Kategori: gazete3

  • Fatih’in Adımları, Devletin Vicdanı

    Fatih’in Adımları, Devletin Vicdanı

    Tekerlekli sandalyeyi deviren irade

    Sevgili Okurlarım,

    Bu satırları size sadece bir köşe yazarı olarak değil; bu şehrin sokaklarında yürüyen, adalete, vicdana ve en çok da insanlığın o iyileştirici gücüne inanan bir yol arkadaşınız olarak yazıyorum. Her zaman söylerim; köşe yazıları sadece bugünün kaydını tutmaz, yarına bırakılan birer vicdan vesikasıdır. Ve bugün, Afyonkarahisar’ımızın bağrından yükselen öyle bir mucizeye şahitlik ediyoruz ki, bu hikayeyi zamana kazımak, kalplerimize mühürlemek boynumuzun borcudur.

    ​   Buradan bu şehrin tüm idarecilerine, makam koltuklarında oturan, yetkiyi elinde bulunduran her bir büyüğüme seslenmek istiyorum: Bizler, oturduğumuz o masalardan, unvanlarımızdan çok daha büyüğüz. Bir şehre yön vermek; sadece evrakları imzalamak, bütçeleri yönetmek ya da rutin protokolleri yerine getirmek değildir. Gerçek liderlik, gerçek devlet adamlığı; o yüksek duvarlı binaların arkasından çıkıp, halkın kalbine dokunabilmek, şefkati bir bayrak gibi taşıyabilmektir.

    ***

       Afyonkarahisar’da yanan bu şefkat ateşi, dilerim ki tüm makam sahiplerinin yüreğinde bir vicdan muhasebesine dönüşür.  Her bir yönetici, elindeki gücü bir insanın hayatını ayağa kaldırmak için kullanacak o büyük şefkatle öncülük eder bu şehre. Çünkü devlet, vatandaşına yukardan bakan bir güç değil; tam da düştüğü yerde elinden tutup kaldıran o sıcak, sarmalayan “şefkat yüzü” olduğunda devletleşir.

    ​  Tam da bu noktada, kalbimin en mutena köşesinde sakladığım ve Sayın Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol ile yollarımızın kesiştiği, beni derinden etkileyen bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 2026 yılının o soğuk Şubat ayıydı… Düzenlenen bir törende “Sosyal Girişimci Lider” ödülüne layık görülmüştüm. Kürsüye çıktığımda, salondaki o heyecanımla yaptığım konuşmada, benden önce kürsüde olan ve kendisi de ödül alan Emniyet Müdürümüzün sözleri hala kulaklarımda çınlıyordu.

       Müdürümüz konuşmasında; toplumda engellilerimizin, yaşlılarımızın daha çok görünür olması gerektiğini, onlara alan açmak için top yekün çalışmamızın şart olduğunu öyle içten anlatmıştı ki… Güvenlik ve kolluk kuvveti olmanın ötesinde, emniyet birimlerinin bu duyarlılığı her daim hissettirmesini ne kadar önemsediğini vurgulamıştı.

    ​  Ben de ödülümü aldığımda sahneden Sayın Emniyet Müdürüme bu yüksek hassasiyeti, farkındalığı ve toplumsal duyarlılığı için kalpten teşekkür ettim. İşte tam o an, hayatım boyunca unutamayacağım bir nezakete şahit oldum. Sahneden inerken fark ettim ki, Kıymetli Müdürümüz ve değerli eşleri, beni ayakta karşılamışlardı… Gösterdikleri bu kucaklayıcı samimiyet, o asil nezaket beni o kadar çok etkiledi ki, kısa süre sonra bu duyarlılıkları için kendilerine makamında bir teşekkür ziyareti gerçekleştirdim.

    ​   Makam odasındaki o derin, samimi sohbette bir kez daha hayran kaldım kendisine. Sözde kalmayan, reklamı yapılmayan; dezavantajlı bireylerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza ve çocuklarımıza yönelik şehrimizde sessiz sedasız ne denli büyük hizmetler yürüttüğünü kendi ağzından dinledim. O gün anlamıştım; karşımda sadece rütbeleri olan bir müdür değil, yüreği bu şehrin her bir mazlumu için çarpan gerçek bir hami duruyordu.

    ​   İşte kalbindeki bu samimiyeti bizzat müşahede ettiğim Sayın Müdürümüzün, sözlerinin sadece lafta kalmadığını, icraata nasıl döküldüğünü gösteren o mucizevi haber geçtiğimiz gün Anadolu Ajansı ve Gazete 3 aracılığıyla önüme düştü.

    ***

    Nuribey beldemizde yaşayan, hayata gözlerini serebral palsiyle(SP) açan 31 yaşındaki Fatih Arslan’ın mucizesi bu… Denge kurmanın, ellerini özgürce hareket ettirebilmenin, hatta kelimeleri dökebilmenin bile birer savaşa dönüştüğü koca bir 31 yıl… Ancak Fatih’in içinde, o bedene sığmayan öyle bir azim ve öyle masum bir hayal vardı ki; şehrin İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile tanışmak, onunla aynı masada oturup yemek yiyebilmek…

    ​   Geçtiğimiz yıl bu hayal gerçeğe dönüştü. Fakat asıl hikaye, o yemeğin bittiği, protokolün sona erdiği noktada başladı.

    ​  Karşısında tekerlekli sandalyede oturan o gencin gözlerindeki yaşama sevincini gören Müdürümüz, Fatih’in elinden tuttu ve onu hemen bir fizik tedavi sürecine yönlendirdi.

      “Ben üzerime düşeni yaptım” deyip arkasını dönmedi. Tam bir yıl boyunca, adeta kendi öz evladıymış gibi Fatih’in her adımını takip etti. Telefon etti, mesajlaştı, vakit buldukça yanına koştu. Çünkü biliyordu ki, fiziksel tedavinin en büyük ilacı, ruhun ihtiyaç duyduğu o sarsılmaz inançtı. Uzman Fizyoterapist Seda Ünver’in de mesleki adanmışlığıyla o tekerlekli sandalyeye karşı büyük bir zafer kazanıldı.

    Fatih’in Adımları, Devletin Vicdanı

    ​   Peki, bir yılın sonunda ne mi oldu?

    ​  Geçen yıl o makama tekerlekli sandalyeyle giren Fatih, bu yıl aynı makamın kapısından kendi ayakları üzerinde, dimdik ve yürüyerek girdi! Sadece yürümekle kalmadı; artık kendi yemeğini kendi yiyebiliyor, ellerini etkin kullanabiliyor, hatta üç tekerlekli bir bisikletin pedallarını özgürlüğe doğru çevirebiliyor. Bu, insanın içindeki samimiyetin karşı tarafa geçmesinin, sözlerin en güzel icraata dönüşmesinin somut örneğidir.

    ​  Sayın Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’un şu sözleri, bu memleketin mayasındaki o hesapsız sevgiyi ne güzel özetliyor: “Biz sadece vesileyiz… Bu konuyla ülkemize örnek olacağız. İnşallah, kendinden ve evladından ümidini kesmiş insanlara örnek olacağız.” Ve ekliyor: “En büyük dileğim bu evladımın evleneceği günü görmektir.”

    ​  Bir devlet adamının, yönettiği şehrin en mahzun evladına “evladım” diyebilmesi, onun geleceğine dair evlilik hayalleri kuracak kadar meseleyi içselleştirmesi, her türlü rütbenin üzerindedir.

    ​   Tam bu noktada, bu hikayeyi çok daha evrensel ve anlamlı bir sembolle taçlandırmak gerekiyor. Tıpta ve sosyal farkındalıkta Serebral Palsi’nin simge rengi yeşildir. Her yıl 6 Ekim’de tüm dünya yeşile bürünür bu farkındalık için.

       Peki neden yeşil biliyor musunuz?

       Çünkü yeşil; doğanın uyanışıdır, kurumuş bir dalın yeniden can bulması, topraktan fışkıran umut dolu bir filizdir. Fatih’in 31 yıl sonra o tekerlekli sandalyeden kalkıp attığı her adım, işte o yeşil filizin güneşe doğru uzanmasıdır. Sayın Müdürümüzün o şefkatli dokunuşu, Fatih’in hayatındaki o yeşil rengin, o umut filizinin can suyu olmuştur. Ne mutlu o filizi büyütenlere, ne mutlu o umudu yeşerten yüreklere…

    ​   Bu yazım gazete arşivlerinde kalacak.

    Yıllar sonra bile okunduğunda; bir insanın hayatına dokunmanın, bir tekerlekli sandalyeyi alt etmenin ve bir makamın nasıl gönül köprüsüne dönüştüğünün hikayesi olarak anılacak. Fatih’in o muazzam azmini ve Arslan ailesinin sabrını selamlıyorum. Ve bu şehirde, resmiyetin soğuk koridorlarını bir şefkat yuvasına dönüştüren, bir gencin adımlarına can suyu olan İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’a, bu topraklarda hala “insanlığın” ölmediğini bizlere böylesine asil bir duruşla hatırlattığı için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

      İyi ki varsınız Müdürüm; çünkü siz inandınız, Fatih başardı ve bu şehirde engeller bir kez daha sevgiye boyun eğdi. Ve diliyorum ki sizin bu duruşunuz, bu şehirdeki her makama, her koltuğa ilham olur; çünkü Afyonkarahisar, şefkatle yönetilmeyi hak eden güzel insanların şehridir.

  • Yeşilayın şefkat eli yirmi yıllık karanlığı umut dolu bir geleceğe dönüştürdü

    Yeşilayın şefkat eli yirmi yıllık karanlığı umut dolu bir geleceğe dönüştürdü

    KAZANMA HIRSIYLA YAKLAŞIK ÜÇ EV FİYATINDA BİR SERVET YOK OLDU

    Yaşadığı zorlu süreci ve içine düştüğü büyük çıkmazı samimiyetle anlatan E.E, sanal spor bahisleri yüzünden tüm birikimlerini nasıl kaybettiğini gözler önüne serdi. Kumarı her zaman ekonomik sıkıntılardan bir kurtuluş çaresi olarak gördüğünü belirten E.E, “Ekonomik anlamda zayıfladığımı düşündüğümde kumarın bunu iyileştireceğini zannettim ve hep kazanma hırsıyla hareket ettim. Bu süreçte yaklaşık üç ev fiyatında büyük bir maddi kaybım söz konusu oldu. Her seferinde ailem beni düştüğüm yerden toparladı, yeniden oynamayacağıma dair sözler verdim ama bu lanet bağımlılık yüzünden sözümü tutamadım” diyerek yaşadığı derin pişmanlığı dile getirdi.

    YEDAMA ADIM ATTIĞIM ANDAN İTİBAREN YENİDEN DOĞDUM

    Sekiz ay önce yaşadığı son büyük maddi çöküşün ardından hayatını ilk kez ciddi şekilde sorgulayan E.E, son çare olarak YEDAM’a başvuruda bulundu. Merkezdeki uzmanların desteğiyle sanal kumardan tamamen uzaklaştığını ve artık hiçbir sapma yaşamadığını ifade eden E.E, “Dürüst şekilde sürecimi anlattım ve bana inanılmaz bir destek sağladılar. YEDAM’a geldiğim andan itibaren kendimi adeta yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Kendime bu hayatta verdiğim en güzel şans buydu” diyerek mutluluğunu paylaştı.

    BAĞIMLILIK BİR İRADE SORUNU DEĞİL BİR BEYİN HASTALIĞIDIR

    Süreç hakkında önemli bilimsel bilgiler paylaşan Klinik Psikolog Hikmet Mengi ise bağımlılığın kesinlikle bir irade meselesi olmadığını, tıbbi bir beyin hastalığı olduğunu vurguladı. Merkeze başvuran pek çok danışanın bu durumu bir irade zayıflığı olarak görerek suçluluk psikolojisiyle geldiğine dikkat çeken Mengi, “Bağımlılık aynı zamanda sinsi bir bahane hastalığıdır. Kişinin oynamaya devam etmek için her zaman kendince pek çok sebebi vardır. Biz uzmanlar olarak aslında bu bahanelerin hepsini birer birer danışanlarımızla birlikte masaya yatırıp yok ediyoruz” diyerek YEDAM’ın tedavi başarısının sırrını açıkladı.>>>AA

  • Ehliyet ve kimlik şoku yaşayan YKS adayı hastaneye kaldırıldı!

    Ehliyet ve kimlik şoku yaşayan YKS adayı hastaneye kaldırıldı!

    ÜST ÜSTE GELEN TALİHSİZLİKLER GENÇ ADAYI OKUL BAHÇESİNDE YERE YIĞDI

    Geleceklerini şekillendirmek adına sabahın erken saatlerinde sınav merkezlerine akın eden adaylar, Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan 19 Mayıs Anadolu Lisesi önünde yoğunluk oluşturdu. Sınava girmek üzere okul kapısına gelen A.G. isimli öğrenci, resmi nufüs cüzdanını yanına almadığını fark etti. Sınav salonuna girebilmek için cebindeki ehliyetini kullanmayı düşünen talihsiz genç, cüzdanını kontrol ettiğinde sürücü belgesini de okula geliş yolunda düşürdüğünü anladı. Sınav saatinin yaklaşmasıyla birlikte devasa bir panik ve stres yaşayan A.G., okul bahçesinde bir anda fenalaşarak yere yığıldı.



    Samsun, YKS 2026, İlkadım, 19 Mayıs Anadolu Lisesi, sınavı kaçıran öğrenci, kimlik krizi, eğitim haberleri, son dakika eğitim
    Samsun, YKS 2026, İlkadım, 19 Mayıs Anadolu Lisesi, sınavı kaçıran öğrenci, kimlik krizi, eğitim haberleri, son dakika eğitim

    AİLESİ KİMLİĞİ YETİŞTİRDİ AMA TALİHSİZ ÖĞRENCİ KENDİNE GELEMEDİ

    Çevredeki diğer ailelerin ve görevlilerin ihbarı üzerine okul bahçesine acil sağlık ekipleri sevk edildi. Sınavın başlamasına yaklaşık 5 dakika kala, öğrencinin durumu haber alan ailesi büyük bir çabayla nüfus cüzdanını okula ulaştırmayı başardı. Ancak yaşadığı şok nedeniyle bilinci kapanan ve sağlık ekiplerinin sedyede tıbbi müdahalede bulunduğu genç aday, kapılar kapanmadan önce sınav salonuna giriş yapamadı. Aylardır verdiği emekleri dakikalar içinde uçup giden A.G., ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    MEŞHUR ADRES KARIŞIKLIĞI BU YIL ÖNLEMLER SAYESİNDE TARİHE KARIŞTI

    Öte yandan, Samsun’da her yıl çok sayıda adayın gözyaşlarına boğulmasına neden olan kronik “19 Mayıs Anadolu Lisesi” adres karmaşası bu sene alınan köklü tedbirle çözüme kavuştu. Geçtiğimiz yıllarda giriş belgelerinde ilçe adı olarak yazan “Samsun/19 Mayıs” ibaresini okul adı sanarak İlkadım’daki liseye gelen öğrenciler, asıl sınav yerlerinin 43 kilometre uzaklıktaki 19 Mayıs ilçesinde olduğunu öğrenip sınavı kaçırıyordu. Yetkililerin bu yıl ilçedeki sınav merkezini sistemden çıkarmasıyla büyük bir mağduriyetin önüne geçildi. Bu olumlu gelişmeye rağmen okul kapısında yine de heyecan eksik olmadı; kapıların kapanmasına saniyeler kala motosiklet arkasında okula ulaşan bir aday, depar atarak içeri girmeyi başardı. >>>İHA

  • Ankara’da dev zirve! Kanal 3’e anlamlı katkılarından dolayı plaket

    Ankara’da dev zirve! Kanal 3’e anlamlı katkılarından dolayı plaket

    YERLİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİDE KARARLILIK VURGUSU

    Kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılım gösterdiği 4. TÜSİAV Enerji Zirvesi’nin açılış konuşmasını TÜSİAV Genel Sekreteri ve Enerji Kurulu Başkanı Kutlu Tamay gerçekleştirdi. Türkiye’nin son yıllarda güneş ve rüzgar enerjisinde katettiği mesafeye dikkat çeken Tamay, “Son yıllarda güneş ve rüzgâr enerjisine gerçekleştirilen yatırımlar, enerji altyapısına yapılan geliştirmeler ve yerli enerji kaynaklarımızın ekonomiye kazandırılması yönündeki çalışmalar ülkemizin enerji alanındaki kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

    “CUMHURİYETİMİZE VE ATATÜRK’E BORCUMUZ VAR”

    TÜSİAV Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak ise vakfın 31 yıllık köklü geçmişine ve bugüne kadar yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerine değindi. Eğitimden sağlığa, burslardan afet bölgelerine uzanan geniş bir yelpazede hizmet ürettiklerini belirten Sarıtoprak, “Bizim ülkemize, Cumhuriyetimize ve kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e borcumuz var, o borcu ödemek için çabalıyoruz, çalışıyoruz” dedi.

    Enerjinin ülkelerin ve insanlığın geleceğini belirleyen fevkalade önemli bir konu olduğunu vurgulayan Sarıtoprak, sivil toplum kuruluşu olarak hükümete tavsiye ve görüşler ileterek yol göstermeye çalıştıklarını ve bu çabaların devlet kademesinde de karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

    KURULU GÜÇTE REKOR: 125 BİN MEGAWATT SINIRI AŞILDI

    Zirveye Onursal Başkan olarak katılan Eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı da kürsüde önemli açıklamalarda bulundu. Küresel iklim krizi ve kuraklığa karşı hibrit enerji santrallerinin önemine vurgu yapan Özkaldı, “Geçen yıl yaşadığımız kuraklıktan dolayı, suya dayalı santrallerin bulunduğu bölgelerde güneş varsa güneşe, rüzgâr varsa rüzgâra geçmek, yani hibrit sistemleri değerlendirmek büyük önem arz ediyor” diye konuştu. Özkaldı ayrıca, Türkiye’nin elektrik üretimi kurulu gücünün haziran ayı itibarıyla 125 bin 588 megawatta ulaşmasının ülke sanayisi adına gurur verici bir tablo olduğunu sözlerine ekledi.

    KANAL 3’E ANLAMLI KATKILARINDAN DOLAYI PLAKET

    Zirvede, enerji sektörüne ve organizasyona sağladığı yayın destekleri ile katkılarından dolayı Kanal 3’e de bir teşekkür plaketi takdim edildi. Yoğun ilgi gören plaket töreninin ardından geçilen paneller ve oturumlarda; yerli enerji kaynaklarının verimli kullanımı, yeni nesil enerji yatırımları, teknoloji üretimi ve enerji sektöründe üniversite-sanayi iş birliği modelleri uzman isimler tarafından derinlemesine tartışıldı. >>>HABER MERKEZİ 

  • Yüreğindeki dinmeyen sızı ayaklarına vurdu!

    Yüreğindeki dinmeyen sızı ayaklarına vurdu!

    YÜKSEK ENFEKSİYON VE KANSER ACISI PEŞ PEŞE GELDİ

    Çayırbağ Mahallesi’nde yaşamını sürdüren 4 çocuk annesi Fatime Öksüz’ün dünyası, son yıllarda ardı ardına gelen ölüm haberleriyle sarsıldı. Talihsiz kadın, ilk olarak 2022 yılında uzun süredir amansız bir hastalıkla mücadele eden eşi Sabri Öksüz’ü yüksek enfeksiyon nedeniyle kaybetti. Eşinin acısını henüz dindirememişken, 2024 yılında bu kez mide kanseri tedavisi gören oğlu Ali Öksüz’ün tümörün sıçraması sonucu vefat etmesiyle ikinci kez adeta yıkıldı.

    OĞLU ALİ ÖKSÜZ VE KIZI FATMA ÖKSÜZ (İHA/TRABZON-İHA)
    Trabzon’da yaşayan kadın, 2022’de eşi, 2024’te ise oğlunu kaybetmesinin ardından hayatını mezarlık yolunda sürdürüyor. Kalp hastası olduğu için doktorlarının tavsiye ettiği yürüyüşleri yaklaşık 4 yıldır her sabah, öğle ve akşam eşi ve oğlunun mezarını ziyaret ederek yapan yaşlı kadın, gününün büyük bölümünü mezarlıkta geçiriyor.

    DOKTORLARIN ‘YÜRÜMELİSİN’ TAVSİYESİNİ MEZARLIK YOLUNDA YERİNE GETİRİYOR

    İlerleyen yaşına bağlı olarak aynı zamanda ciddi bir kalp hastası olan Fatime Öksüz’e doktorları, kalbinin ve vücudunun dinç kalabilmesi için her gün düzenli olarak yürüyüş yapması gerektiği tavsiyesinde bulundu. Bu tavsiyeyi harfiyen uygulayan yaşlı kadın, her sabah güneşin doğuşuyla birlikte ayağına geçirdiği geleneksel kara lastikleri, elindeki bastonu ve beline bağladığı keşan yöresel giysisiyle mezarlığın yolunu tutuyor. Günde tam 3 kez; sabah, öğle ve akşam saatlerinde aynı dik patikayı yürüyen Fatime nine, gününün neredeyse tamamını sevdiklerinin yanı başında geçiriyor.

    TRABZON’UN DÜZKÖY İLÇESİNDE YAŞAYAN FATİME ÖKSÜZ, 2022’DE EŞİ SABRİ ÖKSÜZ’Ü, 2024’TE İSE OĞLU ALİ ÖKSÜZ’Ü KAYBETMESİNİN ARDINDAN YAŞAMINI MEZARLIK YOLUNDA SÜRDÜRÜYOR. KALP HASTASI OLDUĞU İÇİN DOKTORLARININ TAVSİYE ETTİĞİ YÜRÜYÜŞLERİ YAKLAŞIK 6 YILDIR HER SABAH, ÖĞLE VE AKŞAM EŞİ VE OĞLUNUN MEZARINI ZİYARET EDEREK YAPAN ÖKSÜZ, GÜNÜNÜN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ MEZARLIKTA GEÇİRİYOR. (OZAN KÖSE/TRABZON-İHA)
    Trabzon’da yaşayan kadın, 2022’de eşi, 2024’te ise oğlunu kaybetmesinin ardından hayatını mezarlık yolunda sürdürüyor. Kalp hastası olduğu için doktorlarının tavsiye ettiği yürüyüşleri yaklaşık 4 yıldır her sabah, öğle ve akşam eşi ve oğlunun mezarını ziyaret ederek yapan yaşlı kadın, gününün büyük bölümünü mezarlıkta geçiriyor.

    AKŞAM BURAYA GELMEDEN ASLA GÖZÜNE UYKU GİRMEZ

    Nüfus kayıtlarına göre 1940 doğumlu olan ancak babasının kendisini 10 yaşındayken nüfusa geçirmesi sebebiyle gerçek yaşını tam olarak bilmeyen Fatime nine, mezar başındaki sandalyesine oturup dakikalarca dua ediyor, toprağı okşayarak eşi ve oğluyla dertleşiyor. Yaşlı kadının oğlu Faik Öksüz, annesinin bu inanılmaz bağlılığını şu sözlerle aktardı: “Annem ağabeyime çok düşkündü. Annem kalp hastası olduğu için doktorlar ‘bırakın yürüsün’ dedi. O da sabahlara kadar evde duramaz, yataktan kalktığı gibi yemeğini yer buraya gelir. Öğlen ve akşam yine buradadır; buraya gelip dua etmeden, ağabeyimle konuşmadan asla uyumaz. 4 yıldır bu mezarları bir gün bile yalnız bırakmadı. Biz de elimizden geldiğince onun bu zorlu yolculuğunda yanında olmaya çalışıyoruz.”>>>İHA

    TRABZON’UN DÜZKÖY İLÇESİNDE YAŞAYAN FATİME ÖKSÜZ, 2022’DE EŞİ SABRİ ÖKSÜZ’Ü, 2024’TE İSE OĞLU ALİ ÖKSÜZ’Ü KAYBETMESİNİN ARDINDAN YAŞAMINI MEZARLIK YOLUNDA SÜRDÜRÜYOR. KALP HASTASI OLDUĞU İÇİN DOKTORLARININ TAVSİYE ETTİĞİ YÜRÜYÜŞLERİ YAKLAŞIK 6 YILDIR HER SABAH, ÖĞLE VE AKŞAM EŞİ VE OĞLUNUN MEZARINI ZİYARET EDEREK YAPAN ÖKSÜZ, GÜNÜNÜN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ MEZARLIKTA GEÇİRİYOR. (OZAN KÖSE/TRABZON-İHA)

    TRABZON’UN DÜZKÖY İLÇESİNDE YAŞAYAN FATİME ÖKSÜZ, 2022’DE EŞİ SABRİ ÖKSÜZ’Ü, 2024’TE İSE OĞLU ALİ ÖKSÜZ’Ü KAYBETMESİNİN ARDINDAN YAŞAMINI MEZARLIK YOLUNDA SÜRDÜRÜYOR. KALP HASTASI OLDUĞU İÇİN DOKTORLARININ TAVSİYE ETTİĞİ YÜRÜYÜŞLERİ YAKLAŞIK 6 YILDIR HER SABAH, ÖĞLE VE AKŞAM EŞİ VE OĞLUNUN MEZARINI ZİYARET EDEREK YAPAN ÖKSÜZ, GÜNÜNÜN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ MEZARLIKTA GEÇİRİYOR. (OZAN KÖSE/TRABZON-İHA)
    Trabzon’da yaşayan kadın, 2022’de eşi, 2024’te ise oğlunu kaybetmesinin ardından hayatını mezarlık yolunda sürdürüyor. Kalp hastası olduğu için doktorlarının tavsiye ettiği yürüyüşleri yaklaşık 4 yıldır her sabah, öğle ve akşam eşi ve oğlunun mezarını ziyaret ederek yapan yaşlı kadın, gününün büyük bölümünü mezarlıkta geçiriyor.

  • Kahraman gaziye Yüksekova’da son görev!

    Kahraman gaziye Yüksekova’da son görev!

    GATA’DA DÜZENLENEN ASKERİ TÖRENİN ARDINDAN MEMLEKETİNE UĞURLANDI

    Geçirdiği bağırsak ameliyatının ardından gelişen komplikasyonlar nedeniyle durumu ağırlaşan ve yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Mirza Keskin, yaşam mücadelesini kaybetti. Acı haberin ardından Ankara’ya giden yakınları ve askeri yetkililer tarafından teslim alınan gazinin Türk bayrağına sarılı naaşı için ilk olarak GATA’da resmi askeri tören düzenlendi. Buradaki törenin ardından hava yoluyla Van’a, oradan da kara yoluyla memleketi Hakkari’nin Yüksekova ilçesine getirilen cenaze, helallik alınmak üzere baba ocağına götürüldü.

    ANKARA GÜLHANE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİNDE (GATA) BİR SÜREDİR TEDAVİ GÖREN 58 YAŞINDAKİ GAZİ MİRZA KESKİN, YAPILAN TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN HAYATINI KAYBETTİ. (METİN TEK/HAKKARİ-İHA)
    Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (GATA) bir süredir tedavi gören 58 yaşındaki gazi Mirza Keskin, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    YÜKSEKOVA PROTOKOLÜ VE BÖLGE HALKI CENAZEDE SAF TUTTU

    Gazi Mirza Keskin için Yüksekova ilçesi Kaniheyder Mahallesi’nde bulunan Muaz Bin Cebel Camisi’nde cenaze merasimi düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından dualar eşliğinde omuzlara alınan kahramanın naaşı, Orman Mahallesi Mezarlığı’nda gözyaşları ve dualarla toprağa verildi. Cenaze törenine; Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, Tümgeneral Mustafa Köksal, aile yakınları, askeri erkan, kurum amirleri ve gazinin aziz hatırasına sahip çıkmak isteyen çok sayıda vatandaş katıldı.

    ANKARA GÜLHANE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİNDE (GATA) BİR SÜREDİR TEDAVİ GÖREN 58 YAŞINDAKİ GAZİ MİRZA KESKİN, YAPILAN TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN HAYATINI KAYBETTİ. (METİN TEK/HAKKARİ-İHA)
    Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (GATA) bir süredir tedavi gören 58 yaşındaki gazi Mirza Keskin, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    O BU VATAN İÇİN GÖĞSÜNÜ SİPER ETMİŞ KIYMETLİ BİR VATAN EVLADIYDI

    Defin işlemlerinin ardından aile adına taziyeleri kabul eden gazinin yeğeni ve aynı zamanda Yüksekova Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı olan Sami Keskin, büyük bir gurur ve hüznü bir arada yaşadıklarını ifade etti. Keskin, “Amcam, bu vatan için göğsünü siper etmiş, ömrü boyunca gazilik onurunu gururla taşımış kıymetli bir vatan evladıydı. GATA’da tedavi gördüğü süreçte doktorlarımız elinden gelen her şeyi yaptı ancak takdir-i ilahi, amcamızı kaybettik. O, sadece ailemizin değil, tüm Yüksekova’nın ve ülkemizin bir değeriydi. Acımız çok taze ve büyük. Bu zor günümüzde bizleri yalnız bırakmayan, Ankara’daki askeri törenden Yüksekova’daki defin anına kadar yanımızda duran devlet büyüklerimize ve tüm bölge halkına ailemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Vatan sağ olsun” diyerek duygularını dile getirdi.>>>İHA

  • Yargıda dev atama dalgası! Binlerce hakim ve savcının görev yeri değişti

    Yargıda dev atama dalgası! Binlerce hakim ve savcının görev yeri değişti

    ADLİ VE İDARİ YARGIDA BÜYÜK YER DEĞİŞTİRME

    HSK’nin resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna duyurulan kararnameye göre, yer değişikliği adli ve idari yargıyı kapsamlı bir şekilde etkiledi. Kararname doğrultusunda adli yargıda 4 bin 608 hakim ve savcının, idari yargıda ise 359 hakim ve savcının görev yerinde değişikliğe gidildi. Yüksek mahkemeler ve bölge adliye mahkemelerine de çok sayıda yeni görevlendirme yapıldı. Kararname kapsamında; ağır ceza mahkemesi başkanlığına 160, bölge adliye mahkemesi daire başkanlığına 113, bölge adliye mahkemesi üyeliğine 471 ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılığına 80 atama gerçekleştirildi. Ayrıca Yargıtay bünyesinde görev yapmak üzere 12 tetkik hakimi ile 15 Cumhuriyet savcısı belirlendi.

    DÖRT İLÇEYE İLK KEZ AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANI

    Yargı omurgasında yapılan bu yapısal değişikliklerin yanı sıra bazı taşra teşkilatlarında da önemli ilkler yaşandı. Kararnameyle birlikte Serik, Ortaca, Suşehri ve Sandıklı adliyelerine yargı tarihinde ilk kez ağır ceza mahkemesi başkanı ataması yapıldı. Kararnamenin en dikkat çekici kısımlarından birini ise il başsavcılıklarındaki değişim oluşturdu; tam 33 ilin cumhuriyet başsavcısı ile 27 ilin adalet komisyonu başkanı değişti.

    OTUZ ÜÇ İLİN YENİ BAŞSAVCISI BELLİ OLDU

    Büyükşehirler ve Anadolu illerini kapsayan yeni başsavcı atama listesi şu şekilde netleşti:

    Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut Denizli’ye, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak Samsun’ya, Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre Mersin’e, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Ferhat Deniz Eskişehir’e, Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Ali Öztürk Çanakkale’ye, Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Bilgehan Yücel Tekirdağ’a, İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Necati Kayaközü Muğla’ya, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcıvekili Savaş Kılıç Kütahya’ye, Kütahya Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Uzun Konya’ya, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı Necati Kurçenli Artvin’e, Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy Sinop’a, Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren Ordu’ya, Mersin Cumhuriyet Başsavcıvekili Tolga Han Altınay Osmaniye’ye, Batman Cumhuriyet Başsavcıvekili Barış Arıduru Batman’a, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy Aydın’a, Boyabat Cumhuriyet Başsavcısı Uğur Akın Bingöl’e, Erzurum Cumhuriyet Savcısı İbrahim Yusufoğlu Ağrı’ya, İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan Düzce’e, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar Muş’a, Nizip Cumhuriyet Başsavcısı Erhan Birol Tokat’a, Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt Yalova’ya, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç Bilecik’e, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hakan Hanay Mardin’e, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay Niğde’ye, Samandağ Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Avcı Erzincan’a, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Özgür Celbek Adıyaman’a, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Canik Şırnak’a, İzmir Cumhuriyet Savcısı Fazıl Kandemir Bitlis’e, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rüfai Şahin Kırıkkale’ye, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Murat Çalış Şanlıurfa’ya, İnebolu Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Turan Hakkari’ye, Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış Nevşehir’e ve Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Tuğrul Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

    BAŞKENTTE DEPREM: BAŞSAVCIVEKİLLERİ SİL BAŞTAN

    Kararname, Ankara adliyesindeki yönetim kadrosunu da önemli ölçüde dönüştürdü. Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Murat Özcan, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanırken; Ankara adliyesine çok sayıda yeni başsavcıvekili görevlendirildi. Serkan Başaran, Seyhan Köseoğlu Özbek, Gamze Almalı, Burak Akguş, Ekrem Karadere, Ahmet Şahin, Alper Türközmen, Arif Naci Sucuoğlu, Esra Gül Can ve Nuri Cavcav Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği makamına getirilen yeni isimler oldu. Ankara’da mevcut olarak görev yapan başsavcıvekilleri Özgür Kamışlık, Erdoğan Güleç, Şenol Taşkale, Pınar Akdoğan, Mehmet Işık, Tuncay Bozdoğan ve Kasım Tüten Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına; Abdurrahim Alan, Önder Kemal Sekücü, Mahmut Akıncı, Fatih Muşmal ve Mustafa Birgün Şenel ise Ankara Batı Cumhuriyet Savcısı olarak yeni görevlerine uğurlandı.>>>AA

  • LGS’ye uçlu kalemle girilir mi, yasak mı? LGS’de kalem ve silgi veriliyor mu?

    LGS’ye uçlu kalemle girilir mi, yasak mı? LGS’de kalem ve silgi veriliyor mu?

    MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KALEM VE SİLGİ DAĞITMAYACAK

    Sınav sabahı en çok araştırılan “LGS’de kalem ve silgi veriliyor mu?” sorusu, yayımlanan resmi kılavuzla kesin olarak yanıt buldu. LGS kapsamında adaylara herhangi bir kırtasiye malzemesi dağıtımı yapılmayacak. Sınav binalarına adım atacak her öğrencinin, kendi imkanlarıyla temin ettiği en az iki adet koyu siyah kurşun kalem, leke bırakmayan yumuşak silgi ve kaliteli bir kalemtıraşı yanında bulundurması yasal bir zorunluluk olarak açıklandı. Uçlu kalem kullanımı ise optik formda yaratabileceği zedelenme ve yırtılma riskleri nedeniyle uzmanlar tarafından kesinlikle önerilmiyor.

    2026 LGS sınav saati ve süresi ne kadar? LGS saat kaçta başlıyor ve kaçta bitiyor?
    2026 LGS sınav saati ve süresi ne kadar? LGS saat kaçta başlıyor ve kaçta bitiyor?

    TAKIDAN ANAHTARLIĞA KADAR HER ŞEY NİZAMİ OLARAK YASAK

    Sınav güvenliğini en üst düzeyde tutmayı hedefleyen bakanlık, salonlara alınmayacak eşyalar listesini oldukça geniş tuttu. Öğrencilerin ve görevlilerin; cep telefonu, akıllı saat, kablosuz kulaklık, tablet, bilgisayar ve her türlü elektronik/mekanik cihazla binalara girişi tamamen yasaklandı. Bunun yanı sıra cüzdan, çanta, banka kartları, her türlü takı (küpe, kolye, bilezik, yüzük, broş), anahtarlıklar, kalemlikler, her türlü müsvedde kağıt, defter, kitap, cetvel ve pergel gibi araçlar da kapıdaki güvenlik bariyerine takılacak materyaller arasında yer alıyor.

    LGS SINAVI
    LGS SINAVI

    BU EŞYALAR KURAL DIŞI TUTULDU: SINAVI İPTAL ETTİRMEYİN

    Adayların mağdur olmaması adına sadece çok temel ve istisnai eşyaların salona girişine vize verildi. Doktor raporuyla belgelenmiş tıbbi cihazlar (işitme cihazı, insülin pompası, kan şekeri ölçüm cihazı), kağıt para, anahtarlıksız basit ev anahtarı, ulaşım kartları, alyans, şeffaf numaralı gözlük, basit piercing ve ambalajı tamamen sökülmüş şeffaf pet şişedeki sular yasak kapsamının dışında bırakıldı. Sınav esnasında üzerinde veya sırasında yasaklı bir materyal bulundurduğu tespit edilen öğrencilerin sınavı, kopya ya da kural ihlali gerekçesiyle tutanak tutularak anında geçersiz sayılacak.>>>ŞAHAN KARTAL/AA

  • Belindeki 8 platine meydan okuyor! Azmiyle gençlere taş çıkardı

    Belindeki 8 platine meydan okuyor! Azmiyle gençlere taş çıkardı

    DOKTORUNUN TAVSİYESİYLE TARLALARA GERİ DÖNDÜ

    Bölgede salçalık domates ve kapya biber üretiminin hız kazanmasıyla birlikte fide dikim ve çapalama mesaisi başladı. Tarım işçisi bulmanın zorlaştığı bu yoğun dönemde, 60 yıldır toprağa emek veren Fatma Güney azmiyle ön plana çıkıyor. Ameliyatının ardından doktorunun “hareket et” tavsiyesi üzerine tarlalara geri döndüğünü belirten Güney, evde oturmanın kendisine iyi gelmediğini, tarlada hareket ettikçe ağrılarının hafiflediğini ifade ediyor.

    BALIKESİR’İN MANYAS İLÇESİNDE 10 YIL ÖNCE BELİNDEN AMELİYAT OLAN 70 YAŞINDAKİ TARIM İŞÇİSİ FATMA GÜNEY, BELİNDEKİ 8 PLATİNE RAĞMEN TARLALARDA DİKİM, ÇAPA VE HASATTA ÇALIŞARAK GEÇİMİNİ SAĞLIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Balıkesir’de 10 yıl önce belinden ameliyat olan 70 yaşındaki tarım işçisi kadın, belindeki 8 platine rağmen tarlalarda dikim, çapa ve hasatta çalışarak geçimini sağlıyor. Manyas, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ovalarında salçalık domates ile kapya biber üretimi tüm hızıyla sürüyor.

    HEM KALP HASTASI EŞİNE BAKIYOR HEM GENÇLERE ÖRNEK OLUYOR

    Eşinin de ciddi bir kalp ameliyatı geçirmesi nedeniyle çalışamadığını dile getiren 4 çocuk annesi Güney, “İş başa düştü. Zor oluyor ama ekmek parası için çalışmak zorundayım. Özellikle hasat döneminde çok zorlanıyorum ama pes etmiyorum” sözleriyle verdiği geçim mücadelesini anlatıyor. İlerleyen yaşına rağmen tarladaki çalışma disiplinini kaybetmeyen emektar işçi, sergilediği bu fedakarlık ve çalışkanlıkla çevresindeki genç işçilere de adeta örnek oluyor.>>>İHA

    BALIKESİR’İN MANYAS İLÇESİNDE 10 YIL ÖNCE BELİNDEN AMELİYAT OLAN 70 YAŞINDAKİ TARIM İŞÇİSİ FATMA GÜNEY, BELİNDEKİ 8 PLATİNE RAĞMEN TARLALARDA DİKİM, ÇAPA VE HASATTA ÇALIŞARAK GEÇİMİNİ SAĞLIYOR. (ZAFER AKPINAR/BURSA-İHA)
    Balıkesir’de 10 yıl önce belinden ameliyat olan 70 yaşındaki tarım işçisi kadın, belindeki 8 platine rağmen tarlalarda dikim, çapa ve hasatta çalışarak geçimini sağlıyor. Manyas, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ovalarında salçalık domates ile kapya biber üretimi tüm hızıyla sürüyor.

  • Yargıda kartlar yeniden dağıtılıyor! Gece yarısı kararnamesiyle gelen yeni isimler

    Yargıda kartlar yeniden dağıtılıyor! Gece yarısı kararnamesiyle gelen yeni isimler

    AD ÇEKME SONUÇLARINA GÖRE GÖREVLENDİRME YAPILDI

    Yayımlanan karara göre, 8 Haziran’da gerçekleştirilen ad çekme sonucunda belirlenen 11 Cumhuriyet savcısı adayı ile 3 hakim adayının ataması resmiyet kazandı. Söz konusu görevlendirmelerin, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 13. maddesi gereğince hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiği belirtildi. Bu atamalarla birlikte adli yargıdaki kadro eksikliklerinin giderilmesi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.

  • Siyaset arenasının sarsıcı hesaplaşmasında mahkeme kararını verdi!

    Siyaset arenasının sarsıcı hesaplaşmasında mahkeme kararını verdi!

    YILLAR SONRA GELEN TAZMİNAT KARARI

    Dava konusu olan gerilim, Özgür Özel’in 22 Ekim ile 3 ve 8 Aralık 2021 tarihlerinde sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlara dayanıyor. Süleyman Soylu’nun avukatlarının katıldığı duruşmada, savunma makamı önceki beyanlarını tekrar ederek davanın kabulünü talep etti. Mahkeme heyeti yapılan incelemelerin ardından, Özgür Özel’in Süleyman Soylu’ya 20 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.>>>AA

  • Başkan kurallara uymayan Suriyeliye bakın ne yaptı!

    Başkan kurallara uymayan Suriyeliye bakın ne yaptı!

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KAİDELERİNE UYACAKSINIZ UYARISIYLA KAPISINA KİLİT VURULDU

    Bahçelievler Belediye Başkanı, ilçedeki zabıta ekipleriyle birlikte gerçekleştirdiği saha denetimleri sırasında Suriyeli bir esnafa ait dükkanda yasal eksiklikler ve mevzuata aykırılıklar tespit etti. İşletme sahibinin kuralları ihlal etmesi ve gerekli şartları yerine getirmemesi üzerine dükkanın derhal mühürlenmesi talimatını veren Belediye Başkanı, o esnada net bir dille uyarıda bulundu. Kameralara yansıyan denetim anında yabancı esnafa seslenen başkan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kaidelerine uyacaksınız” diyerek ülkede ticaret yapan herkesin yasalara şartsız saygı göstermesi gerektiğinin altını çizdi.

    TÜZÜK VE TABELA DENETİMLERİ İLÇE GENELİNDE TAVİZSİZ SÜRECEK

    Belediye ekipleri tarafından kapısına kilit vurulan dükkanın ardından, ilçe genelindeki diğer sığınmacı ve yabancı uyruklu esnaflara yönelik incelemelerin de sıklaştırılacağı bildirildi. Bahçelievler Belediyesi yetkilileri; özellikle vergi kaydı, çalışma ruhsatı, hijyen kuralları ve Türkçe tabela standartlarına uymayan hiçbir işletmeye göz açtırılmayacağını vurguladı. Sosyal medyada ve ilçede geniş yankı uyandıran bu kararlı operasyonun, yerel esnafın haklarını korumak ve şehirdeki düzeni sağlamak adına periyodik olarak devam edeceği açıklandı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kılıçdaroğlu: Her şeyi sizin için yapıyorum

    Kılıçdaroğlu: Her şeyi sizin için yapıyorum

    CHP’de “mutlak butlan” tartışmalarının ardından bu kez grup toplantısı salonu krizi yaşandı. Hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısını TBMM Grup Salonu’nda gerçekleştireceklerini duyurdu. Sabahın erken saatlerinden itibaren Özel’e destek veren partililer salonu doldururken, Meclis girişinde zaman zaman tansiyon yükseldi ve arbede yaşandı. Arbedenin ardından Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısını CHP Genel Merkezi’ne aldı. CHP Genel Merkezi’nde toplanan milletvekilleri ve partililere hitap eden Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları şöyle: “Her şeyi sizler için yapıyorum, yapacağım. Sizi utandırmayacağım. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Arınacağız, temiz siyaset yapacağız. İradesini parayla satanlar bu partide olamazlar Tarihin hiç bir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı.”>>>HABER MERKEZİ 

  • Ezan okunurken sahneyi kesmek istemeyen sanatçıya tepki yağıyor!

    Ezan okunurken sahneyi kesmek istemeyen sanatçıya tepki yağıyor!

    EZAN OKUNUYOR DİYE KESMEMİZİ İSTEDİLER DİYEREK DEĞERLERİ HEDEF ALDI

    Edinilen bilgilere göre olay, Büyükçekmece’de bulunan bir düğün salonunda yaşandı. Düğün merasimi esnasında ezanın okunmaya başlamasıyla birlikte, davetliler ve düğün sahipleri saygı gereği müziğe ara verilmesini ve sahnenin kısa bir süreliğine durdurulmasını talep etti. Gelen bu haklı ve kültürel talep karşısında sinirlerine hakim olamayan ve elindeki mikrofonla konuklara seslenen sahne sanatçısı, “Ezan okunuyor diye kesmemizi istediler. Kusura bakmayın, böyle şeyler oluyor bu ülkede…” şeklinde skandal ifadelere imza attı.

    SOSYAL MEDYADA KAMPANYA BAŞLATILDI VATANDAŞLAR SESSİZ KALMADI

    Sanatçının ezan sesini ve toplumsal saygı kurallarını hedef alan küçümseyici tavrı, düğündeki bir davetlinin cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Videonun sosyal medya platformlarında paylaşılmasının ardından kullanıcılar “ezan” ve “saygısızlık” etiketleri altında binlerce tepki paylaşımı yaptı. Toplumun dini ve manevi değerlerine alenen hakaret edildiğini savunan vatandaşlar, sahne alan şahsın hem düğün sahiplerinden hem de tüm kamuoyundan ivedilikle özür dilemesi gerektiğini belirterek adli makamları göreve çağırdı.

  • Şehadetinin yıl dönümünde yürekleri dağlayan hikaye! Aybüke öğretmen unutulmadı

    Şehadetinin yıl dönümünde yürekleri dağlayan hikaye! Aybüke öğretmen unutulmadı

    ATANDIĞI İLK GÖREV YERİNDE ÖĞRENCİLERİNE MÜZİK SEVGİSİ AŞILIYORDU

    Şenay Aybüke Yalçın, 1 Ocak 1994 tarihinde Çorum’un Osmancık ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. İlk ve orta öğreniminin ardından Körfez Anadolu Lisesi’nden mezun olan Yalçın, sanata ve müziğe olan tutkusu sebebiyle Edremit Kültür ve Sanat Derneği’nde özel müzik eğitimi aldı. Geleceğin nesillerini yetiştirme arzusuyla Necmettin Erbakan Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nü başarıyla tamamladı. Genç öğretmen, 2016 yılında ilk görev yeri olan Batman’ın Kozluk ilçesindeki Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne atandı. Aynı zamanda aktif bir izci lideri olan Aybüke öğretmen, kısa sürede hem okulunda hem de ilçede öğrencilerin sevgilisi haline geldi.

    NEŞELİ GÜNÜN ARDINDAN GELEN ACIMASIZ VE KANLI PUSU

    Takvimler 9 Haziran 2017 tarihini gösterdiğinde, okullarda büyük bir heyecan ve karne dağıtım coşkusu yaşanıyordu. Aybüke öğretmen, öğrencilerine karnelerini dağıttıktan sonra arkadaşlarıyla vakit geçirmek üzere 5 kişiyle birlikte bir araca bindi. Ancak aynı dakikalarda, ilçe merkezinde kanlı bir eylem planlayan terör örgütü PKK mensupları pusuda bekliyordu. Gasp ettiği ticari taksiyle yan yolda bekleyen hain terörist, dönemin Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’a ait makam aracının geçişi esnasında uzun namlulu silahlarla yaylım ateşi açtı. Hedef alınan makam aracı manevra yaparak olay yerinden kaçmayı başarsa da gözü dönen terörist tetiğe basmaya devam etti. O esnada arkadaşlarıyla birlikte aracın içinde olan ve kurşunların hedefi haline gelen Aybüke öğretmen ağır yaralandı. Genç eğitimci, kaldırıldığı Kozluk Devlet Hastanesi’nde doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak şehit düştü. Naaşı, memleketi Çorum’un Osmancık ilçesinde toprağa verildi.

    HAİN SALDIRININ FAİLLERİ TEK TEK ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

    Gencecik bir öğretmeni hayattan koparan kanlı saldırının ardından güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı bir insan avı başlattı. Olay yerinden kaçan fail, kaçış güzergahındaki Bekirhan Jandarma Karakolu önünde görevli askerlerin “Dur!” ihtarına uymayarak içinde bulunduğu aracı infilak ettirdi. Saldırının perde arkasını aralayan istihbarat birimleri ve jandarma ekipleri, bombalı düzeneği hazırlayan “Agit” kod adlı teröristi 22 Mart 2018’de Sason ilçesi kırsalında düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirdi. Ayrıca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, terör örgütüne silah ve mühimmat sağladığı tespit edilen 5 sanık hakkında 18’er yıl hapis cezası verildi.

    AYBÜKE ÖĞRETMENİN ADI VE AZİZ HATIRASI TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA YAŞATILIYOR

    Şehadetinin ardından Aybüke öğretmenin ismi, ilk görev yeri olan Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesi başta olmak üzere mezun olduğu eğitim kurumlarına, kütüphanelere ve caddelere verildi. Türkiye’nin dört bir yanında; Muş’tan Dörtyol’a, Pozantı’dan Safranbolu’ya kadar pek çok okul, sanat merkezi, resim atölyesi ve kütüphane onun adıyla aydınlanmaya devam ediyor. Anısını yaşatmak adına her yıl düzenlenen kültürel etkinlikler, halk müziği yarışmaları ve spor turnuvaları, Aybüke öğretmenin adını Türk eğitim tarihine altın harflerle kazımış durumda.  >>>HABER MERKEZİ

  • “Yok artık” dedirten hırsızlık!

    “Yok artık” dedirten hırsızlık!

    HER GÜN DÜZENLİ GELİP FARKLI KIYAFETLERLE SOYGUN YAPTI

    Olay, merkez Osmangazi ilçesi Haşim İşcan Caddesi üzerinde faaliyet gösteren çok şubeli bir züccaciye mağazasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, mağazayı gözüne kestiren kimliği belirsiz bir hırsız, son 10 gündür her gün düzenli olarak iş yerine gelerek hırsızlık yapmaya başladı. Kameralara yakalanmamak ve kimliğini gizlemek isteyen şüpheli, son eyleminde yanında getirdiği kadın kıyafetlerini giyip kafasına sarı peruk taktı. Pembe şortlu ve sarı peruklu haliyle dükkandan ürünleri çalan hırsız, daha sonra iş yerinin hemen yanındaki boş alana geçerek üzerini değiştirdi ve gözlerden kayboldu.

    BURSA’DA YAKLAŞIK 10 GÜNDÜR ZÜCCACİYE DÜKKANINA DADANA HIRSIZ, KİMSENİN AKLINA GELMEYEK OLANI YAPTI. PERUK TAKARAK VE KADIN KIYAFETLERİ GİYEREK KAMERALARDAN YÜZÜNÜ SAKLAMAYA ÇALIŞAN HIRSIZIN O ANLARI, SANİYE SANİYE GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI. DÜKKAN SAHİBİ İSE, “ESKİDEN HIRSIZLAR DAHA EDEPLİYDİ” DEDİ. (İHA/BURSA-İHA)
    Bursa’da yaklaşık 10 gündür züccaciye dükkanına dadanan hırsız, peruk takıp kadın kıyafetleri giyerek kameralardan yüzünü saklamaya çalıştı. Hırsızın o anları, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Dükkan sahibi ise, “Eskiden hırsızlar daha edepliydi” dedi.

    ESKİDEN HIRSIZLAR DAHA EDEPLİYDİ DİYEREK YAKALANMASINI İSTEDİ

    Yaşanan tuhaf hırsızlık olaylarının ardından kameraları inceleyen ve durum karşısında büyük şaşkınlık yaşayan dükkan sahibi Bekir Yetişen, duruma tepki gösterdi. Mağaza işletmecisi Yetişen, “Bursa’da züccaciye üzerine faaliyet göstermekte olan çok şubeli mağaza işletmekteyiz. Son 10 gündür mağazamıza garip bir hırsız dadandı. Her gün düzenli olarak geliyor, son zamanlarda sanırım psikolojisi biraz bozuk. Her gün farklı kıyafetlerle gelmeye başladı. Dün gece pembe şort, sarı perukla kadın kılığında geldi. Daha önceden de böyle olaylar oluyordu. Eskiden hırsızlar daha edepliydi. Farklı olaylarla karşılaşmaktayız, hırsızın bir an önce yakalanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    BURSA’DA YAKLAŞIK 10 GÜNDÜR ZÜCCACİYE DÜKKANINA DADANA HIRSIZ, KİMSENİN AKLINA GELMEYEK OLANI YAPTI. PERUK TAKARAK VE KADIN KIYAFETLERİ GİYEREK KAMERALARDAN YÜZÜNÜ SAKLAMAYA ÇALIŞAN HIRSIZIN O ANLARI, SANİYE SANİYE GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI. DÜKKAN SAHİBİ İSE, “ESKİDEN HIRSIZLAR DAHA EDEPLİYDİ” DEDİ. (İHA/BURSA-İHA)
    Bursa’da yaklaşık 10 gündür züccaciye dükkanına dadanan hırsız, peruk takıp kadın kıyafetleri giyerek kameralardan yüzünü saklamaya çalıştı. Hırsızın o anları, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Dükkan sahibi ise, “Eskiden hırsızlar daha edepliydi” dedi.

    POLİS EKİPLERİ GÜVENLİK KAMERALARINDAN KİMLİK TESPİTİ YAPIYOR

    İş yeri sahibinin ihbarı üzerine olay yerine gelen asayiş ekipleri, mağazanın içi ve çevresindeki tüm güvenlik kamerası kayıtlarını inceleme altına aldı. Şüphelinin kadın kılığında içeri girdiği, malları çaldığı ve ardından ara sokakta kıyafetlerini değiştirerek erkek üstüyle uzaklaştığı anları titizlikle inceleyen emniyet güçleri, eşkalini belirledikleri sıra dışı hırsızı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.>>>İHA

  • Dilan Polat’ın ardından Mükremin Gezgin’e de büyük darbe!

    Dilan Polat’ın ardından Mükremin Gezgin’e de büyük darbe!

    Demir parmaklıklar arkasından çıktı 48 saat geçmeden hesabı uçuruldu

    Hakkında yürütülen adli soruşturmalar kapsamında tutuklanarak demir parmaklıklar arkasına gönderilen ve yaklaşık 4 ay boyunca cezaevinde kalan Mükremin Gezgin, daha 5 Haziran günü özgürlüğüne kavuşmuştu. Avukatının büyük bir sevinçle duyurduğu tahliye kararının üzerinden henüz 2 gün bile geçmemişken, Gezgin hayatının şokunu yaşadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın mahkemeye sunduğu acil talep dilekçesi jet hızıyla kabul edildi ve ünlü fenomenin Instagram hesabı Türkiye’den erişime tamamen kapatıldı.

    Önce Dilan Polat’ın 6.3 milyonluk hesabı kapatıldı Bakanlık temizlik başlattı

    Dijital dünyayı sarsan bu operasyonel hamlelerin ilk kurbanı lüks yaşantısı ve hukuki süreçleriyle gündemden düşmeyen Dilan Polat olmuştu. Eşi Engin Polat’ın kardeşi Can Polat’ın vurulma olayının ardından sosyal medyada açtığı skandal canlı yayın bardığı taşıran son damla oldu. Bakanlığın başvurusu üzerine Ankara Sulh Ceza Hakimliği, kamu düzeninin korunması ve genel sağlığın gözetilmesi gerekçesiyle Dilan Polat’ın 6,3 milyon takipçili devasa Instagram hesabını Türkiye genelinde kalıcı olarak erişime kapattı.

    Bakanlık toplumsal dezenformasyona karşı düğmeye bastı

    Dilan Polat’ın hemen ardından Mükremin Gezgin’in de dijital fişinin çekilmesi, sosyal medya kulislerinde “Aile Bakanlığı dijital mecralarda büyük bir temizlik yapıyor” yorumlarını ayyuka çıkardı. Toplumsal değerleri zedeleyen, suç ve suçluyu öven ya da kamu düzenini sarsan paylaşımlara imza atan diğer fenomenlerin de mercek altında olduğu öğrenilirken, siber polisi ve bakanlık yetkililerinin ortaklaşa yürüttüğü bu dijital temizlik operasyonunun genişleyerek devam edeceği sinyali verildi. >>>HABER MERKEZİ 

  • Siyaset dünyası ayağa kalktı! AK Parti sözcüsü Çelik’ten sert Rahmi Koç açıklaması

    Siyaset dünyası ayağa kalktı! AK Parti sözcüsü Çelik’ten sert Rahmi Koç açıklaması

    Ayrımcı ifadeler mizah kılıfı altında meşrulaştırılamaz

    Sosyal medya hesabı üzerinden detaylı bir yazılı açıklama paylaşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kadınlara yönelik her türlü aşağılayıcı söylemin karşısında olduklarını vurguladı. Toplumun hiçbir kesiminin inancı, etnik kökeni, kültürü veya cinsiyeti üzerinden ötekileştirilemeyeceğini belirten Çelik, bu tür yaklaşımların toplumsal bağlara zarar veren tehlikeli birer nefret söylemi doğurduğuna dikkat çekti.

    Kürt vatandaşlarımızı ve tüm kadınlarımızı inciten çirkin bir yaklaşım

    Açıklamasında doğrudan hedef alınan ifadelere değinen Ömer Çelik, “Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesinin ülkenin ortak değerlerine tamamen aykırı, çok yanlış ve çirkin olduğunu ifade etti. Bu tür yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddettiklerini belirten Çelik, nefret söylemlerinin hiçbir surette mizah veya fıkra kılıfı ile mazur gösterilemeyeceğinin altını çizdi.

    Herkes saygılı ve sağduyulu bir dil kullanmak zorundadır

    Vatandaşların tamamının anayasal ve insani olarak eşit onura, saygınlığa ve değere sahip olduğunu hatırlatan Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bu yanlış söylemlerin ivedilikle düzeltilmesi gerektiğini belirtti. Çelik, toplum önündeki herkesi inanç, kültür, kimlik ve etnik köken konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermeye çağırarak sözlerini noktaladı. >>>AA

  • Küresel piyasalar fena çakıldı! Varını yoğunu altına yatıranlar şokta

    Küresel piyasalar fena çakıldı! Varını yoğunu altına yatıranlar şokta

    Orta Doğu’da gerilim tırmanıyor barış umutları suya düştü

    Piyasalardaki tedirginliğin en büyük tetikleyicilerinden biri olan Orta Doğu’daki çatışma ortamı, gelen son karşılıklı açıklamalarla daha da alevlendi. İran’ın Hizbullah milislerine olan desteğini yineleyerek İsrail’in güney Lübnan’dan çekilmesini talep etmesi bölgede tansiyonu yükseltti. İsrail kanadından birliklerin Lübnan’dan çekilmeyeceğine yönelik gelen net açıklamalar, ABD ile İran arasında daha geniş çaplı bir çatışmayı önleme çabalarını zora soktu ve piyasaları derinden sarstı.

    Wall Street’te kara gün endeksler tepetaklak oldu

    ABD istihdam verisinin mayıs ayında beklentilerin çok üzerinde gelmesi, ekonominin sıcak kalmaya devam ettiğini gösterdi ve Fed’in yıl sonuna doğru faiz artırabileceği ihtimalini kuvvetlendirdi. Bu gelişmeyle birlikte Wall Street’te endeksler adeta çöktü. Nasdaq Composite %4,2 oranında sert bir düşüş kaydederken, S&P 500 %2,64 ve Dow Jones Sanayi Endeksi %1,4 geriledi. Satış dalgasına yapay zeka devi Nvidia ve Broadcom gibi teknoloji hisseleri öncülük etti.

    Tahvil getirileri yükseldi enflasyon riski geri döndü

    Güçlü istihdam verisinin ardından ABD Hazine tahvili getirileri hızla tırmanışa geçti. Fed’in faiz politikasına hassasiyetiyle bilinen 2 yıllık tahvilin getirisi 15 ayın en yüksek seviyesine ulaşarak %4,147 seviyesinden işlem gördü. Piyasa uzmanları, güçlü ekonomik tablonun ve jeopolitik gerilimlerin küresel enflasyon riskini yeniden körüklediğini, bu durumun Fed’in faiz indirimini düşünmesini imkansız hale getirerek yeni bir faiz artırımı ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.

    Altın fiyatları çakıldı son 10 haftanın en düşüğü görüldü

    Güçlenen dolar ve hızla artan tahvil getirileri karşısında altın fiyatları adeta tepetaklak oldu. Haftalık kaybı %5’e yaklaşan altının onsu, son 10 haftanın en düşük seviyesine gerileyerek kapanışı 4.327 dolardan yaptı. İç piyasada serbest piyasa gram altın 6.407 TL’ye kadar düşerken, Kapalıçarşı’da fiziki gram altın 6.519 TL, çeyrek altın ise 10.626 TL seviyesine gerileyerek altına yatırım yapan vatandaşlarda büyük bir şok yarattı.

    Kripto para piyasasında tarihi çöküş Bitcoin eridi

    Kripto para piyasası da küresel satış baskısını en ağır hisseden alanların başında yer aldı. Lider kripto para birimi Bitcoin (BTC) %3,88 değer kaybederek 61.156,75 dolara kadar indi. Haftalık bazda yaklaşık %18 değer kaybeden Bitcoin, FTX borsasının çöktüğü Kasım 2022’den bu yana en kötü haftasını geride bıraktı. İkinci büyük kripto para Ether (ETH) ise %9,85 oranında çok sert bir kayıpla 1.598,01 dolara kadar gerileyerek yatırımcısını üzdü. >>>ŞAHAN KARTAL

  • Temmuzda cep yakacak bedelli askerlik ücreti!

    Temmuzda cep yakacak bedelli askerlik ücreti!

    NTV’nin aktardığı son dakika kulis bilgilerine ve enflasyon verileri ışığında yapılan uzman hesaplamalarına göre; Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenlemeyle birlikte bedelli askerlik ücretinin rekor bir artışla tam 475.000 TL seviyesine fırlaması bekleniyor. Memur maaşlarına yapılacak enflasyon farkı ve toplu sözleşme zamlarının doğrudan yansıyacağı bu rakam, şimdiden sosyal medyada ve başvuru yapmayı düşünen adaylar arasında en çok tartışılan konu oldu.

    Zamsız fiyattan yararlanmak isteyenler için son haftalara girildi

    Mevcut yasal mevzuata göre bedelli askerlik ücretleri, memur aylık katsayısındaki değişime göre ocak ve temmuz ayları olmak üzere yılda iki kez yeniden belirleniyor. Temmuz ayı başında açıklanacak resmi enflasyon rakamları ve memur zammı netleşene kadar geçerli olan mevcut tarifeden faydalanmak isteyen binlerce vatandaşın, haziran ayının son iş gününe kadar başvurularını tamamlaması gerekiyor.

    Eğer kulislerde konuşulan bu dev zam oranı gerçekleşirse, temmuz ayından itibaren başvuru yapacak olan yükümlüler neredeyse yarım milyon liraya yaklaşan bir tutarı gözden çıkarmak zorunda kalacak. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bütçesini ayarlayabilen adayların temmuz ayındaki muhtemel fiyat uçurumundan etkilenmemek adına e-Devlet üzerinden ve askerlik şubelerinden başvurularını ivedilikle yapmaları konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. >>>ŞAHAN KARTAL

  • Yaz kapıda kene tehlikesi büyüyor! Oytun uyardı!

    Yaz kapıda kene tehlikesi büyüyor! Oytun uyardı!

    Kenelerin sadece mikrop taşımakla kalmadığını, insan bünyesinde ete karşı ciddi alerjiler de geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Oytun Erbaş, yaygın olarak yapılan kimyasal ilaçlamaların kenelerde direnç oluşturduğunu ve insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Doğadaki kene tehdidini bitirmek için yine doğanın kendi dengesinden faydalanılması gerektiğini belirten Erbaş, “Kenelerden kurtulmak için sülün en iyi çözüm olacaktır. Park ve bahçelerde sülünler, tavuklar, kazlar gezmeli. Doğaya ait çözümler yine doğal olmak zorunda” ifadelerini kullandı.

    Kırım Kongo kabusu İstanbul kapılarına kadar dayanabilir

    Kenelerin nisan ve ekim ayları arasında inanılmaz derecede aktifleştiğine dikkat çeken Erbaş, küresel ısınmanın da etkisiyle temmuz ve ağustos aylarında kene patlaması yaşanacağını ifade etti. Şu an İstanbul’daki kenelerde Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsü bulunmadığını ancak kene cinslerinin kendi aralarında çiftleşmesi yoluyla bu tehlikenin büyük şehirlere taşınabileceğini belirten Erbaş, “Çorum, Tokat, Sivas ve Erzurum’da gördüğümüz Kırım Kongo kabusu yarın bir gün İstanbul’a da gelebilir. Kene sadece bugünün değil yarının da sorunu olmaya devam edecek” dedi.

    İstanbul genelindeki kenelerde şu an çok sinsi bir ilerleyiş gösteren “Lyme” bakterisinin bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erbaş, bu hastalığın antibiyotik tedavilerine rağmen vücutta kronik halsizlik, yorgunluk ve ağır eklem rahatsızlıklarına yol açtığını söyledi. Vatandaşların yeşil alanlara ve pikniğe gitmeden önce mutlaka kene kovucu içeren özel kremler sürmesi gerektiğini belirten uzman isim; uzun çorap giyilmesi, açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi ve eve dönüşlerde kulak arkası, koltuk altı ile kasık bölgelerinin titizlikle kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizdi.>>>İHA

  • Uzmanlardan hayati uyarı en çok yüzme biliyorum diyenler boğuluyor

    Uzmanlardan hayati uyarı en çok yüzme biliyorum diyenler boğuluyor

    Yüreğir Atakent Gençlik Merkezi Yüzme Antrenörü Semir Topal, akıntılı suların görünenden çok daha tehlikeli olduğunu belirterek, serinlemek isteyen vatandaşları bakanlık ve belediyelerin kontrollü yüzme havuzlarına davet etti. Topal, istatistiklerin acı bir gerçeği ortaya koyduğunu ifade ederek, akıntılı sularda en çok “yüzme biliyorum” diyen kişilerin can verdiğini vurguladı.

    BİRÇOK İLDE SERİNLEMEK AMACIYLA AKARSULARA GİREN VATANDAŞLAR YA HAYATINI KAYBETTİ YA DA KAYBOLDU. (ARŞİV) (FATİH KEÇE/ADANA-İHA)
    Yurt genelinde bahar aylarında etkili olan yağışlar nedeniyle barajlar, nehirler ve sulama kanallarındaki su seviyeleri yükselirken, birçok ilde serinlemek amacıyla akarsulara giren vatandaşlar ya hayatını kaybetti ya da kayboldu. Uzmanlar, özellikle akıntılı suların büyük tehlike oluşturduğunu belirtti.
    BİRÇOK İLDE SERİNLEMEK AMACIYLA AKARSULARA GİREN VATANDAŞLAR YA HAYATINI KAYBETTİ YA DA KAYBOLDU. (ARŞİV) (FATİH KEÇE/ADANA-İHA)
    Yurt genelinde bahar aylarında etkili olan yağışlar nedeniyle barajlar, nehirler ve sulama kanallarındaki su seviyeleri yükselirken, birçok ilde serinlemek amacıyla akarsulara giren vatandaşlar ya hayatını kaybetti ya da kayboldu. Uzmanlar, özellikle akıntılı suların büyük tehlike oluşturduğunu belirtti.

    Yüzeyi durgun görünen suların ölümcül dip akıntısı aldatıyor

    Suyun yüzeyden sakin görünmesinin güvenli olduğu anlamına gelmediğinin altını çizen Semir Topal, bu tür sularda çok güçlü dip akıntılarının bulunduğunu belirtti. Durgun görünen suya giren kişilerin bir anda panik yaparak boğulduğunu ifade eden Topal, sulama kanalları ve nehirlerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini söyledi.

    Akıntılı suya kapılan bir kişinin akıntı hızı, gizli kayalar ve girdaplar nedeniyle kurtulmasının çok zor olduğunu dile getiren deneyimli antrenör, olası bir facia durumunda ilk yardımın önemine dikkat çekti. Sudan çıkarılan kişiye nefes alamıyorsa acilen eğitimli bir kişi tarafından suni teneffüs yapılması ve vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini belirtti. >>>İHA

  • Bir faili meçhul daha çözüldü! Yangın değil cinayet çıktı

    Bir faili meçhul daha çözüldü! Yangın değil cinayet çıktı

    Erdemli ilçesine bağlı Arslanlı Mahallesi’nde 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, Durmuş (54) ve Elif Bütüner (49) çiftinin evinde yangın çıkmıştı. Yangın sonrası hayatını kaybeden çiftin cenazeleri defnedilmiş, ancak Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı ve JASAT ekipleri olayla ilgili derinlemesine bir inceleme başlatmıştı. 27 ay süren titiz takibat sonucunda, olayın bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğu belirlendi.

    Bilirkişi raporu ve baz istasyonu kayıtları katili ele verdi

    Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli gelişme, uzman bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor oldu. Heyet, yangının içeriden insan eliyle çıkarıldığını (kundaklama) tespit etti. Bunun üzerine yoğunlaşan ekipler, 46 yaşındaki C.Ö. isimli şüphelinin izini sürmeye başladı. Yapılan teknik incelemelerde, şüphelinin baz kayıtlarının yangın saatinde olay yerinde olduğunu, ertesi gün ise Mersin’deki kuyumcular bölgesinde bulunduğunu ortaya koydu.

    Cenazeye ‘sevmiyorum’ diyerek katılmamış

    Gözaltına alınan şüpheli C.Ö., olay gecesi evde olduğunu itiraf ederken, kendisi ayrıldıktan sonra yangının çıktığını iddia ederek suçlamaları reddetti. Ancak elde edilen deliller ışığında şüpheli, “planlayarak kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin, olay gecesi “arkadaşım” dediği çiftin evinde olmasına rağmen cenaze törenine “cenazeleri sevmiyorum” diyerek katılmadığı öğrenildi. >>>İHA

  • Türkiye’de il olmaya aday 24 ilçe açıklandı

    Türkiye’de il olmaya aday 24 ilçe açıklandı

    Türkiye genelinde il olma potansiyeline sahip ilçelere yönelik yapılan değerlendirmeler sonucunda 24 ilçe ön plana çıktı. Belirlenen kriterler arasında ilçelerin merkez şehre uzaklığı, nüfus büyüklüğü, sosyo-ekonomik koşulları ve kurumsal altyapısı gibi faktörlerin etkili olduğu bildirildi. Bu listede yer alan ilçelerin, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması durumunda Türkiye’nin yeni illeri olabileceği konuşuluyor.

    Listede dev ilçeler yer alıyor

    İl olmaya en yakın adaylar arasında Türkiye’nin pek çok bölgesinden büyük ilçeler yer aldı:

    • Akdeniz Bölgesi: Alanya, Tarsus, Manavgat ve İskenderun gibi nüfus ve ticaret hacmi yüksek ilçeler listede kendine yer buldu.

    • Ege ve Marmara Bölgesi: Çorlu, İnegöl ve Fethiye gibi sanayi ve turizm merkezleri il adayları arasında gösterildi.

    • Güneydoğu Anadolu: Bölgenin en büyük ilçelerinden biri olan Siverek de il statüsüne geçmesi beklenen yerleşim yerleri arasında sıralandı. >>>HABER MERKEZİ