
Como Gölü’nde 3 Milyon Euro’luk Rüya Düğün
Düğün Sonrası Rüştü Reçber’den Tahliye Davası
























Ortaya çıkan detaylarda, belediyedeki rüşvet trafiğine ve olası bir polis operasyonuna dair dikkat çeken konuşmalar yer alıyor.






Afyonkarahisar’da geçtiğimiz Ocak ayında yüksekten düştüğü iddiasıyla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 4 yaşındaki Y.E.Y’nin ölümündeki düğümü JASAT dedektifleri çözerken, çocuğun cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Olayda bir başka dehşete düşüren ayrıntı ise çocuğun annesinin, oğlu öldürüldükten sadece 3 gün sonra oğlunun katili ile nikâh kıyması oldu.
Olay, geçtiğimiz 24 Ocak 2026’da merkeze bağlı Işıklar beldesinde yaşandı. Y.E.Y isimli 4 yaşındaki çocuk, annesi Z.K. ve dede M.K., tarafından yüksekten düştüğü gerekçesi ile bilinci kapalı bir şekilde Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Beyin kanaması geçirdiği tespit edilen küçük çocuk, burada yapılan müdahalenin ardından Kütahya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak Y.E.Y, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak haşatını kaybetti.
Soruşturmayı derinleştiren JASAT 5 kişiyi gözaltına aldı
Olayın ardından soruşturma başlatan jandarma ekipleri küçük çocuğun düştüğü öne sürülen yerde inceleme yapıp ardından aile üyelerinin ifadelerini aldı. Yapılan incelemelerin ardından soruşturmayı jandarmanın dedektifleri olan Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) devraldı. Dosyayı detaylı şekilde inceleyen JASAT dedektifleri aile üyelerinin çelişkili ifadeleri ve otopsi raporundan yola çıkarak, anne Z.K., üvey baba B.K., dede M.K. ve babaanne A.K., ile bir aile üyesini gözaltına aldı.
Dede olayı itiraf etti
JASAT dedektifleri tarafından adliye sevk edilen aile üyeleri, küçük çocuğu B.K.’nin öldürdüğünü itiraf ettiler. Dede M.K., ifadesinde küçük çocuğun öldüğü gün, oğlu, yani üvey babası olan B.K. ile koyun otlatmak için araziye gittiğini ancak bir süre sonra B.K.’nin kucağında Y.E.Y’yi getirerek, ’Bir iki tane vurdum, bayıldı. Şuna bir bakın’ diyerek kendisine verdiğini söyledi. Bunun üzerine küçük çocuğu gelini olan Z.K., ile birlikte alarak hastaneye götürdüklerini ve sonrasında çocuğun öldüğünü söyledi.
Üvey baba küçük çocuğu öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı
Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan şahıslardan üvey baba B.K., ’Kasten adam öldürme’ suçlamasıyla, dede M.K., ise delil karartma suçundan tutuklanırken, anne Z.K., ile babaanne A.K., hakkında ise adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Gözaltına alınan diğer aile üyesi ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Tutuklanan B.K., cinayeti nasıl işlediğini anlatmayarak olayı inkar etti.
Küçük çocuğun ölmeden önce de dayak yediği ortaya çıktı
Çıkarıldığı mahkemede suçlamaları kabul etmeyen, ancak tutuklanan üvey baba B.K.’nin ile ilgili çevre sakinlerinden alınan bilgilerde ise küçük çocuğu ölmeden önce üvey olduğu gerekçesi ile altını ıslattığı ya da gürültü yaptığı gerekçesiyle sürekli dövdüğü iddia edildi.
Duyarsızlığın bu kadarı
Aile üyelerinin yakınlarından alınan bir başka bilgide ise duyarsızlığın bu kadarı gözler önüne serildi. B.K., çocuğu öldürdüğü annesi Z.K. ile olaydan sadece 3 gün sonra resmi nikah yaparak evlendiği ortaya çıktı.
Anne Z.K.’nın ise olayı, kocası ve ailesinin baskılarından dolayı sakladığı belirtildi.







Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararı sonrasında yaşanan siyasi ayrılıkların yeni adresi Bursa oldu. Türkiye genelinde 91 milletvekilinin istifasıyla kurulan Yeni Parti’nin örgütlenme çalışmaları sürerken, Bursa’da CHP’den ayrılan 6 ilçe belediye başkanı ile çok sayıda belediye meclis üyesi Heykel Atatürk Anıtı önünde düzenlenen programda kamuoyunun karşısına çıktı.
Altı belediye başkanı ayrıldı
Basın açıklamasında Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem ve Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP’den istifa ederek siyasi çalışmalarını Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı. Belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclis üyelerinin yüzde 94’ü de CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katıldığı bildirildi.
Yeni Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş, partinin adının ve siyasi çizgisinin halk tarafından belirlendiğini ifade etti. Yeşiltaş, “İsmini halkın koyduğu ve siyasi çizgisini halkın belirlediği Yeni Parti, tam anlamıyla bir halk hareketidir. Bizler halkımızla birlikte yeni nesil bir siyaset anlayışını var etmek için yola çıktık” dedi.

“Bursa’nın yüzde 60’ına hizmet ediyorlar”
Yeni Parti’ye katılan belediye başkanlarına teşekkür eden Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Payandası olmayı görev bilen bir yönetim ile değil, halkla birlikte yol yürümek isteyen belediye başkanlarımızla beraberiz. Bursa nüfusunun yüzde 60’ına hizmet eden Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanımız Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanımız Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanımız Deniz Dalgıç, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanımız Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanımız Haşim Ali Arıkan ve tüm ilçelerde seçilmiş meclis üyelerimizin ise yüzde 94’ü halkın iradesine sahip çıkarak bugün Yeni Parti’de yer alıyor.” >>>İHA


Kocaeli Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet veren Hiperbarik Oksijen Tedavi Ünitesi’nde, aynı anda 14 hastanın tedavi gördüğü özel basınç odasında birçok hastalığa yönelik tedavi uygulanıyor. Normal atmosfer basıncının 3-4 katına kadar basınç oluşturulan ve hastalara yüzde 100 saf oksijen solutulan ünitede; diyabetik ayak yaraları, çeşitli enfeksiyonlar, kemik ödemi, avasküler nekroz (kemik çürümesi), ani işitme ve görme kayıpları ile karbonmonoksit zehirlenmesi gibi rahatsızlıklar tedavi ediliyor.
Kabinde seanslar yaklaşık iki saat sürerken, muhtemel duruma karşı sağlık personeli de seans boyunca içeride görev yapıyor. Kabinde bulunan televizyon sayesinde hastaların iki saatlik seansı daha rahat geçirmesi için istekleri doğrultusunda dizi, film, belgesel ya da müzik yayını da açılıyor. Çevre illerden de hastaların başvurduğu merkezde tedavi görenler, seanslar sonrasında ağrılarının azaldığını, yaralarının iyileştiğini ve hareket kabiliyetlerinin arttığını ifade etti.
“Kandaki çözünmüş oksijen miktarı artırılıyor”
Kocaeli Şehir Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uzmanı Dr. Uğur Can Akyol, tedavinin temel mekanizmasının kandaki çözünmüş oksijen miktarını artırarak dokulara daha fazla oksijen taşınmasını sağlamak olduğunu belirterek, “Bu tedavi özellikle oksijenlenmenin yetersiz olduğu durumlarda etkilidir. En sık yara iyileşmesi amacıyla uygulanıyor. Bunun yanında ani işitme kayıpları, ani görme kayıpları, soba zehirlenmeleri gibi acil durumlar ile halk arasında ‘kemik çürümesi’ olarak bilinen avasküler nekroz hastalarında da tedaviyi kullanıyoruz. Ayrıca dalgıçlarda görülen vurgun hastalığında da temel tedavi yöntemlerinden biridir” dedi.

“Tedavi sırasında basınç odası yaklaşık 20 metre derinliğe dalış simülasyonu oluşturuyor”
Tedavi seansının 2 saat sürdüğünü ifade eden Akyol, “Toplam seans sayısı hastalığa göre değişiyor ancak ortalama 30 seans uygulanıyor. Bazı hastalarda bu sayı daha az ya da daha fazla olabiliyor. Tedavi sırasında basınç odası yaklaşık 20 metre derinliğe dalış simülasyonu oluşturuyor. Bu sayede kandaki oksijen çözünürlüğü ve taşınan oksijen miktarı artıyor. Hastalar da bu süreçte maske aracılığıyla yüzde 100 oksijen soluyor. Tedavi basıncı ve süresi hastalığa göre değişebiliyor. Her hasta için aynı protokol uygulanmıyor. Her tedavide olduğu gibi bunun da bazı yan etkileri bulunabiliyor. En sık karşılaştığımız durum, basınca bağlı kulakta dolgunluk hissi ve kulak eşitleme güçlüğü. Dağa çıkarken yaşanan kulak basıncına benzer bir durum oluşabiliyor. Ancak deneyimli operatörlerimiz hastalara gerekli manevraları öğretiyor ve bu sorunlar genellikle kolaylıkla aşılabiliyor” diye konuştu.
Tedavinin yaş sınırı yok
Akyol, sözlerine şöyle devam etti: “Ani görme ve işitme kayıplarında da tedavi uyguluyoruz ancak her hasta bu tedavi için uygun olmuyor. Göz hastalıkları ve kulak burun boğaz uzmanlarının değerlendirmesi sonrasında uygun görülen hastaları tedavi programına alıyoruz. Tedavinin uygulanamayacağı durumlar da var. Özellikle bazı akciğer hastalıkları bulunan kişilerde, pnömotoraks riski nedeniyle tedavi uygun olmayabiliyor. Bu nedenle her hasta öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriliyor. Tedavi için belirlenmiş bir yaş sınırı bulunmuyor. Yenidoğan bebeklerden 80 yaş üzerindeki hastalara kadar, uygun görülen herkes tedavi alabiliyor. Ünitemizde hafta içi her gün tedavi uygulanıyor. Kocaeli’nin yanı sıra Yalova, Sakarya ve Düzce’den de hastalarımıza hizmet veriyoruz. Bununla birlikte Sakarya ve Bursa’da da hiperbarik oksijen tedavi merkezleri bulunuyor.”

“İlk başta uzay mekiğindeymiş gibi geliyor”
Tedavi sayesinde sağlığına kavuşan hastalardan 40 yaşındaki İbrahim Yavuz, kalça kemiğindeki ödem nedeniyle 40 gündür tedavi gördüğünü belirterek, 15. seanstan sonra belirgin bir iyileşme hissettiğini ve ağrılarının azaldığını söyledi. Yavuz, “Ben şu anda 40’ıncı seanstayım. Toplam 60 seans alacağım. Yaklaşık 15’inci seanstan sonra belirgin bir iyileşme hissettim. İlk başta içerisi uzay mekiğindeymiş gibi geliyor, insan biraz yabancılık çekiyor ama sonradan alışıyorsunuz. İçeride arkadaşlarla tanışıp sohbet edince zaman da daha rahat geçiyor” şeklinde konuştu.
“Tedavi sayesinde bastonumu bile zaman zaman bırakabiliyorum, kendi başıma yürüyebiliyorum”
Bel fıtığı ameliyatı sonrasında gelişen enfeksiyon nedeniyle Sakarya’dan gelerek tedavi alan 55 yaşındaki İsa Sertoğlu ise “Yaklaşık 10 gündür hiperbarik oksijen tedavisi alıyorum. 8 seanstan sonra ciddi anlamda rahatlama hissettim. Şu anda çok iyiyim. Hatta bastonumu bile zaman zaman bırakabiliyorum, kendi başıma yürüyebiliyorum. Enfeksiyon nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamıştım. Doktorumun tavsiyesi üzerine Sakarya’dan buraya geliyorum. Her gün gidip geliyorum, haftada 5 gün tedavi alıyorum. Toplam 30 seans planlandı. Şu anda 11’inci seanstayım. Her seansta iki saat oksijen alıyoruz. Enfeksiyon nedeniyle ayakta duramıyordum. Ancak 8’inci ve 9’uncu seanslardan sonra ağrılarım büyük ölçüde geçti” diye konuştu.
“Yaram büyük ölçüde iyileşti”
Ayağında yara olan Şerife Pulat, “Şeker hastalığı nedeniyle ayağımda yara oluştu. Bunun için tedavi görüyorum. Yaklaşık 15 gündür buradayım. Tedavinin faydasını gördüm. Yaram büyük ölçüde iyileşti, ayağımın üzerine daha rahat basabiliyorum. Doktorumun tavsiyesiyle buraya geldim” ifadelerini kullandı. >>>İHA

Antalya’da 2024 yılında gerçekleşen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran vahşette yargı nihai kararını verdi. Muratpaşa ilçesinde 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş Poyraz’ı tabancayla vurarak katleden Abdullah Poyraz’ın (57), yargılama boyunca sığındığı “aldatıldım” savunması Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuyla çürütüldü.
Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında sanık, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
İşte adalet sarayında görülen davaya ve DNA raporuyla çöken haksız tahrik savunmasına dair tüm detaylar…
Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde meydana geldi. Kıskançlık krizine giren Abdullah Poyraz, eşi Hale Akbaş Poyraz’ı evde tabancayla vurarak katlettikten sonra polise teslim oldu.
Hazırlanan iddianamede sanığın, eşini takip edebilmek için çantasına gizlice dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği detaylar yer almıştı. Olayın ardından çiftin 4 küçük çocuğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştı.
Davanın seyri açısından kritik önem taşıyan Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporu 9’uncu celsede mahkemeye ulaştı. Sanık Abdullah Poyraz’ın cezada indirim alabilmek için sıklıkla öne sürdüğü “eşimin sadakatsizliği ve haksız davranışları vardı” iddiası, maktulden alınan örneklerin incelenmesiyle tamamen asılsız çıktı.
ATK raporunda, maktulden elde edilen DNA profilinin yalnızca sanık Abdullah Poyraz’a ait olduğu kesinleşti. Böylelikle sanığın “haksız tahrik” indirimi alma çabası hukuken çökmüş oldu.
Karar öncesi son savunmasını yapan sanık Poyraz’ın “ATK raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Olay nedeniyle pişmanım, tahliyemi talep ediyorum” şeklindeki beyanları mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.
Davayı karara bağlayan Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti;
Sanık Abdullah Poyraz’ı ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Sanığın eylem sonrasındaki tutumunu ve cezanın caydırıcılık etkisini göz önünde bulunduran heyet, cezada hiçbir takdiri indirim (iyi hal/haksız tahrik) uygulamadı.
Sanığa ayrıca ‘ruhsatsız silah taşıma’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis ve 100 gün adli para cezası verildi.

Türkiye’nin önemli deniz ve tarihi turizm noktalarından Mersin yaz sonundan binlerce misafiri ağırlıyor. Deniz tatilinin yanı sıra bölgedeki tarihi mekanları da gezmeye gelen yerli ve yabancı misafirler ise en çok Silifke’de yer alan Cennet ve Cehennem obruklarını ziyaret ediyor. Her gün binlerce kişinin gezdiği ‘Cennet ve Cehennem’ obrukları birçok mitolojik hikayeyi barındırırken, içinde kitabe ve 1980’li yıllarda bir süre cami olarak kullanılan M.S. 5. yüzyılda yapılan kilise de olması da dikkat çekiyor. Mitolojik hikayelerden Zeus’un yüz başlı ejderhayı etkisiz hale getirip Cehennem çukurunda tuttuğu ise girişte yer alan bilgi tabelasında da yazıyor. Cehennem obruğunu ziyaret edenleri sıcak hava zorlarken, 452 basamakla cehennem obruğuna inenler ise içerdeki soğuk havayla serinliyor. Her yıl yaklaşık 400 bin kişinin ziyaret ettiği obrukların bu sene daha fazla ilgi gördüğü bildirildi.
Obrukları gezenler görmeyenlere tavsiye ediyor
Niğde’den gelen ziyaretçilerden Erol Tunç “Cennet güzel bir yer. İniş zor. Ama cehenneme tabii iniş olmadığı için öyle bir zorluğu yok, teras katından izleyebiliyoruz. Cennet için 452 merdivenden iniliyor. Merdivenler biraz yoruyor ama aşağısı gayet güzel, serin. Güzel bir yer. Yaz günü gayet güzel ve serin buzdolabı gibii, klima açmışlar resmen”dedi.
Kayseri’den gelen Yakup Aydın “Biz ilk önce cehennemi gördük. Şimdi cennete indik. İniş biraz yorucuydu ama çıkarken asansörle çıkacağız. Hararetimizi de almış olacak. Burası serin, gayet güzel cehenneme göre. Cehennem sıcaktı, burası da serin. Daha önceden Romalılardan kalma bir kilise ve aşağıya doğru deniz seviyesine bildiğim kadarıyla inen yer var. Önceden görünüyordu ama şimdi orası görünmüyor. Güzel. Gelmek isteyenlere de tavsiye edeceğim bir yer” ifadelerini kullandı.
Ailesiyle tatile gelen Ecem Aydın ise “Güzel bir yer bence, ben sevdim. Yani gelmeye değer. Cennet mi cehennem mi derseniz, Cennet daha iyi” şekline konuştu.
Diyarbakır’dan gelen Burhan Kaplan’da “Ailemizle buraya gezintiye geldik. Çok güzel bir yer. Cennet Cehennem mağaralarını biz daha önce duymuştuk ama ilk defa yerinde görmek için geldik. Yani bayıldık neredeyse, muazzam bir şey” diye konuştu. >>>İHA
Afyonkarahisar’da 2 avukat arasında çıkan tartışma kanlı biterken, avukatlardan biri meslektaşı Gökhan Katırcı’yı silahla vurarak ağır yaraladı.
Olay, Ali İhsan Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, avukat U.Ç. ile avukat Gökhan Katırcı arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma sırasında U.Ç., yanında bulunan tabancayla Gökhan Katırcı’ya ateş ederek iki yerinden vurdu. Olayın ardından çevredekilerin haber vermesi üzerine Katırcı bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olay sonrası kaçan diğer avukat U.Ç. ise polis ekiplerinin takibi sonrası olaydan yaklaşık yarım saat sonra kullandığı silahla birlikte yakalanarak gözaltına alındı.
Olayda ağır yaralanan Katır’ın Zafer Partisi’nin önceki İl Başkanı olduğu ve yaklaşık 10 gün önce istifa ettiği öğrenildi.
Olayın ardından savcılık tarafından çok yönlü soruşturma başlatıldığı bildirildi.











Eşiyle evliliklerinin devam ettiğini belirten Çiftçi, annenin duruma tepki göstermediğini öne sürdü. Reşit olmayan kızının oyunculuk projeleri ve sözleşmelerinde babası olarak kendi rızasının ve onayının alınmadığını belirten Ünal Çiftçi, OnTalent Menajerlik şirketinin sahibi Gözde Yılmaz hakkında da şikayetçi oldu.






Kayseri Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Erciyes AŞ ve Kayseri Bilim Merkezi işbirliğiyle “Perseid Meteor Yağmuru Görsel Şölen Etkinliği”, 12 Ağustos Çarşamba günü gerçekleştirilecek.
Halk arasında “yıldız kayması” olarak bilinen doğa olayını izlemek isteyen gökyüzü meraklıları, Erciyes Kayak Merkezi Hacılar Kapı’da bir araya gelecek.
Işık kirliliğinden uzak, 2 bin 650 metre rakımda düzenlenecek ücretsiz etkinlikte katılımcılar, uzman astronomlar eşliğinde gezegenler ve takımyıldızlar hakkında bilgilendirilecek ve teleskoplarla gözlem yapma imkanı bulacak.
Öte yandan Erciyes AŞ yetkilileri, etkinliğe katılacak kişilerin soğuk havadan etkilenmemeleri için yanlarında kamp sandalyesi, mont, bere ve battaniye gibi malzemeler bulundurmalarını tavsiye etti. >>>AA
Afyonkarahisar’da yüksekten düştüğü iddiasıyla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 4 yaşındaki çocuğun annesi ve üvey babasının da aralarında bulunduğu 5 kişi ’cinayet’ iddiasıyla gözaltına alındı.
Olay, 24 Ocak 2026’da merkeze bağlı Işıklar beldesinde yaşandı. Yunus Emre Yakar isimli 4 yaşındaki çocuk, annesi Zehra K. ve dedesi Mithat K. tarafından yüksekten düştüğü gerekçesi ile bilinci kapalı şekilde Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Beyin kanaması geçirdiği tespit edilen çocuk burada yapılan müdahalenin ardından Kütahya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak Yakar, yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından soruşturma başlatan jandarma ekipleri, çocuğun düştüğü öne sürülen yerde inceleme yapıp ardından aile üyelerinin ifadelerini aldı. Yapılan incelemelerin ardından soruşturmayı Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) devraldı.
Dosyayı detaylı şekilde inceleyen JASAT dedektifleri, aile üyelerinin çelişkili ifadelerinden yola çıkarak anne Zehra K., üvey baba Balı K., dede Mithat K., babaanne Aysel K. ve bir aile üyesini daha cinayet şüphesiyle gözaltına aldı. Gözaltına alınan şahıslar gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.
Şahısların savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilecekleri bildirildi

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin, kaçakçılıkla mücadele faaliyetleriyle milli ekonominin yanı sıra her türlü canlıyı ve doğal yaşamı koruma görevini de ilke edindiği belirtildi.
Bu kapsamda 2026’da yapılan 29 operasyonda 58 bin 519 canlı hayvan ele geçirildiği bilgisi verilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Gümrüklü yer ve sahalarda ele geçirilen canlı hayvanlar, veteriner sınır kontrol noktalarında görevli Tarım ve Orman Bakanlığı personelince muayene edilerek rapor düzenlenmesini müteakip yine Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili taşra birimlerine teslim edilmektedir. Bununla birlikte, Nesli Tehlike Altındaki Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine Yönelik Sözleşme kapsamında koruma altında bulunan türlerin kaçak olarak tespit edilmesi halinde söz konusu türler veya parçaları, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin ilgili maddesi uyarınca Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün ilgili bölge müdürlüklerine teslim edilmektedir.”
Açıklamada yer alan tabloya göre, havalimanı gümrük kapıları arasında en fazla canlı hayvan 51 bin 65 ile İstanbul Havalimanı’nda yakalanırken, bunların 46 bin 420’sini tıbbi sülük, 4 binini sülük oluşturdu. Kara sınırı gümrük kapıları arasında da en fazla canlı hayvan 6 bin 300 etlik tavukla Çobanbey Gümrük Kapısı’nda ele geçirildi. Sarp Gümrük Kapısı’nda 450 arı, Akçakale Sınır Kapısı’nda 350 koyun ve keçi yakalandı. >>>AA