Kategori: Gündem

  • Bayramda müze ve ören yerlerine büyük ilgi

    Bayramda müze ve ören yerlerine büyük ilgi

    Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, müze ve ören yerlerinde yoğun ziyaretçi hareketliliği yaşandı.

    Bayram tatilinde en fazla ziyaretçi ağırlayan kültür durağı 119 bin 143 ziyaretçiyle Efes Ören Yeri oldu. Efes’i 113 bin 34 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis (Pamukkale) ve 65 bin 446 ziyaretçiyle Şanlıurfa Göbeklitepe ören yerleri izledi.

    Göbeklitepe’nin ardından listenin üst sıralarında yer alan Nevşehir Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ve Zeugma Mozaik Müzesi ise 48 bin 843 ziyaretçiyi ağırladı.

    Göreme Ören Yeri 48 bin 291, Trabzon Sümela Manastırı 37 bin 562, Antalya Phaselis Ören Yeri 33 bin 919, Galata Kulesi 29 bin 587 ve Nevşehir Derinkuyu Yeraltı Şehri 27 bin 626 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi.

    Kurban Bayramı süresince müze ve ören yerlerinde ziyaretçi yoğunluğu tatilin her gününde yüksek seviyelerde seyretti.

    Müze ve ören yerlerinde arife gününde 163 bin 815 ziyaretçi ağırlandı, bu sayı bayramın birinci gününde 150 bin 86 olarak gerçekleşti.

    Bayramın ikinci gününde 208 bin 907, üçüncü gününde 252 bin 127, dördüncü gününde ise 219 bin 017 ziyaretçi müze ve ören yerlerini ziyaret etti.

    Bayram tatilinin ardından gelen pazar gününde de 118 bin 310 ziyaretçi kültür rotalarını tercih etti.

    “DÖRT BİR YANDAKİ KÜLTÜR ROTALARI ZİYARETÇİLERİMİZLE DOLDU”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin kültür rotalarının bayram tatilinde ziyaretçilerle dolduğunu belirtti.

    Müzelerde ve ören yerlerinde hayata geçirdikleri restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışlarının kültür rotalarına olan ilgiyi her geçen gün daha da arttırdığına işaret eden Ersoy, bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadıklarını kaydetti. Bakan Ersoy, şunları ifade etti:

    “Türkiye’nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız, Efes Ören Yeri 119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ziyaretçi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi 48 bin 843 ziyaretçi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum.” >>>AA

  • Reha Muhtar öldü mü? Neden öldü?

    Türk televizyon haberciliğinin duayen isimlerinden, kendine has sunum tarzı ve unutulmaz programlarıyla hafızalara kazınan ünlü televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, 3 Haziran 2026 sabahı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Son dönemde ciddi sağlık sorunları yaşayan ve hastanede yoğun bakım ile klinik tedavi süreçleri devam eden usta televizyoncunun vefat haberi, medya dünyasında ve sevenleri arasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. İşte Türk medyasında bir döneme damgasını vuran Reha Muhtar’ın ölümüne dair ilk detaylar ve kariyer yolculuğu…

    Reha Muhtar Neden Öldü?

    Uzun bir süredir çeşitli kronik rahatsızlıkları bulunan ve hastanede uzman doktorların gözetimi altında tedavi gören Reha Muhtar, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 3 Haziran 2026 sabahı hayata gözlerini yumdu. Ölüm nedenine ilişkin hastane yönetiminden ve aile yakınlarından henüz çok detaylı bir epikriz raporu paylaşılmamış olmakla birlikte, usta televizyoncunun bir süredir genel sağlık durumunun bozulması nedeniyle klinik tedavi altında olduğu biliniyordu. Cenaze programı ve defin işlemlerine dair detayların gün içinde ailesi tarafından duyurulması bekleniyor.

    Türk Televizyonculuğunda Bir Dönemin Sonu: Reha Muhtar Kimdir?

    21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğan Reha Muhtar, Türk medya tarihinin en özgün ve popüler figürlerinden biriydi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndan mezun olan Muhtar, habercilik kariyerine 1980 yılında Milliyet gazetesinde başladı.

    Kariyer basamaklarını hızla tırmanan usta isim, TRT’nin Atina muhabirliğini yaparak adını tüm Türkiye’ye duyurdu. Yunanistan’daki başarılı muhabirlik yıllarının ardından televizyon haberciliğinde yeni bir çağ başlattı:

    TRT ve ardından özel kanallarda hazırlayıp sunduğu “Ateş Hattı” programıyla siyaset ve toplum gündemini belirleyen en sert tartışmalara imza attı. 1990’lı yılların ortasından 2000’lerin başına kadar Show TV Ana Haber bültenini hem yönetti hem sundu. Haber bültenlerine getirdiği canlı bağlantılar, halkın içinden sorduğu sıra dışı sorular ve “Acı var mı acı?”, “Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa” gibi kült haline gelen replikleriyle Türk televizyonculuğunda çığır açtı. Akşam, Vatan ve Sabah gibi ana akım gazetelerde uzun yıllar köşe yazarlığı yapan Muhtar, farklı televizyon kanallarında da talk-show ve spor programları hazırladı.

    The post Reha Muhtar öldü mü? Neden öldü? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Enflasyon ne zaman açıklanacak? İşte Merkez Bankası’nın beklentisi

    Haziran ayının ilk haftasıyla birlikte ekonomi gündeminin en kritik maddesi Mayıs ayı enflasyon rakamları oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak olan yılın beşinci enflasyon verisi; memur ve emekli maaşlarına yapılacak 6 aylık zam oranının netleşmesine bir adım daha yaklaştırırken, aynı zamanda haziran ayı resmi konut ve iş yeri kira artış tavanını (TEFE-TÜFE 12 aylık ortalamasını) da belirleyecek.

    Resmi veriler öncesinde piyasanın nabzını tutan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 72 seçkin finansal ve reel sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirdiği Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi raporunu yayımladı. Ankette gerek aylık enflasyon gerekse yıl sonu dolar ve büyüme tahminlerinde yönün yukarı dönmesi dikkat çekti. Peki TÜİK mayıs ayı enflasyon oranlarını ne zaman ilan edecek? Piyasanın mayıs ayı enflasyon ve döviz beklentisi nedir? İşte dev anketten sızan tüm rakamlar…

    TÜİK Mayıs Ayı Enflasyon Oranlarını Ne Zaman Açıklayacak?

    Milyonların geleceğini doğrudan etkileyecek olan Mayıs 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, her ay olduğu gibi bu ay da önceden belirlenen takvime uygun olarak açıklanacak. TÜİK, mayıs ayı enflasyon rakamlarını 5 Haziran Çarşamba günü saat 10.00’da resmen ilan edecek. Verilerin sisteme girilmesiyle birlikte hem 5 aylık net zam enflasyon farkı hem de kontrat yenileyecek olanlar için yasal kira artış sınırı canlı olarak netleşecek.

    Merkez Bankası Anketinde Enflasyon Beklentisi Yükseldi

    TCMB’nin yayımladığı mayıs ayı anket verilerine göre, enflasyonda katılık ve tırmanış eğilimi piyasa profesyonellerinin tahminlerine de yansıdı:

    • Mayıs Ayı TÜFE Beklentisi: Bir önceki anket döneminde yüzde 1,82 olan mayıs ayı aylık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) artış beklentisi, bu dönemde yüzde 1,89’a yükseldi.

    • Cari Yıl Sonu TÜFE Beklentisi: Katılımcıların 2026 yıl sonu yıllık enflasyon tahmini yüzde 27,53 seviyesinden yüzde 28,94’e tırmandı.

    • Uzun Vadeli Enflasyon: 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 23,39’dan yüzde 23,82’ye; 24 ay sonrası için ise yüzde 18,02’den yüzde 18,43’e revize edildi.

    Piyasanın Yıl Sonu Dolar, Cari Açık ve Faiz Tahminleri

    Merkez Bankası’nın raporu sadece enflasyonla sınırlı kalmadı. Döviz kuru, faiz politikaları ve büyüme oranlarına yönelik de kritik revizyonlar yapıldı:

    • Dolar/TL Kuru Tahmini: Katılımcıların cari yıl sonu dolar kuru beklentisi 51,2285 TL’den 51,5711 TL’ye çıktı. 12 ay sonrası dolar kuru tahmini ise 53,6195 TL’den 54,6923 TL’ye yükseldi.

    • Cari İşlemler Açığı: Bir önceki dönemde 44,3 milyar dolar olan yıl sonu cari açık beklentisi, bu dönemde 47,8 milyar dolara ulaştı. 2027 yılı beklentisi ise 39,8 milyar dolardan 41,6 milyar dolara çıktı.

    • Ekonomik Büyüme (GSYH): Türkiye ekonomisinin cari yıl sonu büyüme (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla artış) beklentisi sıkı para politikasının etkisiyle yüzde 3,5’ten yüzde 3,3’e geriledi. Gelecek yıl büyüme tahmini ise yüzde 4,1’de sabit tutuldu.

    • Politika Faizi Tahminleri: Katılımcıların Merkez Bankası’nın önümüzdeki ilk ve ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarına dair politika faizi beklentisi yüzde 37 düzeyinde şekillenirken, üçüncü toplantı beklentisi yüzde 35,99 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi tahmini ise yüzde 30,22 olarak rapora geçti.

    The post Enflasyon ne zaman açıklanacak? İşte Merkez Bankası’nın beklentisi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ebola alarmı: Virüs tehdidi nedeniyle kırmızı koda geçti!

    Afrika kıtası, koronavirüs ve maymun çiçeği (mpox) salgınlarının ardından bu kez de dünyanın en ölümcül hastalıklarından biri olan Ebola virüsü tehdidiyle sarsılıyor. Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), komşu ve bölgesel ülkeler olan Uganda ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) hızla yayılan ölümcül “Bundibugyo” Ebola virüsü varyantı nedeniyle ülke genelinde acil durum ilan etti.

    Uluslararası seyahatler, göç yolları ve yoğun sınır ötesi hareketlilik sebebiyle virüsün her an ülkeye taşınabileceği uyarısında bulunan NCDC, 3 Haziran 2026 tarihi itibarıyla tam 10 eyaleti alarm durumuna geçirdi. Federal hükümet tüm yerel yönetimlere gözetim faaliyetlerini maksimum seviyeye çıkarma talimatı verdi. İşte küresel sağlık örgütlerini de harekete geçiren dev salgın tehdidinin perde arkası…

    10 Eyalet Risk Altında: İşte Kırmızı ve Turuncu Kod Verilen Bölgeler

    NCDC tarafından yapılan resmi risk analizinde, coğrafi konumları ve lojistik hareketlilikleri nedeniyle eyaletler risk gruplarına ayrıldı. Şu ana kadar Nijerya sınırları içinde doğrulanmış resmi bir vakaya rastlanmadığı vurgulanırken, önleyici tedbir kapsamında alarm verilen eyaletler şu şekilde paylaşıldı:

    Yüksek Riskli Eyaletler (Kırmızı Kod)

    Sınır geçişlerine yakınlığı ve nüfus yoğunluğu nedeniyle virüsün giriş yapma ihtimalinin en yüksek olduğu 6 eyalet belirlendi:

    • Enugu

    • Borno

    • Akwa Ibom

    • Cross River

    • Taraba

    • Adamawa

    Orta Riskli Eyaletler (Turuncu Kod)

    Lojistik hatlar üzerinde bulunan ve ikinci derece risk kuşağında yer alan 4 eyalet ise takibe alındı:

    • Kaduna

    • Katsina

    • Bauchi

    • Plateau

    NCDC, tüm bu eyalet yönetimlerinden acil durum eylem planlarını devreye sokmalarını ve 72 saat içinde hazırlık durum raporlarını federal merkeze sunmalarını talep etti. Sınır kapılarında ve havalimanlarında kurulan Acil Durum Operasyon Merkezleri ise 24 saat esasına göre aktif hale getirildi.

    Bilanço Ağır: 1000’den Fazla Şüpheli Vaka, 247 Ölüm!

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine de yansıyan güncel raporlara göre, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde patlak veren salgında durum giderek ciddileşiyor. Bölgede şimdiye kadar 1000’den fazla şüpheli vaka kayıtlara geçerken, virüs nedeniyle 247 kişi hayatını kaybetti. Veriler, ölümcül salgının özellikle bağışıklığı güçlü olan genç ve orta yaş grubundaki aktif nüfusu etkisi altına aldığını gösteriyor.

    Korkutan Gerçek: Bundibugyo Türüne Karşı Onaylı Aşı Yok!

    Ebola virüsünün “Bundibugyo” türü ilk kez 2007 yılında Uganda’nın Bundibugyo bölgesinde keşfedilmişti. Uzmanları ve tıp dünyasını en çok endişelendiren nokta ise, diğer yaygın Ebola türlerine geliştirilen aşıların bu varyant üzerinde etkili olmaması.

    • Aşı ve Tedavi Eksikliği: Bundibugyo Ebola türüne karşı tıp dünyasında henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik bir ilaç tedavisi bulunmuyor.

    • Tek Çözüm Erken Teşhis: Tedavisi olmadığı için salgının yayılmasını önlemenin tek yolu erken teşhis, çok sıkı temaslı takibi ve hastaların tamamen izole edilmesi olarak gösteriliyor.

    Person in full hazmat suit and respirator, head in hands, with a virus particle nearby and a warning sign in the background.

    Ebola Virüsü Nasıl Bulaşır? Hava Yoluyla Yayılır mı?

    NCDC, halk arasında paniğe yol açmamak adına virüsün bulaşma yollarına dair hayati bir bilgilendirme kılavuzu yayımladı. Buna göre:

    • Doğrudan Temas: Virüs, yalnızca enfekte olmuş kişilerin kan, tükürük, ter gibi vücut sıvılarıyla, bu sıvıların bulaştığı kontamine materyallerle (yatak, giysi, enjektör) veya virüsü taşıyan hayvanlarla (özellikle meyve yarasaları ve maymunlar) doğrudan temas yoluyla bulaşmaktadır.

    • Hava Yolu Riski Yok: Ebola virüsü, influenza (grip) veya koronavirüs gibi hava yoluyla (damlacık enfeksiyonu) kesinlikle yayılmamaktadır.

    The post Ebola alarmı: Virüs tehdidi nedeniyle kırmızı koda geçti! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ecem Özkaya kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor?

    Türk televizyon, sinema ve tiyatro dünyasının en çok dikkat çeken, hayat verdiği her karaktere kendine has bir dokunuş katmayı başaran oyuncularından biri olan Ecem Özkaya, başarılı oyunculuk performansı ve zarafetiyle adından söz ettirmeye devam ediyor.

    Özellikle komediden drama kadar geniş bir oyunculuk yelpazesine sahip olan başarılı aktris; Zengin Kız Fakir Oğlan, Hayat Şarkısı, Gönül Dağı ve ekranlarda fırtınalar estiren Bahar dizisindeki rolleriyle izleyicilerin hafızalarında yer edinmiştir. Peki, son dönemin en çok konuşulan isimleri arasında yer alan Ecem Özkaya kimdir, kaç yaşındadır ve hangi projelerde yer almıştır? İşte başarılı oyuncunun merak edilen hayat hikayesi ve kariyer basamakları…

    Ecem Özkaya’nın Hayatı: Yaşı, Eğitimi ve Özel Hayatı

    25 Haziran 1988 tarihinde İstanbul’da dünyaya gözlerini açan Ecem Özkaya, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sanata ve ekrana ilgi duymaya başladı. Eğitim hayatını da bu doğrultuda şekillendiren Özkaya, Maltepe Üniversitesi Radyo ve Televizyonculuk Bölümü’nden başarıyla mezun oldu. Kamera arkası eğitimini, güçlü oyunculuk yeteneğiyle birleştirerek sektöre hızlı bir giriş yaptı.

    Özel hayatıyla da bir dönem magazin gündeminde yer alan başarılı oyuncu, 2010 yılında kendisi gibi oyuncu olan Mustafa Üstündağ ile dünyaevine girdi. On yıl süren bu evlilikten Ahmet Kaan adında bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Sektörün örnek çiftleri arasında gösterilen ikili, 2020 yılında anlaşmalı olarak yollarını ayırma kararı aldı.

    Kariyerindeki Dönüm Noktaları ve Unutulmaz Rolleri

    Profesyonel oyunculuk kariyerine 2007 yılında adım atan Ecem Özkaya, geride bıraktığı yıllarda Türk televizyon tarihine damga vuran pek çok uzun soluklu ve reyting rekorları kıran projede ana kastta yer almayı başardı. İşte güzel oyuncunun kariyerindeki en keskin dönüm noktaları:

    Zengin Kız Fakir Oğlan (Biricik Yılmaz)

    Kariyerinin en büyük çıkışlarından birini bu kült romantik komedi dizisiyle yaptı. Zengin bir iş insanının saf, sevgi dolu ve aşkı için her şeyi göze alan kızı “Biricik” karakterine hayat vererek tüm Türkiye’nin sevgisini kazandı.

    Hayat Şarkısı (Melek Çamoğlu)

    Dram yeteneğini en net kanıtladığı projelerden biri oldu. Kanal D ekranlarında yayınlanan dizide, başrol karakteri Hülya’nın fedakar, hüzünlü ve sırlarla dolu ablası “Melek” karakteri ile izleyicilerden tam not aldı.

    Gönül Dağı (Zahide Kaya)

    TRT 1’in izlenme rekorları kıran sıcacık Anadolu hikayesinde, ailesine son derece düşkün, çocukları için dimdik ayakta duran fedakar bozkır kadını “Zahide” karakterini canlandırdı. Bu rol, onun halkla olan bağını daha da güçlendirdi.

    Bahar (Rengin Çevik)

    Show TV ekranlarında büyük bir izleyici kitlesine ulaşan ve adeta küllerinden doğan “Bahar” dizisinde, hırslı, başarılı, mesleğinde zirvede olan ancak geçmişin yüklerini taşıyan Kadın Doğum Profesörü “Rengin Çevik” karakterine hayat veriyor. Canlandırdığı bu gri ve zor karakterle oyunculuk çıtasını bir adım daha yukarı taşımış durumda.

    Ecem Özkaya’nın Rol Aldığı Tüm Projeler

    Başarılı aktris, televizyon dizilerinin yanı sıra sinema salonlarında ve tiyatro sahnelerinde de pek çok karakteri başarıyla canlandırdı. İşte Özkaya’nın filmografisi:

    • Televizyon Dizileri:

      • Kartallar Yüksek Uçar (2007)

      • Cümbür Cemaat Aile (2010)

      • İffet (2011-2012)

      • Zengin Kız Fakir Oğlan (2012-2015)

      • Hayat Şarkısı (2016-2017)

      • Can Kırıkları (2018)

      • Gönül Dağı (2020-2023)

      • Bahar (2024 – Günümüz)

    • Sinema Filmleri:

      • Sizi Seviyorum (2009)

      • 5 Dakkada Değişir Bütün İşler (2016)

    The post Ecem Özkaya kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Altın fiyatları: 3 Haziran gram ve çeyrek altın ne kadar oldu?

    Küresel piyasalardan gelen veriler ve iç piyasadaki talep dengesiyle birlikte altın fiyatları yeniden yükseliş trendine geçti. Bayram tatilinin ardından yatırımcıları şaşırtan yüzde 1,3’lük ani ve sert düşüş dalgası, yerini hızlı bir toparlanma sürecine bıraktı.

    3 Haziran 2026 Kapalıçarşı Canlı Altın Fiyatları

    Serbest piyasanın kalbi Kapalıçarşı’da ve toptan altın işlemlerinde yeni günün güncel alış-satış rakamları şu şekilde listeleniyor:

    Gram Altın Fiyatı

    • Alış: 6.612,98 TL

    • Satış: 6.613,84 TL

    Çeyrek Altın Fiyatı

    • Alış: 10.773,00 TL

    • Satış: 10.860,00 TL

    Yarım Altın Fiyatı

    • Alış: 21.560,00 TL

    • Satış: 21.701,00 TL

    Tam Altın Fiyatı

    • Alış: 42.617,34 TL

    • Satış: 43.465,42 TL

    Ata Altın Fiyatı

    • Alış: 43.949,14 TL

    • Satış: 45.065,38 TL

    22 Ayar Bilezik (Gram)

    • Alış: 6.208,39 TL

    • Satış: 6.082,43 TL

    Gümüş (Gram)

    • Alış: 110,512 TL

    • Satış: 110,615 TL

    The post Altın fiyatları: 3 Haziran gram ve çeyrek altın ne kadar oldu? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Tütün ürünlerinde yeni fiyat artışı: Sigaraya büyük bir zam daha kapıda!

    Sigara tüketicilerini yakından ilgilendiren ve cep yakacak yeni bir fiyat artışı dalgası resmi olarak duyuruldu. Son dönemde art arda gelen ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) düzenlemeleri ve maliyet artışları, tütün ürünleri fiyatlarını bir kez daha yukarı tırmandırıyor.

    Sektörün içindeki en yetkili isimlerden biri olan Tekel Bayileri Dayanışma Derneği (TBDD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı son dakika açıklamasıyla sigara fiyatlarına yeni bir zammın çok yakın zamanda raflara yansıyacağını ilan etti. En son nisan ayında yapılan fiyat ayarlamalarının ardından sigara tiryakilerini üzecek bu yeni gelişme, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. İşte tütün sektöründeki zam beklentisinin tüm ayrıntıları…

    Erol Dündar: “Duman Değil, Resmen Maaş Yakılıyor”

    Tekel Bayileri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Dündar, X (eski adıyla Twitter) platformundaki resmi hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, yükselen vergi yüklerine ve maliyetlere ironik bir dille tepki gösterdi. Tütün ürünlerine gelecek yeni zammı tüketiciye duyuran Dündar, şu ifadeleri kullandı:

    “Sigara içenlere ‘müjde’ (!) Zam yine kapıda… Vergi üstüne vergi, zam üstüne zam… Duman değil, resmen maaş yakılıyor.”

    Başkan Dündar’ın bu açıklaması, haziran ayı içerisinde tüm sigara gruplarının (Philip Morris, JTI, BAT ve Imperial Tobacco) listelerini yukarı yönlü revize edeceğinin kesin kanıtı olarak yorumlandı.

    Nisan Ayında Parliament Grubu 115 TL’ye Yükselmişti

    Sigara fiyatlarında yaşanan bu hızlı artış grafiği, nisan ayında yapılan son düzenlemeleri akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere son olarak nisan ayında dev tütün şirketi Philip Morris grubunun en çok tercih edilen üç premium ürününe 5 liralık ani bir zam yansıtılmıştı.

    Yapılan o son zamla birlikte;

    • Parliament Night Blue

    • Parliament Aqua Blue

    • Parliament Reserve

    gibi paketlerin satış fiyatı 115 TL sınırına yükselerek rekor kırmıştı. Kapıda olduğu belirtilen yeni haziran zammının da paket başına en az 5 ila 8 TL arasında olacağı, böylelikle en üst segment sigaraların 120 TL barajını aşacağı tahmin ediliyor.

    Yeni Sigara Zammı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

    Tekel bayilerinden alınan kulis bilgilerine göre, sigara üreticisi firmaların yeni fiyat listelerini hazırladığı ve önümüzdeki günlerde kademeli olarak bayilere tebliğ edeceği öğrenildi. Resmi zamlı listelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, büfelerde ve tekel bayilerinde güncel fiyat etiketleri uygulanmaya başlanacak.

    The post Tütün ürünlerinde yeni fiyat artışı: Sigaraya büyük bir zam daha kapıda! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • LGS sınav giriş belgesi nasıl alınır? İşte MEB e-Okul sınav yerleri sorgulama ekranı

    Ortaokul eğitimini başarıyla tamamlayıp hayallerindeki liseye yerleşmek isteyen yüz binlerce 8. sınıf öğrencisi için en kritik dönemece girildi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yayımladığı güncel sınav takvimi doğrultusunda 3 Haziran 2026 Çarşamba günü itibarıyla LGS sınav giriş belgelerini ve öğrencilerin sınava katılacağı okul, salon ve sıra bilgilerini resmen erişime açtı.

    A Milli Takımımızın maç takvimiyle çakışmaması adına yapılan tarihi düzenlemeyle birlikte sınav tarihi güncellenmiş ve hazırlıklar hız kazanmıştı. Adaylar, dijital ortamda sınav yerlerini görebildikleri gibi, resmi belgelerini teslim almak için de okullarının yolunu tutmaya başladı. Sınav gününde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına MEB, operasyonel sürecin detaylarını paylaştı. Peki, LGS giriş belgesi nasıl temin edilir ve bu yıl sınav takvimi nasıl işleyecek? İşte adım adım tüm detaylar…

    LGS Sınav Giriş Belgesi Nasıl Alınır?

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan LGS başvuru ve uygulama kılavuzuna göre, sınav giriş belgelerinin temin edilmesi süreci e-Okul entegrasyonuyla tamamen okul yönetimleri üzerinden yürütülüyor. Süreç tam olarak şu adımlarla ilerleyecek:

    e-Okul Üzerinden Dijital Kontrol

    Öğrenciler ve veliler, öncelikle e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (e-okul.meb.gov.tr) üzerinden ya da bakanlığın resmi internet sitesi olan www.meb.gov.tr adresinden T.C. Kimlik Numarası ve okul numarası ile giriş yaparak sınav merkezi, bina, salon ve sıra numarası bilgilerini dijital olarak görüntüleyebilirler.

    Okul Müdürlüğünden Mühürlü Belge Teslimi

    Sınav giriş belgesi öğrenci tarafından evde internetten çıktı alınarak tek başına kullanılamaz. Fotoğraflı sınav giriş belgeleri, 3 Haziran 2026 tarihinden itibaren eğitim görülen okul müdürlükleri tarafından elektronik ortamda sistemden çekilecektir. Okul yönetimleri tarafından yazıcıdan çıkartılan fotoğraflı sınav giriş belgeleri, okul müdürlüğü tarafından mühürlenip onaylandıktan sonra doğrudan öğrencilere elden teslim edilecektir.

    2026 LGS Ne Zaman ve Saat Kaçta Başlayacak?

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın takvimde yaptığı son düzenlemeye göre, 2026 LGS merkezi sınavı 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecektir. Sınav hazırlıklarının eksiksiz yapılması adına 12 Haziran Cuma günü okullarda eğitime ara verilecektir. Sınav, her yıl olduğu gibi iki ayrı oturum halinde ve aynı gün içinde tamamlanacaktır. Oturumların başlangıç ve süre detayları şu şekildedir:

    1. Oturum (Sözel Bölüm)

    Saat 09:30’da başlayacaktır. 50 sorudan oluşan bu oturum için öğrencilere 75 dakika süre tanınacaktır. Sözel alanda; Türkçe (20), T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük (10), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (10) ve Yabancı Dil (10) soruları yer alacaktır.

    Oturum Arası Dinlenme

    Birinci oturumun bitişiyle birlikte öğrencilerin dinlenmesi ve ihtiyaçlarını gidermesi için 45 dakikalık bir ara verilecektir.

    2. Oturum (Sayısal Bölüm)

    Saat 11:30’da başlayacaktır. 40 sorudan oluşan bu oturum için öğrencilere 80 dakika süre verilecektir. Sayısal alanda öğrencilere Matematik (20) ve Fen Bilimleri (20) derslerinden sorular yöneltilecektir.

    LGS Sonuçları, Tercih ve Nakil Dönemi Takvimi

    Sınavın tamamlanmasının ardından hem öğrenciler hem de veliler için heyecanlı bir tercih ve yerleştirme maratonu başlayacak. MEB tarafından ilan edilen resmi 2026 LGS takvim sıralaması şu şekildedir:

    • 13 Haziran 2026: LGS Merkezi Sınavının Uygulanması

    • 10 Temmuz 2026: LGS Sınav Sonuçlarının İlanı (Sorgulamalar meb.gov.tr’den yapılacak, posta yoluyla belge gönderilmeyecektir.)

    • 10 Temmuz 2026: Tercihlere esas kontenjan tablolarının ve kılavuzunun yayımlanması

    • 13 – 24 Temmuz 2026: LGS Lise Tercih İşlemlerinin Yapılması

    • 5 Ağustos 2026: Yerleştirme Sonuçlarının ve Boş Kontenjanların İlan Edilmesi

    • 5 – 14 Ağustos 2026: Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvurularının alınması ve sonuçlarının açıklanması

    The post LGS sınav giriş belgesi nasıl alınır? İşte MEB e-Okul sınav yerleri sorgulama ekranı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kılıçdaroğlu cephesinden karşı MYK hamlesi: Parti sözcüsü Müslim Sarı oldu

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarihinin en derin meşruiyet ve çift başlılık krizine sahne oluyor. Bugün TBMM çatısı altında Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşen ve kurultay sloganlarıyla kesilen olaylı grup toplantısının hemen ardından, gözlerin çevrildiği Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden misilleme niteliğinde çok kritik bir hamle geldi.

    Yargının verdiği “mutlak butlan” (hukuki geçersizlik) kararına istinaden mevcut genel merkez yönetimini gayrimeşru sayan Kılıçdaroğlu kanadı, kendi Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesini resmen ilan etti. Yeni dönemin CHP Parti Sözcüsü olarak kameraların karşısına geçen Müslim Sarı, partinin asıl yönetim kadrolarının belirlendiğini ve çalışmaya başladığını duyurdu. Ankara kulislerini adeta şoka uğratan bu hamleyle birlikte CHP, fiilen iki farklı genel başkan ve iki farklı MYK tarafından yönetilen bir dönemin eşiğine geldi.

    Müslim Sarı: “Mutlak Butlan Kararı Gereği Kadrolar Göreve Başladı”

    Kameraların karşısına geçerek Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan ve kurulan yeni MYK’yı kamuoyuna duyuran Parti Sözcüsü Müslim Sarı, yaptıkları hamlenin hukuki dayanağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Mahkemenin verdiği Mutlak Butlan kararına istinaden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin asıl kadroları yasal olarak yeniden belirlenmiş ve bugünden itibaren resmen çalışmaya başlamıştır. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönlendirmeleriyle güçlü bir MYK oluşturduk. Önümüzdeki günlerde partimizin diğer tüm resmi organları da sırasıyla çalışmaya başlayacak. Kurultay hukuken geçersiz sayıldığı için, Genel Başkanımızın takdiriyle MYK’mızı bugün itibariyle netleştirmiş bulunuyoruz.”

    Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yok: 19 Kişilik “Kolektif Yönetim” Modeli

    Yeni ilan edilen MYK’nın yapısı ve çalışma prensipleri hakkında da teknik bilgiler veren Müslim Sarı, alışılagelmişin dışında, hiyerarşiyi azaltan kolektif bir yönetim modelini benimseyeceklerini açıkladı. Yeni MYK’nın öne çıkan operasyonel özellikleri şu şekilde sıralandı:

    • Üye Sayısı: Yeni kurul, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dahil olmak üzere toplam 19 isimden oluşuyor.

    • Bakanlık/Alan Yapılanması: Yeni yönetim şemasında bireysel olarak tek bir alandan sorumlu “Genel Başkan Yardımcısı” unvanı ve makamı bulunmayacak.

    • Kolektif Çalışma: Kurul, tüm kararları ortak akılla ve kolektif bir komite mantığıyla alacak.

    • 3 Ana Kritik Odak Noktası: Oluşturulan yeni kolektif kurul, partinin en acil ihtiyaç duyduğu 3 temel sütun üzerinde yoğunlaşacak:

      1. Ekonomi Politikaları

      2. Dış Politika

      3. Seçim Politikaları ve Sandık Güvenliği

    The post Kılıçdaroğlu cephesinden karşı MYK hamlesi: Parti sözcüsü Müslim Sarı oldu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bakan Çiftçi’den ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması

    Bakan Çiftçi’den ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması

    Çiftçi, Erzurum’da Hizmet İçi Eğitim Merkezi’nde düzenlenen “Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri”nde yaptığı konuşmada, seminerin hayırlara vesile olmasını dileyerek, devleti temsil eden kaymakamlarla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ortaya konulan “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda bir araya geldiklerini söyledi.

    Mülki İdare Amirinin, büyük bir mesuliyet bilinciyle milletin duasını zırh bilerek, kamu düzeninin sağlanması sorumluluğunu ve millete hizmet etme şuurunu taşıyan kişi olduğunu dile getiren Çiftçi, “Sizler (kaymakamlar) görev yaptığınız yerlerde devletimizin gören gözü, işiten kulağı, uzanan eli ve vicdanısınız. Bu aziz millet devletin kapısını adaletin, merhametin ve hizmetin kapısı bilir. Bu nedenle devlet vakarıyla hareket etmekle mükellefiz. Bu bilinçten hareketle, devletimizle milletimiz arasında gönül köprüsünü kuracak olanlar sizlersiniz.” diye konuştu.

    Çiftçi, bu gönül köprüsünün yıllar yılı kurulmadığını, kurulan köprülere ise hayat hakkı tanınmadığını anlatarak, şöyle devam etti: “Devletiyle arasına duvarlar örülen bu aziz millet, merhum Abdurrahim Karakoç’un dizelerinde ifade ettiği üzere ‘Gitmişti makama arz-ı hal için ‘Bey’ dedi, yutkundu eğdi başını. Bir azar yedi ki oldu o biçim.. ‘Şey’ dedi, yutkundu, eğdi başını. Ve yıllar yılı hep başını eğdi ve yutkundu.. Fakat o günler milletin bağrından çıkan irade ile artık geride kalmıştır. Jakoben zihniyet ve vesayet prangaları kırılmıştır. Milletin değerleriyle artık devletimizin istikameti bir kılınmıştır. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi de tam olarak bu anlayış üzerinde yükselmektedir.”

    “Terörsüz Türkiye” hedefi başlığı üzerinde hassasiyetle duracaklarını belirten Çiftçi, terör ve terörizmin, etnik, ideolojik, siber ve organize suç yapılarıyla bağlantılı tüm biçimleriyle kamu düzeninin yanı sıra toplumsal birlikteliği, ekonomik istikrarı ve milletin huzurunu hedef alan en büyük tehditlerden biri olduğunu vurguladı.

    “TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ GÜVENLİKTEN TAVİZ ANLAMINA GELMEZ”

    Bakan Çiftçi, 40 yılı aşkın süredir mücadele edilen bölücü terör örgütü ve uzantılarının, ülkenin aydınlık geleceğine gölge olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Ancak devletin yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü kararlı mücadele neticesinde terör örgütü bitme noktasına getirilmiştir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde başlatılan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci, bu meselenin ülkemizin gündeminden tamamıyla çıkarılması bakımından tarihi bir nitelik taşımaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonu milletimizin huzurunu ve güvenliğini önceleyerek, büyük ve güçlü Türkiye ideali doğrultusunda atılan bir adım, kerim devlet aklının stratejik yaklaşımıdır. Atılan her adım binlerce yıllık devlet aklıyla atılmaktadır. Ancak altını çizerek ifade ediyoruz, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güvenlikten taviz anlamına gelmez. Kamu düzeni ve güvenliğimize tehdit oluşturacak hiçbir duruma ve sınamaya izin veremeyiz. Bu noktadan hareketle mülki idare amirlerimiz bu politika doğrultusunda huzuru ve güvenliği daha da güçlü kılma adına her zamankinden daha fazla çalışmak ve gayret göstermek durumundadır.”

    Toplantıdaki ikinci önemli başlığın radikalleşme ile mücadele olduğunu aktaran Çiftçi, “Bir sürecin ve sebepler zincirinin nihai sonucu olan radikalleşme bir anda ortaya çıkan bir durum değildir. Aile içinde yaşanan sorunlarla başlayan ve dışlanma hissi, aidiyet arayışı, sosyal yalnızlık, ekonomik kırılganlık, dezenformasyon gibi unsurların etkisiyle aşamalı biçimde gelişen bu sorunun üzerinde hassasiyetle durmamız gerekmektedir. ” ifadesini kullandı.

    Çiftçi, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelenin, yeni güvenlik paradigmalarının en önemli alanlarından biri olduğuna dikkati çekerek, uyuşturucu ticareti ve organize suç faaliyetlerinin, insanı, aileyi, toplumsal düzeni, kamu güvenliğini ve devlet otoritesini hedef alan çağın vebası olduğunu belirtti.

    “YENİ GÜVENLİK ANLAYIŞIMIZ, OLAY OLDUKTAN SONRA MÜDAHALE EDEN DEĞİL, RİSKİ ÖNCEDEN GÖREN”

    Yeni nesil organize suç örgütlerinin teknolojik imkanlardan faydalanan, uluslararası bağlantılar kuran, farklı suç alanlarında faaliyet gösterebilen hibrit yapılara dönüştüğünü ve uyuşturucu gelirleri, kara para aklama, silah kaçakçılığı, düzensiz göç, dijital suçlar ve terör finansmanı gibi alanları da besleyebildiğini kaydeden Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Göz aydınlığı çocuklarımız ve gençlerimiz ise bu tehdidin en hassas hedef kitlesidir. Dijital platformlar, çevrim içi oyun ağları ve sosyal medya üzerinden oluşan manipülasyon alanları, suç örgütlerinin etki alanına girmeleri bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. Bu nedenle mücadelemizi operasyonel boyutta sürdürürken, aynı zamanda önleyici güvenlik anlayışıyla hareket etmek durumundayız. Yeni güvenlik anlayışımız, olay olduktan sonra müdahale eden değil, riski önceden gören, suçu oluşmadan engelleyen, veriyi analiz eden ve sahadaki koordinasyonu güçlendiren bir yaklaşıma dayanmaktadır. Mülki idare amirlerimizden beklentimiz, yerel düzeyde risk alanlarını doğru analiz etmeleri, kurumlar arası koordinasyonu sağlamaları, aile, eğitim, sosyal hizmet ve güvenlik birimlerini aynı masa etrafında buluşturmalarıdır. Uyuşturucu sebebiyle kaybedecek tek insanımıza dahi tahammülümüz yoktur.”

    “BU MESELEYİ (SAHİPSİZ SOKAK HAYVANLARI) ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARACAĞIZ”

    Bakan Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanları konusunun, kamu düzeni, halk sağlığı ve toplumsal huzur bakımından büyük bir önem arz ettiğini, sokaklardaki sahipsiz hayvanların kontrolsüz şekilde çoğalması meselesinin insan hayatı başta olmak üzere trafik kazaları, bulaşıcı hastalık, doğal dengeyi bozma, kamusal alanda huzursuzluk ve güvensizlik gibi birçok soruna kaynaklık teşkil ettiğini dile getirdi.

    Çiftçi, “Şehirlerimizde büyük bir sorun yumağı haline gelen bu meselede hamdolsun büyük bir yol alınmıştır. Kim ne derse desin, biz merhamet, huzur ve güvenlik arasında bir denge inşa ederek bu meseleyi ülkemizin gündeminden çıkaracağız inşallah. Biz yaralı bir kuş için vakıf kurmuş merhamet medeniyetinin mensuplarıyız. Yaratılan her canlının bir vazifesi ve o vazife etrafında bir doğal dengenin olduğunun idrakinden hareketle Allah’ın dilsiz kullarından da mükellefiz, sorumluyuz. Bu sorumluluk bilincinden hareketle bakanlığımızca bu alanda önemli bir çalışma ve seferberlik başlatılmış; sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasından aşılama ve kısırlaştırılmasına, hayvan bakımevlerinin kapasitesinin artırılmasından yerel yönetimlerle koordinasyona kadar birçok çalışma yürütülmektedir. Ancak bu sorun tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu alandaki çalışmaların devamlılık içinde yürütülmesi ve bundan sonraki süreçte de mülki idare amirlerimizin konuyu yakından takip etmesi, belediye ve ilgili kurumlarımızı harekete geçirmesi önem arz etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

    KADINA YÖNELİK ŞİDDET

    Mustafa Çiftçi, kadına yönelik şiddetle mücadelenin, devlet-vatandaş ilişkisinin sahadaki en önemli güven testlerinden biri olduğunu ifade etti.

    Kadına yönelik şiddetin, aile kurumuna, toplumsal huzura ve milletin geleceğine yönelen ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Çiftçi, şunları paylaştı:

    “Bizim inanç dünyamızda kadın Allah’ın emanetidir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda kadın, ailenin, toplumun ve hayatın merkezindedir. Ve dahi kurucusudur. 6284 sayılı Kanun, kadınların korunması ve şiddetin önlenmesi bakımından hayati bir hukuki araçtır. Bu kanunun etkinliğini sahada tahkim etmek ve güçlü kılmak noktasında mülki idare amirlerimizin takibi ve yaklaşımı hayati bir kıymet taşıyor. Bildiğiniz üzere; Mülki amirlerimiz, ihbar veya şikayet üzerine koruyucu tedbirlere karar verebilmekte ve gerekli hallerde bu tedbirlerin süratle uygulanmasını sağlayabilmektedir. Bu yetkinin zamanında ve etkin kullanılması, birçok olumsuz olayın önlenmesi bakımından büyük ehemmiyet taşımaktadır. Kadına Destek Uygulaması (KADES) yalnızca teknolojik bir uygulama değildir, buraya gelen her ihbar, muhtemel bir şiddet olayının önlenmesi için devlete uzanan bir yardım çağrısıdır.”

    Çiftçi, trafik güvenliğinin sağlanması noktasında denetimlerin öneminin büyük olduğunu söyledi.

    Kurallara göre şekillenen trafik kültürünün toplumsal anlamda oluşmasının ve oluşturulmasının da önemli olduğunu işaret eden Çiftçi, “Burada hepimizin üzerinde büyük bir sorumluluk var. Çünkü 2025’te 6 bin 35 vatandaşımız trafik kazalarında hayatını kaybetmiştir. 2024’te ise bu sayı 6 bin 351 idi. Bir önceki yıla göre yüzde 5’lik bir azalma söz konusu olsa bile bu rakamların hala çok yüksek olduğunu ifade edebiliriz. Trafik kazaları sadece can kaybına yol açmıyor, yaralanmalara, ekonomik kayıplara ve toplumsal huzurun bozulmasına da neden oluyor. 2015-2025 arasında trafik kazalarının ülkemize doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin 308 milyar doları aşması meselenin ekonomik boyutunu da açıkça göstermektedir. Denetlenen araç sayısındaki artışa paralel olarak ölümlü kazalarda yaşanan düşüş, denetimlerin can güvenliğine katkısını açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

    Okul güvenliği konusu üzerinde hassasiyetle duran Çiftçi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların okul güvenliği meselesini bir kez daha bütün boyutlarıyla gündemlerine taşıdığını bildirdi.

    Bakan Çiftçi, okulların eğitim kurumu olduğu kadar çocukların geleceğe hazırlandığı, karakter ve şahsiyetinin oluştuğu istikbalin referans adreslerinden olduğunu anlatarak, “Dijital ve teknik gelişmelerin olumsuz etkilerinin en belirgin olarak kendisini gösterdiği yerlerin başında okullarımız gelmektedir.” ifadesini kullandı.

    “ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİ KONUSUNDA HİÇBİR İHMALE, GECİKMEYE VE ZAFİYETE MÜSAADE EDEMEYİZ”

    Bu meseleyi ele alırken kendi çocuklarını göz önüne alarak çalışılması gerektiğine değinen Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fiziksel, psikolojik ve dijital tehditler ekseninde okullarımızda huzur ve güvenliğin tahkim edilmesi noktasında her zamankinden daha özverili çalışmalar ortaya koymak gerekmektedir. Şiddet olaylarının, madde kullanımının, akran zorbalığının ve dışarıdan gelebilecek tehditlerin eğitim ortamına taşınmasını engellemek zorundayız. Bu nedenle, İller İdaresi Genel Müdürlüğümüz tarafından gönderilen ‘Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirlerine İlişkin Genelgenin’ harfiyen uygulanmasını bekliyor ve istiyoruz. Kolluk birimlerimizle okul yönetimi, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında koordinasyonu tesis edecek olan da sizlersiniz. Çocuklarımızın güvenliği konusunda hiçbir ihmale, gecikmeye ve zafiyete müsaade edemeyiz.”

    Çiftçi, çarşı ve mahalle bekçiliğinin kamu düzeninin korunmasında vatandaşla en yakın temas kuran güvenlik unsurlarından birisi olduğuna, bekçilerin mahallelerde sürekli ve görünür şekilde görev yapmasının suç üzerinde caydırıcı etki oluşturduğuna ve küçük çaplı olayların büyümeden önlenmesine önemli bir katkı sağladığına, bekçilerin özellikle okul ve park çevrelerinde çocukların, gençlerin ve ailelerin güvenliği açısından ciddi katkı sağlayacağına dikkati çekti.

    Sosyal medyanın çağın en etkili iletişim alanlarından biri olduğunu aktaran Çiftçi, “Mülki idare amirleri, devletimizin taşradaki en üst düzey temsilcileri olarak devletin saygınlığını, tarafsızlığını ve kurumsal itibarını temsil etmektedir. Bu nedenle sosyal medya kullanımı yalnızca kişisel bir tercih alanı değil, aynı zamanda temsil edilen makamın kamuoyundaki algısını etkileyen önemli bir araç ve platformdur.” değerlendirmesinde bulundu.

    “SOSYAL MEDYA KAMU HİZMETLERİNİ GÖRÜNÜR KILMAK İÇİN KULLANILMALIDIR”

    Mustafa Çiftçi, sosyal medyanın kamu hizmetlerinin anlatılması, vatandaşla iletişim kurulması, ihtiyaçların tespit edilmesi ve dezenformasyonla mücadele edilmesi bakımından önemli imkanlar sunduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

    “Bu alan avantajları kadar ciddi riskler de barındırmaktadır. Bilginin çarpıtılması, kurumların itibarsızlaştırılması, kriz dönemlerinde söylentilerin büyümesi, kişisel hakların ihlali ve kritik verilerin paylaşılması gibi risklere karşı dikkatli olunmalıdır. Paylaşımlar sadece teyit edilmiş bilgilere dayanmalı, devlet ciddiyetine, tarafsızlığa ve makamın saygınlığına uygun olmalıdır. Buradan açıkça ifade etmek istiyorum. Sosyal medya kamu hizmetlerini görünür kılmak için kullanılmalıdır, kişisel reklam ve şov alanına dönüştürülmemelidir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya kullanımı konusunda beğeni almak, gündeme gelmek isteğiyle ölçünün kaçırıldığı noktasında bizlere gerekli uyarılarda bulundu. Bu noktadan hareketle, hazırlıklarında sona yaklaştığımız Mülki İdare Amirleri Sosyal Medya Kullanım Rehberi ve Yönergesini yakın zamanda yayımlayacağız. Bu rehber ve yönergeye kati surette uyulmasını bekliyoruz.”

    “DOĞRU BİLGİ İLE HIZLI BİLGİ ARASINDAKİ DENGEYİ ÇOK İYİ KURMAK ZORUNDAYIZ”

    Dezenformasyonla mücadelenin önemini vurgulayan Çiftçi, “Dezenformasyon artık küresel ölçekte en ciddi risklerden biri haline gelmiştir. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Risk Raporu’nda dezenformasyon, devletlerin dahil olduğu silahlı çatışmalardan sonra en önemli küresel risklerden biri olarak değerlendirilmektedir. Yapay zeka, deepfake, manipüle edilmiş video ve görsellerin gelişmesiyle bu tehdidin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği açıktır.” dedi.

    Çiftçi, dezenformasyonla ilgili yapılması gerekenleri şu şekilde anlattı: “Yanlış veya doğrulanmamış bilgiler, insanların algısını yönlendirebilmekte, devlet kurumlarına güveni azaltabilmekte ve kriz dönemlerinde panik ortamı oluşturabilmektedir. Yanlış bile olsa ilk bilgi hafızada kalıcı olabilmektedir. Bu nedenle doğru bilgi ile hızlı bilgi arasındaki dengeyi çok iyi kurmak zorundayız. Resmi tatiller, olumsuz hava koşulları, asayiş olayları, doğal afetler veya eğitim-öğretime ara verilmesi gibi durumlarda kamuoyunu yanıltabilecek asılsız haber ve paylaşımlar yakından takip edilmelidir. Gerekli durumlarda doğru ve zamanında bilgilendirme mutlaka yapılmalıdır.

    Kurumsal sosyal medya hesaplarında mavi tik kullanımının yaygınlaştırılması, sahte hesapların önüne geçilmesi, dezenformasyon riskinin azaltılması ve resmi açıklamaların vatandaş nezdinde güvenilirliğinin artırılması bakımından önemli bir tedbirdir. Ancak unutmayalım ki dezenformasyonla mücadelenin en güçlü aracı milletle kurulan gönül ve güven bağıdır. Vatandaş devletine güveniyorsa yalan bilgi karşılık bulamaz. Vatandaş yöneticisine inanıyorsa manipülasyon mutlaka sonuçsuz kalır. Bu nedenle sizlerden beklentimiz sadece yöneten değil dinleyen, sadece talimat veren değil gönül köprüleri kuran, sadece kriz anlarında görünen değil her daim milletinin yanında duran yöneticiler olmanızdır.”

    32 ilden 150 kaymakamın katıldığı program, 3 gün sürecek. Programa, Vali Aydın Baruş, İçişleri Bakanlığı Eğitim Daire Başkanı Ömer Faruk Coşkun ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen katıldı. >>>AA

  • Vali Dr. Naci Aktaş’a anlamlı ziyaret

    Vali Dr. Naci Aktaş’a anlamlı ziyaret

    Şehit ailesi ve Zekeriya Aslan’dan ziyaret

    Şehit Cüneyt Taşyürek’in anne ve babası Ayşe Dudu ve Basri Taşyürek, 23. Dönem Afyonkarahisar Milletvekili Zekeriya Aslan ile birlikte Vali Dr. Naci Aktaş’ı ziyaret etti. Vali Aktaş, ziyaretçileriyle yakından ilgilenerek bir süre görüştü.

  • TMSF, Maydonoz Döner’i Satışa Çıkardı! İşte Milyarlık İhale Bedeli ve Şartları

    Türkiye genelinde yüzlerce şubesi bulunan döner franchise zinciri Maydonoz Döner, ekonomi dünyasında bomba etkisi yaratan dev bir ihale ilanıyla gündeme geldi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetiminde bulunan Maydonoz Döner Grubu’na ait tüm şirketler, tek bir çatı altında ve yüzde 100 hisse oranıyla blok olarak satışa sunuldu.

    Gıda sektöründeki dengeleri değiştirecek bu dev ihale, kapalı zarfla teklif alma ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanacağı hibrit bir modelle gerçekleştirilecek. Yatırımcıların iştahını kabartan milyarlık ihale sürecinin takvimi, katılım şartları ve operasyonel maliyetleri netleşti. İşte fast-food sektöründeki bu tarihi satışın öne çıkan tüm detayları…

    5 Dev Şirket İçin 1,95 Milyar TL Değer Biçildi

    İhale kapsamında sadece ana marka değil, grubun tedarik, lojistik, danışmanlık ve ambalaj ayağını oluşturan tüm entegre operasyon ağı da paket halinde satılacak. Satışa çıkarılan şirketlerin tamamı ve ihale başlangıç bedeli şu şekildedir:

    • Toplam Muhammen Bedel: 1.950.000.000 TL (1 milyar 950 milyon TL)

    • Satışa Sunulan Şirketler:

      • Somca Gıda Dağıtım ve Pazarlama A.Ş.

      • Altı G Gıda Dağıtım ve Pazarlama A.Ş.

      • Enerca Gıda Yönetim Danışmanlığı A.Ş.

      • Sümer Entegre Et Sanayi ve Ticaret A.Ş.

      • Deta Ambalaj Kağıt Plastik Temizlik Gıda İthalat İhracat A.Ş.

    İhale Takvimi: Son Teklif 23 Haziran’da

    Devralma operasyonuna katılarak fast-food pazarında söz sahibi olmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcıların önünde oldukça kısıtlı bir takvim bulunuyor:

    • Veri İnceleme ve Tesis Ziyaretleri: 1 – 19 Haziran 2026 tarihleri arasında (Şirketlerin mali tablolarını incelemek ve üretim tesislerini gezmek isteyenler için bu süreç işletilecek.)

    • Son Teklif Verme Tarihi: 23 Haziran 2026 Salı – Saat 16.30 (Tekliflerin TMSF’nin İstanbul Şişli’deki merkezi genel müdürlüğüne elden teslim edilmesi gerekiyor.)

    • Zarfların Açılması ve Açık Artırma: 24 Haziran 2026 Çarşamba – Saat 10.30

    İhaleye Katılım Şartları ve Gizli Maliyetler Neler?

    Milyarlık ihalede ciddiyeti korumak ve spekülatif hamlelerin önüne geçmek amacıyla TMSF, şartname ve katılım bedellerini oldukça yüksek tuttu:

    • 97,5 Milyon TL Teminat: İhaleye girmek isteyen yatırımcıların tam 97 milyon 500 bin TL tutarında nakit teminat yatırması veya bankalardan alınmış kesin ve süresiz teminat mektubu sunması zorunlu kılındı.

    • Şartname ve Bilgi Odası Ücretli: İhale şartnamesini satın almak 150 bin TL; şirketlerin iç mali verilerini (Data Room) incelemek ve tesisleri gezebilmek ise 250 bin TL ücrete tabi tutuldu.

    Kimler Bu İhaleye Kesinlikle Katılamaz?

    Yayımlanan resmi ilan metninde, ulusal güvenlik ve hukuki sicil temizliği kapsamında ihaleye girmesi yasaklanan gruplar net çizgilerle belirtildi:

    1. Devlet İhale Kanunu uyarınca kamu ihalelerine girmekten men edilmiş olan gerçek ve tüzel kişiler,

    2. FETÖ/PDY veya Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından devletin milli güvenliğine karşı faaliyet yürüttüğü ilan edilen terör yapılarıyla bağı olanlar,

    3. Bu kapsamda haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan ya da güncel olarak adli soruşturma ve kovuşturması devam eden hiçbir kişi veya kurum ihaleye teklif veremeyecek.

    The post TMSF, Maydonoz Döner’i Satışa Çıkardı! İşte Milyarlık İhale Bedeli ve Şartları first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Şuhut’ta ÇEDES projesi çerçevesinde anlamlı buluşma

    Şuhut’ta ÇEDES projesi çerçevesinde anlamlı buluşma

    Müftü Üney öğrencilerle sohbet etti

    Etkinlik süresince Şuhut İlçe Müftüsü Ali Üney ve cami görevlisi Ömer Ay, öğrencilerle yakından ilgilenerek onların sorularını yanıtladı. Gerçekleştirilen sohbette ibadet mekânlarının toplumsal hayattaki yeri, manevi değerlerin günlük yaşama katkıları ve bu değerlerin korunmasının önemi vurgulandı.

    AFYONKARAHİSAR’IN ŞUHUT İLÇESİNDE Kİ KURTULUŞ İHSAN KÜÇÜKARSLAN ORTAOKULU ÖĞRENCİLERİ, ÇEVREME DUYARLIYIM, DEĞERLERİME SAHİP ÇIKIYORUM DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ (ÇEDES) ÇERÇEVESİNDE YENİ CAMİİ’NDE DÜZENLENEN PROGRAMDA BİR ARAYA GELDİ. (İHA/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde ki Kurtuluş İhsan Küçükarslan Ortaokulu öğrencileri, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Değerler Eğitimi Projesi (ÇEDES) çerçevesinde Yeni Camii’nde düzenlenen programda bir araya geldi.
    AFYONKARAHİSAR’IN ŞUHUT İLÇESİNDE Kİ KURTULUŞ İHSAN KÜÇÜKARSLAN ORTAOKULU ÖĞRENCİLERİ, ÇEVREME DUYARLIYIM, DEĞERLERİME SAHİP ÇIKIYORUM DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ (ÇEDES) ÇERÇEVESİNDE YENİ CAMİİ’NDE DÜZENLENEN PROGRAMDA BİR ARAYA GELDİ. (İHA/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde ki Kurtuluş İhsan Küçükarslan Ortaokulu öğrencileri, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Değerler Eğitimi Projesi (ÇEDES) çerçevesinde Yeni Camii’nde düzenlenen programda bir araya geldi.

    Milli ve manevi değerler eğitimi sürecek

    Gençlerin milli ve manevi değerlerle donanmış bireyler olarak yetişmesini hedefleyen ÇEDES projesi kapsamındaki faaliyetlerin devam edeceği bildirildi. Programın sonunda, etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayan öğretmenlere ve din görevlilerine teşekkür edilerek, katılım gösteren öğrencilere başarılar dileyen yetkililer memnuniyetlerini dile getirdi.>>>İHA

  • POMEM sözlü mülakat sınav giriş belgesi sorgulama ekranı açıldı: Sorgulama nasıl yapılır?

    Geleceğin polis memuru olmak için fiziki yeterlilik parkurlarını başarıyla tamamlayan binlerce aday için en kritik viraj olan sözlü mülakat aşaması başladı. Polis Akademisi Başkanlığı (PA), resmi internet sitesi üzerinden yaptığı son dakika duyurusuyla 33. Dönem POMEM Mülakat Sınavı’na katılmaya hak kazanan adayların sınav yeri ve tarih bilgilerinin erişime açıldığını bildirdi.

    Duyurunun yapılmasıyla birlikte adaylar, mülakata girecekleri günleri öğrenmek ve giriş belgelerini temin etmek adına Polis Akademisi’nin sistemine akın etti. Peki, 33. Dönem POMEM sözlü mülakat sınav giriş belgesi nasıl ve nereden alınır? Mülakatlar ne zaman yapılacak? İşte adayların bilmesi gereken tüm operasyonel ayrıntılar…

    33. Dönem POMEM Sınav Giriş Belgesi Nasıl Alınır?

    Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, adaylara ayrıca posta yoluyla basılı bir sınav giriş belgesi gönderilmeyecektir. İnternet üzerinden yapılan bu duyuru, hukuki olarak tebliğ niteliği taşımaktadır. Adaylar mülakat tarihlerini ve sınav merkezlerini şu adımları izleyerek öğrenebilirler:

    1.Resmi Siteye Giriş Yapın:1. Aşama.

    Polis Akademisi Başkanlığı’nın resmi web sitesi olan www.pa.edu.tr adresini ziyaret edin.

    2.e-Devlet ile Kimlik Doğrulayın:2. Aşama.

    Ana sayfada yer alan “33. Dönem POMEM Mülakat Sınav Yerleri Açıklandı” duyurusuna tıklayarak T.C. Kimlik Numaranız ve e-Devlet şifreniz ile sisteme giriş yapın.

    3.Tarihleri Not Edin ve Çıktı Alın:3. Aşama.

    Sistem tarafından size özel olarak tanımlanan mülakat tarihi, saati ve sınav merkezi bilgilerini kontrol ederek mülakat gününde yanınızda bulundurmak üzere sayfanın çıktısını (giriş belgesini) alın.

    33. Dönem POMEM Mülakat Sınav Tarihleri Ne Zaman?

    33. Dönem POMEM sözlü mülakat sınav tarihleri, adayların KPSS puanları, branşları ve başvuru yoğunluğuna göre kişiye özel olarak belirlenmiştir. Her adayın mülakata gireceği gün ve saat dijital sorgulama ekranında açıkça belirtilmiştir. Adaylar, sadece kendilerine ilan edilen tarih ve sınav merkezinde mülakat sınavına tabi tutulacaklardır. Farklı bir gün veya merkezde sınava girilmesi kesinlikle mümkün değildir.

    Sınav Merkezine Girişte Kesinlikle Yasak Olan Eşyalar (Emanet Alınmayacak!)

    Polis Akademisi, mülakat alanlarında güvenliğin ve sınav gizliliğinin en üst düzeyde sağlanması amacıyla sıkı kurallar yayımladı. Adayların Sınav Merkezlerine gelirken yanlarında getirmemesi gereken eşyalar şu şekilde sıralandı:

    • Elektronik Cihazlar: Cep telefonu, akıllı saat, her türlü ses ve görüntü kayıt cihazı, kablosuz kulaklık veya benzeri dijital ekipmanlar.

    • Kişisel Eşyalar: Büyük çantalar, cüzdanlar (sadece kimlik ve belge taşınması önerilir).

    • Tehlikeli Maddeler: Kesici, delici aletler ile yanıcı, parlayıcı her türlü madde.

    • Siyasi/Sembolik Ögeler: Yaka rozeti, broş, herhangi bir kurumu veya düşünceyi temsil eden semboller.

    The post POMEM sözlü mülakat sınav giriş belgesi sorgulama ekranı açıldı: Sorgulama nasıl yapılır? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ankara’da olağanüstü gün: CHP’de krizli grup toplantısı başladı, Özgür Özel’den “darbe” çıkışı!

    Türkiye siyaseti, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan tarihi hukuk ve meşruiyet savaşıyla sarsılıyor. Mahkemenin CHP kongre süreçlerine yönelik verdiği “mutlak butlan” (hukuki geçersizlik) kararının ardından, parti içinde sular durulmuyor.

    Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kanadının hukuki süreci gerekçe göstererek “toplantı yapılmayacak” çağrılarına ve itirazlarına rağmen, Özgür Özel liderliğindeki CHP yönetimi TBMM’de olağanüstü şartlar altında grup toplantısını başlattı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Dikmen kapısında binlerce partilinin uzun kuyruklar oluşturduğu Meclis, son yılların en gergin ve kalabalık grup toplantılarından birine sahne oldu. İşte Ankara kulislerini sallayan o tarihi toplantının tüm ayrıntıları…

    Önder Sav 16 Yıl Sonra Kürsü Arkasında: “Taşlar Yerine Oturacaktır”

    Toplantının en büyük sürprizlerinden biri, CHP’nin efsanevi eski Genel Sekreteri Önder Sav’ın tam 16 yıl aradan sonra ilk kez Meclis’teki CHP grup salonuna gelmesi oldu. Salona girişinde büyük ilgi gören Sav, gazetecilerin soruları üzerine parti içindeki hukuki kaosa dair şu manidar değerlendirmeyi yaptı:

    “Haksız olanlar tarihte hiçbir zaman başarı sağlamamıştır. CHP’de taşlar eninde sonunda yerine oturacaktır. CHP’ye gönül veren seçmenlerimiz hiç endişe etmesin. Elbet bir gün kendilerinin sandıkta seçtiği asıl yönetim, CHP’nin baba ocağının başına yeniden geçecektir.”

    Özgür Özel ise salona yoğun güvenlik önlemleri ve “Özgür Başkan”, “İşte Örgüt, İşte Başkan” sloganları eşliğinde girdi. Salondaki kalabalığın sık sık “Kurultay” sloganları atması üzerine Özel, partililere sükunet çağrısında bulunarak geleceğe odaklanılması gerektiğini belirtti.

    “Bu Bir Grup Toplantısı Değil, Saldırılara Karşı Direniş Yürüyüşüdür”

    Yoğun alkışlar eşliğinde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkeme kararları üzerinden partiye bir operasyon yapıldığını savunarak sert ifadeler kullandı. Özel’in konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle sıralandı:

    “Meclis çok grup toplantısı gördü ama bugün buradaki tablo ve Dikmen kapısının önünde sıra bekleyen 3200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu sıradan bir grup toplantısı değildir; partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı bir sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma ve direnerek yürüyüşe geçme ziyaretidir.3 haftalık aranın ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde ve kürsüdeyiz. Biz bildiğiniz gibiyiz; biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.”

    “Yapılan İş Bir Sonraki İktidara Darbedir”

    Konuşmasında Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize ve yüksek enflasyona değinen Özel, iktidarın yerel seçim yenilgisini hazmedemediği için yargı eliyle operasyon yaptığını iddia etti:

    “Türkiye’nin 1 aylık enflasyonu, dünyadaki 100 ülkenin 1 yıllık enflasyonundan fazladır. Ülke liyakatsız kadrolarla kötü yönetiliyor. Milleti adaysız, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz bırakmak istiyorlar. Şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar. Yaşadıklarımızın hepsi, iktidarın asla kabullenemediği bir gerçekliğin direnmesinden kaynaklanmaktadır. Yapılan iş, sandıkta gelecek olan bir sonraki cumhurbaşkanına, yani iktidara yürüyen CHP’ye yapılan açık bir darbedir.”

    Kemal Kılıçdaroğlu’na Gönderme: “Bırakmayı Bilseydi Madalyası Daha Büyük Olacaktı”

    Özgür Özel, konuşmasının son bölümünde isim vermeden partiyi mahkeme kapılarına taşıyan süreçleri ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut tutumunu çok sert sözlerle eleştirdi:

    “3 yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktık. Bizim kurultayımızda ilk kez Türkiye’de bir siyasi partinin genel başkanı demokratik bir yarışla, ikili yarışla değişti. CHP’lilerin kazananıyla kaybedeniyle o seçimi boynunda taşıyacağı yeni bir şeref madalyası vardı. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakan aktör de o görevi layıkıyla bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası çok daha büyük olacaktı. İhanet, yalnız kaldığında içinde cezalandırıldığın bir duygudur. Bu salonda artık bu öfke cümleleri yerine geleceğe yönelik umut sloganları atalım. CHP bu büyük değişimden 4-5 ay sonra, tam 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti’yi sandıkta yenen ilk parti ünvanını aldı. Bu yürüyüşü durduramayacaklar.”

    The post Ankara’da olağanüstü gün: CHP’de krizli grup toplantısı başladı, Özgür Özel’den “darbe” çıkışı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Serdar Adalı’dan Salih Özcan’a “kimseyle görüşme” mesajı!

    Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını sürdüren ve iddialı bir kadro kurmak için düğmeye basan Beşiktaş, yerli oyuncu pazarında yılın transfer bombasını patlatmaya hazırlanıyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) uygulamaya koyduğu 10 artı 4 yabancı kuralı nedeniyle kadrodaki kaliteli yerli oyuncu sayısını artırmayı hedefleyen siyah-beyazlı yönetim, rotasını Almanya’ya çevirdi.

    Gündeme düşen son iddialara göre, Beşiktaş’ın transfer komitesinde etkin rol oynayan güçlü isimlerden Serdal Adalı, Borussia Dortmund ile olan sözleşmesi sona eren milli futbolcu Salih Özcan için bizzat devreye girdi. Siyah-beyazlı kulübün kurmayları, adeta transfer çalımının fitilini ateşleyecek bir restle milli oyuncuya net bir mesaj iletti.

    “Seni Alacağız, Kimseyle Görüşme”

    Gelecek sezon şampiyonluk ipini göğüsleyecek alternatifli bir orta saha hattı kurmak isteyen Beşiktaş yönetiminin, Salih Özcan’a doğrudan haber gönderdiği öğrenildi. Siyah-beyazlı yöneticilerin ve özellikle Serdal Adalı’nın 28 yaşındaki deneyimli futbolcuya:

    “Yeni yapılanmamızda seni takımın merkezinde görüyoruz. Beşiktaş olarak seni mutlaka kadromuza katacağız, bizden habersiz başka hiçbir kulüple resmi bir görüşme yapma.”

    şeklinde net ve kararlı bir mesaj ilettiği iddia edildi. Oyuncunun Türkiye hakkındaki kararı ve Beşiktaş’ın bu ısrarcı tavrı transferde siyah-beyazlıların elini ciddi şekilde güçlendiriyor.

    Almanya’dan da İsteyeni Çok Ama Beşiktaş’ın Teklifi Güçlü

    Borussia Dortmund ile olan sözleşmesinin sona ermesinin ardından bonservisi elinde (serbest statüde) bulunan Salih Özcan, Avrupa piyasasının da gözdesi konumunda. Deneyimli orta sahaya Almanya Bundesliga’dan bazı orta sıra kulüplerinin de ciddi ilgisi bulunuyor. Ancak dış basında yer alan haberlere göre; Beşiktaş’ın hem sunduğu ekonomik şartların hem de şampiyonluk hedefinin, Alman kulüplerinin tekliflerine kıyasla çok daha cazip olduğu vurgulanıyor.

    Salih Özcan’ın Geçtiğimiz Sezon Karne Bilgisi

    Geçtiğimiz sezon Borussia Dortmund formasıyla Bundesliga ve Avrupa arenalarında sınırlı süreler bulan deneyimli futbolcunun güncel durumu şu şekilde:

    • Yaş / Mevki: 28 Yaş / Ön Libero – Merkez Orta Saha

    • Sözleşme Durumu: Boşa çıktı (Bonservisi elinde)

    • Geçen Sezon Performansı: Dortmund formasıyla toplam 12 resmi maçta süre aldı.

    • Skor Katkısı: Defansif ağırlıklı rolü ve az süre bulması sebebiyle geçtiğimiz sezon gol ya da asist katkısı üretemedi.

    Beşiktaş’ın yeni teknik direktörünün açıklanmasıyla birlikte Salih Özcan transferine resmiyet kazandırılması ve oyuncunun yaz kampına yetiştirilmesi planlanıyor.

    The post Serdar Adalı’dan Salih Özcan’a “kimseyle görüşme” mesajı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kolombiya, BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını üstlendi

    Kolombiya, BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını üstlendi

    Kolombiya’nın BM Daimi Temsilcisi Leonor Zalabata, düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin haziran ayı boyunca yürüteceği BM Güvenlik Konseyi başkanlığının, artan jeopolitik gerilimler, çatışmalar ve insani krizlerin yaşandığı bir döneme denk geldiğini belirtti.

    BM Güvenlik Konseyi’nin ay boyunca Orta Doğu’daki gelişmeleri ele alacağını aktaran Zalabata, dönem başkanlığı süresince diyaloğa dayalı barış süreçlerinin tesisi ve desteklenmesi ile çok taraflılığın güçlendirilmesi konularına da öncelikli olarak odaklanacaklarını ifade etti.

    Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun, gelecek hafta BM Güvenlik Konseyi’nde Orta Doğu’da barışın korunmasına ilişkin düzenlenecek oturumda konuşma yapacağı açıklanmıştı. >>>AA

  • Ticaret Bakanlığından vatandaşlara “devre tatil-mülk” uyarısı

    Ticaret Bakanlığından vatandaşlara “devre tatil-mülk” uyarısı

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, devre tatil veya mülklerin hemen her bütçeye hitap etmesi, dört mevsim faydalanılabilir olması ve cazip fiyat seçenekleri nedeniyle vatandaşlarca sıkça tercih edildiği belirtildi.

    Sektörde faaliyet gösteren firmaların da ücretsiz tatil vaadi ve benzeri pazarlama yöntemleriyle yoğun satış faaliyeti yürüttüğüne dikkatin çekildiği açıklamada, bu konuda vatandaşların Bakanlığa ulaşan şikayetleri olduğu bilgisi verildi.

    Bu şikayetler kapsamında incelemeler yürütüldüğü belirtilerek, “Yürütülen incelemelere istinaden 2023’ten bugüne kadar 21 firma hakkında düzenlenen 25 soruşturma raporu, Cumhuriyet başsavcılıklarına intikal ettirilmiş, 62 firma hakkında yürütülen denetim faaliyetleri sonucunda 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulanmıştır. 3 firma hakkındaki denetim süreci ise devam etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

    Açıklamada, devre tatil-mülk satış ve pazarlamasında dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin şunlar ifade edildi: “Vadedilen ile sözleşmenin uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Tüketicilerimizin imza attıkları bilgi ve belgeleri, sözleşmeleri, senetleri ve vekaletnameleri mutlaka okumaları ve imzaladıkları belgelerin içeriğinin kendilerine vadedilen hususlarla uyumlu olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir. Devre tatil sektöründe tüketicilerimizin sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri de ücretsiz tatil kazanıldığı vaadi ile devre tatil tesislerine davet edilerek, burada yapılan agresif pazarlama faaliyetleri sonucu sözleşme imzalamaya ikna edilmeleridir. Bu yönde davet alan tüketicilerimizin tesise gitmeleri halinde kendilerine tanıtım ve satış yapılacağının bilincinde olmaları önem arz etmektedir.”

    TÜKETİCİNİN CAYMA HAKKI BULUNUYOR

    Açıklamada, satıştan en az bir gün önce sözleşmeye ilişkin önemli hususları içeren ön bilgilendirme formunun tüketiciye verilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Devre tatil sözleşmelerinde tüketicilerin, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma haklarını kullanabileceği vurgulanan açıklamada, “Sözleşme tapu devri yapılmasını vadediyorsa cayma bildirimi noter aracılığıyla yapılmalıdır. Kullanım hakkının devrini içeren devre tatil sözleşmesinde cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin yazılı yapılması yeterlidir. Devre tatil satışlarında 14 günlük cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edilemez, tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge alınamaz, sözleşmedeki ödeme tarihleri cayma süresi içinde kalacak şekilde belirlenemez. Herhangi bir tapu devri içermeyen ve tüketicilere yalnızca kullanım hakkı sağlayan şahsi hakka konu devre tatil sözleşmeleri en fazla 10 yıl için kurulabilir.” ifadesi kullanıldı.

    SUÇ TEŞKİL EDEN HUSUSLARDA CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARINA BAŞVURULABİLİR

    Tüketicilerin şahsi hakka konu devre tatilini belirli bir dönem için kullanmayacağını, tatilin başlayacağı tarihten en az 90 gün önce sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla bildirmesi durumunda o dönem için yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idari masraf ve benzeri herhangi bir isim altında bedel talep edilemeyeceğine dikkatin çekildiği açıklamada, şunlar kaydedildi: “Tüketiciler, firmaların uygulamaları nedeniyle mağdur olmaları durumunda 2026 için değeri 186 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesine başvurabilmektedir. Dava şartı olarak tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Ayrıca, konusu suç teşkil eden dolandırıcılık iddialarına ilişkin olarak Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurulmalıdır.” >>>AA

  • Herkes define arıyor sandı: Ama o toprağın altından…

    Asrın felaketinin ardından yaralarını sarmaya çalışan Hatay, sadece binalarıyla değil, köklü mutfak kültürü ve unutulmaya yüz tutmuş ata miraslarıyla da yeniden ayağa kalkıyor. Antakya ilçesine bağlı Bozhöyük Mahallesi’nde yaşayan Murat Aracı, depremin ardından yerleştiği köyünde, yeni neslin neredeyse hiç bilmediği asırlık bir gastronomik geleneği tek başına canlandırdı: Cara peyniri ve çökeleği.

    Aracı’nın, atalarından kalma yöntemlerle hazırlayıp toprağın bağrına emanet ettiği testiyi aylar sonra kazma kürekle çıkarma anları sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Çevredeki vatandaşların gizemli kazıyı görüp “define arıyor” diye düşündüğü anların arkasından, altından daha değerli bir Hatay lezzeti fışkırdı.

    6 Ay 15 Gün Toprağın Altında Olgunlaşan Sır

    Geleneksel Antakya mutfağının en özel ama bir o kadar da zahmetli tariflerinden biri olan cara peyniri, adını yapımında kullanılan özel toprak küplerden (cara testisi) alıyor. Murat Aracı, bu eşsiz hazinenin toprak altındaki gizemli yolculuğunu şu şekilde aktarıyor:

    Testinin içerisine öncelikle sütten elde edilen has ayran çökeleği, tuzsuz kalıp peyniri ve yöreye özgü siyah küncü (çörek otu benzeri yerel tohum) harmanlanarak sıkıca basılıyor. Cara testisinin ağzı geleneksel yöntemlerle çamur kullanılarak tamamen hava almayacak şekilde kapatılıyor ve sulanıyor. Hazırlanan testiler derin bir çukur kazılarak toprağın altına gömülüyor. Aracı, tam 6 ay 15 gün boyunca testiyi hiç dokunmadan toprak altında olgunlaşmaya bıraktı. Peynirin lezzet sırrının bekletilme süresinde olduğunu belirten Aracı, “Toprağın altında ne kadar çok kalırsa, testinin kendi özelliğinden gelen o ağız tadını ve kıvamını alması o kadar mükemmel oluyor” diyor.

    “Herkes Altın Arıyoruz Sandı, Bizim Hazinemiz Cara Peyniri”

    Sosyal medyada paylaştığı çıkarma videolarının ardından çevredekilerin şaşkınlığını ve yaşadığı gururu anlatan Murat Aracı, bu gizli mirasın tescillenmesi gerektiğinin altını çizdi:

    “Depremden sonra bu köye yerleşince aklımıza atalarımızın bu güzel adeti geldi. Elimize bir cara testisi geçince aslına uygun şekilde bastık. Biz toprağı kazarken herkes bizi define ya da altın aramakla yargıladı. Ama bizim için bu, altından da defineden de çok daha değerliydi. Bunun tadını sadece yiyen bilir, yeni nesle sorsanız çoğu ne olduğunu bile bilmez. Hatay’a özgü bu şanın, bu adın tescillenmesine, coğrafi işaret almasına büyük ihtiyaç var. Amacımız bu lezzeti tüm Türkiye’ye duyurmak.”

    Gastronomi şehri Hatay’ın saklı kalmış kahvaltılık kültürünü simgeleyen cara peyniri, doğru şartlarda muhafaza edildiğinde kendine has keskin aroması ve çökelek dokusuyla tadanları hayran bırakıyor.

    The post Herkes define arıyor sandı: Ama o toprağın altından… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bakanlıktan yeni ifşa listesi: Köfte, kıyma ve kebapta tek tırnaklı et skandalı!

    Vatandaşın sağlığıyla oynayan, maliyeti düşürmek uğruna tüketicileri aldatan firmalara karşı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü amansız denetimler tüm hızıyla sürüyor. Bakanlık, laboratuvar sonuçlarıyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen ürünlerin yer aldığı “Güvenilir Gıda” listesini 2 Haziran 2026 tarihi itibarıyla güncelledi.

    Yapılan son incelemelerde özellikle et ve et ürünlerinde, süt ürünlerinde, zeytinyağında ve balda çok ciddi uygunsuzluklar deşifre edildi. Bakanlığın anlık olarak kamuoyuyla paylaştığı guvenilirgida.tarimorman.gov.tr adresindeki kara listeye çok sayıda yeni marka ve işletme eklenirken, et ürünlerinde tespit edilen tek tırnaklı (at, eşek, katır) ve kanatlı eti bulguları adeta infial yarattı. İşte mutfaklarımıza kadar giren o hileli gıdalar ve usulsüzlük detayları…

    Kıyma, Kebap ve Lahmacunda “Tek Tırnaklı” ve Sakatat Oyunu!

    Denetimlerin en çarpıcı ve korkutucu sonuçları yine et ve et mamulleri kategorisinde karşımıza çıktı. Popüler tüketim maddeleri olan köfte, pide içi, kıyma, kebap, etli ekmek, lahmacun harcı ve kavurmalarda hileli karışımlar tespit edildi:

    • Tek Tırnaklı Eti Skandalı: Özellikle bazı şarküteri firmalarının ürettiği kavurmalarda ve kasaplık kıyma ürünlerinde doğrudan tek tırnaklı hayvan eti (at, eşek, katır) tespit edildi.

    • Kanatlı ve Sakatat Karışımı: Dana eti olarak satılan köfte, sucuk, kebap ve kıymalı börek harçlarının içerisine maliyeti düşürmek amacıyla kanatlı eti (tavuk, hindi) ve sakatat (taşlık, baş eti, dil) karıştırıldığı belirlendi.

    • İçli Köftede Soya: Tüketime hazır olarak satılan bazı içli köfte markalarında ise et miktarını az gösterip hacim kazandırmak için yoğun şekilde soya kullanımı ortaya çıkarıldı.

    Süt Ürünleri, Bal ve Zeytinyağında Deşifre Edilen Hileler

    Sahtekarların hedefindeki tek kategori et ürünleri değildi. Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan temel gıdalarda da laboratuvar testleri acı gerçeği ortaya koydu:

    • Zeytinyağında Tohum Yağı Oyunu: Hakiki sızma zeytinyağlarına, maliyeti düşürmek için ayçiçeği, pamuk gibi daha ucuz tohum yağları ile daha düşük kalitedeki zeytinyağlarının karıştırıldığı belirlendi.

    • Sahte Çiçek ve Çam Balları: Süzme çiçek ve çam ballarında taklit/tağşiş yapıldığı, ürünlerin içerisine yoğun şekilde glukoz, fruktoz ve şeker şurubu takviyesi eklendiği tespit edildi.

    • Peynirde Nişasta Skandalı: Özellikle tam yağlı olarak satılan ya da eritme peyniri kategorisinde yer alan ürünlerde, kıvamı tutturmak ve maliyetten kaçmak için mevzuata aykırı nişasta, bitkisel yağ ve eritme tuzları kullanıldığı görüldü.

    • Sirke ve Pekmezde Gıda Boyası: Gül, elma ve alıç sirkeleri ile bazı pekmez markalarında, ürüne doğal bir görünüm kazandırmak amacıyla yasaklı gıda boyalarının kullanıldığı ortaya çıkarıldı.

    “Hileli Ürünleri Anlık Olarak Sorgulayabilirsiniz”

    Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicilerin bilinçlenmesi ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla ifşa sistemini artık anlık ve sürekli olarak güncelliyor. Vatandaşlar, satın aldıkları ürünlerin güvenilir olup olmadığını, üretici firmanın adını, ürünün tam markasını ve uygunsuz bulunan parti/seri numaralarını doğrudan bakanlığın resmi portalı üzerinden tek tıkla sorgulayabiliyor.

    The post Bakanlıktan yeni ifşa listesi: Köfte, kıyma ve kebapta tek tırnaklı et skandalı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afra Saraçoğlu ayrılık sebebini açıkladı: Nedeni…

    Televizyon dünyasının en çok izlenen yapımlarından biri olan ve güçlü oyuncu kadrosuyla adından söz ettiren A.B.İ dizisi, ikinci sezon onayını almanın sevincini yaşarken, hayranlarını derinden sarsan bir ayrılık haberiyle çalkalandı. Dizide usta aktör Kenan İmirzalıoğlu ile başrolü paylaşan ve canlandırdığı “Çağla” karakteriyle büyük beğeni toplayan güzel oyuncu Afra Saraçoğlu’nun, sezon finaliyle birlikte projeye veda edeceği kesinleşti.

    Geçtiğimiz günlerde kendisine diziyle ilgili soru soran muhabirlere gösterdiği mesafeli tepki nedeniyle magazin basınında eleştiri oklarının hedefi olan ünlü oyuncu, bu kez ezber bozdu. İstanbul’da düzenlenen olay yaratıcı Kanye West konserine katılan Saraçoğlu, etkinlik çıkışında basın mensuplarıyla bir araya gelerek A.B.İ dizisinden ayrılma nedenini açık yüreklilikle paylaştı.

    “Karakterimin Hikayesi Bitti, Biraz Dinleneceğim”

    Diziden ayrılış sürecine dair ortaya atılan “set krizi” veya “anlaşmazlık” iddialarına doğrudan yanıt veren Afra Saraçoğlu, ayrılığın tamamen senaryo gereği ve planlı olduğunu vurguladı. Güzel oyuncu vedasını şu sözlerle özetledi:

    “Birazcık dinleneceğim açıkçası. Çok güzel ve çok keyifli bir set dönemi geçirdim. Yapım şirketimiz OGM Pictures ile yine harika, çok güzel bir işe ortaklaşa imza attık. Ancak canlandırdığım karakterimin hikayesi senaryo gereği bitti. Bu nedenle diziden sezon sonu itibarıyla çıkmış bulundum. Şimdi birazcık kendi kabuğuma çekilmek ve dinlenmek istiyorum, keyfim gayet yerinde.”

    Anlaşması En Başından Beri Bir Sezonlukmuş!

    Magazin muhabirinin havada kalan soru işaretlerini gidermek adına yönelttiği “Peki, yapım firmasıyla olan anlaşmanız zaten en başından beri sadece bir sezonluk mu tasarlanmıştı?” sorusuna ise başarılı oyuncu, “Evet, projenin en başında karşılıklı olarak tam da bu şekilde konuşmuştuk” diyerek iddialara son noktayı koydu.

    A.B.İ Dizisinde Yeni Sezonda Taşlar Yerinden Oynayacak

    Afra Saraçoğlu’nun hayat verdiği Çağla karakterinin hikayeden çıkmasıyla birlikte, A.B.İ dizisinin ikinci sezonunda hem senaryo örgüsünde hem de oyuncu kadrosunda majör değişikliklerin yaşanması bekleniyor. Yapımcı firmanın Kenan İmirzalıoğlu’nun karşısına yeni sezonda kadın başrol olarak hangi flaş ismi getireceği ise şimdiden merak konusu oldu.

    The post Afra Saraçoğlu ayrılık sebebini açıkladı: Nedeni… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Arsa, ev ve tarlalarda yeni dönem: 12. Yargı Paketi ile satış usulü tamamen değişiyor!

    Türkiye’de aile içi uyuşmazlıkların ve adliyelerdeki dava yükünün en büyük sebeplerinden biri olan miras taşınmazlarının satışı konusunda çok kritik bir yasal adım atılıyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlık çalışmaları titizlikle yürütülen 12. Yargı Paketi taslağı, miras kalan ev, arsa ve tarlaların ortaklığının giderilmesi (izale-i şüyu) davalarındaki satış usulünü ve icra ihalelerini kökten değiştiriyor.

    Türkiye Gazetesi’nin ulaştığı taslak detaylarına göre, yeni düzenleme özellikle aile konutları ile tarım arazilerinin mülkiyet yapısını yabancılara ve üçüncü şahıslara karşı korumayı, aile bağlarının zedelenmesini önlemeyi amaçlıyor. İşte gayrimenkul hukukunda kartları yeniden dağıtacak yeni dönemin tüm şifreleri…

    İlk İhale Sadece Mirasçılara Açık Olacak

    Mevcut yasal uygulamada, miras kalan bir gayrimenkul üzerinde varisler arasında uzlaşı sağlanamadığı durumlarda sulh hukuk mahkemeleri taşınmazın satışına karar veriyor. Elektronik ortamda düzenlenen bu açık artırmalara mirasçıların yanı sıra parası olan herhangi bir üçüncü şahıs da doğrudan katılıp mülkü satın alabiliyor. Bu durum, aile mülklerinin yabancıların eline geçmesine ve aile içinde huzursuzluklara yol açıyordu.

    Yeni taslağa göre ise:

    • Tüm paydaşların mirasçı olduğu taşınmazların satışında ilk ihale yalnızca mirasçılar arasında kapalı devre gerçekleştirilecek. Üçüncü şahıslar bu ihaleye teklif veremeyecek.

    • Eğer bu ilk aşamada mirasçılar arasında bir satış gerçekleşmezse, taşınmaz ancak o zaman genel katılıma açık ikinci bir ihaleyle üçüncü kişilerin alımına sunulabilecek.

    İhale Bedelini Ödemeyip Süreci Aksatana %5 Para Cezası

    Yargı paketi taslağı, icra ve ortaklığın giderilmesi ihalelerindeki kötü niyetli suiistimalleri ve yapay fiyat artışlarını engellemek adına çok ağır yaptırımlar getiriyor.

    Mevcut sistemde ihaleyi kazandığı halde yasal süresi içinde parayı yatırmayan kişilerin sadece başlangıçta verdikleri teminat bedeli irat (gelir) kaydediliyordu. Bu durum, ihaleyi kasıtlı olarak sonuçsuz bırakmak ve hukuki süreci uzatmak isteyen art niyetli kişiler tarafından bir açık kapı olarak kullanılıyordu.

    Yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde; ihale bedelini süresi içinde yatırmayan kişilerin sadece teminatları yanmakla kalmayacak, aynı zamanda sundukları teklif bedelinin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak. Böylece fiyatı şişirip kaçma dönemine set çekilecek.

    Mirasçılara “Muafiyet” Kaldırılıyor: Teminat Şartı Geliyor

    Taslakta yer alan bir diğer idari ve teknik değişiklik ise ihale teminatlarıyla ilgili oldu. Yeni dönemde, mülk üzerinde pay sahibi olan mirasçılar da ihaleye katılırken diğer katılımcılar gibi teminat yatırmakla yükümlü tutulacak. Bu sayede ihale ortamının ciddiyeti korunacak ve manipülasyonların önüne geçilecek.

    Hukukçular Ne Diyor?

    Gayrimenkul hukuku uzmanları, mevcut sistemde taşınmazların doğrudan genel açık artırmaya çıkmasının aileleri mağdur ettiğini belirterek, ilk ihalenin sadece mirasçılara hasredilmesinin aile mülkiyetini ve tarım arazilerinin bütünlüğünü korumada tarihi bir dönüm noktası olacağını ifade ediyor. Ayrıca caydırıcı para cezalarının, mahkemelerdeki satış süreçlerinde yaşanan kronik zaman kayıplarını büyük oranda azaltacağı öngörülüyor.

    The post Arsa, ev ve tarlalarda yeni dönem: 12. Yargı Paketi ile satış usulü tamamen değişiyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • TÜİK 9 uzman yardımcısı alacak

    TÜİK 9 uzman yardımcısı alacak

    Kurumun Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre istihdam edilecek personel uzman olarak yetiştirilecek.

    Giriş sınavı sözlü şeklinde ve tek aşamalı gerçekleştirilecek.

    Başvurular, 12 Haziran’a kadar e-Devlet üzerinden Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti veya Kariyer Kapısı (https://kariyerkapisi.gov.tr/isealim) internet adresinden yapılacak.

    Giriş sınavına katılmaya hak kazanan adayların listesi, sözlü sınavın yeri ve tarihi TÜİK’in internet adresinden (www.tuik.gov.tr/duyurular) ilan edilecek.

    Adaylar, sınava ilişkin bilgilere Kariyer Kapısı menüsünden ulaşabilecek.

    Alınacak 9 uzman yardımcısı TÜİK merkez teşkilatında görevlendirilecek. >>>AA

  • Uğruca Gölü eriyen kar sularıyla doldu

    Uğruca Gölü eriyen kar sularıyla doldu

    Aras Dağları’nda 2 bin 200 rakımda bulunan göl, birçok kuş türünü ağırlamasının yanı sıra yaban hayvanlarının su ihtiyacını karşılıyor.

    Manzarasıyla doğaseverlerin de dikkatini çeken göl, bölgedeki karların erimesiyle tamamen doldu.

    Geçmiş yıllarda su seviyesi oldukça düşen, bu sene ise kar sularıyla dolan Uğruca Gölü, AA ekibince dronla görüntülendi. >>>AA