Demirtaş, yapılan açıklamanın bilimsel kriterlerle uyuşmadığını belirterek, “Deprem bilimi hiç bu kadar zulüm görmemişti” ifadelerini kullandı.
İki bilim insanı arasında sosyal medyada yankı uyandıran tartışmanın detayları…
Tartışma Nasıl Başladı?

Her şey, AFAD’ın Çanakkale Ayvacık’ta kaydettiği 3.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür’ün sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı analizle başladı. Görür, güney koldaki bu hareketliliğin tüm Marmara genelindeki tektonik stresi (gerilmeyi) gösterdiğini savunarak şu paylaşımı yapmıştı:
“KAF’ın (Kuzey Anadolu Fay Hattı) güney kolu olarak kabul edilen bu zon gösteriyor ki Marmara Bölgesi geriliyor. Biz büyük depremi tez zamanda kuzey kolda bekliyoruz.”
“Ne Kadar Tez? Trajikomik Bir Açıklama”
Dr. Ramazan Demirtaş, bu analizin hemen ardından peş peşe paylaşımlar yaparak Görür’ün kullandığı terminolojiyi ve kurduğu coğrafi bağlantıyı sert bir dille eleştirdi:

Demirtaş, deprem tahminlerinde kullanılan muğlak ifadelere dikkat çekerek, “‘Biz’ kimler? ‘Tez zaman’ ne demek? Ne kadar tez? Trajikomik bir açıklama” diyerek tepki gösterdi.
Çanakkale’deki sarsıntı ile beklenen Marmara depreminin yeri arasındaki mesafeye değinen Demirtaş, “Tez zamanda deprem bekliyoruz dediği Marmara kuzey kolu (Kumburgaz-Adalar segmenti) ile 3.9 depreminin olduğu Skyros-Edremit havzası arasında 280-300 km var. Ne alaka? Kel alaka…” dedi.
“Deprem Bilimi Hiç Bu Kadar Zulüm Görmemişti”

Eleştirilerinin dozunu artıran Dr. Ramazan Demirtaş, sismoloji ve jeoloji disiplinlerinin popülist yaklaşımlarla yıpratıldığını savundu. 300 kilometre mesafedeki sığ ve küçük bir depremin Marmara’nın kuzey kolunu doğrudan tetikleyeceğini veya oradaki gerilimi net bir şekilde haber vereceğini iddia etmenin bilimsel bir metodolojisi olmadığını belirten Demirtaş, durumu şu sözlerle özetledi:
“Deprem bilimi hiç bu kadar zulüm görmemişti.”
