Kategori: Genel
-

(Video) – Diyarbakır’da 5 araçlı zincirleme kaza: 3 ölü, 14 yaralı
Valilikte yapılan açıklamada, Diyarbakır-Batman karayolunda 5 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında ilk belirlemelere göre 3 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralandığı belirtildi.Açıklamada, “Yaralılardan 2’sinin durumunun ağır, 5’inin orta, 7’sinin ise hafif olduğu tespit edilmiştir. Kazanın ihbar edilmesi üzerine 112 Acil Sağlık, İtfaiye, Emniyet, AFAD ve Jandarma ekipleri süratle olay yerine sevk edilmiştir. Yaralı vatandaşlarımız ambulanslarla çevre hastanelere nakledilmiş olup, tedavileri devam etmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz” denildi.
-

ALINTIDIR
İnsan 50 yaşından sonra arkadaş yapamıyor kendine.
Koca yapıyor, eş yapıyor, çocuk yapıyor,
arkadaş yapamıyor.
Yapsa da eskiler gibi olmuyor.
Halbuki uykuya dalar gibi arkadaş olurduk okuldayken. Arkadaş olmak için yaratılmış gibiydik.
Bir hafta içinde böbrek verecek hale gelirdik.
Neden olmuyor bu işler 50’sinden sonra..
Oysa o ne güzel bir iştah, o ne güzel bir açlıktı…
Herkes herkese açtı. Seçer, bulur buluştururduk “ruh ikizlerimizi.”
Ne de çok ruhtaşımız vardı.
Hiç açıkta kaldığımı hatırlamıyorum..
Ölümüne sevdiğim, uğrunda her şeyi göze alabileceğim, her şeyiyle güzel,
her şeyiyle doğru, her şeyiyle kabul ettiğim…
Şimdi ne zor. Herkes kapalı kutu.
Herkes kapanmış, kaplumbağa olmuş.
Bir kahve içimi zorlu randevulara bakıyor.
Yatıya kalmak bir tabu.
Evler de gönüller de sımsıkı kapalı.
Gençliğin en çok bu yanını özlüyorum.
Ne güzelliğini, ne diriliğini, ne başıboşluğunu. Aynı yazarı, aynı şairi seviyoruz diye kuruluveren dostlukları özlüyorum.
Birbirimizi eleştirmeyişimizi özlüyorum.
Birbirimizin dedikodusunu yapmayışımızı özlüyorum.
Sevgili olarak kimseleri yakıştırmayışımızı özlüyorum.
Arkadaşımı koruyacağım diye annemle yaptığım şiddetli kavgaları özlüyorum.
Kavgayı değilse de kavganın altındaki ruhu özlüyorum. Dünyaya karşı arkadaşımın koruyucu meleği olmayı özlüyorum.
Veya öyle olduğumu sanmayı…
Çocuğum olsaydı tek bir arkadaşında bile kusur bulmayacaktım. Öyle söz vermiştim kendime.
Bırakacaktım arkadaşlık uykusunda mışıl mışıl uyusunlar.
Bırakacaktım eve istedikleri gibi girip çıksınlar.
Bırakacaktım istedikleri gibi buzdolabını talan etsinler. Bırakacaktım istedikleri gibi sevsinler birbirlerini.
Tek bir laf etmeyecektim.
Kimseyi evine yollamayacaktım.
Kızımın arkadaşı kızım, oğlumun arkadaşı oğlum olacaktı.
50’sinden sonra arkadaş yapılamıyor.
Kötülükten değil.
Başka bir şey.
Ama neden çözemiyorum…
-
Yaşasaydı yarın 6’ncı yaş gününü kutlayacaktı
İstanbul’da yaşanan zehirlenme faciasında oğlunu ve torunları ile gelinini kaybeden acılı dede Yılmaz Böcek, “Erkek torunum yaşasaydı yarın doğum günüydü yani 6 yaşına girecekti, Kopardılar bizden onları. Gitti canlar, boşu boşuna gitti” dedi.
Olay, 12 Kasım günü İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, tatil için Almanya’dan İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları 6 yaşındaki Kadir Muhammet ve 3 yaşındaki Masal, gece saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Olayda anne Çiğdem Böcek ve 2 çocuğu hayatını kaybederken, baba Servet Böcek ise entübe edildi. Baba Servet Böcek de önceki gece yaklaşık 1 hafta süren yaşam mücadelesini kaybetti. Servet Böcek’in cenazesi, İstanbul’dan dün akşam saatlerinde memleketi olan Afyonkarahisar’a getirildi. Böcek, ilçedeki Müslümana Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından eşinin ve çocuklarının yanında toprağa verildi.“Sadece elimizde kalan resimleri ile yetinebileceğiz”
Olayda küçücük yaşında hayatını kaybeden ve 20 Kasım 2019 doğumlu olan Kadir Muhammet Böcek yaşasaydı yarın 6.’ncı yaş gününü kutlayacaktı. Elim olayda hayatını kaybeden çocuğun acılı dedesi Yılmaz Böcek, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, “Keşke Kadir’im yaşasaydı hep beraber kutlasaydık doğum gününü. Kopardılar bizden onları. Gitti canlar, boşu boşuna gitti. Artık öyle bir doğum günü yok. Sadece elimizde kalan resimleri ile yetinebileceğiz. Kendi kendimizi kandıracağız yani başka bir şey yok” dedi. -

KİRAYI ELDEN SAKIN ÖDEMEYİN; BİTTİ O DEVİR ÇÜNKÜ…
Kesinlikle manşeti doğru okudunuz. Geçtiğimiz 2 yıl öncede bu konuya değinmiştik. Malum yavaş yaval yıl sonu geliyor ve hemen birkaç ay sonrasında beyan verme süreleri başlayacak. Bende bu vesileyle tekrar bir hatırlatma yapmak istedim sizlere. Kiracısınız ve oturduğunuz evin kirasını her ay ev sahibinize elden nakit olarak ödüyorsanız yanlış yapıyorsunuz ve lütfen büyük bir tehlikede olduğunuzu bilin. Bu zamana kadar bir şey olmadı demeyin bundan sonra olabilir çünkü. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu konuda sıkı bir takip noktasında ve yazılımlar sürekli gelişim içinde bu nokta da sizde her an tespit edilebilirsiniz.
Pratik olarak konuyu müsaadenizle aktarayım. Kira ödemelerinizi ev sahiplerinize, Banka ya da PTT yoluyla yapmanız ve ev sahibinizin kira bedelini banka ya da PTT hesabından alması kanunen gereken bir zorunluluk aslında. Yapmanız gereken tek şey her ay kira bedelinizi ev sahibinize banka ya da PTT kanalıyla göndermek ve işlem türü bölümünde Kira Bedelini seçmek ya da dekont’un not kısmına örnek “Şubat 2025 Kira Bedeli” diye belirtmek. Bu şekilde yaparsanız kiracı olarak yasal olarak yapmanız gereken doğru işlemi yapıyor ve sonrasında başınızı ağrıtacak her türlü ceza ve borçtan kurtuluyor oluyorsunuz. Diyeceksiniz ki peki nasıl tespit ediliyor; nereden bulacaklar bizi?

Banka üzerinden kira bedeli başlıklarıyla gönderdiğiniz dekont otomatik olarak ev sahibiniz üzerinde Hazine ve Maliye Bakanlığının sistemine otomatik olarak düşüyor ve siz kanuni görevinizi tamamlamış oluyorsunuz ya da Tapu İdaresi, Nüfus Sistemi, BDDK ve Resmi Kurum abonelikleri üzerinden oluşturulan ortak sistem taramasında er geç bir zamanda zaten kiracı olarak tespit edilme noktasında açık pozisyonda oluyorsunuz. Gelelim şimdi böyle bir tespit durumunda kirayı elden veren kiracıları nelerin beklediğine.
Tespit edilmeniz durumunda kirasını elden ödeyen kiracıya 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında, “Özel Usulsüzlük Cezası” işlemi uygulanıyor ve bu kapsamda her yıl için değişen oranlarda her oturduğunuz bir ay için ceza kesiliyor. Kısaca, 2024 yılının tüm ayları için o yıl için belirlenen rakam X 12 AY= Toplam eşittir TL ceza sizi bekliyor olabilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığının bu incelemeyi bağlı bulunduğunuz Vergi Daireleri aracılığıyla ayrıca geriye dönük 5 yıl boyunca yapma hakkının olduğunu belirtelim. Bu durumda toplam rakamın faiz ve diğer borçlarla birlikte daha büyük olabileceğini özellikle ifade edelim.
Peki bu durumdan bir kiracı olarak nasıl kurtulurum diye sorarsanız cevabını yukarıda verdim ama tekrar belirtmem gerekirse en kısa zamanda elden kira verme işlemini bitirin ve kira sözleşmenizi günümüz üzerinden acil güncelleyerek kiranızı ev sahibinize banka yoluyla kira bedeli ifadesiyle ulaştırın. Şimdi diyeceksiniz ki böyle bir durumda yani elden kira ödemeyi bitirip, banka yoluyla ödemeye başladıktan sonra geçmiş dönemi Hazine ve Maliye Bakanlığının tespit etmesi durumunda ne olacak derseniz; güncellemiş olduğunuz kira sözleşmesi beyanı sizlere yardımcı olacaktır diyebilirim.
Bu doğrultuda, oturduğunuz konut için kiranızı elden ödeme noktasından kesinlikle çıkın, bu Ülkede her yıl kira kazanç vergisini düzenli ödeyen dürüst ve Ülkesini seven ev sahiplerinin hakkına, ev sahibinizin gereksiz ve yasal olmayan dayatmasıyla girmeyin ve vergi kaçırılması noktasında bir yanlışın ikinci parçası sakın olmayın. Devlet bu kadar kira kazanç vergisinde geniş bir ılımlı yelpazeye sahipken beyan vermekten kaçan ev sahipleri; niye beyan etmekten bu zamana kadar kaçmışım hiçbir anlamı yokmuş aslında diyecekler bana inanın. Son olarak ben her ay ev kiramı bankadan ev sahibime iletiyorum ama açıklama kısmına herhangi bir ibare yazmıyorum diyen kiracılar muhakkak açıklama kısmına ya da işlem türü açıklamasına “Kira Bedeli” ifadesini bundan sonra eklemeyi lütfen unutmasın.
-

Fatih’te zehirlenme şüphesiyle ölen Servet Böcek’in cenazesi Afyonkarahisar’da defnedildi
AFYONKARAHİSAR (AA) – İstanbul'un Fatih ilçesinde zehirlenme şüphesiyle ölen Servet Böcek'in cenazesi Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde toprağa verildi.
Bolvadin Devlet Hastanesi morgundan alınan Böcek'in cenazesi, Müslümana Mahallesi'ndeki camiye getirildi.
Böcek ailesinin yakınları, burada taziyeleri kabul etti.
Öğle vakti kılınan namazın ardından Böcek'in cenazesi, ilçe mezarlığında toprağa verildi.
Törene, Böcek ailesinin yakınları, Bolvadin Kaymakamı Ali Arıkan ve vatandaşlar katıldı.
– Küçük Muhammet yaş gününü kutlamaya hazırlanıyordu
Servet Böcek'in babası Yılmaz Böcek, gazetecilere, evlatları ve torunlarının artık sadece duvardaki resimlerde kalacağını söyledi.
Ölümlerin sebebiyle ilgili her şeyin varsayım üzerinden gittiğini savunan Böcek, "İnsan hayatı bu kadar mı ucuz yani? Olmamalı. Gerçekten çok yazık. Bu işin peşini bırakmayacağım. Adalet için sonuna kadar mücadele edeceğim. Suçlu kimse cezasını çeksin, hiç güneş yüzü görmesin." dedi.
Çiğdem Böcek'in babası Mustafa Çelik, sorumluların cezalarını çekmesini istediğini dile getirdi.
Türkiye'deki herkesin bu konunun aydınlatılması için elinden geleni yaptığını gördüklerini aktaran Çelik, "Yarın torunum Kadir Muhammet'in doğum günüydü. Bu ölümler olmasaydı 6. yaş gününü kutlayacaktık. Ailece pasta yiyeceklerdi. Ama olmadı işte. Isparta ve Afyonkarahisar'daki iki ailenin ocağına ateş düştü. İçimiz yanıyor." ifadesini kullandı.
– Olay
Almanya'dan 9 Kasım'da İstanbul'a gelen ve Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine 12 Kasım'da hastaneye kaldırılmış, çocuklar müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan anne 14 Kasım'da, baba da 17 Kasım'da vefat etmişti.
Ailenin kaldığı otelde konaklayan 2 turist de bulantı ve kusma şikayetiyle aynı hastanede tedavi altına alınmıştı. Aynı odada konaklayan ve refakatçi olarak hastaların yanında bulunan üçüncü kişi, kalp atış hızının düşük olması nedeniyle tetkik amaçlı hastaneye yatırılmıştı.
Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından otel mühürlenmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adliyeye götürülen midyeci Y.D, lokumcu F.T, kokoreççi E.E. ile kafe işletmecisi F.M.O. tutuklanmıştı.




-

Başıboş Keçi Öğrencileri Kovaladı: O Anlar Kamerada
İstanbul Esenyurt’ta Cadde üzerinde aniden koşmaya başlayan keçi, kaldırımda yürüyen öğrencileri hedef aldı. Korkan öğrenciler hızla kaçarken, çevredekiler şaşkınlıkla olayı izledi.
Öğrencilerin saklandığı iş yerinin çalışanları keçiyi dışarı çıkardı. Kovalamaca sırasında kimsenin yaralanmaması ise rahat bir nefes aldırdı.
Cep telefonu ile kaydedilen görüntülerde keçinin öğrencilerin peşinden koştuğu, öğrencilerin ise çığlıklar atarak kaçtığı görüldü. Olay kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.
-

Zehirlenme felaketinde acılı bekleyiş sürüyor
İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde yaşanan zehirlenme olayının ardından yaklaşık 1 haftalık yaşam savaşını kaybeden baba Servet Böcek’in baba evinde acılı bekleyişi sürüyor.
Olay, 12 Kasım günü gece saatlerinde İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, tatil için Almanya’dan İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları 6 yaşındaki Kadir ve 3 yaşındaki Masal, gece saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Olayda anne Çiğdem Böcek ve 2 çocuğu hayatını kaybederken, baba Servet Böcek ise entübe edildi. Baba Servet Böcek’de önceki gece yaklaşık 1 hafta süren yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Acı haberinin gelmesinin ardından Baba Böcek için eşi ve çocuklarının yanı başına yeni bir mezar kazıldı.
Hayatını kaybeden baba Böcek’in cenazesi, İstanbul’dan dün akşam saatlerinde memleketi olan Afyonkarahisar’a getirildi. Böcek’in baba evinde aile üyeleri taziyeleri kabul ederken cenazesinin öğle namazından sonra gerçekleştirilecek törenin ardından eşi ve çocuklarının yanında toprağa verileceği öğrenildi. -

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon hedefine sabırla ulaşacağız, hayat pahalılığını mutlaka çözeceğiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen “HAK-İŞ Konfederasyonu 50. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda konuştu.
HAK-İŞ’e ilk günden beri dirayetle sürdürdüğü emek, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesi için teşekkür eden Erdoğan, 50. yılın HAK-İŞ camiası ile sendikalar, emekçiler, çalışma hayatı, ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.
Türkiye’de kardeş kavgasının zirve yaptığı bir dönemde bir nevi kardeşlik ve barış ocağı olarak kurulan HAK-İŞ’te emeği geçen herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:
“HAK-İŞ çatısı altında emekçinin davasını, hakkın, hakikatin ve adaletin davasını savunanlardan, ebedi aleme göç edenlere Rabb’imden gani gani rahmet niyaz ediyorum. HAK-İŞ’in eski genel başkanı, Çalışma Bakanımız, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Necati Çelik’i bir kez de sizlerin huzurunda minnetle anıyorum. Hayatta olan dostlarımıza, büyüklerimize ve kardeşlerimize hayırlı, uzun, bereketli ömürler temenni ediyorum. Yine bu vesileyle özellikle iş kazalarında yitirdiğimiz işçi kardeşlerimizi rahmetle yad ediyor, Allah onlardan da razı olsun diyorum. HAK-İŞ bünyesinde örgütlü sendikal mücadeleye katılan 81 ilimizdeki 850 bin kardeşimin her birine buradan selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“Kökü dışarıda ideolojik yaklaşımları reddediyoruz”
Mehmet Akif Ersoy’un “Bekayı hak tanıyan, say’i bir vazife bilir. Çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir” beytini okuyan Erdoğan, gündelik hayatın aksamadan devam etmesinin, emekçilerin “sa’y ü gayreti” sayesinde olduğunu söyledi.
Erdoğan, Türkiye’nin bugünlere gelmesine katkı sunanların en başında hiç kuşkusuz işçilerin, çalışanların ve emekçilerin geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Bugün şunu çok net bir şekilde görüyor ve gönül rahatlığıyla söylüyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nda da şeref hakkı, el emeğiyle, göz nuruyla, alın teriyle helal rızkını kazanan siz emekçilerimizin olacaktır. Hükümet olarak bunun için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Hangi sendika bünyesinde olursa olsun ülkemiz ve milletimiz için çalışan tüm işçi kardeşlerimi bir kez daha saygıyla selamlıyor, Türkiye’ye yaptıkları eşsiz hizmetlerden ötürü her birine şükranlarımı ifade ediyorum. Burada şu gerçeğin altını çizmek istiyorum. Örgütlü emek ve hak mücadelesi için sendikalar elbette vazgeçilmezdir. Fakat unutmayalım ki sendikalarımızın varlığı işçiyle kaimdir, emekçi ile kaimdir. İşçi olduğu için, emekçi örgütlendiği için sendikalar vardır. Sadece sendikaların değil, son tahlilde işverenin varlığı da o işi yapacak insan unsuruyla kaimdir. Biz, bunları birbirine hasım gören, birbirinin adeta kanlı bıçaklısı gören kökü dışarıda ideolojik yaklaşımları reddediyoruz.”
“Çalışma barışı adaletli davranmakla temin edilebilir”
Geriye bakıldığında, işçi ile işvereni düşmanlaştıran anlayışın emek mücadelesine katkıdan ziyade zarar verdiğinin görüldüğünü dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şurası bir gerçek ki alın teri ve emek hiçbir ideolojiye, hiçbir hizbe, hiçbir klik ve gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsaldır, yücedir, hürmete layıktır. İşçi ve işveren arasındaki ilişki ancak hak temelli bir bakış açısıyla ele alındığında doğru bir şekilde anlaşılabilir. Bizim medeniyetimizde işçinin işveren üzerinde hakkı olduğu gibi işverenin de işçi üzerinde hakkı vardır. Çalışma barışının sağlanması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Çalışma barışı taraflar arasında denge kurmakla, adaletli davranmakla, işverenin, işçinin üretimden ve hizmetlerden yararlanan tüketicinin müşterek haklarını korumakla temin edilebilir. Bu noktada kurulduğu günden beri soğuk savaş ürünü ideolojik sendikal anlayışlara prim vermeden ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir sendikacılık örneği sergileyen, 50 senedir erdemli sendikacılığın ülkemizdeki sancaktarlığını üstlenen HAK-İŞ’i huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum.”
“İnsanlık adına verilmiş onurlu bir mücadele”
“Nasıl hakkı, adaleti, özgürlüğü, alın terini savunmak bir erdemse, haksızlığa, zorbalığa, her türlü emek istismarına karşı çıkmak da aynı ölçüde erdemdir, fazilettir. İnsanlık adına verilmiş onurlu bir mücadeledir” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bunun muhatabı kimi zaman hak hukuk tanımayan patronlar olabilir. Kimi zaman gözünü para hırsı bürümüş sermaye sahipleri olabilir. Kimi zaman ezilenlerin kaynaklarını sömüren emperyalistler olabilir. Kimi zaman elindeki gücü hoyratça kullanan küresel lobiler olabilir. Kimi zaman milletin muazzez iradesine el uzatan darbeciler olabilir. Kimi zaman mazlumların oluk oluk kanını akıtan zalimler olabilir. İşte bunlara karşı durmakta en az emek mücadelesi, ücret mücadelesi kadar mühimdir, değerlidir, insan olarak bizim asli vazifemizdir.”
HAK-İŞ’in 50 yılını anlatan kısa filmi hep beraber izlediklerini belirten Erdoğan, yarım asırlık mücadelenin serencamına bir kere daha tanıklık ettiklerini, her açıdan gurur verici, şahsiyetli, haysiyetli bir emek mücadelesinin HAK-İŞ çatısı altında sabırla, samimiyetle, kararlılıkla yürütüldüğünü gördüklerini söyledi.
Erdoğan, HAK-İŞ’in, köklü bir yürüyüşün, alın teriyle yoğrulmuş bir davanın adı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin sancılı ve sıkıntılı zamanlardan geçtiği, sabah erken uyananın demokrasi ve milli irade gasbına teşebbüs ettiği, sokaklarımızda kaos ve çatışmanın hüküm sürdüğü dönemlerde HAK-İŞ, sadece kendi mensuplarının değil, topyekun milletimizin, milli iradenin de hakkını savunarak Türk sendikacılık tarihinde bir ilki başarmıştır. Konfederasyonumuzun ilk basın toplantısında dile getirilen şu prensiplere yarım asırdır bağlı kaldığını görmekten ayrıca mutluluk duyuyorum. HAK-İŞ, manevi, milli değerlere bağlı, milletimizin bünyesine uygun bir görüşün sahibidir. HAK-İŞ, yabancı ideolojilere işçilerimizi alet etmek isteyen konfederasyonlara karşı olduğu gibi, işçinin omzundan sendika ağalığı ve sendika patronluğu kuranların da karşısındadır. HAK-İŞ, işte bu ortamda işçimizin gerçek temsilcisi olacaktır. İşçiye gerçek hizmet gayesiyle ortaya çıkan HAK-İŞ olarak başlatmış olduğumuz bu mücadelede, Türk işçisiyle el ele, omuz omuza yürüyeceğiz.”
“Türk demokrasisinin kendisine karşı kurulan tuzakları sizlerle birlikte boşa çıkardık”
HAK-İŞ’in yarım asırlık örnek yolculuğunda, darbecilerle, vesayetçilerle, terör örgütleriyle, para babalarıyla değil, daima milletle yürüdüğünü anlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Tıpkı o gün söz verdikleri gibi Türk işçisiyle omuz omuza yürüdü. İşçinin alın terini ideolojik çatışma ve kamplaşmalara meze ettirmediniz. Milli iradeye yönelik bütün saldırılarda demokrasiden yana saf tuttunuz. Biz de bu mücadelemizde sizlere destek olduk. Bu mücadeleyi birlikte verdik. Güya adaleti sağlama adına bir sağdan bir soldan gençlerin asıldığı 12 Eylül’ü birlikte aştık. Beşli çetelerin milletin ensesinde boza pişirdiği 28 Şubat’ı birlikte aştık. ‘Ordu göreve’ pankartlarıyla alenen darbe çığırtkanlığının yapıldığı günleri birlikte aştık. Vandalizm üzerinden meşru hükümetin devrilmeye çalışıldığı Gezi olaylarını birlikte aştık. 28 Şubat’tan 27 Nisan’a, 17-25 Aralık’tan 15 Temmuz ihanetine, milli iradeye yönelik girişimleri birlikte aştık. Türkiye’ye ve Türk demokrasisinin özellikle kendisine karşı kurulan tuzakların hepsini Allah’a hamdolsun sizlerle birlikte boşa çıkardık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 50 yıllık zorluklarla dolu yolculuğunun, başarılı bir emek mücadelesi olmasının yanı sıra Türkiye’nin bagajlarından kurtulmasını da temsil ettiğini vurguladı.
Bu gerçeği, en iyi millet ve milli irade düşmanlarının bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her fırsatta vurguluyorum, bugün bir kez daha tekrarlıyorum. Son yarım asırda, özellikle son 23 yılda maruz kaldığımız bütün bu saldırıları püskürttüysek, bunda HAK-İŞ ailesi olarak sizlerin çok büyük bir payı var. Köklerinize sahip çıktınız. Kurucu değerlerinize sahip çıktınız. Milletin adamlarına sahip çıktınız ve emanete asla gölge düşürmediniz. Yarım asır önce bedel ödeme pahasına çok çetin şartlarda bu çatıyı halis niyetlerle kuranların tertemiz mirasına leke sürdürmediniz” diye konuştu.
HAK-İŞ’i, Gazze’den Afrika’ya kadar nerede bir masum, mazlum ve muhtaç varsa onun imdadına koştuğu için de tebrik eden Erdoğan, 6 Şubat asrın felaketinde HAK-İŞ’in tüm imkanlarıyla seferber olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Burada şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bizler, tarihinde zorla çalıştırma ve köle ticareti gibi utançlar bulunmayan, kul hakkını gözetmeyi hayatının merkezine yerleştiren bir milletin mensuplarıyız. ‘İşçinin ücretini alın teri kurumadan ödeyin’ buyuran Peygamber Efendimizin emri, milletçe pusulamız olmayı sürdürüyor. Emekçileri modern köleliğe mahkum eden küresel kapitalist sistemlerin açmazlarının farkında olarak, hak ve hakkaniyetten ayrılmadan, çalışma hayatında adaleti sağlama gibi bir mesuliyeti taşıyoruz. Sendikalarımızın dünyadaki muhataplarıyla işbirliği içerisinde faaliyet gösterirken, modern köleliği sorgulayan ve buna esaslı çözümler getiren çalışmalara da imza atmalarını canıgönülden diliyorum. Türkiye, emek-üretim ilişkisindeki ve ahilik geleneğindeki köklü tecrübesini dikkate aldığımızda, bu itirazı temellendirebilecek imkanlara sahiptir. HAK-İŞ de bu toprakların birikimini, yeni ve yenilikçi çalışmalarla insanlığın gündemine taşıyacak kapasiteye sahip bir sendikamızdır.”
HAK-İŞ’in bu türden çalışmalara öncülük ettiğini, sorumluluğunun gereğini hakkıyla yerine getirdiğini bildiklerini belirten Erdoğan, “Özellikle üyesi olduğu uluslararası platformlarda HAK-İŞ, bu ülkeyi ve milleti gerçekten büyük bir başarıyla temsil ediyor. Ancak emek sömürüsünün küresel düzeyde arttığı günümüzde, bu çalışmaların ölçeğini, kapsamını ve etkisini daha da büyütmek zorundayız” dedi.
Erdoğan, buna ilişkin bir diğer hususun, işçilerin can emniyeti, iş sağlığı ve güvenliği olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Geçen sene Beşiktaş Gayrettepe’de 29 kardeşimizin, geçen hafta Kocaeli Dilovası’nda 7 insanımızın hayatına mal olan faciaların tekerrür etmemesi için devletin kurumlarıyla birlikte şüphesiz işverenlere ve sendikalarımıza da önemli görevler düşmektedir. Evine ekmek götürmek, çocuklarının iaşesini sağlamak, helalinden rızkını kazanmak için ter döken kardeşlerimizin hepimizi derinden yaralayan bu tür facialarda can vermemesi için hep birlikte daha fazla gayret göstermeliyiz.”
İktidarlarının ilk yıllarında konut edindirme yardımı ve zorunlu tasarruf fonundaki milyonlarca çalışanın parasını hak sahiplerine ödediklerini anımsatan Erdoğan, sosyal güvenlik kurumlarını birleştirerek hastane ayrımına son verdiklerini, herkesin tüm sağlık kuruluşlarından yararlanmasını mümkün kıldıklarını ifade etti.
Geçici iş pozisyonlarında çalışan işçilerin mesai sürelerinin, aynı vize dönemi içinde 11 ay 29 güne kadar uzatılabilmesini temin ettiklerini aktaran Erdoğan, “Geçici işçilerin, çalıştırıldıkları iş yerlerinde geçirdikleri hizmet süresi esas alınarak, bu iş yerlerinde boş olan sürekli işçi kadrolarına naklini sağladık. Orman işçilerimiz başta olmak üzere benzer durumda olan kardeşlerimiz bu haktan yararlandı” diye konuştu.
“Sorunları masada çözmeyi hedefledik”
Erdoğan, kamuda çalışan taşeron işçilerin yine kendi dönemlerinde kadroya geçtiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Darbe ürünü olan 2821 ve 2822 sayılı sendikal yasaları değiştirmek aynı şekilde bize nasip oldu. Sendika üyeliği için zorunlu olan noter şartını kaldırarak, sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birini bertaraf ettik. Sendikalı olma hakkı bulunmayan bazı mesleklerin ve statülerin, sendikalı olmasını mümkün hale getirdik. 1 Mayıs, yıllarca bu ülkede gerilimlere konu oldu. 1 Mayıs’ı resmi tatil yaparak, işçi bayramının kardeşçe ve dayanışma içinde kutlanmasına imkan tanıdık. Böylece bir istismar alanı daha kapandı, artık marjinal grupların dışında 1 Mayıs’ta meydanlarda çatışma çıkaran kimse kalmadı. Daha bunun gibi pek çok hakkı, reformu, yeniliği, hizmeti emekçilerimize kazandırmanın gururunu yaşadık. İktidara geldiğimiz günden beri sendikalarımızla her zaman diyalog içinde olmayı, sorunları masada çözmeyi hedefledik. İnşallah önümüzdeki dönemde de bu hassasiyetle yola devam edeceğiz.”
“Merkez Bankası rezervimiz 185 milyar dolar seviyesinde”
Türkiye’nin, 23 yılda elde ettiği tarihi başarıların gerisindeki en büyük etkenin, istikrar ve güven ortamının siyasete ve topluma hakim kılınması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kelebek ömürlü hükümetlerin yerini liyakatli ve dirayetli kadrolar aldığında, ülkenin kısa sürede neleri başarabildiğini hep beraber gördük” dedi.
Erdoğan, ekonomide 23 senede yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüme kaydedildiğine dikkati çekerek, “2002’de milli gelirimiz 238 milyar dolardı, biz bunu 2024’te 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik. Kişi başına düşen milli gelirimiz, 3 bin 608 dolarken 2024’te 14 bin 751 dolara yükseldi. 2025’in ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelir 17 bin dolara yaklaştı. Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı, şimdi 185 milyar dolar seviyesinde. 36 milyar dolar olan ihracatımız, şimdi 270 milyar doları aşmış durumda” ifadelerini kullandı.
Üretim ve istihdamdan asla taviz vermediklerini, 29 aydır işsizliğin oranının tek haneli oranlarda seyrettiğinin altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“TÜİK 2025’in 3. çeyrek iş gücü istatistiklerini bugün açıkladı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Yine 3. çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız ise 32 milyon 558 bine ulaştı. Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atarken aynı zamanda deprem bölgemiz için 90 milyar dolar civarında harcama yaptık. Cumartesi günü Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun kurasını çektik. Bunlar yalnızca birer başlangıç.
Önceki ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın rehberliğinde, gelecek 3 yıl içinde inşallah çok daha önemli başarılara imza atacağız. Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde katetmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz. Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de irade de bizde hamdolsun mevcut. Allah’ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize varacağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Konfederasyonumuzun 50. yıl dönümünü tebrik ediyor, sendikalarımıza, emekçilerimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”
-

Uşak Üniversitesi’ne “Beslenme Dostu İş Yeri” belgesi
Uşak Üniversitesi, T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye genelinde yürütülen “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Programı” kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Belgesi” almaya hak kazandı. Program, iş yerlerinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi, obezitenin önlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve çalışanların sağlıklı yaşam biçimlerinin desteklenmesi amacıyla Türkiye genelinde uygulanıyor. Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, üniversite olarak çalışan sağlığını, iyi yaşam alışkanlıklarını ve hareketli yaşamı önceliklendirdiklerini vurguladı: “Uşak Üniversitesi, çalışanların sağlıklı yaşamını destekleyen uygulamaları ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden faaliyetleriyle ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Programı’nın kriterlerini başarıyla yerine getirerek bu belgeyi almaya hak kazandı. Kaliteyi bir çalışma biçimi haline getirmiş bir kurum olarak, sağlıklı ve hareketli yaşamı destekleyen örnek kurumlar arasında yerimizi aldık.”

-

Uysal’dan Cumhuriyet Bayramı temasları
Uysal ilk olarak, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli rol oynayan Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret etti. Liderlerin Kıbrıs Türkü’ne rehberlik eden kararlı duruşunu hatırlatarak şunları ifade etti: “Kıbrıs’ta Türk’ün var olma mücadelesine yön vermiş Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ı rahmetle, minnetle anıyorum.” Rauf Denktaş’ın anıt mezarı ziyaretinde Uysal’a, TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ve parti yetkilileri eşlik etti. Uysal, gösterilen misafirperverlik için teşekkürlerini iletti.
KKTC DEVLET YETKİLİLERİNE ZİYARETLER

Program kapsamında Demokrat Parti heyeti, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile yeni Meclis yerleşkesinde bir araya geldi. Uysal, Meclis Genel Kurul Salonu’nu da ziyaret ederek Öztürkler’e misafirperverliği ve nazik hediyeleri için teşekkür etti. Uysal ayrıca, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile Cumhuriyet Meclisi’ndeki makamında görüştü. Kıbrıs gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerin yapıldığı görüşmede Uysal, Başbakan Üstel’e kabulü dolayısıyla teşekkür etti.
DP–DP BULUŞMASI: FİKRİ ATAOĞLU İLE GÖRÜŞME
Gültekin Uysal, isim benzerliği ve siyasi duruş itibarıyla yakın ilişki içinde oldukları KKTC Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ile de bir araya geldi. Görüşmede özellikle Kıbrıs meselesi ve iki ülke ilişkileri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.
KKTC 5. CUMHURBAŞKANI ERSİN TATAR İLE ZİYARET
Uysal, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı da ziyaret ederek Tatar’ın deneyim ve değerlendirmelerinden istifade ettiklerini belirtti. Samimi kabullerinden dolayı teşekkürlerini iletti.
SERDAR DENKTAŞ VE DIŞİŞLERİ BAKANI ERTUĞRULOĞLU İLE GÖRÜŞMELER
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ile gerçekleştirilen ziyarette, Denktaş’ın Kıbrıs siyasetindeki rolü ve siyasi sorumluluk bilinci vurgulandı. Uysal, Denktaş’a çalışmalarında başarı dileklerini iletti. DP Genel Başkanı Uysal son olarak, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya geldi. Görüşmede Kıbrıs meselesinin tarihsel arka planı ve güncel süreçler ele alınırken, Uysal Bakan Ertuğruloğlu’nun engin birikiminden faydalandıklarını ifade etti.
-

Anahtar Parti’den dört ilçeye atama
Toplantı kapsamında; Sinanpaşa İlçe Başkanlığına Alaattin Angaz, İscehisar İlçe Başkanlığına Ali Berke İnal, Kızılören İlçe Başkanlığına Kerim Eroğlu, Sultandağı İlçe Başkanlığına ise Ercan Akyıldız atandı. Yeni ilçe başkanlarına görev belgeleri, Dr. Ali Çelik tarafından takdim edildi. Afyonkarahisar genelinde henüz ataması yapılmayan üç ilçe bulunduğunu belirten parti yönetimi, bu bölgelerden gelen taleplerin dikkatle değerlendirildiğini, en doğru ve en liyakatli isimlerle teşkilatlanmanın kısa sürede tamamlanacağını bildirdi. Değerlendirme sürecinin ardından Afyonkarahisar’ın tüm ilçelerinde Anahtar Parti teşkilat yapısı eksiksiz şekilde kurulmuş olacak.
ÇÖZÜM ODAKLI SİYASET ANLAYIŞI

Parti yönetimi, toplumun her kesimine ulaşmayı, vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmeyi ve çözüm odaklı siyaset anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Yeni ilçe başkanlarının da bu vizyon doğrultusunda sahada aktif rol üstlenecekleri belirtildi. Gerçekleştirilen atamalar, Anahtar Parti’nin Afyonkarahisar’daki teşkilatlanma çalışmalarına verdiği önemin ve genişleme kararlılığının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Parti, her ilçede katılımcı, şeffaf ve liyakate dayalı bir yönetim anlayışını hakim kılmayı amaçlıyor. Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, göreve başlayan tüm ilçe başkanlarını tebrik ederek başarı dileklerini iletti.
-

Afyonkarahisar’da “Turizmin Şehir Kültürüne Yansımasında Sivil Toplumun Rolü” paneli düzenlendi
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da "Turizmin Şehir Kültürüne Yansımasında Sivil Toplumun Rolü" paneli gerçekleştirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Oruç Reis Gençlik Derneği tarafından düzenlenen panel, Gedik Ahmet Paşa Halk Kütüphanesi'nde yapıldı.
TÜRSAB Dumlupınar Bölge Temsil Kurulu Başkanı Bilal Şenel, panelde yaptığı konuşmada, turizmin tanımının içeriği ve niteliğinin son yıllarda değişim ve dönüşüm gösterdiğini belirtti.
Turizmin ekonomik katkının ötesinde ziyaret edilen yerde bıraktığı sosyo-kültürel etkilerle gündeme gelmeye başladığını aktaran Şenel, "Turistler sadece dinlenmek için değil keşfetmek için de seyahat ediyor. Doğa ve tarihin yanı sıra ziyaret edilen yerin şehrin hikayesi kültürü, kimliği, yaşam tarzı ve sunduğu imkanlar ziyaretçileri kendine çeken asli unsurlar haline geldi." dedi.
Turizmin artık bir şehir meselesi haline geldiğini aktaran Şenel, Afyonkarahisar'ın 2024'te 31 bini yabancı toplamda 771 bin turist ağırladığını kaydetti.
Panele, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Murat Büyükköse, Oruç Reis Gençlik Derneği Başkanı Mustafa Şaşmaztürk, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve turizm paydaşları katıldı.
-

10 aylık mandalina ihracatı 375 milyon dolara yükseldi
Ege İhracatçı Birliklerinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye geçen yıl ekim ayında 58 bin ton mandalina ihraç ederek 46 milyon dolar gelir elde etti. Bu yılın ekim ayında ise ihracat miktarı 110 bin tona ulaşırken elde edilen gelir geçen yılın aynı ayına göre yüzde 144 artışla 113 milyon dolara çıktı. Yılın 10 ayında mandalina ihracatı 281 milyon dolardan 375 milyon dolara yükseldi. Yaş meyve ve sebze ürünleri arasında ihracat şampiyonluğunu sürdüren mandalina en çok Rusya’ya gönderildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, mandalinada yüksek rekolte beklediklerini ve bu yıl 500 milyon dolar ihracat hedeflediklerini ifade etti.
-

CHP Afyonkarahisar Teşkilatı, TBMM’de CHP Grup Toplantısına Katıldı
Teşkilat grup toplantısını takip etti
Afyonkarahisar heyeti, Genel Başkan Özgür Özel’in konuşmasını Genel Kurul Salonu’nda izledi. Toplantı sonrasında partililerin, Afyonkarahisar’daki siyasi çalışmalar ve örgütlenme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi.
-
Afyonkarahisar’da 292 bin 500 makaron ele geçirildi
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da 292 bin 500 makaron (filtreli sigara kağıdı) ele geçirildi.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma yaptı.
Ekipler, uygulama noktasında durdurduğu 2 araçta 292 bin 500 doldurulmuş makaron ele geçirdi.
Operasyonda yakalanan 4 şüpheli hakkında adli işlem uygulandı.
-

Şap Hastalığı Nedeniyle 21 Mahalle Karantinaya Alındı
Şile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, yapılan kontroller sonucunda ilçede şap hastalığı tespit edildiğini açıkladı. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla 21 mahalleye karantina tedbirleri uygulandığı bildirildi.
Koruma ve Gözetim Bölgeleri
Karantina kapsamında Tekke, Yazımanayır ve Yaylalı mahalleleri koruma bölgesi olarak ilan edildi. Gözetim bölgesi olarak ise Darlık, Hasanlı, Ağaçdere, Hacıllı, Çemgilli, Yaka, Değirmençayırı, Osmanköy, Sortullu, Göksu, Karabeyli, Karamandere, İmrendere, Ovacık, Yeniköy, Çayırbaşı, Kabakoz ve Akçakese mahalleleri belirlendi.
Yetkililerin Uyarısı
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşları ve hayvan sahiplerini karantina kurallarına uymaları konusunda uyardı. Hastalığın kontrol altına alınabilmesi için hayvan hareketlerinin kısıtlandığı ve yetkililerle iletişimde olunması gerektiği ifade edildi.

-

Ticaret Bakanlığı 60 uzman yardımcısı alacak
Ticaret Bakanlığı, 60 ticaret uzman yardımcısı istihdam edecek. Giriş sınavı için başvurular, 10-19 Aralık döneminde e-Devlet (Ticaret Bakanlığı/ Kariyer Kapısı) ve Kariyer Kapısı (https://isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr) üzerinden gerçekleştirilebilecek. Postayla veya diğer şekillerde yapılan müracaatlar kabul edilmeyecek. Giriş sınavı, önce klasik usulde yazılı, ardından sözlü olmak üzere iki aşamalı olarak Ankara’da yapılacak. Yazılı sınav, 18 Ocak 2026’da gerçekleştirilecek. Sınav yeri ve saati, adayların sınava giriş belgelerinde belirtilecek. Sözlü sınavın tarihi ve yeri, yazılı sınav sonucuyla birlikte Bakanlığın kurumsal internet sitesinden (www.ticaret.gov.tr) ilan edilecek. Ayrıca adaylar, sınavlarına ilişkin bilgileri daha sonra Kariyer Kapısı üzerinden görüntüleyebilecek. Yazılı sınavda başarılı olabilmek için 100 üzerinden her konu grubundan en az 60 puan alınması ve bunların ortalamasının en az 70 olması şartı aranacak. Sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için de Giriş Sınavı Komisyonu başkan ve üyelerinin 100 tam puan üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az 70 olması gerekecek.
-

Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonunda yakalanan şüpheli tutuklandı
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan zanlı tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde uyuşturucu satışı yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.
Ekipler, belirlenen adrese yaptığı aramada, uyuşturucu emdirilmiş 37 peçete, 7 sentetik ecza ve bir miktar uyuşturucu ele geçirdi.
Operasyonda gözaltına alınan G.Ö, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Zanlı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
-

İşsizlik oranı değişmedi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz-eylül dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, bu yılın temmuz-eylül döneminde bir önceki çeyreğe göre 26 bin kişi azalarak 3 milyon 10 bin kişi olarak tespit edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı, söz konusu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre 0,2 puan azaldı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 11,2 olarak öngörüldü. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bu yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,5 puanlık azalışla yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 11,7, kadınlarda yüzde 21,8 olarak tahmin edildi. TÜİK geçmişe dönük bazı çeyreklik işsizlik verilerinde revizyona da gitti.
-

Engelli bireylere özel indirim
SEDDK’den yapılan açıklamada, engelli bireylerin trafik sigortasından indirimli yararlanmalarına imkan sağlayan yeni düzenlemenin 1 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtildi. Ulusal Engelli Veri Sistemine kayıtlı olan engelli bireylerin söz konusu tarihten itibaren sahip oldukları bir araç için trafik sigortasından indirimli olarak faydalanabileceği kaydedilen açıklamada, düzenlemeye göre, engelli bireylerin araçları için trafik sigortası azami primlerine mevcut indirimlere ilave olarak yüzde 20’ye varan oranlarda ek indirim uygulanacağı ifade edildi. Açıklamada, engelli bireyin TC Kimlik Numarası ile tanımlanacak indirim oranı ve tutarının trafik sigortası poliçesinin ön yüzünde yer alacağı belirtildi.
-

Çöp Kamyonunun Çarptığı Kadın Hayatını Kaybetti
Kaza, 14 Kasım Mahallesi’nde öğle saatlerinde meydana geldi. Iğdır Belediyesi’ne ait çöp kamyonu, köyüne gitmek üzere evinden çıkan 58 yaşındaki Sevcan Aras’a çarptı.
Olay Yerinde Hayatını Kaybetti
İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, Aras’ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Kaza haberini alan aile bireyleri olay yerine gelerek sinir krizi geçirdi.
Kamyon şoförü N.A. gözaltına alınırken, kazayla ilgili başlatılan inceleme devam ediyor.

-
Komiser Durdu’ya veda yemeği
Afyonkarahisar Şuhut ilçe Emniyet Müdürlüğünde görevli Komiser Turgay Durdu’nun tayininin Niğde’ye çıkması dolayısıyla veda yemeği programı düzenlendi.
İlçedeki bir restoranda gerçekleştirilen programa; Şuhut Kaymakamı İzzet Cem Eser, Şuhut Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Eroğlu, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Emin Demirer, Şuhut İlçe Emniyet Müdürü Atilla Çınar ile Şuhut İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli tam kadro katıldı.
Programda konuşan Kaymakam Eser, Turgay Durdu’nun Şuhut’ta görev yaptığı süre boyunca disiplinli ve başarılı bir çalışma sergilediğini belirterek yeni görev yerinde başarılar diledi.
Veda programında Durdu’da Şuhut’ta görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek tüm mesai arkadaşlarına teşekkür etti. -

Yılın Kelimesi Seçildi
Parasosyal, bir kişinin tanımadığı ünlü biriyle kurduğu hayali ve tek taraflı bağlantıyı ifade ediyor. Cambridge Sözlüğü editörleri, terimin sosyal medya ve yapay zekayla birlikte günlük hayatta önem kazandığını vurguluyor.
Sosyal Medya ve Yapay Zeka Etkisi
Cambridge Üniversitesi Deneysel Sosyal Psikoloji Profesörü Simone Schnall, parasosyal ilişkilerin hayranlık kültürünü ve influencerlarla kurulan sağlıksız ilişkileri yeniden tanımladığını belirtti. İnsanlar ana akım medyaya olan güvenlerini kaybettikçe influencerlara yöneliyor.
Yapay Zeka Terimleri Sözlüğe Eklendi
Sözlük, sosyal medyada yayılan toplu yapay zeka görsellerini tanımlayan “slop” ve bir görüntüyü meme haline dönüştürme eylemi olan “memeify” terimlerini de 2025 kelimeleri arasına aldı.
-

Bir aileyi yok eden felakette yeni gelişme
İstanbul Beşiktaş’ta yaşanan zehirlenme olayının ardından baba Servet Böcek’de yaklaşık 1 haftalık yaşam savaşını kaybetti. Baba içinde eşi ve çocuklarının yanı başına yeni bir mezar kazıldı.
Olay, 12 Kasım’da gece saatlerinde İstanbul Fatih’te bulunan bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, tatil için Almanya’dan İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları 6 yaşındaki Kadir ve 3 yaşındaki Masal, gece saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Olayda anne Çiğdem Böcek ve 2 çocuğu hayatını kaybederken, baba Servet Böcek ise entübe edildi. Baba Servet Böcek’de dün gece geç saatlerde yaklaşık 1 hafta süren yaşam mücadelesini kaybederek yaşamını yitirdi. Acı haberinin gelmesinin ardından Baba Böcek için eşi ve çocuklarının yanı başına yeni bir mezar kazıldı. Yan yana görüntülenen mezarlar görenlerin içini sızlattı. Böcek’in otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenazesinin bugün aile üyelerine teslim edileceği ve yarın gerçekleştirilecek tören sonrası diğer aileler üyelerinin yanında toprağa verileceği belirtildi.