Kategori: bayramlaşma

  • CHP’DE İKİLİ BAYRAM

    CHP’DE İKİLİ BAYRAM

    Mutlak butlan sonucu ülke gündemine oturan Cumhuriyet Halk Partisi’nde çift başlılık devam ediyor.

    Bayramın son günü Ankara’da CHP’de iki bayramlaşma yaşandı.

    Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi Genel Merkez’de yaptı.

    Buraya 30’a yakın milletvekili ve 2 bine yakın yurttaş katıldı.

    CHP ve FETÖ

    Kılıçdaroğlu, yeni bir başlangıç başlattıklarını belirterek, ‘ CHP’de arınma devam edecek’ diyordu.

    Bu arada Kılıçdaroğlu sürekli özür dilediği konuşmasında tam 4 kez FETÖ’yü söylemesi dikkat çekti. Bu FETÖ dolu konuşmasında bazı yorumcular Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na gönderme yaptığının altını çizdi.

    Çünkü 3 yıl önce bir FETÖ itirafçısı Manisa’da verdiği ifadesinde Özel’in adını gündeme almıştı. İşte bu konuşmada, ‘Adres gösterme mi var’ sorusu geldi akıllara.

    Ama Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki, Erdoğan Toprak’ın o tarihte hastalığında Gülen’e geçmiş olsun mesajını gazeteye veren milletvekili olduğunu da eklemek lazım.

    Özgür Özel ise Güvenpark’ta gövde gösterisi yaptı.

    Güvenpark mitinginde, 45 milletvekili ve 10 bini aşkın partili vardı.

    AFYON CHP, ÖZGÜR ÖZEL DEDİ

    Afyonkarahisar ve ilçelerinden 100’ü aşkın CHP’li Özel’e destek verdi.

    Eski İl Başkanları, İl Yönetimi, ilçe Başkanları ve yöneticiler ile partililer Güvenpark’ta buluştu.

    Bayramın son günü Güvenpark’ta bayramlaşma miting mottosu “Hemen kurultay” talebi.

    GÜVENPARK NOTLARI

    Ankara’da Adalet Bakanlığı ile Kızılay Meydanı arasındaki park alanı tamamen doldu.

    Ağaçlara tırmananlar, araçların üzerine çıkanlar, iş yerlerinin üst katında balkon ve terasta yerlerini almıştı.

    Alanda Edip Akbayram’ın, Nazım Hikmet şiirinden bestelediği “Güzel günler göreceğiz çocuklar” şarkısı, çalıyordu.

    Gençlerden daha çok orta yaşlı partililerin ağırlığı vardı alanda.

    Sloganlar, döviz ve pankartlardan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderme yapılıyor,

    AKP’nin umudu Kılıçdaroğlu sloganları var.

    YAVAŞ, ÖZEL’İN YANINDA

    CHP Lideri Özgür Özel Ankara İl Başkanlığı otobüsünün üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la geldi.

    Mitingde kısa bir konuşma yapan Mansur Yavaş ortak akıldan yola çıkarak kurultay talebini tekrarladı.

    ‘Özgür Başkan’ ve ‘Direne direne kazanacağız’ sloganları ile konuşmaya başlayan Özgür Özel,

    “Biz atanmış değiliz, Seçilmişiz. Paramız yok ama inançlı yüreğimiz var.

    Bakın delegeyle yarışa varım. 2 milyon CHP’linin önüne sandığı koyalım, halk kimi istediğini seçsin. Yüzde 85’in altında alırsam, aday olmayacağım.

    Mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez, mazbatasız genel başkan olmaz. AKP’yi yendik, müesses nizamın çarkına çomak soktuk. Kimse bu milleti emir eri sanmasın” dedi.

    Ekrem İmamoğlu’nu da selamlayan Özgür Özel konuşmasının bitiminde partililerle Anıtkabir’e yürüdü.

    Aslında yürüyüş ile CHP son dönemlerde özleşir oldu.

    Bu yüzden aklıma Nazım Hikmet’in o şiiri düştü.

    Nazım usta diyor ki

    “Yürümek;

    Yürümeyenleri

    Arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,

    Havaları boydan boya yarıp ileriye

    Bir mavzer gözü gibi

    Karanlığın gözüne bakarak

    Yürümek!

    Diye başlayan o şiir…

    ANKET DİLİ

    Bir anket verisini paylaşıp yazıya noktayı koyalım…

    “Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık görevine gelmeli” diyenlerin …

    CHP’deki oranı yüzde 5,

    Kılıçdaroğlu’nun başkanlığını isteyen AKP’lilerin oranı

    yüzde 39,

    MHP’lilerin oranı ise yüzde 31,

    Ankette DEM Partililerin de oranı da yüzde 13 çıkmış.

    Bu bayramı da CHP aşağı CHP yukarı diye bitirdik.

    Görünen o ki

    Bu göle çalınan maya da tutmadı gibi

    Sonuçta

    ya yeni bir yol bulmak ya da bu yolu değiştirmek lazım…

    Ne dersiniz…

    Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…

  • Çayıryazı’da bir bayram güzelliği

    Çayıryazı’da bir bayram güzelliği

    Kurban Bayramımız mübarek olsun.

    Her zaman dediğimi tekrarlamak istiyorum.

    Barışa, kardeşliğe, dostluğa ve güzelliklere vesile olsun, kötülüklerden korusun…

    ++++

    AYNI SOKAKLAR, AYNI TOPRAK KOKUSU, AYNI SELAMLAŞMA

    Bazı bayramlar vardır, insanın takviminde değil kalbinde yer eder. Bu Kurban Bayramı benim için tam olarak öyleydi. Afyonkarahisar’ın Çay ilçesine bağlı Çayıryazı Köyü’nde, doğduğum topraklarda yeniden nefes almak; sanki zamanın biraz yavaşladığı, hatıraların biraz daha yüksek sesle konuştuğu bir yolculuktu…

    Köye vardığımda ilk hissettiğim şey değişim değil, aksine değişmeyen şeyler oldu her zamanki gibi… Aynı sokaklar, aynı toprak kokusu, aynı selamlaşma… Ama en çok da aynı sıcaklık… Şehirde çoğu zaman eksilen o “içten bakışlar”, burada hâlâ yerli yerinde duruyordu. Sanki köy, insanı unutmamaya direnen bir hafıza gibi…

    ++++

    BAYRAMI BAYRAM GİBİ HİSSETTİREN GÜZELLİKLER

    Arefe günü ve bayram sabahı camiden yükselen sesler, çocukluğumun içinden geçen bir ses gibiydi. Yıllar sonra bile insanın içine aynı yere dokunan bir sesti bu… Yıllar sonra el sıkışmalar, sarılmalar, “bayramın mübarek olsun” cümleleri… Her biri aslında bir duanın başka bir dile dönüşmüş haliydi.

    Sonra kurban telaşı başladı. Ama bu telaş, şehirdeki gibi aceleci değil; daha çok paylaşmanın huzuruyla yoğrulmuş bir düzen içindeydi. Bir yanda kesilen kurbanlar, diğer yanda komşu ve akrabalarla buluşmalar, köylülerimle bitmeyen ayak üstü ve özel ziyaretlerdeki sohbetler… Her şeyi geçtim de, bu sohbetler gerçekten insana bir nefes gibi… hiç bitmesini istemediğin sohbetler… Yıllarca biriken özlemlerin yanı sıra buluşmanın güzelliği ve biriken anıların paylaşımı… Bayramı bayram gibi hissettiren o güzellikler…

    En çok da eski arkadaşları görmek dokundu içime… Çocukluk yıllarının izlerini taşıyan yüzler… Kimisi şehirlerde hayat kurmuş, kimisi köyde kalmış ama gözlerde aynı geçmiş vardı. Bir kahve, bir çay, bir gülüş… Ve bir anda yıllar geri sarılıyordu. Sanki hiçbir şey değişmemiş, sadece biz biraz büyümüşüz gibi…

    Akraba ziyaretleri ise bu bayramın en sessiz ama en güçlü tarafıydı. Büyüklerin elini öperken hissedilen o derin huzur, aslında bir saygıdan çok daha fazlasıydı. Bir köke tutunma haliydi. Dualar, hatırlamalar, eski hikâyeler… Hepsi bir araya gelip insanın içini yumuşatan görünmez bir bağ örüyordu.

    ++++

    İNSAN, EN ÇOK KÖKLERİNE DÖNDÜĞÜNDE EKSİKLERİNİ TAMAMLIYOR

    Çayıryazı’da geçirdiğim bu bayram bana şunu yeniden hatırlattı: İnsan bazen en çok uzaklaştığında özlüyor, ama en çok döndüğünde kendini buluyor. Çünkü köyler sadece yerleşim yerleri değildir; insanın hafızasıdır, geçmişidir, bazen de vicdanıdır.

    Bayramın gerçek anlamı da belki burada saklı: Paylaşmak, hatırlamak ve unutmamak. Bir sofrayı değil, bir ömrü bölüşmek. Bir günü değil, bir geçmişi birlikte taşımak.

    Kurban Bayramı’nın özü, yalnızca ibadet boyutuyla değil; paylaşma, dayanışma ve merhamet duygusuyla anlam kazanıyor. Bir sofranın etrafında birleşen insanlar, aslında aynı kaderi, aynı coğrafyayı ve aynı geçmişi paylaştıklarını yeniden hatırlıyorlar. Köyümde bu duygu çok daha yalın, çok daha gerçek hissediliyor.

    Dönüş yolunda içimde tek bir cümle kaldı:
    İnsan, en çok köklerine döndüğünde eksiklerini tamamlıyor.

    Sevgiyle kalın… Umutla kalın…