Kategori: Tüm Haberler

  • Deprem anında ne yapılır? Yaşam üçgeni nedir? Yaşam üçgeni nasıl oluşturulur?

    Deprem anında ne yapılır? Yaşam üçgeni nedir? Yaşam üçgeni nasıl oluşturulur?

    Bina çökmesi esnasında tavan ağırlığı, içerideki mobilyaların veya dayanıklı nesnelerin üzerine düştüğünde bu nesnelerin hemen yanında küçük bir boşluk bırakır. Bu boşluğa yaşam üçgeni denir. Nesne ne kadar dayanıklı ve büyükse, yanındaki korunma alanı da o kadar geniş olur. Bu yöntemin temel amacı, doğrudan tavan ağırlığının altında ezilmek yerine, sağlam bir eşyanın desteğiyle oluşan güvenli bölgede sarsıntının geçmesini beklemektir.

    ÇÖK, KAPAN VE TUTUN

    Uzmanların önerdiği en güvenli yöntem olan Çök, Kapan ve Tutun kuralı şu adımlardan oluşur:

    Güvenli Bölgeyi Seç: Sağlam bir kanepe, dolgun bir koltuk veya içi dolu sandık gibi ezilmeyecek bir eşyanın yanına geçin.

    Çök: Dizlerinizin üzerine çökerek hedefinizi küçültün. Kapan: Başınızı ve ensenizi ellerinizle ya da bir yastıkla koruyun, cenin pozisyonu alarak hayati organlarınızı saklayın.

    Tutun: Sarsıntı bitene kadar sabitlenmiş ağır bir eşyaya tutunarak savrulmayı engelleyin.

    DEPREM ANINDA YAPILMAMASI GEREKENLER

    Sarsıntı başladığında panikle hareket etmek en büyük risk faktörüdür. Uzmanlar şu uyarılarda bulunuyor:

    Balkona çıkmayın ve pencerelerden aşağı atlamayın. Merdivenlere koşmayın ve kesinlikle asansör kullanmayın. Kibrit veya çakmak çakmayın, elektrik düğmelerine dokunmayın. Mutfaktaysanız ocak ve fırınlardan uzaklaşın.

  • BEN BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ? BİR DE SAĞLAM PARA ALMIŞIM ADAMLARDAN

    BEN BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ? BİR DE SAĞLAM PARA ALMIŞIM ADAMLARDAN

    2 hafta önce “2.Belediye Çarşısı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” başlıklı kaleme aldığımız yazımızı sayfamızın okuyucuları hatırlayacaktır. İlk sefer sayfamızla tanışan okuyucularımızda Gazete 3 Web Sitesinde şahsıma ait olan Yazarlar sayfasından bu yazıya rahatlıkla ulaşabilirler. Okuyucularımız iyi bilir. Her hafta salı sabahları yayınlanacak olan yazımın ön tanıtım ilanını her pazar akşamı sosyal medya hesaplarımdan yaparım. İlginç bir şekilde bu yazının ilanını, pazar akşamı yapmamla birlikte; korkunç bir telefon trafiğine maruz kaldım. Yüzde 100 dolu olan telefonumun şarjı bitene kadar yoğun bir telefon ve Whatsapp trafiğiyle mücadele ettim. Anlattığım bu yoğun telefon ve Whatsapp trafiği içinde bana o gün gelen 8-10 telefon görüşmesinden sadece bir telefon görüşmesine takılı kaldım. 2 haftadır aklıma geldikçe gülmeye devam ettiğim bu telefon görüşmesine takılma vaziyetim hala devam ediyor. Şimdi diyorsunuz ki bize de anlat da hep birlikte gülelim. Hadi buyurun.

    BEN ASLINDA BİR PROJEYMİŞİM; İYİ Mİ?

    Yukarıda bahsettiğim Pazar akşamı yeni yazı ilanını yayınladıktan sonra gelen yoğun telefonlardan birisinde bende kayıtlı olmayan bir telefon aradı beni. Kendisinin ismini tabi ki şimdi burada paylaşmayacağımı okuyucularım iyi bilir. Bende telefonu kayıtlı olmayan ama aslında tanıdığım üstat halimi hatırımı sorduktan sonra telefonda sıralamaya başladı ifadelerini. Konuşmasının başında bana; biz biliyoruz sen bir projesin aslında dedi. Yazdığın yazılar takip ediliyor, ilgi çekiyor, whatsap numaralarından paylaşım fazlalığı yapıyor, kendi yazı gündemin oluşuyor ve müspet-menfi sonuca ulaşıyorsun. Kesinlikle sen bir projesin dedi. Bende kendisine gülerek dedim ki, ne projesiymişim ben; Amerikan projesiymişim dedim. Sen gülüyorsun bu dediğime diyerek anlatmaya devam etti. Bakın konu nereye geldi..

    DEDİKODULAR KURULTAYLA BİTMİŞ BEN DEVREYE GİRMİŞİM

    2 Aralık Salı günü yayınladığımız “2.Belediye Çarşısı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” adlı yazının tanıtım ilanını; 30 Kasım Pazar akşamı, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal manşeti ve etiketiyle kendi sosyal medya hesaplarından yayınladım.. O gün CHP’ nin, Ankara’da Olağan Kurultayının son günüymüş meğerse. Aylardır Burcu Köksal, Ak Partiye geçecek, geçmeyecek dedikoduları parti meclisi listesinin ortaya çıkmasıyla birlikte o akşam son bulmuş. Çöpe atılmış ve bu dedikoduyu çıkaranların elinde patlamış. Ardından aynı akşam hızlı bir şekilde aslında sözde PROJE olan ben tarafından, 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal konulu tanıtım ilanı ile başka bir algı devreye sokulmak istenmiş. Baksanıza ben neymişim ya. Vallahi-Billahi korktum kendimden.

    ARADAKİ AYRACI GÖRSE SORUN YOK

    İşin garip, komik ve gerçek tarafı şu.  Tanıtım ilanında belirttiğim “55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal” cümlesini bu üstat aradaki “ve” kelimesini görmeyerek ya da görmek istemeyerek “55 Mülk Sahibi Burcu Köksal” diye okumuş ve algılamış, iyimi? Sözde PROJE olan ben, Burcu Köksal’ın, Ak Partiye geçiş dedikoduları bittikten sonra 55 Mülk Sahibi Burcu Köksal diye bir algı operasyonunu başlatmışım. Ne zaman tetikçi kalemşor gazeteci olduysam onu da bilmiyorum tabi. Aslında bu üstat manşeti kendi görmek istediği gibi okumasa, sakince okuma kabiliyetini göstermiş olsa 55 Mülk Sahibi ve Burcu Köksal cümlesindeki “ve” ayracını görecek, kavrayacak ve anlayacak ama yok istediği gibi göreceği için yapacak bir şeyde yok. Sevgili üstada dilimin döndüğü kadar takıldığı yeri anlattıktan sonra kendisi ben dikkat etmedim tekrar bakayım diyerek kapattı telefonu ve bir daha da aramadı. Sanırım tanıtım ilanında belirttiğimiz “ve” ayracını buldu, okudu ve tespit etti ŞÜKÜR

    KÖRÜ, KÖRÜNE HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR

    Bir partili olarak kendi partisinden olan bir Belediye Başkanını sonuna kadar desteklemek şüphesiz güzel bir davranıştır.  Ama bu destek kesinlikle körü, körüne olmamalı bence. Körü, körüne olursa bir şeyi okurken gözler bir anda şaşı olabilir, kamaşabilir ya da aradaki iki harflik bir kelimeyi eksik gösterebilir gözler sana sevgili üstat. Diğer organlarımız gibi gözler de önemlidir. Göz sağlığını, körü körüne bir parti uğruna yanlış kullanarak yormana gerek yok bence. Bu arada sevgili üstat, hiçbir zaman sayfamda Afyonkarahisar içi siyasete girmediğimi hatırlatayım. Bana bahsettiğin dedikodular ile ilgili bir tek yazı bile yazmadım ben. Çünkü siyaset yazısal ilgi alanım içinde değil. Uzun lafın kısası şu. Ben Burcu Hanım hakkında Belediye Başkanlığını ilgilendiren konuları ara ara sayfamda kamuoyu adı ve ricasıyla yazıyor ve gündeme getiriyorum. Herkesin bildiği bu noktayı lütfen artık sende bilirsen mutlu olurum. Umarım artık benim bir proje olmadığıma bu yazıdan sonra sende ikna olmuşsundur sevgili üstat. Yine de Proje kardeşinden selamlar sana.

    GELELİM ADAMLARDAN SAĞLAM PARA ALMA KONUSUNA

    Geldi mi arka arkaya gelir diye bir tabir vardır; bilirsiniz. Aynı o hesap. Yukarıda bahsettiğim 2 Aralık’ta yayınladığımız yazının gününde, bizim mahalleden yani basın mahallesinden iki ermiş dostum beni arayarak şunu dedi bana. “Abi, 2. Belediye çarşısındaki 55 esnaftan bu yazı için kaç para aldın hele diğeri ise afyon usulü dene döküldü mü dene abi bu yazıdan sana dedi.”  İşin garip yanı daha gençler. Emekli olsalar da gazeteciliği bıraksalar diyeceğim ama öyle bir şansımda yok aksine. Sevgili iki meslektaş arkadaşım; parayla haber yapılmaz, köşe yazısı yazılmaz. Sizlerin para karşılığında övme ya da dövme noktasındaki habercilik anlayışınız gelişmiş olunca; her okuduğunuz haberde gözlerinizde 200 TL’lik banknotlar oluşması gayet normaldir. 2.Belediye çarşısı esnaflarının dükkânları, atölyeleri, işletmeleri yıkılmış, insanlar 2-3 yıldır mağdur. Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Belediye Meclisi sesimizi duysun bizi çağırsın; 10 dakika konuşma hakkı versin, bizler her türlü görüşme zeminine hazırız demişler…  Bende bunun üstüne çıkıp bana dene verirseniz olur diyeceğim. Öylemi?  Doğup büyüdüğüm Eskişehir’den, Afyonkarahisar’a geldiğim tam 26 yıl olmuş. Bu zamana kadar bu şehirde, sizin kafanızda gazetecilik yapmamayı bana nasip etmeyen; ALLAH’IMA İNANIN SONSUZ HAMD VE ŞÜKÜRLER OLSUN.

    ŞİMDİDEN BİR ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLİYORUM

    Afyonkarahisar’da çok sevdiğim, zeytin tüccarlığı yapan ve bir süre önce vefat eden değerli bir abim Rahmetli Yusuf Kaya’nın oğlu İhsan Kaya’nın söz ve nişan törenine katıldım. İhsan, babasının erken ölümü ile tüm işleri ve ailenin yükünü yüklenen yüreğini ve azmini takdir ettiğim genç tüccarlardan birisi. Şimdiden kendisine İlerleyen yakın aylarda bir ömür boyu birlikteliğe evet diyecekleri nişanlısı Kezban Uçmak ile mutluluklar diliyorum. Bu vesileyle, Rahmetli Yusuf Kaya’yı bu vesileyle tekrar anıyor; başta eşi Fatma Kaya ayrıca Hasan ve Hatice Uçmak’a bu güzel aile birlikteliğinin hayırlı olmasını dileyerek Allah torun sevdirmeyi nasip etsin diyorum. Bu arada nişan töreninde bir süredir görmediğim Özerler Ailesinden sevgili Rıfat Özer’i görme fırsatım oldu. EKONOMİA Sayfası okuyucuları adına Sevgili İhsan ve Kezban’a mutluluklar diliyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.

  • Otobüste Yer Kavgasında Satırlı Saldırı: Dehşet Veren Anlar Kamerada

    Otobüste Yer Kavgasında Satırlı Saldırı: Dehşet Veren Anlar Kamerada

    Olay, dün Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi’nde, Bursaray Küçük Sanayi İstasyonu-Çalı arasında sefer yapan Burulaş’a ait özel halk otobüsünde meydana geldi. Otobüs içerisinde iki yolcu arasında yer meselesi yüzünden sözlü tartışma çıktı ve bu tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.

    Satırlı Saldırı Girişimi

    Otobüs durağa geldiğinde araçtan inen yolcu, açık olan kapıdan içeriye uzanarak tartıştığı kişiye tekme atmaya çalıştı. Otobüsün içindeki diğer yolcu ise buna yumrukla karşılık verdi.

    Dehşet verici anlar ise bu sırada yaşandı. Tekme atan yolcunun yanındaki arkadaşı, elinde satırla otobüsün içine girerek saldırmaya çalıştı. Yaşanan kavga, otobüsteki başka bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

    Olayın ardından tarafların birbirinden şikayetçi olmadığı öğrenildi.

  • VALİ HANIMI BİR DE BENDEN DİNLEYİN BAKALIM…

    VALİ HANIMI BİR DE BENDEN DİNLEYİN BAKALIM…

    Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, 12 Mayıs 2022 Perşembe gününden bu yana, bugün itibarıyla 3 yıl 6 ay 27 gündür ilimizde görev yapıyor. Kendisi tam 1307 gündür Afyonkarahisar Valiliği görevini yürütüyor. Bugün sizlere, bu şehre geldiği günden beri yakından takip ettiğim Vali Hanımı, kendi merceğimden, kendi gözlemlerimle anlatmaya çalışacağım. Uzun zamandır aklımda olan bir yazıydı bu. Fırsat buldukça araştırma yaptım, notlar aldım ve nihayet bu yazıyı ortaya çıkardım. Hadi buyurun, Vali Hanımı çok yakından tanıyanların bildiği, bizim gibi gazeteci ve bürokratların kerhen bildiği, sokaktaki vatandaşın ise belki pek bilmediği yönleriyle anlatalım.

    NEDEN KIRSALLA BAĞI FARKLI?


    Vali Hanımın babası Mustafa Güran, uzun yıllar Türkiye’nin çeşitli ilçelerinde kaymakamlık, vali yardımcılığı ve İçişleri Bakanlığı’nda önemli görevler yapmış emekli bir bürokrattır. Çalıştığı dönemde oldukça saygın ve köyleri karış karış gezen bir kaymakam olduğunu tanıdığı dostları ifade ediyor.  İşte bu yüzden Kübra Hanımın çocukluğu ve genç kızlığı, Türkiye’nin dört bir yanındaki ilçelerde, köylerde geçti. Babasıyla birlikte köy ziyaretlerine giderken kırsaldaki insanlarla kurduğu o naif, samimi bağ, bugün ilimizde yaptığı sayısız köy ve kasaba ziyaretindeki rahatlığın, içtenliğin temel kaynağıdır. Fotoğraflardaki o doğal gülümseme, çocuklarla kadınların ona olan sevgisi, aslında çocukluğunda kazandığı o eşsiz uyum yeteneğinden geliyor.

    ÇOK SEVDİĞİ DEDESİNİ BİR ZAMANLAR TÜM TÜRKİYE KONUŞMUŞTU


    1930-1940 kuşağından hayatta olanlar çok iyi hatırlar: 1960’lı yıllarda Ankara Maltepe Camii imamı Hafız Ali Bey, üst düzey bir bürokratın cenaze namazını, o kişinin hayattayken yaptığı din karşıtı aşırı açıklamaları gerekçe göstererek kıldırmamış, bu cesur duruşu nedeniyle önce büyük yankı uyandırmış, ardından sürgün edilmişti. O olay dönemin gazetelerinde, radyolarında günlerce konuşulmuş, üniversitelerde makale konusu olmuş, hatta bir dizi filmde bile işlenmişti. İşte o Hafız Ali Güran, Vali Hanımın çok sevdiği, örnek aldığı dedesidir. Merak edenler kübragüranyiğitbaşı.com adresindeki resmi sitesinden bu olayı kendi kaleminden, duygu dolu satırlarla okuyabilir. Özellikle o yazının son cümlesi insanın yüreğine dokunuyor.

    AYNI ZAMANDA BAŞARILI BİR BELGESEL SENARİSTİ VE YAPIMCISI

    Evet, belki ilk kez duyacaksınız: Vali Kübra Güran Yiğitbaşı çok başarılı bir belgesel senaristi ve yapımcısıdır. 2016 yılında hazırladığı “Kalplerin Direnişi” adlı 15 Temmuz belgeseli Boğaziçi Film Festivali’nde gösterilmiş ve TRT Belgesel’de yayınlanmıştı. Aynı dönemde sunduğu 13 bölümlük “Dijital Çağda Ebeveynlik” serisi de yine TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşmuştu. Son yıllarda Valilik sosyal medya hesaplarında ve tanıtım videolarında gördüğümüz o çarpıcı görüntü ve anlatım kalitesinin sırrı da işte bu yetenekte saklı aslında.

    BASILMIŞ 4 KİTABI, 6 BİLİMSEL MAKALESİ VAR


    Vali Hanım aslında iletişim, gazetecilik, televizyon ve medya alanında yüksek lisans ve doktora yapmış, akademisyen kimliğiyle tanınan bir bilim insanıdır. Biz Afyon’daki gazetecilerin hocası sayılır. Özellikle “Transmedya” başlıklı makalesini tüm meslektaşlarıma öneriyorum Umarım bir gün görev süresi bittikten sonra Afyonkarahisar basını üzerine de akademik bir çalışma yapar ve ilimiz basın tarihine değerli bir eser bırakır. Zira buna gerçekten Afyon Basın Mahallemizin kesinlikle ihtiyacı var.

    BİR RİCAM VAR AFYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NA

    Bu vesileyle, gecikmiş de olsa, İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar İl Müdürlüğü’nden ricam: Kısa zamanda ilimizdeki tüm gazetecilerin katılacağı kapsamlı bir iletişim semineri düzenlemesi olacak. 3,5 yıldır izlediğimiz Vali Hanımdan, Marmara Üniversitesi’nde verdiği “Araştırmacı Gazetecilik”, “Medya ve Sivil Toplum”, “İletişim Etiği” ve “Yazarlık Atölyesi” gibi derslerden bizlere de bir seminer vermesini çok isterim. Ayrıca Vali Hanımın yayınlanmış 10 eserine baktığınızda bir şey daha dikkat çeker: Çocuklar… Kendisinin çocuklar üzerine 1 kitabı ve 2 makalesi olduğunu ayrıca belirtmek istiyorum.

    ÇOCUKLARA VE AİLEYE ÇOK DÜŞKÜN

    Akademik çalışmaları da bunu doğruluyor zaten: Çocuk iletişimi ve gelişiminin özel ilgi alanı olduğunu kendisini yakından tanıyanlar her fırsatta ifade ediyor. Dikkat edileceği üzere sosyal medya paylaşımlarının büyük kısmının çocuklarla ve ailelerle dolu şekilde olduğu görülüyor. Valilikten akşam eve dönerken bile çocuklar yolunu kesip fotoğraf çektirmek istiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcılığı döneminde de bu alandaki çalışmalara ağırlık verdiğini araştırmacı bir gazeteci olarak iyi biliyorum. İşte bu yüzden halk arasında “Devlet Ana” deniyor. Sağlık, sosyal hizmetler ve Türk aile yapısının güçlendirilmesi konusundaki hassasiyeti, devletine ve milletine bağlılığı herkesçe gözlemleniyor. İşte benim merceğimden Kübra Güran Yiğitbaşı… Kendisini öncelikle bir Vali hemen ardından mesleki anlamda bir hocamız olması yönü olmak üzere tanımaktan oldukça mutluyum.

  • Çiftçi Eylemi Sınır Kapılarında Trafiği Durdurdu

    Çiftçi Eylemi Sınır Kapılarında Trafiği Durdurdu

    Yunanistan’da çiftçilerin artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle başlattığı protesto, Türkiye-Yunanistan sınırında ciddi ulaşım sorunlarına neden oldu. Traktörleriyle Kipi Gümrük Kapısı’nı kapatan çiftçiler, İpsala Sınır Kapısı’ndan geçişi tamamen durdurdu.

    Tırlara 24 Saat Geçiş Yasağı

    İpsala Kaymakamı Ömer Sevgili, tır geçişlerinin yaklaşık 24 saat boyunca durdurulduğunu ve sadece zorunlu hâllerde küçük araçların geçişine izin verileceğini açıkladı. Tırlar Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarına yönlendiriliyor.

    Küçük Araçlarda Kontrollü Geçiş

    Yoğunluk nedeniyle küçük araçların geçişleri de zaman zaman aksıyor. Trafik yer yer tamamen durma noktasına geliyor. Aciliyeti olmayan araçlara sınırlı ve kontrollü geçiş uygulanıyor.

    Alternatif Kapılara Yönlendirme

    Yetkililer, sürücüleri Pazarkule-Kastanies başta olmak üzere alternatif kapılara yönlendiriyor. Ancak Yunanistan genelindeki geniş çaplı çiftçi protestoları nedeniyle bu güzergâhlarda da zaman zaman aksamalar yaşanabileceği belirtiliyor.

  • 2.BELEDİYE ÇARŞISI; 55 MÜLK SAHİBİ VE BURCU KÖKSAL

    2.BELEDİYE ÇARŞISI; 55 MÜLK SAHİBİ VE BURCU KÖKSAL

    1 AY ÖNCE BİR ARAYA GELDİK

    Bir zaman önce yıkılan ve şu anda Otopark olarak kullanılan 2.Belediye Çarşısının Mülk Sahiplerinin bir kısmıyla, Muhammed Aydınalp ve Zafer Gaser’in şahsımı Gazeteci olarak davetleri ve ev sahipliğinde bir araya gelme imkânımız oldu.  Yaptığımız sohbete katılanlar bana anlattı, ben kendilerini uzun uzun dinledim. Tek tek hepsine selamlarımı sunuyorum. İnşallah bu yazımız müjde gibi bekledikleri çözüm yönünde naçizane bir adım olur, şahsımın kaleme aldığı bu yazı vesile olur ve hızlı bir şekilde sonuca ulaşmak için tüm Resmi adımlar atılır kendileri için. Bu nokta da, yazmış olduğum bu yazının kronolojik zaman itibarıyla bugün için hayatta olan Tüm Belediye Başkanlarının dönem çalışmaları süreçleri nezdinde kendilerine cevap hakkı doğuracak bir nitelikte kaleme alınmadığını,  tümüyle acil olarak bugün çözüme gidilmesi noktasında; Kamuoyu ile konu paylaşımı yapıldığını ilanen arz ediyorum. Hayırlısı diyerek anlatmaya başlayalım. Hadi Buyurun.

    İLK ÖNCE TARİHÇESİNİ HATIRLAYALIM

    1994 yılında, Merhum Belediye Başkanı Erdal Akar döneminde şu anda bulunan 1.Belediye Çarşısının tam arkasında inşa edilmeye başlayan 2. Belediye Çarşısı dönemin birbirine 1. Çarşı ile tünel bağlantısının olduğu önemli Ticaret Merkezlerinden birisi olarak İlimize kazandırılmıştı. Yapımı birkaç yıl süren 2. Belediye Çarşısı Ankaralı bir Müteahhit yüklenici firma tarafından toplam 7.000 M2 arsa üzerine 3 alt kat otopark ve üst 3 kat ticari dükkânlar şeklinde toplam 6 kat olarak inşa edilmişti. Toplam inşaat alanı 19 Bin 600 MR olan çarşıda dükkân satışlarının Erdal Akar ve diğer Belediye Başkanları döneminde ihtiyaç duyuldukça satılması noktasında toplam 55 Dükkân yıllar içinde 30 dan dan fazla Mal Sahibinin oldu. Net olmamakla beraber şu anda ki hisse dağılımlarının % 74’ ünün Afyonkarahisar Belediyesinin, % 26’sının Kat Maliklerinin olduğunu bana mülk sahipleri ilettiler. Tabi ki en net bilgiler Belediye ve Tapu Sicil kayıtlarında mevcut. Bu bilgiler devamında 2015 yılında Depreme Dayanıksız Raporu verilen binanın yıkım kararı ilgili tebligat Resmi Kurumlar tarafından Kat Maliklerine iletildi. 2015 yılından, 2022 yılının son aylarına kadar yıkımın gerçekleştirilmediği çarşıda aktif ticaret ve otoparklar bilfiil hizmet vermeye devam etti. Sonrasında 2023 yılının başında ise 2. Belediye Çarşısının yıkımı gerçekleştirildi. Yıkılan Alandan çıkarılan hafriyat ile doldurma yapılarak bırakılan boş alan kısa bir süre içerisinde Afyon Halkı tarafından ücretsiz otopark alanı olarak kullanılmaya başlandı. Konunun tarihçesi pratik şekilde böyle.

    BAKALIM SONRASINDA NELER OLMUŞ

    Yıkım sonrası binadan çıkarılan hafriyatlar ile mevcut kort doldurması yapılmasıyla alanın Afyonkarahisar Halkı tarafından otopark olarak kullanılmaya başlandığını az önce belirtmiştim. Bakın ondan sonraki süreçte ne oluyor? 2023 Yılının başında yıkım gerçekleştirildikten bir süre sonra Afyonkarahisar Belediyesi, Kat Maliklerine biçmiş olduğu bir değer üzerinden hisselerini Belediyeye devretmeleri noktasında bir teklifte bulunuyor. Kat Malikleri, bize yaptığınız teklif zamanın Bayraktepe Mezarlığında ki Kabir Ücretlerinden daha düşük örneği ile itiraz ediyorlar. Ardından ilgili Mahkemeye başvurarak Gerçek Değerin Bilirkişi Komisyonu tarafından yapılması için Değer Tespit Davası açıyorlar. Bir süre sonra Bilirkişi Komisyonu Raporunu hazırlıyor. Bilirkişi Komisyonun hazırladığı Raporda verilen Metrekare değerinin, aylar öncesi Afyonkarahisar Belediyesinin teklif ettiği Metrekare değerinin oldukça üstünde görülüyor. Bu noktadan sonra taraflar arasında bir daha Resmi bir görüşme ve temas kesinlikle gerçekleşmiyor. Son olarak ilgili evrakların tamamlanması noktasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kat Maliklerine 6306 Sayılı Kanuni Haklar kapsamında 18 Ay boyunca Kira Destek Bedeli Ödemesi yapıyor ve bu ödemelerde 18 ay sonra sona eriyor. Mülk Sahipleri ile bir araya geldiğimizde aktardıkları bilgiler ve kronoloji bu şekilde.

    ZORLUKLARLA MAL SAHİBİ OLDUK

    O gün kendileriyle bir araya geldiğimiz ortamda; bazı Kat Malikleri satışların ihtiyaç duyuldukça yapıldığı dönemlerde Mal Sahibi olmak için maddi anlamda birçok zorluk yaşadıklarını ifade ettiler bana. Sistem olarak, İhale sonrası aldıkları İşyerlerinin 3 te 1 lik ödemesinin peşin geri kalanların ise ortalama 1 yıl vadeli olarak gerçekleştirdiklerini söylediler. Kat Malikleri, bazılarımız ön peşinat için ellerinde olan altınları bozdurdu, mesken olan konutlarını sattı, hatta bir Kat Maliği, Emekli ikramiye parasının tümünün üzerine kredi çekerek ön peşinatı tamamladığını hep birlikte olduğumuz ortamın sonunda ayrılırken vedalaşmamız esnasında söyledi. Bahsettikleri döneme göz atacak olursak; Kat Malikleri zorluklarla sahip oldukları iş yerlerinin bulunduğu çarşının o dönemin Afyonkarahisar’ının en değerli ve prestijli projelerinden birisi olma özelliğini taşıdığının altını çizdiler.

    PEKİ ŞİMDİ NE İSTİYORLAR DERSENİZ

    İstedikleri tek bir dilekleri var. Yaklaşık 2 yıl 10 aydır yani ortalama 1033 gündür kangren haline geldiğini düşündükleri sorunlarının çözümü için ortak bir zemin bekliyorlar. Çarşının yıkılmasıyla oluşan maddi zararların artık ekstradan 5-6-7 yıl gibi bir zamana daha yayılmasını istemiyorlar. Yıkılan İş yerleri için hala Emlak Vergisi ödemeye devam ettiklerini söylüyorlar. Afyonkarahisar Belediyesi ile her türlü görüş alışverişi, fikir ve projeye açık olduklarını belirtiyorlar. Mevcut süreci diğer Kat Malikleri adına da  manen  yakından takip eden ve aynı zamanda Kat Maliklerinden olan  Muhammed Aydınalp ve Zafer Gaser,i en kısa sürede Başkan Köksal ve Belediye Meclisi bizi dinlemek için davet ederse; Kat Maliklerinden oluşacak bir heyetle detaylı olarak Belediye Meclisine bilgi vermek istediklerini belirtiyorlar. Kat Malikleri, mağduriyet sorunu geçen sürede hem madden hem de manen bizleri çok yordu, ortak istişare ile çözüme gitmenin önünde hiçbir engel yok diyorlar.

    BU SÜREDE DAHA BÜYÜK BİR KAYIP YAŞANDI

    2. Belediye Çarşısı Kat Malikleri, yüzde 74 lük hissesi Afyonkarahisar Belediyesine ait olan ve 2023 yılından bu yana Halk tarafından ücretsiz otopark olarak kullanılan mevcut alanın; Belediye tarafından diğer ücretli otoparklar gibi çalıştırılma durumu olsaydı; bizlerin mağduriyetini giderecek finansal kaynağın büyük bir bölümü Tasarruf Tedbirleri dışında sağlanırdı diye düşünüyorlar. Hatta bu nokta da hazırladıkları bir sunumun ellerinde hazır olduğunu ve Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Belediye Meclisi Üyelerinden davet gelmesiyle detaylı bilgi sunumu yapabileceklerini önemle belirtiyorlar.

    ÇÖZÜM BURCU KÖKSAL VE MECLİSTİR DİYORLAR

    2. Belediye Çarşısı Kat Malikleri Burcu Köksal’ın, Belediye Başkanlığı döneminde mağduriyetlerinin giderileceğine inandıklarını ve seçim dönemi içerisinde kendilerine belirttiği çözeceğim yaklaşımına itimat ettiklerini ifade ederlerken; konuya TBMM Milletvekilliği döneminden bu yana kendisinin hâkim ve bilgi sahibi olmasının önemli bir kazanımları olduğunu üzerine basarak belirtiyorlar. Bu noktada, başta Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın, Kat Malikleri heyeti ile yakın zamanda bir araya geleceğine, Belediye Meclisine davet ve istişare konusunda iletişime geçilmesini sağlayacağına yürekten inanıyorum. Şimdiden Hayırlısı olsun ve 2.Belediye Çarşısı Kat Maliklerinin sorunlarının 2 Yıl 10 Ay sonra çözülmesi noktasında İnşallah bu yazı vesilesiyle hayırlı bir adım atılmış olsun.

  • Dünyaca Ünlü Şef Stéphane Jakić, Başkent Üniversitesi’nde Gastronomi Tutkunlarıyla Buluştu

    Dünyaca Ünlü Şef Stéphane Jakić, Başkent Üniversitesi’nde Gastronomi Tutkunlarıyla Buluştu

    Ferrandi Paris iş birliğiyle Ankara’da iki gün süren özel gastronomi atölyesi

    25 Kasım 2025 Salı ve 26 Kasım 2025 Çarşamba günlerinde, Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü Thermopolium Gastronomi Akademisi’nde gerçekleştirilen atölyelere öğrenciler, profesyoneller, medya mensupları ve gastronomi meraklıları katıldı.

    Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen masterclass ve gastronomi etkinliklerinde aktif olarak yer alan Şef Stéphane Jakić, ilk kez Türkiye’de, Başkent Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gastronomi profesyonelleri, mutfak sanatları meraklıları ve öğrencileriyle bir araya geldi. Yaratıcılığı, yenilikçi yaklaşımı ve mükemmelliğe bağlılığıyla tanınan Şef Jakić, katılımcılara hem Fransız mutfağının hem de Akdeniz mutfağının klasik ve çağdaş tekniklerini harmanlayan uygulamalı bir eğitim verdi. Atölye boyunca katılımcılar teknik becerilerini geliştirme ve Fransız mutfağının estetik ve kültürel zenginliklerini yakından tanıma fırsatı buldu. Atölye sonunda katılımcılara Başkent Üniversitesi ve Ferrandi Paris onaylı katılım belgesi verildi.

    İki Günlük Özel Program: Yıldızlar Buluştu

    İki günlük bu özel programın ilk gününde, şef Stéphane Jakić, Başkent Üniversitesi’nin Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Aşçılık ve Beslenme ve Diyetetik Bölümlerinin öğrencileriyle uygulamalı bir eğitim gerçekleştirdi. Başkent Üniversitesi insan sağlığını ve esenliğini koruma ve geliştirmeye dair eğitim-öğretim odağıyla, sürekli iyileştirmeye dayalı kalite anlayışıyla ve dünyanın en iyi mutfaklarından biri olan Türk mutfağını farklı mutfaklarla buluşturmaya yönelik girişimleriyle öne çıkarken öğrencilerine de ayrıcalıklı bir program sundu. Programda öğrenciler Şef Jakić ile Fransız “fine dining” geleneğini yansıtan seçkin bir menü hazırladı.  Programın öğleden sonrasında Şef Jakić medya mensuplarıyla bir araya geldi.

    İkinci gün ise Başkent Üniversitesi’nin sağlık ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hazırlanmış Akdeniz esintileriyle bezeli menü ve etkinlik sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ankara Ticaret Odası üyeleri ve gastronomi meraklılarının katılımıyla hazırlandı.

    Gastronomide Yaratıcılık, Sağlık ve Sürdürülebilirlik Bir Araya Geldi

    Başkent Üniversitesi ve Ferrandi Paris iş birliği, öğrencilere ve profesyonellere uluslararası standartlarda bir öğrenme ve uygulama fırsatı sunuyor. Şef Stéphane Jakić’in liderliğindeki program, yalnızca teknik becerileri değil, aynı zamanda gastronomiye sanatsal, sağlık odaklı ve sürdürülebilir bir bakış kazandırmayı hedefledi.

    Ankara’nın Turizm ve Gastronomi Vizyonuna Güçlü Bir Katkı

    Etkinliğin kapanış töreninde Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası Başkan Vekili Temel Aktay, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Türkiye Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV)  Başkanı Veli Sarıtoprak, TÜRSAB Orta Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Muhammet Sarıtaş, OSTİM Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) Başkanı Esat Hisarcıklılar, Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, İç Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) Genel Başkanı Mehmet Akyürek başta olmak üzere çok sayıda Ankaralı iş insanı, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Ferrandi Paris Uluslarası Proje Müdürü Nicolas Caillard Başkent Üniversitesi ile yapmış oldukları iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek ilerleyen dönemde Başkent Üniversitesi ile çalışmaların yoğun bir biçimde devam edeceğinin altını çizdi.

    Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş, kapanış töreninde yaptığı konuşmada, Ferrandi Paris iş birliği kapsamında turizm işletmeciliğinde tezli yüksek lisans programını, turizm işletmeciliği ve gastronomi alanlarında sunulan Erasmus ve staj imkânlarını ile uygulamalı atölye çalışmalarını, Başkent Üniversitesi’nin uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye, küresel ölçekte rekabet edebilir bir eğitim modeli oluşturmaya ve öğrencilerin uluslararası akademik ve profesyonel deneyimlerini güçlendirmeye yönelik stratejik adımların önemli bir parçası olarak değerlendirdiğini ifade etti. Rektör Prof. Dr. Hakan Özkardeş, Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın vizyoner liderliğinin bu tür uluslararası iş birliklerinin önünü açtığını, Üniversitenin bilim, eğitim ve topluma hizmet misyonunun temelinde de bu vizyonun yer aldığını vurguladı.

    Törende konuşan Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Başkent Üniversitesi ile Ferrandi Paris arasındaki iş birliğinin Ankara’nın turizm, gastronomi ve hizmet sektörlerinde nitelikli istihdamı artıracak önemli bir adım olduğunu belirtti. Baran, üniversite–sektör iş birliklerinin hem kent ekonomisinin güçlenmesine katkı sağladığını hem de gençlerin uluslararası standartlarda eğitim alarak dünya çapında rekabet edebilir hale gelmesine imkân tanıdığını ifade etti. Ayrıca, ATO olarak bölgede gastronomi turizminin gelişmesi, yerel işletmelerin küresel pazarlara açılması ve genç girişimcilerin desteklenmesi için üniversitelerle ortak projelere büyük önem verdiklerini dile getirdi.

    Şef Stéphane Jakić – Biyografi
    Fransız mutfağının köklü temsilcilerinden Şef Stéphane Jakić, Fransa’nın en prestijli gastronomi okullarından FERRANDI Paris’te Fransız Mutfağı Programı Eğitim Şefi olarak görev yapmaktadır. Klasik Fransız mutfağını çağdaş tekniklerle buluşturan Jakić, özgün tarzı, yaratıcılığı ve öğretici yaklaşımıyla uluslararası gastronomi dünyasında saygı gören bir isimdir. Gastronomide sürdürülebilirlik ve çevresel etik konularına büyük önem veren Şef Jakić, özellikle sürdürülebilir balıkçılık ve deniz ürünleri mutfağı üzerine yürüttüğü çalışmalarla tanınmaktadır. Mutfakta çevre bilinciyle sanatı bir araya getiren yaklaşımıyla yeni nesil şeflere ilham vermektedir.

  • Son Dakika Şanlıurfa Adliye Emanet Bölümünde Patlama: 4 Yaralı

    Son Dakika Şanlıurfa Adliye Emanet Bölümünde Patlama: 4 Yaralı

    Olay, Haliliye ilçesi Paşabahçe Mahallesi’nde bulunan Şanlıurfa Adliye binasında gerçekleşti. İddiaya göre, emanet bölümünde bulunan bir elektronik cihazın patlaması sonucu 4 kişi yaralandı.

    Yaralıların Müdahalesi

    Olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı.

    Patlamayla ilgili adli ve teknik incelemelerin başlatıldığı bildirildi.

  • (Foto Galeri) – Kapadokya’da balonlar bu kez öğretmenler için havalandı

    (Foto Galeri) – Kapadokya’da balonlar bu kez öğretmenler için havalandı

    Nevşehir’de 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında; Ürgüp Kaymakamlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen programda, Ürgüp Festival alanında bir araya gelen 110 öğretmen, sıcak hava balonlarına bindi. Balonlarla yaklaşık bin metreden Kapadokya’nın eşsiz güzelliğini deneyimleme fırsatı bulan öğretmenler, 45 dakikalık tur sonrası iniş yaptı.

    ‘HATIRLANIYOR OLMAK, BİZİ MUTLU ETTİ’

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)

    Kapadokya Alev Alatlı Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Özge Yozgat, “Ürgüp Kaymakamlığımız tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliği için balon turu hediye edildi. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde balona binmiş olanlar da vardır ama ilk defa binecek olanlar da vardır. Bu şekilde hatırlanıyor olmak, bizi mutlu etti” dedi. Öğretmen İzzet Erdem, “Böyle bir etkinliği düzenleyen, bu anlamlı günde bizi unutmayan Ürgüp Kaymakamlığımıza öğretmenler adına çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    ‘ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİK’

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)

    Öğretmen İbrahim Özcan, “Böyle bir organizasyonda yer almak, bizi gerçekten çok mutlu etti. Duygularımız çok farklı, sabahleyin çocuklar gibi şen bir şekilde kalktık ve buraya geldik. İlk defa Kapadokya bölgesindeki balon turuna da katılmış olacağız. Bizim için çok güzel bir Öğretmenler Günü etkinliği oldu. Bu etkinliğe sebep olan başta Ürgüp Kaymakamımız, Ürgüp İlçe Milli Eğitim Müdürümüz ve balon firmasına teşekkür ediyoruz. Gördüğünüz gibi arkadaşlarda burada çocuklar gibi şen. Bizim için güzel bir motive oldu” dedi. Öğretmen Sevilay Atak da “Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Buradan şehit öğretmenlerimizi anıyoruz” dedi.

    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
    Kapadokya’da, 110 öğretmen, 24 Kasım etkinliği kapsamında sıcak hava balonlarını binip, güzel manzaranın keyfini çıkardı. Fotoğraf: Ahmet KORKMAZER/Nevşehir,(DHA)
  • Tesadüfün Bu Kadarı: ‘Hafize’ İsimli 3 Kadın Aynı Gün Hayatını Kaybetti

    Tesadüfün Bu Kadarı: ‘Hafize’ İsimli 3 Kadın Aynı Gün Hayatını Kaybetti

    Edinilen bilgiye göre, Elazığ’da aynı gün içerisinde Hafize isimli 3 yaşlı kadın hayatını kaybetti. 3’ününde isminin aynı olması ve aynı gün vefat etmesi tesadüfün böylesi dedirtti. 3’ünün de cenazesi kentteki farklı camilerde kılındı. 79 yaşındaki Hafize Demirağ ve 60 yaşındaki Hafize Aydemir asri mezarlığına, 77 yaşındaki Hafize Küçüktağ ise Maden ilçesine bağlı Hatun köyüne defnedildi.

  • Kazakistanlı öğrencilerin Süper Kupa heyecanı

    Kazakistanlı öğrencilerin Süper Kupa heyecanı

    Final müsabakasına Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ile Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosu Bayurzhan Akatayev de katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu.

    Tribünlerde renkli görüntülerin oluştuğu karşılaşma, centilmence geçen mücadele ve fair play örnekleriyle dikkat çekti. Turnuva boyunca üstün performans sergileyen takımlar finalde kıyasıya yarışırken, müsabaka sonunda dereceye giren öğrencilere kupa ve madalyaları Vali Yardımcısı Ayrancı ile Başkonsolos Akatayev tarafından takdim edildi. Öğrenciler, bu organizasyonun hem sosyal dayanışmayı artırdığını hem de Afyonkarahisar’da kendilerini daha güçlü bir topluluk olarak hissettirdiğini dile getirdi. Yetkililer, benzer etkinliklerin gençler arasında kültürel kaynaşmayı artırarak dostluk bağlarını pekiştirdiğini belirtirken, Afyonkarahisar’ın uluslararası öğrencilere yönelik etkinliklerde daha aktif bir merkez haline gelmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.

  • ÖZEL HABER – MasterChef Nigar Akyıldız, çekimlere ilimizden başladı: İLK ROTA AFYONKARAHİSAR

    ÖZEL HABER – MasterChef Nigar Akyıldız, çekimlere ilimizden başladı: İLK ROTA AFYONKARAHİSAR

    “Nigar ile Lezzet Yolu”nun açılış bölümü gastronomi şehri Afyonkarahisar’da çekiliyor. Ünlü şef ve 2024 MasterChef yarışmacısı Nigar Akyıldız, ilimizin yöresel mutfağını, kültürel zenginlikleri, tarihi dokusu ile kentin öne çıkan lezzetlerini tanıttı.

    Kanal 3 ekranlarında çok yakında yayınlanacak olan “Nigar ile Lezzet Yolu” programının ilk çekimleri, Türkiye’nin gastronomi başkentleri arasında gösterilen Afyonkarahisar’da başladı. Ünlü şef ve 2024 MasterChef yarışmacısı Nigar Akyıldız, programın açılış bölümü için Afyonkarahisar’ın yöresel mutfağını, kültürel zenginliklerini ve tarihi dokusunu yerinde keşfe çıkarak kentin öne çıkan lezzetlerini izleyicilerle buluşturdu. Akyıldız’ın Afyonkarahisar’daki çekimleri hem kentte büyük ilgi gördü hem de şehrin gastronomi turizmine önemli katkı sağladı.

    VALİ DOÇ. DR. KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI, PROGRAM EKİBİNİ MAKAMINDA KABUL ETTİ


    Program çekimlerinin ilk gününde Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Kanal 3 Bölge Koordinatörü Berna Türksoy ve Şef Nigar Akyıldız’ı makamında kabul etti. Vali Yiğitbaşı, kabul sırasında yaptığı açıklamada Afyonkarahisar’ın hem Türkiye hem de dünya gastronomisi açısından büyük bir marka haline geldiğine dikkat çekti. Şehrin geleneksel lezzetlerinin son dönemde yeniden yükselişe geçtiğini ifade eden Yiğitbaşı; Sucuk ve pastırmada alınan AB Coğrafi İşaret Tescili, köklü yemek kültürü, 7 yıldır devam eden Uluslararası Gastronomi Festivali, termal ve doğa turizmi ile şekillenen gastronomik çeşitlilik gibi unsurların Afyonkarahisar’ı benzersiz bir destinasyon haline getirdiğini belirtti. Şehrin konaklama kapasitesi, turizm altyapısı ve misafirperver insanıyla Türkiye’nin en güçlü gastronomi şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, “Afyonkarahisar her yönüyle keşfedilmeye değer bir şehir. Bu programın şehrimizin tanıtımına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

    BELEDİYE BAŞKANI BURCU KÖKSAL: AFYONKARAHİSAR LEZZETLERİYLE ÖRNEK BİR ŞEHİR


    Programın şehirdeki ziyaretleri kapsamında Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da Şef Nigar Akyıldız’ı makamında ağırladı. Köksal, program için özel bir röportaj vererek gastronominin Afyonkarahisar turizmine olan etkisini değerlendirdi. Başkan Köksal, Afyonkarahisar’ın yüzlerce yıllık yemek kültürünün, bugün uluslararası platformlarda bile karşılık bulduğunu belirterek şunları söyledi: “Afyonkarahisar’ın lezzetleri sadece damak tadı değil, bir kültür mirasıdır. Bu şehirde her yemek ayrı bir hikâye barındırır. Hem yerli hem yabancı tüm misafirlerimizi bu eşsiz tatları yerinde deneyimlemeye davet ediyorum.” Köksal ayrıca, gastronomi yatırımlarının ve tanıtım çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

    THE S CAFE BISTRO’DA TANDIR ÇORBASI VE ETLİ SEBZELİ LOKUM


    Programın ilk çekim durağı ise Sayın Vakfı’na bağlı The S Cafe Bistro oldu. Nigar Akyıldız burada Afyonkarahisar mutfağının en özel lezzetlerinden tandır çorbası ve etli sebzeli lokum yemeklerini ustalar eşliğinde hazırladı. Hazırlık süresince hem geleneksel pişirme tekniklerini anlattı hem de bölgenin gastronomik mirasını ekrana yansıttı. Akyıldız’ın ustalarla gerçekleştirdiği sohbetler keyifli görüntülere sahne oldu. Tandır çorbası ve etli sebzeli lokumun yapım aşamaları detaylarıyla anlatılırken, programın bu bölümü Afyonkarahisar’ın tanıtımı açısından önemli bir vitrin oluşturdu.

    GASTRONOMİ KONAĞI’NDA ZÜLBİYE, SARMALAR VE EKMEK KADAYIFI


    Şehrin gastronomi mirasını detaylıca tanıtmayı amaçlayan program, ikinci durağında Gastronomi Konağı’na geçti. Akyıldız burada Afyon mutfağının köklü tatlarını hazırladı: Zülbiye, ince işçilik gerektiren yaprak sarma, bölgeye özgü sade ekmek kadayıfı ve Afyon’un meşhur vişneli ekmek kadayıfı. Ünlü şef bu tariflerin püf noktalarını izleyiciler için paylaştı. Özellikle ekmek kadayıfının yöresel sunumu, programın öne çıkan lezzet sahneleri arasında yer aldı.

    3 BİN YILLIK FRİGYA AYAZİNİ’NDE KÖY SOFRASI KURULDU


    Akyıldız’ın Afyonkarahisar çekimlerinin en etkileyici duraklarından biri de 3 bin yıllık Frigya Ayazini oldu. Tarihi atmosferiyle öne çıkan bölge, çekimlerde hem doğal bir plato hem de kültürel bir sahne oluşturdu. Burada yöre halkıyla bir araya gelen Nigar Akyıldız, geleneksel Frigya köy sofralarında gözleme ve katmer yaptı. Yöresel ezgiler eşliğinde gerçekleşen çekimlerde hem bölgenin tarihi zenginliği hem de sıcak köy kültürü izleyiciye aktarıldı.

    AFYON ÇARŞISINDA LOKUM TADIMI VE VATANDAŞLARLA RENKLİ ANLAR


    Program çekimleri kent merkezinde de devam etti. Nigar Akyıldız, Afyon’un ünlü çarşısını gezerek farklı lokum çeşitlerini tattı, esnafla sohbet etti ve vatandaşlarla hatıra fotoğrafları çektirdi. Afyonkarahisar’ın sokak kültürü, samimiyeti ve lezzet gelenekleri bu bölümde ekrana taşındı. Kent merkezindeki lezzetleriyle ünlü Kayrak Börek, Öztaylan Lokumculuk, İkbal Lokumculuk, Zekiler Şarküteri, Mühsürler Et ve Musakka Restorant’a konuk olan Akyıldız, Afyonkarahisar’ın lezzetlerini izleyicilere tanıtma fırsatı buldu.

    MEVLEVİ KONAĞI’NA ÖZEL ZİYARET

    Mevlevi Konağı’nı da ziyaret eden Akyıldız, Mevlevi Kültürünü Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hacer Aran’dan bilgiler aldı. Mevleviliğin Konya Asitanesi’nden sonra ikinci ziyaret mekanı olarak Afyonkarahisar Mevlevihanesi, ilimizin en uğrak noktalarından birtanesi… Kentteki sivil toplum kuruluşları her yıl Hazreti Mevlana Celalettin Rumi’yi çeşitli etkinliklerle anarak Mevlevilik kültürünü yaşatıyor. Daha sonra Ulu Cami, Afyon kalesi ve renkli tarihi sokaklar ziyaret edildi.

    “NİGAR İLE LEZZET YOLU” ÇOK YAKINDA KANAL 3’TE


    Afyonkarahisar’da çekilen bu geniş kapsamlı açılış bölümü, hem şehrin gastronomi zenginliğini hem de kültürel çeşitliliğini izleyiciye sunmaya hazırlanıyor. Tandır çorbasından zülbiyeye, ekmek kadayıfından lokuma kadar pek çok yöresel tat ekranlara gelirken; tarihi Frigya’dan şehir çarşısına kadar uzanan rota izleyiciye benzersiz bir deneyim yaşatacak. “Nigar ile Lezzet Yolu” çok yakında Kanal 3 ekranlarında başlıyor. Bu program kaçmaz!

  • Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    AFSÜ Diş Acil Polikliniğinin ilk misafiri, 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Erdem Ege oldu. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, AFSÜ Diş Acil Polikliniği’nin hizmet vermeye başladığı ilk gün sabah saatlerinde, ADSUAM’da incelemelerde bulunarak Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Evcil, ADSUAM Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Akpınar ve görevli personelimizden bilgi aldı.

    AFSÜ’NÜN 7/24 DİŞ ACİL HİZMETİ TÜRKİYE’DE BİR İLK


    Acil polikliniğin, hafta içi günlerde saat 17.00’dan ertesi gün sabah 08.30’a kadar, hafta sonları ise Cuma 17.00’dan pazartesi sabahı 08.30’a kadar hasta kabul edeceğini açıklayan Prof. Dr. Aslan, “Halkımızın, AFSÜ’nün güvenilir uzman kadrosundan 7/24 diş acil hizmeti almakla ilgili beklentisini gidermek bizlere nasip oldu. Bu uygulamamız, Türkiye’deki üniversitelerin bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri arasında da bir ilk olma özelliği taşıyor. Afyonkarahisar’ımıza ve bütün hemşerilerimize hayırlı olsun.” dedi. Prof. Dr. Aslan, AFSÜ’nün vizyoner yönetim anlayışının ve öncü rolünün somut bir yansıması olan Diş Acil Polikliniği uygulamasının, Afyonkarahisar’da sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

    MESAİ SAATLERİ DIŞINDA DA HİZMET VERECEK


    Prof. Dr. Aslan, “Teknik altyapıya ve mevzuata dair hazırlıklarımızı tamamlayarak, tam da vadettiğimiz tarihte bu önemli hizmeti halkımıza sunmaya başlamamızda emeği geçen bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Prof. Dr. Aslan şunları söyledi: “İki hekim, hemşire ve yeterli sayıda yardımcı sağlık personeli ile yola çıktığımız AFSÜ Diş Acil Polikliniğinde ekibimiz, mesai saatleri dışında vatandaşlarımızın karşılaştığı ani diş ağrıları, travmalar ve enfeksiyonlar için hizmet verecek. Buraya ani diş ağrısı, diş apsesi, diş, çene ve yüz travması ile başvuran vatandaşlarımıza, diş çekimi, apse drenajı, diş ağrılarını dindirme ve travma tedavisi gibi işlemler yapılacak.”

    “NİTELİKLİ BİR AKADEMİK KADROYA SAHİBİZ”


    On dört yıl önce, 2011’de kurulan Diş Hekimliği Fakültemiz bünyesinde, 2012 yılından bu yana hasta kabul ediliyor. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili hemen tüm alanlarda nitelikli bir akademik kadroya sahibiz. Bu kurumsal tecrübe birikimini ve kalifiye insan sermayemizi halkımızın sağlık hizmetlerine en efektif biçimde sunmak bizim için bir zorunluluktur. Bu bilinçle ve kararlılıkla hem ADSUAM bünyesinde hem de diğer birimlerimizde, personelimizin memnuniyetini de halkımızın beklentilerini de gözeterek, kalıcı adımlar atmaya inşallah devam edeceğiz.”

  • Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri, Belçika temasları kapsamında Türk toplumu, iş dünyası ve öğrencilerle kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyarete; Belçika–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ali Özkaya, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi İbrahim Yurdunuseven, Milletvekili Hasan Arslan, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ve Bayat Belediye Başkanı Halil İbrahim Bodur katıldı.

    DİPLOMATİK TEMASLAR VE İKİLİ İLİŞKİLER

    Heyet, Brüksel’de Türkiye’nin Büyükelçiliği ile çeşitli diplomatik temsilciliklerde görüşmeler yaptı. Ziyaretlerde Türkiye–Belçika ilişkilerinin siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

    TÜRK ESNAF VE İŞ DÜNYASIYLA BULUŞMA

    Program kapsamında milletvekilleri ve belediye başkanları, Belçika’daki Türk esnaflarını ve iş insanlarını ziyaret etti. Heyet, vatandaşların taleplerini dinledi; Türkiye’deki yatırım fırsatlarını aktararak iş dünyasını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet etti. Heyet, “Meslekte Birlik Proje Buluşması” çerçevesinde Brüksel’de üniversite eğitimi alan Türk öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilere kariyer planlaması, mesleki gelişim ve Türkiye’nin geleceğine katkı sunabilecekleri alanlara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.

    GURBETÇİLERLE SAMİMİ GÖRÜŞMELER

    Ziyaret süresince Emirdağlı gurbetçiler başta olmak üzere Belçika genelindeki Türk vatandaşlarıyla samimi buluşmalar yapıldı. Toplumun beklenti ve taleplerine yönelik karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

    YURDUNUSEVEN: BRÜKSEL, EMİRDAĞ’IN AVRUPA’DAKİ BAŞKENTİDİR

    İbrahim Yurdunuseven, Brüksel’de çok güçlü bir Emirdağ ve Afyonkarahisar nüfusu bulunduğunu vurgulayarak, memlekete yeni yatırımlar kazandırma hedefiyle MÜSİAD ve iş insanlarıyla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Emirdağ’ın son 10 yılda önemli bir atılım yaptığına, organize sanayinin hızla geliştiğine dikkat çekti.

    ÖZKAYA: GENÇLERİMİZİN BAŞARISI GURUR VERİYOR

    Ali Özkaya, Belçika’daki hemşerilerin güçlü bağlarını ve artan refah seviyesini memnuniyetle gözlemlediklerini ifade etti. Avrupa’da eğitim alan gençlerin Türkiye’ye donanımlı şekilde dönecek olmasının büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.

    ARSLAN: NEREDE BİR TÜRK TOPLULUĞU VARSA BİZ ORADAYIZ

    Hasan Arslan, Avrupa’daki Türk toplumunun güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, milletvekili olarak vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemenin önemine değindi. Hemşerilerin misafirperverliğine teşekkür eden Arslan, Türk topluluklarının her zaman yanında olacaklarını söyledi.

    TEMASLARIN BEKLENEN SONUÇLARI

    AK Parti heyetinin Belçika programının Türkiye–Belçika ilişkilerine katkı sağlaması ve yurt dışında yaşayan Türk toplumunun beklentilerine yönelik önemli adımlar atılması bekleniyor.

  • (Video) KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman Ankara’da! Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı

    (Video) KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman Ankara’da! Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı resmi törenle karşıladı.

    Konuk Cumhurbaşkanı Erhürman’ın makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan süvariler, protokol kapısına kadar eşlik etti.

    İlk ziyaret Türkiyeye: KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman Ankarada Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı

    Erdoğan, Erhürman’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Erhürman’ın tören alanındaki yerlerini almalarının ardından, 21 pare top atışı eşliğinde İstiklal Marşı çalındı.

    Erhürman, tören kıtasını, “Merhaba asker” diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Erhürman, birbirlerine heyetlerini takdim etti. Türkiye ve KKTC bayrakları önünde gazetecilere poz veren Erdoğan ve Erhürman, daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

    İlk ziyaret Türkiyeye: KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman Ankarada Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşıladı

    HANGİ KONULAR MASADA?

    İki lider görüşmesinde Kıbrıs meselesine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilecek ve Türkiye-KKTC ilişkileri ele alınacak.

    GÖRÜŞME SONRASI ORTAK BASIN TOPLANTISI

    Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Erhürman, ortak basın toplantısına katılacak.

    Törende, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.

  • Vakalar artıyor, Ülke statüsünü kaybetti

    Vakalar artıyor, Ülke statüsünü kaybetti

    Kanada hükümeti, Ekim 2024’ten bu yana kızamık vakalarının ülke genelinde yayıldığını açıkladı. Virüsün bulaşma hızı son dönemlerde yavaşlamış olsa da, salgın 12 ayı aşkın süredir sürüyor.

    Kızamıktan Arınmış Statü Kaybedildi

    Ülke çapında aynı suşun bir yıldan fazla yayılması, Kanada’nın “kızamıktan arınmış ülke” statüsünü kaybetmesine yol açtı. Yetkililer, statünün yeniden kazanılması için virüsün en az 12 ay boyunca yayılmaması gerektiğini belirtti.

    Aşılanma Oranı Kritik

    Açıklamada, salgının özellikle aşılanma oranı düşük topluluklarda devam ettiği vurgulandı. Yetkililer, aşılanmanın artırılmasıyla salgının kontrol altına alınabileceğini ifade ediyor.

  • Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Selanik’te Atatürk Evi’nin açılışını yaptı ve bir video paylaştı

    Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Selanik’te Atatürk Evi’nin açılışını yaptı ve bir video paylaştı

    Bakan Ersoy, NSosyal hesabından Selanik Atatürk Evi’nin görüntülerini paylaşarak, “Bir nar ağacının gölgesinde hatıralar yeniden canlanıyor. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te yeniden hayat bulan mirasının kapılarını bugün yeniden açıyoruz. Selanik’in dar sokaklarından milletimizin hafızasına uzanan bu emaneti ruhuna uygun bir şekilde ve tüm hatırasını koruyarak restore ettik. Ali Rıza Efendi’nin diktiği ağacın hala gölgesini düşürdüğü bu atmosfer bir çocuğun kurduğu hayallerin, bir milletin yolunu nasıl aydınlattığını hissettirecek. TİKA başta olmak üzere, milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu kıymetli mirası geleceğe taşıyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    BAKAN ERSOY AÇILIŞ TÖRENİNDE KONUŞTU

    Açılışta konuşan Bakan Ersoy, Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmanın yalnızca geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe karşı da bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

    Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın neresinde olursa olsun Türk kültürel varlıklarının sağlıklı biçimde korunmasına büyük önem verdiklerini vurguladı. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden birinin Selanik’teki Atatürk Evi olduğunu belirtti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Bakan Ersoy, Mustafa Kemal’in kendileri için taşıdığı anlamın sadece bir devlet adamı olmasından kaynaklanmadığını belirterek, “Onunla kurduğumuz güçlü bağ lider olmasının ötesinde daha derin anlamlar taşıyor. İşte bugün burada toplanmamıza vesile olan çalışmalarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan vefamızın ve onun aziz hatırasına olan saygımızın bir nişanesidir. Unutmamalıyız ki Atatürk’e vefa göstermek, cumhuriyete sahip çıkmak ve değerlerini korumak olduğu gibi aynı zamanda ülkemize ve geleceğimize karşı bir sorumluluğumuzdur. Bu vefayı göstermenin en etkili yolu ise onun düşüncelerine, fikirlerine sahip çıkmak, bu değerler ışığında yolumuza emin adımlarla ilerlemektir.” dedi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜNÜN BAŞLADIĞI YER

    Atatürk’ün doğduğu evin, yaşadığı yerlerin ve kişisel eşyalarının onun hayatına dair izler taşıdığına dikkat çeken Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçmişe, kültüre ve tarihe duyulan bağlılıkla Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak için çalıştıklarını vurguladı.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Tarihin en zor anlarında alınan kararların, atılan adımların ve bu kararların alındığı mekânların da milletin ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Ersoy, Atatürk’ün doğduğu evin sadece bir yapı olmadığını; Cumhuriyete giden yolun ilk adımlarını barındıran bu evin aslına uygun biçimde yaşatılmasının ve hikâyesinin gelecek kuşaklara aktarılmasının hayati önemde olduğunu dile getirdi.

    Bu tür yapıların ve mirasların geçmişi anlamada, geleceğe yön çizmede eşsiz birer rehber olduğunun da altını çizdi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    1953 RUHUNA UYGUN OLARAK YENİDEN HAYATTA

    Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün 1881 yılında doğduğu eve yönelik çalışmalar başlattıklarını belirterek şöyle konuştu:

    “Selanik’teki Atatürk Evi, 1875 yılından önceki bir tarihte yapılmış, 1878 yılında Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın mülkiyetine geçmiştir. Ali Rıza Efendi, 1879’da aynı parsele mevcut evin batısına iki katlı yeni bir ev daha yaptırmış ve bu ev Zübeyde Hanım’ın, eski ev de Ali Rıza Efendi’nin üzerine geçirilmiştir. Mustafa Kemal, 1881 yılında bu evde doğmuş ve babası Ali Rıza Efendi bu evde vefat etmiştir. 10 Kasım 1953’te, Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşındığı gün ise bu ev müze olarak açılmıştır. 1953’ün ardından çeşitli dönemlerde bu binada bakım ve onarım çalışmaları yürütüldü. Bakanlık olarak 2022 yılında ise evin restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları için geniş çaplı planlamaları yapıp, 19 Aralık 2024 tarihinde çalışmalara başladık. Çalışma boyunca da tüm süreci yakinen takip ettik. Atatürk Evi’nin restorasyonu kapsamında; iç mekân ve dış mekânda ahşap imalatlar ile tüm elektrik tesisatı yenilenmiş, sandık odası ve hamam özgün haline getirilmiş, çatının genel bakımı yapılmış ve bahçedeki duvarların genel bakımı ile avlu zeminin taş kaplaması tamamlanmıştır. Anı Evi’nin yeni hali Atatürk ve Ailesi Temalı Oda, Zübeyde Hanım’ın Odası, Etnografik Sergi, Evin Tarihçesi Temalı Alan ve Kütüphaneden oluşmaktadır. Proje, binanın bodrum katı evin tarihçesi, orta katı etnografik bilgiler ve üst katı ise Atatürk’ün Selanik yıllarını anlatacak şekilde tasarlandı. Yani bu restorasyon çalışmasını yaparken önceliğimiz Atatürk’ün doğduğu orijinal haline getirmekti. Bu noktada da temel noktamız, evin müze haline dönüştürüldüğü 1953 yılındaki hali oldu.”

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    TARİHİ ESERLER TEK TEK RESTORE EDİLDİ

    Bakan Ersoy, TİKA tarafından yürütülen Selanik Atatürk Evi Restorasyon ve Teşhir-Tanzim Projesi kapsamında önemli eserlerin de restore edildiğini belirtti.

    Ankara Cumhuriyet Müzesi Müdürlüğü envanterine kayıtlı 12 eser ile Selanik Atatürk Evi’nden getirilen bir adet Cumhurbaşkanlığı mührü replikasının yanı sıra, Edirne Müzesi Müdürlüğü’ne ait iki eserin restorasyon ve konservasyonunun Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından başarıyla tamamlandığını söyledi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Ayrıca, Selanik Atatürk Evi’nden Türkiye’ye getirilen ve Kırşehir Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilen 50 demirbaş eşya ile 1005 kitabın da konservasyon sürecinin tamamlandığını, tüm bu eserlerin sergilenmeye hazır hale getirildiğini ifade etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    EŞYALAR EVİNE DÖNDÜ

    Bakan Ersoy, Balkan Savaşları sonrasında Zübeyde Hanım’ın evinden ayrılarak Türkiye’ye geldiğini hatırlatarak, onunla birlikte getirdiği bazı eşyaların bugün yeniden ait olduğu yere, Selanik’teki Atatürk Evi’ne döndüğünü söyledi.

    Mustafa Kemal’in bebeklik dönemine ait eşyalar, Zübeyde Hanım’ın şahsi eşyaları ve Ali Rıza Efendi’ye ait tesbihler gibi aileye ait özel eşyalar ile mobilyaların yıllar sonra yeniden bu eve kazandırıldığını belirten Ersoy, geçmişte zaman zaman Türkiye’de sergilenen bu eserlerin artık ait oldukları yapının içinde yer almasının, evin atmosferine büyük katkı sağlayacağına inandıklarını ifade etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    ATATÜRK’E AİT BELGELER İLK KEZ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

    Bakan Ersoy, müzede yer alacak diğer obje ve belgeler hakkında da bilgi vererek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Atatürk’e ait az bilinen fotoğraflar, Ali Rıza Bey’in terekesi, Atatürk Evi’nin Ali Rıza Bey ve Zübeyde Hanım tarafından satın alındığına dair 1878 tarihli Osmanlı arşiv belgeleri, Mübadele sonrası Atatürk Evi’nin Zübeyde Hanım’dan Yunanistan Milli Bankası’na devrini gösteren 1925 tarihli Yunanca belge, Dışişleri Bakanlığı ve Selanik Başkonsolosluğu arşivlerinde yer alan plan, proje ve daha önce bilinmeyen fotoğraflar, Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın Atatürk Evi tablosu, Celal Bayar’ın Atatürk Evi ziyaretinin video kaydı ve Kemal Zeren’in eserleri de artık müzede sergilenecekler arasında yer almaktadır.”

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    TÜRK–YUNAN DOSTLUĞUNUN SİMGELERİNDEN BİRİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde 2003 yılında Selanik’e giderek Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettiğini hatırlatan Ersoy, Erdoğan’ın Atatürk’ün evini ziyaret eden ilk Türk Başbakanı olduğunu ve o ziyarette “Umuyorum ki bu ev, Türkiye ile Yunanistan arasındaki barışın sembolü olsun” ifadelerini kullandığını aktardı.

    Bakan Ersoy, bugün de aynı mesajı en güçlü şekilde yinelediklerini dile getirdi.

    Ersoy, bir milletin geçmişiyle kurduğu ilişkinin, onun geleceğini de şekillendirdiğini belirterek, bu anlayışla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millet iradesine, bağımsızlığa, hürriyete, demokrasiye ve cumhuriyete bağlı kalarak Atatürk’ün emanetine sahip çıkmayı sürdüreceklerini ifade etti.

    Bakan Ersoy, her yıl özellikle 10 Kasım’da binlerce vatandaşın ziyaret ettiği Selanik Atatürk Evi’nin, 1953 yılındaki özgün haline kavuşturulmasını sağlayan Restorasyon ve Teşhir-Tanzim Projesi’nin hayırlı olmasını temenni etti.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Evin atmosferinin, ait olduğu özel eşyaların geri dönmesiyle birlikte 1881 ve sonrasındaki ruhu yeniden yansıtacağına inandığını belirten Ersoy, bu vesileyle Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87. yılında saygıyla andığını ve katılımcıları en kalbi duygularla selamladığını ifade etti.

    Yunanistan Turizm Bakan Yardımcısı Anna Karamanli, programda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Yunanistan’ın yalnızca iki komşu ülke olmadığını, aynı zamanda zorluklarla dolu ama umut vadeden uzun bir tarihsel yolculuğu paylaştığını ifade etti.

    İki ülke arasındaki ilişkilerde son dönemde gözlemlenen dinamizmin, iyi komşuluk ilkeleri ve uluslararası hukuka dayalı ortak bir refah geleceğine olan inancı güçlendirdiğini vurgulayan Karamanli, Selanik’in doğduğu şehir olması sebebiyle burada bulunmanın kendisi için ayrı ve özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

    Karamanli, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda insanlar ve kültürler arasında köprüler kuran, fırsatlar yaratan, yerel toplulukları destekleyen ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eden bir güç olduğunu belirtti. Sınır ötesinden gelen ziyaretçilerin artmasının, bölgesel kalkınmaya, refahın yayılmasına ve dostluk ile güvene dayalı ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.

    Turizm Bakanlığı olarak karşılıklı saygı, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik temelinde iş birliklerini güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Karamanli, turizmin barış içinde bir arada yaşama ve diyalog kurma açısından da güçlü bir araç olduğuna inandıklarını söyledi. Karamanli, “Bugünkü etkinlik, kültürün sınırları aşarak ortak hafıza ve anlayış alanları yaratma gücünü bizlere bir kez daha hatırlatıyor.” dedi.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Selanik’teki Atatürk Evi’nin yeniden açılış töreninde yaptığı konuşmada, buranın tarihimizin ve milli kimliğimizin en özel mekânlarından biri olduğunu söyledi.

    Üzerinde “Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan İttihadı’nın müzahiri Gazi Mustafa Kemal burada dünyaya gelmiştir” yazılı levhayla hafızalara kazınan bu evin, TİKA koordinasyonunda yürütülen titiz bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden açtığını belirten Sırakaya, açılışın Türkiye Cumhuriyeti’nin köklerine, ortak hafızasına ve geleceğe duyulan sadakatin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

    Sırakaya, Atatürk’ün doğduğu bu evin yalnızca bir yapı değil; bir millete umut, bir devlete kurucu irade kazandıran fikrin ve inancın doğduğu yer olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu evin odalarında vatan ve millet sevgisinin ilk kıvılcımlarını yüreğinde taşıdığını belirten Sırakaya, “Çocukluğunun masum merakı, gençliğin fikir arayışı ve liderliğin vakur sorumluluğu bu mekânda yoğrulmuştur.” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, programda yaptığı konuşmada, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu bu tarihî mekânda bulunmaktan duydukları gurur ve heyecanı dile getirerek katılımcılara saygılarını sundu.

    Restorasyonu tamamlanan Selanik Atatürk Evi açıldı | Bakan Ersoy açıkladı: Daha önce bilinmeyen belge ve fotoğraflar sergilenecek

    Buranın yalnızca bir bina değil, bir milletin yeniden uyanışının ve o uyanışa giden yolun da başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Zorlu, bu mekânda milletine adanmış bir hayatın ve kararlılıkla şekillenmiş bir iradenin izlerinin bulunduğunu ifade etti. Projeyle gösterilen kadirşinaslığın, geçmişten geleceğe uzanan millî hafızayı koruma iradesinin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.

    Ecdadın dünyanın neresinde olursa olsun bıraktığı her bir esere sahip çıkma iradesi gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da özellikle teşekkür eden Zorlu, Atatürk Evi’nin bugünkü haline gelmesinde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yoğun çaba gösterdiğini vurguladı. Yunanistan’daki makamlarla kurulan iş birliği ve koordinasyon sayesinde uzun bir sürecin ardından yapının aslına uygun biçimde yeniden ihya edildiğini söyledi.

    Zorlu, TİKA Başkanı başta olmak üzere projede emeği geçen tüm çalışanlara da teşekkür ederek, bu eserin ortaya çıkmasında herkesin büyük katkısı olduğunu ifade etti.

    MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, programda yaptığı konuşmada, kendilerinin bu projeye gönül vermiş ve sorumluluk yüklenmiş insanlar olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade etti.

    Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a böyle büyük bir projeyi başlatıp başarıyla tamamladığı için şükranlarını sunan Topsakal, sürecin yalnızca bakanlıkla değil; TİKA Başkanı, tüm proje ekibi, Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği ve devletin ilgili kurumlarının ortak emeğiyle yürütüldüğünü vurguladı.

    Projenin ince ince işlendiğini belirten Topsakal, özellikle Yunanistan’daki muhatap kurum ve yetkililerin katkılarına da dikkat çekerek, destek veren tüm Yunan makamlarına teşekkür etti.

    Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes, programda yaptığı konuşmada, Selanik’teki Atatürk Evi’nin her Türk’ün kalbinde sönmeyen bir ışığın, tükenmeyen bir umudun simgesi olduğunu belirtti.

    Bu evin, Atatürk’e duyulan minnetin yanı sıra geleceğe taşınan barışın, dostluğun ve umudun da sembolü haline geldiğini vurgulayan Erciyes, evin tarihçesine bakıldığında Türk-Yunan dostluğunun ve iki ülke arasındaki karşılıklı saygının somut bir nişanesi olduğuna dikkat çekti.

    Atatürk Evi’nin yıllık ziyaretçi sayısının 500 bine ulaşmasının, Yunanistan ile kültür ve turizm alanlarında yürütülen işbirliğine katkı sağladığını ve bu ilişkilerin derinleşmesine vesile olduğunu ifade etti.

    Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, kurdele kesme töreniyle Atatürk Evi’nin açılışını gerçekleştirdi ve müzeyi gezdiler.

    YENİ MÜZE KONSEPTİ: “BİR TÜRK EVİ”

    Atatürk Evi, yenilenen sergileme düzeniyle ziyaretçilere artık bir “Türk Evi” atmosferi sunacak.

    Üç katlı yapının bodrumu “Evin Tarihçesi”, orta katı “Etnografik Sergi”, üst katı ise “Atatürk’ün Selanik Yılları” temasıyla kurgulandı.

    Müzede yer alacak obje ve belgeler arasında 1.878 tarihli tapu belgeleri, Ali Rıza Efendi’nin terekesi, Afet İnan’ın kroki çizimleri, Selanik Askeri Rüştiyesi’nin fotoğrafları ve Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın Atatürk Evi tablosu bulunuyor.

  • İş Dünyası buluşması gerçekleştirildi: Ekonominin kalbi ATSO’da attı

    İş Dünyası buluşması gerçekleştirildi: Ekonominin kalbi ATSO’da attı

    Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nda, Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser ve Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten’in ev sahipliğinde “İş Dünyası Buluşması” gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi İbrahim Yurdunuseven, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, Hasan Arslan, Eski Ticaret Bakanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Cenap Aşcı, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı Zekeriya Aslan, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mühsürler, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ali Rıza Gürakar, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Cengiz Üstün, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Yeşilay, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Öndüç, AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ercan İşlek, Afyonkarahisar İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan, Afyon Boğaz Mermerciler Derneği Başkanı Mehmet Sıtkı Merdivenci, Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanı Melike Akkent, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Sekreteri Yusuf Tür, TOBB Afyonkarahisar Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Funda Güleç Yaman, TOBB Afyonkarahisar Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Mustafa Özkan, ZAFTODER Başkanı Ali Ulvi Gümüşhan, Genel Sekreteri Ali Şenol ve il protokolü katıldı.

    AFYONKARAHİSAR EKONOMİSİNİN YOL HARİTASI MASAYA YATIRILDI

    İş dünyası temsilcileri ile kamu ve siyaset çevrelerinin bir araya geldiği toplantıda, Afyonkarahisar’ın ekonomik gelişimi, üretim, ihracat ve yatırım alanlarında atılabilecek ortak adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar, sanayi, tarım, turizm ve madencilik gibi sektörlerde kentin rekabet gücünü artıracak ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu.

  • ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”

    ÖZEL HABER – “Atatürk’ün açtığı yolu, hatırlamak zorundayız”


    “AFYON’U HATIRLAMAK, BİR LİDERİ DEĞİL, ONUN TEMSİL ETTİĞİ TARİHSEL BİLİNCİ HATIRLAMAKTIR”

    Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla Gazete 3’e özel bir röportaj verdi. Şirin, Atatürk’ün tarih bilincini “geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adı” olarak tanımladı ve Afyonkarahisar’ın Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini “bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yer” şeklinde ifade etti.

    ATATÜRK’ÜN TARİH BİLİNCİNE DAİR EN BELİRGİN ÖZELLİK: DERİN FARKINDALIK


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, Atatürk’ün tarihe bakışının en belirgin özelliğini şu sözlerle açıkladı: “Atatürk’ün tarih bilinci, geçmişe bir hamasetle değil, derin bir farkındalıkla bakabilmenin adıdır. O, tarihi yalnızca geçmişin hikâyesi olarak değil, bir milletin kendi varoluşunu anlamasının ve geleceğini kurmasının aracı olarak görmüştür. Atatürk için tarih, övünmek veya sövmek için değil, kendimizi iyileştirmek için okunur.” Şirin, bu anlayışın tarihi duygusal bir alan olmaktan çıkarıp toplumsal bir bilinç mekânına dönüştürdüğünü vurguladı: “Atatürk, milletin köklerine güvenmeden çağdaşlaşamayacağını biliyordu; ama aynı zamanda geçmişe kör bir bağlılığın da ilerlemeyi engelleyeceğini fark etmişti. Bu yüzden onun tarih yaklaşımı, eleştirel olduğu kadar kurucudur da: Geçmişi yargılamadan ama sorgulayarak, tarihin içinden bir yeniden doğuş imkânı çıkarmıştır.” Atatürk’ün tarih çalışmalarının somut örneklerini de sıralayan Şirin, şöyle devam etti: “Atatürk’ün tarih çalışmaları Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşu, tarih kongreleri, ders kitaplarının yeniden yazılması; bu bilincin somut tezahürleridir. Onun gözünde tarih, yalnızca bilgi değil, bir irade meselesidir. Çünkü tarih bilinci olmayan milletler, kendi kaderlerini başkalarının yazdığı hikâyelerin içinde yaşamak zorunda kalırlar.”

    GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER


    Prof. Dr. İbrahim Şirin

    Prof. Dr. Şirin, günümüz Türkiye’sinde Atatürk’ün tarih anlayışından çıkarılması gereken en temel dersi şu şekilde özetledi: “Bugün Atatürk’ün tarih anlayışından çıkaracağımız en temel ders, tarihin bir propaganda aracı değil, bir düşünme biçimi olduğudur. Tarih, toplumların kendi geçmişleriyle hesaplaşma biçimidir. Atatürk, tarihi bu yönüyle bir öz-eleştiri alanı haline getirmiştir: Kendi hatalarını görebilen, kendi zaaflarını tahlil edebilen bir milletin geleceği sağlam olur.” Tarih eğitimindeki mevcut durumu eleştiren Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki bizde tarih çoğu zaman kronolojiden ibaret, ezberlenen bir ders haline getirilmiştir. Oysa Atatürk, tarih öğretimini bir düşünme biçimine dönüştürmek istemiştir. Kronolojik ezber, insanı düşünmekten alıkoyar; olayların nedenini ve sonucunu kavramayan bir toplum, aynı hataları tekrarlamaya mahkûmdur.” Şirin, tarihin yalnızca “ne oldu”yu değil, “neden oldu” ve “nasıl olabilirdi” sorularını da sordurması gerektiğini belirtti: “Bu yüzden tarih, yalnızca ‘ne oldu’yu anlatmakla yetinmemeli; ‘neden oldu’ ve ‘nasıl olabilirdi’ sorularını da sordurmalıdır. Atatürk’ün tarih anlayışında amaç, geçmişi bilmekten çok, geçmişten öğrenmektir. Bu da ancak analitik düşünceyle mümkündür.” Genç kuşaklara yönelik çağrısını da yineleyen Şirin, “Bugün tarih eğitiminde Atatürk’ün açtığı bu yolu yeniden hatırlamak zorundayız. Genç kuşakları kronolojinin değil, düşüncenin içine çağırmak gerekiyor. Çünkü bir ulusun hafızası, rakamlarla değil, anlamla korunur” dedi.

    10 KASIM’DA AFYON’U HATIRLAMANIN ÖNEMİ


    Prof. Dr. İbrahim Şirin, 10 Kasım’da Atatürk’ü anarken Afyon’un Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünü hatırlamanın neden önemli olduğu sorusuna şu yanıtı verdi: “Afyon, Türk tarihinin yalnızca bir cephe hattı değil, bir hafıza mekânıdır. Burası, bir milletin sömürgeleşmeye karşı direnişinin ete kemiğe büründüğü yerdir. Büyük Taarruz’un başladığı bu topraklar, sadece bir savaşın değil, bir zihinsel devrimin de başlangıcı olmuştur.”

    Afyon’u yeniden düşünmenin anlamını da açıklayan Şirin, şunları kaydetti: “Afyon’u bugün yeniden düşünmek, onu sadece bir zaferin sahnesi olarak değil, ulusal bilincin doğduğu bir bilinç coğrafyası olarak yeniden kurmaktır. Bu şehir, işgale karşı direnişin olduğu kadar, teslimiyetin reddinin de mekânıdır. O nedenle Afyon, sadece bir tarihsel olayın değil, bir varoluş bilincinin adıdır.” Şirin, 10 Kasım’da Afyon’u hatırlamanın liderden öte bir anlam taşıdığını vurguladı: “Atatürk’ü 10 Kasım’da anarken Afyon’u hatırlamak, bir lideri değil, onun temsil ettiği tarihsel bilinci hatırlamaktır. Afyon’un yeniden anlamlandırılması, sömürgeleşmeye karşı verilen direnişin toplumsal hafızadaki yerini tazelemek demektir.”

    HAFIZAYI YENİDEN DÜZENLEMEK


    Afyon’un yeniden inşasının yalnızca fiziki bir düzenleme olmadığını belirten Şirin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu da ancak mekânın yeniden düzenlenmesiyle (müzeleri, anıtları, yürüyüş yolları ve eğitim alanlarıyla) mümkün olur. Ancak burada yeniden düzenlemeden kastedilen yalnızca fiziki bir düzenleme değildir. Asıl mesele, hafızayı yeniden düzenlemektir. Afyon, yalnızca geçmişin bir sayfası değil, bugünün ve yarının da düşünsel dayanak noktası olmalıdır. Çünkü bir millet, hafıza mekânlarına sahip çıkmadıkça kendi kimliğini diri tutamaz.”

    Prof. Dr. Şirin, son olarak şu mesajı verdi: “Afyon’un yeniden kurgulanması, tarihin övünmek için değil, kendini iyileştirmek için kullanılması gerektiğini hatırlatır. Bu topraklar bize sadece ne yaşandığını değil, neyi unutmamamız gerektiğini öğretir. Afyon’un taşıdığı anlam, bir milletin yorgun düşmüş benliğini yeniden dirilten o tarihsel bilinçtir. Ve işte o bilinç, bugün hâlâ Türkiye’nin geleceğini kuracak en güçlü temeldir.”

  • Dünya Kupası mesaisi başlıyor, milliler sahaya iniyor

    Dünya Kupası mesaisi başlıyor, milliler sahaya iniyor

    Geride kalan 4 haftada 3 galibiyet ve 1 yenilgi yaşayan ay-yıldızlı ekip, E Grubu’nda 4’te 4 yapan İspanya’nın ardından 9 puanla ikinci sırada yer alıyor. A Milli Takım, gruptaki son maçlarında 15 Kasım Cumartesi günü Bursa’da Bulgaristan ve 18 Kasım Çarşamba günü ise deplasmanda İspanya ile karşılaşacak.

    Teknik direktör Vincenzo Montella tarafından aday kadroya çağrılan futbolcular, yarın Türkiye Futbol Federasyonunun Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde toplanacak.

    Milliler, ilk çalışmasını saat 18.30’da gerçekleştirecek.

    Aday kadro

    Ay-yıldızlıların aday kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:

    Kaleciler: Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Beşiktaş), Muhammed Şengezer (RAMS Başakşehir), Uğurcan Çakır (Galatasaray)

    Savunma: Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Galatasaray), Çağlar Söyüncü, Mert Müldür (Fenerbahçe), Emirhan Topçu (Beşiktaş), Ferdi Kadıoğlu (Brighton & Hove Albion), Merih Demiral (Al-Ahli), Samet Akaydin (Çaykur Rizespor), Zeki Çelik (Roma)

    Orta saha: Atakan Karazor (Stuttgart), Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Orkun Kökçü (Beşiktaş), Salih Özcan (Borussia Dortmund)

    Forvet: Aral Şimşir (Midtjylland), Arda Güler (Real Madrid), Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Deniz Gül (Porto), İrfan Can Kahveci, Kerem Aktürkoğlu, Oğuz Aydın (Fenerbahçe), Kenan Yıldız (Juventus), Yusuf Sarı (RAMS Başakşehir)

  • Bakan Memişoğlu, esnaf ve vatandaşlarla buluştu

    Bakan Memişoğlu, esnaf ve vatandaşlarla buluştu

    Valilikte basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Türkiye genelinde sağlık yatırımlarının güçlenerek devam ettiğini belirtti. Ziyaretin ardından ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Afyonkarahisar Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katılan Bakan Memişoğlu’na, kentteki sağlık altyapısı, hastane yatırımları ve yürütülen projelere ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. Program kapsamında öğleden sonra esnaf ve vatandaşlarla da bir araya gelen Sağlık Bakanı Memişoğlu, bölge halkının taleplerini ve önerilerini dinledi. Cuma namazı sonrası gerçekleştirilen buluşmada esnafın güler yüzü ve samimi ilgisi dikkat çekti.

     

  • Beklenen yağış dün yağdı

    Beklenen yağış dün yağdı

    Kentte beklenen yağış öğle saatlerinde başladı. Güne kapalı ve soğuk havayla başlayan Afyonkarahisar’da beklenen yağış sabah saatlerinde başladı. Etkili olan yağış hazırlıksız yakalanan birçok vatandaşın zor anlar yaşamasına neden oldu. Yağışın gün boyu aralıklarla devam etmesi bekleniyor.

    AFYONKARAHİSAR’DA METEOROLOJİNİN UYARILARI SONRASI BEKLENEN YAĞMUR YAĞIŞI ÖĞLE SAATLERİNDE BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da meteorolojinin uyarıları sonrası beklenen yağmur yağışı öğle saatlerinde başladı.
  • Eskişehir ilçe müftüleri Emirdağ’da

    Eskişehir ilçe müftüleri Emirdağ’da

    Gerçekleşen buluşmada; Emirdağ Müftülüğü’nün çalışmaları ve Emirdağ’ının ‘dini hizmet alanındaki’ faaliyetleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu ve karşılıklı fikir alışverişi yapıldı.

    Eskişehir İl Müftülüğüne bağlı ilçe müftülerinden; Sivrihisar Müftüsü Mustafa Budak, Alpu Müftüsü Reşit Ceylan, Çifteler Müftüsü Kerim Bayuk, Günyüzü Müftüsü Muzaffer Arslan, Seyitgazi Müftüsü Şahmurat Kaya ve Han Müftüsü Hüseyin Tamir, Emirdağ Müftüsü Cihan Eker ile bir araya geldiler ve birbirleri ile kaynaştılar. Emirdağ Müftüsü Cihan Eker, “Misafir müftülerimize nazik ilgileri dolayısıyla teşekkür ederim ve görevlerinde başarılar dilerim” dedi.

    Program sonunda misafir müftüler, Emirdağ Müftüsü Cihan Eker’e plâket takdim ettiler.

    ESKİŞEHİR İLÇE MÜFTÜLERİ EMİRDAĞ’DA (ERTUĞRUL ALTINEL/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de görevli ilçe müftüleri, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde buluştu.
  • 3 binden fazla kurusıkı silah ele geçirildi

    3 binden fazla kurusıkı silah ele geçirildi

    Adana İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, uzun süreli bir teknik ve fiziki takibin ardından organize bir silah kaçakçılığı çetesini ortaya çıkardı. Çetenin, piyasadan temin ettiği kurusıkı tabancaların namlularını yasa dışı yollarla değiştirerek onları gerçek ateşli silahlara dönüştürdüğü belirlendi.

    Elebaşıları F.B. (45) ve H.D. (66) olarak tespit edilen çete üyelerine yönelik operasyon, Adana merkezli İstanbul, Konya, Hatay, Mersin ve Kilis olmak üzere toplam 6 ilde eş zamanlı olarak başlatıldı. Önceden belirlenen 32 adrese yapılan baskınlarda, F.B. ve H.D.’nin de aralarında bulunduğu 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

    Operasyonlarda Ele Geçirilenler Dikkat Çekti

    Şüphelilerin adres ve araçlarında yapılan detaylı aramalarda, yasa dışı silah ticareti ağının büyüklüğü gözler önüne serildi. Ekiplerin ele geçirdiği malzemeler arasında;

    • 3 bin 102 kurusıkı tabanca
    • 10 ruhsatsız tabanca
    • 5 ruhsatsız av tüfeği
    • 14 bin 254 şarjör
    • Silah yapımında kullanılan 19 bin 411 parça

    bulunuyor. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki sorgu işlemleri devam ediyor.