Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı. Buna göre, toplanan inek sütü miktarı, eylülde yıllık bazda yüzde 1,7 düşüşle 892 bin 886 ton oldu. Ocak-eylül döneminde ise 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 0,3 artışla, 8 milyon 542 bin 88 tona yükseldi. İçme sütü üretimi, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 yükselişle 138 bin 726 ton olarak belirlendi. Bu yılın 9 ayında içme sütü üretimi, yıllık bazda yüzde 7,4 artışla 1 milyon 229 bin 207 tona çıktı. Yoğurt üretimi, Eylül 2024’e kıyasla yüzde 9,6 artarak 125 bin 246 tona çıkarken, ocak-eylül döneminde yıllık bazda yüzde 4,9 artışla 1 milyon 57 bin 7 tona ulaştı. İnek peyniri üretimi, eylülde yıllık bazda 1,3 artışla 70 bin 941 tona yükselirken, ocak-eylül döneminde yüzde 1,6 artışla 624 bin 85 tona çıktı. Söz konusu ayda ayran ve kefir üretim, yüzde 13,1 yükselişle 96 bin 642 tona ulaştı. Tereyağı ve sade yağ üretimi de yüzde 2,4 azalışla 7 bin 842 ton oldu. Ocak-eylül döneminde ayran ve kefir üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artarak 779 bin 738 tona, tereyağı ve sade yağ üretimi yüzde 8,8 artışla 83 bin 213 tona çıktı.
Kategori: Ekonomi
-

Kamu borçlarına yeni düzenleme
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre kamu alacaklarının süresinde ödenmemesi nedeniyle uygulanan gecikme zammı oranı yeniden belirlendi. Kamu alacaklarının taksitlendirilmesi halinde alınan tecil faizi oranı da bugünden itibaren yürürlüğe giren Tahsilat Genel Tebliği ile tespit edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre bu düzenlemelerle gecikme zammı ve tecil faiz oranları düşürüldü. Bu kapsamda Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan gecikme zammı oranı, her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere aylık yüzde 3,7’ye indirildi. Kamu alacaklarının ödemesinin gecikmesinden dolayı tatbik edilen gecikme zammı oranı, karardan önce aylık yüzde 4,5 olarak uygulanıyordu. Tebliğle de kamu alacaklarının taksitlendirilmesi halinde alınan tecil faizi oranı, yıllık yüzde 48’den yüzde 39’a düşürüldü. Yıllık tecil faizi, bugünden itibaren yapılacak müracaatlar üzerine taksitlendirilen alacaklara yıllık yüzde 39 uygulanacak. Bu düzenlemeden önce tecil edilerek ödenmesi gereken kamu alacaklarının taksit tutarlarına eski oranda, bugünden itibaren olanlara da yıllık yüzde 39 tecil faizi uygulanacak. Öte yandan, düşürülen faiz oranları nedeniyle yeniden yapılandırma benzeri düzenlemelere gerek kalmayacağı, mükelleflere taksitlendirme yolunun açık olduğu bildirildi.
-

Kasım ayı indirimlerine yakın takip
Bakanlıktan yapılan açıklamada, kasım ayında yürütülen tüm indirimli satış, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin Reklam Kurulunca yakından izlendiği, gerçeğe aykırı fiyat, sahte indirim veya yanıltıcı görseller tespit edildiğinde, idari yaptırımların gecikmeden uygulandığı bildirildi. Tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için ihtiyaç belirlenmesi ve fiyat karşılaştırması yapılması, “şok indirim”, “en düşük fiyat” gibi iddiaların doğruluğunun kontrol edilmesi gerektiğine dikkati çekilen açıklamada, sosyal medya yönlendirmeleriyle ulaşılan sitelerde 3D Secure, SSL gibi güvenlik unsurlarının kontrol edilmesi ve koşullu kampanyalarda “1 alana 1 bedava”, “3 al 2 öde” gibi ayrıntıların dikkatle okunması uyarısında bulunuldu.
ALDATICI REKLAM ŞİKAYETLERİ, REKLAM KURULUNA İLETİLEBİLİR
Aldatıcı reklam ve uygulamalara karşı, tüketicilerden gelen başvuru ve şikayetlerin titizlikle değerlendirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Tüketiciler, aldatıcı reklam ve uygulamalara ilişkin başvurularını ‘https://ticaret.gov.tr/tuketici/ticari-reklamlar/reklam-kuruluna-nasil-basvurulur’ bağlantısı üzerinden Ticaret Bakanlığı Reklam Kuruluna iletebilirler. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin haklarının korunması, adil ve dürüst ticaretin sağlanması ve piyasa dengesinin gözetilmesi amacıyla Kasım ayı boyunca sahadan dijitale tüm indirim kampanyalarını, kararlılıkla takip edecektir.”
-

Kamu Borçlarında Gecikme Faizi İndirildi: Aylık Oran Yüzde 3,7’ye Düştü
Kamu Borçlarına Önemli Faiz İndirimi
Vergi, harç, SGK, resim ve gümrük borcu bulunan vatandaşları ilgilendiren gecikme faizi oranında değişikliğe gidildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, 6183 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinde yer alan “gecikme zammı” oranı düşürüldü.
Yeni Oranlar ve Taksitlendirme Avantajı
Buna göre, kamu borçlarına uygulanan aylık gecikme faizi yüzde 4,5’ten yüzde 3,7’ye geriledi. Yıllık faiz oranı ise yüzde 54’ten yüzde 44,4’e indi. Ayrıca, borcunu taksitlendirmek isteyenler için de faiz oranları aynı şekilde düşürüldü. Bu değişiklikle, kamuya borcu olan vatandaşların ödeyecekleri gecikme ve taksitlendirme faizleri önemli ölçüde azalmış oldu.
Resmî Gazete Kararı Yürürlüğe Girdi
Karar bugünden itibaren yürürlüğe girdi ve tüm vergi, resim, harç, gümrük ve SGK alacakları için geçerli olacak. Uzmanlar, bu düzenlemenin kamu borçlarının ödenmesinde vatandaşlara finansal açıdan kolaylık sağlayacağını belirtiyor.

-

TÜİK: Ekimde 164 Bin 306 Konut Satıldı
Türkiye Genelinde Konut Satışları Geriledi
Türkiye İstatistik Kurumu, Ekim 2025 dönemine ilişkin konut satış istatistiklerini yayımladı. Buna göre Türkiye genelinde konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 olarak gerçekleşti.
Konut satışlarının en fazla olduğu iller 26 bin 305 ile İstanbul, 14 bin 681 ile Ankara ve 8 bin 678 ile İzmir oldu. En az satış ise 86 ile Ardahan, 135 ile Bayburt ve 143 ile Tunceli’de gerçekleşti. Ocak-ekim döneminde toplam konut satışı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2 artarak 1 milyon 293 bin 33’e ulaştı.
İpotekli Konut Satışları Arttı
Ekim ayında ipotekli konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,5 artarak 23 bin 527’ye yükseldi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 14,3 oldu.
Ocak-ekim döneminde ipotekli satışlar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 64 artışla 186 bin 20’ye ulaştı. Ekim ayında 5 bin 919, yılın ilk on ayında ise 44 bin 490 ipotekli konut satışı ilk el olarak gerçekleşti.
Türkiye genelinde diğer konut satışları ise ekimde yüzde 2,3 azalarak 140 bin 779 oldu. Bu satışların toplam içindeki payı yüzde 85,7 olarak belirlendi.

TÜİK, Ekim 2025 dönemine ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. Fotoğraf: Ankara, (DHA) İlk El Konut Satışları Azaldı
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 azalarak 54 bin 866 oldu. Toplam konut satışları içindeki payı yüzde 33,4 olarak kaydedildi.
Ocak-ekim döneminde ilk el satışlar yüzde 10,9 artışla 397 bin 507’ye çıktı. Aynı dönemde ikinci el konut satışları yüzde 18,8 artarak 895 bin 526’ya ulaştı.
Yabancılara Konut Satışı Geriledi
Yabancılara yapılan konut satışları, ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 azalarak 2 bin 106 oldu. Toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı yüzde 1,3 olarak belirlendi.
Yabancılara en fazla konut satışı 729 ile Antalya, 725 ile İstanbul ve 192 ile Mersin’de gerçekleşti. Ocak-ekim döneminde yabancılara yapılan konut satışları yüzde 11,3 azalarak 17 bin 50 oldu.
Ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı 315 ile Rusya Federasyonu, 191 ile Almanya ve 172 ile İran vatandaşlarına yapıldı.
-

Altın 4.200 Doları Aştı: Fed Beklentileriyle Yeni Rekor Kapıda mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçici bütçe tasarısını imzalayarak ülke tarihinin en uzun süreli hükümet kapanmasını sona erdirmesi, piyasalarda rahatlama yarattı. Bu gelişme, yatırımcıların yeniden Fed politikalarına odaklanmasına neden olurken, altın fiyatlarına da güçlü bir ivme kazandırdı.
Fed’in Faiz İndirimi Beklentisi Altını Destekliyor
Yatırımcıların gözleri, Aralık ayında yapılacak olan Fed toplantısına çevrilmiş durumda. Ekonomistlerin yüzde 80’i, Fed’in zayıflayan iş gücü piyasasını desteklemek amacıyla faiz oranını 25 baz puan daha indireceğini öngörüyor. Bu beklenti, güvenli liman talebini artırarak altının ons fiyatını 4.200 doların üzerine taşıdı.
Altın Haftaya 4.219 Dolar Seviyesinden Başladı
Haftaya 4.219 dolar seviyesinde başlayan ons altın, gün içinde hafif düşüş yaşasa da hâlen 4.207 dolar civarında işlem görüyor. Küresel ekonomik riskler, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının para politikaları, altının güçlü seyrini destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.
İç Piyasada Altın Fiyatları
Küresel piyasalardaki hareketlilik, iç piyasaya da hızlı biçimde yansıdı.
Gram altın 5.719 TL, Kapalıçarşı’da gram altın 5.929 TL’den alıcı buluyor.
Çeyrek altının alışı 9.581 TL, satışı ise 9.670 TL seviyesinde gerçekleşiyor.Gümüş de Rekor Seviyeye Yaklaştı
Spot gümüş fiyatı da yüzde 1,1 artışla ons başına 53,86 dolara yükseldi. Bu değer, 17 Ekim’de görülen 54,48 dolarlık rekor seviyeye oldukça yakın.
Uzmanlardan Uyarı: Fiyat Dalgalanması Devam Edebilir
Uzmanlar, Fed’in izleyeceği para politikası yol haritasının altının yönünü belirleyeceğini vurguluyor. Küresel risk iştahının zayıflaması veya Fed’in beklenenden güçlü adımlar atması durumunda altın fiyatlarında dalgalanmaların devam edebileceği belirtiliyor.
-

Sındırgı esnafına “deprem kredisi” sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmeler ve talimatları doğrultusunda Sındırgı’da depremin ardından yaraların sarılması, hayatın normale dönmesi ve esnafı desteklemek adına önemli bir aşama daha kat ettiklerini belirten Belgin Uygur, “Ticaret Bakanı’mız Sayın Ömer Bolat ve TESKOMB ile yürüttüğümüz süreç sonucunda deprem bölgesinde faaliyet gösteren esnafa yeni destek imkanlarını hayata geçiriyoruz.” bilgisini paylaştı.
Uygur, şunları kaydetti: “1 milyon lira limitli 48 ay vadeli işletme kredisi, 2,5 milyon lira limitli 60 ay vadeli iş yeri edinme kredisi, 500 bin lira limitli 1 yıl ödemesiz dönemli toplam 48 ay vadeli deprem destek kredisi imkanı sunulacak. Ayrıca afet belgesine sahip esnafın mevcut kredileri ilk etapta 3 ay faizsiz olarak ertelenecek, ihtiyaç halinde bu süre uzatılabilecek. Sındırgı Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifimize ilave 100 milyon lira plasman desteği daha sağlanacak. Canlı kredilerin kooperatif takip bakiyeleri, TESKOMB tarafından alınan karar doğrultusunda faizsiz olarak yapılandırılacak.”
Uygur, “Allah’ın izniyle Sındırgı yeniden üretecek ve biz esnafımızın yanında olmaya her daim devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
-

Elektrik ve elektronik sektöründen ihracat rekoru
ABD’nin ticaret konusunda izlediği müzakereci tutumla küresel talebe ilişkin beklentiler pozitif yönde şekillenirken, bu dönemde hem bölgesel hem de iş gücü açısından avantajlı konumda bulunan Türkiye, bu talebi tedarik yönünden karşılıyor.
Yılın 10 ayı itibarıyla Türkiye’nin ihracatı iyi bir performans gösterirken, özellikle sanayi bünyesindeki sektörlerin kırdığı ihracat rekorları dikkati çekiyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin ihracatı bu yılın ocak-ekim döneminde yıllık bazda yüzde 3,9 artış göstererek, 224 milyar 578 milyon 441 bin dolar oldu. Türkiye’nin elektrik ve elektronik sektörü, yılın 10 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,7 artışla 14,5 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirerek, tüm zamanların en yüksek ocak-ekim ihracatına ulaştı.
Sektörün söz konusu dönemde toplam ihracattaki payı da yüzde 7,5 oldu. Sektörün ocak-ekim ihracatı, 2024’te 13,7 milyar dolar, 2023’te 13,4 milyar dolar, 2022’de 12,3 milyar dolar olarak kaydedildi. Elektrik ve elektronik sektörü, söz konusu dönemde Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 3. sektör konumunda bulunurken, 34 milyar dolarla otomotiv endüstrisi birinci, yaklaşık 27 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri ikinci sırada yer aldı.
-

YEKA modeli ile 6 bin megavat aşıldı
Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının artırılması amacıyla 2035’e kadar her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA ihalesi yapılmaya devam edilecek. Bu yıl başında YEKA Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES) 2024 yarışmaları sonucunda 3 şehirdeki 5 YEKA’da toplam bin 200 megavat gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi gerçekleştirilmişti. YEKA Güneş Enerjisi Santrali (GES) 2024 yarışmaları kapsamında, 6 ayrı alanda toplam 800 megavat kapasite tahsis edilen projelerin sözleşmeleri de bu yıl imzalandı. Yeni YEKA GES 2025 başvuruları 18 Kasım’da, YEKA RES 2025 başvuruları ise 2 Aralık’ta alınacak.
BÜYÜYEN EKONOMİYE PARALEL ARTAN ELEKTRİK TALEBİNE YEKA FORMÜLÜ
Türkiye’de 2000-2024 arasında yıllık ortalama elektrik enerjisi talep artışı, büyüyen ekonomiye paralel yüzde 4,3 olarak gerçekleşti. Hızla artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli enerji kaynaklarının kullanımıyla yeni teknolojilerin üretim portföyüne kazandırılması önem kazandı. Bu amaçla Ekim 2016’da Resmi Gazete’de YEKA Yönetmeliği yayımlandı ve söz konusu yönetmelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde yeni bir yatırım modeli hayata geçti. O tarihten itibaren yapılan yarışmalarla, 3 bin 170 megavatını güneş enerjisi, 2 bin 850 megavatı da rüzgar enerjisine dayalı olmak üzere 6 bin 20 megavat kurulu güce sahip tesis için kapasite tahsisi yapıldı. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele ve enerjide arz güvenliğini sağlama noktasında, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine büyük iş düşüyor. Bu anlamda oluşturulan 2035 Yol Haritasına göre, bu dönemde rüzgar ve güneşte 120 bin megavatlık kurulu güce ulaşılması hedefleniyor. Artan hedefler ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintili üretiminin yarattığı dengesizliği önlemek amacıyla da şebeke alt yapısının güçlendirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda mevcut 76 bin kilometre iletim ve 1,5 milyon kilometre dağıtım hattından oluşan şebekeyi artan yenilenebilir enerji kapasitesine hazırlamak amacıyla 2035’e kadar yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca, 25 bin kilometre yeni yüksek gerilim hattı ve trafo merkezleri devreye alınacak.
-

Komşulara 10 ayda 23 milyar dolarlık ihracat
Ticaret Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre yılın 10 ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,9 artarak 224,6 milyar dolara çıktı. Türkiye, ocak-ekim döneminde komşuları Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, İran, Irak, Suriye ve Yunanistan’a, 22 milyar 926 milyon 591 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Söz konusu tutar, 2024’ün aynı döneminde 22 milyar 121 milyon 129 bin dolar seviyesindeydi. Bu ülkelere ihracat, yıllık bazda yüzde 3,6 artış gösterdi.
EN FAZLA İHRACAT IRAK’A
Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı komşu ülke, yaklaşık 8,3 milyar dolarla Irak oldu. Bu ülkeyi, 3,8 milyar dolarla Bulgaristan, 3 milyar dolarla Yunanistan ve 2,1 milyar dolarla Gürcistan izledi. Ocak-ekim döneminde yıllık bazda en fazla ihracat artışı yaklaşık yüzde 52 ile Suriye’ye, yüzde 7,6 ile Yunanistan’a ve yüzde 7,4 ile Azerbaycan’a yönelik gerçekleştirildi.
KOMŞULARA EN FAZLA KİMYEVİ ÜRÜN SATILDI
Türkiye’nin komşularına yaptığı ihracatın sektörlere göre dağılımı incelendiğinde, “kimyevi maddeler ve mamulleri” sektörü ilk sırada yer aldı. Bu sektörden 7 komşu ülkeye 3 milyar 581 milyon 847 bin dolarlık ihracata imza atıldı. Söz konusu sektörü 2 milyar 596 milyon 690 bin dolarla “hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri”, 1 milyar 731 milyon 119 bin dolarla “çelik” izledi. İhracatı en az olan sektörler ise 32 milyon 469 bin dolarla “süs bitkileri ve mamulleri” olarak kayıtlara geçti. Hesaplamalarda Türkiye’nin sınır komşuları olarak Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, İran, Irak, Suriye ve Yunanistan’a ilişkin veriler derleniyor. Nahçıvan’a ait resmi veri olmadığı için bu bölgeyle ticaret hesaplamaya dahil edilmiyor. Türkiye ile Ermenistan arasında da kara yoluyla doğrudan resmi ticaret bulunmuyor.
-

Altın fiyatları iki haftanın zirvesine yakın seyrediyor
Altın fiyatları, ons başına 4.100 dolar civarına gerilemesine rağmen, yatırımcıların ABD hükümetinin kapanmasının yaklaşan sonuna karşı Federal Rezerv’in faiz indirimi beklentilerini değerlendirmesiyle iki haftadan uzun süredir devam eden zirveye yakın kaldı.
ABD işgücü piyasası ve faiz beklentileri
Özel veriler, ABD’de şirketlerin 25 Ekim’de sona eren dört haftada haftada ortalama 11.250 kişiyi işten çıkardığını gösterdi. Bu durum, işgücü piyasasındaki devam eden zayıflığı vurguluyor ve daha fazla faiz indirimi beklentilerini destekliyor. Yatırımcılar, gelecek ay 25 baz puanlık bir faiz indirimi olasılığını yaklaşık yüzde 68 olarak fiyatlıyor.
ABD hükümetinin kapanmasının sona ermesi
Senatonun geçici bir fonlama önlemini onaylamasıyla hükümetin yeniden açılması bekleniyor. Bu adım, ekonomik belirsizliği bir miktar hafifletebilir ve güvenli liman varlıklarına olan talebi azaltabilir. Altın, 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansına doğru ilerliyor.
Ons altın fiyatları
Ons altın güne 4.129 dolardan başladı. Gün içinde en düşük 4.103 dolar, en yüksek ise 4.145 dolar seviyeleri görüldü. Şu sıralar 4.108 dolardan işlem görüyor.
Gram altın fiyatları
Gram altın ise güne 5.605 liradan başladı. Gün içinde en düşük 5.573 lira, en yüksek 5.630 lira seviyeleri görüldü. Şu an 5.578 liradan alıcı buluyor.
-

BDDK’den karar: Kredi kartlarında yeni kısıtlama!
Türkiye’de yüksek enflasyon nedeniyle nakit para kullanımı azalırken, kartlı harcamalardaki artış dolandırıcıların bu alana yönelmesine neden oldu. Mobil ve internet bankacılığı üzerinden yapılan dolandırıcılık vakaları hızla artarken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bu duruma karşı yeni güvenlik önlemlerini devreye aldı.
DOLANDIRICILIKLAR GECE SAATLERİNDE YOĞUNLAŞIYOR
Bankaların enflasyon gerekçesiyle kredi kartı limitlerini peş peşe artırması, dolandırıcıların ilgisini bu alana çekti. Limitleri yüksek ve kullanıma açık kartları hedef alan dolandırıcılar, genellikle kullanıcıların uykuda olduğu gece saatlerinde harekete geçiyor.
Bu süreçte banka müşterileri, güvenlik mesajlarını ya da aramaları fark etmeden sabaha kadar işlem yapılmasına engel olamıyor. Böylece dolandırıcılık fark edildiğinde çoğu zaman geç kalınmış oluyor.
NAKİT AVANS İŞLEMLERİNE SAAT KISITLAMASI GETİRİLDİ
Sözcü’den alınan habere göre BDDK, bu tür olayların önüne geçmek için bankalara yeni bir talimat gönderdi. Buna göre, kredi kartından nakit çekim işlemlerine zaman kısıtlaması getirildi. Artık kullanıcılar, saat 22.00 ile 06.00 arasında yapacakları nakit avans işlemlerinde talebi çipli kimlik kartlarıyla fiziksel olarak onaylamak zorunda kalacak.
Bu işlem yalnızca NFC özelliği bulunan telefonlar aracılığıyla yapılabilecek. Telefonunda NFC özelliği bulunmayan veya çipli kimlik kartı olmayan kullanıcılar ise belirtilen saatler dışında nakit çekim işlemini yapamayacak.
-

Rekabet gücü ikiz dönüşüm ile artırılacak
Sektördeki büyüme ivmesine karşın maliyet baskısı, finansmana erişim zorlukları, nitelikli iş gücü eksikliği, ham madde tedarikinde sıkıntılar, yurt dışında yaşanan gerginlikler ve korumacı politikalar nedeniyle yaşanan pazar kaybı ve alt sektörlerde üretim dalgalanmaları sürdü.
Sürdürülebilir ve çevre dostu inşaat sektörü hedefi doğrultusunda karbon-nötr beton ve yapay zeka kullanımı, üç boyutlu yazıcılarla yapım, ısı yalıtımı ve enerji verimliliği sağlayan akıllı malzemelerle geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı, insansız hava araçlarıyla izleme gibi uygulamalar önem kazandı. İnşaat ekosisteminde dijitalleşmenin hızlandırılması, teknik müşavirlik hizmetlerinin desteklenmesi, müteahhitlik ve teknik müşavirlik firmalarının uluslararası rekabet gücünün artırılmasına odaklanılacak.
Bu kapsamda yurt dışı teknik müşavirlik firmalarının daha fazla proje üstlenmeleri ve pazar çeşitliliklerini artırmaları için sektör kuruluşlarıyla yürütülen heyet programlarına ve devlet desteklerine devam edilecek. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yeni pazarlara girebilmesi, mevcut pazarlarda derinleşmesi, Türk inşaat ürünlerinin ihracatına katkı sağlanması amacıyla firmaların uluslararası pazarlarda güçlenmesi ve markalaşması için sağlanan destekler sürdürülecek.
İnşaat sektöründe yenilikçilik ve AR-GE faaliyetleri, ülke önceliklerine göre teşvik edilecek, AR-GE çalışmalarında akademik katkının artırılmasına yönelik araçlar geliştirilecek. Bu çalışmalar doğrultusunda gelecek yıl yurt dışı teknik müşavirlik hizmetleri yıllık toplam proje tutarının 210 milyon dolar, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri iş hacminin ise 28 milyar dolar olması bekleniyor.
-

İnşaat maliyet endeksi eylülde arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Buna göre endeks, eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 0,87, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,18 yükseldi. Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 0,9, işçilik endeksi yüzde 0,82 artış gösterdi.
Yıllık bazda ise malzeme endeksi yüzde 19,32, işçilik endeksi yüzde 30,99 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,96, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,75 yükseldi.
Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,06, işçilik endeksi yüzde 0,8 artış kaydetti. Ayrıca geçen yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,82, işçilik endeksi yüzde 30,47 yükseliş sergiledi. Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,57, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 arttı. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,43, işçilik endeksi yüzde 0,87 yükselirken geçen yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 20,91, işçilik endeksi yüzde 32,86 artış gösterdi.
-

Sanayinin lokomotifi otomotiv, rekor kırdı
Küresel ticaret politikalarında ABD’nin diğer ülkelerle uzlaşıp uzlaşamayacağına ilişkin gelişmeler yakından izlenirken bu yılın 10 ayında, Türkiye’nin otomotiv sektörü güçlü performansıyla öne çıktı. ABD yönetiminin korumacılık kapsamında devreye aldığı gümrük tarifelerinin küresel ekonomi üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkiler ülkelerin ticaret konusunda elini zayıflatan bir unsur olmayı sürdürüyor. Ekonomik endişelerin arttığı ve ülkeler arasındaki ilişkilerin yeniden değerlendirildiği bu dönemde Türkiye, hem tamamlanmış araç üretiminde hem de tedarik sanayisinde küresel ölçekte öne çıkan ülkeler arasında yer almayı başardı. Yılın 10 ayında 34 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren otomotiv endüstrisi, ocak-ekim dönemleri itibarıyla son 3 yılda üst üste rekor kırarak dış satımda liderliğini pekiştirdi.
SEKTÖRÜN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 17,5 OLDU
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı bu yılın ocak-ekim döneminde yıllık bazda yüzde 3,9 artış göstererek 224 milyar 578 milyon 441 bin dolar oldu. Ekim ayında da ihracat, yüzde 2,2 artışla yükselişle 24 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Otomotiv sektörü, yılın 10 ayında 34 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-ekim dönemi ihracatını gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde otomotiv sektörünün ihracatı önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,6 artarken sektörün toplam ihracattaki payı da yüzde 17,5 olarak hesaplandı.
-

İşletmelere yeni fiyat uyarısı
Bakanlığa bağlı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, sektör temsilcilerine konuya ilişkin yazı gönderdi. Yazıda, Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde ekim ayında yapılan değişikliğe işaret edilerek, işletmelerin düzenlemeye uyum sağlaması için bilgilendirilmesi talep edildi. Yönetmelikle, perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin şekli, içeriği, kullanılması ile indirimli satışlara ilişkin usul ve esasların düzenlendiği aktarılan yazıda, Bakanlığa iletilen tüketici şikayetleri ve çeşitli sektör talepleri doğrultusunda yapılan düzenlemenin, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması ile doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi için önem taşıdığına dikkat çekildi.
“Dara düşülmeden satış yapılması tüketicinin ekonomik çıkarlarını zedeliyor”
Yönetmelikte yapılan değişikliklerin anımsatıldığı yazıda, “Açıkta ve tüketicinin talebi miktarınca tartılarak satılan ürünlerde dara düşülmeksizin satış yapılmasının, aykırılık teşkil ettiği, tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini engellediği ve ekonomik çıkarlarını zedelediği değerlendirildi. Bu kapsamda da açıkta satılan ürünlerin tartımı esnasında ürünlerin birlikte tartıldığı plastik poşet, streç film ve kese kağıdı gibi önemsiz ağırlığa sahip ambalajların dışında kalan kutu, plastik kap veya dayanıklılığı artırılmış tetra paketler gibi hafif olmayan ambalajlarda daranın düşürülmesi zorunlu oldu.” ifadesi kullanıldı. Yazıda, lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde, masalarda fiyat listelerinin tüketiciye sunulma sürecinde karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi ve vatandaşların fiyat bilgisine daha kolay erişim sağlanması amacıyla fiyat listelerinin karekod uygulaması ile gösterilmesine olanak sağlandığı anımsatılarak, “Bu işletmelerde fiyat listelerine masalarda ve iş yerinin giriş kapısının önünde tüketiciler tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir durumda yer verilmesi zorunluluğu halihazırda bulunuyor. Listelerin masalarda karekod ile sunulduğu işletmelerde, tüketicinin talep etmesi halinde fiyat listesinin ayrıca verilmesi zorunludur.” uyarısında bulunuldu.
“Elektronik fiyat cihazları çalışır halde olmalı”
Kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde iptal ve iade işlemleri sırasında yapıştırılıp sökülen etiketlerin ürünlere zarar verdiğine ve uygulamada güçlükler yaşandığına işaret edilen yazıda, bu doğrultuda teknolojik imkanlardan faydalanılarak söz konusu güçlüklerin giderilmesi, işlemlerin kolaylaştırılması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için bu ürünlerin fiyat bilgisinin sunulmasında elektronik cihazların da kullanımının mümkün hale getirildiği anımsatıldı. Yazıda, kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde fiyat bilgisinin elektronik cihazlarla sunulduğu durumlarda söz konusu cihazların çalışır halde, kolaylıkla ulaşılabilir bir noktada olması ve yeterli sayıda bulundurulmasının zorunlu olduğu vurgulandı.
-

Altın Fiyatları Üç Haftanın Zirvesinde
Küresel piyasalarda yatırımcıların güvenli liman arayışı, altına olan talebi artırdı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yılın son toplantısında faiz indirimine gideceği beklentisi ve ABD’de hükümet krizinin sona ereceğine dair umutlar, değerli metalin ons fiyatını yukarı taşıdı.
Ons ve Gram Altın Üç Haftanın Zirvesinde
Haftanın ilk işlem gününde ons altın 4.149 dolara kadar yükselerek son haftaların en yüksek seviyesini gördü. Türkiye’de serbest piyasada gram altın 5.633 liradan işlem görürken, Kapalı Çarşı’da gram altın 5.840 liradan satılıyor. Çeyrek altın ise 9.525 liradan alıcı buluyor.
Spot Altın Artışı
Sabah seansında spot altın fiyatı yüzde 0,7 artışla ons başına 4.142,83 dolara ulaştı ve 24 Ekim’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Uzman Yorumu
Uzmanlar, Fed’in Aralık toplantısında atacağı adımların altın fiyatlarının yönü açısından belirleyici olacağını belirtiyor. Faiz indirimine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle ons altında yeni rekorların görülebileceği yorumları yapılıyor.
ABD’de Hükümet Krizi Sona Eriyor
ABD’de federal hükümetin geçici bütçenin onaylanmasıyla tekrar açılması piyasalarda rahatlama yarattı. Bu gelişme, doların küresel ölçekte bir miktar zayıflamasına ve yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu.
-

Altın fiyatları rekor seviyelere yükseldi
ABD’de hükümetin uzun bir aranın ardından yeniden faaliyete geçmesi, küresel piyasalarda olumlu karşılandı. Bu gelişme, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına olan talebi artırdı.
Altın Fiyatlarında Yükseliş
Ons altın güne 4 bin dolardan başladı. Gün içinde en düşük 3 bin 999 dolar, en yüksek ise 4 bin 56 dolar seviyesini gördü. Şu sıralar 4 bin 50 dolardan işlem görüyor. Gram altın ise güne 5 bin 437 liradan başladı; gün içinde 5 bin 508 liraya kadar yükseldi ve şu anda 5 bin 499 liradan alıcı buluyor.
Fed Kararına Odaklanıldı
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Aralık ayında faiz indirimi yapıp yapmayacağına yönelik beklentiler piyasaları ikiye böldü. Yatırımcılar, çeyrek puanlık bir faiz indirimi olasılığını yüzde 67 olarak fiyatlıyor.
Belirsizlikler Azaldı
Hükümetin kapalı kalması nedeniyle ekonomik verilerin sağlıklı şekilde toplanamaması Fed’in politika alanını daraltmıştı. Yeniden açılışla birlikte piyasalarda veri akışının normale dönmesi ve belirsizliklerin azalması bekleniyor.
-

İş Dünyası buluşması gerçekleştirildi: Ekonominin kalbi ATSO’da attı
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda, Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser ve Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten’in ev sahipliğinde “İş Dünyası Buluşması” gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi İbrahim Yurdunuseven, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, Hasan Arslan, Eski Ticaret Bakanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Cenap Aşcı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Zekeriya Aslan, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ali Rıza Gürakar, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Cengiz Üstün, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Yeşilay, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Öndüç, AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek, Afyonkarahisar İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan, Afyon Boğaz Mermerciler Derneği Başkanı Mehmet Sıtkı Merdivenci, Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanı Melike Akkent, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Sekreteri Yusuf Tür, TOBB Afyonkarahisar Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Funda Güleç Yaman, TOBB Afyonkarahisar Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Mustafa Özkan, ZAFTODER Başkanı Ali Ulvi Gümüşhan, Genel Sekreteri Ali Şenol ve il protokolü katıldı.
AFYONKARAHİSAR EKONOMİSİNİN YOL HARİTASI MASAYA YATIRILDI
İş dünyası temsilcileri ile kamu ve siyaset çevrelerinin bir araya geldiği toplantıda, Afyonkarahisar’ın ekonomik gelişimi, üretim, ihracat ve yatırım alanlarında atılabilecek ortak adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar, sanayi, tarım, turizm ve madencilik gibi sektörlerde kentin rekabet gücünü artıracak ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu.

-

Yüzyılın konut projesi yarın başlıyor! İşte bilmeniz gerekenler: Kimler başvurabilecek? Süreç nasıl işleyecek?
Kimler başvuru yapabilir?Sosyal konut kurasına her isteyen katılamayacak. Aranan kriterler şöyle: 18 yaşını dolduranlar ve 10 yıldır TC vatandaşı olanlar başvuru yapabilecek.Kişinin kendisinin, eşinin ve çocuğunun adına tapuda kayıtlı bir konutu olmaması gerek.
Ayrıca sosyal konut hamlesi 24 Ekim’de duyurulduğu için bu tarih baz alınacak, sonrasında kura için tapu devri yapılsa da başvuru geçerli olmayacak.
Daha önce TOKİ’den ev alan ya da hak sahibi olanlar başvuru yapamayacak. Üst gelir grubu kuraya giremeyecek. İstanbul’da hane geliri en çok 145 bin TL, diğer illerde 127 bin TL olanlar katılabilecek.
Gelir için üst sınır var ama altı sınır yok. Hiç geliri olmayan da katılabilecek. Başvuru yapılacak yerlerde (il ise ilde, ilçe ise ilçede, belde ise beldede) adrese dayalı kayıt sistemine göre; başvuru döneminden geriye doğru 1 yıldan az olmamak koşuluyla ikamet ediyor olma şartı aranacak
Emekliler ve deprem bölgesi illeri için nüfusa kayıt veya en az 1 yıl ikamet şartı aranacak.
Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları başvuru yapamayacak.
BUNLARA DİKKAT!
Bir hane halkı adına, yani kişinin kendisi ve eşi adına yalnızca bir adet başvuru yapılabilecek.Birden fazla başvuru yapılması durumunda ikinci başvuru iptal edilecek. Bu nedenle şansını artırmak isteyenlerin birden fazla başvuru yapması bir anlam ifade etmiyor.
Aynı kişi birden fazla kategoride başvuru yapamayacak.
Evi değil ama bir evde hissesi olan başvurabilir. Ancak tapusuna sahip olduğu gayrimenkulün hissesinin değeri 1 milyon TL’yi geçmemeli. Evler borcu bitmeden satılamaz.
Yani al-sat yapmak isteyenler için uygun değil. Başvuru sırasında daire seçilemeyecek. Konut tipi kura ile belirlenecek.
2- NEREYE, NASIL BAŞVURU YAPILACAK?Başvurular, 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihlerinde Ziraat, Halkbank ve Emlak Katılım Bankası üzerinden ve e-Devlet aracılığı ile yapılacak. Yoğunluk yaşanmaması için e-Devlet başvuruları ilk 5 günde ‘TC kimlik numarasının son hanesine göre’ yapılacak. 10 Kasım Pazartesi günü son hanesi 0 olanlar, salı günü 2, çarşamba 4, perşembe 6, cuma da 8 olanlar başvuru yapabilecek. 15 Kasım itibarıyla bu uygulama sona erecek ve başvurular tüm vatandaşlara açılacak.
Başvuru için 5 bin TL ödeme yapılacak. e-Devlet’ten başvuru yapanlar mesaj ile iletilecek, başvuru sahibi adına açılmış olan hesaba, belirtilen sürede EFT, havale veya ATM ile ücreti yatıracak. Aksi halde başvurusu iptal olacak. Kurada hak sahibi olamayanlar 5 bin TL ücreti iade alacak. Ayrıca şehit yakını ve terör malullerinden başvuru bedeli alınmayacak.3- KURA VE KONUT TESLİMİ NE ZAMAN?
Hak sahibi belirleme kuralarının çekimi 29 Aralık 2025-27 Şubat 2026 arasında gerçekleşecek. Yapım sürecinin 2026’da başlaması, projelerin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte ortalama 1-5-2.5 yılda tamamlanması planlanıyor. İlk teslim tarihi ise Mart 2027.
81 ilin tamamında sosyal konut yapılacak. En çok konut 100 bin adetle İstanbul’da inşa edilecek. Onu 30 bin 823 ile Ankara, 21 bin 20 adet ile İzmir, 17 bin 225 adet ile Bursa ve 15 binle Konya izliyor.4- FİYATLAR VE TAKSİTLER NE KADAR?Kurada hak sahibi olanlar TOKİ ile sözleşme yaptıktan sonra ödemeler başlayacak. Yüzde 10 peşinat alınacak ve 20 yıl vade yapılacak. Taksitler yılda 2 kere yapılan memur maaş zam oranına göre artacak. Ancak bu üst sınır. TOKİ bu oranı daha düşük tutabilecek. Fiyatlar ise söyle:
İstanbul’da: 55 metrekare 1+1 evin fiyatı 1 milyon 950 bin TL,
taksit 7 bin 313 TL 65 metrekare 2+1 evin fiyatı 2 milyon 450 bin TL,
taksit 9 bin 188 TL 80 metrekare 2+1 evin fiyatı 2 milyon 950 bin TL,
taksit 11 bin 63 TL
Anadolu illerinde: 55 metrekare 1+1 evin fiyatı 1 milyon 800 bin TL,
taksit 6 bin 750 TL 65 metrekare 2+1 evin fiyatı 2 milyon 200 bin TL,
taksit 8 bin 250 TL 80 metrekare 2+1 evin fiyatı 2 milyon 650 bin TL,
taksit 9 bin 938 TL
5- ÖZEL KONTENJANLARA KİMLER KATILACAK?Projelerde engelliler için yüzde 5, şehit yakını ve gaziler için yüzde 5, üç ve daha fazla çocuklu aileler için yüzde 10, gençler için yüzde 20, emekliler için de yine yüzde 20 kontenjan ayrıldı.
18-30 yaş arası kişiler gençler kategorinde müracaat edebilecek. Ama yaş sınırı tek kriter değil. Genç kategorisinde; kendileri, eşleri, velayetleri altındaki çocukları ile anne ve babaları üzerine T.C. sınırları dahilinde tapuda kayıtlı bağımsız konutlarının bulunmaması ve daha önce TOKİ ile sözleşme yapmamış olmamaları şartları aranacak. Yani anne babanın evi varsa, o genç başvuru yapamayacak.
Üç ve üzeri çocuklu aileler kategorisinde, bakmakla yükümlü olduğu, 19 Aralık 2007 tarihinden sonra doğan 18 yaşından küçük üç çocuğu olanlar başvuruda bulunabilecek. 18 yaşını geçen çocuk ‘üç çocuk’ hesabına dahil edilmeyecek.
1005 sayılı Kanun kapsamında bulunan Kore ve Kıbrıs Gazisi olduğunu bildirir kimlik kartı olanlar, belirtilen şartları sağlamak koşulu ile başvuru yapabilecek. Gazi eşleri ve çocukları ‘gazi’ kategorisinden başvuru yapamayacak.
Şehit aileleri kategorisindeki başvuru sahiplerinde ‘konut sahibi olmama ve gelir şartı’ aranmayacak. TOKİ ve Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminden ‘hak sahipliği’ onaylananlar başvuru yapabilecek. Sözleşme aşamasında, başvuru döneminden geriye doğru 3 yıldan az olmamak koşulu ile konut başvurusu yapılan il sınırları içerisinde oturuyor olduklarına dair adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden belge istenecek.
En az yüzde 40 ve üzeri engelliler engelli kategorisine katılacak. Ancak aileleri bu kategoride başvuru yapamayacak.
-

Bakan Bayraktar: Türkiye nadir toprak elementinde dünyada ilk 5’e girecek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.
Türkiye’nin madende hala net ithalatçı ülke olduğunu belirten Bayraktar, ancak dünyanın 7. büyük maden zenginliğine sahip konumda bulunduğunu söyledi.
Madenlerin yerin altında kalmasının ekonomiye hiçbir katkısının olmadığının altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:
“TBMM bu yıl tarihi bir madencilik kanununu geçirdi. Kanunu kurgularken yatırımları cazip hale getirmemiz lazım dedik. Maden sahalarının rehabilitasyonuyla ilgili bütçeleri neredeyse 2 katına çıkardık. Altın fiyatları 4 bin dolarları aşan bir noktaya geldi. Altında devlet hakkını yüzde 25’e çıkardık. Türkiye’de altın madeni işletecekseniz, yerli veya yabancı fark etmez, ürettiğiniz altının yüzde 31,25’ini, üçte birini neredeyse, devlet hakkı olarak vereceksiniz. Kurumlar vergisi, SGK ödüyorsunuz, İstihdama katkınıza baktığınızda son derece önemli bir düzenleme olduğunu vurgulamak istiyorum.”
Bayraktar, Türkiye’nin tamamının maden sahası haline getirildiği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, “Yaklaşık 97 bin ruhsatın iptalini sağladık. Sadece 8 bin ruhsat var, Türkiye genelinde kazı yapılan ocak alanı ise sadece binde 1, yani 783 kilometrekare.” diye konuştu.
Yenilenebilir enerji yatırımları hız kesmeyecek
Bayraktar, enerji konusunun 86 milyonun ortak konusu ve siyaset üstü bir konu olarak değerlendirmesi gerektiğini dile getirdi.
Enerji sektörünün yaklaşık 407 bin insanın direkt çalıştığı bir alan olduğunu kaydeden Bayraktar, “Bakanlık, ilgili kuruluşlarımızda yaklaşık 67-68 bin insan çalışıyor. Neredeyse 1,6 milyon, 2 milyon insanımızın direkt istihdam sağlandığı bir alandan bahsediyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’de aktif 32 milyon haneye her gün elektrik götürüldüğünü ve bu enerji hizmetinin her saniye sunulduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:
“Türkiye’de 22 milyon haneye doğal gaz götürüyoruz ve bu sayı her geçen gün artıyor. 33 milyon aracın her gün akaryakıt bulması lazım. TPAO, EÜAŞ, TEİAŞ, BOTAŞ ve ETİ Maden, beş büyük Kamu İktisadi Teşebbüsü, 1,3 trilyon liralık bütçe ile yatırımları gerçekleştireceğini ifade etmek isterim. 2026-2030 tarife döneminde yıllık yaklaşık 200 milyar liraya yakın bir yatırım ve bakım bütçesini hedefliyoruz.”
“Bu yıl güneşten ve rüzgardan üretilen elektrikle 11 milyar dolarlık doğal gaz ikame edildi”
Bayraktar, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve iklimle alakalı hedeflerine ulaşması için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması çalışmalarına devam edileceği bilgisini paylaştı.
Bu yıl güneşten ve rüzgardan üretilen elektrikle 11 milyar dolarlık doğal gazın ikame edildiğini bildiren Bayraktar, Türkiye’nin her yıl 8 ila 10 bin megavat güneş ve rüzgar projesini hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.
Bayraktar, “Bu sene 8 bin 500 megavatın üzerinde yeni kurulu gücü, Avrupa’da belki birkaç küçük ülkenin toplam kurulu gücü kadar gücü sistemimize katmış olacağız. 10 yıl içerisinde 80 milyar dolarlık bir yatırımla güneş ve rüzgar yatırımlarını yapacağız. İletim, dağıtım ve şebekeye yatırım yapmanız gerekiyor. Bu amaçla, 14-15 bin kilometrelik HV-DC hatla, yine 14-15 bin kilometreyi bulacak AC hatlarımızla yaklaşık 30 milyar dolarlık bir yatırımı da önümüzdeki 10 yılda yapacağız. İkili anlaşmalarla yabancı yatırımcılarla daha ucuza enerji için anlaşmalar yapacağız.” dedi.
Bakan Bayraktar, Türkiye’de özellikle pandemi ile ihtiyacı olana da olmayana da destek verilen bir modelin başladığına, ancak bu modele yönelik farklı çalışmalar yapıldığına da işaret etti:
“Bugün yalıda oturan, villada oturan, bahçesini aydınlatan, havuzunu ısıtan kişinin elektrik bedelini, doğal gaz bedelini neden hep beraber ödüyoruz? Neden devlet ödesin? Elbette ki bunu cebimizden vermiyoruz. Gelir üzerinden gelir grubuna göre vatandaşlar tespit edilip, üst düzey gelirde olanları bu destek grubundan çıkarılabilir. Vatandaşın bu desteklere ihtiyacı varsa Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvurup devletin elektrik ve doğal gaz desteğinden istifade etmek istiyorum diyebilir. Onların kriterlerine uygunsanız bu desteklerden istifade edebilirsiniz. Her yıl neredeyse 20 milyar doları bulan desteğin daha dar gelirli, sabit gelirli, 16 bin 800 lira alan emekli vatandaşlarımıza daha çok vermek suretiyle etkin destek mekanizması olması gerektiğini düşünüyoruz.”
Bakan Bayraktar, Finlandiya, Norveç ve Karadağ’dan sonra konut dışı elektrik fiyatlarında Türkiye’nin son derece ucuz ülkeler arasında yer aldığını belirterek, “Konut doğal gaz sıralamasında ikinciyiz. Konut dışı doğal gaz sıralamasında da yine aynı, çünkü sübvansiyonlar ve önemli miktarda destekler var. Türkiye 1. sırada bunu da ifade etmek istiyorum.” dedi.
Türkiye’nin nükleer hedefi
Bakan Bayraktar, nükleer enerjinin iklim hedeflerine ulaşmada önemli bir kaynak olduğunu belirtti.
Hiçbir gelişmiş ülkenin nükleer enerji yatırımı yapmadığı eleştirilerinin doğru olmadığını dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin doğusunda yürüme mesafesinde Metsamor, Ermenistan’da nükleer santral var. Bulgaristan’da, Romanya’da, Macaristan’da, Slovakya’da var. Avrupa’nın ortasına, Fransa’da, Paris’in göbeğinde, Fransa’nın ihtiyacı olan elektriğin yüzde 75’ini sağlayan nükleer enerji. Dünyadaki yaklaşık 416 reaktörde tehlike yok. Biz yapmaya kalkınca maalesef bu tehlike konusu oluyor. Uranyum bağımlılığı olacak mı? Evet. Uranyum bağımlılığını aşmak için yakıtla alakalı da gerek şu anda çalıştığımız ülkeyle gerek şu anda yeni proje olarak konuştuğumuz ülkelerle de konuşuyoruz.”
“LNG üretimi artacak”
Bayraktar, 2016’da dünyada sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) artmaya başlayacağını öngördüklerini, Türkiye’nin gazlaştırma tesisinin kapasitesini 32 milyon metreküpten 161 milyon metreküpe, yani 5 katına çıkardıklarını bildirdi.
ABD’den alınacak LNG’nin Türkmen gazından sonra BOTAŞ’ın aldığı en ucuz ikinci gaz olduğunun altını çizen Bayraktar, “Şu anda 2027’den itibaren çok rekabetçi bir fiyatla aldığımız bir gaz. Biz niye pahalıya doğal gaz alalım? Ben bu gazı pahalıya aldığım zaman vatandaşa nasıl indirim yapabilirim? Nasıl bu kadar bütçe yükünü yönetebilirim? Dolayısıyla burada çuvalladılar, sınıfta kaldılar.” diye konuştu.
“Türkiye nadir toprak elementinde dünyada ilk 5’e girecek”
Bayraktar, Türkiye’nin nadir toprak elementleriyle ilgili çalışmalarına 2011’de başladığını vurgulayarak, “Beylikova’da 694 milyon ton nadir toprak elementini tespit ettik ve yıllardır şunu söylüyoruz: ‘Nadir toprak elementleri konusunda biz ülke olarak dünyanın ilk beş ülkesi arasına gireceğiz.’ Bunun için çalışıyoruz. Bunun için pilot tesis kurmaya niyet ettik.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ürettiği nadir toprak elementlerinin ABD’ye satıldığı iddialarına ilişkin Bayraktar, “ABD’ye nadir toprak elementleri falan vermedik. Biz nükleerle ilgili bir anlaşma yaptık. Zaten nadir toprak elementleriyle alakalı bir şey olsa bunu da açıklarız. Bundan çekinecek bir şey yok.” şeklinde konuştu.
Karadeniz’deki sondaj çalışmaları
Türkiye’nin 6 derin deniz sondaj gemisine, 2 de sismik gemiye sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, gemilerin neden alındığı konusunda eleştirilere cevap verdi. Bayraktar, “Bu gemilerin 6 tanesini biz 1 gemi fiyatına aldık. Şu anda 4 geminin hepsini Karadeniz’in ortasında sondaj yaparken görebilirsiniz. Karadeniz’de bulduğumuz gazı, 2028’de 45 milyon metreküp gazı Türkiye’ye getirebilmek için gemilerin gece gündüz çalışması lazım.” dedi.
Bayraktar, beşinci geminin Türkiye’ye ulaşmasıyla Karadeniz’deki üretimin artıracağını belirterek, “2026’da Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve yine Batı’da biz 6 tane yeni keşif amaçlı sondaj kuyusu açacağız. Bunlardan milletimize bir yeni müjdeyi İnşallah paylaşacağız. Hedefimiz budur. Eğer bu gemileri almasaydık Akdeniz’de 1 metre sondaj yapamazdık.” diye konuştu.
Öte yandan, TPAO’nun kurulduğu günden beri yurt dışına gönderdiği öğrencilerden 388’inin hala kurumda çalıştığını ifade eden Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
“Bunlar ülkemizin zenginliği. Yurt dışına gidip orada eğitim alıp orada belli bir bilgi birikimine sahip olup ülkemize dönüp hizmet ediyorlar. Yurt içinde de yeni eğitimler kazandırmamızda da hiç bir beis görmediğini ifade etmek istiyorum. Tam tersine buradaki faaliyetlerimizle hem gönderdiklerimiz burada daha yoğun bir şekilde çalışıyorlar hem de Türkiye’de adeta bir tersine beyin göçüyle beraber bu insanları Türkiye’ye getirmiş oluyoruz.”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.
-

Altın Fiyatlarında Yükseliş Sürüyor
Haftanın kapanışında gram altın 5.429 TL’den işlem gördü. Ons altın ise 4.007 dolara ulaştı. Çeyrek altın 9.090 TL, yarım altın 18.179 TL ve tam altın 35.816 TL seviyelerinde fiyatlandı. 22 ayar bilezik 5.095 TL, 24 ayar külçe gram altın ise 5.895 TL’den satışa sunuluyor.
Fed ve Jeopolitik Etkiler
Fed’in gevşeme sinyalleri altına olan ilgiyi artırıyor. ABD tahvil getirilerindeki düşüş ve zayıflayan dolar endeksi, altın fiyatlarına destek sağlıyor. Ortadoğu’daki jeopolitik riskler ise altını güvenli liman olarak öne çıkarıyor.
Kritik Seviyeler ve Tahminler
Para piyasaları uzmanı İslam Memiş, ons altının 4.000 dolar üzerinde kalmasının gram altını güçlendirdiğini belirtiyor. Memiş, yıl sonunda gram altının 5.600 TL seviyesini zorlayabileceğini ifade ediyor. Analistler, ons’un 4.050 dolar direncini aşması durumunda gramın kısa vadede 5.500 TL’yi test edebileceğini öngörüyor.
Kapalıçarşı’da Fiziki Altın Talebi
Kuyumcularda Cumhuriyet ve Ata lirası işlemleri hızlandı. Düğün sezonu ve yatırım alımları nedeniyle ziynet talebi artarken, bazı altın türleri şu şekilde fiyatlandı: Ziynet 2,5: 89.540 TL / 90.973 TL, Beşli Altın: 181.318 TL / 184.860 TL, Has Altın: 5.409 TL, Gremse Altın: 89.540 TL.
Merkez Bankalarının Alımları
Dünya Altın Konseyi verilerine göre 2025’in üçüncü çeyreğinde 220 ton altın alımı yapıldı; yıl toplamı 634 tona ulaştı. Çin, Türkiye ve Rusya başta olmak üzere merkez bankaları rezervlerini artırarak piyasaya sürekli talep sağlıyor.
Kısa Vadede Dalgalanma Beklentisi
Ekonomistler, Fed açıklamaları ve Ortadoğu gelişmelerinin altın fiyatlarını belirleyeceğini vurguluyor. Yatırımcılar ons fiyatı ile dolar/TL’yi eş zamanlı takip ediyor.
-

SGK’dan çok önemli uyarı: Bu hatayı yapanın maaşı eksik yatacak!
SGK Uzmanı İsa Karakaş, iş kazası veya hastalık sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalıların, bu ödemeleri tam alabilmeleri için uymaları gereken hayati kurallara dikkat çekti. Karakaş’a göre, SGK’nın sağladığı bu destek, bazı şartlara bağlıdır ve sigortalıların tedavi sürecinde ihmalkâr davranması, ödeme miktarını doğrudan etkileyebilir.
Karakaş, “SGK, ihmalkârlığı affetmiyor ve size verilecek ödenekleri azaltacağı gibi tamamen kesmesi de söz konusu oluyor” diyerek durumu özetledi. SGK mevzuatı, doktorun belirlediği tedaviye uymayan çalışanların geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik gelirini, uzayan tedavi süresi ve artan iş göremezlik oranı dikkate alınarak dörtte bir oranına kadar eksiltebileceğini belirtiyor.
Ağır Kusur ve Tedaviyi Reddetme Durumları
Uzman İsa Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre, ödeneklerde kesinti yapılmasına neden olan diğer durumlar şunlardır:
- Ağır Kusur: Mahkeme veya SGK denetimleri sonucunda iş güvenliği kurallarını ihlal etme, tehlikeli hareketlerde bulunma gibi eylemlerle ağır kusuru tespit edilen çalışanların ödeneklerinde üçte bir oranında kesinti uygulanır. Kusur oranı belgelenemeyen durumlarda ise SGK %5 oranında eksiltme yapabiliyor.
- Tedaviyi Reddetmek: SGK’nın yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalılara, ödeneğin yarısı tutarında ödeme yapılmaktadır.
- Erken İşe Dönüş: Tedaviyi tamamlamadan işe dönen veya “çalışabilir raporu” almadan çalışan kişilere de geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiyor; ödenmişse bu tutarlar geri alınıyor.
İşveren ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu
Karakaş, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde sadece sigortalının değil, işverenin ve üçüncü kişilerin de sorumluluğu olabileceğini vurguladı.
- İşverenin Sorumluluğu: İş kazası işverenin kastı veya iş güvenliği önlemlerine uymaması sonucu meydana gelmişse, işveren SGK’ya karşı sorumlu hale gelir ve SGK’ya yapılan ödemelerden sorumlu tutulabilir.
- Üçüncü Kişinin Kusuru: Kaza üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, SGK sigortalıya yaptığı ödemelerin zararın yarısını, kusurlu kişiden ve gerektiğinde onun işvereninden talep edebilme hakkına (rücu) sahiptir.
Sonuç Mesajı: “Doktor Ne Derse Onu Yapın!”
SGK Uzmanı İsa Karakaş, çalışanlara ve işverenlere son bir uyarıda bulunarak, yasal haklarını korumaları için doktor tavsiyelerine, tedavi sürecine ve iş güvenliği kurallarına eksiksiz uymaları gerektiğini hatırlattı.
-

Fiyatı yüzde 30 düşerek 30 liraya geriledi
Eskişehir’de kurulan pazarlarda kış meyveleri arasında mandalina bu sezon öne çıktı. Pazarcı esnafının verdiği bilgilere göre, mandalina fiyatları geçen yıla kıyasla önemli ölçüde düşüş gösterdi.
Yaklaşık 30 yıldır pazarda esnaflık yapan Adem Albayrak, ürünlerin bu yıl bol ve ucuz olduğunu ifade etti. Albayrak, “Geçen yıl bu mandalinayı 50 liraya satıyordum, bu yıl ise 30-35 liraya satıyoruz” dedi. Bu düşüş, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30’luk bir indirim anlamına geliyor.
Tüketicinin İlgisi Yoğun
Fiyattaki bu düşüş, vatandaşın mandalinaya olan ilgisini artırdı. Esnaf Albayrak, vatandaşın ilgisinin “gayet iyi” olduğunu söyledi.
Ayrıca Albayrak, bu yıl gelen ürünlerin lezzetinin de çok güzel olduğunu belirterek, “Bu sene lezzetleri çok güzel, 10 numara mallar geldi” ifadelerini kullandı. Pazarcı, tezgahlarda “3 kilo 100 lira” şeklinde kampanya da uyguladıklarını ekledi.
