Kategori: Genel

  • Türkiye Yeni Haftaya Yağışlı Başlıyor: Kar ve Sağanak Uyarısı

    Türkiye Yeni Haftaya Yağışlı Başlıyor: Kar ve Sağanak Uyarısı

    Haftanın ilk günü ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu hava etkili olacak. Edirne hariç Marmara, Kuzey Ege, Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun kuzey bölgelerinde yağış öngörülüyor. Yağışlar genellikle yağmur ve sağanak şeklinde gerçekleşecek.

    Yüksek Kesimlerde Kar ve Buzlanma Uyarısı

    Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeyi ve doğusunda yağmur karla karışık veya kara dönüşebilir. Meteoroloji, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde buzlanma ve don riskine karşı sürücülerin dikkatli olması gerektiğini bildirdi.

    Salı Günü Hava Tahmini

    Salı günü kuzey ve doğu bölgelerde çok bulutlu hava sürecek. Doğu Karadeniz’in kıyı kesimlerinde yağmur, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Artvin, Muş, Bitlis ve Van’ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar bekleniyor.

    3 Büyük İl İçin Hava Durumu

    Meteorolojiye göre Ankara’da yağmur etkili olacak ve beklenen en yüksek sıcaklık 10 derece. İstanbul ve İzmir’de ise sağanak yağış görülecek. İstanbul’da en yüksek sıcaklık 14 derece, İzmir’de ise 18 derece civarında olacak. Hafta ortasında ise hava genel olarak açacak.

  • Akar’ın gözünden CHP kurultayı…

    Akar’ın gözünden CHP kurultayı…

    Akar’ın kaleminden CHP’de yaşananlar şöyle:

    CHP son iki yıldaki dördüncü kurultayını yapıyor. Kurultayda Özgür Özel’in yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılırken, yönetim kadrolarında değişiklikler var. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 17 yıl sonra tamamen yenilenen parti programını cuma günü oyladı. Tüzük değişimi oy birliği ile kabul gördü. Cumartesi genel başkan seçimi yönetim belli olacak. Pazartesi ise PM belli olacak. Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlenecek olan kurultay uzun süredir iktidarın baskısı altındaki CHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlık niteliği taşıyor.

    KURULTAY PROGRAMINDA NELER VAR?


    “Şimdi İktidar Zamanı” sloganıyla gerçekleştirilecek ve parti tarihindeki ilk “seyirciye açık” kurultay, 17 yıl sonra tamamen yenilenen parti programı “Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye” ana sloganıyla hazırlandı. Programda ekonomiden dış politikaya kadar farklı konu başlıklarında yer alan öneriler ve politikaların kurultayda küçük değişikliklerle kabul edilmesi bekleniyor. Demokrasi, Yönetim ve Adalet; Kalkınma, Sosyal Devlet; Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik ana başlıkları altında toplanan programın önümüzdeki aylarda tüzük değişikliğiyle birlikte yürürlüğe girmesi bekleniyor. 2008’den beri güncellenmeyen program, sosyal demokrasinin güncel ihtiyaçlarına göre Genel Başkan Yardımcısı ve Program Hazırlık Komisyonu Başkanı Selin Sayek Böke’nin koordinasyonunda revize edildi. CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı’nı sadece kendi üyelerine değil tüm Türkiye’ye “İktidar için hazırız” mesajı vermek için bir platforma dönüştürmek istediği belirtiliyor.

    KILIÇDAROGLU YOK

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel davet etti ama Kılıçdaroğlu katılmıyor. Hikmet Çetin de rahatsız katılamıyor. Önceki Genel Başkan Murat Karayalçın, Özel’in yanında yerini alacak.

    AFYONKARAHISAR 12 DELEGE HAZIR


    1375 delegenin oy kullanacağı kurultayda Afyonkarahisar’dan 12 delege oy verecek. İstanbul 193 delegesi ile ağırlığını koruyor.

    İMAMOGLU ‘MİLLET BİZİMLE, CHP BİRİNCİ PARTİDİR VE HERKESİN EVİDİR’


    Ankara Arena Spor Salonu’nda yapılan CHP Kurultayı başladı. Ekrem İmamoğlu’nun sesinin duyulduğu kurultayda İmamoğlu, “CHP çözüm sürecinin yanındadır. CHP herkesin evidir, CHP birinci partidir. CHP yönetmeye hazır. CHP iktidarında saraydan yönetim yok, egitim parasız olacak” dedi.

    CHP KURULTAYI’NDAN KULİS BİLGİLERİ

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    CHP’de liste çalışmaları da sürüyor. PM üye sayısının 80’e çıkması üzerine mevcut yüzde 25 yeni isimlerden oluşuyor. 60 kişilik ekipten de bu seçimde 15 isim olmayacak. Doğal olarak bu kurultayda PM’nin yarısı yenileniyor. Bu arada PM’ne giremeyen CHP’li kurmaları yeni oluşacak Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisinde görev alacak. Yeni alınacak PM üyelerinin mesleklerinde uzman olmaları özellikle mimar mühendis gibi alanlardan gelecek isimler olacak.

    CHP’DE 1357 DELEGE SANDIK BAŞINDA


    Cumhuriyet Halk Partisi 39. Olağan Kurultayda parti yönetimi için delegeler sandık başına gidiyor.

    ÖZEL REKOR OY ALDI

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    Cumartesi akşam saatlerinde belli olan oylama sonucuna göre Özgür Özel 1333 oy alarak yeniden Genel Başkan seçildi. 24 delegenin oyu ise geçersiz sayıldı.  1333 oya ulaşan Özel rekor oy sayısına ulaşan Genel Başkan oldu.

    AFYON’DAN 12 DELEGE OY KULLANIYOR


    Kurultayda Afyonkarahisar’dan 12 delege oy kullanıyor. İllerin milletvekili sayılarının 2 katı olan delege sayısı Uşak’ta 6 Kütahya’da 10 Isparta ve Eskişehir ise 14 delege bulunuyor.  Kurultayı delegeler dışında İlimizden çok sayıda partililer de takip ediyor. Kurultayda oy kullanacak Afyonkarahisar delegeleri de şunlar: Murat Albayrak (Merkez İlçe Başkanı), Murat Cingöz (Çay İlçe Başkanı), Ömer Çengel (Bolvadin İlçe Başkanı), Ahmet Demir (Sinanpaşa İlçe Başkanı), Raşit Güneş (Sandıklı İlçe Başkanı), Hasan Karadeniz (İl Başkanı), Burcu Köksal (Merkez Belediye Başkanı), Ömer Mumcu (Bayat İlçe Başkanı), Sefa Evrenkaya (Çobanlar İlçe Başkanı), Veysel Topçu (Dinar Belediye Başkanı), Muhammed Türkmenoğlu (İhsaniye İlçe Başkanı), Berrin Uğurlu (Evciler Belediye Başkanı)

    KILIÇDAROĞLU’NA CEVABI KURULTAYDA ÖZEL VERDİ

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen CHP 39. Olağan Kurultayı gündem maddelerini uygulamak üzere Divan Başkanı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin konuşmasıyla saat 10.00’da tekrar toplandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kurultay salonuna eşi Didem Özel ile gelerek partilileri selamladı. Bugüne kadar 22’si olağanüstü 60 kurultay toplayan CHP’nin olağan kurultayının ikinci gününde, Genel Başkan Özgür Özel delegelere seslendi. CHP’nin kendilerini sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacağını söyleyen Özel, isim vermeden eski genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na da yanıt verdi: “Birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk? İşte teslim olmayanlar burada. İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım. Merhaba. İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız. Sabahın seherinde kapıyı açanlar, çayı koyanlar o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün askerleri, Cumhuriyetin muhafızları burada.

    CHP ARINACAKSA BİZİ ESKİYE DÖNDÜRMEK İSTEYENLERDEN ARINACAK


    Müesses Nizamla mücadeleden dönüş yoktur. Dönüşü olmayan bu yolda korkanlara da yer yoktur. Müesses Nizama işbirlikçi olanlara kara düzenin sesi olanlara, bu örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Bizi yüzde 25’e hapsetmek isteyenlerin sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştırmayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da bu millet bizimle birlikte zincirlerinden kurtulacak. Müesses nizamla mücadeleden geri dönüş yoktur. Bu yolda korkanlara da işbirlikçilere de yer yoktur. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. Bu parti kadın kollarının seçim akşamı tülbenti sirkeye basıp başına bağladığı bir parti olmayacak. Bu parti gençlik kollarının ışığı sönmeden kendi evine giremediği, boynu bükük sokakta beklediği, babası ne oldu seçim deyince yere bakan gençlik kollarının partisi olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştırmayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da bu millet bizimle birlikte zincirlerinden kurtulacak.

    “AKLANIP SİYASETE DÖNMELİLER”

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    Yolsuzluk ve rüşvet sarmalı zehirlidir. Bu sorunun tek muhatabı da CHP değildir. Yıllarca söyledim; biz hesap vermekten korkmayız ama hesap sormasını da biliriz. İktidar, CHP’nin yolsuzluk iddialarının üstüne tabii ki gidebilir ama kendi belediyeleri, bürokratları ve kendisi de bu alanda hesap vermek zorundadır. Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek zorundadır. Bu devlet, yolsuzluğa bulaşan kim varsa makamına ve konumuna bakmadan, sağ kolu olsa kesip atmak, sol gözü olsa oyup çıkarmak zorundadır. Başka türlü millet düze çıkamaz. Videoda da belirttiğim gibi, siyasetçi halka hesap verir, halka hesap sormaz. Hesap vermek her bir CHP’linin namus borcudur. CHP, hakkında iftira atan kişiler hakkında derhal hem suç duyurusunda bulunmalı hem de iftira davası açmalı. Geçmişte bazı çalışma arkadaşlarım hakkında da yolsuzluk iddiaları olmuştu. Parti içinden iddiaları araştırmak için arkadaşlarımı görevlendirmiştim. O zaman da aynı şeyi söyledim. Aklanıp siyasete dönmeliler.

    KOMİSYONUN İMRALI ZİYARETİ

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP) 39. OLAĞAN KURULTAYI’NDA ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 39. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

     

    Devletler planlarını günlük, haftalık hatta yıllık süreler üzerine yapmazlar. Buradaki konu, komisyon veya adaya ziyaret değildir. Suriye başta olmak üzere Ortadoğu coğrafyasındaki diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi devletimize karşı kullanmak için birçok planı olan emperyal güçlerin tehlikesini boşa düşürmektir. Cumhuriyet Halk Partisi bu konu ve tehlike üzerine bir yol haritası çizmeli ve milletimize anlatmalıdır. Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin çözüm sürecinde CHP istikamet çizici olmalıdır.” >

  • AGD’den Papa’nın Türkiye ziyaretine sert tepki

    AGD’den Papa’nın Türkiye ziyaretine sert tepki

    Yeşil açıklamasında, Papa’nın ziyaretinin tarihsel ve sembolik anlamlar taşıdığına dikkat çekti. Ziyaretin, Batı dünyasının Anadolu’ya yönelik “yumuşak güç politikaları” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeşil, “Bu adım, Anadolu’yu yeniden Hristiyan dünyasının manevi dairesine alma girişimidir” dedi.

    “ANADOLU’NUN KALBİ OLİMPOS’TA DEĞİL, HİRA’DA ATAR”

    Başkan Yeşil, Batılı ülkelerin kültürel ve dini semboller üzerinden yürüttüğü stratejilerin yeni olmadığını, son dönemde sıkça kullanılan söylem ve ziyaretlerin tesadüf olarak görülemeyeceğini belirterek şöyle konuştu: “Mitolojik sembollere gösterilen hürmet, bu toprakların ruhunu yaralamaktadır. Çünkü Anadolu’nun ruhu mitolojiyle değil, vahiy ile şekillenmiştir. Anadolu’nun kalbi Olimpos’ta değil, Hira’da atmaktadır.” İznik’in yeniden uluslararası söylemlerde öne çıkarılmasını da dikkat çekici bulan Yeşil, bunun “Anadolu Hristiyanlığın kayıp kalbidir” iddiasını güçlendirme çabası olduğunu ifade etti.

    “MODERN BİR HAÇLI SEFERİ YÜRÜTÜLÜYOR”

    Yeşil, Papa’nın söylemlerinde yer alan “barış” ve “diyalog” vurgusunun da “zararsız bir nezaket değil, yumuşak güçle alan açma çabası” olduğunu belirtti. Tarihsel örnekler üzerinden dikkat çeken Yeşil, Papa Urban’ın Haçlı Seferi çağrısının 930. yıl dönümünde Türkiye’ye gelinmesinin bilinçli bir tercih olduğunu savundu: “Bu, ‘Haçlı mirası unutulmadı’ mesajıdır. Bugün yürütülen şey modern bir Haçlı Seferi’dir.”

    “ANADOLU GERİ KAZANIM ALANI DEĞİLDİR”

    Türkiye’nin bu süreçte dikkatli olması gerektiğini ifade eden Yeşil, kültürel ve manevi kuşatmalara karşı güçlü duruşun önemine işaret ederek şunları söyledi: “Anadolu geri kazanım alanı değildir. Bu topraklar Batı’nın manevi mülkü değildir. Anadolu bin yıldır İslam yurdudur ve öyle kalacaktır. Hiçbir sembolik hamle, hiçbir küresel güç bu gerçeği gölgeleyemez.”

    “AGD OLARAK BU ADIMLARIN KARŞISINDAYIZ”

    Mevlüt Yeşil, Anadolu Gençlik Derneği – Milli Gençlik Vakfı olarak, Türkiye’nin kültürel ve manevi bütünlüğünü tehdit eden her girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayarak açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu milletin imanını, tarihini ve kimliğini kimse gölgeleyemez. Anadolu pazarlık konusu değildir. Anadolu İslam yurdudur. Bu gerçeği gölgelemeye çalışan her adımın karşısında durmak boynumuzun borcudur. Allah milletimizi her türlü manevi kuşatmadan muhafaza eylesin.”

  • Miktar değil nitelik ön planda

    Miktar değil nitelik ön planda

    Basın İlan Kurumu 33. Dönem 5. Genel Kurul Toplantısı, 26-28 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantının son oturumunda, Yönetim Kurulunun Genel Kurula teklif olarak sunduğu ve gündeme alınan maddeler görüşüldü. İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında ele alınan gündem maddelerine ilişkin hazırlanan raporların okunmasının ardından oylamaya geçildi. Kurumun Durum Raporunu ve Denetçiler Kurulu Raporunu onaylayan Genel Kurul, yeni Resmî İlan Fiyat Tarifesi’ni belirlerken, Resmî İlan ve Reklam Yönetmeliği’ndeki değişiklik tekliflerini ve gazetelerin asgari satış fiyatında değişiklik yapılmasına ilişkin önergeyi kabul etti.

    RESMÎ İLAN FİYAT TARİFESİ’NE YAPILACAK ARTIŞ ORANLARI BELİRLENDİ


    Genel Kurul, 23’ü yaygın, 5’i bölgesel ve 639’u yerel olmak üzere toplam 667 gazete ile 360 internet haber sitesinin yayıncılık faaliyetlerini sürdürebilmeleri için büyük önem arz eden resmî ilanların yayım ücretlerine yapılacak artış oranlarını belirledi. Resmî İlan Fiyat Tarifesi’nde bir sütun/santim ve kutu yayım ücretinin; günlük fiili satışı 50 bin adedin altındaki gazeteler ile 1, 2, 3, 4 ve 5. Kategori’de yer alan internet haber siteleri için yüzde 25,41 artışla 185’den 232 TL’ye; günlük fiili satışı 50 bin adedin üzerindeki gazeteler ile Genel Kategori’deki internet haber siteleri için ise yüzde 25,24 artışla 210 TL’den 263 TL’ye yükseltilmesine yönelik teklif Genel Kurul tarafından kabul edildi. Teklif edilen tarife, Cumhurbaşkanı tarafından uygun görülmesi halinde Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

    GAZETELERİN ASGARİ SATIŞ FİYATI YENİDEN DÜZENLENDİ


    Genel Kurul, gündeme alınan önergeyi görüşerek, yazılı basın sektöründeki maliyetleri de göz önünde bulundurup gazetelerin asgari satış fiyatlarında düzenleme yaptı. Resmî İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin 43. maddesinde belirtilen asgari satış fiyatı; yerel ve bölgesel gazeteler için 5 TL’den 7 TL’ye, yaygın gazeteler için de 15 TL’den 20 TL’ye yükseltildi. Değişiklik, Resmî Gazete’de yayımını müteakip 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

    DOĞRUDAN TRAFİK KAVRAMI YENİDEN ELE ALINDI

    Resmî İlan ve Reklam Yönetmeliği’nde, uygulamada tespit edilen gereklilikler ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda mevzuat düzenlemeleri hayata geçirildi. Mevzuat değişikliği hazırlık sürecinde katılımcı bir yaklaşımla Kurum paydaşlarının görüş ve önerileri çevrimiçi ortamda alındı. Düzenlemeler kapsamında doğrudan trafik kavramı yeniden değerlendirildi. Kullanıcıların, çoğunlukla yayın adını arama motoruna yazarak internet haber sitelerine erişim sağladığı gözlemlendiğinden, arama motorundan doğrudan ana sayfaya gelenlerin doğrudan tekil ziyaretçi hesabına dâhil edilmesi kararlaştırıldı.

    ÖZGÜN HABER ÜRETİMİNİ DESTEKLEYEN DÜZENLEME

    Genel Kurul, günün gerekleri doğrultusunda internet haber sitelerinde yayımlanması zorunlu olan günlük asgari haber sayılarını yeniden belirledi. Arama motoru algoritmalarındaki değişikliklerin özgün içeriği daha görünür ve etkili kılmasıyla birlikte internet mecrasında odağın nicelikten nitelik göstergelerine; özellikle özgünlük, yerel etki ve okur etkileşiminin derinliği gibi kalite kriterlerine kaydırılması kararlaştırıldı. Bu doğrultuda, internet haber sitelerini daha fazla haber üretmeye değil, daha özgün ve etki gücü yüksek içerikler geliştirmeye yönlendirmek amacıyla günlük asgari haber sayısı şartı yarı yarıya düşürüldü.

    YAYIN YERİNDE İKAMET ZORUNLULUĞUNA KISMİ ESNEKLİK

    Genel Kuruldan geçen bir diğer mevzuat değişikliği ise süreli yayınlarda istihdam edilen fikir işçilerinin ikameti ile alakalı kolaylık sağlanması oldu. Ülke genelinde satışa sunulan gazeteler ile internet haber sitelerinin birçok bölgede mahallinde haber üreten fikir işçileri bulunduğu gözetilerek, belli oranda ikamet şartı aranmamasının, istihdam konusunda kolaylık sağlayacağı değerlendirildi. Bunun yanı sıra nitelikli köşe yazılarına imkân tanımak amacıyla yazar unvanında istihdam edilen kişilerin, başka bir alanda ticari faaliyetinin bulunmasının bu kadroda istihdam edilmesine engel teşkil etmediği yönünde düzenleme yapıldı.

    BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERCİLİĞİNE TEŞVİK

    Bir başka düzenlemeyle gazete ve internet haber sitelerinin kategori ve gösterge sayılarına göre içeriklerinde yer vermeleri zorunlu olan kategoriler arasına bilim ve teknoloji de eklendi. Değişiklikle bilimsel ve teknolojik gelişmelerin toplumla etkin bir şekilde paylaşılması, verilerin sade, doğru ve etkili bir biçimde kamuoyuna aktarılması, farkındalık yaratılmak suretiyle bilim ve teknoloji konusundaki uzmanlar, gazeteciler, eğitimciler ve karar alıcılar arasında köprü kurulması sağlanarak, bilim ve teknoloji haberciliğinin teşvik edilmesi amaçlandı.

    ASGARİ DOĞRUDAN TEKİL ZİYARETÇİ ORANI DÜŞÜRÜLDÜ

    Kullanıcı alışkanlıklarındaki değişim dikkate alınarak asgari doğrudan tekil ziyaretçi oranı yüzde 15’ten 10’a indirildi. Bu oranın, sadık okur ve marka bağlılığını ölçen kalite sinyalini koruyacağı ve güncel kullanıcı davranışlarını daha adil biçimde yansıtacağı değerlendirildi. Ayrıca, Genel Kategori’de bulunan internet haber siteleri için hesaplamaya dahil edilen yurt dışı trafik oranı yüzde 5’ten yüzde 10’a çıkarıldı. Bu değişikliklerin yanında, kâğıt fiyatlarının artışı ve satış adetlerinin topyekûn düşüş eğiliminde olması sebebiyle gazetelerin satışa dair ek gösterge yüzölçümü yeniden belirlendi. İletişim ile ilgili fakülte mezunlarının haricindeki diğer fakülte mezunlarının da kadroda yer alması için kolaylık sağlandı. Alan adı değişikliği sırasında teknik olarak izlenmesi gereken yol daha açık bir şekilde izah edildi. Ek gösterge talebine dair prosedür ve bekleme süresi içinde bulunan yayınların altı ay içinde ihlallerini gidermemesi halinde başvurusunun sonlandırılması konularını kapsayacak şekilde düzenlemeler yapıldı. Yönetmelik değişiklikleri, Resmî Gazetede yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girecek. Genel Kurul Toplantısı, dilek ve temennilerin alınmasıyla tamamlandı. Bir sonraki Genel Kurulun 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

  • İYİ Parti’den doğaya 250 fidan

    İYİ Parti’den doğaya 250 fidan

    Etkinlik kapsamında 250 adet çam ve sedir fidanı, orman sahasında toprakla buluştu. Katılımcılar hem ağaçlandırmanın önemine dikkat çekti hem de kendi elleriyle diktikleri fidanlara can suyu vererek doğaya katkı sundu.

    “YEŞİL AFYON İÇİN SORUMLULUK ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Fidan dikim etkinliğinde konuşan Merkez İlçe Başkanı İzzet Köken, çevre duyarlılığının sadece bir günün değil, bir yaşam biçiminin parçası olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece 250 fidan dikmiyoruz; çocuklarımıza, şehrimize ve geleceğimize nefes oluyoruz. Afyonkarahisar’ın her metrekaresinde yeşili artırmak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. Çevre bilincini büyütmek, doğayı korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmak bizim asli görevlerimizdendir.” Köken konuşmasında ağaçlandırma çalışmalarının yalnızca bir çevre faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve dayanışmanın da bir parçası olduğunu belirterek: “Yönetim kurulumuz, gençlik ve kadın kollarımız, partililerimiz ve gönüllülerimizle birlikte çok güzel bir dayanışma örneği sergiledik. İYİ Parti olarak nerede ihtiyaç varsa oradayız, şehrimizin her sorununa dokunmak için çalışıyoruz.” dedi

    “AĞAÇ DEMEK NEFES DEMEK, UMUT DEMEK”

    Etkinlik boyunca yönetim kurulu üyeleri de çevre bilinci ve ağaçlandırmanın önemine ilişkin mesajlar verdi. Kar yağışı öncesi yapılan bu anlamlı çalışma, Susuz Boğazı’na hem estetik hem de ekolojik bir değer kattı. Diken fidanların bakımının yıl boyunca gönüllüler tarafından sürdürüleceği belirtildi. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanlığı, bu etkinliğin bir başlangıç olduğunu ve yıl boyunca farklı bölgelerde benzer ağaçlandırma kampanyalarının yapılacağını açıkladı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

  • Özgür Özel’in A takımı belli oldu

    Özgür Özel’in A takımı belli oldu

    CHP 39. Olağan Kurultayı’nın üçüncü ve son gününde Parti Meclisi (PM), Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) ve Bilim Kültür Sanat Platformu (BKSP) üyelikleri için seçimleri yapıldı.

    Kurultayda 60 kişi olan PM üye sayısı 80’e çıkarıldı. PM için 145 kişi aday oldu. CHP lideri Özgür Özel, anahtar listesinde mevcut PM’deki 48 ismi korudu. Ana muhalefet lideri 23 kişiden oluşan mevcut MYK üyelerinin tamamını anahtar listeye aldı.

    12 KİŞİ ÇİZİLDİ

    Özel, mevcut PM’den 12 kişiyi ise anahtar listesine eklemedi.

    Nefes gazetesinden Mahir Bağış’ın haberine göre, Özel’in tercih etmediği isimler Baran Bozoğlu, Berkay Gezgin, Yalçın Görgöz, Ali Haydar Fırat, Berna Özgül, Hikmet Yalım Halıcı, Semra Dinçer, Niyazi Şen, Şengül Yeşildal, Özgür Ceylan, Mehmet Akın Denizaslanı ve Ali Haydar Hakverdi oldu.

    Özgür Özel'in A takımı belli oldu - Resim : 1

    FIRAT VE ZENGİN LİSTEYE GİREMEDİ

    Partisini televizyon programlarında “Silivri gündemine sıkıştığı gerekçesiyle” eleştiren Ali Haydar Fırat, parti tabanında tartışılan isimlerden biriydi. Berkay Zengin ise son dönemde sosyal medya paylaşımlarında parti içinde de tepki çekmişti.

    YAVAŞ’IN BASIN DANIŞMANI

    Özel’in anahtar listesinde dikkati ekici yeni isimler yer aldı.

    Uzunca bir dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın iletişim koordinatörlüğünü yapan Volkan Memduh Gültekin öne çıkan isimlerden biri oldu.

    Özgür Özel'in A takımı belli oldu - Resim : 2

    DİĞER PARTİLERDEN CHP’YE GELENLER

    Dış politikaya ilişkin analizleriyle öne çıkan Prof. Dr. Barış Övgün, Deniz Baykal döneminde eski CHP Genel Sekreteri olarak görev yapan Bihlul Tamaylıgil, Demokrat Parti’den gelen Salih Uzun, DEVA Partisi’nden gelen Evrim Rızvanoğlu ve Meral Akşener döneminde İYİ Parti kurmaylarından Bahadır Erdem listede yer aldı.

    PARTİ İÇİ MUHALEFET CİHANER DE LİSTEDE

    İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon kapsamında tutuklu bulunana Baki Aydöner listede yer aldı. Son seçimlerde TİP milletvekili adayı olan vergi uzmanı Ozan Bingöl, Kemal Kılıçdaroğlu dönemi yapılan kurultaylarda genel başkan adayı olan ve parti için muhalefetin öne çıkan isimlerinden İlhan Cihaner listede yer aldı. Kılıçdaroğlu’nun son MYK’sında hukuk ve seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı Zeynel Emre de kendisine listede yer buldu.

    BİLİM KURULU’NDA ÖNE ÇIKAN İSİMLER

    Özgür Özel’in PM listesi için belirlediği Bilim Kurulu (10 kişi) üyeleri de belli oldu. Cumhurbaşkanlığı İcra Kurulu üyesi Serkan Özcan, anayasa hukukçusu Şule Özsoy Boyunsuz, eski Gelecek Partisi üyesi ekonomist Kerim Rota, Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibinden Emine Uçak Erdoğan ve iktisatçı Güldem Atabay öne çıkan isimler oldu.

    Özel’n kurultaya sunduğu Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri de belli oldu. Listede CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ile Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül yeniden aday oldu.

    Özgür Özel'in A takımı belli oldu - Resim : 3

    Özgür Özel'in A takımı belli oldu - Resim : 4
    Kalabalığın arasında zaman zaman renkli görüntüler de ortaya çıktı.Fotoğrafta görüldüğü gibi, bir kişinin Pikachu kostümü ile salon içinde dolaşması hem delegelerin hem katılımcıların ilgisini çekti; pek çok kişi bu anı cep telefonlarıyla görüntüledi. 
  • Bakan Kurum Duyurdu, Her mahalleye bir konak: Taziye Evi, Aile Sağlığı Merkezi, Anaokulu, Misafirhane olarak kullanılacak

    Bakan Kurum Duyurdu, Her mahalleye bir konak: Taziye Evi, Aile Sağlığı Merkezi, Anaokulu, Misafirhane olarak kullanılacak

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 81 ili kapsayan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında 500 mahalle konağı yapılacağını bildirdi.

    Kurum, NSosyal hesabından, “Yüzyılın Konut Projesi’nde bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Mahalle kültüründe ne varsa mahalle konaklarımızda da o olacak” notuyla yaptığı paylaşımda, 500 bin sosyal konut projesi kapsamında yapılacak 500 mahalle konağına ilişkin görüntülerin yer aldığı videoya da yer verdi.

    TAZİYE EVİ, AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ, ANAOKULU, MİSAFİRHANE…

    Görüntülerde, TOKİ’nin yalnızca konut inşa etmeyeceği, mahalle kültürünü yeniden canlandıracak mahalle konaklarını da yapacağı belirtildi. Mahalle konaklarında taziye evi, yaşlılar etkinlik alanı, kafeterya, aile sağlığı merkezi, anaokulu, el sanatları üretim merkezi, spor salonu ve misafirhane yer alacak. Vatandaşların hayatını kolaylaştıracak şekilde planlanan proje ile mahalle kültüründe ne varsa mahalle konaklarında da aynı imkanların bulunması amaçlanıyor.

    “MAHALLE KÜLTÜRÜNÜN KOMŞULUK İLİŞKİSİNİN YAŞAMASINI ÖNEMSİYORUZ”

    Bakan Kurum, geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında yaptığı konuşmada mahalle konaklarını şöyle anlattı: Biz bu projede öncelikli olarak mahalle kültürünün, komşuluk ilişkisinin yaşamasını önemsiyoruz. 500 konuta düşecek şekliyle 500 tane de mahalle konağı yapacağız. Camisi, okulu orada vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu her türlü sosyal donatı olacak. Yaklaşık 500 metrekare içinde taziye evi olacak. Vatandaşımızın iyi gününde, kötü gününde orayı kullanabileceği bir toplanma mekanı, nişan merasiminin yapılabileceği, orada düğünle ilgili belki söz işlerinin yapabileceği bir mekan olacak. İçinde 500 aile sağlığı merkezi olacak. Yine ailelerimiz çocuklarını bırakabilecekleri gündüz bakımevi olacak. Emekli vatandaşlarımız, ev hanımı kardeşlerimiz el sanatları üretim merkezinde faaliyetler yapabilecekler. Spor salonumuz olacak. Yani lüks bir sitede olması gereken ne varsa hepsinin içinde barındırıldığı bir yer olacak. Misafirhanemiz bulunacak. Bu ne için? 1+1, 2+1 daireler yapıyoruz ya annesi babası misafirliğe gelmek istedi. Oradan rezervasyon yapacak. Ve orada ailesini misafir edebilecek.

  • (Video – BOLU) Onlarca kişinin mezar yeri taşınmıştı, gıyabi cenaze namazı kılındı

    (Video – BOLU) Onlarca kişinin mezar yeri taşınmıştı, gıyabi cenaze namazı kılındı

    Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 2014 yılında Köroğlu Çayı üzerinde yapımına başlanan ve fiziki gerçekleşmesi yüzde 90 seviyesine ulaşan Tekke Barajı’nda çalışmalar sürüyor. 76,5 metre yüksekliğe ve 56 milyon metreküp su depolama hacmine sahip olan barajın, 2026 yılı sonu itibarıyla su tutmaya başlaması hedefleniyor. Projenin devreye girmesiyle Yeniçağa, Gerede ve Dörtdivan ilçelerinin içme suyu ihtiyacının karşılanacağı ve 148 bin dekar tarım arazisinin sulanabileceği belirtildi.

    200 naaş için gıyabi cenaze namazı

    Barajda su tutulmasıyla birlikte sular altında kalacak olan Tekkedere köyü Devren Mahallesi’ndeki mezarlıkta çalışmalar tamamlandı.

    Müteahhit firma tarafından yürütülen çalışmalarda, yaklaşık 200 kabrin bulunduğu mezarlıktaki naaşlar, iş makineleri ve işçiler yardımıyla çıkarılarak baraj bölgesinde belirlenen yeni mezarlık alanına nakledildi.

    İşlemlerin tamamlanmasının ardından köy meydanında onlarca kişi cenaze namazı için toplandı. Köy meydanında 200 kişi için gıyabi cenaze namazı kılınarak, mevlid okutuldu.

    Düzenlenen cenaze törenine Bolu Milletvekili İsmail Akgül, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Cihan Yavuz, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • (Video) İstanbul – Bağcılar’da camiinin yeniden yapılması için para toplanan yardım kutuları soyuldu

    (Video) İstanbul – Bağcılar’da camiinin yeniden yapılması için para toplanan yardım kutuları soyuldu

    Olay, 28 Kasım Cuma günü 19.30 sıralarında Kirazlı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz 1 kişi caminin mescidine gelip oturdu. Bir süre telefonuyla meşgul olan şüpheli mescidin içerisine Kirazlı Küba Cami inşaatı için konulan yardım kutusundaki paraları alarak uzaklaştı. Yaşanan hırsızlık anı mescidin güvenlik kamerasına yansıdı.

    ERİTTİĞİ PLASTİKLE YARDIM KUTUSUNUN İÇERiSİNDEKİ PARAYI ÇALMAYA ÇALIŞTI

    İkinci soygun ise 29 Kasım Cumartesi günü saat 22.30 sıralarında Kazım Karabekir Mahallesi Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, caddede kaldırıma konulan yardım kutusunun yanına gelen kapüşonlu 1 şüpheli, plastik pet şişeyi ateşle eriterek, demir sandığın içerisindeki parayı almaya çalıştı. Çevredekilerin tepkisi üzerine şüpheli olay yerinden uzaklaştı. Yaşanan hırsızlık anı çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

    ‘MESCİDİN İÇERİSİNDEKİ SANDIĞI BİLE SOYMUŞLAR’

    Caddede esnaflık yapan Yavuz Demir, “Köşede yıkılan camimiz var. Yapılan testlerde çürük çıktı. Yeniden yapmak için yıkıldı belirli yerlere de yardım kutuları koyduk. Mescidin içerisinde sandık vardı onu da soymuşlar. Şurada namazlarımız kıldığımız mescid var onu da soymuşlar. Güvenlik kamerasında gözüküyor ama sima olarak tanımıyoruz Buranın insani değil haftada bir açılıyordu bu sandıklar. Soyulan meblağ 5 – 190 bin lira civarında olabilir” dedi.

  • Kafede pizza yedikten sonra rahatsızlanan 4 kişiden 1’i öldü, 3 kişi hastanede tedavi görüyor

    Kafede pizza yedikten sonra rahatsızlanan 4 kişiden 1’i öldü, 3 kişi hastanede tedavi görüyor

    Almanya’dan ziyaret için Türkiye’ye gelen Böcek ailesinin kaldıkları otelde uygulanan böcek ilacı dolayısıyla hayatını kaybetmesiyle başlayan tartışmalar sürerken, birbiri ardında çeşitli zehirlenme haberleri gelmeye devam ediyor.

    Cizre’de bir kafede dün akşam saatlerinde pizza yiyen 4 kişi bir süre sonra rahatsızlandı. Bu kişiler, kendi imkanlarıyla Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi’ne gitti. Burada tedaviye alınan 4 kişiden Mehmet Emin İğdi, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Olayın ardından kafedeki yiyeceklerden numune alınırken, iş yeri sahibi ifade için emniyete götürüldü.

    Mehmet Emin İğdi’nin cansız bedeni, otopsi için morga kaldırıldı. İğdi’nin kesin ölüm nedeni, otopsi sonrası belli olacak.

    Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

  • Yaklaşık 6 bin sanayi tesisi çevresel performansına göre sınıflandırılacak

    Yaklaşık 6 bin sanayi tesisi çevresel performansına göre sınıflandırılacak

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yaklaşık 6 bin sanayi tesisini çevresel performanslarına göre “F’den A’ya” göre sınıflandırılacak ve kriterleri karşılayanlara “Sanayide Yeşil Dönüşüm (SYD) Belgesi” verecek.
    Bakanlıkça hazırlanan, yaklaşık 6 bin sanayi tesisinin temiz üretime geçişini teşvik eden ve çevresel performansları belirleyecek “Sektörel Mevcut En İyi Teknikler (MET) Tebliğleri” Resmi Gazete’de yayımlandı.
    ​​​​​​​Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliğini tamamlayıcı nitelikteki tebliğler, enerji, metal, mineral, kimya, atık yönetimi, tekstil, otomotiv ve gıda gibi sektörlerden oluşan yaklaşık 6 bin sanayi tesisini kapsıyor.Yeni düzenlemeye göre tesisler enerji ve su verimliliği, atık oluşumu, hava-su-toprak emisyonları, gürültü ve koku yönetimi gibi geniş bir kriter seti üzerinden değerlendirilecek. Bu bütünleşik analiz sonucunda tesisler F’den A’ya kadar sınıflandırılarak “Sanayide Yeşil Dönüşüm (SYD) Belgesi” almaya hak kazanacak.
    Tebliğlerle sektörlere özgü çevresel standartlar da net biçimde tanımlandı. Buna göre enerji üretimi için 133, metal üretimi ve işlenmesi için 423, mineral endüstrisi için 192, kimya endüstrisi için 635, atık yönetimi için 90 ve diğer üretim faaliyetleri için 334 olmak üzere toplam 1807 maddelik Sektörel MET sıralandı.
    Bu MET’ler, her sektör için teknolojik ve ekonomik olarak uygulanabilir en temiz, en verimli ve en inovatif üretim tekniklerini ortaya koyarak, sanayide yeşil dönüşümün teknik altyapısını oluşturuyor.
    “Sanayide yeşil dönüşüm yolunda önemli bir adım”

    Tebliğlerle, temiz üretim süreçlerinin yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi uygulamalarının artırılması ve kaynak verimliliğinin somut kriterlere bağlanması sağlanacak.Düzenlemeler sayesinde ihracat süreçlerinde yeşil dönüşüm kriterlerine uyum kolaylaşacak, bu sayede temiz teknoloji yatırımları hızlanacak ve yeşil finansmana erişim güçlenecek. Yeni tebliğler, çevreci üretimi teşvik ederek, Türkiye’nin sanayideki rekabet gücünü de artıracak.

    Konuya ilişkin NSosyal hesabından açıklama yapan Bakan Murat Kurum, şunları kaydetti: “Sanayide yeşil dönüşüm yolunda önemli bir adım daha atıyoruz. ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedeflerimiz doğrultusunda temiz üretim teknolojileri ile döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracak ve ülkemizin sanayideki rekabet gücünü artıracak kararlar 1 Aralık’tan itibaren yürürlüğe giriyor. Hayırlı olsun.”

  • CHP’de kurultayın son günü: Parti meclisi seçimi yapılacak

    CHP’de kurultayın son günü: Parti meclisi seçimi yapılacak

    Ankara Spor Salonu’ndaki Kurultay, son gündem maddelerini uygulamak üzere saat 08.00’de yeniden toplandı.

    Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığına yeniden seçildiği Kurultay’ın ilk iki gününde parti programı, tüzük ve Kurultay Yönetmeliği değişiklikleri yapıldı, çalışma ve hesap raporları ile Kurultay Sonuç Bildirgesi raporu kabul edildi.

    Kurultay’ın üçüncü gününde ise partinin kayıtlı 1385 delegesi, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) asıl ve yedek üyelerini seçecek.

    Kurultay’da yapılan tüzük değişikliğine göre PM üye sayısı, 60’tan 80’e çıkarıldı. Buna göre delegeler, 80 kişilik PM listesini belirleyecek.

    CHP’de süren parti içi mücadelenin, bugün yapılacak Parti Meclisi seçimlerine de yansıması bekleniyor
    Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, Özgür Özel’in anahtar listesini delerek Parti Meclisi’ne girmeye çalışacak.

    Genel başkan Özgür Özel, yeni Merkez Yönetim Kurulu’nu Parti Meclisi üyeleri arasından belirleyecek.

  • Zorunlu Servis ve Masa Ücretine Son: Bahşiş Tamamen Gönüllü Olacak

    Zorunlu Servis ve Masa Ücretine Son: Bahşiş Tamamen Gönüllü Olacak

    Bakanlık Zorunlu Ek Ücretlere Müdahale Ediyor

    İstanbul başta olmak üzere bazı kafe ve restoranların 20 ile 50 lira arasında uyguladığı masa ve servis ücretleri, artan şikayetler üzerine Ticaret Bakanlığı tarafından incelendi.

    Fiyat Etiketinde Açıklık Zorunlu

    Yeni yönetmelik taslağına göre işletmelerde sunulan tüm hizmetlerin fiyatları, mekânın giriş kapısı ve masalarda yer alan fiyat listelerinde açık, görünür ve toplam bedeli içerecek şekilde belirtilmek zorunda olacak.

    Ek Ödeme Yasağı

    Bahşiş ve kuver ücreti dışında tüketicilerden servis veya masa ücreti adı altında hiçbir ek ödeme talep edilemeyecek. Böylece müşteriler sadece sipariş ettikleri ürünlerin bedelini ödeyecek.

    Bahşiş Gönüllü Hale Geliyor

    Yönetmelik taslağı, sipariş edilen yiyecek ve içeceklerin dışındaki ödemelerin tamamen gönüllülük esasına dayalı olmasını öngörüyor. Bu düzenleme ile zorunlu servis ücretleri kaldırılırken, bahşiş uygulaması tamamen isteğe bağlı olacak.

  • Düşen uçakta şehit olan astsubay Altıok’un bebeği dünyaya geldi

    Düşen uçakta şehit olan astsubay Altıok’un bebeği dünyaya geldi

    Gürcistan’da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan Samsunlu Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Emre Altıok’un eşi Seda Altıok, bir kız bebek dünyaya getirdi. Bebeğe, babası Emre Altıok’un şehit olduğu göreve gitmeden önce verilmesini istediği ‘Gökçe’ adı konuldu.

    BABASINDAN ‘EMANETİN EMANETİMDİR’ PAYLAŞIMI

    Şehidin babası İsa Altıok, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ey oğul, emanetin emanetimdir. Vatana, devletime hayırlı evlat olarak sizleri nasıl yetiştirdiysem, emanetini de aynı şekilde yetiştireceğiz. Baban” ifadelerini kullandı.

  • (SON DAKİKA – KÜTAHYA) Gediz’de 4.0 büyüklüğünde deprem

    (SON DAKİKA – KÜTAHYA) Gediz’de 4.0 büyüklüğünde deprem

    Depremde ilk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 11.36’da Kütahya’nın Gediz ilçesinde 4.0 büyüklüğünde deprem oldu. Yerin 10.3 kilometre derinliğinde olan deprem, kısa süreli paniğe neden oldu. Deprem çevre il ve ilçelerde de hissedildi.

    Depremde ilk belirlemelere göre, herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadığı öğrenildi.

  • (Video) Bayraktar KIZILELMA hava-hava füzesiyle dünyada ilke imza attı

    (Video) Bayraktar KIZILELMA hava-hava füzesiyle dünyada ilke imza attı

    Baykar’dan yapılan açıklamaya göre, Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA ile Sinop atış alanında gerçekleştirilen test, insansız bir savaş uçağının jet motorlu hedefi hava-hava füzesiyle vurduğu ilk başarılı test olarak tarihe geçti.

    Dünya genelindeki insansız savaş uçağı projelerinin büyük çoğunluğu, ağırlıklı olarak hava-yer görevleri için tasarlanıyor. Henüz dünyada hiçbir insansız platform hava-hava atış kabiliyetine ulaşamamışken Bayraktar KIZILELMA bu atışla hava-hava muharebesi yeteneğini kanıtlayan dünyadaki ilk ve tek platform olarak havacılık tarihinde yeni bir çağ başlattı.

    Tarihi test için Merzifon 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan 5 adet F-16 savaş uçağı, Sinop semalarında Bayraktar KIZILELMA ile buluştu. F-16’lar ile gökyüzünde 5’li kol uçuşu gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, insanlı-insansız müşterek harekat yaparak geleceğin hava muharebe konseptini sergiledi. Bu sırada bir Bayraktar AKINCI TİHA da uçuşa eşlik ederek tarihi anları havadan görüntüledi.

    MURAD ile gördü, GÖKDOĞAN ile vurdu

    Senaryo gereği fırlatılan yüksek hızlı jet motorlu hedef uçağı, Bayraktar KIZILELMA üzerinde bulunan ve ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA radarı ile tespit edilerek takibe alındı. Hedefin radar tarafından hassas bir şekilde işaretlenmesinin ardından KIZILELMA, kanat altında taşıdığı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN Görüş Ötesi Hava-Hava Füzesi’ni ateşledi. Fırlatılan milli füze, jet motorlu hedef uçağı tam isabetle vurdu.

    Türk havacılık tarihinde yeni bir çağ başlatan bu test, gökyüzünde anbean takip edildi. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Merzifon’dan kalkan F-16 savaş uçaklarının kokpitinde yer alarak tarihi atışa havadan nezaret etti. TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Kemal Topalömer ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci testi takip eden heyette yer aldı.

    Görülmeden görüyor, vurulmadan vuruyor

    Tarihi atış testi geleceğin hava muharebe konseptlerinin de nasıl şekilleneceğini gösterdi. Bayraktar TB2 SİHA’ların hava-yer görevlerinde yarattığı oyun değiştirici etki, Bayraktar KIZILELMA ile artık hava-hava görevlerine taşınacak.

    Mevcut savaş uçaklarına kıyasla çok daha düşük radar izine (RKA) sahip olan Bayraktar KIZILELMA, üzerindeki gelişmiş sensörlerle düşman uçaklarını onlar kendisini fark etmeden çok uzak mesafeden tespit edebiliyor. “Görülmeden gören, vurulmadan vuran” bu yeni konsept sayesinde Bayraktar KIZILELMA, hava muharebelerinde üstünlük sağlayacak bir platform olacak.

    Bayraktar KIZILELMA sahip olduğu kritik görev sistemleriyle de öne çıkıyor. Platforma şimdiye kadar ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA Radarı ve Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN gibi dünyada sayılı ülkenin üretebildiği ileri teknoloji sistemlerin entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi. Mühimmat çeşitliliği konusunda da geniş bir yelpazeye sahip olan milli insansız savaş uçağı, yerli olarak üretilen tüm mühimmatları kullanabilecek. Daha önce gerçekleştirilen testlerde TOLUN ve TEBER-82 mühimmatlarıyla hedefleri tam isabetle vuran Bayraktar KIZILELMA, GÖKDOĞAN atışıyla birlikte hava-yer görevlerinin yanı sıra hava-hava görevlerindeki yetkinliğini de kanıtladı.

    Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, Türkiye’deki tüm sektörlerde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en fazla ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

  • (Video) Hatay – ‘En acı biber’in hasat zamanı

    (Video) Hatay – ‘En acı biber’in hasat zamanı

    Yüksek acılığı ve lezzeti ile kendine has bir araması olan Samandağ biberi, yetiştirildiği 2 bin 347 dekarda olgunlaşmaya başladı. Yoğun oranda C vitamini içeren biberin, aralık ayında hasat edileceği bildirildi.

    50 bin scoville acılık değeriyle Türkiye’nin en acı biberi olarak da bilenen Samandağ biberi üreticisi Güney Saknılı, ürünleri hiçbir genetik değişime uğratmadan tamamen kendi imkanlarıyla yetiştirdiklerini söyledi. Yüksek acı oranı nedeniyle zayıflamak isteyenlerin de Samandağ biberini tercih ettiğini belirten Güney Sakınlı, “Biberimiz, bilindiği gibi oldukça acı ve kendine özgü aromasıyla çok tercih edilen bir çeşittir. Ürünlerimizi Gaziantep, Şanlıurfa başta olmak üzere diğer birçok ile göndermekteyiz. Samandağ biberini hem güzlük hem baharlık olmak üzere iki farklı dönemde yetiştirmekteyiz” dedi.

    GÜÇLÜ BİR BESİN KAYNAĞI

    Diyetisyen Özge Bolat ise Samandağ biberinin yüksek C vitamini içeriğiyle öne çıkan güçlü bir besin kaynadığı olduğunu söyledi. Bolat, “Düzenli tüketildiğinde bağışıklık sistemini destekler, vücudu enfeksiyonlara karşı korur ve hastalıklara karşı doğal bir direnç oluşturur. İçerdiği antioksidanlar sayesinde hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyarak kansere karşı koruyucu bir etki sağlayabilir. Metabolizmayı hızlandırıcı özelliği bulunan Samandağ biberi, yağ yakımını desteklediği için kilo kontrolünde yardımcı olur. Lif açısından zengin yapısı sayesinde uzun süre tokluk hissi verir, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkıda bulunur ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olur. Düzenli ve kontrollü tüketildiğinde kan dolaşımını destekler, dolaşım sistemini iyileştirir ve kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olur” diye konuştu.

    ‘ÇOCUKLAR VE GEBELER ÖLÇÜLÜ TÜKETMELİ’

    Mide hassasiyeti olan kişilerin bu biberi dikkatli tüketmesi gerektiğini de belirten Bolat, şu uyarılarda bulundu: “Çocukların ve gebelerin de ölçülü tüketmesi önemlidir. Günlük hayatta, günde küçük bir Samandağ biber dahi vücutta olumlu etkiler yaratabilir. Hem besleyici değeri hem de doğal aromasıyla Samandağ biberi, sağlıklı beslenmeyi destekleyen önemli bir ürün.”

  • İklim değişikliği nedeniyle tropikal kökenli sivrisinekler Türkiye’ye taşındı

    İklim değişikliği nedeniyle tropikal kökenli sivrisinekler Türkiye’ye taşındı

    İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Yüce Ayhan, kış mevsiminde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle sivrisinek ve sinek sorununun devam ettiğini belirtti. Küresel iklim değişikliğinin bazı vatandaşlar tarafından yeterince dikkate alınmadığını ifade eden Uzm. Dr. Ayhan, daha önce tropikal bölgelerde görülen Aedes aegypti (Sarı Humma sivrisineği) ve Culex türlerinin Türkiye’de ve Ege Bölgesi’nde yerleşik olarak görülmeye başladığına dikkati çekti.

    Sivrisinek ve kene gibi eklem bacaklıları kapsayan vektörlerin ciddi enfeksiyonlara neden olabildiğini kaydeden Uzm. Dr. Ayhan, “Bu canlıların yaşadıkları iklimler tropikal ve subtropikal bölgelerdir. İklim değişikliğinin etkisiyle subtropikal bölgelerde olan vektörlerin ülkemizin değişik bölgelerinde yerleşim gösterdiği biliniyor. Bu nedenle daha önce alışkın olmadığımız bazı enfeksiyon hastalıklarını az sayıda da olsa görmeye başlıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü en önemli sağlık sorunlarından birinin antibiyotik direnci, diğerinin ise vektörle bulaşan enfeksiyonlar olduğunu söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyada vektörlerle bulaşan hastalık oranının ise yaklaşık yüzde 17 olduğunu belirtiyor. Bu nedenle yakın geleceğimizde bu konuda önemli sorunumuz var. Hem kamu yönetiminin hem de yurttaşların farkındalığının yüksek olması gerekiyor” dedi.

    ‘DAHA ÖNCE ALIŞKIN OLMADIĞIMIZ ENFEKSİYON YAYILMA İHTİMALİNİ DOĞURUYOR’

    İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Yüce Ayhan, kış mevsiminde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle sivrisinek ve sinek sorununun devam ettiğini belirtti.Fotoğraf:Yağmur ÖNGÜN/İzmir,(DHA)

    Aedes aegypti ve Culex türlerinin Batı Nil Ateşi’ni taşıdığını belirten Uzm. Dr. Ayhan, “Türkiye’de de bu türler görülüyor. Batı Nil Ateşi isminden de anlaşılabileceği gibi Nil Havzası’nda ve Afrika bölgesinde olması gereken bir enfeksiyon. Ama iklim değişikliği ile artık kuzey coğrafyalarında da görüldüğü biliniyor. Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi’nin haritasında da Türkiye’de bu sivrisineklerin ve dolayısıyla enfeksiyon ihtimallerinin olduğunu görebiliyoruz. Özellikle Marmara Bölgesi, Trakya Bölgesi’nde doğrulanmış vakaların olduğu gösterilmiş. Ege Bölgesi’nde de bu vakalara geçen yıl rastlanmaya başladı. Örneğin Manisa’da Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında da 6 kişide bu enfeksiyon tespit edildi. Bu bize tehlikenin yavaş yavaş yaklaştığını, daha önce alışkın olmadığımız bazı enfeksiyon hastalıklarının yayılma ihtimalinin olabileceğini gösteriyor. Çünkü vektörler uygun ortamı bulduklarında hızla çoğalıyorlar” diye konuştu.

    ‘SİVRİSİNEKLER, AKIM OLMAYAN SU BİRİKİNTİLERİ VE SÜS HAVUZLARINDA ÇOĞALIR’

    Bu sivrisineklerin, virüslü bireylerden kanını emerek aldıkları enfeksiyonları sağlıklı kişilere taşıdığını söyleyen Uzm. Dr. Ayhan, “Sivrisineklerin çoğaldığı alanlar akım olmayan süs havuzları veya su birikintileri oluyor. İlaçlama ve bu tür birikintilerin kurutulması önemli. Eğer yurttaşların olduğu bölgede böyle bir sivrisinek problemi varsa kol, bacak gibi temasa açık organlarını kapatmaları mümkünse, haşere uzaklaştırıcı losyonlarla kendilerini korumaları öneriliyor. Vektör dağılımında iklim değişikliğinin etkisinin yanı sıra çok hızla globalleşen ve sürekli uçaklarla seyahat edilen bir dünyada olmamızın da etkisi bulunuyor. Dolayısıyla bireylerin normalde yaşadıkları yerlerden çok uzak bölgelere gidip bu enfeksiyonlara yakalanması söz konusu olabilir. Seyahat sağlığı diye bir site bulunuyor. Burada Sağlık Bakanlığı’nın ve Hudutlar Sahiller Genel Müdürlüğü’nün bu konuda halkı bilgilendiren çalışmaları var. Riskli bir bölgeye gidecek yurttaşlar bu birimlere başvurup kendilerini salgınlara karşı koruyacak aşıları yaptırmaları gerekiyor. Türkiye’de sivrisineklerle bulaşan bir diğer hastalık ise sıtma. Cumhuriyetin ilk yıllarında Sıtma Savaş Dispanserleri ile birlikte oldukça ortadan kaldırdığımız bir etkendi ama yavaş yavaş sıtma da artmaya başladı” açıklamalarında bulundu.

    ‘YABAN HAYATIN KENDİ ALANLARINDA İZOLE OLARAK CANLI KALMASI GEREKİYOR’

    Havaların sıcak gitmesinin sadece sivrisinekler için değil, karasinekler ve diğer vektörler için de risk oluşturduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ayhan, “Keneler de önemli bir vektör. Geçmiş yıllarda Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi diye bir hastalık çok da bilinmezdi. Ancak artık belli bir bölgemizde yaygın olarak görülebiliyor. Bu biraz iklim değişikliğinin etkisi biraz da insanların yaban hayatla fazla temas etmesinden kaynaklanıyor. Yaban hayatın kendi alanlarında izole olarak canlı kalması gerekiyor” dedi.

  • Japon uzman Moriwaki: Deprem çantanıza tuz ve streç film koyun

    Japon uzman Moriwaki: Deprem çantanıza tuz ve streç film koyun

    Deprem sırasında merdiven kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Moriwaki, yaşam üçgenine dikkat çekti. Deprem çantasında su, yiyecek, düdük, tuz ve streç film bulundurulmasını öneren Moriwaki, tuzun güç kaybını engelleyeceğini, streç filmin ise soğuktan koruyacağını anlattı.

    Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından 7’ncisi organize edilen Kitap Fuarı’nda söyleşiye katıldı.

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Hüseyin Koçan, Erzurum Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Okuyucu ile fuara gelen vatandaşların izlediği söyleşide Moriwaki, Türkiye ve Japonya’yı karşılaştırdı.

    Japonya’da 4 deprem levhası olduğunu belirten Moriwaki, Türkiye’nin 6 deprem levhasıyla çok karışık bir ülke olduğunu ifade etti. Moriwaki, “Türkiye’de Anadolu levhası, güney taraftan Afrika, Arap, Ege, Karadeniz, Avrasya levhası var. Avrasya levhası çok daha büyük. Batıda Türkiye, ortada Hindistan var. Çin ve doğu bölümünde Japonya var. Japonya’nın 4 levhası, Türkiye’nin 6 tane levhası var. Dünyada bu kadar karışık bir ülke yok. Onun için deprem ülkesinde yaşıyoruz. Bunu kabul etmek lazım” diye konuştu.

    MERDİVENDEN KAÇININ

    Konuşmasında tavsiyelerde de bulunan Moriwaki, yaşam üçgeninin önemini anlatarak merdivenlerin kullanılmamasını söyledi. Normal yerlere göre merdivenlerin dengesiz olduğunu belirten Moriwaki, “Bazen depremde sadece merdiven çöküyor ya da merdivenden çökme başlıyor. 2020’de İzmir’de deprem olduğunda merdivenden başlayan ve sadece merdivenin çöktüğü bina var. Hatay ve Maraş’taki depremde en fazla zarar gören merdivendi. Onun için merdivenden kaçmamak lazım. Yaşam üçgeni daha iyi diye söyleyebilirim” dedi.

    TUZ VE STREÇ FİLM

    Deprem çantasında neler olması gerektiği konusunda da bilgi veren Moriwaki, su, metal düdük ve çikolata ya da bal bulundurmanın önemli olduğunu bildirdi.

    Çantada tuz ve streç film bulundurulmasını tavsiye eden Moriwaki, şunları söyledi:“Tuzun yaşam üçgeninde ne işi var diye galiba siz ilk defa duydunuz. Su varsa 1 ay yaşayabilirsiniz. Ama iki hafta geçince güç kaybı oluyor diye söylüyorum. Neden güç kaybı oluyor? İnsan için tuz önemli. Tuzsuz bu güç kaybı oluyor. Onun için tuzu arada 2-3 günde bir dilinize koyacaksınız.

    Streç film çok faydalı. Deprem çantasının içinde olursa çok iyi olur. 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde kar vardı, soğuktu. Pijamalı dışarıya çıktı insanlar. Çantanın içinde streç film varsa montu yoksa da pijamanın üstüne sardınız mı o zaman ısı kendini dışarı atmıyor. Kalın bir manto gibi sıcak tutuyor.”

    EĞİTİMLER ANA OKULDAN BAŞLIYOR

    Türkiye’de deprem konusunda eğitimlerin senede 1 ya da 2 kez tatbikat olarak gerçekleştirildiğini ifade eden Moriwaki, “Çocuklar için tatbikat yapıyorsunuz. Senede bir ya da 2 kere. Tatbikat düdük ya da anonsla başlıyor. Senede bir kere yapıldığı için çocuklar ne yapacağını unutuyor. Japonya’da senede bir, iki kere değil okulda ayda bir kere, mahallede bir kere. Yani ayda 2-3 kere eğitim yapılıyor. Yani tatbikat için düdük ya da anons yapılınca çocuk ne yapacağını hatırlıyor. Japonya’da eğitimler ana okulda oyun olarak başlıyor” diye konuştu. 

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde kararlılığımız tam

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde kararlılığımız tam

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “İlim Yayma Ödülleri” törenine katıldı.

    İlim Yayma Ödülleri sahiplerini buldu. ‘Büyük Ödül’ü kazanan Prof. Dr. Özcan Erel, ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.

    ‘Sosyal Bilimler Ödülü’ne Prof. Dr. Şener Aktürk, ‘Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü’ne Prof. Dr. Barış Bayram layık görüldü.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde kararlılığımız tam

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen İlim Yayma Ödülleri programında, her detayıyla irfan hazinesi, her veçhesiyle hikmet nişanesi, hem ilmin hem de alimlerin şehri İstanbul’da katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.

    Temelleri 2017 yılında atılan, ilki 2019’da düzenlenen, bu yıl dördüncüsü tertiplenen İlim Yayma Ödülleri vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, İstanbul’un yanı sıra farklı şehirlerden ve yurt dışından programa teşrif eden misafirlere, “Hoş geldiniz.” dedi.

    “188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı”

    “İlim meclisi” olarak gördüğü bu törene emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, gerek Türkiye’de gerekse dünyanın farklı yerlerinde akademik faaliyetler icra eden, emeğini, gayretini, cehdini, alın ve fikir terini ilmi çalışmalara teksif eden akademisyenlere selam, saygı ve muhabbetini iletti.

    Tören vesilesiyle üç farklı kategoride ödülleri takdim edilen bilim insanlarını tebrik eden ve nice muvaffakiyetler dileyen Erdoğan, “Büyük Ödül” kategorisinde ödül alan bilim insanı ile yaşadığı diyaloğu aktardı.

    Erdoğan, “Sizi daha önce tanıyordum.” dediği akademisyenin, “Bu dördüncü ödül alışım.” yanıtını verdiğini dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Ödül sahibi olan hocamız aynı zamanda bir de vakıf tarafından tabii 5 milyon lira ödülle mükafatlandırıldı. Diğer hocalarımız da ikişer milyon ödülle taltif edildi. Bunlar da bizim için ayrı bir gurur vesilesi.” ifadesini kullandı.

    Yeni ve nitelikli eserleriyle bir yandan bilim müktesebatına katkılar yapan, diğer yandan gelecekteki çalışmaların önünü açan ilim erbabına kendisi ve Türk milleti adına şükranlarını sunan Erdoğan, “Cenabı Mevla sizlerin bu emeklerinizi hayra vesile kılsın. El-Alim ismi şerifiyle çalışmalarınıza inşallah bereket ihsan eylesin. Başvuruları çok titiz bir şekilde değerlendiren sekretaryamıza, bilim ve onur kurulu üyelerimize, teknik uzmanlarımıza, bilimsel hakemlerimize ve vakfımızın mütevelli heyetine aynı şekilde teşekkür iletiyoruz.” diye konuştu.

    “Niçin bizim bir Nobel’imiz olmasın?”

    İlim Yayma Ödülleri’ne yönelik teveccühün her programda katlanarak arttığına dikkati çeken Erdoğan, “Bu sene üç ayrı dalda 174’ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödülleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını, bu ilim halkasının sınırlarımızı aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim. Niçin bizim bir Nobel’imiz olmasın? Bu adımı biz de atarız. Bu cesur ve isabetli adımlarından ötürü İlim Yayma ailemizi kutluyorum.” dedi.

    Erdoğan, “Hayata uyarlanmayan, insana, sahaya dokunmayan doğru ve etkili kullanılmayan bilginin, netice vermediği de bilinen bir hakikattir. İlim Yayma Ödülleri’mizi işte bu açıdan son derece başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum. Geçtiğimiz dönemde ödül alan hocalarımız hem çalışmalarını İlim Yayma ailesinin destekleriyle uygulamaya dönüştürdü hem de bilgi ve tecrübelerini gençlerimizle paylaşma imkanı buldu. Bunun için hocalarımıza ve İlim Yayma camiamıza ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum.” dedi.

    Bazı isimlerin hem tarihte iz bıraktığını hem de yaşadıkları hayatla gençliğe örnek olup istikbale yön verdiğini dile getiren Erdoğan, yetiştirdikleri talebelerle, ellerinden tuttukları gençlerle, ülkenin ve milletin hizmetine sundukları eğitim kurumlarıyla, vakıf ve derneklerle onların amel defterlerinin, yeni sevaplarla süslenmek üzere hep açık kaldığını ifade etti.

    Erdoğan, 2007’de dualarla ebediyete uğurladıkları merhum Sabahattin Zaim hocanın da bu şahsiyetlerden biri olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kendisi hem akademik zeminde hem sosyal hayatta gerekli imkanlardan yoksun pek çok gencin yetişmesinde önemli rol oynamıştır. Hocamızın yegane emeli güzel insan olabilmek, Peygamber Efendimiz’in ahlakıyla ahlaklanmış güzel insanlar yetiştirebilmekti. Tek tipçi uygulamaların zirveye çıktığı bir dönemde böyle bir gençliğe duyulan ihtiyacı rahmetli hocamız da hissetmişti. Köklerinden koparılmak istenen bir kuşağın tarihinden, değerlerinden, inanç ve kültüründen uzaklaştırılmak istenen bir neslin ihyasını her şeyin üstünde ve ötesinde görmüştü. Bir konuşmasında bu hayati ihtiyacı şu sözlerle dile getirmişti, ‘Milletler büyük şahsiyetlerle yaşar ve tanınır. Dünyada örnek insanlar vardır. Yeni nesiller bu örnek insanları rehber edinerek doğru yolda yürürler.’ İslam’ın da gelişmesi ashabı kiramın o güzel insanların elinde olmuştur. İşte milletimizin zengin tarihi içinde sahip olduğu bu örnek insanları artık milletimize tanıtmanın zamanı gelmiştir.”

    “Halkın içinde yetişen liderleri halka anlatmamız ve yeni nesillere bu örnekleri vermemiz gerekir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokratik rejim içinde ülkenin kalkınmasını istiyorsak halkın içinde yetişen liderleri halka anlatmamız ve yeni nesillere bu örnekleri vermemiz gerekir. Değerli dostlar evet onun derdi de amacı da niyeti de gayesi de işte bu güzel insanları millete tanıtmak, yenilerini ise topluma kazandırmaktı. Davasında ne denli muvaffak olduğunu bugünün Türkiye’sine baktığımızda yetişmiş ve yetişmekte olan gençliğe baktığımızda gümbür, gümbür gelen TEKNOFEST kuşağına baktığımızda zaten görüyoruz. Onun rahleyi tedrisinden geçen öğrenciler bugün hayata dair hemen her alanda ülkemize aşkla hizmet ediyor. Rabbim ondan razı olsun, makamını ali, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum.” diye konuştu.

    Merhum Sabahattin Zaim’in de kurucuları arasında yer aldığı İlim Yayma Cemiyetinin bu hedef istikametinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, cemiyetin önümüzdeki sene 75. yaşına gireceğini, cemiyetten filizlenip büyüyen vakfın ise dolu dolu geçen 52 yılı geride bıraktığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemlerindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda üç çeyrek asrın geride kaldığını ifade ederek, “Millete, ümmete ve insanlığa faydalı işler yapacak bilgili, şuurlu ve vicdanlı nesiller için başlatılan bu hareket hemen her alanda meyvelerini verdi. Önceliği daima vatanı ve bayrağı olan milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, ahlakı ve birikimiyle ışıl ışıl parlayan, on binlerce genç işte bu ocakta yetişti.” dedi.

    İlim Yayma’nın üstlendiği tarihi sorumluluk

    İmam hatip okullarının kurulması ve yaşatılması noktasında İlim Yayma ailesinin her dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, “Birileri bugün bile sayılarını ve başarılarını hazmetmekte zorlansa da İlim Yayma Cemiyetimiz kuruluşundan bu yana 100’ün üzerinde imam hatip okulunu maarif davamıza kazandırmanın kıvancını yaşadı. Eğitim ve yurt hizmetlerinden, akademik çalışmalara, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinden burs destekleri ve ihtisas programlarına İlim Yayma ailesi, çalışmalarına aynı fedakarlıkla ilk günkü kararlılıkla devam ediyor.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu çalışmalarda emeği geçen kardeşlerimin, büyüklerimin tamamına, bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Bu müstesna kurumun davasına omuz veren, kutlu yürüyüşüne ortak olan, bu milletin ve bu ümmetin derdiyle dertlenen herkesten Allah razı olsun. Bu çeşmenin suyundan içmiş, bir lokma da olsa bu sofranın ekmeğini yemiş, bu meclise iştirak etmiş tüm arkadaşlarından Allah razı olsun. Bu çatı altında ömrünü hayra, hasenata, ilme adamış fakat artık hayatta olmayan vakıf insanlarımıza da Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Katılımcılar arasında sosyologlar, tarihçiler, mühendisler, doktorlar ve daha pek çok alanda uzmanlaşmış seçkin hocalar olduğunu belirten Erdoğan, “Şu gerçeği en iyi siz bilim insanlarımızın müşahede ettiğine inanıyorum, asırlar boyunca üzerine yeni teoriler, yeni pratikler, yeni metotlar inşa edilen kavramlar günden güne kan kaybediyor. Anlamlar aşınıyor, değerler tahrip, hatta tahrif ediliyor. Kutsal sayılan ne kadar kıymet varsa planlı ve sistematik şekilde kuşatma altına alınıyor.” şeklinde konuştu.

    “Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19. asırdan itibaren önce pozitivist, ardından insan olma şuurundan yoksun, materyalist bir bakış açısıyla tüm dünyaya dayatılan sözde yeni gerçekliklerin en başta insanı hırpaladığını, en fazla insana zarar verdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

    “İşte sizler de gördünüz, Gazze’de 2 yıl boyunca işlenen cinayetleri, yapılan vahşi soykırımı medeni denilen dünya yalnızca seyretmekle yetindi. Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar. Şu utanç verici rakamlara özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Gazze’deki okulların yüzde 80’i yani 668 okul binası İsrail bombalarının hedefi olmuştur. 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu bu saldırılarda tamamen yakılmış, 392 okul da kullanılamaz hale gelmiştir. 13 bin 500’ü aşkın öğrenci, 830’un üzerinde öğretmen ve eğitim personeli, 193 bilim insanı ve akademisyen işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci eğitim hakkından mahrum durumda. Bir defa bunlar savaşın acımasız sonuçları değildir. Burada bilinçli, kasıtlı planlı bir toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Bugün 365 kilometrekarelik Gazze milyonlarca ton yıkıntıyla örtülü. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yok. Bakın bunu görmezden gelmek, bunu konuşmamak açık söylüyorum toplu kıyıma ortak olmaktır. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız. Dünyanın dört bir yanında nereye gidersek gidelim gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız. İşte daha kısa bir süre önce, geçen hafta, biliyorsunuz Güney Afrika’daydım. Orada da bütün oturumlarda bunları haykırdım, bunları konuştum.”

    “İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor”

    Türkiye’nin de devreye girmesiyle Gazze’de ateşkes sağlandığını ifade ederek, “İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor. Hamas’ın, İsrail’in provokasyonlarına rağmen, ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Bunu da memnuniyetle karşılıyoruz. Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimizin, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz. İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye olarak adil ve kalıcı barış, ateşkesin muhafazası ve insani yardımlar noktasında üzerlerine ne düşüyorsa yaptıklarını belirten Erdoğan, “Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz. İsrail engelliyor, karşı çıkıyor. İnsanlıktan nasibini almamış bir başlarındaki katil var. İki devletli çözüm politikamızı 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan, özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’nde İsrail saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Rabb’imden rahmet niyaz ediyor, milletim adına Filistinli kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum.” diye konuştu.

    “İyilik, erdem, vicdan ve merhamet gibi kavramlar insanlığın gündeminden çıkarılmaya çalışılıyor”

    Erdoğan, “Bizim ilim geleneğimizin merkezinde insan, hikmet ve kemalat var. İnsanı dışlayan, hikmete önem vermeyen, tekamülü reddeden bir anlayışın bizim medeniyet tasavvurumuzda yeri yoktur fakat bugün çok önemli bir tehditle karşı karşıyayız. İnsan ve varlık sadece maddi boyuta, sadece yapay bir zemine indirgenmek isteniyor ama az önce işte ilim erbabımızın yapay zekayı da nasıl tahrif ve tahrip edeceğini gördük. Demek ki ilim bunların inşallah haddinden ve hakkından gelecektir. İyilik, erdem, fıtrat, etik, vicdan ve merhamet gibi kavramlar insanlığın gündeminden çıkarılmaya çalışılıyor.” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum şair ve yazar Sezai Karakoç’un bu hazin tabloyu, “Yığını yığın olmaktan çıkarıp, insan toplumu haline getirecek bir eğiliş, tek kişiye eğiliş, insan malzemesinde insanı arama eğilişi gittikçe tükeniyor. Onun yerine insanın malzemeye indirgenmesi tercih ediliyor. İnsan, sadece malzemesinden ibaretmişçesine kuruluyor kentler, dolduruluyor tarih bantları. Bu gidişle insan tarihinin silineceği ve yerini yapma bir tabiat tarihinin alacağı ne yazık ki muhakkak.” sözleriyle resmettiğini aktardı.

    “Bu topraklarda bin yıldır yan yana yaşayanların kökleriyle bağı kopartılmaya çalışıldı”

    Karakoç’un tespitlerine açıklık getiren Erdoğan, “Üstadın bahsettiği tarih bantları bizde de on yıllar boyunca tanımadığımız, duymadığımız, kulağımıza yabancı gelen bir sesle doldurulmak istendi. Ecdadın canlarını feda ederek vatan eylediği barış, huzur ve kardeşlik tohumlarıyla yeşerttiği bu topraklarda bin yıldır yan yana yaşayanların kökleriyle bağı kopartılmaya çalışıldı. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla birbirlerinden güç alarak, yalnızca kader değil, keder birliği de yaparak tek vücut haline gelen bu millet ve bu milleti bölmeye, parçalamaya, fertleri arasına duvarlar örmeye uğraştılar. Bunda ne yazık ki bir dereceye kadar başarılı da oldular.” değerlendirmesini yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En son grup toplantımızda da ifade ettim. Filistin’de, Suriye’de, Çanakkale’de, Milli Mücadele’nin farklı cephelerinde bizimle omuz omuza çarpışan Arap kardeşlerimizi ‘Bizi sırtımızdan vurdular.’ diyerek milletimiz nazarında düşman hale getirdiler. Bize bunu söyleyenler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki kardeşlerimize de Osmanlı’yı kötülediler. ‘Türkler buraları sömürdü, ülkenizi işgal etti, kimliğinizi değiştirdi.’ diyerek oralardaki kardeşlerimizi bize karşı kışkırttılar. Senarist, dikkat edin aynı. Yapımcı aynı, yönetmen aynı. Sadece oyunun sahnelendiği mekanlar farklıydı. İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başlamasıyla ‘Toprak sattı. Arkadan vurdu. Bize ihanet etti.’ yalanı tekrar köpürtüldü.” diye konuştu.

    “Hep birlikte başaracağız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için, bilhassa sosyal medyada ve şovenist basın yayın organlarında büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Halkı kışkırtan, kutuplaştıran, bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal alemde kendini muhalif olarak lanse edenlerin önemli bir kısmının Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ’cü hainler olduğu anlaşıldı. Şimdi de Terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu.

    Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Erdoğan, “Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur, güven, istikrar getirecek, bu stratejik hamlemizin kimleri, hangi aktörleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin tabii ki farkındayız. Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabalarımızın kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok ama çok iyi biliyoruz. Onlara sadece şunu söylüyorum, bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı, aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız.” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer Türkiye ülkümüzü inşallah kuvveden fiile çıkaracağız. 86 milyonla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız. Bu ufka doğru tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden sabırlı, samimi, dikkatli ve özgüvenli bir şekilde ilerliyoruz. Hedefe yaklaştıkça, süreci rotasından saptırmaya dönük sabotajların, algı çalışmalarının medya operasyonlarının siyaset ve sosyal mühendislik faaliyetlerinin artacağını da şimdiden görebiliyoruz. Bu sefer bunların da üstesinden geliyoruz ve geleceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da, ittifakımızın da, devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini isterim. Türkiye bir yola girmiştir ve inşallah bu yol bizi terörün olmadığı, her karışında kardeşliğin ve huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir.”

    İlim Yayma Ödülleri’nin akademi camiasına, ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni eden Erdoğan, ödül sahiplerini de tebrik ederek, programa katılanlara teşekkür etti.

  • Afyonkarahisar’da yolcu otobüsü devrildi, 2 kişi öldü, 21 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da yolcu otobüsü devrildi, 2 kişi öldü, 21 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu 2 kişi öldü, 21 kişi yaralandı.

    Sürücüsü ve plakası henüz öğrenilemeyen Elazığ Murat Turizme ait yolcu otobüsü, Tatarlı beldesi yakınlarında şarampole devrildi.

    Kazada yolcu otobüsündeki 2 kişi hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Yaralılar, ambulanslarla Afyonkarahisar'daki hastanelere kaldırıldı.

  • Mazot Yüklü Tanker Alev Alev Yandı

    Mazot Yüklü Tanker Alev Alev Yandı

    Sürücünün ihbarı üzerine bölgeye polis, sağlık ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alındı ve söndürüldü.

    Can kaybı yok

    Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, tanker tamamen kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Afyonkarahisar’da refüje çarpan otomobildeki 5 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da refüje çarpan otomobildeki 5 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da otomobilin refüje çarpması sonucu 5 kişi yaralandı.

    S.Ç, (51) idaresindeki 34 HAC 779 plakalı otomobil, Anıtkaya köyü yakınlarında refüje çarptı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Kazada sürücü ile otomobildeki 4 kişi yaralandı.

    Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Kongolu doktor Türkiye’de kendisini geliştirip ülkesine hizmet etmek istiyor

    Kongolu doktor Türkiye’de kendisini geliştirip ülkesine hizmet etmek istiyor

    AFYONKARAHİSAR (AA) – CANAN TÜKELAY – Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesi'nde gözlemci asistan olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti vatandaşı Dr. Murotso Kasereka Pius, ülkesinde görev yapacağı günü bekliyor.

    Göz hastalıkları uzmanlık eğitiminin son yılında bulunan Pius, bilgi ve becerilerini geliştirmek üzere gözlemci asistan olarak AFSÜ Göz Hastalıkları Kliniğine geldi.

    Eşi ve 4 çocuğu ülkesinde olan Pius, iyi bir göz doktoru olabilmek için çaba gösteriyor.

    – "Kornea nakli alanında ilerlemek istiyorum"

    Pius, AA muhabirine, kasım ayının başında AFSÜ'ye geldiğini, şimdiden üniversitedeki hocalarından ve asistan arkadaşlarından çok şey öğrendiğini söyledi.

    Ülkesinde göz doktoruna ihtiyaç olduğu için bu alanı seçtiğini anlatan Pius, "Bütün hocaların ameliyatlarına giriyorum. Kornea nakli alanında ilerlemek istiyorum. Diplomamı aldıktan sonra bir an evvel ülkeme dönmek istiyorum. Ailemin ve şehrimin bize ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

    – "Tecrübe kazanıyor"

    AFSÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Ethem Ay da Pius ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) destekli projede yardım amaçlı katarakt organizasyonunda bulunmak üzere Benin'e gittiğinde tanıştığını dile getirdi.

    Onların üniversitesinde ücretsiz katarakt ameliyatları yaptıklarını aktaran Ay, "Pius, orada son yıl asistanıydı. Türkiye'deki eğitim olanaklarından bahsettiğimizde buraya gelmek istedi." dedi.

    AFSÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müberra Akdoğan ise Pius'un istekli ve başarılı olduğunu anlattı.

    Beraber ameliyatlar yaptıklarını belirten Akdoğan, "Tecrübe kazanıyor. Hastalara nasıl yaklaşıyoruz, önceliğimiz nedir, onları gösteriyoruz. Bize sorduğu sorulara yanıt vermeye çalışıyoruz." diye konuştu.