birden fazla kişiyle tehdit, bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği gibi suçlardan toplam 46 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan T.G. isimli şahıs, jandarma ekiplerince il merkezinde yakalandı. Gözaltına alınan şahıs, işlemlerinin ardından sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, halkın huzur ve güvenliğini tehdit eden kişi ve suç örgütlerine yönelik mücadelenin aralıksız ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da trafiği kilitleyen kaza!

    Afyon’da trafiği kilitleyen kaza!

    Trafikte uzun kuyruklar oluştu

    Kazanın ardından alt geçit girişinden itibaren Atatürk Caddesi ve bağlı ara sokaklarda uzun araç kuyrukları oluştu. Olay yerine hızla intikal eden trafik ekipleri, bir yandan incelemelerini sürdürürken diğer yandan trafiği kontrollü bir şekilde tek şeritten sağlamaya çalıştı.

  • Ağız ve diş sağlığı merkezi önünde trafik kazası

    Ağız ve diş sağlığı merkezi önünde trafik kazası

    Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Araçta bulunan yaralı, ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlatırken, olayın kesin nedeni yapılacak araştırmanın ardından netlik kazanacak. >>>Haber Merkezi

  • Yaşlı adamın kesik başı ormanda bulundu

    Yaşlı adamın kesik başı ormanda bulundu

    Edinilen bilgiye göre, Ulukavak Mahallesi’nde ikamet eden Ali Osman Kaya, 28 Ocak günü öğle saatlerinde evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Yakınlarının kayıp ihbarı üzerine ekipler tarafından arama çalışması başlatıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü incelemelerde Kaya’nın en son Çatak Tabiat Parkı mevkiinde görüldüğü belirlendi. Bunun üzerine arama çalışmaları, AFAD ve jandarma ekiplerinin desteğiyle bölgede yoğunlaştırıldı. Çalışmalar sonucunda Kaya’nın cansız bedeni, parçalanmış halde çöp poşetleri içerisinde dere yatağında bulundu. Bölgede yapılan taramalarda kafa kısmına ise ilk etapta ulaşılamadı. Gözaltına alınan şüpheli A.F.K.’nin ifadesi sonrası ekipler bölgede yeniden arama yaptı. Ekipler, maktule ait olduğu değerlendirilen kesik başı ormanlık alanda buldu. Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı tahkikat sonrası kesik baş, otopsi yapılmak üzere Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. >>>İHA

    MORGDAN ARŞİV FOTOĞRAF (MEHMET CAN KÖR/ÇORUM-İHA)
    Çorum’da dere yatağında bedeni parçalanmış halde bulunan 76 yaşındaki adamın kesik başı da cinayet şüphelisinin itirafı sonrası olay yerine yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki ormanlık alanda ortaya çıkarıldı.
    HAYATINI KAYBEDEN 76 YAŞINDAKİ ALİ OSMAN KAYA (MEHMET CAN KÖR/ÇORUM-İHA)
    Çorum’da dere yatağında bedeni parçalanmış halde bulunan 76 yaşındaki adamın kesik başı da cinayet şüphelisinin itirafı sonrası olay yerine yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki ormanlık alanda ortaya çıkarıldı.