Kategori: Gündem

  • TGS’den ağustosta uçuş ve yolcu rekoru

    TGS’den ağustosta uçuş ve yolcu rekoru

    TGS’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şirketin operasyonel mükemmeliyet anlayışı, güçlü insan kaynağı ve dünya standartlarındaki hizmet kalitesiyle yeni başarılara imza atmaya devam ettiği belirtildi.

    Şirketin ağustos ayında hizmet verdiği tüm istasyonlarda 92 bin 161 uçuşa ve 15 milyon 336 bin 188 yolcuya hizmet sunduğu kaydedilen açıklamada, “Kuruluşumuzdan bu yana aylık bazda tüm zamanların en yüksek uçuş ve yolcu rakamlarına ulaştık. 2025 yılı Ağustos ayına kıyasla, operasyonel süreçlerimizde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle Ağustos 2026’da yüzde 6,6 verimlilik artışı sağladık. Bu tarihi başarı, sahadaki özverinin, güçlü ekip ruhumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz sürdürülebilir işbirliğinin en somut göstergesi oldu. Rekorlarla büyüyen bu başarı yolculuğuna katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyoruz. Birlikte büyüyor ve geleceğe birlikte değer katıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.>>>AA

  • Maltepe’de silah sesleri: Yaralılar var!

    Maltepe’de silah sesleri: Yaralılar var!

    İstanbul Maltepe’de henüz belirlenemeyen bir nedenle hareketli ve tehlikeli dakikalar yaşandı. Kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin çevredekilere silahla ateş açması sonucu bölgede büyük panik meydana geldi.
    İlk belirlemelere göre olayda yaralıların olduğu öğrenildi.

    Bölgeye Özel Harekat Polisi Sevk Edildi

    Silah seslerinin yükselmesi üzerine mahalle sakinlerinin ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi yönlendirildi. Saldırganın etkisiz hale getirilmesi ve güvenliğin sağlanması amacıyla adrese Özel Harekat Polisi sevk edildi.

    Ayrıtılar gelecek…

  • Can Bozdoğan’dan Rizespor’a galibiyet sözü

    Can Bozdoğan’dan Rizespor’a galibiyet sözü

    Çaykur Rizespor’un yeni transferi Can Bozdoğan, Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Yeşil-mavili kulübe transfer sürecinin hızlı geliştiğini anlatan Can Bozdoğan, “Bana Rizespor’dan bir ilgi olduğunu duymuştum, bu ilgi bana iletildi. Transfer sezonu da kapanıyordu. Birazcık hızlı gelişti ama burada olduğum için çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

    Can Bozdoğan, ligde 6 puanlarının bulunduğunu dile getirerek, “Önümüzde iki önemli maçımız olacak. Geçen hafta Alanyaspor maçında maalesef şanssız bir yenilgi aldık. Daha iyi oynadığımız ve daha fazla pozisyona girdiğimiz bir maçtı. Biz iyi bir takımız, önümüzdeki 2 hafta içerisinde iyi şeyler yapacağımıza inanıyorum.” şeklinde konuştu.

    Süper Lig ve Eyüpspor maçı hakkında değerlendirmede bulunan Can Bozdoğan, şunları kaydetti:

    “Sürekli büyüyen bir lig. Önemli oyuncular ve büyük oyuncular Süper Lig’e gelmeye devam ediyor. Bu tabii ki herkes için çok ilgi çekici bir ortam yaratıyor. Bütün futbolcular için ve futbolseverler için önemli bir platform. Eyüpspor iyi bir takım ama biz daha iyi bir takım olduğumuzu düşünüyoruz ve bu maçtan inşallah galibiyetle döneceğiz. Ben de bir an önce tamamen hazır olarak taraftarımızın önünde oynamak istiyorum. Seyircilerimize kalitemi göstermek ve ekibimle beraber onlara galibiyetler yaşatmak istiyorum.”>>>AA

  • Türkiye’nin gübre tedarikinde Rusya ile kritik anlaşma

    Türkiye’nin gübre tedarikinde Rusya ile kritik anlaşma

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Rusya arasında gübre konusunda imzalanan anlaşmayla ilgili “Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya’nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde.” dedi.

    Yumaklı, Bakanlığın Lodumlu Kampüsü’nde Türkiye ile Çin arasında defne yaprağının ihracatına ilişkin protokol imza törenine katıldı.

    İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Yumaklı, son zamanlarda tarım diplomasisi konusunda çok önemli temasların sağlandığını, bugün de Çin heyetini ağırladıklarını söyledi.

    Yumaklı, geçen yıl ekimde Çin’e gerçekleştirdikleri ziyarette başta badem olmak üzere farklı ürünler için protokoller imzaladıklarını belirterek, “Şimdi bugün Çin heyetiyle ülkemizin üretiminde öncü ürünlerden, katma değerli ürünlerden biri olan defne yaprağı ile ilgili protokoller imzalanmış oldu. Yıllık yaklaşık 60 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu.” dedi.

    Söz konusu protokollerin Türkiye’de üretilen diğer ürünlerin de farklı pazarlara ulaşması için son derece önemli olduğuna işaret eden Yumaklı, özellikle Çin pazarının ülkede üretilen tarım ürünleri açısından önemli bir payının olacağını ifade etti.

    “Kanatlı eti konusunda çalışmalarımız devam ediyor”

    Yumaklı, gelecek dönemde bu tür anlaşmalar yapmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Özellikle kanatlı eti konusunda çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Burada da yakın zamanda iyi haberleri vermiş olacağız.” diye konuştu.

    Su ürünleri başta olmak üzere diğer ürünlerin ihracatı için Çin’le ilişkilerin gıda ve tarım alanında sürdürüleceğini kaydeden Yumaklı, “Burada tarım diplomasisinin önemini ve ikili işbirliklerini ifade etmek istiyorum. Özellikle teknoloji, bilgi ve deneyim aktarımı da devam edecek.” dedi.

    Yumaklı, dün Bakanlıktan bir heyetin Rusya’da bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

    “Özellikle tarımsal üretimin yeniden başlayacağı ekim ayından itibaren, tarımsal girdiler arasında çok önemli yeri olan gübreyle ilgili hazırlıklarımıza çok öncesinde başlamıştık. Bu konuda önemli bir tedarikçi olan Rusya’yla ilgili de arkadaşlarımız görüşmelerini tamamladılar. Orada da gerekli imzalar atıldı. Sadece Rusya değil, gübreyle alakalı tedarik konusunda önemli ülkelerle çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız ekim dönemi geldiğinde ülkemizde herhangi bir problemin olmamasını sağlamak.”

    Bu ziyaretler ve anlaşmaların ülkedeki üretim ve ihracat için önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Yumaklı, ilerleyen haftalarda Alman mevkidaşının da Türkiye’ye geleceğini söyledi.

    “Girdilerde bir sıkıntı yaşanmamasını sağlamaya gayret ediyoruz”

    Yumaklı, tarım diplomasisi konusunda hem üretim hem de üreticilerin katma değerli ürün ihraç edebilmeleri için bütün çalışmaları gerçekleştirmeye devam ettiklerini belirterek, Rusya ile gübre konusundaki anlaşmaya ilişkin şunları kaydetti:

    “Hasadın sonlarına geldiğimiz bu dönemde yeni dönemin planlamasını yapmak, girdilerde herhangi bir şekilde sorun olmamasını sağlamak ve ürettiğimiz ürünlerin katma değerli bir şekilde ihracatını sağlamak için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ülkeler arasındaki anlaşmalar, içeride ihtiyaç duyduğumuz ve üretmediğimiz, üretemediğimiz gübrelerin teminiyle alakalı ülke garantilerini içeriyor. Bu konuda ülkemizde de zaman zaman girdilerle alakalı ya da farklı hususlarda ihracatla ilgili birtakım kotalar ve yasaklar koyabiliyoruz. Aynı şekilde Rusya da bunu yapıyor. Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya’nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde. Herhangi bir şekilde girdilerde bir sıkıntı yaşanmamasını sağlamaya gayret ediyoruz.”>>>AA

  • MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI AÇIKLADI! | 10 Eylül 2026 TCMB PPK kararı

    MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI AÇIKLADI! | 10 Eylül 2026 TCMB PPK kararı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), merakla beklenen Eylül 2026 faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası, piyasa beklentilerine paralel olarak 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.

    Faiz Oranlarında Son Durum

    10 Eylül 2026 tarihli PPK toplantısının ardından TCMB tarafından uygulanan faiz oranları şu şekilde korundu:

    • Politika Faizi (1 Hafta Vadeli Repo): Yüzde 37 (Sabit tutuldu)
    • Gecelik Borç Verme Faiz Oranı: Yüzde 40 (Sabit tutuldu)
    • Gecelik Borçlanma Faiz Oranı: Yüzde 35,5 (Sabit tutuldu)

    Piyasaların Beklentisi Gerçekleşti

    Ekonomistlerin büyük çoğunluğunun ortak beklentisi politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulacağı yönündeydi. TCMB’nin bu kararıyla birlikte faiz koridorunun alt ve üst bantlarında da herhangi bir değişikliğe gidilmedi.
  • Uraloğlu: Denizcilikte yeşil dönüşüm hızlanacak

    Uraloğlu: Denizcilikte yeşil dönüşüm hızlanacak

    Bakan Uraloğlu, kentteki bir otelde düzenlenen “Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu”nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin denizlerle güçlü bağlarının bulunduğunu söyledi.

    Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan milletlerden biri olduklarını dile getiren Uraloğlu, denizlerin “Mavi Vatan” olarak görülmesinin bunun doğal sonucu olduğunu ifade etti.

    Uraloğlu, denizlerin ve kıyıların temizliğine, flora ve faunanın korunmasına ilişkin düzenlemelerin ve altyapı çalışmalarının önemine dikkati çekerek, ülkenin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak adımlar atılırken çevrenin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

    Programın Trabzon’da düzenlenmesinin önemine değinen Uraloğlu, kentin, başta Karadeniz olmak üzere denizlerin nabzını tutmak açısından önemli bir konumda bulunduğunu dile getirdi.

    Abdulkadir Uraloğlu, denizlerin Trabzon için hem geçim kaynağı hem de iklim değişikliğinin etkilerinin yakından hissedildiği alanlardan biri olduğunu belirterek, “Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklığının artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı burada teorik bir konu değil, günlük hayatın tam ortasında bir parçasıdır.” diye konuştu.

    İklim değişikliğinin günlük yaşamı doğrudan etkilediğine işaret eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçen haftalarda Nepal’de meydana gelen sel felaketinde de gördüğümüz üzere özellikle iklim değişikliği, günlük yaşantımızı etkiliyor ve çok büyük can kayıpları ve olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açıyor. Günümüzde bu değişim insan kaynaklı, fosil yakıtların kullanımı, orman yangınları, karbon ayak izi oranlarının yükselmesi ve aşırı tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor. Küresel üretim devam ettikçe ve enerji talebi arttıkça iklim değişikliğiyle ilgili hedefleri karşılamak için ülke yönetimlerinin ve iş dünyasının cesur ve koordineli olması gerekiyor.”

    Uraloğlu: Denizcilikte yeşil dönüşüm hızlanacak

    “Tüm projelerde atık yönetimini en üst seviyeye çıkardık”

    Uraloğlu, Bakanlık olarak tüm faaliyetlerde yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılması, düşük emisyonlu ulaşım türlerinin teşvik edilmesi ve bunları destekleyecek altyapının oluşturulmasına odaklandıklarını belirtti.

    Vizyonlarının Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi Avrupa Birliği’nin temel yaklaşımlarıyla birçok ortak noktaya sahip olduğunu söyleyen Uraloğlu, tüm projelerde atık yönetimini en üst seviyeye çıkardıklarını aktardı.

    Bakan Uraloğlu, inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımını artırdıklarını, limanlar, havalimanları ve istasyonlarda sıfır atık uygulamalarını standart hale getirdiklerini ifade etti.

    Ulaştırmanın her modunda olduğu gibi denizcilikte de sera gazı emisyonlarının takibi ve azaltılmasına yönelik somut adımlar attıklarını anlatan Uraloğlu, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunmasının, Bakanlığın öncelikleri arasında bulunduğunu vurguladı.

    Uraloğlu, küresel yük taşımacılığının yüzde 88’inin, Türkiye’nin dış ticaretinin ise yüzde 85’inin deniz yoluyla gerçekleştirildiğini aktararak, Türkiye’nin denizcilik sektöründeki kapasitesine ilişkin bilgiler verdi.

    Türkiye’de 218 liman tesisi, 85 faal tersane ve 144 bini aşkın gemi insanı bulunduğunu kaydeden Uraloğlu, Türk sahipli ticaret filosunun dünyanın en büyük filolarından biri olduğuna dikkati çekti.

    “Yeşil Liman Sertifika Uygulaması’nı hayata geçirdik”

    Uraloğlu, gemi inşa sanayisinin siparişlerde dünyada 7’nci, mega yatlarda 2’nci, gemi geri dönüşümünde ise Avrupa’da lider konumda bulunduğunu vurgulayarak, “Bu kapasiteyi yeşil ve akıllı lojistiğe dönüştürmek, kabotajın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştirmek demektir. Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir.” dedi.

    Yeşil Liman Sertifika Uygulaması’nı hayata geçirdiklerini anımsatan Uraloğlu, yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve sıfır atık uygulamalarını teşvik ettiklerini hatırlattı.

    Bu çalışmalarla gemilerin limanda bulunduğu sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Uraloğlu, şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanın bulunduğunu bildirdi.

    Mevzuat kapsamında yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25’ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerinin yeşil liman kriterlerine uygun hale getirilmesini zorunlu kıldıklarını kaydeden Uraloğlu, “Yani ülkemizde 2028 sonunda yeşil kruvaziyer limanı, 2030 yılında da yeşil konteyner limanını inşallah görmüş olacağız.” ifadesini kullandı.

    Denizcilikte dekarbonizasyon ve yeşil deniz taşımacılığının desteklenmesine yönelik projeler kapsamında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından hibe ve uzun vadeli uygun maliyetli kredi desteği almaya devam ettiklerini belirten Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yakın zamanda iki limanımız buradan alacağı hibelerle limanlarına elektrik ikmal sistemi kuracaklar. Tüm denizcilerimizi bu projedeki hibelerden yararlanmaya davet ediyorum. Bakanımız Sayın Murat Kurum’un COP31 Başkanlığı döneminde Türkiye’nin üstlendiği ev sahipliği, denizcilik politikalarımızı küresel iklim müzakerelerinin uygulama zeminine taşımak için somut bir imkan sunmaktadır. Trabzon’da gerçekleşen bu programın, Almanya Bonn’daki diyaloğun somut mesajlarını Antalya COP31’e taşıyan, uygulanabilir taahhütlere dönüştüren bir köprü olmasını temenni ediyorum.”>>>AA

  • Bakan Kurum: Denizler için ortak hareket etmeliyiz

    Bakan Kurum: Denizler için ortak hareket etmeliyiz

    Bakan Kurum, bir otelde düzenlenen “Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu”nda yaptığı konuşmada, Trabzon’un yıllık yağış ortalaması bakımından Türkiye’de en fazla yağış alan 5’inci il olduğunu söyledi.

    Kentin son 50 yılda 100’ü aşkın meteorolojik afet yaşadığını dile getiren Kurum, “Bugün Okyanus Diyaloğu’nu burada konuşuyoruz. Bundan bir yıl önce buradaki sel sebebiyle yine bakanlarımızla, milletvekillerimizle birlikte sahadaydık. Yani aşırı hava olaylarının, sellerin, yangınların, heyelanların yaşandığı bir şehir. Çünkü artık iklim değişikliği sebebiyle bir anda o hiç beklemediğiniz yağışlarla işte denize doğru giden derelerin şehirleri, ilçeleri, insanlığı yok ettiğini gördüğümüz, yaşadığımız bir şehir.” ifadelerini kullandı.

    Programın Trabzon’da yapılıyor olmasının bu nedenle önemli olduğunu belirten Kurum, “Çünkü Karadeniz’e kıyısı olan hemen hemen bütün illerimizde biz bu afetleri yaşıyoruz, bu afetleri görüyoruz. Vatandaşımızla birlikte devletimiz tüm imkanlarını burada milletimiz için veriyor.” dedi.

    “Balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildi”

    Kurum, hem Karadeniz’in hem de tüm denizlerin iklim değişikliğinden negatif şekilde etkilendiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten, şu an soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği maalesef devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre okyanus ekosistemlerindeki bozulmaların ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir. Bugün gelinen noktada okyanusların karşı karşıya bulunduğu bu çok boyutlu sorunların çözümü bakımından mevcut çalışmalara baktığımızda da bunların aslında yetersiz kaldığını görüyoruz. Diğer taraftan tabii ki ilerleme kaydettiğimiz alanlar var. Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildi.”

    “Sınırları aşalım, meseleye bütüncül bakalım”

    Olumlu gelişmelere rağmen karşı karşıya kalınan büyük sorunu çözebilmek için çabaların sınırlı kaldığına dikkati çeken Kurum, şunları kaydetti:

    “Biz COP31 Başkanlığı olarak asırlar öncesinden bize seslenen Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin çok önemli, çok güzel bir sözü var. Diyor ki ‘Damladan vazgeç, okyanus ol’ diyor. İşte bu düşünceyi biz COP31 Başkanlığında Türkiye olarak Avustralyalı dostlarımızla birlikte hayata geçirmek istiyoruz. Yani çözümün karşısında sınırları aşalım, meseleye bütüncül bakalım. Ortak ve kararlı bir iradeyi, her sorunu birlikte aşalım istiyoruz.”

    Türkiye’nin iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede önemli bir deneyime sahip olduğunun altını çizen Kurum, “Sadece kendi sınırlarımız için değil, bugün işte Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Karadeniz barışın sembolü olmuştur. Tüm dünyanın tahıl koridoru Karadeniz’den geçmiştir.” dedi.

    Kurum, deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamaları Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan “Sudaki Yaşam” hedefi başlığında yürüttüklerine değinerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Deniz alanlarının planlanması, yine deniz koruma alanlarının sayı ve yüz ölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi uygulama ve destek sistemlerinin geliştirilmesi ve Mavi Vatan dediğimiz bu mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Türkiye olarak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri Akdeniz ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla bir merkez kurulması önerisini 2021 yılında gündeme getirmiştik ve mutlulukla ifade etmek isterim ki bu hedefe 2026 yılı itibarıyla ulaştık ve Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla, mutabakatla hayata geçirdik.”

    Kısa bir süre önce çok önemsedikleri ve heyecan duydukları bir işi başlattıklarını ifade eden Kurum, “Fethiye-Göcek’te denizlerimizi koruyacak MAPA-Şamandıra. Görsellerini gördüğümüz sistemimizin tanıtımını gerçekleştirdik. Çevre Ajansı ile hayata geçiriyoruz ve 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sisteme aslında gerçekten dört elle sarılmış durumdayız. Çünkü bu sistemle bir çapanın o deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine ve oradaki ekosisteme, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu çok önemli. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Karadeniz’den bırakılan bir çöp Akdeniz’de karşınıza çıkabiliyor”

    Kurum, MAPA ve şamandıra sistemiyle çok kısa zamanda bütün koyları düzen ve kontrol altına aldıklarını belirterek, denizleri ve gölleri anlık takip ederek adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıldığını aktardı.

    Denetimlerde ciddi yaptırımlar uygulandığını vurgulayan Kurum, “Tüm denizlerimiz farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. Çünkü sınır tanımıyor. Yani Karadeniz’den bırakılan bir çöp Akdeniz’de karşınıza çıkabiliyor. Karadeniz’deki bir sorun okyanuslara kadar uzanabiliyor veya okyanustaki bir sorun buraya gelebiliyor. Dolayısıyla bu anlayışla okyanuslar ve denizler temasını COP31 eylem gündeminin önceliklerinden biri haline getirdik.” ifadelerini kullandı.

    “Dünya bizden bugün artık eylem istiyor, icraat istiyor, sonuç istiyor” diyen Kurum, şöyle konuştu:

    “Burada bir sel yaşandığında vatandaşınız sizden hemen o selin sorunlarını, problemlerini gidermenizi bekliyor. Tamam, iyi niyet temennileri yapabilirsiniz, gülücükler dağıtabilirsiniz ama bu bir yere kadar. Sonuçta şehir etkileniyor, ekonomi etkileniyor, üretim etkileniyor, istihdam etkileniyor. Bize düşen sorumluluk, hepimize düşen artık elimizi, gövdemizi taşın altına koymaktır. Biz de başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, iklim şampiyonları ve yine okyanus alanlarındaki tüm paydaşlarımızla birlikte işbirliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz, geliştirmeye devam etmek durumundayız.”

    Okyanusları korumanın tüm dünyanın ortak sorumluluğu olduğunu dile getiren Kurum, “Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü işbirliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak denizlerimizin korunması konusunda elde ettiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız.” dedi.

    “Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır”

    Rotalarının çocuklara daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünya bırakabilmek olduğuna dikkati çeken Bakan Kurum, “Karadenizimizi hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir. Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır. İnsanlık olarak burada, şehirler olarak rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır.” şeklinde konuştu.

    Toplantıya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Endonezya’nın Türkiye Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler ve davetliler katıldı.>>>AA

  • Trendyol Süper Lig’de 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı

    Trendyol Süper Lig’de 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre, haftanın maçlarında görev alacak hakemler şunlar:

    Yarın:

    20.00 Beşiktaş-Erzurumspor FK: Gürcan Hasova

    12 Eylül Cumartesi:

    17.00 Eyüpspor-Çaykur Rizespor: Oğuzhan Aksu

    17.00 Samsunspor-Arca Çorum FK: Ali Şansalan

    20.00 Corendon Alanyaspor-Göztepe: Ozan Ergün

    20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor: Reşat Onur Coşkunses

    13 Eylül Pazar:

    17.00 Gençlerbirliği-Kasımpaşa: Yasin Kol

    20.00 Galatasaray-Kocaelispor: Atilla Karaoğlan

    20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Başakşehir: Cihan Aydın

    14 Eylül Pazartesi:

    20.00 Gaziantep FK-Fenerbahçe: Mehmet Türkmen

    Trendyol 1. Lig

    Yarın:

    20.00 SMS Grup Sarıyer-Bandırmaspor: Yusuf Adnan Kendirciler

    12 Eylül Cumartesi:

    17.00 Boluspor-Orfa Yapı Pendikspor: Hakan Ülker

    17.00 Vanspor FK-Keçtaş Ankara Keçiörengücü: Birkan Altındaş

    20.00 Bodrum FK-Batman Petrolspor: Ümit Öztürk

    20.00 Eminevim Ümraniyespor-Antalyaspor: Yusuf Ziya Gündüz

    13 Eylül Pazar:

    17.00 Ekenler Beton Sivasspor-Muğlaspor: Fatih Tokail

    17.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Mardin 1969 Spor: Adnan Deniz Kayatepe

    20.00 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Manisa FK: Abdullah Buğra Taşkınsoy

    20.00 Bursaspor-Turka Esenler Erokspor: Alper Akarsu

    14 Eylül Pazartesi:

    20.00 Metro Holding Kayserispor-İstanbulspor: Turgut Doman>>>AA

  • Gaziantep’teki tünel inşaatında yaşanan iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti

    Gaziantep’teki tünel inşaatında yaşanan iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti

    Merkez Sam Mahallesi yakınlarındaki tünel inşaatında demir iskelenin esnemesi sonucu iş kazası meydana geldi.

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, arama-kurtarma ve polis ekibi sevk edildi.

    Kazada yaralanan 2 işçiden biri, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Gaziantep Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, tünel inşaatında betonu sabitlemek amacıyla kullanılan demir iskelenin esnemesi sonucu iş kazası meydana geldiği belirtildi.

    Gaziantep'teki tünel inşaatında yaşanan iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti

    Olayın ardından AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerince hızlı ve koordineli şekilde müdahale gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Çalışanlarımızdan biri kendi imkanlarıyla tünelden çıkarken, diğer çalışanımız AFAD ve UMKE ekiplerinin çalışması sonucunda ağır yaralı olarak çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edilmiştir. Yaralı çalışanımız, hastaneye sevk edilmiş olup tüm müdahalelere rağmen vefat etmiştir. Tünelde herhangi bir göçük meydana gelmemiş, yalnızca betonu sabitlemek amacıyla kullanılan demirlerin esnemesi sonucu işçi kardeşlerimiz demir ve iskele arasına sıkışmıştır.”

    Gaziantep'teki tünel inşaatında yaşanan iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, tünelde herhangi bir çökme veya kaymanın söz konusu olmadığını belirterek, konunun yakından takip edildiğini paylaştı.>>>AA

  • Ayasofya’da restorasyonda yeni aşama başlıyor

    Ayasofya’da restorasyonda yeni aşama başlıyor

    Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

    “Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz”

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya’daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

    Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

    “Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz.”

    Çalışmalar titizlikle yürütülüyor

    Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

    Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

    Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

    Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

    Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak

    Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

    Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

    Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

    Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

    Ek çelik sistemler kurulacak

    Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

    Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

    Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

    Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

    Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

    Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.>>>AA

  • Özgür Özel Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tazminat ödeyecek!

    Özgür Özel Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tazminat ödeyecek!

    YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği sözler ve iddialar nedeniyle tazminat cezasına çarptırıldı. Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davalarda Özel’in toplam 800 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmedildi.
    Karara ilişkin detaylar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın tarafından kamuoyuna duyuruldu.

    Avukat Hüseyin Aydın Kararın Detaylarını Paylaştı

    Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan avukat Hüseyin Aydın, karara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
    “YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir.”

    Tazminat Kararının Gerekçeleri ve Miktarları

    Ankara 44. Asliye Mahkemesi’nin kararına göre tazminat miktarları ve konuşmalar şu şekilde sıralandı:
    • Marmara Cezaevi Çıkışı Konuşması (13.08.2025): 200.000 TL manevi tazminat
    • İstanbul Bayrampaşa Mitingi Konuşması (13.08.2025): 300.000 TL manevi tazminat
    • Aydın Mitingi Konuşması (18.08.2025): 300.000 TL manevi tazminat
  • Kaşif Kozinoğlu kimdir? Ne zaman ve nasıl öldü?

    Kaşif Kozinoğlu kimdir? Ne zaman ve nasıl öldü?

    Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni ve sıcak bir gelişme yaşandı.
    Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat kapsamında, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği dönemde cezaevinde görev yapan 11 personel hakkında gözaltı kararı verildi. Düzenlenen operasyonlarda şüphelilerin 10’u yakalanırken, 1 kişinin ise yurt dışında firari olduğu öğrenildi.

    Kaşif Kozinoğlu Kimdir?

    1 Ağustos 1955 tarihinde doğan Kaşif Kozinoğlu, Türk asker ve MİT’in üst düzey yöneticilerindendir:
    • Askeri Kariyeri: 1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1980’de Özel Harp Dairesi’nde göreve başladı. 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı yaptı.
    • MİT Görevi: 1995 yılında Binbaşı rütbesindeyken ordudan kendi isteğiyle emekli olup Millî İstihbarat Teşkilatı’na katıldı.
    • Saha Deneyimi: Suriye, Bosna-Hersek, Afganistan ve Orta Asya bölgelerinde kritik görevler üstlendi. Eylül 2010’da “Baş Müşavir” sıfatıyla Asya Bölgesi’ne atandı.

    Kaşif Kozinoğlu Ne Zaman ve Nasıl Öldü?

    Ergenekon soruşturması kapsamında 2011 yılında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Kaşif Kozinoğlu, mahkemede ilk kez savunma yapıp ifade vermesine kısa bir süre kala hayatını kaybetti.
    • Ölüm Tarihi: 12 Kasım 2011 (Tutukluluğunun 8. ayında)
    • Açıklanan Ölüm Nedeni: Resmi otopsi ve adli tıp raporlarında ölüm nedeni kalp krizi (kalp hastalığı) olarak belirtildi.
    • Şüpheler ve Soruşturma: Zamanında tıbbi müdahale yapılmadığı ve zehirlenme iddiaları nedeniyle ölümü uzun süre tartışma konusu oldu. Başsavcılığın başlattığı son operasyonla, cezaevi sürecindeki olası ihmal ve kasıt unsurları yeniden mercek altına alındı.
  • Elifnur Gürcü kimdir? Hakkındaki iddialar

    Elifnur Gürcü kimdir? Hakkındaki iddialar

    İzmir Menderes Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli süreç kapsamındaki iddialarla gündeme gelen Elifnur Gürcü, mesleği avukatlık olan ve adli soruşturma dosyalarında şüpheli sıfatıyla yer alan bir isimdir.
    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen operasyonlar neticesinde Eylül 2026 itibarıyla hakkında adli işlem başlatılmış ve kolluk kuvvetlerince gözaltına alınmıştır.

    Soruşturma Kapsamında Öne Çıkan İddialar

    Emniyet ve adli makamlardan basına yansıyan bilgilere göre soruşturma dosyasındaki temel başlıklar şunlardır:
    • Belediye Soruşturması ve Adli Süreç: Menderes Belediyesi bünyesinde yürütülen “rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik” iddialarına ilişkin soruşturma çerçevesinde gözaltı kararı uygulanmıştır.
    • Suç Örgütü İddiası: Soruşturma bulgularında, Avukat Elifnur Gürcü’nün Kuruçaylar suç örgütü tarafından Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in yakınına yerleştirildiği yönündeki tespitler adli dosyalara yansımıştır.
    • Dijital Materyal İncelemeleri: Emniyet birimlerinin ele geçirdiği dijital materyaller ve teknik takip incelemelerinde, Belediye Başkanı ile arasındaki WhatsApp yazışmaları ve iletişim kayıtları delil olarak dosyaya eklenmiştir.
    Adli tahkikat ve savcılık işlemleri İzmir Adliyesi koordinesinde devam etmektedir.
  • Yakup Kerem Saral kimdir? Neden aranıyor?

    Yakup Kerem Saral kimdir? Neden aranıyor?

    Türkiye’nin en bilinen organize suç yapılarından biri olan Sarallar grubunun üst düzey yöneticilerinden Yakup Kerem Saral, hakkında çıkarılan kırmızı bülten ve düzenlenen dev emniyet operasyonlarıyla yeniden gündeme geldi.
    “Sarallar ve Şahinler” grupları arasında yıllardır süregelen kanlı çatışmaların merkezindeki isimlerden biri olan Saral, uluslararası alanda kırmızı bültenle aranmaya devam ediyor.

    Yakup Kerem Saral Kimdir ve Kaç Yaşındadır?

    Yakup Kerem Saral, Sarallar suç örgütünün yurt dışı firarisi olan üst düzey yöneticisidir. Kamuoyu tarafından ilk kez 2005 yılında örgüt liderlerinden Hüseyin Saral’ın Roma’da öldürülmesinin ardından adını duyurmuştur. Sedat Şahin ve grubuna karşı yürütülen intikam eylemlerini ve özel timleri yöneten isim olarak tanınmaktadır.
    • Yaşı: Kesin doğum tarihi resmi olarak bilinmemekle birlikte, 2005’teki faaliyetleri dikkate alındığında 40’lı veya 50’li yaşlarında olduğu tahmin edilmektedir.
    • Hukuki Durumu: Uluslararası seviyede Interpol tarafından Kırmızı Bülten ile aranmaktadır.

    Sedat Şahin’e Roketatarlı Suikast Planı Çökertildi (Eylül 2026)

    Emniyet birimleri tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen dev operasyonla, Yakup Kerem Saral’ın yurt dışından talimat vererek Sedat Şahin’e yönelik hazırlattığı roketatarlı suikast planı engellendi.

    Beykoz’da Ele Geçirilen Cephanelik

    Soruşturma kapsamında İstanbul Beykoz’daki bir peyzaj alanında yer alan konteynerde büyük bir silah deposu ele geçirildi. Aramalarda şu mühimmatlara el konuldu:
    • Roketatar ve anti-tank roket mühimmatı
    • Kalaşnikof otomatik piyade tüfekleri
    • MP5 otomatik silahlar
    Operasyon neticesinde aralarında yabancı uyruklu şahısların da bulunduğu 19 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Nişantaşı Cinayeti ve Yargılanma Süreci

    Yakup Kerem Saral, 2014 yılında İstanbul Nişantaşı’nda Sedat Şahin’in kardeşi Vedat Şahin ve Ferdi Topal’ın hayatını kaybettiği silahlı saldırının da azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanmaktadır.
    Suç örgütleri arasındaki ateşkes anlaşmalarına uymayarak çatışmaları sürdürdüğü belirtilen Saral’ın, eylemlerini yurt dışından yönetmeye devam ettiği değerlendiriliyor.
  • Sedat Şahin kimdir? Ne iş yapıyor?

    Sedat Şahin kimdir? Ne iş yapıyor?

    Türkiye yeraltı dünyasının tanınmış figürlerinden biri olan Sedat Şahin, emniyet kayıtlarında “Şahinler” ismiyle bilinen ve Samsun/Bafra merkezli olarak faaliyet gösteren organize suç örgütünün lideridir.
    Gerek Karadeniz kökenli yapılaşması gerekse yıllardır kamuoyu gündemini meşgul eden adli süreçleriyle yeraltı dünyasının kilit isimleri arasında yer almaktadır.

    Sedat Şahin Kimdir, Nereli ve Kaç Yaşında?

    • Doğum Tarihi ve Yeri: 1964, Bafra / Samsun
    • Örgüt Adı: Şahinler Suç Örgütü
    • Öne Çıkan Detaylar: Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarına göre Türkiye’nin en büyük yeraltı örgütlenmelerinden birini yönetmektedir.

    Şahinler – Sarallar Çatışması ve Geçmişi

    Sedat Şahin isminin yeraltı dünyasında en çok anıldığı başlıklardan biri, “Sarallar” olarak bilinen bir diğer organize suç örgütü ile 2004 yılından bu yana süregelen husumettir.
    • Kanlı Hesaplaşmalar: İki grup arasındaki alacak-verecek meselesi ve liderlik mücadelesinden doğan çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetmiştir.
    • Vedat Şahin Cinayeti: Bu süreçteki en kritik kırılma noktalarından biri, Sedat Şahin’in kardeşi Vedat Şahin’in 2014 yılında İstanbul Nişantaşı’nda uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi olmuştur.

    Cezaevi ve Tahliye Süreci

    Organize suç örgütü kurmak, yönetmek ve çeşitli adli suç iddialarıyla uzun yıllar tutuklu yargılanan Sedat Şahin, yaklaşık 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra Temmuz 2023 tarihinde tahliye edilmiştir.
    Tahliyesinin ardından gerçekleştirdiği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ziyareti, dönemin siyaset ve medya gündeminde geniş yankı bulmuştur.
  • Türkiye’de işletmelerin dijitalleşme oranı yükseliyor

    Türkiye’de işletmelerin dijitalleşme oranı yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) “Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması 2026” sonuçlarını açıkladı.

    Buna göre, 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin yüzde 92,7’sinin bu yıl internete erişimde sabit hat internet bağlantısını kullandığı görüldü.

    Söz konusu girişimlerin abone oldukları en yüksek bağlantı hızları incelendiğinde, girişimlerin yüzde 47,1’inin 100 megabit/saniyeden az hızda, yüzde 43,7’sinin 100-999 megabit/saniye hız aralığında ve yüzde 9,2’sinin 1 gigabit/saniye ve üzeri hızda internet kullandığı tespit edildi. Sabit hat internet bağlantısı kullanan girişimler içinde 100 megabit/saniye ve üzeri bağlantı hızına sahip olanların oranı yüzde 52,9 oldu.

    Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medya kullandı

    Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı, 2025’te yüzde 55,2 iken 2026 yılında yüzde 57,7 oldu. Bu oran, çalışan sayısı büyüklük grubuna göre incelendiğinde, sosyal medya kullanım oranının 10-49 çalışanı olan girişimlerde yüzde 55, 50-249 çalışanı olan girişimlerde yüzde 68,4, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise yüzde 86,6 olduğu görüldü.

    Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı ekonomik faaliyetlere göre incelendiğinde, bu yıl bu oranın en yüksek olduğu faaliyetler sırasıyla yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri, yüzde 83,1 ile finans ve sigorta ve yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı oldu. Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranının en düşük olduğu faaliyetler ise yüzde 40,7 ile inşaat, yüzde 42,7 ile ulaştırma ve depolama ve yüzde 56,9 ile idari ve destek hizmet faaliyetleri olarak gerçekleşti.

    Girişimlerin yüzde 17,1’i e-satış yaptı

    İnternet veya elektronik veri alışverişi (EDI) yoluyla satış yapan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 13,6 iken 2025 yılında yüzde 17,1 oldu.

    Çalışan sayısı büyüklük grubuna göre e-satış yapan girişimlerin oranı incelendiğinde, bu oran 10-49 çalışanı olan girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanı olan girişimlerde yüzde 18,3, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ise yüzde 29,7 olarak gerçekleşti.

    Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinde e-satış oranı yüzde 43,3 oldu. Ekonomik faaliyetlere göre e-satış yapan girişimlerde ise bu oranın en yüksek olduğu faaliyet yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri oldu. Bunu yüzde 25,4 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 23,7 ile toptan ve perakende ticaret faaliyetleri takip etti.

    Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı yüzde 15,2 oldu

    Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı 2026’da yüzde 15,2 oldu. Bu oran, 2024’te yüzde 13,4 olarak kayıtlara geçmişti.

    Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimler çalışan sayısı büyüklük grubuna göre incelendiğinde 10-49 çalışanı olan girişimlerin yüzde 10,8’inin, 50-249 çalışanı olan girişimlerin yüzde 29,8’inin, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin ise yüzde 73,3’ünün bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam ettiği görüldü.

    Girişimlerin yüzde 6,4’ü 2025’te en az bir bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanını işe aldı veya almayı denedi. 2023’te ise bu oran yüzde 6 olarak gerçekleşmişti. Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı işe alan veya almayı deneyen girişimlerin yüzde 31,7’si geçen yıl işe alım sürecinde bir güçlük yaşadığını beyan etti.

    İşe alım sürecinde güçlük yaşayan girişimler karşılaştıkları güçlük türlerine göre incelendiğinde, yeterli sayıda veya uygun aday başvurusu olmaması güçlüğünü yaşayan girişimlerin oranı yüzde 55,7, adayların ilgili alanda gerekli niteliklere (eğitim/öğretim) sahip olmaması güçlüğünü yaşayanların oranı yüzde 71,8, ilgili iş deneyimine sahip olmaması güçlüğünü yaşayanların oranı yüzde 71 ve adayların yüksek ücret beklentisiyle karşılaşanların oranı yüzde 82,6 oldu.

    Ücretli bulut bilişim kullanımı 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde yüzde 57 oldu

    Ücretli bulut bilişim kullanım oranı, yüzde 20,2 oldu. Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanım oranı çalışan sayısı büyüklük gruplarına göre incelendiğinde, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde ücretli bulut bilişim hizmeti kullanım oranının yüzde 57 olduğu, bunu yüzde 33,3 ile 50-249 çalışanı olan girişimlerin, yüzde 16,7 ile 10-49 çalışanı olan girişimlerin takip ettiği görüldü.

    Ücretli bir bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı 2026’da ekonomik faaliyetlere göre incelendiğinde bu oranın en yüksek olduğu faaliyetler sırasıyla yüzde 55,2 ile telekomünikasyon, programlama ve bilişim faaliyetleri, yüzde 46,3 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 43,2 ile bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı oldu. En düşük oranlar ise yüzde 10,8 ile inşaat, yüzde 12,6 ile konaklama ve yiyecek hizmeti ve yüzde 16 ile ulaştırma ve depolama faaliyetlerinde gerçekleşti.

    Bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği önlemi alan girişimlerin oranı yüzde 83 oldu

    Bilgi ve iletişim teknolojileri sistemlerinde herhangi bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 76 iken 2026 yılında yüzde 83 oldu. Çalışan sayısı büyüklük grubuna göre incelendiğinde, 10-49 çalışanı olan girişimlerin yüzde 81,2’sinin, 50-249 çalışanı olan girişimlerin yüzde 90,5’inin, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin ise yüzde 97,2’sinin bir güvenlik önlemi aldığı görüldü.

    Girişimlerin yüzde 9,4’ü bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği ihlal olayı yaşadı

    Girişimlerin yüzde 9,4’ü 2025’te bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği ihlali olaylarından en az birini yaşadığını beyan etti. Bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği ihlal olaylarından en az birini yaşadığını beyan eden girişimler çalışan sayısı büyüklük grubuna göre incelendiğinde, 10-49 çalışanı olan girişimlerin yüzde 9,3’ünün, 50-249 çalışanı olan girişimlerin yüzde 10,2’sinin ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin ise yüzde 8,4’ünün en az bir güvenlik ihlal olayı yaşadığı belirlendi.

    Güvenlik ihlali yaşayan girişimler karşılaştıkları ihlal türlerine göre incelendiğinde, 2025’te girişimlerin yüzde 6,4’ü dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetlerine erişememe, yüzde 5,6’sı kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı veya bozulması, yüzde 5,3’ü ise izinsiz girişler, dolandırıcılık, oltalama saldırıları veya girişim çalışanlarının kasıtlı eylemleri nedeniyle veri gizliliğinin ihlali olayını yaşadı.>>>AA

  • Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 35 arttı

    Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 35 arttı

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin ihracatı bu yılın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 177,9 milyar dolardan 185 milyar dolara çıktı.

    Bangladeş, Brunei, Çin, Doğu Timor, Endonezya, Filipinler, Güney Kore, Japonya, Kamboçya, Kuzey Kore, Laos, Malezya, Moğolistan, Myanmar, Pakistan, Singapur, Sri Lanka, Tayland, Tayvan ve Vietnam olmak üzere Uzak Doğu ülkelerine ocak-ağustos döneminde 5 milyar 736 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

    Söz konusu dönemde Uzak Doğu ülkelerine ihracat yüzde 18,6 artışla 4 milyar 835 milyon dolardan 5 milyar 736 milyon dolara yükseldi. Böylece Türkiye’nin Uzak Doğu ülkelerine ihracatı söz konusu dönemde yaklaşık 901 milyon 237 bin dolar arttı.

    Ocak-ağustos döneminde Uzak Doğu ülkeleri arasında en fazla ihracat 2 milyar 530 milyon 770 bin dolarla Çin’e gerçekleştirildi. Çin’e ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,1 arttı.

    Çin’i 480 milyon 206 bin dolarla Güney Kore, 423 milyon 784 bin dolarla Japonya, 365 milyon 519 bin dolarla Endonezya ve 361 milyon 643 bin dolarla Pakistan izledi.

    Söz konusu dönemde Güney Kore’ye ihracat yüzde 15,8, Japonya’ya yüzde 11,8 ve Endonezya’ya yüzde 15,2 artarken, Pakistan’a dış satım yüzde 2,2 yükseldi.

    İhracatın oransal olarak en fazla arttığı ülke Singapur oldu

    Uzak Doğu ülkeleri arasında ihracatın oransal olarak en fazla arttığı ülke Singapur oldu. Bu ülkeye ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 154,2 artarak 127 milyon 662 bin dolardan 324 milyon 529 bin dolara çıktı.

    Singapur’u yüzde 147,6 artışla Brunei, yüzde 82,7 ile Laos, yüzde 49,1 ile Kamboçya ve yüzde 35,1 ile Çin takip etti.

    Ocak-ağustos döneminde Brunei’ye ihracat 3 milyon 62 bin dolara, Laos’a 5 milyon 799 bin dolara ve Kamboçya’ya 22 milyon 186 bin dolara ulaştı.

    Uzak Doğu ülkelerinin 14’üne ihracat artarken, 6’sında düşüş oldu

    Tutar bazında bakıldığında Çin, Güney Kore, Japonya ve Endonezya, Türkiye’nin Uzak Doğu’daki en büyük ihracat pazarları olarak öne çıktı. Bu 4 ülkeye gerçekleştirilen toplam ihracat, ocak-ağustos döneminde yaklaşık 3,8 milyar dolara ulaştı.

    Bu dönemde Uzak Doğu ülkelerinin 14’üne ihracat artarken, 6’sında düşüş kaydedildi.

    Söz konusu dönemde Uzak Doğu ülkelerine ihracatta sektörler arasında madencilik ürünleri öne çıktı. Sektörün bölge ülkelerine ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,1 artarak 1 milyar 242,2 milyon dolardan 1 milyar 727,3 milyon dolara ulaştı.

    Madencilik ürünlerini 983,9 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 408,3 milyon dolarla tekstil ve hammaddeleri takip etti.

    Uzak Doğu ülkelerine en fazla ihracat 2 milyar 27 milyon dolarla İstanbul’dan gerçekleştirildi

    Ocak-ağustos döneminde Türkiye’nin Uzak Doğu ülkelerine ihracatında İstanbul, Ankara, İzmir, Elazığ ve Kocaeli öne çıktı. Bu 5 ilin bölge ülkelerine gerçekleştirdiği toplam ihracat 4 milyar 121 milyon doları aştı.

    Yılın 8 ayında Uzak Doğu ülkelerine en fazla ihracat 2 milyar 27 milyon 159 bin dolarla İstanbul’dan gerçekleştirildi.

    İstanbul’u 1 milyar 333 milyon 264 bin dolarla Ankara, 366 milyon 129 bin dolarla İzmir, 202 milyon 828 bin dolarla Elazığ ve 192 milyon 29 bin dolarla Kocaeli takip etti.>>>AA

  • Stratejik hatlarla her yol Türkiye’ye çıkacak

    Stratejik hatlarla her yol Türkiye’ye çıkacak

    AA muhabirinin, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP’den yaptığı derlemeye göre, ihracatçıların küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesinden finansman maliyetlerinin azaltılmasına kadar birçok uygulama devreye alınacak.

    Özellikle Türkiye’nin uluslararası ticarette rekabet gücünün ve lojistik merkez olma potansiyelinin güçlendirilmesi hedefiyle ticaret ve lojistik altyapısının etkinliği artırılacak. Böylece taşıma, depolama ve dağıtım süreçlerinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması sağlanacak, ülkenin bölgesel ticaret ve lojistik bağlantılarındaki konumu güçlendirilecek.

    Uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesi artırılacak

    Türkiye’nin stratejik konumu ve gelişmiş ulaştırma altyapısından azami ölçüde yararlanılarak Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında küresel bir lojistik merkez haline gelmesi sağlanacak. Ayrıca ülkenin transit taşımacılıktaki payı ve lojistik hizmetlerden elde edilen katma değer artırılacak. Özellikle son dönemde bölgede yaşanan savaş ve gerilimler ile ulaşım hatlarında yaşanan krizler, Türkiye’nin stratejik konumunun önemini ortaya koymuştu.

    Yapılacak çalışmalar ve devreye alınacak stratejik hatlarla bölgedeki bütün yollar Türkiye’ye çıkacak.

    Bu kapsamda, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu başta olmak üzere uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesi, sürekliliği ve rekabet gücü artırılacak, doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinin Türkiye’de bütünleşmesi sağlanarak alternatif ve dirençli ticaret güzergahları geliştirilecek.

    Türkiye’yi Azerbaycan, Orta Asya ve Çin’e bağlayan stratejik ulaşım ve ticaret bağlantısını sağlayan Orta Koridor kapsamında Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projesi ve Zengezur Koridoru bağlantıları güçlendirilecek. Böylelikle Hazar havzasından Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan demir yolu güzergahlarının çeşitlendirilmesi ve taşıma kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

    Hicaz Demir Yolu’nun iyileştirilmesiyle uluslararası ulaştırma koridorlarının Orta Doğu yönündeki devamlılığı ve bölgesel ticaret bağlantıları güçlendirilecek.

    İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi ile de Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez bölgesinin Avrupa bağlantısı güçlendirilecek.

    Türkiye’nin uluslararası ticaretteki merkezi rolü artırılacak

    Asya’dan ve Basra Körfezi’nden gelen yüklerin, Türkiye üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve yüksek kapasiteli demir yolu bağlantısıyla ulaştırılması sağlanacak.

    Kalkınma Yolu kapsamında Basra Körfezi’nden gelerek Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan demir ve kara yolu bağlantıları geliştirilerek, “liman-demir yolu-kara yolu” entegrasyonu güçlendirilecek, Türkiye’nin kuzey-güney yönlü uluslararası ticaretteki merkezi rolü artırılacak.

    Uluslararası koridorların liman, lojistik merkez, organize sanayi bölgesi, üretim merkezi, havalimanı ve sınır kapılarıyla bağlantısı güçlendirilecek. Böylelikle demir yolunun yük taşımacılığındaki payının ve intermodal taşımacılık kapasitesinin artırılması, yeni yatırım, üretim ve istihdam alanlarının oluşturulması sağlanacak.

    Ayrıca “Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları”nın (YLDA) tedarik zincirindeki konumu güçlendirilecek. YLDA desteği kapsamında daha fazla firmanın dağıtım ağlarına dahil olması sağlanacak, uçtan uca teslimatların daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle gerçekleştirilmesiyle önemli pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini destekleyecek altyapı oluşturulacak.

    Kritik alanlarda stratejik tedarik mekanizmaları geliştirilecek

    Ayrıca ekonominin 3 yıllık yol haritasında kritik girdi, ürün ve teknolojilerde dışa bağımlılığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması önceliklendiriliyor.

    Bu doğrultuda jeopolitik gelişmeler ve ticareti kısıtlayıcı uygulamalardan kaynaklanabilecek risklerin erken tespit edilmesi ve yönetilmesi amacıyla izleme ve erken müdahale kapasitesi geliştirilecek.

    Yüksek risk taşıyan ülke, sektör ve ürünler için erken müdahale ve alternatif tedarik mekanizmaları geliştirilecek. Öte yandan kritik alanlarda stratejik tedarik mekanizmaları oluşturulacak.>>>AA

  • Trabzonspor’da Konyaspor maçında gözler Onuachu’da olacak

    Trabzonspor’da Konyaspor maçında gözler Onuachu’da olacak

    Geçen sezonu 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak tamamlamasına karşın yaşadığı gol hasretine Gençlerbirliği maçında son veren Nijeryalı oyuncu, TÜMOSAN Konyaspor maçlarında gol atmakta zorlanmıyor.

    Bordo-mavili takımın geçen sezon ligin 28. haftasında sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmada attığı golün ardından geçen sezon 6, bu sezon da ilk 3 karşılaşma olmak üzere 9 lig maçını boş geçen Onuachu, Gençlerbirliği maçında suskunluğuna son verdi.

    Galatasaray ile 4 Nisan 2026’da oynanan maçtan sonra Karadeniz ekibinde 155 gün sonra golle buluşan Onuachu, Konyaspor önünde takımının gol güvencelerinden biri olacak.

    Konyaspor karşısında zorlanmıyor

    Paul Onuachu, TÜMOSAN Konyaspor karşısında bugüne dek oynadığı 4 resmi karşılaşmada 6 gol atmayı başardı.

    Yeşil-beyazlı takımlar yapılan maçların üçünde 2’şer gol atan Nijeryalı oyuncu, sadece bir maçta gol kaydedemedi.

    Onuachu, Trabzonspor’un 2023-2024 sezonunda sahasında TÜMOSAN Konyaspor’u 2-1 yendiği karşılaşmada 2 gol atarken ikinci karşılaşmada sakatlığı nedeniyle forma giyemedi.

    Nijeryalı oyuncu, bir sezonluk aradan sonra tekrar bordo-mavili takıma döndü. Golcü futbolcu, Karadeniz ekibinin 2025-2026 sezonunda sahasında TÜMOSAN Konyaspor’u 3-1 yendiği karşılaşmada 2 gol kaydederken, deplasmanda 2-1 yenildikleri karşılaşmada gol atamadı.

    Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğa imza attı

    Paul Onuachu, geçen sezon takımının Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanmasında önemli rol oynadı.

    Bordo-mavili futbolcu, Trabzonspor’un Antalya’da Konyaspor’u 2-1 yenerek kupayı müzesine götürdüğü karşılaşmada 2 golü kaydeden isim oldu.

    Onuachu, geçen sezon 4 golle Ziraat Türkiye Kupası’nda da takımının Ernest Muçi ile birlikte en golcülerinden biri oldu.

    Nijeryalı futbolcu, final karşılaşmasındaki performansıyla takımının 5 sezon aradan sonra Türkiye Kupası’nı 10. kez müzesine götürmesine büyük katkı sağladı.

    Onuachu, geçen sezon 36 resmi karşılaşmada rakip fileleri 26 kez havalandırdı.

    Puskas ödülüne aday gösterildi

    Paul Onuachu’nun Trendyol Süper Lig’de 10 Kasım 2023’te TÜMOSAN Konyaspor’a attığı gol, yılın en iyi golünü belirleyen FIFA Puskas ödülüne aday gösterildi.

    Bordo-mavili futbolcunun topuğuyla TÜMOSAN Konyaspor ağlarına gönderdiği gol, izleyenlerin büyük beğenisini kazandı.

    Kulüp tarihine geçti

    Nijeryalı oyuncu, geçen sezon ligde 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak, kulüp tarihinde bu başarıyı gösteren 6’ncı oyuncu oldu.

    Bordo-mavili takımda daha önce Necmi Perekli (18), Fatih Tekke (31), Şota Arveladze (25), Burak Yılmaz (33) ve Alexander Sörloth (24), gol krallığı ünvanını elde etti.

    Nijeryalı santrfor, Şota Arveladze ve Alexander Sörloth’tan sonra Trabzonspor’da gol krallığına ulaşan 3’üncü yabancı futbolcu oldu.>>>AA

  • Beşiktaş, Süper Lig’de yarın Erzurumspor FK’yi konuk edecek

    Beşiktaş, Süper Lig’de yarın Erzurumspor FK’yi konuk edecek

    Tüpraş Stadı’nda oynanacak karşılaşma, saat 20.00’de başlayacak.

    Sezona İtalyan teknik direktör Vincenzo Italiano yönetiminde başlayan siyah-beyazlı ekip, ligin ilk haftasında Eyüpspor’u sahasında 1-0 mağlup etti. İkinci haftada Corendon Alanyaspor’a deplasmanda 1-0 yenilen Beşiktaş, üçüncü haftada da konuk ettiği Arca Çorum FK’yi 6-2 yendi. Siyah-beyazlılar, son olarak dış sahada Fenerbahçe ile karşılaştıkları derbiden 2-1 galip ayrıldı.

    Beşiktaş, ligin geride kalan bölümünde hanesine 9 puan yazdırdı. Erzurumspor FK ise 4 maçta topladığı 4 puan topladı.

    5. randevu

    Beşiktaş ile Erzurumspor FK, Süper Lig tarihinde yarın 5. kez karşı karşıya gelecek.

    Siyah-beyazlı ekip, daha önce “Büyükşehir Belediye Erzurumspor” ismiyle Süper Lig’de yer alan rakibine karşı oynadığı 4 lig maçından 3 galibiyet ve 1 beraberlikle ayrıldı.

    İki takımın ligde ilk kez karşılaştığı 2018-2019 sezonunda Beşiktaş, deplasmanda 3-1 yendiği rakibiyle iç sahada 1-1 berabere kaldı.

    Siyah-beyazlılar, 2020-2021 sezonunda ise rakibini İstanbul’da 4-0, dış sahada da 4-2 yendi.

    Söz konusu karşılaşmalarda rakibinin ağlarını 12 kez havalandıran Beşiktaş, 4 kalesinde gol gördü.>>>AA

  • Türkiye güneş enerjisinde Avrupa’da öne çıkıyor

    Türkiye güneş enerjisinde Avrupa’da öne çıkıyor

    Türkiye’deki kuruluşlar, Ufuk Avrupa programı kapsamında 2021’den bu yana enerji alanındaki Avrupa konsorsiyumlarında yer almaya devam ediyor.

    Üniversiteler, araştırma kuruluşları, kamu kurumları ve sanayi şirketlerinin dahil olduğu projeler, elektrik şebekeleri ve enerji sistemlerinden enerji verimliliğine, sürdürülebilir binalardan hidrojen ve güneş enerjisi teknolojilerine kadar geniş alanı kapsıyor.

    Türkiye’nin enerji alanındaki Ufuk Avrupa performansı farklı teknoloji ve araştırma başlıklarına yayılırken fotovoltaik (PV) teknolojileri son dönemde öne çıkan alanlardan biri oldu. Yeni nesil PV teknolojilerinden üretim süreçlerine, döngüsellikten farklı sektörlerle entegre uygulamalara kadar birçok alanda Türkiye’den sanayi kuruluşları, araştırma merkezleri ve kamu kurumlarının yer aldığı güçlü bir ekosistem oluştu.

    Bu ortaklık, özellikle yeni nesil fotovoltaik teknolojileri ile yenilenebilir enerji ağırlıklı elektrik sistemlerini daha esnek ve dayanıklı hale getirecek şebeke çözümlerinde öne çıkıyor.

    Kamuya açık proje sonuçlarına göre, programın başladığı 2021’den bu yana Türkiye’den yaklaşık 150 katılımcı, enerji alanındaki yaklaşık 80 projede yer aldı. Bu projelerde Türk kuruluşlarının toplam proje bütçesi ise yaklaşık 94,5 milyon avroya ulaştı.

    Türkiye 4 güneş projesinde koordinatör

    Türkiye’den kuruluşlar fotovoltaik alanındaki 4 projenin ise koordinatörlüğünü yürütüyor.

    Bunlardan yaklaşık 4,9 milyon avro bütçeli, tarım ve enerji üretimini aynı alanda buluşturan “PV4Plants” projesinin koordinatörlüğünü Kalyon PV yapıyor. Projede Türkiye’den ODTÜ Güneş Enerjisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ODTÜ-GÜNAM), Yıldız Teknik Üniversitesi, Tat Gıda ve ESG Yazılım da yer alıyor.

    Proje kapsamında Türkiye, İspanya ve Danimarka’da pilot uygulamalar yapılmakta. Bu sahalarda patenti ODTÜ GÜNAM ve Yıldız Teknik Üniversitesine ait ve KalyonPV tarafından üretilen güneş panelleri ile panel eğimi, sulama düzeyi ve gübre miktarı gibi değişkenlerin gerçek zamanlı verilerle en uygun hale getiriliyor.

    Yaklaşık 8,2 milyon avro bütçeli “SUN-TRANS” projesinin koordinatörlüğünü ise TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) üstleniyor. ODTÜ-GÜNAM, Bozankaya, Musoshi ve İzmir Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğünün (ESHOT) de yer aldığı projede, fotovoltaik sistemlerin elektrikli otobüsler ve son kilometre teslimat araçlarına entegre edilmesi hedefleniyor.

    İzmir, Romanya’nın Alba Iulia ve İspanya’nın Bilbao kentlerindeki pilot uygulamalarda araçlara entegre güneş panelleri, güç elektroniği ve yapay zeka destekli filo yönetimi çözümleri test edilecek.

    ODTÜ-GÜNAM ayrıca 2027 yılında başlayacak olan “PRELAM-IPV” ve “CRAFT-PV” projelerinin koordinatörlüğünü de yürütecek.

    PRELAM-IPV projesinde Kalyon PV ve Cubichem, CRAFT-PV projesinde ise Elin Elektrik, ITECHSOLAR ve Solarvis de yer alıyor. Yaklaşık 3 yıl sürmesi planlanan projelerde kritik ham maddelerin kullanımının azaltılması, geri dönüştürülebilir ve uzun ömürlü güneş panellerinin geliştirilmesi ve yeni üretim süreçleri üzerinde çalışılacak.

    Türkiye güneş hücresi ve paneli üretiminde öne çıkıyor

    ODTÜ-GÜNAM Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Selçuk Yerci, AA muhabirine, Türkiye’nin fotovoltaik teknolojilerinde yakaladığı ivmede kamu destekleri ve ülkedeki üretim kapasitesinin etkili olduğunu söyledi.

    Yerci, Çin’in güneş enerjisi sektöründeki baskın konumu nedeniyle korunaklı olmayan bölgelerde sanayi kuruluşlarının sektörden çekildiğini, Türkiye’deki gibi korunaklı pazarlarda ise sektörün güçlendiğini dile getirdi.

    Avrupa’nın güneş enerjisinde dünyanın en iyi AR-GE kurumlarına ev sahipliği yaptığına işaret eden Yerci, şunları kaydetti:

    “Avrupa’da güçlü bir endüstrisi olmaması nedeniyle, Avrupalı araştırma merkezleri Türkiye endüstri temsilcileriyle işbirliği yaparak sektörün sorunları hakkında bilgi sahibi oluyor ve AR-GE anlamında rekabetçi kalabiliyor. Türkiye, halihazırda tüm Avrupa’nın toplamından daha fazla güneş hücresi ve paneli üretiyor ve ABD gibi diğer korunaklı pazarlara ihraç edebiliyor. Özellikle Çin ile işbirliği içerisinde tedarik zinciri açısından da ülkemiz, bölgemizde en gelişmiş ülke konumunda bulunuyor. Yerli hücreye ek olarak, cam, polimerler, bağlantı kutuları ve metal bağlantılar da artık yerli olarak üretilebiliyor.”

    Teknolojiye yön veren olmak hedefleniyor

    Yerci, ODTÜ-GÜNAM ve Türk şirketlerinin önceki Ufuk Avrupa projelerinde genellikle teknoloji sağlayıcı ortak olarak bulunduğunu belirtti.

    PRELAM-IPV ve CRAFT-PV projelerinin yürütücülüğüyle ODTÜ-GÜNAM’ın artık inovasyonu yönlendiren konuma geldiğini, Türk firmalarının ise temel yararlanıcı rolüne geçtiğini anlatan Yerci, sanayicinin teknolojiyi izleyen taraftan belirli alanlarda teknolojiye yön veren tarafa geçmesini hedeflediklerini ifade etti.

    Yerci, “Amacımız sanayicimizin hayallerine de ortak olmaktır. Bu bağlamda Türkiye’de üretilen güneş panellerinin dünyada premium kalite olarak anılmasını sağlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sayede Hint ve Koreli markalarla globalde mücadele edebiliriz.” diye konuştu.

    Projelerin başarısının yalnızca alınan AB fonuyla ölçülmemesi gerektiğini vurgulayan Yerci, “Projelerin hepsi Avrupa’nın en önemli AR-GE kuruluşları ile ülkemizin ve Avrupa’nın enerji bağımsızlığı öncelik verilerek yazıldı. Kaybedeni olamayacak 3 yıllık bir dönem başlamak üzere. Kazananı kesinlikle ülkemiz olacak ama ne kadar kazanacağımızı söylemek için henüz erken.” değerlendirmesinde bulundu.>>>AA

  • Rusya bayraklı teknede 9 FETÖ zanlısı yakalandı

    Rusya bayraklı teknede 9 FETÖ zanlısı yakalandı

    Rusya bayraklı “Peter Pan” isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince yakalanan 9 FETÖ zanlısı ile kaptanın emniyetteki işlemleri tamamlandı.

    Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.

    Öte yandan, 40 bin 80 avro, 200 dolar, 4 bin 752 lira, ⁠3 sahte Belçika kimliği ele geçirilen “Peter Pan” isimli tekneye el konuldu.

    Gözaltına alınan FETÖ zanlılarının ise meslekten atılan özel okul öğretmeni, işçi, tekniker, yurt müdürü ve zabit katibi olduğu öğrenildi.

    Olay

    Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları tespit edilmişti.

    FETÖ zanlılarının 6 Eylül’de Rusya bayraklı “Peter Pan” isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede bulunduklarının belirlenmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçmişti.

    Ekiplerce durdurulan teknede, 9 FETÖ mensubu ve 2 çocuk ile tekne kaptanı yakalanmıştı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmış, 2 çocuk ise aile yakınlarına teslim edilmişti.>>>AA

  • Yatırımcı sorunları için yeni kurul geliyor

    Yatırımcı sorunları için yeni kurul geliyor

    Türkiye’de yatırımcılar ile kamu arasındaki sorunların çözümü için Yatırım Koordinasyon ve Uzlaştırma Kurulu, piyasa denetiminde uygulama birliği için de Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu oluşturulacak, teknoloji girişimlerinin kuruluşunu kolaylaştırmak amacıyla “Dijital Şirket” uygulaması devreye alınacak.

    AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’dan (OVP) derlediği bilgiye göre iş ve yatırım ortamında yatırımcıların karşılaştıkları sorunların etkin biçimde çözülmesi, bürokratik süreçlerde zaman ve maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.

    Bu kapsamda oluşturulacak Yatırım Koordinasyon ve Uzlaştırma Kurulu ile yatırımcılar ve kamu idareleri arasındaki idari ve uygulamaya ilişkin sorunların yargı veya tahkim süreci öncesinde ele alınmasına yönelik bir mekanizma oluşturulacak.

    İş ve yatırım süreçlerine ilişkin işlemler de kurulacak “tek durak ofis” aracılığıyla en aza indirilecek. Şirketlerin kuruluşundan tasfiyesine kadar karşılaştıkları idari yükler azaltılarak mevzuat sadeleştirilecek, kamu hizmetleri dijital, bütünleşik ve kullanıcı odaklı hale getirilecek.

    Piyasa denetiminde kurumsal yapılanma

    Program döneminde farklı idareler tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin toplulaştırılması için Piyasa Gözetim ve Denetim Kurumu kurulacak. Bu yapıyla uygulama birliğinin sağlanması ve mükerrerliklerin önlenmesi amaçlanıyor.

    Elektronik ve perakende ticarette haksız ticari uygulamalara ilişkin düzenlemelere uyumun sağlanması için denetimler yaygınlaştırılacak. Elektronik ticaret potansiyelinin geliştirilmesi ve bu alanın daha güvenli hale getirilmesine yönelik mekanizmalar oluşturulacak.

    Teknoloji tabanlı girişimlerin kurulmasını teşvik etmek üzere şirket kuruluş kolaylığı ve başlangıç aşaması muafiyetleri sağlayan “Dijital Şirket” uygulaması hayata geçirilecek. Sınai mülkiyet tescil süreçlerinde yapay zekadan yararlanılarak işlemler hızlandırılacak ve karar kalitesi artırılacak.

    Konkordato uygulamasındaki aksaklıklar giderilecek

    Ticari hayatta konkordato uygulamasından kaynaklanan aksaklıkların giderilmesi ve bu kurumun kötüye kullanılmasının önlenmesine yönelik mevzuat çalışması yürütülecek. İcra ve iflas mevzuatı da günümüz şartları dikkate alınarak güncellenecek.

    Uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümü yaygınlaştırılacak, alternatif çözüm yöntemleri güçlendirilecek. Etki analiziyle belirlenen yeni ihtiyaç alanlarında ihtisas mahkemeleri oluşturulacak.

    Dijital çözüm platformları, çevrim içi uyuşmazlık ve elektronik duruşma yöntemleri geliştirilecek, elektronik tebligat uygulaması yaygınlaştırılacak. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyumlaştırma süreci tamamlanacak.

    Teknoloji yatırımları için hedef yatırımcılar belirlenecek

    Uluslararası doğrudan yatırımların teknoloji, bilgi transferi, nitelikli istihdam ve ihracata katkısı gözetilerek hedef odaklı yatırım çekme politikaları uygulanacak.

    Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi kapsamında tanımlanan nitelikli yatırım profillerine uygun hedef yatırımcılar belirlenecek.

    Veri merkezleri, yapay zeka, yarı iletkenler, batarya teknolojileri, mobilite, biyoteknoloji, yenilenebilir enerji ekipmanları ve ileri imalat yatırımlarının öncelikli alanlar olarak desteklenmesine devam edilecek.

    Yatırımcıların yatırım yeri, izin, altyapı ve finansmana erişim süreçleri kolaylaştırılırken yerli tedarikçiler ve AR-GE ekosistemleriyle bağlantıları artırılacak.

    Kaynak ülke çeşitliliğinin artırılması amacıyla Avrupa, Kuzey Amerika, Körfez, Asya-Pasifik ve Orta Asya başta olmak üzere farklı coğrafyalardan Türkiye’ye yönelen yatırımlar artırılacak.

    Serbest bölgelerde yenilenebilir enerji kullanımını ve yeşil ekonomiye katkıyı artıracak düzenlemeler yapılacak, bilgi teknolojilerinden yararlanılarak iş süreçleri hızlandırılacak.

    İFM için sürdürülebilir finans yol haritası

    İstanbul Finans Merkezinin (İFM) uluslararası finansal işlemler, bölgesel fon yönetimi, fintek, katılım finans ve sürdürülebilir finans merkezi olarak konumlandırılması hızlandırılacak.

    İFM’nin sürdürülebilir finans alanında uluslararası cazibe merkezi olmasına yönelik yol haritası hazırlanacak. Nitelikli uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki faaliyetlerini kolaylaştıracak, yatırım ve finansal işlemlere ilişkin hizmetlerin bütünleşik sunulmasını sağlayacak uygulamalar hayata geçirilecek.

    İstanbul Finans ve Teknoloji Üssü (FintechZone), Start in Türkiye, Tech Visa ve Girişim Sermayesi Yatırım Fonları gibi mekanizmalarla Türkiye’nin bölgesel girişimcilik ve finansal teknoloji merkezi olması desteklenecek.>>>AA

  • Milli sporcu Misano’da podyum için yarışacak

    Milli sporcu Misano’da podyum için yarışacak

    Rimini kentindeki organizasyonda ELF Marc VDS takımı adına yarışacak milli sporcu, Adriyatik kıyısında yer alan 4,2 kilometrelik Uluslararası Misano Marco Simoncelli Pisti’nde ter dökecek.

    Yarın TSİ 10.50’de gerçekleştirilecek birinci serbest antrenman seansıyla başlayacak yarış programı, TSİ 15.05’te düzenlenecek antrenman seansıyla devam edecek. 12 Eylül Cumartesi günü TSİ 10.25’te ikinci serbest antrenmana katılacak Red Bull sporcusu, TSİ 14.40’ta gerçekleştirilecek sıralama seansında en iyi grid pozisyonu için mücadele edecek. Ana yarış ise 13 Eylül Pazar günü TSİ 13.15’te start alacak.>>>AA