Kategori: haber

  • 6 Şubat 2026 Reyting sonuçları: Cuma ekranında büyük rekabet!

    6 Şubat 2026 Reyting sonuçları: Cuma ekranında büyük rekabet!

    Televizyon dünyasının nabzını tutan reyting verileri, genellikle her sabah saat 10.00’dan sonra kamuoyuyla paylaşılıyor. 6 Şubat akşamına ait kesinleşmiş veriler henüz ilan edilmemiş olsa da, geçtiğimiz haftaların verileri zirve yarışı hakkında önemli ipuçları veriyor.

    Geçtiğimiz Haftanın Zirvesi: “Taşacak Bu Deniz”

    30 Ocak 2026 tarihli reyting verilerine bakıldığında, Trt 1 ekranlarında yayımlanan Taşacak Bu Deniz dizisinin tüm kategorilerde mutlak hakimiyet kurduğu görülüyor. Geçen haftanın sıralaması şöyleydi:

    • Total: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    • Ab: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    • Abc: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    Cuma Akşamının Program Akışı

    Dün akşam ekranlarda yer alan diğer yapımlar ise şunlardı:

    • Atv: A.b.i

    • Kanal D: Arka Sokaklar

    • Show Tv: Veliaht

    • Tv8: Survivor 2026

    • Star Tv: Tatlı Dillim

    Rekabetin Sonucu Saat 10.00’dan Sonra Belli Olacak

    Özellikle Kızılcık Şerbeti ve Taşacak Bu Deniz arasındaki çekişmenin bu hafta nasıl şekilleneceği merak ediliyor. Survivor 2026’nın hafta sonu yaklaşırken gösterdiği performansın da sıralamayı etkilemesi bekleniyor.

  • “Somut ve nitelikli çalışmalar hayata geçireceğiz”

    “Somut ve nitelikli çalışmalar hayata geçireceğiz”

    Toplantının ana gündem maddeleri arasında su verimliliği ve geri dönüşüm yer aldı. Çevre bilincinin arttırılmasına yönelik yapılabilecek çalışmaların ele alındığı toplantıda, gençlerin görüş, öneri ve proje fikirleri dinlenerek istişarelerde bulunuldu. Çevreye duyarlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençliğin Emirdağ’ın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Koyuncu “Doğal kaynaklarımızın korunması, bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve geri dönüşüm kültürünün kalıcı hâle getirilmesi, ancak toplumsal farkındalıkla mümkündür. Bu noktada gençlerin ortaya koyduğu duyarlılık ve bakış açısı, Emirdağ’da daha planlı ve sürdürülebilir çevre çalışmalarının hayata geçirilmesine imkan sağlamaktadır. Gençlik Meclisimizle birlikte bu alanda somut ve nitelikli çalışmalar hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı. Toplantı, önerilerin değerlendirilmesi ve yapılabilecek çalışmaların planlanmasının ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Beşiktaş, Kocaelispor ile berabere kaldı

    Beşiktaş, Kocaelispor ile berabere kaldı

    1. dakikada Serdar Dursun’un ara pasında Tayfur Bingöl ceza sahasında topla buluştu. Tayfur’un şutu, kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı.
    2. dakikada Keita’nın şutuna, ceza sahası içindeki Ndidi’nin yaptığı müdahale sonrasında oyun durdu.

    VAR’dan gelen uyarıyla saha kenarındaki monitörde pozisyonu izleyen hakem Direnç Tonusluoğlu, Ndidi’nin ceza sahası içinde topa eliyle müdahale ettiği gerekçesiyle penaltı noktasını gösterdi.

    1. dakika penaltıyı kullanan Serdar Dursun, takımını öne geçiren golü attı: 1-0.
    2. dakikada Kartal Kayra Yılmaz’ın ceza sahası dışından attığı şutu, kaleci Gökhan Değirmenci kornere çeldi.
    3. dakikada Kocaelispor etkili bir atak gerçekleştirdi. Tayfur Bingöl’ün ara pasında ceza alanında meşin yuvarla buluşan Churlinov’un yakın mesafeden şutu, kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı.

    Mücadelenin ilk yarısı Kocaelispor’un 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı.

    1. dakikada Kartal Kayra Yılmaz’ın sol taraftan kullandığı kornerde ceza sahasında karambol yaşandı. Meşin yuvarlağı önünde bulan Mustafa Erhan Hekimoğlu’nun şutunu savunma uzaklaştırdı.
    2. dakikada sağ kanatta Agyei yerden ortaladı. Serdar Dursun’un bekletmeden vuruşunda topu, kaleci Ersin Destanoğlu çeldi. Üst direğe çarpan meşin yuvarlağı Beşiktaş savunması kornere gönderdi.
    3. dakikada El Bilal Toure’nin pasında ceza sahasındaki Ndidi’nin şutu kalecide kaldı.
    4. dakikada kullanılan kornerde, Samet Yalçın ile Uduokhai arasında yaşanan mücadelede hakem Direnç Tonusluoğlu penaltı noktasını gösterdi.
    5. dakikada Orkun Kökçü penaltı vuruşunu gole çevirdi: 1-1

    Karşılaşma 1-1’lik eşitlikle sona erdi.

    “BU SEZON TÜRKİYE KUPASI ANA HEDEFLERİMİZDEN BİR TANESİ”

    Ziraat Türkiye Kupası C Grubu üçüncü maçında deplasmanda Kocaelispor’la 1-1 berabere kalan Beşiktaş’ın teknik direktörü Sergen Yalçın, Ziraat Türkiye Kupası’nın ana hedeflerinden bir tanesi olduğunu bildirdi. Yalçın, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Kocaeli’nin zor bir deplasman olduğunu söyledi.

    Gruptaki liderliklerinin devam ettiğini ifade eden Yalçın, “Bu sezon Türkiye Kupası ana hedeflerimizden bir tanesi. Beşiktaş camiası olarak gidebildiğimiz yere kadar gitmeyi planlıyoruz. Kupada başarılı olabiliriz. Oyunla ilgili çok iyi oynadığımızı söylemek zor ama iyi mücadele ettik. Farklı oyuncularla oynadık. Oyunu değiştirmek için hamleler yaptık. Skor 1-1 bitti. Bilmiyorum, biraz adaletli gibi duruyor. Kaybedebilirdik. Erken bir penaltı olmasa belki öne de geçebilirdik. Çünkü maça iyi başlamıştık. O yüzden skor biraz adaletli gibi gidiyor.” ifadesini kullandı.

    Penaltı pozisyonlarının sorulması üzerine Yalçın, Kocaelispor’un kazandığı penaltı da topun Ndidi’nin eline çarptığını dile getirerek, pozisyonun penaltı gibi durduğunu kaydetti.

    Yalçın, kazandıkları penaltıda da pozisyona uzak oldukları için göremediklerini aktararak, “Herhalde orada oyuncuyu indirme var, televizyondan daha iyi izlerseniz. Yorum yapmam ne kadar doğru olur bilemiyorum. Sezon başından beri Beşiktaş olarak derbilerde atılan oyuncularımız, verilmeyen kartlar, verilmeyen penaltılar, biz bunları hiçbir zaman böyle bağıra bağıra dile getirmiyoruz ama siz bir tane penaltıyı, bir kupa maçında bugün dile getiriyorsunuz. Burada kimin haklı olduğunun bir önemi var mı? Maç bitmiş artık.” diye konuştu.

    Bir gazetecinin “Neden gergin bir maç izledik? Beşiktaş, Kocaelispor’un futbolcusuyla ilgileniyor mu?” sorusu üzerine Yalçın, şöyle konuştu:

    “Kocaelispor’un hiçbir futbolcusuyla ilgilenmiyoruz. Tansiyon için de şunu söyleyeyim, ben de çok anlamadım. Bu kadar tansiyonun yükselmesini, taraftarın oyunun içine girmesi güzel tabii ki Kocaelispor taraftarı takımını destekliyor. Onu anlayabilirim. Ama rakip kulübenin saha kenarındaki davranışlarını anlamak mümkün değil. Birbirimize saygılı olmamız lazım. Takım yönetiyoruz, maç oynuyoruz. Hakem aleyhte ya da leyhte birçok kararlar verebiliyor. Bunu daha önce de çok gördük. Bunlar herkesin başına geliyor. Onlara da geliyor. Bize de geliyor. Bu konularla ilgili birçok takım serzenişte bulunabiliyor. Ama bu kadar tansiyonun yükselmesi bana biraz garip geldi. Çünkü kupa maçı oynuyoruz. Lig maçı da oynamıyoruz. Kocaelispor’un ligde bir sıkıntısı da yok. İyi kadroları var. Ben başarılı olacaklarını düşünüyorum. Demek ki böyle olması gerekiyormuş.”

    “HERKES İÇİN TUTARLI VE ADALETLİ BİR YÖNETİM İSTİYORUZ”

    Kocaelispor’da yardımcı antrenör Volkan Kazak, Türk futbolunda adil ve tutarlı bir yönetim beklentisi içinde olduklarını söyledi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kazak, karşılaşmayla ilgili konuşmak istemediğini belirterek, takımın ortaya koyduğu futboldan memnun olduklarını dile getirdi. Kazak, “Türk futbolunun iyiliği, futbolcuların emeği ve kamu vicdanı adına herkes için tutarlı ve adaletli bir yönetim istiyoruz. Kocaelispor olarak talebimiz budur.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kazak, bir gazetecinin tribünden düşen bir taraftarın yaralandığını hatırlatması üzerine, şöyle konuştu: “Yeni haberim oldu, acil şifalar diliyoruz taraftarımıza, çocuğumuza. Her şey geride kalıyor böyle bir şey olunca. İnsan hayatı olunca her şey geride kalıyor. Allah şifalar versin inşallah.”

    “İNŞALLAH SON MAÇI ALIP TURU ATLAMAK İSTİYORUZ”

    Kocaelispor’da forvet oyuncusu Serdar Dursun, “Normalde kazanmamız gereken maçı 1 puanla devam ettik. İnşallah son maçı alıp turu atlamak istiyoruz.” dedi.

    Turka Araç Muayene Kocaeli Stadyumu’nda oynanan maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan 35 yaşındaki futbolcu, kendileri için önemli bir maç olduğunu, iç sahada mutlak galibiyet hedefiyle maça çıktıklarını söyledi.

    Maça iyi başladıklarını belirten Dursun, önde baskı yaparak Beşiktaş’ı çıkarmadıklarını, ilk yarıda 2–3 güzel pozisyona girdiklerini kaydetti.

    Dursun, penaltıyla 1-0 öne geçtiklerini anımsatarak, “Tamamen üstünlük aslında ilk yarı bizdeydi. İkinci yarıda Beşiktaş birkaç değişiklik yapınca oyun biraz dengelendi ama yine de bir pozisyonum vardı, ben vurdum kaleci şansa eline dokunarak, çarpıp girmedi. O anda momentum Beşiktaş’a döndü.” diye konuştu.

    Son dakikalardan Beşiktaş’ın üzerlerine gelmeye başladığını ve gereksiz bir penaltı olduğunu anlatan Dursun, “Normalde kazanmamız gereken maçı 1 puanla devam ettik. İnşallah son maçı alıp turu atlamak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Dursun, Pazartesi günü deplasmanda Kayserispor’la oynayacakları lig maçına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

    “Zor maç, Kayserispor için ölüm kalım maçı. Bütün şehir kenetlenecek. Bizi yenmeye çalışacaklar. Biz de oraya gidip kazanmaya çalışacağız. Şimdi 3-4 günümüz var dinlenmek için. İnşallah takım olarak bu maçı atlatıp, yarın analizini yapıp ondan sonra pozitif bir şekilde Kayseri’ye gidip orada 1 ya da 3 puanla dönmek istiyoruz.”

    Kocaelisporlu futbolcu Agyei de zor bir oyun oynadıklarını belirterek, kupada bir sonraki maçı kazanmaları gerektiğini söyledi.

    TRİBÜNDEN DÜŞEN TARAFTAR HAYATINI KAYBETTİ

    Ziraat Türkiye Kupası C Grubu’nda Kocaelispor ile Beşiktaş arasında oynanan müsabaka sırasında tribünden düşen kişi hastanede yaşamını yitirdi. Turka Araç Muayene Stadı’nda oynanan maçı seyreden Harda Kaçmaz tribünden düştü. Kaçmaz’ın düştüğünü gören taraftarlar, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine tribüne gelen sağlık ekipleri, yaralanan Kaçmaz’ı ilk müdahalenin ardından Başiskele ilçesindeki özel bir hastaneye kaldırdı. Kaçmaz, yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

    TFF VE SÜPER LİG KULÜPLERİ, HARDA KAÇMAZ İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI YAYIMLADI

    TFF’nin internet sitesinde yer alan mesajda, “Ziraat Türkiye Kupası’nda grup aşamasının 3. haftasında bugün oynanan Kocaelispor-Beşiktaş maçında, tribünden düşerek yaralanan ve hastaneye kaldırılan Kocaelispor taraftarı Harda Kaçmaz’ın vefat ettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum taraftara Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Kocaelispor camiasına başsağlığı dileriz.” denildi. Beşiktaş Kulübünün yayımladığı başsağlığı mesajında şu ifadelere yer verildi: “Kocaelispor maçı sırasında tribünden düşerek ağır yaralanan Kocaelispor taraftarı Harda Kaçmaz’ın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Harda Kaçmaz’a Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, tüm Kocaelispor ve spor camiasına başsağlığı diliyoruz.”

    Fenerbahçe Kulübünden yapılan paylaşımda, “Yaşadığı talihsiz kaza sonucu yaralanarak hastaneye kaldırılan Kocaelispor taraftarı Harda Kaçmaz’ın vefat ettiği haberini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet; yakınlarına, sevenlerine ve Kocaelispor camiasına başsağlığı dileriz.” ifadeleri kullanıldı. Galatasaray Kulübü, yayımladığı mesajda, “Talihsiz bir kaza sonucunda hayatını kaybeden Kocaelispor taraftarı Harda Kaçmaz’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm Kocaelispor camiasına başsağlığı dileriz.” ifadelerini paylaştı.

    Trabzonspor Kulübünün başsağlığı mesajında ise şunlar kaydedildi: “Kocaelispor-Beşiktaş karşılaşmasında tribünden düşerek yaralanan ve hastaneye kaldırılan Kocaelispor taraftarı Harda Kaçmaz’ın vefat ettiği haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Kocaelispor camiasına başsağlığı diliyoruz.” Birçok Süper Lig kulübü de sosyal medya hesaplarından Kaçmaz’ın vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı. >>>AA

  • “Evlatlarımızı dijital risklerden korumak sorumluluğumuzdur”

    “Evlatlarımızı dijital risklerden korumak sorumluluğumuzdur”

    ​”ÇOCUKLARIMIZI DİJİTAL RİSKLERDEN KORUMAK ÖNCELİĞİMİZDİR”

    ​Stand ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan İl Başkanı Av. Turgay Şahin, teknolojinin hızla geliştiği günümüzde çocukların dijital platformlarda karşılaştıkları risklere dikkat çekti. Şahin, yaptığı değerlendirmede; ​”Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın sadece fiziksel dünyada değil, dijital mecralarda da haklarını korumak ve onları her türlü istismardan uzak tutmak bizlerin en önemli sorumluluğudur. AK Parti olarak, çocuklarımızın güvenli bir dijital ekosistemde yetişmeleri için yapılan her türlü farkındalık çalışmasının yanındayız. Bugün burada atılan her imza, çocuklarımız için daha güvenli bir gelecek demektir” dedi.

    Standı ziyaret eden vatandaşlarla da bir araya gelen Şahin, dijital okuryazarlığın önemine vurgu yaparak, tüm aileleri bu konuda duyarlı olmaya ve kampanyaya destek vermeye davet etti. Stant görevlilerine çalışmalarında başarılar dileyen Şahin, bu tür toplumsal farkındalık projelerinin artarak devam etmesi gerektiğini belirtti. >>>Şerafettin KAZAK

  • “Bir ülke büyüklüğündeki enkazın altından kısa sürede kalktık”

    “Bir ülke büyüklüğündeki enkazın altından kısa sürede kalktık”

    Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Yurdunuseven, mesajında şu ifadelere yer verdi: “6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ilimizi derinden etkileyen depremler, millet olarak yüreğimizi dağlamıştır. Bu büyük felakette hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.” Devletin ilk andan itibaren tüm imkânlarıyla sahada olduğunu vurgulayan Yurdunuseven, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimiz, depremin ilk anından itibaren tüm kurumlarıyla vatandaşlarımızın yanında olmuş; arama kurtarma çalışmalarından geçici barınmaya, kalıcı konutların inşasından sosyal desteklere kadar her alanda büyük bir seferberlik yürütülmüştür” dedi.

    “SİYASİ RANT DEVŞİRMEYE ÇALIŞANLARA İNAT VERDİĞİMİZ SÖZLER YERİNE GELDİ”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla yürütülen yeniden inşa sürecine dikkat çeken Yurdunuseven, “Depremin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında, neredeyse bir ülke büyüklüğündeki enkazın altından kısa sürede kalktık. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve kararlı iradesiyle 455 bin konut inşa edilerek tamamlanmış ve hak sahibi depremzede vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. Bu çalışma, Cumhuriyet tarihimizin en büyük konut seferberliklerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Depremzedelerimizin yaralarını saran bu anlayışa saldıran, deprem günü şov yapıp 3 yıldır bölgeye uğramayan ve buradan siyasi rant devşirmeye çalışanlara inat çok şükür verdiğimiz sözler yerine geldi” diye konuştu. Yurdunuseven, bir ülke büyüklüğündeki alanı etkileyen bu büyük felaketin yaralarının, devlet–millet el ele verilerek en kısa sürede sarıldığını; 455 bin konutun teslimiyle birlikte depremzede vatandaşlarımızın hiçbir zaman yalnız bırakılmadığını, umutlarının ve yarınlara olan inançlarının diri tutulduğunu vurguladı.

    “BİRLİK VE KARDEŞLİK RUHUNU TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK”

    Yurdunuseven, milletin gösterdiği dayanışmanın tarihe geçtiğini belirterek, “6 Şubat, aynı zamanda aziz milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu tüm dünyaya gösterdiği bir gündür. Afyonkarahisar olarak bizler de tüm imkânlarımızla depremzede kardeşlerimizin yanında olduk ve olmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Deprem gerçeğine karşı alınan tedbirlerin önemine de değinen Yurdunuseven, “Yaşanan bu büyük acılardan ders çıkararak, daha güvenli şehirler ve daha sağlam yapılar inşa etmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Milletvekili Yurdunuseven, mesajını “Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin” temennisiyle tamamladı. >>>Ferhat YÜKSEL

  • AFSÜ Hastanesi Acil Servisi, baştan aşağı yenilendi

    AFSÜ Hastanesi Acil Servisi, baştan aşağı yenilendi

    Modern donanımı ve genişleyen hizmet kapasitesiyle dikkat çeken AFSÜ Acil Servisini ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Adem Aslan’a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Dündar ve Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer ile Genel Sekreter Murat Zengin, Başhekim Doç. Dr. Aydın Balcı, Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerife Özdinç, Başhemşire Hüseyin Atabek ve ilgili birim amirleri eşlik etti. AFSÜ’de altyapıyı güçlendirme ve modernize etmek için yürütülen planlı çalışmalarla birçok yenilik hayata geçirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda, AFSÜ Hastanesi Acil Servisi de yeni bir görünüme kavuşturuldu. AFSÜ Hastanesinde acil sağlık hizmetlerinin daha etkili verilebilmesi için hasta karşılama alanları, danışma bölümleri ve bekleme salonları modern yerleşim, ışıklandırma ve iklimlendirme altyapısıyla yenilenerek kullanıma açıldı.

    “AFSÜ ACİL SERVİSTE MUAYENE, MÜDAHALE VE BEKLEME ALANLARININ KAPASİTESİ GENİŞLETİLDİ”

    Rektör Aslan, AFSÜ Hastanesi Acil Servisine gelenlerin memnuniyetini artırmak için danışma ve yönlendirme alanlarının yeniden düzenlenerek, acil müdahale odalarının da güncel sağlık standartlarına uygun hâle getirildiğini kaydetti. Prof. Dr. Aslan: “AFSÜ’de sağlık hizmetlerinin kalitesini üst seviyeye çıkarmak, öncelik verdiğimiz konulardan biridir. Bu yönde daha önce başlatılan ve devam eden projelerimizi teker teker hizmete almaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda Acil Servisimiz, vatandaşlarımızın daha kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için modern bir anlayışla tasarlanıp yenilendi. Yapılan düzenlemeler ile AFSÜ Acil Serviste muayene, müdahale ve bekleme alanlarının kapasitesi genişletildi. Personelimizin özverili gayretleriyle AFSÜ’deki acil sağlık hizmetlerini kesintiye uğratmadan, yenilenen servisimizde hizmete başladık. Emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. AFSÜ Acil Servisinin, erişkin yaş grubunda hem tıbbi hem travma, çocuk yaş grubunda ise travma kaynaklı acil sağlık sorunları ile ilgili başvurulara cevap verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, acil servisin, kavşak konumunda olan Afyonkarahisar ve çevresinde trafik kazalarının fazla görülmesi sebebiyle özellikle travma vakaları için önemli bir tanı ve tedavi merkezi olduğunu dile getirdi.

    “AFSÜ ACİL SERVİSİ YILDA ORTALAMA 48 BİNDEN FAZLA VAKA KABUL EDİYOR”

    Prof. Dr. Aslan şöyle konuştu: “AFSÜ Acil Servisi yılda ortalama 48 binden fazla vaka kabul ediyor. Burası başta Afyonkarahisar ve ilçeleri olmak üzere çevre illerden de hasta kabul eden bir merkez konumundadır. Acil Servisimiz; hasta bakım üniteleri, hasta kabul ve triyaj, yeşil alan polikliniği, enjeksiyon-pansuman ünitesi, resüsitasyon odası, kırmızı alan, sarı alan, yanık-pansuman odası, alçı-atel odası, KBNR odası, psikodestek-KBB-obstetri-jinekoloji odası, röntgen odası, bilgisayarlı tomografisi odası ve acil gözlem ünitelerinden oluşuyor. Acil Servisimize yapılan başvurular, ilk olarak ‘Triyaj ve Hasta Kabul Bölümünde’ değerlendiriliyor ve hastalar bakımlarının devam edeceği uygun alanlara alınıyor. İlk muayene için bekleme süresi 5 dakikanın altında olan servisimizde, hasta yoğunluğunun fazla olduğu vakitlerde bu süre hastaların tedavi önceliğine göre değişebiliyor. Amacımız 7/24 ihtiyaç duyulan acil hizmeti en iyi şekilde vatandaşlarımıza vermektir. Yenilenen Acil Servisimizin hayırlı olmasını temenni ediyorum.” >>>Haber Merkezi

       

  • Salda Gölü’nde kar manzaralı kayak keyfi

    Salda Gölü’nde kar manzaralı kayak keyfi

    Kış mevsiminde ziyaretçiler, karla kaplı çam ormanlarının arasında bulunan Salda Gölü’ne hakim 2 bin 79 metre rakımlı Tınaztepe’ye kurulu kayak merkezinde, kayağın ve göl manzarasının tadını çıkarıyor. Burdur’dan ve çevre illerden bölgeye gelenler, kayak merkezine çıkarken Salda Gölü manzarasıyla karşılaşıyor. Yeşilova ilçe merkezine 17, Burdur’a 77, Antalya’ya 136 ve Denizli’ye 90 kilometre uzaklıkta bulunan kayak merkezi, butik tesisiyle özellikle günübirlikçilere, huzurlu ve sakin vakit geçirme imkanı sunuyor. Merkez, kolay ve zor pist seçenekleri, teleski, kiralanabilen kayak ve kızak takımları, kafe, restoran hizmetleriyle kayak ve doğa tutkunlarına ekonomik kış tatili imkanı sunuyor. Yeşilova Gençlik ve Spor Müdürü Ramazan Kara, Salda’nın çevresi ormanlarla kaplı, güzel manzaralara sahip kayak merkezlerinden olduğunu söyledi. Kayak merkezinin 3 pistten oluştuğunu belirten Kara, “Kayak merkezimiz, dünyaca ünlü ve Mars gezegeniyle benzerliğe sahip Salda Gölü manzarasıyla misafirlere güzel bir deneyim sunuyor.” dedi. Kara, 12 Ocak’ta kayak merkezinin açıldığının bilgisini vererek, “Şu an 20-25 santimetre civarında bir kar kalınlığımız var. Kar yağışı olursa bir hafta 10 gün daha pistlerimizin açık kalacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Merkezdeki güvenlik önemlerine dikkati çeken Kara, “Emniyet ve jandarma tarafından güvenlik sağlanmakta. Aynı zamanda sağlık ekipleri de bulunuyor. Bunun yanında müdürlüğümüze ait ambulans motorumuz var. Tüm kayakseverleri Salda Kayak Merkezi’mize bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Tatilcilerden Reşat Atagün, kayak merkezini çok beğendiğini belirterek, “Özellikle yeni kayağa başlayan kayakseverler için müthiş bir yer herkese tavsiye ederim.” dedi. Ziyaretçilerden Zeynel Dandıl da pistleri beğendiğini dile getirdi. Meltem Cebeci Dandıl ise pistleri çocuklar için çok uygun bulduğunu kaydederek, tatilcilere Salda Kayak Merkezi’ni tercih etmelerini önerdi. >>>AA

  • Bir haftada 50 şahıs yakalandı

    Bir haftada 50 şahıs yakalandı

    Yakalanan şahıslar arasında hırsızlık suçundan 4, kaçakçılık suçundan 3, narkotik suçlardan 4, siber suçlardan 4, dolandırıcılık suçundan 5, yağma suçundan 1 ve diğer suçlardan 29 kişi yer aldı. Gözaltına alınan şahıslardan 8’i, çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak ceza infaz kurumlarına teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, il genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla suç ve suçlularla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. >>>Haber Merkezi

     

  • Rixos Hotels’ten Epstein iddialarına yanıt: “Kayıtlarımızda böyle bir bilgi yok”

    Rixos Hotels’ten Epstein iddialarına yanıt: “Kayıtlarımızda böyle bir bilgi yok”

    2019 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde kendini asarak yaşamına son veren pedofili suçlusu Yahudi iş insanı Jeffrey Epstein’ın, 2017 yılındaki e-posta yazışmalarına göre Epstein’in, özel masözü ve asistanları için Rixos’ta “eğitim” adı altında konaklama organize ettiği iddia edildi.

    Yazışmalarda, Rixos yetkilisi Sebla Soydan’ın Jeffrey Epstein’e e-posta gönderdiği görülüyor. Mesajlarda Epstein’in, “Sebla, sana ve Fettah’a teşekkürler. Bu onların ve benim hayatımı değiştirdi. Sana minnettarım” ifadelerine yer verdiği belirtiliyor.

    OTELDEN AÇIKLAMA GELDİ
    Rixos Hotels, kurumsal internet sitesinden bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu sürecin etik, hukuki ve kurumsal standartların dışında şekillenmediğinin altı çizildi.

    Rixos Hotels tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
    “Son günlerde sosyal medyada markamız RIXOS HOTELS ve kurucumuz Sayın Fettah Tamince hakkında paylaşılan iddialara yönelik açıklama gereği doğmuştur. Bahsi geçen konu; Dubai merkezli uluslararası bir grubun talebi üzerine, kurumsal ve mesleki eğitim kapsamında sağlanan sınırlı bir bilgi paylaşımı desteğinden ibarettir. Bu kapsamdaki talep ve destek süreçleri; etik, hukuki ve kurumsal standartlarımızla tamamen uyumlu, şeffaf ve profesyonel bir çerçevede ele alınır. Küresel turizm sektöründe kurumlar arası bu tür iş birlikleri olağan uygulamalardır. Gerçeği yansıtmayan ve bağlamından koparılan paylaşımlara itibar edilmemesini rica ederiz.”

  • BİZİM AFYON BASIN MAHALLESİ; TAM BİR MÜHENDİSLİK HARİKASIDIR MESELA

    BİZİM AFYON BASIN MAHALLESİ; TAM BİR MÜHENDİSLİK HARİKASIDIR MESELA

    Kısaca ben yazılarımda ara ara “BİZİM MAHALLE” diye bahsediyorum. Yani Afyon Basın Mahallesi. Şimdi bu yazıdan sonra bana kızabilir bizim bazı mahalle sakinleri. Bazen kurumlar gibi camialarında kendilerini kamuoyu yani okuyucuları önünde “CHECK” etmesi, kendi içinde değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle meslekten kimse kızmasın bana. Eğer ki katılmayan varsa da bu yazıma; kendi köşelerinden yazarak, fikir çeşitliliği ile mahallemizi değerlendirmemize ve geliştirmemize katkı sağlasın. Amaç kendimizi eleştirerek doğru yolda emin yol almak. Mesleğimizin ana amacı da bu değil mi zaten. Bu nedenle meslekle ilgili kişi ve kurumları kesinlikle hedef almak için değil, mesleğe dair bir gözlem ve son derece samimi bir öz eleştiri niyetiyle bu yazıyı kaleme aldığımı şahsen belirtmek istiyorum. Hadi buyurun yavaş yavaş ön bir giriş yapalım konumuza.  Türkiye’nin en farklı basın mahalleleri sıralaması diye bir araştırma yapsalar; kesinlikle metropolleri sollayıp ilk beşe gireceğini iddia edebilirim Afyon Basın Mahallesinin. Sözle anlatmaya kalksanız nefesiniz yetmez, yazayım deseniz kaç cilt ansiklopedi yazacağınıza karar veremezsiniz.  Bir bakarsınız en gereksiz konularda bir halat misali birbirine sağlam bağlıdır, en gerekli konularda pamuk ipliğine bağlı misali bir gelgitler gezegenidir bizim mahalle. Dikkat ederseniz bu hafta ki yazıda ara başlıkları, hikâye akışında okumanız için vermedim. Ben size tüm sakinlerini sevdiğim ve 26 yıldır yaşadığım bu mahalleyi anlatmaya çalışayım şimdi.

    HADİ BUYURUN ŞİMDİ BAŞLAYALIM

    Diyeceksiniz ki neden böyle bu sizin mahalle sorusunun cevabı aslında yoktur. Herkesin kendince doğrusu vardır ve o doğru tartışmasızdır. Herkesin cevabı kendince noter onayı gibi doğrudur. Mesleki anlamda bilgi ve donanıma sahip varlıklarıyla onur duyacağımız pırlantalarımızda vardır, mesleki yaklaşım farklılıklarına sahip, endamlarıyla yutkunduran, yakutlarımızda vardır bu mahallede. Dedim ya bizim mahalle aslında fevkaladenin fevkindedir. Aslında termal, mermer, sucuk, kaymak, lokum ve haşhaş’tan sonra coğrafi işaret alınabilecek belki de 7. Harika renk olabilir bizim mahalle.

    Mesela bizim basın mahallesi cemiyetler ve dernekler zenginidir. Mahallede tabela ve başkanımız çoktur. İl protokolü bile aklında tutamaz hangi gazeteci, hangi cemiyetten, hangi dernekten diye. Özel Kalem Müdürleri ve sekreterler bu konuda sürekli güncelleme yapmak zorundadır. Hele bu şehre gelen yeni kamu yöneticileri için bizim basın mahallesinin cemiyet ve derneklerine yapılacak iade ziyaretlerin tümü temasların tekrarı niteliğindedir. Bu konuda yapacakta bir şey yoktur. Aslında tüm tabelalarda ana amaç meslektir ama dedim ya tabelalarımız çoktur.

    Öte yanda, Türkiye’nin en büyük cemiyeti olan Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin tarihine bir bakın; gazeteci olmayıp, cemiyet başkanı olan iş insanı yoktur, bulamazsınız. En fazla Sedat Simavi ve Nezih Demirkent gibi gazeteci olup; gazete sahibi olan cemiyet başkanları vardır. Siz Aydın Doğan’ın bir cemiyet başkanlığını duydunuz mu? Ben duymadım. “Ben gazeteci değilim, sadece medya alanında yatırım yapmış bir iş insanıyım demiştir geçmiş dönem bir röportajında.” İşte Türkiye’de pek duymadığınız bu özelliği yani iş insanı cemiyet yönetimlerini bizim basın mahallesinde rahatlıkla dönem dönem görebilirsiniz. Yerelde bu nokta esnektir ve olağandır. Mahallemizde normal bir durumdur bu kısaca. Alışkındır mahallenin her sakini.

    Mesela bizim mahallede zaman zaman yapılan sohbetlerde, mesleğe 25-30-35 yıldan fazla bir zamanını veren yazdığı yazısı on binlerce tıklanarak okunduğunu ifade eden altın değerinde ustalarımız vardır. Aynaya baktıklarında gündem makinası olarak görebilmeleri mümkündür kendilerini. Zor değildir onlar için şehrin gündemini parmakları ile klavye arasında görmek. Kolay mı bir ömür vermişlerdir gazeteciliğe. Sen bir gazeteci ya da sahada olan bir muhabir olarak önemli bir insanı iyi tanıdığını düşünürsün; onlar enine boyuna tanıdıklarını ifade edebilirler. İşin vitrin söyleminde önemli insanlarla abi-kardeştir onlar. Samimiyet o kadar tavandır yani akıl-sır ermez. Sen ise daha dünkü çocuk; muhabir yeni yetme gazetecisindir.

    Öte yanda, bizde köşe yazarı gazeteciler çoktur. İkinci mesleğinden ziyade daha çok gazetecilik yönü ile tanınan zengin bir yelpazeye sahiptir bizim basın mahallesi. Yelpazenin her bir yaprağı cıvıl cıvıldır. Her meslekten köşe yazarlarıyla doludur her sokağımız. Öyle renklidir ki gök kuşağında yoktur o kadar renk. Aslında hepsi iyi insanlar, kardeşler, arkadaşlardır. Hepsi ayrı bir ikondur.

    Bizim mahallede, zaman zaman teyitli olmayan söylentilerin bilgi dağılımında kendi içinde inanılmaz bir hızı vardır mesela. Mahallenin bu yönü tam bir mühendislik harikasıdır. Farazi bir örnek veriyorum. Bir gazete, radyo, web sitesinin satıldığı söylentisi ortaya çıkar, mal sahibinin kesinlikle haberi yoktur. Şu gazeteci şunu yapmış, bunu yapmış, şunu almış diye bir konu konuşulur; ucunu ve sonuna tutana bravo. Birçok konuda teyitli ya da doğrulanmış haber alışkanlığına sahip olan bizim mahallede kendi içindeki teyit ve doğrulamaya pek bakılmaz. Mahalle içinde bastırılamaz bir adrenalin ve heyecan noktasıdır kısaca bu durum. Zaman zaman ben bile kaptırabiliyorum kendimi “vay be” öyle miymiş diye bu kadar yani.

    Yukarıda bahsettiğim latifeleri bir kenara bırakıp; işin aslında gazeteciliği hakkıyla yapan arkadaşlarımız gibi meslek icra edilse bu şehir de “araştırmacı gazetecilik” ve en önemli büyük bir eksik olan “özel haber” hazırlama açığımız büyük bir oranda kapanır. Onun için koskoca bu şehir de en fazla 20-30 kişiyiz araştırmacı gazetecilik gelişsin, özel haber daha fazla yapılsın diye çabalayan gazeteci, yayın kuruluşu ve medya mensubu. Düşünün, Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip şehirlerinden birisiniz, 17 ilçe ve 400 den fazla köyünüz var. Nüfusunuz 800 bini geçmiş; şehrin medyası araştırma haber ve özel haber fakiri. Ondan sonra o neden çok tık alıyor, bu neden daha çok okunuyor seremonisi başlıyor bizim mahallede.

    İşin gerçeği şu. Bu şehrin okuyucuları fark istiyor, bülten haberciliği ile birlikte özel haber, röportaj ve araştırma haber istiyor. Sıkça başvurulan ana mantık, eleştireyim, karşı taraf cevap versin istemiyor. Hadi bu dediğimi yapalım daha fazla özel haber, röportaj, araştırma haber verelim desek aldığımız ücret belli; bülten haberciliği ile bildiğimiz gibi devam edelim olur.

    Aslında okuyucunun istediği değişiklik ve farklı içerikleri hayata geçirseler, reklam geliri dâhil tiraj, okunma vs. bir çok girdi artış gösterir. Devamında kazanç çoğalır, personel sayısı artar, yatırım değeri artırılarak kalite yükseltilir. En yakın örnek, Eskişehir yerel gazetelerinde olduğu gibi ve en uzak Japonya yerel basınında olduğu gibi. Hadi Japonya uzak, gidip bir Eskişehir’e göz atın bence. Son olarak 4 gün sonra gelecek olan “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutluyorum bizim mahallenin.

  • Gazze için sessiz çığlık zinciri! – Son Dakika Haberleri

    Gazze için sessiz çığlık zinciri! – Son Dakika Haberleri

    AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen “Sessiz Çığlık Zinciri”ne Kütahya’dan destek verdi.

    AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen “Sessiz Çığlık Zinciri”ne Kütahya’dan destek verdi. İl Kadın Kolları Başkanı Sevde Nur Karabacak Çakıcı, yaptığı basın açıklamasında Gazze’de yaşanan zulme karşı kadınların vicdanıyla meydanlarda olduğunu vurguladı.

    Karabacak Çakıcı, açıklamasında duvarlara kanla yazılmış isimlerin, kaybedilmiş hayallerin ve yitirilen çocuklukların sembolü haline gelen Gazze için artık sessiz kalınamayacağını ifade etti. “Bugün kadınlar olarak Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdik” diyen Çakıcı, kurulan zincirin yalnızca bir eylem değil, insanlık onuruna sahip çıkma iradesi olduğunu söyledi.

    “Gazze, ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanıdır”

    Çakıcı, açıklamasında Kur’an-ı Kerim’in Maide Suresi’nden iktibas yaparak, “Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir canı yaşatan, bütün insanlığı yaşatmış gibidir” ayetini hatırlattı. Gazze’nin bu ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanı olduğunu söyleyen Çakıcı, tüm insanlığı vicdanlı olmaya çağırdı.

    Tüm dünyadaki kadınlara ve kız kardeşlerine seslenen Karabacak Çakıcı, “Biz bugün tüm kimliklerimizden sıyrılarak yalnızca kadın kimliğimizle buradayız. Çünkü bu mesele insanlık meselesidir” diyerek, barışın kadınların sesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.

    Karabacak Çakıcı, uluslararası sularda İsrail tarafından müdahale edilen Küresel Sumud Filosu’na da değinerek, Türkiye’nin bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmadığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 13 ülkeden 101 gönüllünün güvenli dönüşlerinin sağlandığını belirtti. “Biz de bu kahramanların ülkemize dönüşlerinde yanlarında olduk” dedi.

    Konuşmasının sonunda Filistin için özgürlük çağrısı yapan Çakıcı, “Nehirden denize özgür Filistin” sloganıyla sözlerini tamamladı ve meydandaki tüm kadınları sessiz çığlık zincirine katılmaya davet etti.