Kategori: Gündem

  • ÖZYES sonuçları açıklandı mı? 2026 ÖSYM AİS Spor Bilimleri özel yetenek sınavı sonuç sorgulama ekranı

    ÖZYES sonuçları açıklandı mı? 2026 ÖSYM AİS Spor Bilimleri özel yetenek sınavı sonuç sorgulama ekranı

    Üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları ile Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim almak isteyen adayların katıldığı 2026 Spor Bilimleri Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) sonuçları için gözler Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezine (ÖSYM) çevrildi.
    15 – 18 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen parkur sınavlarının ardından, ÖSYM takviminde belirtilen ilan günü geldi. Adaylar, spor bilimleri bölümlerine yerleşebilmek için elde ettikleri puanları öğrenmeye hazırlanıyor.

    2026 ÖZYES Sonuçları Açıklandı mı, Saat Kaçta Açıklanacak?

    ÖSYM tarafından yayımlanan resmi 2026 sınav takvimine göre ÖZYES sonuçları 9 Eylül 2026 Çarşamba günü adayların erişimine sunulacak.
    Sonuçların gün içerisinde ÖSYM’nin veri tabanına yüklenerek sistem üzerinden ilan edilmesi bekleniyor. Adaylara ayrıca fiziki bir sonuç belgesi gönderilmeyecektir.

    ÖZYES Sonuçları Nereden ve Nasıl Sorgulanır?

    ÖZYES sınav sonuçları ÖSYM’nin resmi sonuç açıklama adresi ve Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden öğrenilebilecek. Adayların izlemesi gereken adımlar şu şekildedir:
    • ÖSYM Sonuç Sistemine Giriş: sonuc.osym.gov.tr adresine gidin.
    • Kimlik Doğrulama: T.C. Kimlik Numarası ve Aday Şifrenizi girin.
    • Sonuç Ekranı: “2026-ÖZYES Sınav Sonuçları” sekmesine tıklayarak yerleştirme ve sınav puan bilgilerinizi görüntüleyin.
    Adaylar aynı zamanda mobil cihazlarından ÖSYM AİS mobil uygulaması aracılığıyla da T.C. kimlik numaraları ve şifrelerini girerek sınav sonuçlarına ulaşabilirler.

    Tercih ve Kayıt Süreci Nasıl İşleyecek?

    Sınav sonuçlarının erişime açılmasının ardından üniversitelerin spor bilimleri programlarına hak kazanan adaylar için tercih ve kayıt takvimi başlayacak. Bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt tarihleri ve gerekli belgeler ÖSYM’nin yerleştirme duyurusuyla birlikte ilan edilecektir.
  • Sporting Lizbon – Galatasaray maçı ne zaman? Hangi kanalda ve saat kaçta?

    Sporting Lizbon – Galatasaray maçı ne zaman? Hangi kanalda ve saat kaçta?

    Trendyol Süper Lig şampiyonu Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki ilk maçında Portekiz temsilcisi Sporting Lizbon’a konuk oluyor.
    “Devler Ligi” arenasına 19. kez adım atan sarı-kırmızılılar, Portekiz virajından 3 puanla dönerek lige galibiyetle başlamayı hedefliyor. Portekiz’in başkenti Lizbon’daki José Alvalade Stadyumu’nda oynanacak dev mücadeleyi Norveçli hakem Espen Eskas yönetecek.

    Sporting Lizbon – Galatasaray Maçı Hangi Kanalda, Şifresiz mi?

    Galatasaray’ın Devler Ligi’ndeki heyecan dolu mücadelesine dair canlı yayın bilgileri şu şekildedir:
    • Maçın Tarihi: 9 Eylül 2026 Çarşamba (Bugün)
    • Maçın Saati: TSİ 22.00
    • Yayın Kanalı: TRT 1 (Canlı ve Şifresiz) ve tabii platformu
    • Stadyum: José Alvalade Stadyumu (Lizbon)
    • Hakem: Espen Eskas (Norveç)

    Galatasaray’da 3 Önemli Eksik

    Sarı-kırmızılı ekip, zorlu deplasman mücadelesine 3 önemli yıldızından yoksun çıkacak:
    • Süper Lig’in 4. haftasındaki Başakşehir FK maçında kasığından sakatlanan golcü Victor Osimhen ve orta saha oyuncusu Mario Lemina kadroda yer alamayacak.
    • Antrenmanda sakatlık yaşayan sağ bek Wilfried Singo da Portekiz kafilesinde yer almadı.
    • Statü gereği UEFA kadrosunda bulunmayan Kaan Ayhan, Arda Ünyay, Kazımcan Karataş, Eyüp Aydın ve Can Armando Güner de forma giyemeyecek.

    Sporting Lizbon – Galatasaray Muhtemel 11’ler

    Teknik direktörlerin sahaya sürmesi beklenen muhtemel 11 kadroları şu şekilde:
    • Galatasaray: Muslera, Jelert, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Torreira, Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Mertens, Yunus Akgün, Batshuayi.
    • Sporting Lizbon: Israel, Debast, Diomande, Inacio, Quenda, Hjulmand, Morita, Catamo, Trincao, Pote, Viktor Gyökeres.
    Soccer ball being kicked by a boot on wet grass with water spray and stadium lights.
    Soccer player kicks the ball vigorously at the stadium

    Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi Maç Fikstürü

    Sarı-kırmızılı temsilcimizin lig aşamasındaki tüm karşılaşma takvimi:
    • 9 Eylül: Sporting Lizbon – Galatasaray
    • 13 Ekim: Galatasaray – Barcelona
    • 21 Ekim: Lille – Galatasaray
    • 3 Kasım: Galatasaray – Stuttgart

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.

    • 24 Kasım: Galatasaray – Aston Villa
    • 8 Aralık: AEK – Galatasaray
    • 19 Ocak: Galatasaray – Feyenoord
    • 27 Ocak: PSG – Galatasaray
  • Ahmet Mahmut Ünlü: “Habersiz görüntülü aramak caiz değildir”

    Ahmet Mahmut Ünlü: “Habersiz görüntülü aramak caiz değildir”

    Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, katıldığı canlı yayın programında günümüz dijital iletişim alışkanlıklarına dair ezber bozan açıklamalarda bulundu.
    CNN Türk ekranlarında Ahmet Hakan’ın sunduğu programa konuk olan Ünlü, karşı taraftan izin alınmadan aniden yapılan görüntülü aramaların toplumsal bir saygısızlık olduğunu ve dini açıdan da uygun bulunmadığını dile getirdi.

    “Önce Mesaj Atılmalı veya Normal Aranmalı”

    Akıllı telefon kullanımında mahremiyet sınırlarının korunması gerektiğine vurgu yapan Ahmet Mahmut Ünlü, doğru iletişim adımlarını şu sözlerle aktardı:
    “Kimse birden görüntülü aranmaz. Bir insana önce ‘Görüntülü arayabilir miyim?’ diye mesaj atılır veya telefon açılır. Adamın durumu ona göre müsait olmayabilir.”

    “Bu Davranış İslam’a Göre de Caiz Değildir”

    Görüntülü aramaların kişilerin özel alanını ihlal edebileceğini belirten Ünlü, İslam ahlakındaki izin isteme ve mahremiyete saygı ilkelerinin telefon kullanımında da geçerli olduğunu belirterek şunları söyledi:

    • Mahremiyet Vurgusu: İnsanların ev hali veya uygunsuz bir anında habersiz aranmasının kul hakkına ve mahremiyet ihlaline girdiğini belirtti.
    • Görgüsüzlük Eleştirisi: “Bunu çok yapıyorlar, maalesef bu bir görgüsüzlüktür. İslam’a göre de caiz değildir. Görgüsüzlüktür yani. Böyle şeyler oluyor yani bazen” diyerek tepkisini ortaya koydu.
    Ünlü’nün canlı yayındaki bu açıklamaları, sosyal medya platformlarında “dijital görgü kuralları” ve “telefonda mahremiyet sınırları” konularında geniş çaplı bir tartışma başlattı.
  • Seyhan Soylu neden tutuklandı?

    Seyhan Soylu neden tutuklandı?

    Kamuoyunda “Sisi” lakabıyla tanınan organizatör, menajer ve televizyon programcısı Seyhan Soylu, hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
    Kararın ardından Seyhan Soylu’nun tutuklanma gerekçesi ve hukuki süreci merak konusu oldu.

    Seyhan Soylu Neden Tutuklandı?

    Soruşturmanın gizliliği ve adli sürecin hassasiyeti nedeniyle Seyhan Soylu’ya yöneltilen resmî suçlamanın ayrıntıları henüz kamuoyuyla detaylı olarak paylaşılmadı.

    • Soruşturma Süreci: Soruşturmayı yürüten makamlar tarafından tutuklamaya gerekçe gösterilen dosya içeriği hakkında detaylı bir resmî metin yayımlanmamıştır.
    • İddialar ve Değerlendirme: Basında ve sosyal medyada daha önceki hukuki süreçler veya farklı dosyalarla bağlantılı çeşitli iddialar gündeme getirilse de, avukatlar ve resmî merciler kesinleşmiş suçlama hususunda açıklama yapılana kadar yapılan haberlerin netlik taşımadığını vurgulamaktadır.

    Avukatlarından İlk Açıklama Geldi

    Tutuklama kararının ardından Seyhan Soylu’nun avukatları Fıratcan Kalız ve Aslı Nur Çanakçı Çapanyazılı bir basın açıklaması yayımladı.
    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    • Masumiyet Karinesi Vurgusu: Tutuklama kararının bir “mahkmûmiyet” veya ceza anlamına gelmediği, sadece geçici bir koruma tedbiri olduğu belirtildi.
    • Algı Operasyonu Uyarısı: Müvekkillerinin suçlu olduğu yönünde kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
    • İtiraz Edilecek: Avukatlar, verilen tutuklama kararına en kısa sürede hukuki itirazda bulunacaklarını ve müvekkillerinin aklanacağına inandıklarını duyurdu.
  • 9 Eylül İzmir’in kurtuluşunun 104. yıldönümü!

    9 Eylül İzmir’in kurtuluşunun 104. yıldönümü!

    Türk ordusunun 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz harekâtının zaferle taçlandığı ve İzmir’in düşman işgalinden kurtarıldığı 9 Eylül, 104. yıl dönümünde tüm yurtta ve İzmir’de büyük bir coşkuyla kutlanıyor.
    Milli Mücadele’nin başarıyla tamamlanmasını simgeleyen bu tarihi gün, Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet kararlılığının en büyük nişanelerinden biri olarak tarihteki yerini koruyor.

    15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922’ye: Direnişin Sembolü

    İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunan güçlerince işgal edilmesi, Anadolu genelinde dağınık halde bulunan direniş hareketlerini birleştirerek Milli Mücadele’nin ana kıvılcımı oldu. Yıllar süren zorlu muharebelerin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Dumlupınar’da verdiği “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle süvariler İzmir’e doğru tarihi yürüyüşe geçti.
    9 Eylül sabahı Türk ordusunun öncü birlikleri şehre girdi:
    • Halkapınar Şehitleri: Bornova üzerinden Halkapınar’a ilerleyen Yüzbaşı Şerafeddin komutasındaki süvari birliği, pencerelerden açılan hain ateş sonucu 4 erini şehit verdi (Bekiroğlu Mehmet, Sarıarslan Hakkı, Seyit Mehmet ve Ahmet).
    • Balkonda Dalgalanan Bayrak: Göğsünden yaralanmasına rağmen Konak’taki Hükümet Konağı’na ulaşan Yüzbaşı Şerafettin, Türk bayrağını Hükümet Konağı’nın balkonuna çekerek İzmir’in hürriyetini ilan etti.
    • Kadifekale ve Sarıkışla: Üsteğmen Arif ve Celal Bey Kadifekale’ye, Yüzbaşı Zeki ise Sarıkışla’ya şanlı al bayrağı çekerek tarihi anı mühürledi.

    Bağımsızlığa Giden Yolun Kapısı Açıldı

    10 Eylül sabahı Belkahve’den şehre giren Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Hükümet Konağı balkonundan halkı selamlayarak bu büyük zaferi millete mal etti.
    18 Eylül’e kadar süren Takip Harekâtı ile Batı Anadolu tamamen temizlendi. Bu muazzam askeri başarı, Mudanya Ateşkes Antlaşması ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu niteliğindeki Lozan Barış Antlaşması’na giden yolu açtı.
    İzmir’in 104. kurtuluş yıl dönümü kapsamında bugün kent genelinde zafer yürüyüşleri, törenler ve fener alayları düzenleniyor.
  • MasterChef Türkiye eleme adayı kim oldu? İşte o isim!

    MasterChef Türkiye eleme adayı kim oldu? İşte o isim!

    TV8 ekranlarının ilgiyle takip edilen yarışma programı MasterChef Türkiye 2026‘da yeni haftanın ilk dokunulmazlık mücadelesi 8 Eylül Salı akşamı gerçekleşti.
    Danilo Zanna, Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya şefliğinde oynanan gecede, mavi ve kırmızı takım yarışmacıları “Balık Yemekleri” konseptinde mutfağa girdi. 9 farklı balık tabağının hazırlandığı gecenin sonunda eleme potasına giren ilk isimler netleşti.

    Dokunulmazlık Oyununu Hangi Takım Kazandı?

    Şeflerin değerlendirmesine sunulan balık çorbası, levrek marin, palamut pilaki, kalamar tava, karides güveç, hamsi tava, kırlangıç buğulama, kofana ızgara ve sardalya balık ekmek menüsünde en başarılı tabakları çıkaran taraf Kırmızı Takım oldu.
    45 dakikalık süre sonunda takım oyununu kazanan Kırmızı Takım haftaya galibiyetle başlarken, Mavi Takım bireysel dokunulmazlık oyunu oynamak zorunda kaldı.

    Bireysel Dokunulmazlığı Kim Aldı?

    Bireysel dokunulmazlık oyununda şefler, Mavi Takım yarışmacılarından 30 dakika içerisinde Helva-i Hakani hazırlamalarını istedi.
    Tadım değerlendirmesinin ardından finale Cansu ve Bahar kaldı. Şeflerin oy birliğiyle gecenin en iyi tabağını hazırlayarak bireysel dokunulmazlığı kazanan yarışmacı Bahar oldu.

    MasterChef 1. ve 2. Eleme Adayı Kim Oldu?

    Mavi Takım içerisinde gerçekleştirilen oylama ve konsey seçimleri sonucunda haftanın ilk iki eleme adayı belirlendi:
    • 1. Eleme Adayı: Bireysel dokunulmazlığı kazanan Bahar’ın kararıyla potaya gönderdiği Cansu oldu.
    • 2. Eleme Adayı: Mavi Takım yarışmacılarının kendi aralarında yaptığı konsey oylamasında en çok oyu alan Nilay haftanın ikinci eleme adayı seçildi.
  • Nepal’de sel felaketinin ardından yeniden inşa için 4,78 milyar dolar gerekiyor

    Nepal’de sel felaketinin ardından yeniden inşa için 4,78 milyar dolar gerekiyor

    Nepal’de sel felaketinin ardından yeniden inşa için 4,78 milyar dolar gerekiyor

    Nepal’in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde 26 Ağustos’ta meydana gelen, 1385 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin ardından yeniden inşa için yaklaşık 4,78 milyar dolara ihtiyaç duyulduğu bildirildi.

    Nepal Dışişleri Bakanlığından ülkede yaşanan sel felaketinin ekonomik maliyetine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

    Açıklamada, sel felaketinin neden olduğu toplam hasarın yaklaşık 1,8 milyar dolar, tahmini kaybın ise yaklaşık 883 milyon dolar olduğu kaydedildi.

    Yeniden inşa için toplam tahmini ihtiyacın yaklaşık 4,78 milyar dolar olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, bunun yaklaşık 57,67 milyon dolarının altı ay içinde ve yaklaşık 4,71 milyar dolarının ise uzun vadeli yeniden inşa için gerekli olduğu belirtildi.

    Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumu, selde hayatını kaybedenlerin sayısının 1385’e yükseldiğini, kayıp 5 bin 130 kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü duyurmuştu. Selde 13 bin 676 kişinin kurtarıldığı ve 337 yaralının tedavi edildiği aktarılmıştı.

    Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyor

    Nepal’in Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos’ta meydana gelen sel nedeniyle düzinelerce köprünün yıkıldığı, yolların hasar gördüğü ve arama kurtarma çalışmaları için helikopterlerin sevk edildiği bildirilmişti.

    Sel öncesi bölgede ilk olarak deprem meydana geldiğini açıklayan ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğunu ifade etmişti.

    Merkezi Katmandu’da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezinde görevli uzmanlar, selin bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçalarının tetiklediği çığ nedeniyle meydana geldiğini belirtmişti.

  • Antalya’da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

    Antalya’da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

    Düzağaç Mahallesi Ayrancı mevkisindeki yayla alanında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktığı kaydedildi.

    İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arazöz ve yangın söndürme helikopteri sevk edildi.

    Yoğun çam ağaçlarının bulunduğu bölgede etkili olan yangının kontrol altına alınması için ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

    Yangın söndürme çalışmalarına destek olmak isteyen Düzağaç, Burmahan ve çevre mahallelerden vatandaşlar da otomobil ve traktörleriyle bölgeye gitti.>>>AA

  • Bakan Çiftçi’den Diyarbakır’da bazı sokaklara terör örgütü üyelerinin fotoğraflarının asılmasına ilişkin açıklama

    Bakan Çiftçi’den Diyarbakır’da bazı sokaklara terör örgütü üyelerinin fotoğraflarının asılmasına ilişkin açıklama

    Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik güçlerinin provokasyonlara asla geçit vermeyeceğini belirtti.

    “Ülkemizin 50 yıllık terör belasından kurtulmak üzere girdiği ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine engel çıkaran hiç kimseye müsamaha gösterilmeyecektir.” açıklamasında bulunan Çiftçi, Milli Birlik ve Kardeşlik iklimini zehirlemeye cüret eden her provokatörün hak ettiği muameleyi göreceğinin altını çizdi.

    Çiftçi, Diyarbakır’da bazı ara sokaklara terör örgütü mensuplarının posterlerini asan 4 kişinin, emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alındığını anımsatarak, şunları kaydetti:

    “İçişleri Bakanlığı olarak ülkemizi terörden bütünüyle arındırmak, şiddeti gündemimizden tamamen çıkarmak ve toplumsal bütünleşmemizi pekiştirmek için devletimizin tüm kurum ve birimleriyle tam bir eş güdüm içerisinde çalışıyoruz. Terörsüz Türkiye süreci, ülkemizin ayağındaki prangalardan kurtulup her bir ferdine huzur ve refah sunacak bir kapının açılmasıdır. Bu hassas dönemin her türlü provokasyon ve istismardan uzak tutulması için süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Şimdi önümüzde kardeşliğimizi daha da güçlendirecek, enerjimizi kalkınmaya, üretime ve milletimizin refahına yöneltecek yeni bir dönem var. Bu tarihi süreçte siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlarımıza kadar herkese çok önemli bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’nin istikameti huzur, birlik ve güçlü yarınlardır.”>>>AA

  • 30 Ağustos zaferi Türkiye Yüzyılı hedeflerine ışık tutuyor

    30 Ağustos zaferi Türkiye Yüzyılı hedeflerine ışık tutuyor

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Bugün Türkiye, 30 Ağustos’ta ortaya konulan bağımsızlık ruhundan aldığı güçle, kendi kararlarını kendi veren, bölgesinde ve dünyada ağırlığı giderek artan, güçlü ve öz güvenli bir ülke olarak yoluna kararlılıkla devam etmektedir.” ifadesini kullandı.

    Duran, NSosyal hesabından 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla paylaştığı mesajında, 30 Ağustos’un birlik ve beraberlik içinde kenetlenen, istiklalini ve istikbalini her türlü değerin üzerinde tutan Türk milletinin sarsılmaz iradesinin en güçlü tezahürlerinden biri olduğunu belirtti.

    Bu eşsiz zaferle milletin kendi geleceğini tayin etme iradesini, vatanın bütünlüğünü ve bağımsızlığı her şart altında koruma kararlılığını bütün dünyaya ilan ettiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:

    “Bugün Türkiye, 30 Ağustos’ta ortaya konulan bağımsızlık ruhundan aldığı güçle, kendi kararlarını kendi veren, bölgesinde ve dünyada ağırlığı giderek artan, güçlü ve öz güvenli bir ülke olarak yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda attığımız her adımda Milli Mücadele’nin bizlere bıraktığı istiklal ruhunu ve sorumluluk bilincini geleceğe taşıyoruz. Ülkemizi daha güçlü, daha müreffeh ve daha itibarlı bir geleceğe ulaştırmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu anlamlı günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını, vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla yad ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”

    Paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yahya Kemal Beyatlı’nın “26 Ağustos 1922” adlı şiirini seslendirdiği ve Büyük Taarruz’a ilişkin görüntülerin bulunduğu videoya da yer verildi.>>>>AA

  • Samsun Çarşamba Havalimanının yolcu kapasitesi 3 milyona çıkacak

    Samsun Çarşamba Havalimanının yolcu kapasitesi 3 milyona çıkacak

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun Çarşamba Havalimanının yeni iç ve dış hatlar terminal binasının temelini 3 Eylül Perşembe günü atacaklarını belirterek, yeni terminal binasıyla havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 2 milyondan 3 milyona çıkarılacağını bildirdi.

    Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verdi.

    Söz konusu havalimanında hava yolu ulaşım talebi ve yolcu trafiğinin yıllar içerisinde önemli ölçüde arttığına dikkati çeken Uraloğlu, artan yolcu ve uçuş trafiğine cevap verecek modern ve yüksek kapasiteli yeni bir terminal binası inşa edeceklerini belirtti.

    Uraloğlu, Samsun’a sıfırdan 29 bin 120 metrekarelik yeni bir iç ve dış hatlar terminal binası kazandıracaklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “Samsun Çarşamba Havalimanı Yeni İç ve Dış Hatlar Terminal Binası’nın temelini 3 Eylül Perşembe günü atacağız. Yeni terminalimizle havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesini 2 milyondan 3 milyona çıkaracağız. 2025 yılında havalimanında 1 milyon 640 bin 95 yolcuya ve 17 bin 169 uçak trafiğine hizmet verildi. Yapılan projeksiyonlarda 2050 yılında yolcu ve uçak trafiğinin mevcut seviyenin iki katına kadar ulaşması öngörülüyor.”

    Apron alanı 71 bin 211 metrekareye ulaşacak

    Proje kapsamında yeni iç ve dış hatlar terminal binasının yanı sıra yeni güç merkezi, ısı merkezi, apron bariyer binası ve havalimanı iç bağlantı yollarının yapılacağının bilgisini veren Uraloğlu, apron sahasının da 17 bin 184 metrekare büyütüleceğine işaret etti.

    Uraloğlu, apron alanının 54 bin 27 metrekareden 71 bin 211 metrekareye ulaşacağını, uçak park pozisyonu sayısının da 10’dan 14’e çıkarılacağını belirterek, “Otopark kapasitesini de 246 araçtan 1506 araca yükselteceğiz. Yeni terminalle check-in bankosu sayısını da artıracağız. Yolcu salonları, bagaj ve VIP alanları da genişletilecek. Ayrıca proje kapsamında yeni CIP binası da Samsun Çarşamba Havalimanı’na kazandırılacak.” değerlendirmesinde bulundu.>>>AA

  • Ayçiçeği yağı üretiminde yeni sezon hedefi 35 bin ton

    Ayçiçeği yağı üretiminde yeni sezon hedefi 35 bin ton

    KARADENİZBİRLİK Genel Müdürü Ünal Erarslan, yazılı açıklamasında ayçiçeği alımlarıyla yağ üretiminin hızlanacağını ve talepler doğrultusunda üretimde artış yapılacağını belirtti.

    Sınırlı imkanlarına rağmen üreticilere yönelik hizmet ve desteklerini sürdürdüklerine işaret eden Erarslan, “Bu kapsamda 2026 yılı ürün alımları öncesi üretici ortaklarımıza 122 milyon liralık ayni ve nakdi destekte bulunduk. Piyasa şartları çerçevesinde ayçiçeği alımlarında üreticiyi mağdur etmeyecek en iyi fiyatı uygulayacağız. Yeni sezonda ürün rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruz. İklim koşulları geçen yıla göre bu sezon çok daha iyi geçti. Geçen yılki kuraklığı yaşamadık. Bu nedenle rekoltenin yüksek olacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ayçiçeği yağı üretiminde yeni sezon hedefi 35 bin ton

    Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Kırıkkale ve Kırşehir ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 12 kooperatifte ve alım merkezlerinde yeni sezon ürünleri almaya devam ettiklerini belirten Erarslan, şunları kaydetti:

    “Bu sezonda yaklaşık 35 bin ton ürün almayı hedefliyoruz. KARADENİZBİRLİK, ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Birliğimiz, üreticisinden aldığı ham madde ile ürettiği yüzde 100 saf ve helal sertifikalı KARADENİZBİRLİK markalı ayçiçeği yağı ile de tüketiciye hizmet vermekte ve bu konuda piyasayı regüle ederek aşırı fiyat artışlarını önlemekte, bölge ve ülke ekonomisine de katkı sunmaktadır. Üretici kesiminin sürekli olarak yeterli gelir elde edebilmesi ve üretimin devamını sağlama çabalarına da devam etmekteyiz.”>>>AA

  • A Milli Erkek Basketbol Takımı, 1067. maçına çıkacak

    A Milli Erkek Basketbol Takımı, 1067. maçına çıkacak

    FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Tur J Grubu’ndaki ikinci maçında yarın İzlanda’ya konuk olacak A Milli Erkek Basketbol Takımı, 1067. müsabakasına çıkacak.

    Tarihindeki ilk maçını 24 Haziran 1936’da Yunanistan’a karşı oynayan Türkiye, 90 yılı aşkın süreçte 1066 karşılaşmaya çıktı. Bu müsabakaların 555’ini kazanan Türkiye, 510’undan mağlubiyetle ayrıldı.

    Milli takım, tarihinde bir kez de beraberlik yaşadı. Ay-yıldızlı ekibin 13 Haziran 1995’te İstanbul’da Makedonya ile yaptığı özel maç, 78-78 beraberlikle sonuçlandı.

    Resmi maçlardaki ilk galibiyet

    A Milli Basketbol Takımı, resmi maçlardaki ilk galibiyetini 1949 yılında Mısır’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda elde etti.

    Turnuvadaki ilk iki mücadelede Yunanistan ve Fransa’ya yenilen Türkiye, üçüncü karşılaşmada Suriye’yi mağlup ederek resmi müsabakalardaki ilk galibiyetine imza attı.

    En farklı galibiyet ve mağlubiyetler

    Ay-yıldızlılar, tarihinde en farklı skorlu galibiyetini Libya karşısında elde etti.

    İzmir’de düzenlenen İslam Ülkeleri Spor Oyunları’nda 29 Eylül 1980 tarihinde Türkiye, Libya’yı 97 sayı farkla 142-45 yendi.

    A Milli Takım, tarihindeki en farklı skorlu yenilgilerini ise Hırvatistan ve Fransa karşısında yaşadı. Milliler, Almanya’da organize edilen 28. Avrupa Şampiyonası’nda, 24 Haziran 1993’te Hırvatistan’a 50 sayı farkla 113-63 mağlup oldu.

    Milliler, 3 Temmuz 2024’te Fransa ile deplasmanda oynadığı hazırlık maçında da sahadan 96-46 yenilgiyle ayrıldı.

    Ergin Ataman yönetiminde 104. maç

    A Milli Erkek Basketbol Takımı, başantrenör Ergin Ataman ile 104. maçına çıkacak.

    Ay-yıldızlılar, Ataman yönetiminde oynadığı 103 müsabakada 58 galibiyet ve 45 yenilgi yaşadı.>>>AA

  • Türkiye’nin 8’inci Turcorn’u HubX oldu

    Türkiye’nin 8’inci Turcorn’u HubX oldu

    İzmir merkezli yapay zeka odaklı mobil ürünler geliştiricisi HubX’in, Point72 Private Investments’tan aldığı yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırımla 1,2 milyar dolar değerlemeye ulaşarak Türkiye’nin 8’inci “Turcorn”u olması, mobil uygulama sektöründeki beklentileri artırdı.

    Mobil Uygulama Geliştiricileri ve Yayıncıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Başkanı Volkan Ekiz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, HubX’in bu başarısının, sektör için bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

    HubX’in İzmir’den çıkıp 190’dan fazla ülkede yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşmasının, Türk mobil uygulama geliştiricilerinin küresel ölçekte rekabet edebildiğinin en somut kanıtı olduğuna işaret eden Ekiz, “Bugüne kadar ülkemizin unicorn hikayesi ağırlıklı olarak e-ticaret ve oyun şirketleri üzerinden anlatıldı. HubX ile birlikte mobil uygulama sektörü de bu listede kendine ait, hakkıyla kazanılmış bir yer edindi. Derneğimiz ve TOBB Yazılım Meclisi olarak bunu yalnızca bir şirketin değil, tüm ekosistemin başarısı olarak görüyoruz.” dedi.

    Ekiz, bu büyümenin arkasında yalnızca girişimcilerin değil, kamunun sağladığı desteğin de payı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

    “Hizmet İhracatçıları Birliğinin yazılım sektörüne yönelik çalışmaları ve Ticaret Bakanlığının AR-GE, pazarlama ve yurt dışı birim desteği hibeleri, mobil uygulama şirketlerimizin küresel pazarlarda büyümesinde belirleyici rol oynuyor. Bu destek mekanizmaları olmasaydı, bugün konuştuğumuz büyüme hikayelerinin çoğu bu hızda gerçekleşemezdi. Derneğimiz, bu desteklerin sektördeki daha fazla girişime ulaşması için kurumlarla yakın temas halinde çalışıyor.”

    “Türkiye’nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyal”

    TOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Mesut Numanoğlu da HubX’in yükselişinin, küresel pazardaki daha büyük bir eğilimin parçası olduğunu söyledi.

    Son dönemde açıklanan verilerin, Apple App Store’da ABD tüketici harcamalarının bu yılın ikinci çeyreğinde son 10 yılda ilk kez gerilediğini gösterdiğini aktaran Numanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada kritik bir ayrım var, gerilemenin temel kaynağı oyun kategorisi. Dünyada tüketicilerin oyun kategorisinde yaptığı harcamalar düşüş trendine girerken, oyun dışı mobil uygulamalar ise büyüme ivmesini koruyarak yoluna devam ediyor. Apple ekosistemindeki uygulama içi gelirin oyun sektöründen mobil uygulama sektörüne kaydığını görüyoruz. HubX’in unicorn olmasıyla birlikte bundan sonra çıkacak yeni unicorn’ların artık oyun sektöründen değil, mobil uygulama sektöründen gelmesini bekliyoruz. Bu, Türkiye’nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyal.”>>>AA

  • Türkiye Tech Visa Programı’na 53 ülkeden başvuru yapıldı

    Türkiye Tech Visa Programı’na 53 ülkeden başvuru yapıldı

    Teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yabancı yetenekleri ve yenilikçi girişimleri ülkeye çekmek amacıyla yürütülen Türkiye Tech Visa Programı’na 53 ülkeden başvuru alınırken 47 teknoloji girişiminin ülkede şirket kurması sağlandı.

    AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre program kapsamında yılın ilk yarısında 53 ülkeden 492 başvuru alındı.

    Başvurular ön incelemenin ardından teknoparklar tarafından değerlendirildi ve komisyon süreçlerinden geçirildi. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan 82 girişim programa kabul edildi.

    Kabul edilen girişimlerden 47’si Türkiye’de şirket kurarken ülkede faaliyetlerine başlayan girişimcilere işlerini büyütmelerine ve teknoloji ekosistemine uyum sağlamalarına yönelik hızlandırma eğitimleri verildi.

    Yeni şirketlerin kurulması desteklenecek

    Programın yılın ikinci yarısındaki uygulama takvimi de belirlendi.

    Bu kapsamda yıl sonuna kadar programa yapılan başvurulara ilişkin değerlendirme faaliyetleri sürdürülecek. Başarılı bulunan girişimlerin Türkiye’de şirket kurmaları desteklenecek ve girişimcilere yönelik hızlandırma eğitimleri düzenlenecek.

    Böylece programa kabul edilen girişimlerin yalnızca Türkiye’ye gelmeleri değil, şirketleşerek kalıcı olmaları, yerli teknoloji ekosistemiyle işbirliği geliştirmeleri ve Türkiye üzerinden küresel pazarlara açılmaları amaçlanıyor.

    Türkiye Tech Visa, teknoloji alanında kritik uzmanlıklara sahip profesyoneller ile yenilikçi iş modeli ve teknoloji tabanlı çalışmaları bulunan girişimler için özel bir davet programı olarak uygulanıyor.

    Başvurular, teknoloji alanında çalışan bireysel yetenekler ve girişimler için oluşturulan iki ayrı kanal üzerinden gerçekleştiriliyor.

    Üç yıllık özel çalışma izni

    Programa kabul edilen teknoloji profesyonelleri ve girişimcilere Türkiye’de uzun vadeli plan yapabilmeleri için 3 yıllık özel çalışma izni sağlanıyor. Katılımcıların ailelerinin oturma izni süreçlerinin de kolaylaştırılması öngörülüyor.

    Program kapsamında ayrıca ilgili koşulları sağlayan katılımcılara gelir ve kurumlar vergisi muafiyetleri, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sunuluyor.

    Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen girişimlere teknoparklar ile kuluçka merkezlerinde ofis imkanı sağlanırken şirketlerin girişim sermayesi yatırımlarına, proje finansmanına, kamu teşviklerine ve destek programlarına erişimleri de kolaylaştırılıyor.

    Şirketlere 6 aylık danışmanlık

    Programa kabul edilen girişimcilerin Türkiye’de kurdukları şirketlere 6 ay boyunca hukuki, mali ve teknik süreçlerde danışmanlık veriliyor.

    Girişimcilerin kuruluş işlemlerinden teşvik mekanizmalarına, yatırım süreçlerinden teknoloji ekosistemine entegrasyona kadar ihtiyaç duydukları alanlarda yönlendirilmeleri sağlanıyor.

    Türkiye Tech Visa Programı ile yabancı teknoloji şirketlerinin merkezlerini veya operasyonlarını Türkiye’ye taşıması, nitelikli insan kaynağının ülkeye kazandırılması ve ülkenin teknoloji ve yenilikçilik alanında küresel çekim merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor.>>>AA

  • Amed Sportif Faaliyetler ile Trabzonspor ilk randevuda

    Amed Sportif Faaliyetler ile Trabzonspor ilk randevuda

    Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında yarın Trabzonspor’u ağırlayacak Amed Sportif Faaliyetler, rakibiyle ilk kez A takım düzeyinde kozlarını paylaşacak.

    Sezona sahasında Erzurumspor FK’yi 3-0 mağlup ederek 3 puanla başlayan Amed Sportif Faaliyetler, ikinci haftada deplasmanda Kocaelispor’a 2-0 yenildi.

    Diyarbakır temsilcisi, Trabzonspor’u yenerek Süper Lig’deki ikinci galibiyetine imza atmayı hedefliyor.

    Trabzonspor ise ilk haftada Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldıktan sonra sahasında İstanbul Başakşehir’i 2-1 mağlup ederek 4 puana ulaştı ve namağlup yoluna devam etti.

    Diyarbakır Stadı’nda oynanacak ve saat 21.30’da başlayacak karşılaşmayı hakem Atilla Karaoğlan yönetecek. Karaoğlan’ın yardımcılıklarını Furkan Ürün ve Bilal Gölen, dördüncü hakemliğini ise Reşat Onur Coşkunses yapacak.

    Trabzonspor’un yeni takımlara karşı karnesi

    Trabzonspor, Amed Sportif Faaliyetler maçıyla Süper Lig’deki 66’ncı farklı rakibiyle karşılaşacak.

    Bordo-mavililer, bugüne kadar Süper Lig’de karşılaştığı 65 farklı takımın tamamını en az bir kez mağlup etti.

    Süper Lig’e aynı sezon yükselen ekiplerle oynadığı son 10 maçta Trabzonspor’un 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyeti bulunuyor.

    Amed Sportif Faaliyetler sahasında 2’de 2 peşinde

    Son lig maçında Kocaelispor’a 2-0 mağlup olan yeşil-kırmızılı ekip, Trabzonspor karşısında ligde üst üste ikinci yenilgisini almamak için mücadele edecek.

    Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’in ilk iki haftasındaki hücum verileri de dikkati çekiyor.

    Teknik direktör Besnik Hasi yönetimindeki Diyarbakır temsilcisi, Trabzonspor karşısında hücumdaki üretkenliğini artırmaya çalışacak.

    Trabzonspor deplasmanda etkili

    Trabzonspor, 2026 yılında Trendyol Süper Lig’de deplasmanda oynadığı 10 maçın yalnızca birini kaybetti.

    Bordo-mavililer, söz konusu karşılaşmalarda 6 galibiyet ve 3 beraberlik alarak 21 puan topladı ve bu süreçte ligin deplasmanda en fazla puan kazanan takımı oldu.

    Sezonun ilk iki haftasında savunma performansıyla da dikkati çeken Trabzonspor, rakiplerine yalnızca bir direkt hücum fırsatı tanıdı.

    Teknik direktör Fatih Tekke yönetimindeki bordo-mavili ekip, yabancı teknik direktörlere karşı çıktığı son 18 Süper Lig maçının 15’inde yenilmedi.

    Tekke’nin bu karşılaşmalardaki 3 yenilgisi de Fenerbahçe’yi çalıştıran yabancı teknik direktörlere karşı geldi.

    Diagne’nin Trabzonspor’a karşı gol katkısı dikkati çekiyor

    Amed Sportif Faaliyetler’in gol yollarındaki önemli isimlerinden Mbaye Diagne, Trabzonspor’a karşı çıktığı 5 Süper Lig maçında 4 gol kaydetti.

    Trabzonspor’da ise Muhammed Salah, bordo-mavili formayla ilk 11’de başladığı ilk lig maçında İstanbul Başakşehir karşısında 2 gol attı.>>>AA

  • BES’ten emekli olanların sayısı 500 bini geçti

    BES’ten emekli olanların sayısı 500 bini geçti

    Bireylerin emeklilik dönemlerinde refah seviyelerinin düşmemesini hedefleyen, aynı zamanda yurt içinde uzun vadeli tasarruf seviyesini yükselterek yarattığı fonlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan BES, Türkiye’de 27 Ekim 2003’te başlayarak 23. yılını doldurmak üzere emin adımlarla ilerliyor.

    BES ve OKS’de toplam katılımcı sayısı 18,2 milyonu aştı

    AA muhabirinin Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerinden derlediği bilgilere göre, 21 Ağustos itibarıyla BES’teki katılımcı sayısı 10 milyon 332 bin 553 oldu.

    Söz konusu dönemde katılımcıların fon tutarı ile devlet katkısı fon tutarının toplam büyüklüğü 2 trilyon 473 milyar 961,4 milyon lira oldu. BES’ten emekli olan kişi sayısı da 500 bini geçerek 501 bin 81’e ulaştı.

    Bu arada, BES’ten emekli olan katılımcı sayısı, herhangi bir sözleşmesinden emeklilik hakkını kullanmış veya en az bir sözleşmesi ile emeklilik gelir planı alan ya da aktarıma özel emeklilik gelir planına geçen katılımcı sayısını gösteriyor. Aktarıma özel emeklilik gelir planında olup emeklilik hakkını kazanmadan sistemden ayrılan katılımcılar ise emekli katılımcı sayısından indiriliyor.

    OKS tarafında ise çalışanların fon tutarı ile devlet katkısı fon tutarının toplamıyla hesaplanan OKS’nin toplam büyüklüğü 21 Ağustos itibarıyla 163 milyar 997 milyon lirayı buldu. Aynı dönemde OKS’deki katılımcı sayısı 7 milyon 889 bin 592 oldu.

    Böylece, BES ve OKS’de toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 637 milyar 958,4 milyon liraya ulaşırken toplam katılımcı sayısı 18 milyon 222 bin 145 olarak kayıtlara geçti. Toplam fonun 2 trilyon 341 milyar 756,6 milyon lirasını katılımcı fonları, 296 milyar 201,8 milyon lirasını ise devlet katkısı fon tutarı oluşturdu.

    Bu yıl havuza 285 binden fazla yeni katılımcı dahil oldu

    2025’te BES ve OKS’deki toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 163 milyar 164,7 milyon lira, toplam katılımcı sayısı ise 17 milyon 935 bin 495 olarak gerçekleşmişti.

    BES ve OKS’deki katılımcıların fon tutarında, devlet katkısı fon tutarları da dikkate alındığında 2025 yıl sonundan 21 Ağustos 2026’ya kadarki dönemde 474 milyar 793,7 milyon liralık ve yüzde 21,9’luk artış görüldü.

    Aynı dönemde BES ve OKS havuzundaki toplam katılımcı sayısındaki artış 286 bin 650, artış oranı ise yüzde 1,6 oldu.

    1,7 milyonu aşkın çocuk BES kumbarasında 115 milyar liraya yakın birikim yaptı

    Türkiye’de Haziran 2021’de hayata geçirilen ve 18 yaş altı çocukların gönüllü sisteme dahil olmasının amaçlandığı uygulama büyümeye devam ediyor.

    21 Ağustos itibarıyla 18 yaş altı katılımcıların fon büyüklüğü 114 milyar 622,9 milyon lira oldu. Fon tutarının 92 milyar 982,8 milyon lirasını katılımcıların biriktirdiği fonlar oluştururken devlet katkısı fon tutarı 21 milyar 640,1 milyon lira olarak gerçekleşti.

    Sistemde 1 milyon 744 bin 360 çocuk bulunurken sözleşmenin yürürlük tarihi itibarıyla yaş gruplarına göre en çok katılım 173 bin 205 ile sıfır yaşta görüldü.

    31 Aralık 2025’ten 21 Ağustos 2026’ya kadar geçen sürede 18 yaş altı uygulamasındaki katılımcı sayısı 103 bin 378 artarken fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 29 milyar 639,5 milyon lira artış kaydetti.>>>AA

  • Hürmüz Boğazı beklentisi petrol fiyatlarını düşürdü

    Hürmüz Boğazı beklentisi petrol fiyatlarını düşürdü

    Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası “şahin” adımlarına ilişkin artan öngörüler değerli metalleri baskılarken Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik beklentiler petrol fiyatlarını aşağı çekti. Karadeniz’deki sevkiyat riskleri ve tarımsal üretime yönelik endişeler ise tarım emtialarını destekledi.

    Orta Doğu’daki gelişmeler hafta boyunca emtia fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdürdü. ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırım kararlarının yanı sıra savaş sırasında bölgeden tahliye edilen diplomatlarını Orta Doğu’daki büyükelçiliklerine geri göndermeye hazırlandığına yönelik haberler jeopolitik risklerin bir ölçüde dengelenmesini sağladı.

    ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentileri ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in İran’a karşı açıkladığı “ekonomik dışlama” operasyonuna ilişkin net bir tarih vermemesi, yatırımcıların olumlu gelişmelere odaklanmasını destekledi.

    ABD’de açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları da emtia fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici oldu.

    Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi temmuzda aylık yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerini aştı. Endeks yıllık bazda yüzde 3,7 yükselirken gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek PCE fiyat endeksindeki yıllık artış yüzde 3,3 oldu.

    Enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi, bankanın gelecek dönemde faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

    Haftanın son işlem gününde Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda Fed Başkanı olarak ilk kez konuşan Kevin Warsh, enflasyonu önceleyen mesajlar vererek para politikasında “şahin” kanada yakın bir duruş sergiledi.

    Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinin esnetilemez sabit bir ilke olduğunu belirten Warsh, mevcut finansal koşulların henüz yeterince sıkı olmadığını söyledi.

    Warsh’un açıklamalarının ardından para piyasalarında Fed’in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 35’ten yüzde 60’a yükselirken aralık ayında ilave bir faiz artırımına gidilebileceğine yönelik beklentiler de güç kazandı.

    ABD’nin politika faizine en duyarlı tahvilleri arasında bulunan 2 yıllık tahvilin faizi cuma günü yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,35’e çıktı.

    Bu gelişmelerle haftalık bazda ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,72’de kalırken dolar endeksi yüzde 0,9 artışla 99,7 seviyesine yükseldi.

    Altının üç haftalık yükseliş serisi sona erdi

    Değerli metallerde tamamlanan haftada paladyum hariç negatif bir seyir izlenirken haftanın ilk bölümünde görülen yükselişler, Warsh’un açıklamalarının ardından yerini satış ağırlıklı bir seyre bıraktı.

    Altının ons fiyatı, ABD Hazinesinin önceki hafta açıkladığı uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararının etkisini sürdürmesi, doların zayıflaması ve teknik alımlarla salı günü 4 bin 696,8 dolara çıkarak 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.

    Altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik talebin sürmesi de haftanın ilk bölümündeki yükselişi destekledi. Söz konusu fonlara 26 Ağustos’ta sona eren haftada 4,21 milyar dolarlık net giriş gerçekleşirken, bu tutar yaklaşık son 6 ayın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi.

    Bu veri, tamamlanan haftada altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik yatırımcı talebinin belirgin biçimde güçlendiğini gösterdi.

    Buna karşın ABD’de kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin beklentilerin üzerinde açıklanması altındaki yükseliş ivmesini sınırladı.

    Warsh’un enflasyonla mücadele için ilave adımların gerekebileceğine yönelik mesajlarıyla faiz artırım beklentileri güçlenirken kısa vadeli tahvil faizleri ve dolar endeksi yükseldi.

    Güçlenen dolar ve yüksek seyreden tahvil faizleriyle alternatif maliyeti artan altının ons fiyatı, haftanın son işlem günündeki sert satışların ardından haftayı düşüşle tamamladı.

    Böylece altının ons fiyatı, haftanın ilk bölümünde 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini görmesine karşın haftayı düşüşle tamamlayarak üç haftalık yükseliş serisini sonlandırdı.

    Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 5,3 artarken, gümüşte yüzde 3,8, altında yüzde 3,2 ve platinde yüzde 3,0 geriledi.

    ABD’nin tarife belirsizliği bakır fiyatlarında etkili oldu

    Baz metallerde ABD’nin olası bakır tarifelerine ilişkin belirsizlik, Çin kaynaklı talep beklentileri ve metal bazında değişen arz görünümü fiyatlamaları ayrıştırdı.

    ABD’nin 2027’den itibaren rafine bakır ithalatına tarife uygulayabileceğine yönelik beklentiler, metalin ABD depolarına yönelmesine ve diğer piyasalardaki kullanılabilir arzın azalmasına neden olmaya devam ediyor.

    Hafta içinde Londra Metal Borsası depolarındaki 65 bin 400 ton bakır için çekme talimatı verilmesinin ardından kullanılabilir stoklar yaklaşık 90 bin tona geriledi.

    Baz metallerde tezgah üstü piyasada tamamlanan hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 1,2, kurşunda yüzde 0,3 ve alüminyumda yüzde 0,3 artarken nikelde yüzde 1,9 ve bakırda yüzde 0,5 geriledi.

    Hürmüz Boğazı’na ilişkin beklentiler Brent petrolü düşürdü

    Petrol fiyatlarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri, ABD ile İran arasındaki diplomatik girişimler ve Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler etkili oldu.

    ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımlarına karşın diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azalttı.

    İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yapılan görüşmelerde, iki ülkenin Boğaz’dan elde edilecek gelirlerden payları da dahil olmak üzere bazı konularda mutabakata vardığını söyledi.

    Muhibbi’nin Boğaz’ın açılmasının ABD’nin İran’ın şartlarını kabul etmesine bağlı olduğunu açıklaması, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin artabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

    ABD Başkanı Donald Trump da Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün tamamen ABD’de olduğunu savunarak İran’la savaşın çok yakında sona ereceğini belirtti.

    Warsh’un faiz artırımına açık kapı bırakan açıklamaları ise ekonomik büyüme ve enerji talebine yönelik endişeleri artırarak petrol fiyatlarındaki düşüşü destekledi.

    Doğal gazda, ABD’de eylül ayının ilk bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine yönelik tahminler fiyatları yukarı yönlü etkiledi.

    Sıcak havanın elektrik üretiminde doğal gaz kullanımını artıracağı beklentisinin yanı sıra ABD’de depolanan doğal gaz miktarının 21 Ağustos’ta sona eren haftada 15 milyar fit küp artması da fiyatları destekledi. Söz konusu artış, 33 milyar fit küplük 5 yıllık ortalamanın altında kaldı.

    Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 4,2 artarken Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,8 geriledi.

    Karadeniz’deki sevkiyat riskleri buğday fiyatlarını yükseltti

    Tarım emtialarında Karadeniz’deki sevkiyat sorunları, ABD’de üretim ve verim tahminlerine yönelik endişeler ile Çin’deki olumsuz hava koşulları fiyatlamalarda etkili oldu.

    Buğday fiyatları, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatlarını aksatmasıyla yükselirken Chicago Ticaret Borsası’nda aralık vadeli kontratın kile başına fiyatı 790,3 sentle Temmuz 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

    Tahıl yüklü gemiler, limanlar ve lojistik altyapıya yönelik saldırılar, bölgeden gerçekleştirilen ihracatın aksayabileceğine ilişkin endişeleri artırdı.

    Mısır ve soya fasulyesinde ABD’deki sıcak hava ve aşırı yağışların verim üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler ile güçlü ihracat talebi fiyatları destekledi.

    Çin’in önemli mısır ve soya fasulyesi üretim bölgelerinde temmuz ortasından bu yana etkili olan aşırı sıcaklar ve seller, ürün kalitesi ile verime ilişkin endişeleri artırdı.

    Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 12,1, mısırda yüzde 5,5, soya fasulyesinde yüzde 3,9 ve pirinçte yüzde 2,5 arttı.

    Pamuk fiyatlarında Çin’in üretiminin yüzde 90’dan fazlasını gerçekleştiren Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki sıcak ve kurak havanın verimi düşürebileceğine ilişkin endişeler etkili oldu.

    Kahvede Brezilya’daki hasadın ilerlemesiyle piyasaya ulaşan arzın artacağı beklentisi fiyatları baskılarken Intercontinental Exchange sertifikalı arabica stoklarının 1999’dan bu yana en düşük seviyelere gerilemesi ise kayıpları sınırladı.

    Şeker fiyatları, Brezilya realinin dolar karşısında değer kaybetmesinin ülke üreticilerinin ihracatını artırabileceği beklentisini güçlendirmesiyle geriledi. Avrupa Birliği’nin 2026-2027 sezonu şeker üretiminin yıllık yüzde 19 azalabileceğine ilişkin tahminler düşüşü sınırladı.

    Kakaoda ise dünyanın en büyük üreticisi Fildişi Sahili’nde zorlu hava koşulları ve yetersiz tarla bakımının 2026-2027 ana ürün sezonunun başlangıcını 8-10 hafta geciktirebileceğine ilişkin haberler fiyatları destekledi. Fildişi Sahili ve Gana’da güneş ışığının yetersiz kalmasının ürün kalitesini düşürmesi ve hastalık riskini artırması da arz endişelerini güçlendirdi.

    ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 3,5 artarken kahvede yüzde 3,1 ve şekerde yüzde 0,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 10,0 yükselişle tamamladı.>>>AA

  • Yılın ilk yarısında 447,9 milyar liralık yatırıma teşvik

    Yılın ilk yarısında 447,9 milyar liralık yatırıma teşvik

    AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, ulusal veya uluslararası sermayeli yatırımcıları desteklemek amacıyla çeşitli teşvik programları uygulanıyor. Böylece Türkiye’nin yerli ve uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor.

    Bu kapsamda bu yılın ocak-haziran döneminde 2 bin 437 yatırım projesi için 2 bin 410 teşvik belgesi düzenlenirken yaklaşık 447,9 milyar liralık sabit yatırım yapılması ve 64 bin 416 kişilik istihdam oluşturulması hedeflendi. Söz konusu dönemde düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin 2 bin 291’i yerli, 119’u ise yabancı sermayeli firmalarca alındı. Yerli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 412,6 milyar lira, yabancı sermayeli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 35,3 milyar lira oldu.

    İmalatta 42 bine yakın istihdam hedeflendi

    Bu dönemde verilen teşvik belgesi sayısında Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’yı içine alan “1. Bölge” 998 belgeyle ilk sırada yer aldı.

    Bu bölgeyi 480 belgeyle 2. Bölge, 322 belgeyle 6. Bölge, 279 belgeyle 3. Bölge, 176 belgeyle 5. Bölge ve 146 belgeyle 4. Bölge izledi.

    Projeler kapsamında, 1. Bölge’de 180,1 milyar liralık, 2. Bölge’de 79,6 milyar liralık, 3. Bölge’de 43 milyar liralık, 4. Bölge’de 24,1 milyar liralık, 5. Bölge’de 37,5 milyar liralık ve 6. Bölge’de 41,5 milyar liralık yatırım yapılması planlandı.

    Ayrıca muhtelif bölgelerde de öngörülen sabit yatırım tutarı 42,2 milyar lira olan 9 yatırım teşvik belgesi düzenlendi.

    Yatırım teşvik belgelerinde beklenen 447,9 milyar liralık toplam sabit yatırım tutarının 189,6 milyar lirası imalat sektörü için ayrılırken bu sektörü 127,1 milyar lira ile enerji, 108,9 milyar lira ile hizmetler, 13,9 milyar lira ile tarım ve 8,5 milyar lira ile madencilik sektörü izledi.

    İmalat sektörüne yönelik söz konusu dönemde 1770 belge verilirken, bu sektörü 322 belge ile hizmetler, 151 belge ile enerji, 134 belge ile tarım, 33 belge ile madencilik takip etti.

    Sektörlerde öngörülen istihdam imalatta 41 bin 914, hizmetlerde 18 bin 856, tarımda 1598, madencilikte 1054 ve enerjide 994 olarak tahmin edildi.

    Yatırım teşviklerinde çalışmalar sürüyor

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırım teşvikleri konusunda çeşitli adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda yıl sonuna kadar Yatırım Teşvik Sistemi ve Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında üst politika belgelerinde yer alan ülkenin ekonomik hedefleri ile ulusal ve uluslararası yatırımcıların ihtiyaçları doğrultusunda yatırım teşvik uygulamalarının yürütülmesine devam edilecek.

    Yatırım teşvik belgelerine ilişkin bilgi, istatistik ve değerlendirmelerin yer aldığı 6 Yatırım Teşvik Verileri Bülteni hazırlanacak ve Bakanlık internet sitesinde yayımlanacak. Ticaret sicili müdürlükleri, noterler ve firmalardan gelen form ve bildirimlerde yer alan firma bilgileri bilgi sistemine kaydedilerek raporlamalar yapılacak.>>>AA

  • DOA mobil uygulaması 3 milyon kullanıcıya ulaştı

    DOA mobil uygulaması 3 milyon kullanıcıya ulaştı

    AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansından edindiği bilgiye göre, DOA sisteminde 1 Temmuz’da başlatılan ulusal entegrasyon süreci devam ediyor.

    Sisteme en yoğun ilgi gösteren iller arasında Antalya, İzmir ve İstanbul öne çıkıyor. Bu illerde hem iade noktalarının kullanım yoğunluğu hem de sisteme katılımı diğer illere kıyasla daha yüksek seyrediyor.

    DOA sistemi kapsamındaki mobil uygulamaya kayıtlı kişi sayısı 3 milyon olurken bu kullanıcıların tamamı sistemi aktif olarak kullanıyor.

    DOA sistemi kapsamında vatandaşların iade ettikleri her uygun ambalaj için kazandıkları 1 lira teşvik bedeli ise DOA Cüzdan’a aktarılıyor. Vatandaşlar bakiyelerini alışverişlerde kullanabiliyor, banka hesaplarına transfer edebiliyor, ATM’den çekebiliyor ve fatura ödemelerinde değerlendirebiliyor.

    Böylece vatandaşların kazandıkları teşvik bedelini günlük yaşamlarında farklı ihtiyaçları için kullanabilmelerine imkan sağlanıyor.

    DOA Cüzdan’ın kullanım imkanları geliştirilecek

    Vatandaşların sisteme katılımını artırmak amacıyla finansal teşviklerin yanı sıra farklı kampanya ve uygulamalar da hayata geçiriliyor.

    Bu kapsamda “100 bin Ambalaj Challenge” gibi projelerle vatandaşların sisteme daha aktif katılımının desteklenmesi ve geri dönüşüm alışkanlığının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

    Gelecek dönemde DOA Cüzdan’ın kullanım imkanlarının geliştirilmesi, farklı teşvik ve katılım modelleriyle sistemin daha cazip hale getirilmesi hedefleniyor.

    Bu çalışmalarla ambalaj iadesinin günlük yaşamda kolay, erişilebilir ve kalıcı bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor.>>>AA

  • Vatan caddesi trafiğe kapatıldı

    Vatan caddesi trafiğe kapatıldı

    Bayram kutlamaları nedeniyle saat 07.00’den itibaren Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) ile bulvar yan yolları her iki istikamette trafiğe kapatıldı.

    Söz konusu yollar, program bitimine kadar kapalı kalacak.

    Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu, O-3 Hal Yolu, Fevzipaşa ile Turgut Özal Millet caddeleri alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.

    Bu arada, polis ekipleri kutlama alanında güvenlik önlemi aldı.>>>AA

  • A Milli Erkek Basketbol Takımı, Dünya Kupası Elemeleri’nde yarın İzlanda’ya konuk olacak

    A Milli Erkek Basketbol Takımı, Dünya Kupası Elemeleri’nde yarın İzlanda’ya konuk olacak

    İzlanda’nın başkenti Reykjavik’teki Laugardalshöll Spor Merkezi’nde oynanacak karşılaşma, TSİ 22.30’da başlayacak. Mücadele, TRT 1 ve S Sport’tan naklen yayımlanacak.

    Ay-yıldızlı ekip, ikinci tur ilk maçında ağırladığı Litvanya’yı 94-66 mağlup ederek elemelerde 7’de 7 yaptı. Sırbistan’a deplasmanda 102-73 yenilen İzlanda ise 4. mağlubiyetini yaşadı.

    Takımların galibiyet ve mağlubiyet sayılarını taşıdığı ikinci turda Türkiye, zirvede yer alıyor. İzlanda ise averajla 5. basamakta bulunuyor. Elemelerde gruplarını ilk 3’te tamamlayacak ekipler, Dünya Kupası bileti alacak.

    Millilerin Litvanya ile oynadığı müsabakada burnu kırılan Ercan Osmani, aday kadrodan çıkarıldı.

    İzlanda ile 8. randevu

    A Milli Basketbol Takımı, İzlanda ile 8. kez karşı karşıya gelecek.

    İki takım arasında yapılan 7 maçın 5’ini Türkiye, 2’sini İzlanda kazandı.

    Milliler, İzlanda ile son resmi müsabakasını 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde oynadı. Ay-yıldızlı ekip, Şubat 2025’te deplasmanda çıktığı mücadelede sahadan 83-71 mağlup ayrıldı.

    Aday kadro

    Ergin Ataman’ın başantrenörlüğünü yaptığı A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın aday kadrosunda yer alan oyuncular şöyle:

    Darius Karutasu, Erkan Yılmaz, Kenan Sipahi, Malachi Flynn, Berk İbrahim Uğurlu, Furkan Korkmaz, Metecan Birsen, Onuralp Bitim, Sertaç Şanlı, Şehmus Hazer, Yiğitcan Saybir, Yiğit Arslan, Cedi Osman, Adem Bona, Ömer Faruk Yurtseven, Ömer Kutluay.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: 30 Ağustos Zaferi’yle yaşadığımız toprakların vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: 30 Ağustos Zaferi’yle yaşadığımız toprakların vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesaj, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından paylaşıldı.

    Bugün, “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak tarihe geçen ve Milli Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünün gururla idrak edildiğini belirten Erdoğan, aziz milletin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik etti.

    Yurt dışı misyonlarında bayram sevincine ve heyecanına ortak olan misafirlere de şükranlarını ileten Erdoğan, mesajında, “30 Ağustos Zaferi’yle bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu da açan Büyük Zafer, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ederken, coğrafyamıza yönelik emperyalist kuşatmanın da kırılmasına vesile olmuştur.” ifadelerine yer verdi.

    Bundan 104 yıl önce, türlü imkansızlıklara rağmen milletçe gösterilen azim, cesaret ve kararlılığın bugün de en güçlü motivasyon kaynağı olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye, şanlı tarihinden aldığı ilham ve öz güvenle enerjiden savunma sanayisine, bilim ve teknolojiden dış politikaya kadar her alanda yazdığı başarı hikayeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Başta bölgemiz olmak üzere, dünyada savaşların, çatışmaların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye, ilkeli, dirayetli ve insani değerleri merkeze alan girişimci politikalarıyla öne çıkmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Türkiye’yi ve Türk milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

    “Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün, zulüm kimden gelirse gelsin engel olmaya, mazlum kim olursa olsun sahip çıkmaya çalışan, bu uğurda yeri geldiğinde bedel ödemekten çekinmeyen bir Türkiye vardır. ‘Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe’ Türkiye’yi ve Türk milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir.

    İstikrarsızlıktan beslenenlerin tüm kışkırtmalarına, tüm provokasyonlarına rağmen, devlet ve millet olarak, haktan yana, hukuktan yana, adaletten, barıştan, istikrardan yana olmaya devam edeceğiz. 104 sene evvel olduğu gibi bugün de birlik ve beraberlik içinde Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi milletimizle çarpan, bizimle sevinip, bizimle üzülen bütün dost ve kardeşlerimizi de bu anlamlı günde muhabbetle kucaklıyorum. Bu vesileyle Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yad ediyor, istiklalimizin ebedi muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”

  • Devlet Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: Son söz Türk milletinindir

    Devlet Bahçeli’den 30 Ağustos mesajı: Son söz Türk milletinindir

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Büyük Zafer’in yalnızca birkaç günlük bir muharebeden ibaret olmadığını belirten Bahçeli, 30 Ağustos’un Türk milletinin iki asrı aşan mücadele tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

    “İKİ ASRI AŞAN RİCAT DEVRİ TERSİNE ÇEVRİLDİ”

    Bahçeli, mesajında şu ifadeleri kullandı:

    “Türk milletinin Anadolu’daki son büyük ölüm-kalım mücadelesinde 30 Ağustos 1922, iki asrı aşan ricat devrinin tersine çevrildiği; düşman önünde gittikçe geriye çekilen hudut çizgilerinin bu defa Türk süngüsünün istikametinde batıya doğru sürüldüğü gündür.

    30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kesilen hükmün ağırlığını kavramak için birkaç günlük bir muharebenin hudutlarından çıkıp Türk milletinin iki asrı aşan mücadele tarihine bakmak gerekir.”

    KARLOFÇA’DAN SEVR’E UZANAN KAYIPLARI HATIRLATTI

    Türk milletinin Karlofça’dan Büyük Taarruz’a kadar ağır bedeller ödediğini belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “1699 Karlofça’yla başlayan toprak kayıpları, 93 Harbi’nin ağır yaralarıyla derinleşmiş; Balkan Harpleri’nde Rumeli’nin bağrından koparılan yüz binlerin acısı, Trablusgarp’tan Kafkasya’ya, Çanakkale’den Filistin’e kadar uzanan cephelerde verilen insan ve vatan kayıplarıyla birleşmiştir.

    Mondros’la ordusu dağıtılmak, Sevr’le vatanı parçalanmak, İzmir’in işgaliyle Anadolu’nun kalbine kadar sokulmak istenen Türk milleti için mesele artık kaybedilmiş toprakların hesabından çıkmış, elde kalan son vatan üzerinde hür yaşayıp yaşayamayacağımızın davasına dönüşmüştür.

    İstiklal Harbi’nin bütün askeri kudreti; genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, topyekûn ayağa kalkan milli seferberlik ruhuyla işte bu hakikat etrafında çelikleşmiştir.”

    MİLLİ İRADE ANKARA’DA DEVLETE DÖNÜŞTÜ

    İşgale karşı Anadolu’nun farklı noktalarında yükselen itirazın Milli Mücadele çatısı altında birleştiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

    “Mütareke hükümlerinin arkasına saklanan işgal kuvvetleri limanlara, kışlalara, demiryollarına ve şehirlere el uzatırken; Anadolu’nun farklı köşelerinde yükselen itiraz, Samsun’dan Havza’ya, Amasya’dan Erzurum’a Sivas’a uzanan mücadeleyle müşterek bir istikamete kavuşmuş; nihayet Ankara’da devlet iradesine dönüşmüştür.

    İnönü’de yeniden doğrulan Türk ordusu, Kütahya-Eskişehir’in çetin şartlarında Sakarya’nın doğusuna çekilirken iradesinden hiçbir şey kaybetmemiş; Ankara’nın ufkunda düşman top seslerinin duyulduğu günlerde Türk milleti, altında izmihlal ateşi, karşı yakasında istiklal ve milli beka bulunan bir sırat köprüsünün üzerinde yürümüştür.”

    “YUNAN TAARRUZUNUN BELİ KIRILDI”

    Bahçeli, Sakarya Meydan Muharebesi’yle Türk milletinin istikbalinin yeniden şahlandığını belirterek şöyle devam etti:

    “Sakarya’da yirmi iki gün ve gece boyunca kanla tutulan hat, yedi düvelin sırtını sıvazladığı Yunan taarruzunun belini kırmış; asırlardır ağır bedellerle sınanan Türk milletinin istikbali, istiklal istikametinde yeniden şahlanmıştır.

    Fakat Türk’ün hesabı henüz kapanmamıştır. Ordunun noksanları tamamlanmış, milletin kıt imkanları aynı hedef uğruna seferber edilmiş, düşmanın kökünü Anadolu’dan sökecek nihai zaferin saati, sabır ve sebatla beklenmiştir.”

    KOCATEPE’DE BEKLEYİŞ BİTTİ

    Büyük Taarruz’un başladığı 26 Ağustos sabahına dikkat çeken Bahçeli, Türk ordusunun düşmanı adım adım Dumlupınar’daki nihai hesaplaşmaya sürüklediğini ifade etti:

    “26 Ağustos sabahında Kocatepe’nin karanlığını yaran Türk topçusu, bekleyişin bittiğini ilan etmiştir. Afyon hattı parçalanmış, Türk ordusu dört gün boyunca düşmanın yollarını adım adım kapatarak Dumlupınar’daki nihai hesaplaşmanın çemberini örmüştür. Nihayet 30 Ağustos’ta Dumlupınar, iki asırlık hesabın görüldüğü meydana dönüşmüştür.”

    “EMPERYALİST HESAPLARIN PİYONLARI TARUMAR EDİLDİ”

    Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki Türk ordusunun emperyalist hesapları bozduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki kahraman Türk ordusu; piyadenin süngüsü, topçunun ateşi, süvarinin yıldırım misali sürati ve Mehmetçiğin ölümden sakınmayan imanıyla emperyalist hesapların piyonlarını tarumar etmiş; Karlofça’dan Balkan Harplerine kadar biriken hicranın, Mondros’un hüsranının, Sevr’in hayasız hesabının cevabı Dumlupınar’da verilmiştir.

    Türk ordusu zaferin ardından durmamış; 9 Eylül’de İzmir’e vardığında Anadolu’ya sokulan müstevli, başladığı yerde denize dökülmüştür.”

    “BU VATAN ÜZERİNDE SON SÖZ TÜRK MİLLETİNİNDİR”

    Kocatepe’den başlayarak İzmir’de kesin sonuca ulaşan mücadelenin mesajının açık olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeyi kullandı:

    Kocatepe‘de alınan karar, Dumlupınar’da verilen hüküm, İzmir’de nihayet bulan hakikat bellidir: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir!”

    Bahçeli, mesajının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitler ve gazileri rahmet ve minnetle anarak şu ifadeleri kullandı:

    “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Harbi’ne omuz veren kahraman silah arkadaşlarını; bu toprakları kanlarıyla, canlarıyla bizlere vatan kılan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”