Kategori: Gündem

  • Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    Kentin tarihi koruları, Boğaz yamaçları ve doğal sit alanlarında yer alan asırlık ağaçlar, yalnızca görsel kontrollerle değil ayrıntılı bilimsel çalışmalarla da izleniyor.

    Bu çalışmaların ilk basamağını oluşturan ağaç rölöve planı ve raporları, her ağacın adeta kimlik kartını oluşturuyor.

    Rölöve çalışmaları kapsamında ağaçların türü, yaşı, çapı, boyu, tepe genişliği ve sağlık durumu tek tek kayıt altına alınıyor. Hastalık, mantar oluşumu, anıtsal değeri, estetik özellikleri ve korunma gereksinimi gibi bilgiler raporlara işlenirken, koordinatları da belirlenerek sayısal ortama aktarılıyor.

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    Böylece doğal sit alanlarında bulunan ağaçların tamamı haritalandırılarak, gelecekte yapılacak bakım ve koruma çalışmalarının altyapısı hazırlanıyor.

    Hazırlanan rölöve raporları yalnızca envanter oluşturmak amacıyla kullanılmıyor. Ağacın budanması, mekanik destekle güçlendirilmesi, kuruyan dallarının temizlenmesi ya da gerektiğinde güvenlik nedeniyle kaldırılması gibi tüm bakım süreçleri de bu bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda planlanıyor.

    Özellikle doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca yapılacak müdahalede uzman raporları ve ilgili kurumların onayı zorunlu tutuluyor.

    Rölöve çalışmalarının ardından ikinci aşamada ise ağaçların dışarıdan görülemeyen iç yapıları inceleniyor. Bunun için kullanılan akustik tomografi yöntemi, “ağaç MR’ı” olarak da biliniyor.

    Ağaca yerleştirilen sensörler aracılığıyla ses dalgalarının gövde içerisindeki hareketi ölçülerek üç boyutlu görüntüler elde ediliyor. Bu sayede ağacın içinde çürüme, boşluk veya yapısal zayıflık bulunup bulunmadığı tespit edilebiliyor. Ancak uzmanlar, yalnızca çürümenin varlığının yeterli olmadığını, ağacın türü, kök yapısı, boyu, eğimi ve bulunduğu bölgedeki rüzgar yükü gibi birçok verinin birlikte değerlendirilerek devrilme riskinin hesaplandığını belirtiyor.

    Bu analizler sonucunda risk taşıyan ağaçlar için budama, mekanik destek sistemleri veya farklı koruma yöntemleri uygulanırken, sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebilecek ağaçların ise kesilmeden korunması hedefleniyor. Böylece hem kent güvenliği sağlanıyor hem de İstanbul’un yüzlerce yıllık doğal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    “Çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor”

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Makineci, GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde, Türkiye’de de ikinci sırada olan Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde yer alan ağaçların rölöve planlarını çıkartıp, akustik tomografi çekimlerinin nasıl yapıldığını AA muhabirine gösterdi.

    Doç. Dr. Serhun Sağlam, AA muhabirine, ağaç rölöve planı ve raporlarının yalnızca ağaçların envanterinin çıkarılmasını değil, sağlık durumlarının belirlenmesini, gelecekte uygulanacak bakım çalışmalarının bilimsel verilere göre planlanmasını ve korunmasını sağladığını söyledi.

    Rölöve çalışmalarıyla ağaçların türü, yaşı, boyu, çapı, tepe çapı, sağlık durumu ve konum bilgilerinin kayıt altına alındığını belirten Sağlam, özellikle doğal sit alanlarında yeşil dokunun korunmasında bu çalışmaların önemli rol üstlendiğini ifade etti.

    Sağlam, ağaç rölöve planının insanların kimlik kartı gibi ağaçların da kimliklendirildiği bir rapor olduğunu kaydederek, “Her ağaca bir numara veriliyor. Türü, çapı, boyu, tepe çapı ölçülüyor, yaş tespiti yapılıyor. Sağlık durumu inceleniyor, estetik değeri ya da anıt ağaç niteliği gibi tüm özel bilgiler kayıt altına alınıyor. Daha sonra bütün ağaçların koordinatları alınarak sayısal ortama aktarılıyor ve haritalandırılıyor. Böylece çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor.”

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    “Rölöve raporları, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor”

    Doğal sit alanlarında ağaçlara yapılacak her türlü müdahalenin bilimsel raporlara dayandırıldığını belirten Sağlam, bu uygulamanın İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağladığını söyledi.

    Sağlam, ağaçların kent yaşamı açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, “Ağaç rölöve planı ve raporu doğaya zarar vermemek için hazırlanıyor. Ağaçlar oksijen sağlıyor, havayı temizliyor, gürültüyü azaltıyor, iklimi yumuşatıyor, kuşlara yuva oluyor ve erozyonu önlüyor. Bu nedenle bir ağaca gerçekten müdahale gerekip gerekmediğine uzmanların karar vermesi gerekiyor.” diye konuştu.

    Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında vatandaşların ya da kurumların kendi kararıyla ağaçlara müdahale edemeyeceğini vurgulayan Sağlam, uzman raporlarının ilgili kurullar tarafından onaylanmasının zorunlu olduğunu belirtti.

    Sağlam, “Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca kendiniz karar vererek müdahale edemezsiniz. Ağaç tamamen kurumuş gibi görünse bile önce uzman raporu hazırlanması gerekiyor. Hazırlanan raporlar ilgili komisyonlar tarafından incelenip onaylandıktan sonra budama, bakım, taşıma ya da kesim yapılabiliyor. İşte bu sistem rölöve raporları, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor. Yoksa bugün Boğaz’da çok daha az yeşil alanımız olurdu.” ifadelerini kullandı.

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    İzinsiz müdahale tespit edilebiliyor

    Doğal sit alanlarında hazırlanan rölöve raporlarının koordinatlı kayıt sistemi sayesinde izinsiz müdahalelerin de tespit edilmesini sağladığını belirten Sağlam, “İstanbul’un önemli doğal sit alanları bu ağaç rölöve planı ve raporlarıyla korunuyor. Sit alanlarındaki bütün ağaçlar kayıt altında. Hava fotoğrafları ve koordinatlı veriler sayesinde izinsiz yapılan işlemler sonradan da tespit edilebiliyor. Bu nedenle yeşil dokuya raporsuz hiçbir şekilde müdahale edemeyiz.” diye konuştu.

    Sağlam, rölöve çalışmalarının ardından özellikle büyük ve yaşlı ağaçlarda devrilme riskinin akustik tomografi yöntemiyle belirlendiğini anlattı.

    Kentlerde yaşanan fırtınaların ardından meydana gelen ağaç devrilmelerinin can ve mal kayıplarına yol açabildiğini hatırlatan Sağlam, bu nedenle risk analizlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

    Sağlam, “Ağaç rölöve planı ve raporunda ağacın türü çok önemli. Dışarıdan çok sağlıklı görünen bir ağaç kolayca devrilebilirken, içi çürük bir ağaç ayakta kalabiliyor. Çünkü kök yapısı, fiziksel gelişimi ve bulunduğu alanın koşulları birbirinden farklı. Risk analizinde, rüzgar, kar yükü ve çevresel risklerin tamamı birlikte değerlendiriliyor.” dedi.

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    “Aynı insanların MR’ı çekilir gibi biz de ağacın MR’ını çekiyoruz”

    Devrilme riskinin belirlenmesinde akustik tomografi yöntemini kullandıklarını belirten Sağlam, şöyle konuştu:

    “Akustik tomografi yöntemiyle ağaçların içsel çürüklüğünü ölçüyoruz. Ağaca yerleştirilen sensörlerle ses dalgalarının hızı ölçülüyor. Aynı insanların MR’ı çekilir gibi biz de ağacın MR’ını çekiyoruz. Böylece ağacın içinde nerede çürüme ya da boşluk oluştuğunu görebiliyoruz. Eğer çürüklük tespit edersek farklı yüksekliklerden yeni ölçümler alıyor ve bunları üç boyutlu olarak modelliyoruz.”

    Sağlam, akustik tomografi sonuçlarının tek başına karar vermek için yeterli olmadığını, elde edilen verilerin ağacın türü ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirildiğini söyledi.

    Risk tespit edilen ağaçlarda önceliğin kesim olmadığını vurgulayan Sağlam, “En temel uygulamamız budama. Tepe çapını ve ağacın yükünü azaltarak devrilme riskini düşürüyoruz. Gerekirse mekanik destek sistemleri kullanıyoruz. Bunların büyük bölümü yaşlı ve anıt ağaçlar. Bizim amacımız bu ağaçları kesmek değil, hem onları yaşatmak hem de insanların güvenliğini sağlamak.” diye konuştu.

    Sağlam, dışarıdan sağlıklı görünen bazı ağaçların iç kısmının tamamen çürümüş olabildiğine dikkati çekerek, akustik tomografinin bu riskleri erken aşamada ortaya çıkardığını söyledi.

    İstanbul’da akustik tomografi çalışmalarının yaklaşık 16-17 yıldır uygulandığını ve ilk çalışmaların yoğun kullanılan korularda başladığını belirten Sağlam, şunları dile getirdi:

    “İlk amaç İstanbul korularında insanların yoğun kullandığı alanlarda devrilme riski taşıyan ağaçları belirlemekti. Göğüs çapı 70 santimetrenin üzerindeki ağaçların tomografileri çekildi, risk analizleri yapıldı ve sonuçlar koru planlarına işlendi. Beykoz Korusu’nda yıllar önce yaşanan ve üç kişinin hayatını kaybettiği olay bu çalışmaların önemini ortaya koydu. Daha sonra yapılan analizlerle benzer olaylar önemli ölçüde azaltıldı.” ifadelerini kullandı.

    Bu ölçümlerin belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini aktaran Sağlam, “Bugün büyük risk oluşturmayan bir çürüme birkaç yıl sonra ilerleyebilir. Bu nedenle ölçümlerin belli aralıklarla yenilenmesi ve gelişimin takip edilmesi gerekiyor. Şimdi de Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa kampüsünde ağaçların rölöve planını yapıyoruz ve riskli gördüğümüz bazı ağaçlarda devrilme riskini hesaplamak için bu yöntemi kullanıyoruz ” dedi.

    Asırlık ağaçlar rölöve planlarıyla korunuyor

    Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki ağaçların tomografisi çekiliyor

    Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Dilek İlhan Fındıkçıoğlu, üniversitede yürütülen ağaç rölöve ve akustik tomografi çalışmalarının sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sunduğunu söyledi.

    Üniversitenin uluslararası GreenMetric sıralamasında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları arasında yer aldığını belirten Fındıkçıoğlu, çalışmaların yalnızca ağaçların kayıt altına alınmasını değil, uzun vadeli korunmasını da amaçladığını ifade etti.

    Fındıkçıoğlu, “Üniversitemiz GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde yer alıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en sürdürülebilir ikinci üniversitesi olma özelliğini koruyor. Kampüsümüzde yürütülen ağaç tomografisi ve rölöve çalışmaları da sürdürülebilirlik faaliyetlerimize ciddi katkı sağlayacak. Burada amaç yalnızca ağaçları kayıt altına almak değil, onların yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve kampüsümüzdeki varlıklarına ne kadar değer verdiğimizi ortaya koymak.” diye konuştu.

    Çalışmaların uzun vadeli bir planlamanın parçası olduğunu dile getiren Fındıkçıoğlu, kampüsteki ağaç envanterinin her geçen gün genişlediğini belirtti.

    Fındıkçıoğlu, bilimsel yöntemlerle yürütülen çalışmaların yalnızca üniversiteye değil, İstanbul’un yeşil dokusunun korunmasına da katkı sunduğunu belirterek, “Bu kadar büyük bir yeşil alanı korumak ciddi emek gerektiriyor. Bilimsel çalışmalarla hem araştırma yürütüyor hem de ağaçların burada çok daha uzun yıllar varlığını sürdürmesine katkı sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalar üniversitemizin görünürlüğünü artırmanın ötesinde, kampüsümüzün doğal yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı.​​​​​​​>>>AA

  • Otluk ve ekili alanlarda 2 bin 242 yangın çıktı

    Otluk ve ekili alanlarda 2 bin 242 yangın çıktı

    Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları ve kuruyan bitki örtüsü, özellikle otluk ve ekili alanlarda yangın riskini artırırken, olası bir ihmal kısa sürede tarım arazileri ve ormanlık alanları tehdit eden büyük yangınlara yol açabiliyor.

    Yere atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz yakılan mangal ve piknik ateşleri ile anız yakılması gibi insan kaynaklı ihmaller, yaz dönemindeki yangınların en önemli nedenleri arasında yer alıyor.

    Kentte haziran ve temmuz aylarında 2 bin 985 yangın kaydedildi. Bu yangınların 2 bin 242’si otluk ve ekili alanlarda çıktı.

    Otluk ve ekili alanlarda 2 bin 242 yangın çıktı

    “En iyi itfaiyeci, tedbirini alan bilinçli vatandaştır”

    Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ali Levent Çeri, itfaiyenin kapasitesini artırdıklarını, olası yangınların önlenmesi için kırsal alanlarda köy muhtarlarına zimmetli tankerler dağıtıldığını ve bu konuda eğitim verildiğini belirtti.

    Çeri, “Kırsalda ilk müdahale gücümüzü artırmak için mevcut 666 yangın tankerimize 128 yeni tanker daha ekleyerek dağıtımına ve yerinde eğitimlerine başladık.” dedi.

    Otluk ve ekili alanlarda 2 bin 242 yangın çıktı

    Ankara İtfaiyesi Komuta Amiri Mustafa Kaya da 2026’nın ilk 5 ayında toplam 3 bin 120 yangına müdahale edildiği bilgisini paylaşarak, “Yılın ilk 5 ayında çıkan yangınların 1571’i ot ve ekili alan yangınlarıdır. Haziran ve temmuzda ise 2 bin 985 yangın meydana geldi. Bunların 2 bin 242’si ot ve ekili alan yangını.” bilgisini paylaştı.

    Kaya, “Bu yangınların en büyük sebebi maalesef insan kaynaklıdır. Bilinçsizce atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz yakılan piknik ateşleri ve söndürülmeyen mangal ateşleri, ekili alanlar veya yakılan anız ve otların kontrolsüz bir şekilde yakılıp bırakılması bunların başlıca sebepleridir.” diye konuştu.

    Otluk ve ekili alanlarda 2 bin 242 yangın çıktı

    İtfaiye Akademi Amiri Emrah Cantekin de sahada en sık karşılaşılan ihmallerden birinin “küçücük bir kıvılcımdan bir şey olmaz” anlayışı olduğunu söyledi.

    Yere atılan tek bir izmaritin bile koca bir ormanı yakabildiğini vurgulayan Cantekin, “Vatandaşlarımızdan ricamız, doğada izmarit ve kontrolsüz ateş konusunda sıfır tolerans göstermeleridir.” ifadelerini kullandı.>>>AA

  • Türkiye, Avrupa Atletizm Şampiyonası’na rekor katılımla gidecek

    Türkiye, Avrupa Atletizm Şampiyonası’na rekor katılımla gidecek

    Türkiye Atletizm Federasyonunun açıklamasına göre milli takım, şampiyonada 31 erkek ve 19 kadın olmak üzere toplam 50 atletle mücadele edecek.

    Milli takım, bu sayıyla Avrupa Atletizm Şampiyonası tarihindeki en yüksek katılım rekorunu da kıracak. Daha önceki en yüksek katılım ise 2016 yılında 2016 yılında 46 sporcuyla gerçekleşmişti.

    Türkiye, ilk kez 1934 yılında düzenlenmeye başlanan Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda 1950 yılında mücadele etti. Milli takım, 1974 yılı hariç bugüne kadar gerçekleştirilen tüm organizasyonlara katıldı.

    Türkiye’nin Avrupa Atletizm Şampiyonası’na katıldığı sporcu sayıları şöyle:

    “1950’de 10, 1954’te 16, 1958’de 5, 1962’de 10, 1966’da 10, 1969’da 10, 1971’de 9, 1978’de 5, 1982’de 2, 1986’da 6, 1990’da 8, 1994’te 6, 1998’de 11, 2002’de 8, 2006’da 15, 2010’da 21, 2012’de 41, 2014’te 31, 2016’da 46, 2018’de 39, 2022’de 39, 2024’te 44 ve 2026’da 50 sporcu.”

    Türkiye, Avrupa Atletizm Şampiyonası tarihinde bugüne kadar 12 altın, 10 gümüş ve 11 bronz olmak üzere toplam 33 madalya kazandı.

    Altın madalyalar Süreyya Ayhan (2002/1500 metre), Nevin Yanıt (2010/100 metre engelli), Elvan Abeylegesse (2010/5 bin metre ve 10 bin metre), Gülcan Mıngır (2012/3 bin metre engelli), Polat Kemboi Arıkan (2012 ve 2016/10 bin metre), Yasmani Copello Escobar (2016/400 metre engelli), Yasemin Can (2016/5 bin metre ve 10 bin metre, 2022/10 bin metre) ile Ramil Guliyev’in (2018/200 metre) performanslarıyla kazanıldı.

    Gümüş madalya kazanan isimler ise Tarık Langat Akdağ (2012/3 bin metre engelli), Jak Ali Harvey (2016/100 metre), Ramil Guliyev (2016/200 metre), Aras Kaya (2016/3 bin metre engelli), Ali Kaya (2016/10 bin metre), Kaan Kigen Özbilen (2016/yarı maraton), Yasmani Copello Escobar (2018/400 metre engelli), Emre Zafer Barnes, Jak Ali Harvey, Yiğitcan Hekimoğlu ve Ramil Guliyev’den oluşan 4×100 metre erkek bayrak takımı (2018), Yasemin Can (2022/5 bin metre) ile Tuğba Danışmaz (2024/üç adım atlama) oldu.

    Şampiyona tarihindeki bronz madalyalar ise Ruhi Sarıalp (1950/üç adım atlama), Elvan Abeylegesse (2006/5 bin metre), Polat Kemboi Arıkan (2012/5 bin metre), Ali Kaya (2014/10 bin metre), Özlem Kaya (2016/3 bin metre engelli), Emel Dereli (2016/gülle atma), Esma Aydemir, Sultan Haydar, Sevilay Eytemiş, Yasemin Can ve Meryem Erdoğan’dan oluşan kadın yarı maraton takımı (2016), Jak Ali Harvey (2018/100 metre), Yasemin Can (2018/5 bin metre), Yasmani Copello Escobar (2022/400 metre engelli) ile Ersu Şaşma’nın (2024/sırıkla atlama) dereceleriyle elde edildi.>>>AA

  • Meclise “İstanbul kışlık, Ankara yazlık başkent olsun” başvurusu

    Meclise “İstanbul kışlık, Ankara yazlık başkent olsun” başvurusu

    AA muhabirinin, vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonunun aylık faaliyet raporundan derlediği bilgilere göre, Komisyona temmuz ayında 1610 başvuru yapıldı.

    Dilekçelerden 207’si kadınlardan gelirken, Komisyona en çok çalışma ve sosyal güvenlik alanı ile adalete ilişkin konularda başvuruldu.

    Komisyona en çok başvuru yapan iller ise sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir oldu.

    Dilekçe Komisyonuna başvuran bir kişi, resmi nikah sırasında edilen evlilik yemininin yasaklanması, evlilik çağındaki kişiler için doğrudan bu alana odaklanmış resmi bir devlet kurumunun kurulmasını istedi.

    Komisyona verilen dilekçelerde, bedelli askerlik kapsamında verilen temel eğitime, isteğe bağlı olarak insansız hava sistemleri ve FPV dron kullanımına ilişkin uzmanlık modülü eklenmesi, seçimlerde vatandaşlara yaşadıkları ilin milletvekili sayısı kadar oy hakkı verilmesi, özel dedektiflik şirketlerinin faaliyetlerinin yasaklanması, okul bahçelerinin yaz tatilinde mahalle çocuklarının kullanımına açılması ve İstanbul’un kışlık, Ankara’nın yazlık başkent yapılması yönünde taleplerde bulunuldu.

    Dilekçe Komisyona gelen taleplerden dikkati çeken bazıları şöyle:

    “Suç olaylarında kullanılmasının önlenmesi amacıyla sivri uçlu bıçakların üretiminin yasaklanması, Ege isminin kullanımının yasaklanarak mevcut isimlerin Efe olarak değiştirilmesi, ülkenin belli bölgelerinde başlık parası uygulamasının yasaklanması, AVM’lerin pazar günü kapalı olması, tüm devlet kurumlarında kartlı mesai kontrol sistemine geçilmesi, annelere asgari ücret verilmesi ve çocuk başına asgari ücret düzeyinde yardım yapılması, kamuda memur olanların mesaisinin haftada 4 gün olarak düzenlenmesi, ülke genelini etkileyen doğal afet durumlarında kiraların 2 yıl boyunca sabit tutulması, kamusal alanlarda cep telefonu hoparlörü açık konuşmanın yasaklanması, kamu personel alımlarında akademik not ortalamasının esas alınması.”

    Bir vatandaş ise kamu kurumlarının sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasını, duyuru ve bilgilendirmelerin sosyal medya yerine resmi internet siteleri ve yerli platformlar üzerinden yapılmasını istedi.

    Komisyon, vatandaşların sorun ve taleplerinde çözüme katkı sağlıyor

    Komisyon, vatandaşların sorunlarının çözüme kavuşturulması ve taleplerinin karşılanmasında aktif rol üstleniyor.

    Bir vatandaşın, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde TOKİ tarafından teslim edilen konutta imalat kusurları ve giderilmeyen eksiklikler bulunduğunu belirterek gerekli işlemlerin yapılmasını istemesi üzerine ilgili kurumla irtibata geçilerek talebin karşılanması sağlandı.

    Komisyon, Şanlıurfa’da bir mahalleye spor kompleksi yapılması yönündeki talebin, bir vatandaşın Eskişehir’deki evinin yakınındaki parkta gece geç saatlere kadar gürültü yapıldığı yönündeki şikayetinin, İstanbul’da bir tekstil işletmesinin ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği beyanının, Konya’nın Karatay ilçesindeki kaçak su kuyuları konusunda gerekli işlemlerin yapılması yönündeki başvuruların ardından ilgili kurumlarla irtibata geçerek taleplerin yerine getirilmesine yardımcı oldu.

    TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, dilekçe hakkının yalnızca bireysel bir yol değil, vatandaşların yönetime katılımının ve toplumsal beklentilerin Meclis’e taşınmasının en etkili araçlarından biri olduğunu belirtti.

    Komisyona ulaşan ve toplumun farklı kesimlerinden gelen sorunları ve beklentileri yansıtan dilekçelerin kendileri için önemli bir veri kaynağı oluşturduğunu ifade eden Karamık, “Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği talepler, çözüm süreçlerimize ışık tutmuş, demokratik katılımı daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir.” dedi.>>>AA

  • Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’a ilişkin askeri hazırlık durumunu güncelliyor

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’a ilişkin askeri hazırlık durumunu güncelliyor

    CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Milli Savunma Bakanlığına yazılı soru önergesi vererek, NATO’nun yeni güvenlik mimarisini, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ABD, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında artan işbirliğine karşı nasıl adım atacağını ve İsrail’in Suriye üzerinden Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eden girişimlerinin tespit edilip edilmediğini sordu.

    Milli Savunma Bakanı Güler, soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, Soğuk Savaş’ın ardından NATO’nun alan dışı harekat, kriz yönetimi ve kurallara dayalı uluslararası düzene odaklandığını hatırlattı.

    Yakın dönemde ABD’nin, 2025 yılı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi kapsamında Asya-Pasifik Bölgesi’ne yönelmesinin ve Avrupa’daki konvansiyonel kuvvetlerini azaltmasının, Avrupalı müttefikler ile Kanada’nın daha fazla sorumluluk almasını gerekli kıldığını ifade eden Güler, “Türkiye, bölgesel sahiplik ilkesi kapsamında Karadeniz’de güvenlik ve istikrarı sürdürmek maksadıyla NATO müttefiklerimiz Bulgaristan ve Romanya ile birlikte gerekli tüm tedbirleri almakta olup, Ukrayna’da adil, kalıcı ve onurlu bir barış için elinden gelen desteği tüm taraflarla samimi bir diyalog içerisinde vermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin, İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki faaliyetleri de dahil olmak üzere adada ve bölgedeki gelişmeleri ve muhtemel etkilerini dikkatle analiz ettiğini vurgulayan Güler, olası her türlü tehdide karşı gerekli askeri ve siyasi tedbirlerin alınmaya devam ettiğini belirtti.

    Milli Savunma Bakanı Güler, şunları kaydetti:

    “Bu kapsamda adadaki hassas dengelerin korunmasına özen göstererek Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin sağlanmasına yönelik askeri hazırlık durumumuz titizlikle güncellenmektedir. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve bölgesel istikrarın korunması anlayışı çerçevesinde Suriye yönetimi ile yakın koordinasyon ve diyalog içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. İsrail’in 1974 Anlaşması’na aykırı bir şekilde Suriye’nin güneyinde gerilimi tırmandırmaya yönelik yaklaşımı ve hukuk dışı eylemleri yakından takip edilmekte, güvenliğimizi ilgilendiren hususlarda gerekli her türlü tedbir zamanında ve eksiksiz olarak alınmaktadır.”>>>AA

  • Milli yazılım Azerbaycan Hava Kuvvetlerine güç katacak

    Milli yazılım Azerbaycan Hava Kuvvetlerine güç katacak

    HAVELSAN’ın “komuta kontrol” alanındaki önemli yazılım çözümlerinden Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi (HvBS) kapsamında geliştirilen kritik kabiliyetlerden bir bölümü, Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girdi.

    Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen HvBS, hava harekatının planlanması, icrası, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçlerini dijital ortamda bütünleşik olarak yönetebilen gelişmiş bir komuta kontrol altyapısı sunuyor.

    Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilen sistem, harekat merkezlerinde görev yapan personelin ortak operasyonel resim üzerinden faaliyet göstermesine, görev ve harekat bilgilerinin gerçek zamanlı olarak yönetilmesine, kritik operasyonel verilerin tek merkezden izlenmesine ve karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına imkan sağlıyor. Böylece planlama, koordinasyon ve icra süreçlerinde hız, doğruluk ve etkinlik önemli ölçüde artırılıyor.

    Operasyonel hazırlığı dakikalara indiriyor

    Tüm bu bileşenleri tek çatı altında birleştiren dünyanın en kapsamlı hava kuvvetleri bilgi sistemlerinden biri olarak öne çıkan HvBS, operasyonel hazırlık süreçlerini dakikalara indirerek hava harekatlarında önemli bir manevra kabiliyeti imkanı tanıyor.

    Modüller, farklı komuta kademeleri arasında güvenli bilgi paylaşımını desteklerken, hava harekatına ilişkin kritik bilgilerin eş zamanlı olarak görüntülenmesine ve operasyonların anlık gelişmelere göre yönetilebilmesine olanak tanıyor. Açık ve modüler mimarisi sayesinde mevcut komuta kontrol altyapılarıyla entegre çalışabilen sistem, kullanıcı ihtiyaçlarına göre genişletilebilir yapısıyla da öne çıkıyor.

    Milli mühendislik yetkinliğinin göstergesi

    Gerçekleştirilen teslimat, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki savunma sanayisi işbirliğinin yazılım ve komuta kontrol teknolojileri alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. Aynı zamanda HAVELSAN’ın milli imkanlarla geliştirdiği harekat yönetim yazılımlarının uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi, Türkiye’nin savunma bilişimi ve komuta kontrol sistemleri alanındaki mühendislik yetkinliğinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor.

    HvBS’nin uluslararası kullanıcılar tarafından tercih edilmesi bir yazılım ihracatının yanı sıra Türkiye’nin komuta kontrol sistemleri, görev yönetimi yazılımları ve savunma bilişimi alanındaki mühendislik yetkinliğinin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü de ortaya koyuyor.>>>AA

  • Saatte 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a çarpacak!

    Saatte 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a çarpacak!

    Los Alamos Ulusal Laboratuvarından araştırmacı Benjamin Fernando, çarpışma anında roket parçasının buharlaşacağını, bir ışık parlaması ile toz ve krater materyalinden oluşan bir püskürme bulutu yaratacağını ifade etti.

    2025 YILINDAKİ GÖREVİNDEN SONRA YÖRÜNGEDE KALDI

    Söz konusu roket parçası, 15 Ocak 2025 tarihinde Firefly Aerospace’e ait “Blue Ghost 1” ve ispace şirketine ait “Resilience” adlı Ay araçlarını taşıyan fırlatma sırasında görevi tamamlandıktan sonra yörüngede bırakılmıştı.

    BİLİM İNSANLARI İÇİN KALİBRASYON FIRSATI

    Araştırmacılar, kütlesi ve hızı kesin olarak bilinen bu nesnenin çarpışmasını, doğal göktaşı çarpmalarını incelemek için kullanılan tekniklerin sınanacağı bir kalibrasyon fırsatı olarak değerlendiriyor. Oluşacak toz bulutunun ölçülmesiyle Ay’ın o bölgesinin yapısına dair veriler elde edilmesi hedefleniyor.

    ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLEMEYECEK

    Gündüz tarafında kalması nedeniyle çıplak gözle görülmeyecek olan çarpma anı için amatör ve profesyonel astronomların teleskoplarla gözlem yapması çağrısında bulunuldu.

  • Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda

    Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda

    Haftalık çalışmalarına 4 Ağustos Salı günü başlayacak Genel Kurul, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşecek.

    Teklifle, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

    Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilmesi, 12-15 yaş grubundaki çocuklara ise bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

    Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

    Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan “suça sürüklenen” ibaresi, “adli süreçteki” olarak değiştirilecek ve çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.

    Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen yeni maddeyle, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde “yönlendirme tedbirleri” belirleniyor.

    Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

    Genel Kurul’da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de görüşülecek.

    Salı ve çarşamba günleri, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

    Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.>>>AA

  • Can kaybı 82’ye yükseldi

    Can kaybı 82’ye yükseldi

    Hindustan Times gazetesinin haberine göre, Assam Eyaleti Afet Yönetim Kurumundan (ASDMA) eyalet genelindeki sellere ilişkin açıklama yapıldı.

    Açıklamada, sellerde hayatını kaybedenlerin sayısının 82’ye yükseldiği, halihazırda 200 binden fazla kişinin ise afetten etkilendiği bildirildi.

    Assam Eyaleti Başbakanı Himanta Biswa Sarma da yaptığı açıklamada, mevcut durumun giderek düzeldiği ve afetzedelerden bazılarının evlerine dönmeye başladığı bilgisini paylaşarak, yeniden inşa ve rehabilitasyon çalışmalarının hükümetin önceliği olmaya devam ettiğini belirtti.

    Sarma, hükümetin acil yardım ve tazminat ödemelerinin yanı sıra geçim kaynaklarının yeniden oluşturulması, okulların onarılması ve hasar gören altyapının yeniden inşasına odaklandığını söyledi.

    Güney Asya’da haziran-eylül aylarında etkili olan muson yağmurları, Hindistan ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde her yıl büyük çaplı doğal afetlere ve kazalara yol açıyor.>>>AA

  • Yapay zeka çiftçilerin “mühendisi” oluyor

    Yapay zeka çiftçilerin “mühendisi” oluyor

    AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, dijitalleşmenin tarım sektörüne hızla nüfuz etmesiyle yapay zeka, hayvan sağlığı takibi, hastalık teşhisi, sulama otomasyonu ve uydu tabanlı ürün izleme gibi geniş bir yelpazede kullanılıyor.

    Bu çerçevede bazı çiftçiler, deneyimlerini yapay zekayla geliştirerek yeni bir boyuta taşıyor. Böylece uzun zaman ve istihdam maliyetini artıracak işlerini yapay zekaya devreden çiftçiler, aldıkları verimi de artırmaya odaklanıyor.

    Sensörler, robotik sistemler, uydu görüntüleri ve hava durumu verileri kullanılarak yem tüketimi, süt verimi ve bitki gelişimi anlık takip edilebiliyor. Görüntü analizi sayesinde bitki hastalıkları erken tespit edilirken üreticilere hızlı karar alma imkanı da sunuluyor.

    Kiralık ineklerden yapay zeka destekli hayvancılığa

    Ailesindeki ilk çiftçi olan ABD’li Paul Windemuller, hayvancılıkta yapay zekayı verileri değerlendirme amacıyla kullanıyor.

    Bu kapsamda 2014’te kiraladığı 30 inekle kurduğu işletmesini bugün robotik sağım sistemlerinin kullanıldığı yüzlerce hayvanlık yapay zeka destekli tesise dönüştüren Windemuller, geleneksel çiftçilerde yıllar içinde oluşan “hayvanı gözlemleme tecrübesini” sensörler, veri analizi, robotik sistemler ve yapay zeka destekli araçlarla uygulamaya odaklanıyor.

    Çiftlikte inekler sensörlü sistemle takip edilirken yerel hava istasyonu sıcaklık, nem ve rüzgar gibi iklim verilerini sürekli kaydediyor. Süt kalitesi ve sevkiyat bilgisi ise ayrı dijital platform üzerinden tutuluyor.

    İnekleri takip edebilmek için her sabah saatlerce elektronik tablo üzerinde çalışması gereken Windemuller, Google’ın Gemini modeliyle geliştirdiği çok ajanlı yapay zeka sistemiyle bu süreci otomatikleştirdi.

    Sistem, sıcak ve nemli hava koşullarının ineklerin yem alımını nasıl düşürdüğünü, bunun sürü performansına ve süt kalitesine etkisini hesaplayarak Windemuller’a günlük özet sunuyor.

    Deneyimli çiftçilerin mühendisleri yapay zeka

    Japonya’da yaklaşık 10 yıldır tarımla ilgilenen Hiroki Tomiyasu, yaklaşık 100 hektarlık alanda brokoli, yeşil soğan ve fasulye yetiştiriyor.

    Yapay zekayı işine entegre eden Tomiyasu, brokolilerin üzerindeki siyah lekelerin fotoğrafını OpenAI şirketinin ChatGPT modeline göndererek olası hastalıkları değerlendiriyor.

    Tomiyasu, pahalı bir GPS otomatik yönlendirme sistemi satın almak yerine teknolojinin nasıl çalıştığını da yapay zekadan öğreniyor.

    Tarımda kullanılan araç gereçleri ve açık kaynaklardaki bilgileri yapay zekadan destek alarak öğrenen Tomiyasu, ihtiyacı olan sistemleri çok daha uygun maliyetle kurabiliyor.

    Tomiyasu, kendi tarla verilerine dayalı, uydu verisi alan ve düzenli olarak normalize edilmiş fark bitki örtüsü endeksi (NDVI) gibi verileri toplayan sistem sayesinde uydu görüntülerinden tarlasını haritalar yardımıyla inceleyebiliyor.

    Tarlayı, çalışanları, ilaçları, gübreyi, sensörleri ve görevleri birbirine bağlayan bir sistem oluşturan Tomiyasu, bunlar gibi farklı şekillerde kullandığı yapay zekayı “son derece yetenekli bir mühendis” olarak nitelendiriyor.>>>AA

  • Hafif ticari araçlar için üçüncü kara geçişi devrede

    Hafif ticari araçlar için üçüncü kara geçişi devrede

    Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası açıklamasına göre, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki üçüncü kara geçişi olan Dereköy ile Malko Tırnovo gümrük kapıları, brüt ağırlığı 3,5 tona kadar olan hafif ticari kargo araçlarının giriş ve çıkışına dün açıldı.

    Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) üyesi bir firmaya ait hafif ticari kargo aracı, Dereköy Gümrük Kapısı’ndan Bulgaristan’a geçiş yaptı.

    Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdür Yardımcısı İlyas Akyıldız, Dereköy Gümrük Müdürü Kubilay Tarhan, Dereköy Gümrük Muhafaza, Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amiri Hakkı Ünlü, KTSO Başkanı Soner Ilık, KTSO Meclis Başkanı İsmail Hakkı Özsan da aracın geçişini takip etti.

    Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Soner Ilık, konuşmasında, Dereköy Gümrük Kapısı’nın hafif ticari kargo araçlarının geçişine açılmasının Kırklareli ve bölge adına önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

    Hafif ticari araçlar için üçüncü kara geçişi devrede

    Haftalık ortalama 3 bin hafif ticari aracın Dereköy Gümrük Kapısı’nı kullanacağını ifade eden Ilık, ihracatçılara önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlanacağını söyledi.

    Aynı zamanda Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarındaki yoğunluğun da azalmasına katkı sağlayacağını aktaran Ilık, şunları kaydetti:

    “Dereköy artık sadece bir sınır kapısı değil Avrupa’ya açılan ticaret koridorlarımızdan biri olarak Kırklareli ekonomisine yeni bir ivme kazandıracaktır.

    Bu önemli kararın hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor, bu gelişmenin ilimize, ihracatçılarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”>>>AA

  • Futbolda lisanslı kulüp sayısı 40’a yükseldi

    Futbolda lisanslı kulüp sayısı 40’a yükseldi

    Federasyonun açıklamasına göre Ulusal Kulüp Lisans Sistemi kapsamında değerlendirmede bulunan TFF Kulüp Lisans Kurulu, en üst 3 lig olan Trendyol Süper Lig, Trendyol 1. Lig ve Nesine 2. Lig’deki kulüplerin yaptığı başvuruları sportif, altyapı, personel-idari, hukuki ve mali kriterlere göre inceledi.

    Ulusal Kulüp Lisansı üçüncü aşama kararlarını vermek için toplanan kurul, Trendyol Süper Lig’den Gaziantep FK, Trendyol 1. Lig’den Ümraniyespor, Esenler Erokspor, Mardin 1969 Spor, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, Muğlaspor ve SMS Grup Sarıyer, Nesine 2. Lig’den de Adana 01 FK, Kahramanmaraş İstiklalspor, Karacabey Belediyespor ve Kırklarelispor kulüplerine, verilen süre içinde eksikliklerini tamamladıkları görülerek ulusal lisans verdi.

    Böylece 2026-2027 sezonu için lisans alan kulüp sayısı 29’dan 40’a yükseldi.

    Aynı toplantıda kurul, eksikliklerini tamamlayamayan Trendyol 1. Lig’den Vanspor FK, Nesine 2. Lig’den İskenderunspor ve GMG Kastamonuspor’a puan tenzili cezası verdi.>>>AA

  • Trump, İran’a saldırıları durdurduğunu açıkladı

    Trump, İran’a saldırıları durdurduğunu açıkladı

    ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu hafta sonu İran’a yönelik olası saldırıları askıya aldığını açıkladı.

    Trump, İran ve bu ülkeyle görüşen diğer Orta Doğu ülkelerinin “bir anlaşmanın ana hatları üzerinde” mutabakata vardığını ve ABD’nin yeni saldırı yapmamasını talep ettiklerini belirtti.

    Söz konusu anlaşmanın “Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması” ve “İran’ın nükleer tehdidinin tamamen sona ermesini” içerdiğini vurgulayan Trump, şöyle devam etti:

    “Bu talebe dayanarak dünyanın yararı ve İran’ın hayatta kalması için, hızlı bir şekilde bir anlaşma yapılması şartıyla saldırıları durdurmayı kabul ettim.”

    Trump, İsrail’in de bu noktada kendisiyle aynı çizgide olduğunu kaydetti.>>>AA

  • Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan FETÖ’cü teröristle ilgili yeni gelişme

    Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan FETÖ’cü teröristle ilgili yeni gelişme

    15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve Afyonkarahisar’da yakalanan FETÖ mensubu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, emniyetteki işlemlerinin ardından Muğla’ya gönderilirken, şahısla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

    Edinilen bilgilere göre, FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı. Operasyonun ardından gözaltına alınan Burkay Karatepe, emniyetteki sorgusunun ardından Muğla’ya gönderildi.

    Olayla ilgili 1 gözaltı daha

    Yapılan teknik ve fiziki takiple birlikte Burkay Karatepe’nin sorgusunun ardından Ö.A. isimli bir şahıs da, zanlıya yardım ve yataklık iddiasıyla gözaltına alındı. Şahsın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

    Teröristin elektriksiz yaşadığı ortaya çıktı

    Burkay Karatepe’nin yakalandığı evi geçtiğimiz Temmuz ayının son haftası bir emlakçı vasıtasıyla kiraladığı öğrenildi. Şahsın yakalandığı hücre evi ve binada elektrik olmadığı ortaya çıktı. Burkay Karatepe’nin kiraladığı dairenin bulunduğu İnaz Deprem Konutları bölgesini, az sayıda kişi kaldığı için seçmiş olabileceği değerlendiriliyor.

    Öte yandan, doğalgaz bulunmayan bölgedeki kira fiyatlarının özellikle ısınma sistemi soba olduğundan dolayı 5 ile 10 bin TL arasında değiştiği öğrenildi.

  • Karga ile tamircinin sıradışı dostluğu

    Karga ile tamircinin sıradışı dostluğu

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde yaşayan otomobil tamircisi Murat Güney’in, 3 ay önce yol kenarında yaralı halde bulduğu karga ile kurduğu sıra dışı dostluk görenleri hayrete düşürüyor. Tedavisini üstlenerek yeniden sağlığına kavuşmasını sağlayan Güney, iyileşen kargayı doğaya bırakmasına rağmen “Paşa” adını verdiği karganın her seferinde yeniden tamirhaneye döndüğünü söyledi.

    Sabah dükkanın kapısı açılır açılmaz ustasının yanına gelen Paşa, gün boyu tamirhanede dolaşıyor. Araba tamiri sırasında pul ve somun taşıyan, çalışanları izleyen karga, yemek molalarında da ustasının yanından ayrılmıyor. Mutfağa girip musluğu açan, çevredeki esnafın ve müşterilerin ilgi odağı haline gelen Paşa’yı görmek için tamirhaneye gelenlerin sayısı ise her geçen gün artıyor.

    Karga ile tamircinin sıradışı dostluğu

    Kargayı hiçbir zaman kafese koymadığını ve tamamen özgür bıraktığını belirten Murat Güney, onun kendi isteğiyle yanında kaldığını ifade ederek yaşadıklarını anlatan Murat Güney, “Yolda giderken arabanın önüne çıktı, biraz yaralıydı. Aldım, tedavisini yaptım. Yaklaşık 3 aydır benimle. Bazen uçup gidiyor ama mutlaka geri geliyor. Çevre esnafı ve müşterilerden sadece onu görmek için gelenler oluyor. Çalışırken birlikte çalışıyoruz. Bazen pul ve somun taşıyor. Karavanla dağa çıktığımızda da bizimle geliyor. Hiçbir şekilde kısıtlamıyorum. Biz yürürken bizi havadan takip ediyor. Çağırdığımızda geliyor, acıkınca yemek istiyor. Dükkan kapalı olduğunda dışarıda bizi bekliyor ya da kahveye gidiyor, arkadaşlar ona yiyecek veriyor. Bir gün onu doğaya bırakmayı düşündüm. Dağa götürüp bıraktım. Ertesi gün aynı yere gittiğimde beni görünce hemen yanıma geldi. O an anladım ki bizi bırakmayacak. Tasması da yok, kafesi de yok. Bize sevgiyle bağlı. Artık birlikte yaşıyoruz diyebiliriz” dedi.

    Tamamen özgür olmasına rağmen her defasında ustasının yanına dönen Paşa, tamirhanenin en dikkat çeken “çalışanı” olurken, insan ile hayvan arasındaki sıra dışı dostluk görenlerin yüzünü gülümsetiyor. >>>İHA

    Karga ile tamircinin sıradışı dostluğu

  • Tabela yine değişiyor: Pazartesi zam geliyor!

    Tabela yine değişiyor: Pazartesi zam geliyor!

    Döviz kurundaki hareketlilik ve brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, akaryakıt tabelalarını yeniden harekete geçirdi.

    31 Temmuz Cuma günü itibarıyla motorin grubuna yansıyan 3 lira 71 kuruşluk zammın ardından, bu kez sıra otogaza (LPG) geldi. Sektör kaynaklarından edinilen son bilgilere göre otogazın litre fiyatına 2 TL 50 kuruş zam yapılması bekleniyor.

    İşte akaryakıt piyasasındaki son gelişmeler, beklenen zam tarihi ve üç büyükşehirdeki güncel akaryakıt fiyatları…

    Motorinde 80 TL Eşiği Aşıldı

    Cuma gecesi pompaya yansıyan rekor zammın ardından motorin fiyatları tarihî seviyelere ulaştı. Benzin fiyatlarında ise 10 kuruşluk sınırlı bir artış kaydedildi.

    Son güncellemelerle birlikte üç büyükşehirde motorin litre fiyatları şu şekilde şekillendi:

    • İstanbul: 80,97 TL

    • Ankara: 82,09 TL

    • İzmir: 82,37 TL


    LPG/Otogaz Zammı Ne Zaman Gelecek?

    Motorinin ardından gözlerin çevrildiği otogaz grubu için zam takvimi netleşti. Gazeteci Cemil Cahit Saraçoğlu’nun aktardığı bilgilere ve sektör temsilcilerinin verilerine göre, otogazın depo çıkış fiyatlarına litre başına 2 TL 50 kuruşlukartış uygulanacak.

    Beklenen zammın pazartesiyi salıya bağlayan gece yarısı (3 Ağustos gece yarısı) itibarıyla istasyonlardaki tabelalara yansıması öngörülüyor.

  • Anız yangını ormanlık alana sıçramadan söndürüldü

    Anız yangını ormanlık alana sıçramadan söndürüldü

    Afyonkarahisar’da çıkan anız yangını itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle ormanlık alana sıçramadan söndürüldü.

    Olay, Başmakçı ilçesine bağlı Akkuyu köyü yakınlarında meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan anız yangını kısa sürede büyürken, ihbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ile çevre ilçe belediyelerine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin koordineli ve hızlı müdahalesi sonucu yangın, ormanlık alana ulaşmadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında anızlık alanda zarar meydana gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • ÇAYKUR RİZESPOR’DAN MİLOT RASHİCA HAMLESİ! | Kosovalı oyuncunun transferde kararı net

    ÇAYKUR RİZESPOR’DAN MİLOT RASHİCA HAMLESİ! | Kosovalı oyuncunun transferde kararı net

    Trendyol Süper Lig’de yeni sezon öncesi kadro güçlendirme çalışmalarına hız kesmeden devam eden Çaykur Rizespor, iddialı bir transfer hamlesine imza attı.

    Yeşil-mavili ekip, Beşiktaş forması giyen 30 yaşındaki Kosovalı kanat oyuncusu Milot Rashica‘yı renklerine bağlamak için girişimlerde bulundu. Siyah-beyazlı yönetimin kiralık veya bonservisiyle ayrılığa sıcak baktığı öğrenilirken, gözler tecrübeli futbolcunun vereceği karara çevrildi.

    İşte Çaykur Rizespor’un Rashica teklifi ve transfer sürecine dair son detaylar…

    Rashica Transfere Şimdilik Mesafeli

    Rizedeyiz.com kaynaklı haberlere göre; Beşiktaş yönetiminin transfere yeşil ışık yakmasına karşın Milot Rashica‘nın ilk etapta bu teklife sıcak bakmadığı öne sürüldü.

    Karadeniz temsilcisinin yönetimi ise Kosovalı oyuncunun olumsuz yaklaşımına rağmen ikna turlarını sürdürüyor. Taraflar arasındaki dirsek temasının ve görüşmelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceği ifade edildi.

    Çok Yönlü Hücum Oyuncusu

    Kariyerinde hücum hattının her bölgesinde görev yapabilen 30 yaşındaki Milot Rashica; sağ kanat, sol kanat, 10 numara ve ikinci forvet pozisyonlarındaki esnekliğiyle dikkat çekiyor.

    Kosovalı millî futbolcunun geçen sezona dair öne çıkan performans verileri ise şu şekilde:

    • Süper Lig Forması: 25 Maç

    • Skor Katkısı: 1 Gol – 3 Asist

    • Dikkat Çeken Detay: Rashica’nın geçen sezon ligde kaydettiği tek gol, Beşiktaş’ın Çaykur Rizespor’u 1-0 mağlup ettiği karşılaşmada gelmişti.

  • 50 yıllık üretici, manda sucuğu ve yoğurduyla fark oluşturdu

    50 yıllık üretici, manda sucuğu ve yoğurduyla fark oluşturdu

    Bölgede “Manda Köyü” olarak bilinen mahallenin en büyük manda üreticilerinden 66 yaşındaki Mehmet Filliz, babasından devraldığı mesleği 50 yıldır aralıksız sürdürüyor.

    İşletmesinde 200’ün üzerinde manda bulunan Filliz, bakanlık izniyle ürettiği yüzde 100 manda sucuğunu Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor.

    50 yıllık üretici, manda sucuğu ve yoğurduyla fark oluşturdu

    “Yüzde 100 manda sucuğu üretiyoruz, kargoyla her ile gönderiyoruz”

    Manda yetiştiriciliğinin yanı sıra katma değerli ürün üretimine odaklandıklarını belirten Mehmet Filliz, özellikle sucuk imalatının işletmeleri için büyük önem taşıdığını vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığından aldıkları izinle üretim yaptıklarını ifade eden Filliz, sucuk yapım sürecine ilişkin şunları söyledi: “Sucuk kısmı bizim için çok önemli. İşletmemizde tamamen yüzde 100 manda sucuğu üretiyoruz. Kendi imkanlarımızla ya da ihtiyaç halinde komşularımızdan temin ettiğimiz mandalarla, başka bir et karıştırmadan bütün olarak sucuk yapıyoruz. Ürünlerimizin kalitesi duyuldukça talep arttı. Şu an kargoyla göndermediğim il kalmadı, Türkiye’nin her yerinden duyan ve bilen vatandaşlarımız sipariş veriyor.”

    50 yıllık üretici, manda sucuğu ve yoğurduyla fark oluşturdu

    Sıcak havada su olmazsa hayvan strese giriyor

    Manda yetiştiriciliğinin yüksek sabır gerektirdiğini anlatan Filliz, gebelik süresinin 11 ay 10 gün sürdüğünü ve bir malağın yetişmesinin 2,5 ila 3 yılı bulduğunu aktardı. Mandaların sulak ve çamurlu alanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Filliz, “Hava ısındığı zaman hayvan mutlaka suyu bulmalı. Su olmadığı ve dışarıda gezmediği sürece strese giriyor ve süt verimi düşüyor. Şu an hayvan başı ortalama 3,5 litre süt alıyoruz. Sütün litresini köyde 90 liradan, Bursa merkezde ise 100 liradan satıyoruz. 5 kilo manda sütünden yaklaşık 700 gram kaymak çıkıyor” dedi.

    Aylık 1 ton manda yoğurdu satışı

    Eşiyle birlikte ürettikleri sütü işlediklerini belirten Filliz, günde yaklaşık 40 kilo, ayda ise 1 ton civarında manda yoğurdu satışı gerçekleştirdiklerini söyledi. Talebe göre peynir ürettiklerini ve yaz aylarında dondurma üreticilerine süt tedarik ettiklerini dile getiren Filliz, cumartesi günleri Bursa merkezdeki siparişleri kendi araçlarıyla dağıttıklarını belirtti. Gençlerin üreticiliğe ilgisinin azlığına da değinen Filliz, “Gençlerimizin bu işi öğrenmesini ve manda sayısının çoğalmasını tabii ki isteriz. Ancak bu iş biraz sabır işi, semeresini almak uzun zaman alıyor. Biz zamanında inek bakmayı da denedik ama yapamadık, mandacılıkta karar kıldık ve tutunduk” ifadelerini kullandı. >>>İHA

    50 yıllık üretici, manda sucuğu ve yoğurduyla fark oluşturdu

  • Gıda sahtekarları ifşa oldu: 9 üründe at ve eşek eti çıktı!

    Gıda sahtekarları ifşa oldu: 9 üründe at ve eşek eti çıktı!

    Adana ve Mersin’deki işletmelerde satılan ürünlerde at, eşek ve katır eti tespit edilirken, yoğurt ve sucuk gibi temel gıdalarda da mevzuata aykırı içerikler belirlendi.

    Skandalın Merkezi Adana ve Mersin: Dana Eti Diye Satmışlar

    Bakanlığın yayımladığı raporda en dikkat çekici uygunsuzluk et ve et ürünlerinde yaşandı. Mersin’de 5, Adana’da ise 4 olmak üzere toplam 9 farklı üründe tek tırnaklı hayvan eti (at, eşek, katır) bulundu. Ürünlerin dana eti veya karma et etiketiyle piyasaya sürülerek tüketicinin hem sağlığıyla oynandığı hem de ekonomik olarak mağdur edildiği açıklandı.

    Yoğurt Kılığında Jelatin, Dana Sucukta Kanatlı Eti!

    Denetimlerde ortaya çıkan diğer çarpıcı gıda hileleri şu şekilde sıralandı:

    • Yoğurtta Jelatin Hilesi: Piyasaya yoğurt etiketiyle sürülen bir üründe, kıvam artırmak amacıyla etiketinde beyan edilmeyen jelatin maddesi tespit edildi.

    • Dana Sucukta Mekanik Kanatlı Eti: Adana Yüreğir’de faaliyet gösteren bir firmanın “ısıl işlem görmüş dana sucuk” ürününde mevzuata aykırı mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanıldığı belirlendi.

    • Piliç Köftede Mevzuat İhlali: Ankara Yenimahalle’de üretilen piliç köftelerde de aynı şekilde etikette belirtilmeyen mekanik ayrılmış et parçalarına rastlandı.

    Şüpheli Ürünleri “Alo 174″e Bildirin

    Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlığı tehlikeye düşüren ve tağşiş yapılan tüm firma, marka ve parti bilgilerini guvenilirgida.tarimorman.gov.tr adresi üzerinden kamuoyunun erişimine açtı. Yetkililer, vatandaşların ambalajsız, piyasa değerinin çok altında satılan ürünlere karşı dikkatli olmalarını ve şüpheli durumları Alo 174 Gıda Hattı’na bildirmelerini hatırlattı.

  • Burkay Karatepe kimdir? 10 yıllık takip Afyonkarahisar’da son buldu!

    Burkay Karatepe kimdir? 10 yıllık takip Afyonkarahisar’da son buldu!

    T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinasyonunda Afyonkarahisar ve Eskişehir Emniyet Müdürlüklerince yürütülen ortak operasyon sonucu hücre evi tespit edildi.

    Sivil Kılığında Kaçmış, 10 Yıl İzini Kaybettirmişti

    15 Temmuz gecesi Marmaris’teki otel baskınının başarısız olmasının ardından üzerindeki askeri kamuflajları çıkaran Karatepe, şort, parmak arası terlik ve güneş gözlüğü takarak yerli turist kılığına bürünmüştü. Marmaris’ten İzmir’e, ardından bir yakınının yardımıyla Eskişehir’e kaçan eski helikopter pilotu; Özel Kuvvetler bünyesinde aldığı üst düzey gizlenme, zorlu arazide hayatta kalma ve firar eğitimleri sayesinde 10 yıl boyunca yakalanamamıştı.

    Hücre Evinde Yüz Tanıma Sistemine Takıldı

    Sürekli kılık ve adres değiştiren, sahte kimlikler kullanan Burkay Karatepe’nin izi Afyonkarahisar kent merkezinde bulundu. İnaz Deprem Evleri’ndeki bir hücre evinde konumlanan firari, yüz tanıma sistemine takılarak teşhis edildi.

    Düzenlenen baskınla kıskıvrak yakalanan Karatepe’nin kaldığı adreste yapılan aramalarda şu unsurlar ele geçirildi:

    • Yüklü miktarda Türk lirası ve döviz,

    • Ziynet eşyası ve altın,

    • Çok sayıda sahte kimlik belgesi,

    • Dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları ve dijital materyaller.

    Burkay Karatepe Kimdir?

    15 Eylül 1984 Afyonkarahisar Emirdağ doğumlu olan Burkay Karatepe, Türk Silahlı Kuvvetleri Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde helikopter pilotu olarak görev yapmış eski bir yüzbaşıdır. Geçmişte Afganistan ve Pakistan gibi yüksek riskli çatışma bölgelerinde operasyonel görevler üstlendiği bilinen Karatepe, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana Kırmızı Bültenle aranıyordu.

  • O ilimize fırtına geliyor: Valilik uyardı!

    O ilimize fırtına geliyor: Valilik uyardı!

    Servis edilen son meteorolojik değerlendirmelere göre, sert rüzgarın hafta boyunca kent genelinde etkisini sürdüreceği bildirildi.

    Prof. Dr. Orhan Şen: “Ani Rüzgar Hamleleri Tehlike Saçıyor”

    Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, poyrazın pazar günü itibarıyla vites yükselteceğini ve pazartesi günü de şiddetini koruyacağını belirtti. Rüzgarın genel olarak saatte 40 ila 60 kilometre hızla eseceğini aktaran Şen, en büyük riskin sürekli esintiden ziyade kısa süreli, ani ve yıkıcı rüzgar hamlelerinden kaynaklandığını vurguladı.

    Çatı Uçması, Ağaç Devrilmesi ve Yangın Riski

    Uzmanlar ve valilik yetkilileri, fırtına nedeniyle oluşabilecek başlıca riskleri şu şekilde sıraladı:

    Çatı uçması, tabela kopması ve ağaç devrilmelerine karşı bina çevrelerinde, yıpranmış yapıların yakınlarında bulunulmaması tavsiye edildi. Köprü geçişleri ve açık alan viyadüklerinde seyreden sürücülerin direksiyon hakimiyeti konusunda dikkatli olmaları istendi. Yüksek sıcaklık ve kuvvetli poyraz birleşiminin orman yangını riskini tırmandırdığı hatırlatıldı.

    Yağış Yok, Sıcak Hava Dalgası Devam Ediyor

    Rüzgarın yanı sıra Doğu Karadeniz dışındaki yurt genelinde yağış beklenmiyor. Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Basra ve Arabistan üzerinden gelen sıcak hava dalgasının mevsim normallerinin üzerindeki seyri devam ediyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişiminde bulunanlar arasındaki teröristin yakalandığı hücre evi görüntülendi

    15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve 10 yıldır kırmızı bültenle aranan FETÖ mensubu terörist Burkay Karatepe’nin Afyonkarahisar’da yakalandığı hücre evi görüntülendi.

    Edinilen bilgilere göre, FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı B.K. isimli şahıs Afyonkarahisar TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.

    Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandığı belirtildi.

    Terörist erzakla yakalandı

    Baskın yapılan Dörtyol Mahallesi’ndeki hücre evinde yakalanan şahsın bolca miktarda erzak aldığı dikkatlerden kaçmazken ayrıca şahsın yakalandığı odada yarısı dolu viski şişesinin de bulunduğu görüldü. 3 katlı olan binada tek kalan kişinin ise yakalanan terörist Karakaya olduğu belirlendi.

    Teröristin yakalandığı hücre evinin yanı başında FETÖ’den el konulan otelin bulunması dikkat cekti

    Teröristin yakalandığı bölgenin hemen yanı başında FETÖ’nün darbe girişimi sonrası sahibi A.A.’nın örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle el konulan 5 yıldızlı bir termal otelin de bulunması dikkatlerden kaçmadı. El konulan otelin sahibi A.C., FETÖ davası çerçevesinde tutuklanmış ve 3 yıl tutukluluğun ardından serbest bırakılmıştı.

    Karakaya’nın yakalandığı hücre evinde yanında önemli miktarda para ve sahte kimlikle yakalandığı belirtildi.

    Şahsın emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

  • Emine Erdoğan anne sütünün önemine dikkat çekti

    Emine Erdoğan anne sütünün önemine dikkat çekti

    Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Anne sütü, yaşamın ilk günlerinden itibaren bebeğin sağlıklı büyümesini ve gelişimini destekleyen, anne ile bebek arasındaki bağı kuvvetlendiren eşsiz bir mucizedir. Her damlasında şifa, güven ve sevgi vardır. Diliyorum ki her bebek hayata anne sütünün koruyucu gücüyle başlasın, her anne ise bu özel bağı doyasıya yaşayabilsin.” ifadelerini kullandı. >>>AA