Kategori: Genel

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçağın neden düştüğünü şeffaf bir şekilde paylaşacağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçağın neden düştüğünü şeffaf bir şekilde paylaşacağız

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan her olayın, Türkiye’nin, sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe ve nüfuza sahip olduğunu gözler önüne serdiğini belirtti.

    Bu durumu, zafer kutlamalarından dönerken, Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askeri kargo uçağı sonrası bir kez daha gördüklerini ifade eden Erdoğan, kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldıklarını anımsattı.

    “Kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız”

    Bilhassa Gürcistan ve Azerbaycan’ın facianın ilk anından itibaren tüm imkanlarını seferber ettiklerini, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık. Cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askeri erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabb’imden rahmet diliyorum. Şairin dediği gibi, ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Bu hakikat, asırlardır değişmedi ve değişmeyecek. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırlarımız içinde ve dışında milletimizin huzuru, devletimizin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı var. Rabb’im hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kaza-kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve kara kutunun incelenmesi neticesinde, 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum.”

    Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise geride kalanlar için de sabretmenin o kadar büyük bir derece olduğunu belirten Erdoğan, “Şehit yakınlarının teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında, bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum, duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen metanetlerinden asla taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun.” dedi.

    “8 milyon 650 bin ziyaretçiyi, Millet Kütüphanemizde ağırladık”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 783 bin kilometrekaresinin tamamına, 86 milyon insanın her birine aşkla hizmet ettiklerini vurguladı.

    Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalıştıklarının, eserlere her gün bir yenisini eklediklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Son kabine toplantımızdan bu yana, geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım’da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 6 Kasım’da düzenlenen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı bu alandaki yeni trendleri görmemize vesile oldu. Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara’ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz, toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3’üncü kütüphanesi haline geldi. Sadece geçen sene, çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibarıyla toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi, Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz, kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde 2 öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi, yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu yıl başından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk.”

    “Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halk Kütüphaneleri’ndeki güncel üye sayısının 7,6 milyona, kitap sayısının ise 25,6 milyona ulaştığını aktardı.

    Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitapla bu sayıyı yıl sonunda 26,4 milyona çıkarmış olacaklarını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

    “Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor. Siyasi rakiplerimiz, gençleri sarf malzemesi olarak görüp, yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken, biz ‘gençlerimiz geleceğimizdir’ anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış, milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz.”

    Zafer Günü’nü Azerbaycanlı kardeşleriyle kutlamak ve Azadlık Meydanı’nda tertiplenen Zafer Geçidi Töreni’ne iştirak etmek üzere 8 Kasım’da Bakü’de olduklarını anımsatan Erdoğan, 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Karabağ’ın işgalden kurtuluşu için toprağa düşen şehitleri rahmetle, kahraman gazileri ise şükranla andıklarını söyledi.

    “İki devlet-tek millet” düsturuyla bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde, tüm imkanlarıyla can Azerbaycan’ın yanında olacaklarını vurgulayan Erdoğan, özellikle Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerlerine düşeni yapmaktan geri durmayacaklarını ifade etti.

    “İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım’da Cumhuriyet’in banisi ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 87’nci yıl dönümünde saygıyla yad ettiklerini anımsatarak, şöyle konuştu:

    “İktidarlarımız boyunca ‘Millete efendilik yoktur; hadimlik vardır’ prensibinden hareketle aziz milletimize kimsenin patronluk taslamasına, parmak sallamasına, Anadolu insanını hor, hakir görmesine müsaade etmedik. Bu topraklarda kurduğumuz devletler zincirimizin en son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muzaffer ve muvaffak kılmak için canla başla çalıştık. Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi, dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın en büyük 7’nci ekonomisi haline getirdik.

    2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelir 17 bin dolara yaklaştı. 2002 senesinde yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabiliyorduk. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracımız 270,2 milyar dolarla rekor kırdı. Hizmetler ihracatımız ise 14 milyar dolardan 121,6 milyar dolara çıktı. Savunma sanayisinde bir zamanlar yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, bugün bu alanda dünyanın imrenerek takip ettiği bir seviyeye yükseldi. İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız.”

    “Türkiye, hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor”

    Sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “1940’lardan itibaren siyasete musallat olan faşizan zihniyet yerine, milli iradenin gerçek manada egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık. Tek parti zihniyetinin cumhur ile Cumhuriyet, devlet ile millet arasına ördüğü duvarları, hayata geçirdiğimiz tarihi nitelikteki reformlarla ortadan kaldırdık. Şunu büyük bir gururla ifade etmek istiyorum; bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde, her alanda son asrın en başarılı, hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz, adım adım gerçeğe dönüşüyor. İnşallah hiç kimsenin, dahili ve harici hiçbir bedhahın, emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz.”

    Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde ülke genelinde 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduklarını belirterek, çağrılarına icabet ederek Yeşil Vatan Seferberliği’ne katılan 1 milyon 280 bin vatandaşın her birine teşekkür etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün AK Parti Genel Merkezi’nde “Şehirciliğimizde İnsan ve Mekan” temasıyla toplanan Şehircilik Zirvesi’nin açılışını yaptıklarını hatırlattı.

    “Kıbrıs meselesinin çözümü, iki devletin bir arada var olmasından geçiyor”

    Erdoğan, 13 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesini müteakip ilk resmi yurt dışı ziyareti vesilesiyle Tufan Erhürman’ı Ankara’da misafir ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Sayın Cumhurbaşkanı ile milli davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik atılabilecek ortak adımları değerlendirdik. Sayın Erhürman’ın son dönemde Rum kesimine yönelik mesajlarında, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir.

    Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını, vakit kaybı olarak görüyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü, çeşitli vesilerle altını çizdiğimiz üzere, iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Kıbrıs Türkü’nün ilk baştan beri gösterdiği cesaret, irade ve yapıcı tutumu, Rum tarafı da gösterirse Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabilir. Değilse adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bina edilemez. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42’nci yıl dönümünü bir kere daha tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü’nün esenlik ve güvenliği için şehit olan tüm Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Şule Yüksel Şenler Vakfı ile Doktor Beti Şabaz Merkezinin organize ettiği “Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi”nin açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

    “Hedefimiz yıl başından önce 453 bin bağımsız bölümün teslimini yapmak”

    Adıyaman’ı 15 Kasım’da ziyaret ettiklerini, deprem bölgesinin yaralarını sarmayı süratle sürdürdüklerini vurgulayan Erdoğan, “Eylül ayında Malatya’da 304 bininci afet konutumuzun kurasını çekmiştik. Adıyaman’da da 350 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim etmenin sevincini yaşadık. Böylece tek seferde toplam 45 bin 342 konut ve işyerini daha teslim etmiş olduk. Yıl sonunda Adıyaman’ımızda toplam 43 bin 573 konut ve iş yerini daha teslim etmeyi hedefliyoruz. 11 ilimiz için hedefimiz; yıl başından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar teslimini yapmaktır.” diye konuştu.

    Erdoğan, evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar gece gündüz çalışacaklarını belirterek, şöyle devam etti:

    “Hal böyleyken gören herkesin takdir ettiği hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit oluyoruz. Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor. Bir işin ucundan tutmadıkları gibi bir de 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerimizin, işçilerimizin emeğine laf ediyorlar. İş yapmayı ‘animasyon yapmak’ olarak görenlere ne desek boş. Rabbim hiç kimseyi, sırf siyasi ve ideolojik taassubu yüzünden yalan söyleyecek, verilen onca emeğe çamur atacak seviyeye düşürmesin. Allah’ın izniyle biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız. Bir kez daha kuralarını çektiğimiz ev ve işyerlerinin depremzedelerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

    Hükümetin en hassas davrandığı konuların başında temiz ve sağlıklı gıdaya erişim ile gıda güvenliğinin geldiğini vurgulayan Erdoğan, “İnsanımızın ücretini ödediği üründe hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa, yapmanın çabası içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, denetimler sonucunda taklit-tağşiş yapılan sağlıksız ürünlerin artık anlık olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlandığını anımsatarak, İstanbul’da 2’si çocuk 3 gurbetçinin hayatını kaybetmesinin ardından basın organlarında yaşanan tartışmalara bakıldığında bu konudaki hassasiyetin ne kadar yerinde, doğru ve isabetli olduğunu tekrar gördüklerini söyledi.

    Olayla ilgili soruşturmanın şu an çok boyutlu bir şekilde devam ettiğini belirten Erdoğan, emniyet birimleri ve savcıların gerekli tahkikatı yapacağını, ölümlerin neden kaynaklandığının ortaya çıkacağını kaydetti.

    Erdoğan, burada ikircikli bir tavra da şahitlik ettiklerini dile getirerek, “Geçen sene, kimi meşhur markalar dahil, ürünlerde tağşiş, taklit, hile, hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor. Oysa biz, tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında, denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz.” diye konuştu.

    Vatandaşlardan gelen ihbar ve şikayetlerin dikkatlice değerlendirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. 2025 yılında ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. Kayıt ve onaydan hijyene, izlenebilirlikten muhafaza şartlarına kadar her detay tek tek incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı.” dedi.

    “Vatandaşımız, karekod okutarak anında öğrenebiliyor”

    Suç teşkil eden 495 dosyayı Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirdiklerini aktaran Erdoğan, millete karşı şeffaflığı artırmak için yeni uygulamaları da yakın zamanda devreye aldıklarını hatırlattı.

    Erdoğan, daha önce belli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listesini anlık olarak ilan ettiklerini anımsatarak, “Böylece ceza verilen işletmelerin yaptığı sahtekarlığı vatandaşımızın da anında görebilmesini temin ediyoruz. Bir diğer önemli yenilik, gıda işletmelerindeki karekod uygulamasıdır. Vatandaşımız, işletmenin en son ne zaman denetlendiğini, hangi şartlarda incelendiğini, sadece bir karekodu okutarak anında öğrenebiliyor. Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “2025 yılı içerisinde 470 bin firma denetlenerek, 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan tüm çalışmalar kapsamında bu sene içinde 196 firmaya toplamda 11,5 milyar liralık idari para cezası tatbik edildi. Gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale toleransımız yoktur. Her ne surette olursa olsun daha fazla para kazanmak için insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Vatandaşımızın güvenli gıdaya ulaşmasını temin ederken elbette evine ekmek götürmeye çalışan esnafımızın da hakkını, hukuku koruyacağız. İstanbul’daki elim olay henüz aydınlatılmamışken yeme içme sektörümüzü itham eden art niyetli yorumları da doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.”

    “Suriye’de tüm aktörlerle çalışmaya devam edeceğiz”

    İmparatorluk bakiyesi olan Türkiye’nin çok büyük bir devlet, Türk milletinin de büyük hedefleri ve hayalleri olan bir millet olduğunu ifade eden Erdoğan, bu hedeflere ulaşabilmek için içeride olduğu kadar yurt dışında da çok boyutlu bir politika izlediklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı tarihi, aynı kaderi ve aynı istikbali paylaştığımız tüm dost ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamanın gayretindeyiz. Irak’tan Suriye’ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz.” dedi.

    Irak’ta 11 Kasım’da yapılan Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinin sorunsuz ve barışçıl bir ortamda gerçekleşmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Erdoğan, seçimlerin Irak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, bundan sonra da Irak’ın yanında olacaklarının altını çizdi.

    Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ettiklerini belirten Erdoğan, “Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz. Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.” diye konuştu.

    Erdoğan, 8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimsenin geçmişe takılıp kalmaması ve ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını araması gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir. ‘El atına binenin tez ineceği’ gerçeğini, hiç ama hiç kimse unutmamalıdır. Türkiye, daha önce defalarca söylediğim gibi, Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte, herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.”

    “Konteynerlerin Gazze’ye sevki, rahatlamaya yol açacaktır”

    Gazze’de Türkiye’nin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli bulduklarını vurgulayan Erdoğan, “HAMAS, Netanyahu hükümetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Başta Sayın Trump olmak üzere, Amerikan yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkanları kullanarak, Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz.” dedi.

    Erdoğan, 810 ton insani yardım taşıyan 18’inci İyilik Gemisi’nin, cuma günü El-Ariş Limanı’na ulaştığını, 47 tır dolusu malzemeyi Refah Sınır Kapısı’na yönlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Öte yandan, havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor. Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki, sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır. Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir. Burada şu gerçeğin altını önemle çizmek durumundayım, Filistin devleti kurulmadan, bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir. Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasbedildikçe, açık söylüyorum, bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz. 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır. Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir. Günü kurtarmayı değil, müreffeh bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız.”

  • (Video) Sosyal medya fenomeni Fahrettin Şener’in kutsal topraklara bisiklet yolculuğu sürüyor

    (Video) Sosyal medya fenomeni Fahrettin Şener’in kutsal topraklara bisiklet yolculuğu sürüyor

    Emirdağ’da kısa bir mola veren Şener, ilçenin meşhur Emirdağ paçasını da deneyerek kahvaltısını yaptı. Bu anları sosyal medya hesabından paylaşan ünlü fenomen, takipçilerine hem yolculuğundan kesitler sundu hem de yöresel lezzetleri tanıttı.

    Şener’in kutsal topraklara uzanan zorlu ve anlamlı yolculuğu sosyal medyada büyük ilgi görmeye devam ediyor.

  • Milli Savunma Bakanı Güler: Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

    Milli Savunma Bakanı Güler: Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 20 şehit verdiğimiz Gürcistan’daki uçak kazasına ilişkin, Türkiye’ye getirilen kara kutularla ilgili konuştu.

    Kazada ön bulgulara göre ilk uçağın kuyruğunun koptuğunu daha sonra uçağın 3’e bölündüğünü söyleyen Bakan Güler, “Bunlar kara kutudan çıkacak” dedi.

    Kara kutunun TUSAŞ tarafından incelendiğini söyleyen Bakan Güler, “Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer” açıklamasını yaptı.

    C-130 askeri kargo uçaklarının 1957’den beri kullanıldığını söyleyen Bakan Güler, “1999’da bir kez motor yangını çıkmış, sağ salim inmiş. Bu nedenle genel itibariyle güvenli bir uçak” şeklinde konuştu.

  • Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonunda yakalanan şüpheli tutuklandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan zanlı tutuklandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kentte uyuşturucu satışı yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

    Ekipler, belirlenen adreste yaptığı aramada, bir miktar uyuşturucu ele geçirdi.

    Operasyonda gözaltına alınan İ.T, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    Şüpheli, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

  • Futbol dünyasını yasa boğan trafik kazaları

    Futbol dünyasını yasa boğan trafik kazaları

    Galatasaray efsanesi Metin Oktay, Konyaspor’dan Ahmet Çalık, Denizlispor’dan Doğan Seyfi Atlı, Alanyaspor’dan Josef Sural, Eskişehirspor’dan Kaan Öztürk, Samsunspor’dan Müjdat Gürsu, Muzaffer Badalıoğlu, Mete Adanır, Zoran Tomic ve Nuri Asan kazalarda hayatını kaybederek büyük acılara neden oldu.

    Portekizli Diogo Jota, Bulgar Georgi Asparuhov, İtalyan Gaetano Scirea, Arjantinli Diego Barisone, Panamalı Rommel Fernandez, İspanyol Jose Antonio Reyes, Juan Gomez Gonzalez, İngiliz Laurie Cunningham, Peter Houseman, Kuzey Makedonyalı Petar Milosevski, Alman Lutz Eigendorf, Kolombiyalı Freddy Rincon, Marino Klinger, Brezilyalı Everaldo ve Heraldo Bezerra da çeşitli ülkelerde geçirdikleri trafik kazalarından sağ çıkamayarak futbol dünyasını üzdü.

    METİN OKTAY, TAKLA ATAN ARAÇTAN KURTULAMADI

    Galatasaray’ın efsane futbolcusu Metin Oktay, 55 yaşında geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi. Metin Oktay, Eylül 1991’de Boğaziçi Köprüsü çıkışında geçirdiği trafik kazasından sonra kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Otomobili takla atan Oktay’ın kazada “çenesinin kırıldığı, sol kolunda kırıklar olduğu ve dalağının parçalanması sonucu iç kanama geçirerek” hayatını kaybettiği belirlendi.

    AHMET ÇALIK’IN KULLANDIĞI OTOMOBİL ŞARAMPOLE DEVRİLDİ

    Ahmet Çalık, 11 Ocak 2022’de Konya’dan Ankara’ya dönerken geçirdiği trafik kazasında vefat etti. Çalık’ın kullandığı otomobil, Ankara-Niğde otoyolunda seyir halindeyken Gölbaşı Hacılar mevkiinde kontrolden çıkıp şarampole devrildi. Gençlerbirliği altyapısında yetiştikten sonra Galatasaray ve Konyaspor takımlarında forma giyen Ahmet Çalık’ın geçirdiği trafik kazasında 27 yaşında hayatını kaybetmesi, futbolseverleri derinden üzdü.

    ALANYASPOR’DAN SURAL KAZADA YAŞAMINI YİTİRDİ

    Çek futbolcu Josef Sural, Nisan 2019’da Kayseri deplasmanından dönen Alanyaspor oyuncularını taşıyan özel minibüsün devrildiği kazadan sağ kurtulamadı. Kaza yapan minibüsteki 7 futbolcu arasında yer alan Sural, kaldırıldığı hastanede 28 yaşında hayata veda etti.

    SAMSUNSPOR’UN RENKLERİNE “SİYAH” EKLENDİ

    Samsunspor kafilesini, 20 Ocak 1989’da Malatyaspor ile oynayacağı lig müsabakasına taşıyan otobüs, Havza ilçesinde kamyonla çarpıştı. Kaza sonucu futbolcular Muzaffer Badalıoğlu, Mete Adanır, Zoran Tomic, teknik direktör Nuri Asan ve otobüs şoförü Asım Özkan, hayatını kaybetti. Futbolcular Emin Kar, Erol Dinler, Şanver Göymen, Orhan Kılınç, Kasım Çıkla, Fatih Uraz, Burhanettin Beadini, Yüksel Öğüten, Uğur Terzi ile menajer Yüksel Özan ise yaralandı.

    Trafik kazasından sonra Samsunspor Kulübü, kırmızı-beyaz forma renklerine, kaybettiği isimlerin anısına siyahı da ekledi. Samsunspor’dan futbolcu Müjdat Gürsu ise 1994’te arkadaşını havaalanından almak için çıktığı yolda trafik kazası geçirdi ve 22 yaşındayken hayata veda etti.

    DOĞAN SEYFİ ATLI KAZADAN SAĞ ÇIKAMADI

    Denizlispor’un genç futbolcusu Doğan Seyfi Atlı, Aralık 2001’de Aydın’dan Denizli yönüne seyir halindeyken yaptığı kaza sonrası hayata gözlerini yumdu. Doğan Seyfi Atlı, kullandığı otomobilin Nazilli yakınlarında bariyerlere çarpması sonucu ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede 21 yaşında vefat etti.

    MİLOSEVSKİ’NİN BULUNDUĞU ARAÇ, MİNİBÜSE ÇARPTI

    Trabzonspor, Malatyaspor ve Akçaabat Sebatspor’da görev yapan Kuzey Makedonyalı kaleci Petar Milosevski, ülkesinde trafik kazasına kurban gitti. Mart 2014’te Milosevski’nin bulunduğu araç, karşı yönden gelen minibüsle çarpıştı. Milosevski, kazada 40 yaşında hayatını kaybederken aracın sürücüsü Kuzey Makedonya Futbol Federasyonu Başkanı İlço Gyorgyioski ise yaralı kurtuldu.

    REYES ÜLKESİNDE GEÇİRDİĞİ KAZADA HAYATA VEDA ETTİ

    İspanyol futbolcu Jose Antonio Reyes, ülkesinde geçirdiği trafik kazasında 35 yaşında hayatını kaybetti. Sevilla, Atletico Madrid, Arsenal gibi takımlarda oynayan​​​​​​​ Reyes, Haziran 2019’da İspanya’nın güneyindeki Utrera ilçesindeki kazadan sağ kurtulamadı.

    RİNCON’UN ARACI OTOBÜSLE ÇARPIŞTI

    Real Madrid ve Kolombiya Milli Takımı’nın eski futbolcusu Freddy Rincon, ülkesinde trafik kazası geçirerek öldü. Cali kentinde Nisan 2022’de kullandığı aracın otobüsle çarpışması sonucu ağır yaralanan 55 yaşındaki Rincon, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    JOTA’NIN VEFATI FUTBOL CAMİASINI DERİNDEN ÜZDÜ

    Liverpool’un Portekizli futbolcusu Diogo Jota’nın 28 yaşında hayatını kaybetmesi, futbol camiasını derinden yaraladı. Kendisi gibi futbolcu olan kardeşi Andre Silva ile seyahat eden Jota’nın aracı, başka bir aracı sollarken lastiğinin patlaması sonucu kaza yaparak alev aldı. İki kardeş, Temmuz 2025’te İspanya’nın Zamora şehrinde meydana gelen trafik kazasından sağ kurtulamadı.

  • Deprem bölgesindeki inşa çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor

    Deprem bölgesindeki inşa çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlatılan Asrın İnşa Seferberliği’nde çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi.

    Depremlerin ardından 45’inci günde ilk temelin atılmasıyla başlayan çalışmalar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Emlak Konut GYO, İLBANK ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülüyor.

    Depremden etkilenen 11 ilde, 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede sürdürülen çalışmalarda 200 bin mimar, mühendis ve işçi görev alıyor.

    Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük şantiyesi olan Malatya’nın Yeşilyurt ilçesindeki İkizce Mahallesi’nde 5 milyon 730 bin metrekarelik alanda, 27 bin 628’i konut 661’i iş yeri olmak üzere toplam 28 bin 289 bağımsız bölüm TOKİ tarafından tamamlanıyor.

    Ayrıca TOKİ, Antakya’nın Dikmece Mahallesi’nde 4 milyon 952 bin metrekarelik alanda kurulu olan deprem bölgesinin en büyük üçüncü şantiyesinde ise 14 bin 489 konutun yapımını bitiriyor.

    Emlak Konut GYO ise Adıyaman İndere’de 700 futbol sahası kadar alana denk gelen 5 milyon metrekare alanda 16 bin 467’si konut, 355’i iş yeri olmak üzere toplam 16 bin 822 ev ve iş yerini teslim etmek için gün sayıyor.

    Yıl sonunda teslim sayısı 452 bin 983’e ulaşacak

    Çalışmalar kapsamında Adıyaman’da 15 Kasım’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen “Memleket Aşkıyla 350 Bin Yuva Tamam” temalı törende 36 bin 884 konut, 3 bin 282 iş yeri, 5 bin 176 köy evi olmak üzere toplam 45 bin 342 bağımsız bölüm daha teslim edildi.

    Böylelikle deprem bölgesi genelinde 286 bin 708’i konut, 12 bin 189’u iş yeri ve 51 bin 281’i köy evi olmak üzere toplam 350 bin 178 bağımsız birim hak sahiplerine teslim edilmiş oldu.

    Bu sayının yıl sonuna kadar, 358 bin 859’u konut, 31 bin 307’si iş yeri, 62 bin 817’si köy evi olmak üzere toplam 452 bin 983 bağımsız bölüme yükselmesi ve Asrın İnşa Seferberliğinin tamamlanması hedefleniyor.

    4 ilde şehir merkezleri yeniden ayağa kalkıyor

    Bakanlık koordinesinde ev ve iş yerlerinin yapımının yanı sıra depremde ağır yıkıma uğrayan Hatay, Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman’ın tarihi çarşıları ve meydanları da yeniden inşa ediliyor.

    Depremde yıkılan Hatay’daki Habib-i Neccar Camisi, Adıyaman’daki Ulu Cami ve Malatya’daki Söğütlü Camisi gibi şehrin simge camileri de bu meydan projeleri kapsamında ihya ediliyor.

    Medeniyetler şehri Hatay’ın simgesi Tarihi Uzun Çarşı, Atatürk Caddesi, Kemalpaşa Caddesi ile dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi olarak bilinen Kurtuluş Caddesi yeniden eski ihtişamına kavuşurken, Malatya’da Bakırcılar Çarşısı, Kuyumcular Çarşısı ve Şire Pazarı yeniden ayağa kaldırılıyor.

    Kahramanmaraş’ta Tarihi Kapalı Çarşı ve Tarihi Demirciler Çarşısı’nda depremin izleri hızla silinirken, Adıyaman’da da Ulu Cami çevresi ve kent merkezinde Adıyaman Meydan Projesi yürütülüyor.

    51 bin 281 köy evi teslim edildi

    Bakanlığa bağlı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü koordinesinde deprem bölgesindeki köylerde yaşayan vatandaşlar da modern ve sağlam köy evlerine kavuşuyor.

    Bugüne kadar bölge genelinde 51 bin 281 köy evi teslim edilirken, yıl sonunda bu sayının 62 bin 817’ye yükselmesi bekleniyor.

    Tamamlanma aşamasına gelen çalışmalar sonucu Hatay’ın Kumlu ilçesinde Türkiye’nin ilk kırsal uydu kenti kuruldu. Depremde yıkılan Kumlu, Reyhanlı ve Antakya ilçelerindeki 21 mahalledeki vatandaşlar için Cumhuriyet Mahallesi’nde 777 köy evi inşa edildi.

    Deprem bölgesinde altyapı çalışmaları sürüyor

    Öte yandan deprem bölgesinde 11 bin kilometre altyapı çalışması yürütülüyor, şehirlerin zarar gören atık su, yağmur suyu, içme suyu hatları yenileniyor. Hatay’ın Defne ilçesinde ise İLBANK, Emlak Konut GYO ve Hatay Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle ileri biyolojik arıtma tesisi kuruluyor.

    Defne’den başlayan ve Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca 11,2 kilometre uzunluğundaki Türkiye’nin en büyük atık su tünelinin inşası devam ediyor. Bu tünelle TOKİ ve Emlak Konut projeleri başta olmak üzere mevcut yerleşim birimlerinin atık suları ileri biyolojik arıtma tesisine ulaştırılacak.

    180 bin metreküp kapasiteli ileri biyolojik atık su arıtma tesisinin tamamlanmasıyla Hatay’ın kanalizasyon sorunu çözüme kavuşacak, Asi Nehri’nin kirlilik sorunu ortadan kalkacak.

    Deprem bölgesindeki inşa çalışmalarında son durum

    Deprem bölgesinde 11 ilin yanı sıra “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilen illerde de hak sahipleri için ev ve iş yerleri inşa ediliyor.

    Bu kapsamda il il bölgedeki son durum şöyle:

    – Adana’da 10 bin 978 konut ve 403 köy evi olmak üzere toplam 11 bin 381 bağımsız bölüm teslim edilirken, yıl sonuna kadar 11 bin 899 konut, 89 iş yeri ve 534 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 522 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Adıyaman’da 29 bin 966 konut, 1837 iş yeri ve 6 bin 730 köy evi olmak üzere toplam 38 bin 533 bağımsız bölüm teslim edilirken, yıl sonuna kadar 30 bin 835 konut, 2 bin 580 iş yeri ve 10 bin 158 köy evi olmak üzere toplam 43 bin 573 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanacak.

    – Diyarbakır’da 15 bin 708 konut, 611 köy evi olmak üzere toplam 16 bin 319 bağımsız bölüm teslim edildi. Bu yıl sonuna kadar 16 bin 27 konut, iş yeri 251 ve bin 299 köy evi olmak üzere toplam 17 bin 577 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Elazığ’da 10 bin 934 konut, 1392 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 326 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 10 bin 261 konut, 87 iş yeri, 2 bin 794 köy evi olmak üzere toplam 13 bin 142 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanacak.

    – Gaziantep’te 24 bin 389 konut, 1123 iş yeri ve 3 bin 921 köy evi olmak üzere toplam 29 bin 433 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 23 bin 694 konut, bin 219 iş yeri ve 4 bin 587 köy evi olmak üzere toplam 29 bin 500 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Hatay’da 85 bin 259 konut, 2 bin 899 iş yeri ve 9 bin 916 köy evi olmak üzere toplam 98 bin 74 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 133 bin 382 konut, 9 bin 103 iş yeri ve 10 bin 763 köy evi olmak üzere toplam 153 bin 248 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanacak.

    – Kahramanmaraş’ta 36 bin 17 konut, 2 bin 226 iş yeri ve 13 bin 632 köy evi olmak üzere toplam 51 bin 875 bağımsız bölüm inşa edildi. Yıl sonuna kadar 53 bin 976 konut, 6 bin 397 iş yeri ve 13 bin 814 köy evi olmak üzere toplam 74 bin 187 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Kilis’te 1713’ü konut, 4’ü iş yeri ve 544’ü köy evi olan 2 bin 261 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 1854 konut, 4 ticaret ve 1003 köy evi olmak üzere toplam 2 bin 861 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanacak.

    – Malatya’da 53 bin 927 konut, 3 bin 960 iş yeri ve 10 bin 406 köy evi olmak üzere toplam 68 bin 293 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 55 bin 496 konut, 10 bin 714 iş yeri ve 13 bin 210 köy evi olmak üzere toplamda 79 bin 420 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Osmaniye’de 7 bin 465 konut, 130 iş yeri ve 1605 köy evi olmak üzere toplam 9 bin 200 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 9 bin 366 konut, 760 iş yeri ve 2 bin 92 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 218 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanacak.

    – Şanlıurfa’da 10 bin 117 konut, 10 iş yeri ve 1969 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 96 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 12 bin 69 konut, 103 iş yeri ve 2 bin 563 köy evi olmak üzere toplam 14 bin 735 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak.

    – Bingöl’de 62 konut, Kayseri’de 9 konut ve 55 köy evi olmak üzere toplam 64 ev, Sivas’ta 164 konut, Tunceli’de ise 97 köy evi tamamlandı.

    Bakan Kurum’dan Asrın İnşası’na ilişkin paylaşım

    Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum da yürütülen çalışmalara ilişkin NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, deprem bölgesindeki son durumu anlatan infografiğe yer verdi.

    Bakan Kurum bu paylaşımına, “Asrın İnşası’nda 350 bin tamam. 11 ilimizde mutlu sona çok az kaldı.” notunu düştü.

  • İstanbul Merkezli 27 İlde FETÖ Operasyonu: 71 Şüpheli Gözaltında

    İstanbul Merkezli 27 İlde FETÖ Operasyonu: 71 Şüpheli Gözaltında

    İstanbul merkezli 27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda aktif kamu görevlisi ve özel sektör çalışanı 71 şüpheliyi yakalandı.

    FETÖ’ye yönelik operasyonlar devam ediyor.

    Bu sabah İstanbul merkezli 27 ilde FETÖ’ye yönelik operasyonlar düzenlendi.

    Açıklamayı, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptı.

    İstanbul merkezli Adana, Aksaray, Ankara, Antalya, Balıkesir, Batman, Bolu, Çanakkale, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Kırıkkale, Kırşehir, Manisa, Malatya, Muş, Sakarya, Sivas, Tekirdağ, Amasya, Aydın Bursa, Mersin ve Zonguldak’ta operasyon düzenlendiğini duyuran Yerlikaya, 71 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

    Şüphelilerin; FETÖ’ye üye oldukları, örgüte ait şirketlerde daha önce çalıştıkları, örgütün gizli haberleşme yöntemini kullandıkları ve örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdikleri tespit edildi.

    “KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ”

    Yerlikaya, paylaşımında “Milletimizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bütünlüğüne, vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kastedenlere karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.” dedi.

    8 ŞÜPHELİ YURT DIŞINDA

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde ‘mahrem imam’ olarak faaliyet gösterdiği tespit edilen hakkında itirafçı beyanı olan, örgütün gizli aranma taktiği olarak ardışık aranma tespitleri olan, ByLockve Bank Asya kullanıcılarının da aralarında olduğu 40’ı kamu görevlisi 23′ ü aktif öğretmen, araştırma görevlisi ve doktor ile 40’ı özel sektör olmak üzere toplamda 80 emniyet mahrem imama yönelik bugün 06.00′ da İstanbul merkezli 27 ilde düzenlenen eşzamanlı operasyonda; 8 şahsın yurtdışında olduğu tespit edilirken 71 şahıs ise yakalanarak gözaltına alınmış olup gerekli adli tahkikat işlemlerine başlanılmıştır. Bir firari şahıs hakkında da yakalama çalışmaları devam etmektedir.”

  • İGM üyesi Hollanda’ya giderek topraksız alanda çalışmaları yerinde inceleyecek

    İGM üyesi Hollanda’ya giderek topraksız alanda çalışmaları yerinde inceleyecek

    Afyonkarahisar İl Genel Meclisi (İGM) Sandıklı AK Parti Üyesi Ahmet Aktürk, kendi imkanlarıyla Hollanda’ya giderek topraksız alanında çalışmalar ve yeni tohum çalışmalarını Afyonkarahisar için yerinde araştıracak.

    İGM Kasım ayı toplantılarının 17.’inci birleşimi Meclis Başkanı Mehmet Siper’in başkanlığında yapıldı.

    Toplantıda bir firmanın Hollanda’daki ofisinde tarımsal teknolojilerin takibi, topraksız alanında çalışmalar ve yeni tohum çalışmalarının incelenmesiyle ilgili daveti nedeniyle Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Aktürk’ün Hollanda’ya gitmesini uygun gören aynı yöndeki komisyon raporları oybirliğiyle kabul edildi.

    Aktürk’ün, Afyonkarahisar’ın bu alandaki yatırım potansiyelini araştırması için 8-12 Aralık 2025 tarihleri arasında geçerli vize sağlayabilmesi için Hollanda’ya giderek ve tüm masraflar kendi imkânlarınca karşılanmasına karar verildi.

  • Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’daki evi müzeye dönüştürüldü

    Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’daki evi müzeye dönüştürüldü

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk spor tarihinin büyük efsanesi Naim Süleymanoğlu’nun Mestanlı’daki evini müzeye dönüştürdük. Merhum milli sporcumuzun Bulgaristan’da büyüdüğü evin kapılarını bir anı evi olarak yarın yeniden aralıyoruz. Cep Herkülü’nün evi Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) titiz çalışmasıyla bir hafıza mekanına dönüştü. O’nun mücadelesi ve azmi artık burada yaşayacak. Bu anlamlı adımın hem Naim Süleymanoğlu’nun hatırasını yaşatacağına, hem de gelecek kuşaklara ilham vereceğine yürekten inanıyorum” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

    Özgün Hale Getirildi

    Bakanlıktan açıklamaya göre, TİKA’nın 2021 yılında başlattığı projeyle ‘Cep Herkülü’nün aile fertleri ve yakın çevreyle görüşülüp müze için kullanılabilecek kişisel eşyalar, ödüller, plaketler ve hatıralar titizlikle derlendi. Taş yapının özgün dokusu 2023 yılında başlayan kapsamlı tadilatla yeniden ortaya çıkarılıp kapı, pencere, döşeme ve tavanlar aslına uygun olarak yenilendi. Türkiye’de hazırlanan teşhir-tanzim unsurlarının montajıyla proje 2024’te tamamlandı. Mestanlı merkezinde toplam 104 metrekare kapalı alana ve 390 metrekare avluya sahip olan 2 katlı taş yapı, özgün haline getirildi ve anı evine dönüştürüldü. Müzenin alt katı Naim Süleymanoğlu’nun ailesiyle yaşadığı yılları yansıtan etnografik bir düzenlemeyle hazırlandı. Bu bölümde; Süleymanoğlu ailesinin orijinal eşyaları, annesi Hatice Hanım ile babası Süleyman Bey ve 3 çocuğun silikon heykelleri, dönemsel sedir, kilim, ocak ve mutfak ögeleriyle birlikte ahşap kapı, sandık, sepet ve köy yaşamına dair unsurlar yer aldı. Müzenin üst katındaki 2 ayrı oda, milli sporcunun spor hayatını 2 dönemde anlatacak. Bulgaristan adına kazandığı madalya ve belgeler, ilkokul çantası, haltere başladığı yıllara dair materyaller, kendi anlatımıyla hayat hikayesinin gösterildiği ekran ve minik ziyaretçiler için ‘Oyuncak Naim’ alanı Süleymanoğlu’nun Bulgaristan yıllarını yansıtacak. Türkiye’deki Naim ise silikon heykeli ve iltica sonrası kazandığı madalyalar, antrenmanlarda kullandığı halter, eşofman, tişört ve ayakkabı replika takımı, olimpiyat madalyası replikaları ile Devlet Üstün Hizmet Beratı ve olimpiyat belgeleriyle anlatılacak.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

    Bakanlar Ersoy ve Bak’ın Katılımıyla Açılacak

    Bir dönemin acılarını, gururunu ve direncini duvarlarında taşıyan Mestanlı’daki evin kapıları Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından açılacak. Aynı coğrafyada, Türkiye’nin katkılarıyla yükselen Kırcaali Merkez Camisi’nin açılışı ise Cep Herkülü’nün anı evi gibi yine Bakanlar Ersoy ve Bak’ın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Kırcaali Merkez Camii, aynı zamanda Bulgaristan’da külliyesi bulunan tek cami olma özelliği taşıyor.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

    Naim Süleymanoğlu

    Bulgaristan’ın Kırcaali ili Mestanlı ilçesinin Ahatlı köyünde 23 Ocak 1967’de doğan Naim Süleymanoğlu, haltere 1977 yılında başladı. Henüz 15 yaşındayken dünya gençler şampiyonasında 2 altın madalya kazanarak adını duyuran Süleymanoğlu; 1984, 1985 ve 1986 yıllarında ‘Dünyada yılın haltercisi’ seçildi ve üstün performansı nedeniyle ‘Cep Herkülü’ lakabıyla anılmaya başlandı. Türkiye’ye 1986 yılında iltica ederek, Türk vatandaşlığına geçen Süleymanoğlu, 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda ‘Dünyanın en iyi sporcusu’ seçildi. Türkiye ve Bulgaristan adına toplam 9 dünya şampiyonluğu olan ve 6 olimpiyat rekoru kıran milli sporcu, kariyeri boyunca 46 dünya rekoruna imza attı. Naim Süleymanoğlu, 18 Kasım 2017’de İstanbul’da vefat etti.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)
    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)
    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesindeki evini müzeye dönüştürdüklerini ve açılışını yarın yapacaklarını duyurdu. Fotoğraf: Ankara, (DHA)
  • Bayraktar Kızılelma’ya 5. Nesil Hedefleme Teknolojisi Entegrasyonu

    Bayraktar Kızılelma’ya 5. Nesil Hedefleme Teknolojisi Entegrasyonu

    Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma, kritik bir teknolojiyi daha bünyesine katarak dünya havacılık tarihinde önemli bir sayfa açtı. ASELSAN’ın geliştirdiği ve yalnızca 5. nesil muharip uçaklarda bulunan düşük görünürlüklü elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN, ilk kez bir insansız savaş uçağına entegre edildi. Bu entegrasyon, Kızılelma’nın düşük görünürlük özelliğini koruyarak gelişmiş hedefleme yapmasını mümkün kılıyor.

    Çorlu’daki Testlerde Üstün Performans

    Geçtiğimiz hafta Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde icra edilen iki ayrı uçuş testinde TOYGUN sistemi başarılı sonuçlar verdi. Farklı irtifa ve hız rejimlerinde stabil görüntü üretimi, hareketli hedeflerde uzun menzilli takip kararlılığı ve lazer hedefleme fonksiyonlarının yüksek doğrulukla çalıştığı doğrulandı. Sistem, Kızılelma’nın tümleşik görev bilgisayarıyla kesintisiz veri alışverişi sağlarken zorlu çevresel koşullarda dahi performansını korudu. Elde edilen teknik başarı, seri entegrasyon sürecinin önünü açtı.

    Dünyada Bir İlk: Gömülü EOTS

    Yapılan testler, gömülü elektro-optik hedefleme sisteminin dünyada ilk kez bir insansız savaş uçağında kullanıldığını gösteriyor. F-16 gibi platformlar hedefleme sistemlerini harici pod olarak taşırken, Kızılelma’da bu sistemin gövde içine gömülü şekilde yer alması uçağın düşük radar izi için kritik önem taşıyor. TOYGUN EOTS, Kızılelma’nın düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme görevlerini üst seviyeye taşıyor.

    5. Nesil Sınıfında Yer Alan Kritik Kabiliyet

    Gövde içine gizlenmiş bu gelişmiş elektro-optik hedefleme sistemi, insanlı uçaklarda yalnızca F-35 gibi 5. nesil platformlarda bulunuyor. Kızılelma’ya bu teknolojinin başarıyla entegre edilmesi, Türkiye’yi bu kabiliyete sahip dünyanın üç ülkesi arasına taşıdı.

    Yapay Zekâ ile Güçlendirilmiş Yeni Nesil Özellikler

    Kızılelma için özel olarak geliştirilen TOYGUN sistemi, insansız muharip konseptine uygun optimizasyonlar içeriyor. Sistem, 360 derece görev farkındalığı sağlayan geniş spektrumlu tarama yeteneğine sahip. Yüksek çözünürlüklü IR görüntüleme sayesinde uzun menzilden stratejik hedefleri ve hareketli unsurları tespit edebiliyor. Yapay zekâ destekli hedef takibi ve otomatik hedef sınıflandırma özellikleri, Kızılelma’nın otonom operasyon kabiliyetini artırıyor.

    Tespit Edilmeden Taarruz İmkânı

    Bu yeni kabiliyetle Kızılelma, düşük görünürlük avantajını yitirmeden düşman derinliklerine sızabilecek. Radara yakalanmadan hedef tespiti yapabilecek, lazerle işaretleyebilecek ve milli mühimmatlarla yüksek hassasiyetle taarruz gerçekleştirebilecek.

    Baykar’ın İhracat Başarısı

    Tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003 yılından bu yana gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan firma, Türkiye’de en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 şirket arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının lideri olan Baykar, 2024 yılında da uluslararası başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

  • Zehirlenerek ölen anne ve 2 çocuğunun yan yana defnedildiği mezarlar görenlerin için sızlattı

    İstanbul Beşiktaş’ta yaşanan zehirlenme olayının ardından hayatını kaybeden anne ve çocukları yan yana defnedilirken, anne ve küçük kızının mezar taşlarına sarılan gelin duvağı ise görenlerin içini sızlattı. Baba Servet Böcek’in tedavisinin devam ettiği ve gözaltı sayısının 11’e yükseldiği belirtildi.

    Olay, 12 Kasım’da gece saatlerinde İstanbul Fatih’te bulunan bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, tatil için Almanya’dan İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları 6 yaşındaki Kadir ve 3 yaşındaki Masal, gece saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Olayda anne Çiğdem Böcek ve 2 çocuğu hayatını kaybederken, baba Servet Böcek ise entübe edildi.

    Olayda hayatını kaybedenler Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde hafta sonu toprağa verildi. Anne ve 2 çocuğu Bolvadin Asri Mezarlığı’nda yan yana defnedilirken, mezarlıktaki acı görüntü ise görenlerin içini sızlattı.

    Torunlarını kaybeden acılı aile üyeleri olayın aydınlatılmasını bekliyor

    Servet Böcek’in dayısı Recep Yılmaz ise cenaze töreninde gazetecilere yaptığı açıklamada olayla ilgili tepkilerini dile getirerek şunları söyledi:

    “Olayla ilgili çok üzgünüz, birisi de (baba Servet Böcek) can çekişiyor. Otelde yatıyorlar başka bir şey yediklerini de bilmiyorum. Servet’in hanımı uyurken kız çocuğuna dokunuyor ve hareket etmediğini fark ediyor. Sonra bakıyor ki ölmüş. Ondan sonra otele söylüyorlar ve ambulanslar gelip hastaneye götürüyor. Oğlan çocuğu canlıymış ama o da hastanede vefat ediyor. Annenin (Çiğdem Böcek) bilinci yerindeymiş. Sonra bizim aile üyelerimiz oraya gittiler. Çiğdem eşi ve çocuklarını soruyor ‘iyi’ diyorlar. Sonra 2 saat sonra diyorlar ki ‘başınız sağolsun’. Çiğdem de vefat ediyor. Yeğenim şu anda can çekişiyor. Suçlular cezalandırılsın.”

    11 kişinin emniyetteki işlemleri devam ediyor

    Olayla ilgili açılan adli soruşturma tüm yönleriyle soruşturulurken Adli Tıp Kurumunca ilk inceleme sonucu hazırlanan raporda 2 çocuğun ve annenin ölüm sebebinin tespit edilemediği, ölüm sebebinin tespit edilmesi için kati (son) raporun inceleme sonucunun beklendiği belirtildi.

    Soruşturma çerçevesinde aralarında ailenin kaldığı otel sahibi ve yemek yedikleri esnaf ile ilaçlama şirketi yetkililerinin de bulunduğu 11 kişi gözaltına alınırken, şahısların polisteki sorgularının devam ettiği öğrenildi.

  • “farkıMda mısın?” Afyon’dan Yükselen Ses: ŞİMDİ ÇÖZÜM KONUŞUYOR!

    “farkıMda mısın?” Afyon’dan Yükselen Ses: ŞİMDİ ÇÖZÜM KONUŞUYOR!

    Değerli Okurlarım,

    Afetler; toprağın sarsılması, suyun yükselmesi ya da rüzgârın fırtınaya dönüşmesi değildir sadece. Afetler, bir milletin sosyal mukavemetinin ve vicdan derinliğinin sarsılmaz bir aynasıdır. Ve o aynada, en net, en keskin görünen, toplumun en hassas, en korunmasız kesimidir: Engelli bireylerimiz.

     Bu, yazımı sadece bir köşe yazısı olarak değil; bir çağrının, bir vicdan sesinin ve bir şehirdeki güçlü iradenin eyleme dönüştüğü anın kaydı olarak okuyalım.

    Aylar önce, 18 Ağustos 2025 tarihinde, bu köşemde Afyonkarahisar’dan yükselen o onurlu sesi duyurmuştum:

      “farkıMda mısın?”. O günkü çağrımız, dijital dünyanın duvarlarını aşan bir vicdan muhasebesiydi. Soruyorduk: O çaresiz anlarda, tahliye merdiveninde bir tekerlekli sandalyenin, bir işaret dili bilen elin ya da bir görme engelli dostumuzun rehberliğinin farkında mıyız?

    “farkıMda mısın? Afyon’dan Yükselen Ses”. O günlerde projenin ruhu, hepimizi sarsan afet gerçeği karşısında “Engelli bireylerin mağduriyetinin farkında mısın?” sorusunu dijital platformlarda gür bir sesle soruyordu.

    O gün, farkındalık aşamasındaydık.

    Bugün ise, o ses, tüm ülkeye örnek teşkil edecek somut bir eylem haritasına dönüştü. Afyonkarahisar, sadece fark etmekle kalmayıp, o zorlu gerçeğin üzerine cesaretle yürüdü.

    ***

    Şimdi Çözüm Konuşuyor!

    13-14 Kasım 2025 tarihlerinde, Afyonkarahisar AFAD İl Müdürlüğü, Türkiye’nin geleceği için hayati önem taşıyan bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

     “Afetlerde Engellilik: Mağduriyetten Çözüme Çalıştayı”.

    Bir zincirin gücü, en zayıf halkası kadardır. Afet anında engelli bireylerimizin yaşadığı her zorluk, o zincirdeki kopma riskini katlar. Bu yüzden Afyon’dan çıkan “Mağduriyetten Çözüme” rotası, 81 il için bir “olmazsa olmaz” zorunluluktur.

    Bu proje, bize şunu öğretiyor: Eğer afet yönetimini bir kale inşa etmek olarak görüyorsak, temeli atarken sadece sağlam beton kullanmak yetmez; o kalenin kapısının herkesin erişimine açık olması gerekir.

    Afet anları, toplumun en kırılgan kesimleri için sadece bir sınav değil, çoğunlukla bir felakettir. Engelli bireyler, tahliye, barınma, iletişim ve temel ihtiyaçlara erişim konularında sayısız engelle karşılaşır. Bu durum, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda engel üzerine engel olur.

    ***

      Sayın Valimiz Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın bizzat başkanlık ettiği bu çalıştay, konunun ne denli üst düzey bir iradeyle sahiplenildiğinin en güçlü kanıtıdır. Valilik, akademik bilgiyi, sivil toplumun deneyimini ve engelli bireylerin sesini aynı masada birleştirdi.

      Vali Yiğitbaşı’nın altını çizdiği gibi, kalıcı ve uygulanabilir çözümler üretmek, sadece vicdani bir görev değil; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme vizyonunun da merkezi olduğu ifadesiyle, Afyon’un sadece afetlere değil, her türlü ayrımcılığa karşı dirençli bir şehir olma hedefidir.

       “farkıMda mısın?” Kürsüsünden Bildiri!

    Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan “Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi” (kısa adıyla Sivil Katılım Projesi) kapsamında desteklenen, Kent ve İnsan Derneğinin hibe yararlanıcısı olduğu, Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde, Afyon Kocatepe Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen “farkıMda mısın?” isimli proje kapsamında “Afetlerde Engellilik: Mağduriyetten Çözüme” başlıklı bir çalıştay düzenlendi.

    Afyonkarahisar İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen çalıştayın Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanlığını Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra GÜRAN YİĞİTBAŞI üstlendi.

    Çalıştayın açılış konuşmasını Kent ve İnsan Derneği Başkanı Şerife Aksoy Ünal yaparken, Afet ve Acil Durum İl Müdürü Ali Altındal bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Projenin başlangıcından bugüne yolculuğunu katılımcılarla paylaşan Proje Danışmanı Ali Ertürk’ten sonra kürsüye gelen Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra GÜRAN YİĞİTBAŞI “Afyonkarahisar Valiliği olarak bizzat himayemizde yürütülen ve toplumsal dirençliliğimiz açısından büyük önem taşıyan çalıştayımıza hoş geldiniz. Bugün burada örnek bir girişimin; yani Kent ve İnsan Derneği’nin yürütücüsü, Afyonkarahisar Belediyesi ve AFAD İl Müdürlüğümüzün ortaklığıyla hayata geçirilen “farkıMda mısın?” projesinin en anlamlı duraklarından birinde bir aradayız. Bu proje, yalnızca bir farkındalık çalışması değil; aynı zamanda Afyonkarahisar’ın merkezinden en ücra ilçelerine kadar uzanan, 12 ay boyunca sürdürülen, insan odaklı bir dayanışma hareketidir.” Diyerek;

    Afetlerin, ülkemizin coğrafi ve sosyolojik gerçeklerinden biri olduğunu ifade eden Vali YİĞİTBAŞI; Bir toplumun gücünün, afetten ne kadar etkilendiğiyle değil, afet karşısında ne kadar hazırlıklı olduğu ile ölçülebileceğini belirtti. Afetlerin kader olmadığını, bilimin, eğitimin, iş birliğinin ve vicdanın rehberliğinde yönetilebilir bir gerçeklik haline getirilebileceğini ifade eden Doç. Dr. Kübra GÜRAN YİĞİTBAŞI, bu noktada, afetler karşısında en kırılgan gruplardan biri olan engelli bireylerin ihtiyaçlarını merkeze almanın sadece bir sosyal sorumluluk değil; aynı zamanda insan haklarının, eşitliğin ve adaletin gereği olduğunu vurguladı.

    Afyonkarahisar’daki ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, özel gereksinimli bireyler, refakatçiler ve AFAD gönüllüsü can dostlarının katılımıyla iki gün süren çalıştay büyük bir katılım ve başarıyla tamamlandı. Çalıştay sonuçlarının engellilerin afetlerde yaşayabileceği sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirten Proje Koordinatörü Şerife Aksoy Ünal, aynı zamanda bu sonuçların proje kapsamında ortaya konacak olan Mobil Uygulama İl Analizine de büyük katkı sağlayacağını belirtti.

    Çalıştaya büyük katkı sağlayan ve programın kendilerini çok memnun ettiğini ifade eden engelli bireyler ve aileleri ise Afyonkarahisar’da fayda sağlayan bu tür projelerin belirli aralıklarla yapılmasının her açıdan faydalı olacağını söylediler.

                           ÇALIŞTAYDAN EDİNDİĞİM TEMEL ÇIKTILAR

    Çalıştay,  toplantı olmaktan öteye geçerek, afet yönetimindeki “kör noktalarımızı” aydınlattı. Alınan kararların özü, artık afet planlarının  kapsayıcı ve hak temelli olması gerekliliğinin altı çizildi.

    Kapsayıcı Acil Durum Planları: Engellilik türüne özel (görme, işitme, hareket vb.) tahliye ve barınma yöntemlerinin, standart bir prosedür haline gelmesi.

       Erişilebilirlik Standartları: Afet toplanma ve barınma alanlarında (çadır kentler, konteynerler) erişilebilir tuvalet, rampalar ve acil durum işaretlerinin zorunlu hale getirilmesi.

    Özel Eğitimli Gönüllü Ordusu: İşaret dilini bilen, tahliye tekniklerine hakim, engelli bireylerle iletişim kurma becerisi geliştirmiş özel AFAD gönüllü ekiplerinin kurulması.

    Engelli Veri Entegrasyonu: Afet anında kimin, nerede, ne tür yardıma ihtiyacı olduğunun önceden bilinmesini sağlayacak veri tabanı entegrasyonu.

    Bu adımlar, Afyonkarahisar’ı, “Kapsayıcı ve Dirençli Şehirler” vizyonuna ulusal düzeyde katkı sunan bir öncü il konumuna yükseltecektir.

    Sevgili okurum, bir köşe yazarının en büyük arzusu, yazdıklarının sadece okunması değil, değişime ilham vermesidir. “farkıMda mısın?” projesi ile yakılan bu ışık, 13-14 Kasım’daki çalıştay ile artık bir meşaleye dönüştü.

    Bu meşalenin ateşi, sadece Afyon’da kalmamalıdır. Türkiye’nin 81 ilindeki Valiliklere, AFAD Müdürlüklerine ve tüm yerel yönetimlere çağrımdır.

    Afyonkarahisar, afet yönetiminin en hassas, en insani ve en zorlu meselesinde bir yol haritası çizmiştir. Bu detaylı planlar ve duygusal yükü ağır sorumluluk, bir an önce tüm illere aktarılmalı, yerelleştirilmeli ve uygulamaya konulmalıdır.

      Sayın Valimizin bu projeye gösterdiği gönülden destek, tüm Türkiye’deki kamu yöneticilerine net bir subliminal mesaj veriyor: Yönetim, sadece bütçe ve yoldan ibaret değildir; yönetim, en kırılgan vatandaşının güvenliğini sağlama sanatı ve vicdanıdır.

      Unutmayalım ki, bir toplumun gücü, en zayıf halkasına sağladığı güvence ile ölçülür. Afyon’dan yükselen bu ses, artık tüm Türkiye’yi kapsayacak bir “Eyleme Çağrı” dır.

      “farkıMda kalın”

    Hayatı Engelsiz Sayın

  • Afyonkarahisar’da tır ile otomobilin çarpıştığı kazada 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde tır ile otomobilin çarpışması sonucu 1'i çocuk 2 kişi öldü, 1'i çocuk 2 kişi yaralandı.

    N.Ö, (25) idaresindeki 51 KB 833 plakalı tır, Afyonkarahisar – Kütahya kara yolu Cumalı kavşağında B.A'nın (26) kullandığı 48 ATV 409 plakalı otomobille çarpıştı.

    Kazada otomobil sürücüsü B.A. hayatını kaybetti, araçtaki B.A. (12), Y.A. (8) ve tır sürücüsü N.Ö. yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Ambulanslarla Afyonkarahisar'daki hastanelere kaldırılan yaralılardan B.A. da (12) müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Tır sürücüsü N.Ö, hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alındı.

  • ÖZEL HABER – MasterChef Nigar Akyıldız, çekimlere ilimizden başladı: İLK ROTA AFYONKARAHİSAR

    ÖZEL HABER – MasterChef Nigar Akyıldız, çekimlere ilimizden başladı: İLK ROTA AFYONKARAHİSAR

    “Nigar ile Lezzet Yolu”nun açılış bölümü gastronomi şehri Afyonkarahisar’da çekiliyor. Ünlü şef ve 2024 MasterChef yarışmacısı Nigar Akyıldız, ilimizin yöresel mutfağını, kültürel zenginlikleri, tarihi dokusu ile kentin öne çıkan lezzetlerini tanıttı.

    Kanal 3 ekranlarında çok yakında yayınlanacak olan “Nigar ile Lezzet Yolu” programının ilk çekimleri, Türkiye’nin gastronomi başkentleri arasında gösterilen Afyonkarahisar’da başladı. Ünlü şef ve 2024 MasterChef yarışmacısı Nigar Akyıldız, programın açılış bölümü için Afyonkarahisar’ın yöresel mutfağını, kültürel zenginliklerini ve tarihi dokusunu yerinde keşfe çıkarak kentin öne çıkan lezzetlerini izleyicilerle buluşturdu. Akyıldız’ın Afyonkarahisar’daki çekimleri hem kentte büyük ilgi gördü hem de şehrin gastronomi turizmine önemli katkı sağladı.

    VALİ DOÇ. DR. KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI, PROGRAM EKİBİNİ MAKAMINDA KABUL ETTİ


    Program çekimlerinin ilk gününde Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Kanal 3 Bölge Koordinatörü Berna Türksoy ve Şef Nigar Akyıldız’ı makamında kabul etti. Vali Yiğitbaşı, kabul sırasında yaptığı açıklamada Afyonkarahisar’ın hem Türkiye hem de dünya gastronomisi açısından büyük bir marka haline geldiğine dikkat çekti. Şehrin geleneksel lezzetlerinin son dönemde yeniden yükselişe geçtiğini ifade eden Yiğitbaşı; Sucuk ve pastırmada alınan AB Coğrafi İşaret Tescili, köklü yemek kültürü, 7 yıldır devam eden Uluslararası Gastronomi Festivali, termal ve doğa turizmi ile şekillenen gastronomik çeşitlilik gibi unsurların Afyonkarahisar’ı benzersiz bir destinasyon haline getirdiğini belirtti. Şehrin konaklama kapasitesi, turizm altyapısı ve misafirperver insanıyla Türkiye’nin en güçlü gastronomi şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, “Afyonkarahisar her yönüyle keşfedilmeye değer bir şehir. Bu programın şehrimizin tanıtımına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

    BELEDİYE BAŞKANI BURCU KÖKSAL: AFYONKARAHİSAR LEZZETLERİYLE ÖRNEK BİR ŞEHİR


    Programın şehirdeki ziyaretleri kapsamında Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da Şef Nigar Akyıldız’ı makamında ağırladı. Köksal, program için özel bir röportaj vererek gastronominin Afyonkarahisar turizmine olan etkisini değerlendirdi. Başkan Köksal, Afyonkarahisar’ın yüzlerce yıllık yemek kültürünün, bugün uluslararası platformlarda bile karşılık bulduğunu belirterek şunları söyledi: “Afyonkarahisar’ın lezzetleri sadece damak tadı değil, bir kültür mirasıdır. Bu şehirde her yemek ayrı bir hikâye barındırır. Hem yerli hem yabancı tüm misafirlerimizi bu eşsiz tatları yerinde deneyimlemeye davet ediyorum.” Köksal ayrıca, gastronomi yatırımlarının ve tanıtım çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

    THE S CAFE BISTRO’DA TANDIR ÇORBASI VE ETLİ SEBZELİ LOKUM


    Programın ilk çekim durağı ise Sayın Vakfı’na bağlı The S Cafe Bistro oldu. Nigar Akyıldız burada Afyonkarahisar mutfağının en özel lezzetlerinden tandır çorbası ve etli sebzeli lokum yemeklerini ustalar eşliğinde hazırladı. Hazırlık süresince hem geleneksel pişirme tekniklerini anlattı hem de bölgenin gastronomik mirasını ekrana yansıttı. Akyıldız’ın ustalarla gerçekleştirdiği sohbetler keyifli görüntülere sahne oldu. Tandır çorbası ve etli sebzeli lokumun yapım aşamaları detaylarıyla anlatılırken, programın bu bölümü Afyonkarahisar’ın tanıtımı açısından önemli bir vitrin oluşturdu.

    GASTRONOMİ KONAĞI’NDA ZÜLBİYE, SARMALAR VE EKMEK KADAYIFI


    Şehrin gastronomi mirasını detaylıca tanıtmayı amaçlayan program, ikinci durağında Gastronomi Konağı’na geçti. Akyıldız burada Afyon mutfağının köklü tatlarını hazırladı: Zülbiye, ince işçilik gerektiren yaprak sarma, bölgeye özgü sade ekmek kadayıfı ve Afyon’un meşhur vişneli ekmek kadayıfı. Ünlü şef bu tariflerin püf noktalarını izleyiciler için paylaştı. Özellikle ekmek kadayıfının yöresel sunumu, programın öne çıkan lezzet sahneleri arasında yer aldı.

    3 BİN YILLIK FRİGYA AYAZİNİ’NDE KÖY SOFRASI KURULDU


    Akyıldız’ın Afyonkarahisar çekimlerinin en etkileyici duraklarından biri de 3 bin yıllık Frigya Ayazini oldu. Tarihi atmosferiyle öne çıkan bölge, çekimlerde hem doğal bir plato hem de kültürel bir sahne oluşturdu. Burada yöre halkıyla bir araya gelen Nigar Akyıldız, geleneksel Frigya köy sofralarında gözleme ve katmer yaptı. Yöresel ezgiler eşliğinde gerçekleşen çekimlerde hem bölgenin tarihi zenginliği hem de sıcak köy kültürü izleyiciye aktarıldı.

    AFYON ÇARŞISINDA LOKUM TADIMI VE VATANDAŞLARLA RENKLİ ANLAR


    Program çekimleri kent merkezinde de devam etti. Nigar Akyıldız, Afyon’un ünlü çarşısını gezerek farklı lokum çeşitlerini tattı, esnafla sohbet etti ve vatandaşlarla hatıra fotoğrafları çektirdi. Afyonkarahisar’ın sokak kültürü, samimiyeti ve lezzet gelenekleri bu bölümde ekrana taşındı. Kent merkezindeki lezzetleriyle ünlü Kayrak Börek, Öztaylan Lokumculuk, İkbal Lokumculuk, Zekiler Şarküteri, Mühsürler Et ve Musakka Restorant’a konuk olan Akyıldız, Afyonkarahisar’ın lezzetlerini izleyicilere tanıtma fırsatı buldu.

    MEVLEVİ KONAĞI’NA ÖZEL ZİYARET

    Mevlevi Konağı’nı da ziyaret eden Akyıldız, Mevlevi Kültürünü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hacer Aran’dan bilgiler aldı. Mevleviliğin Konya Asitanesi’nden sonra ikinci ziyaret mekanı olarak Afyonkarahisar Mevlevihanesi, ilimizin en uğrak noktalarından birtanesi… Kentteki sivil toplum kuruluşları her yıl Hazreti Mevlana Celalettin Rumi’yi çeşitli etkinliklerle anarak Mevlevilik kültürünü yaşatıyor. Daha sonra Ulu Cami, Afyon kalesi ve renkli tarihi sokaklar ziyaret edildi.

    “NİGAR İLE LEZZET YOLU” ÇOK YAKINDA KANAL 3’TE


    Afyonkarahisar’da çekilen bu geniş kapsamlı açılış bölümü, hem şehrin gastronomi zenginliğini hem de kültürel çeşitliliğini izleyiciye sunmaya hazırlanıyor. Tandır çorbasından zülbiyeye, ekmek kadayıfından lokuma kadar pek çok yöresel tat ekranlara gelirken; tarihi Frigya’dan şehir çarşısına kadar uzanan rota izleyiciye benzersiz bir deneyim yaşatacak. “Nigar ile Lezzet Yolu” çok yakında Kanal 3 ekranlarında başlıyor. Bu program kaçmaz!

  • Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    AFSÜ Diş Acil Polikliniğinin ilk misafiri, 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Erdem Ege oldu. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, AFSÜ Diş Acil Polikliniği’nin hizmet vermeye başladığı ilk gün sabah saatlerinde, ADSUAM’da incelemelerde bulunarak Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Evcil, ADSUAM Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Akpınar ve görevli personelimizden bilgi aldı.

    AFSÜ’NÜN 7/24 DİŞ ACİL HİZMETİ TÜRKİYE’DE BİR İLK


    Acil polikliniğin, hafta içi günlerde saat 17.00’dan ertesi gün sabah 08.30’a kadar, hafta sonları ise Cuma 17.00’dan pazartesi sabahı 08.30’a kadar hasta kabul edeceğini açıklayan Prof. Dr. Aslan, “Halkımızın, AFSÜ’nün güvenilir uzman kadrosundan 7/24 diş acil hizmeti almakla ilgili beklentisini gidermek bizlere nasip oldu. Bu uygulamamız, Türkiye’deki üniversitelerin bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri arasında da bir ilk olma özelliği taşıyor. Afyonkarahisar’ımıza ve bütün hemşerilerimize hayırlı olsun.” dedi. Prof. Dr. Aslan, AFSÜ’nün vizyoner yönetim anlayışının ve öncü rolünün somut bir yansıması olan Diş Acil Polikliniği uygulamasının, Afyonkarahisar’da sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

    MESAİ SAATLERİ DIŞINDA DA HİZMET VERECEK


    Prof. Dr. Aslan, “Teknik altyapıya ve mevzuata dair hazırlıklarımızı tamamlayarak, tam da vadettiğimiz tarihte bu önemli hizmeti halkımıza sunmaya başlamamızda emeği geçen bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Prof. Dr. Aslan şunları söyledi: “İki hekim, hemşire ve yeterli sayıda yardımcı sağlık personeli ile yola çıktığımız AFSÜ Diş Acil Polikliniğinde ekibimiz, mesai saatleri dışında vatandaşlarımızın karşılaştığı ani diş ağrıları, travmalar ve enfeksiyonlar için hizmet verecek. Buraya ani diş ağrısı, diş apsesi, diş, çene ve yüz travması ile başvuran vatandaşlarımıza, diş çekimi, apse drenajı, diş ağrılarını dindirme ve travma tedavisi gibi işlemler yapılacak.”

    “NİTELİKLİ BİR AKADEMİK KADROYA SAHİBİZ”


    On dört yıl önce, 2011’de kurulan Diş Hekimliği Fakültemiz bünyesinde, 2012 yılından bu yana hasta kabul ediliyor. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili hemen tüm alanlarda nitelikli bir akademik kadroya sahibiz. Bu kurumsal tecrübe birikimini ve kalifiye insan sermayemizi halkımızın sağlık hizmetlerine en efektif biçimde sunmak bizim için bir zorunluluktur. Bu bilinçle ve kararlılıkla hem ADSUAM bünyesinde hem de diğer birimlerimizde, personelimizin memnuniyetini de halkımızın beklentilerini de gözeterek, kalıcı adımlar atmaya inşallah devam edeceğiz.”

  • Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri, Belçika temasları kapsamında Türk toplumu, iş dünyası ve öğrencilerle kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyarete; Belçika–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ali Özkaya, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi İbrahim Yurdunuseven, Milletvekili Hasan Arslan, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ve Bayat Belediye Başkanı Halil İbrahim Bodur katıldı.

    DİPLOMATİK TEMASLAR VE İKİLİ İLİŞKİLER

    Heyet, Brüksel’de Türkiye’nin Büyükelçiliği ile çeşitli diplomatik temsilciliklerde görüşmeler yaptı. Ziyaretlerde Türkiye–Belçika ilişkilerinin siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

    TÜRK ESNAF VE İŞ DÜNYASIYLA BULUŞMA

    Program kapsamında milletvekilleri ve belediye başkanları, Belçika’daki Türk esnaflarını ve iş insanlarını ziyaret etti. Heyet, vatandaşların taleplerini dinledi; Türkiye’deki yatırım fırsatlarını aktararak iş dünyasını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet etti. Heyet, “Meslekte Birlik Proje Buluşması” çerçevesinde Brüksel’de üniversite eğitimi alan Türk öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilere kariyer planlaması, mesleki gelişim ve Türkiye’nin geleceğine katkı sunabilecekleri alanlara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.

    GURBETÇİLERLE SAMİMİ GÖRÜŞMELER

    Ziyaret süresince Emirdağlı gurbetçiler başta olmak üzere Belçika genelindeki Türk vatandaşlarıyla samimi buluşmalar yapıldı. Toplumun beklenti ve taleplerine yönelik karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

    YURDUNUSEVEN: BRÜKSEL, EMİRDAĞ’IN AVRUPA’DAKİ BAŞKENTİDİR

    İbrahim Yurdunuseven, Brüksel’de çok güçlü bir Emirdağ ve Afyonkarahisar nüfusu bulunduğunu vurgulayarak, memlekete yeni yatırımlar kazandırma hedefiyle MÜSİAD ve iş insanlarıyla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Emirdağ’ın son 10 yılda önemli bir atılım yaptığına, organize sanayinin hızla geliştiğine dikkat çekti.

    ÖZKAYA: GENÇLERİMİZİN BAŞARISI GURUR VERİYOR

    Ali Özkaya, Belçika’daki hemşerilerin güçlü bağlarını ve artan refah seviyesini memnuniyetle gözlemlediklerini ifade etti. Avrupa’da eğitim alan gençlerin Türkiye’ye donanımlı şekilde dönecek olmasının büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.

    ARSLAN: NEREDE BİR TÜRK TOPLULUĞU VARSA BİZ ORADAYIZ

    Hasan Arslan, Avrupa’daki Türk toplumunun güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, milletvekili olarak vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemenin önemine değindi. Hemşerilerin misafirperverliğine teşekkür eden Arslan, Türk topluluklarının her zaman yanında olacaklarını söyledi.

    TEMASLARIN BEKLENEN SONUÇLARI

    AK Parti heyetinin Belçika programının Türkiye–Belçika ilişkilerine katkı sağlaması ve yurt dışında yaşayan Türk toplumunun beklentilerine yönelik önemli adımlar atılması bekleniyor.

  • TŞOF, Afyon’da esnafın nabzını tuttu

    TŞOF, Afyon’da esnafın nabzını tuttu

    Toplantıda, başkanların illerinde ve federasyonlarında yürüttükleri çalışmalar, sahadan aldıkları izlenimler, tecrübeler ve öneriler doğrultusunda; esnaf ve sanatkarların ülke genelinde karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Ortak akıl ve istişare kültürü çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu çözüm önerileri ve atılacak adımlar belirlendi. Toplantıya; Ankara, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bolu, Burdur, Çankırı, Denizli, Edirne, Elazığ, Erzincan, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Sinop, Şırnak, Tekirdağ, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat ve Zonguldak illerinin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlarının yanı sıra, çeşitli federasyon genel başkanları ve birlik yöneticileri katılım sağladı.

    ESNAF VE SANATKARLARIN ÜLKE GENELİNDE KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR KAPSAMLI ŞEKİLDE ELE ALINDI

    Ayrıca, TŞOF’un faaliyetleri ve tesislerinde yürütülen çalışmalar ile bunlar sonucu elde edilen kazanımları içeren video sunumu katılımcılarla paylaşıldı. Ulaşım esnafının sorun, talep ve beklentilerine yönelik çalışmalar ile tesislerde devam eden modernizasyon süreçleri detaylı biçimde aktarıldı. Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, toplantının teşkilatın güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Sorunları çözme, taleplere karşılık verme ve esnaf teşkilatımızın geleceğini şekillendirme noktasında çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Program, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ESOB ve Federasyon Başkanlarının birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları vermesinin ardından, çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

    TÜRKİYE ŞOFÖRLER VE OTOMOBİLCİLER FEDERASYONU (TŞOF) DANIŞMA KURULU TOPLANTISI, GENEL BAŞKAN MEHMET YİĞİNER’İN ÖNCÜLÜĞÜNDE AFYONKARAHİSAR’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (İHA/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Danışma Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde Afyonkarahisar’da gerçekleştirildi.
  • Bu pazar dua ile açılıyor

    Bu pazar dua ile açılıyor

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde hafta sonu kurulan semt pazarının dua ile açılma geleneği devam ediyor.

    Şuhut ilçesinde uzun yıllardır sürdürülen Cumartesi Pazar Duası geleneği, her hafta olduğu gibi bu hafta da yapıldı. İlçede birlik, bereket ve huzurun simgesi hâline gelen dua vatandaşların ve esnafın yoğun katılımıyla yapıldı. Her pazar açılışında yapılan dua ile esnafa helal ve bereketli kazanç, halkın sağlık, huzur ve güvenliği, ile ilçenin bolluk ve refahı için niyazda bulunuluyor.

    Şuhut’ta pazar duası geleneğinin mimarı olarak bilinen merhum Abdullah Şenbabaoğlu, yıllar önce bu uygulamayı başlatarak ilçede örnek bir sosyal dayanışma kültürünün oluşmasına vesile olmuştu. Bugün hâlâ sürdürülen bu anlamlı gelenek, hem esnaf hem de vatandaşlar tarafından büyük takdir topluyor.

  • Yapay Zeka İle Oluşturulan Sanatçı Breaking Rust Billboard Listesinde Zirveye Yerleşti

    Yapay Zeka İle Oluşturulan Sanatçı Breaking Rust Billboard Listesinde Zirveye Yerleşti

    Breaking Rust Tarihe Geçti
    Yapay zeka ile oluşturulan country “şarkıcısı” Breaking Rust, Billboard’un Country Dijital Şarkı Satışları listesinde 1 numaraya yükseldi. Bu, yapay zekayla üretilen bir müziğin ABD’de ilk kez liste başına yerleşmesi anlamına geliyor.

    Viral Parça Spotify’da Milyonlarca Dinlendi
    Breaking Rust’ın ‘Walk My Walk’ adlı şarkısı Spotify’da 3,5 milyondan fazla dinlendi. Sanatçının doğrulanmış bir profilinin olduğu platform, daha önce de yapay zekayla oluşturulan projelere alan açmasıyla biliniyor. Diğer parçaları ‘Livin’ on Borrowed Time’ ve ‘Whiskey Don’t Talk Back’ ise sırasıyla 4 milyon ve 1 milyondan fazla dinlenmeye ulaştı.

    Sanatçı Hakkında Sınırlı Bilgi Var
    Breaking Rust hakkında bilinenler sınırlı. Instagram’da yaklaşık 43 bin takipçisi bulunuyor ve Linktree biyografisinde yalnızca “Savaşçılar ve hayalperestler için müzik” ifadesi yer alıyor. Paylaşılan videolar, karla kaplı tren raylarında yürüyen, yağmur altında şapkasını düzelten ve fabrika çıkışlı Ben Affleck benzeri karakterlerin yer aldığı yapay zeka üretimi görsellerden oluşuyor.

    Dinleyiciler Yapay Zekayı Ayırt Edemiyor
    Fransa merkezli müzik yayını servisi Deezer’ın anketine göre, insanların yüzde 97’si gerçek müzik ile yapay zekayla üretilen müzik arasındaki farkı anlayamıyor. Bazı dinleyiciler sanatçının insan olup olmadığını bilmezken, şarkı sözlerine övgü diziyor ve turneye çıkmasını istiyor.

    Toplumsal Tepkiler ve Yorumlar
    Dinleyicilerden biri “Sesine bayıldım! Harika sözler! Daha fazlasını istiyorum” yorumunu yaparken, bir diğeri “Bu gerçekten bir adam mı bilmiyorum ama şarkıları favorilerimden” dedi. YouTube kullanıcıları ise “ŞARKIYI SEVİYORUM, KİMİN YAPTIĞI ÖNEMLİ DEĞİL!” ifadelerini paylaştı.

  • Çanakkale’de Yıldırım-2025 Seferberlik Tatbikatı Başarıyla İcra Edildi

    Çanakkale’de Yıldırım-2025 Seferberlik Tatbikatı Başarıyla İcra Edildi

    Çanakkale’de Yıldırım-2025 Tatbikatı Düzenlendi

    Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde bulunan 18’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nda Yıldırım-2025 Seferberlik Tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikatın amacı; seferberlik sisteminin işlerliğini test etmek, yedek personelin sefer görevlerine yönelik eğitimlerini tamamlamak ve savaş halinde bakanlıklar ile kamu kurumlarının Türk Silahlı Kuvvetleri ile yürüteceği faaliyetlerin uyumunu değerlendirmek olarak açıklandı.

    Tören Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile Başladı
    Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tugay Komutanı Tuğgeneral Haluk Erdem, konuşmasında barış döneminde yapılan kapsamlı seferberlik hazırlıklarının önemine dikkat çekerek, Yıldırım Serisi Tatbikatları’nın bu amaçla belli dönemlerde icra edildiğini belirtti.

    Yedek Personelin Sefer Görevi Eğitimleri Yapıldı
    Tatbikat kapsamında seferberlik durumunda göreve çağrılacak yedek personelin işlemleri çadırlarda gerçekleştirildi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman ve beraberindeki heyet, hazırlık alanlarını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi.

    Silah Sergisi ve Tatbikat Faaliyetleri İlgi Gördü
    Yerli ve millî imkânlarla üretilen silahların sergilendiği alanda heyet bilgilendirildi. Tatbikata katılan birlikler sahada atış, taarruz ve tahliye gibi faaliyetleri başarıyla icra etti.

    Geniş Kapsamlı Katılım Sağlandı
    Tatbikata Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Asal Genel Müdürü Tümgeneral Hurşit Ağırcan, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak ve kurum temsilcileri katıldı.

  • Ankara’da Kızılay Tabelası Önünde Bıçaklama: Popüler Tabela Dikenli Tellerle Çevrildi

    Ankara’da Kızılay Tabelası Önünde Bıçaklama: Popüler Tabela Dikenli Tellerle Çevrildi

    Popüler Kızılay Tabelası Yeniden Gündemde
    Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Kennedy Caddesi’nde bulunan Kızılay yön tabelası, sosyal medyada popüler hale gelmesiyle gençlerin fotoğraf durağı haline geldi. Daha önce defalarca sökülüp çalınan ve kirletilen tabela, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından birçok kez yenilenmişti.

    Tartışma Sonrası Bıçaklama Olayı Yaşandı
    Tabelanın önünde her gün uzun kuyruklar oluşurken, dün akşam saatlerinde sırada çıkan tartışma büyüdü ve bir kişi bıçaklandı. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bıçaklanan kişinin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

    Tabelanın Etrafına Dikenli Tel Çekildi
    Yaşanan olayların ardından ABB ekipleri bu sabah erken saatlerde tabelanın etrafını tamamen dikenli tellerle sardı. Belediye, hem tabelanın korunması hem de güvenlik riskinin azaltılması adına bu önlemi devreye aldı.

  • Şanlıurfa’da İnşaatta Göçük: Beton Dökümü Sırasında Çöken İnşaatta 2 İşçi Hayatını Kaybetti

    Şanlıurfa’da İnşaatta Göçük: Beton Dökümü Sırasında Çöken İnşaatta 2 İşçi Hayatını Kaybetti

    Beton Dökümü Sırasında Göçük Meydana Geldi
    Şanlıurfa’da inşaatı devam eden tek katlı bir iş yerinde beton dökümü sırasında aniden göçük oluştu. İnşaat alanında çalışan işçiler toprak ve demir yığınlarının altında kaldı.

    İki İşçi Hayatını Kaybetti
    Göçüğün ardından bölgeye sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Enkaz altında kalan beş işçi kurtarılarak hastaneye götürüldü. Ancak yaralı işçilerden ikisi, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Üç İşçi Yaralı Kurtarıldı
    Göçükte yaralanan diğer üç işçinin tedavilerinin hastanede sürdüğü bildirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün Tuzla Tersanelerini Ziyaret Etti: Mavi Vatan Projelerinde Takvim Aksama Yok

    Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün Tuzla Tersanelerini Ziyaret Etti: Mavi Vatan Projelerinde Takvim Aksama Yok

    T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN, Tuzla Tersaneler Bölgesi’ndeki tersaneleri ziyaret ederek devam eden projeler hakkında bilgi aldı; konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

    Prof. Dr. Haluk Görgün: “ Mavi Vatan’ın güvenliği ve geleceği için emek veren kıymetli tersanelerimizi yerinde ziyaret ederek yürüyen projelerimizi kapsamlı biçimde değerlendirdik. Dearsan Tersanesi, Ada Tersanesi, Sedef Tersanesi, ADİK Anadolu Tersanesi, İstanbul Denizcilik ve Desan Tersanesi olmak üzere sektörümüzün öncü tesislerinde devam eden çalışmaların her bir safhasını detaylıca inceleme fırsatı bulduk.

    Türkiye bugün aynı anda yaklaşık 10 tersanede, 40’a yakın deniz platformunu eşzamanlı üretebilen güçlü bir ekosisteme sahip.
    Bu büyük yapının arkasında; Yüzlerce alt yüklenicinin emeği, Binlerce nitelikli personelin yetkinliği, On binlerce alt sistemin kusursuz uyumu, Yüksek yerlilik oranı ve teknoloji birikimi yer alıyor.

    Bu sinerji yalnızca kendi donanmamızın ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda dost ve müttefik ülkelerin taleplerine cevap verebilen küresel ölçekte bir üretim kabiliyeti oluşturuyor.

    Faaliyetimiz kapsamında;

    İnşası devam eden MİLGEM sınıfı gemilerin hem içine girerek hem de güverte ve üst yapı bölgelerinde incelemeler yaparak platformların son durumunu yerinde değerlendirdik.

    İstanbul Tersanesi’nde devletten devlete yaptığımız anlaşma kapsamında Malezya Kraliyet Donanması için inşa edilen üç adet Littoral Mission Ship (LMS) projesini de yerinde inceledik.

    Üretimi tamamlanan ve suya indirilme hazırlıkları süren LÇT Çıkarma Gemilerinin üzerine çıkarak son kontrolleri ve teslimat aşamasındaki hazırlıkları yerinde değerlendirdik.

    Mayın Avlama Gemisi’nin inşa sürecini ve teknik ilerlemelerini sahada detaylı biçimde inceleyerek proje ekibinden kapsamlı bilgi aldık.

    Tüm projelerimizin takvimlerinde herhangi bir aksama olmadan planlandığı şekilde ilerlediğini görmekten büyük bir memnuniyet duyduk.

    Ayrıca denizcilik alanında yüksek seviyeye sahip ülkelerden biri olan Portekiz için üreteceğimiz Denizde İkmal ve Lojistik Gemisi’nin ilk saç kesim törenini de gerçekleştirdik. STM ana yükleniciliğinde, Ada Tersanesi tarafından inşa edilecek olan bu değerli platformu Avrupalı bir müttefikimiz için hayata geçirmenin gururunu yaşadık.

    Türkiye, Asya-Pasifik’ten Körfez’e, Afrika’dan Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada güvenlik, istikrar ve barışın güçlenmesi için üretmeye, yenilik geliştirmeye ve güçlü iş birlikleri kurmaya kararlılıkla devam edecektir.

    Bu vesileyle; projelerimizi omuzlayan ana yüklenicilerimize, üretimin her aşamasında kritik rol üstlenen alt yüklenicilerimize, sahada ve ofiste alın teri döken mühendislerimize, teknisyenlerimize ve binlerce emekçiye, gösterdikleri gayret ve ortaya koydukları yüksek standart için gönülden teşekkür ediyorum.

    Tarihi kahramanlıklar ve zaferlerle dolu Donanmamızı yerli milli platformlarımızla en yenilikçi yaklaşım ve son teknolojilerle donatmaya devam edeceğiz.”

  • Muazzez Abacı’ya İstanbul’da Duygusal Veda: Türk Sanat Müziğinin Efsanesi Sonsuzluğa Uğurlandı

    Muazzez Abacı’ya İstanbul’da Duygusal Veda: Türk Sanat Müziğinin Efsanesi Sonsuzluğa Uğurlandı

    Muazzez Abacı İçin AKM’de Veda Töreni Düzenlendi
    Türk sanat müziğinin unutulmaz isimlerinden Muazzez Abacı, Amerika’da geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirmesinin ardından İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı. Abacı için Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, sanat camiasından birçok isim ve sevenleri katıldı.

    Bakan Ersoy: Bir Kültürel Miras Olarak Anılacak
    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, törende yaptığı konuşmada, Abacı’nın yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu söyledi. Onun Türk sanat müziğine bıraktığı katkıların unutulmayacağını ifade etti.

    Muazzez Ersoy’un Duygusal Sözleri
    Adını Muazzez Abacı’dan alan Muazzez Ersoy, törende yaptığı konuşmada ismini gururla taşıyacağını söyledi. Abacı ile son sahne anısının kendisi için çok özel olduğunu belirterek duygularını paylaştı.

    Emel Sayın: Çok Doğal ve Çok İyi Bir İnsandı
    Törene katılan Emel Sayın, Abacı’nın doğal tavırlarıyla çevresindekileri zaman zaman güldüren bir kişiliğe sahip olduğunu anlattı. Amerika’da huzur bulduğunu söyleyen Abacı’nın bu sözlerinin hafızasında kaldığını dile getirdi.

    Orhan Gencebay: Türk Musikisinin Büyük Bir Yorumcusu
    Orhan Gencebay, Abacı’nın Türk musikisine üst düzeyde hizmet etmiş bir yorumcu olduğunu söyledi. Yıllarca birlikte çalıştıklarını ifade ederek sanatçıya rahmet dileklerinde bulundu.

    Hayatı, Sanatı ve Son Yolculuğu
    Muazzez Abacı, 5 Kasım’da New York’ta kalp krizi geçirmiş, stent takılmasının ardından böbreklerinde gelişen komplikasyon nedeniyle yoğun bakıma alınmıştı. 12 Kasım’da hayatını kaybeden usta sanatçının cenazesi İstanbul’a getirildikten sonra ailesine teslim edildi.
    1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Abacı, yüzlerce konser vererek ve sayısız programda yer alarak Türk sanat müziğine adını altın harflerle yazdırdı.
    Sanatçı, 17 Kasım Pazartesi günü Ankara Kocatepe Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.